All language subtitles for A.Good.Girls.Guide.to.Murder.S01E04.Episode.4.1080p.NF.WEB-DL.DDP5.1.Atmos.DV.HDR.H.265-XEBEC.tr

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional) Download
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish Download
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

İYİ BİR KIZIN CİNAYET REHBERİ

- Telefonu başka birisi almış olmalı. - Şuna bak. Tam uyuşturucu zulası.

Evet, ne bunlar?

Kokain ya da ketamin.

Hap, ot.

Esrar sigarası.

Andie Bell nasıl bir insanmış?

Hiç mantıklı değil.

Belki paraya ihtiyacı vardı.

Bell ailesinin üç arabası var.

Evet, tuhaf.

Ne bu?

Liste.

Bunlar alıcılar. Bu uyuşturucu adı, bu da miktar.

JL kokain seviyormuş.

DW tam esrarkeşmiş.

TT'nin Rohypnol'e zaafı varmış.

Hepsi de Andie'yi öldürmüş olabilir ama kim bu insanlar?

Bu bende kalsın, çözmeye çalışayım.

Sen bunları hallet.

Ben de hep torbacı olmayı hayal etmişimdir.

Eline fırsat geçti işte.

Sağkolum olur musun?

Kesinlikle. Ama okuldan sonra.

Tavşan bağırsağı.

Al şunları.

Çok özür dilerim.

Önemli değil. Tam zamanında geldin.

Bu, Bayan Bradshaw.

Cambridge Üniversitesi mülakat denemeni o yapacak.

Merhaba, ben Pip.

Neo-feministler Jane Eyre'in yaklaşımını hem ilerici hem de de sınırlı bulur.

Ama Jane'in iddialı olması

ve toplumsal beklentilere rağmen kendi istediğini yapması

feminist direnişin bir örneği olarak görülmeli.

Makalen ilginçti.

Le Guin'in Carrier Bag Theory of Fiction'ına atıf yapmanı beğendim.

Teşekkürler.

"Sadece avcı ve savaşçı değiliz."

"Aynı zamanda toplayıcı ve taşıyıcıyız."

Son olarak, EPQ konun neydi?

Feminizm ve gotik romanla ilgili.

Biraz detay vermek ister misin?

Hayır, kalsın. Onu kendim hallederim.

Başka bir şey yoksa…

Bana müsaade.

Parti komitesi başkanı olarak daha çok sim istiyorum.

Çoktan zarar gelmez.

Bu mezunlar gününe kimse gelir mi?

O yılın mezunlarının ikisi öldü, diğerleri de darmadağın.

Beşinci mezunlar günümüzde ben Los Angeles'ta olacağım.

Ama sizin için geri gelirim. Belki.

Selam. Mülakat nasıldı?

Evet. İyi geçti.

İyi bari.

Babam seni arıyordu.

Mülakata gitmedin sandım.

Pip üç dersi astı.

Ne?

"Asmak" demeyelim.

Kiminle astın?

Kimseyle asmadım.

Merhaba.

Nasıl gidiyor Wards? Şapkan güzelmiş.

Öyle mi? Emin değildim.

- Sana her şey yakışıyor. - Teşekkürler.

Cara ilk kez flört ediyor.

- Sevgili mi bunlar? - Tanrım.

Yeni mi anladın? Calamity'den beri birlikteler.

- Gerçekten mi? - Her zamanki gibi çok keskin zekâlısın.

Ne?

Bu sefer nereye gidiyor?

Victor, çantaları alır mısın?

Selam, okul nasıldı?

- Sıkıcı. - Hayır, mülakatı diyorum.

O mu? İyiydi.

Nereye?

- Cara'nın evine. - Ne yapacaksın?

Okul projesi varmış.

Yalan mı söylüyorsun?

Tamam.

Vakayla ilgili bir ipucu bulduk. Ravi ile araştıracağız.

- Ne dedin? - Vakayla ilgili bir ipucu.

Vakayı bırakmıştın hani?

EPQ konusu olarak değil ama vakayı hâlâ araştırıyorum.

Hayır, kesinlikle gitmiyorsun.

Gidiyorum.

İzin vermiyorum, o yüzden gitmiyorsun.

İnceledim.

- En ucuz oda 200 sterlin. - Buraya Sal'le gelmediği kesin o zaman.

Little Kilton'a yakın değil.

Gizli Yaşlı Adam'la geldiyse bir tanıdığıyla karşılaşma riski yok.

Adamın adı orada kayıtlıdır mı diyorsun?

Umarım öyledir.

Ya Andie ölmediyse?

Gizli Yaşlı Adam'la beş yıldır

oda servisi olan lüks bir otelde kalıyorsa?

Ne?

Umarım bir planın vardır.

Henüz yok.

Selam.

Henry, öyle mi?

Ben Pippa Fitz-Amobi. Bu da Ravi Singh.

Andie Bell vakasını hatırlar mısın, bilmiyorum.

Nisan 2019'da kayboldu, o zamandan beri bulunamadı.

Maalesef hayır.

Düzgünce bakmadın ki.

Evet, birkaç hafta önce buradaydı.

Mümkün değil.

Mümkün değilse yanılmışım demektir.

Kaybolmadan kısa süre önce burada kalmış olabileceğini düşünüyoruz.

Konuk defterinize bakabilir miyiz?

Tüm konuk bilgileri gizlidir.

Oda tutmayacaksanız kalabalık yapmayın, gidin.

Dur!

Aklıma bir şey geldi.

Kimse panik yapmasın. Panik yapmayın. Sakince toplanma noktasına. Teşekkürler.

Bu taraftan.

Yanlış alarm.

Bu oda boş.

Aldın mı?

Aldım.

- Yangın alarmını nasıl çalıştırdın? - Bu elemanı tuvalette yaktım.

Harika.

Dâhi olduğumdan birden beynimde bir şimşek çaktı.

Bam!

Şapşallık yapma.

Biraz bekleyelim, sonra çıkarız.

Geçen hafta gördüğünü söyledi, tuhaf değil miydi?

Andie kaybolduktan birkaç ay sonra

görüldü ihbarı çok geldi, hiçbiri doğru çıkmadı.

Sonra ortalık duruldu.

Şuna bak!

Güzel çıkmışsın.

Max Hastings'in yatak odasında bu fotoğrafın aynısından vardı.

Buraya gelmiş.

Evet.

Göründüğünden daha zekisin Pippa Fitz-Amobi.

Teşekkürler.

Kremanın kadife dokusu, böğürtlenlerin keskin ve kırılgan tadı,

sonra da reçelin sürpriz şekerli tadı.

Gerçekten çok lezzetli.

Andie de yok, gizemli adam da.

Ama 17 Nisan'da, Andie kaybolmadan hemen önce

Daisy Buchanan ve Jay Gatsby giriş yapmış.

Bir saniye. Ben onları tanıyorum sanırım.

Sahte isim bunlar.

Muhteşem Gatsby.

Şapşallık yapmasan artık diyorum.

Tamam.

Onlar olmalı. Andie'nin el yazısı bu.

Başka kim olacak?

Selam.

Seni seviyorum.

Ben de seni.

Aradığınız numaraya ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

GİZLİ YAŞLI ADAM?

Baba?

Hayatım, sen elçiliğe baskın yapılırken uyuyakaldın.

- Hayır. O kısmı gördüm. - Gözün kapalıyken mi?

- Sadece gözümü dinlendiriyordum. - Öyle mi?

Neyse, ben çıkıyorum. Kurdeleleri ve balonları gelirken alırım.

Sağ ol hayatım.

Sonra görüşürüz tavuk.

Babam beş yıl önce annesini ziyaret etmek için

bir haftalığına Nijerya'ya gitmişti ya.

Evet?

Neden birlikte gitmedik?

Uzun bir uçuştu, iki çocukla zor olur dedik sanırım.

Günaydın Pippa.

Normalde genç kızlara

tanımadığınız erkeklerle arabaya binmeyin derim

ama sana bir şey göstereceğim.

Okulum var.

Bunu istemiyor musun?

Beni çocuk mu sandın?

Şaka yapıyorum! Hadi.

Hayır, teşekkürler. Dediğim gibi, okulum var.

İlk ders başlamadan döneriz, söz.

Geçen gün okulum var demiyordun.

Ölen kızın evine zorla girdin.

Merak etme. Seni tutuklamayacağım.

Arka tarafa geçip saksının altında anahtar mı buldun?

Cesaretine hayranım.

Yöntemlerin biraz sıra dışı ama olsun.

Bana kardeşimi hatırlatıyorsun.

Kavga etseniz hanginiz kazanırdı, bilmiyorum.

Nat ve ben birbirimize ebeveynlik yaptık.

Bu yüzden ikimiz de hâlâ biraz sorunluyuz.

Aileniz neredeydi?

Berbat insanlardı.

Ama idare ettik. Birbirimize destek olduk.

Andie sizin eve çok gelmiştir.

- Nat'in arkadaşıydı. - Andie hakkında konuşmak istemiyorum.

Nat ve ben kendi başımızın çaresine baktık.

İdare ettik ama bazen beş parasız kaldığımız zamanlar oldu.

Kardeşime bakmam gerekiyordu.

Nat ufak tefek ama iştahı iyidir.

Jason Bell yardım etti.

Bana yol gösterdi, iş verdi.

Sonra da polis olmam için beni teşvik etti.

Ben hayal bile edemezdim ama sanırım bende bir şey gördü.

Sonra Andie'yi kaybedince

çok acı çekti.

Kocaman adamın öyle yıkılmasını görmek insanın ayaklarını yere bastırıyor.

Neden buradayım?

Bu işi artık uzatma.

Bir kız öldü.

Ailesi yas tutuyor. Acıları hâlâ taze.

Sal'in ailesi de yas tutuyor.

Elbette ama bunun sorumlusu Sal.

Kendi seçimini yaptı. Andie'ninse seçme şansı yoktu.

Bak, Sal suçlu.

Vakayı ben araştırdım.

Sal, Andie'nin düşündüğü gibi uslu bir kız olmadığını öğrenince

kaldıramadı.

İnanmıyorum.

Tabii inanmazsın. Aileni gördüm.

O ne demek şimdi?

Dünyayı belli bir şekilde görmek istiyorsun demek. Anlıyorum.

Görmen gereken bir şey daha var.

Max'in evinden 00.15'te değil, 22.30'da çıkmışsın!

Hayır.

Sen doğru söylüyorsun da üç arkadaşın yalan mı söylüyor? Saçmalama!

Öldüğü gün Andie'yle tartıştınız, değil mi?

- Hayır! - Max Hastings'in evinden 22.30'da çıktın.

Sonra Andie'yle buluşmaya gittin! Sonra ne oldu Salil?

- Ona ne yaptın? - Beni rahat bırak!

- Bırakın beni! - Hey!

Oradaydım, Sal'i yakından gördüm.

Burnundan soluyordu.

Seni okula götürme vakti.

Selam Pip.

Andie'yi gördün mü?

Sorun yok, sadece onunla bir şey konuşmam gerek.

Şuraya girdi.

Pip, konuşabilir miyiz?

Tabii.

EPQ konusunda hayal kırıklığına uğramışsındır, anlıyorum.

Ama sen zeki bir öğrencisin, şartlar dikkate alındığında

uygun bir konu olmadığını sen de anlamışsındır.

Sorun değil.

Olan oldu artık.

Nasılsın?

Biraz kafam karışık.

Sabah Victor'ın Nijerya'ya gitmesini konuşmuştuk, o yüzden mi?

Victor beş yıl önce bir otele giriş yapmış.

Adını konuk defterinde gördüm. Nijerya'ya gitmemiş.

Evet, peki. Gitmedi. Doğru.

Ne yapıyordu?

Zorlu bir süreçten geçtik. O sürekli işteydi.

Ben iki çocukla evde mahsur kalmıştım.

Tabii başkasıyla görüştüğü sonucunu çıkardım

ama aslında ara vermesi gerekiyormuş.

Neyse, bir süreliğine ayrıldık ama iş stresi yüzündendi.

Başkasıyla görüşmediği ne malum?

Kendisi söyledi.

Sorun değil Pip.

Hayır, sorun.

İyi biriymiş numarası yapıyor ama aslında…

O iyi biri. Gerçekten.

Her ilişkide zorluk yaşanan dönemler olur.

- Ben de bazen biraz fazla olabiliyorum. - Hayır, olmuyorsun.

Tam gerektiği kadarsın.

Neyse, ilişkisi yokmuş sonuç olarak.

Evet, öyle demiş.

Öyle dedi.

Ben de ona inanmayı seçtim.

Tüm deliller aleyhineyken birinin sözüne inanırsan

aptalsın demektir.

GÜZEL VE ÇİRKİN

Gelebilir miyim?

Hayır.

Bir şey olmadı.

Ne malum?

Beni tanıyorsun tavuk.

Yalan söyleyerek sana saygısızlık etmem.

Ben doğru olmasını istiyorum diye doğru olmuyor.

Selam Çavuş.

Sana bir şey söyleyeceğim.

Tamam.

Dan da Silva bana Sal'in sorgu videosunu gösterdi.

Sal şey görünüyordu…

Sinirli.

Yani? Polis tarafından sorgulanıyorsa kızması, savunmaya geçmesi normal.

Evet, olabilir.

Ama…

Ama ne?

Kendini kaybetti.

Tuhaf bir hâli vardı.

Onu hiç öyle görmemiştim.

Öfkeli mi?

Saldırgan mı?

Sevgilini öldürmekle suçlansan sen nasıl tepki verirdin?

Öyle tepki vermezdim.

- Sal, Andie'yi çok severdi. - Sevenler aptalca şeyler yapabilir.

- Ne demek bu şimdi? - Objektif olmaya çalışıyorum.

Sal'i objektif mi değerlendirdiler?

Sarışın kızla çıkan esmer erkek.

- Canavar gibi göstermeleri objektif miydi? - Hayır!

Ama Sal yalan söyledi.

Kaybolduğu gün Andie'yle tartışmadıklarını söyledi.

Ama tartışmışlardı.

Sana anlatmadığım bir şey var.

Andie ve Sal'i okulda gördüm.

O gün gördüm.

Andie koridorda yanımdan geçti.

Ağladığı belliydi.

Parmağını dudaklarına götürüp "Yerimi kimseye söyleme" dedi.

Sonra Sal geldi, Andie'yi görüp görmediğimi sordu.

Ben de söyledim.

Ertesi gün Andie kayboldu.

Bazen merak ediyorum, acaba yerini söylemeseydim…

Sal onu öldürmezdi, öyle mi?

Ya yanılıyorsak?

Hiç düşündün mü?

Mesele sen miydin yani?

Suçluluk duygusu çekmen miydi?

Sal masum olsun istiyordun.

Vay be, kıyamam sana Pip.

Kes şunu!

Öyle değil. Sal'in masum olduğunu biliyordum.

Öyle düşünüyordum yani.

Artık ne düşündüğümü bilmiyorum.

Ben de seni farklı sanmıştım.

Senden hoşlanmıştım.

Kendini iyi biri sanıyorsun.

Ya değilsen?

Sana niye güvendiysem?

Gelebilir miyim?

Tabii.

- Ne olduğunu anlatacak mısın? - Bir şey olmadı.

Hadi ama, lütfen.

Sence bir insanı gerçekten tanımak mümkün mü?

Hayır.

Ama beni tanıyorsun.

Ben de seni.

Bilmediğim yönlerin de var.

Hayır, yok.

Ravi ile vakayı araştırman peki?

O Pip'i göremiyorum.

Üzüldüm şimdi.

Üzmek için söylemedim.

Tanıdığım Pip'ten memnunum.

O Pip iyi biri mi?

Hem de çok iyi.

- Bu gece burada kalabilir miyim? - Tabii ki.

Ama bir konuda yardımını isteyeceğim.

Direnme. Seni güzelleştiriyorum.

Hadi!

Ben çıkıyorum. Meyve suyuna alkol katmasınlar diye bakacağım.

Bu arada haberiniz olsun, maalesef televizyon bozuk.

Eski yöntemlerle vakit geçireceksiniz.

- Mastürbasyon mu? - Kes şunu.

Pip size kitap okur diye düşünmüştüm.

Tamam ihtiyar.

- Telefonumdan film izleriz. - Telefondan film mi?

Nasıl bir sihir bu böyle?

- Evet. - Hayır.

Mezun gününe ezikler gider. Görmek istediğim kimse yok.

En azından afişimizi görmeye gel. Saatlerce uğraştık.

Öyle mi yaptık?

Ayrıca Jamie Reynolds da orada olacak. Yakışıklıymış diye duydum.

Pip, sakın bırakma. Düzleştirici getireceğim.

Fırsatı bulmuşken kaç.

Vaka nasıl gidiyor?

Cara o konuyu seninle konuşmamı istemiyor.

Sen üzülme diye.

Merak ediyorum.

İyi gitmiyor.

Her şeyi yanlış anlamışım.

Nasıl yani?

Sal suçluymuş sanırım.

Getirdim. Pip, neden bıraktın?

Bitti, sorun yok. Gideceğim.

İstersen laptopumdan film izleyebilirsin.

- Hangi dağda kurt öldü? - Pip'e diyorum, sana değil.

Şifre "wardsrus".

Tango Tits'i tavsiye ederim.

Tamam. Doksanlar pornosu gibi.

2019 desek daha doğru.

Makyaj için sağ ol.

Tango Tits.

- Pip! - Geliyorum!

Max'te Süper Mario Party oynuyorduk.

Sal erken çıktı.

Sal tam olarak kaçta çıktı?

22.30'da.

O zaman fotoğrafı kim çekiyor?

Kahretsin!

Porno mu?

- Gitmem gerek. - Hep gidiyorsun.

- Özür dilerim. - Sorun değil. Yarın beni ara.

Hepimizin bildiği gibi Andie buna mutlaka gelirdi.

Burada olmak, bu okula gitmek ablam için çok önemliydi.

Arkadaşlarıyla burada tanıştı.1

Gelecek hayallerini burada kurdu.

Burada çok mutluydu.

Bulunduğu her ortama neşe katardı.

Keşke bu gece sahnede benim yerime

ablam olsaydı.

Bizim sınıfta herkes çok seksiydi.

Maalesef pek çoğu öldü.

- Sen niye böyle… - Niye mi sorunluyum?

Bilmiyorum.

Ya annem beni sevmediği için ya da babam benden utandığı için.

Ya da ikisi de.

Bunu nasıl yapabildin?

Burada olmaz.

Sal masummuş.

22.30'da çıkmamış.

Dediği gibi 00.15'e kadar sizinleymiş.

Neden yalan söylediniz?

- Yapamayacağım sanırım. - Yapabilirsin.

Yapmalısın.

- Yalan söylemek zorunda kaldık. - Neden?

Çünkü ne yaptığımızı öğrendiler.

Alt yazı çevirmeni: Salih Bayram

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.