All language subtitles for Le.Samourai.1967.2160p.UHD.Blu-ray.Remux.DV.HDR.HEVC.FLAC.1.0-CiNEPHiLES

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish Download
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

çeviri:konor

SAMURAY

Samurayınkinden daha büyük bir yalnızlık yoktur,

belki ormandaki kaplanınki hariç...

Bushido Kitabı

4 Nisan cumartesi. 18.00.

Jef?

Bu akşam 7:15 gibi geldim ve 2'ye kadar kaldım.

Olmaz. Wiener aradı.

İki gibi döneceğini söyledi.

Pekala, 1:45'e kadar o zaman.

Bana ihtiyacın olduğunda gelmen hoşuma gidiyor.

Sıra sende.

Burada ne kadar kalacaksınız?

Odayı bütün gece kiraladık.

2'den sonra beni de hesaba katın.

Yanında para getir, kaybedersin diye.

Ben asla kaybetmem.

Asla tam olarak.

- Kimsin? - Önemli değil.

Ne istiyorsun?

Seni öldürmek.

Genel alarm!

Her zamanki kimlik kontrollerini ve gözaltıları uygulayın.

Katilin uzun boylu olduğu, ve yağmurlukla şapka taktığı sanılıyor.

Her bölgeden en az 20 benzer şüpheli istiyorum.

Ne olmuş 400 yapıyorsa? Nüfus 10 milyon.

Acele edin yoksa çok geç olacak.

Polis! Kapıyı açın!

Kimlik kontrolü. Kağıtlarınız beyler.

- Ne zamandır buradasın? - Saat 7'den beri.

Ya sen?

9 ya da 9 çeyrek.

- Geçimini nasıl sağlıyorsun? - Gazi maaşıyla, savaş yaraları.

Buraya kaçta geldiniz?

2 ya da 2 çeyrek.

Bizimle gelin. Rutin bir kontrol.

İşbirliği yaparsanız kısa zamanda serbest kalırsınız.

Sessizlik lütfen!

Damolini, Ange Séraphin, 41.

Saint-Dominique caddesinin köşesindeki bir bardan alındı.

Silah taşıyordu.

Gözlükleri çıkar.

Ne diyeceksin?

Hiçbir şey.

Cebinde bir silahla ne yapıyordun?

Sıradaki.

Bu tarafa!

Garcia, Juan, 47,

ve Delbarre, Jeanne, 51.

Sokaktan alındılar.

Adam silahlı.

Şapkanı çıkar.

Siz evli değilsiniz, değil mi?

Birlikte mi yaşıyorsunuz?

Neden silah?

Geceleri Paris sokakları güvenli değil.

Kendimi savunmam gerekebilir.

Sicilini sayıyorum.

1945.. Gençleri ahlaksızlığa teşvikten 6 ay mahkumiyet.

1950.. Uyuşturucudan 12 ay.

1952: Hırsızlık girişimi. 1955: Ahlaka aykırı gelir elde etmek.

1958: Cinayete teşebbüs.

1960: taammüden adam öldürmekle suçlandı, delil yetersizliği.

Pekala?

Sıradaki.

Costello, Jef, 30.

Suç kaydı yok, verilen tarife uyuyor.

Silah taşımıyor.

Şapka takıyordu.

Şapkanı tak.

Böyle bir şapka değildi.

Daha koyuydu.

Hayır açık renkti.

Ama bıyığı vardı galiba.

Neden traş oldun Costello?

Hiç bıyık bırakmadım.

O olduğunu sanmıyorum.

Hayır, kesinlikle değildi.

Üzgünüm ama, bende O'ydu.

Adamın nasıl göründüğünü çok iyi hatırlıyorum.

Evet, aslında o olabilir.

Gece 12 ile 2 arasında neredeydin?

Nişanlımın evinde.

İsim, adres ve telefon numarası.

Bu gerekli mi?

Seni burada tutmamızı istemiyorsan.

Jane Lagrange, 11 avenue de I'Amiral Bruix.

Telefon?

Mac-Mahon 91 - 73.

Matmazel Lagrange, lütfen.

Sadece Matmazel Lagrange.

Size eşlik eden beyden başka,

bu gece ziyaretçiniz oldu mu?

Özel yaşamınız bizi ilgilendirmiyor.

İstediğinizi misafir edin.

Bu sizin hakkınız.

Ben sadece, mösyö Wiener saat 2'de gelmeden önce...

...başka ziyaretçiniz olup olmadığını bilmek istiyorum.

Kaça kadar? Ve kim?

1.45'e kadar. Bir adam.

Ben de öyle düşünmüştüm. Mösyö Wiener'in yaşlarında mı?

Hayır, daha genç.

30'larında mı?

Evet, 30 civarı.

Zaman?

7 ya da 7 çeyrekten 01.45'e kadar

1.45 olduğuna emin misiniz?

O saatte gitmesini istedim. Saat 2'de Mösyö Wiener'i bekliyordum .

Anlıyorum.

Şimdi, sadece doğrulamak için.

30 yaşındaki bu kişinin adı?

Söylemek zorunda mıyım?

Jef Costello.

Biraz bekler misiniz lütfen?

- Kurbanı tanıdığından bahsetmedi mi? - Hayır.

- Ona neden anlatmadın? - Çünkü bu doğru değil.

Bunu kanıtlaman gerekecek.

Bence sizin tersini kanıtlamanız gerekiyor.

Daha fazla inkar edemeyeceğin bir şey varsa,

o da o binada bulunmuş olduğundur.

Oraya adımımı bile atmadım.

İstediğiniz nedir?

Jef Costello'nun, işlemediği bir suçu itiraf etmesi mi?

Fazla iyimsersiniz, değil mi?

Yakında bu tavrını değiştireceğim.

Wiener'i buraya getirin.

Bay Wiener, saat 2 ya da 2 çeyrek gibi matmazel Lagrange'ı ziyeret ettiniz mi?

Bu doğru.

Cevap vermeden önce iyice düşünün.

Oraya vardığınızda, birisinin

yeni ayrılmış olabileceğini hissettiniz mi?

Açıksözlülüğümü bağışlayın, ancak...

Yatağınızın sıcak olduğunu farkettiniz ni?

- Afedersiniz? - Lütfen cevap verin.

Çok dikkatli değilimdir.

Fazlası zararlıdır.

Yine de birşeyler hatırlıyorum.

Dairenin olduğu kata geldiğimde,

birisi ışık düğmesine bastı.

Yanımdan geçen bir adam farkettim.

Şimdi düşünüyorum da,

onun kapısında çok uzakta değildi

ve yeni çıkmış olabilir.

Adamı tanıyabilir misiniz?

Sanmıyorum.

Deneyelim mi?

Şapkalar ve paltolar beyler.

3 sıra oluşturun.

Sen benimle gel.

Burada dur.

Paltonu onunla değiştir.

Ve sen, şapkanı.

Lütfen benimle gelin.

Bayan Lagrange'ın koridorunda karşılaştığınız

adamı tanıyabilecek misiniz bakalım?

Tanıdık gelen var mı?

Kafamda karma bir görüntü var.

Bu yağmurluk.

Şu şapka.

Ya da şu.

Bu yüz.

Dikkatli olsaydınız sonuç ne olurdu acaba?

Benimle gelir misiniz lütfen?

Bu kadar.

Afedersiniz. İşimin doğası

bazen nezaketle çelişebiliyor.

Benimle işiniz bittiyse gidebilir miyim?

Elbette.

Demek özel yaşamım sizi ilgilendirmiyordu?

Bir suçu araştırıyorum.

Metodlarım konusunda titiz olamam.

Zaman değerli.

Ben de gidebilir miyim?

Elbette.

Bayana yolu gösterin.

Size Costello'yu bir kez daha göstereceğim.

Daha kesin olmaya çalışın.

Belkiler ya da olabilirler istemiyorum.

Ya "Evet o" ya da "Hayır, değil".

İçeri getirin.

Bu adamı tanıyor musun?

Büroların olduğu bölümün kapısında onu gördün mü?

Kesinlikle hayır.

Teşekkür ederim. Lütfen odamda bekleyin.

Hala gördüğünüz adamın bu olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Bu soruya kesin bir cevap verebilirim.

Sizden bunu istiyorum.

Evet, O'ydu.

Lütfen odamda bekleyin.

Bu adamı tanıyor musun?

Açıkçası sanmıyorum.

Aynı soru.

Emin değilim. Diğerini

tekrar görmem gerekiyor.

Bilmiyorum. Emin değilim.

Buna kesin bir cevap veremem.

Matmazel, Martey'i öldüren adamı en iyi siz gördünüz.

Bir tanık daha onu teşhis ettiği için olay sırasında başka yerde olduğu...

...iddiasını çürütebilir ve onu gözaltında tutabilirim

Ya da, cevabınıza bağlı olarak serbest kalabilir.

Ve bu işi sona erdiririz.

Buna hiç şüphem yok.

Kesinlikle o adam değildi.

Teşekkür ederim.

Bir şey değil.

Bu kadar beyler.

Pazar, sabah 5. 45.

Gidebilir miyim?

Ne yazık ki.

- Kaç şüpheli kaldı? - 9.

Hepsine aynı prosedürü uygulayın.

Pazar gününü geçirmek için ne harika bir yol.

Costello hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ben asla düşünmem.

Lord Byron caddesi, 1 numara .

Lord Byron caddesi, 1 numara. İçerde.

Bloğun etrafında dolaşıp çıkıp çıkmadığına bakmak için

geri döneceğim.

Dikkat et. Champs EIlysées: 116B'de

başka bir giriş daha var.

Ona da bakarım.

Orada kal ve rapor ver.

Aracı parkedebilirim.

Metroya gidiyor.

Onu takip et. Ya da her yolu dene.

Gitti. Ne yapayım?

Her zamankini. Buraya dön.

İş tamam.

Biliyorum. Ama tutuklandın değil mi?

Sorun değil.

Güzel. Anlaşma anlaşmadır.

Onun böyle ortadan kaybolmasına izin veremeyiz.

Cinayet masası onu yakaladı ve göz altına aldı.

Serbest bırakılması hiçbir şeyi kanıtlamaz.

Hala şüpheli olabilir.

Sanmıyorum.

Olay sırasında başka yerde olduğunu gösterecek iyi bir tezgah kurmuş.

Ya aksini ispat ederlerse?

Mümkün değil. Birbirinden bağımsız,

iki ayrı tanık var.

Tahmin edebiliyorum. Adam gerçekten iyi,

Onu bu yüzden kullandık.

Anlaşmayı yerine getirdi: Martey'i öldürdü.

Hiç iz bırakmadan.

O yalnız bir kurt.

Yaralı bir kurt, şimdi izini sürüyorlar.

Ondan bir an önce kurtulmalıyız.

Polis olayın sorumlusunu bulamayınca,

onun peşinden ayrılmayacaktır.

Başka yerde olduğunu kanıtlamasına rağmen hala bir numaralı şüpheli o.

Biz de peşinden ayrılmayacağız.

Onu tekrar elinden kaçırma.

Kanıt yok,

yine de pis kokular alıyorum.

Ne?

Bilmiyorum.

O farklı.

Diğer şüphelileri 48 saat tutabilirim ama onu değil.

- Tanığı olması bizi engelliyor. - Çok çok iyi.

Wiener doğru söylüyor.

Ama kızın yalan söylediğine eminim.

Direncini kırmanın bir yolunu bulmalıyız, böylece konuşur.

Eğer kızı yalancı tanıklıkla ya da başka bir şeyle suçlarsak...

Jef Costello'yu buraya oturtabiliriz.

Haklıysanız sadece gülüp geçecektir.

Sanmıyorum.

İki gün boyunca burada kelepçeli kalıp da ...

...konuşmayan çok insan gördün mü?

Görmedim.

Kızın peşini bırakmayın ama adamı da kaybetmeyin.

Pazar, Akşam 10.00.

Eğer polislerin aradığı adamsanız,

katillerin cinayet mahalline geri döndüğü doğru demektir.

Binebilir miyim?

Neden beni tanımadığını söyledin?

Neden Martey'i öldürdün?

Bunun için para aldım.

Sana ne yapmıştı?

Hiçbir şey.

Onu tanımıyordum.

Onunla ilk ve son kez 24 saat önce karşılaştım.

Ne biçim bir adamsın sen böyle?

Martey'i tanıyordun ve ne yazık ki hiç tanığın yok.

Fontaineblleau'dan dönüyordum.

Yanında bunu kanıtlayacak kimse olmadan.

- Bir şey var mı? - No, the stoolies seem to be on strike. (Birileri grevde gibi gözüküyor)

Allah korusun!

- Burada bir şey var. - Ne?

Costello evden çıkarken bunu attı.

İçinde ne var?

Kanlı bez ve pamuk. Yaralanmış.

- Enteresan. Nerede olduğunu biliyor musunuz? - Elbette.

Martey'nin ölmesini isteyenleri bulmak için fazla zamanım yok.

Seni neden ilgilendiriyor?

Ödemeyi kurşunla yaptılar.

Tekrar denemelerini istemiyorum, o yüzden önce ben onları bulmalıyım.

Köprünün altında karşılaştığım sarışın adam...

...düşünecek fazla zaman bırakmadı.

Onu ve patronunu bulmam gerekiyor.

Seni onlar kiraladı, öyle değil mi?

Bir aracı kullandılar.

Beni teşhis edememenin sebebi...

polislerle oyun oynamayı sevmen mi,

yoksa zaten tanımaman gerektiği için mi?

Tutuklanınca,beni kiralayanlar için

dolaylı bir tehdit haline geldim.

Yani?

Belki sen nerede olduklarını biliyorsundur.

6.10... Beni 2 saat sonra ara.

Pazartesi, sabah 07.00

Korkunçlar değil mi?

Böyle şeyler yapmaya başladıklarında onları durdurmak çok zor.

Terfi, bir polis için çok önemlidir.

Gençken ben de böyleydim.

- Oysa şimdi daha kadercisiniz? - Kesinlikle.

İşleri problem çıkarmadan halletmeyi seviyorsunuz.

İtiraf elde edebilmek için işleri hızlandırmaktan hoşlanmıyorum.

Çok liberalim,

bireysel özgürlüklere ve insanların

diledikleri gibi yaşama hakkına sahip olduklarına inanıyorum.

Seçtikleri yaşam tarzının kimseye zarar vermemesi

ve kanunlara ya da

kamu düzenine aykırı olmaması koşuluyla.

- Katılmıyor musunuz? - Ne söylemek istiyorsunuz?

Şunu: Martey'nin öldürüldüğü gece,

yeminli ifadenize göre,

Jef Costello saat 7'den 1.45'e kadar burada sizinleydi.

- Bu doğru mu? - Evet öyle.

Farzedin ki Costello'nun o 6 saat boyunca sizinle olmadığını öğrendim.

Yalancı tanıklık, mahkemeye itaatsizlik adaleti engelleme

ve cinayete ortaklık suçlarından yargılanabilirsiniz.

Bu da en az 5 yıl demektir.

5 yıl uzun bir süre,

özellikle de senin yaşında bir kız için.

Sana bunları anlatıyorum

çünkü benim de bir kızım var

senin yaşlarında,

ve bu duruma üzülürüm açıkçası.

Gerçekten mi?

Bana inanmamakla hata yapıyorsun.

Hoş bir kıza benziyorsun.

Çok hoş, aslında.

Davranışların, en azından bir şeyi gösteriyor:

cesursun.

Erkek arkadaşı için böyle bir şey yapacak

çok insan tanımıyorum... Afedersin...

Nişanlısı için.

Bu şekilde davranman doğru, ancak onun için aynısını söyleyemem.

- O zamandan beri görüştünüz mü? - Hayır.

Ben de öyle düşünmüştüm...

Adi pislik.

- Şu an nerede olduğunu biliyor musun peki? - Hayır

- Bilmek ister misin? - Hayır

Yine de sana söyleyeceğim.

Gece kulübünde piyano çalan kadınla birlikte.

Birden bire sıkı fıkı oldular.

Oldukça tutkulu bir şeye benziyor.

Aldırış etmiyor gibisin.

- Onu sevmiyor musun? - Hayır

Gerçekten mi?

Ben sevdiğini söylerdim.

Kendini onun için ateşe attığına göre,

onu seviyor olmalısın.

Düşündüğün kadar iyi bir psikolog değilsin.

Sanırım değilim.

O senin...

Nasıl derler? Gönül eğlendirdiğin kişi.

Ve saygıdeğer centilmen,

Wiener de,

faturaları ödüyor.

Senin gibi kızlar fahişeliğe çok yatkındır.

Bunu hiç düşündün mü?

Hayır

Düşünmelisin.

Ahlak Masası isterse hayatını

Çok tatsız bir hale getirebilir.

Onlar oyun oynamaz.

Korunmalısın... Yanlış anlama.

Beni sen mi koruyacaksın?

Daha da iyisi.

Bu durumdan kurtulmana yardım etmek isterim.

Bu senin ifaden.

Bana, o gece

Costello'nun burada olmadığını söyle,

ve ben de yırtıp atayım.

Yalancı tanıklık diye bir şey olmayacak.

Ve başka bir ifade vermen de gerekmeyecek.

Ya Ahlak Masası?

Söz veriyorum. Uzak duracaklar.

Akıllı bir kız olduğunu biliyordum.

Doğru anladıysam, eğer kendimi yalancı çıkarırsam,

Hiç sorun yaşamayacağım.

Gerçeği söylemekte ısrar edersem,

Başım belaya girecek. Öyle mi?

Tam olarak değil.

Çünkü gerçek, senin anlattığın gibi değil.

Benim söylediğim gibi,

Onu ortaya çıkarmak için kullanmak zorunda olduğum yöntemlere rağmen.

Yani?

Bu bir evet mi?

Hayır.

Nasıl istersen.

Ancak tekrar karşılaşacağız.

Onu yerine koy.

Haydi!

İki hata yaptık.

İlki, polisin seni bırakmasını tuzak sanmamızdı.

İkincisi de senin tehdit olduğunu düşünmemiz.

Seni bu yüzden öldürmeye çalıştım.

Şimdi baştan başlamalıyız.

İşte Martey'nin öldürülmesinden dolayı alacaklı olduğun para.

Hiçbir sorun çıkmayacağını garanti ediyoruz.

Tutuklandığında ne hissettiğimizi bir düşün.

Senin için yine bir işimiz var.

2 milyon frank.

Bu kez avans ödüyoruz.

Aynı iş,

yeni bir anlaşma.

Bir şey söylemeyecek misin?

Üzerime çevrilmiş bir silah varken olmaz.

Bu bir prensip mi?

Alışkanlık.

Ayağa kalk.

İşte cevabım: Seni kim gönderdi?

Sana bunu söyleyemem.

Beni yine öldürmeyi deneyebilirsin.

Bana bak.

Sadece bir kez soracağım.

Kim? İsim ve adres.

Onu tanımıyorsun. Senin ayarında değil.

Beni bekletme.

Olivier Rey.

Adres.

Montmorency Bulvarı 73.

Bu yüzden işsiz kalıyorsun.

Bana yeni anlaşmadan bahset.

Dinleme cihazını buldu, bu yüzden daha dikkatli olacaktır.

Evden çıkar çıkmaz ona tutkal gibi yapışın.

Her şey hazır. Metroyu avcunun içi gibi biliyor.

Onu adım adım takip edeceğiz. Ve bu kez hata yapmak yok.

Arabalardan sen sorumlusun.

Sen 50 adam ve 20 yardımcıyla metroda olacaksın.

Herkes bir verici taşıyacak.

Costello'yla bağlantıya geçen, bu şekilde vericiyi açacak.

Bağlantı kaybolunca, tekrar kapatılacak.

Sonraki bağlantı da aynısını yapacak.

Ben burada, araçlarla bağlantı kurup aşağıda neler olduğunu takip edeceğim.

Kımıldayın.

- Araç 11 deneme. - Araç 13 deneme.

- Araç 38 deneme. - Araç 41 deneme.

Tamam, bağlantı sağlandı.

Bağlantıyı kaybettik, Jourdain'da indi.

Ne pahasına olursa olsun tekrar temasa geçin.

Place des Fêtes istasyonuna bir araç gönderin.

Bir tane Botzaris, bir tane Pré Saint-Gervais.

Mesaj alındı.

Araç 167 Botzaris istasyonuna. Araç 16 Place des Fêtes'e.

Araç 39 Pré Saint-Gervais'a. Tamam.

Yanlış peron.

Ne oldu?

- Ne? - Onu kaybettik.

Adamımızı atlattı.

Tüm çıkışları tutuyorum. Dışarı çıktığını sanmıyorum.

- Yeterli adam var mı? - Bekliyorum.

Bazı araçlar henüz buraya ulaşmadı.

Umalım da daha önce tuttuğumuz çıkışlardan birini tercih etsin.

- Peronlar? - Onlar tamam.

Seni uyarıyorum, Jef, bu sonuncu.

Tamam.

- Geldiğimi duydun mu? - Galiba... Hissettim

Belki de sadece gelmeni umut ediyordum.

Sorun var mı?

Hayır

Benim yüzümden?

Hayır

Bana asla sorun olmadın.

Sana zorluk yaşattılar mı?

Hayır

Ya sen?

Bana ihtiyacın var mı?

Evet var. Ne yapmamı istiyorsun?

Ne yapmamı istiyorsun, Jef?

Hiçbir şey.

Merak etme. Ben hallederim.

Ne istiyorsun?

Paranı aldın mı?

Yeni anlaşmayı kabul ettin mi?

Buraya gelmemeliydin.

Gitmek üzereyim.

Burada durma.

Neden, Jef?

Bunun için ödeme yaptılar...

Kıl payı yetiştik.

Neredeyse ölecektiniz.

Hayır, ölmeyecektiniz.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.