Afrikaans
Akan
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Corsican
Czech
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
ÇEVİRİ: JAVAJAVA2002
BÖLÜM 2: ÇOCUK
Öldüğünü sanmıştım.
Tüm bu yaygaranın sebebi bu muymuş?
Sanırım bir çocuk.
O zaman canlı olarak teslim etmek daha iyi.
Gemim yok edildi. Buradan ayrılamıyorum.
Yağmalandı. Yok edilmedi.
Jawalar çalar. Yok etmezler.
Ha çalınmış ha yok edilmiş, benim için her ikisi de aynı.
Yürüyen bir kaleyle korunuyorlar.
Parçaları geri almanın yolu yok.
Takas yapabilirsin.
Jawalar ile mi? Aklını mı kaçırdın?
Seni onlara götüreceğim.
Son sözüm bu.
Hey! Çıkar onu ağzından.
Selamlar!
Nedense senden hiç hoşlanmadılar.
Onlardan birkaçını parçalara ayırmıştım.
Silahını bırakman gerek.
Ben bir Mandalorian'ım. Silahlar kutsal görevimin bir parçası.
O zaman parçalarını geri alamayacaksın.
Peki.
Blaster tabancanı da bırak.
İyi günler.
Beskar Çeliği karşılığında bütün parçaları geri verirlermiş.
Hiçbir şeyi takas etmeyeceğim. O parçalar bana ait.
Onları benden çaldılar.
O parçalar... bana... ait!
Jawaca'yı berbat konuşuyorsun.
Bir Wookiee gibi konuştun.
- Anladığınız dil bu mu? - Hayır!
Hey. Sakin ol, sakin ol.
O bir Mandalorian. Size Beskar zırhını veremez.
Başka neyle takas edersiniz?
Ondan uzak durun!
Başka bir şey olmalı.
Yumurta'yı istiyoruz. Bize Yumurta'yı getirsin.
Yumurta mı? Ne yumurtası?
Yumurta! Yumurta! Yumurta! Yumurta!
Yumurta!
Yumurta!
Yumurta!
Birazcık daha bekleyin.
Öyle olsun. Bensiz gidin.
Mando!
Aldım.
Yumurtayı aldım.
Beklemene şaşırdım.
Ben de bu kadar uzun sürmesine şaşırdım.
Hâlâ uyuyor mu?
Evet.
Yaralanmış mı?
Sanmıyorum. Görünüşte yara yok.
Bir daha açıklasana.
Olanları hâlâ anlayamadım.
Ben de öyle.
Tam teçhizatlı bir tamir tesisi olmadan bunu çalıştırmamız imkansız.
Tamiri günler sürecektir.
Eğer yardım edersen daha çabuk bitecektir.
Yapacak çok iş var.
Ne kadar teşekkür etsem az.
Lütfen ödülün bir kısmını sana vermeme izin ver.
Kabul edemem.
Sen benim misafirimsin. Bu yüzden de hizmetindeyim.
Bana senin gibi yetenekli biri lazım. İyi de maaş veririm.
Onur duydum...
...ama hizmet etmekten kurtulmak için bir ömür boyu çalıştım.
Anlıyorum. O zaman sunabileceğim tek şey teşekkürlerim.
Ben de aynı şekilde.
Vadime huzuru geri getirdiğin için sana teşekkür ederim.
Çocuk konusunda da bol şans.
Dilerim hayatta kalır ve sana iyi bir ödül kazandırır.
Son sözüm bu.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.