All language subtitles for A.Good.Girls.Guide.to.Murder.S01E06.Episode.6.1080p.NF.WEB-DL.DDP5.1.Atmos.DV.HDR.H.265-XEBEC.tr

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional) Download
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Sokakta yaşıyordum.

Eski otogarın yakınında.

Beni bulduğunda oradaydım.

Beni gördüğünde yüzünde beliren ifadeyi hiç unutmam.

Çok rahatlamış, sevinmişti.

Düşündüğü kişi olmadığımı anlayınca hayal kırıklığı yaşadı.

Öğretmen olduğunu söyledi. "Kızlarım var" dedi.

"Bir gece evimde kalabilirsin, sabah olunca da

sana yardım edecek birini bulurum" dedi.

Normal gibiydi.

İyi biri gibi.

Anlıyor musun?

Yatıp uyudum. Gece uyandım, su almak için aşağı indim.

Kanepedeydi, içiyordu.

Ona teşekkür ettim.

İyi birisiniz, dedim.

Beyefendi…

Öyle deyince sanırım kızdı.

İyi bir insansınız.

Bilmiyorsun ki.

Ya "Cinayet işledim" desem?

O zaman beni yargılar mısın?

Keşke o zaman kaçsaydım ama kaçmadım.

Sonra ne oldu?

Adı Salil Singh'di.

Önce ilaç verdim, sonra da boğdum.

Can verirken

onunla üniversite hakkında konuştum.

Gelecek hakkında.

Uykuya dalarken aklında güzel bir düşünce olsun diye.

Ama korktuğu gözlerinden belliydi.

Sence ben canavar mıyım?

Bence…

…sen iyi bir insansın

ama kendini kötü bir durumda bulmuşsun.

Teşekkür ederim.

Ben de alabilir miyim?

Bardak getireyim.

Hayır!

Gitmeme izin vermedi.

Her şey yoluna girecek. Merak etme.

Sal! Nasıl yaparsın?

Hey. Geçti.

Artık güvendesin tavuk.

İYİ BİR KIZIN CİNAYET REHBERİ

Annenler nasıl?

Hassas.

Bir sevinip bir üzülüyorlar.

Sal'in masum olduğu ve intihar etmediği ortaya çıktı.

Ama tanıdığı, güvendiği biri onu öldürmüş.

Sen nasılsın?

Farklı hissediyorum.

Senin sayende.

Tek başıma yapmadım.

Evet. İyi bir takımdık.

- İyi misin? - Evet, sadece…

Bir şey söylemeye çalışıyorum.

Ama şey geliyor…

Bak…

- Diyeceğim şu ki… - Pip.

Ben gidiyorum.

Burada kapana kısılmış, donmuş gibi hissediyorum.

Hayatım durmuş gibi.

Gitmeyi çok istiyordum, artık gidebilirim.

İş bulup üniversiteye başvuracağım. Hayatımı yaşayacağım yani.

Onu burada da yapabilirsin.

Gitmem gerek.

Eve adli tıp ekibi gelmiş, DNA falan aramış.

Bir türlü aklım almıyor. Her gün gördüğümüz adam.

Normal bir insan gibiydi.

Ders anlatırdı, araba sürerdi, yemek yapardı

ama kapkaranlık bir sır saklıyormuş.

Tek bir sır da değil.

Gizli bir evin çatı katında bir kadını alıkoyuyormuş.

Çocuğu yaşında genç bir sevgilisi varmış, kızı öldürmüş,

cesedini saklamış, kızın erkek arkadaşını da öldürmüş.

Kardeşimin doğum gününde bizim eve girdi ve köpeğimi öldürdü.

Geldim.

Ne yapabilirim?

Nasıl yani?

Durumu düzeltmek için.

Ne yapabilirsin ki?

BAY WARD İNGİLİZCE ZÜMRE BAŞKANI

Bunu yapamam.

Fırın hazır. Koyabiliriz. Güzel çırpman lazım canım.

- Ne oldu? - Cara'nın hayatını mahvettim.

Bir babası vardı, şimdi o da yok.

Hayır! Bu Elliot'ın suçu, senin değil.

Yaptığın şeyi yapmasaydın herkes hâlâ Sal'in Andie'yi öldürdüğünü sanacaktı,

Singh ailesi de o utançla yaşayacaktı.

Andie'nin ailesi de kızlarının katilinin tutuklandığını göremeyecekti.

Tavan arasındaki kız kurtulamayacaktı.

Karşına bir sürü engel çıksa da hiç pes etmedin, biliyorum.

Evet, her şey tuhaf ve üzücü görünüyor

ama sen herkesin göz bebeğisin, tamam mı? Bunu unutma.

Seninle çok gurur duyuyorum.

Benim çılgın

ve azimli kızım.

Teşekkür ederim.

Kime çekmişim acaba?

Ama düşündükçe tepem atıyor.

Elliot, Andie'yi öldürdüğünü kabullenmeye yanaşmıyor.

KURCALAMAYI BIRAK

NEDEN SÖZ DİNLEMEDİN?

1 EYLÜL

7 EYLÜL

13 EYLÜL

BARNEY'NİN ÖLDÜRÜLMESİ 14 EYLÜL

14 EYLÜL 2024

Josh'ın doğum günü.

PEKİ BARNEY'Yİ KİM ÖLDÜRDÜ?

Beş dakikan var. Bana ihtiyacın olursa burada olacağım.

- Özür dilerim. - Hayır.

Neden geldin?

Barney'nin kaybolduğu gün burada değildin.

Onu sen öldürmemişsin.

- Ne demek istiyorsun? - Biri Barney'yi kaçırıp öldürdü.

Aynı kişi bana telefondan tehdit mesajları attı.

- Demek ki… - Bir şeyler saklayan başka biri var.

Andie Bell'i başkası öldürmüş.

Kim inanır ki sana?

Ben canavarım.

- Çok şey yaptım, suçlu sayılırım. - Suçlusun zaten.

Sal'i öldürdün

ve Andie'yi istismar ettin.

On yedi yaşındaydı.

Sen onun öğretmeniydin.

Isla'yı kaçırdın ve onu hapsettin.

Andie'yi senin öldürmediğini Cara ve Naomi bilsin istemez misin?

Andie'nin para istediğini söylemiştin. Neden olabilir?

Para vermeyeceğimi söylediğimde…

…kendinden geçmişti.

O gece şehirden ayrılmazsa

adamın yapacaklarından korkuyordu.

Kimin?

Andie'yle çıktığımız sırada

bana söylediğine göre

Jason

çok baskıcıymış.

Hepsine baskı yaparmış. Andie'ye, Becca'ya…

Evde korku hâkimmiş.

Sevgilisinin olmasına izin vermezmiş.

Andie'nin kaybolduğu gece güya geç vakte kadar

arkadaşlarıyla yemekteymiş ama öyle olmadığını biliyorum.

Nasıl?

Ormanda Andie'yi arıyordum.

Minibüsüyle yanımdan geçti.

- Yalan ifade mi vermiş? - Ya da eksik.

Her hâlükârda şimdi kabul etmeyecektir.

Jason'ın sözüne karşı benim sözüm.

Andie kaybolduğunda çaresizdim.

Bir yerlerde ölmüştür diye düşünüyordum, cesedi bulduklarında

tüm ipuçları beni gösterecekti.

Sonra aklıma bir şey geldi. Birkaç ay önce

Naomi çok zorlanıyordu.

İçine kapanmıştı. Benimle de konuşmuyordu.

Nedenini öğrenmek zorundaydım, o yüzden günlüğünü okudum.

Vurkaç olayı.

Bunu hatırladığımda

aklıma karanlık bir tohum ekilmiş gibi oldu.

Kurtulmaya çalıştım.

Ama kök saldı, büyüdü,

kısa süre sonra başka bir şey düşünemez oldum.

Sal'i öldürüp

suçu ona atmak kızlarımı korumanın tek yoluydu.

Annelerini zaten kaybetmişlerdi. Bir de beni kaybetmesinler dedim.

Sen kötüsün.

Olabilir.

Ya da belki asıl kötü olan o karanlık tohumdur.

Hepimizin içinde bir yerlerde o tohum olabilir diye düşünüyorum.

Sende bile Pip, sende bile!

Koşullar uygun olursa o zaman büyümeye başlıyor.

İngilizce öğretmenisin.

Senden daha iyi bir metafor beklerdim.

Seçme şansın vardı.

Ve sen Sal'i öldürmeyi seçtin.

Süre doldu.

Kızları gördün mü?

Evet.

Jason'ın kullandığı minibüs.

Rengini hatırlıyor musun?

Evet, maviydi.

Selam.

Gitme. Az önce karakolda Elliot'la görüştüm.

Andie Bell'i o öldürmemiş.

Kimle görüştün?

Elliot Ward.

Lütfen dinle. Ormandaymış. Mavi bir minibüsün içinde Jason'ı görmüş.

Polis de mavi minibüs arıyordu ya. Belki Andie onun içindeydi.

O adamın ne dediği önemsiz, boş ver.

Korkunç bir şey yaptı diye söylediği her şey yalan olmuyor.

Mesele o değil. Benden bu kadar.

Hani biz takımdık?

İkimiz.

Sherlock ve Watson.

Tek başıma yapamam.

Pip, bitti artık.

Bir dakika.

- Baksana, buralarda birini gördün mü? - Hayır.

Gizli gizli dolaşan biri var sanki.

Ne yaptığını sanıyorsun?

- Sen neden buradasın? - Burası iş yerim.

Asıl soru, sen neden buradasın?

Onu yapanı hapse atmamışlar mıydı?

Andie'yi o öldürmemiş. Jason öldürmüş.

Geç vakte kadar yemekte olduğu yalanmış.

Tam da Andie kaybolduğu sırada mavi minibüsüyle şehirden ayrılmış.

Nereye gittiğini bilen yok.

Evet. Ben, babam ve polis hariç.

Ofiste güvenlik alarmı çaldı.

Jason gelip alarmı kapattı, sonra yemeğine geri döndü. Üzgünüm.

Nereden biliyorsun?

Babam eskiden burada çalışırdı. Jason ona alarmdan bahsetmiş.

Babam güvenlik kayıtlarına baktı, izinsiz giren olmamış.

Sadece alarmı kapatmak için Jason gelmiş.

Dediği doğruymuş.

Ama polis mavi minibüsü arıyordu.

Jason'ınmış, kendisi söyledi.

Haberlerde geçmedi çünkü artık Sal yaptı sanılıyordu.

Evet, Jason baskıcıydı ama boşuna yapmıyordu.

Becca benim en iyi arkadaşımdı ama o kızlar çok fenaydı.

Andie partilere gitmeyi çok severdi, Becca da ona özenirdi.

Jason o partilerde dönenleri biliyordu.

Ama nafile.

Andie'nin başına ne geleceğini bilemezdi.

Andie'yi kastetmedim.

2019'da Becca bir Calamity partisine gitti.

Uyandığında nerede olduğunu bilmiyordu.

Tecavüze uğramıştı.

Beni aradı. Gidip ertesi gün hapı aldık.

İlaç verildiği kesindi. İçkisine tecavüz hapı koymuşlar.

- Kimin yaptığını biliyor muydu? - Hayır. Hiçbir şey hatırlamıyordu.

Ben işe döneyim.

Teşekkür ederim.

Beni ikinci kez kurtardın.

Evet.

İlaç verildiği kesindi.

TT'nin Rohypnol'e zaafı varmış.

İçkisine tecavüz hapı koymuşlar.

Andie uyuşturucu satıyordu. Müşterilerinden biriydim.

Tango Tits.

MAX HASTINGS

Merhaba güzelim. Özür dilemek için mi arıyorsun?

Nasıl yani?

Suçu bana atmaya çalışıyordun

ama kötülüğü en sevdiğin öğretmenin yapmış.

Ama sen de kötü bir şey yaptın.

O gece yolda ne yaptığını polise anlatmadım ama…

Hâlâ anlatabilirim. Bu sefer delil olarak Naomi'nin günlüğü de var.

Senin derdin ne be?

Mart 2019'da bir Calamity partisinde Becca Bell'e tecavüz ettin, derdim o.

Hem de Andie'den aldığın uyuşturucuyla.

Evet, Becca'yla yattık ama karşılıklı rıza vardı.

- Hiç hayır demedi. - Konuşamıyor, nasıl desin?

22.20 BECCA BELL'İN ANDIE'Yİ SON KEZ CANLI GÖRMESİ

Little Kilton Meydanı'ndan güvenlik kamerası görüntüleri

Andie'nin 22.38'de geçtiğini gösteriyor.

Ne yaptığını biliyorum.

Bir şey soracağım.

Neden?

- Ne istiyorsun? - Konuşabilir miyiz?

- Çıkıyorum. - Max'ten haberim var.

O gece Andie'nin arabasını kullanan sendin.

Andie çoktan ölmüştü.

Değil mi?

Gelsene.

Pardon, durabilir misiniz?

Partide yaşadıklarını Jesse anlattı.

Seni taciz eden birine engel olmuş.

Evet. Sorun değil.

Neden sorun değilmiş?

İğrenç, ahlaksız herifin tekinin sen izin vermediğin hâlde

sana el sürmesi neden sorun değilmiş?

Neden sorun değil?

Haklısın.

- Sorun aslında. - Evet.

Tabii ki sorun.

Diyelim ki bunu ablana anlattın ve seninle polise gelmesini istedin,

ne demesi lazım?

"Tamam."

Evet.

Ama "Gelemem" diyor.

Çünkü sana tecavüz etmekte kullanılan ilacı

Max Hastings'e o satmış.

Neden satmış?

Paraya ihtiyacı varmış.

Ertesi gün gideceğini söylemişti.

Nereye?

Bilmiyorum.

Gitmesi gerekiyormuş.

Babama artık katlanamıyormuş.

Öfkesine.

Babama karşı

onca yıl birlikte mücadele ettiğimiz hâlde…

…beni terk edecekti.

Ben de…

Kendimi kaybettim sanırım.

Gözüm döndü.

Yere yığıldı kaldı.

Öylece yatıyordu.

Kusmaya başladı.

Nefes alamıyordu.

Orada öylece durdum.

Bir şey yapmadan ölmesini izledim.

Korkunç bir şeydi.

Zaten yaralıymış.

Elliott'la kavga etmişler.

Senin suçun değil.

Artık bir önemi yok zaten.

Mezarını göstereyim mi?

Olur.

Çayını bitir.

Gidelim.

Pip!

Gelsene.

Ne diyebilirim ki?

Bilmiyorum.

Burada ne işin var?

Pip'i arıyorum. Endişelendim.

Görmedim.

Bana söylediğine göre Andie'yi baban öldürmemiş, Jason Bell öldürmüş.

Gelmemi istemişti ama otobüse bindim. Sonra inip Bell'lerin evine gittim.

Pip'in arabası oradaydı ama kendisi yoktu.

Pip aileni korumak için polise yalan söyleyecekti. Biliyor musun?

Onun için kolay olmadı.

Babanı severdi. Seni de seviyor, biliyorsun.

Ama yapabileceği bir şey yoktu.

Yerini biliyorum.

Takip ediyorum.

Takip edilmeye izin vermezdi.

Belki düşündüğü kadar zeki değildir.

Nereye gidiyoruz?

Az kaldı.

Geldik.

Onu buraya koydum.

Ablamı buraya koydum.

İlginçtir, burayı bana gösteren de Andie'ydi.

Yalnız şu var Pip…

Şimdi sana yerini gösterdim ya,

seni de onun yanına koymam şart oldu.

Hayır.

Şart değil.

Etkilemeye başladı, değil mi?

Çayına Rohypnol koymuştum.

Andie'nin tavşanını senden önce buldum.

Bunu niye yapıyorsun?

Kızdığın kişi ben değilim.

Max Hastings.

Tüm bunlara o sebep oldu.

Hemen şimdi eve gidip durumu düzeltebiliriz.

Hayır. Ne zaman anlayacaksın Pip?

Max Hastings gibilere hiçbir şey olmaz.

Çok üzgünüm.

İsteyerek yapmıyorum. Anlıyorsun, değil mi?

Pip!

Pip!

- Kaçmasın. - Sorun değil. Polis dışarıda.

Onlar yakalar.

Neden döndün?

Marşmelov yüzünden.

Bir şeyin yok. Geçti.

Hadi! İyisin.

Andie'yi gördün mü?

Sorun yok. Sadece onunla bir şey konuşmam gerek.

Şuraya girdi.

Sağ ol.

Babam öğrenmiş.

Beni takip eden oymuş sanırım.

Biriktirdiğim tüm parayı aldı.

- Tamam, yine para buluruz. - Nasıl?

Bende oda tutacak kadar var. Hafta sonları gelirim.

Bir iş bulursun. Bir şey olmaz.

Binlerce sterlin lazım.

Bir yolunu buluruz. Tamam mı?

- Tamam. - Peki.

Yarın Oxford'dan 10.00'da kalkan bir tren var.

Erken gidip biletleri alırım. İstasyonda buluşalım mı?

Olur. Kahve getiririm.

Ailene söyleyecek misin?

- Hayır. - Tanrım.

Panik yapacaklar.

Okula yetiştiğim sürece sorun olmaz.

Aptalca bir şey yapmıyoruz, değil mi?

Hayır, kesinlikle.

İşe bak.

Benim gitmem gerek.

Seni seviyorum.

Ben de seni seviyorum.

Yarın 09.30'da. Sakın fikrini değiştireyim deme.

MOONSTONE ÇAYEVİ KEK, SANDVİÇ, ÇAY, KAHVE

Nasıl olmuş?

Bir öğrencinin cinayet vakası çözdüğü, benim gördüğüm en iyi EPQ olduğu kesin.

- "A" alır mıyım sence? - Evet.

Mülakat sonucun da yakında gelir.

Cambridge'e gitmeyi istiyor muyum acaba?

Yoksa babamın okulu olduğu için sen mi gitmemi istiyorsun?

Senin istediğinle benim istediğim farklı mı acaba?

Öyle mi?

Olabilir.

Bazen babamdan çok Victor'a benzediğimi düşünüyorum.

Sen de üzülüyorsun.

Biraz öyle ama aynı zamanda çok da seviniyorum.

Ne yapayım?

İstediğin neyse onu yap.

Kararın ne olursa olsun sonuna kadar gideceğini biliyorum.

Merhaba güzelim.

Aramana şaşırdım.

Seninle sevgili olamayız. Biliyorsun, değil mi?

İstesen de olmaz.

Siktir git.

Becca Bell'le yaşadıklarına üzüldüm.

Nasıl bir psikopat olduğunu kendin gördün.

Söylediği hiçbir şeye inanılmaz.

Ama ona inanıyorum.

Tabii ki. Çünkü sen de psikopatsın.

Kızlarla yatabilmek için içkilerine ilaç katmak zorunda olan ben değilim.

Dediğim gibi, karşılıklı rıza vardı.

Tabii.

Ne istiyorsun geri zekâlı sürtük?

Bir hiç olduğunu bilmeni istiyorum.

Canını yaktığın herkes senden hakkını alana kadar durmayacağım.

- Selam. - Merhaba.

Yeni pizzacıya gidebiliriz.

Çikolata ve enginar gibi tuhaf malzemeler kullanıyor.

Sonra da ağzından düşürmediğin feminist bilmem ne belgeselini izleriz.

Lütfen konuşma.

Alt yazı çevirmeni: Salih Bayram

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.