All language subtitles for Bambaşka Biri 1. Bölüm

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian Download
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali Download
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Sokak gürültüsü)

(Arama tonu)

Arkadaşların en güzeli.

(Kadın ses) Arkadaşların en vefasızı...

...ne oldu, sesin soluğun çıkmıyor senin.

İş güç işte. Biliyorsun, biz de durmak yok.

Sen ne yapıyorsun Muş'ta? Hâlâ sıkılmadın mı oradan?

Muş, çok güzel. Hayat çok güzel burada...

...hiç İstanbul'a dönmeyi düşünmüyorum.

Allah Allah! Beni herhâlde özlemedin?

Kes be! Özledik tabii, özlemez miyiz?

Ben anlamam abi. Öyle lafta özledim falan anlamam.

Özleyen insan gelir. Anladın mı? (Kapı zili çaldı)

Dur.

(Kapı zili tekrar çaldı) Kapı çaldı iki dakika ona bakayım.

Dönüyorum sana. Ben zaten senden ümidi kestim yani.

Sen bayağı oraya yerleşeceksin gibi görünüyor.

Bir şey görünmüyor.

Muş'a yerleşiyorum.

Şaka yapıyorsun.

-Gel buraya. -Leyla!

Çok özlemişim. Vallahi, çok güzel şehir.

(Kadın) Sen kaç günlüğüne geldin? Ne kadar daha buradasın?

Sanırım dönmüş olabilirim.

Dün işe bile başladım.

-Aa! Ne diyorsun sen be? -(Leyla) Vallahi.

(Telefon çalıyor)

Açsana.

Sen yoksa geldiğini söylemedin mi?

Tek sen biliyorsun şu an.

Yapma Leyla.

-Sen nerede kalıyorsun şu an? -Misafirhanede.

Saçmalama, valizlerini alıp hemen buraya geliyorsun.

(Telefon çalıyor) Bir dakika, bu iş olabilir.

(Leyla) Efendim?

Tamam, siz bana konum atın, ben hemen geliyorum.

Hoş bulduk, İstanbul.

(Kadın) Hayda! Gitmen gerekiyor, tabii.

(Leyla) Yapacak bir şey yok.

-(Kadın) Akşam yemek yiyelim mi? -(Leyla) Duruma bakayım...

...sonrasında haberleşiriz, olur mu? -(Kadın) Tamam.

(Hep bir ağızdan) Kaza değil, katliam!

(Hep bir ağızdan) Kaza değil, katliam!

(Erkek) Kenan abi geliyor.

(Üst üste konuşmalar)

(Erkek) Kenan abi, ne olur. Yardım et.

(Kadın) Kenan abi tek umudumuz sensin. Ne olur duyur sesimizi haberlerde.

(Kadın 2) Kenan, akşamki yayını sakın mahvetme.

(Kadın 3) Hoş geldiniz, Kenan Bey.

(Kadın 2) Mithat Bey, içeride. Kulis bir de Nükhet Hanım.

Tamam, ben konuğumuzla ilgileniyorum.

-(Kenan) Pelin. -(Pelin) Buyurun, Kenan Bey.

Bana Ahmet Bey'i çağırır mısın?

Yönetmenimiz? Tamam.

Pelinciğim, Mithat Bey hazır mı?

Kuliste. Kenan Bey'i de makyaja aldık.

Ama ben anlamıyorum. Kenan Bey böyle bir şeyi nasıl kabul ediyor?

Adam katil değil mi? O madende 42 tane insan öldü.

Biz adamı aklıyoruz resmen. Anlamıyorum neden böyle yaptığını.

Pelinciğim, sakin ol.

Sakin ol, herkesin sinirleri bozuk.

42 kişi öldü biliyorum, tamam mı? Dur bakalım.

(TV Kenan ses) Türkiye'nin en çok izlenen ana haber bültenine hoş geldiniz.

Ben, Kenan Öztürk.

Sevgili izleyiciler, geçen ay başımıza gelen...

...maden faciasında, 42 maden işçimizi kaybetmiştik.

Bu felaketin, bir ihmal mi...

...yoksa bir kaza mı olduğuna dair söylentiler vardı.

Biz de bu söylentilere bir son vermek adına...

...konuğumuz, Taşlıca Maden ve Enerji'nin sahibi...

...iş insanı Mithat Taşlıca'ya bu konuda sorularımızı ileteceğiz.

(TV Mithat ses) Bu tarz üzücü kazalar...

...maalesef dünyanın her yerinde gerçekleşiyor.

Bizim üzerimize yapıştırılmak istenen bu ithamları...

...altını çizerek söylüyorum, kesinlikle kabul etmiyoruz.

Biz çalışmalarımızda, asla yönetmelik dışına çıkmıyoruz.

Bu üzücü kazada, 40 civarında kaybettiğimiz...

...madencilerimiz için biz de... -42!

42 maden işçimizi kaybettik.

Evet, haklısınız, 42. Dediğim gibi raporlarımızla....

Kenan ne olur berbat etme.

Anladım. Siz bir ihmal yok diyorsunuz yani öyle mi?

Kenan Bey, bunların hepsi iftira dediğim gibi her şey raporlarda yazıyor.

Raporların sahte olduğunu söyleyen yakınlar var.

Ayrıca sizden biri yaşam odası kurulmasına dair istekte bulunmuşlar.

Ama siz pek oralı olmamışsınız, doğru mudur?

Kenan Bey, bu kazayla ilgili bizim...

...hiçbir ihmalimiz yok. Maalesef dediğim gibi...

...böyle üzücü kazalar, madencilikte oluyor.

Bu işin doğasında var.

Anlıyorum. Peki, çok teşekkür ediyorum.

Ben teşekkür ederim. Tekrar şahsım adına...

...böyle bir açıklama fırsatı verdiğiniz için teşekkürler.

(TV Kenan ses) Evet, sıradaki haberimiz. 80 saniyede dünya turu.

Bu haberimizden sonra tekrar veda...

Bir Türk kahvesi.

(Kadın) Kestik canlı yayını.

Ben hemen geliyorum.

Geçmiş olsun, nasıl geçti?

Vallahi Kenan Bey çok zorladınız. Hiç beklemiyordum.

Estağfurullah, siz zorlamak görmemişsiniz.

Yalnız sizi bir konuda uyarmam da fayda var.

Bu insanlar peşinizi bırakmayacak büyük ihtimalle.

Malum çok fazla kayıp var.

(Mithat) Kim oluyormuş onlar?

Bu yaşam odasının ne kadar maliyetli olduğundan haberi yok kimsenin.

Ne oluyor ya?

(TV Mithat ses) Bol keseden atıyorlar...

...ben kömür çıkartacağım, satacağım. -Allah kahretsin!

(Mithat) Ben nasıl kâr edeceğim?

Ama can kaybımız çok fazla değil mi?

Bu maden, bunlar iş kazası.

(Mithat ses) Tamam mı? İşin doğasında var bu.

(Mithat ses) Bunlar hangi madende olmuyor?

(Kenan ses) Peki, geride kalanlara ne söylemeyi düşünüyorsunuz?

(Mithat) Bunların dini imanı para olmuş.

Onlar tazminatın peşinde.

(Mithat) Bu ülkede paran varsa...

...adamını da satın alırsın, böyle televizyona da çıkarsın.

Bastırırsın parayı raporun da kralını alırsın, Kenancığım.

O yüzden sen bu işlere kafanı fazla yorma. O işler bir şekilde halloluyor.

Kapiş?

-(Kadın) Mithat Bey! -Ne oldu?

-(Kadın) Sesiniz yayında. -(Mithat) Nasıl ya?

-Nasıl olur? -(Mithat) Nasıl olur?

(Nükhet) Murat, ne oluyor? Bütün sesler yayına gitti.

-(Murat) Anlamadım. -(Mithat) Nasıl yayına gitti?

Ne diyorsunuz lan siz! Ne oluyor? Ne sesi?

Sakin olun, Mithat Bey. Yayında oluyor böyle aksaklıklar.

İş kazası, kapiş?

-Mithat Bey, sakin olun. Lütfen. -Nasıl dikkat etmesiniz böyle bir şeye?

Bittim lan ben! Ne yapıyorsunuz siz?

(Mithat) Oğlum, Kenan. Sen bittin, lan! Seninle görüşeceğiz, Kenan.

Seninle işim bitmedi, görüşeceğiz.

Uzun süre görüşeceğimizi zannetmiyorum.

Siz bekleyin.

Kenan seninle bu meseleyi konuşacağız.

-Bunu konuşacağız! -Akşam yemekte konuşalım mı?

Hişt!

-Kenan Bey! -Kenan abi!

Kenan abi geliyor, Allah razı olsun senden abim.

(Alkışlıyorlar) Geliyor, geliyor.

(Üst üste konuşmalar)

-İyi ki varsınız Kenan Bey. -Sağ olun, Kenan Bey. İyi ki varsınız!

Kenan Bey, Allah razı olsun.

Ayağına taş değmesin yavrum.

(Erkek) Allah razı olsun, Kenan abi!

(Nükhet) Sen aramızdaki hukuka dayanarak...

...böyle pervasızca davranıyorsun ama...

...o yayına o sesi kim yolladıysa senin yüzünden kovmak zorundayım.

Böyle bir şey yapmayacaksın, biliyorsun.

Bu kanalın sahibi sen misin? Ben miyim?

Kanalın sahibi sen de değilsin.

Kanalın sahibi, bütün bu insanlar.

Az önceki yemeği getiren garson...

...kapıda bizden arabayı alan vale vardı ya...

Biz değiliz yani.

(Nükhet) Anlıyorum işine aşırı tutkulusun...

...sen burnunun dikine gitmeyi falan da seviyorsun.

Ama bugün yaptığın şey, çok ağırdı Kenan.

-(Nükhet) Çok ağır. -'Okay'.

Peki, madem yaptığım ağır bir şeydi...

...bir karşılığı olmalı, değil mi? Al, bak.

Bu ne şimdi?

İstifa mektubum.

-Öyle mi? -Evet, oku.

Bir şey söyleyecek misin, Kenan?

Saçların çok güzel olmuş bugün. Gerçekten, müthiş.

Doğru, boy.

-Afiyet olsun. -Teşekkür ederim.

(Gülüyorlar)

(Kadın) Sen sizinkilere geldiğini haber verdin mi?

(Leyla) Yok, daha söylemedim kimseye.

(Kadın) Ekrem amcaya ver en azından.

Ona söylerim canım. Yarın ararım.

(Gülüyorlar)

-Ben çok acıkmışım. -Ben de.

(Telefon çalıyor)

Pardon yavrum.

(Kadın) Efendim, Neslihan Hanım?

(Kadın) Efendim?

Tamam, siz sakin olun.

Hiçbir şey yapmanıza gerek yok, hayır.

-Allah muhabbetinizi arttırsın beyler! -Abi hoş geldin.

-Ne haber? -İyi.

(Kadın) Lütfen beni bekleyin. Geliyorum hemen.

-Allah'ım ya! -Ne oldu hayırdır?

Müvekkilim boşanma aşamasında. Kocasıyla yine karakolluk olmuş.

Benim acil gitmem gerekiyor. Off!

-(Leyla) Tamam, git sen. -Çok özür dilerim.

Ne olacak, biz yaparız yine. Sen git, hadi.

Sabah da böyle oldu. Böyle doğru düzgün oturup konuşamadık ki seninle.

(Leyla) Yavrum işin doğası bu, boş ver.

Ben zaten yemeği yer, kalkarım. Hadi git.

Ama bunu telafi edeceğiz.

-Yaparız. -(Kadın) Sen keyfine bak.

Hesabı falan hiç düşünme. O iş bende.

-Saçmalama, git Yasemin. -Hadi öpüyorum.

(Erkek) Antalya'da kaza yapmış. Kör topala denk gelmiş.

(Erkek 2) Gelirken bir baktım var ya arabalar böyle böyle gidiyor.

Ne yaptım, aradan...

(Erkek 2) Ne olmuş kalbin mi varmış, abi?

(Gülüyorlar)

(Erkek) Lan var ya ne adamsın!

-Buyurun, Kenan Bey. -Beyefendileri uyarır mısınız lütfen?

İnsanlar rahatsız oluyorlar da.

(Erkek) Arabayı bu kullanmasın, kaza yapıyor.

Erdem Bey, rica etsem biraz daha sessiz olabilir misiniz?

Misafirlerimiz rahatsız oluyorlar.

(Erdem) Ee, biz misafir değil miyiz?

(Gülüyorlar)

(Garson) Elbette misafirimizsiniz ama sesiniz yüksek çıkıyor.

Rica etsem biraz sesinizi alçaltır mısınız, lütfen?

-Kim rahatsız oluyormuş? -(Garson) Kenan Bey.

Tanırsınız, kendisi haber spikeri.

-(Erdem) Nerede? -(Garson) Burada.

(Erdem) İşine baksın.

Hişt haberci, rahatsız mı oldun?

Sadece ben rahatsız olmadım, bütün restoran rahatsız sizden.

Ne olmuş, haber mi yapacaksın?

Yok, ben hayvan belgesellerine bakmıyorum. Ana haber bültenini sunuyorum.

-Ne diyor bu? -Ne oluyor?

(Garson) Lütfen Erdem Bey, Kenan Bey. Lütfen! Sakin, lütfen.

-Ne oluyor burada? -Sen de kimsin?

Yok.

Gel buraya.

Özür dile herkesten. Bekliyorum.

-Özür dilerim. -Yüksek sesle, herkesten.

Özür dileriz.

Beyefendilerin hesabını dışarıda alırsınız.

-(Garson) Buyurun lütfen. -(Erdem) Görüşeceğiz sonra.

(Klasik müzik)

(Boğazını temizledi)

(Boğazını temizledi)

(Klasik müzik devam ediyor)

Bir şey mi diyeceksiniz?

Az önce giden beylerin kulağına ne söylediniz?

Nazikçe uyardım.

Ben zaten ne söylediğinizi biliyorum.

Hiç sanmıyorum.

Savcı Hanım, bugün yargı dağıtıyor.

Tanışıyor muyuz?

Tanışmak mı istiyorsunuz?

-Laf atan sizdiniz. -Ben laf atmadım.

Ama siz laf atmamı istiyor gibisiniz.

Gözlerinizi dikmiş, bana bakıyordunuz...

...size kolaylık olsun diyeydi.

Tamam, işte ne güzel. Konuşuyoruz şu anda.

Size afiyet olsun.

(Klasik müzik devam ediyor)

Savcı olduğumu nereden anladınız?

Çantanız ya da elbiseniz marka değil.

Bu da orta gelirli olduğunuz anlamına geliyor.

Adamları az önce tehdit ettiniz. Ama bunu bir güç uygulamadan yaptınız.

Demek ki başka bir gücünüz var.

Polis derdim ama onda da silahınız yok.

Bugün olay yerinde çalıştığınız kanalın muhabirleri vardı.

Evet, doğru.

(Kenan) Pardon. Pardon.

Yanınıza gelebilir miyim?

Gelmenizi tercih etmem.

Sizi korkuttum mu?

Az önce benim kolay kolay bir şeyden korkmadığıma...

...şahit oldunuz sanıyorum.

Yok, öyle bir şey değil. Başka anlamda.

-Diğer anlamda? -Evet.

Korkmadım.

Bu şey...

...ava çıkmış şöhretli insan durumu.

Böyle bütün gün havada dolaştım. Şimdi avımı gördüm saldırıyorum.

Ben daha iyi ifade edemezdim.

Ön yargılar konusunda çok güzel bir söz var biliyor musunuz?

Eminim vardır.

Peki, benim hakkımdaki ön yargınız şöhretimden mi geliyor?

Hayır, cüretinizden.

-Laf atan sizdiniz bana. -Yani?

Yani siz konuşmak istediniz, ilk siz başlattınız.

Tamam, sizde...

...kadınların sakladıkları düşünceleri okumak gibi...

...gizli güçler var anlaşılan. -Kesinlikle, öyle.

Hatta, size bunu kanıtlayabilirim.

-Nasıl? -Aklınızdan bir sayı tutun.

-Ciddi misiniz? -Evet, gayet ciddiyim.

Eğer ben kazanırsam bu gece burada sizinle bir içki içerim.

Sonra iki yabancıyız, söz.

-Anlaştık. -(Kenan) Süper.

Kapatın gözünüzü.

Ama açmak yok.

Tuttum.

Açmayın sakın.

18

-Nasıl bildiniz? -Ben buyum işte.

(Kenan) Şefik Bey.

(Şefik) Buyurun Kenan Bey.

Bana her zamankinden hanımefendiye de...

(Şefik) Size de aynısından vereyim mi?

Kenan Bey, bu konuda çok zevklidir.

-Her konuda zevkliyimdir. -Kesinlikle.

(Leyla) Eminim öyledir.

Ama siz yine de bana aynısından getirmeyin.

Siz bana beyaz şarap getirin, lütfen.

(Şefik) Peki, hanımefendi.

(Sokak gürültüsü)

(Kenan) Adınızı söylemediniz.

Onu da tahmin edersiniz diye düşünüyorum.

İçkiyi fazla kaçırdım. Özel güçlerim zayıflamış.

Kusura bakmayın ama sizde tam...

...bir kadının adını soyadını öğrendikten sonra...

...ev adresini bulup 500 tane gül gönderecek adam tipi var.

Peki.

Sırf içiniz rahatlasın diye söylüyorum o zaman.

Ne olursa olsun bu gece, iki yabancıyız.

Yani en azından siz benim için öyle kalacaksınız.

Güzel, bu fikri sevdim.

Ayrıca ben düşündüğünüz gibi biri de değilim.

Nasıl birisiniz?

Göründüğüm gibi değilim. Yani...

...herkesin içinde başka biri yok mu zaten?

Doğru.

-Kimse kendisi olmaktan mutlu değil. -(Kenan) Kesinlikle öyle.

Mesela, sosyal medya.

Garip bir çağda yaşıyoruz.

Herkes olduğundan başka biri gibi davranıyor.

(Kenan) Olduğundan daha zeki...

...daha başarılı, daha karizmatik, daha...

Daha bir şey.

İlginç. İnsanlar korkularından yeni birini yaratıp ona inanıyorlar.

Sizi daha soğuk biridir diye düşünmüştüm.

Öyle değilsiniz.

Öyle dahi olsam...

...sizin gibi güzel bir kadına soğuk davranacak kadar deli değilim.

(Alaylı gülüyor) Ha ha mı?

Hiç tanımadığınız birine bu kadar rahat...

...iltifat ediyor olmanız beni inanılmaz geriyor.

Niye? İlk görüşte aşka inanmaz mısınız?

Buna inanmak için fazla yaşlıyım.

İlk görüşte olmazsa ne zaman olacak peki?

Zorlayıcı sorular soruyorsunuz.

Belki de kendimi size beğendirmeye çalışıyorumdur.

Kalkalım mı?

(Kenan) Tamam.

Yarın ilk iş, asistanıma sizin adresinizi ve adınızı soyadınızı buldurup...

...500 gül yollamak olacak.

-Bunu yapmayacaksınız. -Doğru, yapmayacağım.

Bir şartla.

("Tuğçe Şenoğul - Bu Gece" çalıyor)

Peki, neymiş o?

Bu şarkıda benimle dans edin.

Sonra iki yabancıyız.

Ünlü bir haber spikeriyle herkesin ortasında...

...dans edeceğimi düşünmüyorsunuz herhâlde.

Bunun neresi kötü?

-Sizi tanımıyorum. -Tamam, tanıştık işte.

Ben Kenan Öztürk, haberciyim. Bunu biliyorsunuz.

Az önce çok büyük bir sırrınızı paylaştınız.

Sadece bir dans.

"Gör beni, bulup karanlıklarda sar biraz"

'Okay'.

"Al sevgim hiç vermediğim kadar"

Aklınızdan bir sayı tutun.

"Unuttur yalnız yaşadığım her geceyi öyle gel"

Eğer kazanırsam dans ederiz.

"Sev"

Tamam, kabul.

Kabul.

-(Kenan) Tuttunuz mu? -Tuttum.

"İnanmasan bile gel"

Bir milyon 648 bin 400...

...53

-Nasıl yapıyorsunuz bunu? -(Kenan) İşte ben...

...bilmiyorum nasıl yapıyorum. Her seferinde aynı şey. Kazandım.

-Sonra iki yabancıyız. -(Kenan) Kesinlikle öyleyiz.

"Unuttur yalnız yaşadığım her geceyi öyle gel"

"Gel"

İnanamıyorum, nasıl kabul ettim!

Ki beceremem dans etmeyi.

Saçmalama, gayet beceriyorsun.

Şu anda böyle dans ettiğin için sana âşık olabilecek bin tane adam tanıyorum.

Kadınlarla nasıl konuşman gerektiğini çok iyi biliyorsun...

...onu anladım. -Fena değilimdir.

Bu arada, gerçekten söylüyorum. Ben göründüğüm gibi biri değilim.

Normalde daha utangacım. Bunları nasıl yapıyorum ben de bilmiyorum.

Hayatım boyunca almadığım iltifatı bir gecede aldım.

(Leyla) Herkes bize bakıyormuş gibi geliyor.

(Kenan) Bize bakıyorlar zaten.

Sorun da bu zaten. Kimse dans etmiyor.

"Sev beni sevilmediğim kadar"

"Unuttur yalnız yaşadığım her geceyi öyle gel"

"Gel"

Sonra iki yabancıyız.

Sonra iki yabancıyız.

(Müzik devam ediyor)

Pardon.

"Götür kanatlarında bu gece"

Önemli değil.

"Uçurup diyar diyar sev beni sevilmediğim kadar"

"Unuttur yalnız yaşadığım her geceyi öyle gel"

"Gel"

-(Kadın) İyi akşamlar. -İyi akşamlar.

-(Kenan) İyi akşamlar. -(Adam) İyi akşamlar, beyefendi.

-(Leyla) Teşekkür ederim. -Rica ederim.

Dokuzdu.

Hep dokuzdu.

-İyi akşamlar. -(Kenan) İyi akşamlar.

(Gerilim müziği)

(Erkek) İmdat, imdat!

İmdat! Kimse yok mu?

Yardım edin.

(Erkek) Kimsin sen? Ne istiyorsun benden?

İmdat! İmdat!

(Gerilim müziği)

(Erkek bağırıyor)

Ah!

Sen! Sen, haberci değil misin?

-Kenan Öztürk! -Doğan'ım ben.

(Erkek inliyor)

(Erkek) Ben sana ne yaptım?

Bana bir şey yapmadın ki.

Tanımıyorsun bile beni.

Bana bir şey yapmadın.

Ama ben sizin bütün yazdığınızı gördüm.

(Erkek acıyla bağırıyor)

(Müzik)

(Saat alarmı çalıyor)

(Müzik)

(Derin nefes verdi)

(Müzik)

(Telefon çalıyor)

-(Kenen) Alo? -(Murat ses) Alo? Kenan...

...bir an önce kanala gelmen gerekiyor abi.

-Ne oluyor ne bu telaş? -Abi bomba haber.

Ünlü İş Adamı Hamdi Atılbay'ın ormanda cesedi bulunmuş.

Haberi şimdi geldi

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

-Pelin arayın bir daha arayın. -Kenan.

-Nasıl ölmüş? -Bıçaklanmış, her yerinden bıçaklanmış.

-Emniyeti aradınız mı? -Aradım, kimliği doğruladı ama...

...nasıl olduğu konusunda detay vermiyor.

Tamam, aileye ulaşın hemen. Akşam haberlerine yetişsin.

-Aradım Kenan Bey, açmıyorlar. -O zaman eve birini yolla.

-(Pelin) Tamam. -Gündüz haberleri kimdeydi?

-(Kadın) Bende. -Canlı yayın için hazırlanın.

-(Kadın) Çıkıyordum ben de. -(Murat) Sondaki bandı girin, hızlı.

-(Erkek) Hazırlıyoruz, bitmek üzere. -Nasıl olmuş ya?

Kenancığım bombaya gel.

-Adamın organını kesmişler oğlum. -Ne diyorsun be?

Yani şu ana habere kadar...

...ulaşmak lazım aileye.

Bir insan niye yapar abi böyle bir şeyi?

Adam tehdit mi alıyormuş, düşmanı mı varmış?

Adamın düşmanı falan olamaz. Ömrünü hayır işlerinde geçirdi bu adam.

-Kurmadığı vakıf kalmadı ya. -Öyle, öyle de...

-Niye öldürsünler abi adamı şimdi? -Evet abi, sorumuz bu.

-Kim, bu adamı neden, niçin öldürsün? -Tamam, sen Pelin'le konuş...

...ailenin üzerine gidin bakalım, ne çıkacak oradan?

Tamam.

(Gerilim müziği)

Evet.

Sayın Savcı'm, Turan Başsavcı tanışmak için sizi bekliyor.

Tabii, geliyorum hemen.

(Müzik)

-Hoş geldiniz Leyla Savcı'm. -Merhaba.

Sayın Başsavcı'm şu anda görüşmede, biter bitmez sizi alacak.

-Tabii. -Şöyle buyurun.

(Erkek) Konuyla ilgileneceğim ben.

Sağ olun başsavcım, haberleşiriz.

-Hadi, iyi günler. -İyi günler.

Sayın Başsavcı'm, Savcı Leyla Gediz geldi efendim.

-Başsavcı'm, Leyla Gediz. Nasılsınız? -İyiyim, teşekkür ederim.

Gel savcım, buyur.

Öncelikle hoş geldin. Daha önce İstanbul'da görev yapmıştın herhâlde?

Evet efendim. Sonra Muş'a gittim, üç senedir Muş'taydım.

-Ne zaman döndün? -Üç gün önce. Dün başladım göreve.

-Burada işler yoğun tabii. -Evet.

Ev işlerini hallettin mi? Nerede kalıyorsun?

Şimdilik misafirhanedeyim.

-Ailen nerede? -Onlar da İstanbul'da.

Niye onlarla kalmıyorsun?

Pek görüşmüyoruz.

(Gerilim müziği)

Ah oğlum, melek kuzum, oğlum.

-Kuzum. -Anne.

-Nasılsın? -İyiyim ben.

Seni gördüm daha iyi oldum.

-Sen nasılsın? -İyiyim, iyiyim.

Merak etme, iyiyim.

Saçını kestirmişsin, ne güzel olmuş.

Sen böyle beğeniyorsun diye kestirdim. Sana hazırlık.

Senin o sevdiğin börekten getirdim, adamlara verdim. Al onu tamam mı?

Pırasalı.

(Sessizlik)

Çıkıyorsun oğlum.

Kaç gün kaldı şunun şurasında.

Sayılı gün çabuk geçer, derlerdi de inanmazdım.

1038...

...1038 gün.

Çabuk mu geçti size?

Öyle ya da böyle.

Geçti oğlum, geçti gitti. Allah bir daha göstermesin.

Bak ne diyeceğim, Nurhayat var ya, nasıl hazırlanıyor bir bilsen.

Sen geliyorsun diye nasıl heyecanlı. Etekleri zil çalıyor evin içinde.

Babam da çok sevinmiştir, değil mi?

-Sevindi tabii sevinmez mi? -Tabii.

Hoş geldin partisi de hazırlıyor mu bana? Evi süslüyor mu?

Oğlum geliyor diye kurbanlar kesiyor mu anneciğim?

Adamcağız perişan oldu hapishane köşelerinde. Git gel git gel.

Tahir bakma sen onun gelmediğine.

İçinde ne fırtınalar kopuyor, biliyor musun? Baban oğlum o senin.

Belli. Belli.

Kızı ne yapıyor babacığımın?

Yılmaz adalet bekçisi kızı.

Gerçeklerin tek savunucusu.

-Yok oğlum, Muş'ta hâlâ. -Aldım ben haberini anneciğim.

-Dönmüş. -Dönmüş mü?

-Sen nereden biliyorsun? -Ben bilmeyeceğim de kim bilecek?

(Müzik)

Babama söyle anne.

Yakında hem kızına...

...hem de oğluna kavuşuyor. Evde görüşürüz.

Tahir! Oğlum! Oğlum!

(Müzik)

Beykoz civarında bir cinayet işlendi, duymuşsundur.

-Hamdi Atılbay. -Evet, iş insanı.

Dosya sende.

Bakalım methettikleri kadar var mısın.

Sağ olun başsavcım.

(Müzik)

(Gemi düdüğü çalıyor)

(Polis telsiz sesleri)

-(Erkek) Hoş geldiniz savcım. -Kolay gelsin.

(Kuşlar ötüyor)

Talimatlarınız üzre olay yerinin güvenliğini aldık.

Olay yeri incelemeyi çağırdık. Gördü tanığı olup olmadığını soruşturduk.

Başka bir talimatınız var mı?

-Ne zaman bulunmuş? -Üç saat önce.

-Kim ihbar etti? -Balık avına çıkmış iki kişi.

Soruşturduk, gece evlerindelermiş.

(Gerilim müziği)

-Kolay gelsin. -Sağ olun.

(Gerilim müziği) (Flaş sesi)

Refik Komiser, beş altı saattir burada.

Bıçaklanmış.

Birçok yerinden. Dahası da var.

-Evet, nedir? -Adamın...

...şeyini kesmişler.

-(Bip) mü kesmişler? -Evet efendim, (Bip) kesmişler.

Çevirin adamı.

Savcım manzara epey kötü yalnız.

Yap dediğimi.

(Refik) Çevir, çevir.

(Gerilim müziği)

Kamuoyunun yakından ilgileneceği bir cinayet vakası.

Minnesota Otopsi Protokolü'nü uygulayalım.

-Tabii ki. -Otopsi 'full' video kaydına alınsın.

Çok iyi çok detaylı fotoğraflandırma istiyorum.

Peki savcım.

Biz bütün hazırlıklarımızı tamamladık. Buyurun.

(Müzik)

Sedef Hanım, Sedef Hanım bir şey söyleyecek misiniz?

Sedef Hanım, Sedef Hanım.

Çevir, genişle biraz.

-Sayın Savcı'm aile geldi. -Alalım.

Kayda gir.

-Merhaba Sayın Savcı'm. -Merhaba.

Buyurun.

-(Leyla) Nesi oluyorsunuz? -Oğluyum ben.

Bu hanımefendi de ablam.

Bir kişi yeter isterseniz.

Görmek istiyorum.

(Müzik)

Babanız olduğunu teşhis ediyor musunuz?

Sesli duyabilir miyim? Babanız olduğunu teşhis ediyor musunuz?

Evet.

Başınız sağ olsun.

(Müzik)

Siz başlayın ben geliyorum. Affedersiniz.

Affedersiniz.

Buyurun?

Biliyorum, doğru zaman değil ama sormak zorundayım.

Babanız tehdit alıyor muydu? Ya da düşmanı falan var mıydı?

Hayır, asla benim babam...

...çok iyi bir insandı, çok sevilen biriydi. Düşmanı asla yoktu.

-Tekrar başınız sağ olsun. -Teşekkür ederim.

(Telefon çalıyor)

-Efendim? -Efendim...

...olayı gördüğünü söyleyen bir görgü tanığı geldi.

Olayı gördüğünü yeni mi hatırlamış?

-Adli tıptayım, adliyeye getir. -(Refik ses) Hemen getiriyoruz.

(Tren ray sesi)

(Haber programı jenerik müziği)

İyi akşamlar Sayın Seyirciler. Doğru ve tarafsız haberin...

...değişmen adresi TVR Haber'e hepiniz hoş geldiniz. Ben Kenan Öztürk.

Bugün 11 Eylül 2023

Ülke gündemi oldukça yoğun, oldukça önemli başlıklarımız var.

Siyasi partiden gelen beklenmedik bir istifa, demişiz.

Bu biliyorsunuz ki hepimizin yakından takip ettiği bir süreçti.

Ettirilen bir istifa mıydı yoksa gerçekten beklenmedik...

...bir istifa mıydı, bunu konuşacağız. Bir diğer önemli konu...

...İstanbul’daki fahiş kira artışları.

-Ama tüm burada... -Görgü tanığını ne yaptınız?

-Burada, aşağıda efendim. -Getirin.

(TV - Kenan ses) Bugünkü bülteni üzücü bir haberle...

...üzücü ve özel bir haberle açmak istiyorum.

Türkiye bu sabaha korkunç bir cinayet haberiyle uyandı.

Sizin medyadan gerek hayırseverliğiyle gerek açtığı vakıflarla...

...gerekse kimsesiz çocuklarla ilgili yaptığı çalışmalarla...

...tanıdığınız bir isim bu. Aynı zamanda...

Görgü tanığı sen misin?

(Kenan ses) İş adamı, iş insanı Hamdi Atılbay'dan söz ediyoruz.

Atılbay'ın cansız bedeni...

Ee, bu saate kadar neredesin bey amca?

(Kenan ses) Olayla ilgili yetkililer soruşturmayı hâlâ sürdürmektedirler.

-Korkmuş Sayın Savcı'm. -(Leyla) Korkmuş?

-Evet, korkmuş. -Korktun mu sen?

Gördün mü peki, katili yani?

Gördüm.

Katili görsen tanır mısın?

Neye benziyordu, tarif et biraz.

(Leyla) Bey amca?

Bu adamdı.

(Gerilim müziği)

Amca sen şöyle geç.

TVR'a bir ekip gönderelim. Belki bir şey çıkar.

Emredersiniz de...

...bu Kenan Öztürk'ü biliyorsunuz, değil mi?

Evet.

Başsavcı vekilimizin oğlu. Turan Bey'in.

Öyle mi?

Başsavcıya haber verelim.

-(Erkek) Kendisi Ankara'ya uçtular. -(Leyla) Nöbetçi başsavcı vekili kim?

-(Erkek) Mehmet Başsavcı'm. -Tamam, haber et.

Hadi, alın siz.

-(Refik) Tapir. -(Tapir) Komiserim?

(Refik) Gel.

Emin misin bey amca, bu adam mı?

Bu adamdı.

Sevgili izleyiciler, bugünlük bültenimizin sonuna gelmiş bulunuyoruz.

Yarın yine aynı saatte Türkiye'nin en çok izlenen haber bülteninde...

...buluşmak dileğiyle. İyi geceler. Esen kalınız.

(Gerilim müziği)

Alıyorum mikrofonu Kenan Bey.

-(Pelin) Kenan Bey geçmiş olsun. -Teşekkür ederim Pelinciğim.

Kenan Bey.

Polisler dışarıda sizinle görüşmek istiyor efendim.

-Allah Allah! Hayırdır? -Bilemem efendim, isterseniz bir bakın.

Tabii ki bakalım.

-Buyurun Kenan Bey, memur beyler. -Merhabalar. Buyursunlar?

Kenan Bey bizimle adliyeye gelmenizi rica edeceğiz.

-Konu nedir? -Konuyu orada öğrenirsiniz.

Gitmemiz gerekiyor.

-Benim başım belada değil, değil mi? -Sanmıyorum ama.

Şaka yapıyorum zaten. Tabii gidebiliriz, buyurun.

(Öksürüyor)

(Gerilim müziği)

-Kenan Bey buradan. -Peki.

-Hoş geldiniz. -Merhabalar.

-Ben savcımı çağırayım. -Tabii tabii. Şöyle oturabilirsiniz.

Çok teşekkür ederim. İyiyim böyle. Sağ olun.

(Leyla) Kenan Bey hoş geldiniz.

Leyla Gediz, Cumhuriyet Savcısı.

Nihayet isminizi öğrenebildim.

-Buyurun, oturun. Bir şey içer misiniz? -Yok, teşekkür ederim.

Benim neden burada olduğumu öğrenmeye ihtiyacım var. Önce.

Tabii. Size birkaç soru sormam lazım.

Peki. Lütfen.

Dün akşam neredeydiniz?

Yemekteydim.

Yalnız mıydınız?

(Fısıldayarak) Şaka mı yapıyorsun şu an?

(Öksürüyor)

Çok güzel bir kadınla baş başa yemek yedim.

Orayı geçelim. Restorandan çıktınız?

Orası en heyecanlı kısmıydı ama.

-Sonra ne yaptınız? -Evdeydim.

Evde olduğunuzu teyit edecek kimse var mı?

Yani sanmıyorum. Ben niye buradayım?

Hamdi Atılbay cinayeti, biliyorsunuz.

Maalesef.

(Fısıldayarak) Tabii ki biliyorsunuz.

(Derin nefes verdi)

Bir görgü tanığı var.

Çok güzel.

Olay yerinde sizi gördüğünü iddia ediyor.

Na... Ben mi öldürmüşüm Hamdi Atılbay'ı?

Ben öyle bir şey demedim. Sadece işimi yapıyorum.

Peki.

Görgü tanığını getirin.

(Gerilim müziği)

(Öksürüyor)

(Leyla) Evet bey amca, buyur. Gördüğün bu adam mıydı?

(Gerilim müziği)

Buyursunlar?

Hep sizi yakından görmek istemişimdir.

Bey amca, bey amca sen bunu Kenan Bey'le tanışmak için mi yaptın?

-Evet. -Sen bizimle dalga mı geçiyorsun?

Alın bunu. Akli dengesi yerinde mi baksınlar.

-Gel abi. -(Polis) Hop hop hop!

-(Leyla) Şurada soruşturma yürütüyoruz. -Kızına git.

(Sessizlik)

Bir dakika bir dakika!

Kulağına bir şey söyledin. Ne söyledin?

Hiçbir şey.

Bey amca kulağına bir şey söyledin. Ne söyledin?

O hâlde ben söyleyeyim, ne söylediğini. Beni ne kadar sevdiğinden bahsetti.

-Sağ olsun. -Evet.

Götürün bunu.

Arkadaşlar gerçekten böyle bir şeye gerek yok. Bunlar hep oluyor.

Ne söyledi kulağınıza? Bir şey söyledi.

Söyledim ya, beni ne kadar sevdiğinden bahsetti.

Suratınız pek öyle demiyordu ama.

Pardon, suratım ne diyordu, bilmiyorum ama size yalan söylemiyorum.

İstersem sizi buradan çıkartmam, biliyorsunuz değil mi?

Leyla Hanım...

...biz sizinle karşılıklı olarak birbirimizi yanlış anladık galiba.

Benim meslek hayatımın yarısı bu tehditleri alarak geçti.

-Ya, diğer yarısı? -Bunlara aldırış etmeyerek.

İyi akşamlar.

Kenan Bey. Bakın...

...bu bir oyun değil. Size ne söylediyse bana söylemeniz gerekiyor.

Zaten öyle yaptım. Bana ne söylediyse söyledim size.

Beni ne kadar sevdiğinden bahsetti.

Refik Komiser, Kenan Bey'i misafir edelim.

Ciddi misiniz siz?

Kızı her şeyi biliyor, dedi.

Sedef.

(Gerilim müziği)

Teşekkürler.

Rica ediyorum. bu soruşturmaya karışmayın.

Asla.

Şimdi gidebilirsiniz.

Refik Komiser.

-Buyurun? -Şunu takip edin.

Belli, rahat durmayacak. Bana haber verisiniz.

Bir de şu adamı sağlık kontrolünden sonra bana getirin.

Emredersiniz.

(Murat ses) Kenancığım neymiş mesele?

Önemli bir şey değil ama senden bir şey isteyeceğim. Çok acil.

-Söyle. -(Kenan ses) Bana Hamdi Atılbay'ın...

...evinin konumu lazım. -Tamam.

Tamam, atıyorum Kenancığım. Atıyorum da sen ne işler çeviriyorsun?

Konuşuruz sonra.

(Gerilim müziği)

(Derin nefes verdi)

(Sessizlik)

-(Kenan) İyi akşamlar. -İyi akşamlar. Buyurun Kenan Bey.

Ben Sedef Hanım'la görüşecektim.

-Sizi şöyle alayım, hemen haber vereyim. -Teşekkür ederim. Bekliyorum.

(Sessizlik)

Kenan Öztürk. Buyurun.

Sedef Hanım başınız sağ olsun.

-Babanız çok iyi bir insandı. -Evet.

Ne işiniz var burada?

Biraz konuşmak ister misiniz?

Şu an müsait değilim.

Tahmin edebileceğiniz üzre hâlâ olayın şoku içindeyiz.

Evet, biliyorum. Tahmin edebiliyorum üzüntünüzü.

Ama yine de...

...babanız niye öldürülmüş olabilir? Düşmanı falan var mıydı?

Oradan cevabı biliyor gibi mi görünüyorum?

Belki de.

Benim de merak ettiğim bir soru bu.

Ayrıca siz neden cevabı bildiğimi düşündünüz?

Sezi diyelim.

Saçmalamayın.

Atilla Bey size yardımcı olsun. Kenan Bey'e yardımcı olur musunuz?

-(Sedef) Gitmesi gerek. -Bakın, ben yardımcı olabilirim size.

Neden, niye?

Komik misiniz siz?

Ayrıca ikimiz de senin neyin peşinde olduğunu çok iyi biliyoruz.

Ben yine de numaramı bırakacağım size.

Buyurun.

(Müzik)

-İyi akşamlar. -İyi akşamlar efendim.

Nasıl kaçar ya adam, nereye kaçar?

Savcım, arabaya koymuşlar, o ara nasıl becerdiyse kaçmış.

Ya kaç tane adamsınız!

Efendim merak etmeyin, takviye ekip de çıkardım, bulacağım.

Bana bak Refik Komiser, yemin ediyorum soruşturma açarım, hepinizi yakarım.

-Gidin bulun, hemen! -Emredersiniz.

Hadi!

Bulacağız.

Of! (Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

Efendim?

(Kadın ses) Sayın Savcı'm, ben polis memuru Ayşe.

Evet.

(Ayşe ses) Kenan Bey'i takip ettik, Sedef Hanım'ın yalısına...

...Hamdi Bey'in yalısına geldi.

Bak sen!

Tamam. Sen bana Kenan Öztürk'ün numarasını bul, gönder hemen.

(Ayşe ses) Hemen savcım.

Sen bizim başımıza bela açacaksın. (Mesaj geldi)

(Arama tonu)

Kenan Bey, Leyla Gediz.

Savcı Hanım!

Sizde hiç benim numaramı bulup gece gece arayacak tip yoktu ama...

...yani çiçek falan yollayacaksınız haberim olsun, evde değilim.

Şakanın sırası değil.

Sedef Hanım'ın evinde ne işiniz vardı?

Siz beni takip mi ettirdiniz?

Tabii ki takip ettirdiniz.

Soruşturmayı riske atmanıza izin vermeyeceğim Kenan Bey.

Dikkatli olsanız iyi olur.

(Leyla ses) Kadın size bir şey söyledi mi?

Leyla Hanım, bir sakin olur musunuz lütfen?

Yani bugünkü böyle azar kotamı doldurmuş olabilirim, 'okay'?

Ki kadın kovdu beni, ki zaten bunu biliyorsunuzdur.

Sizi uyardım Kenan Bey, tekrar uyarmayacağım.

Yok yok, uyarınızı aldım. Bye.

(Meşgul tonu)

Ah!

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

(Telefon ısrarla çalıyor)

Efendim anne?

İstanbul'a gelmişsin kızım.

Evet, geldim.

Telefonlarımı niye açmıyorsun?

Yoğundum, bir şey mi oldu?

Baban bir kalp krizi geçirdi birkaç gün önce, belki görmek istersin.

Ne diyorsun anne sen, nasıl durumu?

(Leyla'nın annesi ses) İyi, iyi şimdi, evde dinleniyor.

Ya bana nasıl haber...

Geliyorum ben.

Leyla!

Al bunları da.

-Hacer, Leyla geldi. Çekilin, çekilin. -Hoş geldiniz.

-(Leyla'nın annesi) Hoş geldin kızım. -Nerede babam?

Yukarıda, odasında.

Leyla.

(Duygusal müzik)

Aç mısın Leyla, sana bir şeyler hazırlattırayım mı?

(Leyla) Değilim.

Leyla mı geldi?

Evet, ben çağırdım.

Niye?

Senden izin mi alacaktım?

Yok, o anlamda demedim anneciğim, şaşırdım sadece.

(Duygusal müzik)

Şerefsizler.

Yalan dolan haber dolu her yer.

Lan bir de doğruları yazın.

(Leyla) Baba.

Kızım.

-Ne oldu sana böyle ya? -Leyla!

(Leyla'nın babası) Of, kızım benim.

Bana nasıl haber vermezsiniz?

İyiyim kızım, iyiyim.

Ah baba ya, iyisin değil mi, bak başka bir şey yok?

-Yok. -(Leyla) Doğruyu söyle.

Vallahi billahi hiçbir şeyim yok.

Of! Tamam iyisin.

Nasıl oldun, ne oldu, anlat.

Ya kızım, işte arkadaşlarla maç izliyorduk.

O da böyle o günlük kahveyi biraz fazla kaçırmışım.

Tam böyle son dakika.

Yani gol sevinci sadece?

İşte gol olmadı.

Sonra da gözümü hastanede açtım.

Başka bir şey olmadı?

-Yok, vallahi yok. -(Leyla) Başka bir şeye üzülmedin?

Yok yok, hiçbir şeye üzülmedim. Kurban olurum ben sana.

Sen nereden duydun da geldin?

Birkaç gün önce geldim ben, işe bile başladım.

Nerede kalıyorsun?

Misafirhanede.

Canım kızım benim ya. Ne işin var misafirhanelerde?

Gelsene evine işte.

İyiyim ben.

Ev bakıyorum ben zaten.

(Leyla'nın annesi) Leyla.

Bak, sana bizim bahçenin limonundan limonata yaptım, özlemişsindir kızım.

Sağ ol anne.

Bey, Leyla geldi yüzün gülüyor, değil mi?

Geldi, benim ilacım geldi.

Şahende, inerken bütün ilaçları götür.

Şurubum da ilacım da burada.

(Leyla'nın babası) Canım kızım benim.

Ben gideyim Hacer'e söyleyeyim de senin odanı hazırlasın.

Yok yok, ben kalmayacağım.

-Bu gece kalsaydın bari Leyla. -Çok işim var yarın benim anne.

(Leyla) Hatta ben şimdi gideyim baba, sen de dinlen.

Şu doktorun numarasını gönder bana, takip edeceğim.

-Ben sana pek güvenemedim. -Tamam.

Bak, kalbim küt küt atıyor, gitme Leyla.

Yapma lütfen.

Kurban olurum ben sana narçiçeğim. Canım kızım benim.

-Geleceğim ben yine, takip edeceğim bak. -Tamam.

Bilirsin bırakmam peşini.

Bilmem mi?

-Dikkat et kendine. -(Leyla'nın babası) Tamam kızım, sen de.

Leyla.

-Ben iyiyim kızım. Bak, turp gibiyim. -İyisin iyisin, belli.

Ekrem, yat sen, ilaçlara geleceğim şimdi. Leyla.

Hemen gidecek misin Leyla?

-Çıkayım ya, geç oldu. -Hoş geldin Leyla.

Kızım, baban az kalsın ölüyordu. Gel biraz daha kal, konuşalım.

Sen niye bana haber vermiyorsun ki zaten anne?

Yavrum 50 kere aradım seni, açmadın telefonlarımı.

Mesaj at, çok mu zor?

Leyla, gel biraz konuşalım yavrum.

Ne konuşacağız? Aynı şeyleri konuşacağız.

Abin yakında çıkıyor.

Gözünüz aydın.

Bu kadar çabuk çıkması mucize.

Müebbet mi yeseydi, ne yapsaydı mutlu olurdun?

Hapiste çürürse mutlu olur muydun mesela?

Yok. Sarhoş araba kullanıp, gencecik bir kızı öldürmeseydi mutlu olurdum.

-Nuray, kızım, sen bir sus. -Ya ben niye susuyorum anne?

Benim kocam, senin de oğlun! Bu attırmadı mı hapse?

Doğru konuş benimle!

Ne yapsaydım?

Küçücük kızın vücudunda kırılmadık kemiği kalmamış.

Ailenin bütün ümidi yitip gitmiş. Ne yapsaydım?

-Ben anlaşmıştım aileyle. -Anlaşmadın anne, rüşvet verdin.

Kan parası o, kan. Aile de razıydı bu duruma.

-Ben değildim. -Yavrum bu bir kazaydı.

-Kaç kere anlatacağız sana? -Kaza falan değildi, cinayetti.

-Bilerek mi yaptı? -Sarhoştu.

Abin hapse girdi eline ne geçti?

Onca haksızlık oluyor dünyada.

Onca suçlu elini kolunu sallaya sallaya sokaklarda geziyor.

Benim oğlum hapse girdi, ne oldu? Dünya mı kurtuldu?

(Şahinde) Kutsal adalet yerini mi buldu?

Anneciğim bak...

...adalet önce insanın kendi vicdanında gelişir.

Sonra herkese layığını, payını verir.

Yani herkes layığını yaşıyor. Bana sakın bir hata yapmışım gibi konuşma.

-Abin o senin, benim de evladım! -Ya ben de senin evladınım!

Keşke arada hatırlasan!

O ne biçim laf ya? Tabii ki sen de benim evladımsın.

Abim hapse girdiği gün evladın değil miydim...

...beni bu evden kovduğunda?

Bu aileye ihanet ettin, bu sofrayı hak etmiyorsun, dediğinde...

...ben evladın değil miydim?

-Leyla bak... -(Leyla) Biliyorum, sakın!

Sakın hiçbir şey söyleme, ben biliyorum anneciğim.

Sen bana kızgın değilsin.

Sen abime de kızgın değilsin, sen kendine kızgınsın.

Çünkü senin biricik oğlun kusursuz yetiştirdiğin prensin bir hata yaptı...

...ve sen onu örtbas edemedin.

(Leyla) Yazık, çok yazık.

İnşallah bir gün sen de anne olacaksın.

İşte o zaman bir annenin evladı için neleri göze alabileceğini öğreneceksin.

Bu lafların için var ya gelip benden teker teker özür dileyeceksin.

(Şahinde) Ama bakalım ben o zaman burada olacak mıyım.

Mezarıma gelirsin artık.

Ya sen nasıl bu eve gelebiliyorsun ya, aklım almıyor benim, pes artık!

Bana bak, burası benim evim, ben bu evde büyüdüm! Sen kimsin?

(Ekrem) Yeter!

Nuray, çık odana, çık!

-Baba, ben bir şey demedim. -Tamam, cevap verme, rahat bırakın kızı.

(Ekrem) Tamam kızım, sen de git.

Geç oldu. Bir de aklım sende kalmasın.

Kusura bakma baba.

Efendim baba?

Oğlum, ne oldu, adliyeymişsin bu gece?

Sorma ya, küçük bir yanlış anlaşılma ama hallettim.

(Turan ses) Ben Ankara'dayım, önemli bir toplantı var...

...yarın geleceğim. Her şey yolunda değil mi?

Yolunda yolunda, merak etme, gelince konuşuruz, tamam mı?

-(Turan ses) Tamam, iyi geceler. -Sana da baybay.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Hih! Ah!

Değerli izleyenler, şu anda Hamdi Atılbay'ın anma töreni için...

...şirketinin önündeyiz.

Çok sayıda dernek, vakıf ve okullar açmış olan sanayici iş adamı Hamdi Atilbay'ın...

...sevenleri de onu son yolculuğunda yalnız bırakmadı.

(TV kadın spiker ses) Oldukça fazla katılımın olduğu anma töreninden sonra...

...defin işlemleri için Zincirlikuyu Mezarlığı'na gidilecek.

(Gerilim müziği)

Alo, ben Leyla Gediz. Dün otopsi için gelmiştim.

(Erkek ses) Buyurun Sayın Savcı'm.

Bir şey soracağım. Hamdi Atılbay'ın gözleri ne renkti?

Orijinalinde kahverengi ama bize geldiğinde gözlerinde...

...mavi renk lens vardı.

Hep kullanıyor muymuş?

Yani doğrusu gözleri bozuk muymuş?

Orasını bilemiyorum ama biz herhangi bir olumsuz bulguya rastlamadık.

Tamam, teşekkür ederim.

(Turan) Geçen gece haberim yok, Kenan'ı çağırmışsın buraya.

Oğlum olduğunu biliyor muydun?

Söylediler efendim.

Söylediler?

Buna rağmen gelsin dedin, öyle mi?

Evet.

Biz nöbetçi başsavcıya haber verdik size ulaşamayınca.

Aferin.

Herkesin maçası yemez ama aferin.

Böyle olacaksın, gerektiğinde babanı bile tanımayacaksın. Otur otur.

Şimdi anlat bakalım tam olarak ne oldu?

Biri gelmiş görgü tanığı, Kenan'ı teşhis etmiş falan.

O iş tam öyle değil başsavcım.

Adam bir şeyler biliyordu. Kenan Bey'in de bilmesini istedi.

Hım, kimmiş peki? Bir de kaçmış gitmiş.

Belki katili tanıyordu, belki katilin kendisiydi. Böyle şey yapılır mı?

Aranıyor her yerde efendim.

Nasıl olmuş, nasıl kaçmış kimse anlamamış.

Biraz da yarım akıllı, dinlemedi galiba.

Peki kimin nesiymiş bu herif, fotoğrafı falan yok mu?

Size bıraktığımız dosyada var.

(Turan) Bulsunlar onu, enselerinde boza pişir, peşlerini bırakma.

Bırakmıyorum efendim.

(Gerilim müziği)

Bir şey mi oldu başsavcım?

Yok yok, bir şey olmadı.

Başka şüpheli var mı?

Henüz yok.

Tamam, çıkabilirsin.

(Gerilim müziği)

Emniyet müdürünü bağla, acil de.

(Telefon çalıyor)

Bağla, tamam.

Alo, müdürüm nasılsın?

İyi iyi, nasıl olsun bildiğin gibi. Ankara'daydım.

Bak, ne diyeceğim. Bu Hamdi Atılbay olayını biliyorsun.

Ortalık fena karıştı.

Bu olayla ilgili biri gelmiş buraya görgü tanığı mı ne.

Sonra da nasıl olduysa kaybolmuş gitmiş, haberin vardır.

Bu adamı bulursanız direkt önce bana haber verin, olur mu?

(Gerilim müziği)

Göreceksiniz bu işin altından kesinlikle başka bir şey çıkacak.

Nasıl bu kadar eminsin?

Emin değilim.

Öyle hissediyorum.

Abi, bana soracak olursan işte manyağın birine denk geldi, bu kadar.

İyi de yani niye bizimle uğraşıyor?

Sen şu an ne dediğinin farkında mısın?

Ne diyormuşum?

Bu kişi kimse cinayeti işleyen ancak o kişi olabilir.

Yani katil.

(Nükhet) Tabii.

Umarım öyledir.

(Murat) O ne demek şimdi?

Devamı gelecek demek, reyting demek.

Biz ne diyoruz...

Arkadaşlar siz bazen unutuyorsunuz ama ben bir iş insanıyım...

...burası da bir ticarethane.

Size biraz acımasız gelebilir ama bu böyle.

Nükhetçiğim, sen zaten acımasız ve duygusuz bir insansın canım.

İltifat kabul ediyorum tatlım.

(Kapı vuruldu) (Pelin) Girebilir miyim?

-Gel. -Kenan Bey, isimsiz bir mail geldi.

(Gerilim müziği)

"Ormana bıraktığım tek şey Hamdi'nin cesedi değildi."

Ne diyorsun?

(Pelin) Burası Hamdi Atalay'ın öldürdüğü yer ve sanırım katil bırakmış bunu.

-(Kenan) Ne bu şimdi, ne bu abi? -Ver onu bana.

Al işte, al. Ne dedim abi?

Ne bu şimdi, ben bundan hiçbir şey anlamadım.

Anlamayacak ne var?

Adam bizimle uğraşıyor işte, bize yolluyor. Biz de uğraşacağız.

(Gerilim müziği)

(Kuş sesleri)

(Gerilim müziği)

(Geçiş sesleri)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Sinek vızıldıyor)

(Sinek vızıldıyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Oyuncak ses) Merhaba, benimle oynar mısın?

(Refik) Bunu nasıl buldunuz Sayın Savcı'm?

Sizi aramayı genişletin dedim, değil mi?

İşinizi nasıl yapıyorsunuz, böyle mi?

Katil bulmamızı istediği için buldum.

Adamın gözlerine lens takmış.

Peki, neden oyuncak bırakmış ki?

(Telefon çalıyor)

Bilmiyorum.

Ama kime soracağımı biliyorum.

(Telefon ısrarla çalıyor)

Efendim?

Savcı Hanım, Kenan ben.

Kenan Bey, ben şu an hiç müsait değilim.

Olay yerinde oyuncak bir ayı buldunuz mu?

Siz ner...

Nereden çıkarıyorsunuz bunu?

-Yollamış. -Ha?

Kenan Bey, sakın bunu haber yapmayın.

Savcı Hanım, ben sizin emrinizde bir çalışan değilim, hatırlatırım.

(Leyla ses) Soruşturmaya zarar veriyorsunuz.

Ben sadece halkın haber alma özgürlüğünü sağlıyorum, iyi günler.

-Bana fotoğrafını yolla hemen. -Tamam.

-Bir de bir üstümü getirir misin? -Tamam Kenan Bey, hemen.

Bu adam başıma bela olacak benim.

Buradan bir bilgi sızdı mı?

Herhangi birinizden bir bilgi sızdı mı?

Efendim, olmaz öyle şey.

İşinizi düzgün yapın, düzgün arayın!

Emredersiniz.

Bela!

(Gerilim müziği)

Kenan Bey, ne işiniz var sizin burada?

Sedef Hanım'la görüşmeye geldim.

Saçmalamayın. Gider misiniz buradan?

Hayır tabii ki.

Kenan Bey, soruşturma yürütüyorum ben burada.

Ben de haber almaya çalışıyorum. Bunun nesini anlamadınız?

Sedef Hanım'dan uzak durun.

Tamam.

Kenan Bey, haddinizi aşıyorsunuz!

Neye güveniyorsunuz?

Anladık babanız başsavcı, anladık ünlüsünüz.

Ama bırakın da işimizi yapalım.

Sayın Savcı'm, bir kere bir: Babamı bu işe karıştırmaktan vazgeçin.

İki: Ünlü olduğum için burada değilim.

-Niçin buradasınız o zaman? -Gerçeği öğrenmek için.

Kadının sizden hoşlanmadığını biliyoruz. Bırakın önce ben konuşayım.

Buyurun.

Sedef Hanım sizi görmesin.

Sedef Hanım.

Ben Cumhuriyet Savcısı Leyla Gediz.

Adli tıpta görüşmüştük hatırlarsanız.

Buyurun.

Çok önemli bir şey için sizi bir dakika alabilir miyim?

Geliyorum şimdi.

Sizin için zor bir gün.

Biraz acele eder misiniz lütfen? Konuklar bizi bekliyor.

Tabii.

Bugün bir bilgiye ulaştık.

Babanızın cinayetini aydınlatmada bize yardımcı olabilir.

Siz de görün istedim.

Belki size bir şey ifade eder.

Babanızın öldürüldüğü yerde bulduk.

(Gerilim müziği)

Tanıdık geldi mi?

Sedef Hanım.

Sedef Hanım.

Sedef Hanım, bir şey biliyorsanız lütfen söyleyin. Çünkü önemli.

Bakın, yaptığınız şey çok yanlış.

Bugün bizim en acı günlerimizden biri.

-Ne oluyor? -(Erkek 1) Ne oluyor abla?

Zor bir gün, tabii.

(Erkek 2) Sayın misafirlerimiz, buyurun salondaki yerlerimize geçelim.

Buyurun.

(Gerilim müziği)

(Erkek 3 ses) Değerli konuklar, kıymetli Atılbay ailesi...

...değerli çalışma arkadaşlarım.

-Ne söyledi? -(Erkek 3 ses) Maalesef bugün burada...

...çok acı bir olay için bir araya gelmiş bulunuyoruz.

Başarılı iş adamı, patronumuz, Muzaffer Hanım'ın 40 yıllık hayat arkadaşı...

...Sedef, Orhan ve Nazmi'nin babaları ve bu ülkenin...

Dikkat ettin mi?

...en büyük hayırseverlerden biri olan...

...Hamdi Atılbay'ı... -Sadece onda resim yok.

...bugün korkunç bir cinayete kurban verdik.

-Bak. -(Erkek 3 ses) Şimdi müsaadenizle...

...Sedef Atılbay İber'i buraya davet ediyorum.

Teşekkür ederim.

(Boğazını temizledi)

Öncelikle böyle acılı bir günde...

...acıklı bir günde...

...bizimle birlikte burada olduğunuz için çok teşekkür ederiz.

Biliyorsunuz babam kurucusu olduğu vakıflara...

...çok değer veren bir insandı.

Geçtiğimiz 30 yılda binlerce öğrenciye burs verdi.

Onları okuttu.

Onları büyüttü.

Onlara sahip çıktı.

Benim babam...

...binlerce...

...kız çocuğuna destek verdi.

Hişt...

(Gerilim müziği)

Neyse, bence gidebiliriz.

Tabii siz...

(Gerilim müziği)

Siz bunlardan bazılarına tecavüz ettiğini bilmiyorsunuz.

(Sedef) Hamdi Atılbay, benim babam...

...toplumdaki görüntüsünün aksine...

...çok şerefsiz, aşağılık, pislik...

...tacizci, tecavüzcü bir adamdı.

-Yeter artık Sedef! -Susturun şunu!

Gidelim kızım.

Anne niye öyle bakıyorsun?

Nasıl izin verdin anne? Niye beni susturuyorsun?

-Dışarı! -Hep beni susturuyorsunuz.

(Üst üste bağrışmalar)

Ben iki kez intihar ettim!

Orhan çıkar şunu, yoksa elimden bir kaza çıkacak!

(Üst üste bağrışmalar)

(Üst üste bağrışmalar)

Hey! Bırak kadını!

(Üst üste bağrışmalar)

-Ben bu davanın savcısıyım. -Savcıysan savcısın.

-Aile arasında, karışma! -Elini çek dedim!

Sen kimsin cumhuriyetin savcısına kafa tutuyorsun?

Bak seni sürdürürüm, sen beni tanımadın...

-Denesene! -(Orhan) Seni sürdürürüm.

(Üst üste bağrışmalar)

-Ne işe yarıyorsunuz siz? -Anne!

-Al bunları! -Nasıl izin verdin?

(Üst üste bağrışmalar)

-(Gazeteci kadın) Kenan Bey neler oluyor? -Sağ olun arkadaşlar.

Çekil!

(Üst üste konuşmalar) (Fotoğraf çekiliyor)

(Erkek gazeteci) Kenan Bey bir açıklama yapar mısınız?

(Üst üste konuşmalar)

(Gerilim müziği)

(Leyla) Bence ifade verebilecek durumda değil, siz ne düşünüyorsunuz?

Bana bir yarım saat daha verin. Çünkü konuşmak istiyorum dedi.

Eşi yanında ya, rahat etmeyebilir. O gitsin ben halledeceğim, merak etmeyin.

Tamam, sağ olun.

Bir şey dedi mi?

Henüz değil.

Bir sürü telefon alıyoruz. Kadınlar, kızlar...

Hepsi konuşmak istiyor. Adam bunu gerçekten yapmış.

(Leyla) Ve birçoğunu tehdit etmiş.

Aileni mahvederim, konuşursan öldürürüm...

Tamam, tamam.

-Sana da oluyor mu? -Ne oluyor mu?

Katilin yerinde olma arzusu.

Öfkelenmeyi anlarım, kızmayı da...

...ama birini öldürmek başka bir şey.

O adamın mahkemede pişmanlık içinde ağladığını görmeyi tercih ederim.

(Kenan) Pişmanlık içinde mahkemede ağlamak.

O adam çok zengindi, içeri girseydi de çıkarırlardı onu.

Çıkamazdı Kenan.

Siz romantik misiniz yoksa beni mi deniyorsunuz?

Tam aksine, gerçekçiyim.

Yani eğer o adam içeri girseydi çıkamazdı, öyle mi?

Peki kızı konuşur muydu?

Ya da konuşsa ne olurdu, bunu hiç düşündünüz mü?

Ben varsayımlarla hareket etmem, delillerle ederim.

Ve şunu biliyorum, birini öldürmek adalet değil, cinayet.

Haklı ya da haksız.

Evet orası öyle de işte sanki o adamı kıskanıyorum.

-(Kenan) Katili yani. -Katili mi?

-Sosyal medyaya baktın mı? -Hayır, ne olmuş?

Adam bir kahramana dönüşmek üzere.

Tekrar söylüyorum, o bir katil.

(Kenan) Biliyorum da...

...ama insanlar sevdi. Bence tekrar yapacak.

Nereden anladın?

Anlamadım.

-Öyle hissediyorum. -Su ister misin?

Teşekkür ederim.

Ben kanala geç kaldım, yetişeyim. Kolaylıklar.

Bu arada bugün orada yaptığın şey...

...takdire şayandı.

-Ben sadece görevimi yaptım. -Biliyorum.

Ama sizi en başta çok ciddiye almamıştım.

Neden?

Ciddiye alınmak için fazla güzelsiniz.

İltifat mı, hakaret mi anlamadım.

Gerçekten güzelliğiniz bir yana...

...cesaretiniz takdir edilesi. Söylemeden edemezdim.

Sırada ne var, yemek daveti mi?

-Çağırsam gelmezsiniz. -Doğru.

Çünkü ben başsavcının oğluyum.

Ondan değil.

Neden?

Kolay gelsin Kenan Bey.

(Duygusal müzik)

(Turan) Kenan!

Şimdi duydum, hayırdır, ne oluyor?

-Savcı Hanım'la konuşuyordum da baba. -Ankara'da işim uzadı, anca gelebildim.

-Güzel. -Sen nasıl bulaştın bu işe?

İfaden falan alınıyor, saçma sapan işler.

Sorma, birisi her şeyin bilinmesini istemiş, ben de yardımcı oldum.

-Sorun yok. -Tamam, sabah kahvaltıya gel, konuşalım.

-Tamam. -Annen de merak ediyor.

Merak etme.

(Gerilim müziği)

İyi akşamlar.

Sokak bu da hangi dükkândı? Numarası kaçtı ki bunun?

(Gerilim müziği)

Ustam selamünaleyküm.

Aleykümselam, hayırdır hemşerim?

Ben birini arıyorum da en son senin yanda lastik işleri falan yapıyordu.

-Kim, ismi ne? -İdris Usta.

İdris... Yabancı gelmedi ama.

Bu.

Oradan seçemem ki. Bir bakayım şöyle yaklaştıralım.

Bizim İdris Usta, hatırladım. Buradan taşınalı en az üç sene oldu.

Geçenlerde Rasim Usta rastlamış.

Dolapdere'de yine lastik işleri yapıyormuş.

Anladım, sağ ol. Hayırlı işler.

(TV Kenan ses) İyi akşamlar sayın seyirciler.

Doğru ve tarafsız haberin değişmeyen tek adresi...

...TVR Haber'e hepiniz hoş geldiniz. Ben Kenan Öztürk.

Bugün 12 Eylül 2023

Hamdi Atılbay cinayetinde bugün yaşanan önemli bir gelişme...

...bütün Türkiye'de büyük yankı uyandırdı.

Hamdi Atılbay'ın kızı Sedef Atılbay İmer'in...

...Atılbay Holding'de yaptığı itiraftan sonra...

...haber kanalımıza birçok benzeri ihbar geldi sayın seyirciler.

Çok uzun bir zamandan bu yana birçok kadını taciz ettiği...

...hatta tecavüz ve istismar ettiği iddialar arasında yer alıyor.

(Gerilim müziği)

(TV Kenan dış ses) Emniyet güçlerimiz hâlâ katilin peşindeler.

Ama ne yazık ki katilin kendisine ait ne bir ize ne de bir ipucuna rastlanmadı.

Bugün yaptığınız şey, onlarca mağdur kadına cesaret verdi.

-Bunun için teşekkür ederim. -Sağ olun.

Ve sakın korkmayın. Ben burada olduğum sürece size kimse zarar veremez.

Size bir koruma tahsis edilecek.

Dilerseniz kardeşlerinize uzaklaştırma kararı çıkartabiliriz.

Gerek yok, gerçekten.

Lütfen bize güvenin.

Başka bir yerde kalmak isterseniz yer de ayarlarız.

Gerek yok, bir kız çocuğum var. Sağ olun.

Özlem kartımı verir misin?

Burada benim özel numaram da var.

7/24 beni arayabilirsiniz, neye ihtiyacınız olursa.

Bunu sadece bir cumhuriyet savcısı olarak değil...

...bir kadın olarak da söylüyorum. Neye ihtiyacınız olursa.

Ben size eşlik edeyim.

Komiserim pardon.

-İyisin, değil mi? -İyiyim.

Refik Komiser'im.

Sedef Hanım ve ailenin her şeyine bakalım.

Kamera kaydı, HTS kaydı, ne var ne yok inceleyelim.

Para transferi, şüpheli bir arama...

Evde çalışan hizmetlilerin de ifadesi alınsın.

Onlardan mı şüpheleniyoruz?

Bugün yaşananlardan sonra tüm aile şüpheli.

Sağlama alalım.

(Arama tonu)

(Arama tonu)

(Arama tonu)

-(Leyla ses) Efendim? -Sence duracak mı?

Katil mi?

Bence durmayacak.

-Bu kanıya nasıl vardın? -(Kenan ses) Ayıdan.

Yani benim bulmamı istedi. Senin de bulmanı istedi.

Demek ki durmayacak.

Belki de ama başaramayacak.

-Bundan nasıl emin oluyorsun? -Çünkü yakalanacak.

Göreceğiz.

Çok isterdin değil mi? Ana haberde bir seri katil haberi.

Tüm Türkiye ekrana kilitlenmiş, izlenmeler iki katına çıkmış.

Sana bir teklifim var. Acaba bütün bunları bir yemekte mi konuşsak?

Kenan Bey tanıştığınız her kadınla flört etmeye alışkın olduğunuzu...

...tahmin edebiliyorum. Ama ben bunu yapmayacağım.

Şimdi şunu açıklığa kavuşturmak lazım...

...birincisi, ben tanıştığım her kadınla flört etmem.

Her tanıştığım güzel kadınla da flört etmiyorum.

Kaldı ki etrafımda ne kadar güzel kadınlar olduğunu tahmin ediyorsunuzdur.

Öyle mi? Nasıl kadınlarla flört edersiniz?

Zeki ve cesur kadınlarla.

Bir de buna inanacak kadar saf kadınlarla herhâlde.

İyi geceler Kenan Bey.

(Meşgul tonu)

(Müzik)

-Sigara böreği. -Üf!

Dün akşam haberlerde izledim.

Yani anlamıyorum.

Bu insanlar ne ara bu kadar kötü oldu anlamıyorum.

Bu lafı da hiç sevmem.

Anneciğim insanlar zaten kötüydü, sizin şimdi haberiniz oluyor.

Sayemde.

-Havalara bak havalara. -Babam nerede?

-Daha uyanmadı. -Nasıl?

Bütün gece tıkır tıkır bir şeylerle uğraştı durdu.

Sabah yatağa geldiğinde ezan okunuyordu.

(Kenan) İyi, ben onu uyandırayım o zaman.

(Kenan'ın annesi) Tamam hadi uyandır. Geç kalmayın, her şey soğuyor.

Merak etme.

Ne oldu?

Günaydın.

Kenan oğlum burada ne yapıyorsun?

Asıl sen ne yapıyorsun? Saat kaç oldu, bu saate kadar uyunur mu?

(Turan) Niye, saat kaç ki?

-10.00 -Ne?

(Kenan) Evet.

Oo, insan bu saate kadar uyandırılmaz mı be.

Dün gece ne yaptın bakalım?

Bir şeylere baktım.

Aile albümlerini çıkarmışsın.

-Kafama bir şey takıldı da. -Ne takıldı?

Dur be oğlum, ne bu böyle sabah sabah, ahiret sorusu gibi?

Bir şey söyleyeceğim, gel, gel, gel, hiç kaçma.

Genelde suçlu insanlar senin bu verdiğin tepkileri verir, biliyorsun değil mi?

Saçma sapan konuşma lan, ne suçlusu?

Hadi kahvaltıya, geç kaldık zaten, ben de geliyorum.

(Kenan'ın annesi) Hadi, nerede kaldınız?

Bak, söylenmeye başladı, hadi.

Tamam.

(Kenan) Geldik!

Sabahat teyzenin oğlu var ya, Şevket, yine baba oldu. Üçüncü çocukları.

Anneciğim sabah sabah başlama gözünü seveyim.

Sen de vallahi çocuk her geldiğinde aynı mesele, bozuk plak gibi.

Ne var canım, bizim bir ayağımız çukurda.

-Ne çukurda? -Yok artık.

Kimin ayağı çukurda?

Canım mürüvvetini görmeyelim mi? Torun tombalak sevmeyelim mi?

Anneciğim hepsi olacak ama şimdi değil, sonra.

Ne zaman?

Bilmiyorum.

Her şeyi biliyorsun, bir de bunu bil.

Oğlum en iyisi sen bir an önce kendine bir kız bul.

Yoksa biz anneni televizyonlarda programlarda gelin ararken toplarız.

-(Kenan) Yok artık. -Çıkarım vallahi.

-Hadi kahveye yer kalsın, bahçeye. -Hadi.

Kaçın, kaçın.

Siz kaçın.

Adam çağırdı, gelmeyeyim mi?

Oh, ellerine sağlık.

-Kahveyi kendiniz yapın. -(Kenan) Zevk ile.

-Arayı çok açma. -Merak etme, hadi gir içeri, soğuk.

-Görüşürüz oğlum. -Görüşürüz babacığım.

-Bana bak, yine gel. Kadın özlüyor. -Tamam, merak etme.

Parmağına ne oldu?

-Bir yerde oldu herhâlde, bilmem. -İyi, tamam. Kendine dikkat et.

Merak etme.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Telefon çalıyor)

-Alo. -(Elektronik erkek ses) Savcı Hanım.

Kimsiniz?

(Elektronik erkek ses) Şimdi beni iyi dinle, dediklerimi aynen yapacaksın.

Kimsin sen kardeşim?

(Elektronik erkek ses) Ben aradığın kişiyim. Tanışmanı istediğim bir kişi var.

Ancak dediklerimi yaparsan onu görürsün.

Tamam, neymiş?

(Elektronik erkek ses) İlk taksiye bin, yalnız ol. Seni izliyorum.

Polise haber verirsen her şey iptal olur.

Telefonu kapatma.

Tamam.

Nereye geliyorum?

(Elektronik erkek ses) Sevgi Sokak, Etiler.

Sokağın başındayım, tarif edeceğim.

(Gerilim müziği)

Taksiye biniyorum.

(Elektronik erkek ses) Kaç dakika veriyor?

Etiler, Sevgi Sokak'a gidebilir miyiz?

Kaç dakika veriyor, bakar mısınız?

-12 dakika gösteriyor abla. -12 dakika.

(Elektronik erkek ses) Neredesin?

Geldim, konumdayım.

(Elektronik erkek ses) Güzel. Şimdi yürü.

Sokağın sonuna doğru.

(Elektronik erkek ses) Altı numarayı görüyor musun?

(Leyla) Evet.

Bir restoranın önündeyim.

(Elektronik erkek ses) Doğru, içeri gir.

(Elektronik erkek ses) Aferin. Yürü.

Yürümeye devam et.

Yürümeye devam et!

Burada ne var?

(Elektronik erkek ses) Dediklerimi yap. Sağa dön.

Yaklaştın. Kokunu almaya başladım bile.

İçerideyim.

(Elektronik erkek ses) Görüyorum. Sürpriz.

İnanılmaz lezzetli suşiler yapıyorlar, gelsene.

Komik mi?

-Pardon? -Komik mi yani bu?

Ne yaptığınızı zannediyorsunuz?

Sen ciddi misin?

-Hasta mısın nesin! -Leyla.

-Akşam akşam başımıza iş alacağız. -Leyla, Leyla, Leyla...

(Kenan) Leyla bir saniye bakar mısın? Leyla.

(Arama tonu)

Refik Komiser'im yanlış alarm. Önemli bir şey yok.

Leyla bir saniye bakar mısın? Çok özür dilerim, gerçekten.

-Beni rezil ediyordun. -Ben...

...kızacağını hiç düşünmedim ki. -Ne var, ne?

Gerçekten çok özür dilerim, ben hiç kızacağını düşünmedim. Böyle...

Yaptığın iş mi, şaka mı, komik miydi?

Olmadığını gördüm, gerçekten çok özür dilerim.

Taksi!

(Leyla) Taksi!

Leyla bakar mısın? Gerçekten ben seni kızdırmak ister miyim? Lütfen.

Çok özür dilerim, bak, bir şey söyleyeceğim, bakar mısın?

Gerçekten çok özür dilerim. Seni kızdırmak istemezdim.

-Korkutmak da istemezdim. -Korkmadım.

Biliyorum.

(Gerilim müziği)

-Afiyet olsun. -Teşekkürler.

-Gerçekten çok özür dilerim. -Çok gereksizdi.

Biliyorum.

Peki merak ediyorum...

...eğer seni çağıran kişi katilin gerçekten kendisi olsaydı ne yapardın?

Sence?

Pardon.

Hiç birini vurdun mu?

İnan biraz önce çok yaklaştım.

(Kenan gülüyor)

Etkilendim, bravo.

-Ben de bir şey soracağım. -Lütfen.

Kadınları hep böyle numaralarla mı tavlamaya çalışırsınız?

Berbat bir yöntem de.

Ben kendim için tavlama kelimesini kullanmazdım.

Bu tarz numaralar kullanan birine başka kelime bulamadım, pardon.

-Merak. -Merak?

Merak. Seni merak ettim.

(Müzik)

(Telefon çalıyor)

-Pardon. -Tabii, lütfen.

Efendim?

Yok, siz bana ev falan göstermeyin. Ben kendim hallederim, tamam?

Sağ olun, iyi akşamlar.

-Ev bakıyorsun galiba. -(Leyla) Evet.

İstanbul'a geleli birkaç gün oldu, ev bakıyorum ama evler berbat.

Kiralar uçmuş.

Evet, İstanbul'a hoş geldin.

Ne yapacağımı bilmiyorum.

-Teşekkürler. -(Garson) Afiyet olsun efendim.

-Ne var? -Bir şey yok.

Suşiyi sevmen hoşuma gitti. Sevindim yani, doğru kararmış.

Severim, evet. Doğru karar.

Doğru karar.

(Müzik)

İtiraf etmeliyim ki berbat şakana rağmen...

...güzel bir gece geçirdim. -Benim için de öyleydi.

-Evine bırakmamı ister misin? -Yok, taksiyle giderim.

-Artık iki yabancıyız. -Ah şu söz.

Doğru.

Öyleyse bir dahaki cinayette görüşürüz savcım.

-Of, çok kötüydü. -Şaka yapıyorum.

(Müzik)

-Gelmez, gelmez, şimdi geldi. -Hep öyle olur.

-Teşekkür ederim. -Rica ederim.

-Arabamı alabilir miyim? -(Görevli) Tabii efendim.

(Arama tonu)

Pelin şimdi beni iyi dinle, bir arkadaşıma ev lazım.

Evet, kiralık.

(Neslihan) Emlakçı senin telefon numaranı nereden bulmuş?

Ne bileyim, herhâlde bölge bölge aralarında paslaşıyorlar.

Ben sizi arayacağım, görüşürüz. Hoşça kalın.

-Merhabalar. -(Emlakçı) Merhaba, hoş geldiniz.

Buyurun lütfen.

Uzun süredir ev boş. Kimseye vermedi ev sahibi.

Gördüğünüz gibi. Geniş bir ev. Ankastre mutfağımız var.

Seveceğinize eminim, model çizgisi var.

(Yasemin) Aa!

Havuz da mı buraya dahil?

-Ortak kullanımlı, siteye ait havuz. -(Yasemin) Çok güzel.

Ev sahibi eşyalarını bıraktı.

Dilerseniz kullanabilirsiniz, hiç kullanılmadı çünkü.

Dilerseniz de depoya kaldırabilirim.

O zaman ben malum soruyu soruyorum.

Nedir kirası?

60 bin.

Belliydi zaten.

Sizin teklifiniz ne peki?

Yani bizim maksimum çıkabileceğimiz fiyat, 30 bin.

Yasemin 30 bine verirler mi burayı?

Bir yıl peşin veririz.

-Ne diyorsun? -Bir yıl iyi.

Birikimleri bunun için harcarız diye düşünüyorum.

-Biz bir yıllık peşin diyoruz. -Öyle mi?

Ne işle meşgulsünüz? Ben not alayım.

Cumhuriyet savcısı kendisi.

Öyle mi? Not alayım.

Çok memnun oldum Sayın Savcı'm.

-Bayılıyorum böyle güçlü kadınlara. -Biz de.

Ben de avukatım bu arada.

Harika. Sizi tanıdığıma çok memnun oldum.

Elimden geleni yapacağım sizin için. Ev sahibiyle görüşeceğim.

Teşekkür ederiz.

(Emlakçı) Size sitenin ortak alanlarını da gezdireyim.

Tenis kortu, spor salonu, koşu alanı. Görmek ister misiniz?

-(Leyla) Tabii. -İsteriz, evet.

(Emlakçı) Tamam o zaman. Böyle geçelim.

(Kapı açıldı)

-(Leyla) Tekrar çok teşekkürler. -Rica ederim.

(Aksiyon müziği)

Hey!

Baksana hey!

Geri çıkar mısınız? Geri çıkın, çıkmam gerekiyor.

Sizin çıkmanız lazım lütfen. Hadi!

(Aksiyon müziği devam ediyor)

Haberleşiyoruz Özlem Hanım.

-Tabii ki. -İyi haberlerinizi bekliyoruz.

(Telefon çalıyor) Elbette. Görüşmek üzere.

Hoşça kalın.

-Efendim. -Senin adamı buldum.

-Hangi adamı? -Şu adam vardı ya, tanık olan.

Nerede, nasıl?

Trafikteyim şu an, peşindeyim.

Tamam, sakın bir şey yapma. Ekibe haber veriyorum, plakayı gönder.

-Sen taksi çağır, çok acil gitmem lazım. -Ne oldu?

-Neredesin sen şu an? -Sen şimdi sana canlı konum atıyorum.

Tamam, konumu at. Sakın bir şey yapma Kenan.

(Aksiyon müziği)

(Aksiyon müziği devam ediyor)

(Aksiyon müziği devam ediyor)

Ne yaptın?

Bir şey yapmadım. İzini kaybettim ama bence buradan gitti.

-Emin misin? -Değilim.

(Oyuncak robot) Şimdi burayı kontrol edelim.

Burada güvenlik benden sorulur.

O ne?

(Oyuncak robot) Ben bir güvenlik robotuyum.

Adım güvenlik. Bana güvenebilirsiniz.

Dokunma! Dokunma sakın!

Gel bak, bak orada.

(Müzik)

Sen ne yaptığını sanıyorsun?

Sana diyorum. Sen ne yaptığını sanıyorsun? Çocuk oyuncağı mı bu?

-Ben sana bir şey söyleyeyim mi? -Ne?

-Benim onu takip etmemi istedi. -Tabii ya.

Gerçekten senin dikkatini çekmek için yaptı.

-Tabii ki! -Kesinlikle.

Kenan saçma sapan hareketler yapma. Gel şuraya, ekibi bekleyeceğiz.

Geldik zaten buraya.

Saçma saçma hareketler yapmayı kes!

Ben içeri giriyorum.

Kenan hiçbir yere girmiyorsun, bekleyeceksin ekibi, beni delirtme artık.

Dur!

-Ne oluyor? -Arı var.

Yeşillik yerdeyiz, olacak tabii ki ne olmuş?

Alerjim var benim.

Yani?

Alerjim var. Sokunca ölüyorum.

-Nasıl ölüyorsun? -Bildiğin işte! Dur!

Bekle. Bekle.

Vaov!

Adam için değil, senin için.

Bana bak...

...bir şey olursa arabada ilacım var, onu alıyorsun.

Ölme diye.

Gerçekten hoş geldin yeni fobi.

Açıyorum.

Al işte, bomboş.

Tamam, kimse yok işte. Belli ki birileri varmış.

Hadi gidelim, ekip gelir bakar.

Kenan dokunma bir şeye!

Bir şeye dokunma, hiçbir şey yapma. Hadi çıkalım.

Bir saniye.

Ah delireceğim. Gerçekten delireceğim!

-Bomboş. -Evet.

Hadi gidelim artık, hadi.

Bizim buraya boşuna gelmemizi istemedi.

Bu niye burada mesela?

Ahh!

(Müzik)

Oha!

Ne oldu?

Oyuncak dolu burası. Katilin inindeyiz!

-Nasıl ya? -Gel hadi.

Nasıl olur böyle bir şey?

Devam edecek.

Cinayetlere devam edecek.

(Müzik)

(Arı vızıltısı)

(Müzik devam ediyor)

(Leyla iç ses) Baba?

(Arı vızıltısı)

(Arı vızıltısı)

(Kapak kapandı)

Merak etme, açarız.

(Arı vızıltısı)

Ah!

-Ne oldu? -Ah!

Ne oluyor? Leyla... Leyla.

-Soktu. -Ne oldu?

-Arı soktu. Soktu! -Gel buraya. Işığa gel.

Işığa gel.

Evet, sokmuş. Bir saniye, bir saniye. Bekle, korkma.

Tamam, panik yok. İlacım... İlacım arabada.

Tamam.

Dur. Bekle, ben aşağıdan tutacağım.

Gel.

Tamam. Tamam Leyla.

Leyla.

İyi misin? Çok az kaldı arabaya, dayan tamam mı?

Dayan senin... Boynun mu şişiyor?

Bir şey söyleyeceğim, kucağıma almamı ister misin seni?

Gel, az kaldı.

Az kaldı, tamam gel.

Leyla. Leyla.

Leyla, Leyla, Leyla.

-Leyla... -Torpidoda.

Torpidoda. Arabada, arabada. Geliyorum hemen.

Dayan, geliyorum.

Çok kötü.

(Zor nefes alıyor)

(Müzik)

(Zor nefes alıyor)

Leyla, geldim.

Geldim, geldim.

Dayan.

Şey tamam, nereye yapıyorum?

Nereye yapmamı istersin? Bacağına yapıyorum.

Tamam, yapıyorum.

Tamam.

Tamam, yaptım iğneni. Tamam, iyi olacaksın.

Leyla, nefes al. İyi olacaksın, tamam mı?

Leyla. Leyla.

Leyla. Leyla.

Leyla. Allah kahretsin! Leyla.

Hadi. Hadi.

Hadi. Dayan... Dayan...

Vallahi iki haftadır ortalıkta yok. Dükkânı falan da açmadı.

Evini, adresini filan biliyor musun?

Yok, bilmiyorum. İdris Usta öyle çok konuşkan bir adam değildi zaten.

Selamünaleyküm, aleykümselam. Öyle.

Eyvallah.

Ben sana telefonumu versem onu görünce beni arar mısın?

-Turan benim adım. -Tabii, ararım.

Sen bana telefonu çevir, ben numarayı yazayım.

Şuraya yazabilirsin.

-Elim de yağlı ama kusura bakma. -Önemli değil.

(Tuş sesleri)

Sen beni çaldırırsın, ben kaydederim.

Bu arada ben az kalsın söylemeyi unutuyordum.

Geçen birisi daha sordu bunu.

Hani bir tane haberci var.

-Haberci mi? -Evet.

Neydi lan onun adı?

Kemal’di herhâlde. Kemal mıydı neydi? Pek de bilmiyorum ama...

Bak bakayım, bu mu?

Hah, atana rahmet! Bu işte.

Ama böyle değildi. Saçı başı filan dağınık bir şeydi.

Tipi değişikti yani.

-Neydi? -Yani serseri gibi.

Hani yolda görürsen yolunu değiştirirsin. Öyle bir şey.

-Ne zaman oldu bu? -Vallahi bu usta...

...yaklaşık iki hafta falan oldu. En fazla.

Evet, anladım.

-Sağ ol. Hayırlı işler usta. -(Usta) Bir çay ikram edelim?

Sağ ol, işim var.

(Gerilim müziği)

Acil yardım!

(Hemşire) Hemen sesleniyorum. Yaralı var, çabuk! Sedye!

Hastayı alalım. Müsaade edin.

Ne oldu, nesi var?

Arı alerjisi varmış. Yanında iğnesi vardı, yaptım ama son durum budur.

Hemen müşahedeye alın. Bir miligram adrenalin istiyorum, çabuk!

(Doktor) Çabuk!

İyi olacak değil mi? Bir sıkıntı yok değil mi?

Olacak. Biz ilgileneceğiz, merak etmeyin. Siz bekleyin. Çabuk!

Nefes alıyordu en son.

(Kuşlar ötüyor)

(Kadın) Hoş geldiniz, başsavcım.

Siz geçin, ben başhekimin asistanına haber veriyorum.

(Telefon çalıyor)

Efendim?

Kızım alsana içeri, aa! Başsavcı bekletilir mi! Hadi.

(Sessizlik)

(Kapı vuruldu)

-Hoş geldiniz. -Hoş bulduk.

Buyurun lütfen. Kusura bakmayın, rahatsız ettim habersiz.

Rica ederim, olur mu öyle şey! Nereye oturmak istersiniz?

-Fark etmez. -Buyurun.

-Bir şey içer miydiniz? -Su mümkünse.

Su alabiliriz.

Aslında ben Süheyl Hoca'ya bakmıştım ama emekli oldu dediler.

Evet. Buyurun, ben yardımcı olayım.

Konuya tam olarak nasıl gireceğimi de bilemiyorum.

Bir yakınım küçükken çok önemli psikolojik bir rahatsızlık geçirdi de...

...onunla alakalı.

(Boğazını temizledi)

Kenan Bey sizinle bir resim çekilebilir miyiz?

Çok teşekkür ederim. Zamanı değil, kusura bakmayın. Her şey yolunda mı?

Şu an gayet iyi. Tam zamanında getirmişsiniz.

Eğer bir on dakika daha geç olsaymış çok kötü olabilirmiş.

Bu arada iğne yapmanız çok iyi olmuş. Çok işe yaramış.

Güzel haber. Peki son durum nedir? İyi olacak mı? İyileşecek mi?

Her şey yolunda, değil mi? Birkaç saat daha müşahede kalsın...

...taburcu ederim. -Tamam. Kendisini görebilir miyim?

-Odaya alsınlar, ondan sonra görün. -Çok teşekkür ederim.

-Geçmiş olsun. -Memnun oldum, sağ olun.

Başladığında 5-6 yaşlarındaydı.

O zaman ne teşhis kondu?

Çoklu kişilik bozukluğu dediler.

Tıbbi adına bir türlü dilim dönmüyor da.

-Disosiyatif kimlik bozukluğu. -Evet.

Yani bu çok ciddi bir ruhsal hastalık.

İçinde Doğan adına başka birinin yaşadığını...

...başka birinin olduğunu söylüyordu.

Aslında tam olarak şöyle.

Bazı anlarda o tanıdığım gidiyor, yerine bambaşka biri geliyordu.

Adının Doğan olduğunu söyleyen başka bir çocukla konuşuyorduk.

(Kadın dış ses) Peki sonra?

(Turan dış ses) Uzunca bir süre psikoterapi gördü.

Sonra o tanıdığım yaşadıklarını unuttu...

...doktorlar bunu da psikoterapiyle hallettiler.

(Kadın dış ses) Ev sahibi bir kişilik yarattılar yani?

Yakınınızın yaşadığı bu durumdan haberi yok yani?

Yok. Hastalığını hiç bilmedi.

Anlıyorum. Bir şey sormak istiyorum. Küçükken büyük bir travma geçirdi mi?

Evet. Hem de çok büyük bir travma.

Zaten ne olduysa ondan sonra oldu.

Aslında evlatlık alındı.

(Müzik)

(Kadın dış ses) Peki onun bundan haberi var mı?

Yani evlatlık alındığından.

Yok. Hiç haberi olmadı.

(Müzik)

Neredeyim ben?

Dünyadasın.

Dur, yavaş.

Koluna dikkat et.

Bunu duyduğuma sevindim.

(İç çekti) Beni çok korkuttun.

İntikamımı böyle alırım işte!

Bir daha intikam alacağın zaman haberim olsun.

(Sessizlik)

-Olay yerini aradın mı? -Dur, dur.

Aha! Böylesi daha iyi.

Olay yerini aradım.

Emniyet ilgileniyor. İstediğin kadar iyileşebilirsin.

Sağ ol.

Rica ederim.

Ben iyiyim aslında. Çıkabiliriz.

Çıkabileceğini biliyorum ama serum daha bitmedi.

Bitsin, tam iyileşme olsun, rahatlayalım.

Tamam.

(Sessizlik)

Ben hemşirelere bir bakayım. Sorayım, bakalım ne durumdayız.

(Sessizlik)

Aslında benim size özellikle sormak istediğim şey şu.

Bu hastalık ya da tıbbi adı neyse, ruhsal bozukluk...

...sonraki yıllarda, ilerleyen yaşlarda da...

...tekrar etme ihtimali var mı acaba?

Evet. Üstelik çok güçlü bir şekilde.

(Kadın dış ses) Dönmüş olmasından mı şüpheleniyorsunuz?

(Turan dış ses) Henüz değil. Ama o diğer karakterin...

...dönmüş olabileceği konusunda korkularım var.

İmdat! Kimse yok mu? Yardım edin!

(Kadın dış ses) Bence getirebiliyorsanız ilk fırsatta getirin.

Çünkü böyle konuşarak çok zor.

(Geçiş sesi) İmdat! İmdat!

Ne istiyorsun benden? Ah!

(Geçiş sesi)

Sen haberci değil mi? Sen o haberci değil misin?

Kenan Öztürk.

Doğan'ım ben.

Ben, Kenan Öztürk.

(Geçiş sesleri)

Doğan'ım ben.

(Gerilim müziği)

(Kenan dış se) Doğan'ım ben.

(Gerilim müziği)

Baba benim neyim var?

(Gerilim müziği)

Hamdi Atılbay öldürülmüş. Sen bakıyormuşsun galiba da...

...kim öldürmüş, bulabildiniz mi?

Sen nereden biliyorsun?

Herkes biliyor kızım. Haberler de söylüyor.

Onu sormadım. Benim baktığımı nereden biliyorsun?

Haa! Şey... Televizyonda gördüm.

Ama seninle gurur duydum. Maşallah dedim kızıma!

(Geçiş sesi)

Ah baba! Senin o adamla ne işin olur?

(Sessizlik)

Evet! Çıkabilirmişiz.

Ama bence biraz daha kalman gerekiyor.

Kalamam.

-Ah... -İyi misin?

İyiyim.

Yahu kal işte. Görmüyor musun, ayakta duramıyorsun.

-Kalamam. -Niye?

Çünkü dışarıda bulmam gereken bir katil var.

(Gerilim müziği)

Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Ayhan Özgören - Belgin Yılmaz...

...Bülent Temür - Çağıl Doğan

Editör: Ela Korgan

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.