Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
ÇEVİRİ: JAVAJAVA2002
Yırtıcıların onu fark etmemesi için saklanma oyununu mükemmelleştirmiştir.
Uzun ve güçlü bacaklarıyla kuma girer.
Açıklığın dar olması kemirgen için sorun değildir.
Keskin işitme duyusu ona radar gibi hizmet eder.
SENTOR
- Acelen mi var? - Kameradan bak.
- Bu ses de ne? Susturucu mu? - Normal ses işte.
- Ehliyet ve ruhsatı kontrol edeyim. - Hiçbir şey bulamayacaksın.
Sarhoş musun?
Andrei Sergeevich, gelir misin?
Şüpheli görünüyor.
Bilemiyorum, bir bakayım.
Daha yeni, zamanla alışır. Elini uzat da tokalaşalım.
- Nasıl gidiyor? - Aynı. Ya sen? Çevirme mi?
Evet, görevlendirildik. Bir kadın tavlayacak mısın?
- Sanırım. - Dikkat et, gece boyu ceza yazacağız.
Pekala, kendine iyi bak.
İyi akşamlar!
- Başka bir Kabelnaya mı? - Evet.
Saat yirmi.
Acelem yok.
Acele edelim. Erken uyuruz.
Radyo?
Neden gece, daha kazançlı mı?
Bilmiyorum, gündüzleri sevmiyorum.
Trafik yoğunluğu, koşturan insanlar.
- Gece ise hayat çok farklı. - Neden?
Geceleri rol yapmak daha zordur.
- Başka bir yan ortaya çıkar. - Öyle mi?
Peki benim başka yanım ne?
Pekala. Bir evrak çantan olmadığından yola çıkarak...
...otel evinden bir saat uzaklıkta olduğu için bu bir iş gezisi değildi.
Gücenmeyin, sizi yargılamıyorum.
Herkes kendi hayatını yaşamakta özgürdür. Taksime çok binen var. İnsan sarrafı oldum.
Evet, şartlar.
Bunu bir yıldır yapıyorum. Bir oradayım bir buradayım.
Bir hırsız gibi suçüstü basılmak istiyorum.
Ya da kadınlardan birinin bunu farketmesini.
Ama hiçbiri fark etmiyor.
Başka bir seçenek de var. Ne karım ne de metresim var.
Şanslı adamsın.
Himki 9 numara.
- Rezervasyonsuz yolcu almıyorum. - Alsan ölmezsin ya!
Yolcun olduğunu görmüyorum.
Dostum, geç kaldım. Ekstra ücret öderim.
Kripto para birimleri ne olacak?
- Ne demek istiyorsun? - Taksime çok insan biniyor.
Yüklü bir bitcoin birikimin olduğu ilk bakışta anlaşılıyor.
Yani genç olmana rağmen para gibi bir sıkıntın yok.
Para sıkıntım yok ama benim için asıl mesele bu değil.
Benim için insanlar daha önemli.
Tüm gece araba mı sürüyorsun?
Babam bana at gibi çalışmamı söylerdi.
Biraz bitcoin alsam iyi olur.
Bunu tavsiye etmem.
- Benimki bana bir şey demezdi? - Ona ne oldu peki?
Annesini öldürdü.
İyi kazançlar.
Birini mi bekliyoruz?
Hayır.
Serge Lutens mi? Doğru bildim mi?
Bildiğin tek pahalı parfüm buysa evet.
Doğrudan konuşmayı seviyorsun galiba.
Endişelenme lütfen.
Çok sayıda taksi şoförü var. İyi kazançlar risksiz olmuyor.
Arkadaşıma taksi plakasının bir fotoğrafını yolladım.
Akıllıca. Tedbir iyidir.
Ama asıl benim endişelenmem lazım.
Genellikle yolcular sorun çıkarır.
- Bir defasında takside kusmuştum. - Ben de bunu söylüyorum işte.
Taksime çok binen olduğu için artık insanları okuyabiliyorum.
Telepat mısın yoksa arsız mısın?
Hayır, sadece yolcularla sohbet ediyorum.
Sohbet ediyorsun demek. Sana göre nasıl biriyim merak ettim.
Gece hayatı meraklısı.
Kulüpler, restoranlar...
Bana en önemli şeyi söyle.
- Neyi peki? - Sen söyle.
- Bu beni hiç ilgilendirmez. - O halde niye konuşuyorsun?
Gecenin bir yarısı mini etekli ve makyaj yapmış bir kız, çok bariz tabii.
- O tarz bir mekandan çıktın. - Hem taksi şoförü hem mimarsın demek.
- Bu geçici bir iş. - Evet kesin öyledir.
Bana bir inşaat firman olduğunu ve bunu hobi olarak yaptığını söyle de tam olsun.
Firmam yok, sadece bu işim var.
Tebrikler şanslı adam. Kaç dakikaya varırız?
Yedi dakikaya.
Kapı.
Anlamadım?
Bana fahişe dedin. Bir hizmeti hak ettim.
Birinci sınıf hizmette kapı açılır. Bu özel bir hizmettir.
- Sen kapımı açana dek inmeyeceğim. - Dinle kadın.
Ne, nasıl bir kadın?
Kapımı açıp beni indir. Sana 1 puan veririm yoksa.
Sistem nasıl işliyor biliyorum. Beni ellemeye çalıştığını yazarım.
- Özür dilerim. - Hiç sorun değil.
Çok yorgunum ve...
Evet, ben de göt herifim, içeride öylece oturuyorum.
Nasıl oldu bu?
Katıldığım yarışta.
Şampiyon olabilirdim ama pistin dışına çıktım.
Havalı. Yani kötü olmuş bu.
Tamam, gitmeliyim.
Bekle!
Beni biraz daha götürür müsün? Sana beş saatlik ödeme yaparım.
Birkaç yere uğrayacağım. Sana on bin öderim.
Bu parayı kolay kazanmazsın.
Hayırsever mi olmak istiyorsun?
Lütfen, berbat biri olsam da!
Peki, berbat biri olduğunu düşünmüyorum.
Bu arada doğru bildin.
- Neyi? - Parfümümü.
İyi geceler.
Uyuya kalmadın mı?
- Geceleri uyuyamıyorum. - Korkunç.
- Adınız? - Lisa.
- Ben Sasha. - Biliyorum.
Arkadaşına gerçekten o fotoğrafı yolladın mı?
Hayır, ama mesaj attım.
- Ekstra ödeme yapacaktın. - IBAN'ın varsa ona atayım.
- Nakit olsa daha iyi olur. - İlk kez bir erkeğe para ödüyorum.
Nereye gidiyoruz?
Birazcık. Açım.
Kahve ve sandviç var.
Harika bir yer biliyorum. Kahvaltıyı hep orda yaparım.
- Mayakovski mi? - Evet.
Otoparkı çok uzakta, ikinci kata çıkmak bir saatimi alıyor.
Lanet olsun, bunu düşünemedim!
Bir yer biliyorum.
Bekle, senin için.
Müşteri gelmemizi istedi.
Görüyorum ki her yerde arkadaşların var.
Tanrım, çok lezzetli!
- Fakir yemeklerini seviyor musun? - Benim için fark etmiyor.
- Kahvaltıda istiridye yediğini sanıyordum. - Eskortluk işini böyle mi hayal ediyorsun?
Buna hiç kafa yormadım. Başka işlerle meşgulüm.
Teşekkür ederim.
Alexander, onu neden siliyorsun?
- Kir ve pisliği sevmiyorum. - Evimdeki dağınıklığı görsen.
- Bir temizlikçi tutsana. - Tutamam. Ev arkadaşım çok pis.
- Kiralık odada kalıyorum. - Tasarruf amaçlı mı? - Evet.
Geçimimi sağlıyorum ve aileme para gönderiyorum.
Model olduğumu sanıyorlar. Bir zamanlar öyleydim ama.
Takvim için çeşitli pozlar verdim.
- Bunları ailen gördü mü? - Benimle dalga geçme.
Sür hadi.
Çok uzakta değil, kesin nereye gideceğimi tahmin ediyorsundur.
Tecrübe. Bu konuda tahminlerim isabetlidir.
Kulağa korkutucu geliyor.
Benden korkuyor musun?
Öyle bir şey olursa kaçarım.
Sasha?
Sasha?
Ne?
Senden daha hızlı koşacağım!
Nasıl? Bacaklarımı mı keseceksin?
Hayır ameliyat olacağım.
Omurgam... Sözleşmeli olarak görev yaptım.
Şarapnel saplandı bana. Ameliyatın maliyeti yedi milyon.
Hikayeleri mi karıştın? Yarışçı olduğunu söylemiştin.
Bu beni ilgilendirmez tabii.
Sadece bacaklarında mı sorun var?
Evet, yolda mastürbasyon yaparsam sakın kızma.
- Resmen saray! - Evet, birazdan kırbaçlanacağım.
- Korkmuyor musun? - Sadece güvendiklerime gidiyorum.
Tehlikeli tipleri hemen tanıyorum.
Tecrübe.
Dik otur!
Çok sık mı arabana biniyor?
Yeni tanıştık.
Gerçekten mi? Sana gülümsediğini gördüm.
O senin için kim?
Hiç kimse.
Normal bir kıza benziyor.
Niye bu kadar aşağılanıyor?
Beyin zamanla aptallaşıyor.
Kolay para kazanabilmek uğruna.
Artık bırakması da zor oluyor.
İstersen gidebilirsin.
Ya da kalmayı seçebilirsin.
Peki o zaman.
Sakın uykuya dalma.
Pasha, sana geleceğimi yazdım.
Beni tehdit etme. Bu Sveta'nın hatası.
Bu benim sorunum değil.
Hepsi bu mu? İyi geceler!
İşin en zor kısmı da bu.
Bunu ne kadar süre yapmayı planlıyorsun?
Cidden merak ediyor musun? Bu tip herifler popülerdir.
Bu iş nasıl öğrenilebilir ki?
Bir yabancıyla nasıl birlikte olabildiğini anlamıyorum.
Elbette öğrenilebilir. Fahişelik okulundan mezun oldum.
- Öncelikle, eskortluk fahişelik değildir. - Tabii.
Modellik yapıyorsan fahişelik değildir.
- Anlamadığını söylemiştin. - Seni beklerken anladım.
- Orada kendi ekibin var. - Uzun zamandan beri yok.
Gerçi bir menajerim var, adı Pasha.
Eskortluk seksten ibaret değildir. Bedenimi sergilemiyorum ben.
Başarılı olmak için her konuda nasıl konuşulacağını bilmelisin.
Müşterinin ne istediğini anlamalısın.
Bu sayede basit bir şey için bile para alabilirsin.
- Mesela akşam yemeği. Dostlarıyla tanışma. - Peki ya sonra ne oluyor?
Şanslıysan hamile kalıyorsun.
İyi bir müşteri bulmalısın. Evli ve çocukları seven biri.
Böyle biri ailesini asla terk etmez.
Doğum yaparsın ve yirmi beş yaşında emekli olursun.
Sana bir daire ve araba alır.
Aylık sana beş yüz bin verir. Ya da en az üç yüz bin.
Yeni bir hayata başlarsın. Aksi halde ders çalışman gerekir.
Üniversiteden mezun olup iş araman.
- O yüzden rahat etmek için... - Buna gerçekten inanıyor musun?
Böyle yapmış bir sürü kız tanıyorum.
Bu tek çıkış yolum. Sen de bacaklarını tedavi ettirebilseydin herkesle yatardın.
Öyle değil mi?
Çocukluğum doktor ziyaretleriyle geçti.
Bana bir hiçmişim gibi bakan. Şimdi yürü, şimdi çömel diyen.
Her altı ayda bir engelli oluşum yüzüme vuruluyordu.
Sanki yeni bacaklarım çıkacakmış gibi.
Çocukluğundan beri bacakların sakat mı?
- Peki ya ailen? - Alkolik tipler.
Onlardan haberim yok, taşındığımdan beri görmedim.
- Yalnız olman daha iyi. - Bu işi yapmasam ne yapardım bilmiyorum.
- Az konuşup az kazanıyorum. - Ben de öyle.
Bir yere daha uğramam gerek.
- Bu gece iki müşterin mi var? - Müşteriye değil, menajerime.
Bana para verecek.
- Yüzde kaç? - Yüzde otuz.
Durumun benimki gibi.
Belki de ikimiz de aynı kişiye çalışıyoruzdur.
Bir araba, bir şoför, bir kız.
Beni burada bekle, hemen döneceğim.
- Yakınlarda olacağını söylemiştin. - Her şey kontrol altında. Şüpheli olan ne?
Çocukluğum doktor ziyaretleriyle geçti. Bana bir hiçmişim gibi bakan.
- Şimdi yürü, şimdi çömel diyen. - Her şeyi kaydetmen çok akıllıca.
Engelli olduğunu biliyor musun? Arabadan zar zor çıkıyor.
Evet biliyorum. Ama kızların kaybolduğu yerlerde hep o vardı.
- Bunu yapabilecek biri değil... - Sözünü kesmem gerek.
Kusura bakma ama bunu bu adamın yaptığını sana hatırlatayım.
Hayal bile edemeyeceğin şeyler gördüm.
Sana onun amacını bir daha diyeyim.
Altında bu arabayla dolaşıp senin gibi güzel kızları arabaya çekiyor.
İç çamaşırları görünen ve güzel kokan kızları.
Ama asla amacına ulaşamayacak.
Arabadan zar zor çıktığını kendin söyledin.
Tek şansı sensin. Tek seçeneği...
Anladın mı? Biraz daha dayan. Kız meslektaşlarına yardım ediyorsun.
- Bu bir vatandaşlık görevi. Haberlere çıkacaksın. - Buna gerek yok!
- Telefonumun şarjı azaldı. - Bu iş çok uzun sürmeyecek.
- Ona başka müşterim olmadığını söyledim. - Harika.
Şimdi de ona canının sıkıldığını ve henüz eve gitmek istemediğini söyle.
- Onu ilgi çekici bulduğunu söyle. - Engelli fetişim var mı diyeyim?
- İyi bir fikir. - Benimle dalga mı geçiyorsun?
Elizaveta, sana inanıyorum.
Bu sohbeti sürdürmen önemli. Gerekirse kamyonlardan bahset.
Eğer haklıysam, seni bir yere davet edecektir.
- Polisi arayamaz mısın? - Peki onlara ne vereceğiz?
Onu polise ihbar edebileceğimiz sağlam kanıtlara ihtiyacımız var.
Şu çok önemli, içmen için bir şey verirse sakın içme.
- Yakınlarda ol. - Olacağım.
İşte paran Alexander.
Ne oldu?
Bir sorun mu var?
Ne demek istiyorsun?
Ruh halinin değiştiğini görüyorum.
Elbette sorunlarım var, hayatımda bir sürü sorun var.
Anne babamın gözlerine bakamıyorum. Her şeyin farkındalar, aptal değiller.
Takıldığım tüm üniversiteli kızlar numaramı engelledi.
Pasha'yla ancak beni dışlamazsa iletişim kurabiliyorum!
Sanki bir dilenciyim ve bu beni çok üzüyor!
Seni eve bırakayım mı?
Beni şehirde gezdir.
Senin yanında rahatlıyorum.
Ruh halimi düzeltmiyor bu. Bluetooth'u açsana.
Onunla tanışmaya bir türlü karar veremedi.
Kızım, kızım, niye burada duruyorsun, ha?
Tüm fırsatları kaçırma. Şu an niye sessizsin, ha?
Kızım, kızım, niye burada duruyorsun, ha?
- Yola baksan iyi olmaz mı? - Gözlerim kapalı da sürerim.
Ama beni korkutamazsın. Çünkü çok iyi sürücüsün.
Ne tür arabalara bindiğimi biliyorsun.
İçecek bir şeyin var mı?
- Kahve var. - Bu ruhumu iyileştirmez.
Oraya dönsene.
Şarj aleti var mı?
Neyi kutluyoruz?
Özel bir şeyi değil. Bu bir daha ne zaman olacak?
Sıradan hayat böyle olmamalı.
Peki nasıl olmalı?
Çok güzel gözlerin var.
Kendinden emin bir bakışın var.
İçimi titretiyor.
Biliyor musun, hiç engelli biriyle birlikte olmadım.
Kaba bir şaka.
Bunun için hiç para aldın mı?
Müşterilere kaba şakalar yapmıyorum.
Ama bir defa, seks sırasında birine kaba bir şaka yapmıştım.
Bu yüzden beni çıplak bir halde arabadan attı, kafanda canlandır!
Penisinin boyutu konusunda şaka yapmıyordum ama.
Pasha, yarın sana her şeyi anlatacağım dedim!
Yarın, yarın! Evet, çalışıyorum, ne var? Hey!
Menajerin miydi?
Evet. Yarın da çalışmamı istiyor, ama ben istemiyorum.
- Dinlenmek istiyorum. - Onu siktir et bence.
Normal bir iş bul. Kadın stand-up'çı ol.
Bu tür bir mizahla herkesi güldürürsün.
Beni sansürlerler.
Normal bir iş bulmak için paraya ihtiyacım var ayrıca.
Bir milyon birikmiş param var.
Cidden mi? Para mı öneriyorsun?
Şu an beni satın almaya çalıştığının farkında mısın? Hiç romantik değil bu.
Zaten herkes bana bunu teklif ediyor.
Üzgünüm.
İki yalnız insan bir aradayız.
Sen yalnızsın ama benim arabam var.
Kesin arabana isim de vermişsindir.
Kristina.
- Ne? - Hayır, hayır Angelina!
- Liza. - Arabana Liza adını vermiş olamazsın.
Elizabeth. Hayır!
- Büyük Catherine. - Bu ismi hayatta vermem!
Seninki gibi bir hikaye insanlara pes etmeme konusunda ilham verirdi.
Hikayeni internette görseydim, bu işi yapıyor olmazdım.
Taksi şoförü olurdum. Tabii ya!
Senin hakkınızda bir hikaye kaydedebiliriz.
Yapma, neyin var? Çekme, yoksa ehliyetimi alırlar.
Yani yasadışı mı çalışıyorsun?
Yasal çalışıyorum ama yine de bazı sınırlar var.
Tıbbi muayene ve raporlar. Eğer denetleme yapılırsa...
...bana 1 milyona mal olur. Hepsini çıkarmak çok zorlu.
Tamam, nasıl istersen. Şarja taksana.
- Yakalanacak. - Yakalanmayacak.
O akıllı bir kız, yakalanmayacaktır.
- Belki bu kadarı o olduğunu anlamaları için yeterlidir. - Bu bizim için yeterli.
Ne oldu?
- Neredeyiz? - Sadovo Bulvarı'nda.
Lanet olsun, şarj olmamış.
Siktir.
- Ne oldu? - Hiç bir şey.
Tuvalete gitmem gerek.
Kafede durayım da git.
Sakin. Sakin!
- Ne oldu? - Yerde kanlı bir telefon vardı.
- Yalan söylediğimi mi sandın? - Nerelerdeydiniz?
- Polise bilgi verdik. - Tutuklayacaklar mı?
- Kayıp bir cep telefonu için mi? - Şaka mı yapıyorsun? Üzeri kanlı.
Elimden geleni yaptım ve oraya geri dönmeyeceğim!
Ondan değil benden korkmalısın, kaltak, anladın mı beni?
Bu senin kendi hatan. Etrafta uyuşturucu taşımamalıydın. Hapse mi girmek istiyorsun?
Seni şu an polise teslim edebilirim.
Kendime yeni bir fahişe bulurum ve sen de en az on yıl hapis yatarsın, anlıyor musun?
Sana yardım etmeye çalışıyorum.
Nereye götüreceğini söyledim. Diğerlerini de oraya götürdü.
Her şeyi doğru yaparsan, evine özgürce dönersin.
Başka sorun var mı?
Siktir.
- Her şey yolunda mı? - Evet, her şey yolunda.
İki saattir takip ediliyoruz.
Beni takip edecek biri yok, peki ya seni?
O bir müşteri, üzgünüm. Ben sadece...
Onu iptal ettim ve o tamamen...
Sana bir şey mi yaptı?
Hayır, riske girmemeye karar verdim.
Nerede yaşadığını biliyor mu?
Cep telefonunu kapat.
Açma, bizi görürler.
Haklı çıktın.
Bir yere gidelim mi?
- Ben sürüyorum. - Biliyorum ama eminim beğeneceksin.
Nereye gitti ki bu?
Nereye gitmesi gerektiğini biliyor, oraya gidelim. Bu aptal niye istenileni yapmıyor?
- Heyecan arıyor. - Ne diyorsun be? İn aşağı, ben sürerim.
Uzun zamandır sinemaya gitmemiştim.
Ben hiç gitmemiştim.
Dur biraz.
Müzik dinlemiyorsun, sinemaya gitmiyorsun. Nasıl eğleniyorsun?
- Videolar izliyorum. - Ne tür?
Çeşitli. Mesela bu gece izledğim video...
...nasıl jeneratör yapıldığıyla ilgiliydi.
Kendi elektriğini üretmek için 5 litrelik bir şişe kullanıyorsun.
- Ve elektrik üretimi... - Bunu izlerken eğlendin yani!
Tamam, başka neler yapıyorsun?
Hiçbir şey.
Kahve ister misin?
- Tamam ama ya sen? - Ben zaten içtim.
Patlamış mısırımız eksik.
Siktir.
Sasha!
Sasha!
Siktir.
Siktir.
Aç kapıyı.
- Beni nereye getirdin? Neredeydin? - İşemeye gitmiştim.
Senin neyin var?
- Burada tuvalet yok. - Bunu bir daha asla yapma.
Üzgünüm.
Neye gülüyorsun? Beni terk ettiğini sandım.
Beni hızlı bir geziye çıkar.
- Koşmak istemiyor musun? - Hayır.
Hızlı.
Daha hızlı.
- Ya kaza yaparsak? - Ön camdan fırlarsın.
Hava yastığı çalışmıyor.
İlk geçen kişi sensin.
Histerik olanlara ne oldu?
Sana bir şey göstereceğim.
Ürpertici.
Aşağıdan öyle. Bu yüzden kimse gelmiyor.
Eee?
Sadece otur ve dinle.
Kendi okyanuslarını çok özleyen...
...aynı kabuktaki 2 karides gibiyiz.
Bizleri yemek isteyen yaratıklar var.
Bence biz bir çeşit planktonuz.
Bizi yerlerse kimse yokluğumuzu farketmez.
Kimse varlığımızdan bile haberdar değil.
Liza.
Düşebilirsin.
Liza!
Hızlı koşuyorsun.
Nasıl da uçuyorsun güzelim.
Hayat bir yalan.
Her söylenilen doğru sanılıyor.
Bağışlanmanın bir işareti gibi.
Ama tek engel benim.
Beni bulmana ihtiyacım var.
Hazır olduğunda beni ara.
Beni alıp çok yükseklere çıkar.
Ruhumu geceye sürükle.
Kimse seni benim kadar sevemez.
İnanıyorum, sana inanıyorum.
İnanıyorum, sana inanıyorum.
Sen gerçekten delisin.
Deli olmasaydım senden beni götürmeni istemezdim.
Neden?
Bir manyak hakkında hikayeler duydum.
Ne tür?
Şehrin dışında parçalanmış halde birkaç kız bulundu.
Hiç duymadım.
Kızların bazıları yeni müşterilere gitmeyi bile bıraktı.
Çoğu insan yalan söyler. Her türden manyak vardır.
Bunun görünüşle alakası yoktur.
Sana parmağımı bile sürmedim.
Götür beni buralardan.
Biraz yorgunum sanırım.
- Gidelim mi? - Olur.
Benzin istasyonunda dur.
Depoyu tamamen doldur. Kartla.
Tuvalete gitmem gerek.
Gözlerimdeki hüzne bir daha bak.
Dünya sanki uykuya dalacakmış gibi sallanıyor.
Peki insan nasıl anlayabilir ki?
Uyku zamanının geldiğini.
Kehribar damlalarını unut.
Güneşli bir dünya. Kutsanmış bir figür.
Ve baharın sesi. Bir kuşun sessiz çığlığı.
Sabaha kadar ölüydüm resmen.
- Ne oldu? - Ne mi oldu?
Onu sattı. Tam bir fahişe.
Bu konuda boşuna şüphe ettin.
Bu bir kabus değil. Bu bir parodi değil.
Bu bir gün doğumu.
Hizmetime beş puan vermeyi unutma.
Yalvarmıyor musun yani?
Vermeyebilirsin de.
Dur! Oraya çek! Kenara çek!
Senden ne istiyorlar?
Üzgünüm.
Ne?
Bunu hiç istemedim. Onlara bana dokunmadığını söyledim.
Neyi istemedin? Ne demek istiyorsun?
Dışarı çık da konuşalım.
- Neden? - Kızımızı arabanda tutuyorsun.
Bize onu arabanda alıkoyduğunu söyledi.
- Ona dokunmadım. - O dokunduğunu söylüyor.
Bazı kızlar kayıp, belki bir şey duymuşsundur.
Adın ne?
Kolya. Sorun mu istiyorsun Kolya?
Belgelerini kontrol ettik. Hepsi sahte.
Devriyeyi ararsam seni hemen tutuklarlar.
- Bizi özledin mi bebeğim? - Dışarı çıksan iyi olur, hadi.
Eğer temizsen yoluna devam edersin.
Kolya!
Ne kadar erken başlarsak o kadar çabuk bitiririz.
Dur!
- Ne oluyor? - Durumu daha da kötüleştirdin.
Ne yapmam gerekiyordu?
Hapse girmek istemiyorum. Her şeyi açıklayacağım.
- Neden hapse giriyorsun? - Uyuşturucudan.
Müşteri benden bir "hindistan cevizi" getirmemi istedi ve kokainle yakalandım.
Sonra da hapse girmek istemiyorsam seni kontrol etmem için bana şantaj yaptılar.
Neyimi kontrol edecektin ki?
Kızları öldürenin sen olup olmadığını.
- Taksi şoförlerini kontrol ediyorlar. - Benim öldürdüğümü mü düşünüyorsun?
Düşünmüyorum ama onlar öyle düşünüyor.
Her zaman kızların kaybolduğu yerlerde görüldüğünü söylediler.
Sasha, senin olmadığını biliyorum. Onlara her şeyi açıklayacağım, seni bırakacaklar.
Sana yalvarıyorum Sasha. Tanrı aşkına sana yalvarıyorum!
Pasaportum ellerinde, nerede yaşadığımı biliyorlar.
- O arıyor. - Telefonu aç.
Alo.
- Beni duyuyor musun? - Hı hı.
- Hı hı ne? - Evet.
Alexandre. Beni dinle, tamam mı?
Benim konumum da tehdit altında.
Müşterilerim var, güvenlikten ben sorumluyum.
Ve kızlar ortadan kayboluyor. Polis araştırıp sorular soruyor.
Ama onlara ne diyebilirim ki?
Şu an onların işini yapıyorum. Şüpheli kişileri kontrol ediyorum.
Hata yaptıysam bağışla. Ama son günlerde...
...kızların kaybolduğu yerlerde görülüyorsun hep.
Kısacası hatamı kabul ediyorum.
Artık kaçmayı bırak. Bu konuyu açıklığa kavuşturalım.
Tamam, anladım. Direksiyon başındayken seni yakalayamam.
Ancak yanındaki kızı nerede bulacağımı biliyorum.
Farları açıyorum, gel hadi.
Seni görüyorum, orada kal.
Görüyorum ki ayılmışsın. Gel bakalım.
Sakin, sakin!
Özgür olacağımı söylemiştin. Lütfen! Bana demiştin ki...
Sakin, sakin! Ağzını aç!
Kaltak! Sakin ol! İç, iç! Hepsini iç.
Ne oldu, kaltak? Kalk hadi, gidelim!
- Peki ya bu? - Artık her şey yoluna girecek.
Güzel, güzel! Sakin ol, her şey yoluna girecek.
Artık her şey yoluna girecek.
- Her şey hazır mı? - Işıkları yak.
Sakin ol!
Kapa çeneni be!
Onu çağır.
Hoşuna gitti mi?
- Onlara bak dedim. - Bakıyorum.
Yaptığından mutlu musun?
Hiç şüphe kalmayacak mı?
Tüm gece kurbanların cep telefonlarından belirlediğimiz konumlarını dolaşıp durduk.
Senin Nikolaj cep telefonunu daha önce taksiye yerleştirmişti zaten.
Dedektiflerin ilgileneceği şey bu alacak.
- Sırada ne var? - Her kamerada görüldüler.
Ayrıca taksi firmasının listesinde de görülüyor.
Hikaye şöyle olacak: Kız taksiye biniyor...
...ve şüpheli sürücünün taksi plakasını arkadaşına mesaj atıyor.
Arabada bir şey içip uyuyakalıyor ve diğer kızlar gibi uyanamıyor.
Ve sonra biz geliyoruz. Kızı ve onu kaçıran bu manyağı görüyoruz.
Karşı koymaya kalkıyor ve benim şoförümü yaralıyor.
Kaçmaya çalışıyor ama kaza yapıp ölüyor.
Kız ise ambulans gelemeden ölüyor.
Kurban, katil, cinayet silahı. Hepsi burada.
Elena Viktorovna...
...lütfen oğlunun bir daha kimseyi öldürmemesini sağla.
Bu fahişeler için üzülüyor musun?
Tekrar böyle bir olayı örtbas etmek zor olacak.
Nereye geliyorsun?
- Kalıp pisliğini temizle. - Anne. - Ne annesi?
Keşke seni doğuracağıma engelli birini doğursaydım.
- Anne öfkelendi. - Buna nasıl öfkelenilmez ki?
Buna sonuna kadar hakkı var.
Nasıl biri olduğumu çözdüğünü sanıyordum.
- Peki, tamam. - İşe koyulalım.
Dinle, bacakların çalışmazken pedallara nasıl basıyorsun ki?
Konuşkan değilsin galiba.
Telefonunda ne var bir bakalım.
- Şimdi ne yapıyoruz? - Saat kaç?
Hadisene, buraya eğlenmeye mi geldin?
Annen sana pisliğini temizlemeni söyledi. Hadi kalk. İşe koyulalım!
Tamam, sonra konuşuruz. Ya da konuşmayız.
Yavaş, yavaş! Nereye?
Nereye gidiyorsun? Yavaş ol, sakinleş!
Hadi, hadi! Her şey yolunda, sakin ol!
Hangi sırayla yapıyorsun? Önce tecavüz edip sonra bıçaklıyor musun, yoksa tam tersi mi?
Gidip kendin bak. Bunun için para almıyor musun? Saçmalık!
Bu şekilde anlaşmadık, seni reşit olmayan ucube!
Gelip onu kendin öldür!
Atla!
Arka kapıya!
Hadi, sür!
Direksiyonu tut!
- Ne yapıyorsun? - Annemi arıyorum.
Seni şimdi öldürürüm, pislik!
Ne dersem onu yap, mankafa!
Ona güvenmekle ne kadar aptallık etmişim.
Amma aptalım.
Beynin var değil mi?
Gözlerin var değil mi? Sana manyak gibi mi göründüm?
- Bana biraz tuhaf göründün. - Nasıl?
Ben tuhaf değilim, sadece engelliyim. Ama sen gidip...
Nereden bilebilirdim ki, numara yapıyor olabilirdin.
- Neyin var? - Başım dönüyor. - Parmaklarını ağzına sok.
Kapıyı aç. Hadi kapıyı aç ve iki parmağını ağzına sok!
Hala hayatta mısın?
Güzel.
Biliyorsun, sen ve ben birbirimize benziyoruz.
İkimizin de kimsesi yok. Bu yüzden bizi seçtiler.
Seni bir yerde görseydim muhtemelen geçip giderdim.
Seni düşünmezdim bile.
Artık biliyorsun, yani bir fahişe için üzülme.
Liza.
Liza?
Liza!
Nerede bu? Çakmak.
İşte burada.
Hadi!
İşte oldu.
Polise giderlerse işimiz biter.
Beni de seni de gördüler.
- Seni öldürecekler. - Nasıl? Nasıl sıçıp batırdım?
Manyak bir aile. Hem sen hem de annen. Sen manyaksın, manyağın önde gidenisin!
Zorun ne? Paran ve bağlantıların var. Her şeye sahipsin. Bunu neden yaptın?
İki yıl geçmesine rağmen hala paramı iade etmediler.
- Faturan var mı? - Var.
- Bizi öldürecekler. Karakola gidelim. - Bir sürü ceset var!
- Açıklayacağım. - Kızlar! - Bekle! - Kaza mı geçirdin?
Hayır, bizi öldürmek istiyorlar. Bizi hemen karakola götürün.
- Sarhoş musun? - Aptal mısın? Bizi öldürmek istiyorlar! Bizi götür! - Acil!
Sasha! Sasha, onlar! İşte oradalar, bakın!
- Bizi koruyun! - Takviye çağır. Destek çağır lütfen!
Bunu kendimiz halledebiliriz.
Arabada kal, tamam mı?
Komiser! O adam bana saldırdı, kaçmaya çalışıyor.
- Belgeler lütfen. - Sorun değil.
- Müthiştin! - Kes sesini.
İn hadi.
İn hemen!
Nereye saklandı?
- Gidip kontrol et. - Ne? - Kontrol et.
Burada!
Hadi, çarp ona!
Kaç! Kaç!
Sasha! Nerede saklanıyorsun Sasha?
Buraya gel yoksa onu atarım!
İyi bir şey yaptığımı sanıyordum!
Meğersem yanlış bir şeymiş.
O yüzden peşimi bırak, tamam mı?
Buraya gel!
Hadi, gel! Neye bakıyorsun?
Onu tüm gece burada tutamam!
Onu öldürmemi mi istiyorsun?
Hadi!
Çık! Çık dışarı, neyi bekliyorsun?
Liza.
Liza.
Liza!
Liza!
Kendini kurnaz mı sanıyorsun?
Sasha!
İşin bitmek üzere!
Sasha!
Liza, buraya!
Şimdi ne olacak?
Taksi çağıralım mı?
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.