Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Önceki Bölümlerde...
Irene Adler. Evinde öldürüldü.
Bir buçuk yıl önce. Moriarty'nin işiydi.
Peki, ben kimle konuşma şerefine nail oluyorum?
Benim adım, Moriarty.
Irene Adler. Sen mi öldürttün?
Mesele o, değil mi?
Nasıl biriydi?
O, benim için tek kadındı. Nazarımda hemcinslerinin...
...tümünü gölgede bırakan, hepsini ezen kişiydi.
Ne var dersin içeride?
Burada bulunma nedenlerim kişisel.
Irene... Irene...
Irene... Irene...
Irene!
Londra İki yıldan biraz daha önce.
Kapı açık.
Selam. Siz şu özel dedektif olmalısınız.
Danışman dedektif, evet. Sherlock Holmes.
Danışman dedektif mi?
Özel dedektiften farklı mıdır?
Çok daha az eşini aldatan fotoğrafı çekerim, evet.
E- postamda belirttiğim gibi...
...Christie's'in açık artırmaları için...
...eşya alımı yapan bir dostumla ilgili...
...bir meseleyle uğraşıyorum.
British Museum'dan Bay Kirby bir numaralı restoratörü...
...olmanız nedeniyle sizinle görüşmemi tavsiye etti.
Bay Kirby kibarlık etmiş.
Irene Adler. Tanıştığımıza...
Hım. Güzelsiniz.
Simetriyi arama konusunda eğitim gördüm.
Neyse, e-postanızdaki resimlere baktım.
Christie's'teki dostunuza o resimlerin maalesef...
...gerçek Turner olmadıklarını söyleyin.
Emin misiniz? Kaynağı pek emin görünüyor.
Evet, iyi birer taklit ama sonuçta taklitler.
"The Fighting Temeraire" tablosunun eskizleri...
...iddiasındalar ama ara ton turuncu ve okra kullanılmış.
1839'da okra rengi için zerdeçal kullanılırdı.
Ama 1839'da aynı zamanda Afgan savaşı başlamıştı.
Ordu, tayınlarda koruyucu madde olan tüm zerdeçala...
...el koymuştu. Bu yüzden orijinal...
..."The Fighting Temararire" tablosunda...
...okra rengi göremezsiniz. Ya da o dönemde yapılmış...
...herhangi bir tabloda.
Bunu fark etmememe şaştım. Henüz.
Yazık aslında. Dünya birkaç yeni Turner tablosuyla...
...çok daha ilginç bir yere dönüşebilirdi.
Demek bunların hepsi sizin işleriniz... Öyle mi?
Çok yeteneklisiniz.
Orijinal çalışma yapıyor musunuz?
Bunlardan öte ne yapabilirim?
Affedersiniz, oyalanmak istemedim. Ben sadece...
Bunlar reprodüksiyonsa Brueghel'in...
..."Blind Leading The Blind"ının burada işi ne?
Kendi çalışmanı verip, orijinali aldığını bilse...
...Belçika Ulusal Müzesi müdürü ne derdi acaba?
- Nasıl bilebilirsiniz bunu? - Orijinal tablo savaş...
...sırasında, bombardımanda zarar görmüştü.
Sizin gibi bir restoratörün tuvaldeki hasarlı yerleri...
...neden yapmaya kalktığını anlamak zor doğrusu.
Meraklandım: Madem satmayacaktınız...
...neden riski göze aldınız?
Müdür, hasarlı yerlerdeki boyanın kazınmasını istedi.
Bunun ressamın niyetine zarar vereceğini söyledim.
Ama beni dinlemedi. Ben de orijinali korudum.
Anlıyorum.
Buradaki diğer resimlerden bazıları da...
..."korunmuş" herhâlde.
Bir teklif yapayım o zaman: Bu tablolardan hangileri...
...reprodüksiyon, hangileri suça giriyor, söyleyeceğim.
Çıkarımlarım doğru olursa bu güzel şehirde...
...benimle bir akşam geçireceksiniz.
Beni ele vermeyecek misiniz?
Modern çağın kabalıklarına karşı mücadelenizi...
...takdir ettim. Oyunumu kabul edin veya etmeyin...
...sizi rahat bırakacağım.
Ama birbirimizden memnun kalacağımızdan eminim.
Sizi zorlamak gibi bir niyetim yok.
Hiç sıkıcı değilsiniz, değil mi?
Olmamak için elimden geleni yapıyorum.
Kabul ediyorum ama bir sorum var: Sana zaten...
...güzelsin, dedim ve bana nasıl baktığını görüyorum.
Hoşça vakit geçirmek için neden evden çıkıyoruz?
Ödülü uygun bir oyun demek. Başlayalım mı?
Bayan Adler, aklınızın karıştığını anlıyorum ama...
...sahiden 2013 yılındayız. - Hayır. Bay Stapleton...
...bana doğum günüm olduğunu yedi ayrı defa söyledi.
Yalan söylemiş.
Dr. Anderson, 2861'e. Dr. Anderson, 2861'e.
Konuşmak istersen buradayım.
Şu an aklından geçenleri hayal bile edemem.
- Selam. - Selam.
- Evde ne buldunuz? - Henüz bir şey yok.
Bell, Olay Yeri'yle birlikte evde.
O mu? Irene mi?
Arkadaşınız iyi. Fiziksel açıdan. Ama illaki...
...adını koyacaksam şiddetli bir travma sonrası...
...stres bozukluğu geçirdiğini söyleyebilirim.
- Ne gelmiş başına? - Her şeyi hatırlamıyor.
Ama kaçırılmış, oradan oraya sürüklenmiş.
Bana beş ayrı yer saydı. Ardından, ileri seviyede...
...psikolojik baskı taktiklerine maruz kalmış.
Birisi sistematik şekilde bu kadının kişiliğini...
...yok etmeye çalışmış ama niye, en ufak fikrim yok.
Kendini kaçıranlardan bahsetti mi hiç?
Sadece bir kişiyle muhatap olmuş. Adam kendine...
...Bay Stapleton diyormuş. Gündüz aklıyla oynuyor...
...geceleri yatağına beyaz şakayıklar bırakıyormuş.
Cezalandırma, ödül. Tümü, Bayan Adler'ın...
...kendisini kaçırana psikolojik açıdan bağımlı...
...kalması için tasarlanmış. - Stapleton'ın eşkâli var mı?
Beyaz, bir seksen boylarında olduğunu söyledi.
Ama neye benzediğine gelince, bunu çizdi.
Onunla konuşurken hep bunu takıyormuş.
Yatıştırıcı verdim; birkaç gün gözaltında tutacağız.
Teşekkür ederiz, doktor.
Irene'in başına bunların neden geldiğini...
...merak edişini bu adamdan duymak tuhaf.
Benim yüzümden...
Moriarty, öldüğüne inanmamı istedi.
Yasını tutturdu, eroine saplanmama yol açtı.
Derken iyileşme yoluna girdiğimde bana onu yolladı.
Onun bir parçasını.
Nereden gelmişti o kadar kan?
Yaşadığını nasıl anlayamadım?
Neyi kaçırdım gözden?
- İzin verir misiniz bize? - Ha, tabii.
Irene çok zarar görmüş ama hayatta ve iyileşebilir.
- Yardım edebilirsin ona. - Evet, elbette.
- Ne gerekirse... - İpuçları var elimizde.
Gidip o adamı bulabiliriz. Eve geri döner ve...
Hayır... Bu davada ben danışmanlık yapmamalıyım.
Sahiden dışında kalmak istiyor musun?
Ona bakmalıyım.
Hem pek işe yarayacağımı da zannetmiyorum.
Moriarty'nin benden akıllı olduğu gayet açık.
İnsan yenildiğini anlamalı.
Üç gün sonra
Burada oturuyoruz. Sana odanı göstereyim.
Odan mutfağa bitişik. Sana giyecek getirmiştim.
- Nasıl sence durumu? - Öncekinden daha az...
...şaşkın gibi. Moriarty denen herif hakkında...
...soruları var ama hangimizin yok ki?
- Ailesinden haber aldın mı? - Almayı beklemiyorum.
Onu büyüten amcası, tanışmamızdan kısa süre...
...önce ölmüştü. Kardeşi ise son duyduğumuzda...
...Tayland'da uzatmalı ergenliğini yaşıyordu.
Bir plan yapacak mıyız?
- Ben ona bakacağım. - Yok, onu biliyorum. Yani...
Bu işin nasıl yürüyeceğini konuşmalı mıyız?
Ben elimden geldiğince yardım etmek istiyorum.
Ayakaltında istiyor musun beni? Çok kalabalık mı ev?
Kendime başka yer aramaya başlayabilirim.
Yo, yo. Senin evin burası.
Maalesef sana verecek başka cevabım yok.
Ne yapacağımıza yaşayarak karar vermemiz gerekecek.
Bildiğim, senin çalışmanı istediğim. Üç gündür...
...hastanedeydik. Irene'i kaçıranların bulunmasına...
...yardım edeceksen kolları sıvaman gerekiyor.
Daha önce sensiz hiç çalışmadım.
Başkomiser Gregson ile Komiser Bell'in...
...geçiş sürecini rahatça halledeceklerine eminim.
- Oyalanıyorsun. - Öyle.
Artık ayıklık eşlikçin değilim ama tetikleyici...
...şeyleri iyi bilirim. Alfredo'yla konuştun mu?
Eroine dönmemi engelleyecek destekçiye ihtiyacım yok.
İşim var. Git şimdi. Benim su kaynarken...
...senin dava soğuyor.
Holmes cidden gelmiyor, ha?
Hayır. Irene'e bakmak istiyor.
Normalde soruşturma boyunca kenarda durması...
...imkânsız derdim ama şu hâlde, kim bilir?
- Fena sarsıldı. - Al benden de o kadar.
Bak ne soracağım: Bu herifin gerçek olduğuna...
...inanıyor musun? Moriarty? - İnanıyorum.
Holmes yok mu?
Nihayet ev sahibini bulduk. Bir şey çıkacağını sanmam.
Dokuz yaşında ve Avusturya'da oturuyor.
Burayı görmemiş bile. Üç yaşında amcasından...
...miras kalmış. Vakıf, yılda birkaç defa uğrayan...
...bir kadın tutmuş. Onun da bir şeyden haberi yok.
Irene'i burada çok uzun süredir tutmamış olmalılar.
Etrafta bir şeyler bulabildiniz mi?
Pek bir şey yok. Stapleton denen adam geldiğinizi...
...anlamış olsa gerek. Her yanı temizlemiş.
Çevrede oturanlardan giren çıkan kimseyi gören olmamış.
- Bir şey mi buldun? - Önemli değildir belki.
Okuma ödevlerim var.
Sherlock'un verdiği eğitimin bir parçası. En son...
...sanat konusunu okuyordum. Sahtecilik nasıl yapılır...
...nasıl çalınır, karaborsada nasıl satılır?
En son bu renk hakkında bir şey okumuştum: Gomagota.
- Genelde sarı derim ben ona. - Bir tür sarı. Pigment...
...parlaklığına baksanıza. Gomagota reçineden yapılır.
Güney Vietnam, Kamboçya, Tayland'da bulunan...
...bazı ağaç reçinelerinden. Toplaması uzun sürüyor.
O yüzden nadir bulunuyor. Bu marka da.
Tahminimce New York'ta bunu satan mağaza azdır.
Biri Irene'e bunu almış olmalı değil mi?
Nereden alındığını bulursak Irene'i gözetleyeni de...
...bulabiliriz belki. - Sanki Holmes burada, ha?
Londra İki yıl önce
- Bayan Adler! - Sherlock Holmes, selam.
Pusuda beklermişim gibi oldu kusura bakmayın.
Tam siz çıkarken geçiyordum.
Önemli değil. Ne haber?
Şey... Tanışmamızdan sorguya sorgudan seks maratonuna...
...dönen olayın üzerinden haftalar geçti.
Unutulmaz bir öğleden sonra ve akşamdı.
Eminim aynı fikirdesinizdir. Buna rağmen, tekrarını...
...her denemeye kalkışımda, elbette hakkınız...
...olduğu üzere kibarca ama kesin bir dille reddedildim.
- Redde alışık değilim gerçi. - Reddedilen taraf olmaya...
...alışık değilsin. - Öyle. Tekrara değer...
...bir deneyim yaşadığımız kanısındayım.
Merak ettiğim şey, neden aynı kanıda olmadığınız.
Aynı kanıdayız ama ben sana dair tüm olayı reddediyorum.
Öğleden sonramız hayatımın en eşsiz, en unutulmaz...
...zamanıydı. Tekrarlanamaz. Deneyebiliriz ama...
...habire azalan haz oyununa döner.
İlk hâliyle hatırlamayı tercih ediyorum.
İlk ilişkinin onurunu, kendini sonrakilerden...
...mahrum ederek koruyorsun. İlginç.
İnsanlar böyle şeylerin kıymetini bilmiyor artık.
Denemelisin bir.
- Sıkıcı değilsin, değil mi? - Olmamaya çalışıyorum.
Peki, ya başka bir eşsiz deneyim teklif etsem?
- Denemeye değer herhâlde? - Eşsiz, çok yüksek bir çıta.
Gayet farkındayım. Ama giysini temiz tutmak...
...gibi bir derdin yoksa çıtayı aşacağımdan eminim.
Camden Market'ın altında tünel olduğunu bilmiyordum.
Halka kapalılar çünkü arada su basması gibi...
...nahoş bir alışkanlıkları var.
Londra'nın gayet yaygın yer altı tünel şebekesinde...
...epey zaman geçirmemi gerektiren bir davadayken...
...kendi haritamı yapmıştım. Yaparken de 300 metrelik...
...şebekeyle bağlı bir çökme yüzünden kopmuş...
...kaydedilmemiş bir tünel bulduğuma karar vermiştim.
Haklı olup olmadığımı basit ve izinsiz bir...
...dinamit çalışmasıyla görebiliriz.
İşte geldik. Teşekkürler.
- Yaptığın yasak değil mi? - Dert değil.
Tabelayı ben koydum zaten. Kazı meraklılarına...
...bırakamazdım, değil mi?
Gel haydi.
- Neymiş ki burası? - Bir kanal.
Romalıların Britanya'ya hâkim oldukları dönemden.
Şunlar dua tabletleri. Roma vatandaşlarının...
...tanrılarına yazdıkları mesajlar.
Binlerce yıllık.
Seninle benden başka bilen yok bunu.
Irene!
Kuralları yine değiştirdi! Bay Stapleton...
...yine kuralları değiştirdi ve bana söylemedi.
Su getireyim ben.
Sherlock...
Gel... Gel, yanıma otur.
Nasılsın, anlat.
Geçen bir buçuk yılda neler yaptın?
New York'a taşınmışsın. Bir hikâyesi olmalı...
Geldim ben!
Bir şey bulmuş mu, bakmam lazım.
- Nasıl durumu? - Bilmem. Azıcık iyi belki.
- Cepheden ne haber? - Dokuz yaşında ve...
...Avusturyalı emlak kralı varmış; onu öğrendim.
Onun haricinde, sıfır.
Selam, başkomiser.
Gomagota fikrin sonuç verdi. Bulduğun pigment...
...Tribeca'da, Halcyon Paints adlı...
...özel malzemeler satan bir dükkândan.
Son birkaç hafta içinde sadece bir kutu satılmış.
Duane Proctor adlı birine.
Darp suçundan beş yıl yatmış adam.
- Yeri belli mi? - Şartlı tahliye memuru...
...çıktığından bu yana kardeşinin evinde...
...kaldığını söylüyor. Konuşmaya gidiyoruz.
Kusura bakmayın ama Duane'in bu şeyle...
...ne demiştiniz? Adam kaçırma mı?
- Sing Sing'de yatmadı mı? - Duane temiz sayfa için...
...içtenlikle çaba harcıyor. İnanmasam evde kalmasına...
...izin vermezdim. Çocuklara ders veriyorum burada ben.
Amirim, geldi.
Kımıldama sen. Muldoon, sen onla kal.
Duane Proctor? Başkomiser Gregson.
- New York Polisi. - Ne oluyor?
Irene Adler hakkında birkaç soru sormak istiyorduk.
- Tanıyor muymuşum o şahsı? - Kaçırdıktan sonra...
...adını sormadığını sanmam. - Ne? ne diyorsunuz yahu?
Vaktimizi harcama, kardeş. Aldığın boya, sarı boya...
...bulduğumuzda Irene onu kullanıyordu.
Sarı boya mı? Tamam boya, fırça falan alıyorum ama...
...Irene bilmem kimi tanımıyorum. Isaac için...
...alıyorum onları. Benim birader için. Öğretmendir.
Çocuklardan birinin ödevi mi ne varmış, öyle bir şey.
Kal burada.
Dur, dur, dur.
Tamam. Aç!
Vuruldun mu?
- Ambulans çağırın! - Arka taraftan çıktı!
Memur vuruldu! Memur vuruldu!
Tamam, kalkma sen. Isaac Proctor adına...
...yakalama emri çıkarılsın! Yanlış kardeşe gelmişiz.
Kardeşimin neden öyle yaptığını bilmiyorum.
Silahı olduğunu bile bilmiyordum ben.
Garajındaki dolapta ufak çapta bir cephanelik bulduk.
Tabancalar, susturucular, üç ayrı adda pasaportlar var.
Ben de sizin kadar şaşkınım. Kardeşim ailenin iyisiydi.
Akıllı olanımızdı. Çocuklara ders vermeden önce...
...bir düşünce grubundaydı. - Moriarty adı geçti mi hiç?
- Lisede Mara Goldberg vardı. - Hayır, tek isim.
- Bir soyadı. Moriarty. - Hiç duymadım Isaac'tan.
Bahsetse söylerdim. Hapse dönmek istemiyorum ben.
Üzgünüm. Ne yüzünü ne de sesini tanıyorum.
Bulunduğum eve geldiyse bile hatırlamıyorum.
Ya kardeşi? Isaac?
Üzgünüm... Bilemiyorum.
Sorun değil. Buraya gelmen cesaret isterdi.
Hepsi buysa gidelim biz.
Bir davaya sırtını dönmesini görmek tuhaf şey.
Yanlış anlama, anlıyorum. Ama tuhaf geliyor.
Vurulan memur nasıl?
Altı kaburgası kırılmış. Akciğerinde delik var.
Kurşungeçirmez yelek giydiği için şanslıymış.
Fail orasından vurmayı seçtiği için şanslı esas.
Bulduğumuz silahlar modifiye edilmişti.
Susturucuları vardı ki bu da Isaac profesyoneldi, diyor.
İsteseydi Muldoon'ı öldürebilirdi.
- Ne olacak şimdi? - Isaac'in geçmişini deşip...
...Holmes'un elemanla bağı var mı, bakacağız.
Eşkâli belli. Fazla bir şey değil ama başlangıçtır.
Anca on mesaj bıraktıktan sonra mı arıyorsun?
Durumu Moriarty'ye izah etmem gerekiyordu.
Ulaşmak zaman alıyor. Polis seni nasıl bulmuş?
Hiçbir fikrim yok. Eşkâlim haberlerde.
Yardım edebilecek misiniz, edemeyecek misiniz?
Edeceğiz elbette. Ama önce bizim için yapman gereken...
...bir şey var. Sherlock Holmes'la ilgili.
Şimdi mi yapıyorsun bunu yani?
Daha yeni seviştik.
Londra 22 ay önce
Beynim kimyasallarla dolu. Ciddi eziyetli bir dava bu.
- "M". - Kurban seçme yöntemini...
...hâlâ çözemedim.
Tek ortak yanı, öldürme şekli.
Cesetleri buna benzer bir üçayaklı nesneye asıyor.
- Kanlarını akıtıyor. - Evet.
Bu muyum artık ben? Zihnin için egzersiz malzemesi mi?
Bir erkeğin ömrü boyunca sevişmeyi umabileceği...
...en müthiş egzersiz malzemesisin sen.
Keats demiş bunu, değil mi?
Haklısın. Fazlasıyla kabalık ediyorum.
Evet ama sen zaten kabasın. Neden bana batmıyor...
...onu çözmeye çalışıyorum. - Sen de kabasın çünkü.
Dürüstsün demek istedim. Basit zekâlar oldum olası...
...büyük dürüstlükle büyük kabalığı karıştırmışlardır.
Daha fazla kimyasal salgılamadığımın...
...farkındasın, değil mi? - Bu benlerin dizilişi...
...neredeyse Auriga takım yıldızıyla aynı.
- İyi bir şey mi, kötü mü? - Ben... Sadece daha önce...
...fark etmeyişime şaşırdım. Onca zamandan sonra bile...
...benim için hâlâ kör nokta gibisin.
- Ne güzel laflar ediyorsun. - Her şeyi görmemek...
...hoşuma gidiyor. Nadir bir durum.
Bu arada soracaktım, yeni projenden...
...niye bahsetmedin bana? - Geçen bahsettik Rubens'ten.
Yok. Öteki yeni projen. Rubens'in paleti bellidir.
Son birkaç buluşmamızda ellerinde farklı renk...
...boyalara ait lekeler vardı.
Ayrıca, son birkaç seferde konuk odası da kilitliydi.
Bu da bana yeni işinin orada olduğunu söylüyor.
Yani... Orijinal bir Irene Adler mi söz konusu?
Çünkü var olana katacak bir şeyin olmadığını...
...söyleyişini gayet net hatırlıyorum.
Aylar önceydi o. Hislerim farklı şimdi.
Değişen ne?
- Bir bakmak isterim. - Hazır olunca görürsün.
İstediğin bir şey var mı?
İyiyim böyle. Sağ ol.
- Senin için zor olmalı. - Efendim?
Burada olmam.
Ne kadar fazla şey gördüğünü biliyorum.
Şu anda neler algıladığını ancak hayal edebilirim.
Empati kurabildiğim tek insan sensin, biliyorsun.
Empati mi? Değişmişsin sen.
Neler yaptığımı sormuştun.
İlişkimiz sırasında, arada uyuşturucu kullandığımı...
...hatırlıyorsundur. Hobiydi uyuşturucu.
Ölümünden sonra hobiden öteye geçti.
- Yaşam tarzı oldu. - Sherlock...
Yıkılmıştım, evet.
Uyuşturucular yardım ediyor sandım. Etmiyorlardı.
Seni öldüğünü sandığım adamı bulamayınca dibe vurdum.
Scotland Yard ayrılmamı istedi.
Sonunda saklanmak için New York'a geldim.
Babam ne kadar battığımı kavrayınca beni zorla...
...rehabilitasyona soktu. - Düzelmişsin.
Ayığım sadece. Müptelalığım baki.
Özür dilerim. Hatırana layık kaldım diyebilmek isterdim.
Ama tam tersini yaptım. Lütfen bil ki...
...başına gelenden kendimi yüzde yüz suçlu buluyorum.
Telafi etmem mümkün değil...
...ama söz, hep çabalayacağım.
Yıkılmıştın. Kendini iyileştirdin.
Koca Sherlock Holmes yapabildiyse...
Bana umut veriyorsun.
Buradaymış... Bay Stapleton buradaymış.
Londra 21 ay önce
Sherlock, hazır. Tablom nihayet hazır.
Görmeye özel davetlisin. Birkaç günlüğüne...
...şehir dışında olacağım ama Cuma döneceğim.
Saat beşe kadar bende ol yoksa tablo şömineye gider.
Selam! Geç kaldım, biliyorum ama bahanem müthiş.
Anladığım kadarıyla Bayan Adler sana bu akşam...
...yeni sanat eserini gösterecekmiş.
Benimkini nasıl buldun? M.
Emin bir yere götüreceksin beni sanmıştım.
- Eski bir garaj burası. - Emin ol ki daha fazlası.
Bu mülkü New York'a ilk geldiğimde yaptığım...
...işin ücreti olarak aldım. Satacaktım ama sonra...
...sığınak olarak işe yarayabileceğini fark ettim.
Acil durumlar için.
İzlenmediğimizden emin misin?
Eminim. Bilinen karşı-takip manevralarının hepsini...
...yapıp, üstüne kendi icat ettiklerimi uyguladım.
O yüzden seni temin ederim, burada gayet güvendesin.
Evin ne olacak? Polisi aramalı mıyız?
Aradım, bir şekilde. Watson'a mesaj çektim.
İşe girişecek. İncelemeler yapılacak.
Anlamlı değil. Bu... Moriarty'nin beni bırakması.
Beni nerede bulacağını sana söylemiş. O zaman ne diye...
...adamları yatağıma çiçek bıraktılar?
- Mesaj olduğu açık. - Niye bana mesaj göndersin?
Mesaj banaydı. Daha açık olamazdı.
Hayatımda yer aldığın sürece bana karşı...
...kullanılabileceğini ve kullanılacağını söylüyor.
Sen, hayatımda tanıdığım en güçlü insanlardan birisin.
Ama Moriarty'ninki gibi bir aklın karşısında zayıfsın.
Ve seni sevdiğim için... Ben de zayıfım.
- Bu yüzden seni bırakacağım. - Ne?
Üzgünüm, burada kalamazsın. Seni uzaklara yollamalıyız.
Sahiden güvende olacağın bir yere.
Moriarty'yle işim bitince gelip seni bulurum.
Çok kolaymış gibi konuşuyorsun.
Sana ilave sıkıntı verme fikri içimi paralıyor.
Sherlock... Korkuyorum.
Onca zaman sonra yeni bulduk birbirimizi.
Seni koruyacak başka yol göremiyorum.
Ya ben görürsem?
Isaac Proctor.
Görünüşünü değiştirmiş ama bu o. Bayan Adler'ın...
...kaçırılmasıyla bağlantısı olduğuna dair şüphe kalmadı.
Evdeki tüm kameraları aldık, değil mi?
Bana söylediklerinin tümü. Ama anlamsız bunlar.
Yani niye zahmete girdi?
Niye Irene'in aklıyla oynadı?
Eldeki tüm deliller Isaac Proctor'ın...
...profesyonel olduğunu gösteriyor. Psikopat değil.
- Emirlere uyuyor herhâlde? - Öyle. Holmes'tan haber?
Üç sesli ve birkaç yazılı mesaj bıraktım.
Amirim... Holmes birinci hatta.
Zamanıydı. Sağ ol.
Holmes. Neredesin?
Buradayım. Seni görmeliyim. Yalnız.
Alo? Alo? Niye cepten aramıyor?
Arar gene belki. Gidip kahve alayım ben.
- Bir şey isteyen var mı? - Yok. Sağ ol.
- Irene nerede? - Güvende.
Açıklayacak mısın bu gizliliği?
Başkomiser Gregson ve Komiser Bell'e güvenim tam.
Ama Moriarty'nin şebekesi düşünülünce...
...yerimi ne kadar az kişi bilirse o kadar iyi.
Birkaç şeyi bilmen gerek. Duane Proctor'ın kardeşim...
...bir düşünce grubundaydı, dediğini hatırlıyor musun?
Araştırdık. Meğer grup, CIA'nin paravanlarındanmış.
Isaac Proctor 90'larda CIA sorgucularındanmış.
Uzmanlık alanı psikolojik baskı taktikleriymiş.
Bay Stapleton'ı bulmuş olabilir miyiz sence?
Bulduğumuza eminim. Dün gece Irene'in yastığına...
...çiçek bırakan Isaac'ti. Güvenlik kameralarından...
...birine yakalanmış. Bir şey dikkatimi çekti.
Mutfak kapısından girmiş ve dosdoğru Irene'in odasına...
...gitmiş. Nerede yattığını biliyormuş. Nasıl bilebilir?
Moriarty'nin de evimizde kameraları mı var dersin?
Onun gibi biri olunca her şey mümkün herhâlde.
Ne demek herhâlde? Çözmeliyiz bunu.
New York'tan ayrılıyorum, Watson.
- Ne? - Irene'e, güvende olmak...
...için başka yere gitmesi gerektiğini söyledim.
Ancak ben de gidersem gideceğini söyledi.
Veda etmeye geldim.
Anlamıyorum. Ne kadar süreliğine gideceksin?
Söylemesi zor.
Yokluğumda Moriarty'nin imparatorluğunu...
...çökertebilir, dolayısıyla Irene'in güvenliğini...
...garantiye alabilirseniz dönüşüm hızlanacaktır.
İstediğin için mi yoksa borçlu olduğunu...
...düşündüğün için mi yapıyorsun bunu?
Herhangi bir borcum olduğunu düşünmüyorum.
Biliyorum. Hayatı benim yüzümden mahvoldu.
Elimizde bir şeyler var. Isaac Proctor'ı bulabilir...
...ve Moriarty'ye o sayede ulaşabiliriz.
Kusura bakma, Watson. Kararımı verdim ben.
Moriarty'nin istediği bu ve istediğini yapman...
...hata yapman demek.
- Takip edildin mi? - Hayır.
Plakalar temiz. Torpido gözünde 30 bin dolarla...
...bir telefon var. Calgary'ye git ve bekle.
Talimatlar telefonla verilecek; yanından ayırma.
Evi aramama izin var mı?
İyi düşün.
- Eğer beni... - Kes sesini!
"Evi ara"... Sesli komutla diğer telefonu çalıştırdın.
Arkada metal varil. Cesedimden kurtulmak için...
...kullanacaktınız onu. Kimin fikriydi?
Dikkatsiz davrandın. Polis sana asla ulaşamamalıydı.
Moriarty buna tahammül edemez.
Moriarty dikkatsiz davrandığım görüşünde mi?
Sherlock Holmes'a asla zarar verilmeyecek emri...
...kime ait? Canlı kalmanın tek nedeni dediklerimi...
...iletecek olman. Moriarty kafayı Holmes'a takmış.
Zarar gelsin istemiyor ona. Moriarty'ye söyle...
...Holmes artık ölü bir adam.
Irene?
Bu kadar geç döneceğin aklıma gelmemişti.
Meşguldüm.
Kaçış yolumuz var.
Gittiğimizi kimse bilmeyecek.
Fark ettiklerindeyse bizi nasıl bulacaklarını...
...bilemeyecekler. Maine'e bir otobüs var.
Bize pasaport ayarlayacak bir arkadaşım var orada.
Sonra da Newfoundland'a gidecek bir tekne...
...bulmamız gerekecek. St. John Havaalanına...
...vardık mı, her yere gidebili...
Ne? O kadar mı ayarlayabildin? Dert değil.
Her adımımızı yirmi hamle önceden kestirmemiz...
...şart değil. Giderken ne yapacağımızı...
Sherlock? Ne yapıyorsun?
Çek ellerini!
Neden yaptın böyle bir şey?
Nasıl bu kadar aptal olabildim?
Sherlock? Korkutuyorsun beni.
Ne zamandır onun hesabına çalışıyorsun?
- Ne? - Moriarty...
Ne zamandır Moriarty hesabına çalışıyorsun?
- Saçmalıyorsun. - Takımyıldızın. Ariuga...
- Yıldızlardan biri eksik. - Ne?
Benlerin. Birini ameliyatla aldırmışsın.
- Ne dediğini... - Benlerin!
Kanser riski mi vardı? Ondan mı aldırdın?
Moriarty değil, sen aldırdın çünkü.
Moriarty neden aldırsın? Neden önemsesin?
Ne zaman başladı?
Ne zaman başladı? Kaçırılmandan önce mi?
- Her şey yalan mıydı? - Sana hiç yalan söylemedim!
Böyle yapıyorsun hep. Öyle yakından bakıyorsun ki...
...olmayan şeyler görmeye başlıyorsun. Farkındasın.
Kimseye güvenemiyorsan... Bana güvenemiyorsan...
Lütfen, yapma bunu...
Watson sormuştu.
Dedi ki... Dedi ki... Isaac Proctor evde...
...odanın yerini nasıl tamı tamına bilebiliyor?
Biliyoruz şimdi. Moriarty'ye sen söyledin.
Esas sen yalan söyledin!
Benimle gelmek istemediğin için bahane uyduruyorsun!
Var ya... Komik.
Gözümü kapatıp onu hayal etmeye çalıştığımda...
...sana feci benzeyen birini görüyorum. Bence sen de...
...aynını görüyorsun. Bence kendine düşman olmaya...
...bu kadar heveslenmeseydin senin dostun olurdu o.
Yaptığın hatayı fark edince beni bulmaya kalkma sakın.
Bir daha seni hiç görmek istemiyorum.
Watson, planlar değişti. Bir yere gitmiyorum.
Konuşmamız gereken çok şey var. Eve dön...
Özür dilerim, Bay Holmes.
Ateş edeceğimi görmemeniz gerekiyordu.
Bay Proctor. Ne zaman tanışırız, merak ediyordum.
Aslında bir defa karşılaşmıştık.
Kaçınılmazı geciktiriyorsun sadece, biliyorsun.
Daha önce tanıştık dedin ama ben hiçbir yüzü unutmam.
Farkında değildin. Tüfek dürbününden bakıyordum sana.
Neden şimdi öldüreceksin beni? O zaman niye yapmadın?
Aldığım emir öyleydi.
Moriarty sana zarar gelmemesini emretmişti.
Ama kadın sonra beni öldürtmeye kalkıştı.
Kadın mı?
Bahse girerim, şansın varken...
...benimle kaçmadığına pişmansındır.
Moriarty...
Sana kendimi şimdi ve böyle açıklamayı planlamamıştım.
Ama Bay Proctor beni mecbur bıraktı.
Bu bir hile...
Telefonda konuştuğum kimdi? Moriarty'yim diyen kimdi?
Adamlarımdan biriyle konuştun. Geçmişte...
...aynı rolü defalarca ve gayet ikna edici oynadı.
Genellikle kimliğimi korumak için.
Kimi zamansa potansiyel müşterinin cinsiyetimden...
...rahatsızlık duyacağını düşündüğümde devreye girer.
Sanki cinayet işlemek erkek tekelindeymiş gibi...
- Ya sana inanmazsam? - İnanmak istemiyorsun.
Ama efsanevi dedektiflik güçlerin doğruyu...
...söylediğimi haykırıyor. - Neden yaptın öyle?
Neden beni baştan çıkarıp öldürüldüğüne inandırdın?
Dedektif sensin, Sherlock. Sen söyle.
Scotland Yard'da çalışırken planlarından birini...
...bozdum herhâlde. - Birden fazla plan.
Özenle hazırladığım bir dizi suikast vardı.
- Cezalandırmaydı öyleyse. - Önce öldürecektim seni.
Sessizce. Gizlice.
Ama seni tanıdıkça meraklandım.
Nihayet karşımda benimkine denk görünen bir zekâ vardı.
Yok edilemeyecek kadar karmaşık ve güzel bir şey.
En azından daha fazla incelemeden.
Ben de seni, kendi ortamında incelemenin yolunu buldum.
- Irene oldun. - Ne kadar ortak noktamız...
...olduğunu görünce nasıl şaştım, bilemezsin.
Bir karafatmayla ne kadar ortak noktam varsa...
...senle de o kadar var. - Anlıyorum.
Eşsizliğinle nasıl gurur duyduğunu biliyorum.
Ama işin aslı, her yaptığını görüyorum. Hissediyorum.
Dünyayı iyice sıkıcı yapıyor, değil mi?
Bir adama bakıp tüm sırlarını bilivermek...
- Aynıyız diyorsun yani. - Ben daha iyiyim diyorum.
O yüzden Londra'dayken yaşamana izin verdim.
Söylendiğin kadar önemli bir tehdit değildin.
Ben de deneyimi bitirip işime döndüm.
Sense uyuşturucuya kapılarak aşağı olduğunu kanıtladın.
Neden New York'ta ortaya çıktın peki?
Mucizevî iyileşmeni duydum.
Hâlini merak ettim.
Zırva. Bana geri dönmen riskti ve riski sadece...
...planlarından bir diğerini bozuyorsam alırdın.
Ülkeden ayrılmamı da bu yüzden istedin, değil mi?
Hep aynı Sherlock.
İnsanlara bakıp bulmacalar görüyorsun. Bense oyun.
Her seferinde kazanacağım bir oyunsun sen.
Beni şimdi öldürsen iyi edersin.
Çünkü oynadığın oyun her neyse engel olacağım.
Asla öldürmem seni. Milyon yıl geçse bile.
Sandığın kadar eşsiz olmayabilirsin, tatlım...
...ama gene de bir sanat eserisin.
Sanatı takdir ederim.
Yapabileceğim şey... Yapacağım şey...
Seni yaralamak. Öncekinden çok daha beter şekilde.
Daha elimi bile sürmediğim yaratıcı fikirlerim var.
Yani, lütfen...
...kendi iyiliğin için bırak da ben kazanayım.
Watson, geldin nihayet.
Çok iyi. Anlatacak çok şeyim var sana.
Saçmalık bu. Çoktan hastanede olmalıydın.
Vakit yok dedim sana.
Ayrıca arada bir iki mermi deliği dikmeyecekse...
...bir cerrahla oturmanın ne anlamı var?
Omzundaki kas yırtılmış. Acı için ilaç almalısın.
İyileşmekle meşgul bir müptelayım unuttuysan.
Bağımlılık yapmayan ağrı kesiciler de var unuttuysan.
Bağımlılık yapmıyorlarsa ne kadar iyi olabilirler ki?
Neyse. Irene'in New York'ta ne çevirdiğini çözeceksem...
...tüm melekelerime ihtiyacım olacak.
Irene konusuna üzüldüm. Ya da Moriarty... Adı neyse.
Bense gerçeği epey rahatlatıcı buldum.
Uzun zaman Irene cinayetinin yanıtlarını aradım.
Artık elimdeler. Ve bu sabah bana gerçeği anlatarak...
...hata yaptı. Sayesinde zihnin açıklığa kavuştu.
Sen beni hiç zihnim tam açıkken görmedin.
Tamam.
Irene, Moriarty'ymiş.
Feci bir şey yapmak için burada olduğu kanısındasın.
Omzunda bir delik var ve evimizin üçüncü katında...
...ölü bir katil yatıyor.
Ee, nereden başlamak istiyorsun?
Isaac Proctor seni vurdu. Sonra eski sevgilin de onu.
Ama Irene, Irene değilmiş. Bir tür ne?
- Suç uzmanı mıymış? - Çok iyi, başkomiser.
Eksiksiz anlamışsınız.
Bunu dediğime inanmıyorum ama bizimkilere aramaları...
Irene Adler sahte adı herhâlde? Öyle mi?
Moriarty'yi kullanıyor ama gerçek adı mı, bilmiyoruz.
Aramak iyi hoş da karşınızda titiz planlar yapabilen...
...ve aşırı kişisel disipline sahip biri var.
Bulabilirseniz işlediği tek suç...
...beni vuran adamı vurmak olacak.
- Aramaya nereden başlayalım? - Bilmiyorum.
Ama öğreneceksek geçen birkaç hafta boyunca...
...New York'ta ne yaptığını saptamalıyız. Şu an için...
...elimizde sadece büyük bir planın parçaları var.
Taggart Müzesi'ni ele geçirme planı...
...Risk İdare'nin sahibinin cinayetten hapse atılması.
Şimdilik hiçbiri tutarlı bir bütünde birleşmiyor ama.
Isaac Proctor'un naaşından çok şey öğrenemeyeceğiz.
Irene... Herhâlde Moriarty demeye alışmam gerekiyor.
Telefonuyla cüzdanını almış.
Bir şey mi buldun?
- Bunlar kime ait? - Dün gece getirilen...
...iki cinayet kurbanına. Birinde Rusça dövme var.
Mafya hesaplaşması diye bakıyoruz.
- Neden sordunuz? - Bu cep telefonları...
...kendi sistemleri yerine açık-kaynaklı sistem...
...yerleştirilebilmesi için modifiye edilmişler.
Bu tip modifikasyona yakında iki defa rastlamıştık.
Sebastian Moran, Daniel Gottlieb.
Moriarty'nin adamlarından biriyle ne zaman uğraşsak...
...biri telefonlarına hep aynı şeyi yaptı.
Mafya hesaplaşması değil bence bu iki cesedin nedeni.
Bence bu adam Moriarty'yle açıkça savaşıyordu. Katil o.
Dur bir. Elimizde sadece iki telefon var.
Adamların Moriarty hesabına çalıştığının kanıtı yok.
Var.
Moran ve Gottlieb'in telefonlarındaki kod bu.
Nasıl çözüleceğini bildiğim bir kod.
D... K... 2... 3... "Makedonya Güneşi".
- Ne demek bu? - En ufak fikrim yok.
Ama elde bir şey olması güzel.
Bana kalırsa çok açık.
Holmes yıllardır kullanıldığını öğrendi.
Yıkılmış olmalı.
Ve vurulmasına rağmen ilaç tedavisini mi reddediyor?
Davaya bakmaya yetkili, biliyorum. Ama New York Polisi intikam peşinde koşmaz.
Adamlarımdan olsaydı açığa alırdım onu.
Endişenizi anlıyorum.
Ama onu artık iyi tanıyorum. Irene'i arayamazsa...
...hatalarında kavrulmaya devam ederse...
Sırf bu yüzden uçurumun kenarına gelebilir.
Durması gerektiği kanaatine ulaştığım an, size söylerim.
Anlamını buldum! Mesajın!
Makedonya Güneşi, New York ve New Jersey Limanı'nın...
...23. Kuzey Doku'ndan lisanslı bir yük gemisi.
Helenic Exporters adlı filonun bir parçası.
Firmanın sahibi, Christos Theophilus.
Duymuştum bu adı ben.
Lakabını hatırlıyorsunuzdur belki: Narval.
Narval... Şu boynuzlu balina gibi mi?
Evet, o. 80'lerin sonları ve 90'ların başında İnterpol...
...Avrupa'nın en büyük kaçakçılarından...
...kabul ediyordu ama ele geçmedi.
Hatta suçluluğu bile ispatlanamadı.
Söylentilere göre bir süre önce kaçakçılığı bırakmış.
Sonrasında uluslararası nakliyatta ve...
...Yunan milliyetçiliğine önemli bağışlar yapan...
...bir isim hâline gelmiş.
Yani sahiden doğru yola mı girmiş yoksa...
...Moriarty'ye mi çalışıyor, onu merak ediyorsun.
Dünyanın her yanını gezen yüzlerce gemisi var.
Uluslararası suikastlar düzenleyen biri için...
...paha biçilmez bir ortak olabilir.
Fark edilmeden personel ve silah taşıyabilir.
Makedonya Güneşi bu akşam limana giriş yapacak.
Sanırım içimizden birileri yemek yemeyeli çok oldu.
Biraz ileride bir seyyar yemekçi var.
Gidip hamburger alacağım. Bir şey ister misiniz?
Kahve, lütfen.
Nasılsın?
Yani, bu başından geçenler bayağı ciddi.
O hatun seninle fena kafa bulmuş, hem de bu derecede.
Garip görünüyordur.
Ama uzun vadede...
..iyi bir şey olabileceğini düşünmeye başladım.
- İyi bir şey mi? - Evet.
Bayağı ilginç bir açıdan bakıyorsun.
Daha önce hiç düşmanım olmamıştı.
Yani adamakıllı bir düşmanım.
Hevesliydim. Muazzam güç verecek bir şeydir diye düşünmüştüm.
- Gemi boşaltılıyor. - Olağandışı bir şey...
...görmedik, eve dönsek daha iyi belki.
Evet, anlıyorum. Herkesin bekleyeni var.
Ben sabaha kadar gözlemeyi sürdüreceğim.
Dur! Şuna bak.
Bizzat Narval. Budur. Gemi Moriarty için...
...her ne getirdiyse almak için gelmiş.
New York Polisi!
Kımıldamayın! Kımıldamayın!
Benim gemim bu! Ne yapıyorsunuz?
Kaçak bir kasa indirdiniz. İçine bakmak istiyorum.
Moriarty'nin bu gemiyi personel veya silah...
...kaçırmak için kullandığını söylemiştiniz.
Bu ikisi hangi sınıfa giriyor, söyler misiniz?
Hayatımda Moriarty diye bir ad duymadım ben.
Yalan söyleme artık, Narval.
Müşterim defalarca kendisine...
..."Narval" diye hitap etmemenizi söyledi.
Niye rahatsız oluyor anlamıyorum. Çok şeker yaratıklardır. Denizin tekboynuzlarıdır.
Rahatsız ediyor çünkü başka bir zamana ait bir isim.
- O kişi değilim artık. - Kaçakçı mı değilsiniz?
Ülkeye iki lemur sokarken yakalamamıza bakarsak...
...ilginç bir iddia sizinki. - Peki. Bakın... Kızım...
Alethea hayvan severdir.
Ve aynı hislere sahip bir adamla evlendi.
Gittikçe daha fazla koruma eylemlerine girdiler ve...
Ben... Ben sadece çocuğuna hayır diyemeyen bir adamım.
O lemurlar kızınız için miydi yani?
Kaçak yakalanmışlardı ve kullanılmış oto misali...
...parça parça edecek adamlara satılacaklardı.
Kızım ve eşi, Westchester'da bir at çiftliğinde oturuyor.
Hayvanlara iyi bakacaklar.
Tehlikedeki türler için bir şebekeniz mi var yani?
- Kızınız doğrulayabilir mi? - Kenya'da tatil yapıyor.
Ama kocası orada. Size gösterecektir.
Bu saatte Westchester'a gitmek epey vakit alır.
Yerel polisi arayıp geldiğimizi bildireyim.
Aramayı arabada giderken yapabilirsin herhâlde.
Sargılarını değiştirmeden hiçbir yere gitmiyoruz.
- Watson... - Dün dediğim gibi...
...sadece yarana bakmama izin verirsen sana uyacağım.
İyi. Sen aramanı burada yap, arabanda buluşalım.
Sağ olasın.
- Enfeksiyon görünmüyor, iyi. - Az laf, çok iş, Watson.
- Ağrın ne durumda bugün? - İyi. Fark edilmiyor bile.
- Birle on arası kaç mesela? - Pi. Matematikte sabit...
...sayıdır ve yaklaşık... - Üç virgül on dört eder.
Evet. Ağrının derecesi üç civarı diyorsan inanmam.
Moriarty'yi durdurmak için tüm melekelerine ihtiyaç...
...duyacağını söylemiştin. Birkaçı eksik görünüyor.
- Alo? - Joanie, benim.
- Selam, Oren. - Telaşlanma sakın.
Haber kötü. Annem bu sabah merdivenden kayıp düşmüş.
- Aman Tanrım! - Bir şeyi yok.
Kafasını çarpmış sadece. Acilden biri beni aradı.
Ama Barselona'da, konferanstayım.
Sen bir gidip bakarsın belki demiştim.
- Elbette. - Chandler Memorial'da.
- Oraya gidince ararım seni. - Sağ ol, Joanie.
Tamam, hoşça kal.
Watson kadınları ve topuklu pabuçları. Annen altmışında.
Yıllar önce düz tabanlı bir ayakkabıya geçmeliydi.
- Duydun mu hepsini? - Duydum.
Duyularımı körelten ağrı kesicilerden almıyorum ya.
Durumu iyiyse bir saat sonra Westchester'da bulurum sizi.
Nefesimi tutup beklerim.
Annenin bir şeyi yok. Kardeşini ben aradım.
Numara için kusura bakma ama...
...seni Sherlock'tan ayırmak için en uygun yoldu.
Ne istiyorsun?
Tabii ki bana eşlik etmenin hazzını.
- Korkmuyorsun benden. - Korkmayacak kadar kızgınım.
Belki sadece kalabalık bir lokantadayız diyedir.
Kariyerim boyunca kalabalık lokantalarda işlenen...
...yedi cinayet planladım.
Seni burada öldürmek gayet mümkün.
Ama derdim o değil.
- Neden buradayım peki? - Seninle ilgilendiği için.
- Nedenini anlamak istedim. - Onu büyüleyici buluyorsun.
Neydi geçen gece kullandığın laf? Sanat eseri.
Anladığım kadarıyla sen bir tür... Maskotsun.
Ayıklık eşlikçisiydin onun; omzuna tünemiş...
...iblis kovalayan melektin. Ama şimdi nesin, bilmiyorum.
Yatmak mı istiyorsun onunla?
Tıpkı ona benzediğini söylediğini sanıyordum.
Gördüklerinin aynılarını gördüğünü...
Kadınları kestirmek azıcık daha zordur. Sherlock'a sor.
Karışmadan New York'taki işimi halletmeme izin...
...vermesini rica etmiştim. Kabul etmiş görünmüyor.
Dün gece bir gemiyi aramasına yardım ettin.
Bu sabah da bir iş adamını mı sorguladı?
- Nereden biliyorsun? - Herhâlde şimdiye dek...
...şebekemin boyutunu kavramışsındır.
Pek inanılmaz yerlerde göz ve kulaklarım vardır.
İş.
Sherlock'la konuş. Söyle, sadece birkaç gün daha...
...buradayım. Sonrasında şehrini geri alabilir.
Bu yavan memleketin tümü onun olsun isterse.
Korkuyorsun ondan.
Korkmasaydın bu kadar zahmete girmezdin.
Azizim, Watson. Beni yapmaya zorlayabileceği...
...şeylerden korkuyorum ben.
Kayınpederim burada ne yaptığımızı neden size...
...söyledi bilmiyorum ama madem öğrendiniz...
Burada koşumluk at yetişir. Bakar, yetiştiririz.
Ayrıca arazimizde soyu tükenme tehlikesi altında...
...22 ayrı tür canlı bakım görüyor.
Yirmi iki ayrı çeşit kaçak mal mı demek istiyorsunuz?
Doğaçlama avlağınızla ilgilenmiyoruz. Hoş hobi.
Burada bir gün geçirmek isterdim doğrusu.
Maalesef iş daha acil şu an. Benim endişem, eşiniz.
Neden Alethea için endişeleniyorsunuz?
Epey iş... Kenya safarisi.
Bir eşin diğerini arkada bırakması tuhaf. Değil mi?
Eşim özgür ruhludur. En baştan beri ayrı...
...tatillere çıkmışızdır. Ne yapıyorsunuz?
Evliliğinizi yorumlamak bana düşmez ama...
...gardırobunuza baktım ve üst kalite dış mekân...
...giysisiyle dolu olduğunu gördüm. Sizin ve onun.
Kenya bozkırlarında hava serttir, değil mi?
Neden malzemesini yanına almamış öyleyse?
İşte... Herhâlde en son modellerden edinmiştir.
Levotiroksin şişesi bu.
Tiroid için kullanılan sentetik bir hormondur.
Bu şişe karınız tarafından bir ay önce doldurtulmuş.
Ama şişeden sadece on sekiz hap eksik.
Neredeyse bir haftadır çok önemli ilacını almamış.
Karınız nerede Bay Lerberg?
Dediğiniz gibi, bir hafta önce, gece yarısıydı.
Maskeli iki kişi evimize girdi.
Alethea'yı götürdüler.
Kayınpederim geldi, beni çözdü ve kaçıranların...
...kendisiyle çoktan temasa geçtiklerini söyledi.
Her şeyi halledecekti. Polis karışırsa karım ölecekti.
O iki adam hakkında ne söyleyebilirsiniz?
Fazla bir şey değil. Maskeliydiler...
Birinin kolu sıyrılmıştı. Dövmelerini gördüm.
Ne deniyordu o alfabeye? Kiril...
Morgda gördüğümüz iki tipe benziyor.
Başkomiseri arayayım ben.
Watson... Pek verimli bir gezi oldu.
Ne?
O arabaya hiç binmemeliydin, Watson.
Kusura bakma ama yanındaki adamının silahı vardı.
Hem hata bende değil ki. Niye beni suçluyorsun?
Kendini koruma çalışmalarını aksatmışsın.
Çekilmemiş silah bir durumun yorumuna alınamaz.
Sen orada yoktun, tamam mı?
Neye benzediğini bilemezsin silahla üstüme gelişinin.
Yeter. İkinize de bu iş bitene dek koruma veriyorum.
Kapınıza da adam koyuyorum. Neyse. Siz Westchester'a...
...gittikten sonra Teophilus kefalet ödeyip çıktı.
Ama evine gitmedi. Avukatı ve kefaletçisi...
...nerede olduğunu bilmiyor. - Narval kaçtı.
Kızının kaçırıldığını söylemek isteseydi...
...bu sabah söyleyebilirdi.
Theophilus, Moriarty'nin ortağı değil, kurbanıymış.
Anlamadım ben. Tüm bunlar...
...zengin birinin kızını kaçırmak için miymiş yani?
Fazlası var. Olmalı. Moriarty... Yetenekli.
Tutkularını ateşleyen projeleri kovalıyor.
Amerika'daki büyük planının fidye için kız kaçırmak...
...türü uyduruk bir şey olduğunu düşünmek zor.
Bir saniye müsaade bana.
- İyi misin sen? - Evet, iyiyim.
Ağrı şiddetleniyor arada ama kaldırmayacağım gibi değil.
Direnişçi ruhu, vesaire.
Teknik elemanlara Theophilus ile kızını kaçıranlar...
...arasındaki iletişimin kanıtlarını aratıyordum.
Bilgisayarı temiz görünmüş ilk başta ama...
...teknisyenlerden biri, birkaç hafta önce...
...yeni bir e-posta hesabı açtığını bulmuş.
Posta kutusunun görüntüsünü yollattım.
Soru işareti.
Moriarty bizle konuşmak için Gottlieb'in telefonundan...
...aradığında ekranda çıkan arayan kimliğinde bu vardı.
E- postalar çifte anahtarla şifreli; kırılamıyorlar.
Ama Theophilus, geldikleri anda bir şey daha indirmiş.
Sabit sürücüye. Ona erişebiliyoruz işte.
Kim olduğunu bilmiyor musun?
Moriarty niye fotoğraf yollasın Theophilus'a?
Bay Theophilus.
Nihayet yüz yüze görüşmek ne güzel.
- Kızımı kaçıran sensin. - Biraz yardım aldım.
Kaçakçılık yıllarımda hiç el sürmemiştim bunlara.
Basittir. Doğrultup ateş edeceksiniz. Art arda.
Bu tip anlarda Alethea'yı hatırlamanız önem taşıyor.
İstediğinizi yaptığımda onu bırakacağınıza...
...söz veriyor musunuz? - Elbette.
Sözüm söz o zaman.
Bu adam ve ailesi, yarın gece ölmüş olacaklar.
Sherlock! Sherlock!
Günaydın.
Kurşun yarana vuruyorsun.
Uyanık kalmakta sorun yaşıyordum.
Hipotalamusum ile anlaşmak istedim ama...
...nihayetinde fiziksel cezalandırma gerektirdi.
Dışarıda polisler var.
Kapıyı kırıp içeri dalmamalarına şaşırdım.
Evet, bizi müstakbel maktule götürmek için bekliyorlar.
Uzun bir geceydi, Watson. Ama verimli geçti.
Moriarty'nin planını kestirdiğim kanısındayım.
Yok artık.
Bu adamın adı Andrej Bacera. Annesi hâlen...
...Makedonya Cumhuriyeti'nde Meclis başkanı.
Reformcu ve sevilen bir kişilik.
Bay Bacera da yurdunda pek seviliyor.
Moriarty neden iki Makedon politikacıyla ilgileniyor?
Andrej Bacera politikacı değil.
New York'ta kalp-damar cerrahı.
Gerektiğinde gayrıresmî diplomatlık yapıyor.
Şimdi... Balkanların haritasına bir bakıver.
Makedonya Cumhuriyeti şurası.
Yeni doğan bir demokrasi ve AB tam üyeliğine aday.
Adaylığının önündeki en büyük engel...
...komşusu Yunanistan'la, Makedonya adı üzerine...
...devam eden sürtüşmesi.
Makedonya, Yunanistan'ın parçası sanıyordum ben.
Makedonya, Yunanistan'da bir bölge.
Büyük İskender'in doğduğu yer. Tarihsel önemi büyük.
Yugoslavya dağılıp yeni, ufacık bir ülke kendini...
...Makedonya Cumhuriyeti ilan ettiğinde...
...Yunanistan'ın ne kadar bozulduğunu tahmin edersin.
İki kuzenim oğullarına Henry adını koymak istedi.
Şükran Günü'nde çıngar çıkmıştı. Ne diyorsun yani?
Makedonya kendine Makedonya demekte ısrar ettiği...
...sürece, Yunanistan, AB üyeliğine karşı çıkacak.
Ancak Andrej'nin annesi geçenlerde...
...duruma bir çözüm önerdi. - "Birkaç gün sonra...
...Makedonya'da, AB'ye Yeni Makedonya Cumhuriyeti...
...adıyla girmek için referandum yapılacak."
"Yeni" lafını eklemişler. - İşe yaramış.
Referandumun olumlu sonlanması bekleniyor.
Radyoda güzel haber olur da, can düşmanının bunlara...
...bakıp ne fırsat görecek, anlamıyorum.
Zaten o yüzden iyi düşman değil, iyi ortaksın sen.
Mesele, para meselesi. Bu bir Makedon dinarı.
- Öylesine vardı elinde yani? - Makedon referandumu...
...başarıya ulaşırsa bunun yerini Euro alacak.
Dinar kalkacak, hiç değeri kalmayacak.
Buna karşın 48 saat önce, muazzam bir müşteri adına...
...hareket eden bir İsviçre bankası, anormal miktarda...
...dinar satın almış.
Yürürlükten kalkacak bir parayı niye ve kim alır?
Hiç kimse. Makedonya'nın AB'ye girişini engelleyen...
...olayları manipüle edecek planlar yapmamışsa elbette.
Milliyetçi dava için para verdiği bilinen...
...bir Yunan vatandaşının Makedonya'nın gözdesini...
...oylamadan bir gece önce öldürmesinin yaratacağı...
...çalkantıyı bir düşün. Eski çatışmalar alevlenir.
Ülkenin adını değiştirme oylaması çöker.
Dinar para birimi olarak kalır ve değeri tavan yapar.
Yani Moriarty, Narval'ın kızını, bu adamı öldürsün...
...diye kaçırdı. Her şey para kazanmak içindi.
Yaklaşık 1 milyar dolar.
Durdurmayalım mı şimdi o kaltağı?
Jordan?
- Jordan nerede? - Andrej, ne oldu?
Jordan, telefonda New York polisinden bir başkomiser...
...birinin beni öldürmeye geldiğini söylüyor.
Ben, Jordan Conroy. Bacera ailesinin güvenliğiyim.
Bay Conroy, ben New York polisi başkomiseri Gregson.
Yalnız mısınız yoksa ekibiniz var mı?
- Yalnızım. Neden? - Christos Theophilus adlı...
...bir Yunan vatandaşının Bay Bacera'yı hedeflediği...
...kanaatindeyiz. Hâlen oraya gelmekteyiz.
Eşkâlini verebilir misiniz?
1,80 m civarı, yaklaşık 90 kg. Beyaz, erkek.
Fotoğrafını Bay Bacera'ya az evvel yolladım.
Üst kalite bir emniyet odamız var.
Bay ve Bayan Bacera'yı derhâl oraya alıyorum.
Çabuk halletmemiz gerekiyor.
Dışarı çıkın.
- Her ne istiyorsan veririm. - Hemen!
Jordan?
Ne oluyor?
- Ne yaptın? - Jordan, lütfen.
Lütfen bize yardım et.
911. Acil durum nedir?
Adım, Christhos Theophilus.
Andrej Bacera adlı yılanın evindeyim.
Şimdi yapacağımı ülkem aşkıyla yapıyorum.
Lütfen... Lütfen, yalvarırım...
Baba! Benim. İyiyim. Baba... orada mısın?
Beni çiftliğin önüne bırakıp gittiler.
Chad'le birlikteyim. Polis yolda.
Baba, sen misin? Orada mısın?
Şimdi yap. Lütfen.
Siz telefonu kapar kapamaz arkadan saldırdılar.
Kendime geldiğimde tırabzana bağlanmıştım ve adam...
...Andrej ile Jovana'yı yatak odasına götürüyordu.
Kurtulmayı başardım; aynı anda ilk iki atışı duydum.
Ayak bileğimdeki tabancamı fark etmeyip bırakmıştı.
Çektim, odaya daldım. Ateş ettim.
Ama Bayan Bacera'yı vurmadan yetişememiştim.
Bu adamın lafına kulak asmayın, başkomiser!
Holmes, ben seni olay yerindesin sanıyordum.
Bay Conroy, ne zamandır Moriarty hesabına...
...çalışıyorsunuz ve bu işi ne zaman planlamıştı?
Ne olduğunu söylemek ister miydin bana da?
Evet. Bacera'ların evinde Bay Conroy'un CV'sine...
...göz atma şansı buldum.
Lexicon Kişisel Güvenlik elemanısınız, değil mi hâlâ?
Bu şirketin adı daha geçen hafta neydi sizce?
Sutter Risk İdare.
Zannımızca Moriarty'nin paravan firmalarından biri.
- Bilmeli miyim bu adı yani? - Muhtemelen sana yol...
...açabilmek için Sutter'ın cinayetini kanıtlamakta...
...beni kullanmıştı. Birkaç hafta öncesine kadar...
...Bay ve Bayan Bacera'nın koruması değildin, değil mi?
Güvenlik ekibine kısa süre önce katıldın.
Bu hamleyi şirketinizin yeni sahibi yaptı kuşkusuz.
Bacera ailesi için canımı verirdim ben.
Evlerine bir katil aldın ve ardından...
...örtbas etmek için katili öldürdün.
Sherlock!
- Bırakın! - Hayır!
Çıkarın dışarı!
Yine kanıyor. Dikişlerini attırmış olmalısın.
İyiyim ben.
- Sherlock... - İyiyim dedim!
Kendine hâkim olmalısın!
Yakalamıştım. Yakalamıştım. Planını çözdüm...
...nasıl durduracağımı buldum ama yine de başardı.
Benim yüzümden üç kişi öldü bugün.
Dinlemiyor musun beni sen? Daha geçen gün...
...Gregson yetkilerini almak istedi. Almamaya ikna ettim.
Evet çünkü iyi dedektifin işler dara girdi diye...
...durmayacağını biliyorsun!
- Sherlock. Vakti geldi. - Neyin?
Başkomiser Gregson razı gelsin veya gelmesin...
...araştırmaya devam edeceğimi biliyorsun.
O senin seçimin ama şu anda sana biz izin veriyoruz!
Eğer olmaya davet ettiğim ortaksan, eğer olacağına...
...inandığım ortaksan bu kafayı hemen bırakmalısın!
Ben ortağınım ve sen böyle devam edemezsin!
Dün olay yerinden az daha bir şişe hap çalacaktım.
Neden çalmadım dersin? Senin yüzünden.
Çünkü nasıl hüsrana uğrayacağını biliyordum.
Şu an sana duyduğum hüsranı anlatacak kelimem olsaydı...
Hemen anlamanı beklemiyorum.
Ama ne yapman gerektiğinden eminim.
Moriarty senden daha akıllı olduğunu...
...kazanmasına izin vermen gerektiğini söyledi.
Tüm bunların seni yiyip bitirmesini önlemenin...
...tek yolu bu! Haklıydı.
Bırak, kazansın.
Evet, evet, gelirse haber veririm.
Ha, bir dakika.
Dışarıda beklemeniz gerekmiyor muydu sizin?
Koruma ekibinin amiriyle konuştum demin.
Karakoldan çıkınca ekmişsin adamları. Nedir? İyi misin?
Duş almaya çıkıyorum. Yetki alanınızın dışındadır.
- Ne oldu, amirim? - Holmes bir süre önce...
...karakoldan bir hışım çıkmıştı. Oraya geldi mi?
- Evet, az evvel geldi. - Ya Watson? Yanında mıydı?
- Hayır. Ne oluyor? - Yarım saat önce...
...Bushwick'te bir torbacı dövülüp soyulmuş.
Tanıklara göre fail kolu askıda bir İngiliz'miş.
Holmes! İçeri girmeliyim! Haydi! Aç kapıyı!
Aman Tanrım!
Holmes? Duyuyor musun?
Ambulans çağırın! Hemen! Aşırı doz almış!
Holmes! Ayıl! Holmes!
Uyanıksın, biliyorum. Bana öfkeni anlıyorum.
Ama koca Sherlock Holmes'u utandırdın deme, lütfen.
- Kapıda nöbetçi vardı. - Zarar vermedim.
Sadece dikkatini dağıttım.
Uyardım seni. Resmen yalvardım sana.
Neden kulak asmadın?
Kazanmana izin vermemi istedin.
Yaptım işte.
Christhos Theophilus'u bu sabah...
...iki masum insanı öldürmeye mecbur ettin.
Ve ardından gelen kaosta servet kazandın.
Kazandım ama bunun olmasını istemiyordum.
Bir kez daha olmasını...
Niye geldin?
- Sana yardım etmek isterim. - Sahte kimliğe büründün.
Beni baştan çıkardın, öldürüldüğüne inandırdın.
Yani, yardımını istemezsem kusuruma bakma.
Seni öldürmemi mi tercih ederdin?
Evet.
Ölümümün ciddi bir darbe olacağını biliyordum.
Ben başka projelerle uğraşırken...
...seni oyalayacağını biliyordum.
Uyuşturucuya düşeceğini öngöremedim maalesef.
Şaşırttın beni.
Dünyada bunu başarabilen tek kişisin.
Beni sevdiğin için değil mi?
Bu yüzden gelmedin mi? Bana söylemek için?
Neden uyuşturucuya sürüklendin, biliyor musun?
Çünkü sürekli ızdırabın dibinde yaşıyorsun.
Duyarlılıkların seni müthiş bir dedektif yapıyor.
Ama aynı zamanda sana zarar da veriyorlar.
Nasıldır, bilirim, Sherlock.
Sadece ben bilirim.
Bu gece ülkeden ayrılıyorum, benimle gelmeni istiyorum.
Şu an paramparçasın. Ben seni toplayabilirim.
Toparlanınca sana bambaşka bir hayat sunacağım.
Aynıyız biz. Seninle ben.
İkimiz de aynı hatayı yaptık.
Âşık olduk.
Aşk bizi aptal etti.
Bugün yaklaşık bir milyar dolar kazandım.
Aptalmışım gibi gelmiyor.
Evet. Biliyor musun, seni çözdü...
Maskot.
Watson.
Hastalığını bu akşam teşhis etti.
Beni bir türlü öldürememenin gerçek nedenini kavradı.
Hayatıma yine girmenin...
Buraya gelme nedenini.
Bu yüzden kazanmana izin vermemi teşvik etti.
Şey yani en azından...
Evet...
En azından kazanmışsın gibi görünmesini teşvik etti.
- Aşırı doz numaraydı. - Evet.
Uyuşturucu bakımından hâlâ tertemizim.
İyi bir şey.
Ama...
Defalarca her yerde...
...gözüm ve kulağım var demene bakarsak...
Dünyada seni şaşırtabilecek tek kişi var demiştin.
Meğer iki kişi varmış.
Buradaymışsın! Başkomiser Gregson aradı.
Moriarty hakkında bilgi vermek istemiş.
- Ve? - Dediğine göre...
...konuşmanızdan polisin tuttuğu kayıt yüzünden...
...avukatı feci terliyormuş. Christhos Theophilus'a...
...Bacera'yı öldürttüğünü kabul ettiğini...
...bildikleri için temkinli adım atıyormuş polis.
Bu arada satın aldığı Makedon dinarları...
...soruşturma kapsamında dondurulmuş.
- Dinliyor musun beni? - Can düşmanım yenildi.
- Lafın özü bu, değil mi? - Evet.
Bu durum yeni can düşmanı mı bulman gerekiyor demek?
Yoksa can düşmanlığı ömür boyu süren bir şey mi?
Neredeyse tamam. Gerald Lydon'ın...
...zehirlendiğini kanıtlamam karşılığı verilen nadir...
...arıyı hatırlıyor musun? - Kutudaki arı. Tabii.
Osmia Aveceta ayrı bir tür.
Bu da diğer arılarla çiftleşememesi demektir.
Buna rağmen doğanın cin fikirliliği sonsuzdur.
Kutudaki arı bir diğer arıyı gebe mi bıraktı yani?
Hem de nasıl.
Bu da tamamen yeni bir tür olarak...
...sınıflandırılmayı gerektiriyor.
O türün ilk bebeği şimdi gün yüzüne çıkıyor.
- Aman Tanrım. - Türü keşfeden kişi...
...olarak adlandırma ayrıcalığı da bana ait.
İzninle tanıştırayım: Euglassea Watsonia.
Bir arıya adımı mı verdin?
Bir arıya adımı verdin.
Bir saate düzinelercesi daha çıkacaktır.
İstersen hepsi birden çıkınca çağırırım seni.
Böyle iyi.
Seyredeceğim galiba.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.