Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği)
(Sessizlik)
(Müzik)
İyi misin bir tanem?
-Neredeyiz? -Hastanedeyiz.
Babam?
Babam nerede?
İlgileniyorlar güzelim. Bize söyleyeceklerdir.
Babamı nereye götürdüler?
Yatman daha iyi şu an. Sakin olur musun Leyla?
-Babam nerede? Bırak ya! -Canımın içi gerçekten...
Bırak! Babam nerede?
Leyla. Leyla.
Bakar mısın? Leyla.
(Duygusal müzik)
(Telefon çalıyor)
Efendim Nevin?
Merak ettim. Ne oldu, bir şeyi yok değil mi?
Kenan bir şey yapmadı, değil mi?
Başım kalabalık, sonra ararım seni.
Sesin iyi gelmiyor. Sesin kötü.
Ne oldu, bir şey mi oldu?
Tamam, arayacağım seni.
(Müzik)
Babam mı o? Dur!
Onu bu torbaya kim koydu?
Niye bu torbaya koydunuz?
-Aç! -Leylacığım.
-Aç şunu! -Leylacığım.
-Savcım. -Kızım, gel kızım.
Niye bu torbada benim babam?
Hayır, o torba olmaz! Kenan, o torba olmaz!
-Çıkarın babamı o torbanın içinden! -Bir tanem gel.
-Bırakamam orada! -Meleğim, göreceğiz. Bak bana.
Kenan olmaz, o torba olmaz. Neden onun içinde?
-Kim koydu onun içine onu? -Gideceğiz yanına. Gel.
Gel lütfen. Gelir misin şöyle?
Gel, otur, otur Leyla. Leyla.
Sakin olman lazım artık.
Tamam mı?
Sakin ol bir tanem, sakin ol.
Tamam.
(Leyla ağlıyor)
Tamam.
Bir tanem.
Annemler bilmiyor.
Annemler bilmiyor.
Abime nasıl söyleyeceğim?
Bir su al.
-Geliyorum ben. -Ben buradayım.
(Tufan) Tamam, güzel kızım.
Kesin bir şey oldu. Kesin Doğan yine bir şey yaptı.
Allah'ım, ne olur sen yardım et.
Ne olur bir şeyler yapmış olmasın. Allah'ım yardım et.
(Telefon çalıyor)
Alo.
Alo.
Fenerin dibindeyim. Buraya gel.
İdris! Bir şey mi oldu İdris?
Söyle, bir şey mi oldu?
Sen gel de konuşuruz.
Tamam, hemen geliyorum.
(Gerilim müziği)
(İç çekiyor)
-Sağ ol Hacer'im. -Afiyet olsun.
-Leyla aramadı mı hâlâ? -Hayır.
Ne yapıyor bu adam? Nerede şimdi, niye kayıp ya?
(Tahir) Anne.
Bu verdiğim para yetmedi mi acaba? Biraz daha mı bulmak lazım?
Vallahi çok sinir bozucu olmaya başladı artık.
Hayır, bir kavga gürültü de olmadı bu sefer.
(Tahir) Sen aradın mı şunu? Arasana bir daha.
Aradım oğlum, açmıyor. Kaç kere aradım.
Of!
Baba yemin ederim adamı delirtirsin.
Vallahi delirtirsin adamı.
(Müzik)
Bir şey oldu değil mi?
Ne yaptı?
Haberler kötü.
Leyla'nın babasını öldürmüş.
Ne?
Ne? Ne diyorsun?
Olmaz. Olamaz, o yapamaz.
Yapmamıştır, o yapmamıştır İdris.
Yapmış işte.
(İdris) Yapma dedim, etme dedim...
...olmaz oğlum dedim ama laf dinletemedim.
İnşallah akşam haberlere düşmez.
Ah oğlum ah!
Ah evladım.
Ne yapacağız?
Leyla, Kenan. Mahvolduk biz, bittik!
Bittik biz!
Eğer bir çözüm bulamazsak...
...yolun sonuna geldik, bu iş buraya kadar.
Neyin çözümü İdris?
Neyin çözümü, ne çözümü?
Biz dibe vurduk, iyice dibe battık zaten.
Allah'ım! Allah'ım o kızcağız ne yapacak?
O Leyla ne yapacak? Allah'ım, delireceğim!
Bu işin içinden çıkmamız lazım.
Eğer ki çıkamazsak...
...önümüzde iki yol var.
Ya hapishane ya da tımarhane.
İkisi de birbirinden kötü.
Tamam, güzel kızım.
Tamam Leylacığım, tamam güzel kızım.
(Leyla) Ben nasıl söyleyeceğim?
Ben annemlere nasıl söyleyeceğim?
Ben abime nasıl söyleyeceğim başsavcım?
İstersen ben arayayım söyleyeyim, konuşayım. Olur mu?
Olmaz. Olmaz.
-Kenan telefonum sende mi? -Bende.
İlk önce bunu iç.
(Müzik)
(Telefon çalıyor)
Haber var mı?
Yalnız mısın? Yanında biri var mı?
Yok şu an. Ne oldu?
Sana konum atacağım, oraya gelir misin?
Ne oldu kızım?
Bir şey sorma. Konuma gel.
Tamam, geliyorum.
(Müzik)
Ne oldu?
Efendim, nöbetçi savcı yola çıktı, geliyor.
Yalnız biliyorsunuz, o gelene kadar morgda kalması gerekiyor.
Tamam, ben buradayım.
Bana haber verin, ben her şeyi hallederim.
-Ben buradayım. -Peki.
Leylacığım birazdan nöbetçi savcımız gelecek.
Ama ben buradayım. Görmek istiyorsan, göreceksin.
-Senin istediğin gibi olacak. -Görmek istiyorum.
Tamam güzel kızım.
Başsavcım, bulacağız değil mi?
Kimin yaptığını bulacağız değil mi?
Bulacağız, hiç merak etme.
Kimin yaptığını bulacağız.
(Müzik)
Hacer abla.
Hayırdır?
Benim montumla arabanın anahtarını getirsene.
Nereye gidiyorsun?
Bir şey yok. Bir işim var, halledip geleceğim.
Tamam da nereye?
Yasemin'e gitmiyorum Nuray.
Merak etme tamam mı? İşimi halledeyim, geleceğim.
-Onu demedim zaten. -Tabii, onu demedin!
Ben öyle anladım nedense!
Sağ ol abla.
Gidiyorum ben.
Eğer o kadına gidiyorsan inşallah gidişin olsun da dönüşün olmasın.
Tövbe ya Rabbi! İptal, iptal, iptal.
Of!
Aç.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Sana söz veriyorum, o katili bulacağım.
Bulacağım.
Tamam kızım, bu kadar yeter.
Gel Leylacığım.
Leyla, hadi güzelim.
Tamam Leylacığım.
(Duygusal müzik)
(Refik) Çok geniş bir alanda yapılacak.
Sabah evden çıktığından beri. Hepsini yapın.
Ne var ne yok hepsini istiyorum, anlaşıldı mı?
Çok dikkatli olun.
Herkes çalışsın. Hiç kimseyi boş istemiyorum.
Tamam.
(Refik) Tamam, gittiği yerlere bakın. Ben sizi arayacağım.
Refik Komiser.
Görgü tanığı bir şey dedi mi?
Hiçbir şey görmemiş Sayın Savcı'm.
Sadece babanızı yol kenarında bulmuş.
Başka görgü tanığı var mı, bakın.
Telefonuna bakın, en son kimi aramış, nereye gitmiş, ne yapmış?
O katili bul bana getir Refik Komiser.
Efendim biz gerekli her şeye başladık zaten.
Şimdi lütfen siz bunları düşünmeyin.
Size söz veriyorum, o katili bulacağım.
Söz.
-Refik Bey teşekkürler. -(Refik) Müsaadenizle.
Gel güzelim, gel bir tanem. Oturalım.
(İç çekiyor)
(Müzik)
Dün bana gelmişti...
...babam.
Hediye getirmiş.
Sanki bir daha görüşmeyeceğimizi biliyor gibi.
Hatıra bırakmak gibi.
Seni çok seviyordu ama.
Ben de çok.
-Her şeyden çok seviyordum. -Biliyorum.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Hukuk fakültesinden mezun olduğumda mezuniyetime geldi.
Biz kepleri fırlattık.
O kadar çok ağlamıştı ki.
Çocuk gibi hıçkıra hıçkıra.
(Duygusal müzik)
Niye böyle oldu?
O katil benim babamdan ne ister?
Meleğim şimdi bunları düşünmenin sırası değil.
Güven bana, şimdi değil.
-Tamam mı? -Elimde değil.
Aklımda bir sürü soru var.
Biliyorum.
Neden, niye, nasıl?
Ben ne yapacağım?
O ne biçim laf?
Ben varım, biz varız senin yanında.
Merak etme, hepimiz senin yanındayız.
Ben ne yapacağım?
Merak etme.
(Duygusal müzik)
Nükhet, haberi duydun mu?
Leyla'nın babası öldürülmüş.
-Leyla kim? -Savcı Leyla.
Aa! Niye, neden öldürülmüş?
Bilmiyorum. Olay yerinde bir de oyuncak varmış.
Savcı Leyla'nın babası, Oyuncakçı.
Ne alaka?
Bilmiyorum Nükhet, araştırıyorlar işte.
Kenan'la konuştun mu?
Kenan'a ulaşamadım, herhâlde Leyla'nın yanında.
'Okay', detayları öğren. Diğer kanallar haberi girmiş mi?
Hayır, şu an haber giren yok ama bomba birazdan patlar.
Ben bakacağım.
-Haberdar et beni öğrendiklerinle. -(Murat) Tamam, tamam.
(Kapı kapandı)
Oyuncakçı.
Leyla'nın babası. Nasıl ya?
(Gerilim müziği)
(Ofis gürültüsü)
(Yasemin ses) Günaydın.
Selam, nasılsın?
İyi. Sen?
İyi diyelim iyi olsun Yasemin.
(Yasemin gülüyor)
Hayırdır sabah sabah?
Yaseminciğim, bir haber duydum da senin haberin yok galiba.
Yok. Ne olmuş?
Yaseminciğim...
...Leyla'nın babası.
Ne oldu Ekrem amcaya?
Ben çok üzgünüm ya.
-Murat, ne oldu? -(Murat ses) Şey...
Ya bir şey yok, bir kaza geçirmiş de.
Ben onu sorayım dedim acaba haberin var mı diye.
Ne? Ne kazası, trafik kazası mı?
Arabada kalp krizi falan mı geçirdi?
Yok, öyle değil.
Murat ne? Bana ne olduğunu söyler misin?
Neyse.
Benden duymasan da birazdan kanallardan duyacaksın zaten.
Yaseminciğim, Leyla'nın babasını kaybettik.
Ne?
Ormanda ölü bulunmuş. Yani öldürülmüş. Çok üzgünüm.
Nasıl ya?
(Murat ses) Bize de haberi yeni geldi.
Sen ne diyorsun Murat?
Bilmiyorum ya keşke bu haberi de ben vermeseydim sana.
Yani nerede şimdi?
-Leyla'nın haberi var mı? -(Murat ses) Var, var.
Of!
Tamam.
(Müzik)
Kolay gelsin. Ben Tahir Gediz.
Savcı Leyla Gediz'in abisiyim de. Burada olduğunu söyledi.
(Polis) Savcı Leyla Hanım'ı en son morgun orada görmüştük.
-Morg mu? -Abi.
Leyla ne oldu kız?
-Abi... -Ne oldu?
Leyla.
Leyla ne oldu canım?
Ne oldu?
Ne oldu? Ne oldu abiciğim, söyle.
Abi, babam...
Babam ne?
-Ne? -Babam gitti.
Nasıl, nasıl gitti?
Nasıl?
Gitti.
(Müzik)
(Leyla ağlıyor)
Tamam, tamam.
Tamam.
Yeter ama Nuray, deprem olur gibi!
Tamam anlıyorum, gerginsin kızım ama ben de darlandım!
Ben de gerginim işte anne.
(TV kadın ses) Eylül ayında gerçekleşen Hamdi Atılbay cinayeti üzerine...
...gündeme gelen Savcı Leyla Gediz geçen günlerde...
...ünlü haber spikeri Kenan Öztürk'le yaşadığı aşkla çok konuşulmuştu.
Emniyetten aldığımız bilgiye göre Leyla Gediz'in babası...
...Ekrem Gediz bu sabah ölü bulundu.
Bir cinayete kurban gittiği teyit edilen Ekrem Gediz'in cesedi...
...sabah sularında ormanlık alandan... -(Nuray) Anne.
...geçmekte olan bir vatandaş...
...tarafından bulundu. -Ne diyor bu?
-(TV kadın ses) Leyla Gediz'in... -Ekrem.
...soruşturduğu Oyuncakçı dosyasıyla ilgisi olup olmadığıysa merak konusu.
Ekrem. Ekrem.
(Bağırdı) (Nuray) Anne ne diyor bu?
-Ekrem! -Anne! Anne!
Ne diyor bu? Anne, babamın fotoğrafı bu.
(Haykırarak) Ekrem öldü, Ekrem!
Ekrem öldü, Ekrem!
Ekrem öldü!
-Ekrem öldü! -(Nuray) Anne.
Anne hayır, hayır yapma.
-Ocağıma ateş düştü! -(Nuray) Tahir aç!
-Ekrem öldü, Ekrem! -Anne, sakin.
(Üst üste konuşmalar)
-Ekrem! Ekrem! -Anne.
Anne dur, yanlış haberdir anneciğim dur.
Tahir aç telefonu!
-Ekrem! -Leyla'yı arayacağım, dur anne.
Ne demek öldürülmüş kızım?
Kim, ne ister benim babamdan?
Ne yaptı ki benim babam? Kim öldürmüş Leyla?
Bilmiyoruz, bilmiyoruz.
Kim bunlar peki? Leyla kim bunlar? Buldunuz değil mi?
Buldunuz değil mi o (Bip)? Kim bunlar, kim?
Abi henüz bilmiyorum.
Bıçaklanmıştı, tek bildiğim o.
Leyla bul şunu, Allah'ını seversen bul şunu!
Hepsinin kafasına sıkmazsam (Bip)!
Hepsinin kafasına sıkacağım ulan! Hepsini öldürmezsem namerdim.
-Tahir, ne hissettiğini biliyorum... -(Leyla) Abi, sakin.
...ama ne olur sakin ol kardeşim.
(Leyla) Sakin ol abi.
Kim yapar ya? Kim bunlar?
Kim ne ister benim babamdan?
(Duygusal müzik)
Leyla, annenler biliyor mu? Siz söylediniz mi?
Annemler bilmiyor.
Biz şimdi gideriz, konuşuruz.
Burada bir işimiz kalmadı zaten.
Ne olacak şimdi babama?
Otopsi yapacaklar.
Şart mı? Otopsisiz olmuyor mu?
Mecburen.
Daha iyi olur, gerekiyor böyle bir şey.
Hadi abi gel, eve gidelim artık.
Hadi gel.
-Ben bırakayım sizi. -Yok, ben abimle giderim.
Ben sizi yalnız bırakmak istemiyorum.
Biliyorum ama bir evdekilerle konuşayım.
-Senden bir şey rica edeceğim. -Lütfen söyle.
Ben Refik Komiser'e söyledim. Sosyal Hizmetler, Elif'i alacak.
-Ama sen de göz kulak olursan... -Tabii ki, anladım, merak etme.
Sen geç.
Hadi abi, gel.
(Duygusal müzik)
(Telefon çalıyor)
-Efendim? -Abi, nasılsın?
Haberi aldık Kenan. Gerçekten...
...diyecek de bir şey bulamıyorum. Bazı kanallar da haberi girdi zaten.
Nasıl olmuş abi, ne olmuş?
Murat, yerde oyuncak vardı.
Evet, onu da duydum. Yani aklım almıyor, çok ilginç.
Yani biz de şoktayız. Leyla perişan hâlde.
Yani şimdi eve gitti, ailesine söylemeye.
Ama hâlini görmen lazımdı.
Leyla değil mi abi? Hâliyle Kenan, nasıl olacak?
Sen nasılsın, iyi misin?
Nasıl olayım oğlum? Olduğu kadar.
Tamam, ben de Yasemin'in yanına geldim.
Leyla neredeymiş?
Leyla eve gitmiş.
-Üstümü değiştireyim, çıkalım mı? -Tamam.
Kenan o zaman konuşuruz abi. Tamam mı?
Eyvallah. Baybay.
Nevin.
Turan.
Doğan, Leyla'nın babasını öldürmüş.
Sen biliyor muydun?
(İdris) Olacağı buydu.
Bütün emniyet peşine düşecek şimdi. Er geç bulacaklar.
Peki en iyi ayrıntılar sendedir, değil mi?
Şimdilik bir şey olduğu yok. Ama olacaktır, böyle gitmez.
Bir şey yapmamız lazım.
Yani Kenan'la konuşalım.
Ya da başka bir şey yapalım.
Nevin, ne söyleyeceksin, ne konuşacaksın?
Oğlum sen Leyla'nın babasını öldürdün ama hatırlamıyorsun, bunu mu söyleyeceksin?
İyi, git söyle. Ya gider polise teslim olur ya da intihar eder.
Ne yapacağız yani Turan? Çocuğu zorla bir yere kapatacak hâlimiz yok.
Bir dakika, bir dakika. Bu iyi fikir.
Onu bir yere kapatırsak hem kimseye zararı olmaz, hem de onu korumuş oluruz.
Olmaz. Ben çocuğuma bunu yapamam, olmaz.
(İdris) Yapacak başka şey var mı ki?
Savcının babasını öldürmüş, peşini bırakırlar mı?
Herkes bıraksa o kız onun peşini bırakmaz.
Bunu neden yaptı, neden?
Başından beri o adama kafayı takmıştı. Yapma dedim, etme dedim.
Oğlum bu bizim kırmızıçizgimiz dedim. Laf anlatamadık ki.
Tamam yeter, hayıflanmayı bırakın, yeter.
-İdris? -Ne?
Bize yardım edeceksin, tamam mı?
(Gerilim müziği)
Tahir.
Leyla.
Annem nerede?
Annem hiç iyi değil. Mutfakta. Tuhaf tuhaf hareketleri, hiç iyi değil.
(Hüzünlü müzik)
Tereyağı yok.
Hacer aşağıdan tereyağı getirsene.
(Şahinde) Helva yapacağız.
Tereyağsız olmaz ki helva.
Aa bak, yıkamamışlar bunları da.
(Şahinde) Hiçbir şey hazır değil ki.
Bak, bunları da yıkamışsınız, görüyor musun?
Hiç hazır değiliz.
Anne.
Anne, ne yapıyorsun?
Hazırlık yapıyorum. Şimdi bir sürü insan gelecek.
Hiç hazır değiliz biz, hiç hazır değiliz.
(Şahinde) Bak, çamurlu her şey.
(Hüzünlü müzik)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
Yetim kaldınız siz.
Babasız kaldınız siz. Leyla, kim yaptı bunu?
Anne, sen merak etme. Ben onları bulacağım.
Seni hiç merak etme, ben hepsini bulacağım, tamam mı?
-Abi, sırası değil, lütfen. -(Tahir) Ne sırası değil ya?
Ne sırası değil? Sen de onları bulacaksın.
Ben de hepsinin tek tek hesabını soracağım.
Sen yapmazsan da yapacağım ben.
-Ah! -Anne.
-(Nuray) Tahir, getir. -Tamam, gel.
Tamam anneciğim, gel. Yavaş, yavaş.
-(Nuray) Kolonya getir Hacer. -(Tahir) Nuray, şurayı bir şey yapsanıza.
-(Nuray) Tamam. -(Tahir) Gel anneciğim, gel.
(Şahinde) Nefes alamıyorum ben nefes. Nefes alamıyorum.
Şey yap.
Hacer abla, hadi.
-(Hacer) Geldim. -(Tahir) Tamam anneciğim. Gel.
-(Tahir) Tamam, sakin ol. -(Şahinde) Hacer.
-(Şahinde) Tahir, baban öldü. -(Tahir) Tamam anneciğim.
(Kadın) Anladım Refik Komiser'im. Tamam, ben hallediyorum.
Kenan Bey de burada zaten.
Tamam, ben Sosyal Hizmetlerle konuşurum.
Size de haber veririz, tamam.
Bir şey mi oldu Kenan abi?
Yani, beklemediğimiz bir şey oldu.
Maalesef.
Leyla abla, o iyi ama değil mi, ona bir şey olmadı?
Bence değil. Uzun bir süre de olmayacak.
Babasını kaybettik de.
Nasıl, hasta mıydı?
Yok. Yani ani bir şey oldu diyelim. Hastalık değildi.
-Onlar mı yaptı? -Kim?
Yok yahu, yok. Hayır hayır.
-Peşimdeki adamlar. -Hayır, hayır, hayır.
Daha bir şey belli değil zaten, öyle şeyler düşünme.
Ee...
Leyla birkaç gün eve gelemeyecek. Yani seninle ilgilenemeyecek.
O yüzden zaten Sosyal Hizmetlere gidiyorsun.
Ama orada polis olacak.
Güvenlikli olacak orası hiç merak etme.
Zaten bizim elimiz gözümüz de orada olacak.
Psikolog falan da var. O yüzden aklın kalmasın, olur mu?
-Anladım. -Merak etme.
Kenan abi, siz o adamları yakalayacaksınız, değil mi?
Yani o yaptıkları yanına kalmayacak.
Hiç merak etme.
(Kadın polis) Elifciğim, korkulacak bir şey yok. Hadi gidelim.
Kenan abi.
O doktoru yakalamışlardı, ne oldu?
Az daha paçayı kaptırıyorduk, sağ olasın.
Şimdilik tutuksuz yargılanacaksınız efendim.
Ne yapıp edip bu davayı düşürmelisiniz.
Merak etmeyin, halledeceğiz. Bir yolunu bulup halledeceğiz.
-Elif denen o kız nerede? -Maalesef o polis korumasında.
Ben birkaç ay göz hapsindeyim. Ne yapıp edip onun işini bitirdin.
Şimdi yem hazırlanıyor efendim. Bugün halledilecek, merak etmeyin.
Gidelim.
(Gerilim müziği)
-Pardon bir şey sorabilir miyim? -Efendim?
Tabii.
Bir Leyla ablaya uğrayabilir miyiz gitmeden?
Ben başsağlığı dilemek istiyorum da benim için çok fazla şey yaptı.
-Olur tabii, uğrarız. -Teşekkür ederim.
Rica ederim.
-Başınız sağ olsun. -Dostlar sağ olsun.
-Başınız sağ olsun. -Âmin, âmin. Ah yazık, yazık.
Allah kimselere yaşatmasın.
Başınız sağ olsun.
-Başınız sağ olsun. -Nasıl olmuş acaba?
-Vallahi bir şey söylemediler. -Sabırlar dilerim.
Sağ olun.
-Başınız sağ olsun. -Sağ olun.
(Erkek) Abi gasp falan mı, tehdit mi, nedir yani?
(Tahir) Vallahi yakında öğreneceğiz. Ben bilmiyorum.
(Leyla) Anne.
Babam sana bir şey anlattı mı?
Nereye gitti, bir gariplik var mıydı adamda?
Yoktu kızım.
Ne zaman çıktı evden?
Akşam çıktı.
Giderken ne dedi?
Bir işim var, onu halledeyim de geleyim dedi.
Biri mi aradı, bir yere mi çağırdılar?
Yok.
Seni aradı mı peki sonra hiç?
Gece aradı.
Alo alo dedim ben, benim sesim gitmedi.
Telefon çekmiyor diye düşündüm.
Aradı ama konuşmadı.
Başka bir şey hatırlıyor musun?
Başka bir şey yok Leyla.
Bak benim kocam öldü. Müsaade eder misin ben biraz acımı yaşayayım?
Anne, ben de mecburiyetten soruyorum.
(Gerilim müziği)
-Başınız sağ olsun. -Sağ olun.
Başınız sağ olsun.
-Sağ olun. -(Yasemin) Leyla nerede? Leyla.
-(Murat) Başınız sağ olsun. -(Nuray) Dostlar sağ olsun.
Canım.
(Murat) Başınız sağ olsun.
(Yasemin) Başın sağ olsun. Çok üzgünüm.
Güzelim.
Güzelim.
Leylacığım, yani ne denir? Başın sağ olsun. Ne denir ki işte?
(Murat) Kenan birazdan gelecek.
Turan Bey ve Nevin Hanım'ı almaya gitti.
-Sağ ol geldiğin için. -(Murat) Ne demek.
-Başınız sağ olsun. -(Hep bir ağızdan) Sağ olun.
Başınız sağ olsun.
-(Yasemin) Şahinde teyzeciğim. -Yasemin.
Başın sağ olsun.
-Sağ ol kızım. -Çok üzgünüm.
Sayın Savcı'm, Elif'i Sosyal Hizmetlere bırakacağız da...
...gitmeden önce size bir başsağlığı dilemek istedi.
Arabada bekliyor.
Tamam, ben birazdan geliyorum.
Tekrardan başınız sağ olsun savcım.
-Nevin hadi. -(Nevin) Geldim.
-Geldim. -Hadi, hâlâ hazırlanmadın mı?
Ya Turan, ben gelmek zorunda mıyım?
Olur mu öyle şey?
Leyla benimle çalışıyor. Üstelik Kenan'ın sevgilisi.
Ben yapamam.
Nasıl bakacağım kızın yüzüne, nasıl başsağlığı dileyeceğim onlara?
-Ben delireceğim! -Nevin!
Sen kimseye zarar vermedin, bizlik bir durum yok, tamam mı?
Düşünme bunları, takma kafana ama çok ayıp olur.
Turan göz göre göre kızın babasının ölümüne seyirci kaldık.
Öf! (Kapı zili çaldı)
Kenan.
-Başka birini mi bekliyordun? -Yok oğlum, gel.
Hadi, hazır değil misiniz?
Kenan'ım, ben diyorum ki ben şimdi gelmeyeyim, sonra duasına geleyim.
-Hasta mı oldun? -Yok.
Yani şimdi onların ciğerleri yanıyor ya.
Bir de sizin kadar iyi tanımıyorum o insanları ben.
Sen Leyla'nın benim hayatımdaki yerinin farkındasın değil mi?
Hadi giyin, lütfen hazırlan. Tabii ki geleceksin, hadi.
-(Turan) Hadi Nevin, hadi. -İyi, tamam, peki.
-Hadi. -Tamam.
Allah Allah!
Leyla abla.
İyi misin?
Kenan abiden öğrendim ben.
Ben çok üzgünüm, başın sağ olsun. Ben özür dilerim.
Neden özür diliyorsun sen?
Benim yüzümden oldu, değil mi? Sen beni kolladığın için oldu.
O peşimdeki adamlar, onlar öldürdü değil mi babanı?
Hişt!
Seninle hiçbir ilgisi yok bunun, üzme sen kendini.
-Emin misin? -Evet.
Bak Leyla abla, beni üzmemek için böyle söylüyorsan...
Leyla abla, ya sana da bir şey yaparlarsa?
Hişt. Bana bir şey yapamazlar.
Leyla abla bak, anlamıyorsun.
Bak, ben çok korktuğum için öyle söylediğimi düşünüyorsun ama...
...ben gerçekten çok korkuyorum. O adamlar o kadar büyük ki...
...o kadar güçlüler ki elleri kolları her yere geliyor Leyla abla, lütfen.
Tamam, merak etme, bana bir şey yapamazlar.
Şu an burada önemli olan sensin.
(Leyla) Bak, seni çok güvenli bir yere götürecekler.
Orada güvende olacaksın, huzurlu olacaksın.
Sen güvende olacak mısın?
Olacağım.
Gel buraya.
Ben dua edeceğim.
Senin için de baban için de.
En yakın zamanda ziyaretine geleceğim.
Dikkat et, tamam mı? Dikkatli ol.
Hadi.
Görüşürüz.
(Polis) Savcım, başka bir talimatınız var mı? Çıkıyoruz biz.
Her şeyiyle ilgilenin lütfen.
-Elbette savcım. -(Leyla) Hayır görevler.
Bir şey çıktı mı baba, haber çıktı mı, kimmiş, neymiş, Oyuncakçı mı mesela?
Bilmiyorum ki oğlum, ben yoğunluktan henüz ilgilenemedim.
Ama polis araştırıyor. Herhâlde akşama kadar bir şeyler bulurlar.
Yani ne ister ki Leyla'nın babasından?
Kim bilir?
Oyuncakçı mıymış kesin?
Bilmiyorum, bilmiyorum.
Hadi.
Hadi.
-(Nevin) Kenan? -Efendim?
Leyla'yla konuştun mu, nasıl?
Kötü anneciğim, nasıl olacak?
Gece mi olmuş?
(Kenan) Evet.
Sen birlikte miydin Leyla'yla?
Yahu ben de sana uyuyorum. Hadi çıkalım ya, geç kalacağız. Hadi.
-Hadi. -Tamam.
Tamam Nükhet. Tamam geleceğim. Sen onayla haberi, onay bekliyorlar çünkü.
Tamam geleceğim, evet.
Tamam canım.
Üşümediniz değil mi?
Hayır, çok sağ olun. Ben diyetteyim ya, almasam?
Aa, tabii.
Sizinle tanışmadık. Ben Ekrem Bey'in geliniyim. Nuray.
Öyle mi? Memnun oldum. Ben de Kenan'ın iş arkadaşı Murat.
Yasemin Hanım'ın da sevgilisi herhâlde, değil mi?
-Yok, yok. Öyle bir şey yok. -Buyurun oturun, rahatsız olmayın.
Ya çok şaşırdım. Geçen geldiğinde hep sizden bahsediyordu.
-Hep benden mi bahsetti? -Evet, sizden bahsediyordu.
-(Murat) Allah Allah! -Anlata anlata bitiremedi sizi.
Yani biz daha böyle iki üç hafta falan oldu. Yeni tanıştık aslında ama.
Yani artık orasını bilmiyorum, aman aramızda kalsın.
Ben bir salona tavuk pilav dağıtmaya gideceğim.
Tamam. Bunu size vereyim.
-Ziyan olmasın. -(Nuray) Tamam.
Çok sağ olun.
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
Efendim?
Abla açtın sonunda, nerelerdesin?
Emine.
(Emine ses) Abla, lütfen bana yardım et.
Doktorun yokluğunu fırsat bulup kaçtım. Ne yapacağımı bilmiyorum, öylece kaldım.
Tamam, bir dakika, sakin ol. Nasıl yani, tam neredesin sen şu an?
Tam bilmiyorum abla ama bulacaklar beni, öldürecekler. Lütfen gel abla.
Senin kaçtığını duydum. Lütfen kurtar beni.
Tamam, sakin ol, tamam. Sen konumunu at, biz geliyoruz.
Sakın hiçbir yere ayrılma, tamam mı?
Tamam abla.
Aferin.
-Ne olur bir şey yapmayın ona. -Ona bakacağız.
Şey benim arkadaşım Emine ellerinden kaçmış da...
...şu an öyle ortada bir yerde bekliyor. Bizim onu kurtarmamız lazım.
Tamam hayatım ama biz seni nakletmekle görevliyiz.
Bakın anlamıyorsunuz. Yani kız yer bilmez, yön bilmez.
İstanbul'u hiç bilmiyor, yakalarlar.
Biz polise haber veririz. Önce seni bir yurda yerleştirelim.
Kafamıza göre iş yapamayız.
(Gerilim müziği)
(Kadın) Ne oluyor? Elif!
Ziyade olsun.
(Murat) Yasemin, cenaze ne zamanmış?
-Belli değil, otopsi falan var ya daha. -Ha.
-O yüzden. -Evet ya.
-Kenan geliyor, Kenan geliyor. -Hah, Kenan.
-Abiciğim hoş geldin. -Leyla, iyi misin?
-(Murat) Turan abi. -(Turan) Başınız sağ olsun.
Çok üzüldüm yavrum, çok çok üzüldüm.
-(Leyla) Buyurun. -Tekrar başın sağ olsun güzel kızım.
Sağ olun başsavcım. Buyurun annem burada.
Anne, başsavcım geldi.
-Başınız sağ olsun. -Kenan, bir şey soracağım.
Oyuncakçı'yla ilgili bir gelişme var mı abi, ne olay yani?
Ne alaka abi Leyla'nın babasıyla Oyuncakçı?
Evet. Biz de şaşkınız zaten, araştırılıyor.
(Kenan) Yani o da olabilir.
Ama hedef da şaşırtılıyor olabilir, bilemiyoruz. Bekleyeceğiz.
(Yasemin) Nasıl ya?
Cinayetin işlendiği yerde bir oyuncak bulunuyor.
(Yasemin) Hım.
(Murat) Hamdi Atılbay'ın cinayeti gibi, anladın mı?
-(Yasemin) Aynısı. -Yani değil mi? Saçma.
-Bunlar ne diyor? -Ne diyor?
Olay yerinde oyuncak bulunmuş. O katil yapmış olabilir diyorlar.
-Ne diyorsun kızım? -(Nuray) Ben demiyorum.
Kenan Bey'le arkadaşı konuşurken duydum şimdi.
Leyla benim de kızım sayılır.
Bir şeye ihtiyacınız olursa lütfen söyleyin. Neye ihtiyacınız olursa.
Eksik olmayın.
Siz katilleri bulun yeter.
İnşallah bulacağız.
İnşallah bulacağız.
Ne güzel ya, ne güzel ya.
Abi, ne yapıyorsun?
Sen bir şeyler biliyorsun bak Savcı Hanım, biliyorsun söylemiyorsun.
Olay yerinde oyuncak bulunmuş diyorlar, doğru mu bu?
-O nereden çıktı? -Nereden çıktıysa çıktı ya!
Doğru mu, değil mi?
Doğru, evet.
Leyla, bu ne demek ya?
Lan bu adam tacizcileri, tecavüzcüleri öldürmüyor muydu?
Ne alakası var kızım babamla ya? Babamla ne ilgisi var ya?
Tahir, bir sakin olur musun?
-(Tahir) Bir dakika, bir dakika! Dur! -Biz de onu anlamaya çalışıyoruz.
Siz bir şey biliyor musunuz?
Henüz bilmiyoruz.
-Sen biliyor musun? -Hayır.
Leyla, bir şey biliyorsan söyle bak.
Ulan bir haysiyetimiz, bir şerefimiz var ya!
Babama tecavüzcü mü dedirteceğiz arkasından?
Taciz mi lan benim babam?
Bak, sen gelip gidiyordun bu eve, bir şeyler soruyordun babama...
...fısır fısır bir köşede.
Fotoğraf falan gösterdin bir kere.
-Niye sorguya çekiyordun babamı? -Bağırma!
Ulan ne biliyorsan söyle o zaman!
-Biliyorsun anlat! -Bağırma!
-Çocuklar. -Hamdi Atılbay'la ortaklığı varmış.
(Leyla) Yıllar evvel.
Ne?
Nasıl yani?
Ben buldum, söylemedi bana, rahatladın mı?
Herkes duydu, rahatladın m?
Ulan çıldırtma beni ya! Ne demek rahatladın mı?
Benim de babam, söyleyeceksin tabii!
Benim için ne kadar zordu sen biliyor musun?
Adama ben bunu sordum. Yerin dibine girdi.
-Tamam Leyla. -Eski mevzuymuş.
Herkes duydu işte, rahat mısın şimdi?
Ne rahat mısın şimdi? Anlatacaksın lan, anlatacaksın bunları bize!
-Dışarı çıkalım mı? -(Tahir) Allah Allah! Artiste bak ya!
Söyleyeceksin lan! Benim de babam o, artist!
Söyleyeceğim! Bulunca söyleyeceğim!
Bulacaksın! Savcısın sen!
-Öğreneceğim, söyleyeceğim! -Her şeyi bulacağım, tek tek bulacağım!
Of!
Geçti bir tanem, geçti benim güzelim, geçti.
Ben kaç kere sordum. Sordum baba dedim bir şey var mı?
Fotoğrafları vardı beraber.
Çekinmişlerdir yavrum. Yani tanışıyor olabilirler, dünya hâli.
-Başka bir şey yoktur değil mi Kenan? -Yoktur canım.
Olur mu öyle şey? Yoktur bir şey, merak etme.
Başka bir şey varsa ben artık dayanamam.
Ben gecelerce bunu düşündüm.
Bir şey var mı diye düşündüm. Babama sordum, sordum ben.
-Yok deyince ben güvendim. -Çok doğru yapmışsın.
Ben güvenmek zorundayım, o benim babam.
En doğru kararı vermişsin, tamam mı?
Bak, senin baban iyi biri.
Ve hep böyle kalacak. Merak etme.
O katil niye benim babamın peşindeydi o zaman?
Ben bunu anlamıyorum. Anlamıyorum yani korkuyorum.
Niye o katil benim babamın peşindeydi?
Garip göründüğünün farkındayım ama bilmiyoruz henüz, tamam mı?
Sakin ol. Bir ihtimale dayanma, bilmiyoruz şu anda.
Emine.
-Kaç! Kaç abla, kaç! -(Elif) Ne?
(Emine) Kaç!
Dur, dur! Yakalayın! Tut onu, tut!
-Nereye kaçıyorsun? Dur! -Bırak!
-Hadi! Nereye? Bin lan arabaya! -Bırak!
-Bırak! -Al onu da lan!
Özür dilerim abla, özür dilerim.
-Bırak! -Arabaya koyun!
Bırak beni!
-Yürü! -Yardım edin, bırak!
-Bin arabaya! -Bırak!
Al bir tanem, su iç.
Sayın Savcı'm.
-Geliyorum ben hemen. -Nereye?
Otopsiye.
-Babamın otopsisine. -Nasıl, sen ciddi misin?
Ona ne olduğunu anlamam lazım Kenan.
-Ne oldu, bir şey mi oldu? -Otopsiye gideceğim diyor.
Leyla, kızım, yapma böyle bir şey.
Başsavcım, sadece orada olacağım.
Bak, anlıyorum seni ama o hâlde görmene gerek yok.
Siz de oradaydınız.
Gördünüz.
Orada öylece yatıyordu kendi kanında.
(Leyla) Kim bilir kaç saat.
Daha kötü bir şey göreceğimi zannetmiyorum.
Geliyorum.
Kızım, güzel kızım benim.
Sen çok güçlü ve cesur bir kadınsın.
Hep böyle kal olur mu?
Teşekkür ederim.
Teşekkür ederim anneciğim.
Baba, siz geçin, ben Leyla'yı alırım öyle gelirim.
Tamam oğlum, tamam. Hadi Nevin, gel.
(Gerilim müziği)
Turan, biz ne yaptık böyle?
(Gerilim müziği)
-Hadi. -Biz ne yaptık?
(Elif) Bırak, bırak, bırak! Ya bırak!
-Bırak diyorum! -Konuşma dedim, kes sesini!
-Bırak! İmdat! -Kes sesini!
Bırak!
-Konuşma, sesini kes! -Bırak beni!
Şimdi bizden kaçmak neymiş göreceksin.
Ben korkmuyorum sizden! Ben hiçbirinizden korkmuyorum!
Korksan iyi edersin.
(Necati) Bak kızım, beni yorma.
Başına kötü bir şey gelmesini istemiyorsan...
...bu savcıya neler anlattığını söyleyeceksin.
(Necati) Ben sadece bunu istiyorum.
Bu arkadaşın şimdiye kadar konuşturmadığı kimseyi görmedim.
(Necati) Ama güzellikle ama zorla.
Ne yapacaksınız bana?
Ya siz daha ne yapacaksınız? Manyak herifler, sapıklar!
O biraz sana kalmış.
Ben her şeyi anlattım, her şeyi.
Hepinizin adını bir bir verdim.
Hepiniz hapse gireceksiniz, sürüneceksiniz.
Ahını aldığınız o kızlar var ya hepsi gelip yüzünüze tükürecek.
O biraz zor.
(Tükürdü)
Şunu aşağı indirin.
-Ayağa kalk. -Ayağa kalk, hadi!
-Bırakın beni! -Kes sesini!
(Elif) Bırak!
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(İdris) Onu bir yere kapatırsak hem kimseye zararı olmaz...
...hem de onu korumuş oluruz.
Bize yardım edeceksin, tamam?
(Kenan) İdris! İdris!
Yemin ediyorum ben yapmadım.
Allah belamı versin Ekrem'i ben öldürmedim. Yemin ediyorum sana.
-Tamam, konuşuruz. -Tamam.
(Kenan) Ulan bunlar ne (Bip) adamlar çıktı.
(İdris) Şimdi ben sana daha önce de söyledim, değil mi?
Defalarca o adamdan uzak dur demedim mi?
-Peki sen yapmadıysan kim yaptı? -Onlar yaptı.
Oyuncağı oraya onlar koydu. Bak sana yemin ediyorum, yapmak istedim.
Yalan söylemeyeceğim, yapmak için gittim, sonra vazgeçtim.
Adam yüzümü görmüştü, ne yapmalıydım İdris?
Ama vallahi vazgeçtim sonra, yemin ediyorum ben yapmadım.
Neden yapmadın, niye vazgeçtin?
Leyla yüzünden. Yani bence Leyla yüzünden olmalı.
Anlamadım, bir an kafam karıştı.
Sana niye inanayım ki? Zaten en baştan adama kafayı takmıştın.
-O ne biçim laf be? -(İdris) Ee...
...bana bak, kız perişan hâldeymiş.
Yarın bir gün babasını senin öldürdüğünü öğrenince...
...ne yapacaksın acaba?
Ben öldürmedim ki işte, zaten sana onu söylüyorum.
-O kız sana âşık. -Bana âşık değil, Kenan'a âşık.
Kenan'ı Doğan'ı bırak şimdi. Allah Allah!
Karıştırdın, sen karıştırdın.
Bana bak, hadi kendini yakıyorsun, tamam...
...bu masum insanları da mı hiç düşünmüyorsun?
Ben ne yaptım onlara, benimle ne alakası var?
Turan'ı harcadın.
Zaten beni (Bip).
Kızı da harcadın. Ee, anneni de mi harcayacaksın?
Anlatacağım, onlara da söyleyeceğim, her şey karıştı, farkındayım.
Kadın kıza sarıldığında yüz ifadesini görmedin, nasıl acı çektiğini.
Allah Allah. Yeter oğlum. Kimse senin gibi değil oğlum.
-(İdris) Anlıyor musun? -Anlıyorum, tamam, anladım.
İyi. Şunu da bil...
...yolun sonuna geldik. Ben ne yaptıysam, ne yapıyorsam...
...her şeyi senin için yapıyorum. -Biliyorum.
Seni kurtarmak için, biliyorsun değil mi?
-Biliyorum. -(İdris) İyi.
(Kenan konuşmaya çalışıyor)
-Geldim, geldim, geldim. Tut, tut, tut. -Yavaş, yavaş, yavaş.
-Doğan, oğlum... -Siz ne yapıyorsunuz lan?
Dokunma bana! Yaklaşma bana! Ne yapıyorsunuz lan?
Ne yapıyorsunuz? Ben yapmadım ki.
-Ben yapmadım ki. -Oğlum senin iyiliğin için.
Onu ben öldürmedim ki. İdris...
Bana nasıl inanmazsın lan?
Geri çekil lan! Geri çekilin!
Yine mi ben cezalandırılıyorum? Yine mi ben...
(Üst üste konuşmalar)
-Ben öldürmedim. -Tamam.
-Yemin ederim... -Oğlum senin iyiliğin için.
Hepsi senin iyiliğin için oğlum.
-(Turan) Oğlum... -Turan!
(Turan) Senin iyiliğin için oğlum.
(Gerilim müziği)
Otopsiye girmek istediğinize emin misiniz?
İsterseniz burada bekleyebilirsiniz.
-Sizin için sakıncası yoksa. -Benim için yok, sizin için söyledim.
-Gireceğim. -Peki.
Arkadaşlarınız da bizi bekliyorlar zaten.
(Duygusal müzik)
(Savcı) Kayda başlayalım.
(Duygusal müzik)
Lütfen başlayın.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Nevin) Oğlum!
Turan bunu burada nasıl bırakacağız?
Şimdi bunu bağlayıp bırakacak mısın?
Nevin bir dur Allah aşkına. Kötü bir şey yapmıyoruz, onun iyiliği için yapıyoruz.
Ya bir şey olursa?
Nefes almıyor. Nefes almıyor Turan!
(İdris) Korkmayın, bir şey olmaz.
-Çekil lan! Geri çekil, çekil! -Dur.
-Siz ne yapıyorsunuz lan? -Oğlum sakin ol...
Şimdi oğlun mu oldum lan?
-Silahı bırak. -Doğan.
Ben sana güvenmiştim lan.
Sana güvenmiştim, her şeyimi anlatmıştım ben...
Yine bana ihanet ettiniz lan.
Hepinize yazıklar olsun lan. Allah sizin belanızı versin lan.
-(Nevin) Oğlum... -Ben yalan söyler miyim?
-Bunu en çok senin bilmen lazım. -Biliyorum.
Yapsam ben size söylemez miydim? Ekrem'i ben öldürmedim lan!
(Bağırıyor)
(Nevin) Oğlum!
-Allah hepinizin belasını versin lan. -(İdris) Doğan yeter...
Sus lan, sus!
-Allah hepinizin belasını versin. -(Nevin) Oğlum...
(Nevin ağlıyor)
Sakın peşimden gelmeyin. Sakın.
(Duygusal müzik)
Ne güzel.
Demek o Kenan (Bip) de buradaydı. Güzel.
Nasıl, cici eniştenle iyi anlaştın mı?
Magazinde boy boy fotoğraflarını gördük.
Lan oğlum bak, bizim patronlar bu adamdan hoşlanmıyor.
Oğlum ne yapayım lan? Ne yapayım oğlum?
Benim babamı öldürdüler lan!
Onları bulmakla mı uğraşayım, o Kenan (Bip) peşinde mi koşayım, ne yapayım?
Oğlum ben ne yapayım? Biz bu adamlara söz vermedik mi lan?
Gökhan (Bip) sözünü! (Bip) sözünü!
(Gerilim müziği)
İyi misiniz?
İki ayrı yara.
İki ayrı yara, iki ayrı bıçaktan.
Yani ilk yara ölümcül değil.
İlk darbeyi aldığında ölmemiş yani, o zaman yaşıyormuş.
Diğer yarayla arasında zaman farkı var. Sonra diğer darbeler...
...boğuşma izleri var.
Kafa karıştırıcı. Bütün bunlar...
...Oyuncakçı'nın işi gibi görünmüyor efendim.
Bilmiyorum Refik Komiser.
Ama ke-kesin başka bir şey var, yani başka birileri var.
Efendim biz aslında buraya bir durum bildirmek için gelmiştik.
Doktoru söyleyecekseniz haberim var.
Neye dayanarak tutuksuz yargılama?
Elif.
Elif sığınma evine gitmeden kaçmış.
Ne demek kaçmış?
Bir telefon gelmiş, bir arkadaşı aramış.
Araçtan inmiş, görevliler engel olmaya çalışmışlar ama...
...ellerinden kaçırmışlar.
Peşinden gitmişler, yakalayamamışlar.
(Refik) Şu an nerede olduğunu bilmiyoruz.
Refik Komiser, bu kızın dışarıda olduğu her an canı tehlikede.
Farkında mısınız?
Ayrıca telefon ne demek? Neden telefonu var, kim izin verdi...
Telefonu takibe alın. Nereye gitti, ne yaptı öğrenin.
Merak etmeyin efendim, araştırmaya başladık bile.
(Refik) Efendim bu arada babanızla ilgili bir gelişme var.
-Ne oldu? -Telefon kayıtlarına baktık.
Gün içinde bir yere birden fazla kez gitmiş.
Nereye gitmiş?
Efendim şey, o...
...öldürülmeden önce en son görüldüğü yer de burası.
Arkadaşlar sabahtan itibaren tüm kamera kayıtlarına baktılar.
Garip bir durum yok.
(Gerilim müziği)
Ta... Tamam.
Ben yarın sabah oraya gider bakarım.
(Gerilim müziği)
(Arama tonu)
Alo İdris.
-Ne oldu, bir iz bulabildin mi? -Her yere baktım.
Hiçbir yerde yok.
Allah Allah, bu çocuk nereye gider ki?
Nereye sığınır?
Bir de benim silahımı aldı, inşallah bir şey yapmaz.
Dur bakalım.
Aklımda bir şeyler var.
(Arama tonu)
Refik Komiser, Elif'ten bir haber var mı?
Telefon sinyalinden bir şey çıktı mı?
Yok savcım, arkadaşlar her yerde arıyorlar.
Tamam. Ben saatçiye yaklaştım, bir şey olursa haber veririm.
(Refik ses) Emredersiniz.
Yok, vallahi ben de tam olarak bilmiyorum ama yarın kaldırırız herhâlde.
Ben size haber veririm zaten. Evet, babasının yanına defnedilecek.
-Anne. -Efendim kızım?
-O adam yine geldi. -Hangi adam?
Necati var ya, babamın arkadaşı. Taziyeye gelmiş.
Tamam.
Şey, pardon, misafirler gelmiş de.
Benim onlarla ilgilenmem lazım, kusura bakma, yine ararım, tamam? Sağ ol.
(Gerilim müziği)
(Yasin suresi okunuyor)
Senin burada ne işin var? Ya Leyla evde olsaydı?
Sıkıntı yok, olmadığını biliyorum.
Yürü, bahçede konuşalım. Yürü.
(Gerilim müziği)
Siz ne yaptınız?
Sakin ol bakalım, sakin.
Biz ne gerekiyorsa onu yaptık.
Kocan zaten başına gelecekleri biliyordu.
Ekrem'i siz öldürdünüz.
(Gerilim müziği)
Böyle olmasını istemezdik.
Ben size gidin öldürün mü dedim?
Yerini bulun, yardım edin, dedim.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
-Kim-kimsiniz siz? -(Erkek) Necati'nin adamlarıyız.
Çok şükür, sizi Allah gönderdi. Necati nerede?
-Bekleyin, Necati Bey geliyor. -Arabaya binelim.
(Araba yaklaşıyor)
Necati!
-Beni nasıl buldun? -Karın söyledi, yaralanmışsın.
Yaralandım. Gördüm Necati, katille yüz yüzeydik, gördüm.
-Kapıyı aç, ne olursun aç. -(Necati) Dur, bekle.
-Kimmiş, söyle. -Söyleyeceğim.
-(Necati) Söyle. -Söyleyeceğim. Ama bir şartla.
Beni rahat bırakacaksın.
Ailemi, Tahir'i, Leyla'yı rahat bırakacaksın.
Ya bırakmazsam?
Necati...
Bırakmazsan sana değil, her şeyi Leyla'ya anlatırım.
-Aç kapıyı Necati. -O katil umurumda değil, biliyor musun?
Onu nasılsa buluruz. Ama senin bu kızına ötmeye olan hevesin...
...benim canımı çok sıkıyor Ekrem.
-Sana bir türlü güvenemiyorum. -Aç...
(Bıçak saplandı) (Bağırıyor
(Bağırıyor) Atın ormana!
(Erkek) Tamam abi.
(Gerilim müziği)
Sür.
(Gerilim müziği)
-Bunlar ne konuşuyor? -(Necati) Olaylar öyle gelişti.
Her şeyi Leyla'ya anlatmaktan falan bahsetti.
Mecbur kaldık. Neyse.
Biz şimdi işimize bakalım. Ölenle ölünmüyor.
O benim kocamdı. Çocuklarımın da babası.
Ve de çok korkak bir adamdı.
Neyse ki ardında senin gibi kafası sağlam...
...zeki, cesur bir kadın bıraktı.
-Sana söyledi mi? -Neyi?
Saatin kime ait olduğunu?
Hayır, söylemedi.
-Emin misin? -Konuşmaya fırsat olmadı ki.
Ama bak, o saatçi var ya, Ekrem'in oraya gittiğini biliyor...
...biz ona "KÖ"yü sorduk, katilin kim olduğunu muhtemelen biliyor.
Leyla bu işin peşini bırakmaz.
O işle ilgili de planlarım var. Sen merak etme.
İlgileniyorum ne, ne yapacaksınız?
(Gerilim müziği)
(Kapı kilidi açıldı) (Kapı açıldı)
Günaydın.
Hişt.
Günaydın!
Cevap versene kız! Aç şu ağzını!
Oo, dişlere bak. İnci gibi, bembeyaz.
Ama sana bir şey söyleyeyim...
...dişlerin yokken inci gibi bembeyaz olması...
...bir şey ifade etmiyor, biliyorsun değil mi?
Şimdi canım benim...
...ben soracağım, sen cevaplayacaksın.
Verdiğin cevaplar hoşuma giderse illaki yaşarsın ama...
...hoşuma gitmezse...
...yaşarsın, bir şekilde yaşarsın ama...
...yani nasıl yaşarsın, ne şekilde yaşarsın...
...bilmiyorum, onun için söz vermeyeyim, anlaştık?
Tamam mı?
Savcıya her şeyi anlatmışsın. Doğru mu?
İyi yaptın.
Şu gazeteci?
-Öztürk, neydi o? -Kenan Öztürk.
Öztürk, ona da bir şeyler anlattın mı?
Her şeyi.
Ben her şeyi anlattım.
Bize yaptığınız bütün pislikleri tek tek anlattım.
Artık peşinizdeler.
Siz bu sefer kurtulamayacaksınız.
-Buz gibi oldu burası, çok korktum. -Bak hele, çok korktuk.
Bunun dili öyle bir uzamış ki. Sen de çok cesaretli çıktın.
Ya...
...dile bak, nasıl uzamış.
-Ben sizden korkmuyorum. -Korkmuyorsun değil mi?
Siz zaten benim ruhumu öldürdünüz, daha ne yapabilirsiniz ki?
Şimdi...
Bak hele.
Elif şimdi bak sana bir ders vereceğiz. Bak bunu iyi aklına kazı, tamam mı?
-Şu kızları çağırın. -(Erkek) Kızlar buraya gelin! İçeri girin.
(Erkek) Gel buraya. Geç. Çabuk. Geç buraya.
Sen de geç.
Bize yanlış yapanın sonu nasıl oluyor...
...cezası nasıl oluyor, görsünler, değil mi?
-(Erkek 1) Tabii. -(Erkek 2) Şimdi arkadaşlar...
Yere bakmayın! Buraya bak!
-(Erkek 1) Kafanı kaldır! -(Erkek 2) Karnınız doyuyor mu?
Ee? Çantalarınıza bak. Of, güzel güzel elbiseler.
(Erkek 2) Birçoğunuzun ailesinin sağlayamadığı hayatı sağladık size.
Sağlamadık mı?
Ee?
O zaman niye yanlış yapıyorsunuz? Size yaptığımız iyiliğin bedeli bu mu?
Bize yanlış yapmanın sonucu budur. Olup olmadık...
...sizin de bizim de hakkımızda...
...ihanetleri, iftiraları ortaya atan kişi budur!
-(Erkek 2) Cezasını keselim, değil mi? -(Erkek 1) Tabii.
Buraya iyi bakın ama.
-Kafanızı kaldırın! Buraya bak! -İyi bakın.
Çabuk lan, kaldır kafanı!
-(Erkek 2) O zaman... -Bırak beni.
-(Erkek 2) Bu sefer... -(Elif) Bırak beni! Bırak!
Bırak! (Bağırıyor)
(Telefon çalıyor) Leyla arıyor.
Aç. Hoparlöre al.
-Efendim kızım? -Anne ne yapıyorsun?
Ne yapalım kızım, işte taziye evinde ne yapılırsa onu yapıyorum.
Geleni gideni ağırlıyoruz.
Biliyorum zamanı değil ama sana bir şey sormam lazım.
Sor kızım, ne soracaksın yine?
Babam dün neden bir saatçiye gitti?
Sen biliyor musun?
Gece yarısı ne acelesi vardı da geldi?
Bu adam birine saat mi aldı?
Sana alacaktı. Sana alacaktı, doğum günün için özel bir parça arıyordu.
Ama vermek nasip olmadı tabii.
(Şahinde ses) Ne oldu kızım, soruşturmayla ilgili bir ipucu mu var...
...bir gelişme mi var, bir şey mi buldun?
Yok.
Daha yok ama bulacağım. Ne olursa olsun bulacağım.
-Neyse, benim kapatmam lazım. -(Şahinde ses) Leyla, Leyla.
Leyla, kızım...
...evine gel. Bak senin baban öldü.
Gelen giden seni soruyor hâliyle.
Bizi yalnız bırakma burada.
Yani o davayla ilgilenen birileri illaki olur.
Bizim burada sana ihtiyacımız var. Gel, beraber yasımızı tutalım.
Geleceğim.
Geleceğim ama şimdi değil. Yas tutmanın sırası değil.
(Gerilim müziği)
Bu kız bu işin peşini bırakmayacak.
Size de ulaşacak.
Bana da ulaşacak. Arkanızda illa bir iz, bir ipucu, bir şey kalmıştır.
Leyla tutup onu çekip bulacak.
-O zaman bir şeyler yap Şahinde. -Ben ne yapabilirim?
Sen onun annesisin. Yanında dursun.
Hem Leyla'yı hem de aileni bu davadan uzak tut.
Yoksa çok acı çekersiniz.
(Gerilim müziği)
Tamam canım, sağ ol. Aradığın için sağ ol.
Anne ne oldu sana, iyi misin?
İyiyim, tansiyon işte, arada başım dönüyor.
O adam sana ne dedi?
Adam bana ne diyecek? Allah Allah, soruya bak.
Senin burada ne işin var? Gidip helvaya falan yardım etsene.
Dünya kadar insan geliyor.
Telefon çaldı da ondan çıktım dışarı ben de.
İyi hadi geç kalma, sallanma.
Daha ne kadar yalan söyleyeceksin bakalım Şahinde Hanım.
Nevin ne bu Allah aşkına, kendini biraz topla.
Ne yapacağız Turan? Bu çocuğu nerede bulacağız?
Kim bilir daha neler yapacak.
Her şeyi toparlayalım, düzeltelim derken berbat ettik.
Bu işin içinden nasıl çıkacağız Turan?
-Lütfen biraz sakin olur musun? -Olmam!
Bana bir daha sakin ol deme!
Biz ne yaptık biliyor musun? Arı kovanına çomak soktuk.
Sen ne diyorsun?
Sen istemedin mi? Ancak böyle çözeriz demedin mi? Sen istedin.
-Şimdi bu hâlin ne? Kimi suçluyorsun? -Ben kimseyi suçlamıyorum.
Bana bak, benim ciğerim yanıyor!
O çocuk bize düşman olacak.
O çocuk bizi affetmeyecek. Onu nasıl bulacağız, nereden bulacağız?
Bilmiyorum!
-Nasıl bulacağız? -Kim bilir nerede.
Nereden bileyim nasıl bulacağız!
Başsavcı olan sensin, git bul onu.
(Duygusal müzik)
Of...
(Arama tonu)
Refik Komiser, Elif'ten hâlâ bir haber yok mu?
Bak zamanımız daralıyor, kıza bir şey olacak.
Sayın Savcı'm, Elif'in kullandığı telefonun sinyal tespiti tamamlandı.
Gelen aramadan 40 dakika sonra sinyal kesilmiş.
Sinyalin kesildiği yerdeki trafik kameralarından...
...Elif'in zorla bir araca bindirildiğini tespit ettik.
Allah kahretsin, kızı aldılar.
Teknik destek aracın son görüldüğü yerden Sarıyer Maden civarına kadar...
...daraltma yaptı Sayın Savcı'm.
Çok geniş alan.
Acele etmemiz lazım, ne yapacağız?
Bu arada Sayın Savcı'm, Elif'in...
...koruyucu ailesi geldi, buradalar.
Ne demek koruyucu ailesi?
Elif'in koruyucu ailesi olduğunu biz yeni mi öğrendik?
Hay Allah'ım, şimdi biz bu aileye ne diyeceğiz?
Kızınız bize sığındı, biz koruyamadık mı diyeceğiz?
Evet, haklısınız savcım ama...
...bizim bu durumda yapacak...
(Leyla ses) Tartışacak zaman yok Refik Komiser.
Harekete geçmemiz lazım.
Emredersiniz efendim. Talimatınız nedir?
Konuma gidilsin. Tüm ekipler konuma geçsin.
Şüpheli görünen adresler varsa kontrol edilsin.
Eş zamanlı olsun. Dağılın, eş zamanlı arayın.
Sen konumu bana da at.
Ben Sarıyer civarındayım, ben de geleceğim.
Bir de şu arabanın fotoğrafını gönder bana. İlk bir şey bulan haber versin.
Anlaşıldı efendim. Ben şimdi hemen size bilgileri atıyorum.
(Erkek bağırıyor)
(Erkek bağırıyor)
(Kenan) Günaydın.
(Erkek inliyor)
Kaçmaya çalışma, öldürürüm seni.
Kıpraşmaman lazım.
(Erkek inliyor)
Kıpraşma lan kıpraşma!
Kadınında boğarım seni! Yemin ediyorum yaparım bunu!
Duyuyor musun beni?
(Derin nefes alıp veriyor)
Güzel.
Şimdi seninle bir oyun oynayacağız.
Tamam mı? Ama ağzın bağlı olduğu için, evet için aşağıya yukarı doğru.
...hayır için de sağa sola sallayacaksın, tamam mı? Çok basit.
Tamam mı?
(Bip) zekalı mısın sen?
Evetse kafanı sallasana.
Salla!
Her şey için bağırmam gerekmesi ne acayip.
Başlıyoruz.
İlk soru.
Ekrem'i sen mi öldürdün?
Bak sana inanıyorum, tamam mı?
Ve seni öldürmek istemiyorum. Çok samimiyim bu konuda.
Ama bana yalan söyleme, tamam mı?
Yemin ediyorum delik deşik ederim seni.
İkinci soruya geçtik.
Seni bu saatçiye...
...Saygın Bey'in adamları mı yolladı?
Süren azalıyor cevap vermek için.
Bingo! Tebrikler! Süper!
Ölmeden diğer soruya geçme hakkına sahip oldun.
Aferin sana. Ah, ah!
Tamam üçüncü soruya geldim. Son soru.
Bu Ekrem'in fişini...
...aynı Saygın Beyler mi çekti?
Anlıyorum. Bu soru çok zor bir soru, o yüzden kararsız kalman çok normal.
Benim de zamanım var. Bekleriz.
Ya da beklemeyelim şöyle yapalım.
Telefon joker hakkını kullanalım değil mi? Hadi yine iyisin.
Ha, yani...
Telefondaki herkes kod ismiyle kayıtlı.
Mesaj yok.
Yani bir çağrı da yok.
Ne kadar da şüphe çekmeyen bir telefon değil mi?
Ama siz kesin bu...
Tabii tabii. Kesin bunlardan biriyle haberleşiyorsunuz ama neyse.
Ama şu an da bununla uğraşmayacağım. Nasıl olsa mesaj atacaklar değil mi?
Şimdi ben bundan anlamıyorum ya...
...mesaj geldiğinde senin bunları anlamlandırman gerekecek.
Anladın mı?
Anladın. Güzel.
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
Ben hemen geliyorum, tamam mı? Hemen geliyorum.
Burada bekle. Zaten bir yere gidemezsin. (Telefon çalmaya devam ediyor)
Oo, anneciğim.
Oğlum!
Oğlum deme bana, sen de oradaydın onlarla.
Niye terk ettin beni?
(Nevin ses) Hayır, hayır. Bırakmak ne demek, terk etmek ne demek?
Biz seni kurtarmaya çalışıyoruz.
Kimden? Benden mi?
Bak kendinin de Kenan'ın da başını yakacaksın oğlum.
Ne olur yapma. Her ne yapıyorsun yapma, dur artık.
Sizlik bir şey yok.
Ben yapmam gerekeni yapmak zorundayım.
Leyla seni eninde sonunda bulacak, sana ulaşacak.
Başka çaremiz yok, seni saklamak zorundayız.
Bir kere olsun doğru söyle bana.
Beni mi yoksa o biricik Kenan'ını mı?
Olur mu öyle şey oğlum. Sen de benim oğlumsun.
(Nevin ses) Ne olursun dön gel oğlum.
Bak benim içim yanıyor, başka insanlar acı çekiyorlar.
Ben senin annenim.
Ben senin annenim, ben senden asla vazgeçmem!
Bak hem...
...Kenan şok geçirecek, bambaşka bir yerde uyanacak.
Sonra tedavi olmak isteyecek. Ne olur sana yalvarıyorum evladım.
Dön gel, hadi. Ne olur dön gel.
Ekrem'i ben öldürmedim.
Bunu size kanıtlayacağım.
Benim peşimde olanları da bulacağım, merak etme.
Baybay.
Allah'ım biz ne yapacağız ya Rabbi yardım et bize?
Bize yardım et.
Ne önemliymiş Kenan be.
Varsa Kenan, yoksa Kenan.
Bir yerde uyanacakmış da...
(Müzik)
Bu işi çözmenin tek bir yolu var.
(Gerilim müziği)
'Okay'.
Evet.
(Boğazını temizledi)
Merhabalar Kenancığım. Ben Doğan.
Çok şaşkınsın şu an farkındayım.
Bunu zaten kafandaki soru işaretlerini temizlemek ve...
...seni bilgilendirmek için çekiyorum.
Evet doğru ben senim, sen de bensin.
Şu dakikadan sonra söyleyeceklerimi çok iyi dinle çünkü çok önemli.
Bir bedende iki farklı kişiyiz. Bak burası çok önemli.
Ben senden farklıyım.
(Arama tonu)
-Ayşegül. -Efendim?
Allah aşkına elinizi çabuk tutun, bak herkes helva bekliyor dışarıda.
(Ayşegül) Tamam Hacer Hanım hazırlıyorum hemen.
Meltem Hanımlar kalkmak üzere. Hadi sen o tabakları Meltem hanımlara götür.
Nuraycığım sen ne yapıyorsun? İşler yetişmiyor, bir yardım mı etsen acaba?
Ay anne Allah aşkına taziye ayağına evi istila ettiler bunlar da.
Bizim en acılı günümüz, onların en aç günü maşallah. Ye ye doymuyorlar.
Kızım âdet bu âdet. Kalkın gidin mi diyelim?
Vallahi onu bunu bilmem ben anne.
Tahir yok. Nerede Tahir?
Başımızda erkek yok. Evin reisi o artık.
Nuray ne yapacaksın acaba sen şu an da Tahir'i?
Boş boş konuşma. Bir işin ucundan tut kızım, hadi Allah aşkına ya!
Anne senin, Tahir'in yediği haltlardan haberin yok galiba.
Ne anlatıyorsun sen şu an Nuray?
Yasemin'le bir ilişkisi var.
Gizli gizli görüşüyorlar.
Kesin yine bak, bizi bu hâlde bırakıp oraya gitti biliyor musun?
Nuray bizim başımıza ne geldi, biz ne yaşıyoruz?
Şu an da sen ne anlatıyorsun farkında mısın?
-Bu güzel kafanı saçma sapan şeylerle... -Ya nerede o zaman?
En olması gereken zaman da nerede o zaman?
Yavrum kafayı dağıtmaya gitmiştir.
-Kafayı dağıtmaya? -Evet!
Evde durup huzursuzluk mu çıkarsın? Bırak gitsin kafasını dağıtsın çocuk!
Nuray bak, ben misafirlerin yanına dönüyorum.
Lütfen Allah aşkına...
...şu tepsiyi de sen al, gel arkamdan kızım Allah rızası için.
Hadi bak beni yalnız bırakma ne olur. Bittim ben.
Kafayı dağıtmaya gidiyormuş.
Onun kafası eğer başka yere giderse asıl ben onun kafasını dağıtacağım.
Alo Yaseminciğim...
...nasılsın? Konuşamadık hiç, bir arayayım, sorayım dedim.
Gittin mi Leylalara?
Yok, mevlit var da.
Yani Leyla olmayınca bilmiyorum, gitmedim.
Ha, anladım. Peki Leyla nasıl?
Yani konuştunuz mu? Ne yapıyor?
Uf, o kadar kafama takılıyor ki.
Kim bilir neler yaşıyordur, yanında olmak istiyorum ama...
Arıyorum, ulaşamıyorum meşgul sürekli.
Büyük ihtimalle Ekrem amcanın...
...soruşturmasına bakıyordur o da ne yapsın?
Ama Yasemin şimdi kim böyle bir olayla sınansa normal değil mi?
Ya böyle sarılsam, her şey geçecek desem.
Ama nasıl geçeceğini de bilmiyorum gerçekten.
(Yasemin ses) Murat canım çok sıkkın.
Yani ben de canını sıkma diyemiyorum sana ama...
Bak şimdi sana bir şey söyleyeceğim.
Yasemin sen çok iyi bir dostsun, tamam mı?
Yumuşacık bir kalbin var, anlayışlısın, düşüncelisin.
Yani böyle iyilik sanki...
...bütün hücrelerine bulaşmış gibi, anladın mı?
Bir de bunların üstüne...
...inanılmaz güzelsin. Ama işte bir defon var senin de.
Bir defon var. O da işte kul hakkı yiyorsun canım.
Ne?
(Murat ses) Kul hakkı yiyorsun, insanların hakkını yiyorsun.
Çünkü bütün bu özellikler bence bir insanda bulunmamalı.
Biraz dağılmalı. Diğer insanlara haksızlık oluyor.
Delisin yani.
Nereden buluyorsun bu lafları gerçekten.
Sen söyletene bak canım.
(Kapı zili çaldı)
Kapı çaldı, bir bakayım.
(Kapı zili çaldı)
(Murat ses) Hah, belki Leyla'dır.
Bilmiyorum ki olabilir.
(Murat ses) Kimmiş?
Bir arkadaşım geldi, ben daha sonra arasam seni olur mu?
-(Murat ses) Tamam. -Tamam.
Böyle habersiz geldiğim için özür dilerim.
Ne yapayım, nereye gideyim bilemedim.
Gel.
Geç şöyle.
Otursana.
(Boğazını temizledi)
(Duygusal müzik)
Küçük hanım sana da farklı farklı şeyler düşünüyoruz ama.
Önce hangisini uygulayacağız onu tasarlamamız lazım.
Olur abi.
(Gerilim müziği)
(Leyla) Refik Komiser?
Gri bir sedan Sayın Savcı'm.
Plakası 44 Manisa, Yozgat, Giresun 8890 Bu aracı arıyoruz.
En son bu muhitte görülmüş. Bütün kameralara bakacak vaktimiz yok.
Tamam dağılıp arayalım o zaman.
Eş zamanlı olsun, ilk bulan haber versin.
Emredersiniz.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Arama tonu)
(Refik ses) Buyurun Sayın Savcı'm?
Refik Komiser aracı buldum. Konum atıyorum size.
Biz hemen geliyoruz Sayın Savcı'm. Lütfen bizi bekleyin.
Lütfen.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Gerilim müziği)
(Elif çığlık atıyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Anlaşılmayan konuşmalar)
(Anlaşılmayan konuşmalar)
(Anlaşılmayan konuşmalar)
(Erkek) Oh, bana da davetiye var mı?
Düğün tarihi ne zaman?
Hadi abi bahçe, çay, temizlik.
Camlar falan. Hadi kızım hadi!
Ulan elektriğe bağlayacağım sonunda sizi var ya.
(Erkek) Sen de iyi bak telefonlara, tamam mı?
Ulan bir gün hepinizi elektriğe vereceğim, dur bakayım ne zaman.
(Erkek ıslık çalıyor)
Kıpırdama.
(Gerilim müziği)
Sen o savcı değil misin? Senin ne işin var burada?
Kıpırdama.
Elif nerede?
Yaklaşma.
Şimdi beni böyle bir güzellikten mahrum mu bırakacaksın?
Yaklaşma!
Savcım be çok narin bir güzelliğin var.
İpeksi bir de tenin.
Yok, sanmıyorum o parmaklar tetiğe basmaz.
Kaldır ellerini. Elif nerede?
Elif?
(Silah sesi) Ahh!
-Ahh! -(Polis) Yat yere yat!
(Üst üste konuşmalar)
(Polis) Gel buraya.
(Refik) Bırak lan silahı! Nazım temiz mi bura?
-(Nazım) Temiz abi. -Yaralı adam yukarıda.
-İyi misiniz savcım? -İyiyim ben.
-(Leyla) Elif aşağıda olabilir. -(Nazım) Çök!
-Bırak, bırak, bırak! -Beni dinle, beni dinle.
Dokunma bırak, dokunma bırak! Bırak!
(Elif) Bırak!
-(Elif) Bırak! Dokunma bana! -İçeride.
(Elif) Dokunma!
-(Elif) Dokunma! -Benimsin.
Kaldır elini!
Gel buraya. Çök, çök!
Elif, Elif... (Derin nefes alıp veriyor)
Alın bunu adliyeye götürün.
Ömür boyu içeriden çıkmana izin vermeyeceğim!
Elif... (Elif inliyor)
Elini ver, elini ver.
Elif, Leyla ben. Leyla ben. Bak bana.
Bana bak, Leyla ben hatırladın mı?
(Derin nefes veriyor)
-Leyla abla. -Ben geldim merak etme.
Buradayım.
-Hişt geçti. -İzin vermedim bana dokunmalarına.
Dokunamadılar bana.
(Elif inliyor)
Sen hiç merak etme geldim. Ben buradayım.
(Elif inliyor)
Gel çıkalım. Yavaş komiserim.
(Elif inliyor)
Gel, gel, gel.
(Elif inliyor) Ben geldim, bir şey olmayacak, merak etme.
Ben geldim, bir şey yok.
Ben izin vermedim bana dokunmalarına.
Dokunmadılar bana.
-(Refik) Papi! -Hadi gel. Kalkabilecek misin?
Geçen bir numara vermiştim ya size?
Onun konuştuğu kişinin konumunu bulabildiniz mi?
(Kadın ses) Efendim emniyette özel olarak ilgileniyor.
Bir noktada sinyalin kesildiğini söylediler.
Hangi soruşturma içindi efendim bu takip?
Ya şey var ya, dosya dolandırıcılık çetesi.
Ya neyse ne. Hesap mı soruyorsun bana?
(Kadın ses) Yok, efendim yanlış anladınız. Dosyasıyla ilintilendirmek için...
Tamam işte bir şey çıkarsa önce bana haber verin olur mu?
-(Kadın ses) Emredersiniz. -Tamam.
Bu çocuk nerede ya?
(Derin nefes verdi)
Başımıza ne belalar açacak kim bilir.
(Gerilim müziği)
Babacığım sakın bir hareket yapma.
(Derin nefes alıp veriyor)
Gördüğün gibi silah var elimde. Hem de senin silahın. İronik değil mi?
Ne yapıyorsun sen burada? Ne işin var?
Beni aramıyor muydun? Ben geldim işte, yürü hadi konuşacağız. Sür.
Sür Turan zamanım yok, hadi.
(Gerilim müziği)
Takayım da ötmesin.
(Kenan) Demek gerçekten biricik oğlunu harcayacaktın Turan Öztürk?
Şöyle yapalım mı? Beni vurmak ister misin?
Gerçekten vur beni vur. Sonra denize at, toptan kurtulalım.
Saçma sapan konuşma. Böyle bir şey yapar mıyım? Ben sana kıyamam.
Ama kıydın! Dün de kıydın, geçmişte de kıymıştın.
Ya en son bağlıyordun beni!
Ya söyledik ya, tedavin için, senin iyiliğin için.
Ulan ne iyiliği? Hepiniz de iyilik meleği kesildiniz başıma be!
Madem o kadar iyiydiniz de bana niye denk gelmedi ulan bu?
Bağırma! Bağırma!
Niye, biricik oğlun ifşa olur diye mi korkuyorsun?
-(Turan) Yapma şunu, yapma şunu! -Dokunma bana!
Sana bir şey itiraf edeyim mi? Senden nefret ediyorum.
Ve hep nefret etmeye devam edeceğim.
Ya orada ben size bir şey anlatıyorum değil mi?
Ben yapmadım diyorum, mazeret bulmuş gibi üzerime atladınız!
-(Turan) Ya ne söylersen söyle... -Ben yapmadım!
Ne söylersen söyle, bütün deliller seni işaret ediyor.
Er ya da geç senden bilecekler. Bir gün de ensenden tutup alacaklar!
Ay büyük savcı sakin olur musun? Bütün kontrol bende, tamam mı?
Ben ne yaptığımı biliyorum.
Ha, unutmadan...
...bu da benim bu hayattaki garantim.
İyi izle.
Merhabalar Kenancığım. Ben Doğan.
Çok şaşkınsın şu an farkındayım.
Merak etme, hepsini açıklığa kavuşturacağım.
Zaten videoyu senin kafandaki soru işaretlerini çözmek ve...
...seni bilgilendirmek için çekiyorum.
Ben senim, sen de bensin.
(Kenan dış ses) Ama aramızda bir fark var ve burası çok önemli bir fark.
Aynı beden içinde iki farklı karakteriz biz.
Anladın mı? Ben senden farklıyım yani. Burası önemli.
Bak sana hasta diyecekler. Sen hasta falan değilsin, sen mağdursun.
Benim gibi.
Yıllar önce çektiğim acıları dindirmek için seni ortaya çıkardılar.
Beni de yok ettiler.
Hem de bunu senin o ailem dediğin insanlar yaptı biliyor musun?
Annen, baban falan, senden gizlediler bunu, hâlâ da gizliyorlar.
Evet senin annen, baban yok Kenancığım.
Üzücü değil mi? Çok üzücü farkındayım. Sen onların oğlu değilsin.
Bence yeter bu kadar.
Ne yapacaksın bununla?
Benim peşime düşersen, peşime birini takarsan...
...ya da ne bileyim ben, bir kumpas kurup şoklamaya falan kalkarsan...
...bu videoyu Kenan görür, tamam mı?
Yıllar da geçse, aylar da geçse hiç fark etmez.
Bir öğleden sonra, herhangi bir mesai saati bu video onun önüne düşer.
Şöyle düşün, bir düğme var ve ben basmadan dünya yok olmayacak.
Bunu erteleyebilecek tek kişi benim. Anlatabiliyor muyum?
Bütün detayları düşündüm, sakın aklına bir şey gelmesin.
Alçak gönüllülük edemeyeceğim, zeki adamımdır.
Babama çektiysem demek.
Ah, sen benim babam değildin ki genlerimizle alakası yok yani.
Bunu al, kopyası var burada. İzler, izler üzülürsün.
Dediklerimi sakın unutma.
-(Görevli) Buyurun. -Kolay gelsin.
(Görevli) Teşekkürler.
Murat Bey burada mı haber müdürü olan?
Siz kimsiniz? Neden sordunuz?
Ben bir aile dostuyum, biz de bir şey unutmuştu da onu getirdim.
Bir haber verelim kendisine. Sizi biraz bekleteceğim, buyurun lütfen.
Tamam, bekliyorum.
Murat Bey'in misafiri geldiler.
(Yasemin derin nefes verdi)
Tahir kahveler hazır, gel.
-Bir sorun mu oldu evde? Niye... -Niye geldim buraya?
Evet.
Bilmiyorum Yasemin.
Yani ruhum daralıyor gibi.
Bütün dünya üstüme geliyor gibi oldum.
Eskiden de kötü hissettiğimde hep sana gelirdim ya.
Sen de çok iyi gelirdin bana.
İşte yani...
İnsanın ayakları onu huzurlu hissettiği yere götürüyor sanki.
Bilmiyorum.
Tahir bak ee...
Geçmiş geçmişte kaldı. Ben tekrardan bu konuları böyle...
...konuşmak gerçekten hiç is...
Ben bunları tartışmaya gelmedim ki Yasemin.
Bunun için gelmedim ben.
Ya geldim...
...çünkü çok yalnızım.
Koca dünyada hiç kimse yok gibi sanki.
Ailen var, annen, kardeşin...
...karın.
Onlar beni anlayamaz.
Nuray'dan boşanacağım.
Bittim artık yani.
Bittim, dayanamıyorum yani.
Yani yaşam enerjimi söktü, attı sanki.
Benden seni aldı zaten, daha ne yapsın ki!
Sen beni aldattın, Tahir.
İlişkimiz varken.
Sonra da gittin, aldattığın kadınla evlendin.
Yani birisini suçlamak istiyorsan bence dönüp bir kendine bakmalısın önce.
Biz Ekrem amcayı kaybettik.
Ne konuşuyoruz ya biz şu an burada?
Ne yapıyoruz ya? Çok saçma bunu konuşuyor olmamız.
(Tahir) Tamam.
Ben gideyim.
Saçma sapan muhabbetler zaten. Seni de yormayayım fazla.
Tahir abuk sabuk bir şey yapma sakın.
Ne yapacağım? Ne yapacağım ki?
Kendimi öldürmemden mi korkuyorsun?
Merak etme, Yasemin. Bende bu şans varken ben ölmem de.
Kafama sıksam ölmem.
Ben lanetlenmişim. Ben bu azapları yaşamak zorundayım.
-Ahın tutmuştur belki. -Ben sana ah etmedim, tamam mı?
Ben seni sevmekten başka hiçbir şey yapmadım Tahir.
İlk defa ben kendimi birine bu kadar bırakmıştım!
Başka kimseye güvenemeyeceğim kadar sana güvendim.
Her şeyi bırak. Yaşadığımız her şeyi bırak, ben...
...sana kin besleyemem ki.
Ben bütün güzel anılarımı seninle yaşadım.
Mutluydum ya ben seninle!
(Müzik)
(Kapı vuruldu) (Kapı açıldı)
Murat Bey hanımefendi geldi.
-Laleciğim al. -Peki, buyurun.
-Merhaba. -Merhaba.
-Beni hatırladınız mı? -Hatırladım tabii. Buyurun.
-Nasılsınız? -İyiyim, sağ olun. Siz?
İyiyim ben de. Tabii siz diyeceksiniz bu kadının burada ne işi var?
Yok ya! Böyle bir şey demeyeceğim de şaşırdım.
Evde oturduğunuz yerde buldum. Bunu düşürmüşsünüz.
-Bu mu? -Evet.
Ama bu benim değil. Keşke arasaydınız. Nuray mıydı?
-(Nuray) Evet. -Nuray Hanım keşke arasaydınız.
-Bu benim değil. -Aa!
Vallahi ben de sizin sandım. Tüh, boşa geldik iyi mi!
Neyse, o zaman hiç rahatsız etmeyeyim siz.
Geldiniz bu kadar canım. Buyurun, bir çay, kahve ikram edelim.
-Ne içersiniz? -Olur, ben bir çay alayım o zaman.
Tamam.
Bünyaminciğim bir çay, bir de filtre kahve alabilir miyim? Sağ ol.
Bu arada söylemeden geçemeyeceğim. O gün Yasemin'le çok tatlı gözüküyordunuz.
Böyle bıcır bıcır.
Nasıl gidiyor ilişkiniz? Ciddili gibi.
Ciddili gibi değil de daha yeni gibi.
Kim söyledi? Yasemin mi?
Yasemin'le biraz sohbet etme imkânım oldu da hep sizden bahsetti.
Vallahi bence size bayağı abayı yakmış.
-Abayı mı yakmış? -Evet.
Hadi ya! Aa! Hiç belli etmiyor, kıza bak!
Yasemin hiç belli etmez. Bir de Yasemin çok nazlı bir kızdır.
-Nazlı değil mi? -Nazlı bir kızdır.
Bir de hayatına zamanında çok hayırsız bir adam girdi.
Öyle olunca da onun o tatlı, bıcır bıcır, minnoş kalbi çok kırıldı.
-Ondan işte erkeklere güven duymuyor. -Aa!
-Ben onu pek bilmiyordum. -Şimdi bilmiş oldunuz.
(Murat) Gel, Bünyaminciğim.
-Buyurun efendim. -Alayım canım. Teşekkürler.
Rica ederim.
(Kapı kapandı) Yani şunu diyeceğim.
Soğuk yapıyorsa güven duymadığındandır. Bir güven duysa...
...Yasemin sonuna kadar gider.
Tabii aslında ama...
...Nuray Hanım siz bayağı iyi arkadaşsınız galiba?
Hoşuma gitti şimdi bu kadar konuştuğunuza göre. Peki..
...nasıl bir yol izlemek lazım? Nasıl yapalım?
Bence hiç vakit kaybetmeden bir şişe (Bip) kapısına dayanmanız lazım.
-Bunu yaptık aslında da püskürtüldük. -(Nuray) Aa!
Tabii.
Yani güvenli bir aşk adamı olduğunuzu hissettirmeniz lazım.
Yani şimdi aşkta o yolda mıyız? Daha yeni yeni tanışıyoruz, belki zamanla...
O zaman Muratçığım bakan değil (Bip) alır yani.
Ne?
Muratçığım dedim ama bir şey olmaz değil mi?
Yok, yok! Muratçığım'da problem yok.
Yani şunu diyeceğim. Zamana bırakmamanız lazım.
Tamam, anladım. Siz diyorsunuz ki, duygunuzu iyice tartın...
...ve bu işi zaman bırakmayın.
Unutmayın, güvenli bir aşk adamı.
Yasemin...
Yasemin bak...
Yasemin ben seni çok seviyorum.
-Ben seni hâlâ seviyorum. Çok seviyorum. -Tahir...
Biliyorum, ben geçmişte bir hata yaptım. Biliyorum, farkındayım.
-Tahir... -Ama gerçekten...
...sen bana bir şans ver, her şeyi geride bırakırım.
-Tahir olmaz. Tahir of! -Yasemin...
Ben neden sana hayır demekte bu kadar zorlanıyorum?
Neden ama? Neden olmaz ki?
Neden? Sen de beni sevmiyor musun?
-Tahir... -Yasemin lütfen bana bir şans daha ver.
-Tahir... -Söz veriyorum.
Bir şans daha ver, bambaşka bir Tahir göreceksin. Söz veriyorum sana.
Sen o şansı harcadın bir kere, tamam mı?
Niye şimdi?
Niye şimdi?
Sen şu an beni o kadar garip bir durumun ortasında bırakıyorsun ki!
Allah'ım ya Rabb'im!
-O adam yüzünden mi? -Ne?
Var ya bir tane Murat mı ne!
Âşık mı oldun Yasemin? O mu engel?
Ne aşkı be! Ne aşkı!
Ulan sen evlisin! Evlisin! Ne bu? Bu ne?
Bu ne?
Ne yapıyorsun ya? Senin amacın ne Tahir?
Bir yandan sen, bir yandan karın!
Siz aklımı mı kaybettireceksiniz bana?
(Yasemin) Ne yapıyorsun sen?
Zamanında zaten kalbimi buradan söküp paramparça ettiniz.
Sen benden daha ne istiyorsun?
Sen buraya gelip bana bunları söyleyemezsin, tamam mı?
Benim ayarlarımla oynayamazsın Tahir. Bana bunu yapamazsın.
Git! Karına git! Ne derdin, tasan varsa git, ona anlat.
Bırak beni. İstemiyorum, Tahir. Si...
Tamam, Yasemin...
-Bırak, bir dur. -Tamam, tamam.
-Dur, bir dakika. -Tamam, sakin ol.
Tamam, Yasemin su getireyim mi sana?
Getir.
(Gerilim müziği)
Daha iyi misin?
Canın yanıyor mu?
Sen benim yanımdayken yanmıyor Leyla abla.
Ama diğerleri...
Yani o... O adamların elinde o kadar çok kız var ki.
Onlara zarar verecekler.
Sen merak etme, ben hepsini bulacağım.
Hiçbir mağdur kıza zarar veremeyecekler artık.
-Güven bana. -Ben güveniyorum.
Sen bana umut oldun.
Ben inanıyorum, sen diğer kızlara da umut olacaksın.
Elifçiğim...
...ailen geldi.
-Onlar benim ailem değil. -Ailen.
Onlar senin ailen.
Senin için buradalar.
Ve senin için çok endişelenmişler.
Kaybolduğundan beri seni aramaktan vazgeçmemişler.
Benim sarılabileceğim bir babam yok artık.
Ama senin hâlâ böyle bir şansın varken...
...sarıl onlara. Yapma böyle.
Refik Komiser.
(Kapı vuruldu)
-Elif, kızım. -Annem.
Annem ne oldu sana?
-(Baba) Ellerine ne oldu? -Acıyor anne, yapma.
-Tamam, tamam. -(Baba) İyi misin?
İyiyim. Tamam, bir şey yok. Leyla abla bana yardımcı oldu. Ben iyiyim.
Sayın Savcı'm çok sağ olun. Allah sizden razı olsun.
Kızımızı bize kavuşturdun.
(Anne) Anneciğim...
Ben bir şey yapmadım.
O benim karşıma çıktı. Çok cesur bir kızınız var.
Canım bundan sonra hep beraberiz, korkma.
Sayın Savcı'm bunu kim yapar? Nasıl yapar?
Nasıl bir vicdansızlık bu!
Beyefendi biz şimdi bunları konuşmayalım.
Elif zor bir süreç geçiriyor.
Sizin desteğinizle ve rehabilitasyon desteğiyle atlatacaktır tabii...
...ama biz şimdi biraz zaman tanıyalım.
Zaten biz sizinle tekrar irtibata geçeriz.
-Çok sağ olun. Allah razı olsun sizden. -Çok teşekkür ediyorum.
Allah'ım sizden razı olsun.
-Hadi bebeğim. -Hadi gidelim.
(Baba) Hadi kızım.
Bir dakika.
Leyla abla.
İyi ki tanıdım seni Leyla abla.
Ben seni iyi ki tanıdım.
Sen benim için...
...süper kahraman gibi bir şeysin.
Umarım senin gibi olurum.
Daha güzeli, daha iyisi olursun.
İyileşince yanıma gel.
Görüşürüz.
-Hadi. -Çok sağ olun.
Sayın Savcı'm ben geliyorum.
(Kapı kapandı)
(Duygusal müzik)
Bu kaçıncı oldu?
Bu nasıl iş Gürkan? Ben size önlem alın demedim mi?
Necati Bey bu sefer gelen Oyuncakçı değildi.
Kimdi?
Leyla Savcı.
Kızın izini bulmuş, öyle gelmiş villaya.
Bir kadına engel olamamışlar mı?
Yani ben kendisini tanırım.
Siz bakmayın onun öyle güzel, narin, ufak tefek olduğuna.
-Leyla Savcı gözü kara bir kadındır. -Tamam, kes!
Şu savcının gözünü bir korkutun.
(Boğazını temizledi) Nasıl? Yani indirelim mi?
Salak mısın sen?
Söylediğimi anlamıyor musun? İyi bir ders verin, aklı başına gelsin.
Tamamdır, Necati Bey.
(Motor çalıştı)
(Gerilim müziği)
(Sessizlik)
(Sessizlik devam ediyor)
(Mesaj geldi)
Aa!
(Gerilim müziği)
Hişt! Uyan! Hey, uyan! Uyandın mı?
Bak. Bana bak.
Sana bir mesaj geldi, tamam mı?
Bu mesajı bana okuman için ağzını açmam gerekiyor.
Ama o zaman bağırırsın. Bağırırsan da gırtlağını keserim.
Anlaştık mı?
Yani bağırmayacaksın, 'okay'?
'Okay'.
Açıyorum.
Şunu da şöyle.
Sakın bir hareket yapma.
'Yes'.
Evet, ne demek oluyor bu?
Yahu gerçekten bunun için ölmeye değer mi? Söyler misin!
Burada bir sevkiyat olacak büyük ihtimalle.
Yani sizinkiler orada olacak, doğru mudur?
Evet.
Güzel.
Güzel. Tamam, bu kadar. Başka soru kalmadı.
Çok iyi.
Peki ben ne olacağım?
Bırakmayacak mısın beni?
(İç çekti)
Sen gitmek mi istiyorsun?
Tamam.
(Operatör) Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.
Lütfen sinyal sesinden sonra mesaj bırakın.
(Sinyal sesi) Kenan neredesin? Sana ulaşamıyorum.
İn aşağı!
-İn aşağı, hadi! -Tamam.
İn aşağı!
Tamam.
Tamam, iniyorum.
(Erkek) Çabuk aşağı, hadi!
Tamam, dokunma. İniyorum.
Alın şunu!
Tamam!
(Gerilim müziği)
Turan...
...bulabildin mi? Doğan'dan bir haber var mı?
Evet, var.
Ne? Ne, söylesene!
O beni buldu.
Nerede?
Gel.
-Turan ne oluyor? -Nevin gel.
(Müzik)
Bu ne?
Doğan...
...bizi tehdit ediyor. Video çekmiş.
Kenan'a her şeyi açıklarım diyor.
Kenancığım merhaba. Ben, Doğan.
Çok şaşkın olduğunun farkındayım şu an, merak etme.
Hepsini açıklığa kavuşturacağım. Zaten bu videoyu...
...senin kafandaki soru işaretlerini çözmek ve bilgilendirmek için çekiyorum.
Haklısın. Ben senim.
Sen de bensin. Ama aramızda bir fark var ve burası çok önemli bir fark.
Aynı beden içinde iki farklı karakteriz biz. Anladın mı?
Ben senden farklıyım yani. Burası önemli.
Sana hasta diyecekler. Sen hasta falan değilsin.
Sen mağdursun. Benim gibi.
Yıllar önce çektiğim acıları dindirmek için seni ortaya çıkardılar.
Beni de yok ettiler.
Hem de bunu senin o ailem dediğin insanlar yaptı, biliyor musun?
Annen, baban falan. Senden gizlediler bunu.
Hâlâ da gizliyorlar.
(Doğan iç çekti) Evet, senin annen, baban yok Kenancığım.
Üzücü, değil mi? Çok üzücü, farkındayım.
Sen onların oğlu değilsin.
Otomatikman ben de onların oğlu değilim.
Eyvah eyvah!
Eyvah eyvah! Kenan bütün bunları böyle öğrenirse onu bir daha kurtaramayız.
Yapacak bir şey yok.
Kenan'ı zaten kurtaramayız.
Deme öyle Turan. Korkutuyorsun beni.
Ben desem ne olacak, demesem ne olacak.
Her şey bitti.
Kenan her an bununla yüzleşebilir. Ok yaydan çıktı.
Ne yapacağız? Ne yapsak yani?
Doğan'ı durdurmak imkânsız.
Ne yani, ne hâlin varsa gör diye bırakacak mıyız?
Turan kim bilir daha kaç kişinin canı yanacak.
Kim bilir daha ne işler yapacak.
Ne olacaksa olsun artık.
Ben her şeye razıyım. Gerekirse istifa edeceğim.
Bana bütün soruşturmalar, hepsi başlayacak.
Gereken ne varsa yapılacak. Bütün gerçekler...
...her şey tek tek ortaya çıkacak.
Delirdin mi sen?
Kendi elimizle Kenan'ı polise mi teslim edeceğiz?
Bitti diyorum, anlamıyor musun? Bitti. Her şey bitti artık.
Dedim ya, her şeye razıyım. Artık...
...daha fazla suça da, daha fazla günaha da ortak olamam.
Turan seni de yakacaklar.
Biliyorum.
Ama başka çarem yok.
Biz bir hataya sebep olduk.
Biz sebep olduk. Ama şimdi en azından...
...bunu durdurabiliriz.
Bitirebiliriz.
Oo, Nuray Hanım!
Hacer sen bir salona bak istersen.
Tamam, hemen bakıyorum.
Neredesin sen bu saate kadar? Bu kadar insanla beni tek başıma bıraktın gittin.
Anne çok bunaldım. Her yer Ekrem babamın hatırasıyla dolu.
Nefesim daraldı, bir hava alayım dedim ben.
Neler karıştırıyorsun sen? Gene Yasemin'in yanına mı gittin?
Evet, biliyorum. Tahir anlattı. Kıza mesaj atmışsın...
...yetmemiş, gitmişsin bir de tartaklamışsın. Ne yapıyorsun sen?
Ben kocama sahip çıkıyorum anne.
Kadınlık gururumu ayaklar altına alıp yuvamı bir arada tutmaya çalışıyorum.
Oğlun beni aldatıyor.
Yavrum, kuzum sen kafanda kurup kurup gidip milleti tehdit ederek mi...
...yuvanı kurtarıyorsun? Ne yapıyorsun?
Ben yapmam gerekeni yapıyorum.
Asıl sen hiçbir şey yapmıyorsun.
Ama yapacaksın. Bana yardım edeceksin anne.
Bu evde, bu mirasta benim de hakkım var. Tahir'le yeni bir hayat istiyorum.
Ne saçmalıyorsun sen Nuray?
O adamla ne konuştuğunu duydum anne.
Bu aile için neler yaptığını biliyorum.
-Sen ne duyduysan yanlış duymuşsun. -Anne bırak artık, yeter.
Yalan artık senin ağzına yuva yapmış.
Sırrın bende güvende ama merak etme.
Senden sadece basit bir yardım istiyorum.
Eğer mirası bize bırakırsan seni bu işten kurtarırım.
Ne de olsa ailemiz söz konusu, değil mi?
(Tahir) Daha iyi misin?
İyi geldi.
Ben iyi gelmiyorum ama.
Seni yine mutsuz ettim.
Üzdüm.
Ben gideyim.
Her şey için özür dilerim.
Böyle olsun istememiştim.
Affet.
(Sessizlik)
Artık zamanı...
(Müzik)
Murat.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Erkek) İndirin.
(Gerilim müziği)
Leyla?
Hadi yürü!
Götürün şunu içeriye. Sıkıca bağlayın.
Savcıyla biraz ilgilenmemiz gerekecek.
(Gerilim müziği)
(Geçiş sesi)
Burada bir sevkiyat olacak.
Yani sizinkiler orada olacak, doğru mudur?
(Geçiş sesi) (Erkek dış ses) Evet.
(Gerilim müziği)
Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Büşra Taşçıoğlu - Bülent Temür...
...Çağıl Doğan - Hatice Başpınar - Ayhan Özgören
Editör: Ela Korgan
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.