All language subtitles for uc kiz kardes Episode 23

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Müzik)

(Jenerik müziği)

(Dönüş dış ses) Hayat, seçimlerimizden ibarettir derdi annem.

Geçmiş ve gelecek arasında her gün yeniden...

...yeniden sınanmaktır yaşamak.

Akıl ve kalp, üzüntü ve umut...

...durmaksızın çekişir. Sonunda biri kazanır.

(Gerilim müziği)

Türkan.

(Gerilim müziği)

Anne.

İzin ver.

İzin ver Somer'le gideyim.

-Hayır Türkan! Olmaz, hayır! -Böyle bitemez anne.

Böyle sessiz sedasız kapanmayacak bu konu.

Gerçekler neyse ortaya çıkacak.

Gidip yüzleşeceğim Somer'le.

-Türkan, yapma. -Bunu yapmak zorundayım.

Lütfen anla beni.

(Gerilim müziği)

Peki.

(Gerilim müziği)

(Duygusal müzik)

(Somer) Ver canım.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Somer dış ses) Adam nefret ediyor Mine'den.

Evliymiş, mutlu bir yuvası varmış.

Bir bebekleri olacakmış hatta.

Kiraz sütten kesildiğinde...

...onu da yanına alacakmış.

(Duygusal müzik)

Nesrin Hanım'la bir daha konuştun mu hiç?

Yok. Ne oldu ki?

Hiç.

(Rüçhan) Ayla!

Onunla konuştuklarımı hatırlıyor muymuş?

Yani siz görüştünüz yanılmıyorsam.

Niye merak ediyorsun?

Hatırlamıyorsa, sen mi gidip hatırlatacaksın?

(Yaklaşan ayak sesi)

Buyurun Rüçhan Hanım.

Nesrin Hanım az önce kapıdaydı. Niye gelmiş?

(Ayla) Bilmiyorum.

Sahile çağırdı Türkan Hanım'ı. Orada görüştüler.

Sahilde?

Neymiş bu gizli buluşmanın aslı?

Türkan bir şey söylemedi mi?

Yok, söylemedi.

Sonra dönünce de bavulunu alıp çıktı Türkan Hanım.

(Ayla) Anne evine döndü galiba.

Ne anne evi sersem?

Balayına gitti kocasıyla.

(Mine) Balayı mı?

Siz dalga mı geçiyorsunuz benimle?

Yok. Zaten nikâh da tazeleyeceklermiş öncesinde.

Geç olsun da güç olmasın, değil mi?

Çocuğu yalnız bırakma bununla.

Aman bırak sen de!

Az yavaş olsanız.

Git biberonu hazırla, odama bırak!

(Mine) Bıktım artık, sabahtan beri yapıştı bırakmıyor!

Bunaldım, aklımı kaçıracağım iyice ya!

(Kiraz ağlıyor) Oy, bir tanem. Yok, yok, yok.

Kuzum benim. Yok, yok, yok. Canım benim.

Canım, annen neden gelmiş?

-(Somer) Bir sıkıntı yok, değil mi? -Yok. Beni merak etmiş.

Nereye gidiyoruz?

Şöyle sevgilimle bir kaçamak yapalım dedim.

İkimize de iyi gelir diye düşündüm.

Nereden çıktı ki şimdi bu?

Ne bileyim, böyle baş başa kalırız hani.

Uzaklaşmak iyi gelir diye düşündüm.

Kimden uzaklaşıyoruz?

Lafın gelişi dedim.

Hani evden kaçıp uzaklaşmak gibi.

Kaçınca her şey halloluyor mu?

Sorun da seninle birlikte gittiğin yere geliyor ya sonuçta.

Kimden kaçıyormuşum ben?

Bilmiyorum.

Artık neyden kaçıyorsan?

Türkan, keyfimizi kaçırmak için mi böyle yapıyorsun?

Çıkmışız beraber yola, keyifli vakit geçirelim diye gidiyoruz.

Söylediğin şeylere bak!

(Gerilim müziği)

Türkan...

...sen geçtiğimiz günlerde hani evden çıkmak istedin...

...hava almak istedin ya, yürüyüşe çıktın.

Biraz uzaklaşmak istedin, rahatlamak istedin.

Ben de aynısını ikimiz için yapmaya çalışıyorum.

Ve sen... (Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor) Telefonun çalıyor.

Görüyorum. (Telefon ısrarla çalıyor)

-Açmayacak mısın? -Hayır.

(Telefon ısrarla çalıyor)

Belki kızın bir şeye ihtiyacı vardır.

(Telefon ısrarla çalıyor)

(Telefon ısrarla çalıyor)

(Gerilim müziği)

(Mine ses) Somer?

Somer, araba kullanıyor Mine. Bir şey mi var?

Söyler misin? Sonra beni bir arasın.

Sonra belki vakti olmayabilir. Bana söyle sen.

Mahkemeyle ilgili bir şey soracaktım da.

Neyse ya, çok önemli değil.

İstersen avukatını arayabilirsin.

Daha sağlıklı bilgi almış olursun.

Aynen, tamam. Ben öyle yapayım en iyisi.

-Size iyi günler. -Sana da.

Ne diyor?

Önemli değil. Sen sür.

Başüstüne.

Ne oldu, komik bir şey mi var?

Yo, hoşuma gitti.

Böyle posta koymalar falan.

Kızınca ayrı bir güzel oluyorsun.

(Gerilim müziği)

Sonra vakti olmayabilirmiş.

Laflara bak ya.

Laflara bak!

Laflara bak, laflara bak!

(Öfkeyle bağırıyor)

Ay, Nesrin!

Duymadım vallahi geldiğini.

(Nezahat) Konuştun mu Türkan'la?

Nesrin?

Her şeyi biliyor.

Ne?

Öğrenmiş Mine'yi, bebeği.

Nereden biliyor?

Sen mi anlattın yoksa?

Peki, nereden öğrenmiş olabilir?

Somer mi anlattı ki?

Öğrenmiş bir şekilde işte yani.

Somer'le konuşmamış daha.

Şimdi yüzleşecek. Onunla gitti.

Yakacak gemileri yani?

Dökülecek ortaya bir şeyler.

Doğrusu da bu.

Ben diyorum ki Nezahat, yatak odasını Türkan'a hazırlayayım.

Biz Sadık'la salonda yatarız.

Çünkü olmaz Dönüş'ün odasında bebekle, değil mi?

Dur, dur biraz Nesrin. Ne yaptın öyle?

Daha bebeğin doğmasına aylar var.

Taksim etmeye başladın odaları da...

...bunu abime nasıl anlatacaksın?

Bulacağım bir yolunu.

Bir şekilde anlatacağım.

Türkan, karnında bir bebekle geliyor.

(Duygusal müzik)

Yıkılacak adam vallahi.

(Duygusal müzik)

Mesut, nihayet sizin köyün muhtarının cep numarasını bulabildik.

Şimdi hemen arayalım.

Uygun zaman bulursa hemen bizi çağırsın.

Şimdi gel desin muhtar.

İnşallah yavrum, inşallah.

-Müdürüm, affedersiniz. -Buyur yavrum.

Bunu anam yolladı, Türkan'a verirsiniz.

-Ne bu? -Vallahi iki günde ördü anacığım.

Aa!

Ne güzel bir şey bu böyle.

Anacığının ellerine sağlık.

El emeği göz nuru. Canım anam benim.

Gerçi Somer Bey, daha iyilerini alır tabii hani...

...belki beğenmez ama.

Olur mu öyle şey yavrum? Böyle bir şeyi nereden alacak?

Hem benim damadım, emeğin değerini bilen bir adamdır.

Vallahi doğru dediniz müdürüm.

Daha ilk günden ne beni bir küçük görme olsun...

...ne böyle bir afra tafra. Hiç o hâllerini görmedim.

(İrfan) Mütevazı bir kere, yüce gönüllü bir insan.

Öyle, kızımı da çok seviyor.

Allah mutluluklarını daim etsin.

Vallahi müdürüm, mutlu yuva kurmak nasip kısmet işi.

İnsanlar evleniyor ama olmayınca olmuyor yani.

Türkan şanslı kızmış. Allah herkesi iyi insanlarla karşılaştırsın.

-Âmin. -Torun da geliyor Allah'ın izniyle.

Ne güzel sevilir şimdi o, böyle yanakları sıkıla sıkıla.

Yavrucuğum gelsin, gelsin de ondan sonra bakarız.

Dedesi ona neler neler alacak biliyor musun sen?

Neyse, Allah'ın izniyle kucağınıza bir alın da.

Müsaadenizi isteyeyim ben müdürüm.

-Hadi bakalım, hadi. -Kolay gelsin.

Sadık baba.

Efendim?

-Muhtar? -Evet. Muhtarı arayacaktık, değil mi?

(Kuşlar ötüyor)

(Gerilim müziği)

Hoş geldiniz Somer Bey. Nasılsınız?

-İyiyim. Siz? -Biz de iyiyiz, sağ olun.

Balayı süitine alalım, buyurun.

(Kuşlar ötüyor)

Hadi canım.

(Gerilim müziği)

Odanız üst katta, yedi numara. İyi istirahatler.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Seninle balayına gidememiştik ya.

Telafi etmek istedim.

Tabii, çok yoğunduk.

Çıkamadık, değil mi?

Ne demek oluyor bu?

Bana, evlendiğimiz gece...

...asla kocam olmayacağına dair yemin etmiştin.

O yüzden çıkmadık balayına, hatırlatmak istedim.

Eski defterleri açıp, konuşmak mı istiyorsun Türkan?

Ben bunları aştığımızı düşünüyordum ama.

Konuşalım, ne olacak ki?

Peki, konuşalım.

Fakat sana şunu hatırlatmak istiyorum.

Artık geçmişteki Somer yok senin karşında.

Sana sırılsıklam âşık bir Somer var.

O zamanlar âşık değildin bana haklısın.

Ne mecburiyetin varsa artık?

Âşık olmadığın bir kadınla evlendin.

Sevgilim...

...aşkım...

...neden şu anda sadece mutlu olamıyoruz?

Geçmiş, geçmişte kaldı.

Düne değil bugüne bakalım. Sen hep söylerdin bunu bana.

Şimdi biz varız.

Sen, ben...

...bebeğimiz.

Bundan güzel ne olabilir?

Mutlu değil misin?

Ben bir duş alacağım.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Şu sağ taraftaydı, oraya bir bak.

(Nesrin) Buldum, buldum, buldum.

-Al, tut şunun ucundan. -Tamam.

(Nesrin) Koy şöyle.

Bakayım şöyle.

Ben şimdi bunu bir güzel yıkarım.

(Nesrin) Sadık da bir cilalar, boyar.

Ay, üçü de bunda büyüdü.

Darısı Türkan'ın bebeğinin başına artık.

Güzelim benim, teyzelerinin beşiğinde büyüsün.

İnşallah. (Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

-Alo? -(Rüçhan ses) Nesrin Hanım.

Buyurun?

Kusura bakmayın, rahatsız ediyorum ama...

...uygunsanız sizinle görüşmek isterim.

Müsait değilim Rüçhan Hanım.

Nesrin Hanım, şu an şoförüm kapıda sizi bekliyor.

Lütfen.

(Nesrin ses) Müsait değilim dedim Rüçhan Hanım!

(Kapı zili çaldı)

-(Nezahat) Buyurun? -Nesrin Hanım'ı almaya geldim efendim.

(Gerilim müziği)

Somer, konuşmamız lazım.

Somer!

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Duygusal müzik)

Türkan’ın doğmamış bebeğine nasıl sahip çıkıyorsan...

...benim kızıma da sahip çıkacaksın!

O da senin çocuğun! (Geçiş sesi)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Gerilim müziği)

Görüşmek için daha iyi bir yer bulamadınız mı Rüçhan Hanım?

Kusura bakmayın.

Torunum için...

...babası bir zeytinlik yaptırıyor.

Ben de hem denetleyeyim hem de size de göstereyim istedim.

Hangisi?

Hangi torununuz için?

Türkan'ın bebeği için.

50 dönümlük bir zeytinliği hak edecek başka bir torunum yok benim.

Diğerini torundan saymıyorsunuz yani?

Her şeyi biliyorum ben Rüçhan Hanım.

Ben de her şeyi bildiğinizi biliyorum.

Sizi bu yüzden çağırdım buraya.

Nesrin Hanım, biz iki anne birbirimizi sevmek zorunda değiliz.

Ama çocuklarımızın mutluluğu için bir araya gelmek mecburiyetindeyiz.

Ben sizinle artık bu konuda bir ortaklık yapmayacağım Rüçhan Hanım!

Ama kızınıza acı gerçeği söylemeden...

...tekrar benim yanıma gönderdiniz.

(Rüçhan) Bunu söylemenin bir anne için...

...ne kadar zor olduğunu biliyorum.

Ben de olsam aynısını yapardım.

Nesrin Hanım...

...Mine, Somer için bir hataydı.

(Rüçhan) Türkan'dan önceydi.

Ben zaten hiçbir zaman onaylamadım o ilişkiyi.

Size dünür olarak geldiğimizde de ilişkileri kopmak üzereydi.

Ve siz bunu bile bile...

...göz göre göre benim çocuğumu...

...o cehenneme attınız.

Her şeyden habersiz bir genç kızı.

Ama sonrasında Türkan, Somer'i çok sevdi.

(Rüçhan) Somer de ona âşık oldu.

Türkan sayesinde bir çukurdan çıkıp...

...aydınlığa kavuştu Somer.

Beraber çok mutlu oldular.

Somer, Türkan sayesinde kendine geldi.

Ve kendine gelen Somer tuttu, eski aşkını çocuğuyla beraber aldı...

...kızımın yuvasına getirdi.

Onları birlikte yaşamaya zorladı.

Nesrin Hanım, Somer bunu yapmak mecburiyetinde kaldı.

Ucunda kendi çocuğu var.

Yani Özer de ben de...

...bu rezilliğe rıza gösterecek insanlar değiliz.

(Rüçhan) Ama Mine, bizi bunu yapmaya mecbur bıraktı.

Elimizi, kolumuzu bağladı.

Aman Türkan duymasın, aman Türkan incinmesin diye...

...birçok şeye göz yummak zorunda kaldık.

Siz bunlara göz yummuş olabilirsiniz...

...ama bu rezillik benim tahammül edebileceğim bir şey değil.

Kızımın bu rezaletin içinde işi yok.

Böyle devam etmeyecek zaten.

Sadece rica ediyorum Somer'e biraz zaman verin.

Ben ona o zamanı, o şansı verdim Rüçhan Hanım.

Ama kullanamadı. Ben Türkan'ı çekip alacağım sizden!

Bu kadar kolay mı çekip almak?

(Rüçhan) Hangi vicdanla yapacaksınız bunu?

Bu çocuklar birbirini seviyor Nesrin Hanım.

Türkan, gerçekleri öğrenince...

...o sevgiden zerre kalmayacak.

Sakın!

Sakın yanılıp da bunu gidip Türkan'a anlatmayın!

Benim ne yapacağıma siz karar veremezsiniz!

Türkan ve Somer boşanacak!

Asla!

Karnında benim torunumu taşıdığı sürece...

...bunu yapmasına asla izin vermem!

Senin torunun?

O çocuğa ben bakarım.

Çok seviyorsun değil mi annelik taslamayı?

Muhakkak sen bakarsın.

El âlemin ne idiği belirsiz çocuklarını...

...evine alıp beslediğine göre.

Neydi o meczup olanın adı?

Mesut.

Peki, diğeri?

Fatih'in kızı?

Derya mı, Dönüş mü?

(Gerilim müziği)

Sakın benim çocuklarımın adını ağzına alma!

Bak, bak, bak, nasıl aslan kesildi yine!

Annelik zor demiştim.

Ben de anneyim Nesrin Hanım.

Somer de benim evladım!

Onun adının da bir kıymeti var!

Hele bunları Türkan'a bir anlat...

...hele oğlumun yuvası bir yıkılsın...

...seni evladınla öyle bir sınarım ki şaşar kalırsın!

Git şimdi, git evine...

...besleme diye aldığın çocuğun dünyasını mı başına yıkacaksın...

...Türkan'ı mı yakacaksın onu düşün!

Hiçbir şey yapamazsın!

Göreceğiz!

(Gerilim müziği)

(Su sesi)

(Gerilim müziği)

Ne olacaksa olsun artık.

(Gerilim müziği)

-Ben de sana geliyordum. -Ben de.

Al, bunları getirdim.

Yok, girmeyeceğim.

Esiyor biraz haklısın hayatım.

Somer, odaya çıkalım mı artık?

Ee... (Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

-Efendim anne? -(Dönüş ses) Ablacığım, benim.

Dönüş, sen misin?

Müsait misin? Rahatsız etmiyorum değil mi?

Yok canım, ne rahatsızlığı? Bir şey mi oldu?

Ablacığım, ben dershanenin ücretsiz deneme sınavına girdim.

Sıralamayı tuttururum. Hafta sonları dershaneye başlayacağım.

Çok iyi düşünmüşsün, çok iyi yapmışsın.

Hafta içleri de kendime uygun bir işe girmeyi istiyorum.

Hem masraflarımı çıkarırım hem de evde sıkılmamış olurum.

Olur tabii. Yani rahat edebileceğin bir yer olursa.

Derslerini de etkilemeden.

İşte acaba diyorum...

...sen Somer enişteyle konuşsan.

(Dönüş ses) Belki onların şirketinde bana göre bir iş vardır.

Hiç sırası değil Dönüş.

Halacığım, annen izin vermiyor. Kalkışmayın bu işlere lütfen.

Ya hala, bir dur!

Ablacığım, sen Somer enişteyle bir konuş.

Sonra annemleri de ikna edersin, değil mi?

Dönüş, ben Somer'den böyle bir şey isteyemem.

İlla çalışmak istiyorsan, başka bir iş yeri bulalım sana.

(Gerilim müziği)

-Alo, baba? -Efendim oğlum?

(Somer ses) Dönüş için bizim şirkette uygun bir pozisyon var mı?

Dönüş için mi?

Bilmiyorum oğlum, yani sorarım bir personele.

Tamam. Yoksa da ayarlayalım baba, olur mu? Önemli.

Tamam, bakarız.

Somer, neredesiniz siz?

Kaçtık biz Türkan'la.

Biliyorum kaçtığınızı.

Selçuk'tan öğrendim toplantıda.

Evet, biraz kafa dinlemek istedik.

Oğlum, nereden çıktı şimdi bu?

Ben Türkan'ı biraz evden uzaklaştırmak istedim baba.

Kafası karışık şu aralar.

Niye? Ne oldu?

(Somer ses) Bebeği istemiyor galiba.

Yani hazır hissetmiyor kendini. Anlamadım ben de.

Olur mu öyle şey Somer? Nereden çıkıyor bu şimdi?

-Somer, yoksa? -Hayır baba, öyle bir şey olmayacak.

Sadece iyi hissetmiyor şu sıralar.

Haksız da sayılmaz yani.

Düşünsene annemin hâlleri, Mine'nin çocukla olan ilişkisi.

-(Somer ses) Anlıyorum, korkuyor biraz. -Evet.

Ama sen destek olacaksın Somer.

Yani Türkan'a moral vereceksin.

Öyle yapıyorum zaten de...

...çok başka kafada şu anda.

Her şeyi sorguluyor. Ta evliliğimizin ilk zamanlarını.

(Özer ses) Somer, siz bugünlere kolay gelmediniz.

Tamam, Türkan da kötü şeyler yaşadı.

Yani o yaşadıklarını hatırlayıp, karamsarlığa kapılıyordur.

Öyle de baba, ne bileyim ya!

Bu çocuktan vazgeçecek diye korkuyorum açıkçası.

Dur bir sakin ol, Türkan da sakinleşsin.

Yeniden konuşursunuz.

Ben iş konusunda da haber vereceğim sana.

(Somer ses) Tamam, haberleşiriz baba. Görüşürüz.

(Duygusal müzik)

Mustafa?

Hayrola, bir şey mi söyleyeceksin oğlum? Gelsene.

Hayırdır, keyifsiz gibisin?

Ya ben...

...evi aradım da.

Annem, İzmir'e döneceğini söylemişti bana.

Ama telefonu açan yok. Ona biraz takıldım.

Cep telefonundan arasaydın.

Öyle yaptım.

-Konuştuk sonra. -İyi.

-Peki, o zaman mesele ne? -Mesele şu.

Bana evdeyim diyor ama telefonu açmıyor, ev telefonunu.

Belki duymamıştır.

Ya da bana yalan söylüyor.

Olur mu canım, niye yalan söylesin sana?

(Özer) Yani dışarı çıkmıştır.

Bir işi çıkmıştır, işe gitmiştir. Niye yalan söylesin?

İzmir'e dönmediği için olabilir mi?

Mustafa bak, annen koskoca kadın.

Yani İzmir'e dönmedi diye cezalandıracak değilsin herhâlde?

Senin haberin yok yani?

Var Mustafa. Haberim var.

Annen burada, gitmedi.

Bir de ev tutum de bari tam olsun.

Terbiyesizleşme Mustafa!

Sen göndermedin değil mi onu?

-Benimle bir alakası yok. -Ya bırak ya!

Mustafa, annen seni tek başına büyüttü.

Anlıyor musun? Hayatın bütün zorluklarına...

...senin için tek başına katlandı.

Hiç değilse buna saygı duyacaksın.

Evet, annen eğer gitmediyse...

...sana kendini affettirmek istiyor.

Eskisi gibi anne oğul olmanızı istiyor...

...ve sen de ona bu şansı tanıyacaksın.

(Özer) Anlaşıldı mı?

(Duygusal müzik)

Ben fotokopi çektireceğim ya.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Aşkım, bir butik var ileride. Tam senlik şeyler var.

İster misin? Bakalım mı?

İstemiyorum Somer! Elimi bırakır mısın lütfen?

Bırakmam!

Kalbimi söküp atmamı isteme benden.

Somer, odaya çıkalım lütfen!

-Pardon, erik mi o? -Hayır efendim, incir.

-Peki, erik var mı? -Maalesef efendim, mevsimi değil ya şimdi.

-Teşekkür ederim. -(Garson) Rica ederim.

Erik mi istedi canın?

-Önemli değil. -Önemli.

-Sen geç, ben geliyorum. -Somer gerek yok, Somer!

(Duygusal müzik)

-Abim, kolay gelsin. -Sağ ol.

Her yere baktım ama bulamadım. Mevsimi değilmiş herhâlde.

Bana erik lazım. Hanım hamile de.

Bulursun bulursun da ta serada bulursun.

-Nerede sera? -Bursa'da.

-Bursa mı? -(Satıcı) Evet.

-Oldu abi, sağ ol. Kolay gelsin. -Siz de sağ olun.

Alo Selçuk, senden bir şey rica edeceğim.

Bursa'da bir sera varmış.

Türkan erik aşerdi de. Getirtebilir miyiz?

Ya ben anlamıyorum.

Neden herkes eniştemin şirketinde çalışmama itiraz ediyor?

En güvenli yer orası benim için.

Yavrucuğum, kurcalama. Vardır bir bildikleri.

Halacığım ya...

...aşk olsun! Sen de mi gerçekten?

Dönüş, Derya gitti sen başladın asiliğe!

Yapma güzelim.

Asilik değil bu.

Sebebini soruyorum sadece.

Hayatım, bilmiyorum.

Akrabayla iş yapılmaz diye bir laf vardır. Sen hiç duymadın mı?

Akraba ne kadar uzak, o kadar iyi.

O yüzden istemiyordur annenler.

İyi, tamam.

Tamam da...

...ne yapacağım ben? -Neyi ne yapacaksın?

Yapayalnız kaldım burada.

Bak iki gün oldu Derya gideli, ben alışamadım onsuzluğa.

Ay, halacığım benim! Alışırsın, bir meşgale falan bulursun bir şey.

Kitap falan okursun yavrucuğum.

Ben bir dershaneye başlayayım...

...o üniversite sınavını kazanacağım inşallah.

Hem de Derya'ya kavuşurum.

Tabii!

Tabii tabii! Sadece Derya'ya kavuşursun değil mi?

Ya başka ne olacaktı hala?

Ne olacak canım!

Tabii tabii!

Yaramaz.

Alınacak bir dünya kitap var.

Dün kitabevine gittim, acayip pahalı. Nasıl olacak Serdar?

Sahaflarda buluruz. Onlarda daha uygun olur.

Hem ben ev arkadaşıma da sorarım. O ikinci sınıf ya...

...belki sizin üst sınıflardan tanıdığı biri varsa...

...kitapların fotokopisini falan alırız.

Süper olur vallahi. Annemle babamı bu durum çok yoracak.

Şeytan diyor ki git Fatih'ten iste. Yorma anneni, babanı.

Babanızım diye o kadar gelin güvey oluyor.

Derya sakın!

Yapma öyle bir şey. Sana yakışmaz.

Şaka yapıyorum zaten. Ondan para ne isteyeceğim!

Vallahi şakası bile kötü.

Neyse hadi sınıfa.

Canım eniştem benim! Eniştenim yanakları tatlıymış! Benim eniştem!

-Canım enişteciğim benim! -Derya ne yapıyorsun?

Hem karizmanı indiriyorum hem de eniştem olduğunu etrafa duyuruyorum.

Yani fark ettim de yanaklarımı koparmazsak!

Al yanak oldun. Aynı Dönüş gibi. O da böyle kıpkırmızı oluyor.

Ya o da sabah deneme sınavına girecekti.

Sizin evi aradım. Annen açınca ben de kapatmak zorunda kaldım.

Ben de konuşamadım ama okul bitince arayacağım.

-Tamam. Beni de haberdar et olur mu? -Tamam, merak etme.

-Selamını da iletirim. -İyi, tamam. Hadi görüşürüz. İyi dersler.

Hocam selam. Ebru gelmedi mi?

Haa!

O, ben evden çıkınca uyuyordu.

(Erkek) Haa! Yeni erkek arkadaşı sensin demek!

Hayır.

-Biz sadece ev arkadaşıyız. -Peki!

(Müzik)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Erkek) Unutabildin mi?

(Gerilim müziği)

Ne diyorsun sen be?

Unutabildin mi? Önce onu yaz.

-Sen nereden tanıyorsun ki? -Tanımıyorum.

Ama bu soruyu kime sorsan genelde unuttum diye cevap verir.

Hayırdır? Sosyal deney falan mı yapıyorsun?

İlk aklına geleni merak ediyorum sadece. Unuttun mu?

-Unuttum çoktan. -Öyle mi?

Kalemi diğer eline al.

Hadi al.

(Müzik)

Bu soruyu şimdi kendine sor ve cevabı diğer elinle yaz.

Ne diyorsun sen ya?

Hadi bakalım sana 24 saat süre.

Kitap açmak serbest.

(Gerilim müziği)

Allah Allah! Beynimi yaktı manyak.

(Martı sesleri)

Fatih söyledi. Kesin yani. Kadın beni kızımla tehdit etti.

-Düpedüz tehdit etti, Nezahat. -Ah, Fatih ah!

Külliyen zararsın.

Sırrımızı etrafa yayan dilin kopsun inşallah mikrop!

Kadın iki çocuğumu ortaya koydu.

Bana hangisini ateşe atacağını seç diyor. Bu ne Allah aşkına Nezahat!

Bunlar nasıl insanlar? Biz neye bulaştık böyle?

-Anne. -Yavrum.

Al.

İyi gelir.

-Ne oldu? Niye böyle oldu? -Bir şey yok halacığım.

Annen hastalıktan daha yeni kalktı ya, çarşı pazar bir koşturdu...

...bünyesi kaldıramadı.

Nesrinciğim sen odanda bir dinleniver.

Annem...

...sen ev işlerini boş ver. Ben hallederim, kendini yorma.

Ondan değil anneciğim. Ben uykusuz kaldım. Tansiyonum düştü. ondan.

Sen bunları düşünüp üzülme olur mu?

(Almanca konuşuyor)

Elim kolum bağlı. Sınırı geçemiyorum ki. (Almanca konuşuyor)

Ne zaman alacaklarmış ameliyata?

'Ja. Ja.'

'Okay'.

Fatih Beyciğim yanlış bir zamanda mı geldim?

Buyurun, Rüçhan Hanım buyurun.

İyi misin?

İyiyim. Sizi dinliyorum.

Geçen gün bana bir işten bahsetmiştin ya ben de onu düşündüm. Konuşalım.

Ben bir elemanı çağırayım da size o anlatsın.

Aa, yok! Beni öyle elemanla muhatap edeceksen hiç konuşmayalım Fatih.

Rüçhan Hanım gerçekten ben şu an hiç konuşacak durumda değilim.

Aa!

Hay Allah!

Oo!

Al. Al şunu.

Yazık sana.

Fatih...

...bu gözyaşlarının...

...Nesrin Hanım'ın elinden aldığı kızınla bir ilgisi var mı?

Ee... Hadi gel.

Gel bir dışarı çıkalım. Biraz hava al.

Yok, yok ben... Vallahi hiç...

Ben şu an hiçbir şey yapacak hâlde değilim.

Yok, yok. Gel çıkalım. Hava da güzel. Sinirlerin de biraz yatışır.

Hem belki bir çay da içeriz. Hadi. Hadi, hadi.

(Müzik)

Aşkım...

...ben her yere baktım ama mevsimi değil. Ama...

Önemli değil.

(Gerilim müziği)

Otursana.

Canım, sevgilim...

...bebeğimizle ilgili olumsuz bir şey duymak istemiyorum tamam mı?

Lütfen kırmayalım birbirimizi.

Mesele bebek değil.

Bebeğimiz doğacak ve biz çok mutlu olacağız.

Her şey çok güzel olacak. Tamam mı bir tanem?

Ne mutluluğundan bahsediyorsun! Ne diyorsun sen ya!

Yemeğe inelim mi?

-Neden yaptın bunu? -Çünkü sen bunu hak ettin.

Çünkü senden nefret edemiyorum.

Çünkü senden nefret ediyorum!

-Neden bunu bize yaptın? Neden? -Türkan ne yapıyorsun sen ya?

Neden bunu bize yaptın? Ben seni sevmekten başka ne yaptım?

Ben bunu hak edecek ne yaptım?

-Ne yaptım seni sevmekten başka? -Türkan sana ne yaptım? Söyle.

Hayatımı mahvettin. Sen benim hayatımı mahvettin. Yaraladın, yıktın.

Ben bunu hak edecek ne yaptım! Beni ne hâle getirdiğini görmüyor musun?

Ya ben ne yaptım da senin hayatını mahvettim Türkan?

Bu kadar mı korkuyorsun anne olmaktan?

Bu kadar mı istemiyorsun çocuğumuzu?

Bu kadar nefret ediyorsun karnındaki bebeğimizden?

Benimle gerçekten aile olmak istemiyor musun?

Cevap ver ya! Eğer istemiyorum dersen şu kapıdan defolup gideceğim.

Defol!

Defol git! Beni gitmekle mi tehdit ediyorsun? Git!

-Defol git! Defol! -Gitmeyeceğim.

Kovsan da öldürsen de gitmeyeceğim. Bu ne ya böyle!

Bu çocuğu ikimiz de istedik, hatırlatırım.

Tek sorumlusu benmişim gibi davranamazsın.

Sus!

Ben seni zorladım mı ya? Hiçbir şeye zorlamadım.

Bu çocuğu benden çok sen istedin tamam mı? Hayalini kurdun...

...bana sabahlara kadar anlattın, bana da hayal kurdurdun.

Bizim mutluluğumuz için, benim için, bizim için her gün teşekkür ettin.

Şimdi karşıma geçmişsin nefret ediyorum diyorsun.

Ya ne oldu sevgine, aşkına? Bitti mi Türkan? Bitti mi?

Yeter! Sus, konuşma istemiyorum!

Sevgini de aşkını da, her şeyini al git. Git, defol!

Benden çoktan gittim senden.

Sen de git.

(Sessizlik)

(Derin soluyor)

("Sezen Aksu - Biliyorsun" çalıyor)

(Çığlık attı)

("Sezen Aksu - Biliyorsun" çalıyor)

"Hayat bazen öyle insafsız ki"

"Küçük bir boşluğundan yakalar"

"Hissettirmez en zayıf anında"

"Seni ta yüreğinden yaralar"

"Ellerin, kolların bağlansa da"

"Başında kasırgalar kopsa da"

"Sen tüm gücünle karşı koysan da"

"Seni acımasız sevdaya salar"

"Sen de benim kadar gerçekleri görüyorsun"

"Beraber olamayız, benim gibi biliyorsun"

"Bir başka dünyanın insanısın yavrucağım"

"Sen kendi dünyanın toprağında büyüyorsun"

"Sen de benim kadar gerçekleri görüyorsun"

"Beraber olamayız, benim gibi biliyorsun"

"Bir başka dünyanın insanısın yavrucağım"

"Sen de benim kadar gerçekleri görüyorsun"

("Sezen Aksu - Biliyorsun" çalıyor)

(Gerilim müziği)

Ne yapıyorsunuz burada?

Nereye gittiler?

Bilmiyorum. Lütfen çıkar mısınız bu odadan.

Bana bak!

Ben senin her şeyi bildiğinin farkındayım dilsiz uşak seni!

Türkan'ı korumaya çalıştığının da farkındayım.

Nereye gittiler dedim?

-Hangi otele gittiler? -Bilmiyorum.

-Öğreneceksin o zaman Ayla. -Öğrenmeyeceğim.

Öğrenmek zorundasın.

Benim Somer'e ulaşmam lazım.

Beni bebeğimden koparmaya çalışıyor.

Aklınca o senin çok sevdiğin Türkan'a annelik ettirecek.

Böyle bir şey olmasını istemezsin değil mi?

Bunlar sizin kuruntularınız. Böyle bir şey olmayacak.

Ben kendi kulaklarımla duydum.

Eğer Türkan'ın huzurunun kaçmasını istemiyorsan...

...benim bebeğime birazcık olsun acıyorsan...

...Somer'e ulaşmama yardım et.

Konuşmak istiyorum sadece.

Benim telefonlarımı açmıyor. Mesajlarıma da dönmüyor.

(Kiraz ağlıyor)

Kiraz uyandı. Ben ona bir bakayım.

(Kiraz ağlıyor)

Anabel.

İsmi Anabel.

17 yaşında gencecik bir kız.

Okuyordu, hayalleri vardı.

Bu hastalık yüzünden hepsi yarım kaldı.

Diyaliz de artık işe yaramıyormuş.

Sen bu yüzden mi buradaki çocuğunun peşine düştün?

Peşine düştün ne demek Rüçhan Hanım?

Kardeş onlar.

Benim yüzümden birbirini hiç tanımamış iki kardeş.

Dedim ki kardeşinin böbreği uyarsa kızım kurtulur.

Abime de anlatacaktım ama beni gördüklerinden beri...

...sokak iti muamelesinden başka hiçbir şey yapmadılar.

Hangisi senin kızın?

Dönüş mü, Derya mı?

Niye soruyorsunuz ki?

Dönüş sakin, vicdanlı bir çocuk ama Derya öyle değil.

Derya başına buyruk, katı yürekli.

Yani senin işin zor Fatih.

Benim bu hayatta hiçbir şeyim kolay olmadı Rüçhan Hanım.

Hep zorluk. Hep zorluk.

Bana gazoz kapağından beleş gazoz bile çıkmadı.

Bu durumda senin kızın Derya.

(Müzik)

-Hoş geldin oda arkadaşım. -Hoş bu...

-Canan! -Derya!

-Ne işin var senin burada? -Asıl senin ne işin var?

Çabuk... Çabuk defol bu odadan!

Ne yaptığını sanıyorsun sen? Babanın tapulu mülkü değil burası.

Ben de seninle kalmaya hevesli değilim.

-Git başka odaya yerleş. -Sen defolup gideceksin bu odadan.

Ne oluyor burada?

Ben bu kızla aynı odada kalmak istemiyorum.

Eğer biri gidecekse buradan o çıkacak.

Şu hâle bakın! Eşyalarımı yere atmış hep.

Topla eşyaları yerden, arkadaşının dolabına yerleştir.

Bana ne ya! Gitsin başka odada kalsın.

Dediğimi yap. İlk günden ceza alma istersen.

Sen de geç yerleş.

Nasıl ya? Bu deliyle beraber mi kalacağım?

Başka oda yok. Beğenmiyorsanız özel yurtlara gidin.

(Kapı zili çaldı)

Hoş geldiniz.

Hoş geldiniz.

Sadık ne oldu?

Aa!

(Sadık iç çekti) Babacığım hoş geldiniz.

Ne oldu Sadık?

Bugün Mesut'un köyünün muhtarı aradı.

Ee? Hafta sonu geleceğiz deseydin.

Yok, o kadar uzun yolu gelmenize gerek yok, dedi.

Ben zaten ona haber vermiştim, o da bize ulaşmaya çalışıyormuş.

Niye gelmemize gerek yokmuş?

Mesut'un...

...annesiyle babası yıllar önce Mesut'u almaya gelirken...

...Almanya yolunda trafik kazası geçirip...

...ölmüşler. -Ah!

Ay!

Yazık, kıyamam Mesut'a.

Çocuk beni anneme, babama götür dedi.

Ben şimdi çocuğu onların mezarına mı götüreceğim? Ben ne yapacağım?

(Müzik)

Mesut'un kardeşinin de böyle beşiği vardı.

Kardeş?

Kardeş. Anne, baba Almanya'ya giderken...

...bebek kardeş de onlarla gitti.

Mesut sen beşiği burada bırak. Annem bize çok güzel tatlı yapmıştı.

-Biz seninle ondan yiyelim. -Tamam.

-Hadi. -Abi...

...kardeş falan diyor. Acaba kazada...

...bebek de mi vefat etti ne oldu? -Yok.

Muhtar, kardeşten bahsetmedi. Sadece anneyle babanın...

...cenazesi geldi dedi.

(Nezahat) Allah Allah!

Çocuğun kardeşi nerede peki?

Ne bileyim ben Nesrin.

Bu ne Nesrin?

Türkan'ın bebeği için çıkardım.

Bir elden geçirirsin değil mi?

Olur.

Ben bunu cilalarım, boyarım.

Tabii Rüçhan Hanım bunu eve alırsa.

Rüçhan'ın evi için değil.

Beşiği burada kullanacağız.

Burada?

Abi...

...torunumuz yatıya gelecek ya, onun için hazırlık yapalım diye.

(Müzik)

"İnsan acılarla kıvransa da"

"Ve o aşkta bir daha doğsa da"

"Dünyasını yeniden kursa da"

"Düşler ve gerçekler ayrı ayrı yaşar"

"Sen de benim kadar gerçekleri görüyorsun"

"Beraber olamayız, benim gibi biliyorsun"

"Bir başka dünyanın insanısın yavrucağım"

"Sen kendi dünyanın toprağında büyüyorsun"

-Selçuk? -Sesin çok kötüydü, çıkıp geldim.

Ne bu hâlin senin? Ne oluyor oğlum?

Ben ne yapacağım Selçuk?

Biz koptuk.

Her şey kâbus gibi.

Ben Türkan'ı tanıyamıyorum.

Benden nefret ediyor. Eski defterleri açıyor.

Ne yapayım, psikoloğa mı götüreyim?

Ya da diyorum annesini arayayım, yardım isteyeyim. Kadın yüzüme bakmıyor.

Ben ne yapacağımı şaşırdım.

Somer belki de mesele sadece bebek değildir.

Sen de aynısını düşünüyorsun değil mi?

Telefonda anlattıkların normal şeyler değil.

Türkan bunları yapacak kız değil.

Yukarıda Türkan'la birbirimize girdiğimizde...

...ben de şüphelendim bir şeyler bildiğini.

Soramadın da tabii.

Nasıl sorayım?

Hayatımda ilk defa bir şeyden bu kadar korktum.

Duyacaklarımdan...

...olacaklardan.

Nasıl yüzleşeceğimi bilemedim.

Dilime geldi, biliyor musun?

Ama soramadım.

Köprüleri yakmak demek bu.

Çıkıp gider hayatımdan.

Onu kaybederim.

Bence o da bu yüzden bu kadar acılıydı.

Benimle yüzleşemediği için.

Diyelim ki Mine'yi biliyor; nereden öğrenmiş olabilir?

-Mine mi bir şey söyledi acaba? -Mine söyleyemez.

Şimdilik.

Evde kalmak için kullandığı tek kozu kaybetmek istemez.

Ben buraya gelmeden önce...

...annesi bizim evin önündeydi.

Malum annemle de arası kötü zaten, biliyorsun.

Ben de kızını görmeye geldi diye düşündüm.

Ama...

...ya gerçekleri söylemeye geldiyse?

Ayaküstü ne konuştuklarını da duymadım ki.

-Keşke öğrenmenin bir yolu olsa. -Umarım düşündüğün gibi değildir.

(Telefon çalıyor)

Bana bak, Mine'yse aç konuş.

Şirketi aramış kaldığımız oteli öğrenmek için.

-Sustur şunu sağa sola saldırmadan. -Şirketi mi aramış bir de utanmadan?

Bak kardeşim, eğer bir daha ararsa, Ayvalık'ı terk etti...

...Fildişi Sahilleri'ne taşındı dersin.

Olur, tabii. O da inanır zaten.

Bu arada eriği gönderdim odanıza. Türkan için.

Sağ ol.

Ayla...

...ne yaptın, öğrenebildin mi?

Yok.

Senin için çok zor bir şey değil. Türkan'ı arayıp soracaksın, bu kadar.

Benim ne haddime arayıp nerede olduklarını sorayım.

Böyle şeyler istemeyin benden.

Bana bak, eğer istersem iki dakika içinde gönderirim seni bu evden.

İşinden gücünden olursun.

Ayla!

(Rüçhan) Ayla!

Gidip söyleyeyim mi Rüçhan Hanım'a benden istediğiniz şeyi?

Yoksa...

Geliyorum Rüçhan Hanım.

-Buyurun Rüçhan Hanım. -Hişt!

Bu çocuğa hazır mama mı verdiniz?

Sebep?

Annesinin sütü yetmiyor herhâlde.

Bu bebeğe bir daha hazır mama yedirilmeyecek!

Aç kalıyor yavrucak.

Ne işi var? Oturup emzirsin bebeği.

Hiç anne sütüyle hazır mama bir olur mu!

Çocuk gıdasız kalacak. Büyüdüğünde hastalıklara davetiye.

Öyle demeyin Rüçhan Hanım. Mamayla büyüyen bir sürü çocuk var.

Türkan Hanım'ın kız kardeşi misal, Dönüş.

O da mamayla büyümüş.

Sen nereden biliyorsun?

Türkan Hanım anlatmıştı. Dönüş hiç emmemiş.

Derya da hep memedeymiş.

Ama yine de ikisi sağlıklı, sıhhatli büyümüşler maşallah.

Bunların hangisi daha büyüktü? Dönüş mü, Derya mı?

Dönüş galiba.

Tabii, demek ki emmemiş.

Süt olmayınca neyi emecek ki?

Anlamadım.

Yok bir şey, sen işine bak.

Okul nasıl gidiyor?

Fena değil.

(Serdar ses) Daha yeni başladık. Bölümde garip bir hiyerarşi var.

Üst sınıflar uzman cerrahmış gibi dolanıyor.

Yeni başlayanlara da çocuk muamelesi yapılıyor.

Anlamadım ki.

Birinci sınıfı atlat, rahatlarsın.

Eminim şimdiden dikkat çekmeye başlamışsındır.

İzmir'in tüm güzel kızları etrafında pervane olmuştur bile.

Benim bir şeyi gördüğüm yok ki.

Benim için İzmir de senin yüzün Ayvalık da.

(Serdar ses) Daha güzelini bilmiyorum.

Ee?

Söyle bakalım, özledin mi beni?

Özlemedim.

Sen özledin mi peki beni?

Ben de özlemiyorum hiç.

"Gözlerinin olması gereken yerde doğan güneşi...

...özlemedim.

Bakan faniler yanmasın diye...

...ışığı gölgeleyen kirpiklerini...

...özlemedim.

Güldüğünde dudağının kenarına yerleşen gamzeni...

...özlemedim.

Utandığında kâkülüne götürdüğün ellerini...

...özlemedim.

Avuç içi haritanı, birbiriyle hiç birleşmeyen...

...ve benim buna pek içerlediğim hayat, kader...

...ve aşk çizgilerini...

...özlemedim."

Ben seni...

...hiç özlemedim Dönüş.

Ben de seni hiç özlemedim.

(Duygusal müzik)

(Erkek dış ses) Unutabildin mi?

Kalemi diğer eline al.

Hadi al, al.

Bu soruyu şimdi kalbine sor ve cevabı diğer elinden al.

(Duygusal müzik)

(Canan ağlıyor)

-Canan... -Ne var be?

Kes artık ağlayıp zırlamayı da şundan ye.

-Ne bu? -Halam yaptı.

Yiyince mutluluk hormonu salgılatıyor.

Kesin zehir koymuşsundur içine.

Kay.

(Müzik)

Kazandığını duymuştum.

Herhâlde duyacaksın kızım. İlçe üçüncüsü oldum ben.

Hakan'ın yanına taşınırsın sanıyordum.

Hakan kimdi ya?

Hadi canım! Ayrıldınız mı?

Bastım tekmeyi.

İyi yapmışsın.

Benim canım arkadaşım, Canan'ımı üzdüğünü duyunca...

...intikamımı aldım hıyardan.

-Biz arkadaş değildik canım. -Duygudaştık canım.

O da bir nevi arkadaşlık, idare et.

Terk edildin değil mi?

Senin yancı ne oldu? Kazanamamış diye duydum.

Kim? Dilek mi?

Aşkta kazandı o. Biriyle çıkıyor o.

-Gittiler galiba. -Yazık. Kimin oğluysa?

-Bizim eczacının oğlu. -Hadi canım!

Ne anasının gözüymüş var ya neler neler yaptı çocuğu tavlamak için.

Dur, dur.

Kızım var ya bayağı bayağı sardı çocuğa, göz açtırmıyormuş.

Yakında sözlenir bunlar, bak ben sana diyeyim.

Yok artık bu yaşta!

Zaten Dilek bizden büyüktü. Bir yıl sınıfta kalmıştı, hatırlatırım.

Bir yıl da bizden bayağı büyük.

(Müzik)

Türkan'ım.

Uykunda da mı ağladın sen?

(Müzik devam ediyor)

Ben senin bir damla gözyaşın için dünyayı yakarım

Canım sevgilim.

Özür dilerim.

Eğer gözyaşının sebebi bensem...

...affet beni.

Affet.

Korktuğuma uğratma beni.

Ben seni kaybetmeye dayanamam.

Atma beni yüreğinden.

Gitme benden.

Ne olur.

(Müzik)

(Dönüş dış ses) Hayat seçimlerden ibarettir derken...

...kendine sakladığın sırlarını...

...sadece bir tanesini kastetmiyormuş meğer.

Yıllar önce doğumumla yine bir seçim yapmak zorunda kalmış...

...ve benim için çok şeyden vazgeçmiş annem.

Her seçim sonuçlarını ve savaşını da getirir beraberinde.

Hayatı boyunca mücadeleden kaçmayan annem...

...Rüçhan'ın tehditleri karşısında geri adım mı atacaktı bir kez daha?

Bir seçim yapmak daha zorundaydı.

Tıpkı ablam gibi.

Geçmişle gelecek arasında bir nefeslik duraktaydı o gece.

(Duygusal müzik)

Türkan.

Canım ne oluyor?

(Duygusal müzik)

Fildişi Sahili demek.

Anladım. Tamam, çok sağ ol Pelin.

-Günaydın. -Günaydın.

Ayla'ya bol bol soğan koy demiştim.

Soğanlar senin için. Süt yapar.

Yersin de sütün olur. Böylece bebeğe mama vermek zorunda kalmazsın.

(Rüçhan) Ayla.

Afiyet olsun.

Özer Bey, dün avukat uğradı.

Bu belgeleri Somer'in imzalaması gerekiyormuş ama.

Ne onlar?

Mahkemeyle ilgiliymiş.

Tamam. Somer bir iki güne dönecek.

Dönünce halledersiniz.

Ama acilmiş.

Peki. Ben hallettiririm.

Kahvaltı yapmayacak mısın?

Hayır.

Sadık Bey'e uğrayacağım. Çayla beraber atıştırırım bir şeyler.

Allah muhabbetinizi arttırsın.

Rüçhan, Somer rica etti.

Dönüş'ü şirkete alacağız.

Çok iyi düşünmüş.

Çok güzel olur.

Genç kız tabii.

Bizim de ona bir hayrımız dokunsun, değil mi?

Evet, biz de öyle düşündük.

Afiyet olsun.

(Duygusal müzik)

Ben bir geliyorum.

(Duygusal müzik)

(Gerilim müziği)

Sen ne yaptığını zannediyorsun?

Tek akıllı sen misin?

Yürü. Yürü içeri.

Yürü!

Bakın, benim Somer'le muhakkak konuşmam lazım.

Ne olur anlayın beni, çok önemli.

Neymiş böyle oğlumla karısının rahatını bozacak kadar önemli olan şey?

Kiraz.

Ne olmuş Kiraz'a?

Somer'in aklına siz girdiniz, değil mi?

(Mine) Siz zehirlediniz onu.

Yoksa Somer böyle cümleler kuracak bir adam değildi.

Bebeğimi benden almayı düşünecek kadar vicdansız bir adam değildi.

Ama şimdi bebeğimi benden koparmak istiyor.

Kiraz'ı nüfusuna aldıktan sonra velayetini de alacakmış.

Bundan daha doğal ne olabilir? Anlamıyorum.

Bir bebeği annesinden ayırmak doğal mı?

Normal mi sizce?

Sizin hiç mi vicdanınız sızlamayacak?

Bir anne, annelik yapamıyorsa hukuk bile çocuğunu onun elinden alır.

Somer de bunun için gereğini yapacak.

Ayrıca sen bizi fazla hafife aldın.

Kendine gel.

(Gerilim müziği)

Dönüş ne zaman başlıyor dershaneye?

Bu hafta bir sınava girdi.

Eğer kazanırsa bağlayacak. Hafta sonu sınıfı zaten.

İyi de olur.

Hafta sonu, öyle mi?

Bence gayet makul.

Sadık Bey...

...bizim sekreter kız, ay sonu düğünü olacak. İşten ayrılıyor.

Hayırlısı olsun.

Biz de onun yerine böyle güvenilir, sağlam, tanıdık birini arıyoruz.

Eğer Dönüş çalışmak isterse...

...ben aslında bunu konuşmak için geldim buraya.

Kusura bakmayın. Dönüş sizi aradıysa gerçekten hadsizlik etmiş.

Hayır canım, olur mu öyle şey?

İnanın bana, Dönüş aramadı.

Yok, bütün hafta boyunca işe gireceğim diye tutturdu.

-O yüzden. -Öyle mi?

İşte denk gelmiş demek ki. Tam bir tesadüf.

-Tesadüf diyorsunuz. -Evet.

O zaman kısmet.

Daha sonra bunu bir daha konuşuruz. Yani siz uygun görürseniz.

Dönüş de isterse kızımız başlar işe.

Tamam.

Önce biz kendi aramızda konuşalım, sonra size haber verelim.

Tamam, peki.

Sadık Bey...

...size biraz çocukça gelebilir ama ben pek severim bunları.

Mesut almış getirmiş, şuraya koymuş.

Bir sevdiğime almak istiyorum da.

Alın götürün o zaman.

Olur mu canım öyle şey? İnanın onun için söylemedim.

Lafı mı olur?

Benim zaten hiç âdetim değildir buralarda böyle şeyler. Alın götürün.

Peki.

(Duygusal müzik)

Çok düşmüş tansiyonunuz.

Hastane kontrolüne gidene kadar size geçici bir ilaç yazacağım.

Yalnız benim eşim hamile Doktor Bey.

O zaman şimdilik tuzlu bir ayran için, dinlenin.

Ayrıca tansiyonu da sık sık kontrol etmemiz lazım.

Tamam, teşekkürler.

Buyurun.

(Duygusal müzik)

Efendim anne?

Türkan, nasılsın kızım?

Aklım sende. Ne yaptın? Konuştun mu?

Yok, konuşamadım daha.

Türkan, yüzleşeceğim diye gittin kızım.

Niye hâlâ konuşmadın? Ben de evde seni bekliyorum.

Sen korkuyor musun konuşmaktan?

Korkma anneciğim.

Haykır yüzüne her şeyi, sana yaşattıklarını.

(Nesrin ses) Bitsin bu işkence.

Anneciğim konuşacağım.

Ama birazcık tansiyonum düştü. Somer doktor getirtti.

Hangi oteldesiniz siz?

Hemen geliyorum oraya. Seni alıp eve getireceğim.

Tamam, gelmene gerek yok. Şimdi ayran içeceğim.

Kendime geleceğim, merak etme.

Bak, bunların hepsi üzüntüden oluyor Türkan.

Sesin soluğun kesilmiş yavrum.

Bu üzüntü bebeğe de geçiyor.

Herkes ettiğinden utansın. Konuşmadan çık gel kızım.

Gitme üstüne Nesrin.

O nasılsa anlayacak kızım. Hiçbir şey söylemene gerek yok.

(Nesrin ses) Hadi, çık gel evimize annem.

Anneciğim tamam. Lütfen beni bir kendi hâlime bırak.

(Türkan ses) Merak etme, ben iyiyim.

Zaten olması gereken neyse o olacak. Tamam mı?

Peki, tamam Türkan.

Tamam.

Bir oluruna bırak.

Allah aşkına Nesrin, bir oluruna bırak kurban olayım.

Bu işin oluru mu var Nezahat, Allah aşkına?

O da gereği, doğrusu neyse onu yapacak, çıkıp gelecek eve.

Ben sana bir şey söyleyeyim mi?

Sen Türkan'ın ne hissettiğini, ne yaşadığını falan düşünmüyorsun.

Senin tek derdin Rüçhan'a pabuç bırakmamak.

O yüzden çocuğu oradan çekip almak istiyorsun. Bunun farkında ol.

O nasıl laf Nezahat? Ben çocuğumu düşünüyorum.

Eğer çocuğunu düşünüyorsan izin ver, çocuk bir karar versin.

Sen demiyor muydun Türkan ne karar verirse versin...

...ben onun arkasında duracağım diye?

İnsan da böyle seve seve koparılmaz ki canım.

Anne olunca öyle olmuyor işte.

(Nesrin) Sen de dışarıdan gazel okuyorsun bana.

Ne oluyor? Neden tartışıyorsunuz?

(Gerilim müziği)

Hala.

(Gerilim müziği)

Ben de tam seni arayacaktım anne.

Hayırdır oğlum?

(Somer ses) Sana bir şey soracaktım.

Nesrin anne Türkan'a bir şey söylemiş olabilir mi Mine konusunda?

Yok, sanmam.

Nesrin anne dün bizim evin önündeydi.

Türkan'la bir şeyler konuşuyordu, ben duymadım da.

(Somer ses) Dedim hani acaba...

Yok, sen bana güven. Nesrin, kızına bir şey anlatmadı.

Nereden biliyorsun?

Eminim. Ben dün Nesrin Hanım'la görüştüm.

Türkan'ın bir şeyden haberi yok.

Olmayacak da. O kadın bir şey anlatamaz Türkan'a.

Merak etme sen.

Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?

(Rüçhan ses) Söz verdi bana, söylemeyecek.

Hadi, keyfinize bakın siz.

-Dur, dur. -(Nezahat) Ay!

Nezahat Hanım buyurun.

Gideceğiniz yere götürelim sizi.

Ne oluyor Allah aşkına Rüçhan Hanım?

Böyle mafyacılar gibi birimizi evden aldırıyorsunuz...

...birimizin yolunu kesiyorsunuz. Ne oluyor ayol?

Rica ederim Nezahat Hanımcığım.

Sizi yolda gördüm, o yüzden durdum.

Nezaketimi sorgulamanız da beni üzer.

(Rüçhan) Buyurun.

Yolda durup bir de kahve içeriz belki.

(Gerilim müziği)

Gidelim.

(Gerilim müziği)

(Telefon titriyor)

(Telefon titriyor)

(Telefon ısrarla titriyor)

(Telefon ısrarla titriyor)

Ne istiyorsun?

Somer, konuşmamız lazım.

Tamam, anlat. Dinliyorum.

Yüz yüze konuşacağız.

Sabrımı zorlama istersen lütfen.

Asıl sen benim sabrımı zorluyorsun!

Ben gerçekten deliriyorum artık.

(Mine ses) Sağlıklı düşünemiyorum Somer.

Bak, beni görmezden gelmeye devam edersen hiç iyi şeyler olmayacak.

(Mine ses) Acilen konuşacağız, anladın mı?

Allah kahretsin, tamam.

(Somer ses) Ama umarım bu son konuşmamız olur.

Geliyor musun?

(Somer ses) Tamam dedim ya.

Ama akşam gelebilirim. Türkan uyuduktan sonra.

Peki.

Her zaman buluştuğumuz mekânda bekleyeceğim seni.

(Gerilim müziği)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Rica ederim Nezahat Hanım.

Ben sizin düşmanınız mıyım? Bana öyle bakıyorsunuz.

Değil misiniz?

Sayenizde başımıza gelmeyen kalmadı.

Bütün Kalender ailesi yataklık oldu.

Nezahat Hanım, Sadık Bey'in kalp krizinin benimle hiçbir alakası yok.

Kast ettiğiniz Nesrin Hanım'ın hastalığıysa...

...onu yatağa ben değil, sırları düşürdü.

Nesrin'in hiçbir sırrı yoktur. Her şeyi ortadadır.

Korkacak, gocunacak hiçbir şeyi yok çok şükür.

Tabii, elbette öyledir.

Ben dün biraz...

...sinirle kötü konuştum Nesrin Hanım'la.

Ama onunki de laf değil Nezahat Hanım.

Kızının yuvasına göz dikmiş, onu yıkmak için ant içmiş gibiydi.

Rüçhan Hanım, hangi anne evladının yuvasının yıkılmasını ister?

Ama lütfen yani. Olanlar da yenilir yutulur gibi şeyler değil.

Gözünü karartması çok normal.

Nezahat Hanım, ben de anneyim.

Bugüne kadar duygularımla hareket etseydim çocuğumu çoktan kaybetmiştim.

Ama siz de iki evladının yangını arasında seçim yapmasını söylemiştiniz.

Ben onu sinirle söyledim. Geçti gitti.

Yoksa ben genç bir kızın dünyasını başına yıkacak biri miyim?

Herkes kendine yakışanı yapar.

Nesrin Hanım, kızının dünyasını başına yıkmayı istiyor olabilir.

Sonuçta iki dudağının arasında.

Ama ben buna karşılık...

...gidip de vebalini almam...

...Dönüş'ün.

Yani günah kızcağıza, değil mi?

Üstelik ben onu seviyorum da.

Yani yazık.

Dönüş çok naif, çok kırılgan bir çiçektir.

(Nezahat) Bu hakikati kaldıramaz.

Umarım ona bu vicdansızlığı yapmazsınız.

Peki siz bu gerçeği kimden öğrendiniz?

Siz beni tanımamışsınız Nezahat Hanım.

Hem de hiç.

(Gerilim müziği)

Nesrin, bugün Özer Bey geldi.

Biraz sohbet ettik postanede.

Sekreterleri ay sonunda işi bırakıyormuş. Yeni bir sekreter arıyorlarmış.

(Sadık) Dönüş'ü sordu.

Oralara kadar gitti mi bu mevzu?

Aşk olsun Dönüş.

Yok, kızın bir alakası yok. Denk gelmiş.

Hatta ben özellikle sordum Dönüş mü aradı sizi diye. Yok dedi.

Hayır, katiyen olmaz Sadık.

Ben Kormanlara bir kızımı verdim, bir kızımı daha heba edemem.

Nesrin...

...heba ne demek?

Türkan mutsuz mu?

Ne demek şimdi bu?

Nesrin, sen Rüçhan Hanım'a öfkenden böyle söylüyorsun.

(Sadık) Ama bence orası emniyetli bir yer.

Kızımız illa bir yerde çalışmak istiyorsa orada çalışsın.

Olmaz Sadık. Hayır, ben buna razı gelemem. Mümkün değil.

Aa, Dönüş kardeş.

(Duygusal müzik)

Lütfen Sadık, bir daha bu konuyu tartışmayalım.

Nesrin, ne demek istiyorsun?

Benim bilmediğim bir şey mi var?

Sadık daha neyi bileceksin?

Yaşadıklarımız, o kadının bana yaşattıkları yetmez mi?

Nesrin, torunumuz olacak!

(Sadık) Yeni bir sayfa açıyoruz.

Sen bu kadar kindar değildin.

Artık canım ne kadar yandıysa.

Canımız aynı yerden yandı, aynı yerden sardık yaralarımızı.

(Sadık) Aa. Tamam, artık uzatma bu meseleyi.

Ben babası olarak kızımın orada çalışmasında bir engel görmüyorum.

Eğer kendisi de çalışmak istiyorsa gidip çalışabilir.

Aa. Yeter artık. Her şeye müdahale etme.

Hadi oğlum, hadi.

Bir saat kalmış bunun kalkmasına. Nasıl yetişeceksin ki?

Hemen çıkarsam yetişirim.

Aşka bak.

Bak böyle üç günde bir Ayvalık'a gidersen okulu zor bitirirsin.

Yok, dün telefondayken çok ağladı.

Kıyamadım ben de. Gidip bir göreyim istiyorum.

Bir tek o ağladı yani. Sen özlemedin, öyle mi?

İyi, hadi git sen.

Benden de selam söyle. Ben de çok özledim onu zaten.

-İyi, tamam. Söylerim. Hadi görüşürüz. -Hadi güle güle.

Da Vinci'yi okumaktan değil, Da Vinci'yi anlamaktan bahsediyorum.

(Erkek) Evreni kavrayış biçimi ve...

...hayata dair sorduğu sorular özelinde değerlendirmek lazım bence.

Adam bir cümlesiyle zihin yakıyor.

Ya da şöyle diyelim, senin binlerce soruyla...

...ortaya çıkardığın zihin haritasını...

...adam tek bir sorusuyla gözler önüne seriyor

Ben senin zihin haritanı çıkardım dün akşam, merak etme.

Öyle abuk sabuk unutursun sorularıyla...

...sol el hareketleriyle sen anca yeni yetmeleri kandırırsın.

Bu kadar sinirle geldiğine göre bir anda verdiğin cevapla...

...akşam yazdığın cevap arasında fark var, değil mi?

Yani ben haklı çıktım.

Bana bak, sen kimsin?

Yıllarca bölüm kazanamayıp kazara puan tutturan bölüm abisi misin yoksa?

Ben bu bölüme geleli çok oldu.

İlk tercihimde kazandım.

Daha kötü.

Bari bu sene bitir de atılma okuldan.

Hocam, arkadaş yeni galiba.

Hocam mı?

Çok pardon, ben sizi öğrenci sanmıştım.

Hayat boyu öğrenmeye açığım.

Akademik kariyerimi de buna borçluyum.

Peki.

Gideyim o zaman ben.

(Gülüyorlar)

Hişt, tamam.

Yüzyılın magazin skandalı var bu zarfın içinde.

Okuyunca anlayacaksın zaten ne demek istediğimi.

Ama önce parayı konuşalım.

İçinde ne olduğunu bilmeden bir şey diyemem. Kusura bakmayın.

Ah siz gazeteciler yok musunuz?

Ama sana şu kadarını söyleyeyim, Kormanlarla ilgili.

Yılın magazin ödülü garanti diyorum sana.

Ga-ran-ti.

Sen yine de bir düşün kardeşim.

Bak, Rüçhan Hanım da pazarlığa geldi. İhale onda kalmasın.

Hoş geldiniz Rüçhan Hanım, buyurun.

Körfezin Sesi Gazetesi'nin yazı işleri müdürü değil miydi o?

Ta kendisiydi.

Boş zamanlarında benim ürünleri tanıtıyor sosyeteye.

Prim veriyorum kendisine.

Bugün daha iyi görünüyorsun.

İyiyim, sağ olun.

Dava dilekçesini hazırlatıyorum.

Öğleden sonra da gidip Derya'yla konuşacağım.

(Fatih) Açık açık her şeyi söyleyeceğim.

Kardeşiyle ilgili durumu bilmeye hakkı var.

Fazla zamanım yok çünkü.

Gidip Derya'yla konuşacaksın, öyle mi?

Fatih, sen gerçekten çok saf bir adamsın.

Evet.

Dikkat et, o gazeteci yarın seni yazmasın.

Benim neyimi yazacak ki Rüçhan Hanım?

El âlemin çocuğuna sen benim kızımsın diye yaklaşan...

...küçük organ mafyası Fatih Kalender.

Nasıl manşet ama?

Siz ne diyorsunuz Rüçhan Hanım?

Derya benim kızım değil mi?

Fatih, Allah aşkına sen bunu nasıl anladın?

Nasıl yani?

Dönüş.

Senin kızın Dönüş.

Ne?

Bunu görünce sana getirmek istedim.

Sevinirsin diye.

(Özer) Yüzlerce kar küren vardı Sevilay.

Çok güzel bir koleksiyondu.

Elden çıkarmak zorunda kaldım.

Ne kadar güzel sıcacık, tertemiz bir yuva olmuş.

Çok uğraştım.

Emeksiz güzellik olmuyor.

Zamanla düzene girecek.

Ne diyorum biliyor musun?

Sana bir dikiş makinası alalım.

Benim İzmir'de makinam var.

Vardır mutlaka, tabii de istersen onu buraya getirtelim.

Özer...

...benim burada kesin kalıp kalmayacağım belli değil.

(Sevilay) Oğlum karar verecek buna.

Mustafa ve ben pansiyon köşelerinde kalmayalım diye açtım babaevimi.

Hem oğlum...

...senin hayatını ve oğlunla ilişkini acı çekerek uzaktan izleyecekse eğer...

...ben de burada kalıp oğlumu uzaktan izleyeceğim.

Belki bir gün beni affeder.

Affedecek, göreceksin.

Onu sana getireceğim Sevilay.

Söz veriyorum, yine eskisi gibi olacaksınız.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Saat kaç?

18.00'e geliyor.

Uyumuşum yine.

Ya uyuyorum ya kusuyorum ya midem kazınıyor.

Daha iyisin ama değil mi?

Çok açım.

Hadi yemeğe inelim.

Hadi.

İyiyiz kızım, iyiyiz.

Annen de iyi, çok şükür.

Biz köye gideceğiz Derya.

(Sadık) Yok kızım, muhtarla konuştum ya.

Onu söylüyor. Heyecanlı çocuk.

Ver, ben de konuşayım.

Baba ver, ben bir sesini duyayım Derya'nın.

Dur kızım, dur. Annen istiyor, annen konuşacakmış.

Alo? Derya, kızım.

İyi misin annem? Alıştın mı oraya?

İyiyim anneciğim, alıştım biraz.

(Nesrin ses) Yemene içmene dikkat ediyorsun, değil mi annem?

Üşütüp hasta olma oralarda.

Merak etme.

Hâlâ sizin yolladığınız börekleri, yemekleri yiyorum zaten.

Bir hafta sonu geldiğimde tazeleriz.

Tabii anneciğim.

Sen iste, halanla biz her şeyi yaparız. Hiç merak etme.

Dönüş'e veriyorum. Çok öpüyorum seni annem. Al.

Alo? Derya nasılsın?

(Derya ses) Dönüş, çok özledim seni.

Sabah beni uyandırdığında bet suratınla...

...hadi kalk gel diyen sesini duyuyorum bazen.

Ben seni hiç özlemedim.

Hatta yatağını çaldım. Çok rahat, iyi ki gittin.

İşe girdiğini de söyle.

Derya biliyor musun? Ben Somer eniştenin şirketinde işe girdim.

Aa, çok sevindim.

Hem de hafta sonları dershaneye gideceğim artık.

(Duygusal müzik)

Güzel pişmiş.

Umarım bebeğimiz de sever balığı.

Canım, ben ayıklayayım sana istersen. Uğraşma.

(Somer) Şöyle.

Bitince tekrar veririm.

(Duygusal müzik)

Kiraz da sever mi acaba?

Nasıl yani? Anlayamadım.

Mine de balık seviyor ya.

Bize ne bundan Türkan? Neden bahsediyorsun?

Nasıl tanışmıştınız?

Kiminle?

Mine.

Canım anlattım ya daha önce.

Zaten şimdi bunu konuşmanın sırası mı?

Biz niye Mine'den bahsediyoruz onu anlamıyorum.

Merak ediyorum.

Neyini merak ediyorsun Türkan? Mine her zamanki Mine işte.

Niye bu kadar sinirlendin?

Sinirlenmedim. Niye sinirleneceğim?

Şurada ağzımızın tadıyla bir balık yiyeceğiz...

...kalkmışsın bana Mine diyorsun.

Başka ne diyeyim?

Ya da sen nasıl hitap ediyordun?

Aşkım, sevgilim.

(Gerilim müziği)

Saçmalıyorsun Türkan.

Gerçekten saçmalıyorsun.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Özer Bey'e servis açma. Geç gelecek.

O deliye de söyle, gelip bir şeyler yesin.

Mine Hanım'dan mı bahsediyorsunuz?

Bu evde başka bir deli var mı?

(Gerilim müziği)

Mine Hanım.

(Gerilim müziği)

Kiraz.

Rüçhan Hanım.

Mine Hanım yok.

Umarım bir yerde ölmüştür.

Kiraz da yok.

Ne dedin sen?

(Ayla) Her yere baktım. Bahçeye, odalara, banyoya.

Korkarım ki onu alıp kaçmış.

(Hareketli müzik)

(Kiraz ağlıyor)

(Kiraz ağlıyor)

Bana evlendiğimiz gece asla senin kocan olmayacağım diye yeminler etmiştin.

Çünkü aklın da kalbin de Mine'deydi.

Sarhoşken soru sorduğun geceyi hatırlıyor musun?

Türkan, ben nasıl baba olacağım demiştin bana.

Meğer o sırada Mine hamileymiş.

(Türkan) O yüzden sormuşsun.

Ben de Somer benden çocuk istiyor diye düşünmüştüm.

Aptal gibi.

(Telefon çalıyor)

(Gerilim müziği)

Ben senin başın belaya girmesin, saçma sapan adamlarla kavga yapma diye...

...annenin evine dönerken...

...sen meğer Mine için kahramanlığa soyunmuşsun.

(Türkan) Mine'nin kocasıyla beraber beladan belaya koşuyormuşsun.

(Telefon çalıyor)

Bana da merhametli koca rolü oynuyormuşsun.

Yazıklar olsun sana.

Bir de utanmadan o kadını benim olduğum eve getirdin.

(Türkan) Alışverişlere gittin.

Bebeğini pışpışladın.

Gerçi evladın.

İlgilenecektin tabii.

İyi haber Somer.

Bana aylar önce sorduğun sorunun cevabını şimdi verebilirim.

Fena bir baba olmadın.

Ama tam bir hayal kırıklığısın.

Sen sahtekâr...

...yalancı bir adamsın!

(Gerilim müziği)

Türkan. Türkan.

Bırak. Sakın dokunma bana.

(Somer) Türkan.

Beni restorana götüreceksin sandım ben de.

Değişik yere geldik. Eve mi geldik belli değil.

Sen beni takip et.

Burada yiyeceğin yemeğin lezzetini dünyanın hiçbir yerinde bulamazsın.

Allah Allah! Ne yiyeceğiz bakalım, merak ediyorum.

(Telefon çalıyor) (Mustafa) Neye getirdin yine bizi?

(Telefon çalıyor)

(Gerilim müziği)

Oğlum.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Arama tonu)

Of!

Polise mi haber verseydiniz?

Saçma sapan konuşma.

Git, şu şoförümü çağır bana.

Selçuk.

Mine, çocuğu alıp kaçmış.

Hangi cehenneme gitti, bilmiyorum. Umurumda da değil.

Ama torunumu geri istiyorum.

Özer'e de ulaşamıyorum şu saatte.

Somer de bilmesin bunu.

Sen de bir şeyler yap, hadi.

(Selçuk ses) Anladım, tamamdır Rüçhan Hanım.

-Buyurun Hanımefendi. -Tayfun.

Mine, çocuğu alıp kaçmış.

Bunlar daha önce bir yerde kalıyorlardı ya?

-Evet. -Gidip, oraya bakmanı istiyorum.

Hemen gidiyorum efendim.

Türkan, yapma bak. Lütfen, lütfen.

-Bırak! -Ya tamam, hep sen konuştun.

İzin ver, biraz ben konuşayım, ben anlatayım, Türkan.

Daha fazla bir şey anlatma. Gözümde küçülme istersen.

Türkan! Hayır!

Hayır, hayır, dur. Bir yere gitme, konuşacağız.

Konuşacak hiçbir şey kalmadı.

Somer! Ne yapıyorsun sen ya?

Ne yapıyorsun? Aç şu kapıyı dedim.

Bu kapıdan çıktığın anda bir daha seni göremeyeceğimi biliyorum.

O yüzden yapma bunu. Lütfen, otur, konuşalım.

Tek kelime duymak istemiyorum! Aç kapıyı!

Hayır!

Bana bak, avazım çıktığı kadar bağırırım! Herkesi buraya toplarım!

-Rezil olursun! -Tamam, bağır. İstediğin kadar bağır.

Sen benim karımsın, hiçbir yere gidemezsin.

Ben senin karın falan değilim artık!

Allah kahretsin!

Allah kahretsin! Ben senin hiçbir şeyin değilim artık!

Ben senin bu şekilde gitmene izin veremem, hayır.

Hayır! Tamam, bak kabul ediyorum.

Mine'yle seninle evlenmeden önce bir ilişkim vardı.

Tamam mı?

Kısa süre de devam etti. Ama bitti.

Çünkü...

Çünkü ben sana âşık oldum!

Ben sana kör kütük âşık oldum.

Yazık!

Sana yazık!

Sen, hamile sevgilini benimle aldattın.

Anlatacaktım, bebeğim olduğunu, Mine'yle ilişkimi hepsini anlatacaktım.

Doğru zamanı bekliyordum.

Tek kelime duymak istemiyorum! Aç şu kapıyı!

Gitmeyeceksin, böyle olmaz.

Benim sana tek yanlışım, Mine'yle seni aynı eve sokmak oldu.

Tamam mı? Onun dışında ben sana rüyamda bile ihanet etmedim.

(Müzik)

Açmayacak mısın?

Peki.

Ben senin hayatından çıktım Somer.

Bu kapıyı açsan da açmasan da...

...üstüme kırk kilit vursan da...

...sen, benim hayatımda yoksun artık!

(Gerilim müziği)

(Duygusal müzik)

Ben bir tane daha alabilir miyim?

Tabii. Sen çok seviyorsun diye bol bol yaptım.

Benim en sevdiğim yemekti, doğru.

Ama eskiden sürekli yiyemezdik bunu.

Ayda yılda bir defa yiyebilirdik.

Bulursak.

O zamanlar bu pastırma pahalıydı.

Ceket pahalıydı.

Bisiklet pahalıydı.

Şe...

Şefkat pahalıydı. Değil mi?

Baba.

(Müzik)

Sen bilmezsin tabii. Nereden bileceksin?

Sen o zamanlar Somer'in elini tutuyordun.

Onunla beraberdin.

Belki gecelerce uykusuz kalıyordun, "Hangi koleje vereceğim bu çocuğu?" diye.

Yatmadan saçını okşuyordun.

Sabah kalkınca belki...

...okul ceketini siliyordun onun, gururla.

Mustafa.

(Müzik)

Ama biz de bu gezegenin insanıyız en nihayetinde.

Aynı sabahlar, aynı vakitler bizim için de oluyordu.

Annem, benim yırtık gömleğimi tamir etmiş...

...dikiş makinesinin başında uyuyakalmış.

Ben, akşamdan...

...yarım kalmış elmayı kemiriyorum. Sabah sabah.

Sonra gidiyorum, annemin yanına...

...öpüyorum yanaklarından.

"Allah zihin açıklığı versin." diyor.

Sağ ol anne, diyorum. Okula uğurluyor beni.

Sonra ben topuk.

Sanayiye.

Sırtımda lastik taşımaya gidiyorum.

(Duygusal müzik)

El kadar bebeyim daha.

Yani anlayacağın...

...ben devamsızlıktan kalmadım.

Ben, vicdansızlıktan kaldım.

Hayat, acımıyor kimseye.

(Duygusal müzik)

Oğlum.

Senden gerçekten özür diliyorum.

Gerçekten özür diliyorum.

Bugün, bu masa var ya?

Beni acayip mutlu etti.

Yani...

Sol gözümün dibinde annem.

Sağ gözümün dibinde babam.

Ama ben bu saatten sonra bu mutluluğu kaldıramam.

Yani...

Her şeyden önce ben o...

...pencerenin başında tek başına bıraktığın...

...o küçük Mustafa'nın gözyaşlarına haksızlık edemem.

(Duygusal müzik)

O yüzden beni bahane edip de...

...benim annemin yüreğine tekrar ateş düşürme.

Uzak duracaksın ondan.

Duydun mu?

Oğlum... Oğlum, seni...

Özer Bey.

Bak, az önce bir rüya gördük, bitti.

Benim annemden uzak duracaksın.

Duydun mu?

Tamam.

Söz veriyorum.

Ama...

Ama yeter ki sen annenin yanında ol.

Tamam?

Onu yalnız bırakma.

(Duygusal müzik)

Anneciğim, sen bırak onları. Ben hallederim.

Hem sen git, dinlen. Ben de sana bir çay koyayım.

Tamam, peki kızım.

(Telefon çalıyor)

İki...

Buçuk!

Allah Allah! Her akşam aynı şey.

(Radyo erkek ses) Sıradaki istek parçamıza geçmeden önce...

...aramıza yeni katılan dinleyicilerimizden...

...Doktor Serdar'ın Dönüş'e bir mesajı var.

Hemen onu iletelim sevgili dinleyenler.

Doktor Bey diyor ki "Dönüş, kapıya çık."

(Hareketli müzik)

(Hareketli devam ediyor)

Serdar, senin burada ne işin var?

Hiç, öyle geçiyordum. Bir uğrayayım dedim.

Hadi oradan.

Kaçırayım mı seni yarım saat?

-Nasıl olacak o? -Oldu bile.

Yarım saat sonra tekrar İzmir otobüsüne yetişmem gerekiyor.

Serdar...

Sen beni yarım saatliğine İzmir'den görmeye mi geldin?

Evet.

Bir dakika için bile olsa yaparım.

(Nesrin) Dönüş.

Anne, çöpü çıkarıyorum.

(Fısıldıyor) Serdar, ben çok uzaklaşamam. Şurada konuşalım.

Tamam, hadi.

(Müzik)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Mine'yle hiçbir ilişkim yok.

Sadece kızımın annesi.

Onun için yaptıklarım merhamet bile değil.

Sadece kızımı düşündüğüm için yaptım.

Kiraz'ı korumak istediğim için.

Mine, umurumda değil.

Benim için senden başka hiç kimse...

...hiçbir şey önemli değil Türkan.

(Duygusal müzik)

Nasılsın? Alışabildin mi?

Sen olmadan hiçbir şeye alışamıyorum.

Ben de.

Ev nasıl? Ev arkadaşın varmış.

Evet.

O da tıp okuyor. İyi anlaşıyoruz.

Ya, ne güzel.

Adı ne?

Adı?

Ee... Mahmut.

Serdar, radyoda anonsu duyunca kalbim yerinden çıkacaktı.

Dursun o yerinde. Bana lazım.

Benim de sana bazı haberlerim var.

Öyle mi? Neymiş o?

Kormanların şirketinde işe başlıyorum.

Hafta sonları da dershaneye gideceğim.

Çok sevindim.

Bir de seni çok özledim.

Dönüş.

Bir daha ağlama, olur mu?

Senin sesini öyle duyarsam...

...o okul bitmez, çalıkuşum.

Bitmez.

Zulüm olur bana.

(Duygusal müzik)

(Müzik)

Seni çok seviyorum.

Hiçbir yere gidemezsin.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Burası masanız. Randevu defteri burada.

Telefon bağlayacağın zaman hat defterine bakarsın.

Sonrasında ezberlersin zaten.

Tamam, sağ ol.

Ay sonuna kadar buradayım. O zamana kadar yanıma gelip gidersin.

Öğrenirsin işleyişi.

Sandalye çek istersen, gel yanıma.

Bak şimdi.

Sen benim fikirlerime pek değer vermezsin, cahil bulursun beni ama...

...dayanamadım işte yine.

Abimle karşılaştım, Dönüş işe başlamış.

İstemeye istemeye evet dedim. Mecbur kaldım.

Sadık çok sıkıştırdı beni köşeye. Dönüş ağladı falan diye.

Hiç istemiyorum aslında.

Yok, yok. İyi olmuş. Gitsin, gelsin çocuk. Rahatlar.

Herkes bildiğini okuyor zaten.

Türkan'ı da anlamıyorum.

Konuşmamış hâlâ Somer'le.

Bak, gördün mü? Sözüme geldin mi?

Seven insana çık, evini terk et demek kolay mı?

Neyse boş ver şimdi. Ne diyeceğim sana? Ben dün...

...Rüçhan'la karşılaştım. Yoluma çıktı ayol.

-Rüçhan mı? -Evet, gittik, oturduk.

Fatih'ten hiç bahsetmedi.

Nereden öğrendiğini ben anlayamadım vallahi.

Fatih'tir tabii.

Suç ortağını ele mi verecek sandın Nezahat?

Yok, Nesrin. Dönüş'ü biliyor.

Fatih'ten olsaydı Derya derdi.

Ne yapacağız? Demek ondan işe aldı bu Dönüş'ü.

Ay, bu kadından korkulur. Ne yapacağız Nezahat?

Dur, dur. Sen şimdi bir sakin ol.

Rüçhan'dan korktuğunu da sakın belli etme.

Yalnız bu Doktor Metin Bey'e haber vermek lazım.

Adamın başı yanmasın, yazık.

Ay...

(Gerilim müziği)

Çocukla beraber çıkıp gitmiş.

Kocasıyla mahkemelikti.

Babalık davası devam ediyor.

Birkaç güne sonuçlanır.

Tamam.

Tamam, sizden haber bekliyorum.

Bugün aşısı da vardı.

Somer'e haber vermemiz lazım.

Olmaz. Somer duyarsa onu tutamayız.

Zaten Türkan da sıkıntılı.

İyice ortalığı karıştırmayalım biz de.

Son günleri. Gelirler.

Anlamıyorum. Gerçekten.

O kadar zorlanıyorum ki bunu anlamaya.

Şu kapının önünde güvenlik var.

Bu evde onlarca çalışan var. Ben Ayla'yı bizzat onun peşine taktım.

Yani nasıl oluyor bu evden çocukla beraber çıkıyor...

...ve kimse de bunu fark etmiyor.

-Ayla! -Rüçhan.

Rüçhan, sakin ol.

Hıncını Ayla'dan çıkarma. Lütfen, otur.

Lütfen, otur hadi.

Ah...

(Müzik)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Of! Başım çatlıyor ya.

Günaydın.

Uyandığına göre gidebilirim artık.

(Müzik)

(Duygusal müziği)

Dur, dur.

Sağ olun.

İyi misin?

Taksiye bineceğiz.

Ben bindireyim sizi.

(Duygusal müzik)

Bin, hadi bin. Bin kızım.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Rüçhan Korman'ın malikânesi.

Hayır.

Asla gitmem bir daha ben oraya.

Nereye gideceksiniz peki?

Cehennemin dibine.

(Duygusal müzik)

Sağdan devam et kardeşim sen.

(Mine dış ses) Hâlâ uyumadı mı o Türkan?

Aşkım, hadi ama bekliyorum.

"Türkan'ı uyutup gelirim." demiştin.

(Duygusal müzik)

Bitti öyle mi Somer?

İlişkim yok, demiştin.

Geçmişte kaldı, demiştin.

(Kapı kapandı)

(Müzik)

Gel bakalım.

(Müzik)

Kızım, senin bu hâlin ne böyle?

Bu perişanlıkla bu çocuğa nasıl annelik yapacaksın?

Yazık değil mi bu yavruya?

İyi ya işte.

Hayatı da acıları da benimle beraber öğreniyor.

Sen böyle mi avutuyorsun kendini kızım? Laf mı bu?

Aklı başında bir insanın lafı mı bu?

Sen kendini böyle hiç edersen...

...bu çocuğa kim annelik edecek?

Kim bakacak bu yavrucağa?

Onun sana ne kadar ihtiyacı var.

Daha ne kadar gençsin.

Önünde daha çok uzun bir zaman var.

Kendini toplamak zorundasın.

Bu kadar erken pes etmeye hakkın yok.

Bu çocuk için yok.

Benim için kolay mı sanıyorsunuz?

Ne hayallerim vardı benim.

Bir ailem, bir yuvam olacaktı.

Ama olmadı işte.

(Mine ağlıyor)

(Duygusal müzik)

Bir annen, baban, ailen yok mu?

Nüfusta var.

Ama hayatlarından çıkardılar beni.

Gidecek hiçbir yerim yok.

Yapayalnız, kimsesiz kaldım.

Ailem, en ihtiyaç duyduğum zamanda yapayalnız bıraktı beni.

(Mine ağlıyor)

(Duygusal müzik)

Türkan, çok şanslı.

Sizin gibi bir annesi var.

Ailesi var.

Benim annem de sizin gibi arkamda dursaydı, sahip çıksaydı bana...

...ben böyle olur muydum sanıyorsunuz?

Bak.

Bir ailenin desteği gerçekten çok önemli.

Ama o destek yok diye...

...bunun acısını, kendini böyle bırakarak...

...bu çocuktan çıkaramazsın.

Seni böyle yalnız bırakan annenden ne farkın kalır o zaman?

Sen, artık bir annesin.

Evladın yüzünden dik duracaksın.

Kendini bırakmayacaksın.

Tamam?

Bu acıların hepsi gelir, geçer.

Ben, geçmeyen acı, bitmeyen keder görmedim.

Sonra bir gün, bir bakacaksın...

...o, çok hayalini kurduğun yuvanın içindesin işte.

Ama pes etmeyeceksin, tamam mı?

Bırakmayacaksın kendini.

Somer'le ben, bir zamanlar çok mutluyduk.

Ama annesi...

Annesi hiç sevmedi beni.

Kabullenemedim.

Sırf, ben kötü bir evlilik geçirdim diye hor gördü beni.

Ailesine yakıştıramadı.

Sonra da...

...Somer'i Türkan'la zorla evlendirdi.

Mutluluğumuzu, hayallerimizi bir anda yerle bir etti.

Somer'i de bana düşman etti.

Türkan'la Somer'in bir bebek beklediğini biliyorsun, değil mi?

Biliyorum.

Türkan da ben de Kormanların kurbanıyız Nesrin Hanım.

Emin olun benim niyetim Somer'le Türkan'ın yuvasını bozmak değil.

Ama Kiraz da Somer'in çocuğu.

O ailenin bir torunu.

Her seferinde itilip kakılmaktan, hor görülmekten ben çok yoruldum.

(Müzik)

Uyandı.

Altını değiştireyim ben. Sabahtan beri aynı bezle.

(Müzik)

Ah, canım benim. Pişik olmuş çocuk.

Ben sıcak su hazırlayayım, bir yıkayalım altını.

Bir de merhem getireyim, önce onu sürelim.

Bağlama hemen, olur mu?

(Gerilim müziği)

(Mesaj geldi)

(Mine iç ses) Oteldeyim, seni bekliyorum.

(Gerilim müziği)

(Müzik)

Mine?

Şimdi bu da...

Mine.

Evet, kahvaltıyla birlikte menemen de olursa sevinirim.

Bir de portakal suyu lütfen.

Tamam. Teşekkürler.

Türkan.

Ne olur bana, bize bir şans ver.

Bak, biz birbirimizi çok seviyoruz. Bu çok büyük bir sevgi.

Ben, geçmişteki hatalarımı telafi edeceğim.

Şimdi sadece biz varız.

Sen, ben...

...ve bebeğimiz.

Ben pek emin değilim Somer.

Türkan.

İnan bana, güven. Ne olursun.

Neye inanayım ya? Hâlâ yalan söylüyorsun.

Yalan söylemiyorum.

Peki.

Gerçekler ortaya çıktığında yüzünde belirecek ifadeyi görmeyi çok istiyorum.

Öyle bir şey olmayacak.

(Kapı vuruldu)

Kahvaltı geldi herhâlde. Aç istersen.

Bu kadar hızlı getiremezler ki.

(Müzik)

(Gerilim müziği)

Senin ne işin var burada?

Sen çağırdın.

Hayır.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Buluşmak için artık beni uyutmanıza gerek yok.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi Kanal D tarafından...

...Sesli Betimle Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Reyhan Üzülmez

Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Gülay Yılmaz - Ece Naz Batmaz...

...Eylül Yılmaz - Gökberk Yılmaz

İşaret Dili Çevirmeni: Berrak Fırat

Editörler: Dolunay Ünal - Fulya Akbaba - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Jenerik müziği)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.