All language subtitles for uc kiz kardes Episode 18

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Dönüş dış ses) Büyümek, yer değiştirmek demekmiş aynı zamanda.

Annen, çocuğuna dönüşürken...

...sen onun annesi oluyormuşsun.

Hayat ne çok kalp ağrısı öğretiyor.

(Sadık) Nesrin. Nesrin dur nereye gidiyorsun? Nesrin!

-(Dönüş) Anne dur lütfen! -Nesrin bu saatte nereye gidiyorsun?

Çocuk doğdu dedim ya sana.

Kimin çocuğu?

Benim gitmem lazım. Ya benimle gel ya da bırak kolumu!

Tamam, tamam Nesrin. Hadi gel arabayla gidelim.

Baba...

-(Sadık) Gel canım gel. -(Nesrin) Hadi çabuk, hadi.

Tamam, canım tamam. Dikkat et.

(Duygusal müzik)

Biri bana burada neler olduğunu açıklayabilecek mi?

Mine bir süre burada misafirimiz olacak.

Kocasıyla başı dertte.

Boşanmak istediği için zor günler geçiriyor.

Çok kötü şeyler yaşamış.

(Gerilim müziği)

Bunu sana o adam mı yaptı?

Nasıl yapar böyle bir şeyi ya?

-Somer bir doktor mu çağırsak? -Gerek yok. İstemiyorum.

Mine lütfen. Hiç iyi görünmüyorsun.

-Bence bir hastaneye gidelim. -Hayır, ben iyiyim.

Çok sağ ol Türkan.

Bari yaralarını temizleyelim.

Ayla bir pamuk, tentürdiyot falan var mı?

-Evet, evet mutfakta var Türkan Hanım. -Hadi bakalım.

(Gerilim müziği)

Annem.

Gel bakalım annene. Gel.

(Gerilim müziği)

Burada, babanın kanatları altında çok güvendesin kızım. Hiç korkma.

-Sen ne yapmaya çalışıyorsun? -(Mine) Ne yapmışım?

Çocuğumla konuşuyorum.

Çok korktu bilmiyor musun?

Mine ne yapmaya çalıştığını bilmiyorum.

Aklından ne geçiyor bilmiyorum ama ne geçiyorsa unut.

Türkan hiçbir şey öğrenmeyecek, anlamayacak.

O kadar.

(Gerilim müziği)

Ayla bir de bez verebilir misin?

Yaralarına buz koyalım, şişliklerine iyi gelebilir.

-Buyurun. -Tamam.

Teşekkür ederim.

(Telefon çalıyor)

Ay. (Telefon çalıyor)

-Ben alıyorum Türkan Hanım. -Tamam.

(Telefon çalıyor)

Alo.

Ne?

Ne diyorsun sen ya?

İyi de Nesrin'im doğum haberini kim verdi sana? Sen kiminle konuştun?

Ebe Hemşire aradı, o söyledi.

(Telefon çalıyor)

Hah Türkan. Efendim kızım?

Baba, Dönüş aradı az önce, annem yine yollara düşmüş.

Neredesiniz? Nereye gidiyorsunuz?

Bilmiyorum ki.

Annen nereyi gösterirse oraya doğru sürüyoruz, yoldayız işte.

Ah, anne.

Bir de bebek diye tutturmuş annem. Kimin bebeği bu?

Bir bilsem.

Neyse onun istediği yere gidince anlayacağız.

Allah Allah. İyi mi annem şu an?

İyi galiba kızım.

Türkan beni hatırladı.

(Sadık) Sadık dedi bana.

İşte ondan sonra da sohbet ede ede yola düştük.

Çok sevindim babacığım.

Bak böyle böyle zamanla iyi olacak annem inşallah.

İnşallah kızım inşallah.

Kızım sen neredesin? Arkadan sesler geliyor.

Ee, Rüçhan Hanımlardayım.

Rüçhan Hanımlarda mısın?

Sen niye oradasın? Bir şey mi oldu?

Yok, daha sonra anlatırım babacığım.

Kızım, çocuk sesi geliyor. Bebek mi var evde? Kimin bebeği o?

Benim şimdi kapatmam lazım. Ben ararım seni olur mu?

Hadi görüşürüz.

Eve mi çıkarmışlar bebeği?

Tamam, beni o eve götür.

Bebeğin olduğu eve götür beni hadi. Hadi hemen oraya götür beni.

Hadi, hadi.

Şöyle güzelce boynunu da sildim!

Güzelce bir temizleyelim şurayı.

-Hii! -Tamam.

Sen istersen bir rahat otur. Ver bebeği bana.

Dokunma, bırak.

Kusura bakma, sinirlerim çok bozuk.

Yok, yok önemli değil. Sen huzursuz olma diye.

Sen alır mısın biraz?

(Ayla) Oyy.

Mine uf!

Elin, kolun her yerin çok kötü olmuş.

Şimdi burayı bir gazlı bezle temizleyelim.

Birazdan buz da koyarız üstüne, daha iyi gelir.

(Geçiş sesi)

Rüçhan Hanım bunu Somer Bey'in ceketinin cebinde buldum.

Ultrason görüntüsü galiba.

Ben açmak istemedim. Sanırım Türkan Hanım hamile.

(Gerilim müziği)

Bunu birine söylersen seni işten atarım.

Ne Somer ne de Türkan bunu bilecek.

(Geçiş sesi)

Bu buz şimdi şişliğini alır, rahatlatır biraz.

Canın acıyacak ama.

Türkan.

Kızım neler oluyor burada?

Kocan nerede?

Sen ne yaptığını zannediyorsun oğlum?

Mecburdum.

Karınla metresini aynı yerde tutmaya mı mecburdun?

Asla, asla! Türkan'a asla öyle bir şey yapmam.

Sadece bir süreliğine...

Ne oldu? Mine Hanım sizin buraya yerleştiğinizi öğrenince...

...birdenbire Nihat'ın kötülüklerini mi hatırladı?

Bebeği kaçırmaya kalktı, zorla aldım elinden.

Eminim ki bir daha yapacaktır.

Tabii kocası çünkü. Bakalım daha neler yapacak.

Sen biliyor muydun kocası olduğunu?

Ben senin gözünü daha önce açmaya çalıştım.

Bana ne zaman söyleyecektin?

Ne önemi var? Ayrılmıştınız zaten.

Evet, çünkü tam da ben çocuğumun nüfusunu...

...almaya gittiğimde öğrenecektim bunu değil mi?

DNA testi çıkmadan koşarak nüfus idaresine gideceğini düşünemedim pardon.

Bana bunu neden daha önce söylemedin?

Ben bilseydim başka türlü davranırdım anne!

Gözün hiçbir şey görmezken ne yapmamı bekliyordun oğlum?

Ayrıca şu anda mesele ben değilim! Mesele o kız!

-Bu evde çocuğuyla kalamaz! -Kalacak!

Ben izin vermem buna.

Anne senin izin verip vermemene kalmıyor.

Ben o bebeği Nihat'ın eline bırakamam.

Bunları zamanında düşünecektin.

Evliliğine sahip çıkmadığın, gözünün kör olduğu zamanlarda.

Ayrıca ben seni defalarca uyardım!

Eğer sen bu adamı başımıza musallat etmeseydin...

...ben Türkan'a bu haksızlığı yapmak zorunda kalmayacaktım.

O yüzden şimdi sesini çıkarmayacaksın...

...ve ben bu krizi çözene kadar da bekleyeceksin!

Hayır efendim!

Ya ne bağrışıyorsunuz? Çıldırdınız mı siz? Duyacaklar!

İçerideki saçmalığa son vermeye çalışıyorum.

Somer ne işi var onun burada?

Nesrin ben seni anlamıyorum. Biz niye Rüçhan Hanımlara gidiyoruz?

Bize onca yaşattıklarından sonra ne diye onların evine gidiyoruz?

Bana hesap verecek.

Yaptıklarını bana tek tek izah edecek.

Mazlum dedi, kimsesiz dedi.

Neler yaptı o çocuğa.

Bana hepsinin hesabını verecek.

Allah Allah Nesrin sen... Aa!

Anlamadım.

Nesrin sen, kime ne hesabı soracaksın? Bir açıkça anlatsana bana.

Niye durdun sen? Hadi gidelim.

Kızı çekip almam lazım benim oradan.

Neler yaptı o çocuğa.

Ben bu veballe yaşayamam.

Hayatımın sonuna kadar bana bunun hesabını verecek.

İki elim yakasında.

Hadi sür gidelim.

Sür gidelim, alalım hadi.

(Gerilim müziği)

Pardon. Daha iyi misin?

Mine...

...rahat olabilirsin. Ben sana kırgın ya da kızgın değilim.

İkimiz de zor durumdaydık.

Neden bahsettiğini anlamadım.

Boş ver geçti, gitti.

Sen şey diyorsun. Ferit'le sen.

Adını bile anmayalım ne olur.

Çok sinirleniyorum.

Sana borçluyum biliyorum.

Somer öğrenip bana zarar vermesin diye sessiz kaldın.

Benim yüzümden aranız da bozuldu.

Kormanlara karşı mahcup ettim seni.

Çok zor durumdaydım ne yapayım.

Ben seni üzmek için açmadım konuyu.

Sadece benden yana için rahat olsun bil istedim.

Hem şu an, senin sağlığın da bebeğin sağlığı da her şeyden önemli.

O benim her şeyim. Aşkımın bir mucizesi.

Çok uzun, güzel bir hayatı olacak ben biliyorum.

Onu çok seven...

...koruyup kollayan kocaman bir ailesi olacak.

Umarım.

-Adını ne koydun? -Kiraz.

Kiraz.

Güzel isimmiş.

(Kapı zili çaldı)

(Kapı zili çaldı)

Ayla sen dur.

Ben bakarım.

(Gerilim müziği)

-İyi akşamlar Memur Bey. -Özer Korman?

Evet, benim.

-Bir sorun mu var? -Özer Bey bir şikâyet söz konusu da.

(Gerilim müziği)

Peki, buyurun dışarıda konuşalım.

Sen dur.

(Gerilim müziği)

Mustafa Yalçın'ı tanıyor musunuz?

-Evet ama... -Bir mekânda sorun çıkartmış bu arkadaş.

Karakola almış arkadaşlar.

İfade alırken de ben Özer Korman'ın oğluyum...

...beni burada tutamazsınız falan diye hırçınlaşmış.

Karakola gelirseniz.

Baba konu neymiş?

Yok, önemli bir şey değil, işçilerle ilgili.

-Karakola kadar gideceğiz. -Ben de geleyim.

Hayır canım sen evde kal, ben hallederim.

Gidelim Memur Bey. Ben kendi aracımla geleceğim.

(Gerilim müziği)

Benim arabayı da otoparka sokun.

Nesrin dur...

Nesrin, Nesrin bak hadi.

Somer, polisler sana geldi diye o kadar korktum ki.

Ee, ne oldu anlatmayacak mısın?

Biliyorsun Mine benim 10 yıldır asistanım.

Hatta nikâh şahidimiz olmuştu hatırlıyorsan.

Ailesiyle de ilişkisi kötü.

Başım dertte diye arayınca sahip çıktım kıza.

Yani...

...o yüzden öyle apar topar fırladın evden?

Dövmüştü Mine'yi.

Kızın elinden bebeği zorla almış.

Korkunç bir manzaraydı.

Ben anlamıyorum. Ne kadar vicdansız, ne kadar kötü kalpli bir insan.

Zorla evlilik olmaz ki. Kız da istemiyor.

Hem çocuk da başkasından.

-Yani neden hâlâ... -Bilmiyorum Türkan. Manyağın teki işte.

Yani bebeğin babası da neden Mine'ye sahip çıkmıyor?

Ne bileyim Türkan? Neden cevabını bilmediğim soruları bana soruyorsun?

Yok, bebeğin babası niye sahip çıkmıyor? Kimmiş, neymiş? Ben nereden bileyim?

-Niye üstüme geliyorsun? -Üstüne gelmiyorum ki Somer.

Sadece bebek için üzülüyorum hepsi bu.

(Duygusal müzik)

Affedersin.

Kusura bakma Türkan benim sinirlerim çok gerildi.

Tamam canım.

Çok affedersin.

Özür dilerim senden. Çok, çok özür dilerim.

Sana nasıl yaptım böyle bir şeyi?

Tamam Somer.

Abartma aşkım.

Bir şey yok. Ne var bunda?

Son zamanlarda hepimiz gerildik, hepsi bu.

Hem sen o minicik bebeğe sahip çıkarak...

...o kadar güzel, o kadar büyük bir şey yaptın ki.

Seninle gurur duyuyorum.

Sen dünyanın en iyi kalpli insanısın.

(Sadık) Nesrin hadi evimize gidelim.

Ne yapıyoruz burada?

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Sessiz sedasız gitti.

Yaprakları bile incitmeden gitti.

Bir rüzgâr gibi esti.

Tutamadım ben onu.

Son suyunu ben verdim.

(Duygusal müzik)

(Kadın) Nesrin abla.

Al kuzum al.

Feride'm söyle kuzum ne oldu?

Bebeğim nasıl?

İyi. Bak melek gibi.

Nesrin abla...

...ben senin hakkını nasıl öderim.

Öğretmen okuluna ilk geldiğim günden beri hep yanımdaydın.

Ablam oldun, annem oldun.

Sen benim ailem oldun Nesrin abla.

Ama ben hata yaptım.

Fatih'e kandım.

Sen onu çok sevdin, sen ona inandın.

Ben koruyamadım, ben engel olamadım.

Şimdi anne olma zamanı, şimdi bebeğini büyütme zamanı.

Ben iyi olmayacağım Nesrin abla.

Sus, sakın söyleme öyle bir şey. İyi olacaksın tabii.

Benim Feride'm cesur kızdır.

Aslanlar gibi çıkacaksın sen buradan bebeğinle.

Bak tayinin de çıktı.

Sen ne güzel öğretmen olacaksın.

Bir gün kızını alıp getireceksin bana.

Bak diyeceksin; Nesrin teyzesi kimi getirdim ben.

Ben bu hayallerin içinde olamayacağım.

Sen de biliyorsun. Hastalığım...

Hayır söyleme böyle. Ne olur söyleme.

Kızım.

Nesrin abla, kızım sana...

...sana emanet.

Onu kimselere verme.

Nesrin abla...

...hakkını helal et.

Feride.

Feride.

Feride!

Feride.

(Duygusal müzik)

Feride.

Kalbim acıyor.

Tamam, Nesrin sakin ol.

Hadi Nesrinciğim evimize gidelim. Hadi.

-Duydun mu sen de? -Yok.

Bahçeden geliyor galiba.

Anne!

Oğlum kimmiş bu sorun çıkaran işçi?

Bilmiyorum da sen bunu sormak için mi çat kapı odama giriyorsun?

Polis ne dedi? Kimmiş, neyin nesiymiş?

Duymadım anneciğim, son anda gittim yanlarına.

Ama çok merak ediyorsan babam karakoldan döndüğünde sorabilirsin.

Basit bir işçi sorun çıkarıyor, patron evden alınıyor.

Tuhaf.

(Gerilim müziği)

(Geçiş sesi)

(Bebek ağlıyor)

Sadık kaybettik Feride'yi.

(Bebek ağlıyor)

Gel bizi al buradan.

(Bebek ağlıyor)

Gel al bizi.

(Dönüş) Anne.

Baba.

Baba ne oldu? Nereye gittiniz?

(Kiraz ağlıyor)

(Kiraz ağlıyor)

(Kiraz ağlıyor)

(Kiraz ağlıyor)

(Gerilim müziği)

(Kiraz ağlıyor)

Bu kız, bu bebeği niye ağlatıyor ki?

(Kiraz ağlıyor)

(Mine) Anneciğim ne olur artık sus.

Ne olursun sus. Hişt! (Kiraz ağlıyor)

(Kiraz ağlıyor)

Ne oldu? Niye ağlıyor?

Kollarımı hissetmiyorum artık Somer. Bütün gece memedeydi.

Memeden çekince kıyameti kopardı.

(Kiraz ağlıyor)

Gel bakalım babaya.

(Mine derin nefes aldı) Hişt.

Bittim. Ne kadar zor bir şeymiş ya.

(Kiraz ağlıyor)

(Somer) Hah, evet!

Senin kucağına gelince sakinledi görüyor musun?

-Baba... -Türkan canım.

Günaydın.

Çocuk uyutmadı galiba?

Bir sıkıntısı mı var?

Bana onun sıkıntısı.

Annesi biraz yorulmuş da ondan yani. Yoksa bir sıkıntısı yok.

Benim yapabileceğim bir şey var mı?

Çok sağ ol Türkan. Alayım onu.

-Yavaş. -(Mine) Tamam, teşekkürler.

Altını değiştireyim.

Bir beşiği olsa, sallayıp uyutacağım da.

Yatır dizinde salla.

Somer oğlum, babanla konuştun mu?

Konuştum, önemli bir şey yokmuş.

İşlemleri hallettikten sonra çıkacakmış.

Sorun yok.

Mine bir ihtiyacın olursa haber verirsin.

Hadi Türkan.

Demek bir beşiğe ihtiyacın var?

Evet.

Sen Nihat'ı kışkırt...

...sonra da Somer'e kendini acındırıp buraya kapağa at.

Çok iyi taktik.

Tabii bir de beşik olunca her şey tamam değil mi?

Siz ne taktiğinden bahsediyorsunuz ya?

Görmüyor musunuz benim hâlimi?

Ne yapmaya çalıştığının farkındayım.

Beşiği falan unut. Sen bu evde misafirsin, kalıcı değilsin.

Kimin kalıcı, kimin gidici olduğu hiç belli olmaz.

Rüçhan anne.

Anne mi?

Sen benim gelinim olma şansını o adamla evli olduğunu öğrendiğim gün kaybettin.

O yüzden mi nefret ettiğiniz Türkan'a kucak açtınız?

Oğlum için, haysiyetim, aile şerefim için.

Ayrıca Türkan'ı dillere düşüren de sendin.

Bunu kimsenin bilmesini istemezsin sanırım?

O yüzden misafirliğini bil, otur oturduğun yerde.

Eğer Türkan küçücük bir şey hissederse...

...sana yemin ediyorum çocuğunun yüzünü bir daha göremezsin.

Beni çocuğumla tehdit etmeyin.

Niyetim durduk yerde seni çocuğundan ayırmak değil zaten.

Böyle boş heveslerin varsa, bir an önce bunun önlemini alayım diye.

Uyarıyorum seni. Dikkat et.

(Gerilim müziği)

(Kapı kapandı)

(Duygusal müzik)

Sen ne iyi bir insansın kızım.

Belli ki sevgiyle büyütülmüşsün.

Benim de bir kızım var. Yedi yaşında.

(Duygusal müzik)

Bütün gün benimle ilgilendin yavrum.

Annen, ailen seni merak etmiş olmasın?

Anneme bahsettim sizden.

Sana çok benziyor dedim.

Aynı senin gibi gülüyor.

Aynı senin gibi susup uzaklara dalıyor dedim.

(Duygusal müzik)

Ah benim güzel Dönüş'üm. Ah maşallah.

Su aşağıya, boyu yukarı olsun, ömrü uzun olsun.

Kırkları hayırlı olsun benim yavrumun, kuşumun.

(Duygusal müzik)

Küçükken annem de benim tırnaklarımı kesermiş böyle.

Hiç sesimi çıkarmadan.

Gözlerimi gözlerine kilitler bakarmışım ona.

Sanki bir haber uçururmuş gibi.

Minnetle...

...şükürle teşekkür eder gibi bakarmışım ona.

Böyle derdi.

Anlatırdı hep.

(Duygusal müzik)

Ay, ay.

Ay benim güzel kokulu meleğim.

Benim Dönüş'üm.

Benim güzel emanetim.

Tırnaklarını keselim mi senin yavrum?

Tırnaklarını keselim mi senin anneciğim?

Sen neye bakıyorsun? Neye bakıyorsun?

Aşkım.

Benim güzel kızım.

Meleklerin güzeli.

Benim güzel emanetim.

Tırnaklarını keselim mi senin yavrum?

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Canınızı yakmıyorum değil mi?

Yok. Yakmıyorsun.

Bitti zaten, az kaldı.

(Duygusal müzik)

Hadi siz uzanın biraz.

(Duygusal müzik)

Sen yine gel olur mu?

Geleceğim.

Sizi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağım.

(Duygusal müzik)

(Kapı kapandı)

Al bakalım.

Oğlum, yapma şunu.

Köyden haber gelince hemen gidip soruşturacağız.

Al bunu da oraya koy, sonra otur kahvaltını yap bir güzel.

Hah Dönüş, Derya'ya söyle, gelsin kahvaltıya otursun.

Baba, Derya sonra yiyecekmiş, dinlenmek istedi.

O ne demek kızım? Yeni yeni âdetler mi çıkartıyorsunuz?

Baba.

Of!

(Gerilim müziği)

-Derya, kalk kahvaltıya hadi. -Baba.

Babacığım, Derya bu yurt meselelerine biraz üzüldü.

O dinlensin, gel biz kahvaltımıza dönelim.

İyi hadi, hadi.

Kahretsin.

Lan, lan ne oluyor lan?

Lan polis çağırın, polis yok mu?

Kızım ne yapıyorsun sen? Deli misin sen ya?

Ne diyorsun sen ya? Pis dolandırıcı!

Ne diyorsun sen be? Bela mısın nesin?

Sen daha belayı görmemişsin! Bana bak, ya bana evimi verirsin...

...ya da paramı vereceksin!

Yok ya, başka derdin? Bela mısın nesin be yürü git şuradan!

Bana bak, paramı vereceksin, paramı verene kadar gitmiyorum buradan!

Para mı?

Ne parası? Hangi para?

Var mı parayı verdiğine dair herhangi bir ispatın?

Sahtekâr dolandırıcı! Ev var dedin, kapora aldın benden, kandırdın beni!

Şikâyet edeceğim seni, göreceksin gününü!

Asıl ben seni şikâyet edersem görürsün!

Hem kırdığın bu camın parasını da çatır çatır alırım senden!

Hadi git şuradan, yürü hadi!

-Göreceksin sen gününü! -Hadi hadi!

-Göreceksin şikâyet edeceğim seni! -Hadi!

Umarım bir daha tekrarlanmaz.

Sana da zahmet oldu kusura bakma.

Mustafa, oğlum burası küçük yer öyle ulu orta benim adımı...

...nüfuzumu kullanamazsın.

Yani senin nüfuzunu kullanmam sıkıntı oldu şu an.

Mustafa, gece gece olay çıkartıp karakolluk oluyorsun, ondan sonra da...

Sen oğlunla çilingire oturuyorsun gece yarıları.

Bak bu geceyi de benimle geçirmiş oldun ne güzel işte.

Seninle de otururuz çilingire.

Otururuz, konuşuruz, dertleşiriz.

Ama böyle saçma sapan şeylerle uğraştırma beni ne olur.

Ben seninle ne oturacağım, ne dertleşeceğim?

Ben öyle herkesle masaya oturmam.

Sen talimat vermişsin kapıdakilere. Ben fabrikadan içeri giremiyorum.

İçeri almıyorlar beni.

Hem telefonlarım da bağlanmıyor.

Geçen gece de oğlunla oturuyordun, gelemedim yanına.

Mustafa ben kimseye talimat vermedim.

İşte ben de burada buluşalım dedim, daha zahmetsiz oldu böyle.

Ne şahane bir çözüm, bravo.

Sen hani işe aldırıyordun beni? Ben o personel şefi midir nedir...

...gittim yanına, hiçbir halttan haberi yok.

Bak Mustafa...

...ben o gün Rüçhan Hanım'ın yanında öyle söylemek zorunda kaldım.

Bu konuyu konuşmamız lazım.

Bizim bu saatten sonra konuşacağımız tek şey maaş, ben sana söyleyeyim.

-Mustafa. -Bir de ben...

...sigortamın düzenli yatırılmasını isterim bilgin olsun...

...başka bir isteğim yok. -Olmaz.

Olmaz, orada çalışamazsın.

Ben bal gibi çalışırım orada.

Bana para lazım.

Tamam.

Tamam oğlum, harçlığını veririm ben senin.

Ya ne oğlumu, ne harçlığı?

İş vereceksin sen bana.

Ondan sonra gidip avukat mı tutuyorsun, dava mı açıyorsun ne yaparsan yap.

Sen bana soy ismimi vereceksin.

Hadi eyvallah.

Bak, ben yarın sabah saat 08.00'de fabrikadayım.

Tamam mı?

Bir daha ben kapıdan çevrilirsem o zaman hakikaten...

Efendiliğimi bozdurma bana burada şimdi, yarın görüşürüz.

Eyvallah.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

Alo, efendim.

Hakan benim Derya.

Sen miydin ya?

Ne biçim karşılama bu ya? Kapatayım istersen.

Vallahi ev ev diye tutturacaksan kapat bence de.

Hakan önce bir dinlesen.

Hem sen ne ara İzmir'e geldin?

(Derya ses) Bırak şimdi soru sormayı.

Zor durumda olmasam aramazdım seni.

Ne oldu?

Hakan benim senin yardımına ihtiyacım var. Evde misin?

Ben okuldayım şimdi.

Bir saate biter işim. Alsancak'taki mekânda buluşalım tamam mı?

Tamam.

-Sadık baba. -Söyle oğlum.

Nesrin teyze bebek mi getirecek?

Yok oğlum bir tanıdığımızın çocuğu olmuş da onu söylemiş.

Babacığım, dün nereye gittiniz anlatmadın. Kimin bebeğiymiş?

Kızım bir yere gitmedik öyle dolandık geldik.

Annen rahatsızlanmadan önce bir tanıdığımızın çocuğu olacaktı...

...onu hatırlamış işte.

Aa demek annem bir şeyler hatırlamaya başladı, iyileşiyor.

Belki yakında beni, ismimi de hatırlar.

Bir yabancı gibi bakmaz bana.

İnşallah.

Hatırlıyor ama öyle bölük pörçük.

Sadık, bebek nerede?

Nesrin'im, sen biraz daha dinlenseydin.

Ben Feride'ye söz verdim. Bebeği bulmam lazım.

Feride mi?

(Geçiş sesi)

Biz kardeş falan değiliz Dönüş.

Derya saçmalamayı bırakır mısın?

Ben Fatih Kalender'in kızıymışım.

Her şeyi anlattı bana.

Feride'ymiş benim annemin adı.

Nesrin'im, bak, sen çok yorgunsun, hadi biraz istirahat et, hadi canım.

Benim o bebeği bulmam lazım Sadık.

Ne olur yardım et, ben Feride'ye söz verdim.

Nesrinciğim hadi gel sen biraz daha dinlen hadi.

Olmaz Sadık vakit yok. Feride bana emanet etti kimselere bırakma dedi.

Benim o bebeği bulmam lazım.

Tamam tamam Nesrin gel.

-Gel gel. -Niye sokuyorsun beni o odaya?

-Nesrin Nesrin! -(Nesrin) Bırak, bırak istemiyorum!

Niye beni anlamıyorsun?

Benim bu çocuğu bulmam lazım!

Ben onu sahipsiz bırakamam!

-Nesrin tamam sakin ol gel, Nesrin! -Bırak, bırak diyorum!

Baba bırak! Zorlama!

Dönüş sen bu işe karışma! Hadi!

Yeter! Niye beni dinlemiyorsun?

Niye inanmıyorsun bana? Kimim ben?

Neyim? Neredeyim? Burası neresi? Bu çocuklar kim?

(Nesrin) Benim o bebeği bulmam lazım Sadık!

-Benim o bebeği bulmam lazım! -Dönüş!

Sen hemen doktorunu ara acil randevu al!

Bırak beni, gitmeyeceğim ben o odaya!

-(Nesrin) Niye beni dinlemiyorsun? -Tamam Nesrin gel.

Beni tıkma bu odaya, ben gitmek istiyorum!

-O bebeği almam lazım! -Artık kendine gel! Dönüş, Dönüş!

Nesrin, tamam tamam, Nesrin tamam.

Tamam bebek falan yok, o geçmişte kaldı.

-Şimdi öyle bir şey yok Nesrin. -Hayır var, var!

Feride'nin bebeği, sen de biliyorsun!

-Evet biliyorum ama... -Bırak beni.

Nesrin ne olursun.

Bak biraz nefes al.

Hadi biraz sakinleş, hadi bir tanem.

Nesrin.

O bebek...

...o Dönüş, şimdi bizimle beraber.

Bizim kızımız o.

Bizim evimizde güvende.

Sen...

...emanete sahip çıktın Nesrin'im.

Ama sen şimdi böyle yaparsan onu kaybederiz.

(Duygusal müzik)

Mine Hanım'ın kahvaltısını odasına servis et.

Çocuğunun yanında kalsın.

(Mine) Gerek yok.

Uyuttum çocuğumu.

Sizinle beraber yapabilirim kahvaltımı.

(Müzik)

Morale ihtiyacım olan bu günlerde yanımda olduğunuz için size minnettarım.

Umarım bu zor günleri bir an önce atlatırsın Mine.

Sanırım doğumundan ailene söz etmedin.

Anneni arasan, sana sahip çıksa...

...yanına alsa, yani bugünlerde aileden daha kıymetli ne var? Değil mi?

Keşke düşündüğünüz gibi olsa Rüçhan Hanım.

Ama maalesef öyle bir şey mümkün değil.

Arasam da ilgilenmezler.

Yapayalnızım anlayacağınız.

Peki ne zamana kadar çocuğunla kaçacaksın böyle?

Somer biraz söz etti. Senin için zor olmayacak mı?

Bir düzen kuracağım elbet.

Ama önce Kiraz'ın babası Kiraz'ı bir nüfusuna alsın da.

Aa görüştünüz mü babasıyla?

(Türkan) Bu güzel bir haber.

Bak, düşündüğün kadar yalnız değilmişsin demek ki.

Çok sevindim size sahip çıkmasına.

Umarım bu zor günleri bir an önce atlatır beraber olursunuz.

Umarım.

Kiraz'ın babası öyle düşündüğünüz gibi kötü biri değildir.

Dünyanın en özel, en cesur adamıdır.

Sadece halletmesi gereken bazı işleri var.

Onları halletsin, her şey düzelecek inşallah.

Meşguliyeti bitince de Kiraz'ı senin elinden alacaktır sanırım.

Neden böyle bir şey yapsın ki?

Evliyken başka bir adamdan çocuk sahibi olan bir kadının...

...anneliğine nasıl güvensin?

(Gerilim müziği)

Bu biraz ağır olmadı mı Rüçhan Hanım?

(Gerilim müziği)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

İyi misin?

(Duygusal müzik)

Sen Rüçhan Hanım'ın söylediklerine takılıp üzülme olur mu?

Bazen ne yaparsak yapalım içinde bulunduğumuz koşulları değiştiremiyoruz.

Eminim sen de böyle olsun istemezdin.

Ama bu senin iyi bir anne olmayacağın anlamına gelmiyor.

Sen bütün dünya sana karşıyken...

...herkesin kötü söylemlerine rağmen...

...bu bebeği doğurdun Mine.

(Mine ağlıyor)

(Türkan) Demek ki gerçekten istedin.

Sen çok güçlü bir kadınsın.

(Türkan) Çok cesur bir annesin.

Merak etme, bu bebeği kimse senden alamaz.

(Duygusal müzik)

Gerçekten böyle mi düşünüyorsun?

Benim yerimde olsan sen de aynı şeyi düşünmez miydin?

(Duygusal müzik)

(Kapı zili çalıyor)

Halacığım.

Canım benim ancak geldim ya.

Ne yaptın? Annenin kahvaltısını hazırlayabildin mi çocuğum?

Annemle babam doktora gitti.

Nasıl peki? Bugün iyi mi?

Bugün biraz kötü oldu ama...

...sanki hatırlıyor bir şeyleri artık.

Aa sahi mi?

Ayy çok şükür.

Sizi falan biliyor mu bari? Hatırladı mı sizi?

Yani babamı hatırlıyor.

İnşallah zamanla beni, hepimizi hatırlayacak.

Hala, hatırlaması unutmaktan daha zormuş insanın.

Çok sancılı bir durum bu.

İnşallah iyileşecek annem.

Ah sulu gözlü, yüce kalpli Dönüş'üm benim.

Canım yeğenim benim.

Öbür inatçı keçi nerede? Geldi mi?

İzmir'e gitti deyince bütün gece gözüme uyku girmedi.

Yok hala gelmedi hâlâ.

Ben de Serdar'ı arayacaktım, annemle babamın çıkmasını bekliyordum.

Hmm.

İyi bari tamam.

Ben de içerilere bakayım.

(Nezahat) Derya, ah Derya.

Dönüş, bir sakin sakin anlatır mısın ne olduğunu?

Derya İzmir'e gitti Hakan'la buluşmak için...

...ama ondan haber alamıyorum çok korkuyorum.

Tamam, ben şimdi Hakan'ı bir ararım.

O kadar kızgınım ki Derya'ya.

Az kalsın babam anlayacaktı gittiğini.

Sen şimdi bir sakin ol, tamam mı? Bulacağız ikisini de hiç merak etme.

Tamam ben senden haber bekliyorum Serdar, görüşürüz.

(Serdar ses) Tamam.

Of Somer ne yapıyorsun ne diyorsun ya?

(Gerilim müziği)

(Duygusal müzik)

Canım, çıkıyor musun?

Bak bakayım bana.

Senin yine bir şeye mi canın sıkıldı?

Aşkım.

(Duygusal müzik)

Benim işle ilgili biraz canım sıkkın da...

...ondan.

Ben seni böyle üzgün görmeye dayanamıyorum.

Seni çok seviyorum.

Ben de seni çok seviyorum.

(Duygusal müzik)

(Telefon çalıyor)

Nereye?

Somer, kızlar olabilir.

Tamam, ararsın sonra.

Somer.

Hem sen işe gitmeyecek miydin?

Gitmeyeceğim vazgeçtim.

-Somer. -Tamam, hadi bak.

(Telefon çalıyor)

Dönüş arıyor.

Efendim ablacığım?

(Dönüş ses) Alo abla, Derya İzmir'e gitti, bu saate kadar da haber gelmedi.

Ne?

Ne işi varmış İzmir'de?

Abla ne bileyim gitti işte.

Neyse fazla vaktimiz yok.

Biz şimdi Serdar'la gidip İzmir'den Derya'yı alacağız.

Halam da senden izin almamı istedi arayıp.

(Türkan ses) Ben sizin çevirdiğiniz dolapları hiçbir şekilde anlamıyorum.

Hah tamam gidiyoruz o zaman biz.

İyi tamam, nerede babam?

Babam, annemi doktora götürdü.

Abla, babam sorarsa Derya'yla bana geldiler dersin.

Akşama kadar idare et bizi olur mu?

Tamam merak etme ama sen bana Serdar'ın numarasını ver.

(Türkan ses) Aradığımda hemen açsın tamam mı?

Tamam.

(Müzik)

Derya'yla konuştun mu? İyi miymiş?

Yok.

Dedim ya Hakan'la konuştum sadece. Buluşacaklarmış onlar da.

Hakan Bey niye açmıyormuş acaba benim telefonlarımı?

Derya sanmış, o yüzden açmamış.

Ne alaka?

Bunlar dün kavga etmişler.

Derya ev tutacağız birlikte diye bir yerden para bulmuş.

Hayır nereden bulmuşsa.

Hakan da kabul etmemiş tabii. Anlayacağın birbirlerini yemişler.

Bu kız iyice çığırından çıktı.

Ne evi? Ne parası?

Hem dün gece nerede kalmış? Ya başına bir şey gelseydi!

Dönüş tamam bir sakin ol. Bir şey olmamıştır.

Hem Derya zeki kızdır. Kendine zarar getirtmez merak etme.

Annen nasıl oldu? Daha iyi mi?

Yani, bir şeyler hatırlamaya başladı.

Babana sormak istediğimiz bebek vardı ya.

Onu hatırladı.

Yok artık canım saçmalama. O nereden çıktı Dönüş?

Bilmiyorum annem sürekli bebekten bahsediyor, babam telaşlanıyor.

Var bir şeyler, hissediyorum.

(Gerilim müziği)

Şimdi nereye götürüyorlar?

Ben tekrardan bir EEG görmek istedim.

(İç çekiyor)

Ne olacak peki?

İyiye mi gidiyor yoksa daha geriye mi ben bilemiyorum ki.

Uzun süre yatağından kalkmayınca korkuyorduk.

Kalkınca da heyecanlandık ama...

(Duygusal müzik)

Ben bilemedim ki.

Nesrin'im için hangisi doğrudur hangisi daha iyidir.

Sanki...

...geçmişin hatıralarında...

...kör bir kuyuya düşmüş ve oradan çıkamayıp dolanıyormuş gibi.

Ben ellerimi uzatıyorum...

...var gücümle onu oradan hayata geri çekmeye çalışıyorum.

Evlatlarıma umut aşılıyorum, kendime umut aşılıyorum.

Olmuyor.

Sesim bir duvara çarpıp geri geliyormuş gibi sanki.

Sadık Bey öncelikle size içtenlikle teşekkür ederim.

Nesrin Hanım'a olan sabrınız, sevginiz, inancınız öyle büyük ki...

...siz aile olarak çok büyük bir şeyin üstesinden geliyorsunuz.

Nesrin Hanım kötüye gidiyor diyemem.

Şu anki zihin bulanmaları olacaktır.

Hatırladığı eskiye dair tanıdık bir şeyler bulun.

İnsanlar, yüzler, eşyalar. Bu sayede kendini güvende hissedecektir.

Hastamızın kendini güvende hissetmesi...

...tanıdık bir şeyler görmesi önemli.

Ama Nesrin hep geçmişte acı çektiği...

...üzüldüğü hatıralara tutunuyormuş gibi.

(Doktor dış ses) Büyük travmalarla yüzleşmek...

...iyileşmenin başlangıcıdır, unutmayın.

Bakmışsınız, küçük bir mutluluk da onu hayata döndüren tek bir nefes olmuş.

(Duygusal müzik)

Ne oldu?

Ben ilk defa Ayvalık'tan tek başıma dışarı çıkıyorum.

Tek başına mı?

(Müzik)

İkimiz diyecektin herhâlde.

Derya'ya da bir teşekkür borçluyum zaten.

Derya'yı bir bulayım ben, saçını başını yolacağım.

Yapamazsın ki kıyamazsın.

-Hem sen... -Ben ne?

Sen narinsin, naziksin, duygusalsın.

Kavga etmeyi beceremem yani öyle mi söylüyorsun?

Hayır, yani isteyince çok güzel kavga ediyorsun.

Ama sadece benimle.

Allah Allah. Ne yapmışım acaba ben sana?

İşte hemen bak böyle meydan okumaya başlıyorsun.

Ama seviyorum bu hâllerini.

(Müzik)

Mine sana biraz ıhlamur getirdik, içer misin?

Yok, içmem.

Tamam Aylacığım, koy buraya sen.

Of anneciğim ya! Yine kustu.

Tamam, sen üzerini değiş, hatta bir duşa gir, rahatlarsın.

Ver bebeğe ben bakayım biraz.

Ayla sen tutar mısın? Dikkat et. Dur.

(Müzik)

Ben şirkete geçiyorum.

Gözünüz üzerinde olsun. Boş bırakmayın.

Kiminle konuşuyor, ne yapıyor her şeyden haberim olacak.

Peki Rüçhan Hanım.

(Müzik)

Otur.

Hiç konuşamadık. Malum yeni bir telaşa düştük.

Eğer evin kurallarından bahsedecekseniz hiç zahmet etmeyin.

Hepsini ezbere biliyorum.

Sizin eviniz, sizin kurallarınız.

Senin bu açık sözlülüğün...

...sabırsızca kestirip atmaların hoşuma gidiyor bazen.

Ama dikkat et, haddini aşma.

Bu evde benimle savaşmaya kalkma sakın.

Teslimiyeti kabul edersen huzur içinde yaşarsın.

Ben buraya size teslim olmaya gelmedim Rüçhan Hanım.

Siz neden geldiğimi gayet iyi biliyorsunuz.

Somer'in başı belaya girmesin diye geldim.

Yoksa değil sizinle aynı sofrada olmak...

...aynı çatı altında olmak bile zulüm geliyor bana.

Aynı Türkan aynı küstahlığa devam ediyor. Öyle mi?

Hayat herkese bir şeyler öğretiyor.

Eğer küstahlıksa bunun adı, evet sizden öğrendiğim tek şey bu.

Ben buraya Somer'le gerçekten mutlu olmaya geldim.

Ve sizden de korkmuyorum artık.

Tabii.

Somer'i avcunun içine aldın ya.

-Onun sana karşı olan za... -Zaaf değil.

Zaaf değil bunun adı Rüçhan Hanım, sevgi.

Sınana sınana, emek emek, bebek gibi büyütülmüş bir sevgi var...

...Somer'le benim aramda.

Ve bunu bozmaya hiç kimsenin gücü yetmez.

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

Küstah!

Sana öğrettiklerimle oğlumu yeniden kazandın.

Somer'in hatırı olmasaydı seni saçlarından sürüklediğim gibi...

...kapıya bırakmıştım şimdi.

Sen devam et.

Böyle davranmaya devam et bakalım.

(Telefon çalıyor)

Efendim hala?

Halacığım, müsaitsen sana bir şey söyleyeceğim.

Evet, müsaidim.

Kızım imkânın varsa babana biraz yardım eder misin?

Maddi bakımdan yani.

Ne oldu hala?

Bak ama kurban olayım, Allah aşkına...

...benim aradığımı, benim söylediğimi bilmesin tamam mı?

(Nezahat ses) Sağı solu arıyor borç para için.

Bana da söylemiyor, gizliyor benden.

(Kapı kapandı) (Nezahat ses) Derya'yı...

...kayda götürdü ya kartı dolmuş herhâlde.

Bugün de anneni doktora götürdü.

Yazdığı ilaçlar pahalı herhâlde ki reçeteyi alamadan geldi.

(Duygusal müzik)

Kolay gelsin.

-Hesaplarda bir sıkıntı var mıymış? -Yok. Halletmişler.

Bu akşamki müşterilerle yemeğe sen gider misin?

-Sen gelmeyecek misin? -Kardeşim nasıl geleyim?

Evdeki durumları biliyorsun.

Benim erken gitmem gerekiyor.

Nereye varacak bu işin sonu?

Evin ortasında patlamaya hazır bir bomba Mine.

Farkındayım kardeşim.

Yasal süreci hızlandıracağım Selçuk, başka çare yok.

(Somer) Avukatla konuştum. Bütün nüfuzumuzu kullanacak.

Bence bir Türkan'la konuşsan önceden?

Davaydı, mahkemeydi derken duyulmayacak mı?

-Fena patlamasın iş. -Ben ne diyeceğim Türkan'a?

Türkancığım, Mine benim eski sevgilim, Kiraz da benim bebeğim mi diyeceğim?

Hayır bir de işin kötüsü ne biliyor musun?

Mine'nin yarasıyla ilgilendi Türkan, temizledi, bebeği kucağına aldı.

Sevdi, üzüldü onun için.

Ben nasıl söyleyeyim böyle bir şeyi Selçuk?

Şimdi bana güveniyor, seviyor.

Sen söyleyebilir miydin?

Haklısın da işte keşke senden duysa.

-Benim korkum... -Biliyorum kardeşim.

Bana asla güvenmez başkasından duyarsa.

Hatta terk eder.

Değil mi?

Sessiz sedasız açacağım bu davayı.

Ne olursa olsun.

Bu dava duyulursa bir tek Nihat'tan duyulur.

O herif de bana zarar vermek için...

...duyulmayacağı varsa bile bir şekilde duyurur.

(İç çekiyor)

Bu iyiliğini unutmam.

Merak etme, unutturmam.

Bir çek yazarsın olur biter canım.

Sen karımla çocuğumu bir bul, o iş kolay. İhya ederim seni.

Zaten ben konuşacağım damat beyle canım, böyle şey olur mu?

-Karı koca arasına girilmez... -Sakın!

Mevzu o raddeyi çoktan aştı.

Laftan anlamıyor Somer.

Sen yeğeninle Rüçhan Hanım'ı bir yokla.

Türkan mı? Yok Türkan benimle konuşmaz hiç.

Ama Rüçhan Hanım'la hâlâ bir hukukum var çok şükür.

-Sana güveniyorum. -Eyvallah.

Karımla çocuğumu bul Fatih, onlar benim ailem.

Mine bana çok kızgın ama affedecektir.

Somer, onu eski asistanı diye sahipleniyor, kendi aklınca.

Ama herkes haddini bilecek.

Tabii. Araba o tarafta.

(Gerilim müziği)

Bir tane daha alabilir miyim?

Bana da bir kahve verir misin kardeşim?

Fatih babandan kopardığın paraları buralarda mı harcıyorsun?

Boş ver şimdi onu.

Fena dolandırdılar beni.

Hayat bu, ders veriyor ama anlayana.

Ne diyorsun Hakan ya?

Diyorum ki ağlayanın malı, gülene hayır etmez demişler.

Burada ağlayan benim.

Ben aldığım parayla kendime ev tutacaktım.

Canımı yakan herkesten uzaklaşıp kendime yeni bir hayat kuracaktım.

Derya, düşünmeden hareket ediyorsun.

Yani öfkeni anlıyorum ama kendine zarar verirsin bu şekilde.

Bilmediğin bir şehirde, bilmediğin bir dünyadan bahsediyorsun.

Bak sakin ol, izin ver sana yardımcı olayım.

Yanında olayım.

Kendi başına işler yapma.

Peki nasıl olacak?

Herkes bana sus diyor, dur diyor.

Benim içimdeki fırtına ne olacak?

İçindeki fırtınaya kapılmayacaksın Derya.

Güçlü olacaksın.

Topla kendini hadi.

Bak Serdar'la Dönüş de geliyor şimdi, tamam mı?

Eyvallah.

(Müzik)

(Arabadan gelen tıkırtılar) Ayy!

Ne oldu?

(Serdar) Ya... Of!

(El frenini çekti)

Serdar ne oluyor?

Arıza yapacak zamanı buldu.

(Serdar) Hey Allah'ım!

-Of! -Ne yapıyorsun?

İyi misin? Bakayım, acıdı mı?

Arabada su vardı, ben su getireyim.

Dur, gel buraya. Bir şey yok zaten, geçer şimdi.

Serdar ne yapacağız? Yolda mı kaldık şimdi?

Serdar yapma, elin yanacak tekrar.

Dur, belki tamir edebilirim. Bence su kaynattı zaten.

Bizim evdeki musluğu tamir ettiğin gibi mi?

Hiçbir şeyi de unutma zaten.

Unutulacak gibi mi?

Neyse, ben babamı arayayım en iyisi.

(Müzik)

Alo, baba.

Ne yaptın, ne diyor baban?

Bak işte, bunu söylemeye çalışıyordum sana.

Neyi?

Sana narinsin demiştim ya.

Şu an elinde tuttuğun çiçek kadar narinsin.

(Hareketli müzik)

Serdar, yolda kaldık farkındaysan.

Baban ne dedi, onu söyle.

Babam bir daha kız kaçıracağın zaman...

...arabayı sanayiye göstermeden yola çıkma dedi.

Deli.

Hah!

Serdar bak sakın aklından bile geçirme.

(Neşeli müzik)

Ya inanamıyorum sana.

Tamirci yakınmış işte ne güzel atacak bizi.

Ayy!

(Koyunlar meliyor)

(Neşeli müzik)

(Duygusal müzik)

Babacığım.

-Güzel kızım benim. -Canım babam benim.

Nasılsın babacığım?

Nasıl olayım kızım? İyi olmaya çalışıyoruz.

Kızları getirmemişsin, sendelermiş.

Ben bir kahve yapayım.

Siz baba kız güzel güzel bir sohbet edin.

Kızlar benim evdeler, temizlik yapıyorlardı.

Ben de üzerlerine kapıyı kapatıp çıkıp buraya geldim.

Oh, iyi olmuş.

Dönüş'ü çok yorma da Derya'yı çalıştır. O cezalı.

Bir güzel yorulsun deli kızım.

Tamam.

Dün gece Rüçhan Hanımlara gittiniz.

Ne oldu, niye gittiniz?

Öyle, önemli bir şey değil babacığım. Anlatırım sonra.

Sen onu boş ver de annemden bahset.

Derdi neymiş, nereye gittiniz?

Kızım hiç sorma.

Annen dün tutturdu, Feride'nin doğumuna yetişeceğim diye.

Aa!

O yüzden bebek çantası hazırlıyormuş, öyle mi?

Gerçi doktor, bazı şeyleri hatırlaması iyi dedi.

Uzak geçmişte de olsa...

...bir şeyleri hatırlaması işinize yarar dedi ama...

...ben...

...korkuyorum Türkan.

Annenin hatırladıklarından korkuyorum.

Çok zor günler geçiriyorsun, biliyorum.

Ama yanındaym.

Annene bir şeyler hatırlatacağız derken Dönüş'ü kaybetmekten korkuyorum.

O bir şey anlamasın, bir şey öğrenmesin diye ne yapacağımı şaşırdım.

Öyle bir şey olmayacak baba, merak etme.

Annem çoğu şeyi eksik hatırlıyor zaten.

Dönüş’ün de bunlara anlam yüklemesi çok zor.

Korkmayalım, olur mu?

İnşallah bunların da üstesinden geleceğiz güzel kızım.

İnşallah babacığım.

Bu ilaçların hepsi annemin mi?

Evet.

Ne kadar çok ilaç yazmış doktor.

Evet.

Ne oluyor?

Bir şey yok, ben halledeceğim, sen devam et.

(Müzik)

Kolay gelsin.

(Müzik)

Ne yapıyorsun?

Kapatıp açıyorum.

Sen bu makineyi kapatıp açtığında ne kadar volt elektrik çekiyor, biliyor musun?

Teknik servis çağırın hemen.

Yok, yok. Gerek yok teknik servise, ben halledeceğim şimdi.

Bırak şunu, teknik servis geldiğinde onlar ilgilenir.

Tamam mı?

Kim bu ya?

Adamdaki rahatlığa bak.

Yok, yok. Ben senin kadar rahat değilim.

Babası zeytin kralı olan sensin.

Bir de şöyle bir şey var galiba.

Sen doğuştan mühendis oluyorsun, değil mi?

Laflarına dikkat et.

Ben bir şey demedim.

Baba parasıyla bana patronluk taslasyan sensin.

Sen sabah sabah belanı mı arıyorsun?

Ne?

Bak, ya efendi gibi işini yap, yoksa...

Yoksa ne?

Ne yapacaksın?

Patron bozuntusu.

Somer, gel böyle. Tamam, gel böyle.

Bırak!

(Erkek) Oğlum, ne yapıyorsun sen? Somer Bey'le nasıl konuşuyorsun öyle?

Somer Bey diyorsun, öyle mi?

Kimlik önemli tabii.

Uzatma, uzatma.

Lan bıraksana oğlum!

Bakarız icabına, veririz çıkışını olur biter.

Bırak, tamam.

Dağıl hadi.

Benim başka bir işim var, onu halledeceğim.

Peki, bunlar son rakamlar mı?

Bu...

...Mustafa Yalçın...

...denen herif kim?

Ne zaman başladı işe? Kim aldı?

Benim bir arkadaşımın oğlu. Ne oldu?

Personeline söyler misin...

...derhâl ilişiğini kessin, defolsun gitsin buradan.

Bir saniye, bir saniye.

O çocuk burada işe mi başladı?

Evet, babasına söz vermiştim.

Ben seni bu yükten azade etmek için...

...personel müdürüne bizzat talimatta bulundum, işe alınmasın diye.

Personel bana bağla Rüçhan Hanım.

Ve bundan sonra birbirimizden habersiz iş yapmazsak memnun olurum.

Bak Somer...

...seni bu kadar sinirlendiren her neyse...

...gideriz, konuşuruz, gerekirse uyarırız.

Ama ailecek zor durumdalar, kapıya koymak olmaz.

Baba, eğer zor durumdaysa işine de ustasına da saygı duyar.

Bu herif terbiyesizin teki. Gönderelim gitsin.

Somer, bunu daha sonra konuşalım, olur mu?

Daha sonra konuşmayacağız. Gönderilmesini istiyorum.

Hayır Somer...

...burada çalışmaya devam edecek.

Konu kapanmıştır.

(Gerilim müziği)

İşimize dönsek iyi olur.

Reis, bir çay versene bana.

Eyvallah. Sağ olasın.

(Müzik)

Vallahi o.

Şu yollarda bir rahat yürütmüyorlar insanı, değil mi?

O günden beri siz bir daha buradan geçersiniz diye ben...

...bu saatlerde hep bu civarlardayım.

Hatta sizin kolunuza girdiğimde saat 14.14'tü.

Bugün 17 dakika geciktiniz.

Ben bir teşekkür borçluyum size aslında.

O gün korktuğum için bir şey diyemedim, kusura bakmayın.

Yani teşekkür tamam da...

...aslında sizin bana bir çay borcunuz var.

Ben Mustafa.

Türkan ben de.

Memnun oldum Türkan.

Ne dersin, bir çay içelim mi beraber?

Hayır. Yakışık almaz.

Benim gerçekten kötü bir niyetim yok.

Şüphesiz. Ama ben evli bir kadınım.

O yüzden yakışık almaz.

O gün bana gerçekten çok büyük bir iyilik yaptınız. Tekrar teşekkür ederim.

Ama sizinle çay içemem Mustafa Bey. İyi günler.

Tüh!

Ulan Mustafa, hakikaten bu sefer sert kayaya çarptın.

Geçmiş olsun.

(Müzik)

Deryacığım, yavaş. Daha demin ne konuştuk seninle ama?

Hakan, bırak ya, biraz kafa dağıtıyorum, rahatlayayım.

Bari aç aç içme, bir şeyler ye de miden kötü olmasın.

Üzülür müsün benim için?

Üzülürüm tabii.

Yani önemliyim senin için.

Değil mi?

Önemlisin tabii. Hatta özelsin.

(Duygusal müzik)

Ne güzel bir duygu.

Ne güzelmiş burası.

Keşke biraz daha böyle kalsam.

Derya!

Hah! Federaller de geldi.

Neredesin sen? Hakan'la da kalmamışsın. Ben evde neler yaşadım, haberin var mı?

Dönüş tamam, sakin.

Ya başına bir şey gelseydi Derya? Hadi kendini düşünmüyorsun bari beni düşün.

Yastık numarası yapsaydın Dönüş. O işe yarıyordu.

Bırak şunu artık, yeterince içmişsin zaten.

Tamam artık, bir sakin olun. Ne yapacağız, onu söyleyin artık.

Hah, Serdar da burada olduğuna göre, hadi Hakan.

Derya, unut o işi, olmaz.

Ne işiymiş bu?

Ne oldu Hakan?

Kendisi dolandırılmış. Emlakçıya parasını kaptırmış.

Diyor ki adamı dövelim, paramızı alalım.

Başımızı belaya sokacağız yani, öyle mi?

Ne oldu? Korktun mu?

O önemli değil. Parayı alırdık da...

...adamın dükkânının camını çerçevesini indirmiş.

Derya ne yaptın sen? Tanıyamıyorum ben artık seni.

Tanışalım o zaman.

Ben Derya Kalender.

Ama hangisi?

Kalk hadi, gidiyoruz eve.

Sizinle de bir şey yapılmıyor zaten.

Hadi Derya, hadi.

Tamam, bırak.

Ben konuşurum onunla.

Derya!

Derya, durur musun lütfen?

-Hadi gidelim. -Nereye?

-Evimize. -Orası benim evim değil.

Derya.

Gel otur, gel.

Otur.

Al, iç bir yudum.

Tamam, yeterli.

Nefes al.

Nefes al.

İyi misin?

Derya...

...ev nedir, bilir misin?

Kendini en çaresiz, en yalnız hissettiğinde...

...gözün kapalı yolunu bulduğun...

...içinde sevdiklerinin kalbi attığı...

...mutfak kapısında çentik çentik boyunun işaretlendiği yerdir.

Dönüş...

...ben evimi de ailemi de çok seviyorum.

(Duygusal müzik)

Derya'ya bir çorba falan mı içirsek, ne yapsak? Kendine gelir belki.

İyi olur vallahi.

Dönüş de aç zaten, yol boyunca bir şey yemedi.

Hadi.

Hadi kızlar, bir şeyler yiyelim.

Anladım Dönüş. Biraz daha iyi mi şimdi?

(Dönüş ses) İyi, iyi. Toparladı.

O gelsin, soracağım ben ona.

Neyse, oyalanmayın hadi, gelin bir an önce, tamam mı?

Neredelermiş? Geliyorlar mı?

Geliyorlarmış hala, yoldalarmış.

İyi, vakitlice gelsinler de.

Hala, ben ilaçları şimdi neyi ne zaman alacağını hepsini yazdım buraya.

-Tamam. -Ona göre verirsiniz.

Tamam canım, artık yarın başlarız.

Tamam.

Ben bir annemin yanına uğrayayım.

Hadi uğra.

(Duygusal müzik)

Buyurun.

İlaç saatiniz Nesrin Hanım.

Siz yeni mi başladınız?

Yeni hemşire misiniz?

Evet.

(Duygusal müzik)

(Müzik)

Buyurun, ilacınız.

-Teşekkür ederim. -Afiyet olsun.

(Müzik)

Ne yazıyorsunuz? Yardımcı olayım.

Ben hallederim. Gerek yok.

(Müzik)

Sizden bir şey istesem.

Bunu benim için postaya verebilir misiniz?

Tabii. Nasıl isterseniz.

Ben şuraları toplayayım.

(Müzik)

Ah hala ah!

Ya bunu kızlar görseydi?

Allah aşkına, niye annemin eline kâğıt kalem veriyorsun hala?

Halacığım, laf söz dinliyor mu hiç?

Aklıma gelmezdi vallahi böyle bir şey yazacağı.

Hala, ne olursun dikkat edelim, olur mu? Gözün üstünde olsun annemin.

Tamam canım, merak etme.

(Telefon çalıyor)

-Efendim Somer? -(Somer ses) Canım, neredesin?

-Annemlerdeyim. -(Somer ses) Eve geçerken alayım mı seni?

Yok. Kızlar gelecek İzmir'den akşam. Onlar gelene kadar annemin yanında durayım.

(Somer ses) Peki, dönecek olursan ara ama gelirim, tamam mı canım?

Tamam canım, öpüyorum.

(Kapı zili çaldı)

Neredesiniz sizi kaçaklar?

Ablacığım, bu saate kadar sen bizi mi bekledin?

Evet, ne dolaplar çeviriyorsunuz Dönüş?

Antacağım sonra.

Derya, kime diyorum?

Abla.

Abla, bir su içeyim anlatayım sana, olur mu?

Hadi.

(Duygusal müzik)

(Dönüş dış ses) Bizim birbirimizden başka kimimiz vardı ki?

Çocukluğumuzdan bu yana...

...her korktuğumuzda birbirimize sarılıp sakinleşmiş, teselli bulmuştuk.

Bazı şeyler hiç değişmiyordu işte.

Annemizin kaybolduğu o geçmiş...

...daha önce hiç karşılaşmadığımız bir acıyla tanıştırmıştı bizi.

Annemizi yaşarken kaybetmek.

Bir cenazenin her gün yeniden kalkması gibiydi unutuşları.

Her gün yeniden kaybediyorduk annemi.

Kardeş olmak buydu.

Böyle bir şeydi.

Aynı acıyı üçe bölmek acıyı azaltmıyordu.

Sadece biraz daha dayanılır kılıyordu.

Ölmek gibi bir şey unutulmak.

İnsan hatırlanmayınca...

...ölmüş gibi bir şey oluyor.

Bir de annen tarafından hatırlanmıyorsan eğer...

...büyük kimsesizlik.

Anne insanın ilk evi.

Hatırlanmamak...

...evinden, yurdundan atılmak gibi.

Buralardan geçiyordum da seni bir göreyim dedim.

Konuştun mu annenle?

Şimdi şöyle izah edeyim ben.

Konuştun mu konuşmadın mı?

Bu akşam konuşacağım.

Her gün bu akşam konuşacağım diyorsun İrfan.

Hem oyalama beni, beni isteyenler var.

Kim? Kimmiş onlar?

Hadlerini bilsinler. Bir kızı bir İrfan ister, o da benim.

Üf! Uğraşamayacağım seninle, işim gücüm var.

İyi akşamlar.

-Hoş geldiniz Somer Bey. -Hoş bulduk.

İrfan, hayırdır bu saatte, posta mı var?

Evet, posta var.

-İyi akşamlar. -İyi akşamlar.

Bir şey diyeceğim, Somer Bey ne yapıyor burada?

Somer Bey deme bana.

(Kapı kapandı)

Zaten sana dedim, Somer Bey'e demedim gülüm.

Uğraşamayacağım seninle, hadi güle güle.

Bu akşam çekiyorum annemi karşıma ve konuşuyorum. Nokta bitti.

Hadi bakalım.

İyi akşamlar zeytin gözlüm.

(Müzik)

Annem, ne oldu?

Ne anlatıyorsun?

Aşkım.

Kiraz, bak baban geldi meleğim.

Somer, şunun tatlılığına bir bak lütfen.

Babası biz bugün hiç yaramazlık yapmadık, biliyor musun?

-Al. -Yapma şunu.

-Niye? Türkan evde değil ki. -Fark etmez.

Bana bu şekilde davranma.

Sen ne zannettin ya?

Türkan evde yok diye sana farklı mı davranacağım?

Of Somer, biraz rahat ol diye diyorum.

Rahatım zaten ben Mine.

Ver.

Dikkat et.

(Somer) Kiraz. Aman, Kiraz.

Özledin mi babayı?

Nihat'tan haber var mı?

Peşinde. Ararsa sakın açma.

Düşüp kalsa keşke bir yerde.

Yarın avukata vekalet vereceksin.

-Dava için. -Tamam.

Çabucak bitsin de şu işler.

(Müzik)

Aynı Nesrin teyzeninki gibi olmuş Türkan.

Geç kızım, sen de otur, hadi.

Babacığım, salatayı Derya yaptı, biliyor musun?

Öyle mi?

Elinize sağlık.

Ablanız gelince hepinizi mutfağa toplamış.

Aynen öyle oldu.

Özlemişiz değil mi birlikte yemek yemeyi?

Ablam da gelince eski günlerdeki gibi olduk.

Çocuklar...

...annenize de iyi gelecek şeyler yapacağız bundan sonra.

Bugün doktora gittik, biliyorsunuz. Çok önemli tavsiyelerde bulundu.

Annenizi mutlu edecek ne varsa...

...eskilerden tanıdık gelen...

...iyi gelen her hatırayı ona yaşatacağız.

Ben aslında anneme hep mutlu olacağı şeyler anlatıyorum ama...

Aferin sana.

Annenzi sağlıklıyken bu evin düzeni nasılsa aynı şekilde devam edecek.

Hatırlaması için eski eşyalardan da çıkaralım koyalım ortaya, her yere.

Ne bileyim, eski saksı çiçeklerinden...

...biblolardan, resimlerden ne varsa.

Bu arada...

...soframıza her gün aynı saatte...

...ve hep birlikte oturacağız eskisi gibi.

Ve annenizin sofraya gelebilmesi için...

...tatlı tatlı ikna edeceğiz.

Tatlı tatlı ikna edeceğiz. Hepimiz...

...ele ele verip...

...hep birlikte...

...bu sorunu da aşacağız.

(Sadık dış ses) Çocuklar beraber atlatacağız bu günleri.

Güneş hanemize yeniden doğacak.

Ben inanıyorum buna, siz de inanın.

Bizim bizden başka ilacımız, çaremiz yok.

Anneniz sağlığındayken...

...çok cesur...

...çok güçlü bir insandı.

Hiçbir zaman pes etmezdi, vazgeçmezdi.

Şimdi sıra bizde.

Yüreğimizi koyacağız ortaya...

...onu...

...geçmişe hapseden zincirleri...

...birlikte kıracağız.

Karın nerede oğlum?

Ailesiyle birlikte.

Hah, aynı terane.

Buraya gelince nedense hemen ailesi geliyor aklına.

Ne diyorsun anne?

Kız ailesiyle vakit geçirmesin mi? Bırak artık şu davranışları.

Anneni tanımıyor musun oğlum?

Mutlaka birilerinin huzurunu kaçıracak.

Huzur kaçırmak demişken...

...bu kadın daha ne kadar kalacak burada?

Afiyet olsun.

Uyutamadım.

Artık kızımla beraber yeriz.

Geç.

Ayla, bir servis açar mısın?

Tamam, tamam.

Kızım, sen onu bana ver. Yemeğini rahat ye.

Rahatsız olmasaydınız. Yani yemeğinizden etmeyeyim şimdi.

Hayır canım, ben yedim.

Ver sen onu bana.

-Tuttum. -Dikkatli olun.

Gel bakalım, gel.

Oy, oy, oy!

Gel bakalım dedesinin güzeli, gel.

Haniymiş benim Kiraz'ım, neredeymiş benim tatlı torunum!

Sen çabucak büyü, biz beraber gezmelere gidelim.

Yemeğin bitince odana çekilirsin.

Ortalıkta fazla dolanma, gelen gidenimiz var bizim.

Köleniz değilim Rüçhan Hanım.

Torununuzun annesiyim.

Öyle mi?

Yani ortalıkta rahat rahat dolanırım diyorsun.

Çarşıya pazara çıkıp ilan et bir de.

Bu Kormanların torunu, ben de onun annesiyim diye.

Rüçhan, yeter.

Bizim aileden biriymiş gibi davranmasına izin veremem.

Somer.

Siz beni delirtmek mi istiyorsunuz?

Sabrımı mı sınamaya çalışıyorsunuz, anlamıyorum.

Mine bu evde misafir, tamam mı?

Benim misafirim, çocuğumun annesi. O yüzden ona saygı duyacaksın.

Eğer boğasından iki lokma geçiyorsa...

...bu sana ve çocuğuna duyduğum saygıdandır.

Ama benden şu kadına saygı göstermemi bekleme sakın.

Anne, yeter!

Sen de...

...tavrınla, dilinle ortamı zehirleyip, beni pişman etme!

Somer.

(Somer) Yeter ama ya!

Somer.

Gel, gel.

Gel. Oy, oy!

Zehir ettin ya şu yemeği.

(Gerilim müziği)

Sen de büyüyünce baban gibi böyle sinirli bir kız mı olacaksın?

Baba ya!

Kolay olmayacağını biliyordun.

Biliyorum ama...

...yani zorlaştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Benim canımı sıkan bu.

Haklısın.

Ama sen bütün bunları kızın için göze almadın mı?

Somer, bence Mine'ye fazla yüklenme.

Tamam, onu tasvip etmiyorum gerçi ama...

...yine de çok üstüne gitme.

Şu an her şey onun elinde.

Kızını alıp gidebilir.

Seni babalığınla cezalandırabilir.

Sonra çocuğunu asla göremezsin.

Yıllar sonra karşılaştığın zaman...

...ona ne cevap vereceksin?

Bu durumu nasıl açıklayacaksın?

Bence bütün bunları düşün.

Eline sağlık kızım, her zamanki gibi.

Afiyet olsun babacığım.

Ee, döndünüz demek Rüçhan Hanım'ın evine.

Evet, öyle oldu baba.

-Somer mi istedi? -Hayır, hayır. Ben istedim.

Böylesi bizim için daha iyi olacaktı.

Artık kırgınlıklar bitsin istedim baba.

Biliyorsun, ben böyle kalabalık, büyük bir ailede yaşamaya alışkınım.

İyi kızım.

Senin deneyimlerin var, kendin tecrübe ettin.

En doğru kararı vereceğine inanıyorum.

Zaten sen huzurluysan bize bir şey söylemek düşmez.

Sağ ol babacığım.

(Kapı zili çaldı)

Dönüş mutfaktaydı, bakar.

Bu saatte kim olabilir ki?

Bilmem ki.

Baba...

...biz Somer'le gayet mutluyuz.

Aklın kalmasın, olur mu?

Çok iyi kızım.

İyi akşamlar.

Somer.

Damat, hoş geldin.

Hoş bulduk. Tatlı getirdim.

Niye zahmet ettin.

Geç, şöyle otur.

Ben kızlara haber vereyim.

Hadi bakalım.

(Müzik)

Mesut makarnasını yemedi.

Nesrin teyze kızsın diye.

Oğlum.

Kızmayacak mısın?

Yok. Kızmam sana.

Mesut'un radyosu...

...şarkı çalsın Nesrin teyze.

O ne?

Sen demiştin ya...

...hatırlama sandığı.

Hatıra sandığı.

Ne var içinde?

(Duygusal müzik)

Mesut'un saçlarını kesmişti Nesrin teyze, annesine saklamıştı.

Sevsin diye.

Mesut'un saçlarını kim kesecek şimdi?

Kim sevecek?

(Duygusal müzik)

Annesi çok uzakta artık onun...

...gitti.

Onu şimdi sevmek lazım.

Sarıp sarmalamak lazım.

Söz verdim ben...

...saçını okşayacağım diye.

Bir yuvası olsun diye söz verdim.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Somer enişte kesene bereket, çok güzeldi tatlı.

Afiyet olsun.

Sadık baba, geç oldu. Biz artık müsaadenizi isteyelim mi?

Tabii çocuklar.

Ama bir daha geldiğinde uzun uzun sohbet edelim, olur mu?

Tabii ki. Teşekkürler her şey için.

Hadi bakalım.

Güzel kızım.

Damat, teşekkür ederim.

Abla, yarın pikniğe gitmek istiyorlar.

-Kim istiyor? -Hakan'la Serdar.

Şimdi Derya'nın biraz morali bozuk ya piknik ona iyi gelir.

-Sen babamı idare edersin, olur mu? -Tabii, tabii.

Piknik, ben çok severim. Sadık baba!

Somer.

Yarın hep birlikte pikniğe gideli mi? Kızları da götürürüz hem.

(Sadık) Aa, ne güzel olurdu.

Eskiden çok sık giderdik.

Mangal yapardık, oyunlar oynardık.

Değil mi soğuk suyun içine karpuz da koyardık.

Nesrin'im de pek sever.

Tamam, yarın hep birlikte gidelim o zaman.

(Somer) İyi akşamlar.

Dönüşcüğüm, arkadaşlarına söylersin, benim gözetimim altında sizinle buluşabilirler.

Tamam mı? Yarın ailecek görüşmek üzere.

Hadi karıcığım.

Hadi Derya gel, biz de ortalığı toparlayalım yavaştan.

Hadi çocuklar, ben de yardım edeyim size.

(Müzik)

Uyuttun mu torununu?

Huzursuzdu yavrucak.

Çocuklar annelerinin huzursuzluğunu hissedermiş.

Fazla yüz veriyorsun bu kıza.

Sen de fazla sert davranıyorsun Rüçhan.

Eğer bebeği alıp giderse...

Hiçbir yere gitmez.

Ayrıca gitse ne olacak ki?

Somer'i ömür boyu bir vicdan azabı ve hasretle bırakacak.

Çok iyi biliyorsun bu duyguyu.

Ne demek istiyorsun?

İhanet defterin kabarık ya...

...senin de olmasın böyle sağda solda Kiraz gibi bir veledi zinan.

Saçmalıyorsun.

Gerçekten saçmalıyorsun.

Seninle de konuşulmuyor ki.

(Gerilim müziği)

Güzel.

Annem.

(Kapı açıldı)

(Türkan) Dönüş nasıl kızardı ama sen öyle söyleyince.

Öyle bir başlarına pikniğe gitmek de neymiş.

-Çok fenasın Somer. -Öyle ama. Hadi gel.

Canım babam ya, nasıl heveslendi. Özlemişiz.

(Müzik)

Kiraz.

Baban geldi kızım. Özledin mi babanı?

Hadi gel gidelim kuzum, gel annem.

-Ne? -Sen bütün gün böyle mi dolaştın?

-Nasıl dolaştım? -Yanlış iliklemişsin.

Yani umarım kimse fark etmemiştir.

Hâle bak ya, kimse de bir şey demedi.

Ee, sen şimdi patron oluğun için söylemeye cesaret edememişlerdir.

(Duygusal müzik)

(Kiraz ağlıyor)

-Neye güldün? -Ne bileyim?

Bizim de bebeğimiz olsa böyle olacaktık herhâlde.

Nasıl olacak?

Yani böyle işte.

Öyle mi?

Ayla'yı bulamadım.

Rüçhan Hanım'ı da bu saatte rahatsız etmek istemedim.

-(Mine) Ne yapacağımı bilemedim. -Ne yapıyorsun?

Ne oluyor ya?

Kusura bakmayın, sizi de rahatsız ediyorum ama...

...sabahtan beri çok ağlıyor. Yani şimdi biraz sakinledi ama...

...bana sıcak geliyor. Ateşi mi var, anlamadım.

Derece vardı ya Mine, baksaydın.

Dur ver, bir de ben bakayım.

Somer, Somer sen biraz Kiraz'ı tutsan, ben de dereceyi getirsem olur mu?

(Kapı kapandı)

Ben anlamadım. Sabah da aynısını yaptı.

Ne zaman bebeği kucağıma almaya çalışsam bir şekilde engel oluyor.

-Sana öyle gelmiştir canım. -Hayır Somer.

Özellikle fark ettim bunu.

Mine bebeğini benden esirgiyor.

Türkan yeni doğum yaptı, bir sürü şey geçti başından, onlardan etkilenmiştir.

Sen üstüne alınma.

(Hareketli müzik)

(Kiraz ses çıkarıyor)

Tamam.

Ateşi falan yok, kontrol ettim.

Somer bari bir beşik alsak. Belki ona alışır ben de rahat ederim.

Benim kollarım kopuyor böyle sallayacağım diye.

Sabret, yeni eve yerleştiğinde alırız.

O zamana kadar felç olmazsam tabii.

Neyse ya, kime ne anlatıyorsam?

(Gerilim müziği)

Bir daha sakın yatak odama girme.

Sakın!

(Gerilim müziği)

(Kapı kapandı)

(İç çekiyor)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Canım.

Günaydın.

Günaydın.

Günaydın aşkım.

Burada uyuyup kalmışsın yine. Tutulacak her yerin.

Çok güzel esiyordu gece...

...uyumuşum ben de.

İki gecedir böyle.

Derin düşüncelere boğulup gidiyorsun. Nedir seni bu kadar düşündüren?

Mine mi?

Yok ya, ne alakası var?

Ne peki?

İşle ilgili kafam yoğun biraz.

Senin için yapabileceğim bir şey var mı peki?

(Duygusal müzik)

Omzumu ovabilirsin mesela.

Yorgunluğumu alır, olur mu?

Peki, geç hadi.

(Duygusal müzik)

Ah!

Ne ah? Burada yatarsan tutulur tabii her yerin.

Ah yavaş! Acıdı Türkan.

-Bazen sert yapmak gerekir, değil mi? -Allah Allah?

Bence bilerek yapıyorsun gibi geliyor bana ama.

-Aa aa, niye yapayım canım? -Gece yanında uyumadığım için.

Doğru iyi hatırlattın.

Yanımda uyumamanın bedelini ödeyecektin tabii, değil mi?

Ah!

Sen gelsene buraya.

(Türkan) Hayır! (Türkan gülüyor)

-(Somer) Böyle sert mi yapmak gerekiyor? -(Türkan) Hayır.

Bunun için getirdim seni.

Kim hancı kim yolcu, anla diye.

Kapının eşiğinden bebeğinle geçtin diye kimse tahtını sana bahşetmeyecek.

Bu yüzden ara aileni, sana sahip çıksınlar.

Sorunlarına bizi bulaştırma.

Somer evladına elbette sahip çıkacak.

Yazık sana.

(Rüçhan) Ah.

Yazık bu gözyaşlarına.

Üzme bu kadar kendini. Bak lohusasın.

Allah korusun bir de sütten kesilirsen ne yapar bu yavrucak?

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Derin bir nefes veriyor)

(Martı sesleri)

(Gerilim müziği)

(Müzik duygusallaşıyor)

Ah be Nesrin.

Kim bilir ne zaman koydun bunu cebime.

Hızır gibi yetiştin.

Gerçi sen...

...hep benim Hızır’ımdın.

-Babacığım çıkıyor musun? -Evet kızım, çıkıyorum.

Dönüş, büfede faturalar olacaktı. Onları versene bana bugün halledeyim.

(Duygusal müzik)

-(Dönüş) Baba buyur. -Sağ ol kızım.

Dönüş, öğleden sonra pikniğe gidilecek, eniştene söz vermiştik.

-Hazırlık yapın tamam mı? -Tamam babacığım.

Nesrin ablacığım, iyi misin? Bir ihtiyacın var mı?

Ben, şu yeni gelen hemşireye bir mektup vermiştim...

…postaya versin diye ama bir haber çıkmadı.

Sizde Zübeyde Hanım Doğumevi'nin numarası var mıdır?

-Bulurum ben, merak etmeyin. -Sağ ol.

Neyi buluruz?

Derya, annem hem Feride'yi hem de çocuğunu hatırlıyor.

Zübeyde Hanım Doğumevi dedi. Demek ki çocuk orada doğmuş.

Anlayacağız şimdi her şeyi.

Hem sen de o Fatih pisliğinin, sana yalan söylediğini anlayacaksın bu sayede.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Avukat geldi, eksik evrak varmış. Onları halledip bugün açıyoruz davayı.

Mine'nin vekâlet işini bugün çözmesi gerek.

Tamam.

Eve noterden birini yolla, alsın vekaleti.

Tamamdır.

(Hareketli müzik)

Nihat Bey...

...sen emin misin, Somer'in karını sakladığına?

O kadarını ben de düşünebilirim değil mi Fatih Bey?

Ailesinin yanında değil, bence sen de bir Rüçhan Hanım'ı falan soruştur.

Yeğeninle konuşmaya çalış. İkisinden biri açık verir.

Kapıyı kapat!

(Kapı sertçe kapandı)

Bak Mustafa...

...Somer'le didişmenin sana hiçbir faydası olmaz.

Ona bulaşma.

-Ben didişmedim, ilk o sataştı bana. -Her neyse.

Eğer burada çalışmaya devam etmek istiyorsan Somer'den uzak dur.

Yani sen oğlunu mu benden koruyorsun...

...beni mi ondan sakınıyorsun, ben hiçbir şey anlamadım.

Mustafa!

Mustafa, söz oyunlarıyla uğraştırma beni şimdi.

Bak eğer bizimle devam etmek istiyorsan, dört elle işine sarılacaksın, tamam mı?

Somer'e görünmene falan gerek yok. Ha, illa muhatap olacağım diyorsan...

...onunla iyi geçin Mustafa, saygılı ol.

Sen bir de ayar veriyorsun bana öyle mi?

İyi.

O zaman ben de sana şöyle bir şey söyleyeyim.

Burası hapishane havalandırması değil, Özer Bey.

(Mustafa) Sen de benim gardiyanım değilsin.

O yüzden kiminle konuşup kiminle volta atacağıma bırak da ben karar vereyim.

Vay güzel!

Yılın iş adamı, güzel.

(Hareketli müzik)

(Hareketli müzik devam ediyor)

(Gerilim müziği)

(Dolap kapağı kapandı)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Babanın kokusu Kiraz'ım. Sen de kokla biraz.

(Türkan) Nasıl yani, beş dakikam mı var sadece?

(Türkan) Of aşkım, iki ayağım bir pabuca girecek.

(Türkan) Neyse tamam, hazırlanıyorum hemen.

Kapıda mısın şu an?

Tamam, piknik sepetini alıp çıkıyorum hemen.

İndim, indim.

(Gerilim müziği)

(Müzik hareketleniyor)

(Hareketli müzik devam ediyor)

Sizin hastanenizde birkaç gün önce doğum yaptı.

Sonra vefat etti. Feride Uzman, evet.

Hiç mi yok ondan bir haber?

Alo! Derya oturt.

Alo merhabalar, benim annem bir rahatsızlık geçirdi.

Zaman hafızasını kaybetti.

Birkaç gün dediği yıllar önce yaşadığı şeyler aslında.

Ama siz eğer Feride Uzaman diye, doğumdan sonra vefat etmiş...

...bir hastanız var mı diye kayıtlara bakarsanız...

...bize çok yardımcı olmuş olursunuz.

(Dönüş) Ne olur, hiç mi yapamazsınız?

Bakın, annemin iyileşmesi için bizim bu bilgilere ihtiyacımız var.

Ben şimdi size ablamın numarasını vereceğim, ondan bana ulaşabilirsiniz.

Tamam.

Çok teşekkür ederim. Çok sağ olun, kolay gelsin.

Derya, halledeceğiz.

Hem Feride'yi hem de Feride'nin çocuğunu bulacağız.

Sen de artık üzülme, tamam mı?

(Sadık) Hadi kızlar, hazırsanız çıkalım.

Geliyoruz babacığım.

Hadi. Gel anne hadi, gidelim. Gel gidelim.

(Neşeli müzik)

Nesrin'im.

Gel sen şimdilik böyle otur. Sofra hazır olana kadar.

Sadık Baba, işi ustasına bırakalım. Buyurun mangal başına!

Bizim damat da artık bir şeyler öğrenmesin mi ha?

-(Sadık) Bak, önce ne yapıyoruz? -(Somer) Ne yapıyoruz?

-Kömürleri getiriyoruz, hadi bakalım. -Tamam.

(Sadık) Mesut sen bana oturacak bir şey getir bakayım.

-Gel bakalım. -Buyurun.

Ah.

Önce ne yapacağız?

Nasıl ya?

Bütün aile mi?

(Serdar) Oo abi herkes gelmiş.

Aa aa, çocuklar? Hadi gelin, siz de gelin!

Sadık amca, biz hiç şey yapmasak?

(Sadık) Olur mu öyle şey, siz de bir işin ucundan tutun.

Hakan hadi oğlum sen de hadi.

Hadi bakalım.

Şurada etler var, altta da tepsi var. Getrin onları biz mangalı yakıyoruz.

Hadi!

Dönüş, niye söylemedin herkesin geleceğini?

Vallahi bana da sürpriz oldu.

Tamam işte söylemedik, ne yapalım?

-Hep o zaten... -Hişt! Duyar şimdi ayıp olur.

Neyse, tepsiyi alalım hadi.

-Ne tepsisi? -Gelin tepsisi kardeşim, gelin!

-Hadi, alalım şu tepsiyi hadi. -Hadi.

Nasılsınız?

Bugün keyfiniz daha yerinde mi?

İyiyim, sağ ol kızım.

Bu o çocuk mu?

Siz, o gün konuştuklarımızı hatırlıyor musunuz?

Hatırlıyorum tabii.

Konuştuğun biri var mı, diye sordum sana...

...sen de başını salladın.

-Bu o mu? -Evet.

O da seni seviyor.

Anladım ben.

Rüçhan Hanım, Fatih Bey geldi. Sizinle görüşmek istiyor.

-Rüçhan Hanım merhaba. -Fatih Bey?

Bu defa beni, hangi yeni projenizde kullanacaksınız?

Yeni bir miras davası, arkadaş, kan davası, akraba, hangisi?

Yani Rüçhan Hanım, kalbimi kırıyorsunuz gerçekten.

Oğlunuz beni tehdit etmeseydi, ben hayatta satmazdım hissemi falan.

Vallahi benim kimseyle bir sorunum yok. Ben ekmeğimin peşindeyim.

Dükkân açtım çarşıda.

Şimdi, yalnız ben kazanmayacağım. Müşterilerim de kazanacak.

(Fatih) Bunlardan...

...iki tane alıyorsunuz, sonra bana iki tane müşteri getiriyorsunuz...

...tak, para hesabınızda. Tertemiz, mis gibi iş.

-Fatih. -Rüçhan Hanım?

Git, kendine denk olanları bul, tezgâhını da orada aç.

Ama kalbimi kırıyorsunuz Rüçhan Hanım.

Biz akrabayız sonuçta, benim bu girişimciliğimi...

...destekleyeceğiniz düşünmüştüm.

Yanılmışsın Fatih, desteklemiyorum.

Damat Bey?

O destekler mi acaba? Ticaret erbabı sonuçta kendisi.

Biz...

Nasıllar, iyiler mi? Uzun zamandır da görüşemedik.

İsabet olmuş Fatih.

Bu mesafeyi de koruyalım lütfen. Görüşmenize falan gerek yok.

Niye öyle diyorsunuz Rüçhan Hanım, amcalarıyım ben de değil mi?

Biri yeğenim öbürü de damadım. Benim onlarla görüşmek hakkım değil mi?

Onlar isteseydi seninle görüşürlerdi Fatih.

Demek ki istememişler.

Ayrıca ben burada oturup, seninle oğlumu konuşacak değilim.

Topla şunları hadi git buradan.

Tabii.

(Fatih boğazını temizliyor)

Nasıllar peki gerçekten, iyiler mi?

Ay iyiler Fatih, gayet afiyetteler.

Oh, çok sevindim.

(Rüçhan) Hadi hadi!

(Fatih boğazını temizliyor)

İyi günler Rüçhan Hanım.

-İyi günler. -İyi günler.

(Kiraz ağlıyor)

Bebek ağladı.

Kimin bebeği ki?

Sizi ilgilendirmez. Çıkışı biliyorsunuz.

Evet.

Evet, bebek ağladı.

Türkan hamile değilse...

...kimin bu bebek?

Bu bebek, o aranan bebek.

Ulan Fatih!

(Neşeli müzik)

Oğlum rahat olsanıza.

Bakın ne güzel, hep beraber oturuyoruz işte.

Sadık babamın etleri, kızların mezeleri, değil mi?

Demek ki kaynananız sizi sevecekmiş.

Hadi hadi yiyin.

(Sadık) Bir eksiğimiz yok değil mi?

(Telefon çalıyor)

Alo, buyurun?

Dönüş Kalender? Bir saniye veriyorum.

Kimmiş kızım?

Bilmiyorum ki babacığım, arkadaşı galiba.

Bir kurs vardı da pikniğe gelince ablamın numarasını verdik.

Peki.

-(Somer) Ellerine sağlık Türkan. -(Türkan) Afiyet olsun.

-Ne olmuş? -Çözülecek Derya.

Bence annemi hasta eden konu bu. Hatırlarsa iyileşecek.

Sen de Fatih amcanın yalan söylediğini göreceksin.

Nasıl olacak, ne dedi?

Feride’nin doğum yaptığı hastanenin o zamanki başhekimi Metin amcaymış.

Derya bizim ne yapıp edip, annemle Metin amcayı konuşturmamız lazım yarın.

Kızlar hadi, yemekler soğuyor!

-Sakın kimseye bir şey çaktırma tamam mı? -Tamam.

-Hadi. -Hadi.

Tamam, tamam geliyoruz.

Siz de bayağı bonkörmüşsünüz Nihat Bey.

(Gerilim müziği)

Şimdi anlat bakalım neler öğrendin? Neredelermiş?

Vallahi şeytanın aklına gelmez, Fatih'in ayağına gelir.

Söylesene be oğlum.

Rüçhan Korman Malikanesi iftiharla sunar!

Kiraz bebek!

(Somer) Üç kelime, birincisi.

Masum. Tamam masum.

İyi iyi.

(Gülüyorlar)

İkincisi.

Annem.

(Gülüyorlar)

(Gülüyorlar)

Yürüyelim mi biraz?

Tabii.

(Somer) İyi, kötü! İyi kötü çirkin!

Bravo!

-Hazır mısın? -Evet hazırım.

-Hazır mısın? Tamam. -(Dönüş) Evet hazırım.

Kalp!

Kalp cepte mi? Değil, tamam.

Sevgi, sevgi? Sevmek!

Seviyorum, tamam. Seviyorum cepte tamam.

Ben, ee...

Sen?

-Ben seni seviyorum. -Evet, Seni Seviyorum!

Oo!

Ha siz bayağı, öyle mi?

Şey ya, filmin adı Seni Seviyorum.

Dönüşcüğüm, zorlandın biraz.

Derya, nereden buluyorsun böyle filmleri?

Bulmuyorsun canım, karşına çıkıyor.

Neyse, hadi sıradaki.

(Somer) Ben anlatacağım.

Hayır hayır, sen az önce anlattın ya serseri mayın.

Hakan anlatacak, gargara yapmayın. Hadi!

-Ben mi? -Evet.

-İyi. -Hadi.

Gitmek?

Baybay.

Hoşça kal.

Elveda.

Elveda cepte.

Sevgili?

Elveda Sevgilim?

Doğru.

(Hep bir ağızdan) Bravo!

(Duygusal müzik)

Sen yoksa?

Gerçekten...

Derya…

(Sadık) Çocuklar, hadi hazırlanın artık. Geç oldu gidelim.

(Duygusal müzik)

Evet Metin Bey, anladım tamam.

Tamam çok teşekkür ederim. Yarın saat ikide görüşürüz o zaman.

-Ne oldu anne? -Sarılık olmuş, yeni doğan sarılığı.

(Rüçhan) Belliydi zaten gözlerinden.

Metin Bey yarın saat ikide bekliyor, Körfez'in en iyi doktoruymuş...

...ona götürürsün.

Başka şeylerle ilgileneceğine çocukla ilgilenseydin daha erken fark ederdin.

Akşama kadar sürekli ağladı. Daha yeni sakinledi.

Ben artık tek başıma dayanamıyorum. Çok zorlanıyorum.

Somer birazcık sen alır mısın artık? Kollarım ağrıdı sallamaktan.

(Hareketli müzik)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

İyi mi bebek?

Annesine götürdüm, iyi herhâlde.

O tavrı neydi öyle? Sana nasıl öyle davranabilir ki?

Kim?

Kim olacak Somer, Mine'den bahsediyorum.

Nasıl bu kadar hadsiz, nasıl bu kadar rahat davranabilir?

Sanki kocası senmişsin gibi bir de bebeği sana teslim ediyor.

Sanki mecbursun!

Bilmiyorum, ben de anlamadım Türkan.

Ben çok rahatsız oldum Somer. Bu tavırları sana garip gelmiyor mu?

Hata bende.

En başından getirmemeliydim onu buraya.

Somer nereye, Somer!

(Türkan) Somer! Somer nereye?

(Gerilim müziği)

Mine, kalkın hazırlanın, gidiyorsunuz!

Somer lütfen saçmalama, ne yapıyorsun?

Mine hazırlan dedim. Duydun dediğimi, gidiyorsun!

Somer olmaz öyle şey.

Somer ne diyorsun, nereye gideceğiz?

Mine yat dinlen sen, biz daha sonra konuşuruz.

Somer, saçmalama aşkım, çok ayıp oluyor. Hem bebek uyuyor.

Kiraz'ı uyan... (Kapı zili çalıyor)

(Kapı zili çalıyor)

(Kapı ısrarla vuruluyor)

(Erkek) Aç kapıyı, polis!

(Polis) Somer Korman?

Hakkınızda şikâyet var. Alıkoyma ve çocuk kaçırma.

(Hareketli müzik)

-Ben kimi kaçırıp alıkoymuşum Memur Bey? -Beyefendi şikâyetçi.

(Hareketli müzik)

(Hareketli müzik devam ediyor)

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi Kanal D tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Reyhan Üzülmez

Seslendiren: Emine Kolivar

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Büşra Taşçıoğlu - Hatice Başpınar...

...Nuray Ünal - Özgür Türk

İşaret Dili Çevirmeni: Müjde Kolçak Gürbüz

Editörler: Dolunay Ünal - Fulya Akbaba - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.