Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Dönüş dış ses) Kendi değerini başkasının gözlerinde aramak.
Kim öğretir bize bunu? Ailemiz mi?
Başımıza gelenler mi?
Şerefimizi beş kuruş eden bu kız için mi gidiyoruz özür dilemeye?
(Gerilim müziği)
(Rüçhan) Somer!
Somer oğlum nereye gidiyorsun?
-Halacığım ben yıkardım bulaşıkları. -Ay yok canım, hallettim ben.
Hala, ben...
...daha fazla kaçamayacağım babamdan. Konuşacağım onunla.
Dur bakalım canım. Öyle hemen acele etme.
Azıcık bekle hayatım.
(Telefon çalıyor)
Ne o zır zır telefonun çalıyor?
-Yanlış aradılar herhâlde. -Hım.
Neyi bekliyorum ki hala?
Öyle odalarda, kapı arkalarında saklanarak mı yaşayacağım?
Söyleyeceğim babama, bilsin gerçeği.
Her geçen gün yeni bir yalanla onu da oyalamanın hiçbir anlamı yok.
Hem biz iyi olalım diye umutlandıkça yakında daha fazla üzülecek.
Dur bakalım hayatım, içini öyle karartma.
Gün doğmadan neler doğar bir tanem.
Hala sen sabah sabah bir yere mi gideceksin, hazırlanmışsın.
Ee, evet. Dışarıda ufak bir işim var, onu halledeceğim, geleceğim.
Hadi sen işine bak.
(Müzik)
(Somer dış ses) Türkan aç şu telefonu, yoksa çok kötü şeyler olacak.
Ne diyorsun sen Somer?
(Gerilim müziği)
(Türkan dış ses) Açmıyorum ne olacaksa olsun.
Beni tehdit edemezsin. Arama lütfen.
Ne yaptığını sanıyorsun sen?
(Mesaj geldi)
(Somer dış ses) Peki açma. Bunu sen istedin Türkan.
Allah Allah. Ne oluyor ya?
Tehdit etti resmen.
(Kapı zili çaldı)
Ay, geç kalmadım değil mi? Gelmediler daha?
Yok, daha gelmediler.
Heyecandan sabaha kadar karışık bir sürü rüya gördüm.
Ohh!
Bu ne ayol düğüne gider gibi giyinip süslenmişsin?
Rujlar falan?
Hayatım Rüçhan Hanım'ın karşısına çıkacağız. Biraz havamız olmasın mı?
Türkan nasıl?
İyi Türkan. Nasıl olsun? Sudan çıkmış balık gibi.
Nefes alıp veriyor ama yaşıyor mu yaşamıyor mu belli değil.
-Bir şey söylemedin değil mi? -Söylemedim.
Kaç kere diyeceğim? Söyleme dedin, söylemedim.
Ay kızma. Yani şimdi sen ona söylersin, o da Somer'i arar falan.
İyi hayırlı bir şey olacakken, ne bileyim. O yüzden yani.
Ha, evet, doğru, haklısın.
Şimdi Rüçhan Hanım gelsin bir özrünü dilesin...
...ondan sonra her şey daha iyi olacak, ben biliyorum.
(Kapı zili çaldı) Geldi.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Rüçhan Hanım oturmayacak mısınız?
(Gerilim müziği)
Ee, Somer gelmeyecek miydi?
Somer niye gelsin?
Ahlaksızlığınız yetmiyor, oğlum bir de ayağınıza mı gelecek?
Rüçhan Hanım her karşılaştığımızda bizi azarlıyorsunuz...
...biz sizden bir özür bekliyoruz.
Özür bekliyorsunuz öyle mi?
Siz bana önce bunun hesabını verin!
Ne hesabı Rüçhan Hanım?
Rezilliğinize bakın. Buyurun!
(Gerilim müziği)
Türkan...
Siz de bakın Nezahat Hanım.
Annesi, babası onu çok iyi yetiştirdi.
Daha gözü açılmadı dediğiniz yeğeninizin marifetlerini görün.
Türkan...
Bu ne? Kim bu adam?
Kim bu?
Bu mu senin yetiştirdiğin kız Öğretmen Hanım?
Sen kızlarına böyle mi ahlak dersi veriyorsun?
Bu nasıl bir rezilliktir? Daha benim oğlumdan boşanmadı bile.
Ya mahkemeleri bile sonuçlanmadı.
Benim soyadım altında gidip bar köşelerinde...
...elin adamlarıyla fingirdiyor senin kızın.
Benim oğlumun haysiyetini, namusunu iki paralık etti!
Kormanların soy ismini yerin dibine batırdı.
Lanet olsun sizi tanıdığımız güne!
Lanet olsun!
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Gördün mü manşetleri?
Yok, neyi görecekmişim ki?
Bir gazete al, habere bak.
Sonra da gereğini yap lütfen.
Nasıl yani? Ne gazetesi? Ne manşeti?
Rüçhan...
Benim kızım mı bu?
Türkan mı bunu yapan?
Benim kızım mı bu? Türkan mı bunu?
Bu bizim başımıza nasıl geldi?
-Ne yazmışlar? -Dur, dur. Sen otur başın dönüyor.
Ay ben okuyamıyorum. Ne yazıyor burada?
Başım dönüyor benim. Ne yazıyor burada? Ben okuyamıyorum.
Kormanların gelini Türkan Korman...
...çapkın playboy Ferit Aderli'yle baş başa...
...barda eğlenirken görüntülendi.
Ne yaptın sen Türkan?
Ne yaptın sen Türkan? Yaktın kendini de bizi de yaktın.
Ay.
(Duygusal müzik)
(Gerilim müziği)
Ulan haysiyetsiz köpek!
Ne işin var lan benim karımın yanında? Ne işin var?
Ne işin var?
Ne oldu? Zoruna mı gitti?
Gebertirim lan seni! Gebertirim!
Demedim mi karımdan uzak dur diye? Demedim mi lan?
Ha?
-Şerefsiz! -Türkan kendi geldi lan bana.
Demek ki sen yetmemişsin. Elinde tutaydın.
Ne diyorsun lan sen? Ne diyorsun?
Gebertirim! Ne zamandır karımla görüşüyorsun?
-Ne zamandır peşindesin? -İlk gördüğümden beri.
Lan geber it oğlu!
(Somer derin nefes alıp veriyor)
(Gerilim müziği)
Nesrin dur, Allah aşkına bir sakin ol.
Yavaş düşeceksin.
Bir Türkan'la konuşalım, çocuk ne olduğunu anlatacak bize belki.
Konuşalım, konuşalım da bu ne?
Bu ne Nezahat? Bu nasıl bir dünya?
Ben insanlara ne söyleyeceğim? Ne açıklayacağım?
Sadık bunu gördüğünde Allah korusun ya bir daha kalp krizi geçirirse?
Tamam canım tamam. Hadi gidelim, konuşalım çocukla.
(Nezahat) Halledeceğiz tamam, hadi. Giy bakayım şunları.
(Telefon çalıyor)
(Türkan ses) Alo Mine.
Türkan, Somer yanında mı?
Hayır değil. Ne oldu, senin sesin niye böyle geliyor?
Mahvoldum ben. Ben mahvoldum.
Ne oldu? Dur bir sakin ol.
Somer, Ferit'i hastanelik etmiş.
(Mine ses) Komaya sokmuş adamı.
Ne?
Neden?
Siz gazetelere çıkmışsınız. Ferit'le ikiniz.
Ne gazetesi? Ne diyorsun sen Mine?
Çekmişler işte magazinciler!
Kocaman fotoğrafınız var.
Türkan yalvarırım ne olursun.
(Mine ses) Kimseye söyleme oraya benimle gittiğini.
Ferit’e bunu yapan Somer, beni kesin öldürür.
Türkan ben iki canlıyım. Hamileyim ben.
Yakma beni. Benimle gittiğini söyleme.
Ama anlayamıyorum. Neden böyle bir şey yaparlar?
-Benim o adamla aramda... -(Mine ses) Gözü dönmüş Somer’in.
Bebeğime bir şey olursa ben yaşayamam.
Öldürürüm kendimi. Lütfen Türkan.
Tamam, tamam Allah korusun. Konuşma böyle.
(Türkan ses) Ben kimseye söylemem seninle gittiğimi.
Ne yazmışlar? Çok mu kötü?
Benim şimdi kapatmam lazım. Konuşuruz yine, ararım.
(Gerilim müziği)
Türkan!
Yürü, yürü.
Somer. Somer.
Somer lütfen dur. Canımı yakıyorsun lütfen!
Nasıl yaptın bunu bana?
Daha boşanmadan sırf benim canımı yakmak için...
...beni delirtmek için mi buluştun o adamla?
Ben o adamla buluşmadım yemin ederim. Sadece...
Bu yüzden mi boşanmak istedin benden?
Bu yüzden mi, o şerefsiz yüzünden mi benden boşanmak istedin?
Cevap ver!
Sırf o adam için mi?
O adam için mi çık hayatımdan, istemiyorum seni dedin?
Yemin ederim, yemin ederim onunla aramda hiçbir şey yok!
Gazetedeki fotoğraflar ne peki?
Ne yaptıysam dönmedin bana, her seferinde istemedin beni!
Ben sana kendimi affettirmek, hatalarımı telafi etmek için her şeyi yaptım!
Ya ben yalvardım sana! Yalvardım ya!
Herkesi karşıma aldım Türkan!
Ben sırf seni mutlu edebilmek, yüzünü güldürebilmek için her şeyden vazgeçtim!
Ama sen...
...istemedin beni! Her seferinde hayır dedin!
Benim o adamla hiçbir ilgim yok. Nasıl böyle bir şeye inanabilirsin?
Adamla birlikte mekâna gidiyorsun.
Beraber fotoğraf çekiniyorsun...
...karşıma geçmişsin bir de hâlâ ilgim yok diyorsun!
Ya yalan söyleyip bari karşımda küçük düşme Türkan!
Sen çok haklıymışsın! Beni tanıyamadın dediğinde çok haklıymışsın!
-Ben hiç tanıyamamışım seni! -Somer yalvarırım böyle konuşma!
Yalvarırım böyle konuşma. Lütfen, lütfen!
Sen beni o adamla aldattın.
-Hayır, asla öyle bir şey yapmadım. -Türkan gittim yakasına yapıştım.
Sordum ona görüşüyoruz dedi.
-Yalan söylüyor Somer. Nasıl inanırsın. -Yalan söylüyor öyle mi?
Yalan?
O zaman o fotoğrafların bana gerçek olmadığını ispatla!
(Gerilim müziği)
Ben her şeyi düşünürdüm ama bunu asla beklemezdim senden Türkan!
Yazıklar olsun sana!
Somer... Somer...
Ben çok mutlu bir güne uyanmıştım ya!
Ben yepyeni bir başlangıca uyanmıştım.
Annem, annenlerden özür dilemeyi kabul etti.
Sabah gelecektik, anne senden özür dileyecekti!
Annenlerden de özür dileyecekti!
O bile bizim mutluluğumuz için bir şey yapacaktı. Her şeyi mahvettin!
Somer...
Somer!
Sen hiçbir şeye değmezmişsin!
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Gerilim müziği)
-Sadık baba. -Efendim?
Mesut gazoz alsın.
Mesut oğlum biraz önce İrfan geldi sana bir şey içer misin dedi? Yok dedin.
Mesut kendi alsın gazoz.
Mesut, Sadık babanın oğlu, Mesut kendi alsın gazoz.
Peki.
Al bakalım şunu, tamam mı?
Bakkal amcaya git, sana ne istiyorsan versin.
Tamam.
(Duygusal müzik)
(Bisiklet kornası çalıyor)
Ha İrfan yeni pullar gelecekti, geldi mi?
Geldi müdürüm. Hepsi orada.
(İrfan) Hepsi o müdürüm. Yeni pullar.
(Gerilim müziği)
Kızım böyle susup, oturarak olmaz bu iş.
Açık açık söyle, ne oldu?
Hala söyledim ya, öyle bir şey yok.
Ben gittim karşılaştık. Gazeteciler fotoğrafımızı çekmişler.
Bir kere sen o adamı nereden tanıyorsun? Senin yanında yörende ne işi var?
Beline sarılmış, olacak şey mi? Allah aşkına ya!
Somer'in lansmanında görmüştüm. Tanımam etmem hala.
Somer kavga etmişti hatta adamla.
Sen bir de Somer’le kavga eden adamla mı buluştun?
Kızım ne yapıyorsun sen?
Anne buluşmadım adamla. Niye anlamıyorsun?
Bana niye inanmıyorsunuz hala, anne?
Madem adamla buluşmadın...
...senin orada ne işin var Türkan?
Senin boşanma davan bitmedi daha kızım.
Sen nasıl böyle bir şey yaparsın?
Nasıl böyle tedbirsiz, dikkatsiz davranırsın.
Yavrucuğum sen buradan çıkarken ben Mine’ye gidiyorum demedin mi?
Dedim ama vazgeçtim.
Ben Mine'yle gitmedim. Tek başıma gittim.
Türkan, kızım sen yol iz bilmezsin...
...doğruyu söyle, bizden bir şey saklama!
Mine mi götürdü seni oraya? Açık, açık söyle Mine mi götürdü?
Hayır yalnızdım.
Bana bir şey sormayın artık ne olur.
Ben bir şey yapmadım hala, yemin ederim bir şey yapmadım.
Ya bana inanın ne olursunuz!
Vallahi şimdi benim yüreğim orta yerinden çatlayacak!
Vallahi anlamadım ben bu işten bir şey.
Anne! Anne ne olur bana inan!
Ben hiçbir şey yapmadım. O adamla hiçbir ilgim yok, yemin ederim.
Anne, ben Türkan senin kızın.
Ben böyle bir şey yapabilir miyim anne?
Hayatında bir kez olsun bana inan anne, ne olursun.
Bir kez olsun mu?
Türkan neye inanayım ben?
Bu gazetede bu adamla sarmaş dolaş olan kıza mı inanayım?
Kime inanayım ben?
Rezil olduk rezil!
Baban görünce ne olacak? Ne olacak?
Biri biterken biri başlıyor.
-Anne! -(Nezahat) Nesrin nereye gidiyorsun?
Dur Nesrin!
Dur hayatım dur!
(Nezahat) Dur sen tek başına gidemezsin. Dur geleyim ben de!
Bak çok kötüsün Nesrin! Allah'ım ya Rabb'im!
(Duygusal müzik)
Türkan.
Türkan filmde oynamış.
Sadık baba, Türkan filmde oynamış!
Sadık baba! Sadık baba!
Türkan filmde oynamış.
Ne Türkan'ı? Hangi film?
Oğlum yok, o benziyor.
-O yüzden sen karıştırmışsın. -Türkan.
(Gerilim müziği)
Müdürüm!
(Gerilim müziği)
(Mesut) Sadık baba.
Müdürüm.
(Mesut dış ses) Sadık baba, Türkan filmde oynamış!
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Acıyor mu oğlum?
Ya, şiş de var, kırık olmasın?
-Bir doktora gitseydin? -Gerek yok, geçer.
Tamam, o zaman hemen o basın açıklamasını hazırlatalım.
Avukatla tekzip ettirip yayınlatırız. Lütfen acele edin.
Uff!
Gazeteleri bayilerden toplatacaklar. Şimdilik bu da iyi bir şey.
Sonra bir basın açıklaması yapacağız.
Ferit'in aile dostumuz olduğuna dair bir yalanlama.
İş dünyası buna epey gülecek.
Umurumda değil. Buna mecburuz.
Hem Türkan'ın hem ailemizin itibarı için mecburuz.
Onlar da bir yalanlama yayınlayabilir.
Yapamazlar. Ferit'in babası müşterimiz.
Somer...
...oğlum lütfen sen de öfkeyle hareket etme, tamam mı?
Evet, oğlum lütfen.
Ben Türkan'ın böyle bir şey yapabileceğine asla inanmıyorum.
Ne yani, gazeteciler onu götürüp zorla mı poz verdirtti?
-(Rüçhan) Öyle mi? -Öyle değil tabii ki.
Ama bence bu işin altında kesin bir şey var.
Özer resmen adamla bara gitmiş.
Her şeyi göze aldı demek ki.
Sen hâlâ neyi savunuyorsun anlamıyorum ki?
-Beni havalimanına bırakır mısınız? -Nereye?
Gidiyorum ben ilk uçakla.
-Ama oğlum... -Rüçhan...
...bırak gitsin.
Buralardan biraz uzaklaşman iyi olur.
Sen git hazırlan, ben bırakırım seni.
(Gerilim müziği)
(Telefon çalıyor)
Alo Türkan ne yaptın?
-Somer geldi. -Ne oldu, ne dedi?
Onu aldattığımı düşünüyor, hiçbir şey söyleyemedim. Dilim tutuldu sanki.
Ne söylesem inanmadı. Açıklama yapamadım ya!
Beni söylemedin değil mi?
Beraber olduğumuzu bilmiyor değil mi Türkan?
Hayır söylemedim hiçbir şey, söylemedim.
(Derin nefes verdi)
Nasıl korktum var ya.
Çok sağ ol Türkan. Seni de zor durumda bıraktım.
Ama benim de bebeğimin de hayatını kurtardın. Sana borçluyum.
Gazeteyi herkes görecek, babam görecek.
Ben babamın yüzüne nasıl bakacağım? Ne diyeceğim babama?
Canım ya, çok zor bir durum biliyorum.
Keşke elimden bir şey gelse. İnan çok üzgünüm.
Mine ben ne yapacağımı bilmiyorum, kendimi çok çaresiz hissediyorum.
Sana gelsem, biraz konuşsak olur mu? Çok kötüyüm.
Hayır, sakın.
Yani bizi birlikte görürlerse olmaz. Anlaşılır diye diyorum.
Bu sıralar görüşmesek iyi olur Türkan.
Stresi kaldırabilecek durumda değilim.
Daha şimdiden karnıma kramplar girmeye başladı.
(Mine ses) Çocuğumu kaybedeceğim diye korkuyorum.
Tamam, ben...
...bakarım başımın çaresine.
(Mine ses) Ne olur kusura bakma, olur mu?
Olaylar bir durulsun, ben yine ararım seni konuşuruz.
Peki.
(Gerilim müziği)
Bu iş bu kadar.
(Duygusal müzik)
(İrfan) Müdürüm.
Müdürüm hadi, gelin gidelim.
Müdürüm, bir laf çıksın ağzınızdan, bir şey deyin bari.
Mesut kızdırdı müdür babayı.
Mesut korkuyor müdür baba.
Müdürüm kurbanın olayım, korkutma bizi.
Duyuyor musun beni?
(Duygusal müzik)
(Telefon çalıyor)
Alo.
Ee, Nesrin Hoca'm, İrfan ben.
Bir şey söyleyecektim de ben size.
İrfan geveleme.
Sadık gazeteyi mi gördü?
Ee, Nesrin Hoca'm şöyle yapalım ben...
...telefonda değil de müsaitseniz postanenin oradaki sahile gelin...
...orada anlatırım ben olanları.
Geleceğim. Sadık iyi mi?
İyi, iyi. Korkmayın bekliyoruz, hadi.
Bekliyoruz. Lütfen çabuk gelin.
Tamam. Tamam geliyoruz.
-Sadık haberi görmüş galiba. -Çilemiz bitmiyor.
Nesrin o şimdi kahrolmuştur.
Şu anda bir tek onun sağlığını düşünüyorum.
-Ne yapacağız? -Bilmiyorum ki.
Hadi gidelim.
Mesut! Gel oğlum. Gel.
Gel.
(Duygusal müzik)
(Öğretmen) Deneme sınavına girecekler, dersin sonunda...
...masamın üstünden giriş kâğıtlarını alacaklar.
İsimlerini okuyorum şimdi.
Hülya Küçük, Ali Yıldız...
...Seval Çakmak, Dilek Günay, Derya Kalender...
...Yunus Doğan, Serdar Meriç.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Nesrin Hoca'm...
...müdürümün hâlini görüyorsunuz.
Siz kalın burada. Ben gidip bir konuşayım.
Tamam canım, hadi konuş. Ben de Türkan'ın yanına gideyim.
-Tamam, olur. -Çocuklar siz benimle gelin.
-Tamam, gel. -Gel oğlum.
(Nezahat) Gel, tamam.
Sadık.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Oğlum...
...öyle üzülüyorum ki.
Değmeyecek biri için şu düştüğümüz hâle bak.
Nasıl böyle bir hataya düştüm.
Seni onunla evlendirdiğim güne lanet olsun.
Affet beni ne olur oğlum.
(Duygusal müzik)
-İyi bak kendine. -Sen de iyi bak.
Aklım sende olacak.
Unutma beni buralarda, sık sık ara tamam mı?
Sen kal, ben bırakırım.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Yavrucuğum Allah aşkına kendine eziyet ediyorsun.
Annen baban perişan durumda.
Sen kime uydun? Kimin aklına uydun da yaptın bunları?
Ben biliyorum, sen böyle bir şey yapmazsın çocuğum.
Evet, seni tanıyorum ben. Böyle bir şey yapmazsın.
Mine... Mine denilen kadın mı seni peşinden sürükledi?
Gerçeği söyle bana. Sakın onu korumaya çalışma.
Değmez yavrum, değmez. Hadi söyle gerçeği.
Hadi çocuğum. Vallahi yüreğim çatlayacak orta yerinden Türkan.
Hala...
...ben...
(Mine dış ses) Kimseye söyleme oraya benimle gittiğini.
Ferit'e bunu yapan Somer, beni kesin öldürür.
Çok üzgünüm hala, çok üzgünüm gerçekten.
Biliyorum halacığım, tabii ki çok üzgünsün.
Ama daha fazla üzülmemek için gerçeği bize söyle ki...
...biz de bu yanlışı düzeltelim halacığım.
Somer'e söyleyelim, Rüçhan Hanım'a söyleyelim.
Hadi. Söyle halacığım. Gerçeği söyle. Mine mi götürdü seni oraya?
Hala hamile kadını karıştırma. Söyledim ya ben yalnız gittim.
Onunla bir ilgisi yok.
Türkan ben yaptım, ben ettim...
...ben bilmem ne falanla bu işler olmaz. Bu ciddi bir iş yahu!
Somer'le evliliğini toparlıyordun.
Rüçhan Hanım yollara düşmüştü annenden özür dilemek için.
Görüyor musun? Biz neler düşünürken neler oldu.
Rüçhan Hanım şimdi sağda solda yalan yanlış konuşmaya başlayacak.
Haklıyken haksız pozisyona düştük çocuğum.
Ay Türkan.
Gel sen.
Hala.
(Nezahat) Halacığım.
(Duygusal müzik)
Bir şey söyle.
Susma.
-Onlar hâlâ teknede mi? -Yok, Türkan halasında.
Bu olaylar olunca...
(Duygusal müzik devam ediyor)
Ferit'le lansmandan sonra hiç karşı karşıya geldiniz mi?
Yok.
O gece Türkan'ı rahatsız etmişti, ondan sordum.
Bir şey mi demeye çalışıyorsun bana?
Bu Ferit'in bir oyunu olabilir.
Türkan'ı tuzağa düşürmek istemiş olabilir.
Baba Türkan oraya isteye isteye gitmiştir.
Kimse Türkan'ı öyle kolundan tutup da oraya zorla götüremez.
Tamam, bir sakin ol.
Şimdi öfkelisin, sağlıklı düşünemiyorsun.
Türkan ne dedi sana? Oraya niye gitmiş?
Adamla aramda bir şey yok diyor ama fotoğrafı açıklayamadı.
Seni anlıyorum. Fotoğrafı görünce ben de inanamadım.
Somer biliyorsun, Türkan öyle bir kız değil.
Mutlaka bir açıklaması vardır.
Bu işin içinde başka bir şey olabilir.
(Rüçhan) Hoş geldiniz. Buyurun, oturun.
-Rüçhan Hanım merhaba. -Merhaba.
Biz işlemleri tamamladık.
Bugün dosyayı kaleme teslim edeceğim.
Davayla ilgili mahkemeden adreslere tebliğ gidecek.
İtirazı olan varsa başvurusunu yapar, dilekçesini verir.
Ne gibi itiraz?
Mirasçılardan birisi aynı evde ikamet ediyor.
Satın almak isteyebilir.
Kızlarının düğün altınlarına kadar düşmüş bir aileden söz ediyoruz.
Alamayacaklar tabii ki.
Anlıyorum. Sonraki süreç bizim için kolay işleyecek gibi görünüyor.
Bilirkişiyle birlikte eve gideceğiz. Taraflardan biri evde hazır bulunacak.
Kıymet takdiri dediğimiz evin ederi tespit edilecek...
...ve ev satışa çıkartılacak.
Güzel.
Bu kadar mı yani?
-Başka pürüz çıkmazsa bu kadar. -Başka pürüz derken?
Süreci uzatan şeylerden bahsediyorum.
Tebligat ellerine geçtiğinde kardeşler arasında...
...satışa yönelik anlaşmazlıklar vesaire şeyler.
Başka bir adres verilse mi acaba?
Size bağlı. Süreç yine de işlemeye devam eder.
Adresi değişelim o zaman.
Sen...
...Nezahat Hanım hissesini Sadık Bey'e devretti demiştin.
Bunu noter tasdikiyle mi yaptılar yoksa öylesine...
...lafın gelişi mi söylenmişti, biliyor musun?
Lafın arasında öyle bir şey söylendi ama...
...resmî bir şey var mı bilemiyorum.
-Ben ablamı yoklarım sizin için. -İyi yaparsın.
Bu arada Fatih Bey'in de bir çek iadesi vardı.
Evin satışı sırasında onu da bakiyeden düşelim lütfen.
Çek mi? İade?
Nasıl yani Rüçhan Hanım, ben anlayamadım.
Geçen gün sana bir çek vermiştim.
Evet.
Nihat'la iki katına anlaşmışsın ya.
(Gerilim müziği)
Nezahat hadi çağır gelsin.
Çok da üstüne gitme kızın, Sadık.
(Müzik)
Baba.
Baba yemin ederim hiçbir şey göründüğü gibi değil.
Yemin ederim baba. Ne olur bana inan.
Haberi ilk gördüğümde...
...inanmadım.
Bekledim.
Benim kızım böyle bir hata yapmaz dedim.
Bu yanılgıdan, kâbustan uyanmayı bekledim.
Yok, gerçekmiş.
Bir öfkeyle gidip kızımın canını yakmayayım dedim...
...ama o gazetede gördüğüm fotoğraf gözümün önünden hiç gitmedi.
Sen bunu nasıl yaptın?
Sen bu hatayı nasıl yapabildin Türkan?
Baba yemin ederim o adamla hiçbir ilgim yok.
Ne olur inan baba. Ne olur inan bana.
Oraya gitmişsin. Elin adamıyla...
...yan yana gelmişsin. İnkâr mı ediyorsun bir de?
Evli barklı kadınsın sen.
Ne işin vardı senin bar köşelerinde? Peki o kocan olacak adam neredeydi?
Yok, bunu hiçbir açıklaması yok.
Baba...
Kendini de bizi de rezil ettin.
Yakıştı mı sana?
Yakıştı mı? Bizim ailemize yakıştı mı öyle bir haber olmak?
Evliliğini de şerefimizi de iki paralık ettin.
Yazıklar olsun sana. Yazıklar olsun.
Baba yemin ederim hiçbir şey yok diyorum.
Ne olur yalvarırım inan bana, ne olur.
Türkan kalk git buradan, gözüm görmesin. Kalk!
-Yürü. -(Nezahat) Gel kızım.
Gel.
(Türkan ağlıyor)
Baba.
(Nezahat) Gel canım, gel.
(Türkan ağlıyor)
(Duygusal müzik)
Somer uçağa binerken ararım demişti.
Kalkmıştır uçak.
Çocuğun kafası karışık, dalgın. Aramayı unutmuştur.
Biz rezilliği başkalarından beklerken...
...Türkan Hanım yaptı yapacağını.
Üstelik bir de ben onun annesinden özür dileyecektim.
Bir türlü aklım almıyor ki.
Türkan nasıl yapar böyle bir şeyi? Ne işi varmış orada?
Niye gitmiş, kiminle gitmiş? Anlamıyorum ki!
Ferit'le görüşüyormuş demek ki.
Boşanmaktan korkan kız ayrılalım diye boşuna tutturmamış.
O Ferit şirketteki tadım günü Türkan'a göz koymuştu.
Somer de yakasına yapışıp kapı dışarı edip dersini verince...
...ne bileyim, kin mi tuttu nedir! İntikam mı almaya kalkıştı!
Hayır, Türkan'ı buluşmaya nasıl ikna etti?
Nasıl ulaştı Türkan'a?
(Çatalı tabağa vurdu) (Gerilim müziği)
Ne oldu?
Hiç, yok bir şey.
(Telefon çalıyor)
Somer mi?
Efendim?
Ne?
Ne diyorsun sen? Ne zaman olmuş bu?
Ne oluyor?
Hangi karakol?
Tamam, orada buluşalım, ben hemen geliyorum.
Ne karakolu Özer, ne oluyor?
Somer'i uçağa binerken gözaltına almışlar.
Ferit'in ailesi şikâyetçi olmuş, emniyete götürmüşler.
Bir bu eksikti!
Ayla!
-Çantamı getir. -Sen bir yere gelmiyorsun Rüçhan.
Ne demek sen bir yere gelmiyorsun?
Polis oğlumu içeri alıyor ben onu orada yalnız mı bırakacağım?
Ben gidiyorum zaten, öyle değil mi? Ben gerekeni yapacağım.
Sen otur oturduğun yerde ve benden haber bekle.
-Ama... -Benden haber bekle dedim.
(Gerilim müziği)
(Derya) Çok saçma. Somer Bey nasıl inanır?
Seni onu ne kadar çok sevdiğini bilmiyor mu bu adam?
Bilmiyor herhâlde.
Annem babam bile böyle bir şey yapabileceğime inandıysa...
...Somer niye inanmasın ki?
Abla ben anlamıyorum.
Sen niye gittin oraya?
Söyledim ya işte.
Çok bunalmıştım, dolaşıyordum öyle dükkânın önünden geçerken...
...merak ettim.
Sonra da o adamla denk geldik işte, tesadüf. Hepsi bu.
Abla, sen o tarz mekânları pek sevmezsin.
Abla, sen bizden bir şey saklıyorsun.
Üff ne saklayacağım Derya! Anlattım ya işte ne olduğunu.
Bir şey soracağım. Sen Somer enişteyle böyle böyle oldu diye konuştun mu?
Çok öfkeliydi, beni dinleyecek hâlde değildi.
Zaten ben de bir anda ne anlatacağımı, ne konuşacağımı bilemedim.
Ben de şoka girmiştim kızlar.
Ben Somer enişteyle konuşacağım.
Gerek yok ablacığım. Sakın böyle bir şey yapma, tamam mı?
Sen şimdi tek başına bara gittin? Durduk yere niyeyse.
Hiç öyle ortamlardan hoşlanmayan ablamın kendini oraya atası geldi, öyle mi?
Derya anlattım ya, kaç kere anlatacağım? Neyin peşindesin?
Abla kusura bakma ama ben sana inanmıyorum.
Derya! Derya!
Ablacığım engel ol şuna.
Lütfen şimdi gidip ortalığı ablam kesin bir şey saklıyor diye karıştırmasın.
Abla merak etme, Derya bir şey söylemez.
Ama ben Derya'yla hemfikirim.
Bence sen birini koruyorsun.
Neyse, sonra görüşürüz.
Derya!
Derya dur!
Dedektiflik yapacağım diye sakın kimseyi şüphelendirme, tamam mı?
-Durum ciddi. -Ne diyorsun sen?
Bence ablamın korktuğu bir şey var. Oraya yalnız gitmedi.
-Birini koruyor gibi. -Devam etsin o zaman Dönüş.
-Kendini ateşe atıyor, farkında değil. -Tamam, merak etme, çözeceğiz.
Ablamın böyle bir iftiraya uğramasına izin vermeyeceğiz.
Dönüş niye söylemiyor? Söylese olay bitecek.
-Bile bile neden kendini yakıyor? -Dur bakalım, çözeceğiz. Hadi.
Kız Somer'den ayrılmak için çok inat etti.
Babasına rağmen vazgeçmedi.
Beni ezdi geçti.
Somer onu bu davadan caydırmak için elinden geleni yaptı ama...
...onu bile dinlemedi, inat etti.
Biz bu çocuğu böyle yetiştirmedik, benim kızım böyle değil diyorum ama...
...insan bu, yanılır. Yanılabilir.
Orası öyle.
Bilmiyorum Nezahat.
Neye yanacağım, kime yanacağım bilmiyorum.
Nesrin annesin sen.
Buraya sor.
İşte onu dinlesem, kalbimi dinlesem...
...benim çocuğum yapmaz böyle bir şey diyor.
Ben kızımı biliyorum...
...ama olup biteni de görünce...
...akıl sesini dinleyince...
...insanın bir gönlü bunalıyor.
Ben Sadık için korkuyorum. Sağlığı için.
Allah korusun.
(Kapı zili çalıyor)
Ben kapıya bakayım.
Hoş geldiniz kızım.
Nasıl?
İyi mi?
Nasıl olsun? Üzgün.
Bir şey yemiş mi? O şimdi içine kapanmıştır.
Şaka gibisiniz anne! Yemin ederim!
Ne oluyor be? Sen benimle nasıl konuşuyorsun!
-Ne oluyoruz? -(Nesrin) Derya.
(Nesrin) Derya sana diyorum. Bu nasıl laf!
-Baba şu yaptığınıza bakın ya! -Ne oldu?
Siz bizden hemen ne kolay vazgeçiyorsunuz!
Kızım sizden niye vazgeçelim? Sen bunu nereden çıkarıyorsun?
Anne, ablamı bir anda yargılayıp cezasını kestiniz.
Öyle bir kızınız yokmuş gibi davranıyorsunuz.
O bizim canımız. İki cihanda da evladımız.
Ama bir kabahati varsa bunun sonucu da olur.
Ablam senin öğrencin değil anne. Okuldaki cezaları, kuralları...
...ablama kesmeyi bırak artık!
Hişt! Annenle nasıl konuşuyorsun! Çok ayıp!
Derya sinirlerim çok bozuk. Saygısızlık etme.
Anne...
...siz ablamın böyle bir hata yapabileceğine nasıl inandınız?
Türkan ablam.
Türkan ablam ya!
Siz kızınızı hiç mi tanımadınız?
Baba...
...sen ablamı ilk göz ağrım diye severdin.
Ne değişti?
Evine ilk gittiğimizde yüzünü göremedin diye yüreğine iniyordu.
Yüzünü görmeden, sesini duymadan uyuyamazdın baba. Şimdi ne oldu?
Hata yapınca, sizin doğrularınıza uymayınca sevgi eksiliyor mu?
Siz bize sevgiyi böyle öğretmediniz baba.
Ablam bunların hiçbirini hak etmiyor.
Siz ablamın böle bir şey yapabileceğine nasıl inanırsınız?
Ben de buna kahroluyorum ya.
Ben onun öyle bir şey yapabileceğine inanmadığım hâlde öyle davrandım.
(Sadık) Bu yüzden kendimi affedemiyorum.
Evet, o benim ilk göz ağrım. Benim ilk göz ağrım...
...böyle yanlış anlaşılmalara mahal verebilecek...
...herhangi bir hata yapmazdı.
O böyle hatalar yapmazdı.
Siz ne sanıyorsunuz? Evlat sevgisi öyle eksilen bir şey mi?
Ama benim Türkan'ım...
...bu hataları yapmazdı.
(Müzik)
(Kapı kapandı)
(Müzik)
Yok, Rüçhan Hanım ne görüşmesi! Benim Türkan'la ne alakam olur!
Yüzünü görmeye tahammülüm yok. Ben o kızdan nefret ediyorum.
Ondan nefret ettiğin için bir hırsa kapılmadın umarım.
(Rüçhan ses) Türkan'ı gözden düşüreyim derken sen de yanarsın, haberin olsun.
Bizim itibarımıza zarar veren bunun bedelini çok ağır öder.
Size söyledim.
Bu durumun benimle ilgisi yok.
Ama Ferit, Nihat'ın aile dostu. Biliyorsunuz.
(Mine ses) O gelsin, ben ondan neler olduğunu öğrenirim.
Ferit çok fena dayak yemiş. Komadaymış.
Komada mıymış?
Polis bu yüzden Somer'i içeri aldı!
Ne?
Siz ne diyorsunuz Rüçhan Hanım?
Somer'i polis mi götürdü? Evet, babası da peşinden gitti.
Sen hemen adamın durumunu bir öğren, bana geri dön. Çok çabuk, hadi!
Tamam. Tamam, ben Nihat'la konuşacağım.
İnşallah adam ölmez.
(Gerilim müziği)
(Dönüş dış ses) Aşkın engellenemez yükselişinde...
...kıskançlığın payı ne büyükmüş.
Yanlış anlamalarla çabucak parlayan bir alev gibiymiş bu duygu.
Ve insanın gözüne, kulağına âdeta bir perde iniyormuş.
İnsan bunu yaşadıkça daha iyi anlıyor.
Sonrasında pişmanlık duyacağı sözlerin, adımların çoğu...
...hedefine işte o karanlıkta ulaşıyormuş.
Somer eniştemin öfkesi sadece kendisini değil...
...ablamı ve ailesini de çevreleyen bir yangına dönüşmüştü.
Öfke ve sevmek.
Nasıl da yan yana gelemez iki kelime gibi duruyor aslında.
Aşk ve acı...
...nasıl da ayrılamıyor birbirinden.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik)
Bir bakışı vardı gözüme...
(Duygusal müzik devam ediyor)
O çaresizliği gözümün önünden gitmiyor.
Nesrin ona ağır konuştum. Çok ağır konuştum.
Onu kırdım, yaraladım.
Keşke dilim kopsaydı da...
...ben öyle şeyler söylemeseydim.
Deme böyle.
Bu olup bitenler bize yabancı.
Ne olduğumuzu anlamadık Sadık.
Türkan, babasını bilmez mi!
Gönlünü bilmez mi!
Dilinde olduğunu anlamıştır. Sana gönül koymamıştır.
Çok kırıldı.
Nesrin yok, kızımın yüreği kavruldu.
Baba diye seslendi...
...ama ben dönüp bakmadım. Ben dönüp ona bakmadım.
Dönüp sarılmadım.
Sadık ne olur üzülme.
Ortalık bir sakinleşsin...
...ne olup bittiğini anlarız.
Ben de çok üstüne gittim.
Sinirimizden...
...şaşkınlığımızdan ne yaptığımızı bilemedik Sadık.
Nesrin kızlar haklı.
Bugüne kadar onların başı belaya girdiği zaman...
...biz arkalarında durmadık mı?
Onlar beşer şaşar.
Yanlışlıkla bir şey yaptıkları zaman biz hep orada olmadık mı?
Bize güvenmediler mi? Ya da...
...biz onları her zaman kanatlarımızın altına almadık mı?
Ben nasıl...
...bir anlık öfkeyle öyle şeyler...
Yaşattığım...
...hayal kırıklığını düşündükçe...
...babalığımdan utanıyorum. Ben böyle bir baba değilim.
Ne olur böyle söyleme. Sadık ne olur üzülme. Ne olursun.
(Duygusal müzik)
(Kapı açıldı) (Ayla) Hoş geldiniz.
Oğlum.
Biz ne hâle düştük?
Biz neler yaşıyoruz?
Anne izin ver, ben biraz dinleneyim.
Ne oldu? Çabuk söyle. Ne dediler?
(Özer) Ailesi şikâyetçi.
Durumu nasıl?
-Kötü. -Ne yapacağız?
Şikâyetçiler de diyorsun.
Bu durumda Somer hapse girecek.
Aman Allah'ım!
Özer ne oturuyorsun?
Araya tanıdık birilerini sokalım. Şikâyetlerini geri çeksinler. Kalk.
Rüçhan lütfen bir sakin olur musun? Ferit'in bilinci yerinde değil.
Bu hâldeyken kimi sokarsam sokayım ters tepecek. Lütfen!
Bu durumda hayati tehlikesi var.
Evet, durumu ağır.
Özellikle uyutuyorlarmış.
Savcılık Somer'i şimdilik saldı ama yurt dışı yasağı koydular.
İyi. Yani en azından bu durumda yanımızda olur...
...değil mi?
Ay... Ayla bana banyoyu hazırla.
(Müzik)
(Duygusal müzik)
(Kapı kapandı)
Senin burada ne işin var?
İyi misin?
Ben dün gece seni düşünmekten uyuyamadım.
(Müzik)
Sana bunları getirdim.
İçinde isimlerimiz yazıyor.
Birbirini hiç tanımayan iki yabancının isimleri.
Bir çift alyansın içinde.
Ne garip, değil mi?
Ne acı.
(Müzik)
Doğru, birbirimizi tanımıyoruz.
İki yabancıyız.
Hiçbir zaman senin saçlarını taramadım.
Beraber uzun yola çıkmadık.
Dizlerinde yatıp uykuya dalmadım.
Biz seninle üzüntüden değil...
...sevinmekten uykusuz kalmalıydık.
Kahvaltı yapmadan çıktığında...
...sitem edemedim sana.
Yorgunken terini silemedim.
Fırsat vermedin çünkü.
Ben sadece uykunda sevebildim seni.
Seninle bir gelecek hayali kuramadık Somer.
(Duygusal müzik)
Sevdiğin şeyleri bile öğrenemedim.
(Duygusal müzik)
Nasıl büyüdün, nerede düştün?
Yapacak o kadar çok şeyimiz vardı ki.
(Duygusal müzik)
Oysa hep öpmek istedim şu boynundaki lekeyi.
(Duygusal müzik)
("Batuhan Fırat & Yaprak Çamlıca - Kül Kedisi" çalıyor)
"Ben seni arayan"
"Sesine inanan"
"Masala inanan"
"Uyan bu derin uykudan"
"Kaçma içindeki duygudan"
"Elimde tüm anahtarların"
"Fazla vakit kaybetmeden"
"Bir olsak her gece sen ve ben"
"Elimde camdan ayakkabın"
"Varlığın Mecnun, yokluğunda"
"Tuz buzum tek bakışına"
"Gelirsen topraklarıma yağmurlar yağacak"
"Yalnızın karanlığımda"
"Yıkılmış duvarlarımla"
"Gelirsen burada şiirler yazılacak"
Ay, Sadık Bey'in hâline bak.
-Çok perişan oldu adam. -Müdürüm, günaydın. Kahve yaptırayım mı?
(Duygusal müzik)
(Derin nefes alıp veriyor)
Eşyalarımı topla, misafir odasına götür.
Peki, hemen.
(Telefon çalıyor)
Efendim Sadık baba.
Bugün seninle bir görüşelim.
Olur, görüşelim.
Anneciğim, biz okula gidiyoruz.
Ne diyeceğim size.
Kızlar, okula gittiğinizde ablanızla, gazete...
...haberiyle ilgili biri bir şey söylerse...
...siz sakın cevap vermeyin, bir şey söylemeyin. Tamam mı?
-Tamam anne. -Ne diyeceğiz anne?
Hayret bir şey ya.
(Müzik)
Mesut yüzünden.
Sadık babaya gazeteyi Mesut verdi.
Hayır oğlum. Senin hiçbir suçun yoktu.
Sadık baba kızmıştır, Türkan ağlamıştır.
Mesut, sen üzme kendini.
Canım'ı götür.
Türkan özlemiştir.
Peki, tamam.
(Duygusal müzik)
Enişte.
Senden bir şey rica edebilir miyim?
Ferit'in durumunu öğrenebilir miyiz?
Ne yapacaksın kızım Ferit'i?
İyi olup olmadığını öğrenmeye ihtiyacım var.
Kızım, bak...
...kalbini kırmayayım, hadi.
Onu merak ettiğim için değil enişte.
Somer, benim yüzümden katil olsun istemiyorum.
Onun için sordum, korkuyorum.
Siz de bana inanmıyorsunuz, değil mi?
Biriniz de çıkıp Türkan'ım yapmaz demiyor.
Hep bir kanıt istiyorsunuz.
Benim söylediklerimin hiçbir anlamı yok sizin için.
Gördüğünüz duyduğunuz doğru...
...ama bir ben yanlışım sizin gözünüzde, değil mi?
Kızım, sen ne olup bittiğini doğru düzgün anlatmıyorsun ki.
Orada ne işin vardı diyoruz, cevap yok.
Biri mi götürdü, biri mi çağırdı, cevap yok.
Biz de sana inanmaya dünden razıyız ama sen hep susuyorsun.
Hepimizi böyle arada bırakıyorsun.
Evet, Türkan. Enişten doğru söylüyor.
Yoksa biz sana niye inanmayalım yavrum?
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Telefon çalıyor)
Türkan, ne oldu?
(Türkan ses) Mine, biraz konuşabilir miyiz?
Canım, bu sıralar aramasan beni?
Mine, çok önemli. Lütfen, iki dakika.
(Türkan ses) Bak, ben senin dediğini yaptım. Hiç kimseye bir şey söylemedim.
Mekâna beraber gittiğimizi hiç kimseye söylemedim.
Ama ailemi kaybetmek üzereyim Mine.
Lütfen, en azından aileme söyleyeyim.
(Mine) Canım, bak ben anlıyorum seni ama doğru olmaz.
Gider, Rüçhan Hanımlara söylerler.
Sonra herkes benim üstüme gelir.
Ferit daha komada. Ölebilir.
Somer'in de gözü dönmüş iyice.
Yaşatmaz bak beni.
Yapma Türkan.
Ararım ben seni sonra.
Bu işin arkasında senin olduğunu tahmin etmiştim.
Saçmalama. Ben bir şey yapmadım.
Buraya gel!
Ferit'in babasıyla beraber sabaha kadar hastanedeydim.
İnsanlar perişan.
Senin Somer takıntın yüzünden gencecik bir insanın hayatı kararabilir.
Benimle ne ilgisi var bunun?
Olayları ben daha yeni öğrendim.
Türkan'la konuştuklarını duydum.
Bütün bu olanlara senin sebep olduğunu...
...Rüçhan Hanım'la Somer Bey bir öğrenirse...
...neler olur? Düşün istersen.
(Gerilim müziği)
Ablam.
Yine ağlıyorsun.
Tamam, ağlamıyorum.
Otur hadi.
Abla, bak.
Mesut gönderdi sana.
"Üzülmesin." dedi.
Canım, bir tanem.
Ablam.
Ağlama artık.
Üzme kendini.
Biz, ne olursa olsun senin yanındayız.
Biliyorum canım.
Dönüş, çok gücüme gidiyor.
Elim kolum bağlı. Ben ne yapacağımı bilmiyorum.
Ablacığım.
Bak, er ya da geç, gerçekler ortaya çıkacak.
Sen, istediğin kadar saklamaya çalış.
O zaman herkes anlayacak senin suçsuz olduğunu.
Lütfen, üzme kendini.
(Duygusal müzik)
Kızım, ne bileyim ya.
O akşam Mine'ye gideceğim diye çıktı.
Şimdi de diyor ki ben Mine'ye gitmedim, bara gittim.
Yani o gece ne olup bittiğini o kız biliyor.
Annen de o kızı hiç sevmiyor.
Hala, ben bulacağım Mine'yi, soracağım ona.
Ah be güzelim, nereden bulacaksın, nasıl bulacaksın?
Sen merak etme. Bende o iş. Adresini bulacağım.
İyi madem, adresini falan bulursan bana mutlaka haber ver. Ben de geleceğim.
Yok hala, biz dönüşle gideriz.
Ben de geleyim, o şimdi sizi çocuktan sayar.
Ben de geleyim ki durumun ciddiyetini anlasın.
Derya, hadi. Biz gidelim.
İyi, hadi.
-Hadi halacığım. -Güzellerim benim.
Halalarının bir tanesi. Bana da haber verin, tamam mı?
-Ne haberi ya? -Yürü, ben sana anlatacağım. Gel.
Hadi, hadi.
(Müzik)
Baba.
Hayırdır kızlar? Niye okulda değilsiniz bugün?
İlk dersimiz boştu.
Üniversiteler herkese okulda broşür dağıtmış. Bana gelmedi.
Onu soracaktım İrfan abiye.
İrfan.
Gel, gel.
Çocukların şeyi varmış, üniversiteye başvurma broşürü gibi bir şey.
ÖSYM'den mi gelecekti?
Bilmiyorum. Siz İrfan abinizle halledin, hadi.
Yok, ÖSYM değil. Ben sana başka bir şey soracağım.
-Hayırdır? -Mine var ya?
Somer eniştenin asistanı. Onun ev adresi var mı sende?
Ne yapacaksınız adresi?
-Lazım işte, buluver, ne olur. -Hadi.
Ne olur bana yardım edin.
Yalvarıyorum size.
Beni Nihat'tan kurtarın.
Ne isterseniz yaparım.
Yeter ki çıksın hayatımdan.
Dayanamıyorum artık.
Bunu, Nihat'ın parasını yemeden önce düşünecektin.
Yapmayın, ne olur.
Söylemeyin böyle.
Ben, sizin torununuzun annesiyim.
Evet, büyük hata ettim ondan yardım alarak.
Baş edebilirim sandım.
Çeker gider sandım.
Ama kurtulamıyorum.
Her gün daha da ileri gidiyor.
Rüçhan Hanım.
Onu, yolumuzdan çekmek zorundasınız.
Öyle mi? Bak sen.
Korkuyorum Rüçhan Hanım.
Geceleri uyku uyuyamıyorum.
Bana, bebeğime bir zarar verecek diye korkuyorum.
Somer'e de bir kötülük edecek.
Ben artık bundan eminim.
Bana hep bunlarla geliyorsun.
Bırak zırlamayı. Söyleyeceğin bir şey varsa söyle açık açık.
Türkan'ı rezil ederek aslında sizi hedef aldı Rüçhan Hanım.
Anlamadınız mı?
Durmayacak bu adam.
-Somer'e de bir zarar... -Ne saçmalıyorsun sen?
Nihat'ın Türkan'la ne ilgisi var ki?
O haberi yaptıran Nihat.
Türkan'ı bu tuzağın içine çeken o.
Ne dedin sen?
Biz evliyken benim yüzümden gazetelere düşmüştü.
İhanete uğradığı haberleri itibarını yerle bir etmişti.
Bunun intikamını aldığını söyledi bana.
Aynısını Kormanlar yaşayacak, dedi.
Somer, bana ne yaşattıysa bin mislini yaşatacağım ona, dedi.
Rüçhan Hanım, lütfen bir şeyler yapın.
Durdurun onu.
Sakın bundan Somer'e söz edeyim deme.
Eğer arkasında Nihat'ın olduğunu bilirse Somer'i hiç kimse tutamaz.
Asla.
Asla onu ateşe atacak bir şey yapmam ben.
Ben Somer'i çok seviyorum.
Biliyorsunuz. O benim yüzüme bakmasa da.
Hayatımın sonuna kadar beni affetmesin.
Bana ve çocuğumuza sahip çıkmasını bekleyeceğim.
Tamam, tamam. Uzatma, git şu adama göz kulak ol.
Ne yapacaksınız peki?
Beni o hasta heriften kurtaracak mısınız?
Burası galiba.
Hadi.
-Buyurun. -Mine Hanım burada mı oturuyor?
Sabah, erkenden çıktı o.
Ne zaman döner peki?
Bilmiyorum.
Bir arayayım isterseniz.
-Dışarıda kalmayın, içeri buyurun. -Yok, yok. Biz burada bekleriz.
-Kim diyeyim? -Ben Türkan'ın halasıyım.
Bir saniye.
(Telefon çalıyor)
Efendim.
(Nihat ses) Mineciğim, misafirlerin var. Eve gelsen iyi olur.
-Kim? -Türkan'ın halasıymış.
Bir de yanında iki genç hanımefendi var.
Geliyorum hemen.
Sakın onlara bir şey söyleme.
(Mine ses) Bana bu kötülüğü yapma, olur mu?
Her şey senin istediğin gibi olacak.
Tamam mı?
Hadi, bekliyoruz.
(Gerilim müziği)
Tekneye gelseydiniz Sadık baba.
Yok, yok. Böyle iyi, otur.
-Dinliyorum. -Bak oğlum.
Bir adamın adamlığı, ailesine verdiği kıymetle ölçülür.
Eğer bir adam, eşine...
...ehemmiyet, özen göstermiyorsa...
...onun ne ailesi kalır, ne yuvası. Dağılır gider.
Erkek dediğin sorumluluk sahibi olur.
Doğru, haklısınız.
Bak oğlum.
Biz Türkan'ı el bebek, gül bebek büyüttük.
Sevgiden, şefkatten yana hiç eksiği olmadı.
Olmadığı için de hiçbir zaman yalana, riyaya başvurmadı.
Türkan, baba evinde hiçbir zaman tek başına dışarı çıkmadı.
Çünkü annesi de ben de onu hep sakındık, koruduk.
Sonra telli, duvaklı gelin oldu, evlendi.
Fakat sonra ne olduysa benim kızım değişti.
Türkan böyle hatalar yapmazdı.
Ben bu kızı sana emanet ettim.
Benim kanatlarımın altından çıktı, senin kanatlarının altına girdi.
Yalan mı?
Yok, hayır.
Doğru. Doğru söylüyorsunuz.
Ee?
Bunu kabul ediyorsun da o zaman o gazetede çıkan haber ne?
Sen buna nasıl müsaade ediyorsun?
Sen neredeydin? Niye sahip çıkmadın benim kızıma?
Yanında değildim, çünkü...
(Gerilim müziği)
(Geçiş sesi)
Babam iyileşene kadar mecbur takacağım. Yoksa bayıldığımdan değil.
Şu anda bir şey söyleyemem ona.
İşlerim vardı, çok önemli bir toplantıdaydım.
Mazeret mi bu?
İşlerim vardı, çok önemli toplantı vardı.
Sizin birbirinizden haberiniz yok.
Sen kızı teknede tek başına bırakıp işine gidiyorsun, o da barlara gidip...
Siz ne yaşıyorsunuz?
Siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz? Bu nasıl evlilik?
Ben bu sefillik, rezillik için mi kızımı sana verdim?
Tamam, Türkan bir hata yaptı, evet.
Ama bu olayda en az Türkan kadar senin de hatan var.
Ayrıca ben, o gazetede yazdığı gibi...
...Türkan'ın başka bir arkadaşlığı olduğunu asla kabul etmiyorum.
Asla!
Ama sen kızı tek başına bırakırsan...
...o kızın çevresine...
...it de dolanır, çakal da. Anladın mı beni?
Anladın mı?
Anladım Sadık baba. Anlıyorum. Ben dinliyorum sizi.
Bakın, ben size saygıda kusur etmem.
Siz beni isterseniz dövün, isterseniz sövün.
Sesim çıkmaz, büyüğümsünüz.
Fakat şunu lütfen atlamayın.
O gazetede çıkan haberlere...
...sizin kadar en az ben de kızgınım.
Kızgınsın, öyle mi?
Peki, kime kızgınsın? Türkan'a mı yoksa kendine mi?
Yoksa beceremediğin kocalığına mı?
(Gerilim müziği)
(Duygusal müzik)
Türkan abla.
Terbiyesiz. Gel kızım buraya.
Vah, vah... Kormanların gelini değil mi bu?
Rezil oldu, rezil.
Ay, evet o. Postane müdürünün kızı.
Ne hallere düştü. Hiç olacak şey mi?
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Şermin.
Hoca Hanım, haberin aslı astarı ne?
Senin kız, boşandı mı beyinden?
Ne yapacaksın? Niye soruyorsun?
Ne bileyim? Gazetelerde boy boy fotoğrafları çıktı.
Hani biz de eşinden boşandı zannettik. Değil mi kızlar?
Yani evliyken de olmaz öyle şeyler. Değil mi?
Yoksa hâlâ evli mi?
Ne olacak?
Sen bana ahlak dersi mi vereceksin?
Siz önce akşama kadar yaptığınız dedikoduları kâğıda yazın.
Yanına da fotoğraflarınızı koyun.
Ondan sonra da bir ailenin, insanın hayatına...
...burnunu sokmak ne demekmiş öğrenin.
Vicdan, ahlak temizlemek bu halıyı yıkamak kadar kolay değil tabii.
(Müzik)
(Dönüş dış ses) Yıllara dayanmış koca bir ağaç, bir gecede devrilmiyor aslında.
Bazen fırtınayı haber veren bir fısıltı yetiyor.
Duvarı nem, insanı gam öldürür derler.
Annem, muhtemelen hissediyordu artık.
Kalp kalesinin eskisi kadar dayanıklı olmadığını...
...yorulduğunu.
Yine de bir gayret, her şeyi temizleyip...
...düzenlerse, yine güçlenirim, başa döner...
...dertlerle başa çıkabilirim, diye düşünüyordu.
Evimiz sabun ve yemek kokarsa...
...yine şarkılar, kahkahalar yükselirse...
...her şey eskisi gibi olur sanıyordu.
Tüm dedikodular biter...
...bu kötü günlerin hiçbiri yaşanmamış sayılırdı.
Halılardan, merdivenlerden Rüçhan Hanım'ın ayak izlerini...
...bıraktığı kiri çıkarabilirse...
...belki düzeltebilirdi kızının kötü talihini.
Temizlikte bir teselli arıyordu annem.
Beyhude bir teselli.
(Duygusal müzik)
Uzaktan mı geliyor?
Yaklaşmıştır, geliyordur.
Siz, Türkan'ın kardeşleri mi oluyorsunuz?
Evet, herhangi bir kardeşlik değil bizimkisi.
Birbirimiz için canımızı veririz.
Canımızı sıkan olursa da...
(Kapı açıldı)
Selam.
Selam! Amma da gelinmişsiniz.
Hoş geldiniz.
Beklettim, değil mi?
Estağfurullah. Kusura bakmayın, rahatsız ettik.
(Mine) Rica ederim, ne rahatsızlığı?
Başınızı ağrıtmadan bir iki şey soracaktık size.
Estağfurullah, buyurun.
Türkan ablam, pazar gecesi buraya geldi mi?
Yok. Yani buraya mı gelecekti? Anlamadım.
Ablam, en son sizinle görüşeceğini söyleyip çıkmış evden.
Biz Nihat'la davetteydik.
Türkan'dan haberim yok.
-Ne oldu? Ablanız kayıp mı? -Yok, kayıp değil.
Siz ne davetindeydiniz?
Yemek. Dostlarımızla yemek yedik.
-Değil mi Nihat? -Evet.
Çok geç döndük.
Siz Türkan'la hiç konuşmadınız mı buluşmak için?
Yani görüşelim dedik ama...
...ben pek müsait olamadım bu aralar.
İşler çok yoğun da.
Siz ablamın arkadaşı değil misiniz? Gazetede çıkan haberleri görmediniz mi?
Niye bilmiyormuş gibi yapıyorsunuz?
Ablanız nasıl diye sormadınız bile.
Gördüm.
Yani çıkmış öyle bir haber.
Ama ben sizi üzmemek için bir şey söylemek istemedim.
Ablamı da aramadınız.
Hadi, kalkalım artık.
Hala, bir dur ya.
Canım, ben gerçekten sizin adınıza çok üzüldüm.
Türkan'a da çok selam söyleyin.
Ne olur, sıkmasın canını.
Ha, tabii, tabii.
Hadi çocuklar.
İyi günler.
Sağ ol, Nihat.
Kadın, annemin sevmediği kadar varmış.
Amma didikledin sen de kadını. Helal olsun.
Vallahi buraya gelene kadar bir umudum vardı.
Bir şeyler öğreniriz falan diye ama...
Yok, kalmadı.
Yok hala, ben hâlâ şüpheliyim o kadından.
Aman halacığım, Allah aşkına. Kadının kocası başında, bebeği karnında.
Türkan'a kötü davranıp da ne çıkarı olacak?
Hadi, hadi.
(Müzik)
-Hoş geldiniz. -Merhaba.
-Buyurun, geçin. Oturun şöyle. -Teşekkürler.
-Ne içersiniz? -Bir şey almayacağım.
Konuyu biliyorsunuz. O yüzden direkt soracağım.
O gece ne oldu?
Bakın.
Aramızda gizli saklı yok.
Ben sizin fotoğrafı çektiğinizi, haberi de sizin yaptığınızı biliyorum.
O yüzden rahatça konuşun.
Vallahi hocam, ben magazinciyim.
-Şüphesiz. -Ne gördüysem onu çektim.
Tanınmış, bilinmiş kişiler objektifimize takılınca...
...deklanşöre basıyoruz. Ekmek paramız bu.
Ben size işinizi sormuyorum. Ne gördüğünüzü soruyorum.
İkisi, yani eşinizle Ferit Bey, yan yana sohbet ediyorlardı.
(Müzik)
Mekâna beraber mi girdiler?
O kadarını bilmiyorum, görmedim.
Ben sotadaydım.
Beraber mi çıktılar peki?
Yok, eşiniz hanımefendi tek başına ayrıldı mekândan.
(Türkan dış ses) Benim o adamla hiçbir ilgim yok.
Nasıl böyle bir şeye inanabilirsin?
Peki, yorduk sizi buraya kadar.
Rica ederim.
(Müzik)
Abla, neredesin ya?
Yarım saattir çalıyorum kapıyı. Türkan da açmadı zaten.
Uyuyordur çocuk. Ne var, ne oldu?
Bu gazete haberleri falan... Doğru mu ya?
Bizim yeğen, kocası...
Bak, sakın abuk sabuk konuşma!
Zaten cinlerim tepemde! Bütün hırsımı senden çıkarırım!
Tamam ablacığım, tamam.
Oh! Benim güzel ablam, kızma sen ya.
İyi, tamam. Buralarda fazla oyalanma.
-Abim gelip seni görmesin. -Yok, girmeyeceğim zaten.
De bir iki dakika şöyle otur be.
Üf!
Söyle ne var?
Şimdi ben krediye başvuracağım da...
Yedin tabii milletten gasbettiğin paraları!
Şimdi krediye kaldın, öyle mi?
Ne gasbı abla, Allah aşkına ya?
İş kuruyoruz şurada. Kolay mı yani?
Nasıl bir iş bu? Bir türlü kurulamıyor?
Ya sermayede böyle ha bire açık çıkıyor.
Kolay mı sanki bu işler?
İyi, tamam. Benden ne istiyorsun?
Şimdi kredi çekeceğim ya, banka garanti istiyor.
Böyle ipotek falan.
Şimdi evdeki kendi payımı ipotek ettireceğim.
Öyle başvuracağım krediye.
Ama böyle biraz açık kalırsa...
...kardeşine bir omuz atarsın be.
Atamam! Benden zırnık falan alamazsın.
Ayrıca öyle hisse payıyla falan da olmuyor efendim.
Oluyor ya, gayet oluyor. Ben sordum soruşturdum.
Ya olmuyor!
Geçen sefer gene böyle istediğinde korktum ben gittim sordum.
Olmuyor! Ayrıca benim hissem abimin.
Verdim, ona verdim!
Ablacığım, şimdi öyle lafla olmuyor ki bu işler.
Yani noter lazım, tasdik lazım.
Yaptırdın mı sen böyle bir şey?
Bana bak, ne notere ne kâtibe ihtiyaç var.
Ben abime söyledim, Hikmet'e de vasiyet ettim.
Ben, senden önce gidersem buradaki pay abimin dedim.
Anladın mı? Bak, nokta!
Çok iyi anladım.
Allah muhabbetinizi artırsın ablacığım. Ne diyeyim?
(Fatih) Hadi görüşürüz o zaman.
Hadi güle güle.
(Nezahat) Türkan.
Türkan. (Kapı kapandı)
Halacığım, ses vermiyorsun.
Bak, perdeleri de çekmişsin.
Kapkara olmuş ev.
Hala açma, açma! Kimseyi görmek istemiyorum!
Hayatım, seni pencereden kim görecek?
Açayım birazcık ışık gelsin. Dur, bakalım.
Hah!
Herkes gözümün içine bakıyor hala!
Kulağımda sorular sorgular bitmiyor! Dayanamıyorum artık!
Benim güzelim.
Ne olursun Türkan, Allah aşkına böyle yapma.
Hayatım, biz seni çok seviyoruz.
Vallahi billahi üzüntümüzden soruyoruz hayatım.
Neyse bu olay çıksın ortaya.
Taşıma bu yükü Türkan, taşıma hayatım.
Bizim derdimiz bu canım.
O yük de benimle beraber toprağa gömülsün hala.
Hala, ölmek istiyorum hala!
Türkan, ne biçim laf!
Bir daha duymayacağım bu lafı!
Sen çok gençsin.
Senin daha yaşayacak o kadar çok güzel günlerin var ki hayatım.
Hala, yaşamak istemiyorum!
Ah benim güzelim.
Ah güzel Türkan.
Bir döksen içini, bir akıtsan şu içindeki zehri.
Her şey çok iyi olacak.
(Duygusal müzik)
Ah güzelim, tamam.
(Duygusal müzik)
Anne?
(Duygusal müzik)
Anneciğim, ne kadar çok salata çeşidi yapmışsın.
Salataya zeytinyağı ve limon koy.
Tamam.
(Duygusal müzik)
Baban bahçedeydi. Yukarı çıktı mı?
Evet, çıktı. Oturuyor.
Derya'ya söyle, sofrayı kurun.
-Ben geliyorum. -Anne, nereye?
(Kapı kapandı)
(Kapı zili çaldı)
(Nezahat) Nesrin gel, hoş geldin. Geç içeri hayatım.
-Türkan nerede? -Yukarıda.
Evi tertemiz yaptım. Her yer pırıl pırıl oldu.
Yemeğimi de yaptım. Etli de var zeytinyağlı da var.
Bolca salata da yaptım.
Ben bunlara akşam yemeğinde bir araya gelin dedikçe...
...herkes dağılıyor. Türkan'ı almaya geldim.
Hayatım bir dur, bir dur. Azıcık otur, soluklan hayatım.
(Nesrin) Yok, Türkan'ı alacağım ben. Türkan, Türkan!
Kızım!
Türkan...
...hadi kızım, toparlan. Eve gidiyoruz.
Ben gelmiyorum, istemiyorum anne.
Sana istiyor musun diye sormadım ki!
Seni eve götürmeye geldim.
Gelmiyorum anne, gelmeyeceğim.
Ne olur beni rahat bırakın artık.
Bak, ben buraya hapsettim kendimi.
Kimseye görünmüyorum.
Kimse sesimi duymuyor.
El âleme fırsat vermiyorum. Bak, yok gibiyim işte.
Bırakın beni.
Türkan...
...hadi evimize gidelim kızım.
Hadi, lütfen.
Anne, kimsenin yüzüne bakacak hâlde değilim.
Ne olur yapma bunu bana, ne olur.
Nesrin, zorlama. İzin ver, burada kalsın.
(Duygusal müzik)
Peki.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
Ne var? Neymiş bu kadar önemli olan?
Haberi yaptıran Nihat'mış.
Nasıl yani?
Hadi canım! Niye uğraşsın ki o adam Türkan'la?
İntikam alıyor işte Somer'den.
Peki, sen nereden öğrendin bunu?
Mine geldi, o söyledi.
Yapma Rüçhan!
Bütün hayatını yalanlar üstüne kurmuş...
...o kızın sözüne inandın sen de öyle mi?
Mine, Somer'e hâlâ âşık.
Ona zarar gelmesini istemez.
Bu konuda yalan söyleyeceğini hiç düşünmüyorum.
Ayrıca Mine, bizim torunumuzu taşıyor.
Bizimle birlikte hareket etmekten başka şansı yok ki.
Biliyor musun?
Ben hâlâ o bebek konusuna da inanmıyorum.
Ne yapayım? Mine’nin söylediği her şeyden şüphe ediyorum.
Bu konu gayet ciddi Özer.
Nihat, Somer’e kafayı takmış durumda.
İntikam alacak. Mine söyledi.
Geçmişte kendi yaşadıklarını Somer’e yaşatacakmış.
(Gerilim müziği)
Demek öyle.
Sen hiç merak etme.
Kim kime ne yaşatacakmış...
...göreceğiz.
(Gerilim müziği)
(Sadık) Ne olacak bu çocukların durumu?
Boşanacaklar mı şimdi?
Bilmiyorum ki Sadık.
Boşanırlar herhâlde. Anlamadım ne olduğunu.
O zaman Türkan’ı alıp getirelim eve.
Halasının evinde sığıntı gibi yaşamasın.
Onun evi burası.
Ben de konuştum bugün.
Gelmek istemedi.
Biraz kendini toplasın...
...ondan sonra alırız kızımızı.
(Duygusal müzik)
Kızlar, kaldırın şu resmi.
(Duygusal müzik)
(Nesrin) Ben şunları götüreyim.
Derya, hadi sen de kalk kızım.
Ben toplarım sofrayı.
-Dur, ben de yardım edeyim. -Sen otur.
(Duygusal müzik)
Dönüş, yarın ne yapıp edip Somer Efendi'ye ulaşacağız.
-Açmıyor ki telefonunu. -Açana kadar arayacağız biz de.
Türkan!
(Somer) Türkan!
Türkan, çık dışarı! Konuşacağız!
Somer!
(Duygusal müzik)
Hikmet, kurban olayım sakın bir şey söyleme.
Ne olur, bir olay falan çıkmasın.
Hanım, bir müsaade et. Hele bir niyetini öğrenelim.
Hadi, çekil bakalım hadi.
-Buyur oğlum. -Türkan'la görüşebilir miyim?
Bak yeğenim, burası benim evim.
Türkan da benim kızım.
Eğer onun kılına dokunursan, onu üzersen...
Türkan hâlâ benim karım.
Üstelik ben onun saçının teline bile zarar gelmesini istemem.
Sen ne diyorsun enişte?
(Duygusal müzik)
(Köpek havlıyor)
(Duygusal müzik)
Evet, dinliyorum.
Ben soruşturdum.
Mekândan beraber çıkmamışsınız.
Soruşturmana gerek bile yoktu.
Neyse, bir şey söylemek istemiyorum.
Türkan, sana inanmam için bana bir şey söyle.
Benim sana inanmaya ihtiyacım var.
Bak, bu dünyanın en büyük yalanı bile olsa...
...benim bunu duymaya ihtiyacım var.
O yüzden söyle ne olursun.
(Duygusal müzik)
Türkan, ne var bu sessizliğinin arkasında?
Ne saklıyorsun benden?
Söyleyecek bir şeyim yok.
İstediğine inanabilirsin. Umurumda değil artık.
Nasıl yani, sen...
...sen ne demeye çalışıyorsun? Benim bunu nasıl anlamam gerekiyor?
Sen bu yazılanları kabulleniyor musun yani?
Kabul etmiyorum!
Artık çok sıkıldım Somer!
Sorguya çekilip durmaktan sıkıldım!
Verecek bir cevabın yok çünkü! Ondan dolayı susuyorsun!
Bir skandalla Somer’i hayatından çıkar!
Ne güzel değil mi? İstediğini elde ettin, haklısın!
-Somer, gider misin? -Gitmiyorum!
Gerçeği duyana kadar da gitmeyeceğim!
Somer, hadi evladım. Seni uyarmıştım.
Kusura bakmayın.
Hikmet, bu çocuk böyle dolup dolup kapımıza mı dayanacak?
Özür dilerim enişte.
Önemli değil kızım.
Bak, bir daha bu şekilde gelirse seni görüştürmem.
(Duygusal müzik)
(Gerilim müziği)
-(Nihat) Ne oluyor kardeşim? -Bizimle geliyorsun, yürü!
-(Nihat) Nereye götürüyorsunuz beni? -(Erkek) Yürü!
(Nihat) Bıraksanıza! Kardeşim bırak!
-Bin şu arabaya! -(Nihat) Bırak, bırak!
(Gerilim müziği)
Oo, Özer Bey!
Hayırdır?
(Gerilim müziği)
Şerefsiz!
Ne istedin lan oğlumdan, gelinimden?
Erkek misin lan sen?
Masum insanların namusuyla şerefiyle oynamaya...
...utanmıyor musun?
Oğlum, Mine'nin suratına bile bakmıyor.
Ama sen hâlâ onun karısıyla uğraşıyorsun.
Bir de Somer'den...
...intikam alacaksın, öyle mi?
(Gerilim müziği)
Umarım ne yaptığını iyi biliyorsundur?
Ben gayet iyi biliyorum.
Ne gülüyorsun lan? Ne gülüyorsun?
Masum bir kıza tuzak kurarak...
...itibar lekelenmez Nihat!
O itibar nasıl lekelenir...
...ben göster... Göstereceğim!
(Gerilim müziği)
Sen, sen...
...gelinini...
...benim mi gazeteye düşürdüğümü zannediyorsun?
Kim o zaman?
Kim o zaman?
Kim o zaman söyle?
Söyle kim o zaman?
Cevabını rövanşa saklıyorum!
Özbeöz torunun...
...bana baba dediğinde...
...göreceğim ben Korman ailesini!
Sen bizi ne sanıyorsun lan?
Çocuğumuzu sana mı bırakacağım?
Öyle bir bırakacaksın ki!
Sen bile inanamayacaksın!
Neyine güveniyorsun? Neyine güveniyorsun?
O zaman kulağını aç ve beni iyi dinle!
Mine benim hâlâ nikâhlı karım!
O çocuk doğduğunda...
...benim nüfusumda olacak!
Anladın mı?
(Gerilim müziği)
Siz, Somer enişteyle sürekli görüşüyorsunuz.
Biz dünden beri arıyoruz arıyoruz açmıyor.
Bir şeyler yapın da buluşalım.
Şimdi sizleri söylemeden mi çağıracağız? Nasıl olacak?
Oğlum, sinirlenmesin bize.
Allah Allah! Korktun mu?
Ne korkacağım kızım ya? Benlik bir durum yok.
Enişte, sizin enişte. Size kızar diye dedim ben.
Bir karşımıza çıksın da o, göreceğiz kim kime kızıyor!
(Gerilim müziği)
Kime bakıyorsun kızım sen? Neye gülüyorsun?
Ne oldu, zoruna mı gitti gülmem?
Bak, yürü git! Ben oynayamam seninle!
Ablan bar köşelerinde oynamış ya el âlemin adamıyla.
-Var ya ben bir senin dilini! -Derya, Derya!
Ne diyorsun sen be?
-Derya. -Ya Hakan, bırak!
-Ezerim ben seni! -Bırak, bırak da ezsin bakalım!
Bu defa okuldan atılır, ablasının yanında takılır.
Yettin ama sen!
(Gerilim müziği)
Kimse benim aileme laf edemez, ettirmem! Duydun mu?
-Duydun mu? -Dönüş, Dönüş, dur!
Bırak şunu bırak! Özellikle yapıyor.
(Serdar) Sizi kışkırtmaya çalışıyor, görmüyor musun?
Serdar, bırak beni! Bırak beni!
Götürsene sen de şunu! Ne bekliyorsun?
Siz busunuz işte kızım! Kavgacı pislikler!
Ben şunun kafasını patlatayım da beni Ayvalık'tan atsınlar!
(Serdar) Yürü gidelim, yürü!
Ya yürüyün hadi, hadi!
-Serdar, bırak! -Sakin ol Dönüş!
-Ya bırak ya, bırak! -Tamam ya, tamam.
Okuldan çıktık artık. Bir sakin ol, yeter! Allah Allah!
Ya bir izin vermediniz ki pataklayalım o kızı!
Dönüş, sen de mi? Lütfen!
Ben de Hakan! Biz Derya'yla böyleyiz. Beğenemedin mi?
-Kızlar barut vallahi. -Canan da fena kaşındı ama.
Kimse ablama, aileme laf edemez!
Görüyorsunuz, değil mi? Pamuk gibi kızı ne yaptınız.
Hakan, geliyor şimdi sana da bir tane!
Tamam, sakin ol.
Dönüş, sen de böyle kıvama gelmişken...
...korksun bizden Somer enişte.
-Hakan, ara hadi. Neredeymiş sor. -Hadi arayalım, hadi.
Tamam da çok sert yapmayın, ayıp olur yani.
Ne ayıbı ya? Ablamı yalanla, dolanla, iftirayla bitirdiler!
Somer abi de inandı hepsine.
-Tamam, sakin. -(Serdar) Bence inanmak değil.
...adam sinirli, biraz da üzüldü.
Göremeyebilir bazı şeyleri. Biraz zaman verirsen anlayacaktır o da.
Anlaması için 100 yıl geçmesine gerek yok.
Bir insan diğerine inanacaksa inanır.
(Dönüş) Her şeye rağmen inanır.
Sevgi böyle bir şey.
Anlaması için çaba harcamana gerek kalmamalı.
Aşk böyle bir şey işte.
Kimseye aldırmadan...
...hiç kimseyi dinlemeden ona inanmaktır.
Serdar, duydun mu bunları? Not al.
Hişt! Not al, unutursun ha.
Bu Dönüş için gelmiş de.
Dönüş için?
(Gerilim müziği)
Ne ki bu?
"Sayın Dönüş Kalender."
Başka bir şey var mı?
(Hareketli müzik)
"Öyküsü dergide yayınlanacak ve bir de plaket yollanacaktır."
Çok hisli bir şey herhâlde ha müdürüm?
(Duygusal müzik)
-Ben sizi yalnız bırakayım. -Sağ ol.
Sağ ol, sağ ol.
(Kapı kapandı)
(Telefon çalıyor)
-Alo? -(Sadık ses) Alo, Nesrin.
Efendim Sadık?
Nesrin, çok güzel bir şey oldu.
Seninle paylaşayım, sen de mutlu ol istedim.
Ne oldu?
Dönüş, bir edebiyat dergisinin düzenlediği yarışmaya katılmış.
Yazdığı öykü...
...birincilik ödülüne layık görülmüş.
Ay!
Sadık, çok sevindim.
Ne kadar güzel bir haber bu.
Çok mutlu olacak.
Nesrin...
...bizim kızlarımızın yüreği...
...çok güzel be Nesrin'im.
Öyle.
Hepsiyle çok gurur duyuyorum.
Sadık...
...iyi bir habere ne çok ihtiyacımız varmış.
Nesrin'im evet.
Görüşürüz.
(Duygusal müzik)
Abi, ne haber?
Geçmiş olsun mu diyeyim, ne diyeyim? Bilemedim.
-Sen iyi misin abi? -İyiyim.
-Kızlar. -Biz seninle konuşmaya geldik.
Peki, konuşalım.
Sen pek istekli değilsin ama mecbur dinleyeceksin!
Yalnız abi, biraz dikkatli ol.
İçlerinden panter çıkıyor.
Anlatın bakalım, sizi dinliyorum.
Enişte, ablam şu an yargısız infaza uğruyor.
Öyle mi diyorsun?
Ya sen, ablamın seni ne kadar çok sevdiğini bilmiyor musun?
Seni aldatabileceğini nasıl düşünebiliyorsun?
Kaz kafalı olmak erkekliğin ilk kuralı mı?
Deryacığım istersen biz bu konuyu sizinle konuşmayalım.
Ben sizi seviyorum. Kalbimizi kırmayalım birbirimizin.
Kır ya kır! Biz her şeyi göze aldık da geldik buraya!
Ablam seni aldatmadı, aldatmaz!
Bunu da kafanın bir kenarına yaz!
Bilmediğiniz şeyler var.
(Derya) Neymiş? Söyle öğrenelim.
Sen başkalarına mı inanıyorsun, sevdiğin kadına mı inanıyorsun enişte?
Bakın, ben yazılanları geçtim.
Ama gazetedeki fotoğraflar hoş değildi. Siz de gördünüz.
Biz senin gördüğünü görmüyoruz. Çünkü ablama güveniyoruz.
Peki, o zaman o adamın ne işi vardı orada?
(Somer) Ya da ablanızın ne işi vardı orada?
Bu kadar tesadüf fazla değil mi sizce?
O kadarını da sen çöz artık. Demek ki yeterince kafa yormamışsın!
Enişte, ablam seni çok seviyor. O öyle biri değil.
-Baba. -Merhaba gençler.
Merhaba.
Kızlar, nasılsınız?
Fena değiliz. Teşekkürler.
-Ablanız nasıl? -Nasıl olsun, üzgün.
Anlıyorum.
Somer, bir iki dakika konuşabilir miyiz? Çok önemli.
Olur. Geç yukarı, geliyorum.
Görüşürüz.
Siz ne yapıyorsunuz? Kalıyor musunuz? Gidiyor musunuz?
Biz gidelim abi. Daha sonra yine geliriz.
İyi, tamam.
(Gerilim müziği)
-(Derya) Dönüş. -Efendim?
Ben çantamı unuttum. Hemen geliyorum.
(Dönüş) Tamam.
(Gerilim müziği)
(Somer) Hoş geldin.
(Özer) Dün, haberi yapan gazeteciyle görüşmüşsün.
Evet, görüştüm. Ne olup bittiğini anlamaya çalışıyorum.
Somer, yazı işleri müdürü beni aradı.
Eğer engellemeseydim bunu da haber yapacaktı.
Oğlum bak, biz bir yalanlama yayınladık.
Sen böyle davranırsan nasıl olacak bu? Çok dikkat çekiyorsun.
İyi de baba aklımı kaçıracağım!
Benim orada ne olup bittiğini öğrenmem lazım!
Birazdan da o mekâna gideceğim...
...garsonundan işletmecesine soracağım ne olup bittiğini.
Saçmalama Somer!
O mekânın sahibi kim, biliyor musun?
O komalık ettiğin adamın kuzeni!
Eğer oraya gidersen işler daha da büyüyecek Somer.
-Savaş çıkacak. -Çıkarsa çıksın!
Somer...
...Somer, lütfen! Sen böyle davranırsan...
...biz bu işin içinden nasıl sıyrılacağız oğlum?
Türkan’ın adını o insanların gözünde nasıl aklayacağız?
Sen oraya gidersen kendini ne duruma düşüreceksin?
Bak, ne olur düşüncesiz bir hareket yapma.
Tamam mı? Ben araya birilerini sokacağım...
...ve ne olup bittiğini öğreneceğim.
Lütfen sakin ol, lütfen.
(Gerilim müziği)
Derya, nerede kaldın kızım?
Ya Dönüş, bir dur sen!
Hakan, şu mekân var ya ablamın gittiği.
Senin tanıdığın birileri vardı.
-Evet, var. -Bir baksana, gidip konuşalım.
(Hakan) Tamam, ayarlayayım.
Neye bulaşıyoruz biz anlamdım?
Serdar, sen de bu kadar korkak olma ya!
Biraz cesur olun, atılgan olun!
Bak, Dönüş bile panter çıktı.
Sen hâlâ Aşk ve Gurur sayfalarında...
...tek başına ata biniyorsun. Olmaz böyle Serdar.
Yürü sen de hadi!
Vallahi haklı.
(Nezahat) Ya ne güzel oldu bu iş.
Yeğenime de bak sen, öykü birincisi olmuş.
İşte bak, şuraya yazıyorum sana. Bu kız yazar olur.
(Nezahat) Moral olacak hepimize bu kutlama.
Dönüş de çok sever böyle sürpriz kutlamaları.
Sevinirler tabii hala.
Benim yüzümden gülemediler ki son zamanlarda.
Aa, kızacağım ama bak! Lütfen kendine bu kadar yüklenme Türkan.
Tamam, kızma.
Hala, kabartma toz neredeydi? Bulamadım ben.
Ay, o bitmişti. Ben onu almayı unuttum.
Tüh! Görüyor musun?
Tamam, ben hemen gidip, bir koşu alır gelirim.
Yok, sen şey yapma. Ben komşudan isterim.
Olur mu hala? Bakkal şurası, hemen alıp gelirim.
(Türkan) Aa! Hadi, aldım.
(Hareketli müzik)
Şu mu? Şu mu? Yok, şu mor olan.
Kızım onu sever.
Buyurun abi.
-(Sadık) Ne kadar? -(Çiçekçi) 100 bin lira.
-Al. -Sağ olun abi.
-Bak. -Dönüş çok sevecek.
Mesut versin.
Versin bakalım.
Gazoz!
Mesut, gazoz içsin.
İyi, tamam. Hadi gel, içsin.
Geç otur şöyle, gel.
-Buyurun, hoş geldiniz. -Bize iki tane gazoz versene.
Tabii, hemen efendim.
Parayı Mesut ödesin.
İyi, ödesin.
Al bakalım. Üstünü almayı unutma ama.
Tamam.
(Duygusal müzik)
Merhaba. Nasılsınız?
Teşekkür ederim, iyiyim. Siz?
Teşekkür ederim, Allah'a şükür.
-(Metin) Ben de sizi arayacaktım. -Öyle mi? Buyurun, oturun lütfen.
Nesrin Hanım'a bahsettiğim doktor arkadaşım yurt dışından döndü.
Bir iki güne kadar da Dönüş için randevu ayarlayacağım.
Çok teşekkür ederim. Biz de kızımızın sağlık durumunu merak ediyorduk.
Teşekkür ederiz, sağ olun.
Çiçekler Nesrin Hanım'a mı?
Yo. Dönüş'ümün.
Kızım bir edebiyat dergisinde hikâye yarışmasına katılıp birinci olmuş.
Çok güzel, çok sevindim.
Ben kalkayım, acelem var. Haber vereceğim.
-Çok sağ olun. -(Metin) Görüşürüz.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Sadık baba küsmesin Türkan'a.
Olur mu öyle şey?
Küser miyim Mesut'um? İnsan çocuğuna küser mi?
Ama ben...
...kızıma, ilk göz ağrıma...
...yüz çevirdim.
(Sadık dış ses) Karşısına çıkmaya cesaret edip de "Üzülme Türkan'ım.
Babanı affet" diyemedim.
Babacığım. Babam.
(Duygusal müzik)
Babacığım.
Ay, benim güzel kızım.
Aferin sana.
Seninle hep gurur duyuyorum.
Çok teşekkür ederim babacığım.
Hiç beklemiyordum. O kadar mutlu oldum ki.
Ben bekliyordum vallahi.
(Nesrin) Güzel kızım, canım kızım benim.
Canım Dönüş'üm.
Seninle çok gurur duyuyorum.
Bu senin ilk büyük başarın.
Sen bir gün çok büyük bir yazar olacaksın.
(Nesrin) Daha niceleri olacak kızım.
Bugünleri hatırlayacaksın.
Anneciğim yapmayın. Ağlatacaksınız beni.
Ağlamasın kardeşim.
İnsan bazen mutluluktan da ağlar Mesut.
Sevinçten ağlıyor Dönüş şimdi.
Ağlasın.
Ağlamasın. Allah aşkına hiç kimse ağlamasın. Ben çok fena oluyorum o zaman.
(Nezahat) Dönüş'üm bak, sen ne yap biliyor musun?
Sen bizim aileyi yaz. Bizden çok iyi roman olur.
Halanı yaz sen, halanı. Tek başına roman o.
Nezahat...
...Türkan niye gelmedi?
Ha.
Biraz mahcup abi. Gelmek istemedi.
Bugün...
...sokakta gördüm onu uzaktan.
Ama yanına gidemedim.
Gidip de...
..."Kızım, ben sana karşı çok mahcubum" diyemedim.
Kızları da üzüyorsun Sadık.
(Hikmet) Yapma böyle.
(Dönüş dış ses) Annemin hayali gerçek oldu.
Ve ilk romanım onun bir cümlesiyle başladı.
(Nezahat) Hadi, hadi. Soğutmayın.
(Dönüş dış ses) "Her şey hızla anı oluyor" derdi annem.
Haklıymış.
Her şey hızla anı oluyormuş.
O mavi deniz...
...evimiz, babamın şefkati...
...annemin endişeleri, Mesut'un masumiyeti...
...Derya'nın sabırsızlığı...
...halamla Hikmet eniştemin sıcacık sevgisi...
...ve ablamın yokluğu bile.
(Duygusal müzik)
(Dönüş dış ses) İşte her şey hızla anı oluyor.
Sonra kayboluyoruz birilerinin hafızasından, hayatından.
Bizi hatırlayan son kişide...
...bitecek bu macera.
O anda kalbimde derin bir sızıyla anlamıştım bunu.
Hayat, aklımızda kalan son masumiyetiyle güzeldi.
Çocukluğumuzla.
(Duygusal müzik)
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
-Alo? -Alo Dönüş?
-Serdar? -Dönüş, ben...
...tebrik etmek için aramıştım.
Teşekkür ederim.
Yarın buluşabilir miyiz?
Niye buluşacağız ki?
Bizim konuşacak bir şeyimiz kalmadı Serdar.
Dönüş, lütfen. Her zamanki yerimizde bekleyeceğim seni.
Söz vermeyeyim. Bakarız.
İyi akşamlar.
İyi akşamlar.
Ne demek bakarız Dönüş? Tabii ki buluşacaksın.
Yarın ben sizinle bara geleceğim ya.
Biz Hakan'la gideriz bara. Sen Serdar'la buluş.
En azından birimiz kavuşsun, mutlu olsun. Değil mi ama?
Haberi alır almaz gelecektim ama...
...Almanya'daki lansmanda sorunlar oldu, biliyorsun.
Neyse. Anlat, nedir son durum?
Ne gördüysen, ne duyduysan o.
Benim karım, adamın biriyle gecenin yarısı barda.
Ben gazetede haberi görür görmez zaten gittim herifi dövdüm.
Nasıl yani?
Kendimi kaybettim Selçuk. Gözüm döndü.
İçimden bir anda bir canavar çıktı.
Durumu nasıl peki?
Hastanedeymiş.
İyi değilmiş.
(Selçuk) Kötü olmuş.
Türkan ne diyor?
Aramızda bir şek yok diyor, inkâr ediyor ama...
...ben affedemiyorum onu.
Somer...
...tadım günü o adam Türkan'a asıldı. Kavga ettiniz.
Yani belki de pisliğine. İntikam almak için.
Sizi ayırmak için özellikle böyle bir şey yaptı ya da yaptırdı.
(Selçuk) Hiç bunu düşündün mü?
-Çünkü Türkan... -(Somer) Tamam kardeşim.
"Türkan öyle bir kız değil. Türkan bunu asla yapmaz.
Türkan seni çok seviyor". Ben zaten kiminle konuşsam...
...günlerdir aynı şeyi duyuyorum kardeşim.
Selçuk...
...adamın eli, benim karımın belindeydi! Görmedin mi?
Evet, gördüm.
Tamam!
Ama her zaman gördüğümüz müdür, inandığımız mıdır doğru olan?
Tamam, hadi felsefe yapma bana.
(Selçuk) Bence sen de hâlâ inanmıyorsun tüm bu olanlara.
İnansaydın Mine'ye yaptığın gibi resti çeker...
...bırak bu masada, hiçbir yerde lafını bile açtırmazdın.
Selçuk...
...ben hayatımda ilk defa bir kadının karşısında özgür hissettim.
(Somer) Yanında huzurlu oldum.
Onun masumiyetine...
...koşulsuz sevgisine teslim oldum.
Bana şu yaşattığına bak.
Çok kızgınım.
Susuyor. Çaba göstermiyor!
Buna daha çok öfkeleniyorum!
(Somer) Hayır, ben inanmak istiyorum.
İnanmak istiyorum, inanmak için de her yolu deniyorum.
Ama bütün yollar çıkmaz.
Bütün yolları denediysen ve hepsi çıkmazsa dur artık oğlum.
(Selçuk) Ve az önce teslim oldum dediğin yere geri dön.
Bazen aklınla kalbin arasındaki köprüleri yıkman gerekir.
Sen benden daha iyi biliyorsun.
Selçuk, ben günlerdir uyumadım. Benim başım çatlıyor.
Hadi kalk, seni eve bırakayım. Kalma burada.
Yok, ben burada iyiyim. Gitmeyeceğim.
Etrafta bir sürü gazeteci var.
Senin bir başına fotoğrafını çekip...
..."Somer Korman tek başına aşk acısı çekiyor" diye manşet yapmasınlar.
Hadi, hadi. Kalk.
-Allah Allah. -Hadi!
(Türkan dış ses) Canım babacığım, canım anneciğim.
Dönüş, Derya.
Anladım ki artık aile fotoğraflarımızın içinde benim yerim yok.
Sevincinizi el gibi uzaktan izlemeye...
...bir kenara itilmiş zavallı bir Türkan gibi yaşamaya inanın gücüm kalmadı.
Bahçede sizi seyrettim.
Dönüş için kutlama yapıyordunuz.
Düştüğüm cennetime, kovulduğum mutlu aile fotoğrafına baktım uzun uzun.
Artık ailene ait olamamak...
...yabancı kalmak nasıl ağır bir duygu bilemezsiniz.
Ölüm gibi bir şey.
Yalnız yürüdüğün bir yolda kimsesiz ölmek gibi.
(Duygusal müzik)
(Türkan dış ses) Somer, beni tanıdıkça seveceğini umuyordum.
Birlikte çıktığımız yolun bu kadar fırtınalı...
...bu kadar acı verici olacağını bilmiyordum elbette.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Somer Bey, bu mektup size. Türkan Hanım'dan.
Kim getirdi?
(Sessizlik)
(Duygusal müzik)
Türkan!
Türkan!
(Duygusal müzik)
Derya, deneme sınavı diye sakın geçiştirme çocuğum, tamam mı?
Çünkü bak biliyorsun, buradan alacağın puan...
...gerçek sınavdaki seviyeni belirleyecek.
Tamam anne. Abartacak bir şey yok.
Bir önceki senin sınavında sorulan soruların yüzde 30'u çıkmıştı geçen yıl.
Hatırlıyorsun, değil mi? Ona göre.
-Anne biliyorum. Merak etme. -İyi, tamam. Hadi.
Derya...
...bol şans. -Teşekkürler.
Hadi yavrum. Kaydırma, dikkat et. Hadi.
Dönüş, sınav çıkışı beni almayı unutma.
Tamam.
Hadi güle güle yavrum.
Seneye de sen inşallah.
(Duygusal müzik)
Hakan, dayanamadın hasretime, değil mi?
Aynen, çok özlemişim. Ne yapayım?
Sen sınava geç kalma. Koş hadi.
-Tamam. Görüşürüz. -Görüşürüz.
(Duygusal müzik)
(Hakan) Atla bakalım.
(Duygusal müzik)
-Rahat mısın? -Evet.
(Duygusal müzik)
Türkan, nereden geliyorsun sabah sabah canım?
Hiç. Dolaştım öyle.
Tamam. İyi yaptın.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Nezahat) Türkan.
(Telefon çalıyor)
Bir dakika. (Telefon çalıyor)
(Nezahat) Alo?
Evet. Buyurun, benim.
(Kadın ses) İyi günler hanımefendi.
Evinizin kıymet tayini için saat 14.00'de...
...meskende hazır bulunmanız gerekiyor
Ne tayini? Ne meskeni? Ben hiçbir şey anlamadım.
(Kadın ses) Evinize bilirkişi eşliğinde değer biçilecek.
Avukat Bey, meskende hazır bulunmanız istedi.
(Gerilim müziği)
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
-Alo? -(Nesrin ses) Sadık.
Efendim Nesrin?
Beni aradılar.
Sulh hâkimliğinden bilirkişi gelecekmiş saat 14.00'de.
Adreste olun dediler. Ne bu?
Bilmem. Ne demek bu?
Ben bir şey anlamadım Sadık. Sen bir eve mi gelsen?
Tamam, geliyorum.
(Gerilim müziği)
(Kuşlar ötüyor)
Hadi Dönüş, gel lütfen. Hadi.
(Gerilim müziği)
Neyin bilirkişisi? Kime ne bu evin değerinden?
Abi, bu Fatih bir şeyler karıştırıyor olmasın?
Vallahi hakkımı helal etmem ona.
Yok canım. O kadar da değil.
O böyle bir şey düşünemez. Nereden düşünecek?
Ama öyle bir şey olsa bir kâğıt falan gelir, bir haber verirler, değil mi?
Evet.
Yani. Anlamadım ki ben bu işi.
Sen Derya'yı almaya gitmeyecek misin kızım?
Gidecektim anneciğim de...
...merak ettim kim geliyor. Sizinle bekleyeyim dedim.
(Kapı zili çaldı)
Ben açayım kapıyı.
Of!
(Gerilim müziği)
Ne haber Dönüş?
Merhaba.
Yukarıda mı annenler?
Evet.
Ver bir terlik.
(Fatih) Hadi kızım.
Buyurun Avukat Bey, buyurun.
(Duygusal müzik)
Fatih, ne oluyor?
Açıklasınlar size.
Fatih Kalender'in miras sebebiyle açtığı istihkak davasının neticesinde...
...bilirkişi nezdinde evin kıymet takdiri yapılacak.
(Avukat) Ona göre de satışa yönelik sizlerle anlaşmaya oturacağız.
(Gerilim müziği)
Kolay gelsin.
-Merhaba. -Merhabalar. Buyurun.
Recep abi gönderdi beni. Bir konu vardı da.
Yetkili birisiyle görüşme şansımız var mı acaba?
-Adnan Bey'miş sanırım. -(Erkek) Adnan Bey.
Adnan Bey, sizi soruyorlar ama.
Ne vardı?
Kolay gelsin abi. Şey...
Somer Korman mı gönderdi sizi?
-Yok abi, o değil. -Ya kim?
Olayda adı geçen kadın benim ablam. Türkan Korman.
Burada çekilen bir fotoğraf yüzünden sıkıntı yaşıyoruz da.
Yani?
Ablamın aklanması için o gece ne olduğunu öğrenmem lazım.
Ferit mi ne, onun yüzünden olmuş.
Ferit bizim amca oğlu.
Burası bizim mekânımız.
Kardeşimiz hâlâ komada, hastanede. Sizin yüzünüzden.
Siz de gelmişsiniz burada yok ablamı aklayacağız...
...yok olayları anlayacağız. Dalga mı geçiyorsunuz siz?
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Türkan dış ses) Somer, beni tanıdıkça seveceğini umuyordum.
Birlikte çıktığımız yolun bu kadar fırtınalı...
...bu kadar acı verici olacağını bilmiyordum elbette.
O zor günlerin sebebi sen olsan da...
...ben çaresizlikle senden medet umdum.
Birbirimizi anladığımızı düşündüğüm zamanlar da oldu.
Ama umutsuzluk beni her geçen gün daha çok ağına çekiyor.
Sadece ev baktığımız o gün...
...bir parça da olsa sevildiğimi düşünmüştüm.
Benim için bir şeyler yapmaya çalışman...
...bilsen ne kadar da mutlu etmişti beni.
Benim için sen...
...hep o sevince neden olan Somer olarak kalacaksın.
Gerisinin artık pek bir önemi yok.
Kendimi anlatamamaktan, bu çaresizlikten yoruldum artık.
Ne sabrım ne gücüm kaldı.
Seni buldukça kaybetmek, kötü bir rüyadan hiç uyanamamak gibi.
Her ses, her telefon...
...her kapı, kalbimi korkuyla yerinden oynatıyor.
(Türkan dış ses) Beni güzel hatırlamanı çok isterdim.
Kalbindeki hatıram nasıl olacak bilmiyorum.
Ama sana hiçbir konuda ihanet etmediği bilmelisin.
Asla ve hiçbir zaman.
Seni seviyordum.
Bunu çocukluğumun, masumiyetimin...
...baba evimin anahtarını denize attığım gün kabul etmiştim.
Belki de ben seni o gün kaybettim.
Seni kaybettiğim yerde kaybolmaya hazırım şimdi.
("Cem Adrian - Zincir" çalıyor)
"Artık bilmediğin"
"Gelip geçmediğin"
"Hiç görmediğin bir yerdeyim"
"Sensiz"
"Artık bakmadığın"
"Beni duymadığın"
"Issız, sormadığın bir yerdeyim"
"Sensiz umudum yok"
"Umudum yok"
"Umut riya gerçek zaman"
"Peşimde koşturan teselli yok"
"Telafi yok"
"Hayat rüya her şey yalan"
"Yaklaşınca zaman"
"Dayanabilir mi sence sonlara"
"Yenebilir mi onları"
"Bozabilir mi kahpe yazgıyı"
"Kalbim kalbim"
"Tutunabilir mi sence Tanrı'ya"
"Geçebilir mi bu acı"
"Kırabilir mi kahrı zinciri"
"Kalbim kalbim"
"Dayanabilir mi sence sonlara"
"Yenebilir mi onları"
"Bozabilir mi kahpe yazgıyı"
"Kalbim kalbim"
"Tutunabilir mi sence Tanrı'ya"
"Geçebilir mi bu acı"
"Kırabilir mi kahrı zinciri"
"Kalbim kalbim"
("Cem Adrian - Zincir" çalıyor)
("Cem Adrian - Zincir" çalmaya devam ediyor)
"Dayanabilir mi sence sonlara"
"Yenebilir mi onları"
"Bozabilir mi kahpe yazgıyı"
"Kalbim kalbim"
"Tutunabilir mi sence Tanrı'ya"
"Geçebilir mi bu acı"
"Kırabilir mi kahrı zinciri"
"Kalbim kalbim"
İnsanların ne gözle baktığı...
...hakkımızda ne düşündüğü benim umurumda değil.
O gece, orada ne yaşandı bilmiyorum.
Sen de bir şey anlatmıyorsun. Sakladığın bir şeyler var.
Ama yine de ben...
...herkese rağmen...
...sana inanmayı seçtim.
Ben bu eli tuttum ve asla bırakmayacağım.
Sen de bırakmayacaksın.
Her ne olursa olsun, ne pahasına olursa olsun...
...bırakmayacağız.
Her ne olursa olsun...
...ne pahasına olursa olsun...
...bırakmayacağım.
"Kalbim kalbim"
"Dayanabilir mi sence sonlara"
"Yenebilir mi onları"
"Bozabilir mi kahpe yazgıyı"
"Kalbim kalbim"
"Tutunabilir mi sence Tanrı'ya"
"Geçebilir mi bu acı"
"Kırabilir mi kahrı zinciri"
"Kalbim kalbim"
("Cem Adrian - Zincir" çalıyor)
("Cem Adrian - Zincir" çalmaya devam ediyor)
Türkan.
"Dayanabilir mi sence sonlara"
"Yenebilir mi onları"
"Bozabilir mi kahpe yazgıyı"
"Kalbim kalbim"
"Tutunabilir mi sence Tanrı'ya"
"Geçebilir mi bu acı"
Türkan!
"Kırabilir mi kahrı zinciri"
"Kalbim kalbim"
("Cem Adrian - Zincir" çalıyor)
Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...
...işaret dilini kapsayan eşerişimi Kanal D tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı
Seslendiren: Emine Kolivar
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Hatice Başpınar - Feride Tezcan...
...Gökberk Yılmaz - Gülay Yılmaz - Eylül Yılmaz
İşaret Dili Çevirmeni: Berrak Fırat
Editörler: Dolunay Ünal - Fulya Akbaba - Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.