Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bir Oda Hizmetçisinin Sırları
Bunu size derin bir üzüntüyle bildirmem gerekiyor...
maalesef Felicity teyzeniz hayatını kaybetti.
8 Ağustos Cuma günü onun evine gelmeniz isteniyor.
Son isteğinin ve vasiyetnamesinin yerine gelmesi için.
Umarım adres doğrudur.
Tanrım, şuraya baksana Bruce.
Vay canına!
İnanılmaz.
Bütün bu güzellikler yarın gece senin olabilir.
Evet.
Teyzem çok zenginmiş galiba.
Bu taze portakalların kokusunu çok seversin...
...salsayı da.
Tünaydın Bayan Forrester.
Biz de sizi bekliyorduk.
Peki siz?
Bana Odile deyin lütfen. Çantanızı alayım.
Teşekkürler.
Bu ev...
...çok güzel, adeta bir saray.
Madam Felicity buna minnet duyardı.
Kısa, önemli bir soru.
Kapıdaki harfler, yanlışsam düzelt ama "SIN" (günah) yazıyor?
Düşündüğünüz gibi değil.
Oradaki "l" sadece bir çizgi...
güney (S) ile kuzeyi (N)...
birbirinden ayırıyor.
Hoşuna gidiyor mu bu?
Sevdin mi?
Böyle sürmen şart mı?
- Nasıl? - Aptal gibi.
Bana aptal mı diyorsun?
Yok, aptal gibi sürüyorsun dedim.
Bana bir rahat ver tamam mı?
Bana bir telefon lazım.
Bir dakika durup da şuraya bakabilir misin.
Bu büyüleyici.
Çantamı alsana.
Burası mucize gibi.
Girelim mi artık?
Tünaydın efendim.
Burada misafirsiniz sanırım?
Evet, J. Jameson ile beraberim.
Arkamda olması gerekiyordu.
Bayan Jameson.
Adım Hollingsworth. Hoşgeldiniz!
Bana J.J. deyin.
Burası ne?
Madam Felicity'in evi.
Burada kalmaktan zevk duyarsınız eminim.
Burası çok hoş.
Kalacağınız yeri uygun bulursunuz umarım...
Bayan J.J.
Odile'i takip edin.
Sizi odalarınıza götürecek.
Teşekkür ederim.
Ne zaman alıyorum seni?
Bilmem, seni alması için bir limuzin gönderdiğimde olabilir.
- Şimdiden harcıyorsun servetini. - Evet.
Eminim her şey onun kedisi içindir.
İyi şanslar.
Bay Thorpe.
Biz de sizi bekliyorduk.
Ben Hollingsworth. Lütfen beni takip edin.
Güzel bir evi varmış.
Evet vardı.
Bay Thorpe.
Eğer odanıza gitmeden önce evi gezmek isterseniz...
Acele etmeyin.
Sakıncası yoksa?
Yok tabii. Bahçede güzel bir yüzme havuzumuz var.
Teşekkür ederim Hollingsworth.
O zevk bana ait.
Hollingsworth.
Felicity teyzemin kedisi var mıydı?
Yoktu.
Çok fena alerjisi vardı.
Neden soruyorsunuz? Kedileri sever misiniz?
Hayır, meraktan sordum.
Teşekkür ederim.
Efendim, odanız burası.
Türlü türlü eşya mevcut...
kendinizi daha rahat hissetmeniz için bir arzunuz olursa...
istediğiniz zaman bizi çağırabilirsiniz.
Aman Tanrım. Burası harika bir oda.
Sizin için yapmamı istediğiniz başka bir şey yoksa ben sizi baş başa bırakayım.
Afedersin, ekstra bir telefon fişiniz yok mu?
Evet masanın altında bir tane hat var.
- Teşekkür ederim. - Rica ederim.
Ne var?
Merhaba.
Özür dilerim.
Önemli değil, evin çevresini geziyordum sadece.
- Fotoğrafçı mısın? - Evet.
Moda ağırlıklı.
Öyleyse çalışmalarının çoğunu dergilerde görmüşümdür. Hiç kaçırmam.
Çekici bir iş gibi.
Çok yüzeysel.
Beni yanlış anlama parası çok güzel.
Para insanı özgür kılıyor aynı zamanda hapsetse de.
Ne yapıyor olmayı tercih ederdin?
Foto muhabir olarak başladım.
Eğlenceli olacağını düşündüm.
Hakikat.
Gerçeklik.
İnsanlık.
Hepsi güzel.
Yine de bazen hepsinin çok tehlikeli olduğuna inanıyorum.
Özür dilerim, sana kendini beğenmişlik yapıyormuşum gibi geliyordur şimdi.
Doğanın bakışı çok özneldir.
Sence de öyle değil mi?
Göz alıcı heykel değil mi?
Evet.
Keşke böyle bir sevgilim olsaydı.
Şöyle saf...
güçlü...
kibar.
Bu heykele canlıymış gözüyle bakıyorum.
Çok...
güzel...
temiz...
ve güçlü.
Elini bana uzatıyor.
Onun...
dokunuşu onu haklı kılıyor.
Sıkıca bana yaslanıyor.
Ben ve o.
Tenim onun sıcaklığını hissediyor.
Her yanımı sarıyor ateşi.
Ve eriyorum...
...bir kadın gibi.
Şimdi işime dönmek zorundayım.
O lanet bilgisayarla uğraşmadan bir hafta sonu geçiremiyor musun.
Sanal alem sen olmadan da yaşar.
Ben Bruce Thorpe.
Ben de Karen Forrester.
Fotoğrafçısın.
Nereden bildin?
Süründüğün parfümden.
Hangi parfümmüş?
Jeano.
Erkekler için.
Güzel tahmin.
Güzel dudak.
Yavaş ol.
Odama gitmem gerekiyor.
Yine görüşürüz umarım.
Bu kadın ilgi çekici bir hafta sonu vaat ediyor.
Matid Saad
Güzel bir erotik koleksiyon.
"Kürklü Venüs" kitabını biliyor musun?
Evet biliyorum.
Sadomazoşizm hakkında çok şey okudum. O bir klasik.
Bilgisayarlar hakkında dolu kitap var.
Teyzenin internetle arası iyiymiş galiba.
Herkese günaydın.
Bayan Forrester.
J. Jameson ve Doug Williams ile tanışın.
- Bana Karen de lütfen. - Ben de J.J., memnun oldum.
O zevk bana ait J.J.
Kafam çok karıştı, bütün bunları anlayan var mı?
Ben Felicity'nin yeğeniyim. Tek yeğeniyim sanırım.
O benim öz teyzem değildi.
O benim Paris'teki amcamın metresiydi. Tek öğrenebildiğim bu.
Bu evde çalışıyorsun değil mi?
O ne yapıyordu burada, bu ev de nesi?
Evet, beş yıldır çalışıyorum.
Madam Felicity bize özel bir yatak ve kahvaltı hizmeti sundu.
Bir de yaşayacağınız şehir.
O her zaman çok...
eksantrik miydi?
Ben anlayışlıdır diyecektim.
Ama evet sanırım ona olağandışı diyebilirsiniz.
Nasıl böyle zengin oldu?
Pek bilgim yok Bayan Jameson.
Ama zenginliğinin belgelendiğine ve paylaşılacağına eminim bir noktada.
Birazdan dönerim.
Mangırlı olduğunu belli. Burası bir servet değerinde.
Belki bu sadece buzdağının görünen kısmıdır ve bir yığın da parası vardır.
O kadar para nereden geliyor?
Affedersiniz.
Birbirinizle zaten tanıştınız galiba.
Hayırseveriniz adına yeniden hoş geldiniz demek...
...ve vasiyetnameyi okumamda bir gecikme olduğunu söylemek isterim.
Komplikasyonlar.
Komplikasyonlar da ne demek?
Ne yazık ki sadece bir mirasçı var.
Onca yol geldik.
Mirasçıyı ne zaman öğreneceğiz?
Size rahatlamanızı ve...
...burada biraz daha vakit geçirmenizi öneririm.
Bu evin sunduğu onca lüksün verdiği zevk içinde...
Madam Felicity öyle isterdi.
Ve unutmadan...
Personel odasının gizliliğine saygı duymanızı istiyorum.
Üçüncü katta bulunuyor.
Cumartesi
Günaydın.
Sana da günaydın.
Bir dakika gelebilir misin?
Elbette.
Bana bir İncil'den daha ilgi çekici değil.
Birinin tuhaf şeyleri varmış.
Bu da nesi böyle?
Tanrım. Hayır, bunu kullanmak için ehliyetin olmalı sanırım.
İskambil destesi veya Monopoly oyunu arıyordum...
...ya da öyle bir şey.
Bu ev gerçekten tuhaf.
Tekrar söyle.
Bu ev çok tuhaf.
Üzgünüm.
Aşağıda bir bilardo masası gördüm.
50 papeline oynarım.
- Gidelim hadi. - İnince çağır beni.
Evdeki bütün bu seks heyecanı ne?
Saçmalıyorsun.
Anlaşılan teyze seksi seviyormuş.
Bunda bu kadar kötü olan ne?
Sanat dünyasındaki çoğu insan erotik koleksiyonu yapar.
Felicity niye yapmasın?
Gidip duş falan alsan. Okumaya çalışıyorum da.
Peki, tamam.
Duş alacağım.
Ama söyleyeyim burada bir şeyler dönüyor.
Ne olduğunu bulacağım.
Yeminle.
Görüşürüz Sherlock.
Seni korkuttuysam özür dilerim.
Kapıya vurdum ama televizyon sesinden duymamış olabilirsin.
Sorun değil.
Sana ve...
partnerine çay getirdim.
Bekle, dur!
Bu seni utandırıyor mu?
Ne?
Cinsel ilişki.
İki kadın arasında geçen.
Hayır. Ben...
bu konuda pek bilgim yok.
Anlıyorum.
Bunu sana söylemeli miyim bilmiyorum ama...
Erkek arkadaşım Doug ve ben sonsuza dek beraber olacağız.
Liseden beri beraberiz.
Başka bir erkekle birlikte olmam...
ne de bir kadınla.
Onunla olan hayatını kıyaslayacağın hiçbir şey yoksa...
O zaman bedenin ve zihnin neye ihtiyaç duyuyor, neyi istiyor nereden biliyorsun?
İyi bir soru.
Fantezilerin var mı?
Olabilir.
Ne yapıyorsun?
Gözlerine yaklaşıyorum.
Ve sana bir şey vereceğim.
Bunu yapan erkek arkadaşın olabilirdi.
Ama o değil.
Bu bir erkeğin eli olabilirdi.
Ya da bir kadının.
Öyle değil mi?
Evet.
Bu da gerçek zevk anlamına geliyor olmalı...
Cinsiyetsizinden.
Değil mi?
Evet.
Üzerinde düşünülecek bir şey.
Böldüğüm için üzgünüm ama size şampanya getirdim.
Teşekkürler.
Buyurun buraya koyuyorum.
Odile, sana bir şey sorayım.
Elbette, ne isterseniz.
Odalarımızdaki şeyler ne oluyor?
Şeyler?
Bir hapishane dolusu mahkumu suçtan caydıracak bir video koleksiyonu buldum.
Karen'in odasında da seks oyuncakları var.
O şeyler işte.
Madam Felicity'nin sık sık misafiri olurdu.
Misafirlerinin mutlu olmasını isterdi.
Bütün misafirlerimizin arzuları için buradayız.
Bir şey olursa...
Sizin için yapabileceğim herhangi bir şey olursa...
istemeniz yeter.
Mutlu sabahlar.
Şu an bir arzum var.
Hak veriyorum sana.
Bayağı ateşli kız, değil mi?
Güzel demek az kalır.
Fransız hizmetçilerle ilgili klişe şakalar olduğunu düşünürdüm ama...
Eğilişine baksana kızın.
Şehvet dolu.
Bir iddiaya girelim mi?
Seni meteliksiz bırakmak istemez.
Siyah ya da beyaz külot giyişine 50 dolar.
Lütfen...
Neredeyim ben, bir donanmadı mı?
Zevkine göre hayal ediyorsan bana biraz güven derim.
Siyah ya da beyaz diyorum.
Sence ne?
Siyah ve beyaz hariç her şey.
Ne bileyim, leopar, pastel.
Peki şöyle yapalım.
Bilardo oyunları için iki katı ya da hiç.
Öğrenmesi zor olabilir.
Ben kazanırsam...
daha sonra odana bir teftişe gelirim.
Anlaştık.
Hey, gel birlikte duş alalım.
Hayır, geceliğim üstümde.
Hayır. Doug!
Bu iç çamaşırı bile değil.
Gecelik bu.
Doug.
Evet?
Sen hiç...
başkalarına karşı
merak duydun mu?
Ne demek istiyorsun?
İşte...
cinsel olarak.
Misafirlerimiz hakkında ne düşünüyorsun?
Kendilerini neyin beklediğini bilmiyorlar bence.
Haklısın sanırım.
Yeterince memnun görünüyorlar.
Bay Bruce ve Bayan Karen'e senin hakkında konuştuklarını duydum.
Sahi mi?
Ne dediler?
Üniformana çok ilgi duymuş gibiydiler.
Evet, Fransız hizmetçi üniforması çok sevilir.
İç çamaşırına karşı aşırı ilgili gibiydiler.
Hatta senin iç çamaşırının rengini belirlemek için iddiaya girdiler.
İddia neydi?
Bruce siyah ya da beyaz olduğu konusunda kendine güveniyor.
Karen ise, afedersin, hayvani veya pastel bir şey olduğunu iddia ediyor.
Ama...
Bay Bruce bahsi kazanırsa Bayan Karen onunla yatabilir.
Bilgilendirmen için sağol Hollingsworth.
Bugün ne renk giyiyorsun?
Dünküyle aynı.
Terbiyesiz.
Başkalarıyla yatmak istediğini mi söylüyorsun?
Olabilir.
Sadece seks yapmak için.
Gerçekten.
- Günaydın. - Affedersiniz.
Kalkma, rahatsız etmeyeyim.
Manzara keyfini görüyorum.
Beni sabah çayı molamda yakaladınız aslında.
Bir fincan alır mısınız?
Çok iyi olurdu.
Odile, bir zahmet şu güneşliği ayarlar mısın daha çok gölgelenebilelim.
Elbette.
Ne?
- Çok teşekkür ederim. - Rica ederim.
İyi sabahlar.
Merhaba.
Merhaba.
Doug.
Ne yapıyorsun?
Ben bir bilgisayar sistemleri danışmanıyım.
Teknik bir şeye benziyor.
Sen fotoğrafçısın değil mi?
Evet.
O da bayağı teknik bir şeye benziyor.
Gitmem lazım.
Görüşmek üzere.
Peki, güle güle.
Hoşça kal.
Gözlerini kapa, vazifeni yap.
Kazancını tahsil etmeye hazır mısın?
Burada hazır olmayabilirim.
Havuzda olurum.
Önce sen.
Görüşürüz.
Şöyle bir şeye başlamak ister misin...
beyefendi gibisinden?
Gerçekten hayır. Oyun oynandı bitti.
Ne yani keyif almadın mı?
Yaşadığım en güzel şey, bebeğim.
Tünaydın.
Merhaba.
İyi uyudun mu?
Evet bebekler gibi.
Bu öğle sonu bir şey yapıyor musun?
Bilmem.
Havuza girerim, güneşlenirim herhalde.
Peki sen?
Bu evi gezmeyi düşünüyordum.
Bu da ne?
Bu bir Kırmızı Değirmen kostümü. Denesene.
Ayıp olmaz mı?
Kendinizi evinizde gibi hissedin dediler.
Tamam.
Kankan dansı yapabilirim.
Peki sen?
Ne olmuş bana?
Ben seçeceğim.
Hayır, hayır.
Sihirbaz?
Hayır.
Korsan?
Bu.
- Seninki bu. - Mükemmel.
Ne yapıyorsun burada?
Burada ne döndüğünü öğrenmek istiyorum. Bayan Meraklı.
Bu anahtar açabilir.
Sahi mi.
Aynı anahtarlar.
Ne dönüyor burada?
- Bendekini servis asansöründe buldum. - Şaka yapıyorsun!
Yardımcı olabilir miyim?
Bu anahtarları odalarımızda bulduk.
Garip, daha önce böyle bir anahtar görmedim.
Ama sizi temin ederim bu kattaki hiçbir kapıya uymaz.
Teşekkür ederim.
Bu harika.
Ne kadar güzel olduğunu biliyor musun?
Hayır.
Dinliyorum öyleyse.
Sen çok güzelsin.
Büyüleyicisin.
Adeta büyülüyorsun.
Ve çok çok seksisin.
İşte.
Seni de güzel yapayım.
Çok güzel oldun.
Evet, erkeksiliğimle tam uyum sağlamış.
Makyajcım kim!
Kırmızı Değirmen kızlarının göğüsleri dışarıda oluyordu galiba.
Bu anahtarlar yukarıdaki hiçbir kapıyı açmıyor.
Hangi kapıların bunlar?
Hiçbir kapıya ait değiller. Ya sadece dikkatimizi saptırmaya çalışıyorlarsa?
- Neyden saptırmaya? - Burada ne dönüyorsa artık.
Pek anlamadım.
Bir kulağın bu meselede olsun.
Bu evde acayip bir şey döndüğüne ikna oldum.
Bu Notre Dame'in zili olmalı.
Saat sekiz, bu çalan yemek zili herhalde.
Yemekte görüşürüz.
Hollingsworth lütfen otur bir kahve iç.
Rahatsız etmek istemem.
Lütfen, ev hakkında sorular sormak istiyoruz.
Lütfen.
Pekala. Madem ısrar etiniz.
Bu ev ne zaman yapıldı?
Çok mu komik J.J.?
SlN şatosu 1888'de inşa edildi ama o günden beri restore edildi.
Detaylar görkemli. Deniz atları, denizkızları.
Kusura bakmayın, bölüyorum ama...
J.J. bu akşam gerçekten çok güzel.
Gözlüğün nerede?
Lenslerimi taktım, teşekkür ederim.
Affedersiniz, siz devam edin.
Evet.
Evde deniz kıyısı motifi var.
İsmi de...
Fransızcada "denizkızları ve sirenler" demek. Nasıl güzel mi?
Sirenleri çok severim.
Mitolojik dişi deniz yaratıklarıdır denizcileri çekerek öldürürler.
Merak etmeyin, Odile geldiğinde kaldırır onu.
Evet sirenler güzel şarkılarıyla denizcileri büyüleyerek kendilerine çekerler.
Şarkı söylüyor musun J.J.?
Müzik kulağı yoktur.
Biraz hava almaya ihtiyacım var.
İzninizle.
Ben de ona katılacağım.
- Herkese iyi geceler. - İyi geceler.
Sen Doug'a gerçekten aşık değilsin. Değil mi?
Artık ne hissettiğimi bilmiyorum.
Buyurun çilekli dondurmanız, Bay Thorpe.
Teşekkür ederim.
Bana göstermeni istiyorum.
Neyi?
Bir kadına nasıl dokunulacağını.
Dokunulmak istiyormuşsun gibi.
Dokunulmak için ölüyormuşsun gibi.
Bilmen gerekenin hepsi bu.
J.J.
Karen ile aranızdaki şeyi biliyorum.
Ya öyle mi?
Kızlardan mı hoşlanıyorsun artık?
Yedi yıldan sonra başka birini düşünüyorsun?
Daha önce yaptığımız konuşmayı unuttun mu?
Hemen harekete geçeceğini düşünmemiştim.
Tuvaletten çıkman çok uzun sürdü bence.
Çok zekice.
Bak ne diyeceğim?
Bu gece kanepede uyu.
İşe yaramaz.
Lezbo.
İyi misiniz?
Bu gece kanepede uyuyacak olmamı saymazsak evet.
İyi ki sizin için yatak takımım var.
Teşekkürler, kanepeye koyar mısın lütfen? Biraz hava alacağım.
- Elbette. - Teşekkürler.
- İyi geceler. - İyi geceler.
İyi geceler Bay Thorpe.
Pazar
Kuduzböceği Tozu (afrodizyak baharat)
Oley.
- Teşekkür ederim Odile. - Rica ederim.
- Günaydın. - Merhaba.
J.J.
Bilgisayarım için odan müsait mi bugün?
Evet rahatına bak.
Çok lezzetli görünüyor.
Hangi baharatları kullanmışsa?
Günaydın Bayan Forrester. Kahvaltınız hazır.
Odile.
Beraber kahvaltı yapalım mı?
Başka misafirler de var.
Gitmeliyim.
J.J. gelmene mutlu oldum.
- Ben... - Ne yapmak istiyorsun?
Odile.
- Ben seni... - J.J. mi sandın?
Peki J.J. emirlere uymanı istediyse?
Mesela ayağa kalkıp ne yapacaklarını dinlemen gibi.
Hadi! Kalk!
Şimdi oturabilirsin.
Düşündüm de...
...bugün evi gezmeye devam edebiliriz.
Evet.
Ben o gizemli üçüncü katı merak ediyorum.
Bakalım mı?
Bakalım.
Ne tür müzik seversin?
R&B
Ne yazık.
Aman Tanrım.
Merhaba?
Merhaba?
Yemeği hazırlama vaktim geldi.
Beni çözmeyecek misin?
Olabilir.
Özgürlüğünün değerini sahipken bilmelisin.
İyi misin?
Kafam karışık.
İyi gün mü geçirdim kötü gün mü bilemiyorum.
Çok tatlısın.
Dinle, bu evde neler döndüğü hakkında konuşmak istiyorum.
Neden benimle?
Çünkü vazgeçmiyorsun kaybedecek bir şeyin de yok.
O uşağa güveniyor musun?
Gördüğüm andan beridir hayır.
Aman Tanrım!
Peki hizmetçiye?
Hoşlanıyorum ondan.
Evet hoşlandığını biliyorum.
- Sizi gördüm. - Ne?
Gel benimle.
Daha çok tuhaf şey.
Bu seferki fetiş ıvır zıvırı.
İnanılır gibi değil.
Gözetleme delikleri.
Ne oldu?
Çok üzgünüm.
Böyle olacağını biliyordum zaten.
Odana dönelim.
Doug.
Sanırım orada gördüğün...
şey...
...aşkı özlemekten ziyade seks yapmayı istemekti.
Artık önemi yok.
Zor bir son sadece.
Aynı zamanda başlangıç bu.
Yapamam.
Üzgünüm.
Ben senin gözünde muhtemelen...
bir nevi...
seks avcısıyım.
Koyun postuna bürünmüş kurt gibi.
Hayır, kurt postuna bürünmüş koyun gibi.
Gel.
Buranın mirasçısı sensen ne yaparsın?
Bilmem, ben olacağımı hiç düşünmedim.
Diğerlerimiz gibi senin de olma şansın var.
Burada yaşamayı çok isterdim.
Ben de.
Sana bir teklifim var.
Ne?
Mirasçı ben olursam yarı yarıya bölüşürüz.
Sen olursan burayı benimle paylaşırsın.
Ciddi ilişki mi teklif ediyorsun?
Hayır.
Koşul yok.
Hangimizin olursa olsun yarı yarıya paylaşalım.
Aramızdaki diğer şeyler yine aynı kalabilir.
Olur mu?
Anlaştık.
Yarı yarıya.
Koşulsuz şartsız.
Aman Tanrım.
Ne?
Birinin muhtemelen bizi seyrettiğini fark ettim.
En azından iyi bir şov yaptık onlara.
İnternette arattığın şeyleri bulabiliyor musun?
Evet her zaman. Net'te hiçbir şey görünmez değildir.
Felicity'i aratmanı istiyorum bu evi de.
Başlamıştım zaten.
Aferin. Araştırmaya devam et.
Ben biraz keşfe çıkıyorum.
İşte buradayım senatör.
Tanrım.
Madame Felicity'nin Konuk Evi.
Bayanlar ve baylar için özel zevkleriyle.
Bütün fantezilerinize açıktır.
Partiler, özel olaylar, arzu ettiğiniz her şey.
Tam hoşgörü garantili.
Bu bir randevu evi.
Tanrım, birinci sınıf bir randevu evi.
Randevu evi, biliyorum.
Hepimiz işin içinde olmadığımızdan polise gidebiliriz.
Video kasetleri var ve müşterileri önemli insanlar.
Hangi polis durumu açığa çıkarmak ister?
Bu video kasetlerin finansal gücünü anlamıyor musun?
Bir muhabire ulaşabilirim.
Hepsini gazetelerde duyurabilirim.
Tanrım, bu buranın değerini uçurur.
Bunu yapar mısın?
Hayır belki yapmam. Yani bu miras evden faydalanabilirsem.
Duyduk sizi.
Doug, senden kuşkulanıyorum.
Benden mi? Ya sen? Beni bir geneleve getirdin.
Bayan Dominatrix.
Genelev, tabii ya.
Doug. Neden bahsediyorsun?
Hepsini gördüm.
Ne?
Bu ne cüret?
Nasıl...
Nasıl gördün?
Gel göstereyim.
Bütün hafta sonu birisi bizi izlemiş.
Evin her yerinde gizli kameralar gözetleme delikleri var.
Ne?
Bu... ucu bir ağ yolu çıkışına varan gizli bir panel.
Felicity Teyze.
İyi akşamlar.
Sanırım sert içecekler servis etmeliyiz.
Yaşıyorsun.
Şaka yapıyorsun.
Geçelim mi?
Bu ev... evim...
SlN şatosu...
...klas müşteriler için bir konukevi.
Genelev.
Öyle kaba olma delikanlı.
Bundan nefret ederim.
Teyze, bütün bunlar ne için? Niye geldik?
Peki ya mirasçılar?
Sadece garip bir şaka mıydı? Neden?
Sakin olun, hepsine geleceğim.
Bu müesseseyi çok başarılı işletiyordum...
uzun yıllardan beridir.
Ama artık emekli olmaya karar verdim.
Biraz da seyahate.
Devralacak birine ihtiyacım var.
İçinizden birine.
Sizden biri olmalı çünkü bunu siz başarabilirsiz.
Bir yönetim kurulu ya da grubuyla.
Sadece biriniz burada yaşayacak ve evin madamlığını devralacak.
- Madam mı? - Evet Bruce, üzgünüm.
Bu gerçekten kadın işi.
Kendime şaşırıyorum çünkü sonuçta hiçbiriniz olmayacak.
Odile. Yerimi almak ister miydin?
Ben mi?
Madam Felicity, alamam.
Saçmalık.
Sen mükemmelsin. Yaratıcısın, maceraperestsin.
Hepsinden önemlisi ağzın sıkı güvenilirsin.
Sadece sen dileklerimi yerine getirmeye isteklisin.
Hiçbirimiz bilmiyorduk.
Kimseyi suçlamıyorum bu iyi bir fikirdi.
Buraya gelen insanlar bize güvenebileceklerini bilmeli.
Peki neden kendini ölüymüş gibi gösterdin.
Sizi izlemek zorundaydım...
testime ne kadar dayanıyorsunuz diye.
Hiçbiriniz de başarısız değil.
Olay şu ki...
...evin kusursuz madamı başından beridir burnumun dibindeydi.
İtiraf ediyorum hepinizi izledim...
...aşkım Cedric Hollingsworth de izledi.
Ayrıca tanınmanız için de izlendiniz.
İnsanlar.
Kırılganlık.
İhtiyaç.
Ve tutku.
Çünkü sizi çocukluğunuzdan beri sevdim...
Doug hariç.
Düzenlemeler yaptım.
Karar verdim her biriniz...
buranın süre giden kazancından yıllık bir gelir almalısınız.
Tekrar gelip evin tadını çıkarmak isterseniz şatonun kapısı hepinize açık.
Ne zaman isterseniz ve sen de dahil Doug.
Karen.
Kameranı vermeni istiyorum.
Filmim mi?
Hepsini.
Ne?
Hadi.
Teşekkür ederim.
Cedric.
Onu ne yapacağını biliyorsun.
Bu hafta sonuyla ilgili kesinlikle belge olmaması konusunda hemfikiriz.
- Doğru mu? - Doğru!
Pazartesi
Halâ beni seviyor musun?
Tabii ki, aptal.
Seni her zaman sevdim.
Nasıl bir şey olduğunu öğrendik galiba.
Evet.
Çok güzel değil mi?
Evet.
Sen en iyisin.
Şehirde görüşürüz.
Evet.
Görüşürüz.
İstiyorsan arabamı sürebilirsin.
Hem de çok isterim.
Hangimizin evine?
Bak, benim çok daha iyi bir fikrim var.
Bu civarda küçük bir motel biliyorum.
İstersen oraya gidelim.
Sürebilir miyim.
Cedric biletler sende mi şu an.
- Evet bende. - Evet.
Odile, Maui'daki tel numaralarımızı vermiş miydim?
Evet madam.
Bunu yaptığınız için çok mutluyum Bay Hollingsworth.
Hawaii'nin inanılmaz güzel olduğunu duymuştum.
Biliyorum, varmamız için can atıyorum.
Yalnızlık çekmezsin değil mi?
Merkat etmeyin, bütün misafirlerimiz burayı tekrar ziyaret edecek gibi bir his var içimde.
Ev senin.
- Hizmetçi kostümünü saklayabilirsin. - Özleyeceğim onu.
Ama sizi daha çok özleyeceğim.
Nasıl tanıştığınızı hiç söylemediniz bana.
Bir filmde tanıştık.
Cedric aktördü. Bazı rollerde çok ünlüydü.
Cedric Hollingsworth, duydum mu bu ismi?
Hayır, bir sahne ismi vardı.
Hadi tatlım, geç kalmak istemem.
Sahne ismi mi?
Evet. Donkey-Dan, beceren adam.
Gel.
Hoşça kal.
Çeviri; milfer
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.