All language subtitles for Desperado.1995.2160p.UHD.Blu-ray.Remux.DV.HDR.HEVC.DTS-HD.MA.tur

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German Download
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese Download
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

- Ne istiyorsun? - Bira.

Yalnızca sidik sıcaklığında Chango birası var.

En sevdiğim biradır.

Dehşetli nefis.

Şimdiye dek tattığım en iyi bira.

Gerçekte...

Başka ne?

Hayatta olduğuma memnunum.

Bir kaç şehir ötedeydim. Saragosa'yı bilir misiniz?

Bir bardaydım. Buna benzer, bira vardı.

Bu kadar iyi değildi ama iyiydi.

Gördüğüm şeye inanmayacaksınız.

Tek başıma orada oturuyordum.

Barda...

...bir çok çapulcu vardı.

Yani, buradakiler gibi değildi.

Hayır, yani serseriler.

Pis bir şey yapacak gibiydiler.

Kimseyle ilgilenmem. Öyle tercih ederim.

Bu arada bir sürü şey oluyordu.

Masa altından, anlarsınız. Pek açıktan değil...

...ama fazla gizli de değil.

Yani...

...orada oturuyorum...

...ve o giriyor...

...gördüğüm en büyük Meksikalı...

...meydan sanki onunmuş gibi.

Kimse ne yapacağını, ne düşüneceğini bilemiyordu.

Ama oradaydı ve ilerliyordu.

Karanlık birisiydi.

Esmer demek istemiyorum.

Başka bir şeydi.

Sanki karanlıkla bütünleşmiş gibiydi.

Ve ışığa doğru attığı her adımda...

...yüzünü görür gibi oluyorduk ama gözükmüyordu.

Sanki ışık azalıyor gibiydi...

...yalnız onun için.

Yani o tip...

...bara yerleşiyor...

...soda isteyip, oturuyor, tek söz etmeksizin.

Soda mı sipariş etti?

Ne içtiğiyle ilgilenmiyordum.

Beni ilgilendiren taşıdığı şeydi.

Bir çeşit valizdi, ağırca.

Valizinin yanına oturdu, sanki onun çocuğu gibiydi.

Sonra, birden bire, piç konuşmaya başladı.

Ciddi olduğunu biliyorduk çünkü barmen korkuyordu.

Özellikle şey dediğinde...

Şöyle bir şey diyordu:

"Bela" ya da...

..."Bucho."

Evet buydu.

Bucho!

Barmenin altına ettirdi.

Uygunsuz o serseriler...

...buradakiler gibi değil ama gerçek puştlar, sinirleniyorlardı.

Silahlarını çıkarttılar. Pislik başlıyordu.

O an, yabancı...

...taburesinden sıçradı.

Valiziyle birlikte barın ortasına uzandı. Bir şimşek gibi.

Ne yaptığını hiç anlamadım ama iki saniye sonra onu açtı...

...ve hiç görmediğim çeşitten bir silah çıkarttı.

Bu yalnızca başıydı.

Orada mı kaldın? Saklandın mı veya kavgaya katıldın mı?

Tamamen kaskatı kesilmiştim.

Yalnızca izliyordum...

...o delinin ortalığı dağıtmasını.

İnanılmazdı.

Kanlı katiller her yerden çıkıyor ve kaderlerine koşuyorlardı.

Söz aramızda, buradakiler gibi klas değillerdi.

Kesinlikle.

Hayır, en adi kategori şampiyonlarıydılar.

Üzgünüm ama ölümü hakkediyorlardı.

Kıyamet Günü'ne dönüştü.

Onlardan birini yakaladı...

...hala nefes alanlardan biriydi.

Ondan bilgiler almaya başladı.

Fısıltılarından anladım...

...yerdeki tip bildiklerini satıyordu.

Baklayı ağzından çıkarttı. Bildiğini söyledi.

Her şeyi yabancıya anlattı.

Her şeyi mi?

Temiz bir bardak alabilir miyim? Bu kirli.

Siktir git.

En temizi oydu.

Sonra...

...aniden...

...ses, şekil vermeden...

...yabancı gözlerini kaldırdı...

...ve beni gördü.

Yüzünü gördün mü?

Yüzünü mü?

Hayır.

Gözlerini.

Sana bir şey yapmadı mı?

Pek değil. Yerdeki tiple ilgilendi.

Yabancı onu indirirdi...

...barmene doğru ilerledi, ödedi ve çıktı.

Barmen sağ mı kaldı?

Barmenler hayatlarını hep kurtarırlar.

Ama...

...çıkmadan önce...

MÜŞTERİ HEP HAKSIZDIR

Hayır, bayım, barmen dehşet acı çekti.

İşte. Bizden ikram...

...eğer yüzünü anımsarsan.

Teşekkürler ama almayayım.

Buradan sıvışıyorum.

Çünkü sanırım...

...gelip sizi görecektir.

Teşekkürler, gençler!

Kendinize dikkat edin!

Orospu.

Geri çekil.

Orada kal.

Kimsin?

Tek dostun.

Pek fazla güvenlik önlemi almıyor musun?

Bir gün fena uzanacaksın, beynin dağılacak.

Ne istiyorsun?

Burada.

İsmini söyledim, kıçları üç buçuk attı.

Bucho burada mı?

Dediklerime hiç kulak asmıyorlardı...

...ama onun ismini söyleyince...

...kulak kesildiler.

Ve aniden kim olduğun onları ilgilendirmeye başladı.

Ben de hikayeyi biraz abarttım.

Nasıl abarttın?

Epey ekledim.

Gördüğüm en büyük Meksikalı oldun.

Harika.

Abarttım ama inandılar.

Şimdi korkudan altlarına ediyorlardır, inan.

Nereye gitmem gerek?

Tarasco Bar iyi bir başlangıç.

Önceki gibi ortalığı kan gölüne dönüştürme.

Benim hatam değildi.

- Elbette değildi. - Onlar başlattı.

Ne olursa olsun. Unutma...

...Bucho'nun serserisi çok ama onlar olmazsa, ölür.

Kurşunları idare et.

Birden...

...ağabeyim gibi oldun.

Kendimi biraz sorumlu hissediyorum.

- Bir şey sorabilir miyim? - Nedir?

Onu öldürdüğünde ne olacak?

Bucho öldüğünde...

...her şey bitecek.

En sona kalan o.

Hesaplaşmanın sonu. Göze göz.

Sonunda tatmin olacak mısın?

Sanırım.

Ben de umarım.

Bu artık midemi bulandırmaya başladı.

Hiç sevmezdin zaten.

Sen de.

Saragosa'daki Oro Verde Bar'ı aradım.

Kimse cevap vermedi.

Bir şey duyarsan söyle bana.

Tamam. Görüşürüz.

Tüm operasyonların yakından izlenmesini istiyorum.

İki veya üç kere kontrol demektir, devamlı müşteri de dahil.

- İlgileneceğim. - Bu arada...

...arabam nerede? Bitecekti? Ne kadar bekleyeceğim?

Geri gönderdim.

Yine mi? Kendim imal etsem daha kısa sürerdi.

- Ne oluyor? - Kız kardeşimin yeğeni.

İş arıyor, dövüş sanatını bildiğini göstermek istiyordu.

Pipon'la gösterisine sınama mı diyorsun?

Eğer Cristos'la karşılaşmazsa, beni ilgilendirmez. İçeri gir.

Hey, Pipon. Çık dışarı!

Pek parlak bulmadım.

İndir onu!

Böyle daha iyi.

Artık dans edemeyecek.

- Cristos'a yazık. - Demiştim.

Dinle. Yapmanız gereken şu.

Adamları Tarasco ve La Azteca çevresine yerleştirin.

Kolombiyalılar, fazla hacmi yönetebilir miyim diye merak ediyorlar.

Bizi yeteri kadar izliyorlar.

- Hey. - Ne?

Ya o?

Ayağını alçıya alın. Aileye hoş geldin.

Kaç dolar?

18.000 dolar.

Kahretsin.

Ödeyelim mi... yoksa öldürelim mi?

Bizim için fazla eder...

Ödeyecek borçlarım var.

Öldürelim.

Özür dillerim.

Ama...

...bir barda çalıştım...

...yani insanlarla ilgilenmek nedir bilirim.

Bilmenizi istedim ki, buradaki servisin...

...değişikliklere gereksinimi var.

Ne demek istiyorsunuz?

Ne demek mi istiyorum?

Garsonumuz...

...nerede?

Hala tuvalette olduğunu söylemeyin.

Bize gelip başka ne arzumuz var, sormadı.

Hesabı getirmedi.

Çekip gitmek için hesabı istedik.

İşte.

Bu yeterli olmalı.

Ve bahşiş beklemesin.

Bana iyi davranmazsan, sana çıkma teklif etmem.

Ve biranız da sidik tadında.

- Biliyoruz! - Çünkü içine işiyoruz!

Hepsi bu değil!

Bira kötü, servis kötü.

Berbatız, bilmiyorlar mı?

İki cervezas.

Bunlar senin için.

Bir dakika.

Gitarını görmek istemiştim.

Çalıyor musun?

Evet, sen de mi?

Bir parça.

Bir şeyler çal.

Şimdi değil.

Babamın ama artık çalmıyor.

Çalmıyor mu?

Bir mariachi için çok iş yok. Artık televizyon izliyor.

Onun için üzüldüm.

Zaten iyi çalmıyordu.

Ondan daha iyi çalacağım. Dinle.

Parmaklarını biraz gevşet.

Böyle.

Ne dediğimi anlıyor musun?

Gevşet onları.

Bunu nasıl yapıyorsun?

Tamam.

Ver şunu.

Bu eli unut, tamam mı? Hızlı olmak gerek.

Sır burada.

Anladın mı?

Güzel.

Bunu çalış...

...her gün.

Sürekli.

Gelecek sefer...

...bir melodi nasıl çalınır gösteririm...

...şimdi öğrendiğin ile birlikte.

Çalış.

Bu bir espriyi anımsatıyor.

Herifin biri bara giriyor...

...barmene gidip şöyle diyor...

..."Barmen, seninle bir iddiaya gireceğim.

300 dolarını alırım eğer...

...şuradaki bardağın içine...

...hiç sağa sola dökmeden işersem."

Barmen bardağa bakıyor. En az üç metre uzakta.

Diyor ki...

..."300 dolarına iddiasına dedin...

...eğer işeyebilirsen, durduğun yerden...

...bardağın içine, sağa sola hiç dökmeden?"

Müşteri gözünü kaldırıp diyor ki:

"Bu doğru."

Barmen de, "İddiaya varım" diyor.

Herif de "Tamam, başlayalım" diyor.

Aletini çıkartıyor.

Bardağı düşünüyor.

Bardağı düşünüyor. Aletini düşünüyor.

Aleti, bardak, aleti, bardak, aleti, bardak, aleti, bardak.

İşemeye başlıyor.

Her tarafa işiyor.

Bara işiyor.

Taburelere işiyor, yere, telefona.

Barmenin üstüne!

Kahrolası bardağın dışında, her tarafa işiyor!

Tamam mı? Pekala. Barmen...

...gülüyor. 300 dolar kazandı. Orada...

Yüzünden sidik akıyor.

Ona "Sen aptalın birisisin!" diyor.

"Bardağın dışında, her tarafa işedin!"

"Bana 300 dolar borçlusun, puta."

Herif, "Özür dilerim, bir saniye bekle" diyor.

Barın içinde ilerliyor.

Orada iki tip bilardo oynuyor.

Onlarla konuşuyor.

Bara yeniden dönüyor.

"İşte. 300 dolar" diyor.

Barmen şöyle diyor:

"Neden sırıtıyorsun? 300 dolar kaybettin, budala!"

"Şu herifleri görüyor musun?" diyor.

"Her biriyle 500 dolarına iddiaya girdim...

...barına işemek için...

...yere, telefona, senin üstüne...

...ve sonunda kızmadığın gibi...

...memnun olacağına dair."

Dehşet komik, ha?

"Seni eğlendirdi!"

Ne biliyor musun?

Sınavı başaramadı.

Sense...

...ucu ucuna geçtin.

Yani, başaracağımı biliyordum...

...ben ve Bucho...

...iyi arkadaşız.

O da.

O tipi...

- Bugün tanıştım. - Haydi.

Aramızda, iyi iş.

- İyi iş. - Gir.

I'nin üstüne T'deki gibi delik açmanız çok hoş.

Çok hoş, ése, hoş.

İzliyorum.

Bozuk

Buradan mı?

Kahrolası iğrenç.

Ne istiyorsun?

İş arıyorum.

İş yok burada.

Görüyorum.

İçecek bir şeyler var mı?

Gitar çantanda bir şey var mı?

Evet.

Nedir?

Gitarım.

İş yok demeden önce, beni dinlemek istemediğinden emin misin?

Çantada ne var görmek istiyoruz.

Eğer dediğin gibiyse...

...istediğini iç.

Sana söyledim.

Ben müzisyenim. Bu da benim gitarım.

Dokunma ona!

Kımıldama!

Acele et.

Ne yapıyorsun?

Nedir?

Bir gitar.

Bir gitar.

İçi silah dolu gitar çantasından söz ediliyor.

Biliyorum.

Emin olmalıydık.

Anlıyorum.

Bu o!

İyi, evet.

Benim.

Size karşı değilim, oyun yok.

Oyun yok.

Yalnızca bir adamı arıyorum, ismi...

Henüz değil.

Ne pislik dönüyor?

Canlı yayın mı?

İzle onu!

Ne oluyor burada?

Senin arkadaşların mı?

Yemin ederim, ne numara döndüğünü bilmiyorum!

Kahretsin!

Beni ıskaladın!

Ayağa kalk.

Buraya gel.

İsmi "Bucho" olan bir adamı arıyorum.

Hepsi bu.

Ama kaba bir biçimde yapman gerekiyorsa.

Beni dinle.

Seni öldürmek istemiyorum.

Yalnızca beni o adama götürmeni istiyorum. Anlaşıldı mı?

Sırtımdan ateş etmek istedin, ha?

Alçak!

Çıkmak istiyorsan...

...çık.

Kalmak istiyorsan...

...sakin ol.

Alçak seni!

Para hala arka tarafta.

Adamımız da orada.

Adamımız kafasında üç kurşunla yere serilmiş.

- Onu Tavo vurmuş olmalı. - Tavo nerede?

Tavo dışarıda.

- Nerede? - İki sokak ötede.

Kıçını çabuk tutup gelsin!

- Ne olduğunu bilmek istiyorum! - Öldü.

Sana söyleyeyim, patron...

...kim olursa olsun, para için değildi.

Hayır.

Benim için geldiler.

BUCHO'YU ARIYORUM - M

Gitar çantası silah dolu bir adamdan söz edildiğini duydun.

Onlar hikayeler. Hepsi öyle, hikayeler.

İnanamıyorum.

Kapalı olduğumuzu görmüyor musunuz?

Onu bulmalıyız.

Kolombiyalılar bizi izliyorlar, dedin.

Onun için acele etmeliyiz.

Şehri terk etmiş olmalı.

Şimdi burada olduğumu biliyor.

Hiç bir yere gitmez.

Neredeyim?

Kitapçıda.

Kitapçı-kafede.

Bana ne verdin?

Ağrı kesici.

Ameliyat yapıyorum.

Kimse yok mu?

Rahatsız edilmemek için erken kapattım.

Aslında normalde de pek kimse olmaz.

- Neden? - Kimse okumuyor.

Senin mi? Tüm bu...

...kitaplar?

Benim.

Ailem öldü.

Bu bina ve biraz da para kaldı.

Üstünde dairem var.

Neden kitapçı?

Bu şehirde hiç kitapçı olmadı.

Yani parlak bir fikirdi.

Ne yaptığından emin misin?

Neden bir kitapçı, ha?

Tamam. Hastane yok mu?

Güven bana. Burada hastaneye gitmek istemezsin.

Bu şehirde asla iş bulamazsın.

- Ne? - Gitar.

Burada müzisyene ihtiyaç yok.

Biliyorum.

Kızları tavlamak için taşıyorum.

- Öyle mi? - Evet.

Oh, haydi!

- Bunu gördün mü? - Evet, gördüm.

Bu kurşun ismini taşıyordu.

- Öyle mi? - Evet.

Sen ismimi bile bilmiyorsun.

Doğru. İsmini bilmiyorum.

Sigara içiyor musun?

Hayır.

Teşekkürler.

En azından bunu yapayım, hayatımı kurtardın.

Biraz daha al.

- Nedir? - Ağrı kesici.

Sıcak su.

Kahretsin!

Ne yapıyorsun?

- Affedersin. - Delisin.

Sakin ol. İşte, soğuk su.

İyi misin?

Hadi seni dikelim.

Çık buradan!

Hayır.

Kim olduğunu biliyorum.

Gerçekten mi?

Sen hakkında hikayeler anlatılan tipsin.

Uyuşturucu tüccarlarını öldüren.

Bucho'yu tanıyor musun?

Umarım tek başına Bucho'yu öldürmeyi düşünmüyorsundur.

- Onu tanıyor musun? - Evet.

Arayabileceğim bir kaç arkadaşım var.

Bana iyilik borçlular.

Sızlanmayı bırak.

Arada bir kımıldamasaydın, daha da iyi olurdu.

Bu daha da berbat.

Bunu kim yaptı?

Çok önce oldu.

Onun ne olduğunu bilmek bile istemiyorum.

Bir çok kez hayatımı kurtardı.

Sana verebilirim.

Hayır, teşekkürler.

Hayır, gerekmez.

Bana yardım edecek misin?

Yardım edebileceğimi sanmıyorum.

Tamam.

Eşyalarımı biraz burada bırakmalıyım.

Oh, tamam.

- Sana güvenebilirim, değil mi? - Evet.

- Gerçekten mi? - Evet.

Pekala.

Nereye gidiyorsun?

Kiliseye gitmeliyim.

Neden?

Af çıkartmaya.

- Günah işledim. - Biliyorum.

Sana teşekkür ettim mi?

Hayır, etmedin.

Tamam.

Edeceğim.

Bucho, ne düşünüyorsun?

Kurşun geçirmez camlar...

...yanlar...

...kaput.

Tüm istediğin.

Dinle...

...Hidalgo'nun dışında, bugün hiç bir nakliyat yok.

Ondan uzak dur.

Kentin geri kalanını ara. Bu arabayı al ve o herifi bul!

Kamyoneti alayım.

Arabayı al. Bunun için aldım.

Tanımadığın birisini görürsen...

...öldür onu. Risk alamam.

Kurşun geçirmez sunroof.

Yukarıdan ateş ederken, kalkan görevi görüyor.

Şu budalaya bak.

İşliyor. Şimdi git ve bul onu.

Onu da almanı istiyorum. Yardıma ihtiyacın olabilir.

Sen de.

Kutsayın beni, Tanrım, bir çok insan öldürdüm.

Aman yapma.

Duyduğuma göre, tüm barı temizlemişsin.

Güzel iş. Coahuila'nın tüm adamları peşinde.

İşler kontrolden çıktı.

Kan gölü olmayacak, demiştim.

Sana demiştim. Bucho sonuncu.

Ondan sonra bitecek.

Hayır, ben bitiriyorum. Sevdiğin kadını öldürdüler.

Eline kurşun sıktılar.

İki sıfır. Uyan!

Bunun için hesaplaşma yok.

Çek git.

İnan bana...

...bunun nasıl biteceğini düşünmemek daha iyi.

Ne demek istiyorsun?

Edindiğim bilgilere göre, Bucho rahatsız edilmeyecek bir tip.

İnan bana.

Bucho'suz gidemem.

Genç ölmeyi mi istiyorsun? Güzel. Ben değil.

Yardıma ihtiyacın olursa...

...beni arama.

Campa ve Quino'yu ara. Onlar delidir.

Sana güvenmem gerekiyor!

Zaman değişti.

Bekle! Buraya gel!

İyi şanslar. Kendini öldürtme.

Af mı çıkartmak istiyordun?

Belki sonra. Çünkü gittiğim yerden...

...yeniden dönüp gelmem gerekecek.

Alo.

Evet.

Bakın...

...daha önce size söz etmedim çünkü...

...ben halledebilirim.

Evet, gidecek bir yeri yok.

Adamlarım onunla ilgileniyorlar.

Birini getirdim ne demek?

Ne zamandır burada?

Kimdir?

Neden bahsediyorsun? Bu işi halledebiliriz.

Böyle birisi, onarılmaz hasarlar verebilir...

...çok gürültü koparabilir.

Adamınız nasıl görünüyor?

Bilmeliyim, yoksa yanlış birisi ölebilir.

Gelecekte, önceden söylerim ama tek başıma halledebilirim...

Alo? Alo?

Kahretsin!

Arabamın telefon numarasını kim biliyor?

Salaklar, arabamın telefon numarası nedir?

Numara!

Arabanın içinde, patron.

Arabamın kahrolası telefon numarası nedir?

Kahretsin.

- Ne yapıyorsun? Defol. - Beni böyle bırakamazsın.

Yardımın gerek.

Yine düşümde onu gördüm.

Yani!

- Beni dinle! Kahretsin. - Ne var?

Haklısın.

Haklısın.

Belki son vermeliyim.

Şimdi akıllıca konuşuyorsun çünkü dediklerime kulak ver...

...devam edersen, bittiğini fark etmeyeceksin.

İçeri gir!

Burada!

Nerede? Onu öldürmeliyiz.

Yine ben.

Gönderdiğiniz herif... Nasıl birisi?

Yalnızca bilmek istiyorum. Adamlarım yanılmamalı.

Siyah saçlı, esmer tenli. Tahmin ediyordum.

Bir kaç detay verir misin?

Göğsünde bir dövme var.

Göğsünde bir kadın dövmesi var.

Başka ne?

Silahlar?

Bıçaklar.

Ve...

Telefon için bozuk para, sizi arayıp, raporlarını sunmak için.

Evet, tamam.

Bu kadarı yeter, teşekkürler.

Evet.

Ondan uzak duracağız.

Evet, teşekkür ederim.

Kahretsin!

Size söylemiştim. Kendi adamlarımız bizi izletiyor.

Bu sabahtan beri, burada bizi ispiyonluyor.

Piçler!

Gidin bulun onu!

Kimi bulalım? Başka birisi yok!

Kolombiyalılar tuttu onu. Peşinde olduğunu itiraf edemiyorlar.

Orada başka biri var. Ve onu hemen bulmalıyım!

Başka kim olabilir?

Gitarcı mı?

Uydurulmuş bir efsane.

- Efsane. - Hiç bir şeye inanmıyorsun.

Senin yıkımın bu olacak.

Seninle geliyorum. Tek başına halledemezsin.

Söz konusu olan benim kıçım.

Manito! Neden gitarınla çalışmıyorsun?

Söyledim sana. Her gün, sürekli.

Bu gitarla çalamam.

Buraya gel.

Nereye gidiyorsun?

Gitarımı alacağım.

Burada bekleyeceğim.

Hemen yan tarafta.

Ne var yan tarafta?

Gitarım. Sana ne kadar çalıştığımı göstereceğim.

Budala çocuk.

Burada kal. Burada kimse olmamalı.

Görüyor musun? Geliyorlar.

Görüyor musun? Şimdi bununla çalabilirim.

Düşünme bile.

Gitarı ver bana.

Gitar!

Defol git.

Kahretsin.

Bu babanın gitarı mı?

Artık bu yüzden mi çalışmıyor?

Arada sırada gitarları değiştiriyorlar.

Neden yapıyorsun bunu?

Babamın çalışmaması için. Televizyon seyrediyor.

Her tarafa saklıyorlarmış.

Çocukların arabalarına, kiliseye...

...kitapçıya. Carolina'ya sor.

Sana söyler. Aynı şeyi yapıyor.

Ne? Tanrım.

- Ona ne anlattın? - Kime?

- Onun için çalışıyorsun, değil mi? - Kimse için çalışmıyorum.

Ona ne söyledin, bilmeliyim!

- Hiç bir şey. - Hiçbir şey mi?

- Neden söz ediyorsun? - Kilisede olduğumu söyledin!

- Kimseye bir şey söylemedim! - Şimdi bana bak!

Onu koruyorsun!

- Korumuyorum! - Koruyorsun!

Öyle olsaydı, ona senin burada olduğunu söylerdim!

- Onun ölmesini istemiyorsun! - Kimsenin ölmesini istemiyorum!

Onu öldürmek çözüm değil.

Görüyor musun? Ne biliyor musun?

Sen de ondan aşağı değilsin.

Aynı pislik!

Herkes satın alınabilir.

Herkes değil.

Sen çok iyisin, ha?

Bu kitapçıyı görüyor musun? Benim.

Birisi gelip bir şeyler bırakıyor.

- Bir kaç gün sonra... - Kaç para?

...başka biri geri alıyor.

Burayı kiralıyorum!

- Tüm yaptığım bu. - Kaç para?

- Arka odayı. - Kaç para ödüyorlar?

Yıllık 50.000 dolar.

50.000 dolar.

Nakit.

Haline bak. Yine berbat bir haldesin. Buraya gel.

Barın üstüne.

Burayı iflas etmek için açmadım.

Bir kuruş kazanmıyordu. Kapatmam gerekecekti.

Bir gün, Bucho para dolu bir çantayla geldi...

...ve bana dedi ki, "Carolina, al şunu...

...ve işlerinle ilgilen...

...sana yıllık 50.000 dolar vereceğim."

Buradaki bir çok kişiyle aynı şeyi yaptı.

Dükkanlarımızı örtü gibi kullanıyorlar.

Parayı burayı açık tutmak için kullandım.

Kalanını sakladım, düşündüm de...

...eğer bir gün...

...işler burada kötü giderse...

...gitmek için param olur.

Ama gidemem.

Çünkü bir kere girince, çıkamazsın.

Kardeşim gibi olan adam...

...az önce öldürüldü.

Yapacağımı yapmadan bırakamam.

Bırakamam.

Kahretsin!

Yardıma ihtiyacın var mı?

Hayır. Yerini değiştiriyordum...

...kasamın.

Zaten yenisi gerekiyordu.

Peki...

...seni buraya getiren ne?

Pek fazla gelmiyorum, değil mi?

Hayır.

Nasılsın?

İyiyim.

İşler?

İşler iyi.

Olabildiğince iyi.

Sana söylemiştim, kitapçı...

Bu kentte yürümez.

Ya sen?

İşlerimizi tehdit eden birini arıyorum.

Bugün barda olanları duymuşsundur.

Evet. Bir çatışma.

Birisini gördün mü, şey havasında...

Kuşkulu?

Hayır.

Kahretsin.

Aradığım herif çok tehlikeli...

...yani onunla karşılaşmamanı öğütlerim...

...ama eğer onu görürsen...

...beni arar mısın?

Kesinlikle.

Demek istediğim...

...artık çatışma olmamalı.

Hayır.

O adamı görmedim.

Sen...

...bana yalan söylemezsin...

...değil mi, Carolina?

Hayır.

Ortalığı düzeltmen gerek.

Evet.

Temizlesem iyi olacak.

Kahve için teşekkürler. Ara beni.

Evet...

...eğer onu görürsem...

...kesinlikle seni ararım.

Ara beni.

O muydu?

Burada bir şey yapma yoksa ikimiz de ölürüz.

Bunun için ölmek istemem.

Pencereden uzak dur.

Bu çok kötü değil.

Aslında, çok düzgün.

Neden ona söylemedin...

...burada olduğumu?

Bilmiyorum.

Onun iğrenç birisi olduğunu düşünüyorsun.

Tatlım, öyle.

Öyle.

Tam değil.

İyi yanı da var.

Onu kurtarabilecek tek şey.

Öyle mi?

Bu nedir?

Senin içindi.

Benim için miydi?

Artık benim için değil mi?

Tamam, alabilirsin.

Kılıfını almadım çünkü elinde bir tane var.

Çok güzel. Teşekkür ederim.

Düşündüm de, belki...

...silahlarını atıp, yerine bunu koyabilirsin.

Belki.

- Bir şeyler çal. - Hayır.

Haydi, sana yardım edeyim.

- Affedersin. - Dikkat et.

Tamam.

Hayır, çalamam.

- Neden? - Elime bak. Öylesine...

- Yapamam. - Doğaçlama yapabiliriz.

- Doğaçlama mı? - Evet.

Çalıyor musun?

Bir parça.

Tamam.

Bu bir nota bile değil.

Bırak göstereyim.

Parmaklarını şuraya koy.

Böyle mi?

Güzel. Çok iyi.

Görelim bakalım.

Tamam.

Memo...

...kitapçıda.

Evet, eminim orada.

Sen yine de kontrol et. Oradaysa, onu saklamış olmalı...

...ikisini de öldür.

Bir kaza süsü ver.

Bir kitapçı.

Hepsini de yak.

Kımılda!

Haydi! Acele et!

- Şunu al! - Ne yapacağım?

Haydi!

- Ne! - Çantamı almalıyım!

Kahretsin!

Bekle! Bekle!

İşte.

Harikasın.

Teşekkür ederim.

Nereye gidiyoruz?

Aşağıya, önden çıkarız.

Şunu al.

Tanrım!

Ne yapıyorsun?

Çıkalım buradan!

Haydi!

Haydi! Haydi! Haydi!

İyi misin?

Üzgünüm, Carolina.

Üzgünüm.

- İşte o. - Ne?

O, Bucho mu?

Buradan onu indirebilirim.

Adi alçak.

Ne?

Ne yapıyorsun?

Öldür onu. Öldür onu!

Tüm hayatım içindeydi.

Anlamıyor musun?

Anlamıyor musun? Beni öldürecek.

Haydi!

Kahretsin!

Sorun ne? Mükemmel bir şansın vardı!

Sorun ne? Neden indirmedin onu?

Haydi.

Haydi.

Haydi!

Bekle bir dakika!

Bu bir şey...

...eğer kentin dört bir yanında saklanan birisini bulamasanız...

...her tarafta saklanan birisini.

Bunu anlayabilirim.

Ama anlayamadığım şey...

...nasıl olur da, yerini bildiğiniz halde kaçırabilirsiniz?

Şehirde geziniyorsunuz...

...tanımadığınız birisini indirirsiniz.

Bu ne kadar zor olabilir?

Şuraya bakın.

Onu tanımıyorum.

Daha önce hiç görmedim.

Bir silah!

O olmalı.

Şimdi, bu ne kadar zor?

Bu kadar kolay.

Bak! Şu herifler de kim?

Onları daha önce hiç görmedim.

Şimdi, bu ne kadar zor?

Bum!

Halledebilir misin? Yoksa kendim mi uğraşmalıyım?

Halledeceğim.

Kıçını oynatmanda fayda var.

Arabamı al! Bunun için satın aldım!

Burada kal.

Burayı koruyacak yetenekli birisi gerekli!

Acele edin!

Önceden böyle değildim.

Fark ettim.

Müzisyendim.

İyi miydin?

Fena değildim.

Elime kurşun sıktılar.

Biliyorsun...

...tetiğe basmak, gitar çalmaktan daha kolaydır.

Yok etmek, yaratmaktan daha kolay.

Sevdiğim kadını öldürdüler.

Hayatımı mahvettiler.

Sorumlu olanlar Bucho'nun adamlarıydı.

Neden Bucho'yu öldürmedin?

Tamam...

...işte plan:

Kaçabilirsin, onu öldürmem gerekmez.

Paran var.

Artık para yok.

- Ne? - Yok oldu.

Kitapların içine saklamıştım.

Yandı.

Kahretsin.

Hiç bir şey kalmadı. Hiç bir şey.

Harika.

Kahretsin!

Neden arkadaşlarını çağırmıyorsun?

Campa.

Quino.

Şehri yok ederler.

Bucho yine de kurtulur. Unut onu.

Belki senin için önemli değil...

...ama beni nerede olsam bulur ve öldürtür.

Benim için önemli.

Campa?

Quino orada mı?

Santa Cecilia'ya gelmeniz ne kadar sürer?

Sizi bekleyeceğim.

Teşekkürler.

Campa...

...gitarlarınızı da getirin.

KİLİSE OTOBÜSÜ

Güç ver bana...

...eskiden olduğum gibi olayım.

Ve şu anki halimi affet.

Yeniden buluşmak hoş, ha?

Evet.

Çalalım.

Koru kendini!

Kahretsin!

Burası olduğuna emin değilim.

Burası.

Seninle geliyorum.

Manito.

Burada ne yapıyorsun?

Ben de şeytanın kendisi sanıyordum.

En baştan beri, kendi öz kardeşimmiş.

Sen olduğunu bilmiyordum.

Bu sabah keşfettim.

Seni hemen öldürmem gerek.

Onurumu kırdın.

Beş para etmediğini biliyorduk.

Böyle alçalacağını ummadık.

Küçük kardeşim buraya gelmiş...

...bana ders veriyor.

Bana iyi ile kötünün farkını gösteriyor.

Sen bir gitarcısın.

Neden adamlarımı öldürdün, işimi alt üst ettin?

Sevdiğim kadını öldürdüler.

Onları öldürdün! Ne istiyorsun?

Masum insanları öldürme niyetim yok.

Masum insanları satın alıyorsun.

Onları öldürmüyorsun...

...işinde tüketene kadar.

Şimdi, sevdiğin kadın bu mu?

Bir şeyi alırsak...

...yenisini veriyoruz.

Gerçekten çok iyi bir parçadır.

İnan bana. Biliyorum.

Kitapçı için üzgünüm.

Sana bir gün duman olur demiştim.

Kardeşimle yattığını bilseydim, farklı davranırdım.

Cesar...

...insanların gözünü okumasını öğrendim.

Benimkiler ne diyor?

Yenilgi, kardeşim.

Yenilgi mi? Kendine bak.

Beni öldürmeye geldin.

Babamız artık seninle gurur duyamaz.

Onun küçük guitarrista'sıydın.

Onun küçük mariachisi.

Ve şimdi...

...benim gibi bir pislik!

Beni öldürmek mi istiyorsun?

Sana bir şey söyleyeyim.

Beni daha önce öldürdün!

Eller yukarı, manito.

Gidelim.

Eller yukarı!

Üzgünüm.

Bana ihaneti için Carolina'yı cezalandırdığımda...

...kahramanca davranma.

Bırak bunu yapayım, sonra eşit oluruz.

İlişki temizlenmiş olur.

Adamlarımı öldürdün. Tamam.

Olan olmuştur.

Sonuçta, tükendim.

Ama şimdi...

...Carolina'yı öldüreceğim.

Sen de izleyeceksin.

Hoşça kal, Carolina.

Öldürdüğüm her adam...

...birisinin babasıydı...

...birisinin oğluydu...

...birisinin kardeşiydi.

Çalış.

Nereye gidiyorsun?

Bilmiyorum.

Carolina?

Sana teşekkür ettim mi?

Hayır.

Edeceğim.

Peki...

Şimdi teşekkür etmeni istiyorum.

Teşekkür ederim.

Ne olur ne olmaz.

En yakın şehir epey uzakta.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.