Afrikaans
Akan
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bihari
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hmong
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tatar
Telugu
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Uzbek
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
ÜVEY ANNEMLE YAZ TATİLİ.
Hey üvey anne, benimle bir şey konuşmak ister misin?
İsterim.
Yaz için eve geldiğin için ne kadar mutlu olduğumu bilmeni istiyorum.
Evet, üniversite son iki dönem gerçekten zordu ve gerçekten bir molaya ihtiyacım vardı.
Eminim öyledir.
Başka ders almana gerek yoktu.
Hayır.
Burada olduğun için çok mutluyum.
Evet, evde olduğum için mutluyum.
Sayılır.
Tamam, babam nerede? O neden burada değil?
O hiç burada değil.
Bu büyük evde hep yalnızım.
Bekle, yani seni evde yalnız mı bırakıyor?
Her zaman.
Kulağa hiç eğlenceli gelmiyor.
Gerçekten değil.
Yani hiçbir şey için arkadaşın yok mu? Yoksa sadece sen ve sen mi?
Evet, çok yalnızım.
Bütün gün ne yapıyorsun?
Kendimi eğlendirmeye çalışıyorum.
Ne demek istediğimi anlıyorsun.
Oh. tamam. Bu biraz garip ama.
Yaz için burada olmana sevinmemin bir başka nedeni daha.
Tamam. Oyun falan oynayabiliriz.
Oyun mu?
Evet, benim de aklımdaki tam olarak buydu.
Ne yapıyorsun?
Sadece buradayken rahat olmak istiyorum.
Umarım bu seni rahatsız etmez.
Hayır, olacağını sanmıyorum.
Sen rahatsız olmadığın ve babam eve gelmediği sürece.
İnan bana.
Bekle, bekle! Üvey anne, ne yapıyorsun?
Neler oluyor?
O hiç burada değil.
Bunun için endişelenme.
Bunlar dev gibi.
Evet.
Parasını baban ödedi.
Harika değil mi?
Onları kullanmıyor mu? Onun nesi var?
Asla.
- Belki onun oyuncaklarıyla oynayabilirsin. - Bekle, ne?
Porsche'siyle oynamayı düşünüyordum ama. Bekle, onlar mı?
Yani, onun arabasını sürmek gibi bir şey.
Sadece daha iyi.
Yapmamı istediğin şey bu mu? Bunu yapmamı mı istiyorsun?
Evet.
İstiyorum.
Vay, bu... evet.
Onları yaptırdığından beri yakından görmek istiyordum.
Düşündüğümden daha büyüklermiş.
Evet.
Üvey anne dev gibiler.
- Onlara dokunmak ister misin? - Evet.
- Sorun olur mu? - Olmaz.
Bekle, bunlar olağanüstü hissettiriyor.
Öyle değil mi?
Onlar gerçek değil.
Evet, onlar gerçek. Onlar gerçekten senin, değil mi?
- Vücudumdalar. - Evet, yani onlar senin.
Babamın bunlarla oynamak istemediğine inanamıyorum.
Çok meşgul. Baban için endişelenme.
Tamam.
Vay canına, ona saatlerce bakabilirim.
- Şikayet etmezdim. - Tamam.
- Aferin. - Bunlar çok harika.
Vay canına!
- Daha fazlasını görmek ister misin? - Evet.
Bekle, iç çamaşırı giymiyor musun?
- Rahat olmayı sevdiğimi söylemiştim. - Kesinlikle rahat görünüyorsun, Üvey anne.
Harika görünüyorsun. Vay canına.
Teşekkür ederim canım.
Bana üvey anne demeye ne dersin?
Sana üvey anne dememi mi istiyorsun?
Evet, öyle.
Evet, bu iyi.
Biraz daha dokunayım.
Üvey annemin büyük memeleri var.
Görebilir miyim?
Amının kıllarının saçınla aynı renkte olup olmadığını, merak ediyordum,görünüşe göre öyleler.
Tamamen doğal, bebeğim.
Ayır bacağını.
Ona da mı dokunayım?
Evet.
Bu yaz senden istediğim şey tam olarak bu.
Üvey annenin küçük oyuncağı olman.
Eğlenceli bir yaz olacak.
Ben de bunu umuyorum.
- Hoşuna gitti mi? - Evet.
Çok iyi hissettiriyor, bebeğim.
Şimdi sana benimkini gösterebilir miyim?
- Heyecanlı olduğunu şimdiden görebiliyorum. - Evet.
Görüyorum ki babandan daha büyüksün.
Zavallı adam.
Gerçek anneme çekmiş olmalıyım.
Çok sertsin bebeğim.
Eve ilk geldiğimde seni, çıplak görmeyi beklemiyordum.
Vay canına.
- Şikayet mi ediyorsun? - Hayır.
Ona bir öpücük verir misin?
Evet.
Ona oradan ulaşabileceğini sanmıyorum.
- İstediğin bu muydu, bebeğim? - Evet.
Evde kaldığına memnun musun?
Yaz için eve geldiğime kesinlikle memnunum.
- Üvey annen kesinlikle oynamak istiyor. - Evet.
İçine girebilir miyim?
Sorun olur mu?
Evet.
Biraz gerginim.
Tabii ki öylesin.
Aferin.
Bunu yaptığımıza inanamıyorum.
Endişelenme Bu tam da üvey annenin istediği şey.
İşte bu.
Sadece rahatlamaya ihtiyacım var.
Bu tam da ihtiyacım olan şeydi. Bebeğim.
Benimde.
Doğru mu yapıyorum?
Aynen böyle.
Bunun için yeterince büyümeni bekliyordum.
Aynen böyle, bebeğim.
Özür dilerim.
- Boşaldın mı? - Evet sorun olur mu
Tabii ki. Sorun değil.
Üzgünüm, üvey anne.
Çok iyiydi. Daha uzun süre dayanabilirim sanmıştım.
Belki de sadece pratiğe ihtiyacın vardır, bebeğim.
Özür dilerim.
Daha sonra tekrar çalışabilir miyiz?
Sanırım yapmamız gerekecek.
Çünkü üvey annen de boşmak istiyor. Şapşal.
Tamam, tamam. Özür dilerim. Bunu beklemiyordum.
Sorun değil. Tamam üvey anne, birazdan görüşürüz.
Merhaba üvey anne. Beni mi görmek istedin?
Bugün için bir planın var mı?
- Rahat olmaktan kastın bu muydu? - Öyle.
Tamam, beğendim.
Aslında, arkadaşım Parker ile balığa gideceğim.
- Gerçekten mi? - Evet, golf arabası var.
Kanallara falan giriyoruz.
Orada her yere atlayan çılgın balıklar var.
Kulağa eğlenceli geliyor.
Sır tutabilir misin?
Sır saklamakta üstüme yoktur, Bebeğim.
Sadece yaptıklarımız değil.
Başka bir sır.
Tabii ki. Ne oldu?
Arkadaşım Parker ve ben. eskiden. Bu çok komik.
Kızlarla grup yapardık.
- Gerçekten mi? - Üçlü yapardık.
Sen çok yaramazsın.
Eiffel kulesi denen pozisyonu yapardık.
Yani kız aramızdaydı.
Sonra beşlik çakardık ve Eyfel Kulesi gibi görünürdü.
- Ne olduğunu biliyorum. - Sanırım bunu sana söylememeliydim.
- Bu çok yaramazca. - Evet, birazdan gelecek.
Gidip biraz balık yakalayacağım.
Bu hatırlanması gereken harika bir şeye benziyor.
Evet, hepimizin sırları var.
Öyle değil mi?
Ama balığa çıkmadan önce dikkatim dağılabilir.
Bence buraya gelip bana Parker'la ne kadar yaramaz olduğunuzu anlatmalısın.
Ya da belki hâlâ öylesindir?
Üniversiteye gitmedi, Ve üniversite benim avlandığım yer.
Ama son zamanlarda işler biraz kötü gitti.
Gitmeden önce buraya gelip beni sikmeye ne dersin?
Tamam, evet, kulağa eğlenceli geliyor.
Tamam, sanırım bunu şimdi yapabilirim.
Bunları gerçekten seviyorsun, değil mi?
Evet, onları hiç bu kadar yakından görmemiştim.
Mükemmel.
Bir keresinde havuz partisinde, kızın üvey annesi delirmişti.
Onunla birlikte banyoya girmemizi istedi.
Bana ve Parker'a yardım ediyordu.
Ve ikimize birden aynı anda sakso çekiyordu.
Komikti çünkü kocası dışarda hamburger pişiriyordu.
Çılgıncaydı.
Bu tam bir skandal.
Sonra parker la ben sırayla onu duşta, domaltıp siktik.
Onu duşta beceriyorduk.
Yani Parker'ın üvey annesini mi siktin?
Hayır, sadece aynı okula gittiğimiz bir kızın üvey annesinin yaptığı bir partiydi.
Anlıyorum. Ve onun annesini becerdik.
Sen ve Parker çok yaramazsınız Değil mi?
Evet, ve çılgınca olan şey, işim bittiğinde, onun yüzüne boşaldım.
Ve oda Parker'dan içine boşalmasını istedi.
Senin gibi yaramazların memelerime boşalması hoşuma gidiyor.
Gerçekten dar bir amin varmış.
Sana üvey annecik demeliyim..
Bana kesinlikle öyle demelisin.
- Diğer türlü deneyelim mi? - Evet.
Aferin.
- Doğru yapıyormuyum üvey anne? - Evet.
Aferin.
- Sik o amcığı. - Bu çok eğlenceli.
- Yaz tatilini böyle geçirmeyi düşünüyor muydun? - Hiç düşünmüyodum.
Tekrar dön.
İstersen bir yastık al.
Yatakta biraz kayabilirsin.
Gözlerini görebilir miyim?
Çok güzel bir sikin var bebeğim.
Memelerine bayılıyorum.
- Üvey anneni sikmeyi seviyor musun? - Evet.
Bu işte çok iyi olacaksın.
Üvey anneni memnun etmekte çok iyi olacaksın.
Umarım sorun olmamıştır.
Yine mi?
Özür dilerim.
Sen çok iyi bir üvey evlatsın.
Bu tam da üvey annenin senden istediği şey.
Sanırım Parker'ın golf arabası geri geri gidiyor.
Sanırım gitmeye hazır.
Koşup oynasan iyi olur.
Tamam.
Biraz daha.
- Sonra görüşürüz. - Tamam.
Çok eğlenceli bir yaz olacak.
İyi gittiğine sevindim.
TELEFONLA KONUŞURKEN ÜVEY ANNEMİ SİKMEK.
Evet.
Baban.
- İki hafta gerçekten uzun bir süre. - İki hafta mı?
Zaten hiç burada olmuyorsun, bu yüzden iyi olacağım.
Endişelenme.
Yapacak bir şeyler bulacağım.
Evet.
Ne zaman döneceğini söyle yeter.
Onun gibi bir şey.
Evet.
Belki evde daha çok olsaydın.
Öyle olmazdı.
Bunu halledeceğim.
Yani, bu gelecek ay evde olacağın anlamına mı geliyor?
Hiç mi?
Anlıyorum.
Bu çok talihsiz bir durum.
Hayır.
Arkadaşıyla çok sık dışarı çıkıyor.
Bilirsin, balık tutuyor.
Evet.
Evde olduğu için mutlu görünüyor.
Eminim seni özlemiştir.
Belki döndüğünde birlikte bir şeyler yapmalısınız.
Evet, çok kaliteli zaman geçiriyoruz.
Kesinlikle.
Ve hayır, o mükemmel bir beyefendi.
Çok itaatkârdır. Ona söylenen her şeyi yapar.
Evet, ne demek istediğini anlıyorum.
Belki burada daha fazla olsaydın farklı olurdu.
Harika vakit geçiriyorum.
Evet.
Yapacağım.
Görüşürüz.
Hayır.
Öyle bir şey değil.
Hayır.
Şey bunu evdeyken konuşabiliriz.
Hayır.
Neden bana sadece işinden bahsetmiyorsun?
Tek yaptığın bu olduğu için.
Doğru.
Hayır, anlıyorum.
Büyük toplantınız için hazır mısınız?
Güzel.
Her zaman çok disiplinliydin.
Sende hayran olduğum şeylerden biri de bu, canım.
Evet.
Bu hafta kaç toplantı var?
Hayır.
Zavallı bebeğim.
Çok meşgulsün.
Eğlenmek için hiç vaktiniz olmuyor.
Anlıyorum.
Anlıyorum. Hayır, anladım.
Ben de bunu biliyordum.
Bence daha kolay olabilirdi.
Evet.
Anlıyorum.
Bir de bana sor.
Neden, gerçekten mi?
Biliyorum.
Çok şey oluyor.
Evet.
Çok iyi iş çıkartıyorsunuz ama.
Birinin bununla ilgilenmesi gerekiyor.
Ve sen mükemmel bir insansın.
Hayır dinliyorum.
İki hafta.
Bu uzun bir süre.
Peki, diğer türlü nasıldı?
Kendine hiç zaman ayırdın mı?
Bu çok iyi.
Kesinlikle birkaç tur golf oynamalısın.
Bunu hak ediyorsun.
Evet.
Bunu çok fazla yapmayın.
Nasıl olduğunu biliyorsun.
Hayır, kesinlikle.
Sadece çalışıyorsunuz, hiç eğlence yok.
Değil mi?
Anlıyorum.
Hayır.
Egzersiz yapıyorum.
Evet.
Önemli bir şey değil.
İyisin.
Evet. Gerçekten zor bir antrenman.
Sen kendininkine ayak uyduruyor musun?
Onu bende anladım.
Üç hafta oldu bile.
Nasıl gidiyor?
Evet.
Sadece spor salonundayım.
Protein içeceği almak üzereyim.
Neredeyse bitti.
Evet, aynen öyle.
Biliyorum.
Demek öyle bebeğim.
Hayır.
Peki ya sen?
Evet.
Evet. Hayır, kesinlikle.
Seni özlüyorum.
Tabii ki.
Sen eve gelir gelmez yapacağım.
Bir saniye bekle. Pozisyon değiştirmeliyim.
Aynen öyle.
Çok zor bir antrenman oldu.
Evet.
Hayır.
Burada olsaydın izleyebilirdin.
Beni çalışırken izlemeyi ne kadar çok sevdiğini biliyorum.
Dinliyorum.
Evet.
Bunu söyleyebilirsin.
Evet.
Onun gibi bir şey.
Oh, bilirsin işte.
Sadece devam etmeye çalış.
Sanırım protein karışımım neredeyse hazır, Bebeğim.
Evet.
Sanırım çok az kaldı.
Evet.
- Hazır mısın üvey anne? - Evet.
- Suratına boşalacağım. - Evet.
Evet, öyle.
- Bu doğru. - Geliyor üvey anne.
Ben de bunu istiyorum.
Aynen öyle.
Aynen öyle.
- İstediğin bu mu üvey anne? - Evet.
Sanırım seninle sonra konuşuruz tatlım.
Gidip temizleneceğim.
Tamam. Güle güle.
Sen çok iyi bir üvey oğulsun.
- Bunu mu istiyordun üvey anne? - Evet.
Kımıldama. Sana bir havlu getireyim.
Tamam.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.