All language subtitles for Hercai.S03.E28_(66._Bölüm)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Anne

Onun yanında babam var. Sen benimle gel. Lütfen.

Yüz verin!

Ben bu masa da bir kere hayatımı bıraktım.

İkincisi olmayacak !

Yüz elliçabuk !

Hazır!

Miran! Sakin olmak zorundasın!

Benim karım ölüyor!

İki yüz şok!

Çekilin!

Karın için sakin olmak zorundasın.

Doktor!

Doktor!

Söz iyi olacak

İyi olacak.

Reyyan

Gitme.

Vakit geldi.

Gitmek zorundayım.

Hocam! Hastanın nabzı yok.

Hasta ex oluyor.

Hayır! Hayır, çek elini!

Çek elini!

Ailen için. İki yüz elli şok

Hazır

Çekilin.

Reyyan

Reyyan.

Bizleri yoktan var eden, varlıktan hidayete erdiren...

... cenâb-ı hak'a sonsuz hamd ve senalar...

... peygamberimizin ashabına salât ü selam olsun.

Bütün canlıların hayatlarıyla sundukları hediyeler, bütün ruh sahibi olan insanların...

...hayvanların mukarreb melaikenin ibadetleri Allah'a mahsustur.

Amin.

Miran.

Baba.

Senin ne işin var burada ?

Benim bugün 2 oğlum vardı. İkisinide gömdüm toprağa.

Sende inanmıyorsun benim öldürmediğime.

Cihan Ağa değil mi bu ?

Ne diye gelmiş buraya ?

Kelepçeli beyim o.

Katil !

Ağabey katili !

Utanmadan bir de gelmiş buraya.

İnsan ağabeyine nasıl kıyar ?

Ben ağabeyimin katili değilim !

Onun canına kıymadım.

Ben onun canına nasıl kıyarım ?

Kimin ne düşündüğü umrumda değil.

Ben ağabeyime son görevimi yapacağım.

Gitsek iyi olacak Cihan Bey.

Acılı gününüzde taşkınlık çıkmasın.

Reyyan'la Umut'u getir bana.

Sizi bekleyeceğim.

Seninle konuşmam lazım Miran Ağa.

Gayrı nüfusunda ne alırsan kurtarabilirsin

Sonunda öleceğimi bilsem bile her şeyi anlatacağım sana.

Hanım Ağam.

Erkan bu.

Koş yakala ! Koş !

Miran Şadoğlu ! Beni bul !

Fırat, yakalayın şunu.

Yok değil mi ?

Miran artık bu işin peşini bırakmaz

Miran bıraksa bile...

... Cihan. Cihan çıkınca ilk benim kapımı çalacak

Ölüsü artık bir işe yaramaz. Dirisi konuşacak.

Diyecek ki, bu işi Cihan Şadoğlu tezgahladı. Tamam.

Başüstüne Hanım Ağam.

Hadi hadi çabuk.

Kimmiş ?

Yok. Yakalayamadık.

Ben İstanbul'a Reyyan'nın yanına gideceğim.

Git kardeşim sen. Git.

Git ben buradayım. geriye ne kaldıysa ben halledecem. hiç merak etme.

Eğer Reyyan'a bir şey olursa

Oğlum sana emanet. Tamam mı ?

Miran ! Sakın ! Sakın ! Sakın !

Sakın !

Reyyan yoksa Miran yok.

Boşuna demedik.

Eğer Reyyan'a bir şey olursa

Olmayacak kardeşim

Olmayacak. olmayacak. Tamam

Sen gideceksin. Karınla çocuğunu alıp geleceksin buraya.

Babanın yasını tutacaksın. Sonra beraber çocuğunuzu büyüteceksiniz tamam mı ?

Fırat !

Ne yap et bana seslenen çocuğu bul tamam mı ?

Bulacağım. Merak etme.

Miran !

Bak ben Cihan Şadoğlu'nu günahım kadar sevmem bilirsin.

Ama Cihan Bey, Hazar Bey'e çok düşkündü.

O yapmadı diyorsun.

Annem gözlerimle gördüm diyor yaptığını.

Yaren'de oradaymış.

O da tam aksini söylüyor.

Herhalde öyle der oğlum. Kızı.

Ama haklısın.

Bu işin içerisinde başka bir oyun var.

Ve o çocuğun da bu oyunla ilgisi var.

Buluruz. Çözeriz

Ben döner dönmez bu meselenin peşine düşeceğim.

Tabii sende o sürede eğer bir şeyler bulursan

Tamam. Haber ederim.

İki gündür bir şey yemedin.

Zehra yapma.

Reyyan uyandığında seni böyle görmesin.

Torunumu beklerken tabutu geldi avluya.

Rüyasını görmüştüm biliyor musun ?

Gördüm ama Reyyan'a yordum ben.

Çünkü ölümle cebelleşen Reyyan'dı.

Ama giden Hazar Bey olacakmış meğer.

Dede olduğu gün...

... öleceğini bilmeden beklemiş ölümü.

Zehra, ben...

... çok üzgünüm.

Tekrar başın sağolsun.

Çok büyük bir acı.

Ama evlatların...

... evlatlarım yetim kaldı.

Ben, köksüz.

Aklı Reyyan'daydı.

O da gelecekti buraya ama çocuklar var dedim. Çocuklar var gelme.

Ben mani oldum gelmesine.

Ben engel olmasaydım

Bilemezdin.

Hiçbirimiz bilemezdik

Ben şimdi nasıl söyleyeceğim Reyyan'a

Ona ne diyeceğim ben

Ben şimdi Reyyan'a ne diyeceğim ?

Sende mi geldin oğlum ?

Hazar Ağamı severdim.

Yattığı yer nur olsun.

Gelen gidendir, yemektir, çaydır, gelen bir işin ucundan tutayım dedim ağam.

Eksik olma oğlum.

Ama taziye çadırında çocuklar ağırlıyorlar misafirleri.

Sağol.

Yine de bir emriniz, bir ihtiyacınız olursa halledeyim.

Sağol oğlum.

Hadi gel dinlen biraz.

Evlatlarım...

... sana emanet.

Oğlum.

Başın sağolsun Miran.

Dostlar sağolsun doktor.

Giden bilmez. Ölüm en çok kalana zordur. Bilirim.

Sadece doktor olarak değil.

Aynı zamanda bir baba olarak dilediğim bir şey var.

Allah herkese ölümü sıralı versin.

Amin.

Sağolasın doktor.

Beni babama gönderdiğin için.

Reyyan'ım hakkında sürekli bana bilgi verdiğin için. Her şey için sağolasın.

Ama...

... artık bana karımın durumuna dair elle tutulur bir şey söyle.

Reyyan'ı uyandırma kararı aldık.

Reyyan iki gündür uyuyor.

Verdiğimiz takviyelerle vücut direncinin yükseldiğini düşünüyoruz.

İlacı keseceğim Miran.

Peki. Sonra ne olacak ?

Sonrası Reyyan'a bağlı. Ama bunu yapmak zorundayız Miran.

Doktor.

Ya uyanamazsa ?

Böyle bir ihtimal var. Ama ben Reyyan'a güveniyorum.

Ne dediyse yaptı.

Bak sana oğlunu verdi.

Şimdi de kendi savaşını veriyor. Eminim onu da başaracak.

Reyyan'da ben de sana verdiğimiz sözü tutacağız.

İnşallah doktor.

İnşallah.

Hadi kalk. Oğlanı görmeye gidelim.

Umut özlemiştir seni. Hadi.

Bakma böyle ufak olduğuna...

... o da kendi savaşını en iyi şekilde veriyor.

Oğlun çok güçlü Miran.

Annesi gibi.

Madem henüz annesine kavuşamıyoruz o zaman sende gel babanın kollarına.

Sana yemin ederim onu kimsenin üzmesine izin vermeyeceğim.

Asla yalnız kalmayacak.

Çocukluğumda yaşayamadığım ne varsa Umut yaşayacak. Geçmişimde tamamlayamadığım

Eksik kalan ne varsa oğlumla tamamlayacağım.

Reyyan. Umut bize çok iyi gelecek.

Miran ?

Annesi uyanınca. Annesi uyanınca birlikte alacağız.

Bunun için mi Miran ?

Bunun için mi Reyyan içeride ölümle savaşıyor ?

Sen kızımı olmayacak bir hayale inandırdın.

Kızım sırf sana bir evlat versin diye içeride ölümle cebelleşiyor.

Canından vazgeçti.

Sen ne yapıyorsun ?

Evladını kucağına bile almıyorsun. Öyle mi ?

Alacağım. Alacağım. Reyyan uyandığında...

... ya uyanmazsa ? Ya Reyyan bir daha gelmezse?

Sus! Sus!

Ne olacak? O zaman ne olacak he?

O zaman da şimdi yaptığın gibi vaz mı geçeceksin?

Hayır yapmayacağım öyle bir şey ben.

O zaman da yaptığın gibi kızımın emanetini arkada bırakıp çekip gidecek misin o zaman da.

Sus, sus. Reyyan gitmeyecek.

Reyyan gitmeyecek ben biliyorum.

Ben sana söyledim Miran.

Ben sana dedim. Bu işin sonunda Reyyan'ın canı var dedim.

Ben dedim ama sen beni dinlemedin.

Şimdi el kadar bebeğe mi ödetiyorsun bunun bedelini he?

Sözünü tut.

Verdiğin sözü tut.

Kızımın Umut'unu yaşat.

Reyyan yaşamasa da Umut'u yaşatacaksın.

Yaşayacak, yaşayacak. Reyyan yaşayacak ben biliyorum.

Reyyan bırakıp gitmez, gitmez.

Reyyan gitmez,gitmez.

Benim yüzümden.

Hepsi benim yüzümden.

Sana öyle bir ah ettim ki.

Yüzün asla gelmeyecek.

Ne zaman kalbine ufak bir sevinç yerleşme,

Bu yaşlar döken gözlerimi hatırla.

İki cihanda da elim yakanda.

Ben ta en başında sana ah ettim.

Benim yüzümden oldu.

Zehra anne.

En başında ettiğim ahlar yüzünden oldu.

Ama ama çoktan affetmiştim ki ben seni.

Kızım seviyor.

Hazar Bey'in evladısın diye affettim ben seni.

Kendi evladım gibi sevdim.

Nereden bileyim ki ettiğim ahlar gelip beni bulacak.

Şimdi gözümdeki kanlı yaşlar benim kızım için, kocam için.

Akacak diye ben nereden bileyim.

Tamam. Hiçbir şey senin söylediğin gibi değil.

Hiçbir şey senin yüzünden değil.

Benim ettiğim beddua gelip beni buldu.

Benim yüzümden.

İlacı kestik dediler ama.

Neden hala uyanmıyor?

Doktor kırk sekiz saat dedi Zehra.

Merak etme.

Reyyan bizi o kadar bekletmeyecek.

Ne bizi ne de annesine babasına kavuşmayı bekleyen Umut'umuzu.

Maskemi çıkartalım.

Nefes alıyor.

Yalnızca beş dakika.

Annen haklı.

Sen dünyanın en güzel resmisin.

En güzel kokususun.

Çünkü sen,

Reyyan ile Miran'ın umudusun.

Bu baba oğul ilk konuşmamız herhalde.

Gerçi,

Gerçi ben sen annenin karnınayken senle çok konuştum.

Ama bu bambaşka bir şeymiş.

Sen çok başkasın.

Şimdi böyle kollarımdasın, karşımdasın.

Bunun heyecanı bambaşkaymış.

Özür dilerim babacım.

Ama işte,

Annenin yokluğunda her şey o kadar zor ki.

Çok zor.

Ben sadece,

Büyüyünce anlayacaksın beni.

Görünce halimizi,

Baba haklıymışsın diyeceksin.

Eğer anneni merak ediyorsan,

Annen uyuyor.

Çünkü

Seni bize vermek için çok yoruldu.

Bilsen,

Seninle tam bu anı yaşayalım diye,

Her şeyden vazgeçti.

Kendinden bile.

Ama dönecek.

Dönecek.

Bizi yalnız bırakmayacak.

Ona diyeceğim ki oğlun sana kokunu yolladı.

Şimdi başına sürüyorum bunu.

Umut sana kokusunu yolladı diyeceğim.

Ne demek bulamıyoruz len?

He?

Ne demek bulamıyoruz len?

He, Ne demek bulamıyoruz len?

Valla, Size yazıklar olsun.

Size yazıklar olsun. Adam cenazeye kadar geldi, cenazeye.

Kendini yakmak pahasına, gerçekleri söyleyecekti adam orada.

Benim kabahatim ne Hamit?

Benim kabahatim ne?

Erkan'ı bulamıyorsunuz. Ailesini bulamıyorsunuz.

Lan konuşsana oğlum. Benim kabahatim ne?

Her yeri arıyoruz ama

Sanki yer yarıldı, içine girdiler.

Her şey bitecekti o gece var ya.

Hazer'in öldüğü her şey o gece bitecekti.

Ben niye size güvendim ya?

Cihan Şadoğlu

Aydan Hanım Ağam, kızın sesini duyunca kurtarmaya geldi.

Ben de vurdum kafasına.

İyi.

Bu silahı iyi saklayın.

Cihan'ın tek kurtuluşudur.

Bu bulunursa, Hazer'in onu vurmadığı anlaşılır.

Len oğlum, tamam.

Korkma bu kadar.

Erkeksin.

Bitti gitti.

O iyi biriydi.

Bana yardım edeceğini söylemişti

Ölmesi gerekli miydi?

Bak,

Sen bunu ailen için yaptın. Öyle değil?

He?

kim her ne kadar iyi olursa olsun.

Ailenin önüne geçemez. Öyle değil?

Sen Hazer'i ailen için sattın.

Rahat ol.

Sana çok para vereceğim. Tamam.

Sen,

Kanlı para,

Kardeşim nerede benim? Ailem nerede?

He?

Karım, çocuklarım...

Neredeler?

Götürün bunu ailesine kavuşturun haydi.

Len,

Allah Allah arkadaş,

Miran'ı bulacak.

Ona diyecek ki,

Ailemi koru, ben sana bütün gerçekleri diyeceğim diyecek.

Biliyorum ben.

Hazer'i Erkan tuzağa çekti.

Ona da ceza kesecekler.

Kendini ele verir mi ki?

Oğlum,

Ben bu modelleri biliyorum.

Söz konusu ailesiyse, bunlar kendini yakar, kendini.

Şimdi miran, Midyat'a dönene kadar, Erkan'ın ailesini buldun buldun.

Bulamadın, sakın buraya dönme lüzum yoktur.

Sık kafana.

Kaybol.

Senin ne işin var dışarıda?

Ben sana odandan çıkmayacaksın demedim mi?

Hiç, anneme su götürecektim.

Bir hava alayım dedim.

Ya gevşekliğe bak hele gevşekliğe.

Annene he.

Annenin ne işi var burada?

Söyle defolsun gitsin.

Katilin kapısının benim evimde işi yoktur.

Hele ki kardeş katilinin.

Hoş, siz bu işlere alışıksınız ya.

Yok, öyle değil.

Füsun Hanım.

Benim babam, amcamın canına asla kıymaz.

Bunu bütün Midyat bilir.

Kime sorsan, herkes böyle söyler.

Sonradan gelenler öyle demez.

Sen ne diyorsun he?

Diyorum ki,

Benim anneme, annemin de bana ihtiyacı var.

Annemi göreceğim. Babamı göreceğim.

Bebeğini kaybedecektin neredeyse,

Bak kızım,

Akıllı ol. Akıllı.

Gözüm üstünde, uslu dur.

Neyse,

Senin yine mühim işlerin vardır. Değil mi?

Hayırlı geceler.

Ya sabır.

Ya sabır.

Ben geldim sevdiğim.

Miran'ın geldi.

Açsana gözlerini.

Aç hadi gözlerini.

Bak ne getirdim sana.

Umudumuzun kokusunu getirdim.

Çok güçlü o da.

Aynı senin gibi.

Çok güçlü.

Çok da iyi.

Merak etme sen.

Ben hiç değilim.

Ben hiç iyi değilim.

Çünkü

Sensiz olmuyor.

Hiçbir şey olmuyor.

Hadi ne olur. Aç gözlerini, kalk ayağa.

Bizim için.

Kalk.

Bırak cennet eksik kalsın sana.

Beni sana hasret bırakma Reyyan.

Seni çok zor buldum.

Umut'u bana emanet ettin.

Ama ben,

Sensiz..

Baba bile olamıyorum.

Aç hadi şu güzel gözlerini.

Kalk ayağa.

Benim sana anlatmak istediğim çok şey var.

Yaşayacağımız çok şey var.

Sen değil miydin?

Sesini bana duyurup, beni ölümden döndüren.

Şimdi de sen beni duy.

Duy.

Ayağa kalk.

Herkesi tekrardan mucizelere inandır.

Reyyan.

Sen benim elimi sıktın, elimi.

Sıktın sen benim elimi.

Reyyan.

biliyorum biliyorum.

Biliyorum, biliyorsun meleğim.

Biliyorum uyuyorsun hadi aç gözlerini.

Aç meleğim aç. Bitsin şu hasret.

daha oğlumuza gideceğiz beraber.

Daha oğlumuza..

Meleğim,

Doktor,

Doktor,

Sen, Allah'ım sen nasıl bir şeysin?

Sen nasıl bir şeysin? Sen mucizesin.

Allah'ım beni yeniden inandırdın. Yine yeniden mucizelere inandırdın.

Sen mucizesin.

Ah be Reyyan'ım

Sen benim her şeyimsin.

Şükürler olsun.

Anne!

Sen hala ağlıyor musun?

Al.

Yok istemem kızım.

Ben ağlamayayım da kim ağlasın Yaren?

Neye yanacağımı şaşırdım.

Abimin ölmesine mi?

Kocamın katil olmasına mı?

Anne,

Bak,

Ben sana kaç defa dedim.

Benim babam katil değil.

Olmadı.

Ya ben ordaydım diyorum. Neden bana inanmıyorsun?

Aziz görmüş gözüyle.

Hem sen o anda orda değildin ki görmedin.

Anne sen Aziz'e inanıyorsun öyle mi?

Ya tamam. Ben görmedim.

Ama ben babamın nasıl bir oyunun içine çekildiğini gördüm.

Bak,

Benim ağzımı bağladılar.

Ormana götürdüler.

Silah sesi duyunca ağzındaki ipi çıkaracaksın dediler.

Bağıracaksın ve baban seni almaya gelecek dediler.

Ben de bağırdım.

Bağırdım ama

Gelen olmadı.

Meğer babamı bayıltmışlar.

Hem ben sonra nasıl ordan kaçtığımı hatırlamıyorum bile.

Son zamanlarda baban çok değişti Yaren.

Miran'ı Füsun'un üzerine salmalar,

Ölmüş bebesinin üzerinden oyunlar kurmalar.

Defalarca uyardım.

Ben biliyordum bir şey olacağını ama

Ama böylesini..

İnşallah sen haklısındır Yaren.

İnşallah baban elini kendi kanına bulamamıştır.

Bulamadı.

Bulamadı anne.

Bak, babam beni kurtarmaya geldi. Ona tuzak kurdular.

Hem, senin babama olan büyük aşkına ne oldu anne?

Adam sana vurmadım diyorsa seneden ona inanmıyorsun?

Ben artık neye inanacağımı şaşırdım Yaren.

Oğlum çekti gitti.

Sen Füsun'un elinde kaldın.

Kocam hapiste.

El kadar bebek ile bir başıma kaldım.

Allah'ım sen yardım et yarabbim, sen yardım et.

Annem,

Annem,

Cinayetin sizin silah ile işlenmediğini ispat edemiyorsunuz.

Ortada silah yok ki.

Biri almış silahı.

Abim ile beni oyuna getirdiler.

Bizim bütün gayretimiz gerçekleri ortaya çıkarmak içindir.

Ortada tek bir gerçek var.

O da abim öldü.

Herhangi bir şeyi atlamamak için

Her şeyi baştan bana anlatabilir misiniz?

O gece orada ne işiniz vardı?

Kızımın kaçırılma haberini aldım.

Kızım, Kızım nerede, kızım iyi mi?

Olumsuz bir malumat yok kızınla ilgili.

Kaçırılma haberini aldıktan sonra,

Ben kızımı aramaya çıktım.

Akşamına da bir telefon geldi.

Ben de telefonla söylenen yere gittim.

Arayan tanıdığınız biri miydi?

Hayır.

Neden gittiniz?

Kızımı bulmak için.

Babam, abim de ordaydı.

Dedi bana söyledi, oğlum dedi, bize tuzak kurmuşlar gidelim burdan dedi.

Hadi dedi.

Sonra, sonra sonra...

Sonra da...

Vurdular abimi ben baktım.

Her yere baktım.

Kimseyi görmedim. Ateş edeni görmedim ben.

Bir tek kızımın çığlığını hatırlıyorum.

Oyundu.

Tuzaktı.

Ben abim için gözümü kırpmadan canımı veririm.

Anlıyorum Cihan Bey.

Ama siz de bizi anlayın.

Silahınız kayıp.

Ve olay yerinde sizden başka kimse yok.

Ve en önemlisi, Arslan Bey abinizi vurduğunuzu kendi gözleriyle görmüş.

Ben biriyle konuşabilir miyim?

Kim?

Miran Şadoğlu.

Şimdi tuttu sözünü.

Yine beni ardında bırakmadı.

Allah'ım, Allah'ım sana şükürler olsun.

Dur.

Dur yanına geliyorum. Söyle.

Söyle meleğim, söyle.

Umut, nasıl?

Umut,

Umut çok iyi.

Çok güzel ilgileniyorlar onunla.

Uslu uslu annesini bekliyor.

Bak,

Sana ne yolladı?

Kokusunu yolladı sana.

Ya Reyyan inanılmaz bir şey.

Vallahi sen.

Böyle daha şimdiden neyi nasıl yapacağını biliyor.

Oğlumu göreceğim ben.

Göreceğiz tabii.

Birlikte göreceğiz.

Şimdi.

Reyyan, Reyyan!

Bir süre yerinden kalkman çok riskli.

Olmaz.

Bak söz veriyorum. En kısa sürede göstereceğim sana oğlunu.

Göreceğim oğlumu ben.

Ya şimdi değil.

Riskli ama.

Reyyan napıyorsun? Napıyorsun?

Napıyorsun kızım?

Riske atıyorsun. Hayır.

Söylemiyorsunuz ona bir şey mi oldu?

Hiçbir şey yok.

Tamam bırakın beni. İçim sıkılıyor Miran.

Çocuğu da tehlike atacaksın.

Saklıyorsunuz benden bir şey saklıyorsunuz.

Saklamıyoruz hayır.

Kızım kalkma.

Bir şey söylemiyorsunuz bana. Bir şey söylemiyorsunuz

Bir şey oldu.

Yok bir şey olmadı

Reyyan.

Reyyan otur şöyle. Otur.

Gideceğiz.

Ne ilaçlarını içti.

Ne de yemeğini yedi.

Hazer'in yatağında öylece yatıyor.

Nasuh Ağa

Ben onu hiç böyle görmedim.

Daha önce üç oğul kaybetti.

Bilendi, intikam yeminleri etti.

Oyunlar kurdu.

Ama böyle duvar gibi olmadı.

Bunun patlaması çok büyük olacak.

Diyeceğini de açıkça.

Cihan'ın canını mı alacak Ayşe?

Bunu mu demeye çalışıyorsun?

Bilmiyorum.

İntikam yemini ederken tek bir kurşun atılmayacak dedi.

Bu yeminini tutar mı?

Bilmiyorum.

Bu içeride yatan benim bildiğim, tanıdığım Azize değil.

Hiç tanımadığım biri.

Ayşem.

Ayşem.

Çıkmayacak mısın odadan?

Hadi gel çıkalım biraz.

Çıkacağım Nasuh.

Çıkacağım.

Umut gelsin çıkacağım.

Bak ilaçlarını da içmemişsin he.

Hadi.

Birkaç lokma ye. Sonra ilaçlarını ben kendi ellerimle içireceğim sana.

Hadi gel çıkalım.

Nasıl?

Bir insan aynı yerden kaç kere yanar?

Bir insan evladını kaç kere kaybeder?

İlkinde ben yanında değildim Ayşe.

Ama bak şimdi burdayım he.

Yanındayım.

Acımızı birlikte yaşayalım.

Birlikte tutalım yasımızı.

Beni bu acı ile yalnız bırakma.

Ben de Hazar'ın yokluğunda,

Nasıl yaşarım bilmiyorum.

Sen gittiğinde,

Defalarca ölmeyi düşündüm.

Ama yapamadım.

Hazar hayatta tuttu beni.

Onun için yaşadım.

Şimdi o da yok.

Dört oğlumu da kaybeden benim Nasuh.

Senin bir oğlun daha var.

O yaşıyor.

Unuttun mu?

Senin oğlun, benim oğlumun katili.

Bir şey oldu.

Bir şey oldu.

Zehra bir şey oldu.

Teyze.

İçeri giriyorlar.

Bir şey oldu.

Bir şey oldu kesin.

O iyi hiçbir şey olmadı.

Nasıl iyi ya? Görmedim mi içeri girenleri.

Teyze beni dinle.

Kızım bir şey yap.

Birazdan haber verecekler tamam mı?

Birazdan haber verecekler.

Bir şey yap.

Miran!

Miran!

Sakin ol.

İçeriyle konuş, bir şey yap.

Kızım orada bir şey yap.

Reyyan kızım, kurtarın annecim burdayım.

Burdayım ben.

Engel olmayın bana.

Sakin ol.

Reyyan,

Anneciğim.

Ay şükürler olsun annem.

Oğlumu göreceğim.

Bir şey oldu.

Olmadı bir şey Reyyan.

Bir şey olmadı.

Oldu bir şey demiyorsunuz Benim yüreğim sıkışıyor, bir şey oldu.

Babası yanında.

Tamam görsün. Görsün oğlunu, görsün.

Miran, biz nasıl söyleceğiz Hazer'in öldüğünü.

Zehra ana Zehra ana

Bulacağım bir yolunu. Bulacağım bir yolunu.

Önce Umut'u görsün, tamam mı?

Senin güçlü olman lazım.

Zehra tamam Zehra tamam sakin ol.

Umut'um.

İşte burdasın.

Sonunda kollarımdasın anneceğim.

İmkansız bir hayaldin.

Önce hayalin gerçek oldu.

Sonra sen can buldun.

Doğdun.

Sana veda ederken söylediğim her şey tersine döndü şimdi.

Kokun doldu içime.

Canımı acıtan ne varsa geride kaldı sayende.

Sen doğdun. Ben seninle yeniden doğdum.

Baban bizi yaşatmak için her şeyi yaptı.

Küçücük bir ihtimali üçümüzün birden sunacağı bir ümit haline getirdi.

Allah yardım etti. Sen direndin.

Ben ne babandan vazgeçtim, ne senden.

Hoşgeldin annem.

Bak, bak senin sayende kocaman bir aile olduk.

Geldin, geldin.

Geldi Umut'um.

Artık gerçek bir Umut'umuz var.

Hoşgeldin.

Baban da göremedi.

Teşekkür ederim doktor.

İkisini de böyle gördüm ya.

Asıl ben teşekkür ederim.

Ne için?

Beni de mucizelere inandırdınız ya.

Bu mucizeden başka bir şey değil.

Mucize.

Bizim mucizemiz.

Çok güzel.

Cihan kendini koru.

Ben sana eksik dua mı ettim Allah'ım?

Reyyan'ımı bana bırak.

Kimi alırsan al mı dedim ben sana?

Hazer Bey'imi neden aldın?

Lohusa şerbeti için bu.

Zehra Teyze.

Ne oldu böyle?

Bak Reyyan bütün gücünü kuvvetini senden almış.

Kolay mı? Herkesin harcı mı?

Hayat arkadaşını kaybedip de kızının karşısında dik durmak.

Ne güzel dedi Azra kızım.

Hayat arkadaşım

Hazer Bey sadece benim kocam değildi.

Herşeyimdi.

Öyle çok şeyimi kaybettim ki. Onu kaybedince ben..

Yapamıyorum.

Reyyan yıkılacak.

Herkes payına düşen acıyı günü gelince yaşayacak.

Bunun önüne geçemeyiz.

Ama en azından,

Ne bileyim öğrenene kadar biraz yüzü gülse,

Böyle her anne gibi, güle oynaya oğlunu kucaklasa

Annem,

Annecim,

Uyandın mı?

Nasılsın?

Umut nerede?

Niye yanımda değil?

Sen uyuyorsun diye biraz beklesinler dedim.

Yok uyandırsaydınız keşke. Acıkmıştır şimdi o.

Tamam tamam Hemen çağırayım.

İyi misin?

İyiyim iyiyim valla.

Aah, siz mi getirdiniz?

Bu beyefendi annesini özlemiş.

Al bakalım şöyle kucağına.

Bu arada vedalaşalım.

Reyyan kızım, taburcu oluyorsunuz.

Ay çok sevindim.

Sizin hakkınızı ne yapsak ödeyemeyiz.

Siz kendi mucizenizi yaşıyorsunuz.

Ben sadece destek oldum.

Hocam sizi ilk fırsatta Midyat'ta da görmek istiyoruz.

Geleceğim, söz.

Hadi hoşça kalın. Geçmiş olsun tekrardan.

Ne kadar teşekkür etsek az Doktor Bey.

Geçmiş olsun.

Sağolun, var olun.

Oğlum.

Canım oğlum benim.

Umut'um.

Oh.

Tabi artık canım kocam, canım babam yok.

Varsa yoksa canım oğlum.

O da canım, siz de canımsınız.

Kıskanma dedesi.

Bakalım Hazar deden de kıskanacak mı?

Asıl ondan kork sen.

Çok düşkündür bana.

Hiç paylaşamaz.

Onu o kadar özledim ki.

Bak burada ne var?

Aaa bulmuşsun.

Ben değil, kocan buldu.

Söz verdik bir kere.

Nasıl? Oldu mu?

Olmaz mı?

Canım karıcım benim.

Çok güzel oldu.

Annem ayna vardır senin çantanda.

Annem.

Bak kötü günler geride kaldı. Yapma böyle, ne olur.

Kusura bakma annem. Tamam.

Tamam.

Hadi gel. Gel böyle hepiniz..

Umut ile birlikte ilk aile fotoğrafımızı çekinelim.

Ben çekeyim.

Otur sen şöyle

Keşke babam da olsaydı.

Telefonu verir misin Miran?

Fotoğraf mı çekeceksin?

He yok, görüntülü arayacağım babamı.

Görsün bir.

Gel sen şöyle yanıma.

Üçümüzü birlikte görsün açınca.

Dedesi aç bakalım telefonu.

Aç bakalım gör.

Gör torununu.

Reyyan

Ne diyeceğiz Ayşem?

Ölümlerden dönmüş torunuma,

Nasıl anlatacağız he?

Artık baban yok diye.

Konuşsana Ayşem.

Ağlasana.

Bir şey desene.

Acını benimle paylaşsana.

Evlat,

İkimizin de evladı değil miydi?

Beni korkutuyorsun Ayşem.

Acıların seni Azize'ye döndürmesine müsade etme.

Ayşem'i elimden alma benim.

Bizi bizden başka kim bilebilir Ayşem?

Kimin ciğeri bizden fazla yanar?

Bütün bir ömür boyunca intikamın çilesini yaşadı Hazer.

Ne olur mezarda kemiklerini sızlatma evladımızın.

Beni duymuyor musun Ayşem?

Allah, bir açsa bir daha kapatamayacak da işte.

Allah Allah

Yok,

Duymuyor herhalde.

Söz vermiştim, demiştim ki arayacağım ilk sen göreceksin Umut'u.

Telefondan da olsa kulağına adını okuyacaktı.

Açmamış mı telefonu dedesi he?

Bakmamış mı Umut'a?

Ama benim oğlumun çok dedesi var.

Biraz almak ister misin baba?

Gel bakalım dedeye.

Gel bakalım. Gel bakalım.

Canım oğlum.

Gel gel gel

Reyyan, çok küçük.

Büyüyecek dedesi.

Büyüdüğünü de göreceğiz inşallah.

Oh, çok güzel.

Birtanem'in birtanesi.

Birtanem'in birtanesi.

Sen benim torunum musun?

Turan hoca halletmiş midir işlemleri?

Gidelim bir an önce çok sıkıldım ben burdan.

Hem babamı da çok özledim.

Bir gideyim onu göreyim.

O da torununu görsün.

Bir de bu çarşı dedin ya.

Oraya gidelim, olur mu?

Mardin'e dönmeden önce alacaklarım var.

Yorma ama öyle kendini hemen.

Olmaz.

Umut'um eli boş mu gitsin dedesine?

Ben tuvalete gideyim.

Ben bir bakayım, Turan hoca işlemleri yapmış mı?

Anneye verelim seni.

Gel gel bakalım. Gel bakalım.

Ben birazdan gelirim kızım.

Tamam baba.

Daha ne kadar saklayacaksın?

Göredin mi halini Mahfuz baba?

Uzun zaman sonra ben Reyyan'ı ilk defa bu kadar mutlu.

Huzurlu görüyorum.

Kıyamıyorum.

Anne olduğu gün,

Babamızı kaybettik.

Diyemiyorum.

Miran,

Bekledikçe zorlaşacak.

Şimdi durumu saklamak için söylediğimiz yalanlar birikecek.

O zaman daha çok üzülecek.

Bilmesi gerek.

Off!

Haklısın.

Ama Midyat'a gidince söyleyeceğim.

Çünkü biliyorum.

Eğer şimdi söylersem,

O yol Reyyan için bitmez.

Bitmez.

Yalnız tekrar uyarayım.

Babasını ona nasıl söyleyeceksiniz bilmiyorum ama

Reyyan henüz bunu kaldıracak durumda değil.

Üzüntü ve stres sürecin tekrarına sebeb olabilir.

Yolunuz açık olsun.

Anladım kardeşim, anladım tamam.

Tamam Tamam

Tamam gelince konuşuruz detayları.

Görüşürüz.

Miran mı?

İnmiş uçakları.

Hadi gel.

Kahvaltı hazır.

Halit,

Gel.

Başka çare kalmadı.

Hazırlığını yap.

Dediğim gibi.

Adamları yerleştir.

Lüzum görürsek, harekete geçecekler.

Emin misiniz hanımım?

Baş üstüne hanımım.

Şadoğullarının en küçüğünü,

Umut'u kalbimin üstüne bir güvercin gibi koyacağım.

İster silah sıksınlar, ister bıçak soksunlar.

Hedefte ilk önce onun olduğunu bilecekler.

Hadi bakalım.

Söz vermiştim sana.

Böyle dönmeyecektik eve.

Konağın sokağında halaylar karşılayacaktı oğlumuzu.

Adaklar kesilecekti, hayırlar dağıtılacaktı.

Umut sadece bize değil, bütün Midyat'a bahar getirecekti.

Ben şimdi sana babanın öldüğünü nasıl söyleyeceğim Reyyan?

Nasıl?

Miran,

Birtanem,

Dinlenseydin biraz daha.

Yok içim geçmiş benim öyle.

Ne oldu sana? Ağladın mı sen?

Size bakınca öyle bir gözüm doldu.

Dolmasın mı?

Hakkım değil mi dünyanın en güzel tablosuna bakıp duygulanmak.

Dünyanın en güzel tablosuna bakıp güleceğiz artık.

Ya ben çocuğu kucağımda tutarken mi uyudum? Miran niye uyandırmıyorsun, ya bir şey olsa?

Vallahi gözün kapalı bile o kadar güzel tutuyordun ki.

Kaptın sen bu işi Reyyan'ım.

Şüphen mi vardı Miran Bey?

Hiç yoktu.

Boşuna mı dedim ben aylarca dünyanın en güzel, en iyi annesi diye?

Boynu ağrıdı mı acaba böyle?

Keşke annem de bizimle gelseydi.

Yardım ederdi ne güzel.

Miran, şu ileride bir yerde dur da annem de bizim arabaya gelsin.

Gözlerindeki o kederi görmüyorum sanma.

Yoksa sen uyarmama rağmen kıskandın mı Umut'u he?

Korkma korkma sen ilk bebeğimsin benim.

O ikinci.

Ama ben ikinize de yetişeceğim.

Oğlum, canımın içi.

Herkes seni nasıl merakla bekliyor, biliyor musun?

Sen de heyecanlı mısın benim gibi, he?

Bakalım deden ne yapacak?

Gelsin o açar mavi çeşmeleri.

Biz de hesabını sorarız, dede bizim telefonlarımızı neden açmadın deriz.

Sorarız bakalım niye açmamış o telefonları?

Ay herkesi o kadar çok özledim ki.

Ama en çok da babamı.

Baba yorulmuş mu annecim he?

Sohbet etmiyor muymuş bizimle? Bakmıyor muymuş Umut'a?

He olsun deden sohbet eder değil mi?

Öyle güzel anlatır ki o her şeyi.

Kim bilir nasıl sevecek seni?

Niye durdun?

Biraz konuşalım mı Reyyan senle?

Ne oldu?

Evde konuşurduk ne konuşacaksak.

Ne acelesi vardı şimdi?

Miran ne oldu?

Miran,

Birine mi bir şey oldu he?

Dedeme mi bir şey oldu yoksa?

Delirtmesene insanı söyle.

Babam...

Ne olmuş babama?

Ne olmuş babama?

Ne olmuş babama?

Babam..

Kaybettik.

Kaybettik Reyyan.

Umut doğdu.

Babamız..

Gitti.

Reyyan.

Sen benim gerçek babamsın.

Belki de dede diyecek ilk.

Yok anne diyecek.

Sen de yanında olacaksın, hep beraber gezeceğiz biz.

Tamam mı kızım?

Baba,

Baba,

Baba,

Reyyan,

Baba,

Hayır hayır hayır

Esma anne,

Reyyan,

Başın sağolsun kızım.

Baba,

Baba

Beklediğim an geldi.

Kızın geldi.

Torunun geldi.

Artık ben de onları göreyim.

Babam,

Hayır Hayır

Hayır.

Baba!

Hazar!

Torununu getirdim sana.

Dedenin kokusu annem.

Dedenin kokusu.

Dedenin kokusu.

Hazar öldüğünden beri,

Bir damla yaş akmadı gözünden.

Acısını yaşamak için sizi beklemiş.

En çok da Umut bebeği.

Emanetlerin sağ salim evine döndü ya.

Artık ben de hazırım Hazar.

Yanına geleceğim oğlum.

Yalnız uyumayacaksın.

Ana oğul ilk defa mezarda yan yana yatacağız.

Torunun huzurla büyüsün.

Kanı yerde kalmasın diye.

Katillerini de önüme katıp da yanına geleceğim.

Hadi gidelim.

Gidelim bize götüreyim seni.

Babama götür beni.

Torununu dedesine götür.

Biz geldik baba.

Evlatların,

Torunun,

Söylediğimiz gibi.

Beklediğin gibi geldik.

Yetişemedim.

Bir kez olsun sana torununu gösteremedim.

Dualarınla ayaktayım.

İyiyim baba diyemedim.

Anne oldum baba.

Anne oldum ama babasız kalmışım.

Bilemedim.

Kanından biri olmayan bir yetime,

Böyle güzel babalık ettiğin için

Allah senden razı olsun.

Hakkını helal et babam.

Hakkını helal et babam.

Hakkını helal et.

Ayşe,

O Hazar'ın musalla taşında.

Yapma.

Tekrar Azize olma.

Ayşe.

Yapma.

Nasuh Ağa

Nasuh Ağa yetiş, çok kötü şeyler olacak.

Ne oldu, neden çağırdın beni?

Seni kurtarayım diye mi?

Hem gerçekler ortaya çıksın.

Hem de abimin kanı yerde kalmasın diye.

O gece ne oldu?

Abimin orda hiçbir işi yoktu.

Ben kızımı arıyordum.

Haber geldi oraya gittim. Gittiğimde abim oradaydı Miran.

Bana dedi oğlum gidelim burdan, tuzak kurdular bize dedi.

Bana bir şey anlatmaya çalıştı.

Öldürmeseydin ne dediğini duyardın.

Babaanne senin ne işin var burada?

Bunun sefilliğini görmeye geldim.

O canını kendi ellerimle sökeceğim demeye geldim.

Ben abimin katili değilim.

Beni anlıyor musun?

Ben onu canımdan çok severdim.

Babamdan ileriydi beni için.

Hiçbirinizin içi benim kadar yanmadı.

Ben hem abimi kaybettim hem de kardeş katili damgası yedim.

O yüzden karşıma geçip boş boş tehdit etme beni.

Kes ulan.

Sen konuş o zaman. Anlat.

Abimin ne işi vardı orada? Senin ne işin vardı?

Ben kızımı arıyordum. Siz ne yapıyordunuz orada.

Söyle.

Babaanne,

Söyleyemezsin.

Çünkü sen de bilmiyorsun.

Bak Miran,

Biz abimle çok büyük bir oyunun içine çekildik.

Belli ki abime başka bana başka söylediler telefonda.

Bu saatten sonra senin edeceğin hiçbir lafın hükmü bende yoktur.

Benim oğlum nasıl toprağın altına girdiyse sen de öyle gireceksin.

Bitti.

Miran dur! Miran dur!

Miran dur Miran, dur!

Azize'nin ne düşündüğü umrumda değil.

Ama senin bilmen gereken başka bir şey daha var.

Babaanne,

Babaanne,

Eğer böyle yaparsan babamın katilini bulamayız.

Babanın katili orada. İçeride.

Cihan Şadoğlu.

Ben senin kadar emin değilim.

Cihan'ın söyledikleri.

Sakın!

Sakın o yılanın aklını karıştırdığını söyleme bana.

Baban hayattayken bile düşman olan o adama inandığını sakın söyleme bana.

Bilmediğin bir şey var.

Benim de gözümle gördüğüm şeyler var.

Babam kalbinden değil, sırtından vurulmuş.

Cihan mı söyledi.

İfadesinde belirtmiş.

Şimdi doğrulamak için otopsi raporu bekleniyormuş.

Bunun ortaya çıkacağını bile bile yalan söyleyemez.

Sonra şu erkan denen çocuk,

Babaanne,

Bu iş gerçekten seni gördüğün gibi olmayabilir.

Biz abimle çok büyük bir oyunun içine çekildik.

Birine zarar verebilir.

Ailem dediğin kim varsa yakıp yıkıcam dedi.

Babaanne,

Cihan'ın silahı ortada yok.

Hem siz gerçekten,

Neden oraya gittiniz?

Yoksa..

Babaanne bir şey mi hatırladın?

Bak eğer bir şey hatırlarsan,

Bir şey bulursan bana haber vereceksin.

Babamın katilini bulacağız.

ama birlikte hareket edeceğiz.

Benden gizli hiçbir şey yapmayacaksın.

Bana söz ver, tamam mı?

Söz, söz oğlum.

Sen de bir şey yaparsan, bir şey öğrenirsen bana söyleyeceksin, söz mü?

Söz.

İyi. Git şimdi.

Sen hiçbir şey yapmayacaksın torunum.

Her şeyi ben yapacağım.

Sizin hayatınızdaki bütün kötüleri bulup çıkaracağım, cezasını da vereceğim.

Füsunsa Füsun.

Cihansa Cihan

Sonra da Azize.

Babam öldü benim.

Reyyan.

Babam öldü, babam.

Babam benim öldü.

Kimse demiyor bana,

Ama ben biliyorum.

Vurulmuş benim babam.

Vurulmuş.

Kim?

Anne kim?

Cihan.

Amcam.

Yok, yapmaz amcam öyle bir şey.

Babaannen görmüş.

Baban son nefesini anasının kollarında vermiş.

Cihan pusu kurmuş diyorlar.

Yok yok yok.

Amcam çok sever babamı.

Didişirler ama çok sever.

Miran biliyor mu?

Felaket bekliyor bizi.

Felaket bekliyor.

Ben sizleri çağırdım.

Çünkü göstermek istediğim bir şey var.

Malum acımız büyük.

Kederimizin tarifi yok.

Babamı geri döndürmeni yolu da yok.

ama ben en azından istedim ki,

Babamın adı, oğlumda yaşasın.

Allah onu bizden aldı.

Ama oğlumu verdi.

Onun ruhu onda can bulsun.

Kıymetlimizin adı en kıymetlimizde.

Oğlum.

Torunumda mı yaşayacaktı adın?

Benden önce mi toprak olacaktın?

Umut Hazar'ımızın bahtı açık ömrü uzun olsun.

Amin.

Allah senden aldığını ona versin.

Çok iyi düşünmüşsün Miran. Çok iyi yapmışsın.

Artık gözüm arkada kalmayacak.

Hayırdır dede?

Miran oğlum,

Ayşenin hali hal değil.

Beni korkutuyor.

Gözüm arkada kalmayacak falan dedi, onu mu diyorsun sen?

Miran, oğlum.

Ayşe geçmişinde, Azize olduğu zamanlar,

Ne kadar can yaktığını, sen hepimizden iyi biliyorsun.

Babaanneni durdur oğlum.

Durdur.

Eğer Cihan'a bir şey olursa,

Ben buna dayanamam.

Ben her şeyin farkındayım dede.

Babaannemi de herkesten iyi tanırım.

Babamın katili kim ise,

Bedelini de ödeyecek.

Ama o sırada,

Ayşe'yi de kaybetmemize izin vermeyeceğim tamam mı?

Sen merak etme.

Sağol oğlum, sağol.

Dedesinin adıyla yaşayacak Umut.

Çok güzel düşünmüşsün.

Çok mutlu oldum Miran, sağol.

Umut Hazar Şadoğlu.

En azından bunu yapmak istedim.

Eve dönüşü hiç böyle hayal etmedik ama.

Nasip.

Ya ben bunu her saniye özlüyorum Reyyan ya.

Hem de her saniye özlüyorum.

Artık iki kişiyi özlüyorum.

Sürekli uyurken bile böyleyse biz sonrasını ne yapacağız ya?

Sen nasıl katlandın?

Biliyorum içinde fırtınalar kopuyor.

Ama bizim için,

Oğlumuz için güçlü duruyorsun.

Durmasam düşeceğim de

Umut var.

Var.

Oğlumuz var.

Şuna bak.

Aslan gibi.

Şimdi dedesinin ismiyle daha güçlü oldu.

Güçlü tabi.

Öyle olmasa bunca zorluğu atlatıp, aramızda yatar mıydı böyle?

Efendim Fırat.

Aşağıdayım kardeşim.

Tamam, tamam geliyorum.

Fırat gelmiş, aşağıda.

Ne oldu uyandın mı sen?

Uyandın mı sen?

Acıktı benim oğlum, acıktı, acıktı.

Gel bakalım.

Anlat Aga, buldun mu bir şey?

Erkan'ın ailesinin evini buldum.

Nerdeler?

Fırat söylesene nerdeler?

Miran ben senin eski günlere dönmenden korkuyorum.

O ne demek oğlum şimdi?

Miran,

Bak her şey çok değişti.

Babasın sen artık.

Evladın var.

Kaybetmekten korktuğun, deli gibi sevdiğin bir karın var.

Ben bunların farkındayım Fırat.

Ne diyeceksen de. Uzatma.

Dediğim açık.

Senin yeniden intikam peşinde koşmanı istemiyorum Miran.

Olmaz.

Tamam, bul dedin buldum sözümü tuttum ama.

Söyle bana ne yapacaksın?

Benim babamı vurdular. Anladın?

Benim babam, torununu kucağına alamadan,

Torununun kokusunu alamadan,

Canını verdi.

Ne yapayım?

Yanlarına mı bırakayım?

Kim yaptı, kim yaptırdı öğrenmeyeyim mi?

Ne diyorsun sen? Ben anlamadım.

Öğren.

Öğren ama öğrendikten sonra ne yapacaksın?

Ölümlerden ölüm beğendireceğim lan.

Ya hadi kardeşim sen git.

Benim önümde durma.

Ben başımın çaresine bakarım, tamam mı?

Haydi.

Miran.

Birkaç gün önce Midyat'ın dışında bir köye gitmişler.

Orda eski bir evde kalıyorlar.

Açık adres.

Eyvallah.

Oğlum.

Ay ne oldu? Allah.

Ne oldu?

Niye gelmiş Fırat?

Öyle fabrika ile ilgili bir şey olmuş da onu anlattı.

Bağrışıyordunuz Miran, duydum.

Ya, işle ilgili.

Dedim yani bensiz bir şey yapamıyor musunuz ya?

İzin verin, bir karımla bir oğlumlavakit geçireyim. Yok!

İla, illa gel.

Ona kızdım.

Eee şimdi nereye?

İşte, birtanem dedim ya.

Fabrikaya gideceğim.

Umut'un kontrolleri var Miran. Doktora gideceğiz.

Biliyorum gideceğiz.

Sen hazırla oğlumuzu. Ben bir en geç iki saate kadar gelip alacağım oğlumuzu.

Tamam mı he babasının birtanesi? Tamam mı?

Geç kalma.

Tamam, tamam birtanem.

Azize Aslanbey ilk ifadenizde Hazar Şadoğlunu, Cihan Şadoğlu'nun vurduğunu söylemiştiniz.

Hem de gözlerinizin önünde.

Şimdi ne oldu?

Şimdi..

Benim oğlum gözlerimin önünde öldürüldü.

Benim kafam çok karışmıştı.

Karanlıktı.

Oğlum da bana baya uzaktı.

Kimin vurduğunu görmedim.

Diyeceğim bu kadar.

Müsadenizle.

Miran Bey,

Senin vaktinin ne zaman geleceği belli olmaz Cihan Şadoğlu.

Dışarıda olman lazım.

Alo.

İfadeni değiştirmişsin babaanne.

Değiştirdim evet.

iki saate salarlar.

Anladım, peki nereden icap etti.

Eee suçsuzum diye bağırmıyor muydu?

Suçsuzluğunu ispatlasın işte.

Peki bana neden haber vermiyorsun babaanne? Daha dün konuşmadık mı biz?

Verecektim de sen erken davrandın.

Senin bana verecek bir haberin yok mu?

Erkan'ın ailesini buldum.

Haber vereceğim sana, bekle sen.

İyi.

Oğlum, gel buraya.

Nerede lan agan?

Kimsiniz?

Agan nerede lan?

Lan bırak kimsinmiş!

Agan nerede?

Yok evimde.

Görmüyor musun? Kimsin sen?

Konuşma len.

Kimsin sen?

Agan nerede söyle?

Erkan abimin nerede olduğunu bilmiyorum.

Bak, yalan konuşma.

Benim babam öldürüldü.

Senin abin işin içinde.

Bedelini ödeyecek, ödettireceğim anladın mı?

Gel lan, gel.

Gel.

Her şey onun yüzünden oldu.

Allah onu bildiği gibi yapsın.

Bizi attı bu izbe yere gitti.

Bilmiyorum nerede olduğunu?

O mu attı sizi buraya? Niye attı?

Demedi mi nereye kaçtığını?

Hiçbir şey söylemedi.

Abi ne olur yapma.

Geleceğim ben.

Bırak.

Abinin yeri nerede söyle.

Bak, canını yakarım.

Anladın mı?

Canını yakarım.

Anladın mı?

Bilmiyorum yerini.

Bak, yarın da geleceğim.

Böyle kaçarım falan zannetme.

Gelir bulurum senin kabusun olurum.

Git şimdi çocuklarının yanına.

Git.

Yürü.

Yürü.

Miran Erkan'ın ailesini buldu Füsun Hanım.

Konuşturdu?

Konuşturamadı, yarın yine geleceğim dedi, gitti.

Şimdi beni iyi dinle.

O evden birinin çıkmasına,

Yahuto eve birinin girmesine mani olacaksın.

Gerekirse sık.

Anladın?

Miran ile benim aramdaki fark ne biliyor musun Halit?

Miran böyle mazlum adamlara eser gürler ama bir şey yapmaz.

Ben gözünün yaşına bakmam.

Keserim biletini.

Miran'ın yapamadığını yapacaksın Halit.

Konuşmazlarsa, konuşacak dilleri kalmayacak.

Kesin o dilleri.

Emrin olur hanımım.

Eee ne oldu, öteki iş, hazırlıklar tamam mı?

Adamları onun konağının etrafına yerleştirdik.

Emrinizi bekliyoruz hanımım.

İyi.

İyi.

Şeyda,

Buyur Körüklü Hanım.

Füsun Bey Hanım'ım

Kahve.

Kahve?

Ya gördük kahve.

Körüklü Hanım.

Kendinle kavgan bitmedi, benimle kavgan bitmedi, babanla kavgan bitmedi, oğlunla kavgam bitmedi, benim oğlunla kavgan bitmedi

Ulan benimle kavgan bitmedi be senin.

Al, sık, sık da ben de senden sen de benden kurtul.

Sık ulan, çek.

Ben her düştüğümde hemen koşup seni bulurdum.

Sana sarılıp omuzunda ağladığı zaman,

Acım daha çabuk dinerdi.

Ben acımı dindirecek omuzu bulmuşum da.

Abime omuz olamamışım.

Oğlum, olur mu öyle şey lan?

Öyle abi.

Zaten benim içimde ne zamandan beri dertti bu biliyor musun?

Sen iyi ki varsın oğlum.

Kardeşime ben de sarılmak istedim bak şimdi.

Oğlum ne oldu?

Ya yok ya ben şimdi,

Hislendim abi.

Ne zamandan beri böyle bir sarılmıyoruz ya.

Herkesle bozulmuşum.

Canına kıymışım senin.

Nasıl kıyarım ben senin canına.

Sen benim kolumu kanadımı kırdın.

Ne yapacağım ben sensiz.

Abimdin benim, babamdın.

Ben sensiz ne yaparım?

Ben sensiz ne yaparım?

Ne işin var senin burada?

Nasıl çıktın sen?

Azize ifadesini değiştirmiş.

İfadesini mi değiştirmiş?

Senin oğlun yerine yandığın kadın,

Bir anda bilmiyorum demiş.

Duymadım demiş.

Görmedim demiş.

Vicdanın nasıl elveriyor?

Böyle suçlular gibi bakmaya,

Bari sevmedin,

Hiç mi tanımadın evladını?

Sen benim babamdın be.

Durup dururken mi yaptım ben bütün bunları he?

Mirandan sonra çok değiştin sen.

Hiçbir şeyi gözün görmüyordu.

Laf dinlemiyordun.

Dünyayı yakacaktın sanki.

Sonra da çektim tetiği,

Abimi vurdum.

Öyle mi?

Ayşe gözümle gördüm dedi.

Bir kere sormadın.

Sen mi yaptın diye?

Katilsin dedin.

Kestirdin attın.

Ben oraya kızımı bulmaya gittim.

Abimi son anda gördüm.

Bana bak,

Ortalıkta görünme bir süre.

Unutmayacağım çok laf duydum senden.

Ama bu sonuncusu,

Abimin mezarında dedin ya bana,

Ağasın.

Ağasın.

Senin iki oğlun da öldü.

Cihan,

Cihan,

Cihan,

Ayşe,

İfadeni niye değiştirdin?

Şimdilik dışarıda kalsın.

Silah ortaya çıktığı vakit,

Katil cezasını çekecek nasıl olsa,

Affet beni Nasuh.

Ama önce benim evladım.

Yeniden Azize olma sakın.

Sakın.

Reyyan,

Gel sen ben alırım Umut'u.

Tamam tutuyorum ben.

Ah.

Şunun güzelliğine bak ya.

Canım benim.

Aşı, iğne falan yapmadılar değil mi?

Kontrol ettiler sadece.

Hadi.

Kızım, Umut'u yerine yatıralım haydi.

Geliyorum annem ben de.

Reyyan ben işim uzayınca yetişemedim, kusura bakma.

Zehra Ana sağolasın sen de.

Sen de Mahfuz baba.

Sen gelmeyince Reyyan sana çok içerledi.

Haberin olsun.

Farkındayım.

Telafi edeceğim. Tekrar, sağolasın.

Miran,

Rahmetli Hazar Reyyan ile Umut'u yalnız bırakacak bir şeyi yapmanı asla istemezdi.

Bunu sakın unutma.

Unutmam.

Unutmam.

Annem sen çıkarır mısın odaya, geliyorum.

Neredeydin sen Miran.

Dedim ya birtanem, işim uzadı.

İş falan değil bu.

Uzaklaşıyorsun sen bizden.

Reyyan,

O nasıl söz öyle uzaklaşmak falan.

Ben sizden uzaklaşıp, nereye gideceğim?

Ne bu?

Öyle küçük bir kaza, sıyrık sadece.

Miran bana doğruyu söyle.

Ne yaptın sen, he?

Nasıl oldu bu?

Ben tanıyorum bu bakışı.

Sen intikam mı istiyorsun?

Ne yapacaksın Miran, he?

Amcamı mı vuracaksın?

Amcamı vurup, katil mi olacaksın?

Öyle bir şey değil Reyyan.

Araştırıyorum sadece.

Biz artık bir hafta önceki insanlar değiliz.

anne baba olduk biz. Farkına var bunun.

Farkındayım.

Ben yanlış bir adım atmıyorum, güven bana.

Bu kanlı ellerinle mi tutacaksın oğlunu?

Reyyan,

Tamam.

Elimde bir şey yok.

Ben ne yapıyorsam, bizim için yapıyorum tamam mı?

Bunun için çabalıyorum.

Evet haklısın.

Bugün yanınızda olamadım ama söz veriyorum, telafi edeceğim.

Efendim,

Konuşmamız lazım.

Yan sokakta bekliyorum.

Tamam, geliyorum.

Ya nereye gidiyorsun bu halde?

Cihan'ı salmışlar, konuşmak istiyorum dedi.

Hiçbir yere gidemezsin Miran.

İstemiyorum ben.

Yarım saate gidip geleceğim.

Korkacak bir şey yok.

İnan bana Reyyan.

Hem belki suçu falan yoktur.

Sadece konuşacağım.

Sonra da seninle oğlumun yanındayım, tamam.

Konuşsana lan, tırrık.

Len.

Tamam Hanım Ağam.

Ah!

Ömer oğlum, gene ne var?

Ömer yok, Füsun.

Sen.

Kardeşim nerede, ailem?

Ailen misafirimdir.

Yalnız, bilen bilir.

Ben her zaman öyle misafirperver olamıyorum.

Öldürdün mü kardeşimi?

Yok sağdır.

Erkan'ı ben bulacağım.

Sen karışmayacaksın.

Kardeş katili damgası yiyen de benim.

Abisinin kanı yerde kalan da.

Bak,

Sen bak Miran.

Ben en aklı başında seni gördüğüm için her şeyi anlattım.

Ama durumun da ortada.

Eğer beni bu işin dışında tutmaya kalkarsan,

Yemin olsun Midyat'ı ateş topuna çeviririm.

İçinde babam Nasuh'u bulamazsın.

Aileme dokunma.

Onların hiç suçu yok.

Gel al aileni.

Tam yirmi dört saatin vardır.

Ama bak, koşa koşa gel.

Koşarken kimseye yakalanma.

Hani Miran'ı falan gördün diyelim.

Ona diyeceksin ki Hazar'ı Cihan Şadoğu vurdu.

Tamam geleceğim, tamam.

Karışma kimseye.

Kimseye zarar verme, geliyorum.

Erkan!

Erkan!

Dur.

Dur!

Yolun sonuna geldik Erkan

Kaçacak yerin kalmadı.

Neden geldin cenazeye?

Bana doğru geliyordun.

Sonra bir ortalık karıştı, ne oldu?

Yanlış görmüşsün.

Ben değildim.

Ya, az önce?

Beni arıyordun.

Ne anlatacaksan anlat, işte karşındayım.

Bırak beni gideyim.

Bak vururum seni.

Çekil.

Elimden bir kaza çıkacak.

Oğlum elin titriyor len, elin titriyor.

Nasıl yani?

Sen ne diyorsun babaanne?

Hazar'ın anası olarak,

Ona kıyanların cezasını keseceğim diyorum.

Kanı yerde mi kalsın?

Böyle mi konuştuk biz seninle?

Böyle mi Ayşe babaanne olacaktın sen?

Ben sana Miran'ı yolundan çevirelim, zarar görmesin diyorum.

Sen?

Yıllar önce yaptığın şeyi yine yapıyorsun.

Sen girdin değil mi Miran'ın aklına?

Sen dedin intikam alacaksın diye?

Miran öyle bir şey mi dedi?

Oğlumun yadigarısınız.

Sizi rahata kavuşturmak benim boynumun borcu.

Bu iş bittiğinde,

Sizin huzurunuzu bozacak kimse kalmayacak.

Hiç kimse.

Beni iyi dinle Azize Hanım.

Sen ne yaparsın bilmiyorum.

Ama ben seni Miran'ın eline bırakmayacağım.

Daha önce yaptın.

Yine yapacağım.

Miran'ı senin elinden alacağım.

Umut babasız büyümeyecek.

Len, geç.

Geç otur.

Al.

Al şunu bastır yarana. Bastır.

Bastır.

Ondan sonra kan kaybından halsiz düşeceksin.

Daha konuşacaklarımız var.

Haydi.

Bak, çok kısa konuşacağım seninle Erkan.

Benim babamı birisi öldürdü.

Ve sen kimin yaptığını biliyorsun.

Şimdi bana hemen söyleyeceksin.

Görmedim.

Hiçbir şey görmedim.

Bilmiyorum.

Yani söyleyeceğin başka bir şey yok diyorsun, öyle mi?

Vallahi Cihan yapmadı bunu.

O zaman sen yaptın.

Yapmadım.

Ben öyle mi anlayayım?

Yapmadım.

Hazar bana yardım etmek istedi.

O Cihan'ın elinden kurtardı.

Neden ona böyle bir kötülük yapayım?

He?

Başka kim vardı orada?

Görmedim.

Bırak beni gideyim abi.

Allah aşkına bırak.

Nereye lan?

Benim gitmem lazım abi.

Oğlum nereye gideceksin sen, hayırdır?

Yetişmem lazım.

Nereye yetişeceksin sen kimden korkuyorsun, derdin ne?

Bırak beni abi.

Otur burada.

Otur.

Efendim Reyyan'ım?

Nerdesin sen? Gelmedin, yarım saat demiştin.

Vallahi kusura bakma.

Böyle işim uzadı biraz.

Siz nasılsınız, iyi misiniz?

Umut'um ne yapıyor?

Uyuyor Umut.

Gelmen lazım bak, konuşacaklarımız var.

Reyyan'ım ben biraz gecikebilirim.

Ama siz merak etmeyin, tamam mı?

Sen neredeysen söyle, ben geleyim o zaman.

Ben arayacağım seni canım benim.

Tamam.

Arayacağım ben seni.

Siz merak etmeyin, hiçbir şey yok, tamam.

Delirtecek beni ya.

Otur lan, otur.

Oğlum sana da rahat yaramıyor lan. Nereye gidiyorsun?

He?

Yetişmem lazım abi.

Lan nereye yetişeceksin?

Benim bir suçum yok.

Benim babam öldü diyorum. Sen nereye yetişeceksin?

Konuş.

Reyyan ya lütfen, hastaneden yeni çıktın hırpalama kendini.

Ya napayım ben?

Ben babamın acısıyla kendi acımı sancımı unuttum.

Şimdi de diyorum ki Allah bu acıyı aratacak başka acı yaratmasın.

Miran hiç iyi değil.

Nasıl yani?

Babamın gerçek katilini bulacakmış.

Nefes alamaz hale geldim, gerçekten.

Senin o ailem dediklerin var ya,

Onları öyle bir tarumar edeceğim ki.

Sen kendi ayağınla çıkıp geleceksin.

Bak, benim şimdi nöbete yetişmem lazım tamam mı?

Lütfen sen de hırpalama kendini.

Tamam hadi kolay gelsin sana.

Evet.

Kuzucum güle güle kirletsin.

Elinize sağlık.

Çok güzel.

Çok güzel oldu böyle.

Ne zahmet ettin annem ya.

Eee ne yapayın, yanından ayırmıyorsun.

Uykusu bozulmasın diye ben de beşik alayım dedim.

Baban alacaktı aslında, onun aklındaydı.

Onun hediyesi olsun sana.

Miran ile konuşabildin mi?

Kapattı telefonu.

Nerdesin diyorum söylemiyor.

Korkuyorum bir şey yapacak diye.

Yapma diyeceğim dur diyeceğim ama bulamıyorum ki.

Acısı daha çok taze kızım.

Ne yapar, belli olmaz.

Ya bizim acımız?

Senin acın?

Ben üzülmeyeyim diye babamın bile acısını yaşayamıyorsun, biliyorum.

Sen beni düşünme.

Evelallah bütün evlatlarıma yeterim ben.

Baban böyle isterdi.

Haydi, Umut'u beşiğine yatıralım.

Ben arayayım Miran'ı bakalım ne diyecek bana.

Ateşi var anne Umut'un.

Telaş yapma annem bir şey yoktur.

Bak bak sen bir bak.

Anne ne yapacağız şimdi?

Tamam, Miran'ı arayacağız.

Yanıyor bak.

Bu birinden korkuyor, belli.

Neler söylüyor?

Eee daha ne kadar bekleyeceğiz?

Vallahi kendi bileceği iş babaanne.

Burdan gidemeyeceğini biliyor, değil mi Erkan?

İlla ki bir noktada pes edecek.

Öyle mi?

Bana bak.

Benim bekleyecek ne sabrım var ne vaktim.

Sen benim gözüme bak bir hele.

Bu gözler acılı bir ananın gözleri.

Bu acıyı oraya kim koydu sen biliyorsun.

Biliyorsun değil mi, biliyorsun.

Şimdi sana son bir şans veriyorum.

Ya dilin çözülür konuşursun,

Ya da ben sana..

Anlatacağım, tamam.

Söyleyeceğim her şeyi.

Anlat o zaman.

Senden bir isteğim var ağam.

Başkası değil.

Yardım et bana.

Ne?

Bir de yardım mı diyorsun?

Senin şart koşacak halin mi var be?

Dur babaanne dur.

Söylesin.

Söyle!

Hayırdır şerdir Halit.

Miran Şadoğlu, Erkan'ı kaçırmış ağam.

Ciddi misin?

Bizim çocuklar soruşturma yapmış.

Konağın oralarda kovalamaca olmuş epey.

Yakalamış ama nereye götürdüğünü bilmiyoruz Hanım Ağam.

Bilmiyorsunuz.

Bilmiyorsunuz he?

Şimdi Halit senin beceriksizliğin yüzünden,

Bir sünepenin ağzına bakar olduk.

Biliyorsun?

İyi.

Bak,

Ailesinden emin olun, ailesinden emin olursak,

Hiçbir şey yapamaz tamam.

Adamlar başlarında hanımım.

Çık dışarı.

Çık!

Annem hadi.

Tamam annecim, telaş etme.

Reyyan kızım.

Baba,

Umut iyi mi?

Ateşi var çok. Hastaneye gidelim.

Tamam kızım.

Ben Miran Bey'e haber vereyim.

Hayır!

Kimse aramayacak Miran'ı.

Evladını düşünse bu saatte evde olurdu.

Asiye tamam. Reyyan ne diyorsa o.

Hadi konuşacak zaman değil.

Hadi. -Hadi.

Babaanne,

Erkan'a söyle. İstediğini yaptım.

Her şeyi anlatsın.

Ben Reyyan ile oğlumu gördükten sonra geleceğim yanınıza.

Tamam.

Mirandan ne istedin bilmiyorum.

Dediğini yapmış.

Sıra sende.

Reyyan,

Allah Allah

Nerdesin Reyyan sen nerdesin?

Nerdesin?

Asiye, Lütfü,

Miran Bey.

Herkes nereye gitti, he?

Ya siz neden öyle bakıyorsunuz, bir şey mi oldu?

Reyyan Hanım, Umut dün akşam ateşlenince,

Apar topar hastaneye götürdü onu.

Nasıl yani?

Reyyan,

İyi misiniz siz?

Asiye Umut'u odaya götürür müsün?

Ateşi var dediler.

İyi misiniz siz?

Lütfü sen de gidebilirsin.

Kızım ben de gideyim.

Bir şeye ihtiyacınız olursa haber veririm.

Farkındayım, çok kızgınsın bana.

Ama,

Sana ihtiyacımız olan ilk anda bizi yalnız bıraktın Miran.

Bütün gece oğlumun başında titredim korkudan.

Neredeydin?

Bu mu senin babalığın?

Mahmud,

Benim telefonumdan bir mesaj at.

Erkanı buldum.

Her şeyi anlatacak.

Duymaya cesaretin varsa, gel.

Reyyan bilemedim.

Bilsem ben sizi yalnız bırakır mıyım?

Ben senin için oğlum için ne yapmam? Her şeyi yaparım.

Hamileyken uğraştığın kadar, doğduktan sonra uğraşmadın Umut için.

Değiştin Miran.

İntikamdan gözün döndü.

Değiştim.

Çünkü benim babam öldürüldü.

Öyle her şey normalmiş gibi davranmamı bekleme benden , tamam mı?

O senden çok, benim babamdı.

Elinde büyüdüm.

Ben intikam istemiyorum.

Senin intikam almanı istemiyorum.

Reyyan,

O ikimizin de babasıydı.

Bak lafın nereye gittiğini bilmiyorsun.

Ben lafımın nereye gittiğini çok iyi biliyorum.

Ama sen bizim nereye gittiğimizi görmüyorsun Miran.

Bilmiyorsun.

Ya ben kimin için çabalıyorum?

Ben, ben bizim için çabalıyorum.

Sen zannediyor musun ki benim babamı öldürenler...

Sana oğluma dokunmayacak.

Sıra size gelmeyecek.

Ne zannediyorsun sen? Bekleyeceğim mi?

Yok, beklemem, bekleyemem.

Tercih yapacaksın.

Ya bizi, aileni seçip bırakacaksın suçluların cezasını kanun verecek.

Ya da intikam için aileni kaybedeceksin Miran.

Ben tercih falan yapmak zorunda değilim.

Yoruldum ben.

Ben çok yoruldum.

Sürekli beni seç demekten, tek başıma mücadele etmekten çok yoruldum.

Tam her şey düzeldi derken başa döndük Miran.

Reyyan,

Ben kötü biriydim.

Ben kötü biriydim.

Senin sevginle düzeldim.

Bu başka bir şey.

Biz başa falan dönmedik tamam mı?

Bana yaptığın kötülüğe rağmen ben seni affettim.

Seni sevdim.

Aşık oldum.

Seninle birlikte yürüdüm, her şeye karşı.

Ama sevmek yetmiyormuş Miran.

Değişmen için sevmek yetmiyormuş.

Ya ben seni çok seviyorum.

Her şeyden çok seviyorum.

Yapma böyle!

Ya sen beni yanlış şeylerle suçluyorsun.

Reyyan, babam, babamız..

Benim de babamdı.

Ne yapayım?

Elime silah alıp, suçluların cezasını ben mi keseyim?

Umut bir şekilde büyür nasıl olsa, değil mi?

Biri sahip çıkar. Eğer şanslıysa iyi bir insan olur.

Değilse de senin gibi olur.

Bu mu?

Bu mu hayat?

He?

Ben ana oldum.

Ama sen baba olamadın Miran.

Git.

Git.

Ben evladımı kavganın,intikamın, kurşunların arasında büyütmeyeceğim.

Madem bir gün gideceksen, şimdiden git.

Ya sen ne diyorsun ya?

Git ne demek?

Ne diyorsun?

Git diyorum.

Madem sen intikamın peşinden koşacaksın,

Ben evladımın hem anası hem de babası olurum.

Git Miran.

Reyyan,

Ya git ne demek?

Ne diyorsun?

Aç, kapıyı aç.

Reyyan kapıyı aç.

Kapıyı aç.

Kapıyı aç.

Ne var Fırat?

Miran yetiş. Büyük ana çok kötü şeyler yapacak.

Erkan'ın ailesi tamam?

Birkaç adam daha gönderdim Hanım Ağam baksınlar diye.

Azize her şeyi anlatacak Erkan diyor.

Gelmesem dikkat çekecek.

Söyle.

Miran Ağa sabaha doğru baskın yapmış.

Erkan'ın ailesini kurtarmışlar hanımım.

Sizin yapacağınız işin ta..

Adamlar ne yapıyormuş?

Onları da tutmuşlar.

Aralarından birisi kaçmış.

Adamlarına sinyal ver.

Umut Şadoğlunu alsınlar.

Burdan başka çıkış, kurtuluş yoktur.

Bari bu işi yap be.

Haber bekliyorlardı. Halledeceğim Hanımım.

Ben bu işten sıyrılacağım.

Sıyrılacağım, sıyrıldığım gün de senin biletini keseceğim Halit.

Dik dur lan!

Ne halt işlediğimizi anlayacaklar.

Dik dur tırrık.

Hayırdır Azize?

Niye çağırdın beni?

Davete icabet ettiğine göre,

Erkan'ın söyleyeceklerini sen de merak ediyorsun Füsun.

Bak, oğlunun katili geliyor.

Ya ben seyirlik için geldim.

Böyle Şadoğulları birbirine düşünce,

Sanki karnım doyuyor.

O şerefsiz nerede söyle.

Çok sabırsızsın Cihan.

Laf kalabalığını bırak.

Bak, çok büyük bir oyun kuruldu.

Bu oyunu kim kurduysa ortaya çıkacak.

Ya herkes de bana sarıyor ya.

Erkan içeride.

Buyrun girelim.

Füsun Aslanbey,

Düş önüme öyle kaçmak yok.

Bir yere kaçtığımız yok.

Kaçan senin gibi olsun Cihan Şadoğlu.

Neredesin sen lan şerefsiz?

Sakın!

Burda kimse yok.

Len!

Len ne oluyor?

Aç kapıyı.

Açın kapıyı.

Azize,

Allah Allah

Azize, aç şu kapıyı.

Ne oluyor orada?

Kimsiniz?

Sesini çıkarırsanız öldürüm. Geç şöyle geç.

Lütfü!

Lütfü!

Sesinizi çıkarırsanız öldürürüm, geç!

Nöyle geç!

Ne var ne oluyor?

Sen içeri bak.

Reyyan Hanım dikkat edin.

Kesin sesinizi kes!

Herkes dağılsın.

Ben yukarı çıkıyorum.

Odalar boş mu?

Aç şu kapıyı.

Azize,

Böyle kaçılır mı Azize?

Allah Allah

Azize, aç şu kapıyı.

Len oğlum,

Yakacak bizi.

Azize,

Halit, duymuyor musunuz oğlum?

Kapattı len burayı.

Gerçekten.

Aç şu kapıyı.

Azize aç.

Azize aç şu kapıyı, aç.

aç kapıyı.

Arka tarafa baktınız mı orda kimse var mı?

Kimse şüphelenmeden hemen çıkalım buradan.

Oğlum geleceğim hemen.

Dur! Hemen geleceğim annecim.

Geleceğim annecim.

Geleceğim, korkma sakın.

Hemen açın şu kapıyı Halit!

Aç kapıyı, kapıyı aç!

Lan oğlum duymuyor musun len?

Ne oluyor babaanne?

Ne işin var senin burada? Ne işin var senin burada?

Git buradan.

Azize,

burdan çıkarsam senin ölümün ben olacağım.

Azize,

Ya sen napıyorsun babaanne?

Neden ikisini de kapattın? Maksadın ne?

Ben Reyyan'a söz verdim. Sizi bütün düşmanlardan kurtaracağım, anladın mı?

Ama sen burada olmayacaksın, Git burdan Miran giit!

Karına git, çocuğuna git, haydi.

İzin vermem. İzin vermem Babaanne.

Ayşeyi kaybetmene izin vermem. Hiçbir yere gitmiyorum.

Sen de indir o çakmağı.

Mahmud, indir.

Miran, bak.

Ben bu yaşıma kadar,

Bu kadar büyüklü acı yaşamadım.

Anladın mı?

Bu öyle bir ateş ki.

Hazar'a kötülük eden de,

Onun için vaktiyle kötü düşünen de,

Nashibini alacak.

Ama önce,

Önce ona kimin kıydığını öğreneceğim.

Babaanne,

Allah'ım sen yavrumu bana bağışla.

Nerede, nerede telefon?

Allah'ım sen koru.

Her şey benimle başladı Miran.

En büyük zararı ben verdim size.

En büyük zarar.

Ama şimdi kim ne zarar verdiyse ödeyecek.

Bütün zarar verenler ölecek.

Ben de öleceğim.

Sen de o silahı indireceksin.

Bak izin vermem diyorum.

Miran, ben kimseye tek kurşun atmayan Azizeyim.

İlk ve son kurşunu kendime sıkacağım.

Önce kim öldürdü onu öğreneceğim.

Hazar'ı kim öldürdü öğreneceğim.

Sonra Hazar'a kavuşacağım.

Azize, Azize buradan çıkarsam var ya,

Hadi, aç şunu aç.

Aç kapıyı.

Söyle,

Kim vurdu?

Füsun mu, Cihan mı söyle?

Ben öğreneceğim ama sen öğrenmeyeceksin, öyle mi?

İstediğin bu mu?

Ya sen ne yapıyorsun? İndir şu silahı.

Konuş, kim vurdu?

Lan konuş.

Söyle Erkan.

Konuş.

Ayşe!

Ayşe ne yapıyorsun sen?

Delirdin mi?

Füsun Aslanbey yaptı. Benim bir suçum yok.

Git burdan.

Ayşe öldü, anladın mı? Ayşe öldü.

Azizeyim ben anladın mı? Azizeyim.

Azize olarak öleceğim.

Yanıma da kalbi kararmış kim varsa gideceğim.

Azize!

Burdan çıkarsam, ölümün benim elimden olacak.

Ayşe, bak seni öldüğün zaman bile affetmem.

Duyuyor musun beni? Affetmem seni.

Ben oğlumu bir iki gün önce kaybettim.

Diğerini de sana veremem.

Asla dönmeyecek anladın mı?

Senin o evladın torunlarıma, oğluma kötülükten başka ne verdi ki?

onu ardımda bırakır mıyım sanıyorsun?

Sen gerçekten Azize olmuşsun he.

Bırak oğlumu.

Bırak diyorum sana.

Söyle Miran, söyle.

Söyle kim, söyle.

He?

Söyleyeceğim.

Ama önce sen, o silahı indireceksin.

Yoksa gerçeği söylemem.

Yanlış bir şey yapmadan önce o silahı indir.

Ben alt kata iniyorum.

Yukarı yıkarı, sen yukarı.

Aç şu telefonu, aç aç.

Babaanne,

İndir.

Söyle,

Büyük ana,

Sen karışma, sen karışma.

Fırat karışma.

Bekle!

Sakın bir delilik etme.

Sakın bir delilik etme geliyorum.Sakın.

Uzak dur!

Reyyan'ım ben müsait değilim.

Miran çabuk gel Umut'u alacaklar.

Miran.

Umut'u alacaklar ne demek Reyan sen ne diyorsun?

Ne olursun gel.

Kurtar oğlumu ne olur ne olur.

Dur korkma sen. Dur dur.

Miran ne oldu?

Nereye gidiyorsun?

Miran ne oluyor?

Oğlum nereye gidiyorsun?

Büyük ana ver bana şu silahı.

Ya bırak,

Nereye gidiyor?

Miran!

Büyük ana,

Büyük ana o silahı bana ver.

Ne dedin? Ona ne dedin?

Aç şu telefonu Asiye.

Aç şu telefonu.

Yukarıdaki odalarda kimse yok.

Aşağıdaki odaya bakın.

Koş koş koş

korkma, korkma oğlum!

Korkma oğlum, tamam.

Korkma oğlum, tamam.

Anahtar nerede?

Tamam burada.

Miran,

Reyyan,

Meleğim geliyorum.

Geliyorum sakın korkmayın, tamam mı?

Birazdan ordayım.

Umut!

Oğlum!

Anahtar nerede?

Reyyan, Reyyan iyi misiniz?

Nerede bu anahtar?

Reyyan, Reyyan!

Reyyan ne oluyor bir şey de. Ses ver.

Aaaah! Umut!

Reyyan!

Reyyan iyi misiniz, ne oluyor?

AAaah! Aaah! Bırak!

Umut!

Aaaa!

Aaaa!

Reyyan Allah aşkına bir ses ver.

Bir şey de, ne oluyor?

Lan çekil!

Lan çekil!

Çekil!

Geliyorum, geliyorum birtanem.

Geliyorum, yanınızdayım.

Len! Len!

Çekin şunu!

Aaa! Miran!

Umut!

Reyyan!

Umut!

Oğlum!

Oğlum!

Umut!

Bırak, bırakın beni!

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.