All language subtitles for Hercai.S03.E18_(56._Bölüm)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik Müzik)

(Bak Umut)

(Burası benim kaf dağının ardında ki masal diyarım)

(Nefes aldığım)

(Babana ilk kez aşık olduğum yer burası)

(Önceleri yalnızdım burada)

(Mucizemi bekliyordum)

(Biliyordum gelecekti)

(Çünkü o da bir yerlerde beni arıyordu)

Reyhan!

(Geldi)

(Mucizemdi burada buldu beni)

(Alıp evime götürdü)

(Evimize)

(Artık kocaman bir aileyiz orada)

(Birbirimizi bulduğumuz yerde)

(Şimdi seni bekliyoruz)

(Biliyor musun)

(Babaannen bile bizimle)

(Mucizeler hep bizimle)

Dans mı ediyoruz?

Evet.

Aşkla dans ediyoruz.

Müzik yok ki ama.

Var.

Kapat gözlerini.

Doğa bizim için çalıyor.

Bak dinle.

Duyuyor musun?

(Kuş sesi)

Kuşlar böcekler bile kıskanacak bizi.

Doğa uyansın.

Bahar erkenden gelsin.

Umut, hemen doğsun.

Hepimiz kocaman bir aile olalım.

Kıskansınlar.

Herkes kıskansın.

Bilsinler ki, bu Miran.

Bu güzeller güzeli kadını.

Deli gibi seviyor.

Herkes bilsin.

Hadi gel.

Salla beni.

Hadi salla!

Daha hızlı Miran!

Daha hızlı!

Miran korkuyorum biraz!

Miran!

Miran!

Miran!

Yardım edin!

Yardım edin!

Yardım edin.

(Telefon çalıyor)

Azize Hanım!

(Silah sesi)

Anne!

Anne!

Miran!

İyisin deme , he!

İyisin!

Yok bir şey olmadı yok!

Yok bir şey olmadı, olamaz!

İyi misin?

İyisin!

Bir şey olmadı, tamam.

Reyhan!

İyi misiniz!

İyi misiniz!

Reyhan, senin ne işin var burada?

Merak ettim de geldim.

İyi misiniz, bir şey yok deme?

Tamam, bir şey yoktur.

Yok iyiyiz, geçti tamam.

Tamam korkacak bir şey yok.

Çok yakından geldi.

Seni mi takip ediyorlar Miran?

Sana mı ateş ettiler?

Bilmiyorum bilmiyorum.

Azizeyeydi, Azize ateş etti.

O beni öldürmeye çalışıyor.

Beni öldürecek!

Öldürecek beni, öldürecek beni!

Öldürecek öldürecek!

Tamam, tamam buradayız geçti.

Bir şey yok.

Geçti Dilşah anne, yok yok bir şey yok.

Geçti, korkma sen.

(Harun'u kaybettik Füsun Hanım, başınız sağ olsun)

En ufak bir ses çıkartırsan.

Bu sefer acımam, kafana sıkarım.

Sana söylemiştim Füsun Hanım.

Seni uyarmıştım.

Benim bu hayatta bir tek kızım var.

Ona, ailesine zarar verecek olanın canını yakarım demiştim.

Dinlemedin!

Gözüme bak!

Gözüme!

Bunun ikicisi olursa.

Sen olmayacaksın Füsun Hanım.

Şimdi söyle adamına.

Miran'a görünmeden alıp götürsünler seni buradan.

Gel.

Al şunu.

Al telefonu da al.

Al.

Eğer gerçekten Azize ise.

Yedi cihan bir araya gelse.

Durmam Mahfuz.

Beni oğluma götür.

Azize!

Peşimden gelecek.

Annem, anne!

İyisin yok bir şey, yok bir şey!

Yok kimse yok peşimizde korkma.

Beni almaya gelecek.

Gelecek kapatacak beni yine.

Annemden ayıracak beni!

Peşimi hiç bırakmıyor!

Hiç bırakmıyor peşimi!

Tamam annem yok öyle bir şey.

Bir kendine gel!

Lütfen yok öyle bir şey.

Yok yok bak, bizimlesin.

Güvendesin kimse zarar veremez sana.

Valla Dilşah anne ne olursun korkma.

Öldü dedi, evladını ben ellerimle gömdüm dedi!

İnanmadım.

İnanmadım, ne olur bana yavrumu göster dedim.

Ama yine geldi!

Yine inanmadım.

Göster bana yavrumu!

Ne olursun bana yavrumu göster dedim!

Ama öldü dedi.

Her defasında yavrun öldü dedi bana!

Öldü dedi bana yavrun!

Yavrun bana öldü dedi!

Annem ölmedim işte ben, buradayım bak.

Buradayım.

Öldü dedi, evladın öldü dedi bana!

Öldü dedi bana, öldü dedi!

Öldü dedi, öldü dedi!

Durdur arabayı.

Miran durdur arabayı!

Öldü dedi!

Öldü dedi! Öldü dedi!

Tamam, dur dur Dilşah anne, dur.

Ben buradayım, buradayım anne.

Oğlun burada.

Tamam geçti bak, geçti.

Sakin ol, nefes al.

Nefes al Dilşah anne.

Sakin ol, sakin ol.

Sakin ol, sakin ol tamam geçti.

Geçti, yok kimse yok, yok kimse yok.

Bir temiz hava al.

Çek bir havayı bakalım.

Geçti, geçti.

Geçti bak, kimse yok.

Biz yanındayız.

Geçti.

Daha iyi misin Dilşah anne?

Sen kimsin?

Reyhanım ben.

Oğlunun karısıyım.

Gelininim senin.

Seni, seni gerçekten ben mi doğurdum?

Sen benim gül kokulu Miranım mısın?

Büyümüşsün.

Çok büyümüşsün.

Annesiz nasıl büyüdün sen?

Hı?

Ağlayınca kim sildi gözyaşlarını?

Hastalanınca...

...sabahlara kadar kim durdu yanı başında?

Kimlere acıktım susadım diyebildin?

Düştüğünde kim kaldırdı seni yerden?

Ben...

...ben yoktum ki yanında.

Ben yoktum yanında!

Varsın ama artık annem.

Artık varsın.

Suçlama kendini.

Hiç biri senin suçun değil.

Ben artık sana sarıldım ama.

Sen benim yanımdasın ya.

Asıl önemli olan bu.

Sen benim annemsin.

Annem.

Senin yüzünü ne güldürecekse.

Seni ne iyi hissettirecekse.

Elimden gelen her şeyi yapacağım.

Yeter ki söyle bana.

Söz veriyorum.

Sana ne iyi hissettirecekse.

Söyle bana.

Yeter ki iyi ol.

Kızım.

Kızımı getirebilir misin bana?

Harun.

Harun, hemen oğlum.

Başınız sağ olsun Füsun Hanım.

Evlat acısı zordur.

Allah sabır versin.

Nasıl ölmüş?

Elinde silahı varmış.

intihar diyorlar.

Kalbinden vurmuş kendini.

Olayı çözdük hanımım.

İntihar.

He.

Kim haber etti sana?

Yaren, kızım.

Karısı olduğu için hemen onu aramışlar.

O da beni arayıp, feryat figan ağlayınca bende...

...hemen buraya geldim.

Eksik olma.

Ne demek Füsun Hanım, biz aile sayılırız.

Harun, bana da evlat olmuştu.

Tekrar başımız sağ olsun.

Başınız sağ olsun.

Sağ ol komutan.

Müsaade varsa...

...oğlumu son gecesinde evime götürmek isterim.

İnceleme tamamlansın, savcılığın izni ile teslim alırsınız.

Yaren Hanım!

İyi misiniz?

Yaren bacıma ne olmuş Handan Hanım?

Harun.

Harun'u kaybettik.

Ne!

Ne oldu?

Çok mu üzüldün?

Kızıma da kocasına da dar ettiniz ya burayı!

Bir gün yüzü göstermediniz!

Peki, nasıl yani, nasıl olmuş bu?

Artık ne kadar bunaldıysa çocuk.

Kendi canına kıymış.

Yalan.

Yalan söylüyorsun.

Valla yalan filan değil.

Savcılıkta, Jandarma da herkes aynı şeyi söylüyor.

Ah Harun ah.

Yaktın hepimizi.

Bir anneciğim derdi...

...duysanız sanki benim öz evladım söylüyor.

Nasıl kıydın sen kendine?

Yaren!

Yaren!

Yaren Yaren!

Kızım kalk!

Odasına mı götürsek Handan Hanım.

Yaren, kalk kalk kızım.

Ben taşırım.

Kalk Yaren kalk.

Kalk kızım kalk kalk!

Kalk kızım.

Tamam kimse gelmesin.

Çekilin!

Gel kızım.

Füsun Hanım.

Yaren, Yaren kızım.

Kızım, kızım kendine gel.

Yaren kendine gel.

Elini getir, getir elini getir.

Dur.

Ben öldürdüm.

Harun'u ben öldürdüm.

Yaren sus, sus!

Sus konuşma gözünü seveyim sus!

Çık dışarı, çık dışarı.

Kendine gel, çık dışarı.

Gel kızım.

Otur.

Otur şöyle otur.

Yaren, bak sen çok güçlü bir kızsın.

Sen babanın kızısın.

Sen benim kızımsın.

Hiç kimseye, hiç bir şey hissettirmeyeceksin.

Anladın mı?

Yok sa değil baban ile ben.

Bütün memleket bir araya gelse...

...seni kurtaramayız kızım.

Kan olmuş.

Çıkart çıkart şunları yıkayalım.

Çıkart seni de banyoya koyarız.

Çıkart.

(Kapıya vuruluyor)

Yaren!

Handan Hanım!

Çıkın dışarıya!

Harun'a ne oldu, nasıl oldu anlatacaksınız!

Harun kendini öldürdü deyip...

...kendinizi odalara kapatamazsınız böyle!

Çıkın dışarı!

Gönül!

Gönül kızım.

Bırak biraz kendilerince kalsınlar he.

Resmen kardeşim gibi.

Kardeşim gibi ona da kıydılar.

Çıkın dedim!

Çok mu üzüldün he!

Çok mu üzüldün!

Bize yaşattıklarından sonra yalandan ağlama anladın mı?

Mutlu ol!

Yaren bırak kızım!

Çok mu seviyorsun Harun'u!

Ebediyen ayrıldık, ayrıldık!

Kurtuldun bizden!

Yaren bırak, bırak!

Dur!

Görmüyor musunuz kızın halini!

Kapıya dayanıyorsunuz!

Bırakın da acısını yaşasın!

Gir, gir Yaren içeri.

Gir.

Size avluda ne söylediysek bizde o kadarını biliyoruz.

Jandarma aramış, karısına haber vermiş.

Bizde öyle duyduk!

Kız şokta!

Varmayın üzerini de kendisine gelsin!

Hal den anlayın biraz.

Kuzum.

Kuzum iyi misin?

İyiyim Esma anne.

(Telefon çalıyor)

Azat!

Azat, Harun.

Harun ölmüş.

Öğretmenin bugün dedi ki...

...torunun okula gelmedi.

Hastamı yoksa Miran diye sordu.

He, dedim.

Hasta dedim.

Koskoca babaannen yalan söyledi bugün.

Eee, Miran?

Nereye gittin bakayım bugün okuldan kaçıp?

Çarşıya gittim.

Çarşıya gittin.

Sebep?

İşim vardı babaanne.

Yarın söylesem olur mu?

Şimdi anlat.

Bunu aradım çarşıda.

Yusufçuk bu.

Öğretmenim dedi ki.

Yusufçuklar hiç ölmezmiş.

Hep yeniden doğarmış.

Sen hiç ölme.

Hep yanımda ol diye aldım.

Anneler günün kutlu olsun babaanne.

Sana vuran ellerim kırılsın.

(Kapıya vuruluyor)

Aç kapıyı Azize Hanım!

İçeridesin biliyorum, aç kapıyı!

Aç konuşmamız lazım!

Tamam Dilşah anne geldik bak.

Geldik.

Kızım!

Kızım, nasıl oldunuz?

Hazar.

Buradayım, benim.

Reyhan ne oldu kızım?

Ne bu haliniz, Miran nerede?

Anlatacağım dede, bir soluklanalım.

Dilşah, yavrum.

Ne oldu?

Anne!

iyi misiniz?

Anne!

Annem.

Çıkaralım odasına da, dinlensin az.

Dilşah Hanım, gel bana yaslan.

Tamam Şükran ana ben götürürüm.

Azat!

İyi misin?

Ne oldu oğlum, nedir bu halin?

Harun.

Harun vurulmuş.

Ney?

Ölmüş mü?

Ölmüş yani, kalbinden vurulmuş.

Ne diyorsun oğlum sen?

Kim vurmuş?

Biz mezarlıkta ateş ettiler.

Bize diye düşündük ama nerede olmuş ki?

Harun'a mıydı?

Ne diyorsun kızım, ne ateşi?

Azra kim?

Al, sana bir evlat getirdim.

Bir oğul kaybettin ama bir kız getirdim sana.

Al kendi evladın bil.

Öyle sev.

Öyle büyüt.

Artık senin kızın.

Annenin evlatlığı.

Dilşah mı söyledi?

Soru sorma.

Azra nerede onu söyle?

Miran, ben onu yetimhaneden aldım.

Annene verdiğimde bebekti.

Çok uzun zamandır görmedim.

Anneme iyi gelecek şey, o kız.

Ve şimdi sen bana o nerede söyleyeceksin.

Azra nerede?

Söyle!

Söyle!

Ben kızıma anne oldum.

Evlat diye onu bağrıma bastım.

O kızı getirme Miran.

Şimdi hiç sırası değil.

Sebep?

Annen ile yeni kavuştunuz.

Başkalarının aranıza girmesine izin verme.

Onun sana ihtiyacı var.

Şimdi mi aklına geldi?

He?

Senin gibi vicdansız bir kadından tavsiye alacak değilim.

Anneme iyi gelecek şey neyse...

...onun için canımı bile veririm.

İnsan günahından vazgeçer...

...günah insandan vazgeçmezmiş.

Ben en büyüğünü işledim.

Ne olur kendimi affettirebilmek için...

...bana izin ver.

Yeniden Ayşe olmam için bir fırsat ver.

Bunu bana çok görme.

Sen çoktan sırat köprüsündesin Azize Hanım.

Ayşe'yi sen öldürdün.

Seni de ben öldürdüm.

Artık her şey için çok geç.

Çok şükür ki...

...senin kanın bana miras kalmamış.

İyi ki, iyi ki benim babaannem değilsin.

Çünkü ben o zehir ile...

...yaşayamazdım.

Sana bunu alan çocuk.

Çoktan öldü.

(Telefon çalıyor)

Haberler kötü Ayşe.

Harun ölmüş.

Biliyorum Nasuh.

Haberim var.

(Kapıya vuruluyor)

Yapma.

Ağlama artık be Dilşah.

Ağlama.

Biliyorum için yanıyor senin de.

Onun gözlerine baktıkça.

Sen de kahırlanıyorsun.

Büyürken yanında yoktum.

Analık edemedin.

Senin suçun değil.

Benim de suçum değil.

Çaldılar onu bizden.

Miran'ın hiç bir günahı yok.

Bak ben kaç yıl sonra kavuştum evladıma.

Şimdi onu bulmuşken.

Sırtını yaslayacağı bir dağ olmak istiyorum ben.

Babası olmak istiyorum.

Sensiz yapamam.

Sen onun annesisin.

O senin canın.

Bak...

...benim Miran'ı tanıdığım günden beri.

Ağızında hep tek bir laf var.

Hep.

Anne diyor, anne.

Senin özleminle oğlum öyle yanıyor ki.

Biz kaç kere karşılaştık senin mezarında bir bilsen.

Hep bütün öfkesi bundandır ha.

Seni ondan çaldıkları için.

Bana da öyle öfkeliydi.

Azize seni benim öldürdüğümü söylemiş ona.

Hep bundan.

Ne günahı var benim oğlumun Dilşah.

Yapma kurbanım olayım.

Şimdiye kadar biz onun yanında yoktuk ama...

...bundan sonrasını ona verebiliriz.

Ona kalan hayatını geri ver.

Annesini geri ver ona.

Hiç olmazsa...

...bundan sonra mutlu anıları olsun benim oğlumun.

Fırat!

Gönül!

Anne!

Nasıl olmuş?

Kendini vurmuş.

Füsun hala.

Başımız sağ olsun.

Başın sağ olsun.

Dostlar sağ olsun.

Ne için ağlıyorsun?

Ben, Harun'a çok üzüldüm.

Neden?

Harun'u sen mi öldürdün?

Füsun Hanım.

Siz ne diyorsunuz?

O vakit sil gözünün yaşını.

Ağlamayacaksın.

Düşmanlarımız kimse.

Onlar ağlasın.

Oğluma kim...

...yada kimler ne ettiyse.

Kendi sonlarını düşünüp, onlar ağlasın.

İntihar diyorlar.

Benim oğlum intihar etmez.

Etmedi.

Katledildi.

Tek oğlum, tek kurşun ile can verdi.

Aha, bir.

Buda iki.

Burada üç kurşun var.

Benim ciğerimi kim yaktıysa.

Onların da ciğeri yanacak.

Ölmek öyle kolay değil.

Önce sevdiklerini kaybedecek.

Anlat ne biliyorsun?

Hiç bir şey.

Seni kim aradı?

Kim söyledi?

En son sen Harun ile ne zaman konuştun?

Görüştün.

Ben, biz oteldeydik.

Morali bozuktu.

Ne oldu dedim.

Anneme canım sıkkın dedi.

Sonra ben bir hava alacağım dedi.

Bende bu halde gitme dedim.

Dinlemedi.

Sonra, Jandarma beni aradı ve.

Haberi verdiler.

Yani diyorsun ki.

Seninle arası bozuktu.

Bunalıma girdi canına kıydı he?

Hayır hayır ben öyle bir şey demedim hayır.

Füsun Hanım.

Acın büyüktür.

Ama, benim kızımda kocasını kaybetti.

Kız perişan.

Sormayalım mı?

He?

Öğrenmeyelim mi?

Nerede olmuş, nasıl olmuş bilmeyelim mi?

Sade kendim için değil.

Kızın dul kalmıştır.

Soracağım elbet.

Haklısın.

Haklısın.

Ama kızım bir acısını yaşasın.

Sakinleşsin.

Sorarız.

Sende, bende.

Asiye!

Buyurun efendim.

Çarşıya haber sal.

Adam yolla, kefen bezi alsınlar.

Harun bu gece benimle birlikte kalacak.

Oğlumu ben hazırlayacağım.

Kimsenin gözünden bir damla yaş dökülmeyecek.

Biz burada ağlarken.

Düşmanlarımızı güldürmeyeceksiniz.

Herkes anladı mı?

Hadi siz içeri girin, hadi kızım.

Hadi.

Yine gencecik biri öldü.

Bitmiyor bu bitmeyecek.

Anne!

İyi misin?

Kardeşin uyutmadı da bütün gece.

Biraz yorgunum canım.

Annem.

Evladınınım ben senin.

Sen saklamaya çalışsan da görüyorum.

Aklından geçenleri korkularını anlıyorum ben senin.

Şimdi nasıl olacak, ne olacak diyorsun.

Babam seni çok seviyor.

Dilşah ana, onun için sadece oğlunun annesi.

Miran!

Annem nasıl?

İyi mi?

İyi, daha iyi.

O iyi de.

Gel benimle.

Gel.

Hadi yavrum.

Miran ne sürprizi ya?

Şimdi olmaz yoksa sürpriz bozulur.

Annem biraz benimle gelir misin?

Tabi anneannemin de müsaadesi olursa.

Nereye?

Valla sürpriz diyor başka bir şey demiyor.

Sordum ama söylemedi.

Hadi kızım kırma oğlunu.

Hadi!

Yukarı doğru.

Hadi yavrum.

Evet hazırız.

Neye hazırız?

Benim sürprizime.

Ben bir karar aldım.

Şimdi onu sizinle paylaşacağım.

Şu konağı görüyor musun anne?

O boş konak bize ait.

Reyhan biliyor.

Ve yakında o boş konak dolacak.

Ve içinde bizim ocağımız tütecek.

Sen, ben, Reyhan, anneannem.

Yakında doğacak torunun.

Hepimiz kocaman bir aile olacağız.

Ve orada bir arada yaşayacağız.

Sen ciddi misin?

Ama, ben sizinle aynı evde olmaz ki.

Bak annem.

Ben seni bırakmam.

Sen bana çeşmede ne dedin?

Bana kızımı getir dedin.

Ben sana kızını getireceğim.

Azra'yı bulacağım.

Getirecek misin gerçekten?

Bulacak mısın onu?

Dünyanın öbür ucunda da olsa...

...onu bulup getireceğim.

Ama bende senden bir şey isteyeceğim.

Evladın olarak.

Tek bir şey.

Ben sana kızını geri vereceğim.

Ama sende bana annemi geri ver.

Yanımda ol.

Orada beraber yaşayalım.

Anlaştık mı?

Soğuk oldu ya Miran, inelim aşağıya.

Gel Dilşah anne gel.

Hazar Bey.

Ben telefonu...

...burada unutmuşum.

Miran yakınımıza taşınacak mış.

Öğrendim çok mutlu oldum.

Dilşah Hanımı da yanlarına alacaklarmış.

Uyuyor mu?

Uyuyor.

Sen miydin?

Başka kim olacak?

Kızgın mısın bana?

Niye kızacağım?

Bu yeni konakta yaşama kararını.

Birlikte almalıydık.

Ben böyle fikrini sormadan.

Olurunu almadan pat diye giriştim.

Sen yıllar sonra annene kavuştun Miran.

Tabi ki bizimle yaşayacak bana bunu sormana gerek yok ki.

Gönül koymadın yani?

Ben seni gönlüme koymuşum gönül koyar mıyım hiç.

Hep bize ihtiyacı olan bir anneyi...

...başından savan bir adam benim kocam olabilir mi?

Dilşah anne benim başımın tacı.

Benim de annem o.

Birde bu Azra var.

Yani onu da böyle.

Müsaaden olmadan hayatımıza ortak ettim.

Ne bileyim işte, gelirse annem daha çabuk iyileşir diye.

Ama neticede tanımadığımız biri.

Miran.

Senin yüzünü güldüren şey.

Beni mutlu eder.

Dilşah anneye ne iyi gelecekse.

Sizi birbirinize ne yakınlaştıracaksa.

Benim kabulüm.

Hem niye senin için benden yana rahat değil?

Ne bileyim, öyle bir düşünceli gördüm seni.

Sanki sıkıntın var.

Mesele başka.

Harun, ölmüş.

Ne?

(Kuran okunuyor)

Anne, Şadoğulları taziye yemeği göndermiş.

Mutfağa aldırdım.

Başınız sağ olsun.

Sağ ol oğlum.

Başınız sağ olsun.

Sağ ol Azat.

Aynı şeyi düşünüyorsun değil mi?

Füsunu merak ediyorum.

Bu kadının sakinliği hiç hayıra alamet değil.

Azizeden bilecek.

Benim Miran ile konuşmam lazım.

Fırat, yapma!

Anne, Füsun bunu Azizeden bilecek.

Miran, Azizenin öz ve öz torunu.

Miran'ı bile, ben böyle eli bağlı oturamam.

Benim gidip, Miran'a her şeyi anlatmam lazım.

Miran'ın bunu bilmesi lazım.

Beraber bir önlem almamız lazım.

Fırat!

Fırat!

Ne oluyor buna, niye hararetli bu?

Kim ya?

Fırat.

Ya benim yüreğim ağzıma gelmiş.

Sen Fırat mı diyorsun.

Banane ne olduysa oldu.

Bu Füsun hala çıkmadı odasından.

Dediklerini sende duydun.

Ya anlarsa Cihan?

Bu kadın var ya.

Şeytanı deliğinden çıkartır.

Bizi de oraya gömer.

Biz zaten o deliğin içindeyiz Handan.

Sen onu bunu bırak.

Biz oradan nasıl çıkacağız ona bak?

Sen çıkartacaksın Cihan.

Beni de evlatlarımı da o delikten sen çıkartacaksın.

Benim kurban edilecek evladım yok.

Ne yaptın?

Dediğimi hallettin mi?

Tamam.

Tamam haydi.

Anne ver şu telefonu.

Fırat sakın yapma!

Hiç zamanı değil.

Anne ver şu telefonu.

Fırat vermeyeceğim.

Bak, ben Azizeye söz verdim.

Sen de bana söz verdin.

Ya anne sen anlamıyor musun?

Ya Miran'ın başı belada.

Sen demedin mi Füsunun hali hal değil diye?

He?

Ver şu telefonu bana.

Benim Miran'a haber vermem lazım.

Anne!

Bak, bugün Harun.

Yarın Miran.

Öbür gün belki de ben.

Bu intikam hepimizin canını tek tek alacak.

Ya Miran benim kardeşim ya.

Canım ciğerim o benim.

Benim ona her şeyi anlatmam lazım.

Ver şu telefonu!

Fırat, madem kardeşim diyorsun.

Susacaksın Fırat.

Susacaksın.

Ben öğrendiğimde nasıl sustuysam...

...annen nasıl sustuysa, sende susacaksın.

Susmayacağım.

Onu senden de Füsundan da koruyacağım.

Nasıl koruyacaksın Fırat?

Diyelim ki gittin Miran'a...

...Azize senin babanın annesi.

Senin de kanın diyeceksin.

Sonra ne olacak?

Sen babanı öğrendiğinde mutlu oldun mu?

He?

Annene bu kadar eziyet etmiş birinin...

...oğlu olduğunu öğrendiğinde gurur duydun mu kendinle?

Şuan da Miran'ın gözünde Azize.

Senin babandan da daha aşağılık.

O yüzden kardeşim diyorsan eğer.

Susacaksın.

Yahu senden bilecek.

Eğer senden bilirse.

Ben kimsenin canını almadım.

Yahu anlamıyorsun?

Sen almadın ama o alacak.

Acımaz, ne Miran'a acır nede oğluna.

Evlatlarıma kimse dokunmaz.

Ben evlatlarımı korurum.

Bak Fırat.

Sen Miran'ı herkesten daha iyi tanırsın.

Eğer Miran'a bu bağdan bahsedersen, yıkılır.

Taşıyamaz.

Bırak mutlu olsun.

Bırak oğlumda Miran da benden nefret etsinler.

Ben evlatlarımı korurum.

Keşke bana söylemeseydiniz.

Keşke ben hiç bir şey bilmeseydim.

Bir gün korkarak yaşayanlarda ölecek oğlum.

Cesurlarda.

Zalımda ölüyor mazlumda.

Evladı olan evladıyla sınandı.

Füsunun imtihanı bitti.

Sıra başkalarınınkinde.

Sana bunu yapan imtihanını nasıl verecek bakalım.

Öyle değil mi Azize?

Sen ne diyorsun?

İki kelam et.

Biraz evvel dedin ya.

Evladı olan evladıyla sınandı diye.

Kaybedecek evladı olan, başkasının evladına bunu yapmaz.

Harun'a bunu yapanlar evladından bulsun diyeceğim ama.

Evladın suçu ne.

Ben masumum diyorsun yani.

Ben tövbeliyim Füsun.

Tövbeliyim.

Evlatlarıma dokunmadıkça...

...kimseye dokunmam.

Sağ olun.

Dostlar sağ olsun.

İşte kimin ne zaman gideceği belli olmuyor.

Aslan gibi çocuk gitti.

Oğlum.

Yaren'in durumu çok kötü.

Onu da al, eve dön.

Böyle zamanlarda ailecek bir arada olalım.

Cihan.

Füsun Azizeden şüpheleniyor.

Niye şaşırdın ki?

Başka kimden şüphelenecek?

Bence de haklıdır yani.

Azizeden başkası yapmış olamaz.

Haydi yerine geç Handan.

Haydi.

(Dua ediliyor)

Herkes duysun.

Bilsin ki.

Burası yas evi değildir.

Burada yas tutulmayacak.

Gözyaşı dökülmeyecek.

Dostumu üzmeye...

...düşmanımı güldürmeye niyetim yoktur.

Duydunuz, koştunuz.

Buraya geldiniz.

Yanımızda oldunuz.

Var olasınız.

Tek tek hepinizin taziyesini kabul ettim sayın.

Müsaade varsa, oğlumun son gecesinde...

...ailecek yalnız kalalım.

Sağ olun.

Cihan.

Oğlum belki sırası değil.

Ama senin kalbini çok kırdım.

Özür dilerim.

Yaptıklarımın hepsini telafi edeceğim.

Söz veriyorum.

Hadi şimdi evladını da al eve dön.

Sırası değil baba.

Değil.

Sağ olun.

Sağ olun.

Sağ olasın.

Başınız sağ olsun.

Sağ ol.

Başın sağ olsun.

Sağ olasın.

Başın sağ olsun Füsun Hanım.

Sağ olasın ağa.

Ya görüyorsun değil mi Füsunun hal ve hareketlerini.

Ya insan minnacık bir karıncaya bile yanlışlıkla basıyor.

Günü berbat geçiyor.

Bu nasıl anne ya?

Eee, anne var anne var.

Bunların zehiri merhametlerinden önce gelir.

Azize Hanım en azından pişman gösteriyor.

Füsun Hanım?

Pişman mı?

Azize Aslanbey pişman olmaz Reyhan.

O yine başka bir şeylerin peşindedir.

Ayrıca sen niye sürekli Azize Aslanbey'i savunur halledesin.

Ben onu anlamıyorum ha!

Ne savunacağım Miran?

Savunmuyorum ben kimseyi.

Pişmandı diyorsun.

Pişmandı diyorum görmedin mi meydandaki halini?

Gördüm Reyhan!

Miran tamam.

Tamam Reyhan.

Dedem için yapmış.

Yahu Reyhan bunun dedemle bir ilgisi yok.

Azizenin içi kötü içi.

Hadi dedem ile yaşadıklarını anladık.

Bana bize yaptıklarını anlamam mümkün değil de.

Hadi diyelim onu da anladık.

Peki ya Füsun.

Onunla arasındaki nefretin sebebi ne?

Kötülüklerinin bedelini çocukları ödüyor.

İkisinin de umurunda değil.

İyi ki, iyi ki o Azizenin kanını taşımıyorum.

Tövbe tövbe!

Ya kıdemli bacım.

Sen bilirsin bu evin töresi böylemi dir?

Nasıl?

Ya ne bileyim.

Heybetli bacım kibarca deflemiştir herkesi.

Olacak iş mi?

Cenaze evine gelene git dendiği nerede görüşmüş.

Hep nasıl evlattır ki.

Bir damla akıtmıyor.

Valla sen daha fazla ağlamışsın.

Severdim Harun'u.

Sen severdin de annesi sevmez miydi?

Artık yeter sus!

Allah aşkına sus ya.

Bir duyacak şimdi.

Herkes acısını kendine göre başka türlü yaşıyor.

Yaşasın bakalım.

Allah sabır versin diyeceğimde.

İhtiyacı yok maşallah.

Neyse ben şu kalanları alayım da.

Sana da bir tabak helva vereyim.

İstemem.

İyi madem.

Asiye.

Haberim var.

Nasıl öğrendin?

Anlatırım.

Çok dikkatli ol.

Füsun artık daha çok tehlikeli bir insan haline gelecek.

Hatta geldi bile.

Ben burada kime ne faydam olacak ki.

Sabahtan akşama kadar konağın içindeyim.

Elim kolum bağlı kaldım burada.

Haklısın.

Bu yolunu bulup seni kızımın yanına göndermeliyim.

Ama nasıl henüz bilmiyorum.

Arkadaşımı dostumu kaybettim.

Kafamı toparlamam lazım.

Sana haber vereceğim Asiye.

Peki nasıl olur?

Çok üzgünüm Mahfuz, çok üzgünüm.

Bende Asiye.

Bende.

Harun.

Yaren!

Harun!

Gerçekten üzgün müsün?

Neden?

Böyle olmasını sen istemedin mi?

Hayır.

İstemedim.

Ben, hiç bir şey yapmak istemedim.

Bu hayatta seni gerçekten seven tek kişi bendim.

Harun.

Ama sen beni öldürdün.

Hayır.

Sen öldürdün.

Hayır.

Bu yalan ile nasıl yaşayacaksın?

Ellerine bulaşan bu kan asla çıkmayacak.

Bu vicdan azabı ile nasıl yaşayacaksın?

Ne bu halin?

Topla kendini.

Yaren!

Gönül.

İyisin değil mi?

Sen iyi misin ki?

Değilim.

Bir kapım olsa bu dünyadan çıkmak için.

Ucu bucağı nereye çıkıyor hiç bakmadan direk gideceğim.

Beni de götürür müsün?

Ayşe!

Ne oldu?

Etin benzin solmuş senin niye çağırdın beni?

Füsun?

Füsun boş durmayacak.

Harun'u benden biliyor.

Onun kafasından geçenleri benden başka hiç kimse bilemez.

Bak bu sessizliği hayra alamet değil Nasuh.

Ya kolay mı insanları böyle suçlamak.

Hem niye senden bilsin ki?

Aramızda ki husumet yüzünden.

Ondan intikam alacağımı sanıyor, Harun'a zarar vererek.

Ama yemin ediyorum Nasuh, yemin ediyorum.

Kılına dokunmadım Harun'un.

Biliyorum Ayşem biliyorum.

Üzülme sen.

Ben buradayken kimse sana zarar veremez.

Ben kendi canımdan korkmuyorum Nasuh.

Benim canımın bir kıymeti yok.

Ama ben...

...Hazar'a Miran'a bir şey yapar diye korkuyorum.

Hazar'a Miran'a mı?

Neden Hazar'a Miran'a bir şey yapsın ki?

Yoksa Hazar'ın bizim oğlumuz olduğunu.

Biliyor.

Kendi söyledi.

Nasuh...

...yalvarırım bak ne yap et.

Hazarı da Miranı da o kadından koru.

Füsun boş durmayacak.

Şimdi oğlu öldü.

Daha da tehlikeli hale geldi.

(Bebek ağlaması)

Geldim annem, geldim.

Ben şey.

Ben, ağlıyordu dayanamadım o yüzde kusura bakma ne olur.

Dilşah Hanım.

Al.

Al.

Çok sevdi seni.

Kucağına gelince hemen sustu.

Affet beni Dilşah Hanım.

Affet.

Ben bir insanın diğerine yapmayacağı şeyi yaptım sana.

Annen öldü dedim.

Ama çok pişmanım ben .

Ne olursun affet.

Dilşah Hanım.

Hazar Bey!

Pijamalarını hazırladım.

Al.

Ayna ayna söyle bana.

Var mı Reyhandan daha güzeli bu dünyada.

Ben onu her gün gözlerine sorup...

...cevabını alıyorum zaten.

Yorgun gözüküyorsun.

Tabi annem ile yaşadıklarımız filan.

Yoruldun.

Öyle, hayat yoruyor bazen.

Bir hiç uğruna yine gencecik biri öldü Miran.

Bizde bu dünyaya bir çocuk getiriyoruz.

Korkuyorum ben.

Her zamanınkinden daha çok korkuyorum.

Benim güzel karım ne diyordu.

Biz çocuklarımıza...

...nefret, intikam aşılamayacağız diyordu.

Biz çocuklarımızı...

...analarının babalarının kurbanı yapmayacağız diyordu.

Harun toprakların verdiği son kurban olmayacak.

Biz bu nefrete tohum ekmeyelim artık.

Artık bitsin, bitsin!

Bitecek.

Her şey çok güzel olacak.

Sana söz veriyorum.

Söyle Cihan, buyur.

Ne desem boş.

Füsun Hanım.

Hepimizin içi yandı.

Canı yandı.

Ama evlat acısıdır.

Senin ciğerin yandı.

Bilirim.

Bilir misin gerçekten?

Bilirim.

Bilme.

Öğrenmede.

Bu acı nasıl bir acı...

...bilme.

Allah sana sabır versin.

Füsun Hanım.

Şimdi pek zamanı değil ama.

Şuna bir bak istersen.

Bizim ırgatlardan biri silah sesi duymuş.

Hemen koşmuş.

Benim damadı görünce.

Tanımış video ya almış.

Hemen bana gönderdi.

Acın tazeydi.

Bekledim.

Buyurun Azize Hanım.

Alo beni dinleyin.

Kimsin sen?

Telefonun sahibi kaza geçirdi.

Son aramalarda sizin adınız vardı.

Yakını mısınız?

Ne kazası neredesin sen?

Adresi veriyorum yazın.

Allah'ım!

Allah'ım ne olur.

Ne olur beni düşmanlarımın karşısında.

Aciz, çaresiz bırakma Allah'ım.

Evlatlarımı korumak için yarabbim.

Ne olur Allah'ım.

Ne olur bana güç ver.

Yeniden Ayşe olabilmem için bana güç ver Allah'ım.

Kuvvet ver.

Onlar beni bağışlamadan...

...yalvarıyorum canımı alma Allah'ım.

Hanımım, oyuna getirildik hanımım.

Dediğim gibi.

Harun benim evladım sayılırdı.

İsmet!

Mezarcılara söyle.

Kabristanın en güzel yerinde hazırlık yapsınlar.

Yalnız sadece evladım için değil.

Ona eşlik edecek üç çukur kazsınlar.

Yakında hepsini bir bir dolduracağım kısmetse.

Azize Hanım korkuyorum.

Neden?

Füsun bir şey mi yaptı?

Yok.

Evladını kaybeden bir annenin halini en iyi sen bilirsin.

Ama Füsunun hali bir başka.

Evlat acısı gibi değil bu.

Durmayacak.

Harun'un ölümünde senden bilecek.

Bir şey yapmayacak mısın?

Ben Harun'a bir şey yapmadım Esma.

Ama biri benim üstüme yıkmaya çalışıyor.

Onu kimin öldürdüğünü mutlaka bulacağım.

Vakit yok.

Füsunun yapacaklarından korkuyorum ben.

Onun kaybedecek hiç bir şeyi kalmadı.

Ama bizim evlatlarımız var.

Herkesin kaybedeceği bir şey vardır Esma.

O farkında olmasa bile.

Füsununda var.

Kim?

Füsunun Harun'dan başka kimi var ki?

En değerlisi.

Onu da ben biliyorum.

Miran!

Miran hadi kalk.

Hadi kalk hazırlan.

İyi tamam beş dakika daha.

Miran!

İyi tamam uyu beş dakika daha bir şey olmaz.

Beklerim ben.

Beş günde beklerim.

Ya dur ne yapıyorsun!

Uyanacak mısın ha!

Ne yapıyorsun ya!

Tamam tamam uyandım tamam.

Ne yapıyorsun ya!

Reyhan!

Tamam tamam tamam, dur dur dur.

Çok soğuk diyorum.

Uyanamadın sen iyi uyanamadın.

Tamam uyandım, vallah uyandım ya.

Ya dur tamam tamam.

Umut, bak sakın annenin bu şakalarına gülmeyeceksin büyünce.

Reyhan, Reyhan, Reyhan.

Düzgün konuş çocuğumla.

Ta tamam tamam.

Hazırız ya hazırız tamam.

Yeter ki çek ellerini tamam.

Hazırız tamam.

Gafil avlamak denir buna ha.

Yok buna şoklama denir uyuyan kocalar için.

Yani iyi ki kırk yılın başında benden erken uyandı.

Ama sana soracağım bunun hesabını

Uyutmuyor Umut Bey artık ondan.

İyi misiniz siz?

Yok bir şey deme?

Biz iyiyiz.

İyisin tabi.

Öyle oğlumuzu bahane etmek yok.

Ben sana soracağım hesabını.

Sorarsın önce kalk bir hazırlan.

İşlerimizi halledelim.

O kadar beklemem, gelsene böyle.

Ben sana.

Ne, ne o!

Bak sen.

Vay be!

Kulübedeki son günlerimiz.

Üzülüyor musun buradan gideceğiz diye?

Yani.

Burası bizim için.

Çok özel bir yer.

Ama.

Gerçekten kendi yuvamızı kuracağız içinde çok mutluyum.

Sen, ben...

...oğlumuz.

Sonra.

Annemde.

Gelecek.

Dilşah annede bizimle yaşayacak.

Umudumuz kocaman bir ailede büyüyecek Miran.

Hem ben orayı o kadar güzel bir yuva yapacağım ki.

Torunlarımıza anlatacağımız bir sürü hikayemiz olacak.

O zaman başlayalım.

Başlayalım.

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

Huzuru, bereketi, kahkahası, insanı bol osun.

İnşallah!

Tamam mı?

Bitti mi ritüellerimiz?

Sabahtan beri çatlattım kırmadığımız şey kalmadı.

Artık ben çatlayacağım.

Kapıyı da bir sirkeli su ile yıkasaydın...

... o zaman tam olacaktı ama.

Yok artık.

İyi ben onu sonra yaparım o zaman.

Buyurun.

Evimizin her şeyi olarak kapıyı siz açın.

Reyhan Hanım.

Anahtara kırmızı kurdele taktın.

Bana abartıyorsun diyorsun Miran.

Hadi Reyhan, hadi karıcığım, hadi meleğim.

Ne unuttuk!

Gel, gel.

Ne unuttuk?

Çıkar telefonunu çıkar gel.

Selfi.

Yeni evimizin selfisi.

Doğru.

Umut'u da al tabelayı al.

Umutsuz olur mu?

Tamam.

Hadi girelim.

Tamam mıyız, hadi.

Tamam, hadi açalım artık.

Hadi bence de.

Bir mani kalmadı değil mi, artık girebilirim.

Hadi gir.

Sağ ayakla.

Annene kavuşacağın günleri de göreceğiz torunum.

Yeter ki siz mutlu olun.

(Telefon çalıyor)

Efendim Mahmut.

Hanımım.

Adamı bulduk konuşturduk.

Kardeşim.

Güzel kardeşim.

Affet beni.

Koruyamadım seni.

Eserine bakmaya geldin he Mahfuz?

Ne eseri?

Ne diyorsun sen?

Kendi evladımı koruyacağım diye.

Benim evladımı...

...Aslan'ı.

Toprağın altına koydun.

Biz buraya sizin akıttığınız kanı durdurmaya geldik.

Sen bilmiyorsun.

Ama Harun barışın ne demek olduğunu biliyordu.

Kan dökmenin kolay...

...durdurmanın zor olduğunu.

Eee!

Durdurdun.

Durduracağım.

Harun son olacak.

Kendi kanımı akıtacağım gerektiğinde.

Kızımın torunumun canının yanmasına izin vermeyeceğim.

Geçmiş olsun.

Damar kesildi, kan durmaz artık.

Akacak kan...

...oğlunu geri mi getirecek?

Kim istiyor ki geri gelsin.

Ben istiyorum ki.

Onu bu toprağın altına koyanlar.

Bir bir can versinler.

Barış bitti Mahfuz.

Savaş vaktidir.

Kızıma, torunuma...

...Miran'a dokunursan.

Seni yaşatmam.

Hak vaki olunca hepimizin gideceği yer bellidir.

Benim ölümden korkum yoktur.

Kaybedecek hiç bir şeyim yok.

Ben sıramı savdım.

Sırasını savmayanlar düşünsün.

Onlar yas tutsun.

Dünürleri ziyarete mi gidiyordun Cihan?

Ailecek iyisinizdir inşallah.

Ne istiyorsun?

Etrafımda dolanıp durma.

Asıl sen ne istiyorsun?

Neden damadının kanını bana bulaştırmaya kalktın?

Sen kafayı yemişsin.

Git başımdan.

Belanı da benden bulma.

Numara yapma bana!

Sucu benim üstüme atmaya kalktığını biliyorum.

Adamın konuştu.

Sen gerçekten kafayı yemişsin.

Ne sucu, ne adamı?

Ben öldürmedim.

Sen mi öldürdün?

Saçma sapan konuşma.

Ben Harun'u gerçekten evladım bildim.

Evladını öldürmeye kalkmak senin işindir.

Ya sen öldürdün.

Ya öldüreni koruyorsun.

Her türlü ortaya çıkaracağım.

Bana bak Azize.

Etraftan duyduğun laflar ile...

...karşıma dikilip durma.

Hem ne belli belki bana biri oyun kurdu.

Neticede düşmanım çok.

Biliyorsun.

Belki.

Ama gerçek tektir Cihan.

Bende onu bulup ortaya çıkaracağım.

O zamana kadar planı tekrar gözden geçir diye.

Elim boş gelmedim.

Kim bu?

Tanışırsınız.

Hadi selametle.

Ay çok güzel olmuş.

Her şey senin seçtiğin gibi.

Üç gündür bir şey göstermiyorsun ama.

Çünkü sürprizim orda.

Nerede sürpriz?

O en sonda gel.

Burası annemin odası bak.

Ayy!

Çok güzel olmuş.

Olmuş değil mi?

Çok beğenecek.

İnşallah.

Hala inanamıyorum Reyhan.

Annem burada.

Bizimle olacak.

Avluda oturacak.

Mutfakta yemek pişirecek.

Böyle odalardan sesi gelecek.

Rüya gibi.

Zamanla anne oğlu da olacaksınız.

Sizde gelin kaynana.

Gelin kaynana değil.

Anne kız olacağız.

Eğer izin verirse.

Ona Dilşah anne diyeceğim hep.

İzin verirse ne demek ya?

Seni tanımaya başladığında öyle bir sevecek ki.

Kıskanabilirim ha dikkat et.

Eee, anneanne.

Onun odası aşağıda.

Nasıl mutlu olacak kim bilir.

Mercimeğin odası da bizimkinin yanında olacak.

Umut, Miran.

Umut.

Umut.

Umut beyin odasını birlikte yapacağız.

Azra'yı düşündün mü o nerede kalacak?

Onunda odası aşağıda.

Bakarsın sonra.

Tamam.

Çünkü önce.

Sürpriz.

Hazır mısın?

Hazırım.

Kapa gözlerini.

Miran.

Kapa.

Öleceğim bak heyecandan şimdi.

Bende seni her sabah uyanıp gördüğümde.

İşte aynen böyle oluyorum.

Aman hiç bir fırsatı da kaçırma.

Kaçırmam.

Açacağım bak gözümü Miran.

Hayır bekle, dur.

Bekle.

Evet.

Baştan söylüyorum.

Beğenmezsem her şeyi değiştiririm.

Ama beğenirsen.

Bugün ben ne istersem o olacak.

İyi anlaştık.

Anlaştıysak hadi aç o zaman.

Sen...

...benim seçtiğim her şeyi getirmişsin Miran.

Miran ne yaptın?

Hiç.

Sadece aşık oldum.

Valla kalbimin derinliklerinde.

Böyle seni mutlu görmek için çırpınan bir şey var.

Her şeyi o yapıyor.

Benim hiç bir suçum yok.

Benim eşyada filan gözüm yok ki.

Ama neye dayanamıyorum biliyor musun?

Karizmama.

Yakışıklılığıma.

Tatlılığıma.

Bir insanın kolay kolay kaldıramacağı şeyler yapıyorsun.

Çok mutlu ediyorsun sen beni.

Evet.

Şimdi asıl soruya geldik.

Çünkü cevap benim için çok önemli.

Beğendin mi?

Yani eksikler var.

Kıvırma.

Kıvırma beğendin.

O zaman ben ne istersem o olacak.

Ne istiyorsun.

Miran, Miran ne yapıyorsun?

Bak annenler gelecek.

Daha değil.

Azra'yı almaya gitmen lazım.

Ona vaktimiz var.

Tamam benim yemek yapmam lazım misafirler için.

Dışarıdan istetiriz.

Anlamazlar.

Miran.

Bahanen kalmadı deme.

Kalmadı.

Şu evdeki baş başa anımızı.

Biraz tadını çıkartalım.

Çıkaralım.

(Kapıya vuruluyor)

Miran kapı çalıyor.

Valla ben bir şey duymuyorum.

Miran, hadi kalk.

Birini bekliyor muyuz?

Hayır.

Ya annen geldi ise.

Hı, ya annen geldiyse.

Daha vakit var.

Miran, Azra geldiyse ne olacak?

İhtimal yok.

Hadi.

Ne hadi?

Of!

Söylenme!

Evet.

Günün yirmi dört saati var.

O yirmi dört saatin içinde bu saati buldun deme.

Budur.

Merhaba.

Merhaba.

Eyvallah.

Sen kime baktın?

Size baktım.

Hayırdır, sen kimsin?

Lütfü.

Nereden bildin?

Ne bileyim, Lü ile başlayan başka isim mi var.

Varsa da attım tuttu.

Miran.

Evet, hoş geldin Lütfü.

Ama çok yanlış bir zamanda geldin.

Ondan dolayı şimdi git, sonra gelirsin.

Gel.

Aaa! Miran.

Miran ne yapıyorsun?

Kusura bakmayın siz ne için gelmiştiniz?

Fırat mı?

Fırat.

Fırat mı yolladı seni.

He, Fırat.

Ah be adam ah.

Fırat şimdi yardımcı olsun diye mutfağa birini gönderecekti ya.

Onun için mi geldiniz siz?

Mutfak için.

Tamam, hoş geldiniz.

Buyurun.

Hoş bulduk.

Mutfak nerede?

Onun adı bundan sonra...

...yanlış zaman Lütfü olacak.

Dur hadi daha ilk günden.

(Kapıya vuruluyor)

Lokma dağıtıyoruz cenazemiz için.

Hayır duası nasiplenelim diye.

Allah taksiratını affetsin.

Mekanını cennet eylesin.

Amin.

(Telefon çalıyor)

Ağızın tatlansın Azize.

Harun'umun yedinci gün lokmasıdır.

Duanı eksik etmeyesin.

Rabbim ruhunu cennette muhafaza eylesin.

Bugün hatim ıskatı var oğlumun.

Yedi gün sonra ıslak kefeni kurudu.

Berzahında huzur ister.

Malum canını alanların kanı gerek oğluma.

Ben bir karar verdim Azize.

Evladıma yapılanın vebalini...

...senin en yakınından birilerine yükledim.

Bu akşam ezanda...

...en yakınlarından biri...

...oğlumun canına karşılık.

Can verecek.

Vedalaşmak için vakit var daha.

Koş Azize.

Koş.

Sakın Füsun sakın!

Gönül, Füsunu ver bana çabuk çabuk!

Füsun evde yok çıktı.

Sabah erkenden çıktı konaktan.

Ne oluyor babaanne?

Yok bir şey, yok bir şey.

Mahmut, hemen Şadoğlu konağına git.

Hemen adamlarını da al hepsini topla!

Bak Miran'ın, Miran'ın evinin etrafını...

...Hazar'ın evinin etrafını çevirin.

Kuş uçmayacak, kimse girmeyecek anladın mı?

Kimse girmeyecek çabuk, çabuk!

Reyhan!

Yahu hadi!

Geliyorlar neredesin?

Son bir kez bakayım dedim, eksik bir şey kalmasın.

Yahu tamam hiç bir şey eksik değil.

Her şey çok güzel olmuş.

Ellerine sağlık, gel hadi.

Geldiler.

Dur, dur dur Lütfü!

Dur.

Biz açacağız.

Hoş geldiniz.

Hoş geldiniz.

Hoş bulduk kızım.

Hoş bulduk kara gözlüm.

Hadi durmayın öyle kapıda, geçin içeri.

Annem hoş geldin.

Gel.

Gel annem odana çıkartalım seni.

Hadi hoş geldin yeni evine anneannem.

Oy kuzum.

Geçelim mi odana göstereyim mi sana?

Göster yavrum, güzel kızım benim.

Ee, pabucumuz dama atıldı tabi bizimde.

Olur mu öyle şey babam.

Hepsi çocuk bunların hepsi.

Hadi bakalım.

Kıskanıyor musun Zehra?

Bir ana evladının mutluluğunu kıskanır mı hiç.

Allah'ım sen gönlüme ferahlık ver.

Handan!

Ne oldu Yaren iyi mi?

Toparladı mı biraz?

Şeyda arıyor.

Alo, ne oldu Şeyda?

Yaren iyi mi?

Valla iyi demek isterdim Handan Hanımım.

Ama siz çıktıktan sonra fenalaştı.

Hemen gelsen çok iyi edersin.

Tamam kapat Şeyda, geliyorum ben hemen.

Pek kolay değil tabi.

Kocasını kaybetti çok zor.

Ben gideyim bir bakayım Zehra.

Soran olursa dersin olur mu?

Tabi tabi.

Hadi selametle.

Akşama soğan kebabı yapayım diyorum.

Acıda koysam sever mi Azra?

Çok sever.

El kadardı.

Acı biber turşularını...

...bir bir atardı ağızına.

Bir keresinde o kadar çok yemişti ki.

Çok hastalandı.

O kadar çok korktum ki.

Allah'ım beni evlat acısı ile sınama dedim.

Bir kere daha yaşayamam bu acıyı.

Üzülmeyin ne olur.

Artık geçti bitti hepsi.

Hem Miran sizi böyle görürse.

Çok üzülür.

Üzülür mü?

Üzülür tabi.

Üzülmez olur mu hiç.

İyi ama ben onu tanımıyorum ki.

Hiç bilmiyorum.

Yatarken hangi tarafına yatar.

Yemeklerden neyi sever.

Okulda en iyi dersi hangisiydi bilmiyorum ki.

Ben kızımı çok iyi tanıyorum.

En iyi dersi matematikti.

Renklerden en sevdiği kırmızı.

Yemeklerden de yaprak sarması.

Ben tek kızımı tanıyorum.

Başka kimseyi tanımıyorum.

Miran'ı da tanırsınız zamanla.

O da sizi tanır.

Bol bol vaktimiz var.

Hem Miran o kadar çok heyecanlı ki, siz geldiniz.

Azra geldi mi acaba?

Ben şimdi birazdan çıkıyorum annem.

Kızını alıp geleceğim.

Söz.

(Telefon çalıyor)

Kim?

Yo, kimse değil.

Ne demek kimse değil?

Kim?

Bakayım.

Tamam Miran.

Sen ne hakla benim karımı arıyorsun lan, he!

Sen kimsin de Reyhan'ı arıyorsun!

Bir daha Reyhan'ı aramayacaksın!

Reyhanın gölgesinin etrafında bile dolaşmayacaksın!

Anladın mı!

Anladın mı!

Bu Azize niye arıyor seni!

Bilmiyorum.

Reyhan sen bu kadının ne kadar tehlikeli olduğunu bilmiyor musun!

Biliyorum Miran.

Ben mi aradım o aradı beni!

Sen açtın telefonu sorsaydın o zaman!

Of!

Sinirim bozuldu.

Kusuruma bakma tamam mı?

Kızma.

Hadi çıkacağım ben.

Annem.

Kızını almaya gidiyorum.

Alıp geleceğim.

İsmail.

Benim arabayı hazırlayın acelem var hadi.

Baş üstüne.

Buyurun ağam.

Oğlum benim araba değil.

jeepi getirecektin ya.

Ben, ben bu sandım ağam.

Dilersem getireyim diğerini.

Dur hadi dur, acelem var gideyim ben bununla.

Dediğiniz gibi yaptım hanımım.

Ayşe.

Ne oldu ha?

Niye çağırdın beni?

Nasuh, Füsun!

Füsun çocuklara bir şey yapacak.

Bir şey yapacak!

Onları korumam lazım.

Ne yapabilir ki?

O kadar kolay mı?

Kolay değil, kolay değil!

Tabi kolay değil.

Ben evlatlarımı koruyacağım.

Koruyacağım onları.

Koruyacağım.

Ayşe!

Sen delirdin mi?

Seni ateşe atıp da gidip ben evde mi oturacağım yani.

Hayır, ben seni şimdi eve bırakayım.

Sonrada gidip Füsunun karşısına çıkacağım.

Ailemizden ve bizden ne istiyormuş onu soracağım.

Bir kozu varsa benimle paylaşsın he?

Hayır, hayır Nasuh.

Bak ne olur gözünü seveyim.

Kurban olayım eve git.

Bak Miran da Hazar da beni dinlemezler ama...

...seni dinlerler.

Ayşe!

Ne olur, ne olur git bak.

Bana bir şey yapmaz.

Ama onlara yapar.

Ne olur, ne olur git hemen.

Çok geç olmadan git.

Hadi.

Hadi Nasuh.

Ne olur.

Burada mı?

He, ordadır.

Sabahtan beri ellerini yıkıyor.

Ne yaptın ne ettiysem vazgeçiremedim.

Ah Yaren!

Ne yapmışsın ellerini bırak bırak, Yaren bırak!

Gel kızım gel bırak.

Bırak kızım gel.

Gel çık dışarıya.

Gel kızım, gel gel gel.

Gel.

Otur şöyle Yaren.

Otur kızım.

Böyle kaç saattir.

Sanki bedeni burada, tövbe tövbe.

Ruhu sanki başka bir yerde.

Şeyda sus!

(Beni neden öldürdün Yaren)

(Beni neden öldürdün)

Bilmiyorum.

Bilmiyorum Harun.

Niye bana sorup duruyorsun artık, yeter!

Tövbe tövbe, Handan Hanım.

Reyhan iyi misin, iyi misiniz!

Miran nerede?

Miran nerede, iyi misiniz!

İyiyiz biz iyiyiz, Miran çıktı ne oluyor?

Az kaldı, ezanın okunmasına çok az kaldı!

Azize Hanım!

Ezana çok az kaldı.

İyi misin, gel gel içeri gel su vereyim.

Suyun zamanı değil, suyun zamanı değil!

Yok yok yok.

Tamam korkutma, korkutma insanı, sakin sakin bir anlat.

Füsun yanlış anladı.

Azize öldü, ben kimseye kötülük etmiyorum.

Ne olur inan bana Reyhan, kimse inanmıyor.

Sen inan!

Tamam gel, gel gel içeri gel.

Yok gitmem lazım, yok benim gitmem lazım.

Hemen gitmem lazım!

Gitmem lazım, benim gitmem lazım!

Benim gitmem lazım!

Aç Miran!

Aç Miran!

Dilşah anne!

Dilşah anne!

Dilşah anne, aç kapıyı ne olursun!

Bak, Azize artık öyle eskisi gibi biri değil.

Zarar veremez sana korkma ne olur.

Dilşah anne!

Bir şey mi oldu kızım?

Bir ses duydum Dilşah, nerede?

Azize geldi onu gördü korktu herhalde.

Çıkmıyor dışarı.

Kızım senin o kadın ile ne işin olur?

Miran demedi mi sana?

Yok bir işim yok, kendi geldi anneanne.

Dilşah anne!

Dilşah anne, iyisin çok şükür.

Bana anne deme.

Ben senin annen değilim.

Ben senin hiç bir şeyin değilim.

Dilşah kızım.

Ağızından neler çıkıyor öyle.

Özür.

(Telefon çalıyor)

Zaman su gibi akıyor değil mi Azize?

Füsun, Füsun bak, dinle beni söyleyeceklerim var.

Ben seni dinleyeceğim Azize, dinleyeceğim seni.

Arkanda bir araç vardır sana eskortluk edecek.

Benim yanıma getirecek.

Mahmut takip et.

Takip et şunu.

Miran!

Azra!

Hoş geldin.

Hoş buldum.

Ben alayım onları.

Alırım ben.

Yok yok gel, gel hadi.

Gel şöyle geçelim.

Hoş geldin Azize.

Harun'um helvası.

Her katile nasip olmaz.

Maktulünün helvasını yemek.

Buyur.

Ben senin oğluna bir şey yapmadım.

Yaptın.

Ne oluyor!

Ne oluyor, ne oluyor!

Bırak bırak beni!

Bırak beni!

Bırak dedim, Füsun çöz beni!

Çöz beni Füsun, çöz!

Çöz Füsun çöz!

Çok konuşuyorsun Azize.

Biraz ben konuşayım, sen beni dinle.

Uzun uzun düşündüm.

Dedim bu Azize.

Bu dünyada en çok kimi seviyor acaba?

Nasuh.

Ama yok dedim ya.

Geçmişte kaldı Nasuh.

Hazar dır.

Oğlun.

Nihayetin de tek kalan oğlun.

Ama o da büyümüş yaşayacağını yaşamış.

Gene de Azizenin ciğerini yakar dedim.

Ama Miran kadar değil.

Miran elinde büyümüştür, öz ve öz babaannesisin.

Torun değil evlat gibidir sana.

Anlayacağın piyango Miran'a vurdu.

Miran şimdi havaalanındaymış.

Misafiri varmış galiba.

Almış onu dönüyorlar araba ile.

On dakikası var.

On dakika.

Ya ben kıza üzüldüm biliyor musun?

Yani, ben sadece Miran'ı istiyordum.

Yani kısmet işte ne yapacaksın.

Kızın da ömrü oraya kadarmış.

Dilşah annemin oğlu öldü zannediyordum.

Valla gördüğün gibi...

...canlı kanlı etten kemiktenim.

Ben de annemin yaşadığını bilmiyordum.

Çok şaşkınım şuan da.

Geçer.

Bizim oralarda şaşkınlık çabuk geçer.

Ondan sonra yeni bir mesele çıkar.

Çok sırlı cümleler değil mi?

Korkmam gerekmiyor deme.

Yok yok.

Korkma.

Fena mı?

Bir abi kazandın.

Yani.

Sayılır, sonuçta aynı kadına anne diyoruz.

O, iyi mi?

Annem.

Yani annen.

Onca yıl kapalı kalmış.

Dünyadan uzak, herkesten uzak.

Ondan dolayı iyileşmesi için biraz zaman ihtiyacımız var.

Senin ölümünle dört duvara hapsetmiş kendini.

Benimle de düzelmedi.

Ama hayata hep tutundu.

Bende onun dışarı acılan penceresi oldum.

Çok çabaladım dışarı çıksın diye.

Ama bir türlü yıkamadı duvarlarını.

En sonunda...

...tehdit ettim onu.

Son kozumu oynadım.

Gel dedim gel.

Eğer beni görmek istiyorsan peşimden gel.

Gelmedi.

Bir insan kendini nasıl hapseder.

Ben bunu annemde gördüm.

Şimdi bir dakika.

Ben senin dediklerinden hiç bir şey anlamadım.

Azize benim annemi kapatmış.

Onca yıl zorla tutmuş onu.

Azize Teyzem.

Güldürme beni.

Annem heyecanla seni bekliyor.

Gidelim bir an önce.

Harun'u kaybettin ama.

Bir evladın daha var.

Eğer adamlarını durdurmazsan.

Miran'ın kılına zarar gelirse.

Kızını bir daha göremezsin.

Anladın mı?

Kızının nerede olduğunu asla öğrenemezsin.

Ne diyorsun sen be.

He?

Benim kızım yoktur.

Kızın yaşıyor.

Ve yerini ancak ben söyleyebilirim.

Adamlarını ara, onları durdur.

Torunuma karşılık, kızın.

Daha hızlı Mahmut, daha hızlı.

Peki hanımım.

(Telefon çalıyor)

Azize Hanım.

Miran!

Miran!

Baba!

Kızım ne oldu, ne bu halin!

Ne oldu!

Çabuk çabuk Miran!

Miran mı!

Havaalanına, havaalanına!

Havaalanı mı!

Ya ne oldu!

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

Ne oluyor ya!

Dikkat et baba.

Ne yapıyor bu adam böyle!

Lan ne yapıyor bu manyak!

Dikkat et!

Ne yaptı o ya!

Miran!

Ney!

Miran mı!

Yok canım, ne alakası var!

Miran!

Miran!

Oğlum!

Miran!

Oğlum, Oğlum!

Oğlum!

Miran!

Yardım edin!

Yardım edin!

Miran!

Miran!

Miran!

(Müzik çalıyor)

(Jenerik müzik)

(Jenerik müzik)

(Jenerik müzik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.