Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik Müzik)
Azize!
Azize!
Nerede o kadın!
O kadın nerede!
Miran, Azize evde yok!
Bak, Esma ana!
Reyhan, onun yüzünden hastalandı.
Ben, evladımı kaybettim o kadın yüzünden.
Şimdi buradaysa söyle!
Neredeyse söyle!
Affım yok!
Yapmaz ama, o yapamaz.
Oğlum sakin ol.
Kurban olayım söyle biliyorsan yerini.
Şey, sizin çiftliğe gidecekti.
Telefon etti, çiftlikte bir işim var dedi.
Miran!
Seni bulduğum yerde öldüreceğim.
Bu sefer affetmeyeceğim.
Bir şey olmadı, bir şey olmadı.
Baba, geldiler.
Reyhan!
Kızım!
Kızım, senin ne işin var burada!
Baba ne yapıyorsunuz siz burada!
Miran nerede?
Miran burada değil mi?
Ne demek burada değil mi!
Sizinle çıkmadı mı, nasıl kaybettiniz Miran'ı?
Kızım sen sakin ol, tamam.
Biz beraber çıktık Miran ile...
...ama önce Esma'nın evine gittik.
Esma dedi ki bize...
...Azize çiftliktedir diye.
Bizde buraya geldik ama...
...Miran bizden önce çıktıydı.
Demek ki oraya yola, bir şeye girdi o.
Peki nerede Azize?
Yahu baba, Esma dedi bize Azize burada diye.
Biz ne bilelim Azize nerede?
Buldu, bizden önce geldi buldu!
Buldu!
Ben bebeğimi kaybetmişim, ben kocamı da kaybedeceğim!
Katil olacak Miran!
Yok Reyhan.
Reyhan ne olur sakin ol.
Hayır kızım!
Nasıl kaybedersiniz Miran'ı!
Kızım yapma, dur!
Kızım!
Miran!
Reyhan!
Miran!
Oğlum!
İyisin değil mi?
Azize bize bir şey yapmadı Miran.
Azize Hanımı da bir şey yapmadın olmadı değil mi?
Olmadı,
İyiyim, iyiyim Reyhan.
Yapmadım bir şey.
Sen niye buradasın he?
Niye geldin sen buraya?
Bu Azize'nin.
(Ağlıyor)
Oğlum sen geldin de bulmadın he mi, burada Azize'yi?
Öyle mi?
Bulmadım.
Görmedim kimseyi.
Kim, kim ne yaptı o zaman Azize Hanıma?
Bilmiyorum ama ben bir şey yapmadım.
O zaman durmayalım, arayalım onu.
Belki yaralıdır yardıma ihtiyacı vardır ha?
Baba, şimdi niye arıyoruz biz Azize'yi, anlamıyorum ki.
Oğlum hiç bir şey yapmadım diyor işte.
O ne?
Jandarma bu.
İyi geceler Nasuh Ağa.
İyi geceler komutan.
Hayırdır komutanım.
Miran Bey, hakkınızda ihbar var.
Savcılık emri ile sizi cinayet suçlamasından...
...göz altına alıyoruz.
Sen ne diyorsun ya, ne cinayeti, suçlaması!
Ne oluyor ya burada!
Ne diyorsunuz ben anlamadım.
Beni...
...cinayetten göz altına alıyorsunuz.
Yapmayın!
Sakin olun.
Lütfen sakin olalım.
Bir yanlış anlaşılma var.
Baba baba bir şey yapın!
Reyhan tamam.
Tamam Reyhan sakin ol.
Ne yapıyorsunuz siz ya, böyle şey olur mu, komutan!
Komutan sen bizi tanımıyor musun?
Tanımıyor musun sen bizi!
Yanlış anlaşılma var geleceğim.
Tamam Reyhan, sakin ol sen.
Sakin ol, yanlış anlaşılma var.
Reyhan, Reyhan sakın üzülme.
Ben bir şey yapmadım, öğreneceğiz.
Komutan sen bizi tanımıyor musun he!
Bak sakın üzülme, sakın!
Yapmadım ben sen üzülme!
Miran!
Sakin olun.
Ben size...
...kimseye benzemem demiştim.
Oyun nasıl kuruluyor, şimdi görün bakalım.
(Silah sesi)
Mahmut, Mahmut kalk hadi kalk!
Geliyorlar kalk!
Çabuk koş!
Nereye gittiler ya!
Çabuk acele edin.
Acilen bulmamız lazım onu, hadi.
Aşağısı uçurum.
Buradan çıkış yok.
Geliyorlar.
Ha, Ali!
Yok yok yok!
Civar illerdeki jandarma karakollarına...
...haber saldık bekliyoruz.
Ama haber yok.
Bana bak, sen şimdi adamlarını topluyorsun.
Dağı taşı döküyorsun.
Bakılmadık yer bırakmayın bak.
Bende geleceğim sonra!
Haydi!
Ha baba, sen Reyhan'ı al içeri girin.
Haydi kızım.
Hayır ben girmeyeceğim içeri filan.
Bende geleceğim sizinle.
Kızım bebeğin ne olacak?
Böyle sokak sokak dolaşacak mısın?
Dolaşacağım gerekirse dolaşacağım evet!
Yahu Allah aşkına konuştuk bunları Reyhan.
Ya ne konuştuk baba!
Benim kocam kayıp!
Bebeğimin babası kayıp anlıyor musunuz siz beni he!
Bulacağım Reyhan bulacağım.
Şimdi gideceğim.
Onu bulmadan da gelmeyeceğim.
Ben de geleceğim seninle.
Yok, nereye gidiyorsun sen ya.
Olmaz öyle şey!
Bırak diyorum bırak gideceğim!
Kızım sen annesin artık anne anne!
Evladını düşünmek zorundasın.
Kızım yapma böyle!
Bak sana söz veriyorum.
Ben bulacağım Miran'ı getireceğim konağa.
Sen nereden bulacaksın!
Biliyor musun nerede olduğunu!
Azize'ye soracağım tabi, kime soracağım başka!
Ya Azize olmayabilir diyorum size.
Yardım etti o bana, gördüm ben.
Kanamam dursun diye uğraştı.
Yavrum kurtulsun diye uğraştı.
Gördüm baba.
Azize!
Dede bir şey de ne olur?
Belki değil Azize.
Reyhan haklı oğlum.
Bu iş Azizenin işi değil.
Füsun'un işi.
Füsun Aslanbey!
Evet.
Ya ben delireceğim ya!
Ya baba neden Füsun Aslanbey olsun.
O zaten Miran'dan alacağını almadı mı?
Bak sen bir şeyler biliyorsan söyle!
Allah aşkına delirtme beni ya!
Oğlum bundan fazlasını bilmiyorum.
Ama Azize kayıp.
Reyhan'ın söylediği ortada.
Birisi bu işi Azize'nin sırtına yıkmak istiyor.
Buda aklıma benim Füsun'u getiriyor.
Ben gidip soracağım bakalım.
Kızım nereye?
Ya baba bırak, kocamı bulacağım.
Dur dur be Reyhan!
Niye anlamıyorsun!
Dur be kızım dur!
Allah aşkına dur ya!
Nasıl durayım?
Nasıl durayım?
Yarın öbür gün ben evladıma nasıl derim.
Aynı gün hem kardeşini hem babanı kaybettik diye.
Demez mi bana, niye sahip çıkamadın.
Niye düşmedin peşine!
Niye o Midyat'ı yıkmadın!
Demez mi!
Kızım.
Nasıl kaybettin onları demez mi?
Kaçacak yerleri kalmadı.
Bu tarafa doğru koştular.
Nereye gitmiş olabilirler ki?
Buhar olup uçmadılar ya.
Arıyor.
Ne diyeceksin?
Ne olduysa onu diyeceğim, ne diyeceğim.
Vakit kaybet idim mesafeyi açmayalım.
Sen aramaya devam et.
Alo!
Ne yaptınız, niye gelmediniz hala?
Bir sıkıntı oldu.
Adamı kaybettik.
Ne diyorsun, ne kaybetmesi ya!
Nasıl oluyor!
Komutan bu yol şehir dışına gidiyor.
Karakol arkada kaldı.
Komutan size diyorum.
Biz nereye gidiyoruz?
Gidince görürsün.
Ne oluyor lan!
Ne oluyor!
Kimsiniz lan siz!
Miran Ağam, koru kendini!
Mahmut, kelepçe.
Ben gideceğim kolla beni.
Miran'a ateş etmeyin.
Ulan dört kişisiniz orada dört kişi.
Bir adama sahip olamadınız.
Bana bak!
Onu bulmadan benim yanıma sakın gelmeyin!
Beni duyuyor musun, sakın gelme!
Şimdi dağılın her tarafa bakın.
Geri zekâlılar.
Uzağa gitmiş olamazsınız.
Al silahı.
Baygın.
(Telefon çalıyor)
Ne yaptınız?
Buldunuz mu?
Alo, alo!
Kapandı mı?
Duydun mu sesini ağam?
Kim miş?
Ne oldu?
Anlamadım ki kapandı.
Al işte, telefonda kapandı.
Ne yapacağız?
Kesin bir iş geldi bunların başına.
Miran kaçtıysa, Reyhanın yanına gitmiştir illa ki.
Ben şimdi bir eve gideyim.
Öğreneyim ne olduğunu tamam mı?
Şimdi ne olacak?
Ya Miran korktum derse...
O zaman nasıl Miran vurmuş gibi göstereceksin Azize'yi?
Önce bir eve gideyim, ne olduğunu öğreneyim.
Ondan sonra bakarız gerisine.
Azize zaten elimizde.
Bir şey olmaz yani, tamam.
Bak sen bunları devamlı ara.
Bir haber çıkar ise de bana haber et.
Tamam.
Şimdi hemen, Dilşah'ı nerede sakladığını...
...bana söyleyeceksin!
Onu bana vereceksin Mahfuz!
Sen, sen delirdin mi Zehra?
Ne yapacaksın?
Öldürecek misin?
Azize gibi götürüp bir yere mi kapatacaksın!
Bilmiyorum!
Bilmiyorum.
Ama Dilşah ortaya çıkarsa...
...ne olur bir düşündün mü?
Benim çocuklarım var Mahfuz.
Daha çok küçükler.
Evlatlarımın babalarına ihtiyaçları var.
O kadın ortaya çıkarsa.
Yok, olamaz.
Yapma.
Dilşah'ı bana ver.
Yuvamı yıkma Mahfuz.
Dilşah Hanım ortaya çıktı diye...
...yuvan yıkılacaksa.
Zaten bir yuvan yok demektir.
(Telefon çalıyor)
Efendim.
Ha Mahfuz Bey, merhaba.
Bu saatte rahatsız ediyorum sizi ama.
Benim sizin ile çok önemli bir şey konuşmam lazım.
Yani inşallah Mardin desinizdir.
Döndüm Midyat'tayım.
Öyle mi çok iyi öyleyse.
Neredesiniz siz ben nereye geleyim?
Oteldeyim.
Altı yüz on dört numara.
Tamam çok sağ olasın ya.
Çok sağ olasın geliyorum.
Dilşah'ı bana vereceksin!
Eğer onu ortaya çıkartırsan!
Eğer değil Zehra.
Çıkartacağım.
Çünkü herkes evladına kavuşmayı hak eder.
Hatta ben bile.
Haydi kızım, dinlen biraz.
Tamam.
Reyhanım.
Ben sana sıcak bir çorba getireyim.
Üşümüşsün hem tansiyonunda düşmüştür he.
Yatayım biraz düzelirim şimdi.
Tamam.
Tamam kızım dinlen.
Bir haber gelince ben sana hemen bildiririm.
Sağ ol dede.
Bulacağız babanı.
Bulacağız.
Miran Ağam!
Dur bekle!
Telefondakinin kim olduğunu söylemeyecek misin?
Hanımım bu oyunu kuranların elinde olabilir.
Hanımın bu oyunu kuranların elinde olabilir öyle mi?
Evet onu kurtarmak zorundayım.
Bak, o adamların kimden emir aldığını öğrenmek istiyorsan...
...önce sen söyleyeceksin.
Beni nasıl bulup ta kurtardın?
Seni takip ettim.
Neden!
Miran'ında Reyhan'ında hayatı tehlikede.
Füsun boş durmayacak.
Mahmut.
Şimdi hemen Miran'ın peşine bir adam tak.
Nerede ne yapıyor bileyim.
Sen nasıl istersen hanımım.
Mahmut!
Eğer bana bir şey olursa.
Ya da ulaşamazsan.
Miran'ı korumanı istiyorum.
Sadece Miran'ı değil.
Reyhan'ı da Hazar'ı da.
Gerekirse canını vereceksin.
Ama onları koruyacaksın, anladın mı?
Emirin başım gözüm üstüne hanımım.
Bunları Azize Hanım söyledi öyle mi?
Bunca yıl öldürmeye çalıştığı...
...üzerine planlar kurup yok etmeye çalıştığı...
...Hazar Şadoğlu'nu kurtaracaksın dedi.
Sen de benden buna inanmamı bekliyorsun.
Sana ne dediysem birebir doğrudur ağam.
Tamam, hadi diyelim ki hanımın koru dedi.
Hatta gerekirse canını ver dedi.
Sen de canını vermek pahasına geldin...
...kurtardın beni.
Peki o adamların sahte olduğunu nereden anladın?
Şehir dışına çıktıklarını gördüm.
Karakola gitmeyince o zaman anladım.
Hanımım uyarmıştı beni.
Hanımın uyarmıştı.
Zaten bizim eve de tatlı yollayan...
...senin hanımın değil, deme!
Yok o değildir.
Kim peki?
(Sakın Miran'a Füsun ile bir şey duyurma)
(Gerçeği bilirse durmaz)
(O Füsunun, ne kadar tehlikeli)
(Bir kadın olduğunu bilmiyor)
(Başını derde sokar)
(Sakın)
Kim peki kim!
Bilmiyorum.
Bilmiyorsun.
Miran Ağam!
Bana inanmıyorsan...
...boynum kıldan incedir.
Kır boynumu.
Ama telefondakinin kim olduğunu söyle.
Hanımım ellerinde olabilir.
Ağam, Allah için.
O telefondaki kimdir?
Sen duydun.
Söyle.
Gidip hanımımı ellerinden alayım.
En son kimin canını yaktıysa...
...onun elindedir.
Git oraya bak.
Hayır baba, ben anlamıyorum ki.
Niye Azat'ı gönderiyorsun peşine?
Onca adam aramıyor mu zaten?
Bunlarında ne derdi olsa bize düşüyor ha.
Annesi de yok ortada.
İstersen gideyim onu da ben arayayım ha.
Handan, o dilini tut!
Yoksa bu yaştan sonra...
...sana dilini tutmayı ben öğreteceğim.
Bana bak!
Ailene kendine yakışanı yap!
Terbiyesizlik etme!
Nasuh Ağa!
Nasuh Ağa!
Reyhan yok!
Hiç yatmamış gitmiş.
Aslanbey konağına gitti.
Ah yavrum.
Ay o hali ile nereye gider ay.
Kızım.
Anası kılıklı.
Yavrum.
Şükran Teyze!
Şükran Teyze.
Handan Hanım bir şey yap!
Kadına bir şeyler oluyor!
Şükran Teyzem.
Ah Şükran Teyze.
Şükran Teyzem!
Ben kolonya getireyim.
Ne durumdalar acaba?
(Ulaşılamıyor mesajı)
(Mesaj sesi)
Miran, ben böyle olsun istemedim.
Sana da evladıma da ettiklerimi affettiremem.
Biliyorum hakkını helal et oğlum.
Fırat önce Allah'a...
...sonra sana emanet.
Niye böyle bir mesaj attı ki şimdi.
Beni affet.
Bir şey yaptı.
Kendine bir şey yaptı.
(Onu Füsun Aslanbey yapmış olabilir)
(O kadın bize yardım etti ama dostumuz değil)
(Kendi için yaptı ne yaptıysa)
(Füsun Aslanbey tehlikeli bir kadın)
Bulacağım.
Bulacağım babanı yavrum korkma.
(Azizeyi de o aldı)
Bulacağım.
Dede!
Reyhan kızım!
Kızım niye çıktın böyle?
Ya başına bir şey gelseydi.
Benim başıma gelen geldi zaten.
Evladımı kaybettim ben.
Diğeri de babasız kalmasın diye...
...gideceğim o kadına hesabını soracağım.
Ne olursun beni durdurmaya kalkma dede.
Kızım kızım, Reyhan.
O kadın sana gerçeği söylemez ki.
Eğer laf ile olsaydı ben sorardım hesabını.
Git sor!
Git sor o zaman.
Torunum dedin bağrına bastın.
Git sor dede!
Ben kocam nerede bilmiyorum!
Senin torunun nerede biliyor musun?
Git o kadının yakasına yapış.
Hesabını sor!
Miran ondaysa, al Miran'ı!
Ben artık bu korkularla yaşamaktan bıktım.
Evlendim bir başladı.
Bitmek bilmiyor, senden kaçtık.
Azizeden kaçtık.
Amcamdan kaçtık.
Şimdi birde Füsun çıktı başımıza.
Kızım.
Allah aşkına böyle söyleme.
Yaşadığın şeylerin tek suçlusu benim.
Bu acıları sana ben yaşattım.
Sen bana Allah'ın emanetiydin.
Ama bakamadım.
Koruyamadım seni.
Ben, ben bu yaşta öğrendim baba olmayı.
Dede olmayı.
Bu yaşta öğrendim.
Hepsini sen öğrettin bana.
Ama şimdi...
...şimdi bozduğum her şeyi...
...tamir edeceğim.
Söz veriyorum sana, her şeyi düzelteceğim.
Senin o gözünden yaşları akıtanlardan...
...tek tek bunun hesabını soracağım.
Söz veriyorum sana hepsinden hesabını soracağım.
Dede!
Ama önce seni eve götüreyim ha.
O Füsun Aslanbeyden.
Bunun hesabını soracağım.
Miran yanındaysa, gideceğim...
...Miran'ı canım pahasına alıp sana getireceğim.
Sonra da o Aslanbey konağını...
...onun başına yıkacağım kızım.
Ama hadi eve gidelim güzel torunum.
Hadi eve gidelim.
Al Miran'ı da gel tamam mı.
Alacağım hadi gel.
Gel gidelim.
Kimsin sen.
Kimsin sen!
Çık ortaya!
Göster kendini korkak!
Kimsin sen!
Füsun!
Füsun sen misin?
Füsun!
Sensin, sen olduğunu biliyorum.
Sen olduğunu biliyorum.
Önce Reyhan'ı zehirledin.
Sonra benim üstüme yıkmak için...
...beni buraya tıktın.
Buraya tıktın.
Sensin biliyorum.
Ama buradan çıkacağım.
Buradan çıkacağım.
O zaman kendi ellerim ile...
...ciğerini sökeceğim senin.
Kendi ellerim ile sökeceğim ciğerini.
Seni elimden kimse alamayacak Füsun.
Kimse alamayacak.
(Ağlıyor)
Allah'ım ne olur.
Ne olur şimdi alma canımı Allah'ım.
Ne olur buradan çıkmama yardım et.
Şimdi alma canımı.
Ne olur Allah'ım.
Bak ellerimi açtım sana yalvarıyorum.
Senin huzuruna çıkacak yüzüm yok.
Ama gidecek başka kapımda yok!
Allah'ım ne olur!
Evladımın sesini duyayım.
Bir kere anne dediğini duymadan...
...alma canımı Allah'ım.
Ne olur alma canımı Allah'ım.
Zehra!
Nerede o, ha?
Nerede, nereye sakladın onu?
İçeride değil mi.
Zehra burada olamazsın.
Zehra!
Burada değil mi, nereye sakladın onu?
Onu bana vereceksin Mahfuz.
Zehra kendine gel.
Hemen şimdi buradan gitmen lazım.
Hemen buradan gitmen lazım.
(Kapı çalıyor)
Mahfuz Bey!
Hazar ben.
Mahfuz Bey!
Hazar Bey, hoş geldin.
Mahfuz benim hiç vaktim yoktur.
Mesele çok mühim.
Durumu anlatacağım, sonra çıkıp gideceğim.
Kötü bir şey mi oldu?
Çok kötü bir şey oldu ya.
Reyhan.
Reyhan ikizlere hamileymiş.
Bebeklerden birini kaybetti.
Kızım nasıl?
İyi mi peki?
İyi şimdi, bebek te iyi oda iyi ama.
Reyhan'ı zehirlemişler Mahfuz.
Duydun mu, zehirlemişler?
Kim yapmış?
İşte bilmiyorum.
Biz düştük Azizenin peşine gittik çiftliğe.
Oraya da birileri giymiş jandarma kıyafeti...
...geldi Miran'ı alıp götürdü.
Dediler bize cinayet suçlaması var.
Bizim de aklımız durdu tabi.
Miran'ı kaçırdılar.
Benim oğlum şimdi nerede ben bilmiyorum.
Nasıl durumu nedir bilmiyorum Mahfuz.
Nasıl yardımım olur.
Bak şimdi.
Babam Azize ile konuşmuş.
Ondan bir şeyler duymuş.
Diyor ki bana, bu işin altında...
...Füsun Aslanbey var.
Ben Azizenin lafına güvenmem, inanmam.
Ama elimdeki her olasılığı değerlendirmem lazım benim Mahfuz.
Sen bu Füsun'u tanıyorsun ha.
Yapmış olabilir mi böyle bir şey?
O başından beri...
...Miran'ı da Reyhan'ı da korudu.
Hem Reyhan'ın babası olduğumu biliyor, yapmaz.
Aslan'ın ölümü için...
...Reyhan ile Miran'ı sorumlu tutmuyor mudur yani?
Bütün bu olanlar Azizenin üstüne kalsın...
... diye yapmış olamaz mı?
Mahfuz, benim vakitim yoktur.
Sen bir düşün.
Eğer Füsun ile konuşursan...
...ya da aklına bir şey gelirse...
...beni haberdar et.
Tamam Hazar Bey.
Hazar Bey!
Reyhan'ı arasam şimdi.
Daha mı çok üzmüş olurum?
Yok.
Onun şimdi daha çok desteğe ihtiyacı vardır.
Allah'ım ben burada ne yapıyorum.
Füsun Aslanbey!
Kızıma dokunacak kadar aptal değildirsin inşallah.
Eğer Reyhan'ı azıcık seviyorsan.
O vakit ondan uzak dur.
Bunca acının içine bir darbede sen vurma.
Yahu sahi mi diyorsun?
Ali bak!
Ama orası Diyarbakır yolu...
...eminler deme Miran'ı gördüklerinden.
Tamam.
Haydi siz hemen geçin oraya.
Hemen geçin, iyi haberler bekliyorum hadi senden.
Zehra!
(Kapıya vuruyor)
Esma Hanım!
Esma Hanım!
Esma Hanım!
Esma Hanım!
Esma Hanım!
Esma Hanım!
Alo, alo yardım edin!
İntihar etmiş.
Bilmiyorum.
İlaç içmiş galiba.
Ne olur hemen gelin, ne olur.
Adresi veriyorum.
Lan oğlum!
Sen hep böyle titrek misin?
Yoksa benden mi korkuyorsun?
Yok hanım ağam, hiç olur mu.
Ben özeniyorum size yaparken de.
Ondan titriyor.
Şeydacığım.
Ağızın değil, elin çalışsın değil mi ama.
Füsun Hanım!
Dede!
Nasuh Ağa, hoş gelmişsin.
Hoş gelmişsin ağam.
Sür bir cezve daha.
Misafirimiz mühimdir.
Yarenlik etmeye gelmedim.
Başımızda bir hal vardır.
Diyeceğimi deyip, buradan gideceğim.
Hayırdır.
Miran kayıp.
Ne demek kayıp?
Siz mi yerini bilmiyorsunuz, yoksa?
Birileri, jandarma elbiseleri ile gelip...
...Miran'ı alıp gittiler.
Sahte olduklarını anladık.
Ama biraz geç oldu.
Azize'ye bak ya.
Bunu da yaptı he.
Miran'ı Azize Hanım mı kaçırmış?
Bunu yapmayacaktın.
Onu alan Azize değil.
Çünkü Azizede kayıp.
Birileri Azize'yi de almış.
Belki aynı kişidir.
Sen de buraya geldin.
Azize'yi bana soruyorsun he.
Yalnızca Azizeyi değil.
Miran'ı da sormaya geldim.
İleri gidiyorsun ağa.
Hadi Azizeyi anladım.
Hasmımdır.
İlk bana soracaksın illa ki.
Ama benim Miran ile ne işim olur.
Onu ailesine kavuşturan benim.
Şimdi neden onu alıp saklayayım.
Füsun Hanım.
Ben düze bir adamım.
Oyun oynamayı, alengirli şeyleri bilmem.
Benim tek bildiğim şey.
Ailem, evlatlarım, torunlarım.
Birileri onların canını yakarsa...
...kendi canım yanmış sayarım.
Hesabını da ağır sorarım.
Burada beni herkes bilir.
Sen de bil istedim.
Yavaş!
Böyle konuşursan, aramızda ki bütün hukuku yıkarsın.
Biz sizden kız aldık.
Siz bizden kız almadınız.
Sizin oğlunuz yalanla dolanla aramıza girip...
...bizi kandırdı.
Ben her şeyin adını doğru koymayı severim Füsun Hanım.
Şimdi sana tekrar soruyorum.
Miran nerede?
Nasuh Ağa!
Annem neden böyle bir şey yapsın ki.
Benim muhatabım sensin Füsun Hanım.
Şimdi bir soru sordum.
Cevabını bekliyorum.
Miran nerede?
Miran'ı ben almadım.
Yerini bilsem sana söylerdim.
Gel desen sizinle beraber...
...yollara düşer arardım.
Ama sen beni suçluyorsun.
Bu hiç hoş olmadı Nasuh Ağa.
Yok diyorsun yani.
Yok diyorum yani.
O vakit ben diyeceğimi dedim.
Sende duydun.
Beni evlatlarımla torunlarımla sınayanları...
...düşman sayarım.
Bunu sakın aklından çıkarma.
Nasuh Ağa!
Ben eğer bir şey duyup sezersem...
...seni arayacağım.
Söz veriyorum.
Anne.
Böyle bir şey yapmadın deme?
Aptallık etme Füsun.
Bırak birbirlerini yesinler.
Alo!
Füsun Hanım, Midyat'tayım.
Otelin lobisinde bekleyeceğim.
Gelebilir misin?
Bu saatte aradığına göre...
...senin gecende hareketli geçiyor he?
Gelelim bakalım.
Ne diyeceksin çok merak ediyorum.
(Kapıya vuruluyor)
Bir yere mi gidiyordun?
İşim var, sonra konuşalım.
Bana Miran'ı almadım dedin.
Çünkü almadım.
Peki bu acelen.
Sen evlenirken bile bana sormadın.
Şimdi bu acelen ne?
Nereye gidiyorsun soruları...
...haddini bil.
Anne!
Bana...
...aynı soruyu ikinci defa...
...sormaman gerektiğini unuttun galiba.
Halit, arabayı çıkar gidiyoruz.
Bir şeyler oluyor?
Miran kayıp.
Biliyorum.
Peki ne yapacaksın?
Dilşah Hanımı da teslim etmedin hala.
Bak eğer.
Harun!
Ben Dilşah Hanımı vereceğim.
Ama sende duydun Miran kayıp.
Önce ne olduğunu anlamam lazım.
Ya Miran'ı bulamazsak.
Yine de Dilşah Hanım ortaya çıkacak.
Bunun başka yolu yok.
Annem hadi iki yudum iç.
İçin ısınsın.
İstemiyorum anne.
Miran gelmeden istemiyorum bir şey.
Anne istemiyorum ne olur.
Baba Miran!
Kızım!
Kızım her yere haber saldık.
Otur bulacağız.
Otur, otur sakın telaş etme.
Eli kulağındadır haber gelecek.
Tamam az sabır.
Bulacağız.
Gelecek o haber, bulacağız.
Ağlamayacağız anneanne.
Ağlamayacağız, dönecek Miran.
Onun dönmek için çok sebebi var.
Bak sen varsın, ben varım.
Ailesi var.
Hep bana dönmenin bir yolunu buldu.
Dönecek.
Dönecek.
Zehra!
Evladımızın başına onca şey geliyor...
...sen neredeydin?
Ben, ben bilmiyordum.
Bahara diye ebe kadına gitmiştim.
Dedem.
Füsun Aslanbeyden bir şey öğrenemedim.
Ney!
Sen ne öğrenecektin ki ondan?
Miran'ın nerede olduğunu.
Reyhan ne diyor baba?
Sen benim dünürümün kapısına mı gittin...
...Miran'ı bulmak için.
Sana hesap mı verecektim!
Ha vereceksin!
Ya, dede baba bir sakin.
Yahu Azize dururken...
...ne diye sen Füsunun kapısına gidiyorsun ki.
Miran'a bakmaya.
Miran kayıp, Miran.
Benim oğlum kayıp.
Kimden şüphe ediyorsak bakacağız tabiki, ne oluyor ki.
Ya ben anlamıyorum...
...siz el birliği ile Azizeyi aklıyorsunuz.
Ne kadar suçu günahı varsa da...
...hepsini Füsunun üstüne atıyorsunuz öyle mi!
Ulan senin derdin dünürün mü?
Miran kayıp, Miran!
Sen onun amcası değil misin!
Saatlerdir neredesin!
Ya tamam küs, darıl ama.
Ailenin yanında ol yanında!
Umurundaki mi sanki Miran onun!
Şu kapıdan sağ salim girsin bile istemiyorsun değil mi!
Tamam kızım.
Senin sıkıntın dedemin, Füsun Hanıma hesap sorması değil.
Miran'ı düşünüyor ya tahammül edemiyorsun!
Miran'a şurada bir şey olsa...
...senin umurunda olmaz!
Niye olsun ki...
...zaten sen öldürmeye kalkmadın mı öz yeğenini.
Senin umurunda mı olur sanki...
...canına minnet olur!
Saygısızlık etme.
Yalan mı!
Kızım kızım tamam.
Belki de Füsun Hanım ile birlik olup...
...siz bir şey yaptınız!
Ben nereden bileceğim!
Reyhan, sen ne biçim konuşuyorsun!
Ne diyorsun!
Haddini bil Cihan!
Ben haddimi biliyorum.
Asıl haddini o bilecek!
Sen söylediklerini dikkat et tamam mı!
Konuşurken dikkatli ol benimle!
Bir daha Reyhan'ın üzerine yürürsen!
Eğer bir daha ona bağırırsan!
Ne olacak, öldürür müsün!
Miran dur!
Ben senin gibi başladığım işi yarım bırakmam!
Sen benim ne dediğimi anladın!
Cihan, niye böyle bir şey yapsın aga?
Tamam biliyorum seninle derdi varda.
Yani seni sahte bir oyun ile alıp...
...ne yapacaktı ki Miran?
Of!
Bilmiyorum.
Nasıl bir oyun dönüyor bilmiyorum aga.
Herkes herşey birbirini gösteriyor.
Ama.
Ama ne?
Cihan, bu işte yalnız olmayabilir.
Nasıl?
Nasuh Ağa'nın uyarısına rağmen...
...Füsuna ne kadar yakın olduğunu görmedin mi?
Bunlar iki günde dünür oldular he.
Sen şimdi o zaman iş birliği içindeler diyorsun?
Neden olmasın.
Füsun'un derdi Azize ile.
Ama Cihan'ın derdi benimle.
İşte bu yüzden bir an önce...
...Azize Aslanbey'i bulmamız lazım ki.
Onu kimin aldığını öğrenebilelim.
Çünkü onun kaybolması ile...
...benim alınmamın aynı zamana denk gelmesi...
...çok büyük tesadüf.
İkinizi beraber, nasıl plan içinde olabilirler ki?
Aga, peşimdeki adamlar beni sağ yakalamaya çalıştılar.
Ateş bile değmedi bana.
Ne anlama geliyor.
Ya Azizeyi benim üzerime yıkacaklardı.
Ya da beni kaçırıp onun üstüne.
Neyse, benim şimdi içeri girmem lazım.
Reyhan perişan olmuştur.
Ama senden bir şey isteyeceğim.
Tabi de, ne dersen.
İyi düşün, çünkü öyle bir şey yapmamız lazım ki.
Füsun Aslanbey, Azize Hanımı bize kendi elleriyle verecek.
İşte o zaman, eğer Cihan da işbirlikçisi ise...
...onun da derdini anlayacağız.
Sen benim evimde, benim çatımın altında...
...beni mi tehdit ediyorsun!
Ben seni tehdit etmiyorum Cihan Şadoğlu.
Ben sana eğer bir daha karıma yaklaşırsan...
...olacakları söylüyorum.
Miran!
Reyhan!
Reyhan!
Reyhan!
Miran döndü, Miran döndü!
Sende hiç mi merhamet yok ha!
Hiç merhamet yok mu sende!
Benim kızım hamile, hamile be!
Yahu senin oğlun saldırdı bana!
Senin oğlun!
Amca baba bir durun!
Bana bak!
Bu çatı altında huzursuzluk çıkarmaya...
...devam edeceksen!
Aha kapı orada !
Sen mi kovacaksın beni ha.
Sen mi kovacaksın beni!
Cihan yeter, kes artık!
Yeter ha!
Neye yeter?
Senin yanında evladın beni bu evden kovdu.
Öz abim öz!
Bana mı yeter!
Babam, sakin.
Ne halde olduklarını görmüyor musun!
Bu mu senin kardeşliğin!
Madem ki ben bu ailenin...
...huzurunu birliğini bozuyorum.
O zaman ailemi de alır, çeker giderim baba.
Hepiniz hazırlanın gidiyoruz.
Baba bak!
Öfke ile hareket ediyorsun.
Hazırlan gidiyoruz.
Cihan!
Cihan, hiç bir yere gitmiyoruz.
Burası bizim de evimiz.
Çocuklarımızın bu konakta hakkı var.
Kim istiyorsa gitsin...
...kim istiyorsa kalsın ama.
Ben hiç bir yere gitmiyorum.
İyi, ben tek başıma giderim.
Oğlum!
Baba!
Sen dur, annenin yanında kal.
Dede, Allah aşkına yapmayın ya.
Tamam, tamam.
Dönecek o, getireceğim onu.
Ben sana yapacağımı biliyorum Miran efendi.
Ben sana yapacağımı biliyorum.
Efendim Halef.
Alo Cihan!
Adamlar Miran'ı bulamamışlar.
Ama silahını getirdiler.
Miran konakta, silahı bizde öyle mi?
Ben ne yapacağımı biliyorum.
Ne yapacağız, Azize ne olacak?
Azize ölecek Halef.
Anlıyor musun?
Miran'ın elinden olmasa da...
...silahından çıkan kurşun ile ölecek.
Hadi geliyorum ben.
Allah'ım Allah'ım ne olur ulaşayım.
Aç ne olur.
Alo Zeynep!
Ya Miran'ı bulduk.
Arayacaktım senide.
Fırat ben ambulastayım.
Anneni baygın buldum .
Fırat, kendinde değil.
Ne olur hastaneye gel sende.
Şimdi götürüyoruz.
Ne!
Sen şimdi bunları düşünme.
Bana daha iyi misin onu söyle?
Değilim.
Değilim Miran.
Jandarmalar sahte.
Niye götürdükleri belli değil.
Nasıl döndün diyorum.
Kaçtım diyorsun bana.
Ben de o kadarını biliyorum Reyhan.
Vallah bu kadarını biliyorum.
Ne olup bittiğini anlamamız için...
...Azize Aslanbey'in ortaya çıkması lazım.
Belki cevaplar onda.
Hem ben şimdi bunları konuşmak istemiyorum.
Bizim konuşmamız gereken başka.
Miran!
Gidelim buradan.
Gidelim buradan ne olursun, korkuyorum ben.
Bizim korkacak hiç bir şeyimiz yok.
Var!
Benim korkacak bir şeyim var.
Bu olanlar yüzünden ya sen bir gün katil olacaksın.
Ya da öleceksin Miran.
Reyhan.
Çıkıp gittiğin gibi bu akşam evden...
...yine çıkıp gideceksin.
Geri dönemeyeceksin.
Öyle bir şey olmayacak sana söz veriyorum.
Ben sizi yalnız asla bırakmayacağım.
Geçti gitti artık lütfen.
Geçmedi, gitmedi hiç bir şey!
Bütün kötülükler aynı, acılar aynı...
...sen, öfken aynısınız!
Bir hışımla yaşıyorsun hayatı.
Yapamazsın artık.
Öldü bizim bebeğimiz Miran.
Öldü!
Eğer buradan çekip gitmezsek...
...diğeri belki de babasız doğacak.
Anla artık.
Ben buradayım, sonuna kadar buradayım.
Ama yavrum yok!
Gitti bebeğim gitti!
Benim çok korktuğum şey oldu!
Gitti bebeğim yok, sahip olamadım ben ona.
Öğrendim, yine senin peşine düştüm.
Senin peşinden koştum.
Ben seni düşünmekten...
...yavrumun acısını yaşayamadım Miran!
Reyhan!
Hep böyle oldu, hep böyle oldu!
Ben, hiç kendimi düşünmedim.
Seni, onu, bunu düşünmekten.
Kendimi hiç düşünmedim.
Aman Miran'a bir şey olmasın.
Annem babam üzülmesin.
Dedem bağırmasın.
Amcam yengem kızmasın.
Ben hep kendi acılarımı içime attım.
İçime attım.
Doldu.
Biliyorum.
Ama lütfen sakin ol.
Gitti bebeğim gitti gitti!
Reyhan.
Ne olur yapma böyle.
Kızım.
Karışmayacaksın!
Karışma!
Ne olur yapma, sakin ol.
Siz yapmayın, siz yapmayın.
Yapmayın, yapmayın ne olur.
Artık bedel ödettirmeyin.
Bedel ödemeyeyim.
Ben, bunların ötesine nasıl katlanılır bilmiyorum Miran.
Bilmiyorum, benim bebeğim yok.
Reyhan böyle yapma bak.
Tamam, birisi gitti.
Ama diğeri hala bizimle.
Bizim, sen ben bebeğimiz.
Hala üç kişiyiz Reyhan.
Söylemedin.
Söylemedin bana.
Öğrendim yoktun yanımda.
Yoktun.
Sordum sana hastanede.
İyi mi dedim.
Bebeğim iyi mi dedim.
Gözünün içine baktım sordum.
İyi dedin.
İyi dedin bana yalan söyledin Miran.
Ne oldu, ben Zeynep'ten öğrendim.
Ben evladımı kaybettiğimi Zeynep'ten öğrendim!
Neredeydin, neredeydin!
Reyhan!
Ben, yemin ederim ben.
Yanında olacaktım, ben söyleyecektim sana.
Yemin ediyorum.
Ben sadece doktora yalvardım.
Biraz daha zaman verin ben ona söyleyeyim dedim ama.
Bilemedim ya!
Ne diyeceğimi...
...nasıl dersem daha az üzüleceğini bilemedim.
Vallahi bilemedim.
Ya ben farkında değil miyim sanıyorsun Reyhan.
Anne olacağını öğrendiğin günden beri...
...elin karnında.
Doğmamış bebeğimize iyi geceler diliyorsun.
Ninniler okuyorsun.
Ya mutlu olmaktan da çekiniyorsun.
Sırf ona bir şey olacak diye.
Vallahi bilemedim.
Demek istedim diyemedim Reyhan.
Çok özür dilerim senden.
Sağ salim döndün.
İyisin çok şükür.
Ama ben yalnız kalacağım Miran.
Olmaz.
Ben seni burada başbaşa bırakmam.
Hadi gel, lütfen.
Hayır.
Reyhan.
Bu halinden daha iyi olman lazım.
Bak benim için değil ha.
Kendin için.
Bebeğimiz için.
Bundan daha iyi olmalısın.
Hadi gel benimle.
Olmaz, yalnız kalacağım ben.
Gel meleğim hadi.
İstemiyorum, istemiyorum.
Bebeğimiz için lütfen, hadi.
Lütfen hadi gel benimle.
Hadi.
Fırat!
Su iç biraz.
Ben nasıl evladım ya Zeynep.
Annem benim yüzümden hasta.
Sen o kadar uyardın beni.
Ben seni dinlemedim, tersledim.
Sen olmasaydın, belki bugün annem.
Fırat!
Bak konuştuk ya doktor ile.
Midesini yıkamışlar, hayati bir tehlikesi kalmadı artık.
Annen düzelecek.
Uyanınca konuşacaksın onunla.
Senin yanında olduğunu görecek.
Ölebilirdi.
Ama ölmedi.
Sen o an orda olmasan...
...kulübede olmasan Miran'ın telefonu bir şey olmasa...
...belki de annem şuan yoktu.
Afiyet olsun.
Sağ olasın.
Olanlardan sonra Midyat'ta dönemezsin zannetmiştim.
Bana da sürpriz oldu.
Ama buradayım işte.
Tutuksuz yargılanacakmışsın?
Aslan benim kurşunum ile değil.
Kendi hatası ile yaptığı kaza yüzünden öldüğü için.
Böyle bir karar alındı.
Biliyorum.
Ama onu vurdun.
Benim bunu hoş karşılayıp...
... unutacağımı düşünmedin herhalde.
Aslında düşünmüştüm.
Genelde insanların için de iyiliği...
...görmeye meyilliyimdir.
Bana bakınca ne görüyorsun?
Benim ne gördüğüm önemli değil.
Sen ne görmek istiyorsun?
Ben göründüğüm gibiyimdir.
Reyhan bebeğini kaybetti.
Nasuh Ağa öyle demedi.
İkizlerden birini kaybettik.
Başın sağ olsun.
Bilmiyordum.
Şimdi öğrendin.
Sen beni mi suçluyorsun?
Yok, kimseyi suçlamıyorum.
Çünkü kimin yaptığını biliyorum.
Beni buraya niye çağırdın?
Birileri büyük bir oyun oynuyor.
Aslan ile yapacaklarımız yarım kaldı.
Ama ben her şeyi bitirmeden...
...buradan ayrılmayacağım.
Ve kızıma bunu yapanı da cezalandırmam gerekecek.
Bir şey duyarsan telefonum sende var.
Bitirmediğimiz ne kaldı ki?
Baba ile oğlu kavuşturduk.
Azizeyi tahtından indirdin.
Mahfuz, sendin!
Ben bunu nasıl düşünemedim.
Azize değil, sendin.
Dilşah Mahfuz'un elinde.
Peşine adam takın.
Yarım bıraktıkları işi...
...bu sefer de bitiremezse...
...hepsinin kafasına sık.
Anladın mı?
Mahfuz!
İnsanın bu kadar yumuşak karnı varsa.
Düşman edinmeyecek.
Yapmak istemiyorum ben bunu.
Reyhan benimde yüreğim yanıyor.
Senin çektiğin acıyı bende çekiyorum.
Senin ki gibi olamaz.
Çünkü sen o hayatı içinde taşıdın.
Ama.
İşte bu yüzden bu acı hiç dinmeyecek.
O yüzden bunlar bana...
...yavrumu unutturmayacak Miran!
Unutmayacağız tabi.
Unutmayacağız.
Ama bu acının da içine kalmasına izin veremezsin Reyhan.
Bu yükü aynı yerde taşıyamazsın.
Birisi için heyecanlanıp sevinirken...
...diğeri için acı çekemezsin.
Bak bu gidene de, kalana da haksızlık olur.
Sadece sevdiklerimin sağlığı için dua ettim.
Şimdi bunun bir anlamı yok.
Benim dualarım ulaşmamış.
Şimdi bir fener mi ulaşacak?
Evet bu bir dilek feneri.
Ama biz buraya dilek dilemeye gelmedik.
Biz buraya, bebeğimizi...
...bir melek olarak gökyüzüne uğurlamaya geldik.
Bu sadece bir fener.
Ama bizim çocuğumuz.
Öldü!
Öldü.
Öldü.
Peki denemekten ne çıkar?
Denesek.
Melek gibi uğurlasak onu.
Seni almaya geldim Ayşem.
Benim için geldin Nasuh.
Yıllar sonra, beni almaya geldin.
Azize Aslanbey!
Öleceksin!
Aileme ettiklerin için öleceksin.
Ama ölünde işime yarayacak.
Senden bilecekler Cihan.
Kimse bilmeyecek.
Bak!
Miran'ın silahı.
Onun silahından çıkan kurşun ile öleceksin.
Cihan bak, bak beni dinle.
Sus!
Ben konuşacağım, sen dinleyeceksin.
Hani affedilmek istiyordun ya.
Ha.
İşte öyle bir şey olmayacak.
Çünkü sen günahkarsın.
Zalimsin.
Şimdi nedamet getirdin diye.
Yaptıkların unutulmayacak.
Şimdi olmaz Allah'ım.
Şimdi olmaz Allah'ım.
Oğlumun anne dediğini duymadan olmaz Allah'ım.
Ne olur yarabbim beni duyduğunu biliyorum.
Ne olur?
Korkuyor musun?
Hani kefenini giyip, ölümünü bekleyen Azize.
Gerçekten korkuyor musun?
Ama ben sana...
...vakti zamanın da...
...bir şey söylemiştim hatırlıyor musun?
Demiştim ki...
...herkesin korktuğu bir şey mutlaka vardır.
Aha işte, senin de korkun bu.
Ama ne biliyor musun?
Korkunun ecele hiç bir faydası yoktur.
Ateşin harlı olsun Azize!
Oğlum.
Cihan, oğlum!
Yapma, sakın ha, sakın!
Sakın oğlum!
Sakın!
Oğlum bak!.
Nasuh!
Ver o silahı bana.
Ver onu bana!
Sen bu değilsin!
Sen katil değilsin oğlum, yapma!
Sen benim kim olduğumu nereden biliyorsun?
Ha?
Sen, benim kim olduğumu nereden biliyorsun!
Bir kere gözlerini abimden çevirip...
...bana baktın mı?
Oğlum ben evlatlarımı ayırmam.
Ayırdın.
Ayırdın.
Beni hep gölgede bıraktın.
Bırakmadın ki boy vereyeyim büyüyeyim.
Çocukken yaptığım ufacık hatada bile...
...affı olmayan Nasuh Şadoğlu.
Bize etmediğini bırakmadığı bu kadını af etti.
Öylemi?
Baba!
Benim annem, senin bir güzel sözüne...
...hasret gitti.
Ne bir sacını okşadığını gördüm.
Ne de güzel bir söz söylediğini.
Hep sinirli, hep öfkeli Nasuh Ağa.
Bunun için miydi?
Bizi bunun için mi sevmedin baba?
Oğlum, ben sizi sevdim.
Anneni de.
Ama onu sevdiğin gibi değil!
Değil!
O uzaklara dalmalar...
...çiftlikten nefret etmeler...
...sinirlenmeler, bağırmalar, çağırmalar!
Hepsi bunun için miydi?
Ben Azizeyi değil.
Ayşe'yi sevdim oğlum.
Annen de bunu biliyordu.
Bile bile evlendi benimle.
Yalan söylüyorsun, yalan konuşuyorsun!
Yalan konuşuyorsun!
Kaç yıldır bu konakta yaşıyoruz.
Ben bıktım artık, bıktım!
Ben sana en başında dedim.
En başında.
Bu mesele bir daha açılmayacak.
Evladın var, her şeyin var.
Böyle yaşayamıyorum, görmüyor musun mutsuzum.
Tamam dedim ben kabul ettim her şeyi ama.
Bir güler yüzünde mi yok?
Bir tatlı sözünde mi yok?
Ben bu konağın içinde çürüyorum.
Nazlı yeter!
Yetmez!
Yetmiyor işte.
Niye uğraşmıyorsun?
Bir kere yüzüme baksan.
Bir saçımı okşasan.
Her gün ağlıyorum ben.
Her gün kahır oluyorum.
Bu kadar mı zor beni sevmek?
Sen onu sevmekten hiç vazgeçmedin.
Neden sevmiyorsun annemi?
Neden ağlatıyorsun?
Cihan, sen kapımı dinliyorsun?
Duydum seni.
Ben seni sevmeyeceğim.
Ağlatacağım artık.
Sakın, beni öldür daha iyi.
Sakın dokunma evladıma.
Yeter!
Oğlanı da kendin gibi ettin.
Üzülme anne.
Kamil dedeme söyleyeceğim sabah.
İki gözüm benim, oğlum, canım oğlum.
Sakın bak, sakın söyleme dedene bir şey tamam mı?
Ben de onun çocuğuyum üzülür.
Hem, geçti bak.
Geçti.
Sen sev babanı say, tamam mı?
O seni çok seviyor çünkü.
Sen benim annemi hiç sevmedin.
Biliyor musun, bana karşı bile...
...annem hep seni savunurdu.
Seni korurdu.
Ama sen onun hayatını karartın.
Yahu kadın gencecik.
Gencecik yaşında kahırdan öldü.
Meğerse...
...siz ikiniz beni annesiz de bırakmışsınız.
Ama bedelini ödeyecek.
O da ödeyecek, sende ödeyeceksin.
Onu öldüreceğim!
Annem mezarında huzurunu bulacak.
Oğlum, onu vurursan.
Onu vurursan.
Ne yapacaksın ha, ne yapacaksın!
Benden mi vazgeçeceksin!
He söyle!
Sende beni mi çekip vuracaksın!
Sana dokunamam.
Sana dokunacağıma, kendi kafama sıkarım oğlum.
Sen benim evladımsın.
Sök gözünü deseler sökerim.
Kes elini deseler keserim.
Yine de senden vazgeçemem oğlum.
Ama onu öldürürsen.
Beni de öldürürsün oğlum.
Ya bu kadar mı sevdin ya?
Ya baba bu kadar mı sevdin ya?
Bu kadının bize etmediği kötülük kalmadı.
Hala kendini önüne atıyorsun.
Bu kadar mı sevdin?
Cihan, bize bunları edenler ölüp gittiler.
Bak, eğer kaybettiğin biri geri gelecekse...
...durma vur beni.
Ben bir evlat kaybettim.
Bunun için yıllarca acı çektim.
Cihan.
Sustur.
Sende babasın Cihan.
Sustur şunu.
Anlarsın, affetmesen bile beni anlarsın.
Sustur şunu.
Bak, Miran senin oğlunu vurdu.
Affedemiyorsun.
Sen kes sesini sus!
Konuşma!
Affedemiyorsun Cihan!
Ben ne yaptıysam...
...oğlumun acısı yüzünden yaptım.
Hak gördüm kendimde.
Adalet bu dedim.
Ama yanıldım.
Bak, elindeyim.
Cihan.
Eğer şimdi beni öldürürsen.
Benim gibi olursun.
Canımı bağışla diye demiyorum bunu.
Benim düştüğüm çukura...
...sen de düşme diye diyorum.
Benim ailemi dağıttı.
Sen sadece bugününü değil.
Geçmişimi de çalmışsın.
Annemi de çalmışsın.
Oğlum, annen her şeyi biliyordu.
Bunu bile bile evlendi benimle.
Yalan konuşuyorsun baba yapma!
Yalan konuşuyorsun!
Doğru oğlum doğru!
Bunları söylediğimde sende yanındaydın.
Ben annene hiç yalan söylemedim.
Ama bana yalan söylediler.
Benim tek suçum günahım.
O yalanlara inanmaktı.
Biz dağıldık baba.
Biz paramparça olduk.
Al.
Silaha hiç lüzum yok.
Biz zaten, öldük.
Dağılmadık oğlum, dağılmadık Cihan.
Toparlanacağız.
Hepinizi toparlayacağım.
Göreceksin bak!
Hepinizi bir araya getireceğim.
Söz veriyorum size.
Ayşe, Ayşe!
Beni bekle ha, hemen geleceğim.
Bir merdiven bulup geleceğim bekle beni.
Döneceğim hemen.
O kadar az kaldın ki yanımızda.
Yüzünü bile göremedik.
Saçın, yüzün, elin.
Hangimize benzeyecektin kim bilir.
Hep dua ettim içimden.
İnşallah gözlerini babamdan alır dedim.
Dedesine benzer.
Halbuki canın içinde kalsın diye dua etseydim.
Sadece sağlığın için.
İnsan kıymet biliyor sanıyor işte bilmiyormuşum.
Yorganını yastığını hayal ettim hep.
Doğup büyüdüğünü hayal etmemişim.
İşte böyle gitti benim evladım.
Güle güle git.
Seni bana emanet etmişlerdi.
Bende seni ona emanet ediyorum.
Git.
Meleklerle oyna.
Sakın düşünme bizi tamam mı.
Güle güle.
Reyhan.
Ben senden çok özür dilerim.
Çok özür diliyorum senden.
Haklıydın.
Benim sizin yanınızda olmam lazımdı.
Bak, sana yeminim olsun.
Bundan sonra...
...bundan sonra öyle acısına, öfkesine...
...yenik düşen bir adam olamayacağım.
Asla olmayacağım.
Evlat olmayı öğrenmeye çalıştığım gibi...
...baba olmayı da öğreneceğim.
Sizi asla yalnız bırakmayacağım.
Asla.
Asla.
Asla.
Geldim Ayşem.
Ayşem geldim.
Bu defa geldin.
Geldim.
Benim için geldin.
Benim için geldin Nasuh.
Geldim Ayşem.
Senin için geldim.
Ölmedin.
Yaşıyorsun Ayşem!
Ölmedin.
Geldin, geldin benim için geldin.
Geldim he, senin için geldim.
Nasuh, Nasuh bak!
Artık canının kimsenin yakamayacağı bir yerdesin.
Kimsenin...
...sana zarar vermeyeceği bir yerdesin.
Öyle.
Yapma böyle.
Evimize götüreceğim seni.
Bizim evimize.
Yuvamıza.
Nereye gidiyoruz Nasuh?
Evimize götüreceğim seni.
Evimize geldik.
Ayşem.
Evimize geldik.
Aç mısın?
İyi peki.
Sen uyu dinlen.
Burası soğumuş, bende şömineyi harlıyayım.
Ben.
Sen.
Ben.
Biz.
İyi olacağız Reyhan.
Bak uyu göreceksin.
Çok iyi olacağız.
Unutmayacağız.
Ama iyi olacağız.
Tamam mı?
Gel Ayşem.
Gel.
Otur.
Al Ayşem.
Oğlun benim yüzünden düşman oldu sana.
Onunda bir günahı yoktu.
Ben...
...kendi evladımın acısı ile...
...bilemedim.
Yanlış yaptım.
Çok yanlış yaptım.
Suç senin değil Ayşem.
Suç benim.
Ben evladımın ciğerine düşürdüğüm...
...derdi göremedim.
Kendi derdime düştüm.
Evladımın derdini göremedim.
Suç bende Ayşem.
Bende.
Hepimize çok yazık oldu.
Birbirimizin hem bıçağı hem yarası olduk.
Hepimize çok yazık oldu.
Çok yazık oldu Ayşem.
Çok yazık oldu.
Öyle yada böyle ömrümüz boşuna geçti.
Bir ömürü kaçırdık.
Ama düzelteceğim.
Seni evladına...
...kendimi de Cihan'a kavuşturacağım.
Belki bizi affetmeyecekler.
Ama onlara borcumuzu ödeyeceğim.
Onlara borcumuz var Ayşem.
Borcumuz var.
Düzelteceğim.
Gel Ayşem, yat.
Oğlum!
Anne!
Annem!
Bırakıp gidecektin beni öyle mi?
Bu acı ile vicdan azabı ile...
...bırakıp gidecektin beni he.
Çok özür dilerim.
Ya, hiç düşünmedin mi anne?
Benim oğlum, benim arkamdan delirir.
Nasıl yaşar.
Nasıl nefes alır.
Affet beni.
Asıl sen beni affet anne.
Seni anlayamadığım için.
Oğlum.
İyi geceler meleğim.
İyi geceler.
Baban...
...seni...
...asla unutmayacak.
Asla unutmayacak.
(Bugün kardeşini kaybettik)
(O artık yanında değil)
(Şimdi biliyorsun yokluğunu)
(Hissediyorsun)
(Belki doğduktan sonra da bir yanın hep bilecek)
(Ama anlam vermeyeceksin)
(O boşluğun sebebini bilmeden kabulleneceksin.)
(Bir gün anlayacak yaşa geldiğinde)
(Sana her şeyi anlatacağım)
(Çok uzak bir yerden kardeşin ile birlikte yola çıktınız)
(Ama o dönmek zorunda kaldı diyeceğim)
(Biz bilmesek te)
(İkinizi de çok sevdik diyeceğim)
(Onun yasını bitirip, senin sevgine sarılacağım)
(Kimseden hiçbir şeyden mahrum bırakmadan)
(Büyüteceğim seni)
(Bu hayatı kardeşin için de yaşayacaksın)
(İlk kokladığın çiçeği saklayacağım)
(İlk dişini, ilk patiğini)
(İlk gezmenin hatırlarını)
(Sana bir sürü güzel anı biriktireceğiz bu hayatta)
(Sonra bir gün bu mektubu vereceğim sana)
(Bu hayatı neden dolu dolu yaşaman gerektiğini anlatacağım)
(Neden hiç vazgeçmemen gerektiğini)
(Bizi bu karanlık günde)
(Nasıl elimizden tutup aydınlığa çıkartığını)
(Bize nasıl umut olduğunu anlatacağım)
(Çünkü sen olmasan kaldırmazdım annem)
(Yolun uzun)
(Ama yolun sonunda seni bekleyeceğiz baban ile)
(Anneanne ile dedelerin ile)
(Teyzelerin ile bekleyeceğiz)
(Sakın vazgeçme)
Konuştun mu doktor ile?
Ne dedi?
Psikiyatrist bakacakmış.
Uyanınca görüştürecekler.
Öyle hemen salmıyorlar.
İyi, en azından şifa bulur Fırat.
Annen çok yaralı bir kadın.
Ben nasıl evladım ya.
Sen hayatında iki yada üç kere gördün annemi.
Bak anlamışsın.
Ben evladıyım.
Anlamadım.
Yüklenme artık kendine.
Hem geriye değil ileriye bak.
Her şeyi düzeltecek gücün var senin.
Var var.
Düzelteceğim de.
Zeynep.
Ben sana günlerce teşekkür etsem...
...yetmez biliyor musun?
Sen bana dünyaları bağışladın, farkında mısın?
Öyle ise o dünyayı güzel kur olur mu?
Çünkü senin gibi insanlara ihtiyacı var.
Daha çok senin gibi.
Sen yalnız annemi değil.
Benim de hayatımı kurtardın.
Teşekkür ederim.
Ben gideyim artık.
Zeynep.
Senden son bir şey rica edebilir miyim?
Tabii ki.
Ya bu durumda ne işi diyeceksin ama.
Benim gerçekten halletmem gereken bir iş var.
Bir saat, sadece bir saatte ihtiyacım var.
Tabi, tabi git sen.
En azından annem uyandığında yanında seni görür.
Ben kalırım.
Teşekkür ederim.
Bu ne?
Kar!
Miran!
Hadi gel yanıma.
Hadi.
Bu ne?
Kar makinası.
Yani gücüm ancak buna yetti.
Gerçeği için dua etmem lazım.
Miran nereden aklına geldi bu.
Sen istemiştin.
Unuttun mu?
Ne o?
Dergi kapağından mı fırladınız Miran Bey?
Yok aslında yataktan fırladım.
Ama...
...öyle göründüğümü düşünmem hoşuma gitmedi değil.
Ne yapıyorsun bakalım he?
Yaklaş az.
Az yaklaş, yaklaş yaklaş.
Sür az daha sür Miran.
Bak bakalım.
Bir şey eksik ama sanki bunda.
Bir şey eksik.
Bende bakayım ne eksik miş.
Bak bakalım.
Doğru sen eksikmişsin.
Şimdi tam oldu.
Şuan keyif yapmak için tek bir şey eksik.
Neymiş ben mi yoksa?
Miran, kar yok kar.
Bak, şöminemiz var.
Oh çayı da demlemişsin.
Kekimizde var ama kar yok.
Ne yapalım?
Senin olduğun yer hep bahar.
Başladı yine Romeo.
Başlar tabi.
Seviyoruz Reyhan Hanım, seviyoruz.
Valla bizde seviyoruz, çok.
Ne yapsak acaba?
Evlensek mi?
Valla önce tekrar boşanmamız lazım.
Eğer yeniden seninle evleneceksem olur.
Yüzük çıkarmaya bahanemi arıyorsun sen.
Al işte, bak konuyu yine nereye çektin.
Bunu çıkaramazlar bak!
Görüyor musun, sonsuza kadar burada kalacak bu.
Bitti.
Çıkaramazsın.
Ne zaman yağar acaba.
Bilmem.
Herhalde aralık sonu ocak başı gibi yağar.
Keşke hemen bugün yağsa.
O zaman çıkar lapa lapa karın altında dans ederdik.
Kar topu savaşı yapardık.
Kardan adam yapardık.
Böyle sırılsıklam olana kadar oynardık...
...seninle kar da.
Üstüne birde kar dondurması.
Kar dondurması.
Avluya yağardı biz temiz kısmını alır...
...üstüne toz şeker koyar öyle yerdik.
Yok yok olmaz.
Bunu mercimeğime yapmana izin vermem ha.
İnşallah hemen bugün yağarda yeriz deme anneciğim.
Yağdı.
Sakın bundan kar dondurması yapayım deme ha.
Reyhan.
Üzülmüyorum.
Tamam üzülmeyeceğim artık, söz valla.
Ben üzülünce oda üzülüyor biliyorum.
Ama üzülmemek yetmez.
Gülmen lazım.
(Birileri büyük bir oyun oynuyor)
(Aslan ile yapacaklarımız yarım kaldı)
(Ama ben her şeyi bitirmeden buradan ayrılmayacağım)
(Ve kızımı bunu yapanı da cezalandırmam gerekecek)
(Bir şey duyarsan telefonum sende var)
Azizenin onca yaptıklarına rağmen.
Beni suçluyorsun ha*
Açmıyorsun öyle mi?
İyi olsun.
Fırat Bey, Fırat Bey!
Ben, ben haber verirdim.
Haberi ben kendim veririm.
Nereye girdiğini zannediyorsun?
Evime.
Burada olduğunuzu Asiye Hanım söyledi.
Evine.
O eskidendi.
O işler belli olmaz.
Eee!
Öyle diyorsun.
Ne istiyorsun?
Azize Aslanbeyi.
Onu bana vereceksin.
Azize nerede ki?
Peki.
Madem bilmiyor gibi davranıyorsun.
O zaman ona göre devam edelim.
Azize Aslanbey kayıp.
Niye, çünkü senin elinde.
Onu bana vereceksin.
Azizenin neden bende olduğunu düşünüyorsun ki.
Azize Aslanbeyi bana ver.
Üzerimde ki tüm malvarlığını Aslanbeylere devir edeyim.
Zamanım yok Füsun Hanım.
Cevabınızı bekliyorum.
Fırat!
Azizeyi ver...
...malları vereyim.
Beni şaşırtıyorsun.
Azize için neleri göze alıyorsun.
Demek çok önemli senin için.
Önemli.
Neden?
Geçmişim ile ilgili öğrenmem gereken şeyler var.
Şimdilik bu kadarını bilmeniz yeterli.
Yakında bütün detayları öğrenirsiniz.
Azizenin nerede olduğunu bilmiyorum.
Ben teklifimi yaptım.
Siz red ettiniz.
Dur dur!
Bilmiyorum...
...ama onu senin için bulacağım.
Acele edin o zaman.
Sizden haber bekliyorum.
Fırat!
Ne oluyor?
Miran'dan bir haber var mı?
Aradım ama açmadı.
Miran, iyi çok şükür.
Reyhan da iyi merak etme.
Ama bebekleri ikizmiş.
Birini kaybettiler.
Ne diyorsun?
Sorma.
Neredeler peki, hastanedeler mi?
Yok yok, konaktalar galiba.
Fırat.
O gün olanlar, annen.
Gönül, şimdi konuşmayalım.
Ben seni arayacağım tamam mı?
Ne oluyor anneciğim?
Niçin gelmiş Fırat?
Reyhan gidince, boynunu mu büktün.
Deme, bükme.
Ben varım.
Onun gibi türkü söyleyemem ama.
Suyunu da eksik etmem.
Şükran Hanım ile konuşurken duydum sizi.
Öğrenmek istiyorum Hazar Bey!
Dilşah Hanım yaşasaydı...
...her şey çok farklı olurdu ne demek?
Yahu Allah aşkına yeter artık!
Yeter ya Zehra!
Ceplerimi karıştırıyorsun.
Eksik gedik laflarımı dinliyorsun.
Yetmiyor, hayatta olmayan kadının hesabını soruyorsun.
Allah aşkına yeter ya!
Derdin nedir senin!
Benim tek derdim ailem.
Öğrenmek istiyorum çünkü aileme...
... bir zarar gelmesinden korkuyorum.
Ne zararı gelecek ya!
Söyle bana ne zararı!
Ölmüş bir kadının senin ailene ne zararı olabilir?
Sen ne demek istiyorsun!
Cevap ver o zaman!
Dilşah Hanım yaşasaydı ne farklı olurdu.
Ne başka olurdu?
Dilşah yaşasaydı.
Miran da Reyhan da, Azizenin kurbanı olmazdı!
Benim evlatlarımın canından başka bir derdim yoktur.
Asıl sen söyle!
Senin Mahfuz ile otelde ne işin vardı?
He?
Ben, şey.
Geri döndüğünü öğrendim.
Reyhan'dan uzak dur demek için gittim.
Ne gizliyorsun o halde benden.
Niye gizliyorsun ya.
Kendi başına iş yapıyorsun.
Çünkü mani olacaktın.
Onlar baba kız birbirleri görmeleri hakları diyecektin.
Kapatalım artık bu konuyu.
Kapatmayacağım Hazar Bey, kapatmayacağım.
Madem öyle söyle bana.
Niye Miran'ın mektubu hala sende?
Niye onu geri vermedin?
Niye Dilşah Hanımın mektubunu saklıyorsun?
Hazar Bey!
Yahu şu meseleyi uzatıp...
...beni hepten kahır etme Zehra.
Şimdiye kadar Dilşah'ın anısına saygın vardı.
Bundan sonrada olsun.
Hazar Bey, bekle!
Günaydın Şükran ana.
Günaydın.
Şükran Hanım.
Ben.
Benim evladım öldü Zehra.
Ama yaşasaydı da...
...asla yuva yıkan bir kadın olmazdı.
Ben öyle demek istemedim ki.
Haydi giy bakalım şunu.
Miran.
Ya, üşümüyorum ki ben.
Üşüyorsun üşüyorsun da farkında değilsin.
Gerçi...
...böyle üşüyüp bana sokulmanda hoşuma gitmiyor değil ama.
Aslında o yüzden giydirmeyecektim.
Ama kıyamadım.
İyi bari.
Sağ ol.
Reyhan.
Ben dün söylediklerini çok düşündüm.
Kendi söylediklerimi de.
Ama önemlisi de.
Sana verdiğim sözü.
Onu ne pahasına olursa olsun tutacağım.
Güven bana tamam mı?
Güveniyorum.
Tutacaksın sözünü biliyorum.
Hiç bir şey için olmasa bile.
Yavrumuz için.
Dün tam konuşmadık ya.
Bence o tatlıyı Azize Hanım göndermedi.
Sen bunları düşünme.
O kimse bulunacak.
Sen sadece kendinle...
...bir de mercimeğimiz ile ilgileneceksin tamam mı?
Gerisi bende.
Kendimle, yavrumuzla bir de seninle ilgileneceğim.
Eee!
Kar dondurmamız yok.
Ama mis gibi taze kaymağımız var.
Haydi o zaman.
İş başa düştü.
Başladık yine.
Başlayacağız.
Öyle yok, öyle yok.
Yenecek bu yenecek.
Efendim babacığım.
Ha, sen ballı kaymak istiyorsun öyle mi?
Tamam, tamam tamam.
Ya istiyor istiyor ballı kaymak ekmek...
...geldi çocuğun aklına.
Tamam geliyor.
Aç bakalım.
Miran.
Haydi.
Geldi, geldi geldi.
Nasılmış babacığım.
Uf çok güzeldi diyor ya.
Biraz daha istiyormuş.
Haydi annesi haydi.
Tamam.
Biraz daha olsa sanki iyi olur diyor.
Valla ben bir şey yapmıyorum.
Ne yapalım mercimek.
O zaman sende bunu yiyeceksin bakalım.
Bundan sonra beni her yemek yemeğe zorladığında.
Ben de sana aynısını yapacağım.
Olur.
İyi.
Ama ben size yetişemem.
Mercimek ile sana.
Çok dalga geçiyorsun kilomla.
Kapıyı aç.
Kusura bakmayın böyle bir şey yapamam.
Bunu kovdum kapıyı aç.
Ver anahtarı.
Ne yapıyorsunuz dağ başımı burası.
Doğru dedin.
Otel iyi yerdedir.
Dağ başında değildir.
Lan oğlum!
Otel benim benim.
Sahibiyim.
Aç.
Baban ile konuşmanız pek iç acıcı değildi ha Cihan?
Azize nerede?
Azize nerede.
Bende değil.
Kimde?
Babam da.
Neredeler?
Ne yaşandı bilmiyorum.
Sormayacağım da.
Ama ne yaşanmış olursa olsun.
Seni değersiz hissettirmelerine müsaade verme.
Şu fani dünyada.
Öğrendiğim tek şey bu.
Artık korkacak bir şeyiniz yok.
işte gidiyoruz.
(İstediğin olmayacak Zehra)
Söyle.
Dilşah Hanımı bulmuşlar, hanım ağam.
Neredeler?
Alın hemen.
Mahfuzu öldürmeniz gerekirse acımayın.
Ama o kadını sağ istiyorum.
Peşine düşmeme gerek kalmadı.
Şimdi sen bana kendi ayağın ile geleceksin...
...kuzu gibi.
Bir taşla iki kuş birden vuracağım.
Nasuh!
Füsun.
Aç bakalım ne diyor?
Sabah şeriflerin hayır olsun Nasuh Ağa.
Hayır olsaydı, bu kadar erken saatte aramazdın.
Söyle ne istiyorsun?
Azizeyi ver telefona.
Senin Azize ile konuşacak bir şeyin yok.
Ne diyeceksen bana söyle.
Ne diyor beni mi istiyor?
Bak ağa.
Ben ne senin ne de torunun sevdiğine bir zarar vermedim.
Hayırdır ne bu öfke?
Ne istiyorsun?
Yalan söylüyorsun.
Doğru değil bu.
Doğru değil ha.
O vakit gel kendi gözlerinle gör.
Yalan söylüyorsun.
Ne dedi?
Söyle, ne dedi?
Ayşe, Ayşe!
Arabayı al gel.
Çok güzel olmuş limonlu kek.
İçinde sen varsın olacak tabi.
Miran!
Ne yapıyorsun orada?
İkinizin fotoğrafını çekiyorum.
Bu anı kaçırmazdım.
Gel üçümüzü çek.
Cidden mi?
Mercimek poz ver.
Çok soğuk oldu Miran!
Kapat camı!
Malum ortalık kar tufan.
Ben temizleyeceğim tabi buraya deme.
Ya ben sana hiç temizletir miyim.
Asıl ben sana başka bir şey diyeceğim.
Hani...
...çocuğumuzun adının bir hikayesi olsun demiştim ya.
Aslında o...
...hikayesini beraberinde getirdi.
O, hem sana , hem hayata tutunarak...
...sanki kendi hikayesini yazdı.
Adını da gelirken getirdi.
Daha kız mı erkek mi bilmiyoruz ki.
Bizi teselli etti.
Bu karanlıkta ışığımız oldu.
Yolumuzu aydınlattı.
Amacımızı gösterdi bize.
Bize, umut oldu.
Umut oldu.
Adı Umut olsun mu?
Bizim Umudumuz.
Umut.
Annem.
Ateş geçiyor, hadi.
Ben dışarıdan biraz odun getireyim.
Malum havaya baksana.
Fena.
Alo Miran.
Alo Fırat.
Neredesin?
Dışarıdayım.
Ben konuştum Füsun Hanımla.
Ne dedi peki?
Bende değil dedi.
Ama bulacakmış.
Peki sence onda mı?
Bilmiyorum.
Ama kesin konuştu.
Bulacağını söyledi.
iyi.
Bulsun o zaman.
Ben haber geline ararım seni.
Merak etme.
Miran!
Sen nasılsın, Reyhan nasıl?
Nasıl olsun.
İyi olmaya çalıyor işte.
İyi olun.
Bu dünyada sevdiklerin yanında ise...
...gerisi boş kardeşim.
Üzülme.
Kendini de Reyhan'ı da üzme.
Aga, ben Reyhan'ı üzer miyim hiç.
Üzmem.
Ben ona söz verdim.
Ama.
Cihanın da peşini bırakamayız.
Çünkü sevdiklerimizi koruyabilmek için...
...onun ne yapmaya çalıştığını anlamamız lazım.
Hadi.
Baba, hoş geldin.
Ya bunlar nedir böyle?
Ne olmuş buraya?
Reyhan'a sözüm vardı.
Kar yağmayınca.
Bende kar makinesi aldım.
Bak!
Bak ya!
Çok sever ha.
Çocukluğunda bir görsen sen...
...bütün gün bekler pencere önünde.
Kar yağacakta, kar yağacak, kar yağacak.
Dua edip dururdu ya.
Çok severdi karı.
Hiç bir şey eskisi gibi de değil ama değil mi?
Oğlum siz nasılsınız bakalım.
Ben sizi merak ettim.
Sen iyi misin, Reyhan nasıl iyi mi?
Toparlayacağız baba.
Toparlayacağız.
Tabi toparlanacaksınız oğlum.
Tabi toparlanacaksınız.
Bak bebeğiniz geliyor ha.
Onun için toparlanacaksınız.
Birbiriniz için toparlanacaksınız.
Öyle.
Hadi girelim içeri.
Hava soğuk.
Ya biliyorum, yani.
Burada nasıl olacak böyle.
Reyhan'ın hali he.
Hiç olmazsa konakta.
Baba.
Oraya hiç girme.
Dün gece olanları gördün.
Benden bunu kabul etmemi bekleme.
Tamam konuyu kapatalım bence.
Tamam ama bak.
Sende şunu anla.
Orası senin baba ocağındır.
He!
İnşallah bir gün.
O da olur.
Hadi şu ateş geçmeden...
...ben odunları atayım.
Bende alayım iki tane, hadi.
(Telefon çalıyor)
Oğlum telefon çalıyor.
Sen niye arıyorsun ya benim oğlumu.
Miran ben senin düşmanın değilim.
Bunu sana ispat edeceğim.
Misafirimde geldi.
Manastır yoluna gel.
Seni orada bekleyeceğiz.
Halit, Fırat'a haber salın.
Manastır yoluna gelsin.
Vekaleti de yanına almayı unutmasın.
Hanım ağam istediğini verecekmiş de.
Misafir kim, Azize mi senin elinde yoksa.
Azize mi senin elinde.
Baba!
He!
Hoş geldin.
Hoş bulduk kızım.
Ben bir dolanayım istedim.
Nasılsınız diye.
Bir bakayım dedim.
İyiyiz.
Gel istersen kahvaltı hazırlayım sana gel.
Yok, yok ben kahvaltı yaptım kızım.
Bak bu Miran'ın, orada kalmış.
Sen iyisin değil mi kızım?
İyiyim babam sağ ol.
İyi, iyi olun o zaman.
Ben yine gelirim.
Hadi bakayım, kalın siz sağlıcakla.
Oğlum birbirinize iyi bakın.
Bir şey lazım olursa.
Arayın beni.
Tamam.
Haydi görüşürüz.
Annemi de getir bir dahakine.
Getiririm.
Eee!
Gelecekti.
Unutmuşsun dışarıda.
Gönül, hayırdır.
Ne işin var senin burada?
Ben, Reyhan ile Miran'a baş sağlığı dileyecektim.
Onlar yok yani.
Döndüler evlerine.
Ha, öyle mi.
Pardon bilmiyordum.
Neyse tamam o zaman.
Oraya giderim ben.
Hoşça kal.
Gönül!
Evlerine gitme.
Neden?
Şimdi, moralleri bozuk.
Canları sıkkın.
Senin varlığında işleri kolaylaştırmayacak.
Sen neden bana böyle davranıyorsun?
Ben sana ne yaptım ki?
Sen bana ne yapabilirsin ki.
Azat!
Hadsizleşme.
Ben hadsizleşiyorum.
Onca laftan sonra, o konağa dönen sensin.
Ama ben hadsizleşiyorum ha.
Vallahi Gönül.
Ben oraya hanım ağa olmaya gitmedim.
Neden inanmıyorum acaba sana.
Bilmiyorum ki.
Hayırdır Gönül.
Şimdi de bu konağa mı el atmaya geldin.
Zaten sürekli yüzünü görüyorum.
Size iyi günler.
Valla bak ben bu yeni Gönül'ü...
...hiç beğenmedim söyleyeyim.
İyilerin dostu, kötülerin kabusu rüyası olmak...
...ne bileyim ya bu kıza hiç yaramadı.
Neydi o entrikacı eski Gönül.
Nerede bu yeni Gönül.
Yaren!
Saçmalama.
O ne demek o?
Diyorum ki...
...kendine şeytan çıkarma ayini düzenliyor.
Sabah annesi ile telefon ile konuşurken duydum.
Hiç merak etme anneciğim...
...buralar bana emanet diyordu.
Ben Füsun halanın, kimsenin Azize'si olmasına...
...izin vermeyeceğim diyordu.
Merak etme kanatlarımı takacağım diyordu.
Ya taksın da kanatlarını uçup gitsin şuralardan değil mi.
Bana bak!
Ne istiyorsun sen Gönül'den?
Anneme diş geçirmesiydi...
...o konakta nefes dahi alamazdın.
Biliyorsun değil mi?
Ulan Azat, ulan Azat.
(Ben hadsizleşiyorum)
(Onca laftan sonra o konağa dönen sensin)
(Ben hadsizleşiyorum he)
(Ben oraya hanım ağa olmaya gitmedim)
(Neden inanmıyorum acaba sana)
Ben niye takıyorsam...
...onun ne düşündüğüne.
Ne zannediyorsa zannetsin.
Gönül!
Bulmuşken biraz daha hakaret edeyim mi dedin.
Haklısın ben.
Hak ettim bu lafları.
Kusura kalma.
Ben sandım, hani sen...
...konağa dönünce hanım ağa olmak için.
Ben niye döndüğünü sana anlatmaya çalıştım.
Ama sen bana inanmadın.
Haklısın ben.
Özür dilerim.
Dileme.
Ama diliyorum.
İstemiyorum özrünü.
İstemezsen isteme yani...
...insan gibi hata yaptık, özür diliyoruz.
Yani ne var!
Yok bir şey!
Ben gideyim o zaman.
Tamam.
Azat ne yapıyorsun oğlum.
Kendine gel ne oluyor sana.
(Müzik çalıyor)
(Müzik çalıyor)
(Müzik çalıyor)
İn hadi.
Artık özgürsün.
(Müzik çalıyor)
(Müzik çalıyor)
(Müzik çalıyor)
(Müzik çalıyor)
(Müzik çalıyor)
(Müzik çalıyor)
(Müzik çalıyor)
(Müzik çalıyor)
Dilşah!
(Jenerik müzik)
(Jenerik müzik)
(Jenerik müzik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.