Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müzik)
Bizi ölümden başka hiç bir şey ayıramaz.
Tamam mı?
Bende bunu anladığım için söylüyorum zaten.
Senin yolum ölüme çıkıyor Miran.
Böyle düşmanmış gibi yaparak yol alamayız ki.
O düşmanlık seni hep tutacak. Ben ne yapacağım he?
Nasıl dayanacağım ben buna!
Kızım!
Bunların hepsi benim yüzümden.
Ama düzelteceğim.
Sana bugüne kadar babalık yapamadım ama bundan sonra yapacağım Reyhan.
Sen bilmesen de yapacağım kızım.
Reyhan!
Baba!
Hazar Bey.
Sana daha bugün söyledim.
Kızıma yaklaşırsan sözümü tutar seni vurum dedim!
Şimdi sözümü tutacağım işte!
Kızım!
Baba!
Vuracağım seni!
Bende sözümü tutarım Hazar Bey.
Ne senin sözlerin, nede silahın beni sözümden döndüremez.
Baba, bak bir dinle Miran masum!
Masum!
Değil!
O masum değil!
Masum değil o Azat'ı vurdu!
Ama sen yine ona inandın.
Ne bu şimdi sevdamı!
Olmaz, böyle bir sevda olmaz!
Böyle bir sevda olmaz!
Bu iş burada bitecek!
Baba yapma!
Çekil!
Kızım!
Baba!
(Silah sesi)
Miran!
Miran!
Sakın, sakın Mahfuz sakın beni dinle.
Beni dinle sakın!
Sözünü tutmadın.
Yanılıyorsun, sen benim içimdeki merhameti öldürdün.
Uğraşma, uğraşma.
Yoksa beni katilin edeceksin.
O benim kızım.
Bugüne kadar yaşadıklarına şahit olmadım.
Ama bu yaşadığına şahit olduktan sonra benden durmamı bekleme Asiye.
Durmalısın Mahfuz durmalısın.
Şimdi ortaya çıkarsan her şeyi mahvedeceksin.
Sakın.
Beni dinle sakın.
Bak Reyhan'ı sonsuza denk göremezsin.
Onu kaybedersin.
Yalan söyledin.
Ezip geçtin.
Baba.
Bir daha bununla görüşmeye kalkarsan.
Kızıma bir daha yaklaşırsan.
Bu kurşunlar seni bulacak.
Bilesin!
Yürü!
Baba yapma.
Miran oğlum, Miran oğlum gitme!
Baba!
Hazar Bey!
Miran.
Reyhan sadece senin kızın değil benim de karım.
Sen ne konuşuyorsun hala!
Yapma.
Ulan ne konuşuyorsun hala.
Yeter! Öldüreceksin katil mi olacaksın?
Bitecek mi o zaman dertlerimiz baba yeter!
Eğer bitecekse çek vur!
Ama önce beni vur.
Beni vur çünkü ben artık dayanamıyorum!
Ben bu korku ile yaşayamıyorum.
Bu adam Azat'ı vurduğu halde nasıl hala onun yanında kalmak istiyorsun sen!
Baba!
Miran isteyerek vurmadı mecbur kaldı.
Yeter artık Reyhan yeter!
Baba baba!
Reyhan tamam.
Karışma dedim sana!
Bin arabaya!
Bin arabaya!
Baba!
Hazar!
Bu mu senin babalığın?
Evladını korkutup başka bir evlada silah çekmek mi?
Seni başka sanmıştım Hazar ama....
...yanıldım.
Aslanbeyler benim kızımı öldürdüler.
Sende torunumun canını mı alacaksın?
Şükran Ana.
Sen Dilşah'ın anasısın.
Senin yerin gönlümde muteberdir.
Ama Allah aşkına bana dinle deme.
Torunun canı içinde kalsın istiyorsan, onu tut.
Sözünü ona geçir.
Baba yapma.
Bin arabaya.
Baba yapma.
Yavrum gitme.
Gitme çocuğum.
Yavrum.
Sen ölürsen ben ne olurum hiç düşündün mü?
Yapma Miran, yapma oğlum yapma.
Bu sevda canını alacak yapma.
Neden beni durdurdun Asiye?
Neden?
Durdurmasam ne olacaktı.
Vuracak mıydın Hazar'ı?
Reyhan'ı gördün, nasıl kahır olduğu gördün!
Ona babalıkta etmiş olsa Hazar'ın böyle davranmaya hakkı yok.
Yok haklısın.
Ama oda evladını korumaya çalışıyor anlasana.
Bu korumak değil.
Ailesi ile sevdiği arasında bırakmak.
Bunun ne demek olduğunu en iyi ben bilirim.
Hazar'ın Reyhan'ı pişman olacağı bir karara zorlamasına izin veremem.
Verme.
Elbette verme.
Verme ama böylede değil.
Hem hanımefendi ile de konuşmadınız mı?
Unutma ki senin Reyhan'a olduğu kadar...
...ona da sorumluluğun var.
Evladım acı çekerken nasıl dururum.
Aslan'ı buldum Asiye diye geldiğin günü hatırlıyor musun?
Ona bütün gerçeği anlattım o da babaannesinden intikam almak istiyor...
...Reyhan'a yaptıklarının bedelini tek tek öz torunun elleri ile ödeteceğim...
...Azize Aslanbey'e demiştin.
Unuttun mu?
Unutmadım.
Öyle ise planına sadık kal.
Reyhan'ın acı çekmesine izin mi vereyim?
Sen öfkelisin.
Sen Hazar'a öfkelisin.
Çünkü Reyhan senin yerine ona baba diyor.
Ama sen kızını bile bile terk etmişsin.
Ona çok şey borçlusun.
Madem kızını düşünüyorsun.
Madem yapamadığın babalığı yapmak istiyorsun.
O zaman sabredip geçmişin peşine düşüp ortaya çıkaracaksın olan biteni.
Azize Aslanbey neden bu intikamın peşine düştü öğreneceksin.
Yoksa ne kızın ne de Miran asla güvende olmayacaklar.
Şimdi sesliğine gömülmek zorundasın.
Unutma ki hata yapmak gibi bir lüksümüz yok.
Boşuna umut insanı tüketir oğlum.
Etme.
Sevda yarası bir gün geçer ama...
...sen...
Şişt tamam.
Yapma böyle.
Bak sen ağlarsan ben kahır olurum.
Tamam.
Halledeceğim ben her şeyi.
Halledeceğim.
Geldiniz mi?
Çok sık görüşür olduk değil mi Mirancığım?
Ne yapayım seni görmeden yapamıyorum.
Az bekle örtümü de değişip geleyim.
Anneanne, anneanne.
Sen bir süre daha burada kalsan olur mu?
Sakın yanlış anlama.
Öyle seni yanımdan ayrılmak istediğim için değil.
Aksine çok istiyorum.
Ama.
Vazgeçmeyeceksin çünkü.
Ben yanında olursam sana izin vermem diye korkuyorsun.
Ne bu sevda için kendini ateşe atmana...
...ne de Azize ile girişeceğin o tehlikeli oyuna.
Birinin babaannemi durdurması lazım.
Bugün kurbanı Azat'tı.
Yarın Hazar Şadoğlu olabilir.
Anlıyor musun beni?
Hı?
Anla beni ne olur.
Mahfuz neredesin?
Saatlerdir sana ulaşmaya çalışıyorum.
Annemi bırakacağım diye bir çıktın kayboldun ortalıktan.
Aradığını duymamışım.
Sultan Hanım'ı bıraktıktan sonra...
...istediğin gibi annen ile rahatça görüşebilmen için bir kaç yer baktım.
Gözlerden uzak sıkıntısız.
Bir kaç güne kalmaz ayarlarım merak etme.
İyi çok iyi yaptın.
Sağ ol!
Babaannem karşısında ikinci bir hata lüksümüz yok.
Sen neden aramıştın beni?
Yoksa bir sorun mu var?
Dışarı çıkacaktım haber vereyim dedim.
Nereye?
Azat'tan biraz uzak durursam işe yarar geri döner demiştim hatırlıyor musun?
Döndü görüşmek istiyor.
Şimdi yeniden Şadoğlu ile yakın olma vakti.
Ama yine kendi tarzımızla.
Sen de ne olursa olsun Azat'a karşı çok dikkatli ol.
Bazen duyguları ile hareket eden bir adam ummadığın kadar tehlikeli olabilir.
Reyhan'a zarar gelemediği sürece Şadoğlu'na yakın durmana izin vereceğim Aslan.
Ama olurda işler tersine dönerse...
...benim tek evladım Reyhan.
Aslan ağam evden çıktı.
Gözün üstünde olsun.
Mecbur kalırsan ne yapacağını biliyorsun.
Bakalım Şadoğlu ile yakınlaşmak, Aslanım sandığı kadar kolay mıymış.
Peki ya işe yaramazsa hanımım.
Bir taşla kuşu ancak ürkütürsün Mahmut.
Avlamak için başka hamle şart.
Sen işin bitince Şadoğlu'na gel.
Zor olacak ama üstüne düşeni yapacaksın Azize.
Yapacaksın ki hem aslanımın canı sağ kalsın...
...hem buralarda barınamasın.
Demek Aslan torunun buralarda barınamasın ha.
Azize.
Alo, Aslanım.
Oğlum.
Reyhan!
Az gel hele.
Gel kızım imzala şunu.
Ne ki onlar baba?
Boşanma kağıtları.
Avukatı aradım hazırlattım.
Hadi imzala da olsun bitsin bu iş.
Doğru düşünmüşsün baba.
Uzatmaya gerek yok, imzala bitsin.
Hadi kızım imzalasana ne bekliyorsun?
İstemiyor muydun?
Vazgeçti herhalde.
Amcamın oğlu o değil sülalem olsa gene de Miran gene de Miran diyor.
Kız, ne oldu senin elin mi titriyor yoksa?
Görende sanacak ki Miran Aslanbey seni boşuyorum diyen sen değilsin.
Ah be kızım, ah be kızım ya!
Ya sen niye üzerine vazife olmayan işleri devamlı konuşuyorsun.
Ben bir şey demedim ki baba.
Ben de sana söylüyorum bir şey deme sen!
(Ağlıyor)
Reyhan!
Reyhan yapma böyle.
Şimdi senin en güçlü durman gereken zaman.
Bilmiyorsun Melike...
...hiç bir şey bilmiyorsun, sen görmedin babamı.
Eğer bir daha onunla görüşürsem...
...bir daha Miran'ın yüzünü görürsem...
Baba yapma!
Çekil!
Baba!
Gel, ama bak...
...yapmamış vurmamış.
Hazar Bey bir cana kıymaz.
Yapmaz Reyhan.
Bak görürsün aha da buraya yazıyorum.
Ne senin baban Miran'a bir kötülük edecek...
...nede sen Miran ile ayrılacaksın.
Dediydi dersin.
Ama birazcık zaman be Reyhan.
Bu dediğine inanmaya o kadar çok isterdim ki Melike.
Ama artık olanları değiştirecek tek şey bir Mucize.
Şadoğulları!
Azize hanımın sesi bu.
Diyeceklerim var!
Ne oluyor, ne oluyor yine.
Sen hangi yüz ile geldin buraya!
Ecelin kapıya gelmeyince...
...sen mi geleyim dedin.
Ben buraya ölmeye değil...
...ölümleri durdurmaya geldim.
Aha bak silahsız adamsız geldim.
Korku dağları sardı demek.
Torununu öldürmeyelim diye, kapımıza yalvarmaya mı geldin.
Sen ne istiyorsan onu düşünebilirsin Nasuh.
Ama artık hanelerimiz acı görmesin diye geldim.
Biz göreceğimizi gördük, yaşayacağımızı yaşadık.
Ama ya torunlarımız.
Ben sana dost olalım aynı sofraya oturalım demiyorum.
Ama eğer torunlarımızın ömrü uzayacaksa sulh olsun diyorum.
Ben buraya sulh teklif etmeye geldim.
Cevabın ne olursa olsun, iyi niyetimi göstermek için...
...yönetim kurulundaki kararları size bırakıyorum.
Oy kullanmayacağım.
Yarına kadar iyice düşün taşın.
Sabah seni Midyat meydanında bekliyorum.
Cevabını cümle alem duysun.
Melike...
...ay çok şükür.
Melike rabbim beni duydu.
Duydu, benim yalvardığım onca şeyi ayağıma getirdi Melike.
Dedem sulhu kabul ederse, bu düşmanlık biter.
Bu intikam biter.
Her şey biter o zaman.
Boşanmamıza da gerek kalmaz.
Bizim evliliğimiz sulhu destekler deme.
He valla kardeşim.
Allah Hızır diye Azrail mi gönderdi nedir.
Kız ondanda ne Hızır olur ya tövbe tövbe.
Melike, benim hemen Miran'ı aramam lazım.
(Telefon çalıyor)
Reyhan.
Bende baban yanında diye seni aramak istemedim ama...
...iyi misin sen?
Baban bir şey.
Miran, Miran inanmayacaksın ama bir mucize oldu.
Vallah mucize oldu.
Babaannen geldi buradaydı.
Ne!
Reyhan.
Babaannem geldi ne demek?
Ne oldu Reyhan ne diyor?
Miran, babaannen sulh yapmak istediğini söyledi dedeme.
İnanabiliyor musun sulh dedi babaannen söyledi bunu.
Sulh mu!
Miran?
Deden ne dedi peki?
Dedem yarın sabah meydanda verecek cevabını.
Miran, kabul ettiğini düşünsene...
... o zaman intikam da biter, bu öfke de biter.
Her şey biter o zaman, boşanmamızda gerek kalmaz.
O bana imzalattıkları kağıtlarında bir anlamı kalmaz o zaman.
Kağıtlar ne?
Ne kâğıttı Reyhan?
Ne imzalattılar sana?
Dedem...
...şirket avukatına hazırlatmış.
Konağa geldiğim gibi koydular önüme, bende imzalamak zorunda kaldım.
Ama dedem kabul ederse eğer sulhu, o zaman onların hiç bir anlamı olmayacak ki.
Reyhan.
Sulh olsa da olmazsa da , o kağıtları imzalasak ta imzalamazsak da....
...hiçbir şey değişmedi zaten.
Baban ne derse desin...
...kim ne yaparsan yapsın...
...kimsenin neye inandığının hiç bir önemi yok.
Çünkü ne olursa olsun...
...sen benim karımsın.
Ben de senin kocanım.
Tamam mı?
Sen sakın bunu unutma.
Unutmuyorum ki ben zaten.
Ama kağıt üstünde de olsa ben adlarımızı ayrı ayrı değil ...
...hep yan yana yazılsın istiyorum.
Bizim ismimizde...
...bizde hiçbir zaman ayrılmayacağız.
Hiç bir şey değişmeyecek tamam mı?
Biliyorum.
Ya o gün demiştim ya...
...ümitlerim kalmadı artık diye...
...hala ümit varmış Miran.
İnsan kaybetmemeliymiş umudunu.
Hem gecenin en karanlık yeri güneş doğmadan önceymiş ya.
Bende artık hiç vazgeçemeyeceğim.
Hiç kaybetmeyeceğim ümidimi.
Sen de vazgeçmedin deme?
Asla.
Sesin niye öyle geliyor?
Ne bileyim işte öyle.
Babaannemden böyle bir hareket beklemiyordum şaşırdım biraz.
Biliyorum söz konusu o olunca.
Böyle hep altında bir şey arıyor insan.
Ama bu sefer yok, bu sefer olmadığına inanıyorum ben Miran.
Ne olur sende inan.
Babaanneme değil, ama ben senin kalbine güveniyorum.
Bu iş burada bitecek!
Olanları duydun...
...şimdi bu sulh teklifi benim canımı kurtarmak için mi Azize Hanım.
O silah ile bana nişan almadın mı?
Azat' a mıydı gerçekten.
Kimin canını kurtarmaya çalışıyorsun babaanne.
Kimin?
Azize Aslan bey...
...evime kadar gelip bizzat tehdit etti beni.
Niye daha önce söylemedin?
Yine Azize, Azize ben şimdi senin.
Azat, Azat, Azat!
Dur tamam.
Bu yüzden söylemedim.
Gel, geç otur.
Bilmiyordum, bilseydim ben.
Bilseydin durmazdın soluğu onun kapısında alırdın.
Ben seni çözdüm.
Sen adilsin, merhametlisin.
Ama karşındakiler oyunu kuralsız oynarken bunlar seni zayıf gösteriyor.
Kısacası...
...Azize hanımı da kavgasını da hayatımda istemiyorum.
Benim yüzümden başın ağrıdı.
Ya o kadın...
...ya o Azize...
...şeytanı çırak çıkartır.
Merak etmeyin siz.
Biz koruruz seni.
O kadın beni korkutmuyor Azat.
Benim onunla baş edecek gücüm var.
Estağfurullah!
Ama sen bu kadar emeğinin üstüne gidip katil olursan...
...başlamasın diye uğraştığın o kan davasını başlatırsan...
...işte ben o zaman üzülürüm.
Peki o Miran?
O bir şey yaptı mı?
Kimsin lan sen!
Hayır.
Sana karşıda mahcubuz.
Bir gün vurulmuş bir adama yardım ettin.
Hayatın karıştı.
Ben yapmam gerekeni yaptım.
Eyvallah!
Azat, yemek davetin hala geçerli mi?
Olmaz mı.
Bu akşam buyur gel müsaitsen.
Olur, akşam o zaman Şadoğlu konağında görüşürüz.
Başımla beraber.
Beni göndermek için düşmanına bile boyun eğdiğine göre...
...doğru yoldayım babaanne.
Sen ne yapmaya çalışıyorsun?
He?
Bana Azat'ı vurdur üstüne sulh istemek ne demek?
Bu Midyat'ta haberler ne kadar çabuk yayılıyor.
Daha Nasuh yeni duydu.
Öyle kaçmak yok Azize Hanım.
Sana diyorum Azize Hanım.
Cevap ver cevap, öyle kaçmak yok.
Sulh nereden çıktı?
Sen niye onların ayağına gittin?
Sana Gönül ile Sultan'ın peşinden gitmen için araba gönderdim.
Onların başında ol yeni bir hayat kur...
...onları da kurtar kendini de kurtar gerisi benim meselem dedim.
Sen ne yaptın?
Kendini düşmanın önüne attın.
Beni dinleseydin bütün bunların hiç biri yaşanmayacaktı.
Ölme diye yaptım, hiç biriniz ölmeyin diye!
Madem ölmemizden bu kadar korkuyorsun...
...o zaman neden vurdurtun Azat'ı bana?
He desene?
Neden o Aslan denen herif çıktığında susturdun beni?
Neden Şadoğlularının Azat'ı vurduğumu öğrenmesini istemedin?
Hem ölmeyelim diye uğraşıp hem de neden kanlımızı kapımıza getirttin o zaman?
Ya ben anlamıyorum babaanne niye niye!
Çünkü ben kendi canımı atacaktım önlerine!
İntikamını kendi elimle alıp, bedelini de kendim ödeyecektim.
Ama sen izin vermedin!
Benim belimi büktün.
Ben, ben senin belini büktüm.
Sen...
...sen o gün avlunun ortasında, beyazlar içinde ölmek için mi duruyordun?
Evet.
Çünkü senin canın için kendi canımı tehlikeye attım ben.
Sonrasında sana bir şey olmasın diye sustum.
Susturdum seni.
Ama sen ne yaptın?
Geri döndün.
Bunlarda o Aslan mıdır nedir...
..ne haltsa o adamı bulup bambaşka bir oyuna girdiler..
Anladın mı şimdi?
Ne var Esma?
Avukat bey gelmişte Miran'ı görmek ister.
Buraya kadar gelecek ne varmış ki?
Hayırdır?
Reyhan Hanım'ın avukatı boşanma evraklarını yolladı.
Detayları konuşmak için uğradım.
Off!
Evet.
Şurayı imzalayacaksınız Miran Bey.
Bu arada Miran Bey karar verdiniz mi, Reyhan Hanım'a tazminat verecek misiniz?
Detayları sonra konuşuruz.
Siz nasıl isterseniz, iyi günler.
Miran!
Acele etmeseydin Miran.
Nasuh, sulhu kabul ederse boşanmak zorunda kalmayabilirsin.
Sulh olsa da olmasa da ben Reyhan'dan boşanacağım babaanne..
Sen sevdan için ölümü göze almışken...
...sulh olsa da boşanacağım diyorsun he mi?
Aynen öyle.
Hal böyleyken...
...senin sevdan mı yalandı yoksa bana söylediklerin mi yalandı diye sorsam...
...bana kızmazsın herhalde.
Benim sevdam da gerçekti nefretimde.
Ben sadece intikamımı Reyhan'ı kaybetmeden almak istedim.
Eğer birazcık bekleseydin...
...Hazar Şadoğlu'nu bir değil bin kez öldürecektim.
İtibarini, ailesini, sevdiklerini her şeyini kaybedecekti.
Onu yaşarken öldürecektim.
Ama sen bana engel oldun.
Sandın ki anamla babamı unuttum.
Bu ilan ettiğin sulh kabul edilse bile...
...bu düşmanlık bitmeyecek çünkü en başta ben davamdan vazgeçmeyeceğim.
O yüzden beni korumaya çalışmaktan vazgeç.
Sadece gölge etme senden başka bir şey istemiyorum.
Gölge eden ben değilim.
Sevdan dı.
O zaman bırak bu sevda kendi sınavını versin.
Bak senin yolundan gittik sulh ilan etmek zorunda kaldık.
Bundan sonra benim yolumdan gideceğiz.
Dediğin gibi olsun torunum.
Bu seferde senin yolundan yürüyelim.
(Bu sulh Aslanımı korumak içinde ama senin de işine yaradı he mi Miran)
(Bakalım doğru mu söylüyorsun yoksa beni mi kandırıyorsun göreceğiz)
(Nasuh cevabını versin hele mi göreceğiz)
Yok, kabul etmiyorum.
Sulh mulh yok!
Ya baba bak, kurban olayım Allah rızası için...
...bir kere beni dinle ne olur ya.
Bak bir kere dediğime kıymet ver ne olur baba!
Baba bak!
Bu Azize karısı ne yapmış biliyor musunuz?
Ha biliyoruz.
Eve kadar gelip kendisi anlattı zaten.
Nasıl?
Gelip ben Aslan'ı tehdit ettim mi dedi.
Ney?
Yok.
Azize karısı Aslanımı tehdit etmiş?
He, yok bizim adamımızmış ta...
...biz ona tuzak kurmuşuz da...
...adamı kendi çatısı altında tehdit etmiş ya.
Bak, gör!
Bu işte!
Azizeden bu beklenir zaten.
Buraya geliyor sulh istiyor...
...ama öte yana gidiyor Aslan'ı tehdit ediyor.
Bir dakika, bir dakika.
Nasıl?
Azize, sulh istiyor.
Bir kaç saat önce geldi buraya sulh istiyormuş.
Bizden de cevabını bekliyor yarın.
Meydan da.
Var bu işin altında bir şey ama henüz bilmiyoruz.
Biz bilmiyoruz ama, baban tutturdu ille de sulh yapalım diyor.
Baba bende biliyorum Azize'nin barış istemediğini...
...ama diyorum ki teklifine he diyelim.
Bir ne yapmak istediğini anlayalım zaman kazanalım...
...sonra onu kendi silahı ile vururuz.
Cihan!
Azize burada sulh ister, yarın gider torununu vurdurur.
Bizim üstümüze atar.
Anladın mı, sen bunu bile düşünemiyorsun be!
Yahu baba bunu isteyesiydi zaten bu zamana kadar yapardı.
Şimdide yapar.
Hele bir dur ya, baba bak.
Cihan haklıdır.
Bak Azize bir oyun oynuyorsa bile Cihan'ın dediği gibi...
...kabul edelim onun oyununu bozabiliriz belki.
Hem daha fazla kan dökülmez dede.
Baba bak hele...
...biz seni evlatlarınınız.
Kötü olasın adımız lekelensin ister miyiz.
Sen bir daha düşün şu işi.
Tamam dediğiniz gibi olsun.
Ha bir dakika, bir dakika.
Baba, şimdi ben merak ediyorum.
Abim benim dediğimden ne farklı söyledi de sen tekrar düşünüp ikna oldun.
Benim evladımın canını kurtarmaktan başka.
Cihan, ileri gidiyorsun.
Senin derdin sulh değil miydi?
Tamam işte sulha he dedim daha ne istiyorsun?
Yok babam yok, ben hiç bir şey istemiyorum.
Allah senden razı olsun, madem benim evladımın canını düşündün...
...madem ki abim buna vesile oldu.
Ben başka hiç bir şey demiyorum sana.
Ben, her şeyi sineyi çekerim baba.
Yeter ki, ailemden kimse ölmesin.
Katil olmasın.
Cihan nereye gidiyorsun?
Cihan!
(Aslan, ah Aslan)
(Asla yapmam dediğimi senin için yaptım ben)
(Ben Aslan'ı buradan sağ salim bir uzaklaştırayım)
(Soyunla da seninle de hesabımı o zaman göreceğim Miran)
(O sulhun bedelini kat ve kat çıkaracağım hepinizden)
Hayır bir şey demeyeceksen hiç bir şey deme.
Bize hayır Hanımım.
Zarf yola çıkmış.
Ellerine ulaşmak üzere.
Bununla ne yapacağını biliyorsun.
Bakalım o zarf Şadoğlularının eline geçince ne yapacaksın Aslanım.
Azat abime bakmıştım.
Azat Ağam seni soruyorlar.
Buyur kardeşim.
Ağam, gündüz bizim kafede birlikte oturduğunuz abi unutmuş masada.
O kimdir bilmiyoruz.
Ustam, senin arkadaşındır diye götür Azat Ağa ver dedi.
Sağ olasın kardeşim, dur.
Hadi sağ ol ben veririm kendisine.
Azat, oğlum onlar ne?
Reyhan.
Reyhan mı?
Ne Reyhan'ı ya?
Oğlum onlar nedir?
Azat?
Aaa! Yaren bu.
Kim çekmiş bu fotoğrafları?
He?
Vallahi ben.
Oğlum nedir bunlar?
Biz bugün Aslan ile kafede oturduk.
Orada ki çocuk getirdi.
Aslan unutmuş.
Nasıl yani?
Aslan mı?
Ne işi varmış bu fotoğraflarla.
Ne bileyim.
(Kapı çalınıyor)
İyi akşamlar.
Biraz geciktim kusura bakmayın.
Bir şey mi oldu?
Onu da sen diyeceksin!
Ne lan bunlar!
Kimsin lan sen!
He kimsin oğlum sen!
Niye çektin lan fotoğraflarımızı?
Lan konuş!
Ya Reyhan, fotoğrafın vardı evinde.
Fotoğrafım değil Miran, fotoğrafımız.
Tamam öyle olsa bile...
...sence de bu garip değil mi?
Sen Azize'nin köpeğimizin ha?
De bana ne işler çeviriyorsunuz siz!
Yeter!
Kimsin lan sen!
Ha söyle lan, kimsin!
Yoksa seni kendi ellerimle boğarım burada ha.
Azize karısı mı taktı seni peşimize söyle.
Tamam Nasuh Ağa.
Kim olduğumu söyleyeceğim.
Saklamanın da bir anlamı yok zaten.
Madem iş bu noktaya kadar geldi.
Gerçeği bilmek hepinizin en büyük hakkı.
Azat'ın vurulduğu gün ben tesadüfün orada değildim.
Avlanmıyordum.
Azat'ı takip ediyordum.
Ne demek Azat'ı takip ediyordum?
Kim taktı seni Azat'ın peşine?
Azat'ı takip ediyordum çünkü ailemi arıyordum.
Ben hiç ailemi tanımadım.
Babam bildiğim yaşlı bir adam, annem bildiğim yaşlı bir kadının anında büyüdüm.
Sonra öğrendim ki evlatlıkmışım.
Gerçek ailem kimdir, atam kimdir hiç bilmedim.
Tek bildiğim Midyat'ta ki eski ailelerden birine mensup olduğum.
Önce çok kızdım.
Beni terk edip giden ailemi tanımak istemedim.
Ama sonra merakıma yenik düştüm.
Beni neden bıraktılar diye öğrenmek istedim.
Belki de bırakmak zorunda kalmışlardır diye umdum hep.
Belki de bir şey olmuştur.
Belki ben doğar doğmaz beni kaçırmışlardır diye bile düşündüm.
Ailem beni hep aramıştır ama bulamamıştır kim bilir.
İçimde ki yetim çocuk hep böyle umuyor işte.
Onlar beni bulamamıştır ama...
...ben onları bulabilirim belki dedim.
Kim söyledi sana bizim ailen olduğumuzu?
He!
Nereden belli?
Dedim ya bana isimsiz mektup yollayan biri.
Biliyorum böyle bir mektup ile insan...
...bir sabah çıktım buraya geldim.
Burada ki bütün köklü aileleri araştırdım.
Sizi de araştırdım.
O fotoğrafları da o yüzden çektim.
Ailem olabileceğinizi düşündüm.
İşte o günde seninle tanışıp konuşup niyetindeydim.
Bu yüzden takip ediyordum seni.
Gerisini de biliyorsunuz zaten.
Sen Aslanbeyleri araştırdın mı hiç?
Araştırdım, araştırdım tabi.
Ama onlar ben doğmadan çok önce bu topraklardan gitmişler.
Sebebini de biliyorsunuz.
Yani onlar benim ailem olmazlar.
Neyse böyle işte.
Gittiğim yerlere de huzursuzluk veriyorum sanırım.
Kusura bakmayın.
Daha fazla tadınızı kaçırmadan gideyim ben.
Tekrar özür dilerim hepinizden.
Aslan.
Bu herifin ne işi var burada?
Ha cidden anlamıyorum ha, tanımıyorlar bile nasıl güveniyorlar.
Ya adam evlatlarının hayatlarını kurtarmış Miran.
Ne yapacaklardı ki herhalde alacaklar getirecekler izzeti ikram yapacaklar.
Ben de alabilir miyim.
Ben bunu vallah.
Miran, dur.
Dur Miran, Reyhan'ı düşün.
Bak sen her ailesi ile boğaz boğaza geldiğinde o kız kahır oluyor...
...bilmiyor musun?
Hani çekip gidecektik.
Git o zaman, git Reyhan'ında al git.
Yapamam oğlum yapamam.
Niye, sen hep başkası için mi yaşamak zorundasın?
Fırat, benim önce babaanneme intikamıma geri döndüğüme inandırmam lazım.
Bu işi çözmeden gidemeyiz.
Madem Azize Aslanbey bizim aklımızla oynuyor.
Bende onun aklı ile oynayacağım.
Başka çarem yok.
Anla.
Afiyet olsun.
Fırat.
Sen dön hadi, ben bir Reyhan ile konuşup geleceğim.
Miran bak sakın öfkene kapılım...
... bu Aslan yüzünden Şadoğlu ile karşı karşıya gelme.
Kardeşim buradayım.
Sen rahat ol.
Reyhan'ı zorda bırakacak bir şey yapmam.
Bir sıkıntı olursa.
Olmayacak.
Hadi git sen.
Ya hadi.
Açıktın mı he.
Renginde güzelleşmiş ya senin.
Dur, azcık havalandıralım seni.
Daha şimdi buraya koydum.
Bunu mu arıyorsun?
Miran.
Ya delirdin mi sen he!
Kafayı mı yedin Miran!
Her şey maf olacak.
Git ne olur git hadi, her şey yolunda olacak.
Reyhan sakin ol.
Sen merak etme kimseye yakalanmayacağız.
Nerden biliyorsun he?
Ya sen ne kadar sorumsuz oluyorsun Miran.
He, nasıl bu kadar sorumsuz oluyorsun.
Duymadın mı babamın dediklerini...
...ya sana bir şey yaparlarsa.
Ne olacak?
Eminim her koca böyle karşılanmak istiyordur.
Kadın da böyle rüyasında yaşamak istiyordur.
Miran, ya git.
Bak bizimkiler görmese bile...
...damına çıkıp durduğun komşulardan biri görecek bir gün şikayet edecekler.
Edemezler.
Niye?
Onları da mı tehdit ettin?
Ya Miran bak, Allah aşkına bak.
Kalbime bak deli gibi atıyor korkudan ne olursun git ya.
Ama...
...ben karımın kalbinin beni gördüğü için değil de...
...öyle korkudan deli gibi atmasına ben müsaade etmem
Edemem.
Gel.
Tamam.
Nereye gidiyoruz?
Gel sen.
Miran ciddi olamazsın.
Ne demek komşunun evini satın aldım.
Ne yapayım.
Senin o güzel yüzünü görebilmek için başka çare gelmedi aklıma.
Delisin sen, gerçekten delisin he.
Madem aramıza duvar ördüler.
O zaman bizde o duvarları aşarız karıcığım.
Artık bundan sonra damda yakalanma korkusu yaşamayacaksın.
Şu duvardan şöyle hop, atlayınca rahatız.
Ben senin yapacaklarının sınırından korkuyorum ama artık.
Valla mevzu bahis sen olunca...
...ben kendimden korkuyorum.
Tamam haydi git artık.
Nereye?
Eve Miran eve.
Evdeyim zaten.
Benim evim sensin.
O boşanma kağıtlarını imzalamamızda hiç bir şeyi değiştirmeyecek.
Sende imzaladın demek.
Miran yapma, bak bizimkiler gördüğünde.
Tamam haydi, haydi gidiyorum ben.
Tamam, tamam.
Gel, hadi ben seni geçireyim.
İlk geldiğimde etraflıca bakacak vakit bulamamıştım.
Ama şimdi bakıyorum da konağınız gerçekten çok güzelmiş.
Çok farklı bir dokusu var.
Görkemli duruyor.
Sanki şehrin boynuna asılmış değerli bir taş gibi.
Sen asıl damın manzarasını gör.
Oradan da Midyat'ı izledin mi Midyatlı olursun zaten.
Gel sana orada bir mıra içireyim.
Olur.
Müsaadenizle.
Tamam haydi sen git artık.
Gitmem.
Aslan denen herif buradayken hiç bir yere gitmiyorum.
Ben şu duvarın yanında olacağım.
Cidden o herifin burada işi ne?
Miran delirdin mi sen?
Onun bize nasıl bir iyilik yaptığının farkında mısın?
Azat abi mi buldu tedavi etti.
Kan davası çıkmasın diye her şeyi üstüne aldı adam.
Sen ona minnettar olmak yerine niye böyle sinir oluyorsun ben anlamıyorum.
Her yerden zırt pırt çıkmasına sinir oluyorum.
Ben iki dakika senin yüzünü görebilmek için damdan dama atlarken...
...onun seninle aynı sofrada olmasına gıcık oluyorum.
Bu mu bizim derdimiz şimdi Allah aşkına.
Ya Reyhan, senin fotoğrafın o adamın evindeydi.
Benden nasıl eyvallah dememi bekliyorsun.
Fotoğrafımız, fotoğrafımız Miran.
Hep zaten boşuna günahını almışsın, adam anlattı her şeyi.
O ne demek?
Bir sabah çıktım buraya geldim.
Buradaki bütün köklü aileleri araştırdım.
Sizi de araştırdım.
O fotoğrafları da o yüzden çektim.
Ailem olabileceğinizi düşündüm.
İşte o günden senle tanışıp konuşmak niyetindeydim.
O yüzden takip ediyordum seni.
Sizde buna inandınız deme?
Ya ben gerçekten anlamıyorum Reyhan.
Hayatınızda hiç görmediğiniz bir adam çıktı geldi...
...siz de büyülenmiş gibi hepiniz ona inanıyorsunuz.
Niye?
Sanki etten kemikten değil...
...böyle gökten inmiş doğruluk misali melek.
Yaptığı onca iyiliği görmezden mi gelelim Miran?
Gelme...
...ama şunu da unutma.
Şeytan da iyilik ettiğini zannettirip insanoğlunu cennetten etti.
üff!
Tamam, tamam, tamam, tamam, tamam.
Tamam.
Hadi güzel anımızı ziyan etmeyelim.
He!
Gideceğim.
Tamam bak bana bak.
Bir gül.
Gül ki sabah kadar yanımda kalsın gülüşün.
Tamam haydi git.
Tamam haydi git, yakın zamanda görüşeceğiz zaten.
Ama şimdi git tamam mı?
Hem dedem sulhu kabul ederse boşanmak zorunda da kalmayız.
O zaman biz.
Aslan.
Kahveyi aşağıda sizinkiler ile içelim mi?
Hadi git.
Miran hadi git.
Olur nasıl istersen hadi.
Ya gördün mü!
He!
Gördün mü bizi ne hale soktun gördün mü?
O güvenmediğin adam bizi nasıl bir felaketten aldı Miran farkında mısın?
Umurumda değil.
İsterse gitsin sizinkilere söylesin...
...benim kimseden korkum yok.
Benim var ama.
Benim umurumda.
Ben senin yaşamını istiyorum sana bir şey olacak diye aklım çıkıyor.
Sen beni böyle korku içinde koyunca...
...senin hoşuna mı gidiyor bu durum he!
Haydi, haydi git.
Ne olursun korkulacak bir şey yapma Miran.
Ne olsun korkulacak bir şey yapma ne olur yalvarırım bak.
Yakın zamanda görüşürüz zaten.
Ama git şimdi ne olur.
Reyhan.
Allah aşkına.
Allah aşkına.
Haydi.
Git.
Azize'nin tehditleri gözünü korkutmasın.
Sen Azat'ın hayatını kurtardın.
Bundan sonra Azize sana el uzatacak olursa...
...karşısında bizi bulur.
Teşekkür ederim Nasuh Bey.
Umarım bir daha kendisi ile karşılaşmayız.
Gerginlik olsun istemem.
Azize'nin olduğu yerde gerginlik olmazsa olmaz.
Gerçi bunu bitirmek içinde elimize fırsatlar geçmiyor değil.
Ama biz karar verirken bile şüpheleniyoruz.
Doğrusunu yapıyorsun sen Cihan.
İnsan şüphe edecek ki arkasını kollayabilsin.
Yanına yöresine sokulanı...
...gölgesinde soluklananı, iyice bilsin tanısın değil mi.
Hazar Bey.
Sözlerinizin bana olduğunu anlıyorum.
Yaşadığınız sıkıntılar, iki aile arasında ki husumet size rahat vermiyor.
Bunu da anlıyorum.
Ama ben kimsenin düşmanı değilim.
Dostunuz olmak bana gurur verir.
Ama dostlukta zorla olacak bir şey değil.
Bunu da bilirim.
O halde bana söz bırakmadın Aslan Bey.
Sen bunları unutma yeter.
Kusura kalma.
Senlik değil bizim ağızımız sütten çok yandı demem ondan.
Yine yaptın yapacağını he abla.
Nasuh Ağa, sulhu kabul edecek belli ki.
Başka ne var ne yok?
Ha sayi.
Birde şu Azat'ın hayatını kurtaran oğlan...
...Aslan mıdır nedir.
Şadoğlularının resmini mi çekmiş ne.
İşte öyle bir şey tam anlayamadım.
Baksen şu oğlana.
Demek ki Azat'ı ilk görüşü değilmiş.
Ee! Konakta kıyamet koptu tabii.
Yok vallahi.
Başta bir karıştı ortalık.
Nasuh Ağa, oğlanın yakasına bir yapıştı ama...
...Aslan, ben ailemi arıyordum sizin olabileceğinizi sandım deyip ...
...özür dileyince herkes bir burulup duruldu.
İşte biraz Hazar Bey işkilli hala.
Gözünü dikip dik dik bakıyor oğlana.
Onun dışında bir sıkıntı yok abla.
Biri geliyor kapatmam lazım.
Bu fırtınayı atlattın demek.
(Gülüyor)
Ne de olsa benim torunumsun.
Bu sulh bir imzalansın o zaman göreceksin kim galip geliyor.
Azize Aslanbey öfkeden sacını başını yolluyordur şimdi.
Aferin Hanife.
Ben ne zaman göreceğim yeğenimi.
Ne zaman sarılacağım Aslanıma.
O ne zaman isterse.
Hadi gittim.
Hala benim anlamadığım.
Bu kadın beni vurdurdu.
Sonra Aslan üstlendi ses etmedi.
Sonra kalkıp buraya geliyor sulh istiyor.
Hayır bende sulh olsun istiyorum.
Da şimdi ne değişti.
Yani neden şimdi?
Peki ne yapmayı düşünüyorsunuz, kabul edecek misiniz?
Edeceğiz koçum edeceğiz.
Edeceğiz.
Değil mi baba?
Edeceğiz bakalım.
Açıkçası beni her dakika daha çok şaşırtıyorsunuz.
Normalde insanlar böyle bir durumda çok fevri davranırlar.
Yani hemen dişe diş, göze göz mantığı.
Ama bunu aşıp herkese direnmek yürek ister.
Torununuzun canına kast etmiş aile ile barış yapacaksınız.
Bu herkesin harcı değil.
Azize Aslanbey belki kendisinden korktuğunuz için fırsat bulmuşken...
...barışı kabul edeceğinizi bile ima edecek.
Ama siz buna aldırmadan doğru bildiğinizi yapacaksınız.
Bence bu çok takdir edilesi bir hareket.
Benim ne kimseden korkum var...
...ne de kimsenin hareketlerimi takdirine ihtiyacım var.
Bu Midyat çukurunda bir kişi bana korkak desin anlını karışlarım.
Beni yanlış anladınız Nasuh Bey.
Ben sadece tavrınızı takdir ettiğimi söylemek isterim.
Benim tavrımı kimsenin takdir etmesine yada yermesine ihtiyacım yok.
Ben artık gideyim.
Müsaade senindir.
Cümleden iyi geceler.
Sen dedemin kusuruna kalma.
Hiç önemli değil Azat.
Ben kendimi tam ifade edemedim galiba.
Ondan tekrar özür dilediğimi söylersin.
Eyvallah.
Ben Aslan'ı geçireyim.
İyi geceler.
Hayırlı geceler sağ ol.
İyi geceler.
Bende çıkayım baba.
Tamam oğlum haydi haydi.
Abla, Şeyda abinin yanına gidelim mi mutfağa?
Ne oldu açıktın mı yoksa?
Yok ondan değilde...
..senin biraz canın sıkılmış ben ne zaman onun yanına gitsem...
...gülüyorum çok komik biri.
Bak şimdi bak.
Seninle ingilizce konuşalım mı Gül Hanım.
Seni yumurtalı krep çırpam mı Gül Hanım.
Seni okey oynayalım mı Gül Hanım.
Lorke lorke lorke lorke delale lorke Lorke lorke lorke lorke hatune lorke
Gel bakalım buraya gel.
Bak daha yanına gitmeden güldün.
Birde yanına gitsen ne biçim gülersin.
Hadi gel abla.
Ablacığım sonra gideriz olur mu?
O zaman canın sıkılmasın diye kardeşimize isim bulalım.
Ben bir tane buldum bile çitlembik.
Çitlembik mi?
Ee olmaz ki senin bebeğinin adı zaten.
Niye olamazmış zaten bebeğim pamuk anneannede kaldı.
Ben çitlembik adını çok seviyorum.
Hem Melikeye de sordum; olur kız çok güzel olur dedi.
Sen taklit mi ediyorsun milleti.
Ne yapıyorsunuz bakalım.
Hiç ne yapalım Gül Hanım beni eğlendiriyor.
He.
Al.
Ne o?
Nenem aradı dedi ki beş dakikaya arayacağım telefona baksın.
Yani bak, niye özlemiş çünkü nenem seni.
Reyhan kızımda Reyhan kızım diyor başka bir şey demiyor.
Şey bende bu kızı yatırayım, haydi bakalım Gül Hanım.
Ya Melike senin de benim gibi uykun gelince ne dediğin anlaşılmıyor.
He, öyle mi minik fare!
Kalk kız haydi yatağa.
öp ablanı.
Oh, iyi geceler gülüm.
İyi geceler.
Ver bakayım şunu da.
Giy terliklerini.
Haydi.
Buyurun Gül Hanım.
Bu kadar çabuk döneceğini.
Aslan!
Bir şey mi oldu?
Evet oldu.
Daha doğrusu olmuş ama benim hiç bir şeyden haberim yok.
Sen ne yapıyorsun ha Mahfuz?
He?
Sen gerçekten neden benim yanımdasın?
Ben.
Sen ne demek istiyorsun Aslan açık açık konuşsana?
Birileri evimize kadar odama kadar girmiş diyorum.
Sen neredeydin diyorum?
Nasıl?
Nasıl?
Bende sana bunu soruyorum nasıl?
Odam da en özel alanımdaki fotoğraflar Şadoğluları tarafından yüzüme vuruluyor.
Bu nasıl olabiliyor Mahfuz nasıl?
Bilmiyorum.
Bilmiyorsun öyle mi bilmiyorsun!
Oh ne güzel bilmiyorsun!
Az kalsın Azize Aslanbey'in kurduğu oyun yüzünden...
...kendi kurduğumuz oyundan diskalifiye oluyorduk.
Şadoğulları konağının ortasında...
... onlara ait çektiğim fotoğrafları yüzüme vurduklarında...
...nasıl hissetmişimdir sence.
Açıklamasında zorlanmışsındır mutlaka.
Brova bildin!
Sen benimle dalga mı geçiyorsun!
Bu evi güvenli bir hale getirecektin, o fotoğraflar nasıl çıktı bu evden!
Bu evi kale yapacaktın.
Ama yaptığın kale ilk günden düşmüş!
Sende bunun için beni suçluyorsun.
Bu senin tedbir alman gereken bir durumdu.
Aldım zaten!
Seni uyardım!
O fotoğrafları ortadan kaldırman gerektiğini sana söyledim.
İşte bu bir tedbirdi.
Sana düşen neydi peki?
Azize'nin buraya gelebileceğini bile bile...
...ortalıkta özel eşyalarını bırakmamaktı değil mi?
Şimdi kalkmış bunun için bana hesap soruyorsun.
Ben.
Sen Aslan kendi hatan için beni suçluyorsun.
Ama buna izin vermem.
Bu iş öyle gölgede savaşmak filan okumakla olmaz.
Nasıl saklanacağını, neyi saklayacağını bilmen lazım.
Sen kendi gölgene güveniyorsun...
...ama insan kendi gölgesinde saklanamaz bunu unutma.
Ve sakın!
Beni yapmadığım işler için suçlama.
Sakın!
Sen, benim için buradasın!
Ben hata yapsam bile sen yapamazsın!
Seni bu yüzden seçtim!
Engel olman için!
Sen de bunu unutma.
İnan bana neden burada olduğumu hiç unutmuyorum.
Miran.
Reyhan.
Niye sustun?
Nefesini dinledim.
Ve yanımda olduğunu hayal ettim.
O hep böyle olmayacak Miran.
Geçecek.
Biliyorum.
Geçecek.
Hem belki yarından sonra böyle zor görmeyiz birbirimizi.
Her şey eskine döner...
...o ilk tanıştığımız günlerdeki gibi.
Reyhan.
İlk tanıştığımız gün...
...ne garip değil mi?
Birinin sende nasıl yaralar açacağını...
...kalbini nasıl mutluluktan yerinden çıkaracağını bilmeden...
...öyle tanışıp merhaba diyorsun.
Ben seni ilk kez müzede gördüm.
Ama sen bana merhaba demedin.
Acaba deseydim her şey faklı mı olurdu?
Yada sen bana tokamı o gün verseydin.
Sen bana şöyle bir gülümseseydin.
Tokamı alıp anca teşekkür ederdim ne diyeceğim öyle tanımadığım adama.
Öyle kolay değil Reyhan Hanım.
Eğer ben seninle konuşma fırsatı bulsaydım öyle kolay kolay kurtulmazdın benden.
Muhabbeti uzatabildiğim kadar uzatırdım.
Keşke bizim hikayemiz böyle olmasaydı.
Her türü olsaydı da böyle olmasaydı.
Tamam.
Değiştiremeyeceğiz şeyleri konuşmayalım boş yere.
Önemli olan neyi değiştireceğimiz.
Ama bak benim ümidim var.
Babaannen bu sulh konusunu en karanlık zamanımızda açtı Miran.
Dedem de evet derse, o zaman hiç sorun kalmaz ki yan yana oluruz.
Reyhan, deden ne derse desin.
Tamam tamam sen sus.
Senin sesinden belli sen hayırlı bir şey demeyeceksin.
Bozma şimdi bu anı.
Hem biliyorsun ben.
Biliyorum sen sevenlerin kavuştuğu hikayeleri seversin.
Bizi bundan sonra ancak ölüm ayırır.
Oda bir süreliğine.
Ama biz yaşayacağız Reyhan, birbirimiz için yaşayacağız.
Bu sevdayı yaşatacağız.
Bak...
...işte bizim hikayemizin mutlu sonu da bu.
Tamam hadi kapat şimdi gözlerini.
Mutlu günlerimizi hayal et.
Olur mu?
Söz.
Miran.
Söyle meleğim.
Yarın çok güzel bir gün olacak.
Biliyorum.
Biliyorum.
Güzellerim.
Nasılsın bakalım.
He.
Vallah benim içim içme sığmıyor.
Sende iyi olacaksın.
Bizim gibi iyileşeceksin.
Bak o gülü de ben iyileştirdim.
Türküler söyledim ona...
...güneşle suda yardım ettiler.
Onlar sana da yardım eder.
Bende türkü söylerim.
Sen yeter ki dayan emi.
(Telli turnam türküsü söylüyor)
(Telli turnam türküsü söylüyor)
(Telli turnam türküsü söylüyor)
(Telli turnam türküsü söylüyor)
(Telli turnam türküsü söylüyor)
Meydana adamları yerleştirdik.
Kalabalığın içindeler.
Tamam.
Allah'ım ne olur bir aksilik çıkmasın.
Ne olur.
Seninle savaşımızı bu meydan da ilan etmiştim Nasuh Ağa.
İnşallah bitirmekte buraya nasip olsun.
Şimdi herkesin önünde ver cevabını.
Senin hanene geldim sulh olsun dedim.
Teklifimi kabul ediyor musun?
Aslanbeyler intikamından vaz mı geçmiş?
Benim bildiğim Nasuh Ağa torunun canına kastedilmişken bunu yapmaz.
Nasuh Ağa kendine korkak dedirtmez.
Aslanbeyler onca şey yaptı, cevap vermeyecekler mi?
Barışacakları mıymış?
Azize Aslanbey torununa bir şey olacak diye korktu herhalde.
Barışacaklar mı yani?
Nasuh Ağa kanını yerde mi bırakacak?
Ne bu halin senin nerede kocan?
Bilmiyorum.
Sen kocan ile birlikte değil miydin?
Gitti o.
Sen benim annemin babamın katilisin!
Eğer bir daha annemle ilgili ağızından tek bir laf çıkarsa...
...daha o lafı bitirmeden, öldürürüm seni!
Azize Aslanbey belki kendisinden korktuğunuz için fırsat bulmuşken...
...barışı kabul edeceğinizi bile ima edecek.
Ama siz buna aldırmadan doğru bildiğinizi yapacaksınız.
Bütün Midyat şahit olsun!
Aslanbeyler, Şadoğlularının ömrü billah düşmanıdır!
Bunu böyle bilesiniz!
Nasuh Ağam merttir işte böyle.
Aslanbeyler düşmanına boyun eğdi ama...
...Nasuh Ağa kabul etmedi.
Şimdi ne olacak?
Azize Aslanbey torunlarına bir şey olacak diye korktu herhalde.
Azize Aslanbey!
Başından çıkarttığın o örtüyü...
...hemen takmaya başla.
Teklif ettiğin sulhu kabul etmiyorum!
Madem teklifimi kabul etmiyorsun.
Bundan sonra önünü de arkanı da iyi kolla Nasuh Şadoğlu.
Burada işimiz bitti.
Bitti.
Bitti her şey bitti.
Her şey bitti.
Cihan!
Reyhan!
Her şey bitti Fırat.
Hiç bir şey bitmedi Reyhan.
Bitmeyecek gel benimle.
Reyhan!
Reyhan'ı kaçırıyor.
Şimdi ne olacak hanımım?
Mezarlığa gel.
İşler istediğin gibi gitmiyor ya babaanne.
Nereye gidiyoruz?
Ya Allah aşkına biri görecek dur.
Gel!
Miran aç şunu aç!
Alo!
Miran meydandaki fırın varya...
...evet alt sokaktaki.
Reyhan yanımda hemen oraya gel.
Ne diyorsun Fırat ne oldu?
Reyhan'a bir şey mi oldu?
Yok Reyhan iyi.
Sen dediğim yere gel.
Hemen!
Fırat!
Gel, gel.
Reyhan!
Ne tarafa gittiler?
Emin misin Reyhan mıydı?
Ya Fırat vardı yanında zorla götürüyordu.
Tamam.
Siz o tarafa gidin, bizde o tarafa gidelim hadi.
Koş koş.
Fırat dur!
Ya nereye?
Gel!
Reyhan!
Miran!
Reyhan!
İyi misin?
İyi değilim, bitti.
Bitti Miran her şey bitti.
Reyhan sakin ol.
Hiç bir şey bitmedi.
Hiç bir şey bitmedi.
Aga ne oldu sen niye bizi çağırdın buraya?
Al, bu vekaletname.
Malların senin üstüne düşen kısmını üzerine alırsın diye.
Bunlarda gideceksiniz diye çıkartınız pasaportlar.
Sulh kabul edilmezse diye yanımda hazır ettim.
Şimdi durmayın hadi gidin buradan.
Fırat!
Fırat!
Ya şimdi olmaz deme!
Bu işin şimdisi sonrası yok.
Siz burada olsanız da olmasanız da bu savaş devam edecek.
Şimdi al Reyhan'ı git buradan.
Ya belki de son şansınız Miran!
Gidin buradan!
Daha ne bekliyorsunuz haydi!
Haydi durmayın gidin buradan hadi!
Reyhan!
Dede.
Sen bizimle oyun mu oynuyorsun?
Hala ne yalanlar anlatıyorsun lan kıza?
Kaçacak mıydınız?
Onca şeyden sonra aileni geride bırakıp bu soysuz lamı kaçacaktın!
Sen torunumu öldürmeye kalktığın yetmediğin gibi...
...şimdi de Reyhan'ımı kaçıracaksın.
Dede vallah kaçmıyorduk.
Baba.
Ne demek oluyor bu?
Baba yemin ederim kaçmıyorduk vallahi inan bana kaçmıyorduk ne olur.
Bu pasaportlar ne oluyor peki he?
Nedir bunlar?
Ben göndermeye çalıştım onları ben!
Onların hiç bir suçu günahı yok!
Onlar seviyorlar birbirlerini.
Fırat!
Hepsi sizin suçunuz!
Fırat!
Susmayacağım!
Sen ki bunca yılın insanısın Nasuh Ağa!
Bilmez misin bir kuşun bile yuvasını dağıtmaya kalksan...
...on kuşu ağı tutar be, balmi çekersin.
Fırat yeter!
Yeter!
Fırat yaptı ha?
Ağam bizimle eğleniyor.
Sanıyor ki bu hikayelere inanacağız.
Sen bizi aptal sandın Miran efendi.
Ben yaptığım onca şeyden sonra gider yalanlarımla yine inandırırım mı dedin.
Azat abi.
Azat abi tamam.
Haydi ne olur gidelim ne olur.
Miranda sende anlayın artık.
Kendi yuvasını yıkanda o, kendi sevdasını ezip gecende.
Bak Reyhan'da anladı sonunda.
Sen nefretini Reyhandan daha fazla sevmişsin.
Ama şunu unutma...
...sen bizim can düşmanımızsın Miran Aslanbey.
Ama bir can gidecekse o bizden olmayacak.
O zaman konuşma çek lan silahını!
Sık kafama hadi!
Hayır tamam, tamam!
Tamam yapma!
Ben, ben ayrı kalınca kötülük yapan bir adam ile gider miyim?
Başka bir hayat kurar mıyım dede?
Siz gelmeseniz de ben kaçmayacaktım, gitmezdim bir yere baba.
Biz artık Miran ile birlikte olamayız.
O onca şey yapmışken olamayız.
Onun sıktığı kurşun Azat abimi sağ bıraktı ama...
...bizi öldürdü.
Artık olmaz.
Aldın mı cevabını ha?
Sen artık Reyhan için yoksun.
Kafana sok bunu.
Sen bizim düşmanımızsın.
Ve öylede kalacaksın.
Hadi gidiyoruz.
Hadi!
Miran, vallahi ben sadece sizin iyiliğiniz için.
Yapmayacaktın!
Yapmayacaktın!
Ben bugün Azize Aslanbey'in bambaşka bir yüzünü gördüm.
Sen benim.
Bu korkutucu görüntünün altında...
...sadece intikamını düşünen bir kadın var sanıyordum.
Ama sen beni yanılttın babaanne.
İçinde bir yerde yüreği ailesi için titreyen bambaşka biri var.
Yoksa insan neden hiç düşünmeden düşmanına boyun eğer ki.
Beni çok şaşırttın.
Öyle etkiledin ki, yaptığın fotoğraf numarasına bile kızmadım.
Kızamam.
Ben sana anca saygı duyabilirim.
Bugün seni çok iyi anladım.
Ama sende beni anla babaanne.
Sen nasıl aileni korumak için yanıp tutuşuyorsan...
...ben de sizi korumak için aynı duygu ile yanıp kavruluyorum.
Anla.
Bak şu mezara babaanne.
Benim mezarıma.
Adım bile yazmıyor üstünde.
Ne görüyorsun?
Yıllar önce kazdırdığın boş bir mezar mı?
Değil.
O mezarın içi boş değil.
Bu toprağın altından benden çalınanlar yatıyor.
Benim çocukluğum yatıyor babaanne.
Çocukluğum.
Eğer...
...öldürdüklerini diriltebileceksen...
...bu toprağın altındakileri bana verebileceksen...
...ben buradan giderim.
Ne dersen öyle olur.
Yapabilir misin?
Yapamam.
Çocukluğum diyorsun.
Peki ya hayatının geri kalanı.
Seni de o toprağın altına koyamam.
Bundan sebep buradan gitmek zorundasın.
Beni birde senin ateşinle yakma.
Bu konu mezarımın başında son kez konuşuldu babaanne.
Sen nasıl intikamını almak için yemin ettiysen...
...ben de ölmeden şu mezara girmeme sebep olan...
Şadoğlu'ndan bunun intikamını alacağım.
Sen benim Aslanımsın.
Seni o çakallara boğdurmam.
Bir yolunu bulacağım.
Bir yolunu bulacağım.
Pişi, pişi,pişi.
Yok ben resmen kandırıldım.
Hani yeni doğan bebekler on altı saat falan uyurdu.
Bu bebek yirmi saattir ayakta.
Anne şimdi sen kırkından sonra doğurdun ya...
...bu bebek bundan dolayı mı böyle oldu?
Bir garip, bir şeyi eksik oldu değil mi?
Vallah kızım.
Allah seni inandırsın bizde baban ile senelerdir düşünüyoruz...
...bu kız niye böyle oldu diye biliyor musun?
Hatta baban bir kere sen bebek iken böyle havaya fırlatmıştı seni...
...sonra tutamadı küt diye kafanın üstüne düştün...
...herhalde böyle oldu dedik evlattır bağrımıza bastık.
Haydi kızım oylama beni haydi.
Götür kardeşini yatır.
Bak bugün benim izin günüm istediğimi yiyeceğim keyfim çok yerinde.
Haydi.
Şeyda!
Vallahi ellerine sağlık.
Sanırsın kraliyet sofrasıdan mutfağından çıkmış.
Çeşmeci başından da övgüyü kaptın.
Artık senin sırtın yere gelmez.
He Şeyda.
Afiyet olsun Handan Hanım.
Rabbim bu evin sevincini neşesini daim eğlesin.
Madem bugün barış günüdür...
...o zaman bayram sofrası kuracağız bu akşam.
Kur be haydi!
Çırp çırp Hanife bacım çırp.
Çırp he.
Hollanda sosu çok çırpmak gerekir.
Aaaa! Yetti canıma be.
Karıştır karıştır saatlerdir karıştırıyorum.
Biz bilmeyiz öyle Hollanda sosu mosu.
Madrid mi burası?
Mardin Mardin.
Biz öyle yemeğe sos mos değil, isot koyarız.
Drink.
Haydi Hanife, ağızın değil elin çalışsın.
Bak Melike'ye kız diye mutfak robotu yetiştirmişiz senelerdir.
Handan Hanım, evimize barış gelsin de her gün bayram sofrası koyalım.
Ya ben mutfak robotluğuna razıyım ha.
He valla bacım.
Ağzın bal yesin.
Reyhan!
Ne oluyor ya?
Bekle!
Hayırdır baba.
Sen beni aptal mı sandın ha.
Olur mu öyle şey dede o nasıl söz.
Orada ne halt ettiğini bilmiyor muyum sanıyorsun?
O soysuz ile kaçacaktın değil mi?
Biz yetişip seni yakalamasaydık...
...oyun oynadığınızı anlamayacaktık değil mi?
Dede.
Yok artık.
Miran ile kaçmaya mı kalkmış?
Vallahi pes.
Ben size ne dedim.
Bu boşanma olayı yalan dolan demedim mi?
Sırf onun hayatını kurtarmak için yalan söylemiş.
Kız sus!
Hadi götür kardeşini yatır hadi.
Kız kime diyorum.
Melike, al Hüma'yı götür odaya haydi kızım.
Haydi.
Baba, olanı biteni anlattı ya Reyhan.
Gitmeyecektim dedi ya.
Sen kızını tanımıyorsun Hazar!
O Miran iti için yapmayacağı yok Reyhan'ın.
Bu kaçıncı ha!
Kaçıncı bu!
Senin dediklerine bu saatten sonra nasıl inanacağız!
O iti oracıkta vurmadıysam...
...oğlumda torunumda katil olmasın diyedir.
Anladın!
Dede, dede niye inanmıyorsun sen bana?
Benim haberim yoktu hiç bir şey den kaçmayacaktım ben.
Boşanma kağıtlarını bile önünde imzaladım.
Niye inanmıyorsun hala niye?
Çünkü sen yufka yüreklisin!
Safsın saf!
Karşındaki çakalların kim olduğunu bilmiyorsun!
Sevda varsa her şey düzelir sanıyorsun.
Ama düzelmez!
Dede bırakta ona ben.
O Aslanbeyler, bu Midyat'tan gitmedikçe bize huzur yok.
Bundan sonra bir daha benim haberim olmadan dışarı çıkmayacaksın!
Dışarı çıkmak yok!
O atı da alıp kırda bayırda dolaşmak yok anladın mı!
Hanife!
Buyur Ağam.
Köye haber salın, gelip atı alsınlar.
Ederi neyse üçe beşe bakmasınlar satsınlar atı.
Dede, dede Allah aşkına satma.
Bir daha gezmeyeceğim, söz gitmeyeceğim hiç bir yere.
Ne olur, ne olur bırak mavi kalsın.
Benim bu laflara karnım tok.
O at satılacak.
Baba.
Baba bir şey yap, mavi benim çocukluğum.
Birlikte büyüdük biz mavi ile.
Ne olur.
Kızım at ile gidecek bir yerin kaldı mı artık?
Ben senin canının derdindeyim.
Bir gün olmayacak yerde kurşunların önünde kalırsan ne olacak.
Herkes duysun!
Aslanbeyler ile sulhu kabul etmedim.
Aslanbeyler ömrü billah bizim düşmanımızdır.
Bundan sonra kimse benden izin almadan dışarıya çıkmayacak.
Kimse kafasını göre iş yapmayacak.
Anlaşıldı mı?
Oğlum bu deden ne diyor?
Sulhu kabul etmemek nedir?
Abi.
Son anda fikrini değiştirdi işte.
Ay ben öleceğim.
Ay ben öleceğim,bir gün evlatlarım diye kahır olacağım.
Öleceğim, Cihan nerede?
Babam fikrini değiştirince çekip gitti Cihan.
Şimdi keyfim yerine geldi.
Azize böyle üst üste kaybedince...
...benden mutlusu olmuyor oğlum.
Tamam oğlum.
Tamam Aslanım tamam merak etme.
Tamam görüşürüz haydi.
Demek sulh isteyip ret edildin he Azize.
Koca Midyat'a rezil oldun.
Ama sen alışıksın.
Torunuma oyun edeyim dedin.
Elinde patladı hemi.
Aslında en büyük hatayı sen baştan Reyhan ile Miran'ı evlendirirken yaptın.
Ne oldu.
Miran karşına geçti.
Boşanacağım dedi.
Çok şükür.
Elini attığın yer çürüyor da.
(Telefon çalıyor)
Ah Gönül, inşallah Reyhan ile Miran'ın boşanacağını duymadın kızım.
Miran dan sana yar olmayacak.
İnşallah anlarsın.
Alo!
Anne.
Olanları duydun mu?
Bütün Midyat konuşuyor.
Niye bana söylemedin?
Kızım ben sana diyecektim de...
...işte tam ben sana söyleyecektim.
Bu.
Vallah ben sizi anlamıyorum anne.
Hadi babaannem gizli saklı iş çevirmeye meraklı ama sen.
Sen benden nasıl saklarsın bunu?
Neden haber vermedin sulh istediğini.
Ha sulh mu?
Kızım benim de daha yeni haberim oldu kızım....
...sen bilsen ne olur bilmesen ne olur.
Allah aşkına ya babaannenin işleri işte.
Bırak yesinler birbirlerini senden kıymetlisi mi var benim için bu hayatta.
Sen onu bunu bırakta sen nasılsın oralarda....
...sen bana onu de, iyi misin hoş musun.
Ne yaptın o işleri?
Aman iyiyim işte şükür.
Babaannemden uzakta kafamı dinliyorum.
Vallah sana da uzaklaşmanı tavsiye ederim.
Zira ben yakın zamanda eve dönmeyi planlamıyorum.
Dönme kızım dönme.
Bak burada sulh olmadı.
Buranın derdi tasası bitmez dönme.
Sen orada güvendesin iyisin.
Peki ne olacak sence...
...yani Şadoğlu bir cevap mı verecek?
Ondan mı kabul etmedik?
Anne!
Alo!
(Miran senin oğlun Hazar)
Demek Miran, Şadoğlu ha!
(Telefon çalıyor)
Alo!
Anne ses kesildi ne oldu, iyi misin?
Kızım elime çay döküldü ben seni arayacağım.
Ben seni arayacağım sonra merak etme hadi.
Bunca yıl Hazar'a oğlunu düşman yetiştirdin he!
Otuz yıl.
Otuz yıl bunca yıl.
Bu kadar kötü olabilecek ne yaşadın sen?
Ne yaşadın ama bunun arkasında biri var.
Başka bir şey var.
Oğluna babasını öldürtmeye çalıştın ha.
Miran eğer Şadoğlu ise...
...Aslan'da bu ailenin tek erkek evladı demektir.
Adalet geldi.
Bu sefer geldi.
Ama sana değil.
Bize geldi.
Esma!
( Bu konu mezarımın başında son kez konuşuldu babaanne)
(Sen nasıl intikamını almak için yemin ettiysen)
(Bende ölmeden şu mezara girmeme sebep olan Şadoğlu'ndan bunun intikamını alacağım)
Ne yapıp ne edip seni bu savaş alanından göndereceğim.
Geldim hanımım.
Hayırdır Sultan.
Bu ne hal?
Hayırlar sendendir diye bekliyordum ama...
...meydanda ki gösteriniz hüsranla sonuçlanmış.
Sanane!
Miran ne oluyor?
Ben sana Reyhan ile gitmen için bir fırsat verdim.
Fırat!
Sen ne yaptın!
Gittin her şeyi maf ettin.
Karışmayacaksın lan!
Karışmayacaksın anladın mı!
Beni yolumdan alıkoymayacaksın!
Siz ne yapıyorsunuz?
Fırat sana ne yaptı?
Ne oluyor neyi paylaşamıyorsunuz?
Birinizde kurduğum oyunu bozmayın be!
Biriniz işime karışmayın!
Sulh muh yok Şadoğulları bizim düşmanımız.
Reyhan'dan da boşanacağım intikamımızı alacağım.
Anlaşıldı mı?
İşime karışmayın!
Sen ne yaptın ya!
He!
Sen farkında mısın babaannem bunları duyunca yaptığım bütün planlar bozulacak.
Ha cidden soruyorum ağa sen ne yaptın?
Sen ne yaptın asıl sen?
Önünde Reyhan ile kaçmak için bir fırsat varken...
...Reyhan ile mutlu olmak varken.
Olamayız oğlum olamayız!
Biz bu şartlarda çekip gittiğimizde hiç birimiz mutlu olamayız!
Ya zaten siz gidecektiniz.
Ben yolunuzdan dönmenize engel olmaya çalıştım.
O Azat'ı vurmadan önceydi.
Artık hiç bir yere gidemeyiz.
Aksine benim burada kalıp, babaannemi kendime inandırmam lazım.
Şimdi ne yapacağız?
Ne yapacağız Miran?
Oynayacağız.
Babaannemin bizle oynadığı gibi, bizde onunla oynayacağız.
Aslanım.
Oğlum.
Derhal görüşmemiz lazım.
Sana göstereceğim bir şey var.
Dilşah'ın Hazar Şadoğlu'na yazdığı mektup.
(Hazar, bu mektubu yazıp yazmamayı çok düşündüm)
(Ama öyle bir)
Miran, senin amcanın oğlu değil.
O bir Şadoğlu.
Yani onunla hiç bağın yok.
Şimdi anladın mı babaannenin nasıl bir insan olduğunu?
Bak şu bozkıra.
Senin babaannen bu bozkır.
Üzerinde o kadar hayat yok ki sararmış, ölmüş.
Babaannemin bunu bildiğine emin misin anne?
Aksi mümkün mü?
O her şeyi bile bile yaptı.
Düşmanın çocuğunu bilerek yetiştirdi babasını oğluna öldürtmek için.
Peki...
...Reyhan'a yaptıkları.
Ben, ben hiçbir şey anlamıyorum anne.
Babaannem bunu yaparak neyi, kimden ne intikamı almış oluyor.
Azize'nin neyi neden yaptığını anlamak için onun gibi olmak lazım.
Ama sen öyle değilsin.
Artık bunların hiç bir önemi yok.
Artık korkmak yok boyun eğmek yok.
Sen Aslanbeylerin tek varisisin.
Bu ne demek biliyorsun değil mi?
Adalet diyordun ya...
...işte sana fırsat.
Bu mektup her şeyi bitirecek.
Herkesin hak ettiği adaleti getirecek.
Sonra bizde yolumuza bakıp hayatlarımızı yaşayacağız.
Babaannem.
O boş durmaz biliyorsun.
O ömrünü kötülüğe adamış.
Hayatını yok yere heba etmiş.
Vakti gelip Şadoğulları ile yüzleşirken biz çoktan uzaklara gitmiş olacağız.
Oğlum bu mektubu mutlaka Miran'a ver.
Sonrada çekip gidelim buralardan.
Gerisi onların derdi.
Buna...
...mecburuz Reyhan.
Mecburuz.
Bizim içinde güneş battı işte.
Buradan nasıl geri döneceğiz.
Nasıl çıkacağız kırılıp dökülmeden.
Ben senden ne kadar beni affetmeni isteyeceğim bilmiyorum ama...
...bu savaştan galip çıkmak için...
...bizim yenik düştüğümüzü zannetmeleri lazım Reyhan.
Bizim sevdamızı da kıran geldi bak.
Bırakmadılar yeşerelim.
Ölsün istiyorlar bu sevda.
Bizimde öleceğimiz belli.
Davacı Reyhan Aslanbey!
Davacı Reyhan Aslanbey!
Neredesin Reyhan neredesin?
İnşallah gelmez.
İnşallah gelmezler de boşanmazsınız.
Haydi kızım geç kalmayalım haydi.
Olmaz bizim masalımız böyle bitemez.
Baba!
Ben boşanamam.
Ne diyorsun sen?
Baba ben.
Kızım ne demek boşanamam.
Sen, sen kendi ağızla dedin boşayacağım dedin.
Miran'ın onca ettiklerinden sonra...
...sen bu evliliğin hala sürebileceğine inanıyor musun?
Kızım hepimizin içinde boşayacağım demedin mi sen?
Biz doğrudur demedik mi?
Demedin mi?
Dedim, dedim ama şimdi yapamam.
Niye?
Niye?
Sen beni delirtecek misin kızım?
Hamileyim.
Ney?
Kızım sen.
Sen ne zaman öğrendin niye demedin bana?
Bilmiyordum ben yeni öğrendim.
Ne olacak şimdi?
Allah'ım yardım et.
Allah'ım.
Baba.
Ben boşanamam.
Ama Miran'a da söyleyemem.
Eğer söylersem.
Olmaz.
Bırakmaz seni bizim yanımıza.
Alır.
Boşanırsam da...
Kızım nasıl olur saklanmaz böyle bir şey.
Karnın belli olur.
O zaman ne olacak?
Demez mi ben babasıyım bu benim karım.
Alır seni bizim yanımızdan haklıdır alır.
Kızım hakime ne diyeceksin şimdi?
Miran'a ne diyeceğiz.
Reyhan Aslanbey, davacı Reyhan Aslanbey!
Davacı Reyhan Aslanbey!
Özür dilerim hakim bey.
Boşanma talebi ile mahkememize başvurdunuz.
Siz Reyhan Aslanbey.
Ben boşanmak istemiyorum.
Reyhan.
Ama mahkemeye resmi başvurunuz var.
Evet var.
Ama vazgeçtim ben, o bir anlık öfke ile verdiğim bir karardı.
Ben seviyorum kocamı boşanmayacağım.
Reyhan ne yapıyorsun sen?
Ne yaptığımı bilmiyorum ama ne yapmayacağımızı biliyorum Miran.
Boşanmayacağız.
Reyhan.
Emin misin kızım?
Çok eminim.
Reyhan babanlara ne diyeceksin?
Yerinize geçin lütfen.
Ama bu işler tek taraflı olmaz.
Peki siz, sizin kararınız nedir?
Hakim bey.
Oda istemiyor.
Oda boşanmak istemiyor, değil mi Miran istemiyorsun?
Reyhan!
Reyhan bir dur.
Ya sen cidden benden mi kaçıyorsun?
Boşanmadığın kocandan.
Sana boşanmayacağız demiştim.
Bir yolunu bulacağız demiştim.
Anladım da ama niye kaçıyorsun benden?
O zaman Aslanbey'e gidiyoruz.
Ben seni bu şekilde eve yollamam.
Babana ne diyeceksin ha.
Hamileyim dedim babama.
Ne dedin?
Ne dedin ne dedin?
Hamileyim dedim.
Yalan söyledim.
Mecburdum ama.
Miran ben seni çıktığımız yoldan döndürmeye çalışmıyorum.
Ama biz çok zor kavuştuk, ben bir daha ayrılmamıza izin vermem.
Babamdan başka herkes bizi boşandı bilecek.
Herkes.
Bizde...
...biz de o sürede yine birlikte gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışacağız.
Hep sonra öyle bir araya geleceğiz ki...
...kimsenin bizi ayırmaya gücü yetmeyecek.
Reyhan.
Kızdın mı?
Ya ben sana kızabilir miyim hiç?
Sadece...
Biliyorum babamı kandırdım diye.
Ama mecbur kaldım zaman kazanmak için.
Gideyim ben babam bekliyor dışarıda.
Ben fırsat bulur bulmaz seni arayacağım tamam mı?
Biliyorsun deme, o söylediğin er geç olacak.
Sen benim çocuklarımın annesi olacaksın.
Biz seninle çok güzel bir aile olacağız.
Biliyorum.
Bende onun için uğraşıyorum zaten.
Akıllı karım benim.
Kocam benim.
Boşanmadık işte.
Boşanmadık.
Ne oldu kızım?
Hadi Miran hadi gidelim.
Ben boşanmak istemediğimi söyledim.
Oda vazgeçti düştü dava.
Haydi geçelim hadi.
Baba.
Evdekilere söylemeyeceksin değil mi?
Kızım söylenir mi şimdi.
Hem bu koşullarda olmaz ki zaten.
Biz nasıl saklayacağız bunu Reyhan?
Olmaz kızım elbet bilecek Miran, o zaman seni asla bizim yanımızda koymaz.
Seni.
Baba benim sevdam bitmedi.
Biliyorum kızıyorsun bana böyle deyince.
O adam senin amcaoğlunu vurdu nasıl hala öyle diyorsun...
...ama sen demez misin kararan gün kararıp kalmaz diye.
O güne kadar ne olacağını kim bilir.
Hem ben vazgeçemem.
Umut etmekten vazgeçemem baba.
Her şey güzel olacak diye hayal etmekten vazgeçemem.
(Telefon çalıyor)
He baba!
Bitti.
Boşandılar.
Bana inandığın için teşekkür ederim baba.
Doğrular ortaya çıktığında bana inandığına pişman olmayacaksın söz veriyorum.
Haydi kızım haydi gidelim bakalım.
Haydi.
Harun.
Mahkeme bitti.
Sonuç.
Maalesef boşandılar.
Yani bunca emeklerin boşa gitti.
Önemli değil.
Biz yolumuza devam edeceğiz.
Sen kulağını her zamankinden daha iyi açıyorsun değil mi?
Bizim bu hikayede kaçırdığımız bir şeyler var Harun.
Babaannemim herkesten gizlediği çok başka şeyler var.
Reyhan.
Kızım ben orada şaşkınlıktan diyemedim ben sana...
...soramadım iyisin sen değil mi?
İyiyim babam sağ ol.
Yavrum benim benimle paylaştığın için ben çok mutlu oldum bilesin.
Artık düşünmemiz gereken bir can daha var kızım.
Ben hem senin hem bebeğin sağlıklı olması için susacağım Reyhan.
Bu durum sadece ikimizin arasında kalacak yani şimdilik.
Sağ ol baba.
Yalnız senin bilmem gereken bir şey daha var.
Hayır!
Hayır izin vermem!
Bırakmam seni oğlum.
Vermem!
Kızım çekil oradan çekil.
Mavi gidecek.
Hayır Maviyi almayın benden.
Baba.
Baba senin hediyendi o bana.
Yalnız kalmayayım diye almıştın.
Dede etme.
Yahu bir defada karışma işime be!
Karışma!
Hadi kızım çekil oradan çekil, adam işini yapsın.
Tamam yahu, tamam kalsın bu hayvan kalsın.
Hazar, Reyhan artık dul bir kadın.
Atla gezmesi zaten hoş değildi.
Bundan sonra hiç değil.
Ya senden biliyorsun.
Bu at burada durdukça...
...o sağa sola kaçacak bununla.
Gel kızım buraya, gel buraya.
Dede, dede yapma!
Gel buraya!
Çekil!
Dede, dede.
Vallah senden habersiz çalmayacağım Maviyi.
Hiç almayacağım.
Reyhan mı o bağıran?
Boşandılar diye mi ağlıyor?
Nasuh Mavi'yi mi gönderiyor?
Reyhan!
Kızım, kızım yapma kızım.
(Ağlıyor)
Beni yalnız bırakma Mavi.
(Ben boşanamam)
(Kızım ne demek boşanamam)
(Hamileyim)
Sen de mi bu sulh meselesi yüzünden dargınsın bana?
Yok.
Benim tek meselem bu mu ki ya?
Ne o zaman?
Baba bak.
Sen Cihan'a bir söz verdin.
Kabul edeceğim dedin sonra herkesin için çaydın.
Kaç gün geçti.
Cihan'ı karşına alıp iki kelam etmedin kestirip atıyorsun.
Yapma böyle olmaz.
Ben diyeceğimi dedim Hazar.
O sustu.
Ne yapsaydım yani zorla mı konuştursaydım?
Hem bu sulhu kabul etseydim ne olacaktı?
Azize sulh yapacak mıydı gerçekten?
Sen bun inandın mı?
Mesele o değil.
Yahu milletin ağızına Şadoğluları pıstı diye laf mı verseydik.
Yahu işte bunu diyorum.
Sen el alemin lafını dinliyorsun evlatlarının lafını dinlemiyorsun.
Biz söyledik sana sulhu kabul et diye, en çok ta Cihan.
Sen Cihan'ı bırak.
Erkeklik oynuyor o erkeklik!
Yahu Azize bir kadını, dize getireceğini zannediyor.
Getirebilir mi tek başına Azize ile uğraşabilir mi o?
Yahu oğlum sen buna inanıyor musun?
He?
Cihan, senle ben olmadan, tek başına bir iş yapabilir mi?
Ne biçim laf öyle.
(Sen Cihan'ı bırak, erkeklik oynuyor o erkeklik)
(Yahu Azize gibi bir kadını, dize getirebileceğini zannediyor)
(Getirebilir mi tek başına Azize ile uğraşabilir mi o)
(Yahu sen ben olmadan tek başına bir iş yapabilir mi)
Kendi başıma iş görebilir miyim, göremez miyim yakında anlarsın Nasuh Şadoğlu.
Alo, Sultan Hanım.
Hayırdır diyeceğim ama hayır olmadığı saatten belli.
Ne istiyorsun?
Sultan Hanım bak.
Hepimizin sırları vardır değil mi?
Örneğin benim, Azize karısının, kızının, senin.
Hatta rahmetli kocanın bile.
Sen bana bunları söylemek için mi aradın?
Yok.
Bildiklerimi önce Azize'ye mi anlatsam önce seninle konuşup...
... ona göre karar versem mi diye aradım.
Sen beni neyle tehdit ediyorsun?
Ah bak işte bu doğru soru.
Ama bunu da öğrenmek için benimle buluşacaksın.
Gerisine öyle karar vereceğim.
Sen bana güvenmesen de baba...
... ailemizi bu sıkıntıdan kurtarabilecek tek kişi benim tek.
Azize Aslanbey'in boynuna geçecek ipin ucu benim elimde artık.
Nasıl ki senin yumuşak bir karnın var ise, Azizenin de illaki vardır.
He baba.
(Sen Aslanbeylerin tek varisisin)
(Miran senin amcanın oğlu değil)
(O bir Şadoğlu)
(Yani onunla hiç bağın yok)
(Kapı çalıyor)
Gel.
Afiyet olsun.
Annen mektubu vereli koskoca üç gün geçti.
Ne hanımefendi ile konuştun nede mektubu Miran'a verdin.
Aklından geçen ne?
Neyi bekliyorsun?
Doğru zamanın gelmesini.
Elinde Azize Aslanbeyi çökertecek, Reyhan ile Miran'ı kurtaracak bir delil var.
Ama doğru zaman gelmedi öyle mi?
Öyle.
Mektubu Miran'a verecek misin Aslan?
Neden cevabını aldığın soruları tekrar tekrar soruyorsun?
Fikrinin değiştirmediğinden emin olmak istiyorum.
Fikrim filan değişmedi.
Sadece kafamdaki soru işaretlerini netleştirmek istiyorum.
Herkesten bir adım önde olmak istiyorum.
Tek sebebi bu.
Neden ben öyle olduğunu düşünmüyorum.
Tamam.
Hanımefendiyi aramamanı anlıyorum.
Belki bir şeyleri ondan duymak istedin.
Ama elinde böyle bir güç varken...
...böyle bir durumu zora sokmanı hiç anlamıyorum.
Dedim ya Mahfuz...
...zamanı değil.
Kim için?
Senin için mi?
Çünkü herkes için en doğru zamandı.
Hani o gün...
...Reyhan'ı kaçırdığın gün.
Sana bir soru sormuştum hatırlıyor musun?
Azize Hanım, Azize Hanım sensin değil mi?
Sensin.
Ne olur bırak beni.
Ne olur Allah aşkına bırak, bak ne dersen nasıl istersen öyle yapacağım.
Yeter ki bırak, aileme dokunma ne olur.
İnsaf et bak, benim kardeşim daha çok küçük.
Babamın da hiç bir suçu yok sende biliyorsun işte.
Tamam, tamam.
Eğer istersen ayrılırım Mirandan.
Yeter ki, yeter ki kimseye bir zarar verme ne olur.
Çöz hadi beni çöz!
Eğer için soğuyacaksa ayrılırım sevdamı kalbime gömerim.
Hadi çöz beni.
Çöz beni ne olur.
Gitme, gitme ne olur Allah aşkına çöz beni ne olur.
Çöz beni!
Bırak beni ne olur bırak!
Bırak!
Planlar değişti.
Burada kalıyoruz.
Ne?
Ama biz böyle anlaşmadık.
Bunu onun cebine koy.
Sonrada evine götür.
Kurduğun oyunlarla harcadığın hayatların...
...bedelini ödeme zamanı geldi Azize Aslanbey!
Bu kızdan etkilendiğin için mi planlarını değiştirdin?
Hayır.
Babaannemden bir önce intikamımı almak için.
Ayrıca Miran benim kuzenim.
Bir daha sakın böyle bir şey söyleme.
Sakın!
Bende sana o gece bu sorunun cevabını vermiştim!
Reyhan'ı görünce babaannemin sadece bana değil...
...başka masumlara da nasıl eziyet ettiğini gördüm.
Onun için kaldım.
Adalet getirmek için.
O zaman niye bekliyorsun hala?
Niye mektubu ortaya çıkarmıyorsun?
Dedim ya Mahfuz, zamanı değil.
Peki Miran ne olacak?
Kuzenin değil diye mi bütün bunlar?
Hazır boşanmışlarken Reyhan sana.
Lafını sakın bitirme!
Miran'ın Aslanbey olamadığını öğrenmem bazı denkleri bozdu.
Ama bunun Reyhan ile hiç bir ilgisi yok.
Kendini kandırabilirsin ama beni değil Aslan.
Haddini aşıyorsun!
Reyhan ile Miran boşandı diye başka bir kapı açıldı sanıyorsun ama açılmadı.
Benim hiçbir şey sandığım yok.
Ben senin tarafındayım Aslan.
Ama sende Miran ile aynı tarafta olmak için çıktın bu yola.
Ben kimin tarafında olduğunu biliyorum.
Niye bu yola çıktığımı da.
Öğrendiğim hiç bir gerçekte beni çıktığım bu yoldan çeviremeyecek.
Sana da bunu ispatlayacağım.
Gidip mektubu kendi ellerimle vereceğim.
Bu gece adalet yerini bulacak.
Benim içinde, Miran içinde, herkes içinde.
Bu gece bunu bitireceğim.
Alo.
Hanımefendi.
Evet her şey yolunda.
En azından artık öyle.
Yok hayır.
Başta biraz bocaladı tabi ama...
...endişeniz olmasın.
Bu gece mektubu verecek.
(Telefon çalıyor)
Alo.
Miran, her şey istediğin gibi hazır.
Tamamdır ağa, ben de şimdi Reyhan'ı almaya gidiyorum.
Sağ olasın.
Mercan göz bacım.
Bak bak, şu böreğin güzelliğine bak.
Kokla bak kokla.
Aman Şeyda, bu saatte etrafı balık kokutmuşsun ya.
Ya ne kokacaktı ahretlik bacım içine balık koydum.
Hele boncuklu bacım.
Buyur bak. Mis gibi börek yapmışım.
Ağızlara layık.
Ne bu balık sarımsak bir şey kokuyor burada.
Helal olsun gurme bacım.
Kokusundan hemen anlamışsın.
Koyayım mı bir lokma şifa niyetine?
Şimdi gece ya, gece vakti yersem ben bunu kabus görürüm uyuyamam.
Ama sonra bakarım tadına olur mu?
Şeyda!
Sen bize darıldın mı ha?
Valla darılmışım, gücenmişim bacım.
Ya tamam nazlanma, haydi gel barışalım.
O zaman tadına bakacaksın.
Kır zincirlerini önyargılı bacım.
Sana bir tabak hazırlayayım.
Telefon çalıyor)
Meçhul bacım.
Miran.
Reyhan şimdi seni görmeye geliyorum beş dakikaya yan sokaktayım.
Şimdi mi?
Ne oldu karımı göremez miyim?
Ne oldu kötü bir şey mi var yoksa?
Bilmiyorum belki olmuştur.
Miran deme bak, boşanmadığımızı filan mı öğrendiler?
Kimsenin bir şey öğrendiği yok.
Ben sadece seni özledim.
İyi, iyi tamam.
Ama iki dakika sadece olur mu?
Melike.
Melike, ben kaçıp geleceğim tamam mı?
Tamam ama geç kalma yani.
iki dakika diyorum.
Allah'ım sen onları ayırma.
Tez vakitte bir araya getir.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik)
Kimsin sen!
Sen, sen kimsin!
Dur kimsin!
Kaçma dur!
Kimsin sen dur!
Neredesin!
Neredesin!
Dilşah, sen miydin kızım.
Bana bir şey mi anlatıyorsun, bir mucizemi gösterdin.
Kızım mıydı o?
Niye yandı böyle içim.
Oy, ben bunadım mı yoksa.
Allah'ım ne olur torunum bu haldeyken aklımı alma benden.
Hadi gidiyoruz.
Nereye Miran?
Kocaya soru sorulmaz Reyhan Hanım.
Gidiyoruz diyorsam gidiyoruz.
Miran o normal evli çiftler için geçerli...
...biz normal bir çift olmadığımız için ben istediğimi sorarım.
Reyhan, hadi.
Miran iki dakikalığına çıktım zaten gelemem bir yere.
Gelirsin.
Olmaz.
Zaten her şeyi yeni yeni yoluna koyuyoruz.
Yakalanırsak ne diyeceğiz?
Diyeceğiz ki biz aslında boşanmadık.
Miran sus!
Karı kocayız aramıza girmeyin diyeceğiz.
Olur.
Gelemem ben bir yere.
Gelemezsin öyle mi?
Miran ne yapıyorsun?
Hamile karımı taşıyorum.
Çünkü ona bir sürprizim var.
Hem de çok sevineceğin.
Niye geldik buraya?
Şuraya bak bir.
Ne görüyorsun?
( At sesi)
Miran bu!
Mavi!
Mavim!
Oğlum, oğlum Mavim!
Geldin.
O sensiz yaşayamaz ki.
Benim gibi.
Sende, o olmadan deme...
...ölüyorsun.
Geldin işte.
Hiç gitmemişti ki.
Bak...
... bütün sevdiklerin yanında.
Yüzümü nasıl güldüreceğini hep biliyorsun değil mi?
Çünkü ben ne olursa olsun...
...senin yüzün hep gülsün istiyorum.
Hadi gel, girelim içeri.
Oda gelsin mi bizimle içeri?
Miran.
Sana söylemem gereken bir şey var.
Gel hadi.
Otur şöyle.
Ne oldu Miran?
Kötü bir şey mi oldu yine?
Yok.
Kötü bir şey olmadı.
Sadece ben bir karar aldım, onu seninle paylaşmak istiyorum.
Ne kararı Miran, söyle hadi kalbime indirmeden?
Eğer bir gün, hani hayat bu...
...bana bir şey olursa.
Miran sus.
Sus deme öyle.
Çağırma kötüyü, olmayacak hiç bir şey.
Eğer bana bir şey olursa...
...ben senin kimseye muhtaç olmanı istemiyorum.
Tamam mı?
Ailene bile.
Ne demek o?
Bir vasiyet hazırladım ben.
Ne yaptın?
Her şeyimi sana bıraktım.
Miran niye yaptın böyle bir şey, benim senden başka hiç bir şeye ihtiyacım yok.
Reyhan.
Nasıl böyle kolay söylüyorsun?
Sana bir şey olursa benim gözüm mal mülk mü görecek sanki?
Biliyorum Reyhan görmeyecek.
Ama eğer bana bir şey olursa ben senin güvende olduğunu bilmek istiyorum.
Sus artık.
İki de bir bana bir şey olursa deyip durma.
Ben senden ayrı bir gün geçiremezken...
...sen beni yokluğuna mı hazırlıyorsun?
Ben sanki nefes alabilecek miyim?
Yaşayabilecek miyim sensiz?
Reyhan.
Biz bir yola çıktık.
Ve kocan olarak benim herşeyi düşünmem lazım.
Düşün.
Ama birlikte geçireceğimiz hayatı düşün.
Sensiz geçirebileceğim bir hayatı değil.
Sen benim yanımda kalmak zorundasın.
Hayatta kalmak zorundasın Miran.
Bana bundan daha değerli bir şey veremezsin.
Çünkü benim.
Çünkü senin?
Öldüğümü düşünmeye gücün yetmez.
Söylemeye bile gücüm yetmez.
Hem unuttun mu?
Miran yoksa...
...Reyhan yok.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği)
Keşke bir mucize olsa beklemek zorunda kalmadan şu kavgayı bitirebilsek.
Başka diyarlara gidebilsek.
Gideceğiz Reyhan, hem de öyle sessiz sedasızda gitmeyeceğiz buralardan.
Yedi cihan'ın görmediği bir düğün yapacağız.
Hem düşmanlığın bittiğini hem sevdamızı kutlayacağız.
Sonrada anne olduğunu göreceğim Reyhan.
Senin gibi bir kızım olduğunu.
Hayali bile güzel.
Ben seninle birlikte kurduğumuz hayalleri gerçekleştirmeyi yemin ettim sevdiğim.
Ben de sana yemin ettim sevdiğim.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği)
(Jenerik müzik)
(Jenerik müzik)
(Jenerik müzik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.