Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müzik)
Azat'ı ben vurdum.
Aslan!
Sen kimsin?
Aslan.
Torunum.
Lan sen!
Sen!
Cihan!
Onun kılına zarar geldi ise seni öldürürüm!
Nerde lan oğlum!
Oğlum nerede?
Baba!
Azat abi.
Azat oğlum.
Oğlum sen iyisin değil mi Azat?
İyiyim.
İyisin değil mi?
İyiyim baba, bak bir şeyim yok bak ayaktayım.
Korkulacak bir şey yok.
Haydi, haydi gidiyoruz.
Kimse bir yere gitmiyor!
Senin yalanın değil mi bu?
Ha?
Sen yaptın değil mi?
Bu adam sizin adamınız.
Azize, torununu kurtarmak için sen ayarladın değil mi bu adamı?
Dede!
Ben söylüyorum ben.
Beni vuran Miran değildi.
Sen mi?
Bendim.
Dede!
Koçum!
İyiyim.
Kimse kimseyi vurmayacak.
Azat'ı bu.
Evet beni vuran Aslan dı.
Ama hayatımı kurtaranda o.
Azat sen ne anlatıyorsun oğlum, ne diyorsun sen?
Benim hatamdı.
Avlanıyorlarmış, karşılarına çıktım.
Kaza kurşunu yani.
Beni Aslan vurdu ama hayatımı da o kurtardı.
Başına gelecekleri bile bile beni alıp buraya getirdi.
Hiç kimse Aslan'a dokunmayacak.
Buradan kimse ile bir derdimiz yok.
Gerisi bizim meselemiz.
Haydi, evde konuşuruz.
Sen, sen de bizim ile geliyorsun.
Buyurun gidelim.
Sen ne yapmaya çalışıyorsun?
O herif kim cevap ver.
Odama gel orada konuşacağım senin ile.
Miran!
Sakın!
Aç aslanın kafesine girilmez.
Bırak ne halleri varsa görsünler.
Bu yaptığının da mı hesabını sormayacağız?
Sana söylemiştim, o odadan çıktığında çok kötü şeyler olacak demiştim.
Burada bir şey oldu, bizden bir şey saklıyorlar.
Ne oldu ise oldu?
Bilmemiz gerekiyor olsaydı bilirdik.
Anne sen bunu nasıl dersin?
Bu bizim hayatımız bu benim hayatım.
Babaannem bizi öyle canının istediği yere savuramaz.
Burada ne olduğunu...
...bizi niye apar topar yollamaya çalıştığını anlatacak.
Gönül!
Hani babaannem Miran'ı ölüme gönderiyor diyordun ya.
Babaannen bugün kendi ölüme gidiyordu.
İntikamı için herkesten vazgeçti.
Senden bile.
O zaman bende ondan vazgeçerim.
Bu ne demek oluyor babaanne söyle?
Bana Azat'ı vurdurup başkasının üzerine neden yıktın?
Senin derdin intikam değil miydi he?
O zaman beni neden durduruyorsun?
Ne yapmaya çalıştığını söyleyeceksin?
Kim o adam?
Sana diyorum babaanne söyle!
Söyle cevap ver bana!
Yine ne oyunlar çeviriyorsun?
Oyun filan çevirmiyorum.
O adamı da tanımıyorum, hayatımda hiç görmedim.
Tanımana gerek var mı ki!
Senin Mahmut'un yine halletmiştir.
Sen de oturduğun yerden yönetmişsindir.
Ama bu sefer senin değil, benim dediğim olacak.
Bana her şeyi en ince detayına kadar anlatacaksın?
Şimdi, burada hemen!
O benim adamım olsa, Azat bugün hayatta olur muydu!
Hı!
Hem Azat, senin vurduğunu bile bile niye böyle bir şeye müsaade etsin.
İşte benimde anlayamadığım yer orası.
Senin de bana anlatman gereken yer tam orası!
Bak bana sakın bilmiyorum deme!
Çünkü biliyorsun.
Bu senin oyunun sen kurdun.
Şimdi konuş!
Bunu bana değil, Şadoğlularına soracaksın.
Eğer...
...eğer Şadoğluları bir şeyler çeviriyorsa onların...
...eğer sen bir şeyler çeviriyorsan senin ne yaptığını öğreneceğim!
Bunu da bilesin!
Miran!
Miran ne oluyor?
Babaannem neden bizi göndermeye kalktı, ne yapacaktı?
Miran, biri bir şey söylesin.
Miran!
Babaanne!
(Demek devranı döndürmeyi geldin ha torunum)
(Peki ne olarak)
(Dost musun, düşman mı)
(Ağlıyor)
Oğlum.
Oğlumu aldılar benden.
Ne olur ablam yapma bak, bak gelecekler şimdi ablam.
Yavaş aslanım, yavaş hadi bakalım.
Handan, Handan.
Abla bak.
Azat, Azat oğlum.
Oğlum.
Oğlum nereden vuruldun, oğlum ne oldu sana?
Abim geçmiş olsun çok şükür.
Sağ ol Yaren sağ ol.
Tamam gel, gel.
Niye hastaneye götürmediniz, niye buraya getirdiniz?
Yahu Handan gülüm bak sakin ol.
Sapasağlam karşımızda, dedim hastaneye gidelim gel diye...
...iyiyim dedi istemiyorum dedi.
Yara.
Vuruldu bu çocuk ya.
Vuruldu!
Nerede o Miran Aslanbey sordunuz mu hesabını?
Yenge bak bir dinle.
Ne yenge ya ne!
Ne diyeceksin ki?
Katil kocam mı diyeceksin.
Ya hepiniz bir susun bir dinleyin Allah aşkına.
Benim dinleyecek hiç bir şeyim kalmadı artık Cihan.
Bu saatten sonra benim dinleyeceğim tek şey evladımın selası.
Yok, artık ben bu korku ile yaşayamayacağım.
Hiç birinize bırakmayacağım.
O Miran Arslanı.
Yahu Handan kaza olmuş kaza!
Kaza, kaza, kaza!
Ne kazası?
Av kazasıydı.
Ben vurdum Azat'ı.
İstemeden oldu özür dilerim.
Kaza he, seni Azize Aslanbey tuttu değil mi!
O Elif'in canına karşılık benim oğlumu öldüresin diye!
Değil mi!
Anne yeter!
Aslan'ın bir suçu yok.
Kaza oldu bırak çocuğu.
Nereden belli kaza olduğu.
Handan haklı.
Bu adamın Azize'nin adamı olmadığı nerden belli.
Hayır gerçekten kazaydı.
Biz keklik avlıyorduk
Kimseyi de görmedik.
Sonra ateş ettim bir ses duyduk.
Yok, açmıyor.
Kesin bir şey var...
...böyle olmayacak ben Reyhan'ı görmeye gidiyorum.
Dur bir dur, dur, dur.
Fırat, benim Reyhan ile konuşup her şeyi anlatmam lazım.
Gerçekleri benden duyması şart.
Eğer Azat'tan duyarsa.
O zaman bende senin ile geliyorum.
Sen burada kalacaksın, ailenin başında olman lazım.
Benim senden başka güvenecek kimsem yok.
Babaannemin ne yapacağı belli olmaz.
Fırat, o Aslan kimmiş, nerede yaşarmış mutlaka öğren.
Şimdi biz seni buraya neye çağırdık biliyor musun?
Meramını iyice bir anlat kendini tanıt diye.
Kimsin, kimlerdensin necisin?
Ne yaparsın ne edersin...
...bize niyetini anlat diyecektik.
Baba.
Ha sen bunları bize anlatmasan da biz buluruz.
Senin o keklik avladığın yerler var ya.
Ya ayıp ya ayıp!
Evladınızın canını kurtaran adama böylemi teşekkür edeceksiniz.
Senin canın mevzu bahis burada canın, soruda mı sormayalım.
Önemli değil Azat, ailen doğru söylüyor.
Benim sözümün hiç hükmü yok sizde.
Adam benim hayatımı kurtardı diyorum siz hala hesap soruyorsunuz.
Ya gitseydi.
O zaman niye bize, seni Miran'ın vurduğu haberi geldi.
Bu millet yalan mı söylüyor lan.
Ne bileyim ben.
O haberi getiren kendi gözü ile görmüş mü?
He?
Yok işte biz Miran ile düşmanız diye...
...demek öyle demiş.
Tamam artık tamam, kapatın artık bu konuyu bak.
Aslan'da perişan oldu zaten bütün gün benimle uğraştı.
Azat haklıdır.
O dinlensin.
Bizde Aslan Bey'i geçirelim.
Aslan kardeşim Allah razı olsun.
Ben yapmam gerekeni yaptım.
Böyle bir şeye sebep olup sizleri üzmek istemezdim.
Tekrardan özür dilerim.
Sağ ol.
Adalet yolunda ilk adımızı attık.
Ailenin tavrına bakılırsa pek bir hoş adım olmadı.
İçerdeysen içerdesindir Mahfuz.
Azat sayesinde beni dostları bilecekler.
Başka şansları yok.
Azize Aslanbey'i de en çok bu korkutacak.
Şadoğluna yakın olmam.
Bu çocuğu hiç gözüm tutmadı.
Yok avlanıyormuş ta...
...yok kaza olmuşta...
...bahane bunlar Azize karısının işi bu.
Kırk gündür sesi soluğu çıkmıyordu.
Ne dedim ben size!
Su uyur bu kadın uyumaz.
Uyumasın, uyumamıştır.
Yahu tamam artık, tamam baba bizde önünü arkasını araştıracağız herhalde değil.
Ya Cihan, hadi çıkartın Azat'ın dinlensin. Handan hadi.
Hadi oğlum hadi.
(Kapıya vuruluyor)
Gel.
Aslan Bey, otelde kalmıyor.
Issızda bir konakta kalıyor hanımım.
İyi.
Hadi gidelim.
Kolundan tutup göndereceğim buradan.
Hadisine ne duruyorsun?
Şadoğlu'da onu izletiyordur.
En iyisini sen bilirsin ama...
...oraya gidersek Aslan Bey'i daha büyük bir tehlikeye atmış olmaz mıyız?
(Duyguların ile hareket ediyorsun Azize)
(Kendine gel, kendine gel)
İyi.
Sen izlemeye devam et.
Şadoğulu yada adamları eve girmeye kalkarsa...
...adamalarına söyle hepsini indirsinler.
Aslan'ımın kılına bile zarar gelmeyecek.
Nasıl istersen hanımım.
Neden geldin buraya?
Neden?
(Merhaba Aslan Aslanbey)
(Nihayet sana gerçek soyadın ile hitap eden biri var karşında)
(Soyadını senden alan ben değilim)
(Ama sana geri verecek olan benim)
(Sen Mityad'ın köklü ailelerinden biri olan Aslanbeylerin varisisin)
(Azize Aslanbey'in torunu Ahmet ve Sultan Aslanbey'in tek oğlusun)
(Bugüne kadar bir yalanın içinde kim olduğunu bilmeden büyüdün)
(Çünkü Azize Hanım, Şadoğulları ile süren savaşına seni kurban etmek istemedi)
(Ama ne gariptir ki, yinede bu savaşın kurbanlarından biri sen oldun)
Azize Aslanbey'i nasıl buldun?
(Telefon çalıyor)
Aslan buna bakman lazım.
Cevap vermeyecek misin?
Azize Aslanbey'de olsan bazılarına ilk aramanda ulaşamazsın.
Peki ya çıkıp gelmeye kalkarsa.
Gelemez.
Şadoğulu'nun beni izletebileceğini biliyordur.
Beni riske atmaz.
Peki şimdi ne olacak?
Sence bir hamle yapar mı?
Bunu daha önce defalarca konuştuk.
Planımıza sadık kalacağız.
O bana neden geldiğimi soracak...
...ben de ona bunu vereceğim.
Ona not gönderip hayatını karartan kişinin...
...ben olduğumu hiç bir zaman öğrenemeyecek.
İşte bizim hikayemiz.
(Telefon çalıyor)
Azize Aslanbey vazgeçmez.
Buna cevap vermen şart.
Haklısın, ama seni riske atamazdım.
Tamam herşeyi anlatacağım.
Çıkarken arayıp yeri bildiririm.
Dikkatli ol tamam mı?
(Telefon çalıyor)
Belli ki Azize Aslanbey seninle görüşmeden bu gece huzur bulmayacak.
Demek ki Azize Aslanbey'de olsan korkacak bir şeylerin oluyormuş.
Reyhan ile Miran bunu bilseler kesin çok sevinirlerdi.
Neyse Azize Hanım'ı huzursuzluğu ile baş başa bırakıp...
...gidip birazda biz huzur bulalım.
(Telefon çalıyor)
(Hazar'ın güvenini kazanmıştım)
(Nerdeyse Şadoğulu konağının içine girecektim)
(Bütün sırları öğrenip gizli ne varsa ortaya çıkaracaktım)
(Annemi öldürdüğünü ispat edip, ondan sonra vuracaktım)
(Ama dayanamadım)
Nasıl düzenbaz...
...nasıl aşağılık bir herifmişsin.
Nasıl kandım sana.
Azat abi.
Buyur Reyhan.
Geçmiş olsun.
Sağ ol Reyhan.
Görünmez kaza işte.
Durduk yere iş aldık başımıza.
Bana yalan söylemene gerek yok Azat abi.
Seni Miran'ın vurduğunu biliyorum.
Nasıl, nereden biliyorsun?
Azize Aslanbey, görmen gereken bir şey var dedi beni oraya getirtti.
Arabanın içindeydim ben.
Vurdum, bağırdım, çağırdım ama kilitliydim çıkamadım duyurmadım da sesimi.
Ben gördüm.
Reyhan.
Miranı...
...her şeyi.
Reyhan.
Azat abi sen...
...sen nasıl gidersin oraya, niye gittin?
Azize çağırdı.
Elif'in ardından durmayacağını biliyordum.
Ne yapacağını anlarsam belki dedim.
Ailemizi korursun sandın.
Ama işte.
Derdi konuşmak değilmiş
Öldürmekmiş.
Bu herif, benim aklım almıyor ya...
...ya bu herif, Reyhan buraya gelmedi mi?
Ben intikamımdan vazgeçtim.
Biz buradan gideceğiz.
Yahu bizim soframıza oturmadı mı, yemeğimizi yemedi mi?
Hepsi oyunmuş.
Ya değil, Miran öyle bir şey yapmaz.
O Elif öldüğünde bile suçlamadı hiç seni, hiçbir şey demedi.
Bir şey var, bilmiyorum ne oldu bilmiyorum.
Seviyorduk bir birimizi, gidecektik buradan.
Yahu Reyhan, uyan artık uyan.
Ben sırtıma saplanmış kurşunla uyandım.
Babaannesine bunları söylerken bizzat ağızından duydum.
Bu herifin derdi sevda filan değil, tek derdi intikam.
Yahu seni gerçekten sevseydi böyle bir şey yapar mıydı?
Yapmaz işte yapmaz.
Bir şey var, illaki bir açıklaması vardır.
Neyin açıklaması olacak Reyhan, adam beni vurdu diyorum.
Şu adamı aklamaya çalışmaktan bir vazgeç artık.
Yaşadığın aşk sana masal gibi gelebilir.
Ama ne sen prensessin ne de o beyaz atlı prens.
Bu hikayenin sonunda bir mucize yok.
Ölüm var anladın mı?
Niye söylemedin Miran'ın yaptığını?
Çünkü ben Miran değilim.
Ben Elif'e verdiğim sözü tutacağım.
Bu intikamın maşası olmayacağım.
İki aile birbirini kırmaya çalışırken...
...yangına körükle gitmeyeceğim.
O adam?
Şans işte hayatımı kurtardı.
Böyle yapmasını da ben istedim.
Hiç tanımadığı insanlar için kendi hayatını tehlikeye attı yani.
Akan kan durdurma fırsatın olsa sen yardım etmez miydin.
Susacaksın Reyhan.
Gördüğün bildiğin her şeyi unutacaksın.
Tamam.
Reyhan neyi unutacakmış abi?
Tekrar geçmiş olsun Azat abi, bir şeye ihtiyacın olursa seslenirsin.
Aç.
Sen neden açmıyorsun Melike, sen neden açmıyorsun!
Delireceğim ya!
Nasıl yaptın bunu bize Miran.
Niye yaptın niye?
(Telefon çalıyor)
Reyhan.
Ne bu halin?
iyi misin kuzum?
İyiyim, ben Azat abi mi gördüm de ondan kötü oldum.
İyiyim şimdi.
Ha!
Bak şimdi daha iyi olacaksın.
Miran arıyor.
Kaçıncı arayışı bu sana ulaşamamış ki adam, al.
Reyhan.
Açmayacak mısın?
Alo.
Benimde seninle konuşacaklarım var.
Konağın çevresine gelme sakın.
Ovaya gel.
Ne oluyor kardeşim?
Anlatacağım Melike...
...her şeyi anlatacağım ama şimdi gitmem lazım sen beni idare et tamam mı?
Hayır Reyhan.
Reyhan bu gece kimseyi uyku tutmaz.
Reyhan!
Annem!
Oğlum!
(Ağlıyor)
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği)
Anne.
Anne, benim oğlun.
Annem benim.
Oğlun Aslan.
Senin için geldim, ben ölmedim anne.
Ben ölmedim.
Seni buradan almaya geldim.
Benim oğlum yok.
Yok benim oğlum öldü o!
Babası öldürdü onu.
Sen benim oğlum değilsin!
Aslanbeyler öldürdü benim oğlumu!
Sen benim oğlum değilsin!
Yüzünü bile göstermeden aldılar oğlumu benden.
Aynısı sende de var.
Hastane kayıtlarını okudum biliyorum.
Ben senin oğlunum anne.
Bunca sene Azize Aslanbey beni sizden ayrımış.
Öldüğüme inandırmış.
İlk başta bende kim olduğumu bilmiyordum.
Sonra beni büyüten adamla kadının ailem olmadıklarını öğrendim.
Ben kendimi hep Aslan Karahan olarak bildim.
Aslında Aslan Aslanbey'dim.
Bunları öğrenmem çok uzun sürdü.
Ama öğrendim.
Sizi bulmam çok zamanımı aldı ama buldum.
Senin oğlun benim anne.
Ben ölmedim.
Delirdim ben.
Allah'ım aklımı alma.
Allah'ım aklımı kaybettirme, kaybettirme.
Anne, sen delirmedin.
Azize Aslanbey seni delirtmeye çalışıyor ama sen delirmedin.
Derler ki...
...anneler yavrularını kokusundan bile tanır.
Ben sana evlat kokusu getirdim anne.
Ben senin oğlunum anne.
(Ağlıyor)
Gönül gibi kokuyorsun, Gönül gibi kokuyorsun.
Ne zaman geldin, neden bana haber vermedin?
Hepsini konuşacağız annem.
Her şeyi anlatacağım.
Ama şimdi değil.
Nasuh, Nasuh sana silahı doğrultunca, seni böyle bulmuşken...
...seni namlunun ucunda görünce...
...oğlum neden Azat'ı vurdum dedin evlerine gittin ya sana da düşman olurlarsa..
...niye ben vurdum dedin, ne oluyor Aslan?
Çünkü bu bir fırsattı.
Şadoğlu ile dost olabilmek için çok iyi bir fırsattı.
Ben de bunu kullandım.
Bak ben ne yaptığımı biliyorum anne.
Bana güven tamam mı?
Bana da anlat o zaman, insan bilmeyince çok korkuyor.
Korkma, korkacağın hiç bir şey yok.
Ben yanındayım tamam mı?
Sadece şuan ortalık karışık.
Gözler üzerimde.
Seni riske atamam.
Biraz daha sabır annem.
Biraz daha sabır.
Üçümüzün mutlu olacağı günler çok yakın.
Tamam.
Şimdi senden sadece kimse bizi göremeden hemen eve dönmeni istiyorum.
Daha önce konuştuğumuz gibi ablamada hiç bir şey söyleme.
Sana verdiğim bütün sözlerimi tutacağım.
Ama seni bir kere kaybettim bir daha kaybedemem.
Kaybedemem.
Beni bir daha kaybetmeyeceksin annem.
Sana söz veriyorum.
Reyhan.
Reyhan, benim sana söylemem gereken.
Ben her şeyi biliyorum zaten.
Ben her şey kendi gözlerimle gördüm.
Kendi gözlerinle gördüm, nasıl?
Reyhan sen nasıl?
Bu mu, önemli olan bu mu?
Mesele ne biliyor musun, mesele sizsiniz.
Seninle babaannensiniz.
Sizin yaptıklarınız, sizin rezillikleriniz.
Sen Azat abimi vurdun.
Babaannen de bana bir arabanın içinde kilitli tutarak izletti.
Babaanne.
Reyhan.
Lütfen anlatmama izin ver.
Ne anlatacaksın ben her şeyi gördüm diyorum?
Her şeyi gördüm diyorum!
Tamam.
Gördün ama gördüğün gibi değil.
Yani...
...yani gördüğün, Allah kahretsin!
Bak Reyhan!
Eğer babaannem bunları sana izlettiyse...
...beni anlayacaksın lütfen anlatmama izin ver.
Anlat.
Anlat.
Anlat ki, benim duyduklarım silinsin!
Ben gördüklerimi unutayım!
Anlat, anlat ki ne aileme nede sana bir şey olmasın!
Yapma, ne olur.
Söyle!
Söyle bir şey söyle.
Ben sana her zaman inandığımdan benim kalbim acımasın artık.
Tamam.
Tamam.
Evet Azat'ı ben vurdum.
Buna mecbur kaldım Reyhan.
Babaannem mecbur bıraktı beni.
Ben yapmazsam...
...babaannem yapacaktı.
Babaannem bizi.
Babaannen!
Babaannen!
Sen babaannenin torunu olmayı bırakamıyorsun Miran.
Ben her defasında sana inanırken...
...sen babaannene inanıyorsun.
Ben babaanneme inanmıyorum Reyhan!
Duruyor musun karşısında!
Ne olacak bundan sonra?
İnanmasan da babaannen istedi diye babamı da mı vuracaksın?
Sen yine...
...yine...
...babaannen için bizi yok saydın.
Gerçekten öyle mi düşünüyorsun?
Al o zaman.
Vur beni.
Daha önce yapmıştın.
Bir kez daha vur.
Ben son sözü hiç seçerim ya.
Şuracıkta ölürüm daha iyi.
Ben...
...Azat'ı öldürmek için değil.
Yaşatmak için vurdum.
İnan bana Reyhan.
Ben sana gerçeği söylüyorum.
Gerçek sandığım her şey...
...benim canımı o kadar yaktı ki Miran.
Gerçeği tanıyamıyorum artık.
Yani bana inanmıyorsun?
Öyle mi?
Dur.
Soruma cevap ver.
Bırak.
Soruma cevap ver.
Konuşmayacağım seninle!
Söyleyeceksin daha bitmedi söyleyeceklerim.
Dinle.
Dinle beni.
Eğer ben Azat'ı vurmasaydım.
Mahmut kafasına sıkacaktı.
Anlasana Reyhan.
Ben Azat'ı korumak için vurdum.
Ve seni benden ayıracak hiç bir şey yapmam.
Yeter, yeter.
Ben artık dayanamıyorum.
Eğer ben Azat'ı öldürmek isteseydim.
Azat şuan yaşıyor olmazdı.
Gitmek istiyorsan...
...beni geride bırakmak istiyorsan...
...git.
Bana inanmak istemiyorsan inanma.
Ama önce kalbine sor.
Çünkü o sana gerçeği söyler.
Mecburdum Reyhan.
Mecburdum.
Ben yapmazsam Mahmut yapacaktı.
Hatta babaannem.
Babaannem silahı ile bana nişan aldı.
Ben sadece Azat'ı değil, kendi hayatımı da kurtardım.
Bizi oradan sağ çıkaracak tek şey...
...Azat'ı öldürmeyecek bir yerinden vurmaktı.
Babaannem benden vazgeçmişti.
Beni gözden çıkaran...
...Azat'ı hayli hayli gözden çıkarır.
Umurunda olmaz bile.
Bu yüzden getirip izletti sanada.
Sende beni gözden çıkar diye.
Anlasana Reyhan.
Seni oraya getirdiğini söyledin.
Peki neden?
Neden benim Azat'ı vurduğumu gördün de...
...babaannemin bana nişan aldığını görmedin.
Çünkü babaannemin istediği buydu.
Bizi bu hale getirmekti.
Ben Azat'ı öldürecektim.
Oda beni...
...senin kalbinde öldürecekti.
Babaannen...
...babaannen sana silah mı doğrultu?
Ben önce Mahmut'u vurmayı düşündüm.
Babaannem...
...o fark etmedi ama dikiz aynasından gördüm ben onu.
Ben Mahmut'u vurup Azat'ı kurtarsam bile...
...babaannem önce beni vuracaktı.
Sonrada Azat'ı.
Çünkü o...
Düşmanını iyi tanır.
Karşındaki kendi bile olsa...
...Azat abimin bir kadına silah çekmeyeceğini iyi biliyordu.
İşte bu yüzden beni Azat'ın karşısına çıkardı.
Hem Azat, onu da yapmadı.
Çünkü bana da silah çekmedi.
Sırtını döndü...
...gitti.
Elif'in mezarı.
O yüzden açtı mezarı.
Azat abim görsün, gitsin hesap sorsun bizimkiler gelsin diye.
Ama biz herkes den görünce kapatınca istediğini alamadı.
Şimdi beni anlıyor musun Reyhan?
Şimdi babaannemin niye bizi böyle bir tuzağın içine çektiğini anlıyor musun?
Miran...
...eğer...
...sen Azat abimi vurmasaydın...
...belki senide, senide.
Sen korkma tamam mı?
Mutlaka bir yolunu bulacağım.
Her şeyi düzelteceğim.
Sen yeter ki üzülme.
Beni de kendinden uzak tutma.
Biz öleceğiz Miran, bu sevda hepimizi öldürecek senide...
...beni öldürecek.
Hayır.
Hayır.
Biz yaşayacağız.
Biz yaşayacağız.
Sana kimse dokunamaz.
İzin vermem.
Kimseye izin vermem.
Tamam mı?
Tamam şurada ineyim ben.
Reyhan.
Ne olursa olsun benim sana olan aşkım omuzumdaki yükten daha büyük.
Bunu unutma tamam mı?
Bir de ben senden bir şey rica edeceğim.
Benim Azat'ı görmem lazım.
Miran olmaz, konuştuk bunu.
Şimdi görüşürsen Azat abim inanmaz sana.
Biraz kendini toparlasın sonra görüşürsün olur mu?
Reyhan.
Ben sana anlattım.
Sen gerçeği biliyorsun.
Ama Azat onu yaşatmak için vurduğumu bilmiyor.
Biliyorum.
Biliyorum ben sizi vallahi görüştüreceğim.
Ama şimdi değil Miran.
Her şey düzelecek.
İnşallah.
Allah'a emanet ol.
Nihayet.
Nihayet Midyat'ta beraberiz.
Hep hayal ettiğin yerde dostum.
Evet kardeşim.
Olmam gereken yerdeyim.
Yapacak çok işimiz var Harun.
Şimdi anlat bakalım, Şadoğlularında Arslan Karahan hakkında neler deniliyor.
Duruldu mu biraz ortalık.
Ortalık durulmuş gibi görünse de...
...sen inanma.
Yani bu evin kıyametleri saymak ile bitmez.
Azize Hanım, ne yapıp ne edim bir rüzgar estirmeyi başarıyor çünkü.
Ee! Bizde bunun için burada değil miyiz.
Azize Hanım'ın rüzgarını kesmek için.
Ondan şüphem yok.
Ha bu arada...
...Hanife seni görmeyi çok istiyor.
Ama biraz beklemesini söyledim.
Beklesin, ortalık biraz durulsun herkesin güvenini kazanalım.
Onu da göreceğim.
Peki...
...sırada ki planımız nedir?
Babaannem beni göndermek istiyor.
Bunun için her şeyi yapacak.
O yüzden ben biraz onunla ilgileneceğim.
Sen de Şadoğluların da ki elim kolum olmaya devam edeceksin.
Merak etme.
Karda yürüyoruz.
İzimizi belli etmiyoruz.
Ha bu arada...
...gelelim asıl meseleye.
Ben ne zaman kurtulacağım bu Yaren çilesinden ha.
Sakın!
Onu kazanmaya bak.
Oda bir gün işimize yarayacak.
Bana çok fena borçlanacaksın haberin olsun.
Sana çoktan borçlandım.
Eyvallah dostum.
Saat geç olmuş, benim artık dönmem lazım.
Sen baya baya korkuyorsun bu kızdan ha?
Oğlum sen beni anlamıyorsun galiba?
Seni evde tabi solan beyefendisi Mahfuz beyler bekliyor.
Beni şeytanın çırağı bekliyor.
Mecburum dönmeye.
Tamam.
İyi bakalım.
İyi gördüm seni.
Haydi görüşürüz.
Haydi görüşürüz.
İşte seninle en büyük farkımız bu babaanne.
Senin düşmanların benimse dostlarım var.
Dost musun düşman mısın bilmiyorum ama...
...benim torunumsun.
Seni koruyup uzak tutacağım.
Ama şunu iyi bil Miran.
Ben sen değilim.
Beni vurmak istiyorsan bunu yüzüme karşı yapamayacaksın.
Sana yakıştığı gibi...
...sırtımdan vuracaksın.
Çünkü sizin en iyi bildiğiniz şey bu.
Beni affet.
(Buradan nasıl döneceğiz geri)
(Nasıl çıkacağız dağılmadan)
Neden geldin?
Neden?
Torunum.
Aslanım.
Bütün gece seni aradım neden telefonlarıma cevap vermedin?
İlk karşılaşacağımız anda bana soracağın sorunun bu olmasını beklemezdim.
Telefonuma cevap vermiş olsaydın sorum bu olmayacaktı.
Şimdi cevap ver.
Bu anı o kadar çok düşündüm ki.
Karşılaştığımızda ne olacak?
Babaanne torunuz seninle ama...
...benim senin hakkında bildiğim tek şey bu.
Babaannem olduğun.
Nasıl öğrendin?
Önce sen benim sorularıma cevap vereceksin.
Babaanne!
Bu mektubu bana kim yazdı?
Düşmanım.
O yüzden buradan gitmen gerekiyor.
Seni koruyabilmek için gitmen şart.
Beni seni düşmanların değil babaanne, sen bıraktın.
Onca sene ailemi bilmeden yaşattın.
Yatılı okullarda annesiz, kardeşsiz büyüdüm ben.
Bir ailem olduğunu öğrendiğimde sana çok kızdım.
Suçladım.
Hatta nefret ettim.
Hep dedim sor bunun hesabını.
Neden seni ailenden kopardı neden?
Benden hesap sormaya mı geldin?
Sor.
Bağır, çağır ne istiyorsan yap.
Ama sonra gideceksin.
Neyi ne kadar bildiğimi öğrenmek istemiyor musun?
Belli ki her şeyi öğrenmişsin.
Birde benden duysan ne değişecek.
Buradan hemen gitmen lazım.
Şadoğulları çoktan harekete geçmiştir.
Onlar benimle ilgili hiç bir şey öğrenemezler.
Ama ben onlar hakkında da, senin hakkın da da çok şey öğrendim.
Beni nelerden korumaya çalıştığını.
Ortalığı benim için nasıl temizlediğini.
Neden dünyanın en iyi yatılı okullarında okuduğumu.
Hepsini öğrendim.
Bunları öğrenip...
...üzerine düşününce...
...zamanla sana olan öfkem geçti.
Ama bu sefer de beni değil Miran'ı tercih ettin.
Savaşını onunla verdin.
Neden?
Benim sana yardım edecek gücüm olmaz mı sandın?
Miran'ı üstün kılan neydi?
Bu onun savaşıydı.
Anası babası öldürülen o çünkü.
Ama bende bedelini ailemden ayrı kalarak ödedim.
ikinizi birden gözden çıkartamazdım.
İntikamımızı alması gereken Miran dı, o kaldı.
Aslan Bey soyadını taşıyan iki kişiden biri gidecekti.
O da sendin.
Ben ne yaptıysam ailemiz için yaptım bunun için bana kızamazsın.
Şimdi seni Şadoğullarından koruyabilmem için gitmen lazım.
Varlığınızı bile bile sessiz olamam.
Aslan!
Babaanne!
Şadoğullarının ailemizi nasıl bu topraklardan göç etmek zorunda bıraktığını...
...amcamla yengemin katili olduklarını...
...senin nasıl ortada ufacık çocuklarla yapayalnız kaldığını biliyorum.
Beni ailemden ayrı yaşamak zorunda bırakanların onlar olduğunu da.
Bunu bize onlar yaptı.
Sana hala kırgınım.
Ama seni anlıyorum babaanne.
Seni anlıyorum.
Eğer dediğin gibi beni anlıyorsan...
...gideceksin.
Gitmeyeceğim.
Kimse de Aslanbey olduğumu bilmeyecek.
Artık bende bu savaşın içindeyim.
Miran.
Ya senin ne işin var burada?
Reyhan.
Benim Azat ile konuşmam lazım.
Miran delirdin mi sen?
Sana söylemiştim, şimdi konuşursan her şey daha kötü olabilir.
Reyhan.
Ona bunu neden yaptığımı anlatmam lazım.
Hem babaannem ne demiş, ne diye çağırmış bunları öğrenmem gerekiyor.
Ben öğrenirim.
Hadi git diyorum, hadi biri görecek.
Allah aşkına.
Gitmeyeceğim.
Gideceksin!
Gitmeyeceğim!
Benden hayatımı çalanlarsa hesaplaşmadan hiçbir yere gitmeyeceğim.
Hasret kaldığım annem ve ablamı da ardımda bırakmayacağım.
Bunca yıldır seni ayakta tutabilmek için verdiğim uğraşı hiçe sayamazsın.
Hayatını tehlikeye atamazsın.
Az önce söylediklerimin hiçbir karşılığı yok mu sende?
Onların yaptıklarının benden neler alıp götürdüğünü anlamıyor musun?
Senden aldıklarını geri alamayacaksın.
Belki de daha fazlasını alacaklar senden.
Peki sen, senden alınanları geri alabildin mi babaanne?
Şadoğulları senden daha fazlasını almadı mı?
Nefretini söküp atabildin mi?
Vazgeçip arkanı dönüp gidebildin mi?
Seni de benden almalarına izin vermem.
Böyle bir şey olamayacak.
Bana güven.
Ben ne annemi, ne ablamı, ne Miran'ı ne de seni geride bırakmam.
Çünkü sende o kadar yaralısın ki, onlar canını yaktıkça hata yapıyorsun.
Azat'ı, Miran'a vurdurarak yaptığın gibi.
Bu kadar acı ile yaşamak zor biliyorum.
Yanında güvenebileceğin bir Miran var.
Kimse seni anlamasa da ben o duyguyu yalnızlık hissini iyi bilirim.
Çünkü biz aynı yerden yaralıyız.
Canımızı yakanlar aynı.
Bırak bende sana destek olayım.
Öfke ile yanlış yapıp yeni yaralar açma kendinde.
Benim yaptığım hatayı Miran'ın sucunu üstlenerek mi ödeyeceksin.
He!
Düşmanını ayakta bırakarak mı?
Bu mu doğru olan?
Ben Azat'ın değil, ailemin hayatını kurtardım.
Eğer orda Azat ölseydi şuan da sen, annem, Miran...
...hepinizin hayatı tehlikede olacaktı.
Bazen hayatta ölümden de beteri vardır.
Mesela hayatının elinden alınması gibi.
Kendimden biliyorum.
Ne yapacaksın peki?
Nasıl soracaksın hesabını?
Senin benim için yapmaya çalıştığını.
Düşmanlarımızdan kurtulup, ailemizin huzur içinde yaşamasını sağlayacağım.
Şadoğulu bana bir hayat borçlu.
Onu onlardan mutlaka alacağım.
Ya seni öğrenirlerse.
Sana bir şey yaparlarsa.
Böyle bir şey olmayacak.
Çünkü kimse kim olduğumu bilmeyecek.
Annemle ablam bile.
Herkes beni Aslan Karahan olarak tanıyacak.
Senden başa herkes...
...artık rahat olabilirsin babaanne.
Çünkü ben yanındayım.
Aslan torunun yanında.
(Cehennemin geldi Azize Aslanbey)
Ya ne demek korkma?
Miran sen niye anlamıyorsun?
Azat abim ile şimdi konuşursan belki daha kötü olacak her şey.
Asıl sen anlamıyorsun Reyhan.
Babaannem başka bir oyun içinde...
...ve ne yaptığını benim Azat'tan öğrenmem lazım.
Hem ayrıca o Aslan neymiş, neyin nesiymiş bunları Azat'a sormak gerekiyor.
Konuştuk zaten kan dökülmesin diye yardım istemiş.
Sence bu yeterli bir sebep mi?
Değil Reyhan değil.
Hadi lütfen ben şimdi Azat ile görüştür.
Reyhan şimdi benim Azat'ı görmem lazım.
Olmaz dedim Miran olmaz.
Git hadi daha da başımıza dert açma git.
Birden karşısına çıksan ne olacak he.
Düşündün mü bunları?
Hem Azat'da sana kolay inanacak gibi değil Miran.
İnanacak.
Çünkü onu vurduktan sonra böyle bir yalan söylemem için hiç bir sebep yok.
Reyhan, bak ben Azat'ı vurdum.
Bunun sorumluluğunu alıyorum.
Demek sendin ha!
Kansız biliyordum.
Doğru söylediler demek.
Hazar gel!
Dede geri dur!
Geri dur!
Sana git buradan demiştim.
Yüzünü bir daha görmek istemiyorum demiştim.
Bir daha inanacağım mı sandın yalanlarına?
Yarım bıraktığın işi tamamlamak için mi geldin he?
Hem de hiç utanmadan evimizin içine kadar girerek.
Biliyordum, o babaanne ile birlikte ne haltlar çevirdiğini biliyordum.
Demek eceline geldin buraya ha!
Ben de sana istediğini vereceğim.
Hadi ver şu silahı Reyhan ver!
Reyhan kızım!
Yalancısın sen hepimizi kandırdın.
Beni de ailemi de intikamından vazgeçirdiğine inandırdın.
Hani gidecektik, hani başka bir hayat kuracaktık
Sen intikamından vazgeçmeyeceksin.
O ben senden vazgeçtim Miran Aslanbey.
Kızım!
Reyhan bir dinle beni.
Kızım ne oluyor burada, sen yapıyorsun böyle!
Azat'ı vuran Miran mış.
Ne!
Doğru söylüyorlarmış.
Ne diyorsun baba sen?
Ben sana oğlum dedim.
İnandım ben sana.
Herkesi karşıma aldım senin için.
Sen nasıl yaparsın!
Babamın desturunu almadım seni soframıza davet ettim ben!
Kızımın canını emanet ettim sana!
Canını!
Sen Azat'ı değil...
...beni vurdun sırtımdan beni!
Hazar bey!
Kafama sıksaydın ulan!
Bu kalleşliği etmeseydin bana!
Bu dünyayı oğlum için yakacağımı, babaannen başka türlü anlamayacak.
Benim abim senin babanı vurmadı Miran!
Ama ben seni vuracağım.
Hayır!
Abi çekil!
Hayır geri dur.
Onun yaptığı kötülüklerin cezası ölüm değil.
Onun ölümü sadece Aslanbeyleri değil...
...bizi de eksiltir.
Birisi kalıcı olacak sonra diğerleri ölecek.
Ben ailemden kimseyi kaybetmek istemiyorum.
Reyhan.
Kenara çekil.
Bak bunlar toprağın altına girmedikçe hiç birimize huzur yok.
Abi bak.
Ya hayır ya!
Benim oğluma ettiklerinin hesabını verecek bu!
Bunun burada cenazesi çıkacak, çekilin!
Abi!
Sonra ne olacak!
Sonra ne olacak ailen ne olacak, ayşe yumağı ne olacak amca?
Gülmeyecek kimsenin yüzü sensiz.
Aileni sensiz bırakmaya değmez.
Yapma!
Ben bu zamana kadar işlemediğim günahların bedelini ödedim.
Ama eğer sen benim yüzümden katil olursan...
...ben bu vebalin altında kalamam.
Bu saatten sonra hiçbir şey senin boynun vebali değil kızım.
Tamam mı?
Anladın?
Baba Reyhan haklıdır.
Bu adam yüzünden kimse katil olmayacak anladınız mı!
Kimse olmayacak!
Yaptıklarının hesabını kim soracak bunlara ha kim soracak!
Azat dur.
Eğer sen durmazsan ben vururum baba.
Azat çık dışarı.
Azat!
Niye korudun oğlum bu soysuzu?
Ha!
Neden bize doğruyu söylemedin?
İşte bu yüzden.
Ya sen katil olma diye.
Ya sen ölme diye.
Sen babamdan ayrı, kardeşimi avutarak ömrünü geçirme diye.
Sen evlat acısı ile yanma diye söylemedim.
Ben ailemden kimse ölmesin, kimse katil olmasın istiyorum anladın mı?
Aslanbeyler gibi mi olalım?
Onlar gibi dul, öksüz, yetim mi kalalım?
Mutsuz mu olalım, darmadağın mı olalım?
Ben buna izin vermem.
Şu kapıdan ne bir katil, ne bir cenaze çıkmasın diye yalan söyledim.
Azat, ne dersen de.
Bu hesabı görülmesi gereken bir mesele.
Konu hiç seni ilgilendirmiyor, bu tamamen benim meselem.
Cihan!
Abi bırak!
Eğer sen durmazsan, senden önce Miran'ı vurur ben katil olurum.
İndir silahı Azat.
Sen indir baba.
Kimse karışmayacak.
Bu öyle hayatımızda olmadığı sürece...
...boynumuzda dert de olamayacak.
Siz haklıydınız.
Başından beri haklıydınız.
Bu sevda benim gözümü kör etti.
Ama görüyorum şimdi her şeyi.
Her şeyi görüyorum.
Yürü, artık sen artık bizim için öldün Miran Aslanbey.
(Sen ölürsen ben de ölürüm)
(Biz yaşayacağız Reyhan)
(Herkese, her şeye inat yaşayacağız)
Yürü!
Evimizden defolum gittiğini göreceğim.
Şimdi bu evden çık git.
Bir daha ailemi de beni de intikamın için kullanamayacaksın.
Onları senin katilin yapıp, babaannene bir sebep daha vermeyeceğim.
Reyhan.
Yapma.
Bak hiç bir şey bildiğin gibi değil.
Sen benim karımsın.
Böyle bitemez.
Bundan böyle...
...ne ben senin karınım...
...ne de sen benim kocamsın.
Seni boşuyorum Miran Aslanbey.
(Sen ölmeye diye Miran)
(Sen ölme diye)
(Senin için yaşayacağım Reyhan)
(Ama seni de asla bırakmayacağım)
Reyhan.
Deme artık bir şey.
Bu evden de hatta bu şehirden de defol git.
Bir daha da sakın aileme yaklaşma.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik)
Artık bu intikam meselesi bitsin, kimse ölmeden, kimse katil olmadan bitsin.
Miran olmadan önceki eski günlerimize dönelim artık.
Artık Aslanbeyler ile hiç bir bağımız kalmayacak.
Boşuyorum Miranı.
Bu yüzüğü Dilşah Hanım'a sen vermişsin.
Sende kalması en doğrusudur.
Alo, alo Fırat.
Sana dün söylediğim şey var ya.
Evi buldun mu evi?
Tamam gönder bana hemen ben oraya geçiyorum hadi.
Çözeceğim...
...bu işi çözeceğim Reyhan.
Çözeceğim, çözeceğim beni kimse ayıramayacak!
Aslan'ın evi burası ağa.
Anlayacağız ne olduğunu.
Ne yapacaksın?
İçeri gireceğim, o adamın kim olduğunu niyetinin ne olduğunu öğreneceğim.
Bakalım cidden Azat'ın dediği gibi sadece kan dökülmesin diye iyilik mi yapmış.
Yoksa...
Dur ağa dur!
Eve öylece giremezsin.
Dün gece sohbetimiz yarım kalmıştı.
Sana bir soru sormuştum.
Nasıl buldun Azize Aslanbey'i?
Hedefine kitlenmiş, gözü kara, zeki güçlü biri.
Tıpkı senin gibi.
O güçlü filan değil.
Korkak.
Torunlarının arkasına saklanan bir korkak.
Onu zeki yapan şey de bu.
Kendini ele vermemek için, oyunlar kurması da bu yüzden.
Saklanmadan gizlenebilmek büyük yetenektir Aslan.
Bunca oyunu yönetebilmekte.
İzlediğinin aksine kusursuz oyun yoktur Mahfuz.
Önemli olan hedefine fire vermeden ulaşmaktır.
Azize Aslanbey çok uzun zaman önce kaybetmeye başladı.
Ben onun için hazırlanırken kaybetmeye başladı.
Ve bu oyunu buradan asla çeviremeyecek.
Onun gerçek yüzünü önünde sonunda herkes görecek.
Adalet yerini bulacak.
Peki ya Miran?
Sen Miran'ı nasıl buldun?
Yalansız.
Gözü kara.
Tehlikeli olabilecek kadar gözü kara.
(Kapı vuruluyor)
Birini mi bekliyorduk?
Bildiğim kadarıyla hayır.
Sen burada bekle.
(Kapıya vuruluyor)
Aslan nerede Aslan?
Buraya böyle giremezsin.
Ne istiyorsun?
Sen kimsin de evime böyle giriyorsun ne oluyor?
Ne olduğunu sen söyleyeceksin Aslan.
Azat!
Bana tez elden ne olduğunu anlatacaksın, o herif kim ha?
Yahu sen yine tek başına ne işler karıştırıyorsun?
Ya baba yeter.
Yeter ben diyeceğimi dedim.
Sen de kapat artık bu defteri.
Kolaydı o defteri kapatmak, anlatacaksın.
Ya bir bırak!
Azat!
Azat!
Lan yeter deli ettiniz beni be!
Yeter!
(Yenge, amcamı o kazada ölüme terk ettiğini hatırlıyorum)
(Amcam yaşıyordu)
(Yardım istedi)
(Yaşadığını gördün)
(Onu bile bile ölüme terk ettin)
Yahu bu nasıl olur.
(Ama merak etme)
(Kimseye söylemeyeceğim)
(Amcam sana ne kadar acı çektirmiş olursa olsun)
(Babaannem oğlunu ölüme terk ettiğini öğrenirse)
(Felaketimiz olur)
Ey gidi Sultan ey!
Demek sen, Azize Aslanbey'in oğlun öldürdün öylemi.
Kocanı.
Vay vay vay vay vay!
Yahu hiç bir şey yapmamasına rağmen abime onca şey ettin.
Sana neler eder Sultan.
Ama şimdi hepiniz elime düştünüz işte.
Sayende öğreneceğiz, Azize Aslanbey kimmiş, neymiş.
Hepinizin pisliklerini ortaya dökeceğim.
Hepinizin pisliklerini ortaya dökeceğim.
Hepinizin.
Ya bu intikamı kendi elleriniz ile bitireceksiniz.
Ya da kendi kendinizi bitireceksiniz.
Bekleyin siz bekleyin.
Evime bu şekilde girip bana hesap soramazsın çık dışarı.
Reyhan.
Kimsin lan sen!
Kimsin!
Benim karımın fotoğrafının senin evinde ne işi var?
Konuş!
Bana burada kafanı uçurmamam için bir sebep ver.
O sadece eşinin fotoğrafı değil.
Lan kimin fotoğrafı?
Ben bir şeyler anlatan insan doğa fotoğrafı çekiyorum.
Mesleğim değil ama benim için bir tutku.
Bu fotoğrafı çekerken de ne seni ne eşini tanımıyordum.
Denk geldi.
Atlar, tabiat, aşık bir çift.
Ben de çektim.
Doğa, tabiat, insan göreceğiz bakalım.
Ne yapıyorsun sen?
Eşkıya mısın bunlar benim özel eşyalarım.
Bu evde benim.
Lan bu fotoğraf da benim özelim.
Dua et içlerinden başka bir şey çıkmasın.
Çekil!
Buyur bak bakalım.
Ne bulacaksın, ben de merak ediyorum.
(Duygusal Müzik)
Oluyor mu?
Çok güzel oluyor.
Bunun içindeki çok değerli, ona iyi bak tamam mı?
Ne var ki içinde?
(Duygusal müzik)
Mecburdum Miran, seni yaşatmak için kendimden ayırmaya mecburdum.
(Kapı çalıyor)
Reyhan.
Niye gelmiş buraya?
Azat'ı vurduğunu itiraf etmek için mi gelmiş niye?
Böyle bir şey söylediğinde neler olacağını bile bile ...
...niye gelip sana itiraf ediyor bu kızım?
Bilmiyorum ben itiraf etmedi zaten.
Nasıl etmedi?
Ben sordum o da inkar edemedi.
Neyi?
Sen neyi, biliyor muydun sen?
Azat'ı vuranın Miran olduğunu sen biliyor muydun kızım.
Nasıl yani cevap var bana kızım!
Biliyordun da susuyor muydun yoksa.
Yok yok Azat abim dedi bana.
Yeni öğrendim ben.
Tam odaya girdim ki onunla karşılaştım.
Sonrası böyle gelişti.
Kusura bakma kızım tamam.
Yüklenmeyeceksin kendine sakın.
Bilemezdin kızım.
Sana ihanet edeceğini bilemezdin.
Bize ihanet edeceğini bilemedik.
İnanmıştık.
Sakın kendini suçlamayasın.
Sakın suçlamayacaksın.
Yeter artık her şeyi döktün saçtın.
Ne arıyorsan burada yok anla.
Tamam eşindir hassas mevzu.
İçin rahat etsin diye sabrettim ama yetti.
Hadi çık git evimden.
Gideceğim...
...rahat ol.
Ama önce bana anlatacaksın.
Azat'ı vurmadığın halde ne diye çıkıp, Azat'ı ben vurdum dedin?
Hı?
Kimsin lan sen?
Niyetin ne senin?
Bazen insan sırf yardım etmek için, başkasının işlediği bir suçu üstlenir.
Azat'ı senin vurduğunu biliyorum.
Onu ben buldum.
Oda benden yardım istedi.
Hastane yok, polis yok.
Sen yardım et.
Şimdi benimde sana bir sorum var.
Sen de buna cevap ver.
Azat'ın yarasını gördüm.
Temizdi.
Giriş yarası çıkış yarası tertemiz.
Hiç bir hayati organa denk gelmemiş.
Kurşun delip geçmiş.
Acaba Azat mı bu kadar şanslıydı...
...yoksa ona o şansı sen mi verdin?
Diyelim ki Azat şanslıydı.
Bana laf kalabalığı yapma Aslan efendi.
Senin gibi nice Aslanı terbiye ettim.
Şimdi uzatmadan söyle.
Niyetin ne?
Ne dediysem o.
Kan dökülmesin diye istenilen bir yardıma evet dedim.
Senide Azat'ı da kurtardım yani.
Benim öyle senin yardımına filan ihtiyacım yok.
Öyle kendine gereksiz misyonlar üstleme tamam mı?
Demek ki Azat senin gibi düşünmüyordu.
Bak yarım saattir seni dinliyorum şimdi sen beni dinle.
Burası vahşi batı değil.
Öyle kafana estiği gibi evime girip beni tehdit edemezsin.
Ben senin gibi silahlarla hesaplaşmam.
Ülkede kanun diye bir şey var.
Madem öyle git şikayet et.
Aha polis orada.
Seni tutan ne?
Sen iyilik yapıyordun değil mi?
Pardon.
Av hayvanı bile olmayan bir yerde ava çıktın.
Tesadüfün yine deliği Azat'a rastlandın.
Tedavi ettin.
Senden yardım istedi, sorgusuz sualsiz kabul ettin.
Öylemi?
Vallah Azat seni iyilik meleği sanmış olabilir ama...
...ben sana bakınca kafanda hale değil, gözlerinde karanlık görüyorum.
Çünkü senin sakladığın bir şey var.
Sen de beni rahatsız eden böyle gıcık eden bir şey var.
Ama öğreneceğim.
Öğrenene kadar da nefesimi ensende bilesin.
Bitti mi?
Bak!
Bir daha insanların fotoğraflarını sakın izinsiz çekme tamam mı?
Hele ben karımın aman ha!
Yanına bile yaklaşma.
Çünkü ben bir daha ki sefer o kadar anlayışlı olmam senin...
Miran.
Ne oldu?
Niye çağırdın?
Bir şey mi oldu yine?
Miran ne bu halin söylesene korkutma insanı.
O Aslan denilen lavuğun yanından geliyorum.
Miran niye böyle sinirlisin?
Kavga mı ettiniz, tartıştınız mı?
O lavuk.
Senin...
...fotoğrafını çekmiş.
Böyle kocaman da büyütürmüş.
Yani ikimizin fotoğrafı ama...
...ben biliyorum onun niyetini.
Aslında senin fotoğrafını çekmek istemiş.
Fotoğrafımızı mı?
Nasıl, niye ki?
Vallah bilmiyorum Reyhan.
Bilmiyorum.
Ama iyi bir sebepten ötürü değil, onu biliyorum.
Hayır benim yanımda olsan bile senin fotoğrafını çekemez.
Yahu bizim fotoğramızın o herifin evinde işi ne?
Miran.
Yok doğa fotoğraflıyormuş.
Yok genç aşık çift görmüş.
At görmüş, ot görmüş!
Bağırma.
Hoşuna gitmişmiş de.
İpten çorap ası verivermişte.
Allah'ım bu herif bizim hayatımıza nerden girdi he?
Sanki gökten zembille indi lavuk.
Tamam sen buna mı sıkıyorsun bu kadar canını?
Reyhan.
Nasıl buna canımı sıktım ya.
Tabiki de buna canımı sıktım.
Herif biz bilmeden peşimizdeymiş diyorum.
Önce suçu üstlendi.
Şimdi evinden fotoğrafımız çıkıyor.
Düşündükçe deliriyorum.
Kim bu herif kim?
Tamam, tamam.
Haklısın, haklısın tuhaf bir durum.
Ama Aslan aynı zamanda intikam daha da kötüye gitmesin diye...
... büyük bir risk aldı bizim için.
Aslan mı?
Öylemi, Aslan.
Ya sen o adama nasıl Aslan diyorsun!
Ya ne diyeyim Miran he?
Ne diyeyim Aslan demeyeyim mi.
Adı Aslan değil mi, Aslan demeyeyim mi Miran.
Hiç bir şey demeyeceksin.
Unutacaksın yok öyle biri.
Gerçekten inanmıyorum sana.
Ben nasıl çıktım geldim o evden biliyor musun nasıl bir korku ile geldim.
Sen kıskançlık yap diye mi geldim.
Aslana takıldı.
Takacağım tabi.
Çünkü sen benim karımsın.
Sen benim karımsın.
Tamam mı?
Miran yapma.
Başımızda bunca dert varken...
... birde başka başka dertleri sırtlanmayalım ne olur bak.
Artık kavga etmeyelim.
Tamam.
Moralim bozuluyor.
Gideyim ben yakalanmayalım yine.
Tamam.
Ben bu akşam bir şekilde.
Sakın Miran sakın!
Bir kaç gün geçsin, biraz yatışsın ortalık.
Tamam.
Miran, bak yapma böyle.
Ben de seninle ayrı kalmak istemiyorum ama kalbimde korku ile yaşıyorum.
Biraz geçsin, ortalıkta bu kadar öfke varken.
Sabırla davranıp bir yol bulmadan olmaz.
Tamam mı söz ver.
Tamam.
İste dediğin gibi olsun.
İlk baş başa konuşmanız iyi gitmedi ha.
Öfkeli bir adam olduğunu biliyorduk zaten.
Bu sefer haksız da sayılmaz ama.
O fotoğrafı çekmen bir yana...
...neden büyüttün Aslan.
Neden olmasın.
Güzel bir kare idi.
Ayrıca Miran benim kuzenim diğeri de eşi.
Anlam yükleyecek yada büyütecek bir şey yok yani.
Bir anlam yüklemiyorum.
Sadece Miran ve senin için iyi bir başlangıç olmadı diyorum.
Bence bir süre arka planda kalalım.
Sular durulsun.
Hem Miran'ın sana olan dikkati de dağılmış olur.
Biz bir amaç için buraya geldik.
Kiminle yakın olmam gerekiyorsa olacağım.
Miran durulsun diye kaybedecek zamanım yok benim.
Bırak ben hallederim.
Neyim nerede kendim bilmek istiyorum.
Reyhan.
İyi misin?
Değilim.
Hiç iyi değilim Melike.
Ama böyle kendini kahrederek nereye kadar kuzum.
Ya senin toparlanman lazım.
Ayağa kalkman lazım.
Nasıl yapacağım.
Nasıl yapacağım ben, nasıl devam edeceğim bilmiyorum ki.
Hani sen şimdi uyandın ya biliyorsun rüyada değilsin.
Ama ben sanki, sanki benim bütün yaşadıklarım kötü bir rüya...
...ama ben bir türlü uyanamıyorum Melike.
Üç gündür bir türlü sabah olmuyor bana.
Miran şu kapıdan çıktığından beri bana sabah olmuyor.
Uyutmuyor tabi deme.
Evden çıkmış.
Nereye gittiğini haber verecekler birazdan.
Miran sen emin misin?
Mecburum ağa.
Ona gerçekleri anlatmam lazım.
Ağa ne olacak bu böyle?
Bilmiyorum.
Her şey yolundaydı.
Çekip gidecektik buralardan...
...of yine bir kabus çöktü üzerimize.
Bu sefer ki nasıl dağılacak bilmiyorum.
Bak bu Şadoğullarının yaptıkları hiç hayra alamete değil ha.
Onlar çoktan topu tüfeği kapıp gelip kapımıza dayanırlardı.
Ya ben onların tek derdinin Reyhanı senden ayırmak olduğunu zannetmiyorum.
Kesin bir planları var.
Var mı planın düşündün mü bir şey?
Boşanmayacağız.
Ben bırakmayacağım sevdiğimin elini.
İyi de nasıl olacak?
Azat'ın o kadar anlattıklarından sonra sana inanırlar mı?
Ben Miransız nefes alamıyorum.
Nefes alamıyorum Melike.
Benim tek bildiğim şey bu.
Bilmiyorum nasıl olacak bilmiyorum.
Ama bulacağım.
Asla boşanmayacağız biz.
Boşanmayacağız.
Boşanacağız.
Boşanacağız.
Reyhan o gün beni kurtarmak için söyledi ama haklıydı.
Bizim birlikte olabilmemizin tek yolu...
...bütün gerçeklerin açığa çıkması.
Ve bunun içinde...
...benim babaannemi intikama döndüğüme...
...onun yanında olduğuma inandırmam lazım.
Azize Aslanbey'i nasıl inandıracaksın peki?
Bilmiyorum.
Bir yolunu bulacağım işte.
Tek bildiğim ilk fırsatta Reyhan'ı görmek istediğim.
Benim önce şu işi halletmem lazım.
Nereye gittiğini mesaj atarsın.
Deden, amcan yahu..
...Hazar Beyim bile o her zaman senin yanında oldu.
Ya Melike.
Tamam bilmiyorum.
Bilmiyorum.
Bulacağım, bulacağım yolunu.
Ama önce bir Miran'ı görmem lazım benim.
Ben gideyim kimse uyanmadan çayı koyayım geleyim ha.
Tamam mı kuzum.
(Telefon çalıyor)
Anam, kız Miran arıyor.
Her seferinde ondan konuştuğumuzu nasıl hissediyor da arıyor ben anlamıyorum ki.
Ya ver ver ver!
Reyhan.
Miran.
Seni görmem lazım.
Benim de seni görmem lazım.
Benim önce halletmem gereken bir iş var.
Ondan sonra maviyi alıp ovaya gelebilir misin bir saate?
Yok Mavi ile gelemem.
O zaman fark ederler.
Tamam o zaman bekle ben geleyim.
İşi hallettikten sonra.
Yok Miran sakın.
Sakın buraya gelme.
Anneanne, anneannenin oraya gel tamam mı?
Ben babamdan beni oraya bırakmasını isteyeceğim.
Hep ona güveniyor, inanıyor.
Ben de diyeceğim ki olan bitenleri ben kendim anlatmak istiyorum.
Tamam mı?
Tamam.
Hanımefendi hazretleri uyanmış.
Aman, aman sakın ha sen yorulmayasın.
Ben çayları demlerim, sofları kurarım.
Sen öyle kurum kurum gez canım sultanım.
Hanife, daha kimse uyanmadı.
Ya çay koymak dediğin şey beş dakika.
Senin de canın sıkılıyor ha.
Bunca derdin tasanın arasında benimle uğraşıyorsun.
Çabuk çayları getir!
Hadi be!
Tıngırtı.
(Ben nasıl dinleteceğim kendimi sana)
(Nasıl inandıracağım seni gerçeğe)
Çıkacak zamanı buldun ha.
Niye peşimdesin?
Miran kalkmadı mı daha Esma?
Sabah erkenden çıktı.
Mahmut'a söyle kahvaltıdan sonra yanıma gelsin.
Tamam.
Eeee!
Gelin kaynana baş başa kaldık.
Şöyle iki lafın belini bükelim değil mi?
Benimle konuşmaya bu kadar hevesli olduğunu bilmiyordum Sultan.
Vallah daha çok konuşma değil de...
...aklımda kalanları soracaktım.
Malum üç gün oldu.
Gönül sordu, ben sordum daha adam akıllı bir cevap alamadık.
Böyle korku ile tıktın bize konağa...
...olanları söylemiyorsun bari olacakları söyle.
Ya Şadoğlu yine kapımıza dayanırsa.
O zaman ne yapacaksın?
Elbette onlarda oğullarını yaralayan adamdan hesap soracaklar değil mi?
Bugüne kadar Şadoğlularından kapına gelen oldu mu?
Olmadı.
O zaman ben her şeyi düşünmüşüm halletmişim demek ki.
Bana bir araba hazırlayın hemen!
Gönül!
Nereye?
Otele.
Babamın oteline.
Ne demek o?
Gidiyorum demek.
Bundan sonra babamın otelinde yaşayacağım.
Çünkü babamın evinde bir gram huzurum kalmadı.
Çünkü babaannem kendi kafasına göre iş yapıp...
...bize tek kelime açıklama yapmaya tenezzül etmiyor.
Hiç bir yere gitmiyorsun?
O zaman sorularıma cevap ver?
Bana açıkla?
Burada neler döndüğünü anlat?
O gün burada ne oldu babaanne?
Ben sana her şeyi anlattım.
Daha da söyleyeceğim bir şey yoktur.
Ha sen diyorsun ki, o gün burada ne olduysa oldu.
Kırk gün Azat'ı vurmayan Miran, dur ben Azat'ı vurayım dedi.
Sen bizi bir arabaya tıktın yolladın.
Ha sahi sende ölüme gider gibi bembeyaz giyindin.
Sonra yolumuzu kesen adamlar vardı.
İki tarafta senin adamındı.
Ama ne hikmetse birbirlerini tehdit ediyorlardı.
Bütün bunlara verecek bir cevabın var mı babaanne?
Ben sana her şeyin cevabını verdim.
Sırf verdiğim cevabı beğenmiyorsun diye böyle çocuk gibi davranıp...
...eline bavulunu alıp beni tehdit mi edeceksin?
Sen bana hiç bir şeyin cevabını vermedin babaanne.
Sadece başından savdın.
Her zaman ki gibi.
İyi, öyle olsun bu konuşmak için tek şansındı.
Bundan sonra ben yokum, gidiyorum.
Gönül!
Kimse hiç bir şey söylemesin.
Güle güle kızım, git kafanı dinle.
Arabanız hazır Gönül Hanım.
Hayırdır Sultan?
Kızın olmadan avluya çıkmayan sen, nasıl oluyor böyle gitmesine izin veriyorsun?
Senden öğrendim demek ki.
Sen daha demin, Şadoğulları yüzünden kaygılanmıyor muydun?
Gönül yabancı yere gitmiyor ki...
...otel bizim, adamlar bizim.
Hem sen madem her şeyi kontrol altına aldın.
Ne diye endişeleniyorsun?
Hadi sana afiyet olsun.
Sen nereye?
Korkma kız korkma seni terk etmeyeceğim.
Vakti geldiğinde, o ebedi istirahat kahına uğurlanırken...
...hep yanı başında bekleyeceğim.
Yani inşallah.
Neyse madem kimseden korkmuyoruz.
Ben çarşıya çıkayım bir boyumu posumu göstereyim.
Dostta güven düşmana korku sarayım değil mi?
Haydi.
Beni çağırtmışsın hanımım.
İstediğimi tehimin ettin mi?
Hazır Hanımım.
Aslan Bey'in evinden almak biraz uzun sürdü ama...
...halletmiş bizim çocuklar.
Birazdan getirirler.
İyi.
Sıra sana da gelecek Sultan.
Hele şu işlerimi bitireyim.
Seninle özel olarak ilgileneceğim.
Ya derdin beni pusuya düşürüp vurmak değil...
...sadece konuşmak he?
Buna inanayım istiyorsun.
Bırak bu palavraları.
Vuracaksan gözümün içine bakarak vuracaksın beni.
Azat'ı vurduğun gibi sırtımdan değil.
Eğer niyetim seni vurmak olsaydı...
...ben bunu elli bin defa yapardım.
Ama yapmadım.
Çünkü niyetim bu değil.
Ben sadece senin ile konuşmak istiyorum Hazar Bey.
Eğer beni bir dinlersen.
Neyi dinleyeceğim, ne anlatacaksın da dinleyeceğim?
Azat'ı dinledim ben!
Reyhan'ı dinledim!
Gözümüzün içine baka baka oynadın bizimle.
Aptal yerine koydun bizi!
Vurmadan önce Azat'a söylediğin tüm laflar mıh gibi çakılı aklımda.
İnkar mı ediyorsun şimdi?
Asla.
Azat'ın söylediği her kelime benim.
Ama ben onları babaannemi durdurmak için söyledim.
Babaannem Azat'ı öldürmesin diye söyledim.
Ben seni anladım.
Bildim, bildim vazgeçmeyeceksin.
Sen asla vazgeçmeyeceksin!
Kendine inandırmak için oyununa alet etmek için her türlü yalanı söyleyeceksin.
Ama bitti!
Benim merhametimi kullanamayacaksın artık!
Çünkü sen, sana olan inancımı öldürdün!
Şimdi aç kulaklarını beni iyi dinle...
...geçmişte ettiklerin yüzünden defalarca seni öldürürüm dedim ama yapmadım.
Çünkü bir cana kıymak, bir insanın canına kıymak...
...sen sadece o insanın değil anasının babasının, çoluğunun çocuğunun...
...kardeşlerinin de katili yapar.
Bunu bilirim ama buna rağmen işte ben!
Hazar Şadoğlu, senin yüzüne söylüyorum!
Ailemden uzak durmazsan, sözümü tutar seni vururum Miran Aslanbey.
Anladın mı?
Valla benim korkum canımdan değil sevdamdan.
Sen yine sözünü tut Hazar Bey.
Ama şunu da unutma...
...ben de Reyhan'a bugüne kadar verdiğim tüm sözleri tutacağım.
Ne söz verdin sen Reyhan'a!
Hiç bir değeri yok!
O sana inanır mı sanıyorsun artık.
Sen Azat'ı vurduktan sonra seni hala sever mi sanıyorsun!
Ben.
Sen.
Sen hep intikamını almak istiyorsun.
Hem Reyhan'ı istiyorsun!
Ben ikisini de müsaade etmeyeceğim.
Sakın bir daha karşımıza çıkma.
Çekil önümden.
Reyhan her şeyi biliyor!
O bana inanıyor.
Yalan söylediğimi düşündüğü için değil, beni yaşatmak için konaktan çıkarttı.
Kimse bana dokunmasın diye boşanacağım dedi.
Reyhan.
Yaşatmak için.
Azat'ı vuranın Miran olduğunu sen biliyor muydun kızım.
Nasıl yani, cevap ver bana kızım, biliyordun da susuyor muydun yoksa.
Yok, yok Azat abim dedi bana.
Yeni öğrendim ben.
Tam odaya girdim ki onunla karşılaştım.
Hazar Bey.
Uzak dur.
Uzak dur.
Seninle konuşacak hiç bir şeyimiz yok.
Ne benim ne kızımın.
Bana sözümü tutturma!
Uzak dur!
Uzak dur!
Sabah şerifleriniz hayır olsun bacım.
Ben köyden geliyorum, Merdan ağam yollamıştır.
Nashu ağıma hususi selamı vardır.
Sen kimsin?
Ağam ben köyden geliyorum.
Merdan ağam yollamıştır.
Size hususi selamı vardır.
Demiştir ki git Nashu ağımı bul, selamımı söyle.
İyi ama Merdan ağa bana Şeyda diye bir kadın için ricada bulundu.
Sen kimsin?
Abi işte o Şeyda benim.
Ama kadın değilim erkeğim.
Annem dokuz erkek den sonra yine erkek olunca adımı Şeyda koymuştur.
Yine gelmiş bu.
Ah Melike.
Niye açtın kapıyı?
Başımıza dert alacağız.
Ne be!
Anlaşıldı Şeyda.
Sen şimdi şirkete git ben onları ararım.
Seni delikteki zeytinliğe göndersinler.
Ağam ben zeytinlikten anlamam ki.
Ama zeytinden çok iyi anlarım ha.
Aşçıyım ben.
Merdan ağam mahsus göndermiştir.
Demiştir ki Nasuh ağanın torunu erken doğmuş...
...yedir içir bebeği yaşı gelmeden yürüt.
Allah'ın izni ile şifa olmaya geldim.
Çok iyi yemek yaparım ha.
Çok iyi.
Sadece bizim usullere göre değil yedi cihan mutfağını bilirim.
Ee baba kalsın işte ya.
Bak Zehra da doğurup gelecek hanemiz kalabalıklaşacak iyice.
Hem bu zamanda güvenilir adam bulmak kolay mı?
Hazır Merdan ağa göndermiş bir deneyelim.
Sonra aşçı almaya kalksak, vay Aslanbeyler içimize casus mu soktu deyip...
...dolaşıp duracağız.
iyi madem kalsın.
Söylediğin kadar hünerli misin görelim.
Ama ufak bir kusurun olursa gözünün yaşına bakmam ha.
Başım gözüm üstüne ağam.
Hadi gel bakalım gel.
Bak sofra hazır, hadi bize bir sıcak yufka yetiştir de görelim.
Hele göster bacım mutfak ne yandadır.
Gel gel.
Hayırdır cam göz.
Bakıyorum da içine birden bire yemek yapma hevesi doldu.
Ne bu haller.
Aşçı geldi diye bir gün kapı önüne konduğunda bu hevesini hatırlatırım.
Vallah benim öyle bir korkum yok Hanife.
Olan düşünsün.
Hem bak adam ne diyor, yedi cihan mutfağı diyor.
Yeniliklere açık olmak lazım anam.
Ufkunu geniş tut azıcık geniş.
Bak bak bak bak!
Laflara bak!
Duyanda saray mutfağı atandın sanacak.
Sen önce doğru dürüst iki yumurta kırda kabuğunu düşürmeden ona şükredelim.
Baykuş.
Melike, sende şu Azat'ın kapısını bir tıklatı ver de uyansın hadi.
Azat abim uyanalı çok oldu Handan Hanım.
Ama evde değil, erkenden çıkıp gitti.
Ney, nereye gitti kız?
Bana niye söylemedin?
Ne bileyim ben.
Cihan!
Cihan, Azat çekip gitmiş.
Nereye gitmiş ya?
Bilmiyorum ki.
Telaşlanma Cihan işe gitti, ben gönderdim.
He?
Ney?
Baba sen nasıl gönderirsin Azat'ı?
Daha yarası kurumadı, ya o Miran yeniden bir şey yaparsa ona.
Hesabını kim verecek.
Azat o şirketin yönetim kurulu başkanı.
Ne yapacaktı yani korkup eve mi kapanacaktı.
Düşmana boyun eğmek yok.
Kimseye onlardan korkup eve kapandı dedirtemeyiz.
Azat aslan gibi delikanlı hem.
Yahu baba sen neler diyorsun ya?
Benim oğlum vuruldu ha vuruldu!
Sen onu nasıl ateşlerin ortasına Aslanbeylerin yanına yollarsın.
O kendisi gitmek istedi.
Baba kendisi gideceğim dese, senin durdurman gerekirdi dedesi olarak.
Sen karışma gelin!
Oğlum ile konuşuyorum.
Sen oğlunla benim doğurduğum oğlan hakkında konuşuyorsun.
Anası olarak iki kelime laf etmeye hakkım var herhalde.
O vakit kulağınız açın beni iyi dinleyin.
Bizim ne Aslanbeyler den nede başka kimseden korkumuz yok.
Saklanacak değiliz.
Aksine üstüne üstüne gideceğiz düşmanın.
Hem Azat'ı oraya tedbirsiz yollamış değilim.
Kimse lafımın üzerine laf söylemeyecek!
Azat işinin başında olacak o kadar.
Eee Reyhan görüyorsun değil mi olanları?
Sevdam da sevdam, sevdam da sevdam dedin...
..al işte senin sevdanın başımıza açtığı işler.
Senin o kocan olacak Miran yüzünden hepimizin eli böğründe böyle bekliyoruz.
Bende olanlara kahır oluyorum yenge.
Ah canım kahır oluyormuş, bak gördünüz mü?
Kızım benim evlatlarım canımdan oluyordu canından.
Sırf sen zamanında o adamı def edemediğin için.
Başından atacağına koşa koşa gidip evlenen sen değil misin evladım.
Handan yeter!
Daha ne yapsın kız!
Onu kovup boşanacağım dedi, daha ne yapsın!
He baba alkışlayalım istersen.
Maşallah ne büyük fedakarlık yaptı değil mi.
Vallahi pes.
Sen de bu kıza inandın öyle mi dede?
Reyhan hepinizi ayakta uyutuyor haberiniz yok.
Kes sesini sen, haddini bil!
Yıllarca sen uyutmuşsun bizi.
Ya baba yeter artık senin de bu Reyhan'ı korunduğun ya.
Bunun yüzünden daha kaç kere Yaren'i azarlayacaksın?
Reyhan.
Bitmeyecek değil mi Melike?
Hiç bitmeyecek.
Ne beni ne babamı suçlamaktan hiç vazgeçmeyecekler.
Haklılardır belki de.
Belki de ben olmazsam.
Tövbe!
Tövbe, o nasıl söz öyle.
Can acısı ile öyle diyorlar.
Yahu senin bir sucun günahın yok kuzum.
Maşallah bir şey dedik mi herkes alınıyor hemen...
...biz kalkıp gideceğimize hanımefendi gidiyor masadan.
Yeter dedim yeter!
Melike bak ben babam gelsin diye bekliyorum.
Anneanneye gitmek için ama ben duramayacağım.
Sen söyle babama tamam mı?
Korkmana gerek yok.
Düşmanımda olsa savunmasız birine zarar vermem.
Canın nasıl yanıyor biliyorum abla.
Beni bulmak uğruna nelere katlandığını biliyorum.
Ama değecek.
Çektiğin bütün sıkıntılara değecek.
Elif'in günlüğü.
Sen onun ailesisin.
Kızsa da gücense de severdi seni.
Sende durması daha doğru.
Ben okumadım.
Neden?
Hakkında yazılanları okumaya yüreğin mi yetmedi?
Okumadım.
Çünkü özeline saygım var.
Çünkü sizin aksinize...
...Aslanbeylerden çıkmış tek temiz insan oydu.
Okumamı isteseydi saklamazdı.
Belki hatıraları ile avunmak istersin diye düşündüm ama...
...sende o günlüğü okumayı hakketmiyorsun geri ver.
Okumadın çünkü onu ölüme sürükleyenlerden biride sensin.
Bununla yüzleşemedin.
Sana demiştim...
...merhametin ona iyilik olmayacak demiştim.
Beni dinlemedin.
Onun ölümüne ben değil, babaannen sebep oldu.
Onun nefreti belki bir gün beni, belki başkalarının da ölümüne sebep olacak.
Ama sevinebilirsin...
...çünkü o şikayet ettiğin merhametim artık yok.
Ha öylemi!
O yüzden mi Miran beni vurmadı dedin?
Korktun mu yoksa?
Benim kimseden korkum yok.
Sen korkak değilsin Azat.
Biliyorum.
Ama hala tanımadığın insanların kanı dökülmesin diye merhamet ediyorsun.
Dikkat ette, o merhamet bir başkasının daha hayatına mal olmasın.
Sizde Aslanbey torunları olarak...
...insanların canına kastetmemeyi öğrenin o zaman.
En çok istediğin şey.
Anne ile babana kavuştun.
Onlarda evlatlarına.
Az kaldı abla.
Kavuşmamıza çok az kaldı.
Sabret.
(Telefon mesaj sesi)
Senin eve geçiyorum konuşmamız lazım.
Hazar oğlum nerede kaldın sen?
Abi!
Ne oldu baba, hayırdır?
Sizin sayenizde hayır filan kalmadı bu evde.
Abi sen bir önce şu Reyhan ile Miran'ı boşalttır.
Kurtulalım toptan.
Başka türlüsü mümkün değil zaten.
Reyhan!
Reyhan kızım aç kapıyı!
Abi.
Hazar.
Abi.
Reyhan!
Oğlum, oğlum Hazar.
Nerede?
Vallah amca Reyhan'ı bulmak istiyorsan önce Miran'ı bul bence.
Sonuçta yanında yöresindedir ama değil mi?
Reyhan her şeyi biliyor.
O bana inanıyor.
Yalan söylediğimi düşündüğü için değil...
...beni yaşatmak için konaktan çıkardı.
Yavrum ah benim canım.
Ay bu da açıyor.
Ay çok güzelsin.
Ay maşallah size.
Ay maşallah yavrum.
Şükran Hanım kıskanıyorum ama.
Ah Miran!
Miran.
Ne kıskanması, yavrum hoş geldin.
Oy aslanım benim.
Çiçekler solar ama, sen hiç solma emi.
Hani kızım nerede?
Reyhan'ı getirmedin mi?
Oğlum, bir şey mi oldu yoksa?
Niye öyle içini çektin.
Ne?
Anlatacağım anneanne.
İyi.
Hepsini anlatacağım.
Anlat çocuğum.
Nasıl yani, ablam bundan sonra otelde mi yaşayacak?
Hem de senden ayrı evinden ayrı.
Oğlum, en başta bende senin gibi düşündüm.
Ama sonra Gönül'ün evden uzak kalmasının daha iyi olacağına ikna ettim kendimi.
Çünkü Miran, Şadoğlu ile babaannen hedeflerinde.
Onların düşmanı o ikisi.
Eğer Gönül evden uzakta kalırsa...
...bizim içimiz daha rahat etmez mi?
Hem Miran'dan uzak kaldıkça.
Duygularımı değişir.
Neden olmasın, gözden ırak olan gönülden de ırak olur derler.
Hem sen demiyor muydun, ablam çok fazla duyguları ile hareket ediyor diye.
Böylesi daha doğru.
Çünkü Miran onu asla sevmeyecek.
Bana da böylesi daha doğru geliyor Aslan.
Mezarlıkta ne kadar üzgün olduğundan bahsettin.
Her şeyin yaşandığı o evden, Miran'dan uzak kalması...
... belki Gönül'ü yatıştırabilir.
Tamam anne.
Dediğin gibi olsun.
Mahfuz otel deki adamlara söyle gözlerini dört açsınlar.
Ablam en ufak bir sıkıntı yaşamayacak.
Oğlum hiç anlatmıyorsun, babaannen seni görünce ne yaptı?
Kalbi sıkışmıştır.
Ben inme iner diye düşünüyordum ama...
...fazla eski toprak da bir direndi sağlam çıktı.
Azize Aslanbey tam bir poker face anne.
Oda neymiş?
Yani duygularını iyi gizler.
Yüzündeki maskeyi iyi kullanır.
Onun tek maskesi nefreti.
Onu da silip attın mı ardında hiç bir şey kalmaz.
Nasıl anlatayım sana...
...düşmanın üzüleceğini bilse kendini damdan atar o derece yani.
Acaba gidip, kendini damdan atarsan kahır olacağım perişan olacağım mı desem.
Nasrettin Hoca gibi çalayıp göle bir maya tutar mı tutar.
Kendini atar mı atar.
Bu onun için kurtuluş olur anne.
O yaşayıp ettiklerini çekecek.
Amin.
Hadi seni geçireyim anne.
Benim de çıkmam lazım.
Tamam.
Gönlüm hiç ayrılmaya razı değil ama...
...katlanacağız biraz daha.
Mahfuz annem ile rahatça görüşebilmek için bir yer ayarla.
Burası gittikçe daha tehlikeli olacak.
Annem, bundan sonra hiç bir şey için kaygılanma.
Ben her şeyi düzelteceğim.
Biliyorum oğlum biliyorum.
Benim korkum Azize.
Ağızından tek laf çıkmıyor.
Çöreklenmiştir yine odasına kara kara düşünüp oyunlar kuruyorlardır.
Düşünsün anne düşünsün.
Bende boş durmuyorum.
Babaannen de boş durmaz yanlız.
O yılan kim bilir ne oyunlar peşinde.
İlle de bir yolunu bulup seni buradan göndermeye çalışacak
Görürsün çok dikkatli et oğlum.
Çok dikkat et.
Hayırdır torunum.
Pek bir şaşırdın beni gördüğüne yüzün bembeyaz oldu.
Evet şaşırdım.
Senin gibi birinin bu kadar tedbirsiz olmasını beklemezdim babaanne.
Böyle ulu orta gelmen doğrumu?
Ben tedbirsiz adım atmam Aslanım sen merak etme.
Çıkıyordum bende ama.
Madem buraya kadar zahmet ettin buyur bir kahvemi iç babaanne.
Buraya kahve içmeye gelmedim.
Seni yolcu etmeye geldim toparlandın mı?
Anlamadım ne toparlanması?
Buradan gidiyorsun.
Mahmut uçak biletlerini aldı.
Uçağına da çok vakit yok.
Hadi hazırlan.
Beni Azize Aslanbey yetiştirmemiş olsa da damarlarımda onun kanı akıyor.
Ben de senin gibi emir vakilerden hiç hoşlanmam babaanne.
Sana o günde söylediğim gibi...
...sizi yalnız bırakıp gitmeyeceğim.
Buradan gitmek zorundasın.
Şadoğullarının ne oyunlar çevirebileceğini bilmiyorsun?
Senin hayatın benim için her şeyden kıymetli.
Hayatını tehlikeye atmana izin vermem.
Ben son sözümü söyledim.
Ailemi bu savaşın ortasında bırakıp hiç bir yere gitmeyeceğim.
Bu konu artık kapanmıştır babaanne.
Fikrini değiştirebilmen için yapabileceğin hiç bir şey yok.
Bana karşımı çıkıyorsun?
Hayır karşı çıkmıyorum.
Yanında olmak istiyorum.
İyi ya torunum ben sözümü söyledim.
Duyacağımı duydum.
Allah hakkında hayır etsin.
Şimdi neden bu kadar dikkatli olmamız gerektiğini anlıyor musun anne?
Gidecek mi Hanımım?
Gitmeyecek.
Ama onu biz göndereceğiz.
Bununla ne yapacağını biliyorsun?
Şadoğulları bunun Aslan Bey'in yaptığını öğrenseler...
...bir kötülükler etmezler mi hanımım?
Kötülük ederler ama canına kast etmezler sadece hesap sorarlar.
Bizimde istediğimiz o değil mi zaten.
Onlarla uğraşamaz.
Gözünü korkutsunlar buradan gitmek zorunda kalsın.
Nasıl istersen hanımım.
Burada kalmak istiyorsun ama...
...giden sen kalan Miran olacak.
Başka yolu yok.
Anlayacağın yine en başına döndük anneanne.
Yine ayrı düştük Reyhanımla.
Her şeye en baştan başlamam gerekecek.
Burada kalmakla bir şey değiştiremezsin Miran.
Vazgeç be oğlum.
Gidin gene.
Sen burada olmazsan Azize seni bu oyunun içine çekebilir miydi hiç.
Öyle olması gerekiyormuş anneanne.
Başka çare yok.
Oğlum ne olur etme sen Azize gibi değilsin.
Onun bildiği oyunları bilmezsin.
Onun gibi kötü olamazsın zaten etme.
Anneannem.
He.
Ben Reyhandan vazgeçmiyorum.
Zaten vazgeçemem.
Ama biz boşanmaya mecburuz.
Çünkü benim babaanneme kendimi inandırmam lazım.
Ancak bana güvenirse kendini açık eder.
Ancak o zaman ben...
...aslında neler olduğunu öğrenebilirm.
Buna mecburum.
Asıl ona yakın oldukça dertlerin artacak oğlum.
Ne olur Azize den uzak dur.
Miran!
Reyhan!
Anneanne.
Gel, gel.
Yavrum.
Gel gel gel.
Nerelerdesin kızım.
Oy!
Anneannem.
Çok göresim gelmiş sizi yahu.
Güzel kızım benim.
Bende seni çok özledim.
İyisin deme?
Sizi gördüm ya daha ne isteyim kızım.
Miran olanları anlattı bana.
Tamam, tamam üzülmek yok.
Hadi siz oturun bakayım bende bir çay koyup geleyim.
Dar zamanınızı böyle geçirmeyin ha.
Miran ben o gün o sözleri ettim sana ama...
...o an tek derdim seni sağ salim oradan çıkarmaktı.
Aklıma da bir tek boşanmamız geldi o anda.
Biliyorum Reyhan.
Açıklama yapmana gerek yok.
Miran.
Biz boşanmayacağız.
Konuşuruz babamla.
O dinler bizi.
Yardım eder.
Reyhan her şeyi biliyor.
O bana inanıyor.
Yalan söylediğimi düşündüğü için değil...
...beni yaşatmak için konaktan çıkardı.
Kimse bana dokunmasın diye boşanacağım dedi.
Ne oldu?
Niye düştü yüzün öyle?
Reyhan.
Ben...
...ben babanla konuştum.
Yani daha doğrusu konuşmaya çalıştım.
Ama bana inanmadı.
Hatta dinlemedi bile.
Dinlemedi mi?
Reyhan biz.
Yok dinlemedi çünkü sen onunla yalnız konuştun ondan.
Biz ikimiz beraber konuşursak, benimde sana inandığımı görecek o zaman inanır.
Hem belki doğru zaman değildi şimdi uygun değil.
Her şey yeni ya taze daha.
Biz ona azcık zaman verelim, sonra beraber konuşunca neden inanmasın ki inanır.
Ben bunun mümkün olmayacağını bugün gözlerimle gördüm.
Gördün, yanıldın Miran.
Babam bize inanacak.
Hep öyle olmadı mı he?
Babam hep sevdamızın ardında durmadı mı beni kendi elleriyle teslim etti sana.
Yine öyle olacak, hem gidip her şeyi dost doğru anlatınca niye inanmasın ki?
Miran biz çok zor kavuştuk.
Ben yine ayrılmaya dayanamam.
Yalandan da olsa dayanamam.
Of!
Of!
Aç Miran aç!
Aç gözünü seveyim aç!
(Telefon çalıyor)
Reyhan.
Ben...
...Azat'ı vurdum.
Babana neden yaptığımı...
...nasıl mecbur kaldığımı anlattım.
Ama inanmadı.
İnanmayacakta.
Artık bizim bizden başka kimsemiz yok.
Bize bizden başka inanan kimse yok.
Biz bu oyunu oynamaya mecburuz.
Boşanmaya.
Mecburuz.
Hayır.
Konuşacağım ben, inandıracağım Miran inanacak bize.
Nasıl Reyhan,
Azat ona benim vurduğumu söyledikten sonra bunun başka bir yolu yok.
İyi, iyi boşanalım o zaman bitsin.
Görmeyelim de birbirimizi bir daha.
Bu sevda için verdiğimiz onca emekte boşa gitsin tamam mı?
Reyhan.
Ya benim istediğim bu değil.
Reyhan.
Bizi ölümden başka hiç bir şey ayıramaz.
Tamam mı?
Ben de bunu anladığım için söylüyorum zaten.
Senin yolun ölüme çıkıyor Miran.
Böyle düşmanmış gibi yaparak yol alamayız ki.
O düşmanlık seni hep hedef tutacak.
Ben ne yapacağım he?
Nasıl dayanacağım ben buna!
Kızım.
Bunların hepsi benim yüzümden.
Ama düzelteceğim.
Sana bu güne kadar babalık yapamadım ama bundan sonra yapacağım Reyhan.
Sen bilmesen de yapacağım kızım.
Reyhan!
Baba!
Hazar Bey.
Miran!
Sana daha bugün söyledim.
Kızıma yaklaşırsan sözümü tutar...
...seni vururum dedim.
Şimdi sözümü tutacağım işte.
Kızım.
Baba.
Vuracağım seni.
Ben de sözümü tutacağım Hazar Bey.
Ne senin sözlerin nede silahın beni sözümden döndüremez.
Baba, bir bak dinle Miran masum.
Masum.
Değil, o masum değil.
Masum değil Azat'ı vurdu o.
Ama sen yine de ona inandın!
Ne bu şimdi sevda mı?
Olmaz, böyle bir sevda olmaz!
Böyle bir sevda olmaz!
Bu iş burada bitecek!
Baba yapma.
Çekil!
Kızım.
Baba.
(Ateş ediliyor)
Miran!
(Jenerik müzik)
(Jenerik müzik)
(Jenerik müzik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.