All language subtitles for The.Lord.of.the.Rings.The.Rings.of.PowerS02E03.The.Eagle.and.the.Sceptre.AMZN.WEBRip-TR

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian Download
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

ÖNCEKİ BÖLÜMLERDE

Mordor'a hoş geldiniz.

Adar'a sadakat yemini ediyor musun?

Korkacak kimsemiz kalmadı.

Biri kaldı. Kadim bir kara büyücü.

Halkımı bırakırsan büyücünün yerini söylerim.

Sen de onu yok edersin.

Anne!

Bir ateş dağı uyanmış.

Yarattığı yer sarsıntıları yeryüzünün kemiklerine yayılıp

güneş bacalarımızı çökertti.

Karanlığın eli Khazad-dûm'un üstüne çöktü.

Artık dağların sesini duyamıyoruz.

Şu anda Orta Dünya'nın dengeleri bir uçurumun kıyısında.

Güç Yüzükleri ışığı geri getirmek için tek çaremiz.

Bir çeşit davetiye.

Lord Celebrimbor'dan.

Ada Krallığı Númenor.

Eskiden yedi gören taş vardı.

Bu babama miras kalmış.

Naip Kraliçemizi korumaya kim gönüllü olmak ister?

Hizmetinizdeyim.

- Ben de. - Ben de.

- Pharazôn! - Benimle gel.

Buna neden engel olmadı?

- Kraliçeye sadık. Doğru veya... - Yanlış.

Asayı kuzenin taşıyor ama halk seni sayıyor.

- Onların yardımıyla... - Ne yapacakmışım?

Nüfuzunu göster.

- Siper alın! - Kraliçe!

Hayır!

Hayır!

Isildur!

Oğlum nerede?

Ne oldu?

Ne görüyorsun?

YÜZÜKLERIN EFENDISI: GÜÇ YÜZÜKLERI

Bana bırak.

Hayır.

Evine dönüyorsun. Duydun mu?

Bizimle geliyorsun.

Lütfen Berek.

- Lütfen. - Sizi dinlemez.

Hiçbirimizi dinlemez.

Korkma dört ayaklı şey.

Yemeyiz. En azından henüz.

Yakaladım.

Dur, daha değil.

Hadi!

- Kaçıyor! Peşine düşelim! - Hayır, bırak gitsin.

Orası Kara Orman.

Bir giren sağ çıkamaz.

Berek...

Oğlum.

Koş Berek!

Deh!

Krallığı boyunca Vefakârları hep kolladı. Onu özleyeceğim.

Ölü krallar dilinden düşmüyor

ama oğlunun adını ağzına almıyorsun.

Kendini suçluyorsun ama suçlama. Asıl suçlu başkası.

Ne demek istiyorsun?

Şunu bilesin, adamız yok olacak. Ama hâlâ vakit var.

Ne oldu?

Naip Kraliçe.

Kaptan.

Ne görüyorsun?

Kuzeyli asilzadeler burada.

Lord Belzagar size saygılarını sunmaya gelmiş.

Sahip olmadığın şeyi sunamazsın.

Bu aklı ona Pharazôn mu vermiş, o mu Pharazôn'a?

İkincisi.

Naip Kraliçe?

Ölülerimizi böyle mi anıyoruz?

- Bu daha başlangıç... - Hayır!

Hayır! Durun.

Söyle.

Kimi kaybettin?

Oğlumu.

Babanın eşyaları mı?

Geldiğini duymadım.

Ölülerin eşyaları...

Üstüne kilit vurulmuş kapıların kutsal anahtarları.

Babamın ölümü hâlâ hatırımda.

Önceki geceden yarım kalmış şarap kadehine bakmıştım.

Kalanını dökmek ihanet gibi gelmişti.

Şarap heba etmeyi hiç sevmezdi.

Ben de içtim.

Neden geldin?

Arkanda ne sakladığını göster, sebebini söyleyeyim.

Hiç, kuzen.

Karar vakti gelip çattı.

Kaftanın...

Númenor'un geleceğini temsilen kırmızı mı, geçmişini temsilen beyaz mı olsun?

Neyi kutluyoruz?

Tahta çıkışını.

Ölülerin yasını tuttuğumuz yeter.

Yaşayanların meselelerine bakma vaktidir.

Babam beyaz giymişti.

Tek hatırladığım bu.

Bir de kartalı hatırlıyorum.

Kartallar nadiren taç giyme törenlerine gelir.

Seninkine gelirlerse iyiye alamet kabul edilecektir.

O zaman beyaz olsun.

Ben kırmızıdan yanayım.

"Yeni hükümdar güneş gibi doğuyor."

Yeni hükümdarın yeni bir başlangıç olacağını gösterir.

İnsanlar değişim istiyor.

Beyaz olsun. Daha mütevazı.

Sen nasıl istersen.

Aynı babasına çekmiş, asla değişmeyecek.

Bir zafiyet geçirdi. Tahta çıkmaya uygun değil.

Ne gülüyorsun? Yalan mı?

Bu lafları bira söyletiyor. Sesini bastırsan iyi olur.

Her hâlükârda çocuk haklı.

Yerine az daha sen geçecektin.

Krallığın çoğu tahtın senin hakkın olduğu kanısında.

Míriel'in savaş çığırtkanlığının ardından birçoğu sesini yükseltecektir.

"Birçoğu" bir kraliçeyi devirmeye yetmez.

Naip kraliçeyi.

Kör bir kraliçeyi.

Ya yeterince insanın desteğini almanın yolunu bilen biri varsa?

Varsa niye daha önce sesini çıkarmadı?

Belki olacaklardan korkmuştur.

Bu masada korkuya yer yok kızım.

Eärien?

Sen olduğunu tahmin etmiştim.

Valandil.

Lonca üyeleri şehrin anca

nezih mahallelerine gider sanıyordum.

Eski Mahalle'de ne işiniz var?

Kralı anmaya geldik.

Valar onu huzur içinde uyutsun.

Keşke cenazede olabilseydim.

Erlerin davet edilmemesi çok yazık.

Ama avam tabakası edilmiş.

Babama hakaret mi ettin?

Hayır, sana hakaret ettim.

Harp meydanında Kraliçe'nin yanında savaştım.

Hayat kurtarmak için alevlere atılışını gördüm.

Ağabeyinin hayatını kurtarmaya çalıştı.

Hakkında bir kötü söz daha edersen asıl zafiyeti sen geçirirsin.

Yeterince açık konuştum mu?

Yoksa bu işi başka türlü mü çözelim?

Bugünlük gayet açık konuştun.

Birer biranın daha vaktidir.

Sen ne diyecektin Eärien?

Bir şey buldum.

Bir sır.

Tehlike arz eden bir şey.

Yasak kılınmış bir şey.

Hazırlıklar neredeyse tamam Efendi Babamız.

Ama burada güvendeyiz.

Burada bir yuva kurduk.

Yine savaşa gitmemiz şart mı?

Sauron'un öldüğünü söylemiştiniz. Öyleyse bırakalım, ölü kalsın.

Bu dünyada öyle tehlikeler var ki bilmek babaların işidir.

Çocuklara da ona güvenmek düşer.

Bana güven çocuğum.

Sauron'dan tamamen kurtulana dek

asla tam anlamıyla güvende olamayız.

Siz nasıl isterseniz Efendi Babamız.

Yürü hadi!

Damrod. Ered Mithrin'in dağ trolü.

Taş devlerin katili.

Ejderlerin iliğini kemiren.

Hoş geldin.

Belli ki mesajımızı almışsın.

Sauron nerede?

Hoş geldiniz. Geldiğiniz için müteşekkirim.

Derdinizi saklamanızın lüzumu yok.

Amacımız durumunuzu suistimal etmek değil,

yardım eli uzatmak.

Vaktinde bize yaptığınız gibi.

Nasıl bir yardım sağlayabilirsiniz?

Yüzükler.

Orta Dünya'nın en kudretli cüce lordları için.

Bizi buraya bize takı satmaya mı çağırdın?

Bu yüzükler öyle bir güce sahip olacak ki

hiçbir cüce, insan ya da elf görmemiştir.

Bunlar, Güç Yüzükleri olacak.

Dağınızı iyileştirebilecekler.

Tıpkı Ulu Ağaç'ımızı iyileştirdikleri gibi.

Elrond...

Mithril mi?

Mithril kaderimizi değiştirdi.

Sizinkini de değiştirebilir.

Hatta belki tüm Orta Dünya halklarının.

Tabii düzenli tedarik karşılığında. Teklifiniz bu mu?

Yüzükler karşılığında mithril, evet.

Bu cömert bir teklif Lord Celebrimbor

ama neden kralımızla konuşmadınız?

Yaşlı Durin dışarıdan yardım alma konusunda

hep tereddütlü davrandı.

Ancak teklifimizi ona bizim yerimize

kendi halkından biri götürürse...

Babamla artık bir münasebetimiz kalmadı.

Durin diyor ki...

Bizi aynı odaya sokmak

bir orku güneşlenmeye ikna etmekten daha zor.

Maalesef size yardımım dokunmaz.

Asıl yardım etmek isteyen biziz.

Babanıza krallığı kurtaracak bir çözüm sunmak

yeniden saygısını kazanmanızı sağlayabilir.

Hatta belki mirasınızı da.

Af buyur da sen kimsin?

Affedersiniz, bu...

Bir dost. Elf dostu.

Aynı zamanda cüce dostu. O kadar.

Demek öyle. Elrond nerede?

Tüm ilgisini Lindon'u iyileştirmeye adadı.

Öyle mi?

Sizi temin ederim ki Elçi Elrond'un tek gayesi

cüce dostlarına yardım etmek.

Sizden hürmetle bahsetti.

İlginç.

Sizden hiç bahsetmedi Lord...

Annatar.

Elrond sizin için "Cücelerin en bilgesidir" demişti.

Söyledikleri doğru mu yoksa başka biriyle mi muhatap olalım?

Efendiler, teklifinizi düşünmemiz icap eder.

Düşünüp taşınmamız için biraz vakit tanıyabilir misiniz?

- Maalesef... - Elbette!

İstediğiniz kadar düşünün.

O neydi öyle? Hır çıkarmaya mı çalışıyordun?

Şu Annatar denen herif her kimse

Elrond'u zerre kadar tanımıyor.

Ne bildin?

Çünkü Elrond hakkımda asla iyi laf etmez.

İçin hiç mi rahatlamadı?

Evet ama sihirli yüzük diyorlar.

Senin de burnuna tuhaf kokular gelmiyor mu?

Onun kararı babana kalmış.

Haberi olmayan bir teklif hakkında karar veremez.

Burada mesele bu mu?

Bu, değil mi?

Sırf özür dilememek için

dağımızın un ufak olmasına göz yumarsın.

Ailene börtü böcek yedirirsin de yine de babana gidip...

Ben bir kabahat işlemedim.

Katılıyorum.

Ama şu an işliyorsun.

Sihirli küpe bile olsa umurumda değil.

Ne kadar ihtimal dışı olursa olsun, derdimize derman olabilecek bir şey varsa

kralımızın bunu bilmesi gerek.

Babana bu haberi ya sen iletirsin ya da ben iletirim.

Khazad-dûm'da bir deyiş vardır.

"Usul usul damlayan suya ne taş dayanır ne kaya."

Onlara vakit tanı.

Vakit sahip olmadığımız bir lüks.

Hele ki Yüksek Kral öğrenirse...

Ne olmuş Yüksek Kral'a?

Söylemesem daha iyi.

Neyi söylemesen? Baklayı ağzından çıkar.

Yüksek Kral cücelerin bu güce layık olmadığı kanaatinde.

Hatta başka yüzük dövülmesini yasakladı.

Açıkçası burada olduğumdan bihaber.

Kendi topraklarımda ne yaptığım onun üstüne ne vazifeymiş?

- Celebrimbor... - Hayır!

Nice hayat tehlikede.

Kimin yardıma ihtiyacı olduğu konusunda onunla ağız dalaşı yapmaya vakit yok.

Ama Gil-galad er geç gerçeği öğrenecek.

Ya öğrenmezse?

Ne yapıyorsun?

Üç yüzük işe yaradığı için Yüksek Kral'a tebriklerimi gönderiyorum

ve ocağı kapatacağımı yazıyorum.

Ve tez vakitte Lindon'da onlara katılacağımı.

Krala yalan mı söyleyeceksin?

Bize işimizi tamamlama imkânı sağlayacağım.

Bir çağ boyunca buna hazırlık yaptım.

Çıraklık ettim, çalıştım,

zanaatımın en yüksek mertebesine ulaştım.

Benim zamanım geldi.

Bunu elimden alamayacak.

Özür dilerim! Çok özür dilerim.

Seni ork sandım.

Sorun değil, acımıyor.

Acımaz olur mu hiç? Seni bacağından bıçakladım.

Daha kötü olabilirdi.

- Dur, çıkarayım. - Hayır, sakın...

- Çıkarmamalıydın. - Öyle mi?

Evet, saplanan bıçak çıkarılmaz.

- Hiç bıçaklanmadım ki! - Ben de!

Acımadığına emin misin?

Hayır, artık acıyor.

Özür dilerim, ben...

Dur.

Bırak, ben yaparım.

Ben yapayım.

Adım Estrid.

Isildur.

Deniz ahalisindensin. Dağ sırtına mı gidiyordun?

Hayatta kalanlar ordugâhta olsa gerek.

Babam da.

Çoktan gitmiş olabilirler.

Babamı tanımıyorsun.

Oradan geliyorsun, değil mi?

Ben de birini arıyordum.

Geriye çamur ve toynak izleri kalmış.

Ama şunu buldum.

Bak. Yollardan biri işaretlenmiş.

Pelargir.

Tabii ya, babam gitmemiş. Herkesi oraya götürmüş olsa gerek.

Şanslıysak seninkileri de.

PELARGIR ESKİ NÚMENOR YERLEŞKESİ

Limanda gemi görünmüyor.

Umudunu yitirme.

Kimi bulacağımız belli olmaz.

Bir akrabanı mı arıyorsun?

Nişanlımı.

Yapma.

- Burada ne oldu? - Orklar.

Pelargir'e giderken yolumu kestiler.

- Varımı yoğumu aldılar. - Yürüyebilir misin?

Şu hâlime baksana.

Yola devam etmeliyiz.

En azından yiyecek bir şeyler verelim.

Estrid, kaç!

Tutun!

Berek!

Kızın sözünü dinleyecektin.

Atı al! Gidelim, hadi!

Yardım et!

Koşun! Eğilin, hadi. Koşun!

Teşekkürler.

Ben Isildur. Hatırladın mı?

Elflerin hafızası yitmez.

Ormanın bu kısmında vahşiler sayıca bizden üstün.

Atım... Onu bırakamam.

Ne yapmak istediğin sana kalmış.

Benim kendi işlerim var.

Pelargir'de.

Ne işi?

Narvi! Krala söyle...

Elimizden geleni yapıyoruz.

Elimizden geleni yapacağız.

Evet, biliyorum.

Halk aç. Kral bilmiyor mu?

Sabırlı olun.

Hadi Narvi.

Doğruyu söyle Narvi.

Derhâl kralla konuşacağım.

Krala derdimizi ilet!

Narvi.

Efendim, yiyecek tüccarları kapıda.

Kraliyetin tahıl depolarını açmanızı istiyorlar.

Elimizdekiler ne kadar gider?

Hesaplara göre üç ay kadar.

İçeri yolla.

Başüstüne.

Gidebilirsin.

Celebrimbor bu yüzüklerin bahşettiği gücün derdimize derman olacağı iddiasında.

Teklifini iletmek bir cüce olarak vazifem diye düşündüm.

Tüm söyleyeceğin bu mu?

Hayır.

Başka ne var?

Ben senin oğlunum.

Metanetimi de inatçılığımı da senden almışım.

Keza gururumu da. Ve...

Bir hata ettim.

Sana saygısızlık etmemeliydim.

Ve...

Özür dilerim.

Berbat görünüyorsun.

Madencilerin elleri nasır tutar.

Yumrukları can yakar.

Çocukların büyüsün, o zaman gör.

Baba...

Eregion'dan gelecek bu güce güvenmiyorum.

Bir keresinde bana

elflerin kaderini bizden daha bilgelerin yazdığını söylemiştin.

Kaderlerini değiştirip ölümü kandırmaya çalışmanın

daha büyük bir felakete yol açabileceğini.

Düşünüyorum da...

Ya sen haklıysan?

Bunu yapmayı annenden mi öğrendin?

Ne oldu?

Ne olmuşa benziyor?

Başarısız oldum. Adar'ı durduramadım. Annesini koruyamadım.

İyileşiyor sanıyordum.

Ork oklarında insan bedeninin kolay unutamadığı bir şer var.

Seni görmek güzel Isildur.

Lavlara yakalanıp da sağ çıkan az.

Adar'ın izini taşıyanlar hariç.

Keşke bu sevinci babanla paylaşabilseydim.

Baban seni terk etmedi.

Númenor geri gelecek.

Yeniden ailene kavuşacaksın.

Burada olduğun için şanslılar.

Bu köye bir şifacı lazım.

Şifacıları ateşe verildi.

Beleriand'ı bilir misin?

Bir elf şehri, değil mi?

Koca bir elf diyarı.

Ben orada doğdum.

Ama artık suların altında.

Beleriand düşünce içimi bir öfke kapladı.

Morgoth'a karşı.

Ama en büyük öfkeyi kendime duydum.

Öfke asla gideremeyeceğin bir susuzluk gibidir Theo.

Er geç seni iliğine kadar sömürür.

Bunca yıl bizi gözetledin.

Babamla hiç tanıştın mı?

Hayır, tanışmadım.

Ben de.

Ama bildiğim bir şey var, sen babam değilsin.

Ne münasebetimiz vardıysa artık kalmadı.

Yani bir daha konuşmamız için hiçbir sebep yok.

Bu eski Númenor'dan.

Nasıl bir çeşmeyse tek damla bile su akmıyor.

O çeşme değil, su kemeri.

Evlere su taşımak için yapılmış.

İnsanlar böyle şeyler inşa edemez.

Númenor'da ediyorlar. Görmen lazım.

Númenor o kadar muhteşemse niye terk ettin?

Orta Dünya daha muhteşem diye duydum.

Atını geri istiyor musun?

Yerini biliyor musun?

Bu gece ay doğduğunda burada buluşalım.

Kılıç kuşanıp gel.

Kendini yakma.

Nişanlından haber var mı?

Yok.

Eminim hayattadır. Senin yarın kadar güçlüyse kurtulmuştur.

Ben sandığın kadar güçlü değilim.

Kendimi suçlamadan edemiyorum.

Ne için?

Yaşadığım için.

Niceleri ölürken hayatta kaldığım için.

Annemi kaybettiğimde on yaşındaydım.

Yüzerken fazla açılmıştım.

Akıntıya yakalandım.

Annem boğuldu.

Hayatımı kurtarırken.

Annemden sonra...

Sonrasının onun için nasıl olduğunu düşünüp duruyorum.

Benimki bazen rüyalarıma giriyor.

Yine de arkanda bırakmış gibisin.

Hayır.

İşin aslı, bu sana söylediklerimi

geldiğim yerde kimse bilmiyor.

Sadece boğulduğunu biliyorlar.

Benim suçum olduğunu bilmiyorlar.

Kendimi hep borçlu hissettim.

Eşsiz bir şey yapma mecburiyeti hissettim.

Özel bir şey.

Fedakârlığının hakkını verecek bir şey.

Böyle bir şeyin hakkını verebileceğini sanmam.

Bunu bir armağan olarak kabul etmen gerek.

Seni öyle sevmiş ki sana bu armağanı vermiş.

Isildur.

Üstünde et kalmamış ki.

İdareli davranmak icap etti. Ormanda hiçbir şey kalmamış.

- Kurduğumuz tuzaklar çoğu zaman boş. - Gidişat kötü.

- Bu bizi doyurmaz. - Doğru.

Ama asıl dert bu ayaz.

Odunumuz bitmek üzere ve yakında...

Cuthbert da söyledi, seçimimizi doğru yapalım.

Gece yağmuru atlatalım da.

Hava buz gibi.

Yeter, tüm gün ağzımıza lokma girmedi.

Bu kez hepimiz mi hasta olalım?

Soğuk iliklerime işledi.

Görünüşe göre fareler de yiyecek bir şey bulamamış.

- Az kaldı. - Çekil bakayım.

Burada birileri var.

Çaldığımız beygirlerdir. Gidip yine susturayım.

Katılabilir miyim?

Bu karanlıkta dışarıda ne işin var evlat?

Anneni mi kaybettin?

Ben sizdenim.

Adar'ın hizmetkârıyım.

Bu Adar'ın işareti değil.

Onun adına hepinizden çok şey yaptığımın kanıtı.

İspatla.

Baksanıza, nasıl da besili. İddiaya varım, Pelargir'den gelmiştir.

Halkının diğerlerine yaptığı gibi bize saldırmaya mı geldin?

Size saldırmadık.

Üç kampımıza saldırdınız.

Yakalayın!

Hayır!

Bu bir tuzak!

İmdat!

Isildur!

Theo!

Yalanlar kraliçesi!

Tahtı hak etmiyor!

Bu tören esnasında kral ya da kraliçenin duasından başka

hiçbir sese müsaade edilmez.

Ama...

Númenor'un matemi benim için kutsaldır.

Acınız bu dört duvar arasında birer duadır.

Kederinizi anlıyorum. Öfkenizi de.

Paylaşıyorum.

Hem kan döktük hem kanımız döküldü.

Ama şunu bilin ki er ya da geç yolumuzu bulacağız.

Aramızda konuşmak isteyen başkaları varsa

önce kendisine şunu sorsun.

Feryadınız kimin için?

Toprağa verdiklerimiz için mi?

Krallığınız için mi?

Yoksa kendiniz için mi?

Isildur için.

Kral ölüm döşeğinde benimle konuştu.

Söylediğine göre Naip Kraliçe bunun tavsiyesine uymuş.

Yakınlarımız Orta Dünya'da bunun yüzünden ölmüş.

Asıl kraliçeniz bu elf taşı!

Sessizlik!

Yalan.

Númenor'un gerçek hükümdarı elf elinden çıkmış bir şeye itimat etmez.

Bunu alın ve yok edin.

Hayır!

Palantír bana ait.

Ona ihtiyacımız var.

- Elf büyüsü! - Katil!

- Yalanlar kraliçesi! - Yalanlar kraliçesi!

- Kara büyü! - Kraliçe!

- Durun! - Geri çekilin!

Míriel!

- Kraliçem! - Míriel!

Kraliçeyi kurtarın!

Míriel!

Elimi tut.

Míriel!

- Pharazôn! - Pharazôn!

Kartal, Pharazôn'u seçti.

- Pharazôn! - Pharazôn!

- Pharazôn! - Pharazôn!

- Pharazôn! - Pharazôn!

- Pharazôn! - Pharazôn!

- Pharazôn! - Pharazôn!

- Pharazôn! - Pharazôn!

Alt yazı çevirmeni: Doğa Uludağ

Proje Kontrol Sorumlusu Volkan Keleş

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.