Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Downloaded from YTS.MX
Official YIFY movies site: YTS.MX
Şuraya bak. Şu kuşların güzelliğine bak!
İnsanın içi açılıyor be! Kurban olurum ben size!
Bir varmış, bir yokmuş.
İstanbul'un cazibe merkezi olmayan bir semtinde iki kardeş…
…masal tadında bir macera yaşamak üzereymiş.
Özcan!
Şey diyordun baba…
"Sürprizim var." diyordun.
Bu araziyi yeni satışa sundular.
Ben projeden girdim, ucuza kapattım tabii.
Altı ay sonra burası mezarlık olacak.
-Ne? -Aile kabristanı satın aldım işte.
Güzel, değil mi? Böyle yan yana yatarız, mis gibi!
Manzara mükemmel. Kapanma ihtimali de yok.
Yani baba Allah geçinden versin.
Ölüm, kalım. Ne gerek var böyle muhabbetlere şu an?
İyi, güzel. Aile kabristanı diyorsun da…
…annem nerede?
Bari onun yattığı kabristandan yer alsaydın ya.
-Yani. -Orada yabancıya yer yokmuş.
Dayınız verdi mi ananızın arsa payını?
Verdi baba. Zaten onunla dükkânın belli başlı giderleri vardı…
…mutfak, banyo, tadilat falan derken para…
Öyle oldu yani.
Versin tabii mendebur.
Öyle hak hukuk diye cavcav edip ortalıkta dolaşıyor.
Ben çok sıkıştım çocuklar. Hadi gidelim.
Ev mi yakın, dükkân mı? Götürün beni, hadi.
Şey yapayım baba, dur. Bismillah.
-Yok, yok. -Ne?
-Vallahi çok güzel içilir burada. -Ya oğlum, ittirsene şu arkamdan.
-Aile dramımıza bak ya. -Hızını alınca bırak sen.
Ben götürürüm.
-Alayım mı? -Hayır!
Oğlum var ya biz bu yalan olayını çok abarttık bak.
Ulan adamın parası varmış ya.
Hatta harcayacak yer bulamamış…
…batmış para affedersin, gitmiş ne almış, bak.
Dekorasyon için para isterdik, haybeye borçlandık.
Ne vicdansız adamsın be!
"Öldüğümde nereye gömülürüm?" diye hiç düşündün mü abisi?
Neyi düşüneceğim? Ortada kalacak değilim herhâlde.
Oğlum, tamam da işte babam düşünmüş.
Adamı ortada bırakırız diye korkmuş, gitmiş mezar yeri almış.
Babamın zaten gözündeki yerimiz belli.
Seco bak, borç olayından babamın kesinlikle haberi olmayacak.
Sus, kapat, tamam mı?
Bari şu dayım olacak adamı ara.
Şu parayı veriyorsa versin vermiyorsa da söylesin bana bak beni deli etmesin.
Bak, ödeme günü geliyor çünkü ona göre gider bir yerden borç bulursun oğlum.
ÖZCAN YEĞEN GELEN ÇAĞRI
Açmayacak mısın?
Yüzüm yok ki…
Açmıyor, değil mi yavşak?
Ulan terbiyesizlik etme be!
-Efendim baba? -Kaldım burada!
Şöyle…
Buraya otomatik kapı yaptıracağım da.
Çok iyi olur. Çok iyi. Ama sular akmıyor.
Sular kesik. Tuvalet kâğıdı da yok. Götümdeki bokla kaldım öyle.
Söyleseydin ben şey yapardım.
Ulan siz burayı batırdınız da benden gizlemeye çalışıyorsunuz…
…diyeceğim ama öyle çocuklar da değilsiniz ki!
Normalde kene gibi emersiniz siz beni.
"Baba battık, baba para!"
"Baba, götümdeki boklu donu satalım. Alıcısı çok."
-Estağfurullah. -O kadar değil.
Bakın! Çıkar kokusu.
GÜVEN BANA
GANYAN BAYİ AİLE SALONUMUZ MEVCUT DEĞİLDİR
Ulan toz yapma midye kirleniyor!
MÜDÜR
Bütün yarışları tek mi geçtin lan bitik?
Oğlum bunu kim aldı lan içeri?
Şu gelenin bir tipine bakın.
Hayır kurumu mu lan bura?
Mekân açtık, para kazanacağız. Vergi vereceğiz ülkeye.
Katma değer katacağız.
Engel oluyorsun vatan haini, terörist!
Siktir git lan! Siktir git!
Yürü!
Yürü, amına koyduğumun!
Siktir!
Yakışıyor mu oğlum? Kaç yaşında adamsınız lan! Manyak!
Hadi bakalım.
Enişte hoş geldin! Ne yapıyorsun?
Ne eniştesi lan?
"Bana baba demeyin." diyor, istemiyor adam.
Sonuçta benim birinci derece akrabamla evli olan adam.
Babam değilse eniştemdir.
Bu, hep böyle olmadı mı Yiğit?
Evet.
Enişte buyur.
Anlat anlat, sen seversin yalanı.
Oğlum, sarı şişe ile beyazı üçte bir oranında karıştıracaksın.
Sakın etil alkolü sen dökeyim deme bak, onun oranı bende.
Yarıştan sonra geleceğim, bekle beni.
Oğlum bak, kör etmeyelim müşteriyi. Sonra dükkânın yolunu bulamıyorlar.
Her gün zayiat veriyoruz.
Hoş geldin.
Buyur, geç kasaya otur.
İstemez!
Özcan ile Sercan'ın arsa payı buraya mı harcadınız?
Vizyonsuz köpekler!
O kadar parayla bu batakhaneyi mi açtınız ulan?
Ay başına kadar parayı getirin ya da mirastan menederim sizi.
Borç namustur ulan!
Emrin olur baba.
Bana baba deme.
Benim sizler gibi evlatlarım yok.
Al işte.
-Hadi, yolla! -Nasıl kaçırırsın?
Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü.
Sıhhatler olsun baba.
Baktım baba şimdi, jilet yoktu.
Haftaya böyle eteği meteği tertemiz yaparız.
-Havlu. -Tamam.
Baba, benim şu telefon çalıyor. Hemen telefona bakmam lazım.
-Alo, dayım? -Selamünaleyküm yeğenim.
Aleykümselam dayım.
-Sesim geliyor mu? -Hat gitti.
-Alo, dayı. -Selamünaleyküm yeğenim.
Aleykümselam dayı. Dayı sesin… Dayı? Alo?
Ne oluyor lan?
-Alo, dayı. -Selamünaleyküm.
Aleykümselam dayı. Gözünü seveyim. Her seferinde selamünaleyküm, aleykümselam.
Tamam işte, selamünaleyküm, aleykümselam. Buyur dayı.
Allah Allah! Buradan hep çeker aslında ama…
Şimdi sesim geliyor mu?
Geliyor dayıcığım, hat var. Çekiyor, buyur dayıcığım.
Selamünaleyküm.
Ve aleykümselam ve rahmetullahi ve berekatuhu.
Buyur.
Söz verdiğim gibi, ben para işini hallettim, meraklanma hiç.
Gecikme için hakkınızı helal edin.
Yarın bir ara uğrayın, emaneti takdim edeyim.
Gelirken Zeynep kızımı da getir.
Nişanınıza gelemedim.
Yüzüm yoktu.
Altınınızı da takarım.
Helali hoş olsun dayıcığım. Hiç problem değil. Tabii tabii.
Şey yaparız… Kaçta açıyorsunuz peki?
-Neyi? -Gözünüzü.
Diyorum ki biz sabah kahvaltısına gelelim.
Sen diyorsan ki ben sabah namazına uyanıyorum…
…çocukları da alıp geleyim, böyle cemaat yapalım.
Kaç kat sevabı var, 27 kat sevabı var, biliyorsun.
Dokuz gibi gelin. Kahvaltıya bekliyorum.
Tamam, tamam, öyle yapalım.
Selamünaleyküm dayım. Tamam.
Hakkını helal et baba, açmam lazımdı.
Telefona bakacaksın tabii, biz de genç olduk.
Üstelik sen nişanlısın bir de.
İnsanın aklı kalır.
Her işe de sen koşamazsın ki be evladım. Sercan nerede?
Şey baba… Arkadaşları ile geziyor, eğleniyor.
Onun eğlencesi malum.
-Bana bak, gözün üzerinde, değil mi? -Üzerinde baba, problem yok.
"Bitti abi o işler." dedi. "Tamam." dedim.
"Güven bana." dedi. "Tamam." dedim. Yani…
Bitti dediyse bitti.
Bitti!
-Beyler kusura bakmıyorsunuz, değil mi? -Siktir lan göt!
At babam.
Heh… Oyna.
-Aşkım. -Gel aşkım.
Durduk yere akraba ziyareti şimdi.
Bayram değil, seyran değil. Yüzlerini göreceğiz haybeye ya!
-Niye ki? -Sen bizim akrabaları tanımıyorsun yenge.
Tanısan sen de sevmezsin.
Dayımlar biraz gariban. Biraz fakirler ya.
Fakir oldukları için sevemiyor.
Sen niye aldın o tansiyon aletini?
Kızım dağ başı burası. Dayım nakit verecek, çalarlar.
Böyle dümenlere kafan nasıl çalışıyor.
Ekmeğe gönderiyoruz kayboluyorsun. Ona ne diyeceğiz?
Oğlum sekiz yaşındaydım. Misafirliğe gitmişiz.
İlk defa gittiğimiz yerde ekmek almaya yolladınız beni.
Amaç kaybolmamdı zaten bence.
Resmen benden kurtulmaya çalıştılar ya!
-Kötü mü yapmışız? -Bence doğru.
-Keşke kaybolsaydın. -Pis çift!
-Yerdekiler bok mu? -Pis çift! Bok!
Bok da var gübre de var içinde.
Ziyade olsun.
-Afiyet olsun. -Eline sağlık yenge.
-Afiyet olsun. -Ben içerideyim çocuklar.
Çocuklar, hadi siz de kahvelerinizi alın.
İçeride oturun. Ben de şuraları şöyle bir toplayayım.
Olur vallahi!
Yengem elinize, kolunuza sağlık. Ziyade olsun.
-Afiyet olsun. -Kesenize bereket olsun.
Bir dakika dur.
Vallahi söylemezsem çatlayacağım. İçimde kalmasın.
Bu ne oğlum? Dakika bir, gol bir. Bunlar bir de yeni gelin olacaklar.
Demedi ki "Yenge, sen biraz dur. Ben sana yardım edeyim.
Şuradan bir tabak alayım da şuraya koyayım." demedi.
Demez.
Yenge nasıl doluyum.
Nasıl doluyum.
Kız böyle bir kahve yapalım seninle. Şöyle bir kaynatalım.
Ama şimdi kafa açma, hadi.
Ne çok plaket var! İnanılmaz!
Evladım bu devirde makam mevki sahibi olup da dürüst kalana…
…böyle madalya takıyorlar.
-Muhakkak. -Muhakkak.
Siz ona bakmayın çocuklar.
Herkes aldı başını ta yukarılara gitti.
Biz hâlâ oturduğumuz yerde postaki sayıyoruz tek tek.
-Çok tatlı değiller mi ya? -Ben herkes değilim hanım!
Bedelini de ödüyorum.
Misal, bak.
Özcan'ın atanması için…
…eksik olmasın eşim, dostum, hatırlı kişiler…
…"Araya girelim." falan dediler. Ben kabul etmedim.
"Asla! Hayır!" dedim.
Hakkı olan kazansın.
Bu, bana yakışmaz.
Bize yakışabilirdi.
Bize yakışabilirdi.
Bu kararı neden tek başına aldın acaba dayı?
Sorsan yalvar yakar ikna ederdik seni.
Vermiyorsun, bari verene engel olma ya.
Ben ismim için yaşadım, bildiğimden şaşmam.
Bak, Zeynep kızım beden eğitimi öğretmenliğini…
…hakkıyla kazandı, gitti yerleşti. Helal olsun!
Yok dayı, biz adamını bulduk, rüşvet verdik.
Aslında adam yakalanmasa Özcan'ın da işini çözecekti ama işte…
Şanssızlık. Hemen suçüstü yakaladılar.
Hayda! Yapma ya! Ama…
Dayı, şaka yapıyor Zeynep.
-Zeynep'e şey derler hatta… -Dalağı düşük derler.
-Münasebetsiz diyen de oldu. -Kim söyledi lan onu?
İsmini vermeyeyim şimdi, ayıp olur.
Ne güzel çocuklar.
Bak, güzel güzel eğlenin.
Bizim neşemizi çaldılar evladım.
Ne evlattan güldüm ne dosttan ne yardan…
Yardan yüzü mü gülmemiş?
Sen bana kurban ol.
-Neyin eksik senin? -Lafın gelişi hanım, deyim o.
-Allah aşkına! -Gerçek anlıyorlar.
-Şey diyordum. Kafamı karıştırdı ya. -Para diyordun.
Ben bu güveni boşa çıkartmamak için koca bir ömür verdim.
-Maşallah. -Bana güvenin çocuklar.
Emanet bende, dert etmeyin.
Bak, hâlâ gözü üzerinde. Ne yapıyor, ne ediyor diye bakıyor.
Artık kimseye güvenemiyorum.
Sizi de sıkıntıya soktum.
Hakkınızı helal edin.
Estağfurullah. Benden yana helali hoş olsun.
-Parayı aldık mı tamamdır. -Çok şükür.
İçim rahatladı.
Ölsem de gözüm açık gitmez artık.
Allah korusun!
Parayı güle güle…
İşte güle güle…
Güle güle harcayın.
Ne oluyor?
Güle güle harcarsınız…
Tansiyonu mu düştü?
-Ne bu? Şaka mı, ne bu? -Ne şakası? Dayı!
Parayı vermemek için. Yakışıyor mu dayı ya?
-Dayı! -Boğazına bir şey kaçtı galiba. Yatır.
-Dayı! -Gel!
Sercan, koş yengemi çağır.
Koş, yengemi çağır lan!
Dayı!
Dayı!
Zeynep, nabzına bak.
Bakıyorum.
-Nabzı atmıyor. -Yok, atmıyor.
-Dayı! Allah Allah! -Ne oldu ya?
Özcan! Parayı alsana.
-İç cebinde. Al onu hemen. -Oğlum adamın nabzı atmıyor.
-Ne parası ya? -Mukadderat. Ne yapalım? Mukadderat.
Dayım öldüyse üzerindeki para oğullarına kalır.
Bizim paramız o!
-Oğlum şimdi sırası mı? Allah için ya! -Tam sırası!
Oğlum, zaten dayım iki dakika geç ölse almıştık zaten parayı.
Alsana şunu! Çökecekler yine paramıza. Aç artık gözünü!
Sercan, ölmüş dayımın cebinden para mı çalayım?
Oğlum ne çalması? Kendi paramız ya zaten!
Dayım da öyle dedi.
Öyle dedi ya yenge! "Para sizin." dedi.
Oğlum, Allah aşkına!
Rahmetlinin son dileği zaten paramızı almamızdı ya.
-Sercan haklı, o sizin paranız. -Yenge, seni dinler bu.
Allah aşkına. Borç batağındayız. Allah muhafaza, nasıl evleneceksiniz?
Nasıl evleneceksiniz yenge? Nasıl evleneceksiniz? Hepimizin o para!
Özcan bak, kendini düşünmüyorsan yatalak babamızı düşün.
Tefecinin parasını ondan isteriz artık.
Satsın bizim mezarları ödesin, bakalım başımızın çaresine ya!
Sercan, bir şey mi oldu oğlum?
Yenge seslendim, duymadın.
Dayım böyle birdenbire rahatsızlandı.
Bir şey mi oldu Müslüm'üme?
Bir şey yok ya. Telaş yapma.
Sadece böyle konuşurken birdenbire düştü.
Normalde oluyor mu böyle? Düşme yapar mı?
Yok, oğlum. Hiç yapmadı şimdiye kadar.
Hay Allah! Müslüm!
Müslüm!
Senin geçmişini sikerim! Al şu parayı! Al! Ne olur, al şu parayı! Allah aşkına!
Alsana şu parayı! Al şu parayı! Hadi, ne olur ya?
İradeni başkasına kiralarsan maşa olursun.
Maşa tabiatı gereği ateşe yakındır, aklında bulunsun.
Hâlimize bakar mısın?
Bakar mısın, hâlimize bakar mısın?
-Aldın değil mi? -Müslüm!
-Müslüm'üm ne oldu sana? -Yenge.
Müslüm'üm ne oldu sana?
Aç gözlerini Müslüm'üm.
Rahmetli çok yüce gönüllüydü.
Hissetmişti, biliyor musunuz?
Geçen gün hiç huyu olmadığı hâlde dükkâna geldi.
"Sizinle gurur duyuyorum evlatlarım…
…sizler benim için medarı iftarsınız." dedi.
Alnımdan öptü, saçımı kokladı, bağrına bastı.
Anlamalıydım da işte.
Zor.
E, insan kabul edemiyor abi.
Yoksa sen anlardın.
Yani mukadderat işte.
Nefes ne bir eksik ne bir fazla.
Ecel diye bir şey var.
İyi adamdı.
Yahu!
Yüzünde gülümsemeyle gitmiş, fark ettiniz mi?
Dünyada ne çekmişse, ölünce yüzü güldü rahmetlinin.
Çok yardımseverdi canım.
Onun da bir zaafı işte bu fakir fukaraydı.
Bitirdi babamı.
İtin, köpeğin ağız kokusunu çekmek babamı bitirdi.
Doğru, çok dürüst adamdı.
Ama fazla dürüsttü.
Yalan yok, yoruyordu insanı.
Yahu bir tek hakkımız var.
Bırak yaşayalım, tadına bakalım dünyanın!
En üst kattaki cennete girmeyiver.
Zemin katlar da iyidir.
Hepsini Allah yaptı, korkma ya!
Oğlum, şu benim tansiyona bir bakıver.
Bozuk amca bu. Tamire götüreceğiz bunu.
Siktir!
Rahmetli benden üç yaş küçüktü.
Hiç de ölecekmişim gibi gelmiyor bana.
Şey, çocuklar…
Babanızın vasiyeti vardı, biliyorsunuz değil mi?
Ne vasiyeti ya?
Bakmayın öyle. Zaten ne kaldı ki?
Bir dağ başında bir ev, bir de ikinci el birkaç parça eşya.
Vasiyetlik bir durum yok, onların hepsi tevatür.
Öyle değil oğlum ya! "Köye gömün beni." diyordu.
Hangi köye? Özellikle belirtti mi?
Yoksa seçme şansını bize mi bıraktı?
Doğduğu köydür herhâlde.
Bizim köy çok uzakta ya!
Akşam bir otobüs ayarlar yola çıkarız artık.
Babamızın son isteği sonuçta.
Ya bir adamın lafına göre hareket etmeyelim.
Yaşlı başlı herif.
Başkasıyla karıştırıyordur falan.
Bunların kafa gidiyor bir yerden sonra.
Yaşayamadık be çocuklar!
Mundar ettik hayatı!
İnşallah Allah vardır.
Eğer yoksa Müslüm koskoca bir hayatı heder etti gitti.
Oldu o zaman, biz müsaadenizi isteyelim artık.
Nereye ya?
Daha köye gideceğiz ya.
Keşke gelebilseydik Yılmaz Abi ama biliyorsunuz babam yatalak ya.
Abim bakıyor.
Altını falan alıyor.
Ben de yardım ediyorum arada.
Şimdi böyle odasına kamera koyduk.
Düşme yapıyor çünkü arada öyle.
Çocuk gibi oluyorlar öyle.
Yani zor, çok zor.
Şöyle göstermek isterim.
Şöyle…
Hatta yan tutarsanız, daha yatalak duruyor.
Allah kurtarsın kardeş.
-Zor. Çok zor! -Sağ olun.
Kim bilir ne zaman ölecek?
-Benden selam söyleyin. -Aleykümselam.
Abi, hadi.
Oldu, hepimizin başı sağ olsun o zaman.
Başınız sağ olsun.
Yengeciğim başımız sağ olsun.
O kız niye çıktı onlarla?
Özcan'ın nişanlısıymış abi.
Annem dedi.
Baştan söylesenize ulan, bakmazdık kıza!
Yiyecek gibi bakıyorlardı, anladılar galiba.
Ulan parayı çaldığımızı anlayacaklar diye…
Seco, dayıma üzülemedik bak.
Dayım öldü oğlum.
Mukadderat. Ne yapalım?
Kuzenleri görmediniz mi? O parayı vermezlerdi onlar bize.
-Vermezlerdi. -Değil mi?
-Yok. -Kötü bir şey yapmadık.
Vallahi benim içim hiç rahat değil!
Parayı verelim Hulusi'ye, senedimizi alalım, bu konu da kapansın.
-Sebep? -Ne sebep lan?
Oğlum elimize sıcak para geçmiş, işletelim işte bunu.
Dükkânı çekip çevirelim. Beklesin Hulusi pezevengi!
Beklesin diyorsun da Hulusi pezevengi elimizdeki tek nakit kaynağı bu adam.
Parayı verelim ki bir dahaki sefere…
…paraya ihtiyacımız olduğu zaman istemeye yüzümüz olsun.
Öyle değil mi? Benim kafamı bulandırma lan!
Biz öyle konuştuk, öyle karar aldık Zeynep ile.
-Öyle konuşmadık mı? -Konuştuk, evet.
Yürü aşkım.
Karpuz!
Şöyle.
Hulusi Bey abi teşekkür ederiz bize bu borcu verdiğin için.
Çok sağ olasın. Müteşekkiriz yani.
Çocuklar bana hayır duanız yeter.
Ben de işte böyle mutlu oluyorum.
Bir gün müsait olursanız eğer sizi meyhanede ağırlamak isteriz.
-Say evladım. -Teşekkür mahiyetinde.
Çünkü dostluğunuz gerçekten paradan daha kıymetli.
Kesinlikle.
Âlâ.
Çocuklar, siz başkasınız.
Gözlerinizden anlıyorum.
-Başka insanlarsınız. -Bak ya!
Şu andan itibaren artık sizin bir Hulusi Abi'niz var.
Sağ olasın abi. Ben ne dedim sana? "Hiç göründüğü gibi birisi…"
Eyvallah abi, sağ ol.
Şey abi… Eğer senin için de uygunsa biz müsaadenizi isteyelim.
Dükkânı falan birazcık böyle hareketlendirmemiz lazım.
Sonrasında eğer biraz nakit sıkışıklığımız olursa hani…
…koşa koşa Hulusi Abi'nin kapısını çalabilir miyiz?
Kolay.
-Çok kolay. Hallederiz. -Allah razı olsun abi, sağ ol.
Yeter ki iki gözünüz de işte olsun.
Öyle abi zaten.
Çalışkan insana bütün dünya memur olur.
-Alın teri. -Abi.
Efendim?
Paralar sahte.
Şey… Nakitte bir problem varsa abi devamı var. Hemen şey yapabilirim.
Tabii, buradan ver. Ver üstünü.
Çocuklar, insan zekâsıyla alay edilince çok alınır.
Abi? Ne olduğunu anlayamadık ki biz. Şimdi bir anlasak…
Hulusi Abi ne oldu? Bize de anlatsana. Biz çok gerildik şu an ya.
Paralar sahte.
-Ne? -Sahte mi?
-Nasıl sahte? -Nasıl sahte ya?
Siktir!
Ulan dayı!
Yok abi. Bu paraları bize dayımız verdi.
Bu, mirastan bize kalan para.
Şey yapmadık abi. Bugün de öldü adam.
Müslüm Dayı'mızın dürüstlüğü dillere destan ya.
Aklımıza bile gelmedi bununla.
-Hangi Müslüm? Muhtar mı? -Evet, tanıyor musun abi?
Evet, Murtaza adam derler.
Biz de o yüzden şüphelenmedik zaten.
Giderayak attığı gole bak dayının.
Al bunları.
Tez kurtulun.
Suç ağır.
Başınız ağrır.
Ve…
Size üç gün mühlet.
Bana paramı getirin.
Biz üç günde o parayı getiremeyiz abi.
Kaç günde getirirsiniz?
Bir sonraki hayatımızda belki.
Çocuklar sizin eşiniz, dostunuz, konunuz, komşunuz yok mu?
Ondan isteyin. Borç alın.
Şimdi Hulusi Abi biz zaten onlardan bulabilsek sana gelmezdik ya.
Şöyle yapalım abi.
Biz üç gün sonrasında senin paranı getirdik, tamam.
Amma velakin üç gün sonrasında biz o parayı bulamadığımız bir düzlem…
O düzlemde bize ne olur?
-Abi, fazla bir tane sigaran var mı? -Tabii, tabii.
Şöyle ateşini alayım.
Özcan! Özcan, nereye gidiyoruz?
Vallahi bilmiyorum. Elim ayağım titriyor.
Biz kime ne yaptık oğlum? Evliya bedduası mı aldık yani?
Oğlum, tamam. Bir sağlıklı düşünelim. Panik yapma ya.
Sağlıklı falan düşünemiyorum. Midem falan bulanıyor.
Şurada oturayım iki dakika, dur.
İki dakika oturayım şurada, dur.
İyi misin bak? Korkutma beni.
Niye iyi olayım ya? Niye iyi olayım oğlum?
Manyak mıyım? Başıma bu kadar olay gelmiş.
Ben niye iyi olayım ya?
Keşke kontrol etseydik parayı ya.
Seni sikerim! Neyi kontrol edeceğiz lan?
Ölmüş dayımın cebinden para çaldırdın. Beni hırsız ettin.
-Neyi kontrol edeceğim oğlum ben? -Hakkımız olanı aldık.
-Ne hakkı ya? Hırsız ettin beni. -Hayırdır gençler?
-Bir sorun mu var? -Yok bir sorun abi.
Dayımız vefat etti memur bey.
Abim kaldıramadı.
-Başınız sağ olsun. -Sağ olun.
Oğlum bundan kurtulmamız lazım.
Hulusi ihbar ederse biteriz.
Kime diyorum? Bak, çok tehlikeli. Özcan!
Dayımı biri tezgâha getirdi, bizi de o tezgâha meze ettiler.
Bizi de kattılar o kervana. Ben sana söyleyeyim.
Dayıma bu sahte parayı kim verdi? O önemli.
"Bazı şeyler neden bizim başımıza gelir?" deriz ya.
Basit; insanı daha iyi tanımak için.
Atı yaylaya, insanı zora koşmadan, özünde ne olduğunu bilemezsin.
Vedat'ı ara.
Bu akşam bana bir uğrasın.
Sahte paradan bahsetme.
Hazırlıksız gelsin.
KAPALI
Çözüm basit.
Her şeyi gidip polise tek tek anlatacağız.
Sonuçta ortada kanunsuz bir şey varsa polis gelip çözer, değil mi?
Ölmüş dayımızı ihbar mı edeceğiz yenge?
Kuzenleri görmedin mi? Adamların evrimden haberleri yok.
-Vururlar bizi! -Olmaz. İhbar gibi olur, olmaz o.
-Telefona baksana. -Ben bakarım.
Bak.
Alo. Can Can Meyhanesi, buyurun.
Evet, efendim. Aile salonumuz mevcuttur.
İstavrit tavamız iki kişilik olup mevsim salatası ile servis edilir.
Yüz seksen liradır.
Salatasız da 180 lira. Kimse salatayı yemiyor.
Herkes her şeyin farkında, balık için alıyoruz o parayı.
Evet. Peki. Sağ olun.
Bizi vurdurmayacak bir fikrin varsa duymak isterim ben yenge.
Tamam şöyle yapıyoruz…
…gidip kuzenlere her şeyi olduğu gibi anlatıyoruz.
Diyoruz ki "Babanızın verdiği para sahte çıktı."
Tamam da tatlım ispatlayamayız ki. İnanmazlar yani.
Parayı aldığımıza dair elimizde imzalı bir evrak falan da yok.
Bir de orası cenaze evi. Gittiğimiz zaman öyle şeyler konuşulmaz.
Ah be çocuklar!
O paraya el sürmeyecektiniz siz.
Siz mi?
Üçümüz yaptık ya yenge.
İftira atma!
Sen akıl verdin. Özcan yaptı.
Ben sadece şahidim, o kadar.
İşte gerçek aşk bu! Bulmuşsun gerçek aşkını be!
Tamam. Hayatım, sen de biraz sakinleşir misin?
-Lütfen bak. -Tamam, dur!
-Kapıyı açayım mı biraz? -Hayır, ben sakinim, tamam. Şimdi…
…o parayı benden başka aldığınızı gören var mı?
Yok! Çözüm kolay.
O parayı dayının cebine olduğu gibi geri koyacaksınız.
Nasıl yapacağız onu?
Beni alakadar etmez. Çünkü ben sadece şahidim.
Tamam, koyduk diyelim, sonra?
Sonra diyeceksiniz ki kuzenlere…
…"Dayım bizi para vermek için çağırdı, bilginiz var mı?"
Kuzenler çıkartıp parayı tekrar size verdiğinde…
…bu sefer bir zahmet artık paranın sahte olduğunu anlayın.
Tamam mı? Kuzenlerden alacağınız olsun. Onlar düşünsün.
Sizin derdiniz ne?
Nasıl?
Senin canın ne tatlıymış yenge be!
Allah düşmanına sabır versin!
Herkes birer tane alacak şekilde…
Yavaş olun!
Lan yavaş!
Lan!
Ananı sikeyim!
Lan!
Hepsini aldılar!
-Oğlum, kemerim gitti lan! -Abi!
Kaç tane yedin?
Lan ne çok seveni varmış rahmetlinin!
Sekiz otobüs doldu. Hâlâ gelip isim yazdırıyorlar.
Abi dürümler bitti. Biz yiyecek bulmaya gidiyoruz.
Şimdi üç çuval getirdim ya!
Abi bunlar harbi doğma büyüme aç.
Ölmeyecek kadar yiyorlar.
Bir lokma daha yese ölecek, orda duruyor.
Ayarlıyor onu.
Bunlar neymiş ya?
Pardon abi.
Pardon, yirmi liranız var mıydı acaba?
Yirmi mi? Kardeş gaspa çıkmışsın. Hayır mı?
Ekonomik durum malum be abi.
Prezervatif olmuş 90 lira.
Bu sadece çocuk yapmamanın bedeli.
Altı çocuğum var abi.
Ellerinizden öperler.
Kardeş cenaze sahibiyiz, acımız var.
Lütfen bir siktir git.
Başınız sağ olsun abi.
Rahmetlinin kıyafetlerini vermediyseniz, kışlıkları ben alabilir miyim?
Hatırası var ulan! Ben giyeceğim! Siktir git lan! Defol!
Götünde donu yok altı çocuk yapmış, bize mi sordun yavşak?
Siz niye geldiniz lan?
Belki bir işin ucundan tutarız dedik. İşimiz bitti bizim.
Evet.
Bir şey istemiyorsunuz yani?
-Yok. -Yok yahu, öyle bir şey yok.
Buyurun.
-Başımız sağ olsun. -Dostlar sağ olsun.
-Selamünaleyküm. -Aleykümselam.
Çok zor.
Özcan?
Sercan?
Yasin Abi?
Yasin Abi tabii ya.
Öpün oğlum elimi.
Utanmayın, çekinmeyin.
Ne var yani arayıp sormuyorsanız küsecek hâlimiz yok ya?
O sizin eşekliğiniz!
Çocuklar, bir adamı köpek ısırdı diye, o da gidip köpeği ısırmaz.
Yani çok ar yaptıysa…
…gider güzelce zehirler geçer, insan gibi davranır yani.
Abi senin insanlıktan anladığın bu mu?
Vay!
Akrabalarını arayıp sormayan Özcan Bey mi konuştu acaba?
Ne anlatıyorsunuz abi siz? Cenazedeyiz. Zamanı mı şu an ya?
-Rahmetli nerde? -Küçük odaya aldık.
Ortalık yerde çocuklar basıyordu hep.
Oyun zannetti herhâlde çocuklar. Öyle hep tepiştiler üstünde.
Yazık oluyordu mevtaya. Günah.
Çocuklar be.
İlk yardım bilseymişsiniz var ya rahmetli kurtulurmuş.
Hatta kalp masajı bile yetermiş. Yani öyle dedi doktor.
Keşke ilk yardım bilseydiniz.
Ne bileyim, şöyle bir sarssaymışsınız.
Bir iki tokat falan atsaymışsınız kendine gelirmiş.
-Yani doktor öyle dedi. -Abi ben rahmetli dayıma nasıl vurayım?
Olan oldu zaten, mukadderat.
Biz son kez görmek istiyoruz rahmetliyi.
Ne? Hayatta size sıra gelmez oğlum.
Dolu içerisi. Kıymet Yenge var. Ondan sonra Reşat girecek.
Dayınızla küsmüştü. Şimdi o ağlayacak falan. Göz yaşları içeride sel olur.
Ne anlatıyorsun abi sen?
Dayımız bizim o.
Anne yarısı sonuçta.
Son bir duasını okuyayım.
Öpüp koklayayım ya.
Göster büyüklüğünü, ayarla bir şey.
Biz senin dengin miyiz?
Özcan.
Özcan şu tarafa geç.
Kapı kilitli değil, biri girerse siper et beni.
Kime diyorum ben? Duyuyor musun?
Ben ilk yardım biliyorum.
Dayım ölürken aklımıza bile gelmedi.
Yani, mukadderat.
Bildiğini bilsek hatırlatırdık da.
Zeynep de biliyordu.
Beraber halk eğitimden sertifika almıştık.
Yok…
Ama normal. Çok normal oğlum. Paniklediniz tabii ikiniz de.
Artık…
Normal mi gerçekten?
Yoksa parayı alacağız diye aklımız başımızdan mı gitti?
Özcan senin belanı sikerim bak.
Vicdan basmanın zamanı mı pezevenk? Geç şöyle perdele beni!
Oğlum, bakamıyorum adamın yüzüne.
Bakma oğlum!
İçi boş zaten.
Elvis binayı çoktan terk etti.
Az sonra beş kilo pamuk sokacaklar lan buna.
Saçma sapan duygusallaşma ya.
İçim yanıyor yemin ederim, içim yanıyor!
Dayı!
Çok zor.
Dayı!
Dayı!
Dünyanın her yerinde en fazla söylenen yalan, "Güven Bana".
Şeytan yasak ağaca, bu sihirli iki kelimeyle el sürdürdü.
Çok iyi biliyordu ki kandırılmak, güvenmenin sonucuydu.
NEZAKET KUYUMCULUK
-Vedat. -Abi.
Paralar sahte çıkmış.
Hangi para sahte çıkmış?
Müslüm'e verdiğin paralar.
Para sahte miydi abi?
Para sahte miymiş Vedat?
İllaki kontrol etmişsindir.
Etmedim. Niye edeyim abi? Sana mı güvenmeyeceğim?
Abi? Sen şu olayı bana bir anlatır mısın ya?
Kim diyor para sahte diye?
Kimse demiyor Vedat.
Gözlerimle gördüm.
Müslüm parayı yeğenlerine veriyor.
Yeğenler de benden aldıkları borç karşılığı parayı bana getiriyorlar.
Yani senin anlayacağın para; dönüyor, dolaşıyor, sahibini buluyor.
Sen bunu hesaplayamadın, değil mi Vedat?
Abi. Ben parayı senden aldım, Müslüm'e götürdüm.
Gerisini de bilmiyorum.
Ben ilk defa aracı kullandım.
Ne tesadüf ki adama sahte para gitmiş.
Abi o açıdan bakacak olursak, ben de parayı kontrol etmedim.
Allah'ıma şükürler olsun, ben mafya değilim.
Elhamdülillah faizciyim.
Ben böyle şeylerden anlamam Vedat.
Abi sen bana güvenmiyor musun?
Şimdi biz bir odadayız. İkimiz.
Birimiz osuruyor, oda kokuyor.
Sen "Ben yapmadım." diyorsun.
Ya sen yalan söylüyorsun…
…ya da benim götümden haberim yok Vedat.
Ya anlamadım ben, ne oluyor ya?
Tamam, gülüm.
Ben de seni seviyorum. Evet, tamam.
İş çıkışı Zeynep babama uğrayacakmış, sağ olsun.
Allah razı olsun.
"İçeri mi geçseniz acaba?" diyor.
Bizi görebiliyor mu lan?
Telefona bir şey indirdi de…
…ne zaman nerede olduğumuzu şey yapmak istediği zaman…
…şey yapabiliyor yani oradan.
-Suç lan bu! -Niye?
Oğlum mal mısın sen? Ceza…
Ondan sonra bana diyorlar ki "Niye evlenmiyorsun?"
Aklı olan evlenir mi ya?
Şu hâline bak, sırf güvenle bedava seks yapacağım diye…
…şu düştüğün hâllere bak ya.
Şu sigaraya var ya, suratında takla attırırım şimdi.
Terbiyesiz.
Geliyorlar.
Gençler.
Sizin isim neydi ya?
Özcan Abi.
Bu da Sercan.
Aslında kolaymış, kafiyeli.
Ama ben hemen unutuyorum.
Acaba sizi adam yerine koymadığımdan olabilir mi?
Onunla alakası yok onun.
Ben üçünüzün de ismini biliyorum mesela.
Cansın!
Hakkınızı helal edin abi.
Yılmaz Abi'm, ne demişler?
Sılayı rahim sünnettendir ama biz sizleri çok ihmal ettik.
O yüzden ne söyleseniz haklısınız.
Haklıyız tabii!
Gençler.
Gasilhaneciler geldi.
Babayı aldı.
Arkada bir otobüs var.
Binecekseniz acele edin.
Kimseye çaktırmadan biz…
Sıvışacağız.
Nasıl sıvışacağız?
Oğlum gizlice kaçacağız işte.
Ne yapalım?
Bu kadar adamı kalkıp köye mi götürelim?
Biz turizm firması mıyız?
-Gidiyorlar. -Hadi biz kaçtık.
Ne yapacağız şimdi? Bunlar köyden dönünce mi konuşacağız?
Yok, Hulusi ne dedi? Üç gün vaktiniz var dedi.
Şimdi bunlar köye gittiler, yedisi, gömdüler ettiler falan filan derken…
…döndüğümüzde boşa düşeriz, takip edelim bence.
Anne! Kaçıyorlar anne!
Lan, geliyorlar, kaç!
Gelin, kaçıyorlar!
Nereye gidiyorsunuz ya?
GASİLHANE
Başınız sağ olsun.
Ulan!
Az kaldı!
İndir!
Yavaş, sıkıştım!
-Abi dur, yavaş. -Altından kaç!
-Abi! -Ulan!
Ulan!
Biri de yardıma gelmedi, görüyor musunuz be?
Allah aşkına bak.
Cam kenarındakiler uyuyor numarası yapıyor abi.
Tabut üç kişi taşınır mı lan adiler?
Bak, annem de inmedi.
Akraba işte, akraba!
Yılmaz Abi!
İşlemler bitmedi, tabutu alıp götürmüşsünüz.
Yardım ederdik.
Ulan bize kimse bir şey demedi ki!
Bizi de tuttular içeride ya.
Boynum tutuldu be!
Vallahi mağdur olduk.
Binelim bari biz de. Kapat şu kapağı da.
Burada alamayız.
Bak ya. Biri de Yasin okuyor mu be?
Oğlum biz hepsine dağıtmadık mı lan bu kitaptan?
Yüksek sesle gireyim mi abi? Hepsi dinlemek zorunda kalır.
Aferin koçum.
Gir.
Bismillah.
Yüksek yüksek. En yüksekten gir.
Ya-sin!
Efendim?
Biraz daha kola versene enişte.
Doldur, doldur.
Bak ya! Kahvaltıda kola içiyor pezevenkler ya!
Ulan oğlum, biz bunlara niye kahvaltı veriyoruz ki?
Bizim cenazemiz var, onların bizi beslemesi gerekmiyor mu?
Ya işte anam olacak kadın âdet diye tutturdu abi. Ne yapacaksın?
-Başın sağ olsun. -Sağ ol dayı.
-Başınız sağ olsun Yılmaz Bey. -Sağ olun.
Patatesleri hesabınıza yazdırdılar.
-Bilgin olsun. -Ne patatesi lan?
Amına sen koyasın abi!
Abi ateş yakmışlar! Kumpir yapıyor herifler!
Kumpir mi? Akrabaya bak! Koşun lan, çabuk!
Koş! Kalkın lan! Kalk! Yürüyün!
Kaçırma lan şu akrabayı! Tut onu!
Yavaş ol Yiğit, o bizden değil!
Sakin ol, şimdi sıkıntıları var.
Bunların üçünü topla, bir insan zekâsı etmez yemin ediyorum.
Rahmetliye hakkınızı helal ediyor musunuz?
Helal olsun.
-Helal ediyor musunuz? -Helal olsun!
-Helal ediyor musunuz? -Helal olsun!
Vallahi helal olsun!
Oğlum kaç kişi taşıdık lan köye?
İki saf anca dolmadı be. Nerede lan bu millet?
Yaylaya çıkmışlar abi.
Gezmeye gelmiş adiler!
Resmen ulaşımı bedavaya getirdiler.
Kullandılar abi bizi!
Bak, annem de yok. Görüyor musun abi?
Ön safta oğlum annem, gördüm ben.
Hani nerede? Ben görmedim.
Orada ya oğlum!
Anne!
Ne var?
Oğlum sen niye anneme kuruluyorsun lan?
Gene aynı mevzu mu?
Akrabalara karşı biraz ön yargılıyım abi ne yapacaksın?
Babam.
Son tekbirde selam veriyoruz ve cenaze namazını tamamlamış oluyoruz.
Ah be annem!
Lan!
Bu ne lan?
Korkuluk abi.
Dedem yaptırmış herhâlde.
-Sana benziyor ya. -Maşallah.
Dedemin burnunda tüttüm tabii, dayanamamış!
Ben de çok severdim rahmetliyi.
Lan bu eski insanlar sevgilerini bir başka gösteriyorlar ya.
Normalde cenaze evi boş kalmaz abi, şu hâle bak!
Olmaz olsun böyle akraba!
Evet.
Ama yiğidi öldür, hakkını da yeme.
Bu zor günlerimizde Özkan ile Serkan hep yanımızdaydı bak.
Çocuklar, biz sizin kıymetinizi bilememişiz, affedin yani.
Aman abi, ne yaptınız? Estağfurullah, bizim görevimiz zaten bu.
Öyle deme.
Bak, annem bile yukarıda uyuyor. Siz ikiniz buradasınız.
Çok başka çocuklarsınız.
Çok başka.
Sağ olasın, eksik olma.
Yılmaz Abi, cümleten hepimizin tekrardan başı sağ olsun.
Yani rahmetli Müslüm Dayı'mıza son görevimizi de yerine getirdik.
Allah'a bin şükürler olsun!
Abi eğer yanlış anlamazsan…
…bizim sizden bir maruzatımız olacaktı.
-Maruzat ne lan? -İstek, dilek.
-Yok. -Ne yok?
Ne istiyorsanız yok.
"Mazurat" falan dedin.
Kesin benim için kıymetli olan bir şey isteyeceksin.
Belli. Ulan bana akrabalık yapmayın!
Yılmaz Abi, sen büyüğümüzsün, hâlden anlarsın abi.
-Siktir! -Sus!
Olur öyle.
Abi şimdi durum şu ki rahmetli dayımız bize olan borcunu ödemek için…
…ikimizi yanına çağırdı Özcan ile.
Ama tam parayı vermek üzereyken Hakk'ın rahmetine kavuşunca…
Ne diyorsun lan sen?
Ulan siz de mi alacak peşinde koştunuz?
Babamızı kimse dert etmemiş.
Akrabalar işte.
Olur mu Yılmaz Abi?
En çok biz çok ağladık, öyle değil mi? Sizler de şahitsiniz.
-Biz ağladık en çok abi. -Evet.
-Kurt mu o? -Evet.
Geldiğimizi anladılar.
Kurtlar mı anladı?
Çorabın üstünden soktu kahpe!
Em ulan!
Çek!
-İyice çek oğlum, yayılmasın zehir. -Adamı akrep soktu.
Sinek sokmuş gibi tepki verdi.
-Gördüm. -Çek. İyi çek lan.
Abi, çürük bir diş vardı da bende. Oradan nüfuz etti.
-Bir şey olmaz ya. -Abi yeterince ememedim. Özür dilerim!
Bir dahakine emersin oğlum. Koş, şuradan yoğurt bas ağzına.
Bir kâse de bana getir.
Tamam. Geçti biraz uyuşukluk oğlum. Yeter.
Şu yerdeki kanları silin de…
…abinizin kanı yerde kalmasın.
Tamam abi.
Şey…
Ateşe bastınız.
Bir şey olmaz ya.
Gel koçum.
Nasıl oldun abi? Geçmiş olsun hepimize.
Eskisinden daha iyiyim.
Niye?
Çünkü beni öldürmeyen şey, kendisi ölür çocuklar.
Sen nasılsın?
Çok iyi.
İnceden bir kafası varmış abi, tekli hesabı.
-Çok iyi geldi. -Doğal oğlum bu.
Bir şey yapmaz, organik.
Madem buna dönelim abi.
Olur.
-Her şey üst üste geldi be abi! -Evet.
Bize nazar mı değdi, ne oldu?
Eğer bizi kıskanıp…
…nazar edecek kadar zavallı biri varsa…
Bu, benim hoşuma gider lan.
Kendimi değerli hissederim.
E, siz ne anlatıyordunuz lan biraz önce?
Yılmaz Abi.
Kıymetli büyüğümüz, rahmetli, Müslüm Dayı'mız…
…bize olan borcunu kul hakkından sakındığı için…
…teslimatı bize yapmak maksadıyla…
Değil mi Özcan? Elini iç cebine…
Ne diyorsun oğlum sen?
-Babam yani size para mı verecekti? -Evet.
Dedemizin arsa payından bize kalan…
Ben böyle bir şeyi kabul etmiyorum kesinlikle.
Niye? Çünkü dedeme yıllarca benim babam baktı.
Babam!
Normalde kız çocuğu bakar ulan!
Neredeydi lan ananız?
Anamız öldü ya abi.
Bırak ulan!
Bana duygu sömürüsü yapmayın!
Peki o babanız olacak herif neredeydi?
Bir kere ulan!
Bir gün, bir Allah'ın günü kalkıp geldi mi?
Babamız yatalak ya abi.
Hepsi bahane lan bunların!
Gelmek isteyen adam bir yolunu mutlaka bulur…
…kalkar gelirdi ya. Allah Allah ya!
Olur, tamam. Nihayetinde bu, sizin kendi fikriniz.
Saygı duyuyoruz ama biz ve Müslüm Dayı'mız bu şekilde düşünmüyorduk.
Zaten bizim buraya gelmekteki maksadımız…
…Müslüm Dayı'mızın, rahmetlinin son isteğini yerine getirmek amaçlıydı.
Yoksa af buyur abi.
Haşa huzurdan bizim götümüze yılan kaçmış.
-Çıkaracak leylek arıyoruz. -Hiç.
-Yürekten söylüyorum. O da öyle. -Yürekten söylüyoruz abi.
İş ciddiye bindi.
Yılan diyor, leylek diyor.
Anama bir sorun bakayım. Bir bilgisi var mı?
Abi uyuyor kadın, çok yorgun. Sabah sorsak?
Ben uyandırırım.
Benim haberim var, parayı verecekti çocuklara.
İçine dert olmuştu rahmetlinin.
-Almadınız mı parayı? -Yok, alamadık.
Tam almak üzereyken Hakk'ın rahmetine kavuşunca…
Gasilhaneden gelen poşete bir bakın. Ceketin cebindedir o.
Lan oğlum dışarısı sıcak diye üstüme bir mont, bir şey aldırmadın.
Zaten ağlamaktan, bağırmaktan sesim kısıldı.
Bir de bu ayazda hepten gidecek şimdi.
Dondum!
Ateşin harı geçmiş anne.
Yoksa sıcaktı.
-Para yok. -Nasıl yok? İç cebindeydi, gördük.
Ne diyorsun lan? Adam yok diyor işte.
Benim aslan kardeşim yalan mı söylüyor yani?
-Niye söylemesin? -Yani.
Pardon abi ben bu takımdaydım.
Oğlum sen benden uzaklaşınca senin kafan karışıyor.
Şöyle gel bakayım. Dolan, yanıma gel.
Yılmaz Abi, yalan gibi değil de…
…parayı iç cebe koyduğundan belki astara falan…
-Özcan bir şey söylesene. -Ben bir bakayım abi ya.
İnanmıyorsan al sen bak lan!
Dur. Yavaş.
Çekiştirmeyin lan babamın ceketini.
Yok!
Ama buradaydı.
Ver lan şu ceketi.
Hep kırıştırdı, al şunu Yiğit.
Oğlum, günde kaç kişi girip çıkıyor lan gasilhaneye?
Hiç mi akıl yok sizde? Biri indirmiş demek ki.
Kaç liraydı para?
Yüz elli milyar.
Kafanızı sikeyim ben sizin, mal herifler.
Abi bizim paramız gitti, sen niye üzülüyorsun ki?
Ulan ben o parayı size verir miydim?
Ben babam değilim, vermem.
Bana göre arsada da payınız yok.
Gitti be!
Para gitti! Para!
Ulan hep bu akrabalar yüzünden be.
Her zaman akraba, her zaman.
Annem ölsün önce en başta.
Ben içeri döşek serdim. Hadi siz de yatın, durmayın burada.
Hadi.
Lan dingiller!
Biz üst kattayız.
Eğer birinize bir şey olursa…
…çekinmeyin, bağırın.
Özcan.
Akrepler tek olmaz.
Kesin eşi vardır onun.
Bak, bunlar bilerek girişe yatırdılar bizi.
Tanrılara kurban verir gibi.
Anlıyor musun?
Millet nasıl yaşıyor bu köyde? Yat işte.
-Özcan. -Ne?
-O ne? -Ne?
Siktir!
Oğlum!
Dabbeül Siccinillah.
O olaylar böyle yerlerde geçiyor ya.
O filmlerde.
"Cezanı çekeceksin!"
Tüylerim diken diken oldu.
Tamam, yapma oğlum. Çağırma lan.
Para yok oldu amına koyayım.
Para nereye yok oldu lan?
Kesin bunlardan biri indirdi.
Benim adım Sercan'sa şu an yukarıda kesin parayı sayıyorlar.
Tam 150 bin var abi. Tırnak atmamış babam.
-Delikanlı adammış be. -Yattığı yer incinmesin koçum.
Maşallah.
Bak, sana değil, seninle alakası yok.
Ama ben senin matematiğine pek güvenmiyorum.
-O yüzden bir kere de ben sayayım. -Say abi.
On sekiz bin altı yüz.
Sen de tut kafanda.
Yalnız bunlar biraz ağır kayıyor.
Böyle daha yavaş yani.
Normalde yağ gibi kayması lazım. Niye böyle ya bu?
Abi!
Paralar sahte olmasın!
Ne diyorsun lan?
Ne anana güveniyorsun ne babana güveniyorsun ya!
Sen niye böyle oldun oğlum?
Ulan. Yoksa hâlâ süt meselesi mi?
Bak, küçücük bir balık etin var.
Bu da annemi emmediğin için değil.
Bana bak. Ben de toplam üç saat emmişim.
Ama çakı gibiyim, çakı!
İsviçre çakısısın!
Evet! En iyisinden!
En iyisi, değil mi?
En iyisi. Siz en iyisisiniz.
Bak. Bak yanındaki kardeşine.
Anam bir tek bunu emzirmiş.
Dal gibi kütür kütür çocuk oldu.
Bana bak.
Bana bir bak.
Yamuk yumuk bir şey oldum.
Şeklim şemalim belli değil benim.
Abi!
Benim iki tane götüm var!
-Titretme! -İki götüm!
Titretme, doğru.
O yüzden hep gömlek giymek zorundayım.
Biliyoruz zaten.
Hep o kadının yüzünden!
Dur! Anaya saygılı ol.
Şurada bir para sayma zevkimiz var, onu da mahvetme be.
Tamam abi. Duygu patlaması yaşadım.
Siktir!
Bunlar boş!
Ne demek oğlum para boş?
Şimdi anne sahte para var, sahte para var.
Bu paralar en kalitelisi.
Görüntü bire bir ama içi boş.
Atatürk yok bunlarda.
Yani beş para etmez bunlar!
Yani şimdi Müslüm çocuklara sahte para mı verecekti?
Tabii paranın cekette olduğunu bilen biri değiştirmediyse.
Evet, anne.
Aynen öyle. Oradan öyle yürü. İyisin, iyisin.
Ana.
Babam parayı nereden buldu? Kimden aldı yani?
Anlatmazdı böyle şeyleri.
Allah Allah!
-Biz de buna inanacağız mecburen. -Lan sus!
Ana be. Şu babamın telefonu nerede?
Bakalım en son kimlerle görüşmüş.
-Burada. -Tamam.
Bana bakın.
Hepinize söylüyorum.
Sahte paradan kimseye söz etmeyeceksiniz.
Baban adı için yaşadı, bırakın adı temiz kalsın.
Ana!
Sen evlatlarını tanımıyorsun herhâlde!
Biz dururken babamın adına kimse leke süremez.
Şimdi anlayacağız.
İki sefer en son Vedat Bey ile görüşmüş.
Kim lan bu beyefendi?
Yaz bakayım bir şu numarayı!
Kiralık Vedat abi bu!
Babamın ne işi olur katille?
Katil mi?
Anacığım sen dur. Evham yapma ya.
Babam onu emlakçı zannediyordu.
Açmıyor abi.
Açmaz tabii.
Ne yapacağız?
Yarın gidip yüz yüze hesap soralım.
Önce şu kâmilleri bir erkenden postalayalım.
Sonra gidip Vedat'a çökelim.
Ok yaydan çıktı artık.
Saplandığı yere gideceğiz, bir daire çizeceğiz.
Tam ortasına 12 yazacağız.
Bu işin dönüşü yok artık!
Gidiyoruz!
Anacığım öpeyim.
Yılmaz.
Sen kardeşlerine ne kadar güveniyorsun?
Şüpheli hareketlerini gördün mü?
Bunlar yapmış olmasın.
Yok ana. Evham yapma ya.
Belli ki Vedat yapmış.
Senden şüphelenirim. Kardeşlerimden asla şüphelenmem!
Kusura bakma da sen sonuçta el kızısın.
Biz onlarla aynı karında mahpus yattık.
Çakı gibiyiz yani!
Ne yapıyor bunlar bu saatte?
Lan yürü git! Çık lan! Çık, yürü!
-Nereye gidiyorsun ya? -Sus.
Çık! Yürü! Amına koyduğum! Siktir git!
Tırmık sende, kürek bende.
Bu gece ölmeyelim yeter.
Ölmeyiz ya!
VEDAT EMLAK
KİRALIK VEDAT
GANYANCI YILMAZ AÇMA
Siktir lan!
Yavşak.
Nazar çıktı ya.
Otur lan Vedat, ayakta kalma.
Otur lan!
Telefonlarımızı niye açmıyorsun lan?
Belli ki bize anlatacakların var kahpe!
Cevap versene oğlum!
Kişisel algılama.
Kimsenin ben telefonunu açmıyorum.
Ben iyi değilim.
Depresyondayım.
Böyle geceleri rüyamda üstüme pudra şekeri döküyorlar.
Kendimi iyi hissetmiyorum.
Sen babama borç para verdin mi Vedat?
Hayır.
Emin misin?
Ben sana yalan söyler miyim Yılmaz?
Babamın en son konuştuğu kişi sensin.
Hem de ölmeden bir gün önce.
Sonra ne olmuş? Sen de öbür gün onu aramışsın!
Sen bana yalan söyler misin Vedat?
Evet, aradım.
Bayramlarda falan ben onu hep arardım zaten.
Hâlini, hatırını, sağlığını sorardım. Ben rahmetliyi çok severdim.
Yavşak! Taziyeye bile gelmedin lan!
İyileşir iyileşmez gelecektim.
Oğlum adam öldü.
Nasıl iyileşecek?
Mal!
Sen o…
Sen iyileştikten sonra.
Depresyondayım. Çok iyi değilim.
İyi değilim.
Biri babama borç para vermiş Vedat.
Tabii doğal olarak o borç bize geçti.
Hani dedik bir senet falan varsa birinde…
…biz o senetlerin peşindeyiz Vedat.
Kendi iyiliğin için.
Şu kadarcık aklın varsa…
…bana yalan söylemiyorsundur Vedat.
Kaçalım.
Kaçalım. Nereye doğru yenge?
Dükkân burada, ev burada, yatalak baba burada.
Tamam. Ben kaçayım, tutan mı var?
Bunlar ne olacak sevgilim? Ne yapacağız bunları?
Aman evli değiliz, bir şey değiliz.
Altı üstü nişan. Atılır gider, nedir ki?
Çok şükür. Daha o kadar dönülmez bir yolda değilim.
Sen daha fazla içme ne olur!
Hem sen niye bize bağırıyorsun ya? Ne söylediysen onu yaptık.
-Öyle değil mi lan? -Tamam, panik yapmayın ya.
En kötü kredi çeker kapatırız borcu. Nedir yani?
Madem kredi çekebiliyordunuz, neden gittiniz tefeciye?
Yenge şöyle bir durum var.
Özcan'la bize kredi vermiyorlar ya.
Ama sen bordrolu çalışansın, sana verirler diye düşünüyoruz.
Şurada oturmuş ağzımızın tadıyla iki duble bir rakı içeceğiz…
Acayip acayip. Ne yapayım oğlum?
Bankanın önünde gezdireyim yengeni, "Kredi!" diye mi şey yaptırayım?
-Tamam, ne var? Sesli düşündüm, ne? -Düşünme oğlum.
Bir dakika. Ev sizin, dükkân sizin. Size neden kredi çıkmıyor?
Sevgilim biraz zeki olmaya ne dersin? Çünkü ev ve dükkân babamın üzerine.
Ondan bu işlerin içerisindeyiz ya.
Babaya hiçbir şey belli etmeme oyunundan vaz mı geçseniz?
Kaç yaşında adam. Neler görmüş geçirmiştir.
Hâlden anlar.
Hem bazen stres iyi bile gelir. Hayata bağlar.
Seninle aynı fikirdeyim yenge.
Seninle aynı fikirdeyim.
Bu yüzden galiba yanılıyorum.
Herkes lütfen fikrini kendine saklasın, tamam mı?
Babamıza o kadar şey yaşattık. Bana bak. Babamıza o kadar şey yaşattık.
Şu an sahte de olsa bir mutluluğun içerisinde.
Seco, görmedin mi dayımı?
Nasıl ölürken böyle bir şuhu içerisindeydi.
Ne bileyim? Yüzü gülüyordu falan.
İnsan evladı olarak düşünüyor.
Benim babamın da yüzü gülsün ölürken.
Yani…
Mutlu ölmesin mi ya?
-Ölsün be! -Ölsün tabii!
-Ölsün be! -Bana da doldur biraz.
İşte şimdi gerçek bir aile olduk.
Babamın durumu malum. Neler yaşadığı ortada falan.
Diyorum ki ona yansıtmasak.
Biraz böyle bir anlayış gösterseniz.
Ödemeyle alakalı böyle başka bir düzlem yaratsak.
Şöyle yapalım…
…meyhaneyi biz işletelim.
-Ne? -Dur. Tamam.
Kârdan size pay verelim.
Siz o payla borcu ödeyin.
Borcunuz bitti, dükkân sizin.
Alın size büyüklük.
Meyhaneyi mi elimizden alacaksın?
Oğlum o kadar da değildir. Bir dakika, adam lafını bitirsin.
Buyurun.
Ben size yardım ediyorum.
Beni kırıyorsunuz ama.
Bakın, hatırlı insanlar var benim çevremde.
Elit bunlar.
Elit.
Hepsi gelecekler.
Sıraya girecekler. Para basacağız para!
İkiniz de çalışıyorsunuz meyhanede.
Maaşlı.
Olabilir. Maaşlıysa olur oğlum. Yani evet.
Hem de iş öğreneceksiniz iş!
Allah bir yerden bir kapıyı kapatırsa…
…bir taraftan da açar inşallah yani inşallah.
Sekiz numaralı masanın hesabı.
Teşekkür ederim.
Karıya bak.
Hangisine?
Ne fark eder?
Hepsi güzel be!
Valelik de zor iş.
Her gün anca reklamlarda görebileceğim şekil şükül otomobillere biniyorum.
Kullanırken nasıl bakıyor kızlar!
Vezne memuruna döndük zaten anasını satayım.
Elimizin altında milletin milyonları.
-İyi akşamlar. -İyi akşamlar.
Ya tamam oğlum, sana ne ya? Sen kendi önündekine bak ya.
Boş ver, bırak, keyfimize bakalım. İşler tıkırında, sevinelim iki dakika.
Neye sevineceğim? Buna mı sevineceğim?
Buna mı sevineceğim ben?
Adam milyonluk mekân yaptı oğlum.
İki aya kalmaz burası kendi parasını kapatır.
Ondan sonra zenginiz oğlum!
Bok zenginiz!
Oğlum adam dünya masraf yaptı buraya.
Manyak gibi hava parası isteyecek bizden.
Olsun.
Üç beş ay da ona çalışırız. Ondan sonra yine zenginiz!
Bizden olmaz abi.
Handikaplı başlamışız bu hayata.
Bak, bunlar hayatı yaşıyor.
Biz hayatta kalmaya çalışıyoruz.
Ulan sık biraz daha dişini be.
Öyle söyleyince insanın zoruna gidiyor.
Oğlum, Hulusi Bey ile konuşacağım. Kafamızda ne varsa anlatacağım.
Pazarlık yapacağım lan!
-Öyle mi diyorsun lan? -Öyle tabii lan! Güven lan bana!
Gel lan buraya.
Şimdi çocuklar, şapkalarımızı çıkarıp önümüze koyalım.
-Tamam abi. -İlk soru.
Neden olmadı çocuklar?
Biz bu işi niye beceremedik çocuklar?
Hadi, gelsin öz eleştiri.
Daha ne olsun Hulusi Abi?
-İşte müşteri yağıyor. -Maşallah.
Evet, yağıyor.
Yağıyor ama az.
Çocuklar, bakın.
Bu meyhane, sıradan bir meyhane değil.
Bu meyhanede A'dan Z'ye özen var.
Kaç kişi çalışıyor, biliyor musunuz?
Sadece bu ayki zarar 25 bin lira.
Kimi kandırıyorsun sen ya?
Çocuk mu var senin karşında? Bari bize yapma.
Çocuğum, bak çocuğum.
Çocuğum. Zarar var. Tamam.
Borcunuz yükseliyor. Ona da tamam.
Üzülüyorsunuz, tamam, ben anlayışlı adamım.
Ama sonradan pişman olacağın lafları bana söyleme!
Bir de gidip 25 bini bizim borca mı ekledin?
Kendi dükkânımızda it gibi çalıştırıp, bize üstüne borç mu yazdın?
Banım sabrımı taşırma!
Taşsa ne olur lan?
Sabrını da sikerim, seni de lan!
Gel buraya!
Sikeceğim bunları Sercan!
Kapıyı kilitle lan!
Tamam, kapattım.
Gel, yanıma gel!
Sen de gel lan! Gel!
Bırak! Sikerim bak!
Bırak, vururum!
Çok güzel gidiyorsun.
Amına koyayım! Yat lan!
Ulan!
Sana abi dedik be.
Sana abi dedik, borç istedik senden.
Sen ne dedin?
Baktın, bu iki kardeş saf.
Abisi zaten geri zekâlı.
Kardeşi desen o hemen poşet olmuş.
Ee?
Nasıl öderiz lan biz bu borcu?
Beni katil ettin! Çünkü ben seni öldüreceğim şimdi!
Sen öleceksin!
Amına koyarım lan senin!
Şurayı imzalayın.
Arkadaşlar valla verilmiş sadakanız…
…hiç yokmuş.
Hem cana gelmiş hem mala.
Bakın, yanınızda bozuk bulundurun.
Işıklarda mendil satan çocuklara verin.
Biraz önlem alın! Önlem!
Sen şimdi bunların hiçbirini hatırlamıyor musun?
Hayır, komiserim Şey, biraz…
Sıkıntılı günler geçiriyorum şu ara.
Peki garipsemiyor musun?
İçinden Hulk çıkmış.
Kaç kişiyi eskitmişsin.
-Sporcu musun? -Beden eğitimi mezunuyum.
Spor hocalığı da yapıyorum.
Dosyanı okuduk!
Gençken esip gürlemişsin.
Kaç nezaret, kaç dava?
Eskidendi ama.
Şimdi değişmeye çalışıyorum.
Başka bir düzlem yaratıyorum.
Hulusi Bey'i zor ikna ettik, şikâyetçi olmayacak.
Bir borcunuz mu ne varmış.
Ödeyin, barışın.
Yoksa bu iş uzar.
Hulusi Bey'i çağırın.
Bize gerekli belgeleri ibraz etti.
Herkes maaşlı çalışan.
Size bile maaş ödemiş.
Dükkânınıza çöktüğünü hiç düşünmüyorum.
İşte orada bir…
Hulusi Abi özür dileriz. Biz bir bok yedik, affet bizi.
-Affetmiyorum. -Özür dileriz ama vallahi!
Affetmiyorum. İkinizi de affetmiyorum.
Artık sizle çalışmıyorum.
Ben pılımı pırtımı topladım, gidiyorum.
Ben yaşlı başlı bir adamım. Benim bir itibarım var.
Böyle gece yarısı karakollara düşmek…
Amirim şimdi…
Amirim şimdi bizim bir borcumuz var.
Tamam ama o borç her geçen gün büyüyor.
Ödemiyorsunuz.
Altın yükseliyor.
Efendim ben kuyumcuyum.
Gram veririm, gram alırım.
Tamam da Hulusi Bey bizim sizden aldığımız borç…
…milyar bazında, TL cinsiyle aldık borcu.
Altınla almadık.
Hayır, efendim. Gramla aldınız.
Evet!
Bir de sahte parayla ödemeye kalktınız.
Sahte para mı?
Durun bir dakika.
Şunu baştan anlatın.
Atılmamış her düğüm…
…yarım kalmış her hikâye tamamlanmaya mecburdur.
POLİS
Lan tıktınız bizi bagaja, olacak iş değil bu ya!
Tutuldu her yerim kardeşim! Arkadan niye bağladınız bunu?
Yürü!
Delikanlıya ters kelepçe vurulur mu lan?
Biz ne yaptık kardeşim? Katliam mı yaptık?
Biz terörist değiliz Memur Bey.
Artistlik yapmaya ne gerek ver kardeşim?
Bizim vergilerimizle maaşınızı alıyorsunuz!
Midyecisin lan sen.
Fişin mi, faturan mı var? Sen ne vergisi veriyorsun?
KDV, ÖTV, iletişim ve daha bir sürüsü.
Şimdi sana hepsini tek tek sayayım mı?
Abi ne biçim laf soktum, gördün mü?
Bak, ben bile beklemiyordum.
Aferin oğlum.
Artık nasıl dolmuşsam demek ki!
Bu konuda benim bile söyleyecek sözüm varmış.
-Bitti mi? -Bitti.
Bunu ayrı alın oğlum, direkt odama getirin.
Bana böyle saygı duyacaksınız abi.
-Böyle saygı duyacaklar! -Memur Bey!
Bu, anlamıyor. Bu, biraz eserekli. Kafa çalışmıyor.
Üzülme sen, onu da çözeriz!
Ama yapmayın! Biz şerefli vatandaşlarız kardeşim!
Nerede lan kalan para, 150 bin lira sahte para vardı hani?
-Ne yaptınız ulan 130 bini? -Ne? Para sahte miymiş ya?
Amirim biz rahmetlinin cebinden çıkınca mirastır deyip harcadık.
Bir kişi de çıkıp bize şu para sahte demedi ki ama ya.
Piyasaya mı sürdünüz?
Nerede harcadınız o kadar parayı?
Hep cenaze masraflarına gitti amirim.
Allah razı olsun!
Başınız sağ olsun.
Sağ olun.
Biz bile ayırt edemedik. Paranın sahte olduğunu kim söyledi amirim?
Babanız yeğenlere vermiş, para sahte çıkınca…
…korkup cekete geri koymuşlar.
Benim ölmüş babamın ceketinin cebine…
…sahte para mı koymuşlar?
Sonra da bizi polise mi ihbar etmişler?
Akraba işte!
Akraba.
Ölsün ne kadar akraba varsa. Annem ölsün önce en başta.
Öyle zor ki amirim.
Hani her cuma hoca…
…"Allah akrabaya yardımı emreder." diyor ya.
İşte şuramıza bir yumru oturuyor.
Akraba var, akraba var.
Bizim sınav zor!
Sorgu hâkimine de böyle anlatın.
-Peki. -Dava açılır.
Ama serbest yargılanırsınız.
Büyük bir suç var ortada.
Eğer inanmazsa içeri alır.
Amirim.
İki kardeşi de salmışlar.
Geldi evraklar.
Biz onlarla elbet görüşeceğiz.
-Görüşeceğiz. -İllaki.
Zeynep tripe girmiş. "Ne işiniz var sizin karakolda?" falan.
Bir dünya trip atıyor vallahi.
Oğlum sil şu aplikasyonu, deli ettin beni. Ezik ya.
Hangi araba?
İyi, hadi abi.
Meyhaneyi alın başınıza çalın.
Hulusi Abi gerçekten özür dileriz.
Ağzını açma sen!
Bir tek kelime söyleme!
Ama abi dinlemiyorsun ki. Bir dinlesen…
Konuşma dedi lan adam!
Konuşma dedi!
Ama lütfen abiler! Şahsileştirmeyin ya! Şahsileştirmeyin!
Böyle yapacaksanız kalkıp gidelim o zaman biz.
Hop hop!
Sus.
Şimdi size basit bir matematik sorusu.
Meyhanenin içine dekorasyon parası olarak…
…bir milyon lira harcandı.
Yüz bin de borç.
Toplam ne kadar eder?
Bir trilyon yüz milyar.
Ben eski senedi yırtıp attım.
Yeni bir rehinli senet hazırladım. Bakın.
Bir milyon 100.
Yarına kadar süresi var.
İster imzalarsınız ister imzalamazsınız.
İmzalamayacaktık ya vallahi. Hep senin yüzünden imzalandı.
Ben seni dinledim başıma bu geldi.
Bir insanın kardeşi bir insana bunu yapıyormuş.
Oğlum ömrümüzü en fazla uzatan seçenek buydu.
Ne yapsaydım? Adamlar ıssıza çekti bizi.
-Nasıl ödeyeceğiz parayı? -Ödeyemeyeceğiz.
Borç gittikçe katlanacak. Ondan sonra da zaten Hulusi gittikçe…
Vay!
Bu ne oğlum?
Prizleri falan sökmüşler, baksana!
Ana!
Ne oldu? Ne oldu?
Özcan!
Taharet musluklarını bile sökmüş adiler.
Hadi ya!
Şuna baksana. Bunu bilerek yapmışlar. Baksana.
Bu, diğerleri gibi değil!
Bak bununla uğraşmış.
Şey yapmış, kırmış!
Özcan kayık!
Kayık!
Kayığımız Özcan!
Kayığın yarısını almışlar oğlum!
Yeri de mi sökmüşler?
Kara beton mu? Baksana. Ne bu, eski mermer hâli mi hâlâ?
Yılmaz Abi'm arıyor.
"No"ya basıyorum.
KÖR YILMAZ AÇMA
Oğlum ya.
-Al, şimdi de beni arıyor. -Ne?
Alo, reis?
Çalıyormuş. Açtım sandım.
Ne açacağım lan sen telefonunu? Göt!
Kayığın yarısını almışlar.
Niye açmıyorsunuz lan telefonlarımızı?
Abi.
Bak Vedat.
Benim hayat felsefem şu…
…birisi başka birine muhtaçsa…
…ona güvenmek zorunda kalır.
Ama ben herkese güvenmemek için çok çalıştım be Vedat.
Çok çalıştım!
Abi.
Abi.
Artık benden selam bekleme.
Geçmişimize ait ötmeye başlarsan…
…bedelini canınla ödersin!
-Anladın mı? -Gayet net anladım abi!
Eğer kapımı çalarsan beynini dağıtırım.
Biz ihbar etmedik abi. Muhbir değiliz.
Hulusi Bey ihbar etti. "Bize sahte para verdi" deyince…
…polis de sordu, deştikçe deşti. Daha da bir şey diyemedik abi.
Bizi nöbetçi hâkim diye birinin karşısına çıkardılar.
İşler büyüdü.
Gerçeği söylemek zorunda kaldık reis.
Ya abi bu kâmiller acemi, bilmiyorlar.
Korkudan götleri atmış, konuşmuş işte ya.
Tamam da Hulusi kim lan?
Tefeci vampirin biri reis, kanımızı emiyor.
Hak etmişsinizdir pis köpekler!
Ulan polis ters kelepçeyle dükkândan aldı bizi.
Üzerimizden sahte para çıktı oğlum. Bütün mahalle gördü.
Hani ceketin cebinde para yoktu kardeş?
Bu, sizi hiç alakadar etmez.
Bu, direkt aile içi bir mesele.
Bizim yeni bir dükkân bulmamız lazım.
Abi muhiti de değiştirelim. İzimizi kaybedelim.
Abi dükkânda yatıyoruz.
Acil şöyle kocaman, güzel, boyası badanası yeni yapılmış…
Ama şimdi İstanbul'da öyle bir yer kaldı mı ki ya?
Şehir şişti zaten. Daha böyle hani çevre illerden bakmak lazım.
Hani son kira şeyinden sonra özellikle.
Buranın mal sahibi kimdi?
Biziz abi.
Yapma ya!
Lan niye söylemiyorsunuz daha önce? Canlarım benim be!
Vallahi masrafsız.
-Pırıl pırıl. -Hem de sote mekân.
Her yere de uzak, tam hayalimdeki gibi.
Gençler!
Oturduğunuz yerden para kazanmak ister misiniz?
İsteriz. Kimin kucağına oturacağız?
Çünkü bu devirde kimse kimseye bedava para vermiyor, onu gördük!
Bedava değil lan!
Bir çılgınlık yapıp…
…çalışarak namusumuzla para kazanacağız.
Çocukluğumdan beri hayalini kurduğum eğlence kompleksini…
…buraya açacağım!
EĞLENCE KOMPLEKSİ
AİLE SALONUMUZ MEVCUT DEĞİLDİR!
Gel gel, manyak mekân oğlum, gel.
Düzgün düzgün adabımızla oynayalım, her oyunun bir kuralı var.
Bak Sercan zaten patlıyorum, sana da patlatırım.
Devam et.
Hadi.
Helal! Al bir fırt çek.
Kıymetli misafirler!
Ortak tutkumuz olan…
…ve bizi birbirimize bağlayan at yarışlarında…
…günün dördüncü koşusu başlamak üzeredir.
Sessiz olalım, kalpler kırılmasın.
Yiğit!
Müdavimlere haber ver de…
…yarışlardan sonra porno yayını başlayacak.
Allah!
Mehmet Abi!
Ruşen!
Yasin!
Özcan.
Adamlar resmen cehennem açtı.
Vizyonlarına sıçılsın.
Canım!
-Efendim? -Gelsene.
Efendim?
Merhaba canım!
Şimdi siktir git!
Kalksana bir ayağa.
Seni gebertirim lan!
Kavga!
İşte aradığım hayat.
Siktir lan!
Lan bıyıklı!
Puta mı tapıyorsun lan sen?
Siktir git!
Doğru ileri!
Yok be abi! Yani hayalinde bile kavga çıkıyor.
Bir de ben öyle bir hayat istemiyorum.
Bir de kimyasal falan bu yaştan sonra…
Bir de kardeşimi orospu etmişsiniz, olmaz öyle.
Ben öyle yorumlamadım şahsen.
Kesin lan!
İstanbul'un bütün iti kopuğu buraya doluşacak!
Para basacağız oğlum, para!
Lan!
-Ne oluyor ya? -Ne oluyor lan?
Abi?
Gördünüz mü kâmiller?
Köpek hayvan kadardı.
Bizim mahallenin köpeği. Akkız.
Belli ki buraya kadar beni takip etmiş.
Abi ne diyorsun ya?
Mahallenin köpeği niye takip etsin seni?
Sercan kardeş.
Bilmediğin şeyler hakkında konuşma!
Bizim hayvanlarla aramızda bir husumet var.
Ama onlar başlattı.
Biz aslında dört kardeştik.
En büyük abimi kartal almış. Hop!
Götürmüş.
Abim!
İlk kanı onlar döktü anlayacağın.
O gün bugündür aramızda asla barış olmadı.
Başınız sağ olsun abi.
-Biz ne konuşuyorduk lan? -Burayı satın alıyorduk.
Bizi çok zahmete soktunuz.
Biz de mağdur olduk yani.
O yüzden cezayı kestim!
Dükkân bir süreliğine bizim.
Eh be reis! Anlattırmıyorsun ki!
Şimdi şöyle ki…
Bize silah zoruyla rehinli, milyonluk senet imzalattılar.
Biz bunu ödeyemezsek ki ödeyemeyiz.
Burası onun.
Hulusi buraya çoktan çöktü reis.
Bazen diyorum ki…
…keşke senin gibi bir abimiz olsaydı!
Kim nereye çöküyormuş aslanım?
Ben buradayken kimse bir yere çökemez.
-Estağfurullah. -Nerede lan bu Hulusi?
Vedat!
Sen ne izzetinefissiz…
…ne onursuz, ne gurursuz, ne şerefsiz insansın be!
Babana beni aratmak nedir?
Çocuk musun sen?
Evet, abi. Kabul, aramızda bir talihsizlik oldu ama…
Ama yok. Seninle bir iş ortaklığımız vardı.
İş ilişkimiz.
Ama ben onu sonlandırdım.
Peki sen araya tanıdıklarını sokup torpil mi yaptırıyorsun?
Ben kamu dairesi miyim? Sen ne tür bir manyaksın?
Sen merak etme abi.
-Halledeceğim her şeyi. -Dur!
Ne yapıyorsun? Tekmeyle olmaz oğlum.
Sonra camlar patlıyor.
Hatalarımızdan ders çıkarmalıyız.
Çıkar çekici.
Tam kilide nişan al.
Çak.
Ne iş ya?
Bizim çocuklara senet imzalatan tefeciyle…
…babamın ölmeden önce telefonda görüştüğü Vedat Bey yan yana.
Kapı da kilitli.
Ya çok özel bir iş konuşuluyor ya da büyük bir aşk yaşanıyor.
Cikcik misiniz lan siz?
Lan Vedat!
Sen madem bu adamı tanıyordun babama niye borç para bulmadın göt?
Vallahi Yılmaz…
…ben bu adamı hayatımda ilk defa gördüm.
Vallahi bana da bir arkadaş önerdi.
Müşkül durumdayım, paraya sıkıştım.
Annem ameliyat olacak da. Onun için yani.
Tefecilere kadar düştük be oğlum.
"Tiyatora" gelmiş!
Oyna lan Vedat, oyna!
Bunlar niye karanlıkta oturuyor abi?
İllegal bir şey var bence.
Sahte parayı da böyle karanlıkta verdiler demek babama abi.
Öyle mi yaptınız lan cikcikler?
Ben Müslüm Amca'ya para vermedim.
Siktir lan!
Oğlum anlattım ya. Dinlemiyor musunuz?
Ulan sana buradan bir kafa atarım, mamaya başlarsın!
Bu tesadüfe ancak bir şekilde inanırım.
İçimdeki ses…
…"O kasada bizim çocuklarla babamın borç senetleri var." diyor.
Önce şu kasaya bir bakalım.
Ondan sonra konuşulacak bir şey varsa konuşuruz Vedat!
Açın ulan kasayı!
Kusura bakmayın. Gıcık.
Yo!
Telaşlanmayın. Sakin olun.
Buyurun, devam edin. Sizi dinliyorum, devam edin.
Yakından görmek isterseniz buyurun.
Bakın, şöyle.
Bak, şöyle.
Yok bir şey. Yok bir şey.
Yok bir şey, kasaya bakma. Kasaya bakma.
Kardeş be. Ört şunun üstünü be.
Belli ki bir yanlış anlaşılma olmuş.
Bize de verdiğiniz bu emsalsiz hayat dersi için çok teşekkür ederim.
-Öğrendik mi? -Tabii.
Öğrendik.
Ziyaretin kısası makbul.
Biz müsaade isteyelim.
İyi akşamlar.
İyi akşamlar.
-Kilit. -Bu arada bunu da…
…lütfen kilit için bırakıyorum.
-Naçizane. -Yok, gerek yok.
Lütfen, darılırım, rica ederim, çok teşekkür ederim.
Hürmet. Evet. Hürmet, saygı, sevgi bizden.
İyi akşamlar efendim! İyi akşamlar!
Kaç ulan! Kaç!
Kaç! Sür ulan!
ARABADA AİLE VAR PASLI MERMİ
Evet.
Biz bu yanlışı niye yaptık?
Şu durumu bir değerlendirelim bakalım. Hatamız neydi?
-Hazırlıksız geldik abi. -Aynen.
Bu cepte.
Peki bu salaklığı niye yaptık oğlum?
"Ne kadar tehlikeli olabilir ki?" diye düşündük abi.
İşte bu!
Kibrimize yenik düştük ulan!
Evet, bunu yaptık. Dersimizi de aldık oğlum.
Yiğit, önce şu tedarikçiyi ara.
Bir şartları eşitleyelim.
Yılmaz abimlerden bir haber yok ya. Kesin bir şey oldu, açmıyorlar telefonu.
Oğlum arama sakın. Lan adamlar iş bitiriyor.
Hulusi'ye bir şey olursa delil kalmasın, mal!
Konuşma şu telefonla ya.
Adresi biliyorlar zaten, gelirler eve.
İyi akşamlar.
İyi akşamlar abi, buyur!
Ben de tatlımı yaptırdım, sizi ziyarete geldim.
İyi yaptın abi! Gel, buyur.
-Hoş geldin. -Hoş geldin Hulusi Abi! Gel.
Artık arayı kapatalım.
-Kaynatalım. -Tabii, buyur abi, gel.
Amına koyduğumun pengueni geldi.
Amına koyduğumun kaşarı seni, adamı böyle sikerler deveden büyük filler var. Gel.
Efendim ben kabahatliyim.
Estağfurullah Hulusi Abi, hiç olur mu öyle şey?
-Rahat ol abi. -Ben çok kabahatliyim.
Çünkü dostlarımı ihmal ettim.
Şimdi komşum…
…geçmişte aramızda bazı olaylar oldu.
Bir de sen hastalandın.
Ben gelemedim.
Müslüm öldü.
Gerçi Müslüm ile biz pek anlaşamazdık.
Müslüm öldü mü?
Sen bilmiyor musun yoksa?
-Şey… -Söylemediniz mi?
Babam üzülmesin diye söylememiştik de babama.
Oğlum manyak mısınız siz?
Dayınız öldü diye niye üzüleyim lan?
-Neden söylemediniz? -Ne bileyim baba?
Kaynındır belki. Yıllardır.
Şimdi komşu, bak.
Bu çocuklar bugünlerde dalgın.
Kafaları başka yerde.
Çocuklar.
Siz yoksa borcunuzu mu kafanıza taktınız?
Takmayın.
Takmayın.
Sizler meyhanenin batışına şaşırdınız.
Şaşırmayın.
Hiç şaşırmayın, ticaret bu.
Bir gün batarsınız, bir gün çıkarsınız.
Birden böyle bir sessizlik oldu.
Anladım. Ben gene bir pot kırdım.
Kusuruma bakmayın.
Neyse, ben kaçayım.
Kalkma, lütfen kalkma. Üzülürüm. Hiç bozma.
Şöyle ört bakayım.
Hadi, rahatına bak sen.
Hadi, iyi akşamlar çocuklar.
Adam gıcırdata gıcırdata geçmişimizi sikti.
Konuşacak bir şey kalmadı.
Bitti.
Eğer biz bu herifin eline düştüysek…
…Allah hepimize rahmet eylesin.
Tamam baba. Bu orospu çocuğu da çok abartıyor yani.
Bana baba deme!
Benim sizin gibi evladım yok.
Dilerim Allah'tan…
…sizin evlatlarınız da size benzer de…
…bana yaşattıklarınızı anlamadan ölmezsiniz.
Ağzından yel alsın baba.
Sen de mi Özcan?
Sen de mi be hocam?
Sende bir de emek var.
Okuttuk ettik…
Hadi Sercan neyse de…
Senden beklemezdim.
Baba şey…
Şimdi bu bize en son ne olur? Kaç taksit yaparsın?
Taksit mi? Olmaz. Cephane aldınız.
Belli ki çatışmaya falan gidiyorsunuz.
Şimdi çatışmadan sağ döneceksiniz de paramı geri vereceksiniz de…
Abi, bir şey diyeyim mi?
Ben çocuk okutuyorum ya.
Zora girerim. Vallahi.
Fuzuli masraf ya.
Ben ilkokul üçe kadar okudum da ne oldu?
Ne faydasını gördün?
Zaten bizim bütçe belli abi.
Buna ne gelir?
Kolay değilmiş be abi.
Değildir.
Silah yetmez.
İnsanı insan öldürür.
Silah değil. Öyle herkes yapamaz.
Ama herkes içten içe birini öldürmek ister.
Ama herkes yapamaz.
İşte o yüzden benim meslek ölmez.
Boku yedik anne ya.
Basamadım tetiğe.
Basmazsın.
Birinin canını alabilmen için…
…içinde bir şeylerin ölmüş olması gerekir.
Sen yaşıyorsun.
Niye herkes birini öldürmek ister dedin sen?
Çünkü bugünün zorbası kanunları çok iyi biliyor.
Artık zalim kâğıt üstünde haklı.
Mazlum ne yapsın?
Kendi cezasını kendi vermek istiyor ama o göt de yok.
Şimdi…
Ben katil miyim, kahraman mıyım?
Git onu öcünü aldıklarıma bir sor bakalım.
Kaç para?
Senin paran yetmez.
Sen yapmazsan ben yapacağım zaten.
Bu gece o adamı öldüreceğim ben.
Kaç para?
İki yüz elli bin.
İyiymiş.
Al.
Kalanı iş bitince.
Kaç para var burada?
Yüz elli bin.
Yüz elli bin.
Nereden buldun sen bu parayı?
Biriktirdim.
Temiz para ya. Kumar parası.
Kim?
Abi Hulusi diye biri.
Çarşıda kuyumcu dükkânı var. Tefecilik falan da yapıyor.
Tanıyor musun?
Pek değil.
Merhaba, merhaba.
İşte bu herif büyük orospu çocuğu çıktı.
Ya abi üç kuruş borcu…
…allem etti, kullem etti milyonlar yaptı.
Bir de evde geldi, posta koydu bize.
Yarın da senedi icraya koyup hayatımızı sikecek herif.
Babam zaten bunu da duydu mu, bitti işte, direkt kalp krizi.
Yılın evlatlarıyız işte.
Zor.
Sercan. Çok zor. Adam nüfuzlu adam.
Biz onu şöyle yapalım.
Sen şimdi yarın gel.
Alkol falan da var şimdi. Biz onu yarın konuşalım seninle.
Abi yarın geç diyorum, anlamıyor musun sen ya?
İcra var. Bu iş bu gece bitecek.
Senli ya da sensiz.
Ne oluyor lan burada?
Vedat'ı arayayım mı abi? O bilir.
Yok, açmaz şimdi o pezevenk.
Gidip yüz yüze soralım.
CENAZE NEDENİYLE KAPALIYIZ
Cez…
-"Cezane…" -Lan yürü!
Eczane.
Cenaze! Abi biri ölmüş!
Sıkıştır.
Abi boyun fıtığım var.
Şimdi beni dinle.
Ara abini. Hiçbir şey anlatmadan çağır.
Abi anlamıyor musun sen? Ben kendim yaptım diyorum.
-Onun haberi yok ya! -Abini ara!
Hiçbir şey anlatmadan buraya çağır.
Tatlısını yaptırsın gelsin.
Çok sıkı abi.
Eğer dediğin gibi hiçbir şeyden haberi yoksa…
…onu öldürmeyeceğim, söz.
Ama aramazsan önce seni öldürürüm…
…ondan sonra da gerçeği asla öğrenemeyeceğim için…
…abini öldürürüm.
Sen öl.
Ama abinin ölümüne sebep olma.
Sıkıştır.
Kilit kepenkte abi.
Kesin alt katta bir işler karıştırıyor bu.
Yirmi kere aradım, açmıyor abi.
Çok medeni davrandık, bizi akranı sandı.
Anladığı dilden konuşuruz o zaman.
Hayri.
Yılmaz Abi!
Allah Allah!
Abi ne oluyor ya?
Bana da söyleyin!
Neler oluyor burada?
Dalalım mı abi?
Yo!
Önce bir çaylar içilsin, hele bir tedbirler düşsün.
Sonra dalarız.
Beklemeyi öğreneceğiz. Niye?
Çünkü sabreden kazanır.
Telefon.
Devam et.
-Geçeyim mi? -Geç bakalım
Abi.
Ne oluyor burada?
-Yüz elli bin lira. -Maşallah.
Kardeşin bu parayı beni öldürmesi için Vedat'a vermiş.
Yüz elli bin lira, dayınıza verdiğim borç kadar.
Yani siz şimdi benim paramla beni mi öldüreceksiniz lan?
Abi.
Doğru mu söyledikleri?
Bu zamana kadar verip neden borcu ödemedin?
Borç hep arttı Özcan. Ne yapsaydım oğlum ya?
Milyon oldu en son. Versem ne olacaktı ki yani?
Biliyorsun işte, büyük masalara büyük parayla oturuluyor.
Bir fırsatını bulabilseydim vallahi kurtarmıştım bizi ya.
Özcan, insan kardeşini seçemiyor kardeşim.
Anlayışla karşılıyorum seni.
Ama bu, bir şeyi değiştirmiyor Özcan.
Vedat!
Kardeşim bir müsaade eder misin?
Şöyle.
Vedat kim bu?
Vedat!
Abi bilmiyorum. Müşteridir, gider şimdi.
Müşteri bu kadar çok çalar mı?
Bak ya.
Yavşak herif! Biz camdan girmeyelim diye parmaklık taktırmış.
Bak, anahtarı da bu sefer kapının üstüne de bırakmamış.
Evet, abi. Hatalarından ders çıkarmış.
Çok güzel, örnek bir davranış. Çok beğendim.
Aferin lan, öğreniyorsun.
Araplar bunlar.
Emlakçı görünce kapalı falan dinlemeyip kapıyı böyle yumrukluyorlar.
Ben gideyim, göndereyim bunları.
Dikkat çekmesin.
Git.
Bırak!
Ne halt karıştırıyorsun lan sen burada?
Özcan'ın burada ne işi var?
Ulan bak misyoner pozisyondayız! Konuş! Yoksa senin kafana atarım!
Konuş lan!
Sen ne halt ediyorsun lan?
Vururum seni!
Var mı lan bize yamuk yapmak?
Şu tiplere bak oğlum!
Bizi mi sikeceksin yoksa? Seni midesiz hayvan!
Doğru söyle lan! Babama parayı sen mi verdin?
Konuş! Nerede Hulusi?
Kardeşim.
Aracıyım ben.
Korktum. Korkudan bir şey söyleyemedim.
Parayı veren Hulusi.
Vampir bu adam! Vampir!
Herkesin kanını emdi, emdi, doyamadı.
Şu anda aşağıda…
…Özcan ile Sercan'ı öldürüyor orospu çocuğu.
Vedat?
Vedat?
Hulusi Bey.
Vedat? Sen misin?
Benim Hulusi Bey.
Arkadaşlarmış.
Gönderdim ben onları.
Ben şimdi oraya geleceğim.
Sakin olun, hiç panik yapmayın.
Sigortalar attı herhâlde.
Sigortalar da sizin arkanızdaydı.
Tek misin?
Tekim Hulusi Bey.
Vedat.
Gene yalan söylüyorsun ulan.
Aramızda bir güven problemi olduğu aşikâr.
Allah!
-İyi misin lan? -İyiyim, bir şey yok.
Oğlum, ne oldu şimdi ya?
Abi paramız yetmeyince kuru sıkı vermiş kâmil.
Ya! Ben vurulmuşum bir tek ya!
Kim vurduya gittim! Görüyor musun?
Ya bayramlıklarım hep ziyan oldu. İstemiyorum artık.
Yenisini alırız ya.
Eskiden insanın değişebileceğine inanırdım.
Bildim ki değişmez, dönüşürmüş.
Aslında her neyse daha çok o olurmuş.
Allah belanı versin!
Çok iyi ya!
Aslanım! Özkan'a bak be!
Özkan! Özkan!
Bastır Özkan! Özkan!
Bravo!
Süperdi!
Abi arkanda!
Dur ulan, dur!
-Yılmaz Abi hoş geldin! -Bu adamın elini böyle yakaladın ya.
Bunu buraya alıp aşağıdan çekeceksin.
Salla, salla, düşürdün.
Ondan sonra kâmili bayıltmak istiyorsan ayrı…
…dayak boyunca ayık kalmasını istiyorsan apayrı bir muamele.
Siz hangisini istersiniz? Gönlünüzden ne geçer?
-Ne yapalım? -Bayılt! Bayılt!
Bayılsın abi, bir şey olursa zaten buradayız.
Bence de süper fikir lan. O zaman şöyle…
Oley!
Tam bayılmamış lan bu, siktir lan!
Bayrampaşa Bruce Lee'si.
Abi Allah belamı versin abi!
Abi! Abi kurban olayım! Biz düşman değiliz ki abi ya!
Abi ben Niğde'den geldim.
Anamı, babamı hacca göndermek için…
…para biriktirmek için geldim abi ben buraya.
Yoksa bizim bu adamın olayıyla ne işimiz olur?
Kurban olayım abi, yapma, ne olur?
-Ver oğlum, gitsin. -Siktirin gidin lan!
-Siktirin lan! -Siktir!
Siktir!
Amına koyduğum! En çok ben vuracağım!
-İbne seni! -Seni bunlar mı koruyor ya?
Yaşamdan hiç mi zevk almıyorsun Hulusi'ciğim?
İstersen seni biz koruyabiliriz.
Bak, fatura da kesiyoruz.
Stopaj çıkıyor, onu siz ödüyorsunuz.
Siz önce bir kararınızı verin.
Bunların hepsi geri kalan detay zaten. Konuşuruz Hulusi Bey'ciğim.
Tamam da abi şu an bunun sırası mı gerçekten?
Değil tabii lan!
Hadi biz kaçtık.
Oğlum sonuçta hayatınızı kurtardık. Çok zahmete girdik be.
O yüzden hizmetimizin bedeli olarak…
…bu parayı kabul ediyorum.
Baklavayı da aldık.
Görüşürüz! Yürüyün çocuklar!
Gelin lan, gidelim de şu baklavalardan yiyelim biraz.
Çok güzel görünüyor.
En sevmediğin özelliğin…
…doğru yer ve zamanda hayat kurtarabilir.
Kendini değiştirmeye kalkma, kabullen.
Allah'ım kurtulduk!
Abim!
Abinin amına koyayım lan senin!
Kumarbaz pezevenk!
Asıl sen benim abimsin lan!
Ya hayatında bir gün sorumluluk al be adam!
Benden beş yaş büyüksün!
Şurada ne yaşadık? Bize ne yaptın sen ya?
Sercan. Sen mi büyüksün?
Evet, ben büyüğüm Hulusi Bey.
Yani eve gelen misafirler de hep söyler.
Ne diyorsun oğlum? Bir şey konuşuyoruz şurada.
Çok mu merak ettin vampir? Ben büyüğüm amına koyayım!
Maşallah, hiç göstermiyorsun.
Göstermez, bugüne bugün ben bunun abiliğini görmedim zaten.
Hayatı boyunca abi dedi, bütün yükü üstüme verdi.
Abi dedi, bütün küsküyü verdi benim sırtıma.
Bir de millet de inanıyor buna.
Benim saçlar beyaz, ben erken çöktüm ya.
Bu, bana abi dedikçe…
…millet benim bunun abisi olduğumu zannediyor.
Saçta beyaz tel yok, surat desen "baby face".
Bakıyorum kendime. Baktırıyorum da müdür…
"Hayürdür?"
Öyle kalırsın işte.
Biz zaten bu arkadaşın pişkinliğini ailecek anlayamadık ki.
Allah ıslah etsin seni. Ne diyeyim?
Neyse, sana gelince…
Gariban babası gibi görünüp faiz lobisinin baş harfi Hulusi Bey.
Sen de benim sabrımın sınırını gördün.
Hayır, ağlama! Sen de sınırını aştın!
Bundan sonra seninle yeni bir düzlem yaratacağız.
Ama bu sefer şartları ben belirleyeceğim.
Ağlama! Bak öldürürüm! Şartları ben belirleyeceğim!
-"Okay?" -"Yes, of course!"
Dile benden ne dilersen!
-Yenge? -Aşkım?
Ne yapıyorsun?
Aç mısın?
Çok özledim ama ya!
Geçmez misin?
Hoş geldiniz hanımefendi!
CAN CAN MEYHANESİ
Adamın yaptığı tasarımın aynısını yaptım.
Işıklı tabelası bile var.
Ama hâlâ müşteri gelmedi.
Müşteri gelmiyor lan. Gelmiyor, gelmiyor be.
Ya siz valeye mi geçseniz?
Siz valeyken geliyorlardı.
Galiba sizi patron olarak görmüyorlar.
Hulusi'nin çevresi genişmiş abi.
Hakkını yemişiz vallahi adamın. O kadar başını ağrıttık.
Meğer hesaplar doğruymuş ya.
Yılmaz Abi neredesiniz? Saatlerdir arıyoruz, açmıyorsunuz bir de.
Ya, nasıl bir duyguymuş koçum?
Oğlum çok güzel olmuş lan mekân.
Parayı nerden çaldınız lan?
Kredi çektim.
Allah kurtarsın yenge.
Abi sağ olun ya.
Sizler olmasaydınız…
…biz bunca şeyin altından kalkamazdık.
Öyle değil mi lan?
Olmasaydınız olmazdık. İyi ki varsınız.
Oğlum biz olmasak başınıza bu dertler gelmezdi ki.
Biz dedemin arsasına çökmeseydik siz tefeciye düşmezdiniz zaten.
Yani oyunu biz başlattık, biz bitiririz.
Biz piyon değiliz, şahız koçum!
Ama tabii bu, apayrı bir mesele. Şimdiki mevzu farklı.
Şöyle bir açılın bakayım canlarım.
Patron, buyur!
Gene ne patronu amına koyayım?
Sağ olun.
Anlaşıldı.
Siz bu yüzden açmıyordunuz telefonları.
Oğlum bu konunun alakadar etmediği bir kişi varsa o da sensin.
İşine bak, harbi kalbini kırarım. Burada alın terimle para kazanıyorum.
Tamam oğlum, dur. Kesin lan sizde!
Şimdi Hulusi Bey'ciğimi dinleyeceğiz.
Para gene sahteymiş.
-Ne? -Hangi para yine sahteymiş ya?
Hangi para?
Bu baklavalarla birlikte ödeme yaptığınız para!
Şu Serkan itinin değiştirdiği para yani.
Ne diyorsunuz oğlum? Gerçek para da mı sahteymiş?
O zaman şimdi ben sahte parayla sahte parayı mı değiştirdim?
Kesin lan!
Oturun! Konuşacağız.
Mevzu büyük gençler.
Bu iş burada bitmez.
-Demek ki o zaman filmin ikincisi geliyor. -Öyle değil.
Hayat bir daha aynı sınava sokuyorsa, keyfini çıkar.
Bu sefer bildiğin yerden geliyor.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.