All language subtitles for Martin Eden (2019)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Dolayısıyla dünya benden daha güçlü.

Onun gücüne karşı, gerçekte hiçbir şey olmayan,...

...kendim dışında, karşı çıkacak hiçbir şeyim yok.

Kendime boğulmama izni vermediğim sürece, ben de bir gücüm.

Ve gücüm, dünyanınkine karşı koymak için...

...sözlerimin gücüne sahip olduğum sürece korkunç.

Hapishaneleri inşa edenler,...

...özgürlük inşa edenler kadar kendilerini iyi ifade etmezler.

Yakışıklı, değil mi?

- Kızlar arasında popüler olmalı. - Çok.

Pekâlâ kızlar, erkekleri dansa davet etme sırası şimdi sizde!

Onu dansa davet et.

- Edeyim mi? - Hadi!

Ne yapıyorsun?

- Rahat bırak onu. - Sen kendi işine bak!

Kendi işime...

Seni haklamamı ister misin?

- Orospu çocuğu! - Kımılda.

- İçeri girebilceme emin misin? - Endişelenme, ailem açık fikirlidir.

Şu tabloya bakıyordum. Uzaktan çok güzel.

Ama yakından sadece lekeler görüyon.

Bu bir yanılsama.

Ben, Elena Orsini.

Martin Eden.

Çok cesurmuşsunuz, Bay Eden.

Herkes aynısını yapardı.

Öncesinde bunu okuyodum.

- "Bau-de-laire". - Baudelaire.

- Baudelaire. - Doğru.

- Yaşıyo mu? - Sizce yaşıyor mu?

Fransız mı?

- Elbette. - Fransızca yazılmış.

Ben de Fransızca biliyom.

- Öyle mi? - Evet.

"Selam!"

- Adım, "Marteen". - "Adım, Martin."

"Martin" daha Fransızca geliyor.

Adım, Elena.

Tanıştığıma memnun oldum.

O zevk bana ait.

Baudelaire hoşunuza gitti mi?

Evet.

Şöyle bir göz gezdiriyodum. Diğerlerinden daha iyi.

Bu onun başyapıtı.

Şiirlerinin çoğu biraz... cesur.

Cesur? Evet, ben de öyle.

- Siz de öyle. - Güzel.

- Elena, canım? - Matilde...

Seni Bay Eden'le tanıştırmak istiyorum.

Bay Eden, bu annem.

- Tanıştığımıza memnun oldum. - Arturo için size nasıl teşekkür edebilirim?

Lütfen bizimle öğle yemeği yiyin.

- Çok seyahat ediyor musunuz Bay Eden? - Çocukken başladım.

Seyahat etmeye başladığınızda kaç yaşındaydın?

On bir yaşındaydım.

Bu yara izi nedir? Nasıl oldu?

Bu mu?

Herifçioğlunun teki yapdı.

Şimdi yandan çarklı gibi yürüyor!

O güvenlik görevlisini nasıl yumrukladığını görmeliydiniz.

Rezil suratlı iri bir adam.

Hükümet eğitime daha fazla para harcamalı. Değil mi, Bay Eden?

Bu, eğitim ve sos da yoksulluksa...

...eğitimi kullanırsanız...

...yoksulluğun ortadan...

...kalkacağına inanıyorum.

Affedersiniz. Sadece sosu temizlemek istedim.

Çok güzel.

- Çok sevimlisiniz, Bay Eden. - Eyvallah. Sen de öyle.

Umarım sıkılmadınız.

Sıkılmak mı?

Hayatımın en güzel günüydü. Hakkaten öyleydi.

Buna alışık değilim. Hepsi benim için yeni.

Hoşçakalın.

- Selam, Martin. - Selam, Mariano.

Nassın?

Suyu çıkar!

- Selam, dayı. - Selam, dayı.

N'aber Martin?

Bu gece aşık gibi görünüyon.

Yarın gelip benimle çalışman gerek.

O pislik Nirone gene hasta.

Yapacak işlerim var. Gelemem.

Giulia, onu duydun mu?

Sadece bizden faydalanıyo.

Gelip gidiyo, uygun gördüğünde para ödüyo.

Bu kitap da ne?

Kitap açmayı biliyon mu?

Eve biraz para getir, kitap değil!

- Anladın mı? - Rahat bırak onu.

Kardeşinle konuşurken sözümü kesmeye kalkma!

- Bu ayın kirasını ödemedi. - Öder.

Evet, elbette! Ona katlanamıyom!

CAN SIKINTISI VE İDEAL

Bir kere daha böyle korkutursan hastaneyi boylarım.

Ne kadar?

Kaç tane? İki, dört, altı, sekiz, on.

10 bin liret.

- 3 bin liret. - Bunlar iyi kitaplar. 10 bin liret.

İyi olduklarını biliyor. Her zaman karışıyorsun!

Sen ve kokarca sigaran! Tamam, al senin olsun.

Her zaman karışıyorsun!

Okumaya başladım.

Okumak, öğrenmek için çılgınca elime geçen her şeyi okuyom.

Senin gibi olmaya karar verdim.

Senin gibi konuşmak, senin gibi düşünmek...

Ama bunu nasıl yapabilirim?

- Bana göstertebileydin, anlatabileydin... - "Bana gösterseydiniz."

"Bana anlatsaydınız."

Bay Eden, ihtiyacınız olan eğitim.

Tek yapmanız gereken okula geri dönmek.

Öğrenim görmeyi ne zaman bıraktınız?

- İlkokulun son yılında. - Oradan başlayıp öğrenin görmelisiniz.

Zeki olduğunuzu görüyorum.

Okumak için paraya ihtiyacın var.

Ailenizin bu kadar önemli bir hedefi...

...görmezden gelmeyeceğine eminim.

Sanırım kendi başıma halletmem gerekcek.

Eğitim yolunda yürümem gerekcek.

Bana anlatsaydınız... Bana nasıl olduğunu gösterseydiniz...

Sadece çok çalışın.

Size iyi bir dil bilgisi kitabı vereyim.

Sağolasın.

Nunziatina'da çalışmak için zamanım olcak.

Elena.

- Baba! - Nasılsın?

İyiyim. Bu, Bay Eden.

Memnun oldum.

Sanırım Arturo'ya ettiğiniz yardım için size...

...teşekkür eden son kişi olmalıyım.

O zaman bu söylediğim son "Rica ederim." olmalı.

Bay Eden bana çok yetenekli bir gence benziyor.

Öyle.

Hadi gidip dil bilgisi kitabına bakalım.

Konuşmanızı bölmek istememiştim.

- Gitmeliyiz. - Elbette.

Hoşçakal.

"Sevgili Elena, Geminin motoru ağır hasar gördü."

"Cenova limanına yanaşmak zorunda kaldık."

"Gemi sahibi mürettebatı azaltmaya karar verdi...

...bu yüzden sözleşmem feshedildi."

"Napoli'ye döndüğümde hemen iş aramaya başladım."

"Sonunda, sevgili arkadaşım Nino sayesinde...

...bir dökümhane tarafından işe alındım."

"Her neyse,...

...sana bilgi krallığındaki devamlı yürüyüşümü anlatmak istiyom.

"Okuyom! Doyumsuz bir balıkçı gibi okuyom."

"Yeni kelimeleri not ediyom. Onları arkadaşlarıma çevirtiyom."

"Onlarla takılıyom."

"Mümkün oldukça, onları gördüğüm olayları tanımlamak için kullanıyom."

"Bu mektupta, ayrıca,...

...pratik yapmak için yazdığım birkaç şiir bulacan."

"Onları çok sert yargılama."

"Sadece kelime oyunu...

...ama umarım seni şu an uzakta olan öğrencinle gururlandırırlar."

"Döner dönmez, sana gelecekteki yaşamımla ilgili...

...düşüncelerimi aydınlatan...

...bir fikirden bahsedecem."

Çok mu zor, çocuğum?

Çalışmak için burdasın, lanet başparmaklarını kıvırmak için değil.

Sevgili Bay Eden,...

Mektubunuz için teşekkür ederim. Aldığım için çok mutlu oldum.

Çok iyiyim.

Hayat devam ediyor. Ders çalışarak sıkıcı günleri geçiriyorum.

Şiirlerinizi büyük bir ilgiyle okudum.

Onları çalışkanlığınızın bir örneği ve kararlılığınızın bir kanıtı olarak görüyorum.

Ancak sanatsal yargıda nasıl bulunacağımı bilmiyorum...

...çünkü dizelerinizin teması deneyimlerimi aşıyor...

...ama yazdığınız her şeyin doğru olduğunu ve...

...gözlerinizle gördüğünüzü biliyorum.

Martin.

Burası boktan bir yer.

Bütün gün it gibi çalışıyoz.

Bize bok gibi davranıyolar. Maaşımı içkiye yatırıyom.

Etrafta karı yok. Safi çavuş tokatlamaca.

Bir hafta daha.

- Sonra Napoli'ye geri döneriz. - Napoli mi?

Napoli'de beni bekleyen yok.

Nereye gitmem gerek?

Evsizlerden daha iyi durumdayım.

Yaşayan bir serseri, ölü bir köleden daha iyidir.

- Ne var? - Dinlenmemiz lazım.

- Neler oluyo? - Yok bir şey.

- Dinlenmem lazım! - Ne halt ediyon?

Gıcık ettin beni!

- Senin için çok mu fazla? - Gıcık ettin beni!

- Gıcık ettin beni! - O zaman bırak!

- Bana sataşıyon! - Kes şunu!

Kafanı kırarım senin!

- Gıcık ettin beni! Burdan ayrılıyom. - Defol!

- Bıktım artık! - İkiniz de.

Bu haftanın ücretini alamayacanız. Duydunuz mu?

Bize paramızı ver!

Adam başı yirmi.

Yirmi bana, yirmi sana. Bu bana olan borcun.

Bu senin.

İşe yaramazın tekisin!

Aşağılık pislikler!

Bu aylar boyunca durumumu düşünüp taşındım.

Ve içimde yanan yaratıcı bir ruh hissettim, bu da beni,...

...kendimi dünyanın gördüğü gözlerden birine dönüştürmeye çağırdı.

Yazar olmak istiyom.

Yazar olmaya karar verdim.

Bilirsiniz, bu konuda fazla bir şey bilmiyorum.

Ama yazarlık mesleğinin tıpkı diğerleri gibi olduğunu düşünüyorum.

Ve diğerleri gibi onun da gereksinimleri var.

Yani kararımı onaylamıyon mu?

Öyle değil.

Sadece coşkunuzun, girişkenlikle ilgili sorunları gözden kaçırmanıza...

...neden olabileceğinden korkuyorum.

Bu tür sorunları hafife almıyom.

Ama sana şunu sormama izin ver:

...yazarlıkta özellikle yetenekli olaydım?

Ancak yetenekli olmasına rağmen,...

...çıraklık yapmadan ticareti öğrenen birini hiç duymadım.

Bana ne tavsiye ettiğini söyle.

Tam bir eğitime ihtiyacınız var, Bay Eden.

Hatta yazar olmasanız bile.

Antik Roma Uygarlığı, şiddet ve inancın gölgesinde,...

...Romulus ve Remus'un babası ve annesi olan Savaş Tanrısı Mars'ın...

...arzu ve sahip olma gücü ve Vesta Bakiresi Rhea Silva'nın...

...erdem ve gücünün iffetinin gölgesinde ortaya çıktı.

Evet, Bay Eden.

Ama sizden sadece Roma'nın Yedi Kralını söylemenizi istemiştim.

Bu sadece bir girişti.

Bana Draconian Anayasası'ndan bahsedin.

Solon Anayasası'ndan önce mi, sonra mı geliyor?

- Sonra. - Hayır! - Önce!

Bana bir şans daha verin.

Bu bizim için yeterli Bay Eden.

Bay Eden, genel kültürde eksiksiniz.

Bize göre, ilkokula dönmelisiniz.

- İlkokul mu? - Evet.

Ama belki sadece iki yıllığına.

Teşekkür ederim.

- Hoşçakalın. - Hoşçakalın.

Tanrım!

GENÇ YAZARLARIN ÖYKÜLERİNİ YAYINLIYORUZ. MAKSİMUM UZUNLUK 15 BİN SÖZCÜK.

MÜKEMMEL ÜCRET ORANLARI

"O gün,...

...Yüce Tanrı musluğu açık bırakmıştı."

"Şehir bir denize dönüşmüştü...

...ve insanlar dalgalar üzerinde yüzen balıklar gibiydiler."

"Dalgalardan korkuyolardı."

- Beğendin mi? - Çok güzel.

Ama üzücü. Niye daha hafif şeyler yazmıyosun?

Niye yazayım ki?

Çok üzücü! Niye böyle şeyler yazıyosun?

Anlamıyom. Beğenmedin mi?

Yanlış anlama, beğendim. Sadece çok üzücü.

- Üzüntünün nesi var? - Ben okumak istemem!

- Gerçekten mi? - Evet.

Bu çok gerçek. İnsanların gülmeye ihtiyacı var!

Oldukça eski.

- Güzel bir daktilo. - Gerçekten mi?

Çok tozlu!

- Bir toz bezi getir. - Ben hallederim.

- Buna ne için ihtiyacın var? - Yazmak için.

- Ne yazmak için? - Yazar olacam.

Beğendim.

- Şiir mi yazıyorsun? - Evet. Bazen.

Niye bana bir şiir adamıyorsun?

POSTANE

- Elena? - Portakallı soda.

- Tamam. Ya sen? - Elbette, portakallı soda.

Affedersiniz, bayan!

Sipariş vermek istiyoruz. Dört portakallı soda.

- Derhal. - Sağolun.

Ne güzel kız.

Güzel bir garson bulmana sevindim.

İyi giyinme şansı olsaydı erkeklerin gözleri kamaşırdı.

Seninle konuşsaydı, onu pek anlayamayacağına eminim.

Dilbilgisi öğrenmek zorunda kalırdı.

Eskiden o kız gibiydim. Ama değiştim.

Şimdi birçok şeyi anlıyorum.

- Buyurun. - Teşekkür ederim.

- Teşekkür ederim. - Rica ederim.

Beğendin mi?

Nişanlın için.

Teşekkür ederim.

İLK PRENSİPLER

"Evrim, göklerde ve yeryüzünde,...

...özellikle organik dünyada,....

...örnek oluşturan evrensel yasadır."

"Evren zekidir ve merhametsiz bir yasaya göre gelişir:...

...Evrim Yasası."

"İnsan ne kadar çok evrimleşirse, evrenin yasalarını o kadar çok anlayabilir...

...ama insan temel bir soruya cevap veremez."

"Neden böyle?"

"Ne yarattı?"

"Bu evrensel evrim, bir gezegenin ve yüzeyinde çimlenen,...

...tohumlarının da bulunduğu her tohumun gelişiminde...

...benzer şekilde sergilenmektedir."

"Ve sınıf mücadelesinde görülebilir."

Masa lambasındaki ışık okuman için yeterli değil mi?

- Elektrik bedava değil! - Siktir git.

Napolili işçiler,...

...artık kapitalizme köle olmadıklarını gösterdi.

Greve devam etmeliyiz.

Yapma!

Sinirleneceksin.

Beni dinleyin.

Bugün sendika grev çağrısı yaptı.

Greve katılıyorum ama sendikaya karşıyım.

Siz işçiler çalışmak istiyorsanız...

...hükümete vergi ve sendikaya başka bir ücret ödemek zorundasınız.

Bu çok saçma!

Çalışma hakkı bireyin hakkı değildir...

...ama sendikanın hakkıdır,...

...sendikanın sattığı bir haktır...

...ve işçi satın almak zorundadır.

Siz sosyalistler, devleti kendinizin yapacak bir devrim hayal ediyorsunuz...

...böylece herkes için eşit haklar sağlanacak.

Ama bu "herkes" kim?

Sendikaları aracılığıyla işçi örgütleri,...

...yalnız işçiler değil.

Politikalarınızdaki...

...birey nerede?

Ona ne yapıyorsunuz?

Defol!

Geri zekalılar!

Cehenneme gidin!

Salak!

Siktirin gidin! Defolun!

Alçak herifler!

Burada çok da popüler değilsin. Sen ya da Herbert Spencer.

Bana biraz tütün ver.

- Sağolasın. - Çok iyi konuştuğunu düşünüyordum.

Hoşlarına gitmiyor.

Sadece yeni patronlar bulmak için savaşıyorlar, anlıyor musun?

Martin.

- Yine mi? - Önemli değil.

GÖNDERİCİYE İADE

"Yaamır" için üzgünüm.

"Yağmur."

İnsan doğayı kontrol edemez.

İyileşiyorsunuz! Şaşırdım.

- Burayı beğendin mi? - Çok.

Denize dönmek mi istiyorsunuz?

Evet. Ne yazık ki, paraya ihtiyacım var.

Babamdan yardım isteyebilirim.

Size Bay Gargiulo'dan bahsetmiştim, değil mi?

Eskiden basit bir ofis çalışanıydı. Şimdi ünlü bir muhasebeci.

Babamdan size de yardım etmesini isteyebilirim.

Sağolasın ama...

Ofis işi tabiatıma aykırı. Seyahat etmeyi tercih ederim.

Hep hareket halindeyim.

Gitmemi engelleyen tek bir sebep var.

Neymiş?

- Beni seviyor musun? - Seni ilk gördüğümden beri.

- Daha önce hiç aşık olmamıştım. - Birlikte öğreniriz.

Bana iyi davran, lütfen. Çok güzel davran.

- Selam. - Görüşürüz. - Buraya gel, Martin. Otur!

Ne oldu?

- Her şey yolunda mı? - Evet. - Ona bir bardak getir.

- Hadi kadeh kaldıralım. - Ben içmiyorum.

Bu iyi haber. Gördün mü? Kendini topladığını biliyodum.

Bu postadaydı.

GÖNDERİCİYE İADE

Ne oldu?

- Ne oldu, Martin? - Bir öykü daha geri gönderilmiş.

Unut şu gazeteleri. Sana hiçbir şey getirmeyecekler.

Önemli birinden güzel bir söze ihtiyacın var. Bir yardım eline.

Anladın mı?

Öte yandan, benimle, işler kıpırdamaya başlıyor.

Yardıma ihtiyacım var.

Sana zaten bir teklifte bulunduydum ama buna hazır olmadığını söylediydin.

Ama şimdi sana iyi bir ücret verebilirim.

Bu iyi bir iş. Beni dinlemiyon mu?

Seni duyamıyorum.

Senin için kıçımı yırtmaktansa zehir içmeyi tercih ederim.

Durun!

Onu duydun mu?

Benim için çalışmaktansa zehir içmeyi tercih edermiş. Yazıklar olsun sana!

Gitmesi gerek.

Ona gitmesi gerektiğini söyle. Kımılda yoksa seni de yumruklarım!

Tanrım bana yardım et!

Bana emir vermeye çalışıyo.

Üzgünüm.

Akıllı çocuk!

Bakıyorum da meşgulsün, öyle mi?

Bir şey daha; köpek gibi çalış, pislik!

Üzgün küçük bir adamsın.

İsa bir devenin zengin bir adamdan daha iyi olduğunu söylemedi mi?

Çoraplarımı alın! Çoraplar!

Çoraplar.

O, ilk sosyalist değil miydi?

Çoraplar!

- İçinde ne var? - Burada mı?

- Daktilo. - Gördün mü?

Burası tuşlar:

- A, B, C... - D.

- Ne yapıyosun bununla? - Yazıyorum.

- Gazeteci misin? - Yazarım.

- Ben, Martin. - Maria.

Onlar çocuklarım.

Yazar olarak ne kadar kazanıyosun?

İşler iyi gittiğinde iyi para kazanırsın. Ama şimdilik...

- Nişanlı mısın? - Evet.

- Mutlu musun? - Evet.

Aşktan payımı aldım.

Ama Tanrı onu benden aldı. Neyse ki beni onlarla bıraktı.

- Döndün mü Maria? - Evet.

- Şehri nasıl buldun? - Eve dönmek için sabırsızlanıyodum.

Selam.

İşte bura.

Sadece biraz temizlenmesi lazım.

Ama bunu yapabilirsin. Değil mi?

- Aylık ne kadar? - Bunu sonra konuşuruz, Yazar Bey.

Ev işlerine yardım edersin.

Hadi gidelim çocuklar. Onu yalnız bırakın.

- Teşekkür ederim, Maria. - Rica ederim.

"Para biriktirmek için varoşta bir oda tuttum."

"Bu sefer stratejim olmadan kendimi tamamen işime verdim."

"Spencer'ın "Stil Felsefesi" ni okudum."

"Şimdiye kadar yazdıklarımda işe yaramayan bir takım şeyler keşfettim."

"İlk yazmaya çalıştığımda yazacak hiçbir şeyim yoktu,...

...düşüncelerim yoktu, sözlerim bile yoktu."

"Ama azar azar kelime dağarcığımı geliştirirken,...

...deneyimlerimin basit resimlerden fazlası olduğunu fark ettim."

"Sonunda onları nasıl yorumlayacağımı öğrendim."

"Böylece sonunda iyi bir şeye başladım."

"Yeteneğimi kanıtlamak için bana iki yıl vermeni istiyorum."

"Başarılı olduğum gün sevgili Elena,...

...yemin ederim, sonsuza dek benim olacaksın."

"Aşkım,...

"İki yıl izin verir misin?"

"Aşkım için bunu nasıl reddedebilirim?"

Ancak, bence senin için ve bizim için en iyi şey,...

...yazmaya devam etmen ve arzunu beslemen ama aynı zamanda...

...geçimini kazanmanı sağlayan bir iş araman olacaktır.

Babam bir iş bulmana yardım eder, bunu biliyorsun.

Bugün yıllar süren fedakarlıktan sonra...

...Bay Gargiulo'nun kendi şirketini açacağını söyledi. Bir ev almış.

Zekan ve iradenle neler başarabileceğini düşün.

Ama tüm bunlar sadece bu şeylerden önceliği bana verdikten sonra.

Seni çok seven küçük Elena.

Bana nişanlından bahset.

Çok güzel.

- Güzellik her şey değildir. - Sakın cüret etme!

Bakkalın karısı aşağılığın teki. Ama yine de bana güvenir.

O aşağılık herif!

Tam bir aşağılık!

Tefecilere.

Tefeciler olmasaydı, dünya ilerlemezdi.

Serveti yapan eller olmasaydı daha kötü olurdu.

Seninki gibi Maria.

İşimle kendimi öldürüyorum. Sen de öyle, Martin.

Ama hiçbir şey kazanmıyorsun. O kitaplarla gözlerini mahvediyorsun.

- Onları dikmek ne kadar sürdü? - İki gün.

- Her biri için ne kadar kazanıyorsun? - 5 bin liret.

20 bin lirete satıyorlar.

Kendi dükkanına sahip olmak istemez misin?

Patron yok, efendi yok.

Senin gibi hayal kurmuyorum. Doğrudan hayatın yüzüne bakıyorum.

Ama onları gördüğünde güzel şeyler biliyorsun.

Evet.

Sözcüklere nasıl dökeceğimi bilmiyorum ama güzel şeyler gördüm.

Peki onlar ne?

Yıldızlar.

Çocuklar.

Güzel bir tabak makarna.

Ve bazı kadınların eşyaları.

İşte. Astarı tamir ettim.

Hâlâ kravata ihtiyacımız var.

- Kravat mı? - Evet.

Paolina!

Martin'in ayakkabılarını getir.

Buyur bakalım.

- Tanrım! - Güzellik çaba gerektirir.

Teşekkür ederim.

Kocam Totore bunu sana vermekten mutluluk duyardı.

- Harika görünüyorsun! - Beğendin mi?

- Ne düşünüyorsun Paolina? - Çok yakışıklı görünüyorsun.

Umalım da bu insanlar seni takdir edebilsin.

- Nasıl görünüyorum? - Güzel.

- Elena, senin için bir sürpriz var. - Bir dakika.

- Hemen gel lütfen. - Git.

Martin Eden!

Gaetano Gargiulo.

Senin hakkında çok şey duydum, evlat.

Bir tavsiyeye ihtiyacın olursa, gel beni gör.

Seni anlıyorum. Ben de yoksuldum.

Al.

Ara beni. Sakın unutma.

Siktir git!

Martin'le bir resim istiyorum.

- Jean! Leone... - Martin'le bir resim istiyorum.

Martin buraya gel, resim çektiriyoruz.

Arturo, lütfen,...

...Elena'nın yanına git. - Elbette.

Sıkışın. Buyurun.

Bence böyle iyi. Gülümse, Elena.

Yazar! Çok saçma. Okumayı daha yeni öğrendi!

- Düşündüğün gibi olmadı. - Megalomanın teki o!

Aptal kızın onun peşinde.

Genç o. Zamanla anlar.

Hadi oynayalım!

Güzel bir saat.

- Kimin saati bu? - Benim.

Alterio.

Geri istiyor musun? Sana verdiğim cezayı yapacak mısın?

- Yapılması gerekiyorsa yaparım. - Güzel.

Şimdi, Alterio, meyve şapkanın altında.

Meyveyi ye.

Şimdi de, Alterio, o meyveyi şapkanın altına geri koy.

Bunu nasıl yapabilirim?

Şapka yukarıda, meyveler de aşağıda.

İşte saatin.

- Bu kimin cüzdanı? - Benim.

Güzel, Martin.

Geri istiyor musun? Sana verdiğim cezayı yapacak mısın?

- Yapılması gerekiyorsa... - ...yaparım.

- Martin, bir zamanlar denizciydin değil mi? - Elbette. Hâlâ öyleyim.

- Öyleyse element olarak suyu mu tercih edersin? - Tüm elementleri tercih ederim.

Ateşi de mi? Ona dayanabilir misin?

- Niye? - Bu sadece bir oyun.

Kimse uzun süre dayanamaz.

Ya sen? Ne kadar dayanabilirsin?

- Sakın yapma! - Bir şiir okuma zamanı.

"Azabı kim icat etti o zaman?" "Aşk"

"Aşk, alışılmadık bir isim"

"Dayanılmaz alev gömleğini Dokuyan ellerden geriye"

"Hangi insan gücü uzaklaşamaz"

"Sadece yaşıyoruz, sadece nefes alıyoruz"

"Tüketiliriz her iki ateş tarafından"

Hey, delikanlı.

Ateşin var mı?

Evet.

- Efendim, siz Orsinilerin partisindeydiniz. - Bana "Efendim" deme, lütfen.

Doğru.

Sen neredeyse elini yakacak olansın.

Mükemmel bir sirk gösterisiydi.

Hâlâ sana gülüyor olmalılar.

Yine de...

- Güzel dizelerdi. - Gerçekten mi?

Onları ben yazdım. Kadınım için.

Peki kim bu şanslı kadın?

Bayan Elena Orsini.

İyi bir ailenin genç kızı...

...ve sen zavallı aşağılık!

Ya siz? Orada ne yapıyordunuz?

Kim bilir?

Zaman geçirmek zorundayım,...

...bir şekilde!

Russ Brissenden.

Martin Eden.

Oturacak bir yer bulalım.

- Hayatını nasıl kazanıyorsun? - Yazarım.

Dergiler için yazmaya çalışıyorum.

Umarım başarısız olursun.

Bugün dergiler sadece berbat yazılar yayınlıyor.

Berbat ama yüksek ücretli.

Sen dergilerden daha iyisin.

Teşekkürler. Paranız var anlaşılan.

Hayır, paraya ihtiyacım yok.

- Sadece oksijene ihtiyacım var. - Briss!

- Kayıtsızlığın Efendisi seni istiyor. - Bu akşam olmaz.

Baykuşlarla dolu bir yuvaya atlamak isteyen...

...yavru bir kartal buldum.

O aşık. Ve tahmin et kime aşık?

Birlikte kaçalım.

Sen ve ben.

Bu dünya bir hapishane.

Anahtarın varsa bir hapishane bile ev olabilir.

Aşk anahtarıdır.

Aşka kadeh kaldıralım!

Ve hizmetkarına, güzelliğe.

İşte birkaç gerçek gazeteci.

Günaydın.

Bir katliam daha, Briss.

- Nerede? - Roma yolunda.

Başlık:

"Suikastçilerin Zamanı."

"Bir otomobil gece boyunca hızlanır."

Carmelo başının dertte olduğunu biliyordu ama korkmadı.

Çekirdekten yetişme fotoğrafçıydı. Stüdyosunu yaktılar. Çalışamadı.

Bunlar kayıp köylülerin cesetleri.

Kocam ve diğerleri bir soruşturma yapmışlardı...

...ve bunu bir sulh yargıcına götüreceklerdi.

Bunun için öldürüldüler.

Patronlara karşı durduğundan beri hayatımız cehenneme döndü.

Onu huzur bozucu olarak fişlediler.

- Şimdi bastır. - Basımevi kapalı.

Git matbaacıyı bul!

Bu makale bu gece basılmalı. Git.

Makarnaya dikkat et.

"Alçak bir pencere, Bir çit"

"Duruyor arkasında küçük, kokulu bir gül"

"Bir hapishane gibi kokulu gül için"

"Özgür kalmak için sabırsızlanıyor gül"

"Yine de bir hapishane değil orası"

"Ama bazen pencereden dışarı bakan kız"

"Çok güzel kız"

"Bu pencereler tehlikelidir"

"Güzel kızlar için de, güller için de"

Ne güzel film.

Ben beğenmedim.

Her zaman zaten bildiğimiz hikayeleri anlatıyorlar.

Bence çok güzeldi.

Hangi hikayeyi anlatmalarını tercih ederdin?

Anlatacak milyarlarca hikaye var.

Gülümsedim, etkilendim. Umut dolu bir film.

Dünyaya farklı bir şekilde bakmayı dene!

Sen de yazarken.

Yazdıklarım iyi değil mi?

Yazdıkların çok edepsiz.

Çok fazla ölüm, çok fazla acı var.

Karnı tok olan açlığa inanmaz.

Ne?

Yalnızca çirkin bir şeyi silip umut vermemi istiyorsun.

- Bunu dünyadaki sefillere anlat. - Onlara umut vermelisin.

- Evet, onlara uyuşturucu ver. - Ne diyorsun sen?

Bugün neyin var?

Kültürle özgürleşmenin birbiriyle hiçbir ilgisi yoktur!

Göndericiye iade!

Beni yanlış değerlendiriyorsun, Martin.

Ağzından çıkan saçmalıkları düşünerek kendine hakaret ediyorsun.

- Akıllısın, anlamalısın... - Kes şunu!

Yazdıklarından asla para kazanamayacaksın.

Asla evlenemeyeceğiz ve asla aile olamayacağız.

Niye bana bakmıyorsun? Bana bak.

Bana bak, Elena.

- Kim diyor, sen mi? - Bana bak.

Bayım, ilgini çeker mi?

- Güzel bayan... - Dokunma ona!

- Ona bir bakayım. - Dokunma.

Dur!

- Nereye gidiyorsun? - Dokunma bana, yavşak pezevenk!

Gitme, bir süre bizimle kal.

- Martin, bir kadeh şarap ister misin? - Nasılsın, Mariano?

Bak buraya kimi getirdim, nişanlım. Güzel kız, değil mi?

- Şarap ister misin? - Gitmek zorundayım.

- Hadi ama. - Gitmek zorundayım.

Ne demek istediğini anladım. Gidelim.

Hayır, sağol Mariano, gitmeliyim.

Üzgünüm Mariano.

Niye bu konuda yazmaktan utanayım ki?

Gidelim Martin.

Yürü.

Beni eve götür.

Yeter! Eve götür beni.

Martin?

Ne var?

Sessiz olun.

GÖNDERİCİYE İADE

Kocam ve ben size güveniyoruz Bay Eden.

Biliyorum. Borcumu en kısa zamanda ödeyeceğim.

Şimdilik elimde sadece bu var.

Sözlerinize saygı duymalısınız.

Bunu bilmeliydiniz. Siz eğitimli birisiniz.

Yazmak karnınızı doyurmuyorsa...

...vazgeçseniz iyi olur.

"Gece yarısı oldu"

"Çok güzel görünüyor Ay"

"Kimse bilmiyor"

"Niyetlerimi"

"Bilen tek kişinin"

"Dışarı bakması lazım"

"Bilen tek kişi"

"Beni seven mi?"

KÖTÜ ŞANS

Teşekkür ederim, hanımefendi.

Hepinize teşekkür ederim.

Şuraya koy.

Oku, Paolina.

"Göndericiye iade."

Burada "Martin Eden" yazıyor.

Aç onu.

Oku.

"Sevgili Bay Eden,

"Dönek" adlı öykünüzü çok beğendik."

"Öykünüzü dergimizde...

...yayımlamak istiyoruz." - Hangi dergi?

"L'Eroica."

"Zarfın içinde ödeme çeki bulacaksınız."

Bir bakayım.

200 bin liret! Tanrım!

- Ne? - Kendin oku.

Yol açık, Maria! Yol açık!

Günaydın.

- Selam evlat. - İşte geldik.

İşte yüz altmış.

Bir kutu zeytinyağı lütfen.

"Aşkı parçalamayı dene. Sadece dene."

"Sanki suç işlemiş gibi ödersin sonuçlarını."

"Özellikle inkar edersen aşkın güzelliğini..."

"Basit bir adam için..."

"Tek varlığı kalbi olan bir adam için."

Martin!

Ziyaretçin var.

Martin!

Elena.

Elena, Maria.

Sonunda tanıştık! Ne güzel bir bayan.

- Çocuklar. - Memnun oldum.

Elena.

Gidip kahve yapayım. Böylece yalnız kalabilirler.

- Sorun ne? - Annemle tartıştım.

Ama şimdi sadece seninle olmak istiyorum.

Ne oldu?

Ciddi bir şey değil.

Benim için endişeleniyor.

Birlikte mutlu olabileceğimizi düşünmüyor.

Ama mutlu oluruz, değil mi Martin?

Çoktan olduk.

DÖNEK

Surata bir yumruk.

Kalbe bir darbe.

Yayımlamalarına şaşırdım.

Köpeğe kemik atıyorlar.

Beni utandırıyorsun. Geçinmek için hikayelerimi satmam lazım.

Geçimini farklı bir şekilde sağla.

Denize git, insanlar arasında kal, dünyayı dolaş Martin.

Yapamam.

Elena'yı seviyorum. Ona bağlıyım.

"Elena'yı seviyorum!" Bir peri masalında yaşıyorsun, Martin:

"Prenses ve Denizci."

Sana bakacak ve seni olduğun gibi...

...kabul edecek bir kadın bul.

- Ama yazıyorsam, ona borçluyum. - Kapa çeneni!

O aptal için yazmıyorsun.

Sakın yapma!

- Sakın yapma! - Öldür beni.

"Söndür o mumu."

Sana sonsuza dek borçlu olurum.

Özür dilerim.

Seni uyarıyorum, Martin. Zaman kaybetme.

Sefil, aptal, cahil kölelerden başka bir şey olmadıkları için...

...kaç kişinin açlıktan öldüğünü...

...veya hapse girdiğini biliyor musun?

Savaş onlarla, Martin. Sosyalizm için savaş.

Senin ve benim sosyalistlerle bir ilgimiz yok!

Yine de onlarla vakit geçirmekte ısrar ediyorsun!

Sosyalizm kaçınılmazdır. Köleler artık çok fazlalaştı.

Şu anda yöneten domuzlara karşı her şey tercih edilir.

Sosyalizm yazılarına bir anlam katacak Martin.

Seni yaklaşan hayal kırıklığından...

...kurtaracak tek şey...

...bu olabilir.

Ne hayal kırıklığı?

Bırakın geçelim!

Uzaklaşın!

Yoldaşlar!

Grevin duruşu yumuşatılmayacak.

Karar verildi.

Ama ne kadar dayanabiliriz?

Grevimiz sayesinde malına el koyulan...

...patronlara karşı avantaj elde etmek için...

...yiyecek stoklamalıydık.

Ama bizim de onlar gibi malımıza el koyudu.

Bu bir hataydı.

Gelecekteki mücadeleler için dikkate alınacak bir şey.

Söylemek istediğim buydu.

Hadi, söz al.

Onlara niye sosyalizm istemediğini söyle.

Ama kıyamet kopar.

Bu onlara iyi gelir.

Bir şeyleri tartışmaları gerekiyor, sen de öyle.

İyi akşamlar.

Adım Martin Eden...

...ve hepinize bir soru sormak için konuşmayı kabul ettim.

Az önce o adamları niye kovaladınız?

Çünkü onlar uşak.

Uşaklar, doğru.

Ama ben burada sadece köleleri görebiliyorum.

Ne diyorsun sen? Bu ne cüret? Köle sensin.

İnsanın her zaman bir efendisi olmuştur.

Ve bu efendi ya doğa ya da başka bir insandır.

Etrafımda gördüğüm şey bu; köleler.

Yüzlerce ve binlerce yıllık köleler.

Kölelerin çocukları, kölelerin torunları, efendi olmadan...

...hiç çalışmamış kölelerin nesli. Bunu inkar edebilir misiniz?

Evrim yasası der ki:

Güç ve kölelerle donatılmış, daha güçlü,...

....daha iyi organize olmuş bireyler zayıf olanları kontrol eder.

Hadi ama, bu eski hikayeyi biliyoruz.

Elbette biliyorsunuz.

İnsan evriminin eski yasası her zaman olduğu gibi aynı.

Bu yasanın kaldırıldığı ve bireylerin devlet tarafından...

...özgürleştirildiği bir toplumu hayal ediyorsunuz.

Fakat doğal bir yasayı...

...ahlaki bir yasayla kaldırmak nasıl mümkün olabilir?

Hedefler doğru; sosyal adalet, özgürlük.

Ama kimin için uygulanıyorlar? Genel olarak toplum için.

Ya bireyler?

Yeni toplumunuzda onların nasıl bir rolleri var?

Sadece kolektifi önemseyemezsiniz.

Ne olmuş yani?

Yani, bir köle topluluğu, onu oluşturan kişilere...

...saygı duymadan kendini örgütlemeye başlar başlamaz...

...düşüşü başlar.

Aralarında en güçlüsü yeni efendileri olur.

Ancak bu sefer kurnaz entrikaları,...

...dalkavukluğu, aldatma ve yalanları ve patronlarınızın bugün size...

...yaptıklarından daha kötüsünü gizlice yaparlar.

Evrim yasasını görmezden gelen hiçbir toplum dayanamaz.

Yoksa insan evriminin başka bir yasasını mı keşfettin?

Kapa çeneni!

Git evine!

Sakin olun!

Sosyalistlerin evrim yasasını görmezden geldikleri doğru değil.

Hukukun bu kadar pis yozlaşmasını...

...ana düşmanımız olan bireycilik gibi reddediyoruz.

BRISS'DEN KARDEŞÇE SEVGİYLE

Günaydın.

Giremezsin.

- Niye? - Defol.

- Ama para ödeyeceğim. - Öyle değil.

Sosyalistlere hizmet vermiyoruz.

Hey, o gazetenin bir fiyatı var!

Al.

İnanılmaz!

Al.

Giosuè.

Martin Eden! Buyurun. Sizinle röportaj yapabilir miyim?

- Elbette. - Gerçekten mi?

Buraya gel.

Hadi Martin, ona bir ders ver.

İlk soruna cevap bu.

Hiçbir yere gitmiyorsun.

Bu zor bir soru.

Çünkü bakkal artık bana veresiye vermeyecek.

Ne? Cevabım çok mu dürüst?

Rahat bırak beni.

Git Giosuè, git.

- Seni tutuklatacağım. - Ne?

Seni tutuklatacağım!

Briss, ne oldu?

- Ne? - Hastayım.

Beni eve götür.

Bayan Elena, Bay Eden geldi.

Teşekkür ederim, Carmela.

Elena.

Martin... Niye?

Elena...

- Açıklamama izin ver. - Hayır, açıklamayı ben yapayım.

Bu senin gerçek tutkunsa seni takip etmeye niyetim yok.

Anlaşmamız böyle değildi.

Affet beni Martin.

Sizi eski dostumuz Yargıç Mattei'yle tanıştırmak istiyorum.

Martin Eden.

- Memnun oldum. - O zevk bana ait.

İyi akşamlar, Elena.

İyi akşamlar. Geliyorum.

Biz üç kat fiyat ödeyerek biraz sebze bulmayı başardık.

Grev tüm ulaşımı engelledi.

Kahrolası grev.

İnsanları aç bırakmak doğru mu?

Carmela, yaşadığın yer aynı mı?

Aynı, Bay Orsini.

Torunlarıma süt tozu vermek zorunda kaldım.

Evet, Bay Eden, şimdi hatırladım.

Adınızı gazetede okumuştum.

Birçok kişi okumuş olmalı. O gazete çok satar.

Mahkeme salonunu boylamadığınız sürece...

...sosyalist olmazsınız.

Kendimi asla sosyalist ilan etmem. Ben sosyalist değilim.

Güzel!

Hasta zaten iyileşme yolunda.

Zaman, bu gençlik hastalıkları için en iyi ilaçtır.

Görüyorum ki titiz doktorlarsınız...

...ama aynı zamanda hastayı da dinleyin.

Bana teşhis koyduğunuz hastalıktan muzdaripsiniz.

Görüşleri tersine çevirmek büyük bir avukatın taktiğidir.

- Liberalsiniz, yoksa yanılıyor muyum? - Yanılmıyorsunuz.

Ailem nesillerdir liberaldir.

Bay Orsini de aynı şeyi kendisi için söylüyor.

En iyi ekonomik sistemin serbest piyasa olduğuna inanıyorsunuz...

...ve kendinizi meritokrasinin ve rekabetin destekçileri olarak görüyorsunuz.

Oysa siz onların canlılığını zayıflatan kanunlardan yanasınız.

Ticareti düzenlediniz,...

...endüstriyel gruplar arasındaki birleşmelere sınırlar koydunuz.

Devletin ulusal sanayiye arka çıkmasına ve maddi olarak desteklemesine...

...izin verdiniz. - Bakın,...

...nerede ekonomi politik okuduğunuzu bilmiyorum.

Sanırım bir geminin yük ambarında.

Ancak bunlar, istihdamı artırmak için tekellere karşı...

...gerekli olan yasalar.

Buna karşı mısınız? Nedenini tahmin bile edemiyorum.

- Değilseniz ne demek istediğinizi anlayamıyorum. - Benimle ilgili değil.

Demek istediğim, sosyalizmden muzdarip olan ben değilim, sizsiniz.

Sosyalist önlemleri geçiren sizsiniz.

Sosyalizm sizin fikirlerinizde, benim değil.

Ben etkilenmedim.

Sosyalizme ve...

...temsil ettiğinizi iddia ettiğiniz demokrasinin saçmalığına karşıyım.

Abartma.

Sadece domuz gibi zengin olmak isteyen tüccarları ve esnafları destekliyorsunuz.

Böyle insanlara da liberal diyorsunuz.

Ama sizin dünyanızda liberalizm yok.

Hiç olmadı da. Bu bir hata olur.

Çünkü dünya gerçek bireylere, aristokratlara,...

...asla durmayan, uzlaşmayı kabul etmeyen,...

...sosyalizmden korkan sosyalistleri yutacak olan...

...siz büyük sarışın hayvanlara,...

...kendinizi bireyci olarak gören sizlere aittir.

Hiçbir şey anlamadığınızı biliyorum ve artık sizi rahatsız etmeyeceğim.

Ama bir şeyi unutmayın.

Şehirde muhtemelen beş ya da altı gerçek bireyci var...

...ama onlardan biri de Martin Eden.

Spencer'ın şu kitapları.

En toyların üzerinde tuhaf bir etkisi var.

Bilinmez dışında bir Tanrı yoktur.

Ve Herbert Spencer onun peygamberidir.

Benimle Spencer'ı konuşamazsınız.

- Beni iğrendiriyorsunuz! - Yeter!

Dayanılmaz birisin!

Senin yüzünden buradayım.

Yalnız sen.

Yalnız sen!

İzninizle.

Onu fazla yormayın, lütfen.

Elbette.

Briss. Neler oluyor?

- Kendini nasıl hissediyorsun? - Eh işte.

Ama zamanımı boşa harcamadım.

Bir şiir yazdım.

Düzyazı benim işim değil.

"Efemera"

Dizelerinden birinden aldım.

"Dostum, son efemera."

Bu eser hırsızlığı.

Hayır, bu bir onur.

Oku şunu.

Ama kimseye gösterme.

Söz veriyorum.

Bir İncil.

- Alo? - Elena!

Seni görmem lazım. Üzgünüm.

Sana diyecek bir şeyim yok.

- Sevgilim... - Gitmek zorundayım.

Elena!

Martin, Bayan Elena burada değil.

- Hepsi dışarı çıktı. Evde kimse yok. - Hiç kimse yok mu?

Arturo bile mi?

Elena!

Bağırma, delikanlı.

İçeri gireyim, Carmela.

Bayan Elena sana göre değil.

Beni dansa davet etmeyecek misin?

- Ne yapıyorsun? - Her şeyi açıklayacağım.

Neyi açıklayacaksın? Onunla niye dans ediyorsun?

Vazgeç, dostum. Sana göre çok güçlü.

RUSS BRlSSENDEN'DEN EFEMERA

Martin!

Bu sana geldi.

"Sevgili Bay Eden,

Yazılarınızla ilgileniyoruz.

Lütfen acilen bizimle bağlantıya geçin. Çok önemli.

Saygılarımızla."

Bu iyi bir haber, değil mi?

Giremezsiniz!

İçinde delik olan bir İncil var.

Silah oradaydı.

İntihar gibi görünüyor ama beklemeliyiz.

Onu tanıyor musun? Tanrım!

Yaşamak için daha fazla cesarete ihtiyacın var. Şuna bak.

Şimdi hepsini temizlemeliyim.

Bu iyi bir iş değil.

- Tuhaf bir tipti. - Doğru.

Kendi kendine konuştu, sarhoş oldu. Kendine bakmadı.

Sana parayı vereceğim! Düelloyu durdurun.

Sakin olun!

Sakin olun!

Martin'in hıncı bana kalp krizi geçirtecek.

Sapasağlam.

Bana kalp krizi geçirteceksin, Martin.

Amma da salak!

Hadi.

Neyi bekliyoruz? Hadi!

Kımıldayın!

Alo.

Alo? Alo?

Tamam.

"Felsefe, Antik Yunanlılar kendilerini sadece düşünmeye...

...adamalarına izin veren...

...köleleri sayesinde...

...fiziksel emekten kaçınabildikleri için doğdu.

Nokta.

"Rus edebiyatı...

"18. yüzyıldan kalma büyük Rus edebiyatı,...

...insanları seven ve köleleştirilmiş...

...süt annelerden gelen sütle yetiştirilen...

...bir grup genç aristokrat sayesinde hayat buldu."

Nokta.

"Bu yüzden hükümetimizden, kültür ve bilgiden...

...elde edilen gelirin bir yüzdesinin,...

...söz konusu çalışmalarıyla kültür ve bilginin...

...gelişmesine sağlayan kölelere ve hizmetçilere...

...tahsis edilmesini istiyoruz."

Nokta.

İmza: Martin Eden.

Günaydın, Martin.

Vay anasını!

Oblomov gibi görünüyorsun.

O, bir parazit olarak doğdu.

Hadi.

İşte.

Herkese küçük hediyeler!

Kahve?

Bunu buraya bırakayım.

Ne istiyorsun?

Yayıncı olarak mı, arkadaş olarak mı?

Bana göre aynı.

Amerika seyahatinden önce...

...sadece birkaç gün kaldı.

Amerikalı yayıncın bazı doğa harikalarına bir tur düzenlemiş:

- Grand Canyon, Yellowstone... - Renato!

Perdeler kapandı.

Böyle devam edemezsin!

Evlat, kendini bırakmamalısın.

Örneğin, beni al.

Senden daha yaşlıyım. Bunu düşün.

Kötü günler geçirdiğimi biliyorsun.

Bok yemem gerekti.

Yine de hala buradayım.

Çünkü hayatın ellerinden tutmaya karar verdim.

"Bunu yapanların, herhangi bir işte...

...başarı kazananların cesaretlerine bak."

"İçlerinde acıma izi bile yok."

"O, bir düşmanın imalatıydı."

Düşman?

Böyle dalyarak gibi davranmayı bırak, Martin!

Benim için olmasaydı,...

...o lanet soytarı seni de Kaptanı da dilimlerdi.

Dilimler miydi? Olanaksız. Sadece bir numaraydı.

Bana saygı göstermek istemiyorsan, en azından sözleşmelerine saygı göster.

Sevgili Ben!

Kapitalistlerin hayran olduğu...

...tek edebiyat olan sözleşmelere saygı duyalım.

Bi siktir git!

Benimle saçma sapan konuşma Martin.

Renato, Amerika'ya ikizini gönderelim.

- Ne? - Benzerini.

Çok korkunçsun.

Gideceğim.

Amerika'ya gideceğim. Gideceğim.

- Sen ciddi misin? - Elbette!

Çünkü kibirliyim.

Onları ne kadar hor gördüğümü göstermek istiyorum.

Para dağıtmayı bırak.

Onun yerine paranın tadını çıkar.

Selam, Martin.

- Konuşmak için güzel bir yer. - Acelen mi var?

Evet. Çok önemli.

Savaşa karşıyız; bu ülkeye diz çöktürecek.

Sadece patronların çıkarlarına olacak.

Bu yeterli mi?

Brissenden de aynısını yapacağı için bunu yapıyorum.

Devrim için.

Kitaplarını okudum. Fena değil.

Ama daha iğrenç olabilirsin.

Teşekkür ederim.

- Sorun ne? - Sadece yorgunum.

Dikkatinizi çekebilir miyim? Sessizlik lütfen.

Arkadaşlarım ve benim hayat hakkında zevkle okuduğumuz...

...kitapların yazarı, büyük yazar Martin Eden...

...burada, aramızda.

Gerçi, Bay Eden fikirlerinizi paylaşmıyor.

Kapat artık!

Bırak kendisi adına konuşsun.

Kiminle konuşuyorsun? Buralarda kimse yok.

- Burası boş. - Kapa çeneni.

İnsan onurunu savunmak için...

...bir savaş başlatacağız ve kazanacağız.

Yazarlar kazanmamıza yardım etmez, Bay Eden,...

...onun gibi insanlar eder.

Halk.

Halk bizimle.

Halka!

Halka!

Bu çok güzel.

Dinle, Maria.

Kendini bana borçlu hissetmeni istemiyorum.

- Anlıyor musun? - Bizim için çok şey yaptın.

Tonino'ya bak.

Okuyor. Sadece kitap istiyor. Tıpkı senin gibi.

Martin, senin için endişeleniyorum.

Mutlu değilsin. Bunu gözlerinden anlayabiliyorum.

Bize bu daireyi satın aldın.

Bizimle kal.

Eskiden yaptığın gibi.

Rebecca, yabancı bir dil konuşuyorlar. Bu aramaları senin cevaplaman gerekiyor!

Burada her şeyi ben mi yapmak zorundayım?

Ne diyor?

Alo? Anlamıyorum. İtalyanca konuşun!

Lütfen, sadece İtalyanca biliyorum!

Dinle...

Anlamıyorum. Beni sinirlendirdin!

Bay Eden, basın toplantısına gitme zamanı.

Hazırlanın.

- O nasıl? - Bütün gün uyudu.

- Şimdi kendini daha iyi hissediyor. - Güzel.

O, RUSS BRISSENDEN Mİ?

Biraz tevazu gösterin, bayan!

Aşkım!

Sana birkaç gömlek aldım.

Kendine para harca! Sana kaç kez söylemem gerekiyor?

Martin, istediğimi yapıyorum.

Beni parçalara ayırıyorsun.

Margherita, tam bir baş ağrısısın. Aşkın acı veriyor.

Bay Eden.

Araba sizi bekliyor.

Bir dakika.

Herhangi bir adamı mutlu edebilirsin, Margherita.

Sakın kendine yağ çektirme. Kendime bakabilirim.

Git.

Git!

TEFECİLİK BİRLİĞİ

DENİZ ÇİFTÇİLERİ

Sessizlik, lütfen.

Günaydın.

Şimdi sıra sizde.

Nasılsınız Bay Eden?

Oldukça kötü, teşekkür ederim.

Beni buraya gelmeye ikna etmeleri biraz zaman aldı. Ben istemedim.

Toplum içinde konuşmaktan bıktım.

Bu kadar.

Size ciddi olarak söylüyorum; öldüğümde...

...şiirlerimi duygunun gözyaşlarıyla okuyacaksınız.

Bu arada, ben hayattayken...

...benimle ilgili saçma sapan bir sürü şey söylüyorlar.

Russ Brissenden olduğumu veya...

..."Kahrolsun Edep" yazılı bir pankart takıp...

...çıplak dolaştığımı söylüyorlar.

Ama ben Martin Eden'im.

Daha önce hiç kimsenin sevmediği ama şimdi tamamı öfke olan şeyleri yazdım.

Aynı şeyler olduğuna sizi temin ederim.

Çalışma daha önce yapılmıştı.

Onları istemeyen aynı insanlar bugün benimle ilgileniyor.

- Bize yazdığınız bir şeyi okuyun. - Memnuniyetle.

"Hukukun kusurları var."

"Yoksulların köpek sahibi olma hakları var."

"Bunun yerine fare besleyebilirler."

"Onlar için iyi ve vergiden muaf olur."

"Masraflı piçleriyle kodes odalarında yaşarlar."

"Neden sineklerle oynamıyorlar? Onlar evcil değil mi?"

"Ve meclise para ödemek zorundasınız."

"Buna son vermeliyiz, yoksa balina satın alacaklar."

"Bir karar alınması gerek:"

"Köpekleri yok et! Bu iyi bir fikir değil mi?"

"Bir sonraki önlem: Yoksulları yok et."

"Böylece meclis daha fazla tasarruf eder."

Şimdi kim konuşmak istiyor?

Bay Eden.

Tanrım. Bir not.

"Campana'yla karşılaştırıldığında iğrenç olduğunuz doğru mu?"

Niye ki?

Diğer şairlerle rekabet etmem. Zaten çok az şairimiz var.

Russ Brissenden büyük bir şairdi.

Yani kendinizi büyük bir şair olarak görüyorsunuz.

"Efemera"nın yaratıcısı Russ Brissenden'dir.

Son denemeleriniz anlaşılmaz.

Sizi temin ederim ki tüm denemelerim romanlarım gibi anlaşılabilir.

"Bulut ve Güneş"i anlayamıyorum.

Üzgünüm, becerememiş olmalıyım.

Size bir şey açıklamak istiyorum,...

...yazar Martin Eden yok.

O sadece hayal gücünüzün bir ürünü.

Aslında sadece bir serseri ve denizci.

Ben bir efsane değilim.

Denemeyi bırakın, beni beceremezsiniz.

Beni asla beceremezsiniz!

Martin Eden geliyor!

- Bay Eden! - Yol açın.

Bay Eden, ne kadar zamandır denizcisiniz?

On bir yaşından beri.

- Hiç isyan ettiniz mi? - Evet, ama kimseye söyleme.

"Efemera"yı ölü bir arkadaşınızın adıyla yayınladığınız doğru mu?

Kafanda bir şişe parçalayayım mı?

Yol açın!

Yapayım mı?

Hepiniz ne yaptığını gördünüz!

Merdiveni içeri koy.

Onu burada istemiyorum. Hadi, içeri koy!

Diğer kutuları al. Hassiktir!

Git kutuları al.

Sevgili Martin Eden!

Nasılsın? Şu an seni düşünüyordum.

- Giulia nerede? - İçeride. Baksana!

Giulia ve ben açılışa gelmen gerektiğini düşünüyoruz. Ne reklam kampanyası ama!

Büyük Martin Eden ve Bernardo Fiore.

- İkimiz de kendi başımıza başardık. - Gelirim.

Onu çağırayım. Giulia!

Martin burada.

İş rast gidecek.

Kocanın iş için yeteneği var.

Keşke anne ve babamız bizi şimdi görebilseydi.

Amerika'ya gidiyorum Giulia.

Amerika'ya uzun bir yolculuk olacak.

Gerçekten mi? Senin adına çok mutluyum.

Ama Bernardo anlaşmaya saygı duymalı, bir daha asla çalışmamalısın.

Ben de bir Eden'im, değil mi?

En iyisi.

- Sen dans etmekte de en iyisin. - Kes şunu! Seni seviyorum.

Amerika'dayken dans etmeye git, Martin Eden.

Martin!

Bu, Agnese.

- Memnun oldum. - O zevk bana ait.

Kabul etti. Evleneceğiz.

Harika haber. Tebrikler.

Bir dakikalığına izin verin. Dinle, Nino.

- Ne oldu? - Margherita'ya çantalarını hazırlamasını söyle.

Benimle geliyor.

Harika haber!

- Git. - Derhal.

- En içten dileklerimle. - Teşekkür ederim.

Hadi gidelim.

Martin!

- Bir dakika içinde dönerim. - Git.

Geri döndüğümde orada olacak mısın?

Git! Tebrikler.

Elena!

Annem, Yargıç Mattei'yle evlenmemi istedi.

Ne?

Yargıç Mattei'yi hatırlıyor musun?

Evet.

Şu işe yaramaz adam!

Evet!

Şimdi de benimle evlenmeni mi istiyor?

Seni her zaman sevdim.

Kimse kitaplarımı fark etmeseydi benden uzak dururdun.

Çok çok uzak.

- Bu doğru değil! - Doğru.

Evet.

Bu sikik kitaplardı.

Böyle konuşma.

Ne dedim?

"Sikik."

Argo kelimeler!

Her zamanki gibi argo kelimelerden rahatsız oluyorsun.

Değil mi?

Boşversene.

Çok geç, Elena.

Çok geç değil, Martin!

Üzgünüm, gidiyorum.

Nereye gidiyorsun?

Çok uzaklara.

Babamı, annemi, her şeyi reddedeceğim.

Hemen seninle kalmaya geleceğim.

Aşkına ihanet ettim ama artık onu yaşamak istiyorum.

Ne?

Anlamıyorum.

Hayat beni tiksindiriyor Elena.

Hayat beni tiksindiriyor.

O kadar yoğun yaşadım ki...

...başka bir şey için arzu hissetmiyorum.

Hala bir şeyler arzulayabilseydim seni isterdim.

Ama artık yapamayacağımdan eminim.

Bana hiç güvenmedin. Bizden utandın.

Bak.

Keşke sizin gibi olsaydım,...

...sizin gibi konuşsaydım, sizin gibi düşünseydim.

Yanında bir köpek!

Etrafta dolaşabileceğin güzel bir köpek!

Köpekleri yok et!

Buraya gelmeye cesaretin var!

Defol!

Dışarı!

Defol!

Savaş!

Savaş başladı!

Savaş!

Savaş başladı!

Bayım?

İyi misin?

Savaş başladı.

HALKIN KATLİAMINA HAYIR SAVAŞ İSTEMİYORUZ

Çeviri: Süt Kardeşler (Orhan & Hakan)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.