All language subtitles for Amos . Andrew (1993)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Romel. Yürüyüşe çıkıyoruz.

Aptal!

Merhaba bebeğim, benim. Geldiğimi haber vereyim dedim.

Telefonu yarına kadar bağlamayacaklar. O yüzden...

İyi geceler.

Evet evlat, bir telefon hakkın var. Onu kullanıyorsun. Kısa kes.

Burada harcadığın vergi verenlerin parası.

Arabanı dikkatli kullan. Kız kardeşine de selamımı ilet.

Sen de kendine iyi bak.

Ne oldu evlat? Arayacak kimsen yok mu?

Tamam, bu konuda anlaştık mı? Her şeyin konulduğu dev bir...

...karışık pizza. Bir kaç kola. Bira getiremeyeceğine emin misin?

Çünkü şu anda çok ihtiyacım var.

Dostum, telefon hakkıma ne oldu?

Görünüşe bakılırsa Bob ve Rita Bison evdeler.

- Herhalde bugün gelmişlerdir. - Haydi gidip merhaba diyelim.

Bu iyi bir fikir.

Romel.

Buraya gel oğlum. Haydi.

SATILDI.

- Hayatım. - Efendim?

Arabayla bizi ezmeye çalışanlar Bob ve Rita olamaz, değil mi?

Eminim Chris ya da Bobby Jr.'dir. Bu yıl hangisi mezun olmuştu?

Hangisinin büyük olduğunu hatırlamıyorum.

- Aman Tanrım! - Ne oldu?

Bison'ların salonunda siyah bir adam var.

- Ne? - Bak!

Müzik setini çalıyor.

- Romel, buraya gel. - Judy! Hayır Judy, buraya gel.

Romel! Romel!

- Romel, haydi. Hemen gitmeliyiz. - Romel'i burada bırakamayız.

Her şeylerini çalıyor. Polis çağırmamız gerek.

Yaza böyle başlayacağım aklımın ucundan bile geçmezdi.

Şüpheli bir siyah. Silahlı ve tehlikeli olduğu düşünülüyor.

Bölge polis müdürlüğüne Cecil Tolliver'i seçin.

- Phil, nereye gidiyorsun? - Diğer gözlüğümü bulmaya çalışıyorum.

Hayır, yani... Nereye gidiyorsun?

- İzlemeye. - Phil, oraya gidemezsin.

O adamı tutuklarlarken ne olacağını bilemezsin.

Tehlikeli birine benziyor. Phil! Sen sadece bir avukatsın.

Romel, tasman nerede?

- Bak, bak! - Ne oldu?

- Polis gelmiş. - Çok hızlılar.

Lanet olsun.

Beyefendi, el fenerini gözümden çeker misiniz?

- Özür dilerim. - Lütfen araçtan uzaklaşın.

Tamam.

Bölgeyi hemen terk etseniz iyi olur. Çünkü burada bir sorunumuz var.

Zaten arayan bizdik.

Memur bey, merak etmeyin. Kocam bir avukattır.

- Elbette efendim. - Evet.

- İzninizle. - Elbette.

Selam Şef, Bunlar biraz önce arayıp olayı ihbar eden çift olduklarını...

...iddia ediyorlar. - İsimleri ne?

Bilmiyorum. Henüz onlarla konuşmadım.

İsimlerini almadın mı?

- İyi akşamlar. - Merhaba.

Ben Şef Tolliver.

Anladığım kadarıyla bunu siz ihbar etmişsiniz. Öyle mi?

- Phil Gilman. - Siz aradınız demek.

Evet, bizdik.

Judy Gilman. Hiç vakit kaybetmedik.

Güzel, güzel. Evde birini mi gördünüz? Ne yapıyordu?

Evet, inanın şef Tolliver. Ben ırkçı değilim. Emin olun.

Ama bu adada kolları müzik seti malzemeleriyle dolu bir siyah...

...gördüğünüzde, ne yaptığını tahmin etmek için kahin...

...olmanız gerekmez. - Ev sahiplerini tanıyor musunuz?

- Bob ve Rita Bison. - Çok iyi insanlardır.

- Bu gece onları gördünüz mü? - Ona arabadan bahset.

- Evet, evet. Çocuklardan biri... - Hangisi olduğunu bilmiyoruz.

Köpeğimizi gezmeye çıkarmışken neredeyse bizi ezecekti.

Arabayı mezuniyet hediyesi olarak aldılar. Çocukların...

...nasıl olduğunu bilirsiniz. - Arabayı garaj yolunda gördük.

Yani doğal olarak çocukların içeride olduklarını...

Rehineler.

Tamam, söyle Riley'e tüfeğini ve dürbününü alıp buraya gelsin.

Herkesin kurşun geçirmez yelek giymesini istiyorum.

Bu geceki yardımlarınız için size teşekkür etmek istiyorum.

Biz sadece bu adada herkesin düşünmeden yapacağı şeyi yaptık.

Şimdi evinize dönseniz iyi olur. Burada yapmamız gereken bir iş var.

Yardım etmek için yapabileceğimiz başka bir şey yok mu?

Aslında var. Seçimlerde beni unutmayın.

Burada beklersek, o arabaya binip kaçmayı deneyebilir.

İçeride rehineler var.

Ne yapacağız şef?

Hem de seçim yılında.

Bu gece aklını kaçırdın. Cidden. Bu kadar heyecan iyi değil.

Bakar mısınız? Eski taşra yolunun nerede olduğunu söyler misiniz?

Sanırım kayboldum. - Zaten eski taşra yolundasınız.

- Öyle mi? - Polis değilsiniz herhalde?

Sadece belirli telsiz frekanslarını dinleme gibi garip bir...

...alışkanlığım vardır. - Siz gazetecisiniz!

Tamam beyler, hepiniz durumun ne olduğunu biliyorsunuz.

Gece operasyonu şef.

Sorusu olan?

- İsimleriniz nedir? - Gilman. G-l-L-M-A-N.

Ben de Judy, J harfiyle.

Bana olanları anlatın.

- İçeride bir adam var. - Siyah bir adamdı.

Pulitzer ödüllü Andrew Sterling.

Ne yapıyor bu?

Lanet olsun!

Harika!

Onu görüyorum.

Dışarı çıkıyor. Şimdi sakin olun.

Köpek!

Kımıldama! Polis! Silahını bırak!

- Arabayı mı istiyorsun? - Bırak dedim!

- Tamam tamam, kaldırdım! - Polis!

- Silahını bırak dedim! - Ne?

Polis! Polis, seni tutukluyoruz!

- Bırak dedim! - Seni duyamıyorum!

Bekle de alarmı kapatayım!

Donny! Donny!

Riley, lanet olsun, ateşi kes!

Ateşi kesin, ateşi kesin!

Ateşi kesin.

Donny!

Donny! Hemen buraya gel!

- Ne yaptığını sanıyorsun sen? - Arabanın alarmı yerimi belli etti.

- Ona ateş açtın. - Elinde silah vardı şef.

- Ben silah görmedim. - Yemin ederim!

Adamın silahı vardı. Dokuz milimetreliğe benziyordu.

Evet, ben de gördüm. Onu elinde tutuyordu.

Lanet şeyi bana doğrultmuştu!

İşte orada!

Şu silahı indirecek misin sen? Kesin şunu!

Adama ateş etmeyi kesin!

Oturun!

Stan ve Earl. Yan tarafa gidin. Biriniz arkaya göz kulak olsun.

Riley, sen yerinde kal.

Donny, sen de benimle gel.

Bakın, ışıkları kapatıyor.

Şimdi başımız dertte.

Şimdi rehineler için endişelenmemiz gerekecek.

Haydi tamamla Ernie. Olay yerine gidelim.

Sizinle gelebilir miyiz? Yani neredeyse polis şefi için...

...seçim kampanyasını yürüttüğümüz söylenebilir.

- Evet, büyük taraftarlarıyız. - Ne kadar büyük?

Çok büyük.

Tamam, şimdi lanet olası telefon şirketine ulaş ve bizim için eve...

...doğrudan telefon hattı çeksinler. Başka kimsenin aramasını ya da...

...aranmasını istemiyorum. Anladın mı?

- Çok net efendim. - Şanslıysak, yani çok şanslıysak...

...kimseye zarar vermeden o adamı çıkmaya ikna ederiz.

Yüzündeki o pisliği sil. Sen bir polis memurusun.

- Merhaba şef. - Valdo Lake.

Yine polis telsizini dinliyordun, değil mi?

- Merhaba. - Merhaba Şef Tolliver.

Merhaba.

İçeride kaç aile üyesinin olduğunu bilmiyoruz.

Çocuklardan biri olduğunu sanıyoruz. Ayrıca şüphelinin...

...silahı olduğuna inanıyoruz.

- Şef? - Evet?

Telefon şirketi bir kaç dakika içinde evle telefon...

...bağlantısını kuracaklarını söylüyor.

İyi. Çok iyi.

- Affedersiniz, ne diyordum? - Bir silahı mı vardı?

Silahı vardı. Bir silahı vardı, evet.

Dokuz milimetrelik.

Belki kan kaybından ölmüştür şef.

Merhaba. Şu anda evde değiliz. Ama adınız ve numaranızla...

- Alo? - Alo?

- Alo? - Sen kimsin?

- Sen kimsin? - Ben polis şefiyim.

Tanrıya şükür. Elinde silah olan bir adam vardı.

Dinle dışarıdayız. Evinizin etrafını sardık. Sen iyi misin?

- Evet, iyiyim. - Seni oradan çıkaracağız.

Silahlı adamı görüyor musun? Nerede olduğunu biliyor musun?

- Hayır. Görmüyorum. - Neredesin sen?

Üst katta yatak odasındayım.

Kimi gördüğünü tarif eder misin? Tek kişi mi?

Evet, sadece bir kişi. Ama sizi uyarayım. Baştan aşağı silahlıydı.

Araba alarmını kapatmaya çalıştım ama bana ateş etmeye başladı.

Ön kapıma ne yaptığını görmelisiniz!

- Bay Bison? - Bison mı? Adım Sterling.

Andrew Sterling.

Valdo, buraya gel.

Kamera olmasın, tamam mı?

Ernie. Sen gidip binanın görüntüsünü filan al.

Sen çok şey bilirsin Valdo. Andrew Sterling adı neden...

...çok tanıdık geliyor. - Yani ünlü Andrew Sterling mi?

Ünlü Andrew Sterling kim?

Şef, Andrew Sterling çok yetenekli, bir adamdır.

Çok ünlü biridir, onu hep görürüm. Tam olarak ne iş yaptığını...

...hatırlayamıyorum ama, bildiğim bir şey var.

- O nedir? - Siyah bir adam.

Ve bana soracak olursanız, bunu yapmasının tek nedeni siyah olmam.

Kim olduğunuzu biliyorum Bay Sterling. Tam olarak...

...neden bahsediyorsunuz? - Bu adada birinin beni...

...öldürmeye çalıştığını söylüyorum.

Tamam, sizi oradan çıkaracağız. Yerinizden ayrılmayın.

- Otur bebeğim. Otur. - Güzel, güzel, güzel.

Yerel bir kanal için mi çalışıyorsunuz?

Hayır, Valdo ve ben serbest çalışırız.

- Uzan, uzan. Yalvar. - Güzel, güzel.

Haberlerimizin çoğu kablolu yayına gider. Ama biz ulusal...

...yayına çıkabilmek için elimizden geleni yapıyoruz.

En çok izlenen saati hedefliyoruz. Polis programları.

Acil durum kurtarma belgeselleri. O tür şeyler.

Konuş Romel, konuş.

İnsanlar realite programlarına bayılıyor. Uyuşturucu baskınları...

...cinayetler, aile içi şiddet. Amerika bu şeylere bayılıyor.

Memur Donaldson. Onları arkaya götürün lütfen.

Devriye arabasına gelir misiniz lütfen?

- Evet, tabii. - Haydi bebeğim.

Ne zaman yayınlanacağını haber verin. Kaçırmak istemeyiz.

Evlat, korkarım o kasete el koymam gerekecek.

Basın özgürlüğü yasası ne olacak?

Basın özgürlüğünün canı cehenneme.

Donny. Hiç Andrew Sterling diye birini duydun mu?

Evet, elbette Şef. Herkes duymamış mıdır?

Güle güle şef.

- Size iyi geceler. - İyi geceler.

- Tanrım, yorgun görünüyor. - Belki de başı ağrıyordur.

Hırsız yok, rehine yok.

Ve ortada işlenen bir suç da yok.

Peki ya silah şef?

Siyah bir adam, bana bir silah doğrultmuştu.

Evet, o Andrew Sterling'di. Lanet olası araba alarmını...

...kapatmaya çalışıyordu.

Senin ve o iki geri zekalının sayesinde, adamı neredeyse...

...kendi evinde öldürüyorduk.

Tanrım, bu duyulacak olursa seçimde beni çarmıha gererler.

Dur bir dakika, bir fikrim var.

Delice, ama bir fikrim var.

Amos Odel, bakalım burada neler var? Bir kaç içki için...

...huzuru bozma mahkumiyeti. Ve reşit olmamış bir kızın...

...suça teşvik edilmesi.

Bu konuda ne söyleyeceksin?

18'inde görünüyordu.

Lafı uzatmaya gerek yok, tamam mı?

Daha önce 5 eyalette yakalanmaktan kurtuldun...

...ve sonunda çalıntı bir arabayla benim adama geldin.

Babasının arabasıydı. Bana anahtarları kendisi verdi.

Herhalde namlusu kesilmiş tüfek ve bir sürü bozuk...

...paranın bagajda ne işi olduğunu öğrenebilirim.

- Herhalde öğrenebilirsin. - Bence de öğrenebilirim.

Şanslı günündesin dostum. Sana küçük bir teklifim olacak.

Tam olarak profesyonel diyebileceğim tiplerden değilsin...

...ama bizimle iş birliği yapmazsan, bir yargıcı senin, biz kanun...

...koruyucuların 'kariyer suçlusu' dediğimiz türden bir suçlu...

...olduğuna ikna edebilirim.

Ne demek istediğimi anladın mı?

Bölge seçmenlerinin en çok endişelendiği şeyi biliyor musun?

Suç.

Çok doğru. Kanun ve düzen.

Suçla mücadele, seçmenlerim için vergiler ve harcamalar kadar önemli.

Beni dinliyor musun?

Evet efendim. İçeri gireceğim. Adamı rehin alacağım.

Teslim olacağım. Ve kasabadan ilk otobüsle ayrılacağım.

Anlaşma bu değil mi patron? - Anlaşma bu.

O otobüsten indiğinde bastığın toprak Kanada'ya ait olsun yeter.

- Bay Sterling. - Nerede kaldınız siz?

Beni dinleyin. Sizi almak için gireceğiz.

Bir şey daha, silahınız var mı?

Sadece bir tava.

İçeri girip çıkmanı istiyorum, anladın mı? Gir ve çık.

Kamerayı al Earnie. Yeniden iş başındayız.

- Bu kadar yeter! - Yerel kanalı arıyorum.

11 haberlerine çıkmamam için geçerli hiçbir sebep yok!

- Silah sesi duydum. - Merak etmeyin. Bize ateş ediyordu.

- Peki şimdi nerede? - Baştan aşağı silahlı olduğu...

...konusunda haklıymışsınız.

Şu anda üst kattaki yatak odasında. Dur bir dakika.

Dur, dur.

Dikkatli ol. Elinde bir tava var.

Çok korktum!

Haydi Donny. Haberleri kontrol etme zamanı geldi.

O neydi?

Bir şey duydum. Biri merdivenden yukarı geliyor.

Ses çıkarmayın Bay Sterling. Nerede olduğunuzu bilmiyor.

Burada olduğunu biliyorum.

Bay Sterling?

Haydi yatağın altından çık.

Kalk kalk, haydi.

Şimdi dön bakalım. Sana şöyle iyice bir bakayım.

Burada ne yapıyordun?

Burası benim evim.

Sahi mi? Burası senin evin mi? Bu yeri satın mı aldın?

Evet, bu yer bana ait.

Buranın aşçısı olmadığından emin misin?

Beni dinle. Bu evi satın aldım. Karşılığını nakit ödedim.

Sahibi benim!

Anlaşılan evi geçen kış satın almış.

Elbette burada yaşayacak olmasından gurur duyarız.

Ama bu hapishane kaçağı vakası çok kötü oldu.

Ona bu şekilde hoş geldin demek istemezdik.

Merak etme kardeşim. Bu sadece görünüş için.

Ben senin kardeşin değilim.

Kişisel bir şey değil.

Sen burada kal eski dostum. Hala istediğin haberi yakalaman...

...mümkün olabilir. Haydi Donny! Gidelim.

Umarım mahsuru yoktur. Ama bir biraya ihtiyacım var.

Sen bir suikastçısın değil mi?

Hapishanenin kötü yanlarından biri bira olmaması.

Bir de kadın olmaması. Ama birinin gönderilmesini sağlıyordum.

Sen beni öldürmeye çalıştın.

- Seni öldürmeyi neden isteyeyim? - Çünkü ben beyaz adamın...

...gülündeki dikenim. Ben halkımın sesiyim. Beyaz Amerika hakkındaki...

...gerçeği söylemekten korkmayan güçlü, öfkeli bir sesim.

- Adın ne? - Andrew Sterling.

Bay Sterling, beyaz adamın gülünde diken olmak dışında...

...düzenli bir işin var mı?

Kültürel antropolojiden doktora derecem var. Okulda ders verir...

...yapımcılık ve yönetmenlik yaparım. Ayrıca bir Broadway oyununun...

...ve şimdi de bir filmin yazarıyım. - Adı ne?

- "Hey kardeşim, neredesin?" - "Hey kardeşim, neredesin?"

Hiç duymadım.

Belki Pulitzer ödülü diye bir şey duymuşsundur.

- Onu kazandın mı? - Evet.

Ne kadar para verdiler?

Seni buraya kim gönderdi?

Hükümet için mi çalışıyorsun? Çünkü FBI'nın hakkımda...

...kalın bir dosya tuttuğunu biliyorum. Aslına bakarsan...

...o dosyayı gördüm. - Acaba benim için de var mı?

Beni öldürmen için seni kimin gönderdiğini öğrenmek istiyorum.

Bende bir tüfek, sende sadece bir tava var. Yani öldürmeye...

...gelmiş olsam, inan bana kardeşim şimdiye ölmüş olurdun.

- Bunu daha önce de söyledim... - Biliyorum, kardeşim değilsin.

- Evet? - Ben polis şefi Cecil Tolliver.

Evin etrafı tamamen sarıldı. Kaçış yolu yok.

Hey, burada kimin olduğunu biliyor musun?

- Evet biliyorum. - Yani, siyah bir adam.

Bu evde bir siyah yaşıyor. - Bu önemli değil.

Önemli olan onu serbest bırakman ve oradan çıkman.

Bana sorarsan, senin bir tür tavır sorunun var.

Beni oraya getirtmek mi istiyorsun?

Tamam, tamam. Dışarı çıkıyorum. Ama anlaşmamızı unutma.

Ne isim olacak, ne de yüz. Hiç kimse bir şey bilmeyecek.

Teslim olacağım ve kasabadan ilk otobüsle gideceğim.

Basın geldi.

- Tamam mı? - Basın mı?

- Gerçek basın. - Tamam mı? Orada mısın?

- 10 dakika bekle. - 10 dakika mı?

Beni duydun.

- Haydi buraya getir! - Çabuk ol, kamerayı hazırla!

Manşeti okumak varken dedikodu köşesini okumaya gerek yok.

Git arabadan kravatımı getir.

- Nezle mi oldun? - Saman nezlesi.

Saman nezlesi mi oldun? Ben de saman nezlesi oldum.

Sadece çim biçince olur ama, beni yeni biçilmiş bir bahçeye...

...koyarsan geberir giderim. O kadar kötü.

Saat kaç?

Çok güzel bir saat. Bir keresinde bir dergide böyle bir saat gördüm.

Umarım bir gün kendime böyle bir saat alabilirim.

Paranın yeteceğinden şüpheliyim.

Satın almaktan bahseden kim?

- Donny? - Efendim şef?

Diğer adamları buraya getir, tamam mı? Kalabalığı kontrol...

...etmek ve basın için bir kaç kişiye ihtiyacım var.

Burada yeni bir Vietnam istemiyorum.

Anlaşıldı Şef. Başka Vietnam olmayacak.

Şu anda karanlık bir taşra yolunda canlı yayındayım.

Yoğun pazarlıklar sonucu... - Silahlı saldırgan rehin olarak...

Firar, öldürücü silahla saldırı, adam kaçırma, bunları daha...

...önceden sahip olduğu sabıkalarına ekleyebilirsiniz.

Adı Amos Odel. Biz kanun koruyucuların 'kariyer suçluları'...

...olarak tarif ettiği türden biri.

Şu işe bak!

Şimdi izninizle, yapmam gereken bir iş var.

O polisler ellerine geçecek en küçük fırsatta, bir saniye bile...

...düşünmeden işimi bitireceklerdir.

Donny.

Ben...

Ben polis şefi. Ellerini havaya kaldırıp dışarı çık.

Teşekkür ederim.

İşte orada!

Ne yapıyor bu lanet olası?

Aman Tanrım, bu Andrew Sterling.

Andrew Sterling mi?

Şimdi silahını bırak ve rehinenin gitmesine izin ver.

Tamam, beni dinleyin! 1 milyon dolar istiyorum!

Bir de helikopter! Yoksa beynini uçururum!

Teşekkür ederim!

- Fenton, ojeni mahvedeceksin. - Ula, sessiz ol.

Ünlü siyah yazar, akademisyen ve şöhret olan Andrew Sterling...

...lüks ada evinde bir adam tarafından rehin tutuluyor.

Söylemiştim kardeşim. Seni o lanet olası adadaki sözüm ona...

...liberaller hakkında uyarmıştım.

Savcılık bize yardım etmek için destek ve rehine pazarlık...

...uzmanı gönderiyor. - Ona gerek olmadığını söyle.

Bu iş fazla uzun sürmeyecek.

1 milyon dolar ve bir helikopter. Tanrım, ne kadar da orijinaliz.

Herkesin istediği bu değil mi? Para ve kaçma şansı.

Bunu sadece onları oyalamak için söyledim.

Nasıl oldu da senin gibi biri, böyle bir adaya gelmeyi başardı?

Kanada olduğunu sanıyordum.

Ne dedin, anlamadım?

Ne bileyim ben Pittsburgh'lüyüm. Buraya daha önce hiç gelmedim.

Herhalde aklımdan geçen başka bir adaydı.

- İnanılmaz. - Evet. Doğaldır.

Coğrafya dersinden kalmıştım ve yön bulma duyum berbattır.

Her neyse, bir kaç bira içmiştim. Ve Amerikan parasını...

...Kanada parasına çevirmeye çalışıyordum.

Çoğunlukla küçük banknotlardı.

Ve sanırım bankadaki insanlar biraz şüphelendiler çünkü...

...bir anda polisler geldi ve beni tutukladılar.

Amos Odel.

Uzak dur. Ve sakın daha fazla yaklaşmaya kalkma!

Silahı ver Amos.

Neden acele edip şu zenciyi vurmuyorsun?

Nasıl olsa onu bu adada istemezdim.

Silahı bırak Amos. Sen katil değilsin.

Sadece ucuz bir fırsatçısın.

Evet. Öyleyse iki kişi olduk demektir, değil mi?

Evet.

Şu zenci sözü için özür dilerim Bay Sterling. Sadece dikkatini...

Al sana zenci!

Sana bunu yapmak hoşuma gitmiyor. Gerçekten.

Ama bir şekilde Kanada'ya ulaşmak istiyorsam elimde...

...en azından bir kozumun olması gerekiyor.

Shirley, ben peder Fenton Brunch.

Shirley, ben peder Fenton Brunch.

Çok önemli bir acil durum var. Birlikleri çağırmalıyız.

Gece yarısı olduğunun farkındayım. Gerekiyorsa para da ver.

Bu ulusal yayın demek. Ulaşabileceğimiz her erkek...

...kadın ve çocuğa ihtiyacımız var.

Şef, beni duyuyor musun? Tamam.

Stan, Earl, Riley. O basın mensuplarını unutsanız iyi olur.

Evin etrafında kimse kalmadı.

Anlaşıldı. Hemen geliyoruz.

Şef, beni duyuyor musun? Tamam.

Rehine dramı. Phil ve Judy Gilman'la röportaj.

Arkanı dön.

Yakala.

- Şef? İyi misin? - Gidelim.

Donny, ben evin yan tarafına geçiyorum.

- Merhaba. - Merhaba.

Ne yapıyorsunuz burada?

Bu kendilerinin çekeceği kadar önemli bir olay.

Bizim verebileceklerimizle ilgilenmezler.

Bu televizyona çıkamayacağımız anlamına mı geliyor?

Daha da kötü. Polis şefi kasete el koydu.

- Bunu yapamaz. - Yaptı.

Bu bana basın özgürlüğü haklarının ihlali gibi geldi.

- Ben de öyle dedim. - Bunun peşini bırakmayacağımdan...

...emin olabilirsiniz. - Phil, Chicago 7' lisinin...

...avukatlarından biriydi. Hatta Life dergisinde fotoğrafı bile çıktı.

Sadece yardımcıydım aslında. Hukuk fakültesini yeni bitirmiştim.

Şimdi genelde sakatlanma davalarıyla ilgileniyor.

Evet ama zamanım olsa, anayasanın incelikli noktalarını tartışmaktan...

...çok hoşlanacağım bir şey olmazdı.

Şimdi nereye gideceğiz Macellan?

Olamaz, yine o köpek!

Bahse varım bu şeyin arkasında tüm mahalle var.

Anlaşılan evde kimse yok.

Gel oğlum, gel oğlum.

Uslu köpek, uslu köpek. Uslu köpek.

Köpekçik, köpekçik, köpekçik.

Uslu köpek, sessiz ol.

Sus dedim!

Otur!

Uzak tut o hayvanı benden.

Şuna bak.

Seninle tokalaşmak istiyor.

O köpekle tokalaşmam ben!

Tokalaşmazsan duygularını incitebilirsin.

Olmaz!

- Isırmasından mı korkuyorsun? - Köpeklere alerjim var.

Köpeklere alerjin var ve saman nezlesisin.

Evet, köpeklere alerjim var ve saman nezlesiyim.

Bu çok kötü.

Ayrıca muhtemelen onun için sıradan bir zenciyim.

Köpekler renk körüdür.

Bu köpeğe baktığımda siyahları sevmediğini anlayabiliyorum.

Kesin olan şu ki elini sıkmazsan, senden sonraki siyahı sevmeyecek.

Pençesini.

Doktor R.A. Fink. Suçlu psikoloğa ve serbest rehine krizi danışmanı.

- Doktor Fink. - Bana Rol diyebilirsin.

Haydi toplanın kardeşlerim! Bu ırkçı beyaz toplumun...

...adaletsizlikleri karşısında bir siyah öfkesi okyanusu üstünde...

...güneşin doğmasını istiyorum! Çünkü onların tek amaçları...

...bir siyah adamın istediği yerde yaşamasına engel olmak!

- Evet! - Haydi dostlarım, otobüslerinize!

Haydi dostlarım haydi.

İşte şimdi oldu.

Hay aksi.

Ne oldu? Senin gibilerin araba çalmayı bildiklerini sanırdım.

Çok fazla televizyon izliyorsun. Ve ben araba hırsızı değilim.

Hayatım boyunca biri anahtarları teslim etmeden araba çalmadım.

Burada araba anahtarı yok.

Şu beyazlar!

Merhaba Amos. Ben doktor R.A. Fink.

Ama istersen bana Rol diyebilirsin.

Sana yardım etmek için geldim.

Arkadaşın olmak istiyorum, Amos.

Sen de benim arkadaşım olmak ister misin?

Bak ne buldum. Gizli hazine.

Bak ne buldum. Gizli hazine.

Neden elinde fırsat varken buradan gitmiyorsun?

Sonra ne yapayım, Kanada'ya kadar yürüyeyim mi?

Yalancı.

Bence çok fazla televizyon izleyen kişi asıl sensin.

Her siyah uyuşturucu kullanmaz.

Benim tanıdıklarım kullanıyor.

Bak, senden hoşlandı. Sadece seni tanıması gerekiyormuş.

Herhalde çocukluğunda hiç köpeğin olmamıştı.

Hayır, köpeğimiz vardı.

Köpeklere alerjin olduğunu söylememiş miydin?

İğne oluyordum.

Her hafta gidiyordum ve doktor alerji iğnesi yapıyordu.

İğneden nefret ederim. İğneyi hiç sevmem.

Peki ya o dövmeler? Onları iğneyle yapmadılar mı?

Ama o farklı. Sarhoştum.

Ben küçükken hiç evcil hayvanımız olmadı.

Babam vurabilecekleri dışında hayvanları hiç sevmezdi.

Deniz maymunu almama bile izin vermemişti.

Deniz maymunu da ne?

Deniz maymununun ne olduğunu bilirsin. Dergilerin, mizah...

...dergilerinin arkalarında olur. Reklamını görmüşsündür.

Hayır.

Onları suya koyarsın ve sanki bir deniz dolusu yaratığın olur.

Her zaman deniz maymunları istemişimdir çünkü resimlerde...

...hep çok mutlu görünürlerdi. Etrafta yüzüp dururlar...

...gülümserler, gülerler. Hem de koca bir aile.

Evet.

Evet sanırım kendi ailemin de bir deniz maymunu ailesi gibi...

...olmasını istiyordum.

O yüzden babam evden temelli olarak ayrıldıktan sonra...

...bu defa annemden deniz maymunu istemeye başladım.

Her doğum günümde, her Noel'de. Sonunda beni dinlemekten...

...o kadar bıktı ki, bana onlardan aldı.

Evet bana onlardan sipariş etti.

Geldiklerinde çok heyecanlandım.

Ne oldu?

- Ne? - Ne oldu?

Hiç. O şeyi suya boşalttım. Bekledim, bekledim...

...sadece kirlendi ve pislikle doldu. Sonunda annem götürüp tuvalete...

...dökmek zorunda kaldı.

Ama elden ne gelir? Kullanım kılavuzunu hiç anlayamamıştım.

Polisler, beni duyuyor musunuz?

- Bu kim? - Bu o. Amos Odel.

O telsizi nereden bulmuş?

Şef! Şefi yakalamış olmalı.

Orada mısınız?

Evet, ben memur Donaldson.

Milyon dolarım ve helikopterim nerede Donaldson?

Şimdi bir saniye sakin ol Amos. Şefin iyi olup olmadığını...

...öğrenmek istiyorum, tamam mı?

Biliyordum. Bu aptal polisler hala diğer evde olduğumuzu sanıyor.

Size yemin ediyorum, memur Donaldson efendim. Şef çok iyi.

Görebilmemiz için pencere kenarına getirsin.

Görebilmemiz için onu pencere kenarına getir.

Peki ya size evde olmadığımızı söylersem?

Öyleyse, sana sadece bir yalancısın demek zorunda kalırım Amos.

Sakın bana yalan söylemekten bahsetme!

Onu kızdırma, ne yaparsan yap ama onu sakın kızdırma.

Şimdi sakin ol Amos. Sadece kimsenin canının yanmasını...

...istemiyoruz. Hepsi bu. - Öyleyse bana paramı ve...

...helikopterimi getirin ve elinizi çabuk tutun.

Hepsi bu kadar. İyi geceler.

Kapattı.

Ben onu yalnız arayacağım. Ulaşmaya çalışıyor.

İletişim kurmaya çalıştığını hissediyorum.

Özür dilerim. Özür dilerim.

- Kazağımı ister misin hayatım? - Hayır.

Eve döneceğim. Zaten köpeğin çıkması gerekiyordu.

- Emin misin? Verebilirim. - İstemem.

İçeride fazla kapalı kalırsa Romel'in eve ne yaptığını biliyorsun.

- Ailen var mı? - Karım var.

Bir zamanlar benim de bir tane vardı.

Aramak ister misin?

Şu anda kız kardeşini ziyaret etmek için Boston'da.

Onu oradan da arayabiliriz. Belki seni haberlerde görmüştür.

İstersen karımı buna bulaştırmayalım, tamam mı?

Bunları bağlamayı biliyor musun?

Karın bir beyaz, değil mi?

- Her şeyi anladığını sanıyorsun. - Bunu hep görüyorum.

Kendine isim yapan bir siyah. Cebine biraz para girmiştir.

Ve hemen kendine göğüslerini yaptırmış zayıf ve küçük bir...

...sarışın kadın bulur. Nereden geldiğini ve kim olduğunu unutmak...

...için gidip güzel bir mahallede rahat bir hayat sürmeye başlar.

Dikkatli ol.

Hiç New York'a gittin mi?

Ben New York'ta büyüdüm.

Harlem'in güzel bir bölümünde yaşardık.

12 yaşındayken, bir gün bir kaç arkadaşımla eve geldim.

Yüksek sesle konuşuyorduk ve sokaklarda öğrendiğimiz...

...argo kelimeleri kullanıyorduk. Babam bizi duydu.

Arkadaşlarıma gitmelerini söyledi.

Sonra beni banyoya götürdü ve ağzımı sabunla yıkadı.

Sebebi bir siyah gibi konuşmamı istememesiydi.

Babam eğitimli bir adamdı. Babası gibi o da üniversite...

...mezunuydu. Yine kendi babası gibi, bir muhasebeciydi.

Büyük bir New York şirketinde çalışıyordu. Tüm binada...

...sadece iki siyah vardı. Babam ve bir hademe.

38 yıl sonra, tam ortak olarak emekli oldu.

Ve bir hafta dolmadan, öldü.

Cenazesine o iş yerinden bir tek kişi bile gelmedi.

Hayatının tam 38 yılını harcadı ve bir tek beyaz yüz bile yoktu.

Sadece o yaşlı hademe gelecek kadar değer vermişti.

Benim babam, beyaz adamın dünyasında başarılı olmuştu.

Oğlunun da beyaz adamın dünyasında başarılı olmasını...

...istiyordu. Ama sakın bir saniye için bile, kim olduğumu ya da...

...nereden geldiğimi unuttuğumu düşünmeye kalkma.

Evet Amos bence ikimiz birbirimize çok benziyoruz.

Çünkü ben de çok tutkuluyum ve çok ilgi isterim. Ve çok çabuk kızarım.

Aslında benim çok ciddi bir öfke sorunum var.

Ama sorunlarımızı toplumun kabul edilebilir olarak gördüğü...

...yöntemleri kullanarak tartışmalı ve öyle çözmeliyiz.

Şiddet hiçbir zaman çözüm olamaz.

Evet, adım Rommel. R-O-M-M-E-L.

Ve burası eski taşra yolu

Evet her şeyden koyacağınız dev bir karışık pizza.

Tamam, elbette. Görüşürüz.

Gerçekten pizza mı sipariş ettin?

Dostum pizza falan istemedim. Ben bir pizza arabası istedim.

Tamam, işte burada. Gel oğlum.

Ne?

Siz Bay ve Bayan Rommel olmalısınız.

- Lütfen bize zarar vermeyin. - Kim olduğunu biliyoruz.

İstediğin her şeyi al. - Para, mücevher.

Müzik setimiz var. Televizyon. Kameralar.

Çok değerli bir beysbol kartı koleksiyonum var.

Ted Williams! Çaylak yılı. Çok iyi durumda.

- Size çek de yazabiliriz. - Sus! Otur!

Siz değil.

Oturun.

Burada mı yaşıyorsunuz?

Evet, tatil zamanı.

Tatil zamanı mı?

Ne tatili? Neden bahsediyor bu?

Araba anahtarlarını vermesini söyle ve buradan git tamam mı?

Arabam olmaz!

O araba bana karımın yıl dönümü hediyesiydi.

Üzgünüm bayan ama şu anda çok sıkışık bir durumdayım.

- Anahtarları ver. - Hayır, ben vermedim.

İkinci karısının hediyesi.

Kalk!

Siz evli misiniz Bay Sterling. Size Andrew diyebilir miyim?

Karısından bahsetmekten hoşlanmıyor.

Çünkü beyaz. - Ben öyle bir şey demedim.

Bob ve Rita Bison çok iyi arkadaşlarımızdı. Bu yüzden...

...sizi ve karınızı tanımak için sabırsızlanıyoruz.

Yani beyaz bile olsa.

Donny bence yeterince süre beklersek, muhtemelen...

...kendi kendine teslim olacaktır.

Peki ya şef?

Ne yapmayı düşünüyorsun?

Hem de seçim yılı.

11 yaşımdaki doğum günümü hatırlıyorum. Parti vermiştik.

Annem ve babam bir palyaço getirtmişti. Çok ama çok...

...komik bir palyaçoydu. Sihirbazlık numaraları yapmıştı.

Arkadaşım Ruby yere işemişti. Çok utanmıştı ama ben çok eğlendim.

Ve sonraki yıl annem 12'inci yaş günümde onu tutmak için...

...evini aramıştı ve telefona karısı cevap vermişti.

"Özür dilerim, o artık palyaço değil. Diş teknisyeni olmak için...

...okula gidiyor." demişti.

O anı unutabileceğimi sanmıyorum.

Bu anahtar uymadı, bu anahtar uymadı. Bu değil, bu değil!

Nedir bu, ne? Ne? Köpek kulübesinin anahtarı mı?

Arabanın anahtarları nerede Bay Rommel?

Anahtarları ver dedim!

Tamam.

Tanrım. Kapıyı aç!

Sonra bir tavşanım vardı. Adı Nosy'ydi. Onu çok severdim.

Ama elimi çizdi ve dükkana geri dönmek zorunda kaldı.

Sonra bir midilli isterdim.

Tanrım, bir midillim olmasını o kadar istemiştim ki!

Bana kaplumbağa aldılar. 15 kaplumbağam vardı ve...

...çok büyük bir akvaryumda yaşıyorlardı. İçine palmiyeler...

...koymuştuk. Plastik ağaçlardı.

Pek çok küçük hayvanım oldu ama ben o midilliyi...

...istemekten hiç vazgeçmedim.

Ateş etmeyin!

Ben alırım!

Kapıyı aç.

- Sen kimden yanasın? - Kapıyı aç!

Aç şu lanet olası kapıyı!

O anahtarları istiyorum.

- Amos Odel, ben polis şefi. - Tanrıya şükür. Bizi buldular.

İçeride olduğunu biliyorum. Beni duyabildiğini biliyorum.

Tamam, eve geri dönün!

Silahını bırakıp o evden hemen çıkman için son bir şans vereceğim.

Herkes yere yatsın!

Pencerelerden uzak durun!

Kimseye zarar verecek bir şey yapmaz değil mi şef?

İkisinin yukarıda konuştuklarını duydum.

Birbirlerine çok ısınmış gibiydiler.

Ne diyorsun Amos? Dışarı çıkacak mısın?

Pes et dostum. O polisler hepimizi öldürecek.

Lütfen!

- İyi bir avukat tavsiye edebilirim. - Ben de sana çeneni kapamanı...

...tavsiye ediyorum!

Bir şey unutmuyor musun patron?

Andrew Sterling'i rehin tutmanın seni kurtarabileceğini sanıyorsan...

...hayal görüyor olmalısın. Bay Sterling'le de görüşeceğiz.

Onu da cinayete teşebbüsten tutuklayacağım.

Evet, öyleyse iyi haberi duymamışsın demektir.

Bir şey söyleyin Bay Rommel. Numara yapmayın.

Merhaba.

Merhaba.

Bu Sterling denen adamın, hafta sonu için misafirleri gelmiş olmalı.

Buna ne diyorsun bakalım?

Ne istiyorsun Amos?

Sen 1 milyon dolar vereceksin, ben de sana bir rehine.

Bana bir helikopter vereceksin, ben de sana bir rehine.

Buradan gitmeme izin vereceksin... - Tamam, tamam.

Bu filmi görmüştüm. Ama bu biraz zaman alacak.

Bir yere gittiğimiz yok patron.

Yardım et.

- Donaldson hangi cehennemde? - Bilmiyorum Şef, az önce buradaydı.

Peynirli cips Bay Sterling?

Bir de iyi tarafından bak dostum. En azından komşularını...

...tanımış oldun. Öyle değil mi Bay Rommel?

Keşke bana Bay Rommel demeyi kessen.

Adım Gilman! Phil Gilman!

Phil Gilman mı?

Bu isim tanıdık geliyor.

Phil Chicago 7' lisinin avukatlarından biriydi.

Evet ama bu uzun zaman önceydi.

Rehine dramı. Phil ve Judy Gilman'la röportaj.

- O nedir? - Sen söyle.

Aman Tanrım.

- Adımı yanlış yazmışlar. - Nedir bu?

- Hiçbir şey. Önemli değil. - Çift 'L' var.

- Haydi şu şeye bir bakalım. - Hayır, hayır.

Hayır, hayır, hayır!

Gerek yok. Gerçekten bu hiç önemli bir şey değil.

Bay ve Bayan Gilman!

Ne var bunda Phil? Seksi bir şeyler mi?

Bu adada kolları müzik seti malzemeleriyle dolu bir siyah...

...gördüğünüzde ne yaptığını tahmin etmek için kahin...

...olmanız gerekmiyor. - Hemen polisi aradık.

...kahin olmanız gerekmiyor. - Hemen polisi aradık.

Başımıza taş yağacak dedikleri şey bu olsa gerek.

- Biz sandık ki... - Ne sandığınızı biliyorum.

Bu masum bir hataydı.

Artık farklı olması gerekiyordu.

Burası, geceleri kapımı kilitlemek zorunda kalmayacağım...

...marketten çıkarken para üstünü saymadığım bir yer olacaktı.

Bu yerin, bir insanın kendi lanet olası evinde...

...sırf rengi siyah olduğu için yerel polis tarafından hedef alınıp...

...öldürülmekten korkmayacağı bir yer olması gerekiyordu!

Bu doğruysa elinde çok iyi bir dava şansı olabilir.

Tanrım.

Bay Rommel büyük bir karışık pizza sipariş etmiştiniz.

Güzel kokuyor.

Polisi nasıl geçtin?

Ne polisi?

Bu kadar komik olan ne?

Polis şefi bütün gece boş bir evi izlediğini öğrendiğinde...

...pek mutlu olmayacak.

- Adın ne? - Stacy.

- Stacy. Benim adım... - Evet, biliyorum.

Bütün gece pizzacıda oturmuş sizi izliyorduk.

Fotoğrafta göründüğünden çok daha yakışıklısın.

Teşekkür ederim.

Benden korkmuyorsun, değil mi Stacy?

Neden ki?

Neden motosiklet kullanıyorsun? Pizza araban olduğunu sanıyordum.

İşe gelip giderken motosiklete biniyorum. Aslında eve gidiyordum.

- Yani bu adada yaşıyorsun. - Ana karada yaşıyorum.

Sadece yazları bu pizzacıda çalışıyorum.

- Kaç yaşındasın Stacy? - 17.

Bir sevgilin var mı?

Evet.

- Ona aşık mısın? - Pek sayılmaz.

Gerçekten çok güzelsin.

Hiç Kanada'ya gittin mi?

Hayır.

Tüm bunlar olmadan önce oraya gitmeyi planlıyordum.

Herhalde orası çok soğuktur.

Bu duruma göre değişir.

Ara beni tamam mı?

Bir saniye bekle.

- Silahı olduğunu sanıyoruz. - Benim hiç silahım olmadı.

Hala anlayamadın, değil mi dostum?

Evet, anladım. Kendilerini kurtarmak için seni kullandılar.

Şimdi anlamaya başladın.

Onu nereye götürüyor?

Bunu o gazetecilerden birine vermeni istiyorum.

Onlar ne yapacaklarını bilirler.

Peki ya sen? Sana ne olacak?

Benim için endişelenme. Bence içerideki Bay Rommel...

...birazdan bana arabasının anahtarını verecek.

Amos, helikopter geldi.

Peki ya 1 milyon dolar? 1 milyon dolarım hazır mı?

Merak etme, paranı alacaksın. Hem de son kuruşuna kadar.

Güven bana.

Ne zaman istersen, ben hazırım patron.

Şu anda karanlık bir taşra yolunda canlı yayındayım.

Sıkı pazarlıklardan sonra, silahlı saldırgan sonunda...

...elinde tuttuğu rehineleri serbest bırakmayı kabul etti.

Kımıldama!

12 buçuk yaşımdayken, yeni bir eve taşındık.

Hiç arkadaşım yoktu.

Hazır olun!

Ve 13 yaşındayken, Boston Garden'da ergenliğe giriş törenim yapıldı.

- Gidelim! - Haydi, acele edin!

- Haydi, çabuk olun! - Daha hızlı!

Haydi çabuk olun.

- Ben arka tarafa bakıyorum. - Burada bir şey yok!

- Ben koridora bakıyorum! - Geliyorum!

Hiçbir iz yok şef. Her yere baktık.

Bana Tazı Bob'u çağır. İkizleri alıp gelmesini söyle.

Onu bulacağız.

Şef Tolliver! Şef Tolliver! Onu bulduk.

Pekala Amos, nerededeler?

Nerede Gilman?

Lütfen arabamı alma.

Tamam. O lanet olası anahtarların nerede olduğunu söylemek için...

...3 saniyen var. Yoksa... - Yoksa ne?

1! 2!

- Bunu yapmayacak. - Ne yapmayacak?

- Yapacağım. - Ne yapacak?

3!

Hayır yapmayacak! Çünkü o bir katil değil.

Bu içinde yok.

- Bunu onlara neden söyledin? - Çünkü doğru.

Şimdi ne olacak?

- Ne yapıyorsun? - Ne yapıyor?

Bu adada bir siyah gördüğünüzde, elinde 50 bin dolarlık bir...

...arabanın anahtarı varsa, ne yaptığını anlamak için...

...kahin olmanıza gerek yoktur.

Merak etme Phil. Dikkatli süreceğim.

Sapık.

Haydi git işine!

Onlara ne yaptın Amos?

Cevap ver bana.

- Donny? - Bu Donny değil.

Bu Amos Odel.

Haklarını okuyun ve hemen buradan götürün.

Haydi!

Amos Odel, konuşmama hakkına sahipsin.

Sherman! Git ve rahip Fenton Brunch'ın geldiğini haber ver.

Ve bu defa çok ciddi!

Tamam, sen kullan.

Atla.

Dışarı!

Haydi, binsene.

Arabaya bin. - Hayır! Rehin almak için...

...başka bir zenci bulman gerekecek.

Bak, artık rehinem değilsin, tamam mı? Ama artık...

...bu işte birlikte olduğumuzu bilmen gerek. Sen ve ben.

Amos ve Andrew. Gidelim. - Sakın öyle deme.

- Ne? - İsimlerimizi, birlikte.

Neden?

Sana tarih dersi vermeye niyetim yok.

Ayrıca bunu anlayamazsın. - Ne demek "anlayamazsın?"

Sen anlamıyorsun dostum. Biz gangsteriz. Kanun kaçağıyız.

Kanun kaçağı mı? Gangster mi?

Sen sadece üç kuruşluk bir suçlusun. Küçük işlerin adamı.

Ve artık nereye gitmen gerektiğine karar vermenin zamanı geldi.

Çünkü şunu söyleyeyim ki beyaz çocuk, kesinlikle...

...yanlış yöne gidiyorsun.

Bu işten sıkıldım artık. Ben eve gidiyorum.

Küçük işlerin adamı.

Demek öyle. Peki ya sen?

Sırf siyah olduğun için tüm dünyanın sana karşı olduğuna...

...inanıyorsun! Bir şeyler istediğin gibi olmadığında, sebebi siyah olman.

Markette bira mı bitti, sebebi siyah olman! Yağmur yağar...

...ve ıslanırsın, sebebi siyah bir adam olmandır.

Burada bir komplo olmadığını kendin gördün. Seni adadan...

...atmak için bir komplo yok. Kimse suikast yapmaya çalışmıyor.

Bu derisi siyah olan herkesin kardeşin olduğunu düşünmen...

...kadar delice. - Siyah olmak hakkında ne biliyorsun?

Konuşmalarına bakarsak, şimdiye kadar gördüğüm en beyaz siyahsın.

Lütfen yolu açar mısınız? İzin verin!

Biraz önce Amos Odel'in buradan götürülüşünü gördük. Ünlü siyah...

...sanatçı Andrew Sterling de dahil, diğer rehinelerin...

...nerede oldukları hala bilinmiyor. - Sterling kardeşim nerede?

Söyleyin Sterling kardeşimize ne yaptılar?

- Peder Brunch? - İzninle Wendy.

Sterling kardeşim nerede?

Sterling kardeşim nerede?

Tanrım!

Yeni biçilmiş çimin ne yaptığını söylemiştim.

Her seferinde olur.

Hakkımda söylediklerinde gerçek payı olabilir.

Ama sence de, adi bir hırsız olduğum düşünülmeden...

...kendi evimde kendi müzik setimi kurmaya hakkım yok mu?

Sterling kardeşi bırakın! Sterling kardeşi bırakın!

Sterling kardeşi bırakın! Sterling kardeşi bırakın!

Sterling kardeşi bırakın! Sterling kardeşi bırakın!

- Polis! Yolu açın. - Şef, tazı Bob geldi efendim.

Şef! Bütün gece televizyonda izledik. Ama ikizler daha önce...

...hiç ev içinde insan aramadı. Ama onları bulacağız.

Beni dinleyin kardeşlerim! Beni dinleyin kardeşlerim!

Bu gece burada bir suç işlenmiştir.

Onları bulduk şef. Şu anda izlerini sürüyoruz.

Bu her yerde yaşayan siyahlara karşı işlenmiş bir suçtur!

Dağılın. Hemen burayı boşaltın!

Buraya Sterling kardeşimizi ve ona ait malları korumaya geldik!

- Evet! - Sen, oradaki!

Sterling kardeşimizi istiyoruz! İçeride olduğunu biliyoruz!

- Size evde değil dedim! - Evde işte!

- Hayır değil! - Evet içeride!

Seni tanıyorum. Seni New York liberali seni!

- Faşist! - Sizi burada istemiyoruz!

Geldiğiniz yere geri dönün!

Sterling kardeşimizi alacağız! Haydi! İleri!

Sterling kardeşi bırakın! Sterling kardeşi bırakın!

Ne yaptığını sanıyorsun dostum?

Sterling kardeşi bırakın!

Fenton! Baksana zavallı adamın evini ateş verdin.

Lanet olsun.

Söylemiştim. Kardeşimi bu adada yaşayan o sözüm ona...

...liberaller konusunda uyarmıştım.

Fenton. Sen koca bir yalancısın. Beni de gecenin bir yarısı...

...buraya kadar sürükledin.

Bulun kızlar, bulun onları.

Yardımcı olabilir miyim genç bayan?

- Siz gazeteci misiniz? - Bazıları öyle olduğumu düşünür.

Bunu bir gazeteciye vermemi söylediler.

Bunu nereden buldun?

Sen onunla ne yapacağını bilirmişsin.

Earnie.

Burada ne olduğunu biliyorsun, değil mi?

- En çok izlenen saat. - Daha fazlası.

Bu haftanın filmi. Hatta bir mini dizi.

Yani polisin hızlı ve etkili müdahalesi sayesinde...

...bu adanın suçluların eline düşmesi kesin bir şekilde...

...engellenmiş oldu. Ada sakinlerinin hayatları ve...

...elbette malları kanunlar ve kanun koruyucular tarafından...

...iyi bir şekilde korunmaktadır. - Peki ya Andrew Sterling?

Bunu daha önce de söyledim. Yine söyleyeceğim.

Andrew Sterling'i bu adada görmekten gurur duyuyoruz.

Ne yapıyorsun sen? Delirdin mi?

Geri dönün!

Atla!

Ne dersen de, köpekler seni gerçekten seviyor.

Ne?

Sıkı tutun.

Bu da ne böyle?

Bu, yeni satın aldığım yazlık evim.

İnsanın içinden şu geliyor, anladın mı?

Sana ne oluyor? Ev benim.

Sadece o adamın bizi kullanmasından hoşlanmıyorum.

Kimin?

Cecil Tolliver.

Nereye gidiyorsun?

Ne ekersen, onu biçersin.

- Köpekler! Buraya gelin! - Hayır, sen deli misin?

Onlar av köpeği dostum. Evcil ev hayvanları değil.

Daha farkına bile varmadan boğazına yapışırlar.

Köpekler, buradayım!

- Uslu köpekçikler. - Alın koklayın, koklayın, işte işte.

Haydi koklayın, koklayın. Haydi, haydi.

Bu işe yarar. Çok işe yarar.

Gidip yakalayın! Haydi yakalayın!

Sende bir suçlu beyni var.

Bu geceki olayların geleceğiniz üstünde etkisi ne olacak?

Tanrım. Kasımdaki seçimleri bir saniye için bile...

...düşündüğümü ima etmeye çalışıyorsanız, bu gerçekten...

Şef, acaba sayın basın mensupları, elimdeki bu kasetin...

...içeriğiyle ilgilenirler mi?

- Efendim? Ne diyeceksiniz? - Şef?

- O kasette ne var? - Yorum yok mu?

- Çek bunu. - Çabuk, çabuk.

Şef?

- Siz kimsiniz? - O kasette ne var?

Adınızı söyler misiniz?

Benim adım Valdo Lake.

- Adınız nedir? - Sterling. Bayan Andrew Sterling.

Rezervasyonum var.

Sterling mi?

Senin durağına geldik.

Biraz bekle!

Saatini geri alabilirsin.

Kalsın.

Vay canına.

Teşekkürler kardeşim.

Önemli değil.

Kardeşim.

Merhaba bebeğim.

Merhaba bebeğim.

Bu ne içindi böyle?

Sadece seni gördüğüme sevindim. Hepsi bu.

Adadaki ilk gecen nasıl geçti?

İstersen şöyle diyelim, sanırım evin tahmin...

...ettiğimizden fazla tamire ihtiyacı olacak.

Vay be!

Pekala Kanada.

İşte ben geliyorum.

Misty! Mindy! Buraya gelin! Babanızı duymadınız mı?

Geri dönün! Geri dönün! Babanızı dinleyin!

Geri dönün! Geri dönün!

Geri dönün! Haydi! Haydi!

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.