All language subtitles for Kardes Takimi (2024) tur

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Downloaded from YTS.MX

Official YIFY movies site: YTS.MX

Oğlum ama hadi. Her sabah aynı hikâye.

Herkes masada bekliyor seni.

Bu Koray'ın işi gücü yalan dolan.

Beni seçerseniz yazılıları kaldırıyorum.

- Yazılıları kaldırıyorsun? - Evet.

Hadi oradan.

Sen bu saçma vaatleri var ya kimseye sunma. Gülerler sana.

- Ne diyorsun be? - Abla?

Matematik dersini de kaldırır mısın?

Bakarız canım benim. Zor ama imkansız değil biliyorsun.

- Ablan halleder. - Allah Allah.

Matematik dersini kaldırıyorum!

Teşekkürler.

Yok öyle bir şey kızım.

Kızım böyle yalan vaatlerle sen apartman yöneticisi bile olamazsın saçmalama.

Anne ya.

Ayıp.

Ablacığım, senin işi hallettim. Biliyorsun.

Vereceğiz dedik ya. Şey yapma şimdi.

Ne işi be?

- Abiciğim çayın bitmiş. Hemen getireyim. - Getir Ali.

Aferin oğluma be. Görüyor musun? Aferin.

- Bana çekmiş. Görüyorsun. - Aynı.

Ama sallamadan getir, Ali.

Al işte. Aliciğim. Ali.

Yapma, bak yine dökeceksin. Her yere bulaşacak. Ali.

Ali! Allah!

Yandı mı? Gitti çocuk. Yandı mı?

Abiciğim boş demlik boş, boş. Niye bu kadar korkuyorsun?

Manyak mısın? Ne bu salak salak şakalar artık ama ya.

Anne alın şunun telefonunu. Valla hep İnternet'ten görüyor bunları.

Oğlum hakikaten yeter ya. Girme şu şaka işine benim gibi yapamıyorsan.

Kime çektin sen ya? Sabah sabah bu enerji bu garip şakalar.

Boğazımda kalıyordu.

Komikti ama.

Hanım.

Çocuklar bakın biz gidiyoruz. Hemen geleceğiz.

Yaramazlık yok. Herkes kahvaltısını yapıyor.

Sen zaten yumurtalarını yemiyorsun kızım. Yumurtalarını yiyeceksin.

- Geldiğimde bitirecek. - Tamam.

- Çok önemsediler seni. Umurlarındaydın. - Yürü, yürü, arıyorlar.

Aslı, Serkan şu an ne iş yapıyorsanız bırakın. Lütfen beni dinleyin.

TeknoStar tehlikede. Egemen Bey'i de kaçırmışlar.

Tamam biz ne yapabiliriz bunun için? Ayrıca Egemen Bey'i niye kaçırıyorlar ki?

- Adam emekli oldu. - Efendim biliyorsunuz,

çocuklar yüzünden artık öyle büyük tehlikeli işler kabul etmiyoruz.

- Sadece TeknoStar'da koruma... - Arkadaşlar beni yalnız bırakamazsınız.

- Bu işi sizden başka kimse başaramaz. - Başarır, başarır niye başaramasın?

Hiç denemiyorsunuz ki. Her işe bizi gönderiyorsunuz.

Tamam valla bu son. Bu son. Lütfen.

Hep böyle söylüyor ama.

- Tamam peki. - Çabuk TeknoStar'a gidin.

- Arkadaşlar acele edin çabuk! - Ne oluyor ya? Serkan?

Helikopter sesiydi, Aslı.

Orada değil, burada.

- Prodüksiyon büyük yani. - Evet, durum ciddili.

- Sütümü bile bitirdim ben. - Aferin benim canım kızım.

Hemen bir şey yapmamız lazım.

Babacığım, beden kıyafetlerim nerede?

Yavrum çantanda, bakarsan görürsün. Hazırladım ben onları.

Şöyle yapalım. Bizim önce Egemen Bey'i kurtarmamız lazım.

Çünkü bütün bilgiler onda olabilir. Tamam mı?

Hayır! Önce çocukları okula bırakmamız lazım.

- Ha doğru. - Tamam.

- Geldik, geldik. - Hadi ya. Okula asla geç kalamam.

Örnek öğrenciyim ben. Hem konuşmam var biliyorsunuz. O yüzden hadi.

- Bizi niye strese sokuyorsun abiciğim? - Ablacığım demek istedin herhâlde?

- Tamam sensin hadi. - Yumurtanı yememişsin ama.

- En örnek öğrenci sensin. - Hadi oğlum, hadi.

Çaydanlık falan yerde. Şakalar sonrası çaydanlık kalıyor yerde.

Sanki bir şey unuttum ya.

E bu kadar plansız programsız olursanız unutursunuz tabii.

Yaz!

Aslı! Aslı! Aslı!

Ah Yazım, alınyazım. Unuttuk seni.

Anne beni unuttun farkında mısın?

Evet onu diyorum ya. Gel. Fark ettim.

Bin. Alın kardeşinizi.

Gel bakalım.

Kim ne kadar planlı programlı gördük Aslı Hanımcığım.

Ya bu çocuk.

Annenizle düzgün konuşun.

Gidiyorum o zaman.

Okul ne zaman bitecek ya?

Keşke ikizim olsa da benim yerime o gitse.

Sen daha birinci sınıftasın.

4 + 4 + 4 + 4 sistemi var.

Seni üçüzün bile kurtaramaz.

Sen sanki okulunu bitirdin diplomanı aldın konuşuyorsun.

Diploma istemiyorum ben.

Alaylı olacağım. Taşı sıkar suyunu çıkarırım.

Gene başladın arabesk arabesk konuşmaya.

Aslı taşı sıkıp suyunu çıkarırım filan diyor.

Hayır! Hayır!

Evet, geldik!

Siz inmiyor musunuz ergenyuslar?

Utanmıyorsanız okulun orda da inersiniz.

Yok iniyoruz.

O zaman "Aksaray, Aksaray, Aksaray!" Hadi inmeyen kalmasın.

Gülüyorlar ha.

Baba ya, artık şu baba şakalarını bıraksan mı? Komik değil.

Gerçekten değil.

Yakışıklı!

Öyle bir yapım var.

Yakışıklı mıyım?

- Evet. - Siz gülüyorsunuz değil mi ufaklıklar?

- Evet. - O zaman Sirkeci!

Evet. Hadi bakalım.

Hadi bakayım.

Gel öpeyim hemen.

Dersine geç kalma. Öğretmenini de üzmüyorsun. Tamam mı?

Hadi.

- Yakışıklı oğlum. - Gel.

Oh fıstık.

- Silme yanaklarını ya. - Ay şunların tatlılıklarına bak ya.

20 yıl daha var bitmesine okulun. Koşmayın boşuna.

- Oğlum. Kızım - Kız.

Oğlum. Oğlum!

Kızım! Oğlumla kızım bu bizim çocuklarımız.

- Bizim çocuklarımız. - İkimizin.

Yedi yaşına kadar ben değiştirdim altını.

İkimizin.

Egemen!

Bugün menüde ne var?

İster misin? Çok güzel bir sandviç.

Bu sefer kendin ikram ediyorsun yani. İlginçmiş.

Günaydın çocuklar.

Günaydın öğretmenim.

Mehmet Efe? Ders başladı.

- Yemek sırası değil oğlum. - Tamam hocam.

Hadi hep birlikte bir yoklama alalım.

Annene söyle. Yarın yine yapsın. Çok beğendim.

Söylerim.

Tamam söylerim aynısından yapar.

Ayı.

Oğlum sen böyle kızın arkasından bakarsan daha çok beklersin.

Bir kızın kalbini kazanmak istiyorsan önce birkaç taktiğe ihtiyacın var.

Nasıl yani?

Bir, senin bu dünya üzerinde var olduğunu bilmesi lazım.

- Mertcan? - Burada.

- Ali? - Öyle biri yok hocam.

İki, fiziğine önem vermen gerekiyor. Bu göbek ne oğlum.

4556, 4557, 4558.

Üç, eğlendirmek her zaman çalışır.

Güzel vakit geçirmesini sağlamalısın.

Dört, artık onu da beceremiyorsan Ali kızı birazcık şaşırtacaksın.

Se... Se...

Evet çocuklar.

Okul başkanlığı seçimlerinde aday olan arkadaşlarınızın

konuşma yapması için son şansları.

Çok çalıştılar. Çok uğraştılar.

Aynı zamanda ayın öğrencileri olan bu arkadaşlarınız

medar-ı iftarımız.

Şimdi adaylarımızdan 8-A'dan Koray Gediz.

8-C'den Derya Işık.

Göreceksiniz siz.

İlk olarak 8-A'dan Koray'ı kürsüye davet ediyorum.

Güzeller güzeli saygıdeğer Müdirem Zümrüt Hanım.

Değerli öğretmenlerim, servis arkadaşlarım, kantin arkadaşlarım,

sınıf arkadaşlarım, okul arkadaşlarım.

Kısacası hepiniz hoş geldiniz.

Bugün burada demokrasinin en güzel örneğine şahitlik ediyoruz.

Bildiğiniz üzere okulun tüm eksiklerini tespit ettim, ilgili hocalarımla görüştüm.

Bunu zaten tek kişi yapabilirdi. Derya'ya oy verin, pişman olmazsınız.

Hayır, hayır, Koray demek istedim. Öğretmenim kağıtları değiştirmişler.

Ama çocuğum sen daha kağıtlarına sahip çıkamıyorsun. Geç yerine.

Gel kızım.

Yavaş, sessiz.

Aslında bir konuşma hazırlamıştım ama gerek kalmadı.

Bu Koray'ın işi gücü yalan dolan.

Beni seçerseniz yazılıları kaldırıyorum.

Bir de ayda bir kez tost bedava.

- Çüş. - Yalan söylüyor.

Saldırın!

- Efendim, Müdire Hanım? - Aslı Hanım.

- Tüm okulu karıştırdılar. - Nasıl yani ne oldu ne dediniz?

Serkan Bey'e de mesaj attım.

Öyle mi olmuş?

Okul birbirine girdi. Acilen gelin. Çok acil.

Tabii tabii hemen geliyorum şimdi, tabii.

Serkan?

Ödüm koptu Egemen Bey, her yerde sizi arıyorum.

Çıkar beni yavaş. Çıktım. Yavaş.

Dikkat.

- Ellerimi çöz. - Çözeyim.

İyisiniz, değil mi?

Ya ben sizi de...

...yakalarlar diye düşünmüştüm. Nasıl alt ettiniz o kadar adamı siz?

Bravo tebrik ederim.

Bu arada TeknoStar'a gitmemiz lazım. Orası tehlikede olabilir.

Olmaz. Önce bizim uğramamız gereken bir yer var.

Çok önemli, okula gitmemiz lazım da.

Şakanın sırası değil ya Serkan Bey.

Keşke şaka olsa Egemen Bey ama gerçekten bizim okula gitmemiz lazım.

Çocuklarla ilgili ufak bir sorunumuz var. Sizinle TeknoStar'ın önünde buluşuruz.

Geleyim mi ben de?

Sıkıldım artık Aslı Hanım.

Sıkıldım.

Hayır, bizim okulda neden bu kadar ısrarcısınız, bunu anlamıyorum.

Bakın, ben size bir sürü okul önermiştim.

Burada görüyorsunuz.

Her biri birbirinden değerli okullar. Niçin çocuklarınızı

bu okullara göndermeyi düşünmüyorsunuz acaba?

Çok haklısınız. Tabii Müdire Hanımcığım. Çok haklı.

Ama yani birazcık küçük bir abartı görüyorum burada.

Mini mini çocuklar minnacık.

Aslı Hanım.

- Biz de insanız sonuçta. - Doğru.

Zaten bu son olacak, değil mi güzel kızım? Değil mi yakışıklı oğlum benim?

Hocam ne olur yalvarırım ben bir şey yapmadım.

- Eğer başkan olursam... - Derya!

- Hâlâ başkan olursam diyorsun, ya rabbim. - Çok istiyor.

Olmayacak tabii.

Bakın ikisi de gerçekten çok iyi çocuklar.

Hele Derya çok başarılı. Bizim göz bebeğimiz.

Ama benim için disiplin çok önemli.

Hocam zaten böyle bir problem yaşanmayacak.

Mesela bizim evde iki tane daha problem var. Onlar da bu okulda ya.

Onlar mesela çok uslu. Şimdi abisiyle ablası onlara daha çok örnek olacaklar.

Değil mi yavrum? Biz kalkalım müsaadenizle.

Pekala. Bu sefer de görmezden geleceğim.

Ama bakın bu son olsun artık.

Rica edeceğim bu son olsun.

Oya, bu şarkıyı sana armağan ediyorum.

Esmerin adı Oya Benzer güneşe aya

Bir kızar, bir naz eder Öptürmez doya doya

Bu Ali işte demin bahsettiğim öteki problemlerden.

Romantizmini benden almış.

Bir kızar, bir naz eder Öptürmez doya doya

Götürmeyin abimi. Onun yerine beni alın.

Yaz, kardeşim.

Cimcime. O müzisyen, bu oyuncu.

Rolleri görüyor musunuz, nasıl kesiyor? Sanatla dolu bir aile.

Oğlum ben sana kızı şaşırt derken bundan mı bahsettim?

Ah Ali.

Yazıklar olsun çocuklar.

Bizi hayal kırıklarına uğrattınız. Sizden hiç beklemezdik.

En çok neye üzüldüm biliyor musunuz?

Kardeş olarak birbirinize destek olmadığınız gibi

bir de birbirinizi üzüyorsunuz.

Sen de bir şey söylesene Serkan.

Anneniz çok haklı çocuklar.

Çok iyi bir konuşmacısın baba, kime çekmediğim belli oldu.

Evet zaten hiçbiriniz bana çekmemişsiniz. Hepiniz annenize çekmişsiniz.

En çok da güzelliği.

Şu güzel gözleri.

Çayır gibi çimen yemyeşil.

Çok güzel.

Çok güzelsin, karıcım.

İlk günkü kadar güzelsin.

Yeter!

Şimdi bizi dinliyorsunuz. Size önemli bir haberim var.

İki günlüğüne, şehir dışına, toplantıya gidiyoruz babanla.

İki gün evde yalnızsınız.

Oturur düşünürsünüz.

Bugün yaptıklarınızı bir değerlendirirsiniz.

Olur mu?

Belki de bu ayrılık hepimize iyi gelir. Biraz özlemek lazım tabii.

Sevgilinden mi ayrılıyorsun baba, ne yapıyorsun ya?

Bir dakika ya siz avukat ve sigortacı değil misiniz?

Nasıl aynı anda iki günlük bir işiniz oluyor şehir dışında?

Aynı anda mı dedik biz? Ben önce anneni bırakacağım toplantısına.

Sonra kendi toplantıma gideceğim. Sonra benimki belki hızlı bitecek.

Anneni almaya gideceğim sonra. Geri dönerken o etti iki gün.

Biz sana hesap mı vereceğiz? Uzatmasana.

Siz niye böyle giyindiniz?

Allah Allah abin bitti, sen başla şimdi.

Ne var tarzımızda? Farkımız var işte.

Derya, Deniz. Sorumluluk sizde.

İki gün boyunca telefonumuz açık, istediğiniz zaman bizi arayabilirsiniz.

İki gün bir gece mi?

Bir gün iki gece mi?

İki gece üç gün mü anne?

- Nasıl soru? - İki gün.

- İki de geç. - İki.

- Bir bir. - Ben zaten hep karıştırıyorum.

Kızım iki gece kaldığımızda...

Bir gün iki gece.

Sen ne yapıyorsun oğlum?

Geliş zamanınızın alarmını kuruyorum da. Ona göre odamı toplarım.

Allah’ım. Bana bakın dolapta yemek var.

Şu kapıdan çıktıktan sonra kimse neli pizza yiyoruz diye sormayacak.

Hemen mi gidiyorsunuz?

Güzel kızım benim ya.

Tabii ki de hemen gidiyoruz. Biz de isteriz beklemeyi

ama işimiz gücümüz var. Ne yapalım işte.

Avukat olmak kolay değil. Sen! Hadi sizi öpüyorum.

Benim için vekaletten de öp avukat hanım.

- Hadi. - Yaramazlık yok. Tamam mı? Hadi.

Selametle.

Neli pizza söylüyoruz?

Yok, böyle olmayacak Aslı.

Bizim çocuklar için bu ajanlığı bırakmamız şart.

Evet. Kesin.

Yani ne kadar ilgilenirsek ilgilenelim

bizim evin içinde adrenalin eksik olmuyor.

Öyle deme ya, sen üzülme bak kıyamam şimdi.

Ben niye üzülüyorum ya sen açtın konuyu Serkan.

Evet.

Yoktur bir şey. Onlar evde uslu oturuyordur zaten.

Ay Egemen Bey kusura bakmayın, geciktik değil mi ya?

Ya çocuklara yemek yaptı da Aslı, onun pişmesini falan bekledik.

Serkan... Serkan Bey. Ne yemeği Allah aşkına?

Karnıyarık ya Aslı...

Her yemeği güzel yapıyor o ayrı ama karnıyarığı bir güzel yapıyor.

Hiç gelmiyorsunuz ki bir gelseniz size yapar değil mi?

- Tabii lütfen eşinizle beraber bekliyorum. - Adam yeni boşandı.

- Cacık da yapar. - Arkadaşlar.

Başkan bizi bek...

Başkan mı? Ne başkanı?

Şey nasıl gireceğiz içeri, plan yapmadık ki?

Tamam şimdi şöyle.

Biz zaten gelmeden önce güvenlik kameralarını devre dışı bıraktık.

Bizi burada kimse göremez. O konuda bir sıkıntımız yok.

Tuzağa düştünüz.

Arkadaşlar eşlik edelim.

Tekrar merhaba, merhaba.

Tekrar merhaba.

Geçen seferki tuzak işe yaramamıştı.

Geçen sefer tuzak mı vardı? Neydi o?

Kendini yem olarak kullandı ya Serkancığım.

Çok doğru Aslı Hanımcığım.

İtiraf edeyim, düşündüğümden çok daha iyisiniz.

Benim karım.

Serkan Bey sizin için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

Bu yaptığın büyük ihanet yanına kalacak mı zannediyorsun?

- Nasıl olsa bulacaklar bizi. - Kim bulacak ya sizi.

Başkan mı? İsterseniz kendisine hep beraber bir merhaba diyelim.

Bir, iki, üç. Merhaba!

Bizim de mi ağzımızı bantlayacaksın?

Yok sizden almam gereken bilgiler var.

Dikkat ettiyseniz hiçbir cihaz çalışmıyor.

- Önlem olarak o kodla açılıyor. - Serkancığım. Ne diyorsun ya?

TeknoStar'ın ana sistemine ve cihazlarına erişebilmek için bana yardım edeceksiniz.

Bu güce ihtiyacım var.

Bu teknolojiyi tüm dünyaya karşı kullanacağım.

Tabii tabii.

Sizi asla yardım etmeyeceğiz.

Yardım etmeyin tamam. Tamam etmeyin.

Yola çıkın.

- O ne demek oluyor? - Şu demek oluyor Aslı Hanımcığım.

Adamlarım evinize doğru yola çıktı.

Arabayla.

Size doğru gidiyor.

Size doğru, evinize.

Çocuklar!

Kız sen neredesin? İki saattir seni arıyoruz, film izleyeceğiz.

Ya sen makyaj mı yaptın?

Ama bak annem çok kızıyor, silelim hadi.

Ya hadi boş verin şimdi onu ya.

Annemlerin izin vermediği Katil Koridor filmi başlayacak.

- Hadi hadi. - Katil Koridor mu?

Ama ben o filmden korkabilirim.

Niye korkuyorsun abiciğim ya. Abin senin yanında hiçbir şey olmaz.

Ne abisi be.

Şu an mesela tanımadığımız biri girse ne yapacaksınız?

Sizi ben koruyacağım yani, bu kadar basit.

- Şaka kız. - Ya abi ya aklımı çıkardın.

Özür dilerim. Özür dilerim.

- Sen de her şeyden korkuyorsun. - Orada biri var.

Orada biri mi var Derya, öyle mi ya? Çok korktum şimdi.

Abi.

Gerçekten orada birileri var.

Şimdi tamam sakin.

Derya, bir şey yap.

Abla.

Çocuklar, çocuklar sakin olun.

- Kim? - Kim konuştu?

- Kim? - Kim konuştu?

İçeri girin bakayım, içeri girin.

Buraya, buraya. Ne bakıyorsunuz hâlâ? Hadi bakayım.

Ne oluyor ya?

- Geç. - Korkuyorum.

Ne oluyor ya? Neresi burası?

Korkuyorum, bu oda nereden çıktı.

Neredeyiz? Tamam abiciğim sakin olsun.

Panik yok, panik yok güvendesiniz.

- Ya ağlamayı bırakın canım. - Sen kimsin?

Ayrıca ağlamıyoruz.

Ben kim miyim?

Dünyanın en hızlı, en karizmatik, en mükemmel...

en süper en uber maksimum güçte...

En çok boş konuşan.

O boş konuşan dediğin az önce kıçınızı kurtardı.

Oha kıç dedi.

Daha neler diyebilirim küçük prenses.

21 dilde tam destek veriyorum. Hola. Guten Tag.

Hello. Konichiwa. Ciao. Bonjour. Selamün aleyküm.

Bozuldu galiba.

Ne bozulması? Demin dil programı çalıştırdım. Sonra durdurdum.

O onun sesiydi şey.

Merhaba ben Yaz, ablam Derya ve abilerim Deniz ve Ali.

Ama ben Ali'ye abi demiyorum.

Yazcığım memnun oldum canım, ben de TA-OZ 4000.

Takoz yani.

Seni sevmedim çocuk.

- Ben sanki sana çok bayıldım. - Ya neredesin, biz seni nasıl göreceğiz?

Evet çık ortaya.

O zaman arkanıza yaslanın. Sözüm yarım kalmıştı.

Dünyanın en hızlı, en karizmatik, en mükemmel,

en süper, en über, maksimum güçte bilgisayarıyım.

360 derece elektronik cihaz kontrolü.

Ayrıca dünyadaki tüm seslerin imitasyonu.

- Yok artık. - Yok artık.

Üstün aritmetik zeka.

3496 çarpı 6590.

23.038.640.

Etkilendin mi lüle saçlım?

Neden burada olduğunuza gelince...

buna da anne ve babanız cevap versin.

Evet, çocuklar burayı bulduysanız ya evi çok kurcaladınız.

Tabii ki de evi çok kurcaladınız değil mi?

Ya da başımıza bir şey gelmiştir.

Ne alaka şimdi, başımıza niye bir şey geliyor ya?

Serkan kayıttayız.

Neyse, gizli bölmeyi bulduğunuza göre artık sizden saklamamıza gerek yok.

Babanız ve ben, EMF güvenlik için çalışan işinde uzman deneyimli özel ajanlarız.

Şuna "Ay Em Ef" dersek daha karizmatik olacak.

IMF Agency.

Karşı istihbarat. Espiyonaj. Memnun olduk.

Siz doğduktan sonra işi bırakmaya çok çalıştık ama olmadı.

Evet şöyle, şimdi Derya ile Deniz doğdu. Dedik ki

"Tamam artık bu işi bırakmamız lazım."

Ama sonra Ali doğdu. Dedik, "Tamam kesinlikle bırakıyoruz."

E hâl ortada, Yaz doğdu şimdi. Nereden bırakacağız biz bu işi?

Neyse sonuç olarak bırakamadık.

Bırakamayınca da size kendimizi işte avukat sigortacı olarak lanse...

Lanse edemeyeyim de şey tanıttık.

Avukat, sigortacı olarak tanıttık kendimizi.

Yani yalan söyledik.

Çok özür dileriz ama her şey sizin iyiliğiniz içindi.

Biliyorsunuz sizi çok seviyoruz.

- Her anınızda yanınızda olmak istiyoruz. - Ya burası çok dokunaklı.

Belki şu an kendinizi yalnız ve korumasız hissediyorsunuz.

- Aşk olsun Aslı. - TA-OZ 4000 sen sakın alınma.

Ben ne alınacağım? Onlar sizin çocuklarınız.

Benim ne alakam var.

Bunlarla daha yeni tanıştım ben.

Bu video geçmişte çekilmedi mi ya?

Ama asla yalnız değilsiniz.

TA-OZ 4000 sayesinde zaten güvendesiniz.

Birlikte olduktan sonra başaramayacağınız, aşamayacağınız hiçbir problem yok.

Ama her şeyden önemlisi, şunu hiçbir zaman unutmayın.

Bir takım olarak kendinizi, birbirinizi daima kollayacaksınız.

Yarına kadar bu odadan ayrılmayın.

Sizin için gerekli her şey bu odada var.

TA-OZ 4000'in ses taklidi sayesinde yarın anneanneniz gelip sizi alacak.

"Alo anneciğim ya yarın Serkan'la iki günlük bir toplantımız var.

- Çocukları senin eve götürür müsün?" - Hep aynı yalan.

Hepinizin ayrı ayrı çantaları var burada. Arka bahçeden çıkacaksınız.

Size güveniyoruz zaten, bizi çok da merak etmeyin.

Biz işimizde en iyisiyiz.

Bu ne demek şimdi?

Annemle babam nerede o zaman?

Bana bir hafta verin, çıkarız buradan.

Çocuklar için söylememiz lazım galiba.

Ne demek "Hayır"? Sizin çocuğunuz yok mu?

Ha var mı? Allah bağışlasın.

Yok yok. Ben anlatacağım artık.

Çok doğru bir karar.

Çok doğru bir karar verirsiniz Aslı Hanım.

Alo. Yakaladınız mı?

- Egemen Bey çocuklar kaç... - ...madı.

Madı madı kaçmadı. Kaçmadı.

Tamam. Yakaladınız yani çocukları.

Tamam tamam çok güzel. Çok güzel. Ben çok sevindim.

Aferin oğlum size ya, vallahi billahi aferin.

Tamam kapatıyorum, tutmayacağım çok. Hadi görüşürüz.

Sağ ol, sağ ol, kapattım.

Ya çok şeker vallahi, çok şeker insanlar.

Çocuklu aile bunlar. Yakalamışlar yani çocukları.

Hiç sıkıntı etmeyin kaçamamışlar.

Evet, anlatın bakalım, sizi dinliyorum.

Size hiçbir şey anlatmayacağım.

Hiçbir şey anlatmadı, madı.

Eğer gerçeği söylemezsen

su geçirip geçirmediğini test etmek zorunda kalacağım.

Kaçırıldılar, kaçırıldılar, TeknoStar'da tutuluyorlar.

Çünkü son görevleri TeknoStar'ı korumaktı.

Operasyon başarısız oldu ve orası ele geçirildi.

Polise neden gitmiyoruz?

TeknoStar operasyonu çok gizli.

Aslı ve Serkan için iyi olmayabilir.

TeknoStar da ne?

Bu soruyu aslında abilerinden ve ablandan beklerdim küçük kız.

TeknoStar tüm son teknolojik cihazların gizli tutulduğu bir merkez.

Sırası gelen teknolojiler piyasaya sürülüyor.

10 sene sonra uzayla iletişim kurulabilecek.

Şey vardı. 2055'te uçan arabalar vardı, 2075'te robotlar.

Yani şimdi bunların hepsi bulundu mu?

Tabii canım hepsi bulundu, hatta daha fazlası bulundu.

Ama kötülerin eline geçmemesi için gizli tutuyoruz.

Ben nasıl bulunmuş olabilirim Ali, bunu niye biriniz sormuyorsunuz ya?

Yani sen şimdi TeknoStar'da mı yapıldın?

Doğru cevap.

Hayatında gördüm en iyi şeysin Takoz.

Bak şimdi seni sevmeye başladım

ama şu ismimi doğru söylersen daha iyi olacak.

Takoz 3256 mıydı?

- TA-OZ 4000. - Takoz 4000.

TA-OZ 4000!

Ya ben de diyorum ki Takoz 4000.

Hay... Neyse işimize bakalım. Şimdi.

Yani anneannenize sinyal göndereceğim ve yarın sizi alacak.

Ya da TeknoStar'a gidip annenizi ve babanızı kurtaracağız.

Hiçbir şey duymadık. Biraz tekrarlar mısın?

Yo ne dedim ben? Ne dedim ki?

Annem ve babamla ilgili bir şey söyledin.

Evet.

Yani dedim ki TeknoStar'a gidip annenizi ve babanızı kurtarabiliriz.

Ama seçenek olsun diye söyledim. Dememeliydim. Demeli miydim? Dedim mi?

Evet gidip onları kurtaralım bize ihtiyaçları olabilir.

Oğlum dur bir karar veremeyiz hemen. Bir düşünelim önce.

Hem gidersek sadece biz gidebiliriz, sizi götüremeyiz.

Nasıl ya? Onlar bizim de anne babamız.

Ama biz sizi tehlikeye atamayız küçük hanım.

Ama annemle babamın dediklerimi duydunuz, takım olmamız gerekiyor.

Biz de geliyoruz, yok öyle bir şey.

Ya ben bu lüle saçlıyı çok sevmeye başladım. Aynı gençliğim.

Ben anneannenizden yanaydım ama karar verdiniz, ben de size yardım ederim.

Yapılacakları arabada anlatırım. Şimdi buradan hemen çıkıyoruz.

Araba mı?

Yürüyerek kurtaracak değiliz herhâlde.

Hadi termal verileri kontrol ettim. Dışarısı güvenli.

Sizi başka yerde arıyorlar. Elektriği ve kapıyı açacağım şimdi. Hadi.

Abla. Termal ne demek?

Ablacığım hani kışlık şeylerin içine annem zorla giydiriyor ya.

Öyle bir şey işte.

Çantaları alalım. Çıkıyoruz.

Yavrucuğum bir şey unutmadınız mı?

Bunlar hep böyle.

Bu sabah da beni evde unuttular, Takoz.

Senin gibi tatlı bir kızı nasıl unuturlar? Hadi canım.

İşte arabamız bu.

- Uçan araba mı? - Değil Aliciğim, değil canım benim.

Atlama hemen, ona daha var.

Arabayı kim kullanacak? Abim mi?

Canım benim ehliyetim mi var kullanayım ben?

Deniz ehliyeti olsa da kullanamaz ki ben biliyorum aslında.

Biriniz dursa diğeri durmuyor tabii ki ben kullanacağım.

Böyle deyince de kendimi övüyor gibi oluyorum,

hiç benlik hareketler değil.

Ya tabii tabii hiç senlik değil, tabii tabii aynen aynen.

İlk ben dokundum.

Deniz size bir sürprizim var, torpidoyu bir açsana.

Ya.

Şöyle koyalım.

Canım benim, gözleri oyuk oyuk.

Ee?

- Daha hızlı gitmiyor mu şu araba? - Yoksa o da senin gibi takoz mu?

Arabada sizin gibi bebekler varken dikkat etmem gerekiyor, stres oluyorum.

Takoz? Sen bizi mi düşünüyorsun?

Babam da araba kullanırken çok yavaş sürüyor.

O yüzden bizi hep annem götürüyor.

Abla?

Sence annemle babam iyiler midir?

İyilerdir ablacığım iyilerdir.

Hem bak duymadın mı? Onlar yetenekli ajanlarmış.

Tabii. Onlar kaç yıl eğitim aldılar, sen hiç merak etme Yazcığım.

Dur. Ben sana bir şarkı açayım.

Sen bu şarkıyı nereden biliyorsun?

Benim en sevdiğim şarkı bu.

Takoz, sen bu şarkıyı nereden biliyorsun? Benim en sevdiğim şarkı bu.

Takoz.

Dört tane çocuğu yakalayamadınız ya.

Efendim hiç anlayamadık gerçekten, yani bir anda kayboldular.

Çünkü geri zekalısınız, geri zekalısınız.

Ya da çocuklar çok akıllı efendim.

Bak o çocukları yakalamadan sakın karşıma çıkmayın, tamam mı?

Alkış!

Sağ olun, çok değerli, çok kıymetli bu ödül.

Yapamayacağım konuşmayı. Sağ olun.

Benim konuşma hazırlamam lazım ya.

- Burası güvenli mi, Takoz? - Güvenli Deryacığım, kontrol ettim.

Sen hiç merak etme, bu gece burada kalıyoruz.

Planı size uykunuz gelmeden anlatmam lazım.

Hadi hızlıca çadırları kuralım.

Deryacığım şunu bir tut bakayım abisi.

Ne abisi be.

Bak sana para versem, para vereceğim diyorum. Para vereceğim.

Bir günlüğüne abi de bana okulda bir gün, bir gün.

- Hayır. - Ne inatçı bir kızsın sen.

Okul... Pazartesi okula gidebilir miyim sizce?

Matematik ödevini yapmadım da.

Takoz belki sana yardım eder.

İşiniz gücünüz çene. Bir susun.

Evet dinle burayı, TeknoStar'dan önce üç durağımız var.

- Niye hemen gitmiyoruz? - Şifreli bir giriş var.

İçeri girmek için şifreyi çözmemiz gerekiyor.

E tamam gidip çözelim o zaman şifreyi.

Bunun için üç farklı noktadaki üç cihazı almak zorundayız.

Lens, kulaklık ve saat elbette hepsi özel

ve yani benim kadar olmasa da yine de önemli icatlar.

Merak etmeyin, ben bunların nerede olduğunu tabii ki biliyorum.

İlk durağımız bir çiftlik.

Belli ki birinin ilk durağı rüyalar alemi.

Ben onu yatırayım en iyisi. Hadi gel.

- Hadi biz de yatalım bari. - Hadi hepiniz yatın bence.

Çünkü yarın çok heyecanlı geçecek.

İyi geceler, Aliciğim. İyi geceler, Takoz.

- İyi geceler, Yaz. - İyi geceler.

- İyi geceler. - İyi geceler.

Hadi, uyanın, uyanın, uyanın. Üç dakikaya tekerlek döner.

Tamam toplandık işte geliyoruz.

Sanki tüm işleri sen yapıyorsun gibi konuşma Takoz.

Bak lüle saç, sizin için dünden beri bir sürü şey yapıyorum.

- Konuşturma beni. - Evet, Takoz haklı.

Dünden beri bizim için çok çalıştı.

Hadi bakalım.

- İlk ben dokundum - Tamam.

Sen otur abisinin gülü sen otur, tamam mı? Hadi bakalım.

Gittiğimiz yer Suzi'nin çiftliği.

Kendisi aynı zamanda lensin mucididir. Beni çok sever.

Ama lensi almak için sizi de sevmesini sağlamanız lazım.

Çocuklar size güveniyorum. Anne ve babanız görse sizinle gurur duyardı.

Tabii önce biraz kızardı. Macera başlasın!

Tabii tabii, ver gazı Takoz ver ver.

Macera eve adamlar dolduğunda başlamadı mı Takoz ya?

Ay kızlar alın beni alın. Ben bunlarla muhatap olmak istemiyorum.

Uy ne ediysun beni neden sallıysun?

Al dedum, düşir demedum. Ben ne oldum böyle ya!

Benim şiveme ne yaptınız siz? Dur, tamam.

Düzeldim.

- Al şunu. - Ver.

- Kimse yok galiba. - Ne kadar güzel bir yer burası.

- Gerçekten çok güzel. - Kedi de var.

Suzi!

Çocuklar bugün bayram değil, elma ister misiniz?

İlahi Suzi.

TA-OZ, sen misin?

Hoş geldin.

Canım ya özlemişim.

Bilgisayara mı sarıldı o?

Evet, hadi bakalım Aliciğim.

Şey işlemcimi şey yapma.

TA-OZ 4000, hangi rüzgar attı seni buraya? Kim bu çocuklar?

Aslı ve Serkan'ın çocukları. Olayları duymuşsundur.

Ya nerden duysun? Telefon bile çekmiyor ki burada.

Bu çocuk benim kim olduğumu bilmiyor herhâlde.

Yolda anlattım ama kısa geçtik. Neyse biz konumuza dönelim.

Bizim lense ihtiyacımız var, Suzi.

Biliyorum, tanımadığın ve pek de tekin gözükmeyen

dört çocuğa neden veresin ki zaten?

Evet doğru söylüyorsun. Yani bu çocukların hiçbirini tanımıyorum.

Üstelik göz bebeğim olan o lensi de öyle kapının önünden geçen birine veremem.

Şimdi bu çocuklar, dayanıklı mı, becerikli mi, cesur mu, hiç bilmiyorum.

- Belki de verdiğim gibi kaybedecekler. - Neden kaybedelim Suzi Hanım?

Lütfen bize yardım et. Annemle babam TeknoStar'da tutuluyor.

Onlar kaçırıldı, çok özledim onları.

- Lütfen. - Gel canım.

Kız kardeşim o kadar duygusal ki, öyle duygusal ki anlayamazsınız.

Çok duygusal çok.

Minik oyuncu.

Çocuklar bakın, ben sizi anlıyorum.

Ama benim size yardımcı olabilmem için bazı küçük testlerden geçmeniz gerekiyor.

Düşündüğüm şekilde test etmeyeceksin değil mi?

İstediğim şekilde test edeceğim ve sen de yardım etmeyeceksin.

Ay bir de test çıktı başımıza ya.

Kibar ol. Lense ihtiyacımız var.

Hem ne kadar zor olabilir ki?

Evet yani.

Hayır. Ya bu ne ya?

Boka bastım!

Bok deme abi.

Ablan temizler oğlum. Ne güne duruyor, niye bağırıyorsun?

Ne demek ablan temizler? Kendisi temizleyebilir.

- Hatta sen de yardım edersin abisi. - Aldın mı cevabını öyle.

- Evet. - Bence de, Suzi.

Evet çocuklar. İlk göreviniz dayanıklılık.

- Dayanıklılık. - Şimdi buradaki çalı çırpının, odunların

ve tezeğin toplanması lazım.

Şurada da el arabası var.

- Tezek? - Tezek?

- Tezek. - Tezek.

Tezek ne?

Çocuklar bravo.

Temiz iş çıkardınız.

Hadi gelin diğer görev için arka bahçeye.

Hadi bakalım koşun.

Evet, şimdi geldik beceriklilik testinize.

Uzun zamandır bu duvarın rengi beni rahatsız ediyordu.

Şimdi benim için orayı renklendirmenizi istiyorum.

Kolay gelsin.

- Teşekkür ederiz. - Badana işi yani.

Basitmiş, sadece boyayacağız?

Evet.

Nasıl boyayacağız?

Gel ben de sana yardım edeyim. Hadi bakalım.

- Vay. - Bu ne ya?

Çocuklar fikrinize bayıldım.

Bu duvara baktıkça sizi hatırlayacağım.

Canlarım. Çocuklar, aferin size.

Hadi size börek yapmıştım.

Kümesten tavuklardan yumurtaları alın, gelin. Üstüne sürelim yiyelim.

Börek mi?

- Kurt gibi açım valla. - Suzi'nin börekleri çok meşhurdur.

Patatesli poğaça da yapar sana lüle saç.

Bunun nesini beğendin ya.

Ya vazgeçtim, boş verin böreği.

Sus!

O uyanmadan almamız lazım.

- Yaz. - Hayır, Yaz!

Hayır! Hayır!

Sakın! Allah!

Sen ne kadar şirinsin.

Ne yaptınız, getirdiniz mi yumurtaları?

Hayır, Suzi. Yani Suzan Hanım.

Rocky yüzünden mi?

- Aynen öyle. - Evet.

Yaz nerede çocuklar?

Bir şey yok, bir şey yok.

Kötü bir rüya görmüş sadece.

Ben hapşırınca uyandı. Al bakalım, Suzi.

Tebrik ederim Yazcığım, bu testi de geçtiniz.

Aferin kız sana.

Şimdi artık bu lens size emanet.

- Yaşasın! - Aferin kız sana.

Şimdi ne yapacaksınız?

Suziciğim kulaklık için Gökhan'a gideceğiz.

Öyle mi?

Ben de çok severim. Konser koşuşturmasından bir türlü görüşemedik.

Lütfen börekten ona da verin olur mu? Çok sever.

Yardımınız için çok teşekkürler.

- Çok teşekkür ederiz. - Ben teşekkür ederim, kendinize iyi bakın.

- Çocuklar sana emanet. - Tamam merak etme, o iş bende.

Haydi görüşürüz.

Hadi bakalım yürüyün hadi.

Başkanım o öyle olmaz, tekniğini anlatıyorum bakın.

Ağzınızı ıslattın önce dudaklarınızı.

Sonra şu ses çıkacakmış gibi düşününün.

Bir anda şiddetli bir şekilde çekiyorsunuz.

Yutuyorsunuz. Şeyi. Ağzınızdan içeri kaçıyor. O bant.

O şekilde deneyin.

Olmuyor değil mi?

Ne fark eder zaten ya.

Kaç yıllık ajanlarız, tıktılar bizi içeriye.

Rezil olduk valla. Hele siz.

30 yıllık ajansınız yani.

Serkan sus bir dakika, dikkatimi dağıtıyorsun.

Ne yapacaksın burada dikkati Allah aşkına?

Kırmızı, mavi.

Kırmızı kablo yok ki, bir tek mavi var.

Çekiyorum.

Nasıl çıktın kız oradan? Çok havalısın.

TA-OZ 4000 hareket ediyor.

Suzi'nin evinin yakınlarındalar.

İnşallah korktuğum şey başımıza gelmiyordur.

Gerçekten çok iyi denemeydi. Bravo tebrik ediyorum.

Oğlum düzgün bağlasana şunları ya.

Efendim bir şey buldum, sanırım çocuklar bu noktada.

Ya siz kendi ellerinizle bizi çocuklara götürüyorsunuz.

Çok teşekkür ederiz, sağ olun.

Ama çok ses oluyor ortamda. Çok çene var.

Ağızlarına bant çekelim, bant çekelim ağızlara.

Başkan gibi bant çekelim.

Korkma karıcığım. TA-OZ 4000 yanlarındaysa kolay kolay yakalanmazlar.

Bir de bir şey diyeyim mi?

O nasıl kaçıştı be! Tekrar aşık oldum valla.

Karım.

Kaçar.

Benden kaçmaz ama.

Çok garip, annenizden bir sinyal geldi gitti. Kısa süreliğine.

Ne? Gerçekten mi?

Ne sinyali, iyi miymiş?

Çocuklar sakin olun kısa bir sinyaldi, birden çok ihtimal olabilir.

Belki kaçmışlardır ama çekmeyen bir yerdeler.

Belki de yanımıza geliyorlardır.

Ama sinyal TeknoStar'dan geldi.

O zaman geriye tek bir şey kalıyor.

Kaçmaya çalıştılar ama...

Yakalandılar.

Çocuklar tamam, düşünmeyin artık.

Ne güzel az önce sessiz sessiz duruyordunuz.

Yeni sinyal gelene kadar bekleyeceğiz, sakin.

Ee?

Efendim burada yoklar.

Aslı Hanım'ın sinyali burayı gösteriyordu.

Ama zaten dağın başında da, yol burası ayrıca.

Ya siz ne kadar beceriksizsiniz, ya çok beceriksizsiniz siz.

Şu an nerede olduklarına bakacaksınız.

Daha önce nerede olduklarına değil.

Ya her şeyi ben mi söyleyeceğim size?

Haklısınız efendim, hemen yola çıkıyoruz.

Bu ödülü aldığım için matematik öğretmenime...

bana türev, integral, üslü sayılar öğrettiği için

kendisine çok teşekkür ediyorum.

Takoz, şimdi bu Gökhan, hepimizin bildiği Athena Gökhan mı?

Ta kendisi.

Biliyordum, işte biliyordum.

- Peki şu an nerede biliyor musun? - Hemen bakıyorum.

Instagram'a göre bugün bir konseri var.

O zaman şu an prova yapıyordur ama nasıl gireceğiz ki?

- Onu da oraya varınca düşünürüz. - Evet.

Evet, evet ya canlanın biraz. Gökhan kaç yıllık dostum benim.

Herhâlde oraya bizi almayacak değiller.

Sizi buraya alacak değilim.

Abi bak bizim çok hızlı bir şekilde Gökhan Bey'le konuşmamız gerek.

Hadi ya? Benim de sizi buradan çıkarmam gerek.

Bir dakika beyefendi.

Gökhan abi! Gökhan abi!

Abim, abiciğim çekil de geçelim.

Gökhan abi!

Baba dışarıdan sesler geliyor.

TA-OZ?

Gönder gelsinler.

Ne alaka ya?

Gökhan n'aber birader?

Gerçekten mi ya? Neredesin sen?

- Ya hayat işte. - Kim bu çocuklar?

Ya bunlar çocuk değil, bunlar canavar.

Ne, çocuk bunlar çocuk. Anlatırım ben anlatırım.

Gökhan bize icat ettiğin kulaklık lazım.

Annem ve babam kaçırıldılar, TeknoStar'da tutuluyorlar.

- Onları kurtarmamız gerekiyor. - Kaçırıldılar mı?

Evet!

Börek de var.

Suzi bu işi yapıyor.

Athena Gökhan senin baban mı?

Yaz, çocuğum.

Sence?

- Benim babam da şarkı söyleyebiliyor. - Yaz, gel.

Vay be olaya bak ya. Gökhan sen, siz aslında bir mucitsiniz demek.

Şarkıcılık hobi mi?

Yani arkadaşlar, kimliğimi gizlemem gerekiyordu.

Çok iyi gizlemişsiniz. Yani daha iyi gizleyemezdiniz sanki.

Allah'tan sesiniz çok güzel.

Gökhan sizin sahne adınız mı?

Benim abim de gitar çalıyordu ama bıraktı.

Demek öyle.

Şimdi konunun benle ne ilgisi var ki, değil mi kardeşim?

Çocuklar anlıyorum sizi ama ben bu kulaklık için çok çalıştım.

Öyle pat diye herkese veremem ki.

Gökhan abi ne olur, bizim o kapıdan geçmek için son şansımız bu.

Baba, yardımcı olamaz mıyız?

Peki.

Bir şartım var.

Madem içinizde gitar çalan biri var. O zaman göstersin bakalım hünerini.

Ama şimdi ben bayadır çalmıyorum, o yüzden yok. Ben yapamam.

Maalesef.

Hayır hatasız çalınacaksa ben çalayım. Hallederim.

Hayır, hayır. TA-OZ değil. Sen çalacaksın.

Okul grubuna seçilmedin diye müziği bırakamazsın.

Bak son şansımız bu.

O zaman kafana göre çal bir şeyler.

Bence oluyor.

Ee çocuklar?

Ne oldu Deniz?

Ne kadar daha bekleyeceğiz, olmuyor mu?

Ay canım. TA-OZ'unun kuzusu. Ne güzel çalıyor.

Deniz. Beklediğimden çok daha iyisin dostum.

- Teşekkür ederim. - Bu kadar zaman saklanman hata.

O zaman sana bu ateşi veriyorum.

Bundan sonra hayatın boyunca seninle. Derya bu da senin.

Çok teşekkür ederiz.

- Çok teşekkür ederiz. - Teşekkür ederim dostum.

Arkadaşlar bence şu an...

...koşmanız gerekiyor. Koş!

Kralı yok! Kralı yok!

Hayat senin gibi delisi yok!

Yaşıyorum gerisiyle. Takılıyorum kafama göre!

Kafama göre!

Sıkı tutunun.

İşte hızlı sürüş tekniği budur.

Takoz, neredeyse yetişecekler. Hadi hadi.

Çocuklar çok garip. Aslı'nın takip cihazından sinyal alıyorum.

Buradan ama bu mümkün değil. Bu işte kesin bir şey var.

Takoz?

Adamlar bize bakıyor.

Sen onlara bakma Yazcığım. Göz teması yok. Ben hallederim gerisini.

Bas bas bas bas bas.

Hadi bas.

- Takoz ne yapacağız? - Aslı'nın takip cihazı adamlarda.

- Nasıl yani? - Sinyal adamlardan geliyor.

Takipçi cihazı bana bağlı. Adamlar bizi böyle takip ediyor çocuklar.

Deniz ben şimdi kamyonun yanına geçiyorum

takip cihazını kamyonun kasasına atıyorsun.

Adamlara güzel bir şehir turu yaptıralım.

Tamam.

Neredeler? Arabayı görebiliyor musun?

Yani sinyal ileri gösteriyor ama.

Bana bak, bu kez çocukları kaçırırsan patrona ben hesap vermem söyleyeyim.

Hep ben laf yiyorum ya.

Aferin, bu sefer başaracaksınız.

Oğlum elinizde sinyal var. Navigasyon var, e bitirin artık bu işi.

Senin yüzünden. Hepsi senin yüzünden.

Seni seviyorum.

Ben de seni seviyorum.

Adamlar şimdi İstanbul turu mu yapıyor, Takoz?

İstanbul olsa iyi. Kamyon Adana plakalıydı.

Adana'ya gidek mi? Şalvarından giyek mi?

Ali, dur dur. Başladın yine.

Ya sizin uykunuz gelmedi mi?

Evet, çok yorucu bir gün oldu. Hadi herkes çadırlara.

Aynen iyi geceler, haydi.

İyi geceler, Takoz.

He ya gardaş gel gidek

Abi ne yapıyorsun ya?

Haydi iyi geceler.

- İyi geceler, Takoz. - İyi geceler.

Hadi bakalım çalıştır saksıyı Takoz.

Ne Takoz'u ya? Benim de aklımı karıştırdılar.

Düşün TA-OZ.

Yapılacak tek bir şey var.

Güzel, güzel. Bulduk yani çocukları.

Evet efendim, geldik şimdi.

Yanına doğru yaklaşıyoruz.

Tamam bağla görüntüyü.

Bağla.

Bağla bağla.

Efendim sesiniz.

Ne varmış sesimde?

Ne diyorsun ya? Hadi çocukların yanına git, çocukları göster bana.

Çocukları bulduk. TeknoStar artık benim olacak.

Efendim tavşansınız ama.

Ya ne uyduruyorsun? Ne tavşanı geri zekalı?

İşte çocuklar.

Geri zekalı!

Anne.

Anne.

- Anne beden hocası çok kızacak. - Ali ne oluyor abicim?

Ali uyan.

Ablacığım hadi.

Çadırdayız abiciğim hadi.

Gelecekleri gün için kurduğum alarm.

Gelemediler.

Kavgalarımızı bile özledim.

Ben de onları çok özledim.

Ama artık korkuyordum da.

Keşke bize yalan söylemeselerdi.

Meğer anne babamızı tanımıyormuşuz.

Ya şu an onlara kızgın olan bir tek ben miyim?

Ya ben de çok kızgınım.

Ama bizi korumak için, bir arada kalalım diye yapmışlar.

Ya bırak ya.

Yok avukatmış da sigortacıymış da.

Biz de nasıl kandıysak.

İnşallah hayat sigortası yaptırmışlardır.

Uyandınız mı sabah şekerleri?

Hadi yanıma gelin, size planımı anlatacağım şekerlerim.

Sabah şekeri ne şimdi?

Hadi.

Bir yandan kahvaltı ediyoruz. Bir yandan beni dinliyorsunuz.

Siz benim çocuklarım sayılırsınız artık.

Siz açken ben tok olamam.

Oha bunu bile düşündün mü?

Herhâlde düşüneceğim.

Tabii siz anneleri tarafından size emanet edilen çocuklara her bakımdan...

...yetersiz gördüğünüz bir bilgisayarın annelik etmesine şiddetle karşısınız ama.

Takoz Ziyagil.

Sen var ya dünyanın en iyi teknoloji harikasısın.

Müq'sün Takoz. Müq müq.

Müq. Müq. Müq ne ya? Müq ne be?

Tüm dillerde araştırdım, anlamını bulamadım.

TikTok'çan yok mu senin?

Müq mükemmelin kısaltması, Takoz.

İltifatın için teşekkür ederim de Türkçemizi doğru kullan evladım.

Lüle saçlım. Yapma. Müq ne ya?

Bakın bilmeniz gereken önemli bir şey var.

Adamların aradıkları aslında benim.

Bana kendi yazılımlarını yüklemek istiyorlar.

Bu yüzden peşimizdeler.

Yani aslında adamların amacı seni yakalamak mı?

O yüzden o gün o eve girdiler.

Annemle babam TeknoStar için seni koruyordu aslında.

Evet, evet. TeknoStar ancak ben oradaysam aktif olur.

Çünkü biliyorsunuz ki ben oranın ana bilgisayarıyım.

Yo bilmiyoruz.

Çocuğun ben sana dünyanın en iyi bilgisayarıyım dedim ya.

Dün gece sistemlerine girmeyi başardım.

Annenle babana benim yerimi sorup sizinle tehdit ediyorlar.

Pislikler, pis adamlar.

Tamam işte hepimiz aynı gemideyiz.

Ya neden duruyoruz ki burada. Gereken neyse yapalım.

- Evladım oğlum, dur. - Taktik maktik yok bam bam bam.

Aslanım gel.

Esiyor burası, hırkamı alacağım.

- Delirdi. - Deli midir nedir ya?

Şimdi ne yapacağız?

Egemen'e bir anlaşma önerdim.

Beni TeknoStar'a götürmeleri karşılığında...

Aslı ve Serkan'ı serbest bırakacaklar.

Sizinle buluştuktan sonra Aslı ve Serkan dönüp zaten beni kurtarır.

Yani sanırım kurtarır. Umarım kurtarır.

- İşte müq bir plan. - Asla olmaz.

- Olur. - Hiç olmaz.

Olur.

Sizi tehlikeye atamam çocuklar.

Sizinle beraber başarılı olma ihtimalimiz %10.

Aslan Parçası hadi sen de.

Bu ne demek oluyor şimdi Takoz?

Filmlerde böyle olur.

Ya dönsek mi ya, bir kere daha düşünsek.

Evet Takoz ya dönelim. Oy birliğiyle reddediyoruz.

Bak seni de kaybedemeyiz.

Çocuklar daha fazla zorlaştırmayın durumu, sizin güvende olmanızı istiyorum.

Hem kısa süre sonra tekrar bir arada olabiliriz.

Bu arada araba size lazım olacak.

Tek yapmanız gereken Aslan Parçası eve git, park et gibi şeyler söylemeniz...

- Tamam mı? - Bu kadar basit miydi yani Takoz.

E ne sandın?

Takoz yine görüşeceğiz değil mi?

Sizinle tanışmak benim için büyük mutluluktu çocuklar.

Kendinize çok dikkat edin, kampta bekleyin ve asla korkmayın.

Hadi bakalım. Sizi çok seviyorum.

- Olur da görüşemezsek... - Görüşeceğiz Takoz.

Hadi bakalım.

Görüşürüz Takoz.

Kardeşlerimi koruduğun için çok teşekkür ederim.

- Sana borçlandık valla. - Ağlatma beni gider ayak Deniz.

Hepiniz çok cesursunuz zekisiniz.

Birlikte her şeyin üstesinden gelebilirsiniz.

Annenin sizden istediği gibi çoktan Kardeş Takımı olmuşsunuz.

Hadi oğlum.

TA-OZ 4000. Senin adın ne?

TA-OZ 4000?

- Benim adım ne? - Gerzek.

Bilin bakalım ne oldu?

Söylesenize ya cevap bekliyorum. Hadi.

Gördün mü Başkanım?

Benim her şeye verecek bir cevabım var.

Söyle ne oldu?

- Bantla oğlum şunu. - Niye bantlıyorsun zaten açıyorum ben onu.

Teknik işe yaradı.

Evet arkadaşlar, TA-OZ 4000 şu anda buraya geliyor.

Yolda evet.

Sizi serbest bırakmam şartıyla benimle anlaşma yaptı.

Daha doğrusu aramızda kalsın. Anlaşma yaptığını sanıyor.

Yazık.

Yazık ya vallahi yazık.

Senin yüzünden.

Kızdın mı bana? Aslı?

Kızdı.

Çok zaman geçti, haber gelmesi gerekirdi.

Takoz da yok. Ne yapacağız?

Korkmaya başlıyorum ben.

Ben de o korkuyorum abi, abiciğim.

Abiciğim bir sus da düşünelim.

Çok korkuyorlar, ikisi de çok küçük Deniz.

Sakin olmaya çalış.

Hepimiz seni güçlü görmek istiyoruz.

Özür dilerim.

Kontrol edemedim pardon.

Ama ne yapacağımızı bilmiyorum.

Keşke Takoz'u vermeseydik.

Çocuklar!

Çocuklar!

Çocuklar!

Takoz'dan mesaj var.

- Sesi kesik kesik geliyor. - Çocuklar.

Çocuklar başaramadım. Anlaşmayı bozdular.

Siz olduğunuz yerde kalın, sadece bekleyin.

Korkmayın çocuklar.

Sakın korkmayın.

- Takoz bile başaramadı. - Bizim be şansımız var ki.

Şimdi ne olacak?

Neden duruyorsunuz? Kalksanıza!

- Ne oluyor yine abiciğim ya? - Kulaklık ve lens.

O kapıdan girmek için sadece saat eksik.

Takoz ne dedi?

Bu araba komutla çalışıyor dedi.

Saate git diyeceğiz bu kadar.

Saati bulursak anne ve babamı kurtarabiliriz.

- Evet! - Doğru ama...

...biz ikimiz gidelim Derya, ne olur ne olmaz. Tehlikeye atamayız.

Mümkün değil abi, unut bunu.

Evet biz de geliyoruz. Sizi yalnız bırakamayız.

Onları geride bırakamayız. Hem yanımızda daha güvende olurlar.

Haklısın galiba.

O zaman Takoz'un da dediği gibi biz artık Kardeş Takımı'yız değil mi?

- Evet. - Gel bakalım gel.

Hadi bakalım.

Aslan Parçası. Saate götür bizi.

Neden olmadı?

Aslan Parçası. Saate götürsene bizi.

Bozuldu mu ya bu?

Aslan Parçası. Bizi sağdaki ağaca sür.

E tamam.

Aslan Parçası. Bizi saate götür.

Allah Allah.

Dalga mı geçiyorsun Aslan Parçası? Bizi saate götürsene.

O zaman bunun tek bir açıklaması var.

Saat arabada.

Yoksa annemin saati mi?

Aslan parçası TeknoStar'a sür.

Takoz'un bize bahsettiği giriş şurası olması lazım.

Ama oraya girmeden önce şu aletler ne işe yarıyor onu çözeceğiz.

Hadi bakalım, başla bakalım Derya.

Yok sen abisin ya sen başla.

Ama şimdi sen de ablasın, o yüzden sen başla.

Ya biriniz başlasanıza artık hadi.

Başlamıyor musun? Başlama Derya.

Ben başlıyorum peki.

Ne oldu?

Daha bir şey gözükmüyor.

Bulanık.

Oha.

Şu an şu ağacın üstündeki bütün karıncaları falan görebiliyorum.

Arabanın motorunu falan görüyorum.

İçeride iki tane adam geziyor.

Bu neymiş, Suzi ne icat etmiş helal olsun.

Abla sen de kulaklığa bak hadi, dene.

Saçmalama Deniz. Tabii ki o lensi okula götüremezsin.

Oha.

Kızım iç sesimi okudun ya?

Durun durun.

Takoz.

Takoz'a zorla yazılım yüklemeye çalışıyorlar. Sesleri duyabiliyorum.

Ne diyorsun ya? Abi abla TeknoStar'da kaç kişi var?

- Koridorlar, geçitler, hepsine bakın. - Tamam gel bakalım.

Ya bu saat ne işe yarıyor?

Ali!

Ali, bir bakar mısın.

Yazcığım geleceğim abiciğim, bekle.

- Ali? - Dur canım bekle.

- Abimle ablam şu an... - Ali?

- Abi, abi bak... - Bir şeye bakıyorum.

Abla.

Yaz! Hangisi gerçek Yaz?

Senin de mi ikizin var?

Nasıl kapatacağım, hep yanımda mı olacak bu?

- Ali, git düzelt şunu oğlum hadi. - Tamam.

Dur.

Oh bir an çok korktum.

Vallahi kalbime iniyordu.

Bu maçı alacağız gençler.

İki saattir yok, 99 buçukta takıldı.

Yok kendi kendine kapanıyor, yok error verdi, yok çişi geldi.

Arkadaşlar bu makine sizi oyalıyor, siz anlayamıyor musunuz ya?

Siz nasıl yazılımcısınız, nasıl yükleyemiyorsunuz ya şu yazılımı?

Arkadaşlar bu yazılım bugün yüklenecek!

Ben bu binayı çalıştıracağım

ve bütün dünyanın en güçlüsü ben olacağım, tamam mı?

Yoksa vallahi uzaya fırlatırım sizi. Ne bakıyorsun dön önüne?

Bir de bakıyor kim bu diye.

KARDEŞ TAKIMI YANINIZDA

Serkan!

Serkan!

- Başkana mı? - Başkana değil yukarı, yukarı.

Çocuklar.

Başkanım, çocuklar.

Ee bu ne şimdi ne yapacağız?

Takoz giriş için gerekli demişti.

Demek ki cihazlarla açacağız.

O zaman ben lensi takayım. Belki bir şey çıkar.

1-2-3-4 değildir, değil mi ya?

Oha be ben bu şifreyi okul dolabıma bile koymam.

Özel lensle okunuyor tamam da yani insan 1-2-3-4 koyar mı?

Belki boomer'lıktan yapmışlardır.

Bakın, elimizle bir şey yapacağız bu şifrede.

Kim bilir şimdi kimin el izi bu abi ya?

Bakın, iki tane aynı el izi lazım.

İyi de kimsenin el izi aynı olmaz ki.

- Bittik işte. - Ya her şeyi ben bir düşüncem

Hemen söylenmeye başlıyorsunuz.

- Takoz saat gerekli demedi mi? - Dedi.

O zaman abicim söylesene, ne yapacağımızı biz de bilelim.

İkizim ve benim el izlerimiz.

Çok iyi.

Evet arkadaşlar bu işi bitiriyoruz. Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik, bu son.

Saniyede bir kere geçen...

Dakikada iki kere geçen, senede hiç geçmeyen şey nedir?

Sorumuz bu.

Saniyede bir kere geçiyorsa o zaman dakikada altmış kere geçmesi gerekmez mi?

Zamanın geçmediği bir şey nasıl oluyor ki?

Mesela matematik dersinde hiç zaman geçmiyor.

Öyle değil Yaz.

Ya kesin şaşırtmacalı soru falan bu.

- Matematikle bir ilgisi yok. - Giriş için cevap A harfi.

A harfi.

Doğru.

Oh be.

Odalarda kimse yok, temiz.

İyi bari.

Vay Simülasyon Odası.

Senin ikizin galiba burada yapıldı.

Uzaylılarla mı konuşuyorlar burada?

Seni aramadılar mı?

Çok komiksin sen.

Burada ne varmış ya.

Yaz, dur. Yaz.

Yerçekimsiz Alan yazıyor.

Yaz!

- Ne yapıyorsun? - İnsene.

İndir şunu bak indir.

Tamam sus. Birisi gelecek şimdi.

Biri gelecek şimdi. İndir şunu.

- İnsene. - İyi misin?

Tuşa bas bir şey yap.

- Basıyorum. - Bas işte!

- İyi misin? - Senin ne işin var orada be abiciğim?

Yaz kim? Ben neredeyim?

Nasıl yani?

Ne?

Tamam, Yaz görevdeyiz kızım. Sakin ol.

- Korktum ya. - Gel buraya, gel.

Bilmediğin odalara girmek yok, tamam mı?

Uçan Otomobil Test Üssü.

Ne olur biraz baksam?

Ali gitmemiz lazım, gel. Gel.

Hadi gel.

Hadi, herkes görev yerlerine. Planımızı unutmayın. Dikkatli olun.

Aşağıdaki odada kimliğini bilmediğimiz biri var.

Güzel.

Ali! Bırak! Bırak beni!

Bırak beni!

Başaramayacaksınız.

TA-OZ 5000 hizmetinizde.

TA-OZ artık benim.

Çok güzel.

O zaman şey yapalım mı?

İlk olarak...

Dünya'nın bütün elektriğini keselim mi?

Başlatıyorum efendim.

TA-OZ'un yeni adı kaos.

Çok güzel ya. Gülsenize, tebessüm yok.

Aç ağını aç.

Yaya yaya gül. Gül yaya yaya. Sen de.

Ön taraf. Ön taraf. Hadi bakalım. Ağzımızı yaya yaya gülelim.

- Bu az gülüyor, bu az gülüyor patron. - Söyle, uyar o zaman.

Çok güzel. Tamam yeter. Susun.

Tamam. Tamam yeter.

Ya bir çıksanıza ya.

Hadi bir çıkın bakayım.

Çık. Beni bir yalnız bırakın.

Çıkın bakayım.

TA-OZ?

İkinci aşamayı öğrenmek ister misin?

Siz anlatmak isterseniz efendim.

İkinci aşama...

Dünya'nın bütün internetini ve sosyal medyasını ele geçirmek...

ve ona hükmetmek.

Ne diyorsun? Tamam mı?

Tamam, efendim.

Ama yok dur. Önce benim bir ekibimle bir toplantı yapmam lazım.

Kusuruma bakma.

Sen otur ama tamam mı? Rahatına bak.

Burada kal istediğin gibi çay, kahve söylemek istersen...

- Rahatına bak yani, sıkıntı yok. - Emredersiniz.

Hadi bakalım.

Küçük kız seni raporlamam gerek.

Beni tanımaman çok kırıcı Takoz.

- Ne yapıyorsun? - Merak etme Takoz.

Bunların hepsi bizim planımızın bir parçası.

Korkma, şimdi seni kapatmam gerekiyor.

Kızsam mı, sevinsem mi bilemedim Aslı. Beynim karıştı ama...

Bir daha sakın.

Tüm birimler TeknoStar'a. Tekrar ediyorum, tüm birimler TeknoStar'a.

Yaz! Kızım sen neden konuşmuyorsun?

Yaz! Kızım.

Yazma yani, konuş kızım.

Anne, o Yaz değil, ikizi.

Saat sizde o zaman.

Sadece saat mi? Kulaklık ve lens de bizde.

Bak ya. Şunların havalarına bak.

Nasıl çıkacağız şimdi buradan?

Yakalanma planımız bunun içindi zaten. Merak etmeyin, her şey kontrol altında.

Bak ya bir de plan yapıp uygulamışlar.

Ama Yaz'ı kurtarmamız lazım değil mi? Yaz derken yani gerçek Yaz'ı. Başkanım.

Ben burada kalıp ekipleri koordine edeceğim siz çıkın.

- Hadi, hadi, hadi. - Koşun. Koşun.

Tüm ekipler TeknoStar'a dedim duyuldu mu?

Kulaklıkları ver.

Lensi ver.

- Gidelim. - Hadi bulunsun kızımızı.

Aman aman.

Oha. Hareketlere bak.

Nasıl ya?

Bunu yeni öğrenmiş.

Gelelim mi karıcığım? Koş.

Dur, dur. Aman aman.

Anne, ne yaptın sen ya.

Çok iyiydi ama şimdi mesela benim tekniğim baya daha iyidir.

Yani bir de beni görseniz. Değil mi?

Tamam sensin.

Yaz. Ana odadalar. Gidelim.

Mesela yakışıklı oğlum. Bak.

Oradalar, Yaz! Gel kızım. TA-OZ.

- İyi misin? - İyiyim.

Bizim hemen buradan gitmemiz lazım.

Korkmayın ya. Korksanız bile nereye kaçacaksınız?

Ya çocuklar siz bu TA-OZ 5000'in gerçekten kalbi olduğunu mu düşündünüz?

Çok safsınız.

Emin olun sizi gerçekten hatırlamayacak.

Makina oğlum bu, makina makina.

Şu an kendinle savaştığını biliyorum.

Lütfen aramıza dön.

Takoz'u çok sevdiğinizi biliyoruz.

Ama onu artık açamayız. Çok tehlikeli olur anladın mı?

Yapabileceğimiz hiçbir şey yok.

Geri gelecektin. Söz vermiştin. Bir daha görüşeceğiz dedin.

Evet sen Kardeş Takımı'nın bir parçasısın.

Sensiz olmaz, Takoz.

- Ver şunu. - Bırak oğlum.

- Bırakın çocuklar. - Gel kızım.

TA-OZ 5000 sadece bana hizmet edecek.

Al.

Benim adım Takoz!

Benim adım Takoz!

Ve sana asla hizmet etmeyeceğim.

Tabii benim senin yazılımından kurtulmak için

kendime ait bir şifrem olacaktı.

Kardeş Takımı.

Ne diyorsun sen?

Bırak. Sen dokunma. Sen dokunma.

Derhâl benim emirlerimi yerine getiriyorsun sen.

- Bak bak bir tane... - İndir o elini.

- Egemen... - Alın şunu!

Bu arkadaşlar emirlerini yerine getirir.

- Allah kahretsin! - Kardeş Takımı'yız biz.

Geri geleceğim. Göreceksiniz. Kısmet bu işler kısmet.

Yazılımdan kurtulmak için kendine şifre koyarsın ha.

Peki şifre neydi?

Kardeş Takımı.

Sizce bir gün biz de ajan olur muyuz?

Bir gün bizce ajan olmazsınız, tamam mı? Unutun o işi. Sakın.

Hadi yeter bu kadar ama bana bir iyilik yapın, beni hemen eve götürün.

Ben evimi özledim ya.

Hadi. Hadi bakalım.

- Ajan olacağım falan diyorlar. - Evde ajandalarına yazarlar bence.

Yok bir şey kızım. Hadi devam et.

Hadi insenize ergenler.

- Birlikte ineceğiz. - Aynen öyle.

Hatırlarsanız...

o gün sıradan bir gündü.

Artık hiçbir gün sıradan değil bizim için.

Birlikte olmanın değerini anladık çünkü.

Biz Kardeş Takımı dedik ama kan bağı olmadan da...

...insan aile olur, kardeş olur. Unutmayın.

Mesela Takoz. O da bizim takımdan.

Çünkü takım olmak sevgiden geçer.

Maceramıza ortak olduğunuz için...

...artık siz de bizim takımdasınız.

Kardeş Takımı'na hoş geldiniz!

Dur dur dur, bir şey söylemeyi unuttun.

Ne unuttum, Takoz?

Macera daha yeni başladı.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.