All language subtitles for Mavio.S01.E20 (20. Bolum)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği)

(Hâce Ahmed) Hoş gelmişsiniz.

Mahmud can arka hücreye alın hemen.

Gelin böyle gelin.

(Müzik)

Allah razı olsun Hâce. Babamın o sarayda iyileşme imkânı yoktu.

Onu Atıf'tan koruyabileceğim en münasip yer burası.

(Hâce Ahmed) Çok iyi düşünmüşsünüz Asıfe Sultan.

Tekkemiz niyeti hayır olan herkese açıktır.

İnşallah burada iyileşir. Biz de elimizden geleni yaparız.

Yalnız babamın ilaçlarına el koydular.

Aytolu'dan yenilerini almam gerekiyor.

Dert etmeyin. Siz istirahat buyurun, Mansur can halleder.

Hemen hallederim Hâce. Buyurun.

İç dedim Leyla.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Buyurun efendim. Konuğumuzun içkisine göz dikmiş gibi olmayalım.

(Gerilim müziği)

Latife ederim Leyla.

Sana güvenmeyeceğiz de kime güveneceğiz?

Değil mi Adnan?

Doğrudur efendim.

Afiyet olsun.

Özrün kabul edildi Leyla Hanım.

Sen bana çok lazımsın.

Ben senden vazgeçemem. Bunun kıymetini bil.

Sağ olun ancak yeni geldiniz, eğlendiremedik sizi. Kalmaz mısınız?

Borcun olsun, yine geliriz. Biz misafir değiliz Leyla.

Bağdat'ın her karışı gibi burası da bizim.

-Elbette. Yine bekleriz. -(Adnan) Yine bekleriz.

(Gerilim müziği)

Yanımızdaki muhafızlar babama sadıklar Hâce.

Onlar olmasaydı başaramazdık.

Allah onlardan razı olsun.

Âmin.

Saltanat arabası da Basra'ya doğru yola çıktı.

Atıf, abimin yanına gittiğimizi sanacak.

(Asıfe) Bu bize biraz zaman kazandıracaktır.

İyi düşünmüşsünüz.

Her şeye rağmen...

...başınıza dert açmaktan korkarım.

Rica ederiz Asıfe Sultan.

Halife hazretleri için en münasip olanı düşünmüş, yapmışsınız.

Bize itimadınız ayrıca mutlu etti bizi.

Allah senden razı olsun Hâce.

Başka kimsem yok biliyorsunuz.

Allah cümlemizden razı olsun.

Siz merak buyurmayın.

Halife hazretleri için elimizden geleni yapacağız.

(Müzik)

Ne demek Halife hazretleri de yok Asıfe de yok?

Nasıl kaçırırlar gözlerinin önünden? Anlat!

Efendim, ben de Halife hazretlerinin odasındaki muhafızları...

...teftişe gittiğimde öğrendim vaziyeti.

Vazifedeki muhafızları bayıltıp...

...ellerini, ayaklarını, ağızlarını bağlamışlar.

Bu sebeple meseleyi geç fark ettik.

Nereye gittiklerine dair bir iz var mı?

Efendim iki arabayla yola çıkmışlar.

Saray ahırında bekleyen vazifelilere...

...Asıfe Hanım'ın arabada olduğunu...

...Basra'ya doğru yola çıktığını söylemişler.

Nasıl müsaade ederler böyle bir şeye?

Nasıl müsaade ederler?

Bu sarayda bizden habersiz...

...işler dönüyor ve kimsenin bir şey yaptığı yok!

Saray muhafızları varmış yanlarında.

Onları görünce durumdan şüphelenmemişler.

Önlerini de kesmemişler.

Bu işten kim sorumluysa hepsinin kellesini alacağım!

Kimse kendini kolay kolay kurtaramayacak!

(Gerilim müziği)

Aytolu, güzel kızım. Hadi uyan.

-Ne oldu baba? -Yok bir şey kızım.

Hâce haber göndermiş, bizi tekkeye çağırıyor.

-Hayrolsun, neden baba? -Bilmem.

Asıfe Sultan için hazırladığın otlardan da istemişler.

Hadi sen hazırlan, ben dışarıda bekliyorum.

Sabah mı oldu abla?

Olmadı kuzum, hadi sen kapat gözünü uyu ablacığım.

(Müzik)

-Mahmud. -Efendim?

Ya bunlar Asıfe kızla geldiler de...

...bir dolap çeviriyor olmasınlar.

Ya çevirseler ne dolap çevirecekler Pehlivan Usta'm.

Bu kadarcık muhafızı tek kılıcımla tepelerim.

Ya Mahmud ben sana öyle mi dedim?

Ya bak şimdi, bunlar Halife Müsterşid’i buraya getirip...

...sonra baskın vermeye kalkmasınlar?

Olur mu olur.

Ben o Atıf yılanından her tür yılanlık beklerim.

İşte.

O vakit akıllarında buraya baskın vermek varsa...

...ki bunu da tez yaparlar...

...o zaman gökten taş yağsaydı daha iyi olurdu derdik.

Baskına gelenler dışarıdan...

...aha bunlar da içeriden kılıç sallar.

-Pehlivan Usta. -Efendim?

-Ya sen benim içime kurt düşürdün. -Ya.

(Hâce Ahmed) Hayırdır kardeşlikler?

Böyle gizli saklı ne konuşursunuz siz?

Hâce.

Bilirsin ben öyle boş yere işkillenecek adam değilim.

Ama büyük başın derdi de büyük olur.

Bunlar koskoca Abbasi Halifesi'nin şuuru yerinde yokken...

...kaptı kaçtı yaptılar, buraya getirdiler.

Ben korkarım bu işin sonu nereye varır diye.

Asıfe Sultan şimdilik elinden geleni yapmış.

Halife'nin burada olduğunu hiç kimse bilmiyor.

Onları Basra yolunda zannetmekteler.

Yani bu muhafızlar hain değil sadıktır.

Hayvanın alıcısı dışında...

...insanın alıcısı içinde derler.

(Hâce Ahmed) Şimdilik bize görünen hepsinin...

...Halife'ye ve Asıfe Sultan'a sadık olduğu görüntüsüdür.

(Hâce Ahmed) Neticede her biri kellesini koltuğa alıp gelmiş buraya.

Yine de önce tedbir sonra tevekkül. Gözlerimizi dört açacağız.

Zalime dikkat, mazluma rikkat ile yaklaşmak zorundayız.

Eyvallah Hâce.

Ben dikkat de ederim, rikkat de ederim.

Her türlü tedbiri de alırım sen hiç merak etmeyesin.

(Duygusal müzik)

Asıfe Hanım, hekimbaşı başınıza gelenleri söyledi.

Hepimiz çok üzüldük.

Sonuçta saray da olsa orası sizin yuvanız.

Orada huzursuz olmanız çok dokundu bana.

Allah yardımcınız olsun.

Allah razı olsun Aytolu. Teşekkür ederim.

Allah sizden de razı olsun.

Siz gerçekten iyi bir insansınız.

Üzülmeyin artık.

Hem kendi hürriyetinize kavuştunuz hem de babanızı o...

...uğruların elinden çekip aldınız.

İnşallah her şey bundan sonra daha güzel olur.

Âmin.

Sağ olasın.

(Müzik)

(Kutluk) Derinlemesine inceleyip tartamadım ama...

...ilk bakışta kalbime doğan şudur Hâce.

Allah'ın izniyle Halife kendini toparlayacaktır.

Boğuştuğu illet kanına karışmış zehir vasıtasıyla.

Ama bünyesi muhkemmiş maşallah.

Allah razı olsun Kutluk.

Halife'nin ayağa kalkması bizim için çok mühim.

Hep birlikte dua edeceğiz.

Dua sizden, âmin bizden Hâce.

Yalnız Aytolu'yla obaya dönmem, tez vakitte yeni dermanlar yapmam gerek.

Tabii, tabii. Bineğiniz var mıdır?

Kuş kanatlı, yörük atlı gerek.

Kendi bineğimizle geldik sen çağırınca.

-Yine onunla gideriz. -Eyvallah.

Ama bir ricam daha vardır Kutluk.

Emrin baş üzere.

Asıfe Sultan'la dadıyı da obaya götürmenizi istiyorum.

Onları güvene almak bizim için çok mühim.

Halife'nin burada saklandığını kimsenin bilmemesi gerekiyor.

İkisinin tekkede olması çok fazla dikkat çekecektir.

Doğru dersin Hâce.

Bir de köşeye sıkışınca bir kedi bile...

...dedesi olan aslanı hatırlar da pençelerini çıkartır.

Atıf'ın gözü dönmüştür. Ne yapacağı belli olmaz.

Obanın tertibatını kuvvetlendirmek gerek.

Almas Ana gerekeni yapar. Sen bizi merak etme.

-Allah yüzümüzü kara çıkarmasın. -Âmin.

(Kırbaç sesleri) (Bağırıyor)

(Gerilim müziği)

Size söyledim.

Benim hiçbir şeyden haberim yok.

Sen bir hainsin.

Biraz daha konuşmazsan...

...bir hain olarak öleceksin.

Asıl hain sensin.

Biz Halife hazretlerine hiçbir zaman ihanet etmedik.

Her zaman sadakatle hizmet ettik.

Eninde sonunda konuşacaksın.

Ve yanında kimlerin olduğunu söyleyeceksin bana hain!

Hain!

Şu genç yaşta neler yaşadı kızcağız.

Asıfe Hanım değil mi?

Ben de üzüldüm hâline duyunca.

Maşallah cesaretli kızmış ama.

Babasını çekti aldı o saray denen bataklıktan.

Başlarda tanıyamamışım ben onu.

Yanlış düşünmüşüm hakkında.

Pişmek için ille de ateş, ille de ateş.

Ateş Aytolu'yu da pişirdi işte.

-Ne dedin ana? -Ateş diyorum.

Maşallah.

Elindeki oldu mu Asıfe kıza?

-Başka bir şey lazım mıydı? -Yok başka bir şey lazım değil.

Geçin şöyle.

Şu vakit buradan karşıya baktığımda...

...yüreği pır pır eden bir güvercin...

...henüz yuvasından uçmamış olmasına rağmen...

...kendini göklerin hâkimi zanneden bir atmaca yavrusu...

...bir tane de tüyleri yolunmuş şahin kuşu görürüm.

Peki sen ne olursun Pehlivan?

Eğer ki benim sözümü harfiyen dinlerseniz...

...sizi gagasıyla besleyen anaç kuş olurum.

Ama zerre miskal tembellik hissedersem...

...ayak sürüdüğünüzü, kaytardığınızı görürsem...

...avcı kuşunuz olurum.

Geriye sadece kemikleriniz kalana kadar...

...sizinle uğraşırım.

Benim gibi feleğin sillesini yemiş bir adama...

...en fazla ne yapabilirsin ki?

Sana eskisi gibi kuvvetli bir cengâver olabilme...

...imkânını verecekken vermem.

Bu Yalgız, yalnız ve yalnızca...

...eli kılıç tutan bir keçi çobanıdır.

Kendini henüz bilmediği için...

...tekmil ailesini katleden o eşkıya sürüsünden...

...intikam alabileceğini sanır.

Ben yanında olmazsam da buna inanır.

Mansur eğer ki beni dinlemez ise...

...babasının ona gösterdiği alperenlerden olamaz.

Eli kalem, kılıç tutan yiğitleri...

...ancak ve ancak rüyasında görür.

Demem o ki Akbörü eğer ki beni kızdırırsanız...

...sana dünü...

...sana bugünü sana da yarınını vermem!

Şimdi.

Elinizi kalbinize koyun.

Elbettir ki herkesin kaybetmekten korkacağı şeyler vardır.

(Gerilim müziği)

İyi. Hadi bakalım!

O vakit geniş olmak suretiyle...

...bu obanın etrafında 10 kere koşacaksınız.

Her beşin sonunda da buraya gelip...

...bu cevizleri alıp, ağzınızdaki kaşığa koyacaksınız.

Ve onları düşürmeden hızlı hızlı taşıyacaksınız.

İyice milletin eğlencesi olacağız desene.

Mansur, bu obanın etrafında koşup geldiğinde...

...ciğerindeki nefes senin nefesindir.

Eğer ki nefesine hükmetmeyi öğrenemezsen...

...o senin düşmanın olur. Elini ayağını titretir.

İşte nefis de nefes gibidir.

Sen burada nefesine zincir vurmayı...

...nefsine dizgin vurmayı öğreneceksin.

Varsın dalgasını geçen geçsin.

Kınayanın kınamasından korkan da zaten bizden değildir.

Şimdi, ikisi 10 kere koşacakken...

...sen 15 kere koşacaksın.

Tamamdır ustam. Tamamdır.

Mansur.

Tamam dedik ya ustam.

(Pehlivan) Bak hele bak!

Çıraklık ustaya tabiyetle başlar.

Zaten zanaatın sırrı da budur.

Sen önce anladın, sonra kabul ettin.

Önce kabul edeceksin, sonra anlamaya çalışacaksın.

Şimdi, bu son itirazını da üzerine ekledim.

Onlar 10 kere koşacakken sen 20 kere koşacaksın.

(Müzik)

Kalk çabuk!

Koş!

Yürü!

(Müzik)

(Kapı vuruluyor) (Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

Ne yaptınız? Yakaladınız mı Basra'ya giden arabayı?

Efendim yakaladık lakin...

...Asıfe Hanım da Halife hazretleri de içerisinde yok.

Ne demek yok? Kimi tuttunuz peki?

Efendim, arabanın içerisinde sadece Asıfe Hanım'a...

...yardımcı olan muhafızları vardı. Onları yakaladık.

Konuşturmuşsunuzdur siz bir de o adamları.

Hayır efendim.

Ser verdiler sır vermediler.

Halife hazretlerine sadık olduklarını...

...ve asla konuşmayacaklarını söylediler.

Ne yaptınız peki?

Saldınız mı adamları?

Yorgunuz, uykumuz var, istirahat etmek isteriz dediler...

...biz de onları ebedi istirahatgâhlarına yatırdık.

Epey uyurlar şimdi.

Âlâ.

(Gerilim müziği)

Bismillah.

Sen ne yapıyorsun?

Nedir senin o elindeki? Döşek çarşafı mı?

Yahu Allah Allah ya.

Bunun sarılışının bir adabı bir duası vardır.

Yahu Mahmud alt tarafı dikkat çekmemek için...

...tebdil-i kıyafet duracağız tekkede.

Hakiki derviş olacak değiliz ya.

Duaya ne lüzum var ki? Sarıp geçelim işte.

Höst! Orada dur!

Sen oradaki kapıyı gördün mü?

O kapıda 40 yıl bekleyip de içeri giremeyen vardır.

İçeri girip de hakiki dervişliğin sırrını anlayamayan vardır.

Sen ki bunu böyle takarken bile dua etmelisindir.

Hakiki derviş olmak için de 40 fırın ekmek yemelisin.

Sen yedin mi 40 fırın ekmeği?

Hikmet sahibi dervişler gibi konuşmaya başlamışsın.

Ben daha yeni deli oldum.

Benim derviş olmama epey vardır.

O yüzden ki elimden çıkan kaza...

...dilimden çıkan hikmetten daha fazladır.

Dikkat et de bir kazaya kurban gitmeyesin.

Siz de dikkat edin.

Kazaya kurban gitmeyesin. İndir ellerini.

Bismillah.

Leyla'yı çok iyi tanıyorum.

Senin tanımadığın kadar iyi.

Halayığının ölümünden sonra kime güvenip...

...kime güvenemeyeceğini...

...sınamak için muhakkak bir şey yapacaktı.

Yani amacı baştan beri...

...beni öldürmek değildi.

Seni denemekti.

Peki, bu oyunun içinde neden yer aldınız muhterem Dâi'm?

Senin açığa çıkmaman için.

Bana sunduğu içkiyi o yüzden...

...Leyla içmeden içtim.

Sen bana Leyla'nın beni zehirleyeceğini...

...söyledin mi söylemedin mi?

Söyledim efendim.

Peki, Leyla bunu bilir mi?

Bilmez efendim.

Onun istediğini yaptığımı sanır.

Şayet ben o içkiyi içmeseydim...

...Leyla senden şüphelenecekti.

Beni zehirlemek istediğini de bu yüzden sana söyledi.

Bana söyleyip, söylemeyeceğini denemek için.

Bu oyunu oynayıp seni temize çıkardım.

Sen hâlâ bana lazımsın.

Anladım efendim.

Teşekkür ederim.

Ama bu vakitten sonra...

...beni öldürmeyi gerçekten deneyebilir.

Şayet böyle bir şey geçerse Leyla'nın aklından...

...sen ondan daha hevesli ol beni öldürmek için.

Güvenini kazandın, bunu devam ettir.

Olandan bitenden beni haberdar et.

Ben bir çaresine bakarım. Şimdi gidebilirsin.

(Gerilim müziği)

Mansur!

Ay, benim gözümün nuru.

Ne oldu? Senin suratın niye asık hâlâ?

Sen hani teyzemin yanına götürecektin beni? Söz vermiştin.

Bak şimdi doğru dersin.

Söz verdik mi tutmak icap eder.

Şimdi bak, benim biraz işim var, tamam mı?

Sen çadıra git hazırlan, beni bekle.

Ben işim bitince seni alırım, oradan teyzenin yanına gideriz. Tamam mı?

Hadi bakalım.

Mansur! Kaytarmak yok!

(Müzik)

Uyandır şunu.

Onların Basra'ya gitmediğini...

...hatta burada, Bağdat'ta...

...burnumuzun dibinde olduğunu açığa çıkardım ki...

...sen de zaten nerede olduklarını adın gibi biliyorsun.

Hayır.

Şimdi seninle bir anlaşma yapacağız.

Sen bana onların nerede olduğunu söyleyeceksin.

Ben de sana canını bağışlayacağım.

Ve bir küp altınla...

...Bağdat'tan çıkıp gitmene müsaade edeceğim.

Benim canım dert değil.

Sen de benim canımı dert etme.

Senin gibi bir hainin elleri...

...Bağdat'ın tepesinden...

...Halife hazretlerinin üzerinden çekilsin yeter.

Bin kere ölmeye razıyım.

Madem ölümü istiyorsun...

...o zaman ben de sana...

...o ölümü vereceğim.

Ahh!

Yazık oldu bunca yılın hizmetkârına.

Ben hastayken de iyi davranmıştı bana ama.

Hainlerin sonu böyle işte.

Temizleyin.

(Müzik)

Selamünaleyküm.

Aleykümselam. Gel Mansur can.

-Hoş geldin. -Hoş gördüm Hâce'm.

Elim de boş gelmedim.

Kutluk Baba bunu size yolladı.

Halife hazretleri için hazırlanan ilaç.

Sağ olsunlar. Sen de sağ ol.

Nasıl oba ahalisi?

Pehlivan Usta'nın bizi perişan edip, kaybolması dışında...

...bir derdimiz yoktur çok şükür.

Alışacaksın Mansur can, alışacaksın.

Bizi koşturmaya başladığında biz daha Urungu yaşındaydık.

İnşallah Hâce'm, inşallah da.

Gel sen bunu bir de benim bacaklarıma anlat.

Hâce'm bir sualim var benim sana.

Sor kardeşlik.

Asıfe Hanım ve dadı obada gözden uzaktadırlar.

Buradaki muhafızların derviş libasına girmesi de hoştur.

Lakin akşam sohbet vardır.

Herkes çıkıp buraya gelecektir.

Halife tekkenin bir hücresinde yatarken herkesi buraya toplamak...

...sıkıntılı bir vaziyet meydana getirmez midir Hâce'm?

Mansur can, eğer bir şeyden saklanıyorsan...

...iki şeyi yapman icap eder.

Birincisi tedbir almaktır.

Bizim her şeye rağmen sohbeti tertip ediyor oluşumuz...

...bu tedbirlerden biridir.

Eğer durduk yere biz sohbet yok deseydik...

...tekkede gayritabii bir şey olduğu düşünülecekti.

Saklanan kişinin ikinci yapması gereken de sığınmaktır.

Ama öyle gözlerden ırak bir yere sığınmak değil.

Allah'a sığınmaktır.

Hicret esnasında...

...mağaraya sığınan Peygamber efendimizi 'SAV'...

...kem gözlerden sakınan kudrete...

Mağaranın önüne örümceğe ağ ördüren...

...güvercine yuva yaptıran kudrete.

Bizim ondan gayrı gidecek yerimiz yoktur.

Sığınacak kapımız yoktur.

Bir de hak kapısına vardığımızda...

...sohbetimizin bereketi heybemizde olsun isterim.

Anlarsın ya beni.

Anlarım Hâce'm.

Kusura kalma, hiç böyle düşünmemiştim.

Kardeşlik, şimdi çarşıya git.

Esnafa sohbetimizi hatırlat. Herkes gelsin.

Bir de dükkânı boş bırakmamak gerek.

Bizi arayan yerimizde bulabilmeli.

Doğru dersin Hâce'm. Ben hemen gideyim.

Yolun açık olsun kardeşlik.

-Selamünaleyküm. -Aleykümselam.

Hâce.

Tekkeye bir uğrayayım dedim.

İyi ki de demişim.

Ortada bir garabet var.

Nedir o garabet Saltuk?

Mahmud'un yanında dervişler var.

Ama onların sizin ihvandan olmadığı bellidir.

Duruşları asker gibi.

Bizim âl-i Selçuk'tan olmadığına göre...

...Abbasi Sarayı'ndaki sadıklardan olduklarını tahmin etmekteyim.

Dua edelim ki herkesin gözü senin kadar keskin olmasın Saltuk.

İnşallah değildir Hâce.

Kardeşlik, ben de sana haber edecektim, geldiğin iyi oldu.

Seninle konuşmamız gerek. Olanı biteni bir anlatmalıyım.

Meşverette hayır vardır.

(Kapı vuruluyor)

Efendim, misafiriniz geldi.

Buyurunuz efendimiz.

Neymiş bu mühim mevzu, beni ayağına getirtecek kadar?

Efendim, özür dilerim. Saraydan çıkamıyorum.

Asıfe yine bir şeyler çeviriyor.

Halife hazretlerini kaçırmış, dadıyla beraber.

Hekimbaşı da işin içinde ama konuşmadı.

Halife hazretlerine sadık muhafızlar da...

...işin içindeler ama konuşmadılar.

Gerçekten Abbasi Hanedanı tarihine...

...adını akılsızlıkla yazdıracak bir başarı elde ettin.

Senin gibi bir soytarının vezirliğe gelmesini sağladığım için...

...Alamut Kalesi tarihine benim ismim...

...bir utanç vesikası olarak kaydedilecek.

Neyse, ben bir malumat elde edersem...

...seni de haberdar ederim.

Emredersiniz efendimiz.

(Gerilim müziği)

(Müzik)

Teyze! Teyzeciğim!

Seni çok özlemiş. Israr edince dayanamadım getirdim ben de.

Daha önce de görüşemediğimiz zamanlar olmuştu Meryem.

(Leyla) Buna yeniden alışsan iyi olur.

Artık hep birlikte olacağız demiştin ama.

Şımarma Meryem.

Hayatta her şey istediğimiz gibi olmuyor. Maalesef.

Hadi gel. Sen içeride bebeklerinle oyna.

(Müzik)

Niye bu kızcağıza böye davranırsın Leyla?

Kendimden uzaklaştırmaya çalışıyorum Hamza.

Yokluğuma iyice alışması lazım.

Allah Allah! Nedenmiş?

Çok yakında, belki de hiç burada olmayacağım.

O ne demek Leyla?

Aklından geçenleri anlat.

En başından beri sen haklıydın Hamza.

Bu adamlara karşı susup oturmakla bir şey elde edemeyeceğiz.

Tek suçu yanımda olmak olan Mahbube de...

...susmuş, sessiz sedasız kara toprağın altında yatıyor şimdi.

Ne yapmak istersin Leyla?

Nereye varmaya çalışırsın?

Gidin buradan, ne işiniz var?

Ne öyle hemen celallenirsiniz?

Daha evvel de geldik. İlk defa mı gördünüz?

Buralara hep biz satarız incik boncuğu, kumaşı.

İzin verin de geçelim. Rızkımıza mâni olma.

Yok kardeşim, giremezsiniz. Zaten ihtiyaç da yok.

Hadi buralarda dolaşmayın.

Ne inatçı adammışsın. Mallarımızı gösterip...

...satacağımızı satıp, gideceğiz. Amma uzun ettin.

Laftan anlamaz mısınız siz? Lazım değil dedik ya!

Emin, sakin uzaklaşın buralardan.

Yahu bak şuradan şuraya gitmem ben. Onca yol geldim malları satmak için.

Eh! Basın gidin be, belanızı mı ararsınız?

Malınızı satacaksınız diye canınızdan mı olmaktır niyetiniz?

Tamam gideriz. Obanız da çadırınız da sizin olsun.

Adnan'dan eskisi kadar emin değildim.

Mahbube'nin vefatından sonra eskisi kadar itimat etmiyordum.

Bir şey mi yaptı?

Sizin hançerli dediğiniz adamı çağırtıp, zehirleyeceğimi söyledim.

Af dileme bahanesiyle o da haberi bizzat kendisi gönderdi.

Ah Leyla!

Niye kendi başına böyle büyük işlere kalkışırsın?

Sen demedin mi bize Bağdat'ın her tarafını...

...o hançerlinin adamları sardı diye?

Dur, hemen köpürme Pehlivan.

Adnan'ın sadakatini ölçmek için yaptım.

Bu oyuna göre bana sadakati tam.

Nejat'ı buraya getirdi, soframa oturttu.

Güya ondan af diledim.

Zehirlemeye kalkmadım tabii, dedim ya, oyundu bu diye.

Hançerli adamın bana itimadı tam.

Peki...

...buralardan gideceğim ne demek?

Elbette ki bir sonraki adımım oyun değil, hakikat olacak.

O adamın ölümü benim elimden olacak.

Leyla, kendini böyle büyük bir tehlikeye atmana izin vermem.

Unut bunu.

Başıma daha ne gelebilir Hamza?

Ölüm mü?

Ondan bile korkamıyorum artık.

Ben ölümü bu odada gördüm.

Mahbube'nin vücudundan yayıldı bütün odaya.

Ne su ne sabun temizleyebildi.

Ya ben korkuyorsam Leyla?

Onca yıl harp görmüş, darp görmüş...

...vücudunun her yerinde türlü türlü kılıç izleri olan Pehlivan Hamza...

Ben korkuyorsam ölümden?

Hem de kendi ölümümden de değil.

Benim ölümümden mi korkuyorsun?

Bak Leyla...

...bazen bataklığın yanında bir çiçek görürsün.

Ak bir çiçek, tertemiz.

O bataklığın karasını...

...kirini, çamurunu yakıştıramazsın o çiçeğe.

Ama gel gör ki...

...o çiçeğin kökü de toprağı da bataklığın hemen dibindedir.

İşin kötü tarafı...

...o bataklık günden güne büyümektedir.

İşte o vakit...

...iki korku sarar insanın içini.

Dersin ben bu çiçeği buradan koparayım, götürüp kurtarayım.

Ama onun o vakit solmasından korkarsın.

İkinci korku...

...dersin tamam, ben ilişmeyeyim, bu burada kalsın.

Dokunmayayım ben buna.

Ama o zaman da...

...bataklığın onu yutmasından korkarsın.

Bunca korku arasında çiçeğin akıbeti ne olacak peki?

Eşref vakti gelecek.

Cemre arza düşecek.

O vakit elbet o çiçek için yeni toprak bulunur.

Biz de o çiçek için yeni toprak buluruz evelallah.

Ama dem bu dem değildir.

Daha evvel başka insanlar zarar görmesin diye...

...harekete geçmek lazım diyen sen değil miydin?

Ne değişti şimdi?

Leyla, ortalık çok karışık.

O hançerli adama karşı...

...çok büyük bir zafer kazanma ihtimalimiz mevcut.

Asıfe Sultan, Halife'ye...

...o hançerlinin emir eri gibi davranan Atıf'ın elinden kurtardı.

Tekkeye getirdi.

Şimdi dua etme vaktidir. Ortalığı karıştırma vakti değil.

Uydum Pehlivan'a.

Dediğin gibi olsun.

Ben artık yeni topraklarıma gideceğim günü bekleyeceğim.

Hay yaşa.

Hem zaten bütün bu planların hepsi...

...Kara Leyla'ya yakışır planlar, değil mi?

Leyla'ya yakışmaz.

Artık sen bembeyaz bir çiçek gibi ak Leyla'sın.

Hadi Meryem'i çağır da gönlünü al kızcağızın.

Aa, iyi düşündün.

Söyle.

Efendim, göçer obasına tebdili kıyafet gönderdiğiniz adamlar geldi.

Gelsinler.

(Çerçi) Efendim, sağlam tertibat var.

Biz bir şeyler satarız dedik, sokmadılar içeri.

Tanımadıkları kimseyi de sokmazlar kanımca.

Tamam, siz çıkabilirsiniz.

Neyin peşindesin sen Asıfe?

Efendim, ne yapmamızı emredersiniz?

Göçer obasında bir şeyler dönüyor yine.

Asıfe, Hâce'sine sığındı.

Gidip, hepsini buraya geri getireceğiz.

Of dadı, ben dayanamıyorum artık.

Babamın yanına gitmeliyim.

Kızım, nereye gidiyorsun? Sen beni öldürecek misin?

Babamdan ayrı kalmak için mi katlandım ben bunca şeye dadı?

Aklım onda, anlamıyor musun? Yanına gitmeliyim.

Kızım, mühim olan babanın sıhhati.

Ona orada iyi bakıyorlar, merak etme.

Yanında olmam lazım. Böyle olmaz.

O orada canıyla cebelleşirken...

...ben burada eli kolu bağlı oturamıyorum işte.

Keskin sirke küpüne zarar.

İtimat ettin ki babanı Hâce'nin tekkesine götürdün.

Şimdi onun sözünü dinleyeceksin ki bu kara günleri atlatalım.

Hâce için Halife demek, devlet demek.

Onu korumak için elinden geleni yapacak...

...gerekirse canını verecektir.

Sen şimdi faydalı olmak istiyorsan otur ve herkes için dua et.

El-Basîr isminin de sahibi Yüce Yaradan.

Sen görünmeyenleri görensin.

Bu aciz kulunun gözlerini aç.

Hakikat ışığını onun üzerine saç.

(Hâce Ahmed dış ses) Maddi ve manevi hastalıklarından arınsın.

Allah'ım şifa senden dert sendendir.

Şâfi isminin sırrı için ellerimi sana açıyorum.

Gönlümden geçenler sana malumdur.

Lakin ben derdimi anlatmaya muhtacım.

Sana muhtacım.

Derman sahibi de sensin, ferman sahibi de.

Bu yatakta yatan âdem gaflet sahibidir.

Senin aşkına tuğ kaldıran...

...senin adına kılıç savuran âli Selçuk'a sırt dönmüştür.

Ama ihanet sahibi değildir. Gözüne perde indirilmiştir.

Şimdi ise hem zahirde hem batında gözleri kapanmıştır.

Halife gözlerini açarsa sadece kendi sıhhatine kavuşmayacak...

...belki bu sayede Bağdat'ta ferasetine kavuşacak.

Müsterşid zahirde gözlerini açınca ilk nazarda yalnızca etrafı görecek.

Ama batında gözlerini açınca çevresini saran yılanları da görecek.

Senin dostlarından Ebül Hasan Harakânî diyordu ki...

“Türkistan’dan Şam’a kadar...

nerede bir din kardeşimin parmağına diken batarsa...

...benim parmağıma batmıştır.

Nerede birinin ayağına taş değerse, benim ayağımı acıtmıştır.

Bir kalpte hüzün varsa, o kalp benim kalbimdir.”

Benim bu zavallı kalbimin tek tesellisi, aynı hüznü taşımasıdır.

Ümmetin yaşadığı diyarlar, yangın yeridir.

Yurtlarımızın cümlesi acı çekmektedir.

Tevhit ehliyim diyenlerin, böyle pare pare durması...

...benim yüreğimi parçalamaktadır.

Sen bizi ayrılığın azabından, birliğin rahmetine sevk et.

(Hâce Ahmed dış ses) Senin yolunda bir olmanın faziletini...

...herkese bildirmek isteriz. Nasip et.

Senin aşkınla bir olmanın kıymetini, âşıklara bildirmek isteriz.

Nasip et.

Seninle bir olmanın lezzetini, kalbimize bildirmek isteriz.

Nasip et.

Maşallah Necip Bey maşallah.

Sazlık Mahallesi'nin reisliği de pek bir yakışmış ha.

Ben kimse aç kalmasın diye sabah erkenden işe koyulayım...

...sen de gel benimle alay et.

-Gel de bir işin ucundan tut. -Aman beyim aman.

Sen pek hakkaniyetli dağıtırsın. Buyur sen dağıt, bana ne hacet?

Bir işin ucundan tutmayacaksan oyalama beni.

Görmüyor musun? Bir sürü işim var gücüm var.

Hadi, ne durursun başımda hâlâ hazine bekçisi gibi?

-Git işine! -Tamam lan tamam, bağırma.

-Selamünaleyküm. -(Erkek) Aleykümselam.

Usta, ya bu...

...mendillerin düz, işlemesiz olanı yok mudur?

-Ak bir mendil lazım bana. -Olmaz olur mu Pehlivan Usta?

-(Erkek) Var var. -Yaşa.

Bak burada kaşlarını yapıyoruz.

Burada da gözleri. Nasıl olmuş?

Evet evet.

(Leyla) Oldu diyorsun yani? Bu da burnu olsun.

(Adnan) Oo, hoş geldin Meryem.

Hayırdır sultanım?

Meryem geç içeride sen yemeğini ye. Bizim biraz konuşacaklarımız var.

Tamam teyzeciğim.

Hadi bakalım koş.

Hayır Adnan hayır, geç otur şöyle.

Keyfiniz pek yerinde.

Dün gece de Necat'ın canını bağışladınız.

Bundan ne mana çıkarmam lazım?

Adnan bana darılma ama sadakatinden emin olmam gerekiyordu.

(Leyla) Dün yaşananlar seni sınamak içindi.

Necat'ı zehirlemeyecektim zaten.

Aman sultanım, darılmak ne demek?

Sadakatimden en ufak bir şüphe duysanız bile...

...bu benim yüreğimi yakar, beni küle çevirir.

Aman neyse, olan oldu. Sana itimadım tam artık.

Mühim olan da bu zaten.

Meryem'i buraya getirenlere de çok itimattınız var Leyla, değil mi?

Elbette.

Onlar beni hiçbir zaman yolda bırakmadı ki.

(Leyla) Hem şimdi bana çok güzel bir haber getirdiler.

Bu yüzden de Necat'la olan hesaplaşmamı erteledim.

Neymiş bu güzel haber?

Sana söylememde bir beis yok. Dün gece...

...kendi gözlerimle gördüm sadakatini.

Asıfe Sultan, Atıf'ı atlatıp Halife hazretlerini tekkeye kaçırmış.

İnşallah yakında sağlığına kavuşacak...

...ve Bağdat'ta sular yeniden yatağında akacak.

(Hareketli müzik)

-Selamünaleyküm. -Aleykümselam Pehlivan Usta'm.

Buyur, hoş gelmişsin.

Oo, Mansur? Kaşık mı yontarsın sen?

Hey Cenab-ı Rabb'ül âlemin! Bu günleri de gördük ya.

Bugünleri de gördük ya!

Amma alaya aldın ustam sen de ha.

Sanki daha evvelden hiç çalışmazdık da.

(Pehlivan) Sen öyle diyorsan öyledir.

Şimdi Mansur, senden istediğim bir şey var...

...hemen halletmen lazım tamam mı? -Ustam yarın haletsek?

Akşam sohbet var ya gecikmeyelim ona.

Olmaz olmaz, gecikmeyiz merak etme. Hadi.

İyi peki madem öyle diyorsan sen.

İyi tamam şu defterini al, dediklerimi noksansız işle, tamam mı?

Bu Sazlık'taki aşhaneye alınacakları mı yazdıracaksın ustam?

Yok.

-Şiir yazdıracağım. -Ne? Şiir mi?

Sen mi söylersin bunları Pehlivan Usta'm?

Hadi be, tamam oğlum yap işte şunu. Vallahi rezil oldum zaten herkese.

Bari sen gelme üstüme. Hadi dediklerimi yaz şimdi.

Zaten kafamdan uçup gidiyor sabahtan beri düşünüyorum.

Hey Allah'ım, inşallah gitmemiştir kafamdan.

-Hadi. -Söyle ustam hadi dinliyorum.

Bizde sevda dedikleri...

-Bizde sevda dedikleri. -(Pehlivan) Hah.

(Duygusal müzik)

Gel gel, gel biraz dinlen, otur. Perişan ettin kendini, yoruldun.

Oturamam işim var.

Sen kenara çekilip hiçbir şeye karışmayınca her şey başıma kaldı.

Ne yapalım? İnsan çalışınca yorulur işte.

Ne yani ben hiçbir işe karışmıyor muyum ha?

Bütün gün burada oturuyorsun. Her şeyi ben yapıyorum.

Bitirdim bugün ekmekleri. Al bu da senin hakkın.

Aman beyim aman. Ben bir garip Şahsuvar.

Onu da hak etmemişimdir ben.

Al al, ben senin yerine de çalıştım. Hakkın.

O ekmeklerin ikisi de senin hakkın.

Sağ olasın var olasın, tamam mı?

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Kapı vuruluyor)

Pehlivan Usta'm bunu size yollamıştır.

Allah Allah?

-Niye kendi getirmemiş? -Bilmem.

İşi vardır herhâlde, ondan beni yollamıştır.

Anladım ben tamam.

Kapıda kaldın. Gel içeri bir şerbet ikram edelim.

(Mansur) Yok yok, sağ olun.

Tekkede sohbet var da beni beklerler. Ben gecikmeyeyim.

-Hayırlı geceleriniz olsun. -İyi geceler.

(Hâce Ahmed) Kardeşlerim...

...Pir Yusuf Hemedânî'nin, hocasının hocası olan...

...ilim ve marifet sahibi bir zat vardır.

Adı Ebûl Hasan Harakâni’dir.

Şimdi onun bahsettiği bir kıssayı sizlere anlatacağım size.

Evvel zaman içinde iki kardeş varmış.

Bu iki kardeşin annesi hastaymış.

Kardeşlerden biri, diğerine demiş ki...

“Sen bugün annemle alakadar ol ben de ibadet edeceğim.”

Diğer kardeş kabul etmiş.

İbadet edecek olan kardeş seccadesini sermiş...

...sabaha kadar Allah'a niyaz etmiş.

Sonra gaflet bastırmış bir anda, uykusu gelmiş ve secdede uyuyakalmış.

Tam da o demde bir rüya görmeye başlamış.

Rüyada bir ses duymuş.

O ses demiş ki “Kardeşini affettik."

"Onun hürmetine seni de bağışladık.”

İbadet eden kardeş şaşırmış.

“Ben bütün gece Allah'a niyaz ettim...

...kardeşimse sadece anneme hizmet etti.

Şimdi siz, onun hürmetine beni bağışlamaktasınız.

Bu nasıl iştir?” diye sual etmiş.

Duyduğu ses ona cevap vermiş.

“Allah'ın senin ibadetine ihtiyacı yoktur.

Ama annenin...

...kardeşinin hizmetine ihtiyacı vardır.”

İşte kardeşlerim, Müslüman'ın vazifesi hem ibadet etmek...

...hem de darda olana, muhtaca yardım etmektir.

Bedeni hasta olana, gönlü kırık olana derman aramaktır.

Harakânî hazretleri "İnanan kardeşinin derdiyle dertlenmeyen...

bizden değildir.” hadisinin esrarına varmış bir kişiydi.

Bu yüzden Harakâni hazretleri şöyle söylemiştir.

“Sabahleyin kalkan âlim ilminin artmasını ister.

Bense bir kardeşimin kalbine daha...

...neşe ve saadet verebilme derdindeyim.” der.

Biz de ömür boyu işte bu derdin peşine düşeceğiz.

Sizden tek isteğim, sabah kalktığınızda...

...bu gün kaç kişiyi mesut edebilirim, diye düşünmenizdir.

Bu yolda, bela, eza, cefa çekecek olsak da...

...ebedi âlemde bu bizim şeref beratımız olacaktır.

(Duygusal müzik)

(Pehlivan dış ses) "Bizde sevda dedikleri"

"sizde bir uzun hecedir"

"Ol hecenin ettikleri Çekenler bilir nicedir"

"Derdime yetmez lisanım Ol hece için kurbanım"

"İnmez koçlar, akar kanım Hâllerim İsmailcedir"

"Ol hece kul eyler beyi Tek hece olur dileği"

"Arabi’nin aşk dediği Bildim göklerden yücedir"

"Sanmayın hep abdal idim Pençeli bir kartal idim"

"Dilden dile masal idim Hepsi Bağdat’tan öncedir"

"İmdi dizlerim takatsiz Ellerim kaldı pusatsız"

"Gayrı köleyim azatsız Diz çöktüğüm bir ecedir"

"Kılıç çekse cümle felek Depremezdi benim yürek"

"Şimdi beni vuran bilek Gül dalı gibi incedir"

"İsmin duydum taş kesildim Gündüz ışığını sildim"

"Çün lügate bakıp bildim Leyla, yıldızlı gecedir"

(Duygusal müzik)

Biz hazırız efendim, emrinizi bekliyoruz.

Göçer obasına vardığınızda kimseye acımayın.

Herkes hak ettiği cezayı çekecek.

Emredersiniz.

(Kapı vuruluyor)

Efendim, sizinle görüşmek isteyen kambur bir adam var.

Hangi kambur bu?

(Muhafız) Adnan'mış adı. Kara Leyla'nın evindenmiş.

Hayat memat meselesi olduğunu söylüyor.

Gelsin.

Gel Adnan gel. Siz çıkın.

Anlat.

Efendim kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim.

Acil olmasa rahatsız etmezdim.

Öyle olsa iyi olur. Baskına giderken ayağıma dolandın.

Efendim, Dâi'ye ulaşmaya çalışsam çok geç kalacaktım.

Bu yüzden size geldim.

Ee? Anlat be adam!

Halife hazretlerinin...

...Yusuf Hemedânî'nin tekkesinde olduğu haberini aldım.

(Adnan) Bu yüzden size geldim.

(Adnan) İşin acil olduğunu sanırım efendim.

Malum, Halife hazretlerinin kaybolması mutlaka...

...size de çok dert olmuştur.

Oldu Adnan oldu.

Bu verdiğin bilgi...

...bizim işimize yarayacak. Sen şimdi çık.

(Hareketli müzik)

Senin ne işin var burada? Benim burada olduğumu nasıl bildin?

Dedin ya, bana ulaşamazsan...

...Göçer obasına git, Hâce'ye ulaş diye zamanında.

Göçer obasındakiler buraya gönderdi beni.

Bu gelişin pek hayra alamet değil. Ne oldu anlat hele.

Oğlumu...

...kabiledeki delikanlıları Dübeys katletti.

Oraya giden kimse sağ dönmedi.

Dübeys geldi, beni tehdit etti.

Oğlumun cesedini önüme attılar Saltuk.

Artık ben o Dübeys'in canını almadan hiçbir şey düzelmeyecek.

Ben bunları, öfkelenesin diye anlatmadım Saltuk.

Selçuklu'ya sadığız dedik ve bedelini ödedik.

Bedelini öderken isyan etseydik sadakatimizin ne anlam vardı?

Ben bunları...

...Dübeys'in hangi melanet peşinde olduğunu öğren...

...ahalinin başı derde girmesin diye anlattım.

Oğlumun elinde bu undan vardı.

Dübeys'in hamlesi de bununla alakalı zannederim.

Of of!

Oğlum ölüyor, oğlum ölüyor! Şahsuvar, Şahsuvar!

-(Şahsuvar) Ne oldu nesi var çocuğun? -Oğlum maraz kaptı.

Nefes alamaz hâlde.

-Allah Allah, ne marazı ya? -Yardım et, yardım et.

Yavru?

-Ölüyorum, ne olur yardım edin! -(Şahsuvar) Abla, abla neyin var?

Tövbe tövbe! Ya ne oluyor bunlara böyle?

İyi misin? Ablacığım iyi misin?

(Erkek) Oğlum, aç gözlerini oğlum!

(Şahsuvar) Ne oldu bu insanlara?

Kızım! Kızım bana bir yardım edin, kızım!

-Kızım, bana bir yardım edin. -Tövbe tövbe, ne oldu bu çocuğa?

Yavrum nefes al, yavrum bana bak.

Allah'ım ne oluyor bunlara böyle?

Bak bakayım yavrum.

(Kadın) Necip'im! Necip'im!

-Necip? -(Kadın) Şahsuvar!

Necip!

Necip, Necip!

Necip! Necip aslanım iyi misin?

Necip?

Necip bana bak yavrum, bak bana.

Necip, Necip!

Necip bana bak. Kan gelir bunun ağzından.

(Kadın) Öldü Şahsuvar!

Necip, Necip aslanım bana bak.

Necip yapma ne olur, Necip!

Necip hadi aç gözünü. Kurbanın olayım aç gözünü ne olursun.

Necip! Hadi Necip, yiğidim bana bak ne olur.

Yavrum.

Necip!

Hepsini halledeceğiz Allah'ın izniyle.

Siz gönlünüzü ferah tutun kardeşlikler.

(Hâce Ahmed) Ne edersiniz siz?

Böyle uğursuz, habersiz tekke mi basarsınız?

Heyt!

(Atıf) Tam da öyle Yesili Ahmed.

Bu sefer seni...

...ne Hemedânî'nin inayeti...

...ne Selçuklu’nun himayesi, ne de...

...arkadaşlarının boş tehditleri kurtaracak.

(Atıf) Halife hazretlerine kurduğun tezgâhın hesabını vereceksiniz.

Getirin hangi hücredeyse!

(Hareketli müzik)

(Halife) Atıf!

(Üst üste konuşmalar)

Esas sen...

...yaptığın her şeyin hesabını...

...tek tek vereceksin!

(Hareketli müzik)

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi Es Film tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Aynur Kolivar Çelebi

Seslendiren: Ünsal Coşar

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Büşra Miliza Koçak - Nuray Ünal...

...Özgür Türk

İşaret Dili Çevirmeni: Hayrettin Baydın

Editörler: Ela Korgan - Olgun Yılmaz - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.