All language subtitles for Mavera.S01.E23 (23. Bolum)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği)

(Gök gürlüyor)

Almas Ana, yine ekmeğinizi yedik...

...yine suyunuzu içtik, hakkını helal et.

Konak gelende ekmek çoğalır, su arınırmış.

Esas sen bize sohbet ettin.

Adı güzel kendi güzel Muhammed Mustafa'dan bahsettin.

(Almas) Senin de adın batmasın.

Adınla yaşayasın.

Ocağın küllensin, bahçen güllensin.

Bir omzuna talih kuşu bir omzuna devlet kuşu konsun.

Âmin anam, âmin.

Ne temiz ne mübarek dualar bunlar. Var olasın.

Kutluk, sen de az kahrımızı çekmedin.

Allah razı olsun.

Sen olmasan Aytolu olmasa Sazlık'taki illeti söküp atamazdık.

Senin sayende aldığımız nefesi kıymetlendirdik.

Allah senden razı olsun.

(Müzik)

Aytolu, bu nedir?

Yörük'ün bohçasında ne olursa işte. Kuru et, peynir.

Derim ya, çam sakızı çoban armağanı.

Niye zahmet ettin?

Olur mu, ne zahmeti?

Sen bizim gönlümüze hoşluk, soframıza bereket getirdin.

Seninle daha çok ekmek bölüşelim ki bereketimiz artsın isterim.

Al, kırma beni.

Bu güzel sözlerden sonra hayır denir mi hiç?

Allah razı olsun.

Senden de Allah razı olsun Hâce.

Hadi uğur ola.

Ah!

Dikkat et, yere kapaklanacaksın.

(Müzik)

(Akbörü) İşte böyle düşersin dikkat etmezsen.

Pehlivan Usta olmayınca talimde...

...ben bir şeyler öğreteyim diye düştüm. Yoksa...

(Hâce Ahmed) Sizi birbirinizi yere devirirken değil de...

...yerden kaldırırken gördüm ya...

...en kıymetli hazineye değişmem.

Beni devirdiği vakti görmedin galiba Hâce.

Kılıç tokuşunun töresinde vardır o.

Ona alınmayacaksın. En iyi sen bilirsin Akbörü.

Bilirim.

Neyse biz talime devam edelim de Pehlivan Usta gazaba gelmesin.

Pehlivan Usta iyi ustadır. Biraz zorludur.

Sen hakikaten bu göçerlerin dediği gibi ermişsen onu bilemem.

Fakat gerçekten erdiysen o zaman bunca sene...

...Pehlivan Usta'ya katlanmanın mükâfatıdır.

Hadi kolay gele.

Hadi gel!

(Müzik)

(Duygusal müzik)

Akay, bir lokma bir şey ye.

(Mansur) Acıkmadın mı bunca vakittir?

Al, bu da senin hakkın.

Aman beyim, aman. Ben bir işe yaramaz Şahsuvar.

Ben ekmeği de hak etmemişim.

(Necip dış ses) Al, ben senin yerine de çalıştım. Hakkın.

Şahsuvar akay, ne olur bir lokmacık.

(Duygusal müzik)

İyi, ben bunu bırakayım. Sen acıktığın vakit yersin o hâlde.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Hâce.

Leyla o cinayeti işlemiş Hâce.

Ben bu Bağdat'ın kirinden pasından arınsın diye çabalarken...

...o gitti ellerini kana buladı.

(Müzik)

Ustam.

Maide suresinde Allah...

..."Kim, bir insanı haksız yere öldürürse...

...bütün cihanı öldürmüş gibidir." buyurur.

Ama haksızlığı tarif ederken de...

...bozgunculuğu ve başkalarının canına kıymayı hariç tutar.

Kim ne melanet işledi biz bilemeyiz.

Ama bugün Mervan'ın kanını akıtan Şahsuvar'a dövünmezken...

...Leyla'yı silmende sanki başka sebep vardır.

Var elbet. Var Hâce, bilirsin elbet.

Ben onun ellerine en güzel işleri yakıştırırdım.

O sebepten isterdim, o içinde bulunduğu bataklıktan çıksın diye.

Ama birinin elleri kirlenecekse bu onun elleri olmamalıydı.

Ustam.

Bırak hele elindeki işi.

Bırak hele.

Sözlerime kulak ver.

Hakça yazılan kulca bozulmaz usta.

Senin vazifen bu duruma hayıflanmak değildir. Olan olmuş artık.

Geleni olduğu gibi kabul edeceksin.

Heder oldu gitti demeyeceksin. Kader oldu geldi diyeceksin.

Tamam Hâce, tamam.

Hak'tan gelen başımızın üstüne, eyvallah.

Sonra?

Sonrası da yazıyor aynı ayette usta.

"Bir insanı kurtaran bütün cihanı kurtarmış gibidir."

Sen de bir insanı kurtarabilmek için...

...elinden gelen gayreti göstereceksin.

Belki sen onun kurtuluşuna vesile değilsindir de...

...o senin kurtuluşunun vesilesidir.

Bak Hâce bunca yıllık Pehlivan Hamza ben...

...yahu ozanlar gibi şiir döktürdüm, gittim Mansurcuğu ulak eyledim...

...yaptıklarımı mendille kadının eline iliştirdim.

Vallahi ben arımdan yerin dibine girerim.

İnsanların yüzün bakamam, sen bana daha yola devam mı dersin?

Ah usta, ah ustam ah!

Bak sana ne anlatacağım.

Bir gün Aişe validemiz...

...peygamberimize sual etmiş.

Sallallahü aleyhi ve sellem.

Sallallahü aleyhi ve sellem.

Benimle muhabbetiniz nasıldır diye sormuş.

Peygamber efendimiz de kördüğüm diye cevap vermiş.

Validemizin pek hoşuna gitmiş bu cevap.

Ara ara yine sualini tekrar etmiş.

Kördüğümün akıbeti nasıl diye sorarmış validemiz.

Peygamberimiz de kördüğüm ilk günkü gibi dermiş.

Şimdi sen de yüreğini yokla usta.

Kalbindeki kördüğümü son gününe kadar...

...böyle taşıyacağına kanaat getirdiysen...

...yola devam ustam, yola devam.

Eyvallah Hâce, eyvallah.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Abla, abla neyin var?

Gözünü seveyim anlat. Bak, korkutuyorsun beni.

Neden korkuyorsun Aytolu?

Sen bu obanın gülüsün.

Herkes seviyor seni, koruyup kolluyor.

Herkes bu obada dost sana.

Herkes seni de seviyor ablam.

Biz de dostuz sana, bilmez misin?

Ama sen hak ediyorsun bu sevgiyi.

Tertemizsin.

Bu öyle kıymetli bir şey ki...

Aman ablam, biz biliriz kim hak eder kim hak etmez sevgiyi.

Sen bu obada gördüğün sevgiyi de saygıyı da kendin kazanıp hak ettin.

Hadi toparlan, ne olur üzme beni de.

(Hâce Ahmed) Allah bereket versin.

(Saltuk) Selamünaleyküm.

Aleykümselam.

Buyur, otur.

Bir haber mi vardır?

Bu kez dışarıdan değil, içeriden haber getirdim.

Bilirsin Hâce ben yol ehli...

...dergâh ahalisi bir adam değilim.

Biz bir hane, bir çatı, bir yol belledik.

O da devlettir.

Onu mukaddes bildik.

Gökler çadırınız, güneş tuğunuz olsun demiş ya Oğuz Kağan.

Biz de devleti çadırın ana direği gibi...

...gökyüzünü ayakta tutan dayanak bildik.

O olmazsa adalet de yok olur dedik.

Doğru bilmişsin Saltuk can.

Adaletin tesisi için çalışan emirler...

...adaletin muhafazası için çarpışan erler olmazsa...

...belki gökler çökmez ama iyiler, kötülerin önünde diz çöker.

Bu da gökyüzünün başımıza düşmesi kadar fenadır.

İşte ben babasız büyüdüm.

Baba bildim devleti.

Âl-i Selçuk'un kartalını ana bilip kanatlarına sığındım.

Vazifemi yaptım.

Vicdanımı rahat ettirdim.

Ettirdim ama...

Ama farklı bir hâl geldi bugünlerde değil mi?

Evet.

Pir Hemedânî gelip sadrıma dokunduğundan beri...

...içimde bir susuzluk peydah oldu sanki.

O elini göğsüme yaklaştırıp iman tahtıma sürdü ya...

...o vakitten sonra deryaları içsem susuzluğum geçmiyor.

Sanki göğüs kafesimde çölün kum tepeleri var da...

...bir damla rahmete hasret kalmışım.

Sen bir yola çıktın Saltuk.

Pirimizin dediği gibi zincirini kıracağın...

...ruhunu hürriyete kavuşturacağın bir yol.

Hâce...

...ben askerim.

Sizin yolunuzla benim yolum aynı değil.

Yollar çeşit çeşittir Saltuk.

Bazen süvari olursun, atının dizgini elindedir, yolu sen seçersin.

Bazen de levent olursun fırtınalı ummanda...

...gemin bir o yana bir bu yana gider.

O zaman da yol seni seçer.

Sen yol seçenlerden değilsin.

Yolun seçtiklerindensin.

Bunu ben istemedim.

Sizin güzergâhınızın yabancısıyım.

Yol bilecek, iz seçecek değilim.

Limana varamam.

Yolun sahibi de ummanın sahibi de limanın sahibi de birdir.

Seni seçtiyse inşallah limana da eriştirecektir.

Sen yeter ki sana söylenene kulak ver.

Zincirlerini kır.

Bana kimse zincir vuramaz.

Bazen gelecek kaygısı zinciri olur insanın.

Bazen de geçmişin ızdırapları.

Bazısı ateşten olur hemen kurtulmak istersin.

Bazısı da kendi derin gibi gelir sana alışmışsındır.

Söküp atmak canını yakar.

Ama sökmeden de kurtulup felaha ermek mümkün değildir.

Eğer bir zincirim varsa...

...kırmasını bilirim.

Ama sen de şunu bilesin Hâce...

...zikir halkalarını cenk meydanlarına tercih edecek değilim.

Halid bin Velid de Müslüman olmadan önce...

...buna benzer şeyler söylemiştir muhakkak.

Ama gün gelince hakikatin ışığı karşısında diz çöktü.

Kılıcını hep o ışık için savurdu.

Üstelik o Uhut'ta kâfir ordularının kumandanıydı.

Sen ise göz bebeğimiz olan Âl-i Selçuk'un yiğidisin.

Bu yolun yolcusu olmak günü gelince bu yol için kılıç savurmak...

...en çok sana yakışır.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Leyla.

(Duygusal müzik)

Leyla, buraya gelmeden evvel eve uğradım.

Adnan'ın akıbetinden haberim var.

Ben icap eden her şeyi yaptım, sen merak etme.

Bir tek seni suçuma ortak etmediğim kalmıştı...

...o da oldu desene.

İsmin dilime değdiğinde sadece Leyla demek yetmez artık bana.

Eksik söyledin zaten.

Kara Leyla demelisin.

Bir türlü kendi aklayıp paklayamayan Kara Leyla.

Kabahatine seni de ortak eden...

...iflah olmaz Kara Leyla.

Leyla, ben senden eminim.

Mecbur kalmadıkça bir cana kıyacak...

...can alabilecek bir insan değilsin sen.

Kader böyleymiş.

Kederini anlarım.

Allah cenabı Rabb'im tövbeleri kabul edendir.

Hem bizim kalbimizi, bizim gönlümüzü bizden daha iyi bilendir.

Neden Pehlivan dersin de Hamza demezsin?

Sinirlendin mi yine kızdın mı bir şeye?

Benim kinim kendime.

Bataklıkta boğulmamdan korkardın...

...bataklığın kendisi oldum.

(Duygusal müzik)

Leyla...

...kaçırma artık gözlerini.

İstersen eski günlerdeki gibi hiddetle bak.

Bağır çağır.

Ama bak yüzüme.

Bakınca ne olacak, ne hallolacak?

Sen bir dem bak bana hele.

Benim iklimim değişecek.

(Pehlivan) Gönlümün buzları eriyecek.

İçimde rengârenk binlerce çiçek açacak.

Cemre düşecek, cemre.

Bir kere bak bana yeter.

Gerçekten arza cemre düşer mi?

Düşer ya.

Arza da gönlüme de düştü işte.

Gönlümde illet var derdin ya?

İlletse de nimetse de kabulüm artık.

(Müzik)

(Dilenci) Allah rızası için.

(Saltuk) Komutanım.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Dübeys bizim kardeşlerimizi şehit etti.

Onların intikamı mutlaka alınmalıdır Saltuk.

Dübeys’in tasmasını tutan kimse ona da gereken cevap verilecektir.

Dübeys bunu kendi başına akıl edemez.

Karguy karargâhını tespit edecek biri değil Dübeys.

Nerede olduğumuzu bilemez.

Lakin bunun üstündeki her kimse çok kuvvetli bir düşman.

Burada olduğumuza dair istihbaratı o vermiş belli ki.

Evet.

Dağın şeyhi.

Onların Bağdat’taki eli.

Bağdat Dâi'si.

Çok yaklaştım ama ele geçiremedim.

Haşhaşîler demek.

Onları yakalamak kolay değildir.

Ama yakalamamız lazımdır.

Biz de Karguy'uz.

Yakalayacağız inşallah.

Kardeşlerimin intikamını toptan alacağım.

İnşallah Saltuk.

İnşallah.

Başka?

Halife de onların tesirindeydi.

Veziri Atıf her türlü melaneti yaptı Bağdat’ta.

Lakin muvaffak olamadı. Halife hastalığını atlattı.

Atıf’ın kim olduğunu anladı ve uzaklaştırdı.

Bu iyi bir haber Saltuk.

Şimdi sıra Halife’nin eskisi gibi...

...Âl-i Selçuk’a muhabbetle bakmasını sağlamakta.

(Komutan) İnşallah bu işte muvaffak oluruz.

İslam ümmetinin selameti için lazımdır.

(Hareketli müzik)

(Saltuk) Kumandanım...

...ben seni bilirim.

Sen Bağdat'a bunu söylemek için gelmedin.

Başka bir şey söyleyeceksin.

Bir şey var.

Evet.

Bir malumat aldım.

Buradan ayrıldıktan sonra.

-Ama teyit edemedim. -Nedir o?

Mühim bir mevzu belli ki.

Bunca vakittir ne işle meşguldür...

...vazifesi nedir öğrenemedim ama...

...duydum ki...

...Karapars...

...hayattaymış.

(Gerilim müziği)

Babam?

(Gerilim müziği)

Görelim bakalım...

...neler yaptın bizim için...

...İnfidel Usta?

Gel benim güzel silahım.

Göster marifetlerini.

Gel buraya, gel.

(İnfidel) Gel.

Gel buraya.

Bunu çevireceksin silah çalışacak.

Sonra bütün düşmanlar puf!

(Necat) Hadi, Atıf.

Bu vazifeyi sana verdi usta.

(Gerilim müziği)

Ne yaparsın bre densiz?

(İnfidel gülüyor)

Emin misin kumandanım?

Babam sağ mı?

Gözümle görmemişim.

Ondan sebep eminim diyemem.

Ama aldığım havadisler bu cihette.

Ben de gözümle görmemişim.

Ama artık emindim babamın öteki âleme göçtüğüne.

(Hüzünlü müzik)

Malazgirt’ten sonra...

...kahraman olarak döndüğü obasında...

...yarım kalmış sevdasına da kavuşmuş babam.

Vazifeye gitmeden önce...

...gönül düşürdüğü anamla toy düğünü etmişler.

(Saltuk) Anam bana gebeyken yine ortadan kaybolmuş babam.

Kimi vazifeye gitti demiş.

Kimi vazife ağır geldi, delirdi.

Dağlara taşlara vurdu kendini demiş.

Ne olursa olsun babam sır olmuş.

(Saltuk) Biz de hep öyle bildik.

Ama...

Ama ben hep içten içe şehit oldu diye umdum.

Kumandanım...

...yoksa niye evladının yüzünü görmeye gelmez bir adam?

Niye gelmez kumandanım?

Kesin olarak bilinecek tek şey var Saltuk.

Senin baban bir kahramandı.

Kumandanım...

...bir devlete feda olan adam mı kahramandır?

Yoksa bir çocuğa baba olan mı?

Kahramanlar...

...yurdu yaşatmak için ölümü göze alırlar.

Ben de sen de bu yurt için her şeye razı gelmez miyiz?

(Komutan) Bu uğurda yârdan ve serden geçeriz.

Gerekirse evlattan da.

Serden geçmekte beis yok kumandanım.

Benim kuşça bir canım var.

Selçuklu’nun kartalına feda olsun.

Ama...

...ardımda dul bir yâr ve yetim bir evlat bırakmanın...

...azabına katlanmam deyip bunca vakit evlenmedim ben.

Belli ki babam bu ıstırabı hiç yaşamamış.

Bu duyguyu hiç tatmamış.

Yoksa Fizan’da olsa gelmez mi adam?

Evladıma bir kez olsun sarılayım demez mi?

Evladıma bir kez olsun sarılayım demez mi?

(Hüzünlü müzik)

(Dübeys) Bunun ustalığı falan yok.

Belli ki Haçlılar bizi kandırmış.

Sen nasıl benimle alay edersin hadsiz?

-Seni öldüreceğim! -Dur Dübeys!

İnfidel'le hususi olarak alakadar olacağım.

Tam benim kalemim.

(Necat) İndir kılıcını.

Gerçekte bir usta mıdır öğreniriz elbette.

(Atıf) Evet efendimiz elbette.

Siz öğrenirsiniz muhakkak.

Yeter ki kılıcınızın ucunu bir tatsın.

Sizin suçunuz yok.

(Necat) Siz bu işte masumsunuz.

Hatalı olan benim.

Sizin gibi ahmaklarla birlikte yol yürüdüğüm için.

(Necat) Bundan böyle her şeyle kendim ilgilenmeliyim belki de.

Size ihtiyacım olursa bilgilendiririm.

Mesela birazdan Hâce’nin can damarına bıçağı basacağım.

Efendim, neden önce haber vermediniz?

Size bu işte ihtiyacım yok çünkü.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

-Selamünaleyküm. -Aleykümselam.

Aleykümselam.

Selamünaleyküm.

Ve aleykümselam Hâce’m.

Hayırdır, neyin var senin?

Yahu millet yüreğine inşirah serinliği vursun diye dergâha gelir.

Dergâhın ahalisi karabulut gibi gezer ortada.

Niye kaşların çatık?

Pehlivan Usta'yla Mahmud akay biraz münakaşa etmişler de.

(Mansur) İkisi de dergâha gelmedi o vakitten beri.

Aklım onlardadır.

Onlar birbirlerine muhabbetle bağlılar.

(Hâce Ahmed) Onların gönülleri birbirlerine kırılmaz.

Önce itişirler, bir vakit sonra barışırlar.

Ayrı duramazlar onlar.

Doğru söylersin Hâce’m.

Doğru söylerim de niçin yüzün aydınlanmaz?

Senin yüreğini ezen başka bir taş vardır.

Kaldır hele şu taşı da yüreğin ferahlasın.

Şahsuvar akay da kendini tekkeye kapattığından beri...

...bir lokma dahi geçirmedi kursağından.

Bunca vakittir aç kalmak sıhhatine zeval getirir diye...

...endişe ederim Hâce’m.

Yemez içmez, öyle canlı cenaze gibi durur, öyle mi?

(Müzik)

(Kapı açıldı)

Şahsuvar.

Sen burayı başka bellersin ama...

...tekkenin hücreleri mezar için kazılan çukurlar değildir.

Hani ipekböceği kelebek olmadan önce...

...kendini yumuşacık bir iple sarar da yuva yapar ya.

İşte bu hücreler öyle yerlerdir.

Ben yeniden doğacak adam değilim Hâce.

Bir kere doğdum başıma gelmeyen kalmadı.

İkinciyi kaldıramam.

Şahsuvar, tekkeye dervişan lazım.

Ama meydana da aslan lazım.

Hadi kalk.

Ben tekkeye derviş de olamadım.

Meydanda kükreyen aslan da.

Benim sana bir zararım mı var?

Bırak şurada, şu karanlığın içinde ölümümü bekleyeyim.

Burası ölümü bekleme yeri değildir!

Ölmeden önce ölenler içindir!

(Hüzünlü müzik)

İyi.

Ben ölebileceğim bir yere giderim o vakit.

Gel sana öleceğin yeri göstereyim ben, gel!

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Şahsuvar) Hâce!

(Üst üste konuşmalar)

Hâce!

(Üst üste konuşmalar)

Burada ölmeye başladı senin özün!

Yara açıldığı yerden kapanır!

Yiğit düştüğü yerden kalkar!

(Hâce Ahmed) Bak, Necip burada yatıyor!

Bak!

Öleceksen burada öl!

Dirileceksen buradan diril!

Hâce, dur.

(Hüzünlü müzik)

Sana dedim ya...

...ölmeden evvel...

...ikimizi de ne çok sevdiğini anlattı diye.

(Şahsuvar) Eksik anlattım.

Beni mi çok seversin, Hâce’yi mi çok seversin diye sormuştum bir de.

Hâce’nin istediği gibi bir adam olmaya başladıkça...

...seni daha çok severim dedi.

(Hüzünlü müzik)

Ben Necip’i üzmeyeceğim Hâce.

Seni de üzmeyeceğim.

(Şahsuvar) Bundan sonra senin emrindeyim.

Kalk dediğin zaman kalkarım.

Öl dediğin zaman ölürüm.

(Hüzünlü müzik)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

Bugün Hak için ayağa kalkma günü.

Hak için ölme günümüz gelince de hep beraber ölürüz inşallah.

İnşallah Hâce’m, inşallah.

(Hüzünlü müzik)

Necip için, Sazlık için...

...Bağdat için yapacağımız daha çok şey var.

Sen ayağa kalktın ya.

Artık hep beraber ayakta duracağız kardeşim.

Ölürken de ayakta öleceğiz Allah'ın izniyle.

(Hüzünlü müzik)

Hadi.

Elini yüzünü yıkayalım.

Sonra da tekkeye gideriz.

Mahmud ile Mansur’u merakta koymayalım.

(Hüzünlü müzik)

Yüzüne vurduğun sular şifa olsun...

...Rabb’imin nuru olsun inşallah.

(Yaklaşan adımlar)

Kimsiniz siz? Bu hâl ne?

Konuşsana be adam!

Kimseyi sağ bırakmayın!

(Gerilim müziği)

(Bağrışmalar)

Pehlivan Usta, gelenler vardır!

Eşkıya gibi tipler, yüzleri gözleri kapalıdır.

Yalın kılıç gelirler!

(Çığlık atıyorlar)

(Bağrışmalar)

Aaa!

Yiğit oğlum.

Burada kalın. Sakın çadırdan çıkmayın.

Babalık hakkım helaldir size.

Baba sen dışarıda oba ahalisiyle kılıç sallarken...

...ben burada kendimi çadıra kapatıp duramam baba.

Burada kalacaksın! Kardeşini koru.

Lafımı ikiletme. Burada kalın. Çadırda kalın.

(Bağrışmalar)

(Erkek) Bırakın ulan, bırak!

(Haykırıyor)

(Çığlık atıyorlar)

(Bağrışmalar)

(Gerilim müziği)

(Çığlık atıyorlar)

Annem!

(Akbörü) Bırakın ulan!

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Haykırıyor)

(Haykırıyor)

(Bağrışmalar)

(Hüzünlü müzik)

Akbörü!

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Haykırıyor)

(İnliyor)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(İnliyor)

Abla!

(Urungu) Bırakın ulan!

Urungu, Urungu!

Göçer Obası, Hâce’nin can damarı.

Sazlık düştü sayılır.

Göçer Obası da düşerse...

...Bağdat’a artık Sedat ve Üzeyir’le bile girsek gireriz.

Bağdat’ın yarısı düşmüş sayılır.

Aklınız bazen çalışıyor.

Sazlık düştü, Göçer Obası düşmek üzere.

Hisarın iki tarafı artık bize açık olacak.

Hisarın dışında göçer diye bir şey kalmayacak.

Hisarın içinde Sazlık...

...kesilmeyi bekleyen hasta bir koyun gibi kalacak.

Her iki taraf da zayıf düşecek.

Tahta çok yaklaştın demektir.

Hâce o kadar aptal bir adam değil.

Onu küçümsememeliyiz.

Hâce’nin Göçer Obası baskınından sonra...

...düşünecek çok şeyi olacak.

Kıldıracağı cenaze namazları, teselli edeceği kadın ve çocuklar...

Siz Hâce’yi düşünmeyin.

Bağdat’ın yolları bize açıktır artık.

(Hâce Ahmed) Hak vesile oldu, Bağdat için çok şeyler yaptık.

Ama artık Bağdat için daha çok şey yapmamız gerekli.

Sazlık’ın yaralarını sarmamız gerekli.

Bununla da kalmayacağız. Gerekirse kapı kapı dolaşıp...

...herkesin derdine derman bulacağız.

Bu şehirde bir tek gönlü kırık Allah’ın kulu kalmasın ki...

...günü geldiğinde omuz omuza durabilelim...

...herkes yanı başındaki adamın yüreğinden emin olabilsin.

(Yaklaşan adımlar) (Nefes nefese)

Hâce, Hâce!

Baskın...

Obaya baskın verildi! Çok kişi öldü.

Çok kişi öldü, Hâce.

Seni neden buraya getirdiğimi biliyor musun İnfidel?

Senin bir sırrın var çünkü.

Diğerlerini kandırabilirsin...

...ama beni deli olduğuna inandıramazsın.

Fedailerin tüm hayatı sır taşımakla geçer.

Bu yüzden, sır saklayanı gözünden tanırlar.

Fedailer sırlıların sırrını...

...öğrenebilmekte de pek mahirdir.

Ben de bir fedaiyim.

Sana görmediğin usuller tattıracağım.

Ve konuşacaksın.

(Gülüyor)

(Gülüyor)

Bu adamı bir yere kapatın!

(Gülüyor)

Muhterem Dâî bizi son kez affetti.

Bu İnfidel'in yaptıkları bize pahalıya mal olabilirdi.

Doğru. İnfidel'in yapamadığı silahlar da bana pahalıya mal olacaktı...

...şayet Dâî, Göçer Obası’na hamle yapmasaydı.

Bizim artık Bağdat’a yaklaşmamız lazım Dübeys.

Harekete geçmeliyiz.

Bağdat’takiler bizim geldiğimizin idrakine varıp korkmalılar.

Sen zaten Bağdat’ın ortasından, saraydan geldin buraya.

Senin varlığınla yokluğun bir o şehirde.

Seni görüp korkacak bir âdemoğlu var mıdır acaba?

Ben...

...askerlerimle Bağdat’a yaklaştığımda...

...ve ahali duyduğunda...

...zaten her şey değişmiş olacak, Atıf.

Biz değil, ben.

Yanlış. Hayır, yanlış.

Biz ancak yan yana, omuz omuza...

...birlikte yürürsek bir şeyler yapabiliriz.

Ayrıca...

...benim bir hamlem var.

Ne hamlesiymiş o Atıf? Maval değildir umarım.

(Gerilim müziği)

Hadi, hadi çabuk olun!

Usta ne bu hareketlilik, yaramaz bir şey mi var?

Hiç sorma. Birileri göçerlerin obasını basmış.

Hep birlikte oraya gidiyoruz.

Hadi ben de geliyorum.

Hadi, hadi çabuk olun.

Efendim, Göçer Obası'na saldırmışlar. Yörüklerin çoğu ölmüş.

Kimisi de yaralı vaziyetteler.

Aman Allah’ım!

(Hüzünlü müzik)

(Hüzünlü müzik)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

Oğlum...

(Kutluk) Oğlum!

Aslanım! Ah, benim yiğit oğlum!

Mansur, yaralılarla şehitleri tespit edin.

(Kutluk ağlıyor)

Oğlum!

(Hüzünlü müzik)

Oradakiler Pehlivan Usta’mla Mahmud akay mıdır?

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

Allah’ım...

Pehlivan Usta...

Allah’ım, her şey senden gelir.

Lakin...

...bana kaldıramayacağım acı verme.

Akay, Mahmud akay?

Mahmud akay?

Oy, Allah’ım!

(Hüzünlü müzik)

Mahmud akay?

Allah'ım!

(Kutluk) Oğlum!

Hâce’m, durum kötü.

(Şahsuvar) Obanın etrafında her yerde naaşlar var.

Almas Ana’yı da kaybetmişiz.

(Hüzünlü müzik)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Hâce Ahmed dış ses) “Allah yolunda öldürülenler için ölüler demeyin.

Hayır, onlar diridirler.

Fakat siz bilemezsiniz.”

(Hüzünlü müzik)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Ağlıyor)

Allah'ım, Allah'ım!

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

Aytolu’m...

Aytolu’m, ay kızım nerede?

Aytolu’m nerede?

Şahsuvar?

Allah’ım...

Oğlum!

(Hüzünlü müzik)

Aytolu'm, ay kızım...

Göçer Obası tamam mı?

Göçerlere yaptığımız baskın zaferle neticelendi efendim.

Obayı dağıttık. Hususi arzunuzu da yerine getirdik.

-Burada mı? -Dışarıda efendim, burada.

(Gerilim müziği)

(Jenerik müziği)

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi Es Film tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Aynur Çelebi

Seslendiren: Ünsal Coşar

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Feride Tezcan - Bülent Temur...

...Fatih Kolivar

İşaret Dili Çevirmeni: Hayrettin Baydın

Editörler: Ela Korgan - Olgun Yılmaz - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Jenerik müziği)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.