Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Downloaded from YTS.MX
Official YIFY movies site: YTS.MX
[ Türk sanat müziği çalar ]
[ Su sesi ]
[ Su sesi ]
Kudret? Ne yapıyorsun ya sen?
Rakı içiyorum.
Gözün kör olmayasıca. Bir de utanmadan söylüyor.
Çoluğun çocuğun rızkını içkiye mi veriyorsun sen?
Yok ya, öyle bir kadeh.
Ne talihsiz başım varmış, ya benim. İçip içip çocuklarla beni döveceksin, değil mi?
Aşk olsun Ayşen Hanım.
Bu güne kadar hiç birinize bir fiske vurdum mu?
Ha bir de vursaydın. Ay komşular, duyun bunları.
Mübarek günde şu zıkkımı içtiği yetmiyor, bir de bizi dövecek.
-Sabah işin yok mu ya senin? -Var da...
-Bir kadehçik. -Hadi, hadi, hadi. Kalk.
Hadi, kalk, kalk, kalk.
Ya kalk.
Cık.
-İlahi ya. -Cıklama bana. Hadi.
Yürü.
[ Müzik devam ediyor. ]
Ne bakıyorsun acaba daha? Hadi git yat.
Bu yaştan sonra ayyaş olacak başıma.
Hiç demiyor ki "Benim çoluğum çocuğum var, sorumluluklarım var."
"Azıcık çeki düzen vereyim kendime. Dikkat edeyim hareketlerime."
Sorumsuz şey. Sorumsuz.
Cacık da varmış.
[ Müzik kesilir. ]
(Şaşırma sesi.) Bir büyüğü devirmiş ha.
Çocuklar!
Okula geç kalacaksınız. Hadi bakalım.
Neşe. Şule. Özge.
-Al bakalım kızım. -O ne öyle?
Süt. Bal da kattım.
Ne sütü ya? Çocuk muyum ben?
Hah, Şule, gel kızım. Al. Sütün.
-Süt mü? Çay yok mu? -Çayın bir beş dakikası var kızım.
Hah, gel oğlum benim. Al. Al bakayım, al.
Sen iç sütünü, hadi.
Çok güzel süt hazırladım. Ballı süt.
Oğlum, miden delinecek sabah sabah. Bırak şunu.
Aaa. Nasıl çocuk oldunuz siz ya?
Tövbe yarabbim. Tövbe yarabbim ya.
(Şarkı mırıldanır.) Hah, güzel kızım benim. Gel.
Al bakalım, sütün.
Ne? Süt mü? Ööö.
Ööö denmez.
A-a? Bu niye kalkmış ya?
Biri mi kurcaladı yoksa bunu?
Ne yapmışlar?
Allah Allah.
Baba, arabayla bıraksana bizi okula.
Yok artık, oğlum. Allah aşkına.
Okul servisi mi bu?
Ne var sanki bir günde arabayla bıraksan. Dura dura çürüyecek sonunda.
Araba da neymiş ya? Okul dediğin şurada, iki adımlık yol.
Biraz yürüyün.
Alışmayın böyle, her yere arabayla.
Hadi çocuklar, yürüyün. Bize bundan hayır yok.
Kızım, ben bile işe otobüsle gidiyorum.
A-a? Ne var şurada iki adım yürüseniz?
[ Havalı korna sesi duuyulur. ]
Ah.
Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Efendim, ben Kudret Ziyanoğlu.
1965, İstanbul doğumluyum.
Muhasebe memurluğundan emekliyim.
Son işyeriniz hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Devlet dairesiydi.
Takım oyuncusu musunuz?
Yok, ben takım tutmam. Milli takım.
Peki, yaratıcı mısınızdır?
Estağfurullah.
İş konusunda sizi en çok ne motive eder?
Çay.
Kudret Bey, iş arkadaşlarınız sizi nasıl tanımlar?
Kudret abi derler.
Arkadaşlarınızın sizde en sevdiği ve en sevmediği özellikler nelerdir?
Pek arkadaşım yoktur aslında benim.
Peki Kudret Bey söyler misiniz? Sizi neden işe alalım?
Efendim, benim dört çocuğum ve bakmak zorunda olduğum yaşlı bir babam var.
Artık emekli maaşı yetmiyor, maalesef.
Bir de karım var ki, başladı mı konuşmaya susmak bilmez. Ben...
...her sabah evden çıkıyorum, iş bahanesiyle. Gece yarısı dönüyorum eve.
Beni işe alırsanız, çok...
...sevaba girmiş olursunuz.
Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki ben...
...askerliğimi yaptım.
Birader otobüs bomboş, görmüyor musun? Otursana bir yere.
Yok, sağ olun. Ben iyiyim böyle. Sağ olun ben...
...oturarak gitmeye alışkın değilim. Sağ olun.
[ Ayşen mutfak malzemelerini gürültüyle yerleştirir. ]
Çorba da buz gibi olmuş.
Zamanında geleydin de, yiyeydin sıcak yemeğini.
Nerelerde sürttüysen artık, bu saate kadar.
Yok ya, ne sürtmesi. Mesaiye kaldım ben.
Sen 25 yıl adam için saçını süpürge et, dört tane çocuk doğur...
...dipdiri vücudunu yün yorgana çevir...
...ama beyefendinin gözü hâlâ dışarılarda olsun.
Geç geleceğini haber vermek de yok tabii.
Sırf ne halt yediğini bilmeyeyim diye cep telefonu almıyorsun.
Artık ne işler çeviriyorsan, ben anlamıyorum.
Allah canımı alsa da kurtulsam ya.
[ Yere yığılma sesi. ]
[ Çorbayı höpürdeterek içer. ]
Başın sağ olsun komşum.
Sağ olun. Sizler sağ olun.
Nasıl oldu öyle birdenbire?
"Allah canımı alsa da kurtulsam." dedi, gitti rahmetli.
Keşke başka bir şey dileseymiş. Mübarek insanmış valla.
Öyle. Öyle.
[ Pipetle höpürdetilerek içilen içecek. ] [ Video oyunundan gelen sesler. ]
Hayatım bari bir helva kavuraydınız bari.
Ölenin ardından tiramusu yapmak yeni mi icat oldu?
Rahmetli ablam çok severdi bunu.
-Kıvamını güzel tutturmuşsun yalnız. -Şekerim, bak şimdi, sütü alıyorsun...
Babacığım, bu üçüncü tabağınız. Hatırlatırım size.
Lokmamı mı sayıyorsun, pezevenk?
Estağfurullah babacım, ben sizin sağlığınız için söylüyorum.
Sen beni düşüneceğine kendini düşün.
Bak, karın öldü. Ne yapacaksın ulan, yeni karı alacak mısın?
Babacım o ne biçim lakırdı öyle? İnsanların önünde.
Ben seni bilirim, ulan. Sen şimdi her gece alemlere akarsın.
Babacım, lütfen.
Çoluk çocuk sahibi insan öyle şey yapar mı?
Ben yaptım.
Hem de alasını yaptım.
Anana da sana da çok çektirdim. Evin rızkını gittim, karılarla kızlarla yedim.
Her gece gazinoda, barda, pavyonda eğlendim.
Kumar masalarında bütün her şeyimi kaybettim, borçlandım.
Borcumu da sana kilitledim.
Ama şimdi düşünüyorum da...
...iyi mi etmişim, kötü mü etmişim diye...
...iyi etmişim, lan. Valla.
Günümü gün etmişim. Aferin bana.
Ooh, afiyet şeker olsun, babacım.
-Afiyet şeker olsun. -Sen beni dinle, Kudret.
Önünde koskocaman bir hayat var. Akıp gidiyor.
Hazır vakit varken, hayatını yaşa.
Ben senin yaşında olsam, bir saniye durmam şerefsizim.
Ama ne yapacaksın? Artık yolun sonuna geldim.
Bugün varım, yarın yokum.
-Başın sağ olsun, komşu. -Sağ olun. Sizler sağ olun.
Nasıl oldu birdenbire?
Valla biz de anlamadık ki. "Bugün varım, yarın yokum." dedi, gitti rahmetli.
Malum olmuş demek. Mübarek adammış valla.
Öyle.
[ Bulaşık sesi. ]
-Enişte. -Efendim?
Diyorum ki çocuklar bir süre bende mi kalsa acaba?
Dört çocukla uğraşmak şimdi zor olacak sana, bir başına.
Biz şimdi durduk yere sizin düzeninizi bozmayalım.
Ne düzeni, enişte Allah aşkına ya?
Zaten, istesen de gelmezler, Gül.
Çocuklar bana çok düşkün. Bırakmazlar beni
[ Hayal kırıklığını aktaran fon müziği. ]
[ Gerçeküstü ortrama girildiğini belli eden sesler. ]
Oğlum.
Anne.
[ Öksürür. ]
Mangal yapacak başka yer bulamadınız mı? Gidin hadi buradan.
[ Öksürür. ]
-Hoş geldin, oğlum. -Hoş bulduk anacım.
Niye bu kadar erken geldin?
Anne ben yaşamak istemedim artık.
Hiç kimse kalmadı etrafımda.
Karım, babam, çocuklar.
Çok yalnızım be anne. Hiç kimsenin ihtiyacı yok artık bana.
İyi de oğlum, bir kutu vitamin hapı, öksürük şurubuyla ölünür mü hiç?
-Ölünmez mi? -Ölünmez tabii.
Ayrıca bu dünyada sana ihtiyacı olan insanlar var, oğlum.
-Bana? -Sana.
Bak.
Bu kızın adı Leylifer.
Onun sana çok ihtiyacı var.
Ama üç gün içinde Antep Kalesi'nde olman gerek.
Yoksa her şey için çok geç olabilir.
Ne için geç olabilir anne?
Fazla soru sorma da hemen yola çık, oğlum.
Çocukken sana hep ne söylerdim?
"Seni doğuracağıma taş doğuraydım." derdin.
O değil, öbürü.
"Kalk koltuklardan. Minderleri yeni düzelttim." derdin.
O da değil. Diğeri.
"Kimi kınadıysam, başıma geldi." derdin. "Kalk ders çalış." derdin.
"Elalemin çocukları yüksek not alıyor, sen niye
alamıyorsun? Geri zekalı mısın?" derdin.
"At." derdin. "Mikrop." derdin. "Senden bir halt olmaz, hayvanın oğlu." derdin.
Tamam, tamam. Kes artık. Hiç mi güzel bir şey söylememişim ben sana?
Kudretinin farkına varmayan oğlum.
"Birlik, el ele verilerek olur.
"Yanında olan insanların elini asla bırakma.
"Zorda kaldıkları zaman hemen yardımına koş." demez miydim? Hatırlasana.
Ben hiç öyle bir şey söylediğini hatırlamıyorum, anne.
Nasıl hatırlamıyorsun? Nasıl?
Hani bir kere halangiller gelmişlerdi.
Sen oyuncaklarınla kuzenlerinin oynamasına izin vermemiştin.
-O zaman söylemiştim. Hatırlasana. -Demedin anne. Öyle bir şey demedin.
Nasıl demedim?
Hatta o zaman, o demir arabayı aldın da anne, kafama çaldın.
Burada hâlâ izi duruyor ya.
O zaman söylemediysem şimdi söylüyorum işte. Uzatma artık. Yeter.
Üç gün içinde Antep Kalesi'nde olman lazım. Leylifer'in sana çok ihtiyacı var.
[ Gerçeküstü ortamı yansıtan sesler. ]
Anne?
Anne.
Anne.
[ Hohlama sesi. ] [ Cam silme sesi. ]
[ Marş çevirme sesi. ] [ Gaz verme sesi. ]
Geliyorum Leylifer.
Şarz var.
Abi şarz vereyim mi?
Yahu İstanbul trafiğinde...
...araba kullanmak çile yahu.
Abicim şarz ister misin?
Selfie çubuğum var. "Like"ın artar. Ha abi?
A-a?
Bu ne ya?
O nasıl bir hareket ya?
Ben telefon kullanmıyorum.
De git, almıyorum de geç. Ne yalan söylüyorsun, koca adam? Ayıptır ya.
Şarz var.
Şarzım var. Çok güzel şarzlarım var.
Şundan vereyim? Ha?
Buraya gel. Gel buraya.
Kaçma, buraya gel.
O tarafa kaçtı. Şuraya, şuraya.
Bu tarafta.
Yahu şu tarafta.
Otobüsün bu tarafında.
Bu taraf. Otobüsün bu tarafında.
Geliyor, buraya geliyor işte adam. Aha, bak. Bak, bak, bak.
Adam geçiyor. Bu taraf.
Şöyle geçti şimdi. Geldi, burada.
Geldi burada. Burada, burada. Şurada. Arabaya geldi.
Bak. Kapıyı açtı. Arabaya biniyor. Burada.
Biniyor arabaya bak. Bindi.
Çalıştırdı. Arabayı çalıştırdı.
[ Arabaya gaz verme sesi. ]
Lan benim arabam.
Nereye? Pis hırsız.
Annecim. Annecim.
[ Köprüden atlayan adam bağırır. ]
Adama çarptık!
Çek sağa arkadaşım. Lütfen sağa çek.
Hırsızlık bu.
-Ne hırsızı ya? Hırsız mı? -Evet.
-Ne evet? -Hırsızsın benim gözümde şu anda.
Yanımda oturuyorsun, ne hırsızlığı ya?
Hırsız falan değilim ben.
Şarz satıyorum. Şarz.
Arabamdan in, öyle sat. İstirham ediyorum, lütfen.
Arabamın içinde satmanı istemiyorum. İn aşağı, öyle sat.
Durduk yere benim başımı niye belaya sokuyorsun, anlamadım ki.
Ben bu yaşa gelmiş, karakol yüzü görmemiş bir insanım.
Senin yüzünden kanun kaçağı durumuna mı düştüm şimdi ya?
Aman.
Amma abartın abi ya.
Alt tarafı zabıtadan kaçtık.
İşi gücü bırakıp peşimize mi takılacaklar, Allahını seversen?
Nasıl elinizden kaçırırsınız adamları? Nasıl kaçırırsınız?
Yoldan çıkıp kaldırıma dalınca...
...dedik "Herhalde manyak bunlar. Hiç bulaşmayalım."
Zaman kötü tabi amirim. İti var, uğursuzu var.
Durduk yere bela mı alacağız başımıza?
Alacaksınız tabii.
Zabıtayız biz, zabıta.
Öyle üç beş tane serseriye pabuç mu bırakacağız?
-Plakasını aldınız mı bari? -Aldık amirim.
Nasıl bir arabaydı bu?
Siyah, Renault. Bu steyşın olanlardan.
En az yirmi senelik vardı herhalde.
Demek yirmi senelik ha?
Hazırlanın o halde. Peşlerinden gidiyoruz.
Ama Amirim.
Size hazırlanın dedim.
Kimse bizim elimizden kaçamaz.
O adamı bulacağız...
...ve ceza makbuzunu eline vereceğiz.
Donatla kahveyi al.
Emredersiniz.
Donat ne ya? Zabıtasın sen.
Ama yepisyeni araba, ya. Daha İstanbul'dan çıkmadan ne hale geldi ya.
Her tarafı çizildi. Görüyor musun ya?
Orijinal parça araba bunlar ya. Orijinaldi her şeyi.
Bu ne ya?
Sarı kanat.
Orijinal mi?
Bu orijinal mi?
Abi yolluk bir şeyler aldım. Ödesene içeri.
-Arabayla balık tuttuk. Ha? -Adam ödeme bekliyor içeride.
Nasıl ya? Ben niye ödüyorum? Bir dakika ya. Sen nereye geliyorsun?
Arabaya bindiriyorum kendimi.
Nereye ya? Ben Antep'e gidiyorum arkadaşım.
Nereye gidiyorsun?
Gaziantep'e gidiyorum, arkadaşım.
-Şanslı adamsın. -Niye?
Bir kaçak telefon mevzusu var da.
Haftalardır Antep'e gideyim, Antep'e gideyim...
...gidemiyordum. Sana kısmetmiş. Beraberiz işte.
Ne beraberiz? Hayır, gelme.
-Geleyim ya. -Gelme arkadaşım. Tanımıyorum, etmiyorum.
-Yolda tanışırız. -Hayır. Olmaz.
-Yolları çok iyi biliyorum. -Hayır olm-- Ha?
Yolları avucumun içi gibi biliyorum.
Bak, İstanbul - Antep arasını altı saate indiririm.
O kadar şey yapabilir miyiz ya?
Ee, nereye gidiyoruz?
İşte Gaziantep'e.
Onu biliyoruz. Onu ben söyledim zaten.
Nasıl gidiyoruz? Nereden gidiyoruz? Onu soruyoruz.
Abicim, söyleyeceğim hemen de...
Gaziantep, Doğu Anadolu'da mıydı?
Antep.
Vallahi Antep.
Bak, burada. Antep.
Kravatlı abi, senin adın neydi?
Kudret.
Kudret abi, Güven ben.
Abi ben çok acıktım, ne yapacağız?
Abi vallahi bak, çok güzel oldu. Yemek vardır, yemek yeriz.
[ Arabanın kapısı açılır. ] [ Güven yere ayakkabısını bırakır. ]
[ Kapı kapanma sesi. ]
[ Kapı kapanma sesi. ]
Abi hadi.
Arabaya bir şey olmasın?
Kim ne yapacak abi senin arabana? Hadi.
Yok, seni bir gir, sor bakalım. Neredeymişiz biz?
Bekliyorum burada.
Allah Allah, amma yaptın abi ya. Kim ne yapacak senin taka tukana ya?
Anlamadım.
Taka tuka mı?
Lafımızı bilip de konuşalım.
Bu arabanın bir adı var.
Kara Bela.
Bir de isim mi taktın bu taka tukaya, Kara Bela diye.
O kelimeyi bir daha kullanmazsan çok sevineceğim.
-Bela. -Evet.
Kara Bela.
Bak, sana söz...
...Antep'e gittiğimde arkadaşa yaptıracağım.
Kocaman Kara Bela yazdırttıracağım, senin için.
Bak.
Sapasağlam, maşallah.
Hadi abi, güzel güzel karnımızı doyuralım.
Kim ne yapacak Kara Bela'yı?
Bir şey olmaz mı diyorsun?
Abi koskoca Kara Bela. Kim ne yapıyor ona?
-Burada da arabalar var. -Var bir şeyler.
Selamün aleyküm.
[ Ortamda caz müzik çalıyor. ]
Böyle dinlenme tesisi mi olur?
Valla ben de anlamadım. Neyin şekliymiş ki bu?
Gel kardeşim, gel.
Dikkat çekmeden çıkalım. Bunu saymazlar.
Aynen abi, gidelim.
(İngilizce caz söyler.)
Gel kardeşim.
Sen bu kıza aldanma.
Böyle böyle çıkalım. Gel.
Burası çok pahalı bir yere benziyor. Bizi çok kötü kazıklarlar burada.
Gel çıkalım. Hem, Leylifer beni bekliyor.
Kim?
Leylifer. Antep Kalesi'nde.
Rüyamda gördüm. Bana ihtiyacı varmış.
Abi. Sen şu...
...mevzuyu bir adam akıllı anlat bakayım. Ne olmuş, ne bitmiş.
Abi şimdi sen...
...hem babanı, hem karını kaybettin.
Sonra da çocukların seni terk edip teyzelerinin evine yerleştiler. Doğru mu?
Evet.
Ardından...
...rüyanda anneni gördün. O da sana...
..."Antep'te Leylifer adında biri var. Onu kurtarmaya git." mi dedi?
Aynen öyle.
Sen de yollara düştün, öyle mi?
Bana ihtiyacı varmış. Annem öyle söyledi rüyamda.
Bu rizotto dedikleri bildiğin lapa pilavmış.
Bizim hanım da böyle yapardı pilavı hep.
-Başka bir isteğiniz var mıydı beyefendi? -Var. Sanatçıyı masaya çağırabiliyoz mu?
Efendim?
Sanatçıyı masaya çağırabiliyoz mu?
Ne yapıyorsun ya? Ne kadar ayıp.
Tamam, kardeşim, sen git.
Olur mu öyle şey ya?
[ Alkış sesleri. ]
[ Kudret alkışa katılır. ]
Bravo. Bravo.
Durun ya. Ne yapıyorsunuz, koca koca adamlar?
[ Çakmak sesleri. ]
Durun ya.
Durun!
Müsaade buyurun.
Hanımefendi.
Kapalı alanda sigara içemezsiniz.
289 lira cezası var.
-Ama ben-- -Aması yok hanımefendi.
Aması yok. Sağlığınız için de kötü.
Bakın, sigara içmekten...
...sesiniz ne hale gelmiş.
Görevli arkadaşlar. Hanımefendiyi dışarı alır mısınız lütfen?
Bir saniye beyefendi, istirham ediyorum.
Rizottomuzu yedik, gidiyoruz arkadaşım işte ya.
Allah Allah, Allah Allah.
Ne kaba insanlarmış ya.
Nasıl yakışıksız hareketler bunlar?
Kusura bakma Kudret abi ama senin yüzünden oldu.
Evet, abi. Niye karışıyorsun abi kızın sigarasına? Bırak içsin.
Güvencim bak. Ben hayatında ağzına sigara koymamış insanım.
Ama benim ciğerimin yarısını aldılar sigara yüzünden. Sen biliyor musun?
[ Gergin ortam müziği ]
Sigarayı acilen bırakman gerek.
Ne bakıyorsun?
Gizli gizli sigara mı içiyorsun? Ne yapıyorsun sen?
Ha?
Sırf hanım evde sigara içiyor diye ben ciğerimin yarısından oldum.
Ona bakılırsa ben de senin yüzünden kalbimin yarısından oldum.
Vallahi billahi gitti güzelim kız ya.
Allah Allah ya, Allah Allah.
Kızı bir sefer gördün. Ne ara aşık oldun?
Aman.
Hiç tanımadığı kız için yollara düşen adamın bize dediğine bak.
İkisi aynı şey değil, bir kere.
Benim olayım farklı.
Neymiş senin olayın?
Ben kıza yardım etmeye gidiyorum.
Öyle, gerçekten öyle.
Ayrıca senin kızı da gördük, hiç güzel değildi.
Nasıl güzel değildi? Gözlerini görmedin mi? [ Araba çalışır. ]
Dikkat etmedim ama o kadar da şey değildi.
O kadar ney değildi?
Fıstık gibi kızdı işte.
[ Kapı açılır ve kapanır. ]
Bak, bak işte. Şunun gözlerinin güzelliğine bak.
Gaza basın, gaza. Hemen gidelim buradan.
[ Silah sesleri. ] Gidelim.
İyi misin?
İyiyim, iyiyim.
Ne olur birazcık daha hızlı gidelim. Lütfen, birazcık daha hızlı.
Gidelim gitmesine de hanım kızım, bu adamlar niye bize ateş ediyor?
Bunlar Atılgan'ın köpekleri.
Atılgan kim?
Atılgan, bu mekanın sahibi olan adam. Kendisini Al Capone zannediyor.
Sırf o yüzden 1930'lar konseptli mekan açtı manyak.
Beni onun içine tıktı, dışarı bile çıkmama izin vermiyordu.
Ben de kafasında vazoyu parçalayıp kaçtım.
Nasıl kaçırırsınız lan adamları elinizden?
Abi, arkalarından birkaç el sıktık ama kaçtılar işte.
Hatta arabanın arka camını bile indirdik.
Baktık, bastı gidiyorlar, hiç bulaşmayalım dedik.
Abi, "Bir kevaşe için yorulmaya değmez." diye düşündük aslında.
Bir daha onun hakkında...
...böyle bir şey söyleyen olursa...
...mermiyi beynine yer.
Anladınız mı beni?
Anladınız mı lan?
-Anladık abi. -Anladık abi.
Yahu kendini yaktın, bizi niye yakıyorsun?
Ya bu adamlar peşimize düşerlerse?
Aman.
Ne yaptın be abi?
Adam kendini Al Capone'la bir tutuyormuş.
İşi gücü bırakıp bizi mi takip edecek Allah'ını seversen?
Nasıl bir arabaydı?
Siyah steyşın Renault.
Külüstür bir şeydi abi.
Bulacağım lan sizi.
Bulacağım.
Bana ait olan bir şeyi çalmak...
...ne demekmiş göstereceğim ben size.
Ah, Kara Bela'm. Başına gelmeyen kalmadı.
Şunlara bak ya.
Kudret abi.
Hadi gidelim abi otele, dinlenelim. Sabah bakarız çaresine.
[ Kudret boğazını temizler. ]
Ben geliyorum hemen.
Kudret abi, hayırdır, ne oldu?
-Bu kız da mı bizimle gelecek? -Evet.
Abi ne yapalım, burada mı bırakalım?
-O pislik herifin eline mi düşsün? -Düşsün.
Kudret abi.
Eğer o giderse ben de giderim.
Git.
Git arkadaş.
Git. Bir yakamdan düşün ya.
Bir yalnız bırakın beni.
Benim yolum belli. Bana engel olmayın.
Cık.
Sen şu anda sinirlisin, fevri hareket ediyorsun.
-Fevri mi oldu? -Evet.
-Çok mu fevri? -Evet. Hadi al şu brandayı.
Güzel güzel gerelim. [ Kırık camlar yere dökülür. ]
Görüyorsun değil mi? Her taraftan cam çıkıyor.
Hiçbir şeyi, hiçbir kazası, hiçbir çiziği yoktu bu arabanın.
[ Çan çalar. ]
Buyurun?
Üç oda istiyoruz biz.
Üç odam yok, maalesef. İki boş odam var.
Hayda.
Biri çift kişilik, biri tek kişilik.
Haa.
Ne yapalım?
Şanssızlık ama bu saatten sonra otel de bulamayız.
Yani.
Bize uyar.
Oğlum sırıtmasana. Huylandırıyorsun insanı.
Kızı düşünüyordum be abi.
Çok güzel, değil mi?
Güzel de, sana mı güzel Allah aşkına?
Bir kez o kız sana bakmaz, ben sana söyleyeyim.
Bana güzel tabi. Niye bakmıyor ya?
Farkında değil misin?
Belalısından kurtulmak için kullanıyor kız bizi.
İşini halletsin, anında satar o bizi.
Niye yapsın abi ya?
Ya Kudret abi, sen bunları beni üzmek için mi söylüyorsun?
Bak şurada aynı yastığa baş koymuş adamlarız. Ayıp oluyor ama ya.
Hakkaten ya.
Biz niye aynı yastığa baş koyuyoruz? Çekilir misin arkadaşım?
Git, kendi yastığına. Oraya baş koy, hadi.
-Bir şey konuşuyorduk ama. -Tamam, orada konuş.
Duyuyorum.
Tamam, ne kadar kıymetli yastığın varmış, Allah Allah.
Tövbe estağfurullah.
Kudret abi.
Yine ne var?
Biz şimdi senle böyle aynı yatakta yatıyoruz ya...
...aklıma ne geldi biliyor musun?
Ne geldi?
Biz abimle de böyle aynı yatakta yatardık.
Yatak dediğim de çekyat ha.
Böyle, gündüzleri koltuk...
...geceleri yatak.
Sanırsın süper kahraman namussuz.
Benzetmek gibi olmasın abi de...
...ben abimle 99 depreminde aynı yatakta yatıyordum.
Enkazın altından bir tek beni çıkardılar.
Annem, babam...
...eş, dost, konu komşu...
...hepsi gitti.
[ Hüzün yansıtan fon müziği. ] Diğerlerini bilemedim de...
...abimle aynı yataktaydık be abi.
Beni kurtardılar da...
...onu niye kurtaramadılar acaba?
Allah sana uzun ömürler versin, Kudret abi.
[ Hüzünlü fon müziği devam ediyor. ]
Kudret abi.
Hm?
Kız çok güzel, değil mi abi?
Güzel, kardeşim.
Güzel.
Çok güzel kız.
Çok güzel kız.
Çok güzel.
[ Fon müziği biter. ] [ Dışarıdan gelen sokak sesi. ]
Güven.
[ Çan sesi. ]
Abi buradayım zaten, sen ona niye basıyorsun?
Dün gece beraber kaldığım arkadaşı gördün mü?
Siz dün gece beraber mi kaldınız?
Evet. Ne oldu ki?
Yok.
Ben onu hanımefendiyle birlikte sandım. Sabah beraber gittiler de.
-Beraber mi gittiler? -Evet.
-Nasıl gittiler? -Arabayla gittiler.
[ Klarnetle hüzünlü bir ezgi çalar. ]
[ Kudret ağlar. ]
Kara Bela.
Kara Bela.
Kara Bela.
Kara Bela.
İnsanlık mı bu be?
Almışlar arabayı.
Kalbim sıkışıyor.
Niye alıyorsunuz benim arabamı ya?
Burada. Arabamı niye alıyorsunuz?
[ Kara Bela'nın korna sesi. ]
Kara Bela?
Kara Bela.
Kara Bela.
Kudret abi, Allah kabul etsin. Hayırdır.
-Neredesiniz siz? Lan. -Lan mı? Hiç oturmadı abi ağzına.
E abi, ne yapalım?
Burcu'ya elbise aldık.
Bana gözlük.
Sana da simit almaya çıktık.
Oh ne ala. Burcu Hanım'a kıyafet...
...sana gözlük, bana simit düştü, öyle mi?
Çıkmayın arkadaş. Gitmeyin bir yere ya.
Bisiklet mi lan bu?
Bir tur biner gibi koca arabayı alıp geliyorsunuz.
Burada herkesin içinde ağladım, ne hallere düştüm.
Abi yine arada lan dedi ama bu seferki daha bir ağzına oturdu, dolu dolu.
-Oldu mu? -Daha bir dolu dolu.
Hadi ama Kudret abi.
Sadece iki günün kaldı Antep Kalesi'ne varmak için.
Bir an evvel çıkalım yola. Hadi.
Hadi.
Ne? Sordu nereye gidiyorsunuz diye, ben de anlattım.
Oğlum, "Antep'e gidiyoruz." deyip geçiştirseydin.
Ne diye anlatıyorsun kıza her şeyi?
Bizimle mi gelecek şimdi bu?
Hee.
Ne var Kudret abi?
Kızın gidecek yeri yok. Kimi kimsesi yok.
Burada mı bırakalım?
Yakışır mı bize Kudret abi?
Ne zararı var bize? Gelsin işte.
Ha?
Gelsin, gelsin.
Gıdı gıdı gıdı.
Bin lan arabaya.
Lan mı? Bak bu seferki ağzına tam oturdu işte.
Bak, simit aldım. Taze.
[ Güven güler. ]
[ Çan çalar. ]
Arkadaş ne zilmiş ya. Buyurun.
Bu kızı buralarda gördün mü, delikanlı?
Hmm. Açıkçası pek çıkaramadım.
Belki de biraz hafızamı...
...tazelemeye yardımcı olmak istersiniz.
(Bağırır) Abi.
Abi valla başka bir şey bilmiyorum abi.
Dün gece kaldılar, sabah gittiler. Yanlarında genç bir kız vardı.
Antep Kalesi'ne gidiyorlarmış herhalde.
Antep Kalesi mi?
Aferin delikanlı.
Hep böyle ol.
Eğer bir daha buraya gelirlerse...
-...ne yapacağını biliyorsun değil mi? -Evet efendim. Hemen sizi arayacağım.
Aferin.
Gidelim.
Delikanlı.
Siyah Renault steyşın içerisinde iki adam arıyoruz.
Buralarda--
Dün gece burada kaldılar ama sabah gittiler.
Antep'e gidiyorlar herhalde. Yanlarında da genç bir kadın vardı.
-Valla başka bir şey bilmiyorum. -İyi valla.
Tamam.
Buralarda zabıta çok önemli bir şey galiba, ha.
Küçük yer ya amirim, herhalde ondandır.
Herhalde.
Yahu, bozmasana şunu.
Ben arkadan gelen araçlara bakıyorum.
Ne yapacaksın arkadan gelen aracı?
Yemin ediyorum, en güzel duyguların katilisin Kudret abi.
Kudret abi, acaba aynı yoldan ikinci defa mı geçiyoruz?
Yahu, dümdüz yol işte. Sabah beri aynı yolda gidiyoruz.
Nasıl aynı yerden geçmiş olabiliriz?
Ne bir ev, ne bir tabela var ya.
Bari merkezi bir yer bulabilsek.
Buldum, buldum.
Bak şurada bir tane adam var. Ahan da şurada. Ona soralım.
-Hadi. -Tamam kızım, ne bağırıyorsun?
Tamam, gördüm.
[ El freni çekilir ve motor durur. ]
Hadi bir sor da gel.
[ Kapı gıcırdayarak açılır. ]
[ Kapı kapanma sesi. ]
Pardon.
Buyurun?
Nerede olduğumuzu biliyor musunuz acaba?
Hiçliğin ortasındayız.
Efendim?
Hepimiz hiçliğin ortasındayız.
Ne gidecek bir yerimiz var, ne de sığınacak bir yuvamız.
Anlıyorum. Peki şehir merkezi çok uzakta mı acaba?
Şimdi şuradan bir iki kilometre kadar daha düz devam edin.
Ondan sonra önce sol, sonra sağ yapıyorsunuz, hemen, hop merkez yolu.
-Önce sol, sonra sağ. -Kimse sorsanız gösterir.
Tatlı böyle kıvrılır zaten.
Tamam.
-Çok teşekkür ederim. -Rica ederim. İyi yolculuklar.
Oldu.
-Hayırlı günler. -Sağ olun. Kolay gelsin.
-Kudret abi, adamın elinde silah var. -Evet, evet, gördüm.
-İntihar mı edecek yoksa? -Muhtemelen.
Ama canım, bize ne? Şimdi şahit mahit yazarlar.
Hiç bulaşmayalım.
Göz göre göre adamın intihar etmesine izin mi vereceğiz? Bir şeyler yapmamız lazım.
Biz ne yapabiliriz ki? İntihar edecek olan adam eder.
Biz ona bir şey yapamayız.
Biz buna benzer bir durumu yaşamıştık daha önce hanımla.
[ Hatıra sahnesine geçiş sesi. ]
Adam çatıya çıkmış.
A, şey, intihar edecek galiba.
Dur. Dur ben şimdi halledeceğim.
Oğlum atlama, atlama.
Ver bakayım onu.
Delikanlıysan atla lan.
Hadi görelim bakalım. Delikanlı mısın değil misin?
Delikanlı adammış be.
Patlıcan aldık mıydı biz?
Patlıcan aldık da çocukların sevdiği kiraz, domates--
[ Günümüze geçiş sesi. ]
Ecel işte. Önüne geçilmiyor ki.
Saçma sapan konuşmayın ya.
Bir dakika.
Siz beni bekleyin. Geliyorum.
Abi kusura bakma da saçma sapan konuşuyorsun.
Pardon.
-Merhaba. -Merhaba.
İntihar mı edeceksiniz acaba şu an?
Niyetim o yönde.
-İsim neydi, pardon. -Efkan, benim.
Efkan.
Hm, Efkan.
Şimdi, Efkancım.
Elbette çok zor şeyler yaşamışsındır.
Ama ne yaşarsan yaşa...
...hayatına son vermeye değer mi?
Hayatın birazcık da iyi yönlerini görmeye çalış.
Şu dünyada çok güzel şeyler de var mesela.
Mesela?
Mesela...
[ Hayal sahnesine geçiş sesi. ]
Mesela sen, Burcu.
Sen benim bu hayatta gördüğüm en güzel şeysin.
Belki methiyeler düzemem senin güzelliğini anlatmaya.
Ama...
...bütün şiirler senin için yazılmıştır.
Ve her şair...
...biraz mahcuptur, biliyor musun?
-Biliyorum. -Bil.
Çünkü hiçbir şiir yetmez seni anlatmaya.
Sen konuşunca, "susun lan" işareti yaparak tribünlere koşasım geliyor.
Sen bir gülsen var ya...
...bütün memlekete üçlü çektiririm Allah canımı alsın.
Güven.
Burcu.
Pardon, arkadaşınız ne yapıyor öyle, cuk cuk cuk?
Oğlum, Güven, ne yapıyorsun ya?
İş mi atıyorsun adama?
Hayırdır Kudret abi, ne yanlışımızı gördün?
Oğlum ben ne yanlış anlayacağım? Benlik bir şey yok.
Ben seni bilmez miyim?
Ama dillerin falan oynuyor ya. Herif yanlış anlıyor seni.
Allah Allah.
Efkan. Bak, biz Antep'e gidiyoruz.
-Ne güzel. -Biz derken?
Sen de gel bizimle istersen?
Yolda birazcık konuşuruz, kafan rahatlar. İçin ferahlar belki. Hadi.
Hadi.
Sanırsın turistik gezi yapıyoruz ha, anasını satayım
Efkancım, nasılsın şimdi, daha iyi misin?
İyi diye bir şey yok ki dünyada.
Ha burada olmuşum, ha orada. Ne fark edecek benim için?
Peki yani anlat bakalım. Niye intihar etmeye çalışıyorsun sen?
Sevdiğim kızı elimden aldılar be abla.
Abla ne lan?
Bana bak lan.
Kim aldı bakayım senin sevdiğini elinden.
Kim alacak, ailesi.
Biz onunla bir gelecek hayali kuruyorduk. Onlar geçmişimizi bile elimizden aldılar.
Kızlarını da alıp gittiler.
Boş ver ya, üzülme sen, üzülme.
Eğer bu kadar çok birbirinizi seviyorsanız,
hiç kimse giremez sizin aranıza.
Yalan mı söylüyorum?
-Çok doğru konuşuyorsun. -Hah.
Ayrıca, sen onu bulamazsan o gelir seni bulur.
Hiç merak etme sen.
"Yeniden kavuşabilirsiniz." diyorsunuz yani.
Ha?
Öyle tabii.
Haa, evet. Sana diyoruz. Sana konuşuyoruz.
"O da gelebilir." diyorsunuz yani.
Evet. Şamşik, bir de koymuş silahı. İndir bakayım onu.
-İndir. -İndir.
İndir. İndir. İndir.
Bravo Efkan'a. Aferin Efkan.
Aferin sana.
Valla bence zor o iş.
Efendim abi?
Baksana, ailesi almış götürmüş. Kim bilir nereye götürmüşlerdir?
Ben size söyleyeyim, o kıza hayırlı bir kısmet bulup çoktan evlendirmişlerdir.
Yaşamak istemiyorum ama ben. Gerçekten yaşamak istemiyorum.
Hayır, öyle bir şey yok.
-Hayır, hayır, hayır. -Çok güzel konuştun abi.
Bayağı teşvik edici konuştun. [ Çarpma sesi. ]
Eyvah, Atılgan arkamızda.
Atılgan kim?
Kim olacak? Hanımefendinin manitası.
Abi bazen gerçekten kalp kırıcı oluyorsun.
Manitam falan değil o benim. Eski patronum.
Evet, eski patronu.
Eski patronu ama peşimize düşmez diyordunuz, bak, adam arkamızda.
Tamam, sakin ol. Ne olacak abi, konuşuruz.
Ne demişler, insanlar konuşa konuşa, hayvanlar...
[ Silah sesi ve cam kırılma sesi. ] [ Burcu çığlık atar. ]
-Ne oluyor ya? - Hayvan insalar!
-Ayıp bu be. -Ne yapıyorsunuz be?
Ne istiyorsunuz Kara Bela'nın camından, Allahsızlar.
Sen ne için muhatap oluyorsun? Devam etsene yoluna.
Hadi Kara Bela. Bas, bas.
Öleceğiz, hepimiz öleceğiz. Yemin ediyorum öleceğiz. (Burcu bağırır)
-Valla öleceğiz. -Tamam be.
Bir sakin olun. Ver şu silahını bana. Ver lan.
Ne yapıyorsun? Ne yapıyorsun ya?
Burcu bir dakika. Ne yapıyorsun, Burcu?
Ne yapıyor lan bu manyak?
[ Silah sesleri. ]
Bana bak.
Sende ne numaralar varmış be. Yine de...
...sen ver o silahı bir.
Kaza bela bir şey çıkmasın. Bende dursun.
Siktir ulan be.
Aman.
Fıstık gibi cam da gitti ha.
Cam mı?
Kimin yüzünden gitti acaba o cam? Kimin yüzünden?
Hâlâ cam diyor ya.
Böyle her seferinde başıma kakacaksanız indirin beni bir köşede.
Ben bakarım başımın çaresine.
[ Fren sesi. ]
Peki.
Sen yapma.
Kudret abi. Lütfen ya. Bize yakıştığı gibi hareket edelim. Ne olur?
Hadi.
Hadi yolumuza devam edelim.
Ha? Hay yaşa abi. Şöyle güzel güzel devam edelim.
Nasıl devam edelim, lan? Nasıl devam edelim?
Cepte beş kuruş kalmadı, bak benzin de bitiyor.
-Bu gidişle bütün camlar da inecek ayrıca. -Cam, cam, cam, ne cammış arkadaş ya.
Bizi canımızı teslim ediyorduk ama burada.
Ne kıymetli canın varmış senin be!
Hiç!
"Kafama sıkacağım." diye artistlik yapıyordun, bilmem ne yapıyordun.
Sırf şekilsiniz ha.
Anca laf. Ver lan, sıksın şunu. Ver şunu. Ver.
-Nerede silah? -Bir dakika, bir durun ya.
Arkadaşlar bir şey söyleyebilir miyim?
Bakın lütfen, gerçekten sakin. Gidelim bankaya. Ben şu para işini bir halledeyim.
Güzel güzel yolumuza devam edelim. Bakın, rica ediyorum. Lütfen.
Hay yaşa.
Tamam.
Hemen geliyorum ben.
Peşimizde değillerdir, değil mi? Ha?
Kudret Bey, değillerdir deyin ama ne olur.
Bir çatışmayı daha kaldıracak gücüm yok benim.
Tabi canım, sanırsın biz her gün silahlı çatışmaya giriyoruz.
Efkan, Efkan.
Bir sakin ol ya.
Adam parasını çeksin, gideceğiz işte.
Tabii gerçekten ortada öyle bir para varsa.
[ Banka alarmı çalar. ]
[ Yere düşen bozuk para sesi. ]
Abi gaza bas.
-Ne yaptın lan? Bankayı mı soydun? -Aaa.
[ Burcu çığlık atar. ]
[ Silah sesleri. ] [ Cam kırılma sesi. ]
Oğlum sen ne yaptın ya? Para çekeceksin diye bekliyorduk.
Ne yapayım abi? Bankada paramız mı var bizim?
Gittim vezneye, ne varsa topladım geldim işte.
Nasıl yani? Öyle...
...yürüyerek girdin, elini kolunu sallayarak
şipidik terliklerle bankayı soydun geldin, öyle mi?
Oğlum hasta mısın sen ya?
Ne yapayım ya? Kusura bakma abi senin de çok kabahatin var.
Antep'e kadar yola çıkıyorsun, cebinde beş kuruş yok.
Haksız mıyım balım?
Bence çok haklısın.
"Balım"ı üstüme alındım gibi oldu.
Peşimizdeki herif yetmiyormuş gibi bir de polisleri musallat edeceksiniz peşimize.
Aman.
Amma abarttın be abi.
Alt tarafı üç - beş kuruş bir şey çaldık.
Peşimize mi düşecekler, Allah'ını seversen?
Nasıl elinden kaçırırsın adamları ya? Nasıl?
Valla bir anda gelişti her şey, komiserim. Ben de anlamadım.
Ben arkalarından birkaç el ateş de ettim etmesine de...
...ama aldığı para fazla bir şey değildi zaten.
Ben de "Boşuna uğraşmayalım. Polisimizin işi bu sonuçta." dedim.
Böyle güvenlik mi olur?
Nasıl bir araçtı kaçtıkları?
Siyah steyşın. Külüstür bir şey, Komiserim.
Güzel. Hadi gidelim, peşlerine düşelim.
Ben gelmesem, Komiserim?
Evden beklerler de beni.
Eşkallerini sen biliyorsun sadece. Hadi gidelim.
Robot resmi çizseniz?
Sanki eline kalem versem çöp adam çizebilecekmiş
gibi bir de bilmiş bilmiş konuşuyorsun.
Hadi yürü.
Güvenlikmiş.
Oğlum kaldır şunları. Çek gözümün önünden ya.
Niye ya? Ne kadar var diye sayıyorum.
750 lira 25 kuruş.
Hadi canım, ne ara saydın ya?
Oğlum benim işim bu. Ben paraya baktım mı anlarım ne kadar olduğunu.
Vay be. 750 lira ha?
25 kuruş. O 25 kuruşu niye aldıysan artık.
Ne demek niye aldın? Ziyan mı olsaydı? En zor zamanda yardıma koşuyor bu.
750 lira 25 kuruş.
Bekle bizi Gaziantep. Biz geliyoruz. [ Kudret camı kapatırken gıcırdar. ]
Artık hiçbir şey durduramaz bizi.
Çok erken konuşuyorsun, erken.
Ya tamam, abi. Zaten şurası benzinlik. Geldik.
Tamam, orası benzinlik de, sen erken konuşuyorsun.
Allah'ım intihar etmek için yola çıkıyorum, şu düştüğüm hale bak.
Beni bıraksaydınız ben orada ölecektim ne güzel.
Of!
Ne hale getirdiler seni. Canım benim.
Kara Bela'm. Of.
Of.
Arkadaşım, depoyu fulle. Biz uzun yola gidiyoruz, yolda kalmayalım.
Burcu Hanım, siz beni bırakın devam edin, ne olur. Vallaha kimseye bir şey söylemem.
Saçmalama. Gel şuradan birer tane gözleme alalım.
Karnın doyunca kendine gelirsin belki.
Siz de iyilikle insan mı kaçırıyorsunuz acaba?
Mis gibi koktu. Hadi, yürü.
Benim şahsi işlerim var.
Oğlum, vallahi çocuk gibisiniz.
Yol boyunca ne çişiniz bitti, ne isteğiniz bitti.
Ne bakıyorsunuz? Hadi.
[ Fermuar açma sesi. ]
[İşeme sesi.]
[Zabıta, rahatlama sesi çıkartır.]
[ Fermuar kapama sesi. ]
Kolay gelsin.
Yürü, yürü.
Amirim. Amirim. Adamlar!
Hemen arabaya binin, acil gaza bas.
-Niye ki? -Sorma Kudret abi. Bas dedim mi bas.
Atlayın, hadi, hadi.
Bas abi, bas, bas. [ Siren sesi duyulur. ]
Zabıtalardan mı kaçıyoruz biz şu an? [ Siren sesi duyulur. ]
Hee. [ Siren sesi duyulur. ]
Niye? [ Siren sesi duyulur. ]
Yani, karışık mevzu. Derin olaylar.
Sen işportacılık yaparken adamlardan kaçıyordun da benim başımı da yakmadın mı?
Sen niye benim özelimi anlatıyorsun?
Siz ne biçim insanlarmışsınız ama ya? Rehin aldınız siz beni, değil mi?
Hayır, bir tane gözlemeye tav oldum, ona yanıyorum.
Sen bir sus.
Çok güzel denk geldi.
Hadi Amirim, hadi.
-Yakaladık yakalayacağız. -Tamam be tamam.
Kulağımın dibinde vır vır vır, ne bağırıyorsunuz?
Basıyoruz işte elimizden geldiği kadar, basıyoruz.
Abi sen basıyorsun da, seni pek dinlemiyor galiba.
Kızıma laf söyleme.
Kara kızın yapamayacağı şey yoktur.
Ahan da yol bitti.
Hahhaa!
Kısıldık kaldık burada. Yemin ediyorum mahvolduk.
Şimdi yakalandık. Mahvolduk. Bittik.
Tamam, tamam, tamam.
Bir sakin olun. Eğer bizim araba geçemiyorsa onların arabası da geçemez.
O zaman inelim, koşarak kaçalım.
Burcu haklı, koşalım da kaçalım.
Kimse bir yere gitmiyor.
Tak.
Düşündüğüm kadar delirmiş olamazsın, değil mi abi?
Arkadaşlar, düşündüğüm kadar delirmiş. Çok sıkı tutunun.
Şaka gibi ya.
[ Arabaya gaz verme sesi. ]
Bismillah.
Şimdi ne yapacaksınız bakalım?
[ Tempolu müzik. ]
Araba resmen uçtu be.
Arabaya binin.
Ama Amirim.
Size binin dedim.
Onlar geçebiliyorsa...
...biz de geçeriz.
Abi sen ne yaptın ya?
Ben size söyledim ama, değil mi?
Kara Bela bu. Yapamayacağı şey yoktur.
Yoo, yalnız arabayla olacak iş değil. Ustalık lazım böyle bir şey için.
[ Tempolu müzik ve arabaya gaz verme sesi. ]
Geçmiş olsun.
Sağ ol.
Buradan karşıya geçmek delilik, valla.
Kimse geçemez ki buradan.
Bir siyah bir Renault steyşın arıyoruz.
Bu civarlarda gözüne çarptı mı böyle bir araç?
Demek ikimiz de aynı şeyin peşindeyiz.
Buraya da ne diye ışık koymuşlarsa.
DİKKAT AYI ÇIKABİLİR
Haa.
[ Ayı homurtusu. ]
Ayı ne lan?
[ Spor arabanın gürültüsü. ]
[ Spor arabanın gürültülü motor sesi. ]
[ İki arabanın karşılıklı gaz verme sesi. ]
Gerçekten öyle bir şey yapmayacaksın, değil mi?
Yapacak.
Bayağı gaza gelmiş durumda şu an.
[ İki arabanın gaza basma sesi. ]
[ Kara Bela'nın motoru tekler. ]
Motoru boğduk ya.
Aa. Bak, bak, bak.
Bak. Trafik polislerine yakalanmış salaklar. Bak.
Abi.
O polisler, polisler.
Polisler mi?
Polisler tabii, polisler. Ne yapacağız şimdi?
Tamam ya, bir sakin olalım. Belki de...
...rutin bir kontroldür.
Burcu haklı. Sakin olalım.
Ne yapacağız abi?
Geceyi bekleyeceğiz.
O vakte kadar giderler belki.
-Nerede bekleyeceğiz? -Burada.
Nasıl burada bekleyeceğiz ya? Polislerin dibindeyiz.
Şşş.
Şu an görünmediğini falan mı zannediyor acaba?
[ Spor arabanın gürültülü motor sesi. ]
El ediyor.
-Gel diyor. -Bakıyor, bakıyor.
Geliyor. Geliyor.
Allah, ilk adımı o attı.
[ Cama vurma sesi. ] Cama vuruyor.
[ Cama daha güçlü vurma sesi. ]
Açılması talebiyle cama vuruyor.
-Camı aç, camı. -Ne diyor? Camı mı aç diyor?
Evet diyor ki camı aç.
Memur bey, ben hiç açmayayım camı.
Diğer camlar olmadığı için, cereyan yapıyor.
Aç lan.
-Lan mı dedi o? -Hıı.
[ Camı açarken gıcırtı çıkar. ]
Ehliyet, ruhsat alayım.
-Bu ne be? -Gözleme.
Yersiniz, sıcak sıcak.
Sen benimle dalga mı geçiyorsun kardeşim? Ha?
İlle de çorba parası diyorsun yani.
[ Kudret güler. ]
Yani "Ben gözleme sevmem çorba parası alırım." diyorsun yani.
Kudret abi, bu rüşvet işini hiç beceremiyorsun
abi. Versene ehliyetle ruhsatı.
Oğlum nasıl vereyim ya?
Banka soymuş adamlarız. Yakalanırız.
Banka mı?
Ne bankası?
Güven, biliyorlar banka soyduğumuzu.
Nasıl biliyor acaba? Sen söyledin abi şimdi, banka soyduk diye.
Ben söyleşemesem ne olacak?
Torpido gözünü açsa zaten silahı bulacak...
-...inanmayacak adam. -Ohoo.
Torpido gözünde silah mı var?
Güven. Her şeyin farkındalar.
Silah benim Memur Bey. Kendi şahsi silahım. Ruhsatı var, yanımda.
-Şimdi ben yol kenarında inti-- -Arkadaşım, siz ne diyorsunuz ya?
Onu bunu geçtim, bu araba nasıl bu hale geldi, onu deyin hele.
Evet. Çok hassas bir noktaya değindiniz.
Bu araba bu hale nasıl geldi?
Bu konu beni de çok müteessir ediyor çünkü araba benim.
Ben size durumu şöyle izah edeyim.
Kaçıyoruz biz.
Kaçıyoruz.
İstanbul'dan beri kaçıyoruz.
Sürekli bir taciz, takip, taciz, takip.
Yani ağız tadıyla bir yolculuk yapamadık, inanın.
İnanın, çok yorgunuz.
Yola devam etsek mi biz?
[ Polis sireni. ]
Ne oldu, ne bakıyorsunuz ya?
Allah Allah, belki acır da salar bizi diye düşündüm.
Ne yapayım yani?
Yakalıyorlar, bas, bas.
[ Siren sesi ve tempolü müzik. ]
Gittiler.
Oh.
Vallahi ucuz atlattık.
Ucuz atlattık da, bir dahakine bu kadar kolay kurtulamayız, ben size söyleyeyim.
Hazır trafik polislerini atlatmışken, daha
fazla belaya bulaşmadan geri mi dönsek acaba?
Ben geri falan dönemem, arkadaş.
Hayır. Geri dönemem.
Kara Bela ne hale geldi. Bu saatten ben geri dönemem.
Siz bilmem. Geri dönmek isteyen dönsün ama ben yarın akşama kadar zaten...
...Antep Kalesi'nde olmak zorundayım. Bu arkadaş da beni...
...6 - 6,5 saatte atarız diye söz vermişti.
Antep Kalesi'nde ne var ya?
Ta-taaa!
-Hoş geldiniz. -Palyaço.
Birlikte çok güzel vakit geçireceğiz. Büyük bir maceraya...
...hazır mısınız?
Abi.
Saçını kırmızıya falan boyatmış. Ben kıllandım bu heriften.
Gidelim mi?
Ben çok korkarım zaten böyle tiplerden. Hiç hazzetmediğim şeyler.
Ne olur gidelim abi.
Ama ben kalmanız için ısrar ediyorum.
[ Sirk müziği. ]
[ Sirk müziği biter. ]
-Ne yapıyorsun lan? -Bakma, bakma.
-Ne yapıyorsun oğlum. -Ya, bakma, bakma.
Allah'ım yarabbim. Hallere bak.
Sağ ol.
Yüzün gülüyor, aşık.
Çok mu seviyorsun kızı?
Seviyorum be abi.
"Seni seviyorum" yazan ayı verdim ben ona.
Hepsinden önemlisi, sabah çarpışan otolara biniyorduk ya...
...sen dikkat ettin mi...
...ben ona hiç çarpmadım.
-Ee? -Çarpmadım diyorum.
İnsan sevdiğine çarpar mı hiç?
Ben ona çarpmayınca o da zaten anlamıştır artık onu sevdiğimi.
-Değil mi? -Yani.
Öyle diyorsun.
Ama yine de bunu senden duysa daha iyi olmaz mıydı oğlum?
-Yok, ben gülerim. -Nasıl gülersin?
Ben söyleyemem öyle şey.
Allah Allah, niye ki?
Abi, ne demek niye ki ya?
Sen hiç aşık olduğun kadının gözünün içine bakıp...
...seni seviyorum diyebildin mi?
Oğlum ben ne bileyim? Aşk... Aşkı ben...
...hayatımda yaşamadım ki.
Biz aşk nedir öğrenemeden evlendirildik zaten.
E peki...
...hiç karının gözüne bakıp...
...güzel şeyler de mi söylemedin?
Söyledik tabii canım.
Yemeklerden sonra "Eline koluna sağlık." dedik herhalde.
Abi ben gerçekten...
...seninle diyalog kurmakta zorlanıyorum.
Şunu söylemeye çalışıyorum.
Diyorum ki, karınla böyle el ele, göz göze hiç romantik bir an yaşamadınız mı?
Bir zamanlar oldu aslında.
Hah. Onu anlat.
Eskiden böyle...
...saatlerce bakışır...
...hiç konuşmazdık, biliyor musun?
[ Hatıra sahnesine geçiş sesi. ]
[ Saksafonla romantik müzik. ]
Uyudu galiba.
Hele şükür.
Git, git. Götürelim.
[ Şimdiki zamana geçiş sesi. ]
Serseri.
Serseri, romantik serseri.
İlk açıldığı gün gelmiştim ben buraya.
İğne atsan yere düşmez derler ya...
...öyle bir kalabalık vardı.
Sonra, sahneye bir palyaço çıktı.
Hepimiz onu seyretmeye başladık.
Ben de gençtim tabii o zaman.
İşte o ara gördüm o kızı.
Çok güzeldi.
Sanki...
...sanki bu dünyadan değilmiş gibiydi.
Bir ara bana baktı, gülümsedi.
Bana.
Sonra benim birdenbire başım dönmeye başladı...
...ve dipsiz bir kuyuya düşüyormuş gibi hissettim kendimi.
Tansiyonun düşmüş.
(Güler). Galiba.
Sonra gözümü açtığımda...
...kimse kalmamıştı. Herkes gitmişti.
Sonra her yerde o kızı aradım.
Ama bulamadım.
[ Hüzünlü müzik. ]
Ee?
Sonra ne yaptın peki?
Sonra her akşam buraya gelmeye başladım.
Belki onu tekrar görürüm diye.
Sonra palyaçoyla arkadaş olduk.
Ona derdimi anlattım.
O da beni yanına aldı, eğitti.
Her gece sahneye çıkmaya başladım.
Belki gelir de beni görür diye.
Ama o hiç gelmedi.
Bense beklemekten asla vazgeçmedim.
Tamam da...
...hiç umutsuzluğa falan kapılmadın mı? Böyle...
...onu görmeyeceğini düşünüp ölmek falan istemedin mi?
Ölmek mi?
Ama eğer ölürsem onu bir daha göremem ki.
Bana bak, delikanlı.
Nefes alıyorsan hâlâ bir umut var demektir.
Gel bakalım. Evet.
Hadi bunlardan da ye.
Aferin.
[ Gerilimli müzik. ]
Atılgan.
Ne o? Beni gördüğüne sevinmedin mi?
Bırakın lan beni. Bırakın.
Bırakın.
Güven! Güven!
Burcu'nun sesi mi o?
Güven!
Burcu.
Burcu.
Burcu.
Oğlum dur. Beni de bekle.
Kudret abi! Kudret abi!
Bırakın lan!
Güven!
Burcu!
Güven!
Burcu!
Bekle!
Burcu!
Burcu!
Kudret abi. Kara Bela. Kudret abi, çabuk.
Güven.
Kusura bakma, yapamam.
Neyi yapamam Kudret abi? Hadisene.
Güven.
Leylifer beni bekliyor.
Ben yolumdan dönemem.
Kusura bakma Güven. Benden bu kadar.
Kudret abi.
Burcu.
Kudret abi!
Kudret abi!
Küçükken her gün...
...Tanrı'ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim.
Bir gün, Tanrı'nın çalışma tarzının bu olmadığını anladım...
...ve ertesi gün kendime bir at çaldım.
At mı?
Ve Tanrı'ya beni affetmesi için yalvardım.
Benim hiç bisikletim olmadı.
Ve sen benim hiçbir zaman sahip olamadığım bisikletsin.
Atılgan.
Sen benim gördüğüm en büyük ruh hastasısın.
Senin hiçbir şeyin değilim, bunu niye anlamıyorsun ya?
Benden o kadar çok mu nefret ediyorsun?
Evet, evet.
Çek kenara.
Aç.
Bırak beni.
Gel buraya.
-Bıraksana. -Gel.
Bırak kolumu.
Bırak kolumu. Ne yapıyorsun?
Al şu silahı da beni vur bakalım.
Ne yapayım?
Madem benden bu kadar nefret ediyorsun...
...beni vur da ne kadar nefret ettiğini göster bakalım.
[ Silah sesi. ]
Oha.
Harbi vurdu lan.
Bırakın lan o kızı.
Bırak!
Güven.
Merak etme, Burcu. Seni kurtarmaya geldik.
[ Bisiklet kornası sesi. ]
Aslında çok da ihtiyacı yok gibi ama.
Ay, kolundan vurmuş adamı. Mahvolmuş takım elbise.
Oğlum Efkan, yardım etsene. Orada oturuyorsun arabanın içinde.
Bırakın beni, bırakın.
O ne ara oldu ya?
Bırak.
Burcu iyi misin?
Siz gelene kadar gayet iyiydim.
Tamam, tamam, öyle düşünme. Halledeceğiz şimdi.
Bana bakın.
Bırakın lan kızı.
Köpekler.
Bak sen.
Cesur çocukmuşsun.
-Bırakmazsak ne yaparsın? -Eğer...
...o kızı bırakmazsan...
...senin ağzını yırtarım.
-Yırtarım ne lan? -Yırtarım olmaz. Kırarım, kırarım.
Yırtarım değil. Kırarım.
Ağzında gevelemesene. Yüksek sesle söylesene şunu.
-Adam bekliyor. -Adam mı bekliyor?
Senin ağzını kırarım.
Cesaretini takdir ettim.
Ama cesaret ölüme çare değil, biliyorsun.
Hayır.
Bir dakika.
Bir dakika babalık.
Bu iş o kadar kolay değil.
Bu gerçekten komikmiş ya.
Ama sana bir şey söyleyeyim mi?
Sende o tetiği çekecek cesaret yok.
Yok mu?
-Yok. -Hiç mi yok?
-I ıh. -Ah abi be.
[ Silah sesi. ]
Palyaço abi.
[ Akerdeonla hüzünlü müzik. ]
Palyaço.
Seni yetiştireceğiz hastaneye. Hiç merak etme.
En yakın hastane bile buraya zaten çok uzak.
Herkes ve her şey buraya çok uzak.
Ama siz benim lunaparkıma geldiniz.
Şşş. Konuşma. Daha fazla yorma kendini, ne olur.
Kelime-i şehadet getir.
Bana bak, sen de sakın beklemekten vazgeçme.
Vazgeçmem.
Eğer gerçekten seviyorsan asla vazgeçme.
Yaklaş biraz.
[ Su fışkırtma sesi. ] [ Gülüşmeler. ]
[ Ağlama sesi. ]
Gördün mü bak, son şakasını da yaptı.
Bırakın beni.
Burcu.
Seni sevmiştim, Burcu.
Gerçekten sevmiştim.
[ Düello müziği. ]
Kudret abim geldi.
Geçin arabaya çocuklar.
Efkan hadi. Hadi gel.
Benim arkadaşla görülecek hesabım var.
Ne istedin lan Kara Bela'dan?
Kara Bela mı?
Bunun nesi bela be?
Parçaladığın her camın hesabını vereceksin.
Bakıyorum da hepiniz cesaret timsalisiniz...
...ama sende de o tetiği çekecek yürek--
[ Silah sesleri. ]
Ulan bir tanesi de isabet etmez mi?
Ne şans ya.
Kaç abi, kaç, Allah'ını seversen.
[ Silah sesi ve cam kırılma sesi. ]
Ama ya, yapmayın ya.
Çabuk arabaya.
Yalnız patron, bir sorunumuz var.
Lan, arabanın benzin deposunu vurmuş bu herif.
Abi, o kadar artist artist ateş ettin de bari nişan almayı becerebilseydin.
Ya, ben askerliğimi bile yazıcı olarak yaptım.
Ne anlarım nişan almaktan? [ Patlama sesi. ]
Ben arabaya nişan almıştım aslında.
[ Gülme sesleri. ]
Hadi, hadi. Hadi oradan. [ Gaz verme sesleri. ]
Geçmiş olsun.
Teşekkür ederim, Komiser Bey.
Biz siyah bir Renault steyşın arıyoruz.
Bu civarlarda rastladınız mı öyle bir araca?
Sanıyorum aynı şeyin peşindeyiz, Komiserim.
Kudret abi.
Niye geldik buraya abi?
O kadar badire atlattık.
Peşimizdekilerden de kurtulduk. Şöyle bir yemek yiyelim de kendimize gelelim.
-Hay yaşa be abi. Ne iyi düşünmüşsün. -Süper.
Canım, bir bakar mısın buraya?
Tamam. Sağ ol.
Kudret abi.
Çok teşekkürler abi.
Bir şey yapmadık, canım. Garson çağırdık alt tarafı.
Yok.
Yani her şey için çok teşekkürler.
Beni Atılgan'ın elinden kurtardın.
Gidecek bir yerim yokken arabana aldın.
Sadece o da değil ki.
Ben bu hayatta hiçbir şeyi başaramamış bir insanım.
Hayallerinin peşinden koşarken de...
...geride kimleri bıraktığının farkına varamayacak kadar aptal.
Ama senin sayende ilk defa kendimi işe yarar biri gibi hissettim.
Yani, nasıl söylesem sana...
Sanki...
...ilk defa kendini bir yere ait hissetmek gibi.
Sağ ol abi.
Ben de öyle.
Ben, Mecnun oldum. düşecek çöl bulamadım.
Sonra yollara vurdum kendimi.
Sonra işte siz çıktınız karşıma.
Sizle karşılaşmasam...
...belki de yol kenarında yatıyordu cansız bedenim.
Teşekkürler, Kudret abi.
Ben de çok teşekkür ederim abi.
İlk defa biri bana canım dedi. İlk defa bir müşteri sıcak davrandı bana.
Sen ne ara geldin oturdun lan buraya?
Baktım duygusal ortam vardı, hiç bölmeyeyim dedim be abi.
Arkadaşım, tamam, kalk. Hadi.
Sen bize bir menü falan getir ya. Yapmayın böyle.
Lütfen.
Siz de yapmayın böyle ya.
Tamam, işte, gidiyoruz yani.
Giden araba. Yemeğimizi yiyelim, bir an önce Antep'e ulaşalım.
Duygusal şeylere mahal yok, onun için.
Ha?
[ Heyecanlı ortamı yansıtan müzik. ]
Mafya, polis, zabıta.
Bu nasıl üçgen lan?
Arkadaşlar çökün, çevirme var.
Siz içeri arayın. Ben dışarı bakacağım.
Ee, şimdi ne yapacağız?
Şimdi ne yapacağız, şimdi ne yapacağız?
Polisleri peşimize musallat et, sonra "Şimdi ne yapacağız?".
Sanırsın adamlar Voltran'ı oluşturmuş. Bence teslim olalım, iyi halden yırtarız.
Efendim, bir sorun mu var?
Bir sorun yok arkadaşım. Açma ya. Çalmadan açma.
Ver sen. Yemeğe karar veremedik.
Ver şu menüyü.
Biz karar veririz, seni çağırırız, tamam. Kapat.
Gelin benimle.
Git. Sen de git. Bütün işi bize kitle.
Hadi bakalım şunlara. Buralarda bir yerde midir nedir?
Arka kapıdan kaçmaya çalışalım bence.
Hay ağzını öpeyim.
Güzel fikir.
Hadi, arka kapıdan kaçalım o zaman.
-Bakacağız artık. Hadi. -Hadi.
-Hadi bakalım. -Hadi.
Her şey ateş pahası.
Kapat artık, sonra yeriz yemeği.
Oğlum siz beni mi takip ediyorsunuz? Ha?
Etrafa baksanıza.
Hadi. Ne dikiliyorsunuz?
Hadi, bir an önce bulalım da gidelim buradan. Hadi.
Kalkamıyorum lan. Kaldırın beni.
Yardım edin. Dizlerim kilitlendi. (Ah sesleri çıkartır.)
Atılgan'la adamları buraya doğru geliyor.
(Oflar). Zabıtalar hâlâ burada.
Hadi.
Bunun da ağzında bir kez hayırlı bir haber çıksın.
[ Kemik kütleme sesi. ]
Ne yaptın ya?
Açıldı galiba.
Açılır, açılır. Zamanla açılır. Geç.
Allah'ım. Sıkıştık biz burada.
Burada kaldık. Yakalayacaklar bizi. Yemin ediyorum.
Gidelim, teslim olalım, iyi halden yırtalım. Ne olur?
Ne iyi hali ya? İyi hal mi kaldı?
Kudret abi adamların arabasını patlattı.
Ha, şimdi Kudret abi mi patlattı oldu? Hani içeride teşekkür ediyordunuz.
Bir yere ait hissettik falan diyordunuz. Ne oldu?
Allah'ım.
Tamam. Tamam.
Tamam, bir sakin olalım.
Telaş yapmayın. Sağlıklı bir şekilde düşünelim önce.
Evet arkadaşlar.
Bizler buradan dışarıya çıkamıyoruz.
Neden? Çünkü...
...bir, dışarıda polisler var.
Arka kapıdan da Atılgan'la adamları geliyor.
İki.
-İçeride de zabıtalar var. -O da üç.
-Tamam. Telaş yapabilirsin. -Yap.
Anlaşılan buradan çıkamayacağız.
Yarabbim biz buradan çıkmayacağız. Kaldık burada.
Bu kuliste sıkışıp kaldık. Hiç bilmediğimiz
yerin bilmediğimiz kulisinde...
...bu dandik kostümlerin arasında sıkıştık kaldık.
Ayrıca nasıl bir kostüm bu? Kim giyer bunu, Allah aşkına.
Neyin kafası bu?
İçeride yoklar, Komiserim.
Nereye gider bu adamlar ya?
Kuş olup uçmadılar ya.
Güvercinler.
Gelin bakayım buraya. Gel, gel, gel.
Yanaş, yanaş, yanaş. Yanaş.
Çıkart maskeyi.
Cık. Bunlar değildi Komiserim.
Kimsiniz lan siz?
Mekanın maskotlarıyız, Komiserim.
Yürüyün lan. Yürü.
Nerede peki bu adamlar?
[ Mekanda çalan disko müziği. ]
[ Müzik kesilir. ] [ Alkışlar. ]
Aah! Ulan buz gibiymiş su.
Komiserim. Bunlar onlar.
Sahnedeler. Oradalar.
Fark ettiler bizi. Koşun, kaçın.
Aha.
[ Tabakların kırılma sesi. ]
Lan oğlum evladım. Ne biçim adamsın sen ya.
Ya sen nasıl garsonsun ya?
[ Tempolu kaçış müziği. ]
Kara Bela.
Arkadaşlar, çaktırmadan bu taraftan. Hadi.
Hadi. Tamam, hadi.
Hadi abi.
Kara Bela ne olacak?
Abi bırak şimdi Kara Bela'yı. Kaçıyoruz, hadi.
Ben onu burada bırakamam.
Kudret abi.
Kendine gel.
Ben de seni burada bırakamam. Hadi, hadi.
Oradalar. Oradalar.
Koş.
Ay ne oluyor?
Perişan oldum topuklularla.
Tamam, tamam.
Atlattık. Bizi bulamazlar.
Onlar bizi bulamaz da biz yolumuzu bulabilir miyiz bakalım.
Ormanın ortasında sıkıştık kaldık. Yemin ediyorum, nerede olduğumuz beli değil.
Bence geceyi burada geçirelim.
Hava aydınlanınca bakalım başımızın çaresine.
-Kudret abi. -Kudret abi.
Nereye abi?
Antep'e.
Tamam abi.
Hava aydınlansın öyle gideriz. Bu karanlıkta nasıl bulacağız yolumuzu?
Ben bulurum arkadaş.
Ben bulurum ya.
Bir düşün yakamdan lan.
Ne bu böyle?
Musallat oldunuz bana. Yeter be.
-Abi ayıp oluyor ama. -Ne ayıbı lan?
Ne ayıbı?
Bir abi, abi tutturdun.
Nereden abin oluyorum ben senin?
Oğlum.
Okulu bitirdim.
Askere gittim. Döner dönmez evlendirdiler beni, biliyor musun?
Sonra köpekler gibi çalıştım. Hep çalıştım.
Dışarıda bir hayat vardı ama...
...ben onu hiç tanımadım.
Ya.
Önce karım öldü, sonra babam.
Hep onların istediği gibi yaşadım ben.
Herkes yok saydı beni.
Beni görmezden geldiler.
Çocuklarım bile beni...
...terk etti, biliyor musunuz?
Bunun ne demek olduğunu siz hiç bilemezsiniz.
[ Hüzünlü fon müziği. ]
Tek varlığım...
...kendimi yalnız hissetmediğim tek yer arabam...
...Kara Bela'ydı.
Onu da sizin yüzünüzden elimden aldılar.
Onun için, gelmeyin arkadaş. Gelmeyin.
Ben bulurum.
[ Ateşin sesi. ] [ Böcek sesleri. ]
Yalnız bayağı ağır konuştu.
Konuşur tabii.
Adam haklı.
Bizim yüzümüzden başına gelmeyen kalmadı.
Hayır, arabasından da oldu. Ben en çok ona yanıyorum.
Arabasına aşıktı bu adam.
İsim bile koymuş arabaya.
Kara Bela.
Madem öyle...
...biz de gider geri alırız Kara Bela'yı.
Hmm?
Sizi bilmem ama ben Kudret abi için bu riski göze almaya hazırım beyler.
Burcu haklı.
Nerede haklı? Fikri ben buldum, kendi bulmuş gibi... Ama çok tatlı kız ya.
Burcu.
Onu al gel. Onu çağır gel. Maceraya girmeyin, kumrular.
Girmeyin maceraya. Ormanda kaybolup gitmeyin. Beni burada bırakmayın.
Ateş kaldı burada.
Bilemezsiniz şimdi. Dur ben yardım edeyim. Bir dakika, dur.
[ Heyecanlı fon müziği. ]
Bir insan bu kadar kovalanmaz ki ama.
Sen de öyle kaçmasaydın kardeşim.
Ne yapayım, öyle birden karşıma çıkınca şaşırdım. Ne yapacağımı bilemedim.
Siz de bir ara adamları bıraktınız, beni kovalamaya başladınız.
Bu tipinle vurmadığımıza şükret.
-Yakışmamış mı? -Cık.
Yakışmadı.
Valla mı?
Buraya kadar geldik, tamam da, arabayı nasıl çıkaracağız şimdi?
Tamam, tamam. Benim çok güzel bir planım var.
Siz panik yapmayın yeter.
Bakın, geliyorlar.
Demedim mi?
Ne yapıyor bunlar ya?
-O zaman inip hemen yakalayalım şunları. -Bekleyin.
İçlerinden biri eksik.
Benim arabayı patlatan o bıyıklı cüce yok aralarında.
-Kimse yok diyorum. -Kimse yok mu?
Sessiz, sessiz.
Hepimizi ele verdirteceksin.
İyi de alacaklar ama arabayı.
Bırakın alsınlar.
Bakalım nereye gidecekler.
Hiç ummadıkları anda tepelerine binip bütün çeteyi çökertiriz.
Böyle çete mi olur?
[ Cam kırılma sesi. ] [ Burcu hafifçe çığlık atar. ]
Ne yaptı ya?
Ne yaptın ya?
Ne yaptım ya?
Zaten bütün camlar kırık. Bunu kırmaktaki amaç ne?
Planımı sorgulama. Tut şunu.
Bunu buradan kırdım ki buradan elimi sokup...
Kapı zaten açıkmış.
-Bana bak, becerebilecek misin? -Kim ya?
Benim ömrüm düz kontak yapılan filmleri izlemekle geçti.
Bir dur.
Ohoo. İşimiz var.
[ Elektrik sesi. ] [ Korna çalar. ]
Yok, dur. Bu yanlış kablo. Dur, dur. Bunu eledik.
Olacak ya. İki dakikası var.
[ Ayı sesi. ]
Merhaba abi.
Rahatsız ediyormuş gibi oldum ama...
...kalıcı değilim. Yoluma gidiyorum.
Şuradan geçip gideceğim.
Sessizce...
...gidebilir miyim acaba?
[ Ayı kükrer. ] [ Kudret acı çeken sesler çıkartır. ]
[ Horlamalar. ]
[ Araba çalışır. ]
Çalıştı. Valla çalıştı.
Biz burada çalışalım, didinelim, siz orada fosur fosur uyuyun, olur mu?
Emeğe hiçbir saygı gösterilmesin.
[ Gece karanlığında sadece Kara Bela'nın sesi duyulur. ]
Komiserim, Komiserim, gidiyorlar.
Oradalar, gidiyorlar Komiserim.
Gaza bas. Gaza bas.
[ Hareketli takip müziği. ]
[ Hareketli kaçış müziği. ]
[ Nefes sesleri. ]
Neden ama?
Neden ben?
Canına yandığımın hayatı hep mi bana vuracak?
[ Gök gürültüsü ve yağmur. ] [ Klarnetle hüzünlü bir ezgi. ]
Kudret abi değil mi?
[ Korna sesi. ]
Kara Bela.
Kudret abi.
Kara Bela.
Kara Bela, ya.
Ne sandın?
Seni yarı yolda bırakacağımızı mı sandın?
Hadi, sarıl Kara Bela'na.
Kara Bela.
Böyle de içli bir adam.
Kudret abi.
Burcu, gel.
Yok artık.
-Gel, ne olacak kız? -Gel.
Ah. Kolum, kolum. Kolum.
-Ayy. -Aaaa.
Ne oldu be abi sana?
Ayı ısırdı beni.
Buralarımı, buralarımı çizdi hep.
Elinden zor kurtuldum ben.
Boş ver sen şimdi onları. Boş ver.
Sana ihtiyacı olan bir kız var. Bu gece Antep Kalesi'nde olman lazım.
Daha fazla bekletmeyelim şu kızı.
Ha, kablolar.
Şimdi, anahtarı bulamayınca ben dedim ki düz kontak yapayım.
Filmlerdeki gibi. O ara biraz karıştı.
Vale onu oraya mı koymuş ama?
Alır götürürler, haberimiz olmaz, yemin ediyorum.
Oraya anahtar mı konur? Demek ki sol arka camı duysan...
...neler neler.
İyi yolculuklar abi.
[ Hareketli fon müziği. ]
Oh be, altı buçuk saati birazcık geçti ama iyi geldik, değil mi Kudret abi?
Eee? Ne yapacağız şimdi? Kaleye mi çıkacağız?
Siz burada bekleyin.
Ben tek başıma çıkacağım.
Kaderimle yüzleşmem lazım.
Niye öyle oldu şimdi?
Ohoo. Böyle hiç zevkli olmadı ki ama.
Bence de.
Valla ben çok merak ederim.
Sorması ayıp da, Kudret abinin gece yarısı Antep Kalesi'nde ne işi olur?
Rüyasına geldi ya adam.
Nasıl? Ne rüyası?
Ohoo. Bunun da dünyadan haberi yok.
Oğlum, rüyasında adam annesini görüyor, annesi "Antep Kalesi'ne gitmen lazım.
Üç gün içinde kızı kurtarman lazım." diyor.
Yani biz bütün bu curcunayı...
...Kudret abi rüyasında annesini gördü ve
"Antep Kalesi'ne git." dedi diye mi yaşadık?
Başımıza iş geldi bizim. Canımızdan olacaktık.
Arabayla niye gidiyorsun be adam? Bin uçağa git.
Niye öyle diyorsun Efkan?
Ne güzel işte, adam rüyasını gerçekleştirmeye çalışıyor.
Burcucum, bak karamsar görünmek istemiyorum
ama eli boş dönecek, ben size söyleyeyim.
Birazcık pozitif olur musun?
Hoş geldiniz. Hoş geldiniz.
-Memur Bey. -Efendim.
Tabii, hemen tanıdım. Buyurun efendim, burası, buyurun.
-Sizi bekliyoruz. -Yok, yok.
Bir yanlışlık olması lazım. Bir yanlışlık var.
Yok, yok, yanlışlık yok. Sizi bekliyoruz.
Yok, ben değilim.
Sizi bekliyoruz. Gelin, damat, hepsi burada.
-Memur Bey, zaten geç kaldık. -İstirham ediyorum.
Abi bırak şimdi istirham etmeyi falan.
Misafirlere bak. Yüz kişi var. Rezil olduk.
-Ama ben-- -Hadi, git, git.
Ama zorla beni halay başı yaptıracaksınız. [ Mekanda çalan halay havası. ]
Bırak şimdi halay başını falan. Kıy şu nikahı da gidelim, gözünü seveyim.
Çocuklar çalmaktan helak oldu.
Nikah kıyılmadan düğün dağılacak. Hadi gözünü seveyim.
Ama ben nikah memuru değilim ki.
Nasıl nikah memuru değilsin?
"Memur Bey." dedim, "Buyurun." dedin.
Siz "Memur Bey" deyince, ben emekli muhasebe memuruyum...
...bir an efendim deyivermişim. Yoksa ben ne anlarım nikâhtan.
[ Önemli bir şey olduğunu belli eden sesler. ]
[ Kudret'in hayal dünyasına girerken çalan sesler. ]
Leylifer.
Geldim ben.
Ne oluyor ya?
Baba.
Bu adam kıza kaş göz işareti yapıyor.
Sen kime kaş göz işareti yapıyorsun lan?
Yok efendim, ben kaş göz falan yapmıyorum.
Tanıyorum kendisini önceden. Biz tanışıyoruz.
Kızım, sen tanıyor musun bu adamı?
Yoo, ilk defa görüyorum valla.
İlk defa mı görüyorsun?
Rüyama girdin ya.
Baba.
Ha, deli bu. Atın bunu. Atın bunu dışarı.
At bu deliyi dışarı. Allah Allah.
Deli falan değilim, annem söyledi. "İhtiyacı var." dedi. Uzun yol geldim.
"Memur Bey" diyorum, "Efendim" diyor.
Yapmayın ya. Yapma.
Yakıştı mı bu şimdi size?
Babanız yaşında adamım ben ya.
Valla sıkıldım ben böyle beklemekten.
Şşt. Kudret abi geliyor.
Geliyor mu? Hah.
[ Kapı gıcırıtyla açılır. ]
Kudret abi.
Ne oldu?
Hiçbir şey olmadı.
Tanımadı beni.
Ya annem beni buraya boşuna gönderdi...
...ya ben çok geç kaldım.
"Ben demiştim." demek istemiyorum, ben onlara söylemiştim.
"Kudret abi eli boş dönecek." demiştim. "Rüyayla yola mı çıkılır?" demiştim.
-Dedim mi demedim mi? -Sen bir sus.
Yine denk geldi.
Bırakın, bırakın.
Konuşsun Efkan. Haklı.
Leylifer'in bana ihtiyacı yokmuş.
Leylifer mi abi?
Leylifer mi?
Ne oluyor ya?
Efkan ne oldu? Efkan ne yapıyorsun çocuğum?
Ne oldu buna be?
Efkan?
Efkan!
[ Heyecanlı fon müziği. ]
[ Mekanda çalan oyun havası. ]
Ne kadar değişik bir çocuksun sen. Niye koşuyorsun?
Leylifer.
Sen tanıyor musun bu kızı?
Tanıyor musun ne demek abi? Gecemi aydınlatan ışığımdır o benim.
Benden aldıkları yetmiyormuş gibi bir de gidip başkasıyla evlendiriyorlar.
Haa. Ya. "Ben demiştim." demeyi sevmem ama...
..."Bu kızı başkasıyla evlendiririler." demiştim, değil mi?
Kudret abi, hiç sırası değil.
Bundan böyle demek ki ne yapıyormuşsun...
...insanlara bilgiç bilgiç konuşmuyormuşsun.
Ah abi, ah abi. Çocuk zaten dertli.
Hayat dersini sonra verirsin.
Ne yapacağız şimdi?
Bu saatten sonra yapacak bir şey yok.
Bileydik çeyrek altın takardık, ayıp oldu.
Leylifer.
Oğlum, ne yapıyorsun ya?
Ne yapıyorsun ya?
Ne yapıyorsun? Düğünü basıp kız mı kaçıracaksın?
Hiç.
Ne yapacağım abi? Tam sevdiğim kızı buldum derken...
...başkasıyla evlendirmelerine izin mi vereceğim?
Hiç.
Demek annem beni bunun için gönderdi buraya.
Sen hiç merak etme kardeşim.
Benim bir planım var.
Durun. Bir saniye.
İstirham ediyorum efendim, bir saniye. [ Müzik kesilir. ]
Efkan.
İşte, sevgili konuklar, değerli misafirler.
Bu evlilik gerçekleşemez.
Çünkü, bu kız...
...ve bu oğlan...
...birbirlerini seviyor.
Hepiniz mi delisiniz oğlum siz?
-Benim bir planım var diyordun ya. -Hmm?
Bu mudur yani?
Yok oğlum, bu olur mu ya?
Seyret şimdi bak, asıl darbe geliyor. Bak, bak.
Yap, yap.
Gelin, sevenleri ayırmayalım.
Darbe dediği bu muymuş?
Şimdi ne yapıyoruz abi?
Kudret abi.
Abi.
Yine görünmediğini falan mı zannediyorsun?
Ya bırak kendi haline.
# Antep'in kalesine #
# Astılar fermanımı #
# Aman, aman, aman # # Astılar fermanımı #
# Urfa, Mardin beyleri # # Kestiler fermanımı #
# Aman, aman, aman # # Kestiler fermanımı #
# Seven ölür # Kaç!
Baba! Kaçıyorlar!
Gördüm lan, gördüm.
[ Hareketli kaçış müziği. ]
[ Silah sesi. ] [ Leylifer çığlık atar. ]
[ Fondaki müzik kesilir. ] [ Nefes sesleri. ]
Tut şunu.
Tut şunu, bittim ben. Ben bittim.
[ Nefes toparlama sesleri. ]
Dalağım şişti. Ver.
Kimsiniz lan siz?
Benim düğünümü basıp gelinimi kaçırıyorsunuz?
Ha?
# İki koldan bir yandan # # Kestiler yollarımı #
# Aman, aman, aman #
Kes!
Vurayım mı lan hepinizi teker teker?
-Ha? -Durun.
Ben Leylifer'siz yaşayamam.
Vuracaksanız beni vurun.
Durun. Yapmayın. Durun.
Bu çocuk Leylifer'e deli gibi aşık.
Bırakın da bir kez olsun sevenler kavuşsun be.
Vuracaksanız beni vurun.
Durun!
Durun.
Burcu ilk kez haksız. Onu vurmayın.
Çünkü...
...çünkü...
...ben de ona deli gibi aşığım.
Vuracaksanız beni vurun.
Güven.
Ne yapayım, çok seviyorum. Ne yapayım?
Yapmayın!
Yapmayın!
Bir saniye.
İstirham ediyorum.
Bunlar genç.
Birbirlerini sevmişler.
Gelin sevenlere kıymayın efendiler.
Ben bir başıma adamım. Vuracaksanız beni vurun.
Arkadaşlar, Kudret abiyi vuruyorlar.
En sağlıklısı.
-Beni mi vuruyorlar? -Hı hı.
Öne gelmek isteyenler varsa arkadan...
...itiraz da etmem yani. Bir sorsana.
-Yok. -Sorayım abi. Dur.
Kız yorgun, ben hayata yeni tutunmuşum.
Ayıp olur kıza. Sen de istemiyorsun.
Abi yok, kimse gelmek istemiyor.
-Yok mu? -Yok abi.
-Sen? -Ha?
-Sen? -Ben iyiyim abi burada be.
-Sen rahat edemezsin öyle. Gel, gel. -Rahatım be abi.
Gel, Allah aşkına gel.
-Abi. -Vallahi rahat edemezsin.
Bir dakika ya. Geçmediğim yer değil.
Ben geçerim ama sana ayıp olur.
Allah aşkına.
-Arkandan konuşurlar. -Öyle mi?
Yeter!
Kesin lan şamatayı.
"Vurun beni." de. Boş ver, vursunlar be. Aman.
Öyle mi diyorsun?
Kazık mı çakacaksın bu dünyaya? Vur gitsin.
Peki.
Daha fazla başıma ne gelebilirdi ki?
Vurun o zaman. Vurun.
Beyni bize doğru gelecek.
[ Siren sesi. ]
Ne oldu?
Haa!
Çete sandığımızdan büyükmüş.
Böyle çete mi olur ya?
Baba, aralarında polisler de var. Ben korkmaya başladım.
Ne yapsak? Tatlıya mı bağlasak?
Ne istiyor lan bunlar?
Doğru konuş. Senin karşında koskoca zabıta amiri var.
Burada koskoca komiser varken sana ne oluyor?
Yok, ben ikimizi düşünerek söyledim Komiserim. Yanlış anlamayın.
Bizim sizinle işimiz yok.
Ben bana ait olanı alıp gideceğim.
Kızı verin, kimsenin canı yanmasın.
Ne çok talibi varmış lan bu kızın?
Bize da parayı verin, hiçbirinize dokunmayalım.
Şimdi de takılara geldi sıra, iyi mi?
Amirim bizim işimiz pazarcıyla, işportacıyla.
Biz hiç bulaşmayalım bunlara isterseniz.
Evet, Amirim. Hem bizim silahımız yok ki. Biber gazıyla nereye kadar--
Şşt. Tamam. Kes.
Artık buradan geriye dönüş yok. Ben bu ceza makbuzunu onlara vermeden...
...hiçbir yere gitmem.
Komiserim.
Yok, ben silah anlamında demiştim.
Onu da alayım.
[ Hareketli fon müziği ]
[ Silah sesi. ]
[ Ağlamaklı sesler çıkartır ]
Amirim.
Ne oluyor ya, ne oluyor? Anlamadan dinlemeden hayvan gibi şey yapıyorsunuz.
Bir şey soracağız, bir şey danışacağız herhalde.
Adam bir şey soracaktı. Sinirine geldi ama.
Çocuklar, bu iş çok uzadı.
[ Silah çıkartma sesleri. ]
Çocuklar.
[ Silah çıkartma sesi. Kılıç çıkartma sesi. Işın kııcı sesi.]
Kalem dünyanın en güçlü silahıdır.
Hem bu kadar şiddet dolu insanlar değiliz ki biz.
Gelin indirelim silahlarımızı.
Ne diyor lan bu?
Bir saniye.
Sakıncası yoksa, şu kalemli arkadaşı vurabilir misiniz önce?
İki gruba da söylüyorum bunu.
Lütfen, rica ediyorum.
Şunu, şunu, orada bak.
Kalem tutuyor.
Lütfen.
Abi ne yapıyorsun ya? Adam ne güzel konuşuyor.
Biz burada can derdine düşmüşüz adam oradan mesaj vermeye çalışıyor hâlâ.
Abi birazdan burada çıngar çıkacak. Müdahale etme, gözünü seveyim.
Çıkarsa çıksın ya.
Çıksın ya, banane.
Ben eski Kudret değilim, Güven.
Sorunlarımla baş edebilen bir insanım ben artık.
Tebrik ederim.
[ Öpüşme sesi. ]
-Peki abi bir şey sorabilir miyim? -Evet.
Şu andaki zorluğun üstesinden nasıl geleceğiz?
Hm? Ne yapacağız?
Tabi ki bize yakışanı yapacağız.
Bize yakışan?
[ Hareketli kaçış müziği. ]
Bas abi, bas. Hadi Kara Bela.
Tamam ya, tamam. Bence yeterince uzaklaştık.
Artık bir sakin olalım.
Zaten orada birbirlerini vuracak o manyaklar.
Peşimizi bıraksınlar da artık ne yaparlarsa yapsınlar.
Aman, amma yaptın be abi.
Çatışmadan kurtulup bizim peşimize mi düşecekler, Allah'ını seversen.
Bu iş böyle olmayacak.
Ben bunlardan nasıl kurtulacağımızı biliyorum.
Her şey için çok teşekkürler.
Estağfurullah canım, ne yaptık ki?
Daha ne yapacaksın abi? Sevenleri kavuşturdun, yetmez mi?
Hem, aşka vesile olmak...
...aşktan daha evladır derler.
Elimi tuttu, bunu söylerken elimi tuttu.
Tam yanında, seni duyuyor şu an.
Aynen öyle.
Bak bu da senin sayende.
Sağ ol Kudret abi.
Abartmayın Allah aşkına, siz de.
Tamam. Tamam.
Ama asıl ben size teşekkür ederim.
Benim anlamı olmayan hayatıma bir...
...anlam kattınız.
Sizin sayenizde ben...
...sanki her şeye yeniden başlıyor gibiyim.
Valla ya.
Ver Güven, ver.
Emin misin Kudret abi?
Eminim. Ver sen.
[ Çakmak açılır. ]
[ Çakmağı çakma sesi. ]
Elveda Kara Bela.
[ Çakmak arabaya düşer. ] [ Arabanın yanma sesi. ]
Kudret abi, gel hadi.
Kudret abi var ya, eğer adamlık halay olsa, sen halay başı olurdun.
Hadi bakalım. Bundan sonra...
...peşimize düşsünler. Bulabilecekler mi bakalım bizi.
Ya...
Bizi bulamayacaklar da...
...biz evin yolunu nasıl bulacağız?
Valla ben sizi yürüyerek İstanbul'a altı - altı buçuk saatte götürürüm.
Valla mı?
Yine altı - altı buçuk saat ya.
Oğlum ne kadar paramız kaldı?
Dur abi, bakayım.
Tamı tamına...
Yardım edeyim mi?
25 kuruşumuz var.
Bütün parayı bitirdin mi yolda? Ne yaptın?
Abi ne yapalım? Benzin aldık, gözleme aldık.
Hem ben size dedim.
"25 kuruş en zor zamanda lazım olur." dedim.
[ Ezan sesi duyulur. ]
O değil de...
...Antep'e gelmişken, bir kilo fıstık alsaydık bari.
Benim çocuklar çok sever, biliyor musunuz Antep fıstığını.
İşte 25 kuruşluk alırız.
25 kuruşluk fıstık mı alınır?
Kudret abi, o değil de ben sana bir şey diyeyim mi?
Sen bu arabayı yakmayacaktın.
Öyle mi diyorsun?
Abi gereksiz şov oldu. Niye yaktın ki arabayı?
Rengini boyatırdık.
-Evet. Danstaki gibi olurdu. -Evet.
-Valla mı? -Ya.
-Gel, gel. -Aman abi, gel, gel.
Gel artık, bitti. Bitti gitti, yapacak bir şey yok.
-Hadi bakalım. -Siz benle kafa mı buluyorsunuz?
Yaktık artık. Yanmış arabayı...
Şarz var.
Hâlâ var mı be?
Bağır bakayım kız.
Şarj var.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.