Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Downloaded from YTS.MX
Official YIFY movies site: YTS.MX
Kader mi?
Değil elbet.
Öldürmeden olmaz.
O günü hatırlıyorum.
Gözün görür, kulağın duyar gibi hatırlıyorum.
Kendi kanından kardeşine bunu nasıl yaptın sen?
Kendi kanından kardeşine bunu nasıl yaptın?
Hatice'm!
O da böyle yapmayaydı.
Onun yüzünden.
Yaptı da ne oldu?
Cezasını çekmedi mi?
Çekti elbet.
Abin Hasan aradan çekilecek…
…kadın senin olacak.
Lakin bir adak adanmalıdır.
Salih!
Salih!
Salih!
Senden olma, bu kadından doğma ilk çocuğunu kurban vereceksin.
Ne yapacağım ben şimdi?
Yok, yapamam.
Gördün mü? Ben yapamam Hatice'm.
Gece.
O benim!
Senden olma, bu kadından doğma ilk çocuğunu kurban vereceksin.
Vakti geldi.
Vakti geldi.
Baba, buraya neden geldik?
Senden olma, bu kadından doğma ilk çocuğunu…
Yok, yapamayacağım. Yok!
… kurban vereceksin.
Baba, neden ağlıyorsun? Ne oldu?
Oğlum!
Salih!
Yine çocuğumuz olacak.
Bebeğimiz olacak.
Çok mutlu olacağız.
Baba!
Baba ne yapıyorsun? Baba!
Baba!
Hatice'm, bizim için yapıyorum!
Baba, bırak!
Çok mutlu olacağız.
-Yapamam, Hatice'm. -Nefes alamıyorum.
-Baba, bırak! -Yok, affet beni.
Baba, ne yapıyorsun?
Baba, nefes alamıyorum.
Yapamam, yok.
Salih.
Ne yaptım ben Salih?
Ne yaptım ben oğlum?
Devam ediyor mu hâlâ?
Alıştım artık.
Sorun etmiyorum eskisi kadar.
İlaçlara devam ediyor musun?
Ara sıra kullanıyorum ama…
…bir işe yaradığından değil.
Alışkanlık oldu artık benimki.
Bak sana ne diyeceğim.
Geçen gün bankada bir müşterim bir adamdan bahsetti.
Belki senin işine yarar diye numarasını aldım.
Oğlum çekiştirme!
Baras!
Ben seni hiç görmedim.
Niye anlamıyorsun Cem?
Bana seslendi, diyorum.
Ben seni hiç görmedim, dedi.
Düşünmesen artık.
Beni neden suçluyorsun? Ben onu anlamıyorum.
Çünkü bana inanmıyorsun.
Ben hasta muamelesi görmekten çok sıkıldım artık.
Yok ilacını iç, yok şöyle yap, böyle yap, düşünme, kafana takma falan…
Sıkılmadın mı aynı şeyleri söylemekten?
Bak Damla!
Tamam, Cem. Ben iyileştiğimde geleceğim.
Sen git, yat.
Tamam, harika. Hadi beraber gidelim.
Cem! Lütfen.
Tamam.
Tamam.
Ebru nasılsın?
Senden bir şey rica edeceğim.
Dün bahsettiğin adamın adresini yollayabilir misin bana?
Ben seni hiç görmedim, dedi.
Tanıyor musun o çocuğu?
Hayır…
…ama sanki o beni tanıyormuş gibi konuştu.
Bakın…
…gördüğüm kadarıyla siz böyle şeylere pek inanmıyorsunuz.
Daha ziyade beni gibilere.
Ama belli ki çaresiz kalmışsınız.
İnancın var mı?
Korkuyla besleneni korkunla besleme sakın.
İnanç, telkinle peydah olmaz.
İnsanın kalbinde yer etmelidir.
İnancın yoksa…
…sana yardım edemem.
İnancın var mı?
Uzat elini.
Annem o benim.
Gözlerine bak.
Korkma. Nefes al.
Bırak karanlık içine doğsun.
O seni görmüyor.
Ayırma gözlerini.
Gözlerindeki karanlığa bak.
Gerçekler karanlıkta gizlidir.
Korkma.
Korkarsan kâbus gerçek olur.
Baras!
Sana bir duacı var.
Seni bu zamana kadar koruyup kollamış…
…ama gücü tükenmekte…
…takati yok olmakta.
Kim?
Onu ancak sen bilebilirsin.
Bazıları vardır ki onların sabrına gıpta edilir.
Kendilerine vadedileni alabilmek için bir ömür boyu beklerler.
Onlar ki musibetlerin en beterleridir.
Ne demek bu?
Öğreneceksin.
Gözlerini kapatma.
Gördüklerin kılavuzun olacak.
Onunla yüzleşmeden kurtulamazsın.
İnanamıyorum.
Sana inanamıyorum gerçekten.
Bu nasıl bir cehalettir böyle?
Bunca doktorun bulamadığı çareyi sen git, bir sahtekardan ara!
Senin gibi aklı başında bir insan…
…bunlara nasıl inanır, benim aklım almıyor artık.
Cem…
…biliyor musun…
…insan çaresiz kalınca neye inanacağını gerçekten bilemiyor.
Ama sen tabii benim bu büyük cehaletimi görmezden gelirsin…
…beni affedersin, değil mi?
Ben de o filmlerde gördüğümüz…
…yaşadığı hiçbir şeyi kimseye inandıramayan hastalar gibiyim, değil mi?
Deli gibiyim ben de.
Bak güzelim…
…ben yarın Bursa'ya gidiyorum…
…bayi toplantısına.
Sen de gelsen. Hem bir değişiklik falan olur sana da.
Ne dersin?
Ne kadar kalacaksın?
Bir hafta falan, çok değil.
Benim işlerim vardı hafta sonu.
Sen git.
Tamam, orada halledersin sen de.
Yok, şimdi aklım burada kalır. Zor olur.
Peki.
Nasıl istersen.
Telefonlarımı da açmayı unutma.
-Hadi hoşça kal. -Görüşürüz.
Ebru?
Damla…
…az önce dün ziyaret ettiğin Nurullah Hoca aradı.
Dün gece annesini kaybetmiş.
Nasıl?
Bilmiyorum, anlatmadı.
Sesi çok kötüydü zaten.
Beni niye aradın?
O söyledi aramamı.
Ben de anlamadım.
Annesi ölmeden önce senin hakkında konuşmuş.
Ne konuşmuş?
Bir köye gitmen gerekiyormuş.
Öyle söylemiş.
Sen biliyormuşsun nereye gideceğini.
Anlamıyorum Ebru. Ne diyorsun?
Bilmiyorum.
Senin telefonun olmadığı için beni aramış.
Söyle ona, dedi.
Sesi de çok tuhaftı.
Tamam, ararım, dedim ben de.
Tamam.
Bismillah.
Buyurun.
Kusura kalmayın.
Ev biraz eskidir…
…ama temizdir.
Daha yeni temizlettim.
Malum…
…bu vakitlerde pek kimse gelmez.
Gelip ne yapacak ayazın ortasında?
Köyde pek yaşayan yok galiba.
Az kişi kaldık.
Üç dört hane var.
Malum, geçim sıkıntısı yüzünden kaçtı çoğu.
Ama yine de yaz vakti gelen giden çok olur.
Tepelerin orada eski zamandan kalma mezarlar var.
Pek görülecek bir şey yok ama geliyorlar işte.
Çoğu da gömü, hazine peşinde gerçi.
Ben de baktım gelen var…
…burayı pansiyon yaptım.
Yalnız Damla Hanım…
…üst katı kullanmıyoruz.
Orası kapalıdır.
Yorgunsunuzdur, dinlenin.
Ben de gideyim.
Teşekkür ederim Veysel Bey.
Beylik bizim neyimize, Damla Hanım?
Siz sade Veysel deyin yeter.
Peki Veysel.
İyi geceler.
Alo.
Canım, ne yapıyorsun?
İyiyim. Ebru ile buluştuk.
Aradım, merak ettim ben de.
Arayacaktım. Anca bitirdim işleri.
Anladım.
Yeni çıktım ben de toplantıdan. Bir arayayım dedim.
İyi yapmışsın.
Ben belki Ebru'da kalırım bu gece.
Tamam. Habersiz bırakma beni, olur mu?
Seni seviyorum.
Ben de.
Bak.
Neydin ne oldun?
Musibetin sana da bulaştı.
Yüzüne bak!
Bana deli dersin, bilirim.
Değilim.
Yıllardır şu resimlere bakar durursun…
…ihanetinle sebep olduğun ölüleri unutmayasın diye.
İyi bak!
İyi bak!
Unutmayasın diye astım bu resimleri.
Kemal'le evlenebilmek için Hasan'a büyü yaptırdı.
Büyüyle menfaat peşine düştü.
Kız da marazlı doğdu zaten.
Belli ki musibete karışmış…
…katli vaciptir.
-Ver şunu. -Hayır.
-Ver dedim şunu. -Abi, bırak!
-Ver dedim. -Vermem.
-Ver dedim şunu. -Kuzum! Gülten'im!
Allah korkun yok mu abi? Lütfen!
Git!
Bana acı çektirmek için…
…sırf bana acı çektirmek için astı sizi buraya.
Korkma!
Korkarsan kabus gerçek olur.
Onunla yüzleşmeden kurtulamazsın.
Hayırlı sabahlar Damla Hanım.
Bir ihtiyacınız var mı diye sormak istedim de.
Sağ ol Veysel. Teşekkür ederim.
Dün buraya gelmeye çalışırken yanlış yola girdim galiba.
Böyle büyük bir korkuluk vardı.
Nerede kalıyor biliyor musun orası?
Girişi geçtikten sonra bayırın altına girmişsin.
Eski yoldur.
Allah korumuş.
Pek tekin değildir oralar.
Çok huysuz köpek vardır.
Sakın gitmeyin oraya.
Dediğim gibi, pek tekin değildir.
Tamam.
Dünden yarından…
…vaktin tükendiği yerden…
…gelirler, çare yok.
Görünmez, bilinmez onlar.
Çaren yok.
Yok çaren.
Oraya git!
Git!
Oraya git!
Nefesi tükendi toprak altında.
Gafilden olma, masumdan doğma.
Maraz çıkar seher vakti.
İpin ucunda, ta oradasın sen.
Git, oraya git!
Korkuttum sizi, kusura bakmayın.
Yok, ben boş bulundum sadece.
Bizim Veysel'in pansiyonunda kalıyorsunuz, değil mi?
Damla ben.
Gazeteciyim.
Aslında haber ajansında çalışıyorum.
Şu tepedeki eski mezarlar için geldim.
Anladım da…
…burada ne arıyorsunuz?
Malum, mezarlar tepenin yukarısındadır.
Şu ev…
Bakın Damla Hanım…
…buralar pek tekin değildir.
Bana sorarsanız siz köyden fazla uzaklaşmayın.
Allah muhafaza…
…başınıza kötü bir şeyler gelmesin.
Kurdu, çakalı çok olur bu vakitlerde.
Malum…
…köyde kimse de kalmadı.
Sahip çıkanınız da olmaz…
…bilesiniz.
Hayırlı günler.
Dünden, yarından…
Vaktin tükendiği yerden gelirler.
Görünmez, bilinmez onlar.
Görünmez, bilinmez onlar.
Oraya git.
Git oraya. Git!
Abi…
…bir kere daha görsem onu, ne olur abi.
Yalvarırım abi, bir kere daha.
Bu eziyeti çekmelisin ya…
…ama şu lanet yere gelirken her seferinde dua etmekteyim.
İnşallah, diyorum…
…inşallah geberip gitmiştir.
Kendi musibetini o sabilere de bulaştırdın.
Toprağın altındakilerden daha ne istersin ha?
Ne istersin?
Abi!
Abi! Ne olur abi!
Korkma!
Bırak karanlık içine doğsun.
Korkarsan kâbus gerçek olur.
Korkma!
Salih…
…geldin mi?
Bana acı çektirmek için…
…sırf ben daha fazla acı çekeyim diye astı sizi buraya.
Salih.
Salih.
Ne kötü değil mi?
Şu fotoğraftaki hiç kimse yaşadıkları kabustan kurtulamamış.
Allah kimsenin başına vermesin.
Koskoca aile, darmadağın olup gitmiş.
Nasıl olmuş?
Vallahi, ben annemin yalancısıyım.
O anlatmıştı.
Kemal, Hatice'yi çok seviyormuş.
Evleneceklermiş.
Hasan, öz kardeşi Kemal'e rağmen Hatice teyzemi kendine istetmiş.
O yıllarda evin büyük oğlu kim ise öncelik onunmuş.
Abisi Hasan, Kemal'den önce davranınca…
…Hatice teyzem istemese de Hasan'la evlendirilmiş.
Hasan, yılı dolmadan ölmüş.
Evlerden ırak, musibet bulaşmış derler.
Hasan ölünce de Hatice teyzemi Kemal'le evlendirmişler.
Kemal'le Hasan'ın babası Mahmut Ağa…
…bizde gelin dul kalmaz demiş.
Nasıl yani? Ölen kocasının kardeşiyle mi evlendirilmiş?
Âdet böyleymiş.
Töre gibi bir şey.
Sonra?
Kemal son zamanlarında tuhaflaşmış.
Annemin anlatması, bir iki defa Hatice teyzemi öldürmeye kalkmış.
Sonra bir gece…
…önce kendi oğlunu öldürmüş.
Sonra da intihar etmiş.
Anladım.
Peki Hatice?
Olay sırasında hamileymiş zaten.
Çocuk doğduktan sonra iyice kendini kaybetmiş.
Ecinnilerle konuşur olmuş.
Hocaya falan götürmüşler ama düzelmemiş.
Çocuk?
Annemin demesi, çocuk marazlı doğmuş zaten.
O da çok geçmeden hastalıktan ölüp gitmiş garip.
Onu da kardeşi Salih'in yanına gömmüşler.
Peki Hatice'ye ne olmuş?
Kemal'e varmak için kötü işlere bulaşmış.
Hasan da o yüzden ölmüş zaten.
Sonra, bir sabah ortalıktan kaybolmuş.
Annem, "Ecinnilere karıştı, cezasını buldu." der.
Jandarma falan çok aramışlar…
…ama ne ölüsünü ne de dirisini bulamamışlar.
Diğerleri?
Kemal'le Hasan'ın babası Mahmut Ağa, cinnet geçirip önce karısı Nurcan'ı…
…sonra da kendini öldürmüş.
Buyurun?
Kusura bakmayın, rahatsız ettim.
Ben Sedat Bey'le görüşmek için…
Buyurun, ne vardı?
-Şu ev… -Hangi ev?
Geçen gün karşılaştığımız yerdeki harabe…
-Şu olayla bir bağlantısı var mı? -Hangi olayla?
Veysel bahsetti de biraz.
Ailenizle ilgili.
Size de sormak istediğim bazı şeyler…
Bakın Damla Hanım…
…Veysel biraz saftır.
Ne dediğini bilmez.
Hem geçmiş gün. Olmuş, bitmiş.
Bu tip mevzuları fazla kurcalamaya gelmez.
Benim şimdi gitmem lazım.
-Malum, ikindi yaklaşıyor. -Sedat Bey!
Bakın, ben sadece bu olayı öğrenmeye çalışıyorum.
Damla Hanım…
…başınıza kötü bir şey gelmeden buradan gidin.
Allah'ın selamı üstünüze olsun.
Fatma!
Anne!
Salih'im!
Neden sakladın?
Senin yüzünden gözlerimi oydu.
Sen benim helalimi çaldın.
Her şey sana sahip olmak içindi.
Yetmedi mi yıllardır çektiği eziyet?
Bırak artık şu garibi.
Hadi vicdanınız körelmiş, Allah'tan da mı korkmazsınız?
Kardeşiniz o sizin.
Aklının ermediği işlere karışma kadın!
Bin defa anlattım sana. Kafan almıyor mu?
Musibeti zapt etmek gerek.
Şerre bulaşanın katli vaciptir ya…
…o beğenmediğin vicdanıma şükretsin.
Şimdi çeneni kapat, otur oturduğun yerde!
Bu mevzuyu bir daha açarsan vallahi koparırım o dilini.
Dayı…
…ben sormuşsun.
Gel lan buraya.
Ulan bana bak.
Ulan o kadınla bir daha konuştuğunu duyayım…
…ant olsun öldürürüm seni.
Öldürürüm! Anladın mı?
Ver şunu.
Veysel?
Oğlum dursana bir.
Ne oldu yavrum?
Dayım…
…vurdu bana.
Bir şey olmaz oğlum.
O senin dayın…
…döver de sever de.
Babam bizi bırakıp gitmeseydi…
Tamam! Uzatma oğlum.
Hadi git uyu.
Bu da sondur, bilesin.
Kuzum…
…Gülten'im.
Bilirim, duymaktasın beni…
…bilirim.
Affet.
Yalnız koydum seni burada…
…gelemedim.
Bırakmadılar ki.
Yalnız koydum seni buralarda.
Koklayabilseydim ya seni bir daha…
…öpebilseydim hele…
…ant olsun razı gelirdim çektiklerime.
Zulüm bu olsa gerek.
Bundan beteri var mıdır?
Yoktur.
Yok…
…beteri yok.
Salih'im…
…o sana emanet.
Nasip olmaz da bir daha gelemezsem…
…affedin beni!
Affedin!
Affedin annenizi!
Dua etmekteymişsin ya her gelişinde…
…ölüp gitmemi beklermişsin.
Ölüm bunun yanında ne ki?
Tövbe tövbe!
Tövbe!
Hasbinallah!
Allah'ım sen koru!
Allah'ım!
Bismillah!
Bismillahirrahmanirrahim!
Allah'ım!
La ilahe illallah!
Allah'ım!
Allah'ım!
Kefaret!
Kefaret!
Kefaret!
Kefaret!
Kefaret!
Kefaret!
Kefaret!
Kefaret!
Allah!
Allah!
La ilahe illallah!
Bismillah!
Kefaret!
Damla Hanım?
Damla Hanım?
Damla Hanım?
Damla Hanım?
Damla Hanım?
Damla Hanım?
Damla Hanım?
Fatma yenge…
…hemen gelmen lazım.
Şerife?
Neden geldin?
Neden geldiğimi biliyorsun.
Bir şey bildiğim yok benim.
Seslerini duydum.
Kefaret, dediler.
Vakit geldi, dediler.
Ne dedin?
Vakit geldi, dediler.
Git buradan kadın.
Git buradan.
Git, bir daha da sakın buraya ayak basma.
Adak kabul görmemiş.
Söylediklerimi yapmamışsınız.
Git buradan.
Musibetlerinle çürüyüp gidesin inşallah.
Allah'ından bulasın.
Tansiyonun düşmüş.
Önemli bir şey yok.
Nesi varmış Fatma yenge?
Kefaret!
Kefaret!
Kefaret!
Susanlar, zulmün ortağıdır.
Susacaksan bu dilin ne işi var.
Sana, "Dilini çekerim!" dedim.
Hata yaptık.
Hata yaptık.
Hata yaptık.
Hata yaptık.
Hata yaptık.
Hata yaptık.
Hata yaptık.
Hata yaptık.
Hata yaptık.
Sen yaptın!
Salih!
Çok mutlu olacağız.
Kızım, git buradan.
Neden?
Ne biliyorsunuz?
Sorma! Git kızım, git!
Dur!
Kızım, sen Sedat'ı bilmiyorsun.
Yalvarırım git.
Abla, dur!
Abla, ne olur, bilmem gereken bir şey varsa anlat bana.
Ne olur! Kurbanın olayım, lütfen anlat bana, lütfen!
Anlatamam.
Git ne olur!
Ne olur, git!
Anne!
Veysel!
Bu benim babam değil anne?
Hatice teyzemin cezasını Sedat dayım verdi.
Senin cezanı kim verecek?
Veysel!
Veysel!
Veysel!
Oğlum!
-Anne! -Veysel!
Hanife!
Hayırdır bu saatte?
Veysel.
Bu musibeti ben saldım başımıza.
Benim yüzümden.
Hepsi benim yüzümden.
Aileyi ben lanetledim.
Sen ne diyorsun Hanife?
Çok sevmiştim.
Kimi?
Hasan'ı…
Hasan…
…kurban olayım, ya babam duyarsa?
Ne olacak duyarsa?
Evleneceğiz, dedik ya.
Ötesi ne ki?
Çok sevmiştim.
Ne gelirdi ki elimden.
İnanmıştım bir kere.
Hatice'ye söylediğimde o da çok sevinmişti.
Bilirdim…
…o da Kemal'i sevmekteydi.
Abla, kardeş, aynı eve gelin gidecektik…
…ama olmadı.
Hasan, kalleşlik etti.
Hatice çok güzeldi.
Bir iki şüphelendiydim ama…
…nereden aklıma gelecekti ki?
Oysa Hasan'ın gözü Hatice'ymiş.
Hasan, babası Mahmut Ağa'ya açılmış Hatice için.
Hasan'ı buldum.
Hani biz evlenecektik, dedim.
Sana hesap mı vereceğim, dedi. Attı beni bir kenara.
Kemal de deliye dönmüştü ama nafile!
Mahmut Ağa, son sözü söylemiş.
Töredir. Öncelik büyüğündür.
Hasan'la evlenecek. Uzun etme!
Bir daha da mevzu açılmamış.
Hasan'dan hamileydim.
Veysel'im gerçek babasını hiç tanımadı.
Hep içime attım.
Sonunda olan oldu.
Evlendiler.
Elimde olsa Hasan'ı oracıkta gebertirdim.
Bilirdim, Kemal de aynı şeyi istemekteydi.
Hatice de gebermeliydi ya…
…ama elden bir şey gelmezdi artık.
Unutmalıydım.
Çok geçmeden Kemal'i gördüm bir gün.
Avare gibi dolanmaktaydı.
Ağabeyini sevmez idi zaten.
Hatice'yi aldıktan sonra iyice nefret eder oldu.
Ama onun da eli kolu bağlıydı.
Elden bir şey gelmez Hanife.
Unutalım gitsin.
Unutalım, demesi kolaydı.
Unutamazdım Hasan'ın kalleşliğini.
Cezasını çekmeliydi.
Bu böyle gitmezdi.
İçim soğumalıydı.
Herkes almalıydı hakkını…
…intikamını da elbet.
Abin Hasan, aradan çekilecek...
...kadın senin olacak.
Lakin bir adak adanmalıdır.
Senden olma, bu kadından doğma ilk çocuğunu…
…yedinci yaşı dolmadan kurban vereceksiniz.
Adak yerini bulmazsa…
…musibet, bu şerre bulaşanların peşini bırakmaz.
Soyunuz kuruyana kadar kendisine vadedileni bekler.
Çok sabırlıdır.
Ağabeyi ölünce…
…kardeşi yengesiyle evlenir.
Töredir.
Hasan ölünce Kemal de istediğine ulaştı.
Mademki Hasan bana bunu yaptı, gebersin istedim…
…geberdi de.
Mademki Hatice…
…mürüvvetimi elimden çaldı…
…acıların en büyüğünü görsün istedim…
…gördü de.
İki evladını toprağa verdi.
Bundan beteri var mıdır?
Zulüm bu olsa gerek.
Sonra içimi bir korku kapladı.
Sanki herkes benim yaptığımı bilir gibiydi.
Sana, "Bütün bunların sebebi Hatice." dedim.
Hasanla Kemal'e büyü yaptırdı, dedim.
İnandın.
Hatice…
…her şeyi o yaptı.
Nurcan, iki oğluyla torunlarını kaybetmişti.
Bütün bunlara sebep aramaktaydı.
O da ne dediysem inandı.
Bütün bu olanları Hatice'den bildiniz.
Sen bize ne yaptın?
Sen bize ne yaptın?
Ne yaptın?
Sen, öz kardeşine…
…sen o iki sabiye…
…sen Veysel'e…
…sen bana, bize ne yaptın?
Sen bizi nasıl bir lanete bulaştırdın?
Kim neyi duymak istediyse onu dedim.
Son zamanlarda her gece görünmeye başladılar.
Bugün Kör Şerife'ye gittim.
Adak kabul olmamış, dedi.
Kemal, ilk evladı Salih'i kurban verecekti.
Verdi de.
Ama lanet bitmedi.
Çünkü Salih'in babası Kemal değildi.
Hatice, Kemal'le evlendiğinde zaten Hasan'dan hamileydi.
O günahına girdiğiniz Salih…
…Kemal'in değil Hasan'ın oğluydu.
Bu şeytanla bir oldun…
…günahsız bir kadına, "Musibet!" dedin…
…"Uğursuzluk getiriyor!" dedin…
…yıllarca zindanda çürüttünüz.
İki çocuğun günahına girdiniz.
Siz unutmuşsunuz ama…
…yukarıda Allah var, bilesiniz.
Bunca yıl, korkumdan sustum…
…ama artık korkulacak hiçbir şeyim kalmadı.
Gidip her şeyi anlatacağım.
İkiniz de tıpkı Hatice gibi zindanlarda çürüyeceksiniz.
Fatma!
Fatma!
Abi!
Bırak gitsin.
Bu işin sonu belli.
Abi!
Hatice…
Her şeyi o yaptı.
Kemal'le evlenebilmek için Hasan'a büyü yaptırdı.
Hatice…
Bütün bunlara sebep o.
Abi!
Hatice…
Her şeyi o yaptı.
Kemal'le evlenebilmek için Hasan'a büyü yaptırdı.
Hatice…
Bütün bunlara sebep o.
Ikın!
Hatice ıkın!
-Ikın! -Ikın!
Sensin.
Abi!
Hatice…
Her şeyi o yaptı.
Kemal'le evlenebilmek için Hasan'a büyü yaptırdı.
Hatice…
Bütün bunlara sebep o.
Büyüyle menfaat peşine düştü.
Kız da marazlı doğdu zaten.
Belli ki musibete karışmış…
…katli vaciptir.
-Ver şunu. -Hayır.
-Ver dedim şunu. -Abi, bırak!
-Ver dedim. -Vermem.
-Ver dedim şunu. -Kuzum! Gülten'im!
Allah korkun yok mu abi? Lütfen!
Gel.
Gel.
Gel.
Gel.
Fatma!
Fatma!
Dursana be kadın!
Dur, dedim.
-Bırak beni, iblis. -Bana bak. Gebertirim seni.
Bırak beni, iblis. Bırak!
Gebertirim ulan seni.
Gebertirim!
Belanızı bulacaksınız.
Bunca yıl sustuğum kabahat.
Gidip her şeyi anlatacağım.
Kime anlatacaksın ha?
Kime? O Damla denen orospuya, değil mi?
Ulan ant olsun, onu da gebertirim seni de gebertirim.
Hiçbir şey yapamazsın ona.
Yapacak olaydın vaktizamanında yapardın.
Ne diyorsun sen kadın?
Anla artık Sedat! Anla!
Evladını anasından ayıranlar…
…bir daha da iflah olmazlar.
Sedat!
Sedat yapma!
Karışma sen kadın!
Yapma Sedat! Yapma!
Sen Allah'ın emrini bilen adamsın.
Sedat yapma!
Ettiğin zulüm döner dolaşır, seni bulur derler.
Ne demek istiyorsun sen?
Ne diyorsun kadın? Söyle!
Buldu işte.
Bilmesi gereken herkes, her şeyi öğrenecek.
Yeter artık ettiğin zulüm.
Yeter!
Bırak beni iblis!
Bırak!
Hastasın sen.
Hasta olduğun için kardeşini zindanlarda çürütüyorsun.
Başka nedenin yok.
Senin Allah inancın da yok, Allah korkun da yok.
Ulan kadın! Gebertirim lan seni.
Gebertirim seni.
Nedir sizden çektiğim?
25 yılımı yediniz lan.
Hanife bir yandan, Hatice bir yandan, sen bir yandan…
…yıllarımı heba ettiniz lan.
Kim verecek bunun hesabını?
Kim verecek?
Kim verecek bunun hesabını?
Kim verecek?
Kim verecek?
Kim verecek?
Kim verecek?
Fatma?
Fatma?
Ne yaptım ben?
Ne yaptım?
Allah'ım!
Adak oydu.
Salih'in öldüğü yerde.
Oğlum!
Kurban olduğum!
Gülten!
Salih!
Çok özledim sizi.
Abi!
Anne!
Yok.
Hayır.
Hayır.
Hayır.
Anne?
Anne?
Hayır.
Hayır.
Olmaz.
Olamaz. Hayır.
Hayır.
Gerçek değil.
Hayır.
Hayır.
Hayır.
Hayır, gerçek değil.
Anne!
Gülten'im.
Gel buraya!
Anne!
Yürü!
-Kızım! -İmdat!
Bir daha alamazsın, vermem.
Tek sebebi sensin.
Senin yüzünden!
-Bırak beni! -Tamamına ermeli!
Bırak onu!
Bırak onu! Bırak!
Seni yılan! Hepsi senin…
Bırak!
Sen geberecektin yavru.
O gün geberecektin de ölmedin.
Ölecektin.
Fatma gitti.
Beni al!
Hepsi senin yüzünden!
Musibet bitecek!
-Musibet bitmeli! -Abi, bırak onu, beni al.
Bitmeli hepsi!
Tamamına ermeli!
Bırak onu!
-Bırak onu! -Bırak!
Abi!
-Yalvarırım bırak! -Madem mesulü benim…
…adak yerini bulmalı.
Gebereceksin!
Yalvarırım bırak onu.
Yalvarırım yapma.
Allah'ım!
Allah'ım!
Gülten'im.
Anne!
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.