Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
[kuş sesleri]
[romantik müzik]
[telefon zili sesi]
Hmm… Canım?
Evet ya liseden kızlar kahvaltıya çağırdı.
Ay yok, sanmıyorum.
Tamam yarın sen gelince kutlarız işte.
-Tamam, çok güzel. -Burcu?
-Fulya geliyor. -Mehmet'e haber verin hazırlansın.
Çabuk, çabuk, çabuk. Geliyor, geliyor.
-[hepsi] Sürpriz! -[alkışlar]
Ne, nasıl yani? Siz…
Şu ortama bakın. Siz ne yapıyorsunuz ya?
-Yasemin. -Canım.
Evet, grubumuzun bekarı Fulya'nın sürpriz doğum günündeyiz.
Kızlar bir el sallayın.
Merak etmeyin, bahar makyajımın detaylarını akşam paylaşacağım.
Pastaya bak ya. Oh, ne yazdırmışlar bir de.
Burcu!
-Sen yaptın değil mi? -Aynen.
-[Burcu güler] -Gel buraya.
Aşkım, sevgilin yurt dışında olunca dedik ki biz kutlayalım.
Ama ya yiyeceğim ben sizi ya. Bir de ne yazdırmışsın pastaya ya.
-Bu şarkı… -Hangi şarkı?
[romantik müzik başlar]
♪Gelse bile son günüm ♪
♪ Koluna alsa ölüm ♪
♪ Gözlerimin önünde ♪
♪ Seninle geçen günüm ♪
♪ Senden sonra kalbimi ♪
♪ Sevgilere kapattım ♪
♪ Ben seninle o günü ♪
♪ Bin yıl gibi yaşadım ♪
Son arzun nedir diye sorsalar seninle evlenmek derdim.
Biliyorum evlenmek istemiyor ama…
…ben seninle bir ömür geçirmek istiyorum.
Benimle evlenir misin?
İşte tam bu noktada evet demen gerekiyor.
-Evet de! -Evet.
Evet!
-[tezahüratlar] -[alkış sesleri]
[gülme sesleri]
Ya sen yaptın değil mi? Sen, sen…
-Sen manyak bir organizatörsün. -Evet.
-Hem de dokuz aylık hamilesin Burcu ya. -Aman ne abarttılar hamileliği.
Sen bir doğur bakayım, göreceğim ben çalışabilecek misin.
Çalışırım tabii. Duramam ki yerimde.
Aynen çalışırsın aşkım. Lohusa depresyonunda çalışırsın.
-Girmem depresyona. -Gireceksin.
-Yok, girmeyeceğim. -Gireceksin.
-Girmiyorum İlayda. -Gireceksin.
-Girmiyorum. -Tamam, şey mi yapsak…
-Fotoğraf mı çektirsek? -Evet!
Profesyonel fotoğrafçımız var.
Aaa…
Olsun siz yine de benim telefonumla da çeker misiniz, daha iyi olur.
-Hadi gelin. -Benimkiyle çeksene sen.
-[Özge bağırarak] Durun, durun, geldim! -Gel, koş!
[bağırarak] Yetiştim, geldim!
[şaşkınlık nidaları]
-Özge! -Ay yok iyiyim.
Bakıcı kaçtı da yine. Ondan…
-Ne oldu, kabul etti mi? -Etti.
-Etti. -Etti mi?
-Ay Fulya'm ya! -Gel.
Gülme. Gel artık, iyisin değil mi?
-Çok şükür. [güler] -Bak ya. Gülme Fulya.
Hadi, hadi gülümseyin.
-Hayır gülüyoruz zaten. -Allah Allah…
Allah'ım ya.
[deklanşör sesi]
[buzdolabı kapağı açılma sesi]
[melodili mırıldanma]
Ne zaman evlenecekler şimdi?
[Onur] Yaza mı?
Burcu?
Aşkım. Bir şey diyeceğim.
-Hemen panik yapma. -Ne oldu?
-Suyum geldi. -Ne?
[yere düşme sesi]
-Bu, bu, bu… -Dur, dur aşkım, sakin ol.
-Sakin, sakin. -Bu, bu, bu…
-Tamam, tamam. -Doğum çantası, doğum çantası!
-Evet içeride, alabilirsin. -Doğum çantası!
Sakin sakin bak, hemen suyu gelince doğurmuyor insanlar.
-Kaç defa izlettim ya. -Doğum çantası, doğum çantası.
[Onur] Nefes al, nefes ver aşkım. Nefes al nefes ver.
Aşkım, iyisin değil mi?
Sakin ol.
Aşkım geliyor.
Eyvah pilates topu. Pilates topu, pilates topu.
Aşkım, geliyor.
[nefes nefese] Geliyor.
-Kamera! -Tamam, sakin.
Kamera, kamera. [güler]
Hadi gel bir tanem. Hadi gel aşkım.
[Onur] Çocuğumuz geliyor.
[kapı kapanma sesi]
Yahu aşkım. Doğum bu kadar stresli bir şey değil.
[derin nefes]
Çok pozitif bir şey.
[tempolu müzik]
[bağırarak] Bu neymiş lan? Allah!
-[Onur bağırır] -Sus seni de sikerim şimdi Onur.
[bağırarak] Doktor nerede, doktor?
Buradayım Burcu, rahat ol. Sakin ol.
[derin nefesler]
[ıkınma sesi]
-Sen ıkınma be. -Ikın, ıkın, ıkın.
-[derin nefesler] -İttir.
[ıkınma ve nefesler]
-Devam! -Bu ne ya?
-Yaparsın, yaparsın. -Olmuyor, yapamayacağım.
Yarın doğursam olur mu? Müsait misiniz yarın siz?
Hadi hayatım hadi. Ikın.
[ıkınma nefesler]
[nidalar]
-Senin yüzünden. -Sakin ol.
Git bak bakayım geldi mi?
Gelmiş mi?
-Boş ver onu. -Of!
[doktor] Yeter ki bebeğin sağlıklı olsun, sen sağlıklı ol.
Yapacak bir şey yok. Hadi sezaryen alalım bebeği.
Çabuk olalım. Çabuk, çabuk, çabuk.
-[tempolu klasik müzik] -[bebek gülümsemesi]
Çok küçük, çok tatlı aşkım.
Çıldıracağım. Çok güzeller maşallah.
-Anası normal doğuramadı ama. -Saçmalama Burcu ya.
Hadi bakalım. Ben sonra tekrar geleceğim.
-Görüşmek üzere. -Çok sağ olun, geleyim kapıya kadar.
Önemli olan sizin sağlığınız.
Canım, doğdu mu doğdu.
-Haa… -Nedir yani?
Ay Burcu…
Seni doğurduğum gün geldi aklıma.
Çok gençtim be. Ama ben de normal doğurdum.
Al işte bak, diyecekler. Normal doğuramadı diyecekler.
Kim diyecek aşkım benim? Kim diyecek?
Bizimkiler geldi ben bir onlara baksam mı?
Ay bir tek onlar geldi, değil mi?
-İstemiyorum başka kimseyi. -Yok kimse gelmesin.
[bebek sesleri]
Sana da gelme dedim. İnat geldin İzmir'den.
-Kızım doğum yaptın, nasıl gelmem? -Ayağın ağrıyor ya anne.
Vereyim mi seni Fulya Teyze'ne?
-Merhaba Onur Bey. -Evet?
Kordon kanı için bilgilerinizi teyit amaçlı soracaktım.
[Onur] Tabii.
-Bebeğimizin adı Güneş Öztekin. -Doğrudur.
-Baba adı? -Hakkı Öztekin.
-Göbek adınız mı? -Yok, babamın adı.
Şey, şey, eee…
Bebeğin babası kim?
-Ben. -Yani bebeğin babasının adı.
Kendi babasının adını mı söyledi o?
Onur. Onur Öztekin.
-Çok teşekkürler. -Hoşça kalın.
Babasıyım.
[derin nefesler]
-Babayım lan ben. -Babasın tabii.
-[gülüşmeler] -Oha!
-O zaman şu babaya bir şey yapalım. -Şey yapalım.
-Burcu yokken. -Ne oluyor ya?
-Ne ya? -Bak şimdi kankana bir güven.
Yok bir şey ya.
-Ne oluyor oğlum? -Yok bir şey oğlum.
-Yok. -Evet, evet.
Oğlum, öpüp duruyorum oğlum.
-Hayır, valla olmaz. -Hayır, içeceksin.
-Olmaz, ne oluyor oğlum? -Otur diyorum.
-Ağzını aç, ağzını aç kokla. -Hayır.
-Yapma! -Tut şunu, değdir!
-Hayır diyorum! -Dilini değdir.
Dilini değdir. En azından değdir.
Dilini değdir dilini.
-Koklasana ucundan. -Oğlum bir değdir.
[kapı tıklanma sesi]
Merhaba Onur.
-Tebrik ederiz. -Sağ ol.
Çok sağ ol İlayda.
-Burcu'nun arkadaşları. -Öyle mi?
-A aaa… -Merhaba.
-Bunlar da benim arkadaşlarım. -Merhaba.
[boğaz temizleme sesi]
Merhaba Onur.
-Sürecini kutluyorum. -Amin.
Ya biz kusura bakmayın yetişemedik. Benim kuaförüm vardı da.
Olsun, zaten ani olunca biz kimseye de haber veremedik öyle.
Yaa… Çünkü kestirince daha çabuk uzuyor.
-Doğru. -Hı hı.
[eğlenceli müzik]
Tamam, biz içeri geçelim. İçeride değil mi?
Şey, önce ben bir haber vereyim.
Şimdi tuvalete falan gidemiyor.
Sezaryen ya ondan.
Evet.
Ben normal doğurmuştum o yüzden hemen ayaklandım.
-Öyle mi? -Hı hı…
Yarım saatte falan doğurdum ben. Bam bam bam!
-Vay. -Benim acı eşiğim yüksek.
-Acı eşiğiniz yüksek mi? -Aynen, yüksek.
-[nefes] Engin ben. -Ah, İlayda.
-Selim. -İlayda.
Yasemin.
Sizde bir doğum gerçekleştiyse bu nasıl vuku buldu?
Ha… Biz suda çoğaldık.
Aşkım dişlerimi kıracağım ya.
-Biz nasıl öpmeden duracağız bunu? -Öp ya.
Başkalarının çocuklarını öperken ne korktuk yıllarca.
[Burcu] Bizim, doya doya öp aşkım.
[bebek sevme sesleri] Aşkım, bu arada İlayda'yla şey geldi.
Neydi?
-Yasemin. -Haa.
-Fulya sen mi çağırdın? -Aradılar, ben de gelme diyemedim.
Ayıp olur kızım ya. Bırak.
Ya şu sevimsiz kız değil mi o İlayda?
Ya Sunay Abla çok ayıp öyle deme ya.
Liseden beri arkadaşız.
Arkadaş değiliz, sen arkadaşsın Fulya.
Ben senin için tahammül ediyorum ona.
-Çağırayım mı? -Tamam çağır.
Şey baksana bir saçıma.
-Ay! Ay! -A aaa!
-İlayda. -Hiii…
Ben seni yerim. Ben seni yerim.
Ya bu minik benim kızımın arkadaşı mı olacakmış?
Bu minik benim kızım…
Bu bayağı minik. Boyu kaç bunun?
Gayet normal. 51 santim.
Hii… Bakar mısın bir tanem?
-[İlayda] Ne yapıyoruz… -Ne gerek vardı?
Maşallah demeden bakmıyoruz.
Maşallah demeden bakmayalım.
-[fısıldar] Tam altın! -[fısıldar] Sus, ne yapıyorsun?
Yalnız bir şey diyeceğim, bu Başak burcu oldu.
Bu inşallah antipatik olmaz.
-Yok canım. -Sütü nasıl, az mı?
-Ee tabii şimdi yavaş yavaş… -Benim şelale gibiydi.
-Ben hiperlaktasyon olmuştum. -Hı hı…
Çoğu da kötü yani. O yüzden hiç üzülme sütüm az diye.
Hiç üzülme. Sezaryene de asla takılmıyorsun.
-Yok… -Herkes normal doğuracak diye kural yok.
-Aynen. -[komik sesle] Herkes normal doğum
yapacak diye bir şey var mı? Yok bir tanem, yok.
-Sağlıklı olsun önemli olan o. -Evet.
Aynen, aynen. Çünkü normal doğum zor.
-Herkes yapamaz. -Yok yapar da yani ben şey yapmadım.
Benim sana bir sürprizim var.
Hı hı… Ta da!
Aaaa! Lohusa tacı.
-Hiç sevmem. -Bu arada kuaför falan var mı buralarda?
-Bir fön çektirelim saçına. -Yok yok, ben rahatım.
-Uğraşamam hiç fön falan. -Çok güzelsin.
-Çok iyiyim aynen çok sağ ol. -Şunu bir yalnız ben…
Ne? Ay…
[ambulans sirenleri]
Gelirken şu puset boştu şimdi kızım var ya bir duygulandım.
[üfleme sesi]
Onun dışında iyisin ama değil mi bir tanem?
[Burcu] İyiyim aşkım.
Lohusa depresyonuna girecek demişler anne.
-Delirdim mi diye devamlı kontrol ediyor. -Hayır ya.
[korkutucu sesle] Lohusayım ben, hepinizi yiyeceğim.
Gel kızım. Gel güzelim.
Gel anne.
[asansör zili]
Bak nasıl bağıracak şimdi. Bak.
-Anam! -Kız!
-Çocuğu korkutacaksın. -Tamam, dur.
Bakayım şuna bir bakayım.
-Kime benziyor Saniye Abla? -Valla bilemedim ki, dur bakayım.
Bir dur.
Yok yok. Sen gibi.
[bebek sesleri]
-Aldım ben, ver. -Bismillah.
Gel yavrum, gel yavrum. Gel.
[bebek sevme sesleri]
Kurban olurum ben sana.
Ne yaptınız?
-Adını şey ettiniz mi çocuğun? -Evet, Güneş oldu.
-Güneş gibi kızım. -Maşallah.
Güneş mi oldun sen?
-Kulağına okudun mu çocuğun? -Okudum okudum.
İyi. Limon sıktın mı?
-Neye? -Gözüne.
-Ne? -Gözü parlak olsun diye çocuğun.
Ağzına tükürdünüz mü bari?
Ay Saniye Abla, yapmayacağız öyle şeyler. Ver çocuğumu.
-Dikkat et. -Tamam dur.
-Şöyle. -Kafasını tut.
[Burcu] Tamam. Kurban olurum sana ben.
Her şeyi de çok biliyorsunuz.
Ne güzel çocuk çabucak konuşurdu. Allah Allah.
Bana bak, benim oğlan var ya üç aylık konuştu biliyor musun?
-Ağzına tükürünce. -Aynen aynen.
Hadi siz şu çirkini koyun yatağına da
geçin kahvaltıya.
Kahvaltı hazır. Hadi geçin.
Anneanneler, babaanneler.
-[bebek sesi] -[bebek sevme sesleri]
Sağ ol.
Kız çirkin.
[güler] Çok çirkin bu be.
Kız bu ne çirkinlik böyle.
Kız Burcu…
…valla çok çirkin doğurmuşsun be.
-[gülüşmeler] -[eğlenceli müzik]
-Bak, bak. -Ellere bak ellere.
Anne, sen de git şu ayaklarını uzat valla ağrıyacak ha.
Kızım sen benimle niye ilgileniyorsun?
-Deli midir nedir? -Bak bak.
-Aşkım bir saniye bakar mısın? -[Saniye] Ben bakayım?
-Yok, Burcu gelsin. -İyi tamam.
-[bebek sevme sesleri] -[gülüşmeler]
Aşkım, ne oldu?
Niye çirkin deyip duruyorlar kızıma ya?
Allah'ım. Onurcuğum nazar değmesin diye.
-Nazar mı değer? -Hayır değmez yani çirkin derler.
Güzel denmez.
Ben de tutuldum sabahtan beri çirkin çirkin.
Ay aşkım ya.
Allah korusun. Nazar değmesin kızıma.
Çirkin.
Çirkin.
Ay çirkin. Ay tipsiz.
-Çok çirkin. -[Saniye] Evet.
-Aşkım. -[kapı zili]
-Dur, ben bakarım. -Kızım sen otur.
-Dikişlerin var. -Dur nereye, bekle!
Dur.
-Lohusa kapı açmaz. -Ay Saniye Abla.
Ya Özge!
Aşkım hastaneye gelemedim ya çok içimde kaldı geleyim dedim.
-Aman, iyi yaptın. -Dur, altınını takayım.
Bir şey diyeceğim gelsene içeri kimse yok, annemler var.
Ay, Onur…
-Allah analı babalı büyütsün inşallah. -Sağ ol.
-[telefon zili] -[gülüşmeler]
Telefonum çalıyor bir dakika.
-Kız gel. -Gelirdim de
benim yeni kız başladı.
Türkmen, Dilfuza.
Börek seviyormuş, börek açacağım ona. Hemen.
-Allah Allah. -Valla.
Bu sefer uzun kalacak gibi inşallah.
Tamam hadi hayırlısı. Aşkım, çok kasma be.
Özge Hanım. Açım.
Geldim geldim. Hadi tutma beni.
Geldim geldim.
[hareketli müzik]
[kapı sesi]
Güle güle.
Gidene güle güle deme.
-Sütün gider. -Ay Saniye Abla!
Korktum.
-Kızı gördün mü? -Tövbe ya Rabbim ya.
-Burcu nasıl burcu? -İyi iyi.
-Böyle delirme melirme var mı? -Yok oğlum ya.
Karım gayet normal.
Abartmayın.
Herkeste o lohusa şeyi olmuyor demek ki yani.
Olacak oğlum, elbet olacak. Elbet sıçacak ağzına.
-Oğlum ben ondan boşandım işte. -Allah korusun.
Allah korusun. Allah korusun.
-Ne diyorsun lan? -Bir şey diyeceğim.
Akşam rakı, kutlama.
Oğlum saçmalamayın zaten bir hafta izin aldım iki günü geçti lan.
Ne yapacaksın, izin gününde evinde mi oturacaksın?
Ya oğlum bir şey diyeceğim. Emzirecek misin ya?
Senlik bir şey yok, çık işte.
Oğlum, kızımı seveceğim ya, kızımı.
Dur bakalım kaçıncı gün dayak yiyeceksin böyle.
[vurur gibi nidalar]
Kızım, bak bunları benim komşularım almış.
Bende kalmasın, sana getireyim dedim.
Ne güzel yelekler.
Binlerce yelek.
[güler] Aa!
-Bu ne anne? -O örgü çanta kızım.
Bakayım, bakayım nasıl örmüşler bunu.
Ne yapacak bunu bebek?
Emziğiyle cep telefonunu koyar.
-Oy dünür. -Gidelim hadi biz biraz uzanalım.
Kızım, sen Güneş'i bize versene, iki gündür uyumadın bak çok yorgunsun.
Bana ver bana.
Hayır canım, ben emzireceğim zaten, yatarız biz beraber.
[Burcu] Değil mi aşkım, değil mi kuzum?
Ben de üstümü değiştireyim.
Cımcılık oldum ya.
-Elletmeyecek bu belli. -Yok ya, normal.
Yok, vermeyecek.
Kim neyi vermiyor ya?
Anası diyorum, bebeği vermeyecek belli.
Bak oğlum.
Senin hanım lohusa, dikkat et.
Allah'ım herkes uyarıyor. Karım normal.
Ya sen dikkat et.
-Benim gelinim çok tatlı. -Yok anam…
Kızın moralini şeyin az yüksek tutmak lazım.
-Hep böyle güzel güzel şeyler söyle. -Ne diyeyim?
-Ne bileyim şey de… -[Burcu] Çantamı gördünüz mü?
-Geliyor, geliyor ne diyeyim? -Buradaymış.
Aşkım, götün çok seksi oldu.
Ne?
[kekeleme sesi]
[kekeleyerek] Hani, doğum yaradı.
Yani etli etli oldun ya onun için dedim.
Biraz pörsüktü.
Aa! Estağfurullah Onurcuğum.
[komik müzik]
Pörsük de değil yani.
Onu mu dedik biz?
-[bebek sevme sesleri] -[sakin müzik]
[komik sesle] Sen evine mi geldin?
Küçük eller senin mi? Bu eller, nasıl bir eller bunlar?
[bebek sevme sesleri]
[heyecanlı müzik]
[artan gerilim müziği]
[iç çekme nidası]
[oh çekme sesi]
[ninni sesleri]
[bebek ağlaması]
-[bebek sesi] -[ağlamaklı sesler]
Aşkım, iyi misin?
İyiyim aşkım. İyiyim iyiyim.
Bu küçük kız benim kucağımda uyuyacak belli.
-Gel, gel, gel. -Geldim aşkım benim, geldim bir tanem.
Ya Selimler aradı da.
Akşam gel içelim kutlayalım falan diyorlar.
Ben gideyim şunların bir gazını alayım.
İyi, git aşkım.
[hafif gülme sesi]
Ne kadar yorulmuşum biliyor musun?
Doğum ne kadar zor bir şey, değil mi?
-Kafa dağıt, ihtiyacın var muhakkak. -Sağ ol bir tanem benim.
Bir de ben ne yapacağım yani.
Değil mi, değil mi?
Şey değil yani. Yapacağım bir şey yok yani.
-Zaten yani. -Aynen, değil mi?
[ambiyans müziği]
-[tuvalet sesleri] -[sifon sesi]
-Aşkım? -Hm?
[Onur] Bak hep aynı memeden emziriyorsun.
Arada değiştir bir tanem bunları.
Biraz dikkatli ol tamam mı bir tanem? Hadi güzelim benim.
Tamam aşkım.
Sağ ol.
Aşkım? Bunlar ne?
Gümüş kapak bu meme uçların yara olmasın diye.
[Onur gülme sesi]
Ben de dansöz zili sandım.
[oynama sesleri]
Aynen, aynen.
Gece takıp böyle göbek atıyorum. İyi geliyor.
[komik sesle] Ya senin annen, komik mi ya senin annen?
Bu kadın…
-…komik mi ya? -Canım.
Bir de lohusa diyorlar sana.
Yerim kız seni.
Ben de gideyim akşam güzel bir içeyim.
[nefes verme sesi]
[erkek sesi] Gelecek.
[kalabalıktan konuşma sesleri]
-Vallahi alakası yok be. -Ya hadi be.
Oğlum denk gelmedi. Vallahi denk gelmedi.
[hep birlikte gülüşme sesleri]
Baba.
Gelmeseydin kırılırdım. Bak söyleyeyim.
-Fena mı oldu, itiraf et. -Oğlum vallahi çok iyi oldu.
Biz de insanız ya.
Orada oturacağına burada bizimle oturuyorsun.
-Evet abi benlik bir şey yok, olsa. -Aynen.
-Yani. -Aslan.
Şefim!
Kızım bak, biz buradayız ne zaman istersen.
Biliyorum anneciğim, merak etmeyin.
Uyuyor işte kucağımda nedir yani?
-Asıl siz uyuyun, uykusuz kalacaksınız. -Hay Ya Rabbim ya.
Hâlâ bizi düşünüyor.
Kızım senin içini yardılar kolay mı?
Kaç saat de sancı çektin hâlâ gıkın çıkmıyor.
Hayret ya. Aynı ben.
[kısık sesle] Anne…
Nasıl bir sancı geliyor biliyor musun? Böyle bir şey yok.
Yemin ediyorum ben defalarca kez nefes al nefes ver, nefes al nefes ver,
defalarca diye diye benim boğazlar zaten tahriş oldu.
Ve bu arada ameliyathane buz gibi.
Üzerimde o şey var, hastane kıyafeti mi diyorlardı.
-Yeşil. -Mavi.
-İncecik şeyden var donuyorum ya resmen. -Vay be.
Ve bu arada açım. İki tane tost yemişim o kadar.
-Bir de, en önemlisi uykusuzluk. -[Selim] Çok zor.
-Böyle bir şey yok. -[telefon çalar]
Bak, o günden beri ben, yalan olmasın, kesintisiz bir on saat mesela uyumadım.
-Abi şuna değmez mi? -Neler yaşamışsın kardeşim.
Tipine bak Allah'ım ya.
Yani abi zaten bize gösterdin bunu sekiz kere falan.
-Çok tatlı değil mi? -Çok tatlı abi.
-Değil mi? -[Selim] Yemin ediyorum bekârlık ya.
Kafam rahat bir kere.
Şunların suratlara bak.
-[Selim] Zorla çıkıyorlar. -Kim zorla çıkıyor ya?
Ben mi? Ben diyorum ki, bu gece yokum. Yat uyu, arama.
Diyorum yüzü burada, söyle.
[Engin] Yüzü burada.
-Burada. -[telefon zil sesi]
Allah Allah ne oldu?
-Ne oldu? -Niye arıyor bu ya?
Hemen geliyorum ben.
Bir şey yok bir şey yok.
-[gülüşme sesleri] -[Selim] Hemen de gidiyor hemen.
[yumuşak sesle] Aşkım ya bebeğim ya evet, tamam aşkım.
Onur ya biraz depreşmiş, evet evet aşkım.
[Engin] Tamam aşkım. Çok özür diliyorum ben senden.
Vay.
Hayatın dümen ya.
[Selim] Geldi geldi. Toparlanın.
Şey diyor ya özür dilerim diyor.
Özür dilerim dedi.
-Hadi bakalım. -Hadi bakalım! Oh!
[sakin müzik]
[bebek sesleri]
[bebek uyutma sesleri]
[derin nefes sesi]
♪ Böyle bir aşk görülmemiş dünyada… ♪
♪ Ne geçmişte ne de bundan sonrada… ♪
[telefon titreme sesi]
Ay Onurcuğum.
♪ Göremezler seni yazdım kalbime… ♪
♪ Arasalar bulamazlar rüyada… ♪
♪ Göremezler seni yazdım kalbime… ♪
♪ Böyle bir aşk görülmemiş dünyada… ♪
♪ Ne geçmişte ne de bundan sonra da… ♪
♪ Arasalar bulamazlar rüyada… ♪
♪ Göremezler seni yazdım kalbime… ♪
[bağırarak] Aşkım! Seni çok seviyorum aşkım.
Güzelim benim.
-[gülüşmeler] -Aşk be.
[bebek ağlama sesi]
Çağırıyor beni, gel gel diyor. Şövalyeyi beklerler.
[kapı sesi]
-[eşya devrilme sesleri] -[Onur homurdanır]
[devrilme sesleri]
-Onur! -Saat kaç oldu ya.
-Hadi git yat. -Biraz dikkat çocuk uyuyor içeride ya.
[üf çekme sesi]
Aşkım.
[kapı sesi]
-Sen daha yatmadın mı ya? -Yok yatacağım şimdi, iyi ki geldin.
İyi ki geldim aşkım var ya, masada uyudum, oturduğum yerde.
Bitmişim ben ya, vallahi billahi bitmişim ya.
[yorgunluk sesleri]
-Yatacak mısın hemen? -Vallahi yatacağım aşkım.
[zorlanarak] İşim var.
[üşüme sesleri]
[ambiyans müziği]
Aşkım.
Öyle yatma.
Üzerine falan düşersin çok tehlikeli.
Ezersin çocuğu.
Boğarsın.
Allah korusun.
-Tamam. -Aşkım.
Biraz dikkat et aşkım.
Ebeveyniz biz.
[horlama sesleri]
[ağlama sesi]
[komik sesle] Sen kakalar mı yaptın?
-[hareketli müzik] -[bebek ağlaması]
Ay!
Burcu.
[bebek ağlaması]
[bebek sevme sesleri]
[esneme sesi]
-[bebek ağlaması] -[horlama sesleri]
Oha, aşkım zürafa diliyle kendi kulaklarını temizleyebiliyormuş.
[Burcu cıklar]
[dış ortam sesleri]
-[Burcu] İyi uyudu ama. -Evet, uyudu ya.
[Burcu] Gelmiş.
Fulya!
-Teyzesinin kuzusu. -Bak, bak.
Nasıl geçti ilk doktor kontrolü?
İyi iyi aman maşallah da üstünü çıkarınca biraz üşüdü, ağladı.
Ben kızımızı gezdireyim siz de rahat rahat kaynatın.
-Tamam? -Tamam.
-Çok tatlı bir babaanne. -Çok.
At şunu.
Ay Özge gelemiyormuş, yeni bakıcısı başlamış.
-O kızın da bir yüzü gülmedi ha. -Evet ya.
-Ee annen? -Annemi de İzmir'e gönderdim.
Hem ev kalabalık hem de ayağı mayağı ağrıyor ya.
Bir de ona stres yapmayayım dedim.
-Bana bak, sen nasılsın? -İyiyim, iyiyim.
İyisin değil mi Onur yardımcı oluyor?
Tabii tabii canım, çok çok sağ olsun.
[gülerek] Ya ben arkadaşlar gelince söylesem?
-Bu ne güzellik be. -[bağırır] Mete!
-Güzelliğine bak, canım benim. -Dolaş bir tanem.
Yok, keşfetsin.
Kızlar…
…dün bir rüya gördü, anne dedi,
"Bugün yuvaya gitmek hiç içimden gelmiyor,
izin verirsen senin güvenli alanında kalayım" dedi.
O yüzden beraber geldik.
-O kadar konuşuyor mu ya? -Hayır.
Hello hello hello… [öpücük sesleri]
Maşallah çocukları kitlemişiz babaanneye.
-[Fulya] Dur kızım gelir gelmez hemen ya. -Ben vermedim.
Çok istedi. Annesi benim dedim, pıstı.
Burcu aslında böyle hani slingler var ya,
koyuyorsun içine hiç anne bedeninden ayrılmamış gibi oluyor.
Ben böyle Doğu'yu koyardım içine böyle de ufak ufak tükürüyordum
kafasına kokuma alışsın diye.
[İlayda] Ben çok heyecanlıyım ya.
-Şu kız isteme ile başlıyoruz. -[Fulya] Evet, kız istemeyle başlıyoruz.
Bu hafta onu hallediyoruz, zaten bam bam bam hemen evlenelim dedik.
-Süper. -Bam bam bam, tamam ben o zaman
notları alıyorum.
Kız istemeyle başlıyoruz değil mi? Sonra kına yapacağız.
Ondan sonra gelinlik seçeceğiz sonra da gelin hamamı.
Hayır ya kına mına istemiyorum ne öyle düğün turu gibi.
O zaten düğün turu hayatım olacak o kına olacak.
-Ya bir kere evleniyorsun ya eğleniriz. -Ay Burcu, kına?
Evet evet ya yap kınayı eğleniriz Fulya.
Burcucuğum sen zaten bunların hiçbirine katılamazsın.
[İlayda] Ben yardımcı olurum Fulya'ya.
-Evet, lohusasın sen olmaz. -Ne demek gelemem ya?
Hepsine tek tek geleceğim, organizasyon benim işim arkadaşlar.
Ben bunların bir tanesinde gel, ben kafamı keserim.
Kes o zaman İlayda çünkü geleceğim. Hepsine.
Geleceksin tamam, öyle.
-Evet, kızımız da uyandı. -Annesinin kuzusu.
-Kızım, iyi misin? -İyiyim anneciğim.
-İyi lafladınız mı? -Evet evet, çok.
[telefon zil sesi]
-Efendim İlayda? -[İlayda] Anne selam, nasılsın?
Ay yine anne demeye başladı.
Kızım öyle demiyorduk ne güzel.
Nesrin hanım de, Nesrin abla de ama anne teyze deme Allah aşkına.
Yok Nesrin abla ben zaten içimden geldi diye öyle…
[kekeleme sesi]
…neyse ben şey diyecektim.
[İlayda] Haftaya bir arkadaşınıza gideceğiz. Koray da şehir dışında.
-Hani siz acaba siz gelip… -[Nesrin] İki tane kadının var senin evde.
[duygusal müzik]
Yok, gereğinden değil de Nesrin abla hani şey diye bayağı oldu görmedi sizi.
[İlayda] Görse sevinirdi.
[İlayda] Yok anlıyorum hani çocuk babaannesiyle vakit geçirsin diye.
Tamam da hani biliyorsun önümüzdeki hafta çok yoğunum.
Kızlarla Kıbrıs'a gideceğim üç gün, ondan öncesinde detoks programında yazıldı.
-[Nesrin] Benden sana hayır gelmez. -Anladım.
[komik sesle] Ay bu çok minik bu ya. Bu çok küçük bir şey.
Sen şimdi bana şeyi söyle. [düşünme sesi]
-Kız istemede özel bir şey istiyor musun? -Yok be ne?
Belki profesyonel bir fotoğrafçı olabilir, video falan çeker hani anı olsun diye.
Tamam ya en kolayı o.
Burcu, Allah aşkına diyorum bak. Gelmene gerek yok, yat dinlen.
Aşkım ben çok iyiyim.
O kız istemeye de aslanlar gibi geleceğim. Konu kapandı tamam?
[ambiyans müziği]
[şaşırarak] Tipe bak.
[ağzıyla tuhaf sesler]
Ne oluyor ya? Kızım sana ne oluyor? Git yat!
Burcu git yat! Yatıyorum, yat uyu.
Annecim benim biraz dinlenmem lazım.
Bebeğin baştan durur musun desene, salak mısın sen?
Git de, git söyle! Hadi ya!
-Hadi ya. -[su sesi]
[şaşırma sesi]
Anne.
-Çantalar… -Kızım.
Ben bu gece kendi evimde uyusam diyorum.
Çiçeklerimi sularım.
Hem de yarın bir doktor kontrolüm var, ona gider gelirim.
Sonra yine gelirim.
Tamam anne. Ne demek, tabii ki.
-Tamamdır. -Kızım bak, gitme dersen kalırım.
Ben kalayım ki sen dinlenebil.
Aşk olsun anne ne demek. Biz iyiyiz, çok iyiyiz.
[sesi kısılarak] Hiç de yardıma ihtiyacımız yok.
-Ne? -[tane tane] Yardıma ihtiyacımız yok.
İyi tamam o zaman.
Al bakalım.
Kızım?
Tamam.
-Ben kendim çıkarım, sen hiç yorulma. -Olur.
Hoşça kalın.
[kapı sesi]
Kaldık baş başa.
Oh.
[telefon zili sesi]
-Efendim aşkım? -Aşkım.
[kekeleyerek] Bez almaya geldim de.
Sen hangisini demiştin? Bunların hepsi birbirine benziyor.
Yahu doğal içerikli olan.
Hani hüp diye emiyor falan dediğim.
-Tamam da, hangisi o? -Yeşil, Bebem.
Tamam yeşil de bebem…
[Burcu gülme sesi]
İsmi ''Bebem.''
He Bebem.
Tamam, tamam. Alıyorum aşkım, tamam.
Yahu senin baban biraz saf mı?
[kapı sesi]
[eşya devrilme sesleri]
Aşkım iki üç vazo getireyim mi? Onları da kır, az ses çıktı.
-Çok gürültü yaptım değil mi? -Yani işte.
-Uyuyor mu? -Eh işte.
Kızım.
-Güzelim. -Elini yıka.
-Aşkım elini yıka. -Tamam.
Annem nerede?
Gitti, doktora falan gidecekmiş. Yazık yoruldu.
Yorulmaz o ya. Bayılıyor buna.
-Yorulmaz, hiçbir şey olmaz ona. -Tamam da yaşlı sonuçta.
Nasıl bakacaksın sen?
Anlamadım?
Hayır yani tek başına zor değil mi manasında sordum.
-Tek başıma çok zor ama… -[su sesi]
Hallederim.
Aşkım anneni de gönderdin.
Ya Allah Allah Onurcuğum. Eski anneler nasıl büyütüyordu?
Hayır bir tanem ondan demiyorum.
Hani zor bir şey ya.
-Bir de lohusasın. -Değilim, ben zıpkın gibiyim.
-Aşkım benim, merak etme. -Aşkım benim, bir tanem benim.
Güzellerim benim.
[genizden gelen sesler]
Bak.
Boğazım kaşınıyor.
-Kesin üşüttüm. -Geçmiş olsun.
[Onur] Yorgunluk ve uykusuzluk. Bağışıklık düştü.
Ay canım benim. Tabii.
-[Onur] Ulan bebek zormuş ya. -Değil mi?
Değil mi?
-[televizyon sesi] -[çiğneme sesleri]
Onur!
[iç çekme sesi]
Burcu?
Aşkım beş dakika bakar mısın? Tuvalete gitmem lazım.
-Tamam aşkım bakıyorum kameradan. -Hayır, elini koyman lazım karnına.
Yoksa uyanıyor.
-Tamam. -Çabuk.
Gazı var ya.
Allah!
-[caz müziği] -Kızımızın banyosunu yaptırdık,
onu yatırdık.
Şimdi karı-koca vakti. Evet.
[gülerek] Ne yapıyorsun deli? Video çekiyorum.
Bu hadi demek. Çünkü bensiz asla yapamaz.
Ne yapıyoruz? Bize de maşallah demeden bakmıyoruz.
Değil mi?
İyi geceler.
[bozuk Türkçe ile] Oldu mu?
[taklit ederek] Olmadı.
Olmadı. Bir daha yapacağız şimdi.
Ay Allah'ım.
Ötekini de tak.
Kızımızın banyosunu yaptırdık onu yatırdık.
[taklit eder gibi] Şimdi karı-koca zamanı.
Ne yapıyorsun deli?
Seni çok seviyorum bir tanem.
-Seni çok… Hay ananı avradını sikeyim. -[telefon sesi]
[panik sesleri]
-[Onur] Burcu! -[bebek ağlaması]
Çünkü asla bensiz yapamaz. Asla.
Ay Allah'ım, ne var Onur ne? Sıçamıyorum ki ben.
-Nasıl sıçabilirim? -Tamam aşkım tamam.
Sessize alsaydın ya aşkım benim.
Ben hallediyorum aşkım. Ben hallediyorum.
-Öyle hoplatarak uyutmayın diyorlar. -Doğru.
Aşkım öyle kucakta da sallayarak uyutmayın diyorlar.
Tamam, hallediyorum.
İki dakikaya uyutacağım, bak şimdi.
[bebek ağlamaya devam ediyor]
Aşkım, ayakta da sallamayın diyorlar.
Amuda mı kalkayım ne yapayım?
Ne yapıyorsun aşkım?
Gaz duası.
[horlama sesleri]
[fısıldayarak] Çocuğu uyandıracaksın. Zor uyuttum.
-Uyumuyorum hayatım. -Uyanma aşkım, uyanma uyanma.
-Aşkım uyandırdın ya. -Sana mı diyorum?
Bu yatak çok dar o yüzden.
-Daha ayaktayım ben uyumuyorum. -Uyanma uyanma.
Onurcuğum bir yerden başla.
[ikisi birden] Om!
Devam, devam.
Om!
-Ver bana aşkım, ver. -Al aşkım.
-Kafasına dikkat. -Tamam aşkım biliyorum.
[şaşırma sesi]
[fısıldayarak] Bir dakika sus. Konuşma.
-Sus, konuşma. -Ne yapacağız?
Dur, hareket etme. Bir dur.
-Tamam tamam. -Dur.
-Yatırmamız lazım. -Tamam.
Bana bak tavşanı at. Ağzına girer.
Örtüyü düzelt, ağzına girer. Battaniyeyi at, ağzına girer.
Yastığı al, ağzına girer.
-Sen kıpırdama. -Tamam.
Yavaş, yavaş.
-Kenara bak. -Burası boş.
-Döndürüyorum. -Sakin ol, sakin ol.
-Allah'ım döndürüyorum. -Bana ver.
[nefes nefese]
-Aşkım. -Aşkım yavaş.
-Uyandı mı? -Hayır.
Uyandı mı?
Tamam, sakin ol.
Sakin ol. Bana bak.
Ayağını at tamam. Yavaş.
Yavaş. Yavaş.
[sessizce sevinme sesleri]
Tamam tamam.
Çok bakma nazar değer.
Bakma nazar değer.
Bakma.
Arkamı görmüyorum.
Arkamı görmüyorum.
[sakin müzik]
-Sen ne açtın? -Uyutucu müzik.
[yüksek sesli reklam] Kıvanç Kırtasiye'de sömestr indirimleri.
Defterden kaleme, silgiden kalemtıraşa…
[yüksek sesli horlama sesi]
[bebek ağlama sesi]
Burcu?
Burcu?
Yok aşkım, yok aşkım. Yok.
[esner] Ne yapıyorsunuz?
-İyi. -Uyumadı mı?
-Uyumadı. -Var mı benlik bir şey?
Sağ ol.
[bebek sakinleştirme sesleri]
[sakin müzik]
-[bebek ağlaması] -[horlama sesleri]
Pardon aşkım, pardon.
Kızım. Ay benim aşkım.
Örtüyü düzelt.
Benim hayatım.
[telaşlı müzik]
Aşkım.
[öpücük sesi]
Güzelim benim.
[kapı sesi]
Günaydın çocuklar. Nasılsınız?
Saniye Abla uykusuz kaldım çok fena.
-Ne oldu? -Uyumadı.
Neler denedim var ya neler denedim.
Gazını çıkardım, müzikler dinlettim. Masaj bile yaptım.
Ama anca yani.
-Ama ben de bittim yani. -Aslan Onur, aslan.
Babayız tabii.
-Yorulacağız o kadar değil mi? -Tabii.
[Onur] Hadi.
-Dur bir yavrum geçeyim ben içeriye. -Ne haber?
Pardon Özge ya. İyi, senden ne haber?
-İyi. -Yeni bakıcı ne oldu?
-İyi, maşallah de aman. -Maşallah.
-Çok nur yüzlü. -Ver bakayım çocuğu bana.
Kapı önünde böyle dırdırdır. Oy balım, gel yavrum.
Diğeri niye gitti? Konuşamadık.
Sorma, ütü çok dedi. Tamam yapma dedi.
Bulaşığım çok fazla dedi. Tamam ablacığım, ben yaparım dedim.
Sonra dedi ki ''Benim yatak çok küçük dedi acaba sizin yatakta mı yatsam?''
-Oha, gönderdin tabii. -Yok kız, tamam dedim ona da.
Sana bir şey söyleyeyim mi bizim çocuk çok yaramaz.
Çok hareketli ya haklı kadın yoruluyor.
Yoruldu. Sabah bir kalktım,
-her şeyini toplamış gitmiş. -Hayda.
İyi aman tamam üzülme. Bu yenisi iyi olur inşallah.
Bir şey diyeceğim sadece.
Bu yeni geleni şımartmasan mı?
-Hani bir mesafe koysan? -Yok canım, deli misin sen?
-Bitti, o sayfa kapandı. -Tamam aşkım.
-Tamam. -Ben gidiyorum.
Kıza makyaj yapacağım, bekliyor.
[kekeleyerek] Ne makyajı?
-[sessizce] Ay sana söylemedim. -Ne oldu?
Geçen gün yakaladım oğlanlarla sohbet ediyor görüntülü İnternet'te.
-Ee? -Ne ee'si?
Güzel görünsün fena mı, yazık.
Ay çok hevesli. Bir görsen ablası.
Çok tatlı.
Özge yani…
Bunun kafa gitti.
[kapı sesi]
[üzülme sesi] Yazık bu kıza ya.
Valla.
Sen nasıl büyüttün üç çocuğu tek başına ya?
[küçümseme nidası] Kızım ben üç çocuk büyüttüm.
Üstüne bir de her gün ütü…
…çamaşır, bulaşık, misafir.
[Saniye] Sen misafir de sevmiyorsun.
Siz ne yapıyorsunuz Allah aşkına?
Bakıcıyla makıcıyla.
Tek çocukla ölüp ölüp diriliyorsunuz yani.
Tek çocuk. Nerede benim çocuğum?
Gezmeye gitti. Nerede olacak çocuk, burada uyuyor.
Allah Allah. Bir de var ya…
…benim oğlanlar.
…üç aylık süründü. Beş aylık yürüdü.
-Oha. -E ama yani
-beni de sütüm iyiydi maşallah. -Maşallah.
Ya ben iyiyim. Ben iyiyim de…
…kafam şey, dolu.
Fulya'nın kınası, düğünü…
…yok hamamı zartı zurtu. Onu düşünmekten.
Kızım gitme sen de.
Deli misin sen ya? Geç yat uyu güzel güzel.
Allah Allah. Bana bak Burcu.
Kız sen kaldıramazsın.
-Narinsin sen. -Kim?
Ben? Saçmalama ya Saniye Abla.
Maşallahım var benim ya. Allah Allah.
[yankılı] Ne zaman bu kızın şeysi? Nişanıydı düğünüydü neyse kınası?
[ses yankılanmaları]
[yankılı] Kız.
[yankılı] Kime diyorum?
-Ne yapıyorsun ya? -Gitme sen.
-Mal gibisin. -Nereye gidiyorum?
Anana… Tövbe.
Ne kadar ayıp Saniye Abla.
Bırak bırak. Ben alırım bırak.
-Dikişlerim. -Allah Allah.
[Saniye] Düğüne gidecekmiş. Kız zaten düğün olmuşsun zaten ya.
İyice mala bağladı bu da ya.
[bebek pış pışlama sesi]
Burcu?
[hareketli müzik]
[sifon sesi]
Evet.
Akşam ne giyiyorum?
Bunu giydim.
[üfleme sesi]
Yok artık.
[kumaş yırtılma sesi]
Benim kıyafetim yok.
[nefes verir] Yapamayacağım.
[nidalar]
Ne bileyim ya? Niye zorluyorum ki?
-Alo Fulya. -Alo canım.
Hayatım, ne haber?
-Heyecanlı gün he? -Aman, heyecanlı değilim gibi ya.
Normal gelecekler, isteyecekler babam verecek. Gelenek yani.
Aynen. Ya ben çok gelmek istiyorum da…
[Fulya] Hayatım yeni doğum yaptın kasma kendini. Beni biliyorsun.
-Anne? -Canım?
Tabakları hallettin mi?
-Hemen geliyorum. -Tamam.
Sen fotoğraf olayıyla ilgili kendini geriyorsan germe lütfen, İlayda halleder.
-[gerilim müziği] -İlayda mı?
Allah Allah. İlayda, organizatör mü oldu?
[Fulya] Hayır, o influencer ya.
İşte sponsor falan buluyor. Eli kolu uzun yani.
Yok ya.
Olur mu öyle şey? Ben şey için aradım zaten.
Kaçta geleyim ben? Kaçta buluşacaksınız?
Yani erken mi geleyim falan diye.
İşte sekiz gibi burada olacaklar. Sen de yedi buçuk gibi gelsen bence olur.
-Hem annemleri de görürsün. -Tamam.
Aynen aynen ben erken geleyim.
En erken şekilde geleyim ben tamam.
[komik sesle] Yaşasın o zaman orada görüşürüz. Öpüyorum.
Ben de öpüyorum.
[Burcu] Tamam.
-Ya Saniye Abla? -He canım?
Sen demiştin ya gerekirse kalırım diye.
He?
-Bugün kalabilir misin? -Kalırım yavrum.
Heh oh!
Ya ben şurada bir saatliğine Fulya'nın kız istemesine gideceğim de.
He?
-Onur da evde ama içim rahat etmedi. -Olur olur, kalırım.
Güneş'i götürecek misin? Götürme sakın ha.
Yok, ondan diyorum ya işte kal diye.
-Sokmam öyle kalabalığa, virüse mirüse. -Sakın, aman Allah korusun.
Zaten sana bir şey diyeceğim, çok yakın oturuyorlar baktım uzuyor,
gelirim, emziririm, tekrar dönerim.
İyi. Burcu, bana bak,
çocuğu sorarlarsa,
şey etme, şey de yani aman.
Yani öyle pek de bir şeye benzemiyormuş falan de.
Allah korusun tövbe ya Rabbim. Çocuğa nazar falan değer.
-Anladın mı? -Tamam.
Merak etme söz.
-Aslan burcu, aslan. -Kim?
-Sen. -Kız ben boğa burcuyum ya.
Gitme yavrum. Mal gibisin.
-Sakın gitme. -Niye ya?
Allah Allah.
Ben ne diyorum bu ne diyor.
-Çekil, çekil. -Ne dedim ne dedim?
Ya onu bunu bırak. Ben akşam ne giyeceğim?
[Özge] Marimar?
Ay aman. Marisa.
[yüksek sesle] Ben, going to…
…arkadaşlarımın gecesine, tamam mı?
Sen mamayı yapıp yedirirsin olur mu?
No ma'am, ben yorgun.
[sinirlenerek] Sürekli yok hayır. Ne yapacağız biz bunu böyle?
-Ben gider o zaman. -Hayır, bir tanem.
Yok, gitmek yok. Gitmek yok.
Kurban olduğum sen kal.
Ben de gitmiyorum, tamam mı? Siktir et zaten eğlenmek benim neyime?
Sen dinlen, çok yoruldun. Ayağını uzat.
Tamam mı? Keyfini çıkar.
Ben yapacağım.
-Saniye Abla? -Ha canım?
-Olmuş mu böyle ya? -Bakayım.
Olmuş olmuş.
Şey, o pörtleyen yerlerini falan hiç takma kafana.
Lohusasın sen kızım. Yeni doğum yaptın, normal.
O kadar mı ya?
Dön bakayım bir.
Ay kız dur dur. Sakın dönme, dönme.
Götünü mötünü dönme.
Önden iyi de, şey sen önden bir selam ver tamamdır.
Çok sağ ol ya. Aman ne iyi geldi.
Çok sağ ol. Çok rahatladım.
Kız ben senin iyiliğin için dedim ya.
Allah Allah!
Dönersen dön götünü. Sanki göt benim götüm.
Allah Allah.
Senin de götün büyük.
Tövbe ya Rabbim ya.
Onur! Gel buraya gel.
Geliyorum, geliyorum.
Karın içeride. İyice terelelli.
Yürü git. Öv kız, lohusa bu kız.
Ya öveyim övmesine de…
…lohusa falan değil ya. Allah Allah.
[ambiyans müziği]
Vay vay vay vay vay.
-Aşkım geldin mi? -Geldim aşkım, geldim de…
Ne kadar yakışmış.
-Çok güzel olmuş. -Allah Allah?
Evet bir dön. Bir görelim ya.
-Allah Allah. -Biz seninle tanıştık mı cimcime?
-Hay Allah'ım ya. -Cici kız.
Sütlü Nuriye.
[kısık sesle] Fıstık yeşillerini giydin de fıstık ezmesi mi oldun?
Nerelerine sürsek bu fıstık ezmesini?
Aşkım. Aşkım, ne yapıyorsun?
Yapma öyle. Yerim seni.
-Hazırlanayım ben. -Aşkım şaka diye.
[bebek sakinleştirme sesleri]
[kısık sesle] Anne gidecek, gelecek, tamam mı aşkım?
Tamam. Şimdi aşkım…
Saniye Abla, Güneş'in başında.
Ama sen de yanlarında ol bir şeye ihtiyaçları olursa falan diye.
Gazı olursa damlası var zaten.
Ani bir şey olursa bana haber verin. Çok yakın hemen gelirim.
Allah korusun. Olmaz zaten, uyur.
Onun dışında, kafam hiç çalışmıyor başka bir şey unuttum mu?
-İlahi kızım Allah aşkına hadi çık sen ya. -Tamam.
-Bismillah, dur çocuğu al. -Yavaş.
[bebek sesleri]
Yavrum yavrum.
-Bir şey unuttum mu? -Tamam hayatım.
Tamam, tamam.
-Şöyle üçümüz bir fotoğraf çekilelim. -Hadi.
[telaş nidası]
-Eyvah! -Ne?
Ver, ver ver. Fotoğrafçı.
Fotoğrafçı.
Alo Övünç?
Neredesin? Çok acil fotoğrafçı lazım.
Kız istemek? Ne?
Oradan gelsen?
-Burak Kaan Bey boşta mı? -Boştadır o.
Ne? Boşta olan yok mu?
Ne olur, Allah aşkına.
Fotoğrafçı ayarlamayı unuttum.
Aklımdan tamamen gitmiş. Fotoğrafçıyı unuttum.
-Bittim ben, bittim. -Ağlayacak hiçbir şey yok.
Benim makinemle çekersin. Ne olacak?
-Ben ne anlarım Onur ondan? -Bir tanem.
Düğmeye şöyle basacaksın o kadar. Bir şey yapmayacaksın.
-Otomatik o. -[Saniye] Hadi.
Evet ya.
Basacağım çekecek yani, ne var?
Dur, dur. Hah.
[Zehra] Geldim.
[kapı sesi]
-Yavrum. -Zehra Teyzem.
[öpme sesleri]
Gel kızım. Gel, gel.
-Kızını da veriyorsun, gidiyor. -Valla çok duygulanıyorum.
Ağlama Zehra Teyzem yiyeceğim seni.
Sen ne duygusal bir annesin. Aşkım benim ya.
Sen iyi misin? Annelik zor değil mi?
Yok be. Ben hiç zorlanmadım.
-Abartmışlar. -Haklısın.
Hadi ben içerideyim.
Hoş geldin.
İyi akşamlar iyi akşamlar.
Fulya içeride.
Şimdi gelir.
Hayırlı olsun bebeğin. Nasıl, iyi mi?
Kötü ya. Mal gibi biraz yani.
[iğrenme nidası] Aman aman bir şey değil.
Yok canım, tatlıdır. Bebek neticede.
Yok be.
Aşırı çirkin.
Kemal amca.
Merhaba kızım, hoş geldin.
Burcu?
Gelir misin bir dakika?
Fulya.
Gülüm bana bir iki dakika müsaade eder misin?
Aşkım, gelinim.
-[gülerek] Burcu bu ne hâl? -Ne oldu?
Her yerin kıpkırmızı. Kızım kafan mı güzel senin?
Yok niye? [şaşırma sesi]
-Ne oldu? -Dişin.
-Ne oldu dişime? -Dişinde bir şey var.
-Ay kıpkırmızı olmuş. -Ya sen kendini niye zorluyorsun ya?
Yok, kapkaranlıklarda yaptım ondan.
[oflar]
-Burcu? -Ne oldu?
-Şurandaki ne? -Ne oldu?
-Şuranda. -Böcek mi var?
Hayır, ne o? Kusmuk mu ne?
-Ay evet. -Gel buraya.
-Ya… -Çok kötü bu.
Çok kötü kokuyor.
Ya sen boş ver onu bunu ya.
Bana bak.
Heyecanlaşmalar var mı?
[geveleyerek konuşma]
Zaten annemin istediği…
Sen fotoğrafçı ayarladın mı?
Fotoğrafçı.
-Tabii ki, ben çekiyorum. -Sen çekeceksin?
Çok güzel bir fotoğraf makinesi getirdim.
Sen biliyor musun fotoğraf çekmeyi?
Aşkım tabii ki.
[kapı zili sesi]
Geldiler.
[İlayda] Ya!
İlayda.
Çok güzelsin bakar mısın?
Ne kadar güzelsin sen?
Ne haber.
Aa! İyice çökmüşsün.
-Yavrum. -Bebeği var, normal.
Hepimizin bebeği var. Birazcık fazlalık…
-Şaka yapıyorum alınmıyorsun değil mi? -Hayır.
Erkek tarafı gelmeden kız tarafı bir fotoğraf çekilelim.
-Çekilelim. -Tamam, nerede fotoğrafçı?
Benim.
O.
Hadi erkek tarafı gelmeden bir kız tarafı fotoğraf çekilelim, hadi.
Hadi hadi hadi.
-Hadi gel. -Geç.
Saçlarım güzel mi?
-Hadi. -Tamam geç halacığım.
Hayır tamam değil. Bir dakika.
Hadi İlayda.
-Geldim. -Bir dakika.
-Gülümseyin. -Bir iki üç.
Bir dakika olmuyor.
-Allah Allah. -Niye bir fotoğrafçı ayarlanmadı?
Malum geliş sebebinizi tabii ki biliyoruz.
Buyurun efendim sizi dinliyoruz.
-Allah'ın emri peygamberin kavliyle… -Bir dakika, bir dakika.
-Yaptım tamam. -Hayırlı bir iş için ziyaretinize geldik.
[deklanşör sesi]
Evet evet. Kusura bakmayın buyurun.
-Kusura bakmayın. -Estağfurullah.
-Allah'ın emri peygamberin kavliyle… -Şöyle bir bakın.
-Ay harika, bir de kahveyi. -Kızınız…
…Fulya'yı.
-Bir de bakalım buraya. -Tamam kızım.
-Kızımız Fulya'yı… -Oğlumuz Mehmet'e…
-Kızımız Fulya'yı oğlumuz… -Kahveyi eline al.
Oğlumuz Fulya'ya istiyoruz.
-Madem… -Bir içsin ama.
Çok güzel oldu.
Madem kızımız, oğlumuz birbirlerini görüp beğenmiş…
Siz de böyle kızı alıyoruz gibi.
Biz de büyükleri olarak değil mi efendim?
-Tamam, veriyormuş gibi. -Evet.
-Verdik gitti efendim. -Bir daha bir daha, yakalayamadım.
Tamam.
Verdik gitti.
Ay!
Evet.
Flaş bitti.
Yakalayamadan bitti.
[gülüşme sesleri]
-Artık siz bir oğul aldınız. -[alçak horlama sesleri]
Nasıl bizim evden uzağa gidiyor işte.
Ne de olsa adresimize geliyor.
Neresi bilsin de.
[eğlenceli müzik]
[kısık sesle] Burcu!
-Ne yapıyorsun? -Gözüm açık uyumuşum ya.
Gözüm açık uyumuşum.
Sen Fulya'nın arkadaşısın değil mi?
[zorlanarak] Herhâlde öyleyim.
Bir de bebeğin olmuş he yavrum?
Oldu bebeğim oldu.
-Küçük. Meme emiyor. -[emme sesleri]
Süt müt içemiyoruz. Çirkin ama.
Çok çirkin.
[anlaşılmayan konuşma]
Ay canım.
[telaşla] Geldim geldim geldim.
Kusura bakmayın ne olursunuz. Bakıcıyı zar zor ikna ettim valla.
Otur otur Allah aşkına.
-Kızı aldılar mı? -Aldılar aldılar.
-Ay çok sevindim. -Geç fotoğraf çekeyim.
Fulya şu tasmanla beşi bir yerdeni aç göster.
Bak mıy mıy diyordun kadın sana neler taktı.
Burcu!
[deklanşör sesi]
[kekeleyerek] Yok, yok ya. Uykusuz falan değildim.
Yok aşkım, aşk olsun. İçer miyim?
Heyecandan heyecan. Aynen aynen.
Fotoğraflar mı?
Çok güzel.
Yani sıcak.
Samimi. Seçip atacağım hepsini.
Aynen tamam.
Tamam canım tamam.
[kısık sesle] Eyvah.
-Günaydın güzelim. -Günaydın aşkım.
-Herkese iyi pazarlar. -[martı sesleri]
Babamız her pazar olduğu gibi bu pazar da bizi kahvaltıya getirdi.
O biliyorsunuz kameraları sevmiyor.
Teşekkür ediyoruz ona. Burada kızlar size bir sonraki…
…story'de dudak ve yüz…
Aşkım be.
Bizim kızımız hiç doğduğundan beri deniz havası almadı.
Acaba bugün bir deniz kenarına mı gitsek?
Bak, İlayda'yla kocası gitmiş. Ne güzel.
Aşım bu çocuk daha kaç günlük. Gidilir mi öyle ya?
-Hadi gel bir kahvaltıya gidelim ya. -Aşkım ya.
Bir boş günümüz var. Allah aşkına yatalım dinlenelim ya.
Tamam aşkım.
-Ne bilsin çocuk deniz havası daha ya? -Aynen aynen.
Aman sen uyu, dinlen tamam mı? Dinlen.
Burcu?
Ne o kaşlar?
Tamam hadi hazırlan hazırlan.
Gidelim kahvaltıya.
Oh…
Çok iyi oldu geldiğimiz, değil mi?
[onaylama nidası]
Bebiş de çok huzurlu. Mutlu uyuyor.
[onaylama nidası]
[ambiyans müziği]
[Burcu] Gel gel gel.
[bebek sesleri]
Gel bakalım.
Hadi bakalım nerelere geldik ya?
-Evet bakalım. -Onu önce açacaksın.
Tamam açacağım, ben zaten açıyorum.
-Ters. -Ters.
-[kadın sesi] Evet. -[eğlenceli müzik]
İyi günler.
İyi günler.
-Ben yapayım mı? -Hayır ben salak mıyım ya?
[Burcu geveler]
-Kırmadan aşkım benim. -Tamam.
-Tamam. -Aha.
[nefes verme sesi]
[boğuşarak] Benim dediğimi alsaydık.
[sakin sesle] Onurcuğum, Onur. Bırak ben yapayım Allah aşkına.
-[ortam sesleri] -[bebek ağlaması]
Bu ne kalabalık ya?
Burcu, çok ağlıyor be.
Tamam aşkım normal.
Dur ben alayım onu. Tamam annem.
-Aşkım herkes bize bakıyor şu an. -Ne yapalım Onurcuğum, normal. Bebek bu.
-Hoş geldiniz. -Hoş bulduk.
Yeriniz var mı? Nereye otursak?
-Sizi şöyle alalım. -Şu değil mi?
-Şurası. -Tamam.
-Gel buraya bakalım, gel. -Sağ olun.
[garson] Afiyet olsun, başka isteğiniz var mıydı?
-[çarpma sesi] -Pardon.
Pardon, çok özür dilerim.
Hadi aşkım.
Şöyle çevirdiğinde… Pardon.
Oh…
Çantanın içinden bana emzirme örtüsünü verir misin?
-Emzireyim. -Tamam aşkım.
-Tamam bir tanem. -İçinde, yeşil.
-Yok emzirme örtüsü. -Var aşkım, orada yeşil.
Aşkım herkes bize bakıyor.
Tamam aşkım baksınlar. Olabilir.
Rahat rahat emziremiyoruz ya o yüzden.
[Onur] Afiyet olsun. Çocuk yeni. Yumurta güzel mi, beğendiniz mi?
Aşkım bırak yumurtayı. İç cebine bakar mısın?
-Bakıyorum bir tanem. -Yan cebine bak.
-Hoş geldiniz. -Evet…
-Aşkım, yumurta söylüyorum. -Bırak yumurtayı aşkım.
İçine bakar mısın? Emzirmem lazım.
-Hayatım bağırmadan da konuşabiliriz. -Bağırmıyorum.
-Bakıyorum tamam bir tanem. -Bak, orada çünkü.
-Bakıyorum bir tanem. -Yok anneciğim yok.
Hocam, sucuklu.
-Sucuklu mu? -Of ya.
Bir pazarımız vardı.
Susturacak mısınız şunu?
Aşkım diğer çantaya bakar mısın? Şimdi cevap vermek istemiyorum.
Tamam hayatım, tamam bir tanem. Pardon. [cam eşya kırılma sesleri]
-Birader ne oluyor ya? -Çok özür dilerim.
[ağlamaklı] Kalk kalk. Kalk hadi gidelim ya, yeter.
-Kalk gidelim. -Aşkım, yumurta.
-Kalkar mısınız? -Kalkarım tabii, ben de meraklı değilim.
Afiyet olsun.
Kusura bakmayın.
Burcu!
Oy babaannesinin kuzusu.
Babaannesi nasıl özlemiş bunu.
Kızım, hadi gidin yatın siz.
-Bu bende. -Yok anneciğim, biz çok iyiyiz.
Hiç merak etme. Değil mi Onur?
Onur?
Aa. Onur.
[şaşırma nidası]
Git yat aşkım.
Hadi kızım sen de git yat.
-Delireceksin yakında uykusuzluktan. -Yok anne ben çok iyiyim, valla.
Olmadı ben gideyim, o uyurken yanına uzanayım uyumadan.
Sen de torununla hasret gider.
Ben uyumayacağım ya sen bir şey olursa bana haber ver, uyumayacağım çünkü.
-Tamam mı? -Tamam kızım hadi rahat rahat yatın, hadi.
-Uyumuyorum. -Tamam, tamam yavrum.
-[horultu sesleri] -[titreşim sesi]
Öf be Selim be, öf be.
[gülme sesi]
[fısıltıyla] Aşkım.
Burcu.
Hı?
-Ne oldu? -Uyumuşuz.
Ben uyumadım.
-Azıcık gözümü kestirdim. -Ne uyumadın?
Ağzın açık ayı gibi uyuyordun aşkım.
Hii! Akşam olmuş. Güneş.
Hah. Kalktınız mı kızım?
Nasıl, biraz dinlenebildiniz mi bari?
Allah senden razı olsun anne.
-Ağladı mı bizimki? -Yok, çok uslu durdu.
-Hiç ses çıkmadı. -Aman yazık, kokumu özlemiştir.
Kızım o daha uyuyor. Sen de az daha uyusan?
İki saat neyine yetecek?
Yok anne ya iyiyim. Zaten uyumadım ki ben.
Neyse size kek yaptım.
Hem de senin en sevdiğinden. Yiyin siz.
Ben ellerimi yıkayayım geliyorum.
[eğlenceli müzik]
Biz de odaya mı geçsek azıcık?
Hayırdır niye?
Uykuyla iyi gider cici kız.
Ne yapıyorsun? Ay!
Ne yapıyorsun Onur ya? Saçmalama. Üf!
Ben yeni karı alacağım artık ha.
Aman git al ya. Bana ne.
Çekil süt sağacağım. Şiştim, asit olacağım.
Anne, ben süt sağmaya gidiyorum.
Tamam yavrum.
-Ben de bir tuvalete gireyim. -Hadi bakalım.
Hayatım?
Yardım edeyim mi, ister misin?
Ay gerçekten mi?
Ama bak bir süre sonra böyle bileğin acıyor.
Bir şey olmaz canım.
Böyle çekiyor.
Şimdi ver bakayım aşkım şeyini.
-Bastır. -Tamam.
Bir sık bakayım. Hızlı hızlı.
[makine sesi]
-Geliyor mu? -Geliyor tamam.
-Tamam mı? -Tamam yap, devam et.
[pompa çalışıyor]
[makine hızlanma sesi]
Aşkım yavaş.
Aşkım, ben yapamayacağım.
-Değil mi? -Valla yapamayacağım.
-Yok yapma zaten. -Ben bir ellerimi yıkayayım.
Tamam, tamam canım.
Onur?
-Amma uzun kaldın gelsene ya. -Geliyorum.
Aşkım ne yapıyorsun o kadar saat?
-Kadın içeride ne kadar ayıp aşkım. -Midemi bozmuşum da.
Aşkım.
-Selim'in attığı şu mesaja bak. -Ver.
Oğlum bugün benim doğum günüm çok ayıp olur bana gelmezsen.
Ha. Yazık.
-Gel diyor, bana ayıp olur diyor. -Değil mi?
-Duygusal ya o bir de, o yüzden. -Çok duygusal.
Aşkım senin VPN'in niye açık?
Yükleniyor.
-VPN'i diyorsun sen. -Evet.
Siyaset.
Siyasi. Seviyorum ya.
-Allah Allah. -Takip ediyorum.
-Ver bakayım. -Oradan şey yapıyorum.
Hadi ben hazırlanayım yavaştan. Kek yer miyiz?
Anne?
Ben de yiyeyim bir kek.
Yerim kek.
[bebek sesi]
Öpücük öpücük öpücük.
[bebek ağlama sesi]
Aşkım. Nasılım?
-Güzel. -Değil mi?
Bence de.
Öpücük öpücük.
[öpücük sesi]
Öpücük öpücük.
Tamam geliyorum hadi. Ver bir öpücük.
Hadi geliyorum hadi.
[öpücük sesi]
-[oflar] -[mesaj sesleri]
Aşkım.
[şaşırma sesi] Hoş geldin.
Var ya mahvoldum mahvoldum.
Aşkım.
Yardım eder misin?
[bir şeyler geveler]
-Takıldı dur. -Takıldı.
Takıldı. Bir çekme aşkım.
-Yok yok çıksın diye aşkım. -Tamam.
Var ya nasıl mahvoldum.
Bak dün çok uyudum ya…
…şimdi hep uykum geliyor.
O kadar uyumamak lazım aslında.
-Çok uyku da fena, değil mi? -Aynen.
-Öyle mi yatıyorsun? -Ne olacak ki?
Aşkım.
Bütün yastıkları da almışsın maşallah.
Aşkım?
Efendim?
Telefonu ne kadar yakın tutuyorsun çocuğa farkında mısın?
Kafasına kafasına tutuyorsun çocuğun.
Biraz dikkat et be güzelim.
Her şeyi söylemek zorunda değilim ben sana ya.
Her şeyi de söylemeyeyim bir tanem.
Sen de uyu bir de yani. Böyle uykusuz da kalma.
[artan gerilim müziği]
[derin nefes verme]
[horlama sesleri]
[tokat sesi]
[acımayla] Ay canım ne oldu?
-Ne? -Ne oldu?
-İnliyordun Onurcuğum. -Dayak mı yedim?
Rüya mı gördün? Kabus gördün.
Ah canım benim, ah güzelim. Gel kahvaltıya gel.
Yoruldun tabii, ondan.
Ondan o. Kabus.
Hadi gel kahvaltı edelim. Hadi gel aşkım.
Ne oluyor ya?
-Günaydın oğlum. -Günaydın anne.
Gece iyi uyudun mu bari?
Çok kötü kabus gördüm. Çok kötü uyandım anne ya.
Bir de çocuklarla maça gittik.
Gürültüden zonk zonk zonk.
Sen gece niye dışarı çıkıyorsun ki?
[Semiha] Evde yeni doğmuş bebeğin var. Eşin zaten yorgun evladım.
Karımdan izin aldım anne.
Evet evet ya. Hiç sıkıntı yok.
Ne koktu ya, et mi?
Ne eti?
Çok kötü canım çekti ya.
Çiğ çiğ, kanlı kanlı et.
-Kokusu geldi valla. -[Onur güler]
Yumurtalı mı diyeyim ne diyeyim.
Kızım, senin et dediğin sucuksa ben hemen yapıvereyim.
Sucuktur Saniye Abla bu saatte zaten.
Benim de canım çekti ya. Yapsana.
Bu kız şimdi şey ya…
Tabii süt veriyor, emziriyor.
Süt yapsın diye ne isterse vermek lazım tabii.
Afiyet olsun karıma.
[çiğneme sesleri]
[inek sesi]
[şaşırma sesi]
[inek sesi]
[şaşırma sesi]
Ya ben halüsinasyon falan görüyorum. Ben gidip elimi yüzümü yıkayayım.
Akşama Fulya'nın kınası var.
-[şaşırma sesi] -[inek sesi]
Ne oluyor ya?
[inek sesi]
-Aşkım? -[hayvan kovma sesleri]
Size değil.
[şaşırma sesleri]
Tövbe estağfurullah.
[üzüntüyle iç çekme sesi]
-Durum galiba iyi değil ya. -İnşallah Alkarısı değildir bu kız.
Allah korusun.
-Ne karısı o? -Ya Alkarısı var.
Böyle yeni doğum yapmış analara dadanıyor cadı.
-Kötü ruh. -Allah.
[korku müziği]
-Ne yapıyormuş? -İşte…
…böyle içine girdi mi insanın…
Böyle bir terlemeler…
…işte saflık hâli.
Böyle, kendi kendine konuşma.
İşte her yerde bir kırmızı görme falan.
Ele geçirdi mi insanın böyle ciğerini canlı canlı yiyor maazallah.
Tövbe ya Rabbim tövbe.
[gülerek] Allah'ım ya ne hurafeler ya.
Çiğ çiğ… Yumurta var mı?
Yapma ya.
Kınacı tamam mı bari?
Ya normal kına yapan biri işte.
Ama geçici kına.
Tamam.
Hadi bye-bye. Tamam.
[üzüntülü iç çekme sesi]
Aşkım, iyi misin?
İyiyim ya şu
Fulya'nın kınasına bir şarkıcı kadın ayarlamıştım.
Kadın şehir dışı iş almış söylemeden.
Ben niye böyle oldum?
-Sana şarkıcı mı lazım? -Evet de bu saatten sonra zor, bulamam.
-Hayatım bana söylesene senin kocan var. -Onurcuğum sen ne anlarsın?
-Aşkım sen daha… -Hop.
Kalbimi kırıyorsun.
Sen şimdi git.
En şıkır şıkır kıyafetlerini giy. Rahatla hazırlan, tamam mı?
Neredeydi benim telefon?
Emin misin?
[alaycı gülüş]
[dramatik müzik]
Aşkım. Süt.
-Şarkıcı. -Çözdüm onu, bitti o.
Bende o, bitti.
Ay asansör arızalıymış. Allah'ım ya Rabbim.
[bağırış sesleri]
Ne oluyor ya?
[bağırış sesleri]
No ma'am.
[bağırarak] You know what?
[bağırarak] Fuck you, go o zaman. Nereye gidiyorsan git be.
Ay Özgeciğim ne oldu?
Akşam kınam var, kınaya gideceğim diyorum olmaz benim kınam var diyor.
-Filipinli? -Yalan söylüyor canım.
-Yani. -Nereden anladım biliyor musun?
Geçen hafta dedi ki Rumeli Hisarı'nda düğünüm var dedi.
Sadece Filipinliler gelecek. Sen gelme dedi.
Ben saygı duydum.
Bilekliğini evde taktım.
Eyvah.
-Eee? -Ne ee'si Burcu?
Burcu.
Kına düğünden sonra mı olur bir tanem benim?
Bu alışmış tabii kandırmaya. Ben yer miyim be?
Geri zekâlı!
Hadi iyi eğlenceler.
Ben de bakıcı bakayım.
[kapı sesi]
Ne yaptınız o işi?
Oğlum bak çözün şu işi. Burcu'ya söz verdim.
Oğlum valla bu puşt dedi ki benim eski manitalarım dedi.
Ben halledeceğim, o iş bende dedi.
Arıyoruz kimse açmıyor. Engellemişler, siklemiyorlar oğlum ya.
-Terbiyesizlik yapma lan. -[Onur] Valla sağ olun abi.
Sizin yüzünüzden Burcu'ya da rezil olacağım, mahcup olacağım.
Sağ olun abi. Valla çok teşekkürler ya.
Canınız sağ olsun. Hadi.
[restoran ortam sesleri]
Evet hanımlar, bir bakabilir miyiz?
Bakın size kimi getirdim?
Hintli bir kardeşimiz hepimize kına yapacak.
Ben getirdim. Hadi gel.
Haydi haydi hiç boşuna…
Yavrum, birazdan normal kına yapacaktık zaten.
Ya Zehra Teyzem kızın evleniyor ya.
Bir kerecikten ne olacak Allah aşkına?
Yarın yıkayınca geçer. Geç geç.
[gülerek] Hadi hadi.
Sonra bir sürprizim daha var. [esneme sesi]
Burcu. Aşkım.
-Çok özledim ya. -Ben de.
-İyi gelebilmişsin bu sefer. -Evet konuştuk gidebilirsin anne, dedi.
-Bu ne ya? -Ya çok tatlı değil mi?
Metin'in göbek bağını kolye yaptırdık.
Yani, geri kalan kısmını.
-Diğer kısmı gömdünüz mü? -Yok, yedik eşimle.
-Yediniz. -Evet.
Kınaya gideyim ben.
Merhaba!
-Hoş geldin. -Hoş bulduk.
[iğrenme nidası]
Geliyor, geliyor!
[kına müziği]
♪Yüksek yüksek tepelere ♪
♪ Ev kurmasınlar ♪
♪ Aşrı aşrı memlekete ♪
♪ Kız vermesinler ♪
♪ Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler ♪
[müzik boğuklaşır]
♪ Annesinin bir tanesini ♪
Şu dönen Fulya'nın babası mı?
-Ne babası kız, halası. -[ses yankılanır]
[oyun havaları çalar]
Göster, göster. Gel buraya, gel.
-Fulya altına sıçmış. -Ne?
-Fulya altına sıçmış, yeşil yeşil. -Ne?
-Durdurun müziği. Fulya altına sıçmış. -[şok olma sesleri]
-Kim sıçmış ya? -Bak, yavrum!
-Ne yedin? -Hiçbir şey yemedim, ne sıçması ya?
Dön.
-Kına o, kına! -Kına mı?
Koklayabilir miyim?
-Ne yapıyorsun ya? -Evet, evet kına.
Bok zannettim. Hiç bok gibi kokmuyor.
-Canlı yayındaydım! -Ne?
[gülüşme sesleri]
Hiç önemli değil. Kaka yok.
Müzik. Hiçbir şey yok.
Hiçbir şey yok. Müzik.
-[müzik başlar] -Sıkıntı yok. Kaka değil.
Ya Burcu!
Alo Onur. Nerede şarkıcı?
Çabuk! Ortamı yumuşatmam lazım.
[uzaktan erkek şarkıcı sesi]
Gelmiş, gelmiş. Sağ ol aşkım, seni çok seviyorum.
[Engin] ♪…gönülden yanmaz ♪
♪ Aşk bir hastalıktır tabip anlamaz ♪
♪ Aşka yârdan başka, yârdan başka ♪
Yenge!
♪ Bana senden başka çare bulunmaz ♪
-Kız! Gel buraya! -[gülüşmeler]
Gel, gel!
♪ Seni anan benim için doğurmuş, canım ♪
♪ Hamurunu benim için yoğurmuş canım ♪
♪ Seni anan benim için doğurmuş, canım ♪
♪ Hamurunu benim için yoğurmuş canım ♪
Kız ne kadar güzel görünüyorsun. Doru gibisin.
Tay gibisin, tay! Kısraksın.
♪ Seni anan benim için doğurmuş, canım ♪
♪ Hamurunu benim için yoğurmuş canım ♪
-[Selim] Hiç eğlenmiyorsunuz ama. -Neşe, eğlence!
[Engin] Eller nerede, eller?
[seslenme nidası]
Hayırdır neyin var senin?
Yok bir şey.
-[Saniye] Kızım, kahvaltı etmedin. -Yemeyeceğim.
[Saniye] Allah Allah.
Fulya'm. Ne haber?
[sinirli] Sen insanların içinde
"Fulya altına sıçmış" diye niye bağırıyorsun?
İlayda o sırada canlı yayındaymış. Şu an herkes beni altına sıçmış
zannediyor, Burcu.
Ben stresten cırcır oldun diye düşündüm de, o yüzden.
[bağırarak] Yeşil, Burcucuğum, yeşil!
Ama işte, benim kızım yeşil kaka yapıyor ya.
-Kafam herhâlde ona gitti. -[Fulya] O bebek, Burcu!
Artık ben yıllardır yeşil sıçmıyorum.
Sıçmıyorum ben yeşil falan.
Ayrıca, şarkıcı diye kocanın arkadaşlarını getirmişsin.
[Burcu] Evet ama eğlendi millet.
Bir coşku oldu. Mutlu oldular.
Uzun boylu olan gitmiş, kayınvalidemin dudağından öpmüş, senin haberin var mı?
-Selim. -Anne, gel.
Gel. Şu kadının alnına bak.
Geçici kına diye yaptırdığın şey çıkmıyor. Kadın aborjinler gibi dolaşıyor Burcu.
Zehre Teyzem çok özür dilerim vallahi ben de bilmiyordum geçici olmadığını.
Önemli değil. Çıkaracağız bir şekilde.
Ama bir şey söyleyeyim mi? Baktığımda da…
…hoş duruyor, öyle çok kötü durmuyor aslında yakışmış.
Ya lütfen, sen yatıp uyur musun artık? Biraz dinlenir misin, gerçekten?
-Sonra konuşalım. -Tamam canım.
Öpüyorum.
Ha. Kapattı.
Neler yapıyorsun ya?
Neler yapıyorsun?
Asabım bozuldu.
Kızım şöyle bir saat kesintisiz uyu da anan otursun.
[yerleşme sesleri]
Aşkım, bugün maç var.
İyi Onurcuğum.
Sen ne yapıyorsun?
İyiyim.
Ben de iyiyim. Bizimkiler aradı da.
Keratalar totem yaptık diyor.
-Ne totemi? -Biz hep beraber izliyoruz ya maçları.
[komik sesle] Bir de, biz beraber izlemeyince gol olmuyor ya.
[komik sesle] O yüzden belki beraber izlesek dedim.
Niye çocuk gibi konuşuyorsun aşkım? Salak mısın sen ya?
[normal sesle] Yok.
Aşkım stres oldum ya. Kızacaksın diye.
Yıllardır beraber izliyoruz.
Sıra da bendeydi.
Bir de sen onlara kızgınsın falan. Neyse tamam.
-Söyleyeyim, gelmesinler. -Kızgınım valla.
Çok dangalak arkadaşların. Kusura bakma Onurcuğum.
Onlar da bir şey denedi aşkım da, tamam. Arayayım iptal edeyim vallahi.
Hiç tadı kalmadı yani.
[öfleyerek] Tamam, gelsinler.
Hı?
-Tamam. -Vallahi mı?
Evet, evet. Tamam.
-Aşkım benim ya! -Tamam aşkım.
-Tamam. -Bir şey diyeceğim.
-Hı? -İki.
-Ne iki? -İkinciyi mi yapsak?
-Onur, aşkım! -İki numara.
-Valla kardeş bir Güneş'e. -Şakasını bile yapma.
-O da Ay olur, olmaz mı? -Aşkım git Allah aşkına.
-Vallahi aşkım. -[kapı zili]
Geldiler.
[arka arkaya kapı zil sesi]
Ne?
Bir de orada kocaman "Zile basmayın. Çocuk uyuyor." yazıyor!
[Onur fısıldar]
Aa!
-Merhaba. -Merhaba.
Burcu, bunu dışarıda düşürmüşsünüz.
Sen…
-Şöyle vereyim. -Bana.
-Teşekkürler. -Yengem nasıl…
Nasılsın?
O şey?
Kusmuk.
İyi bari. Makyajınızı çıkarmışsınız.
Yenge sorma. Engin'in bok yemesi.
[gülerek] Bir şey diyeceğim Allah aşkına. O kıyafetleri nereden buldunuz?
[kekeleyerek] Abartı mı olmuş?
Yok ya. Çok zarifti.
-Biz seçtik. -Bu arada
yengem, seversin diye künefe getirdik.
Aynı zamanda süt yapar cuk cuk.
-Çok sağ ol. -İyi vallahi, tebrik ederim, böyle hiç
perişan falan olmamışsın.
-Aynen. -Onur dedi.
Evet, iyiyim. Öyle hiç lohusa falan olmadım yani.
Hadi, hadi.
Bir şey rica edeceğim.
Kız çok zor uyuyor. Allah aşkına geceleri uyanıp
gündüz falan bir karışık, yani ses yapmazsanız.
-Çok sevinirim. -Küçük harflerle.
-Hadi maç başlıyor ya. -Hadi tamam.
Aşkım, sen de bize böyle bir cips çerez bir şeyler yap.
-Biliyorsun, halledersin. -Eline sağlık yenge.
[alçak seslerle heves nidaları]
Hadi bakalım. Hadi bakalım.
Yalnız ben ortaya geçiyorum.
Gel abi. Geç, geç.
-[Selim] Böyle miydik? -[Engin] Güzel 11.
-Güzel 11. -Güzel 11.
-İdeal. -[alçak sesle] Orada bir şey yok.
Amına koyduğumun çocuğu! Hiçbir şey yok!
[televizyondan maç sesleri]
[alçak sesle] Kaçıyor, kaçıyor, kaçıyor!
[alçak sesle] Hadi, hadi!
[alçak sesle gol sevinci]
-[daha yüksek] Hadi, hadi! -Hadi!
-Gol! -Gol be!
Gol be!
[sessizlik nidası]
Şşş, sessiz.
[Engin] Sakin.
[gerilim müziği]
Bir su içersin sonra top…
[gerginlik nidaları]
[korkarak] Su içecektim. İçmelik su.
Çekil.
-[Engin] Hadi abi. -Ne oluyor oğlum?
-Nereye oğlum? -Kalkalım abi gidelim, izledik maçımızı.
-Dur, oturun ya. -Yok.
-Hadi al sen de giy şunu. -Oğlum kritik izleyecektik ya.
Ya boş ver kritiği mıritiği. Hadi gidelim.
Su istemiştin.
[içme sesi]
-Ne oldu? -Ne bileyim baksana şuna.
-Sağ ol yenge. -Bitir bitir.
[içme sesleri]
Bitir.
Ziyade olsun.
-Hadi kalk. -Kalktım.
[Engin] Hadi bye-bye.
-İyi geceler. -İyi.
-Görüşürüz. -İyi akşamlar.
-İyi geceler. -Kapıyı kapatın arkanızdan.
-[Engin] Tamam. -Ayakkabınızı giyseydiniz.
[kapı kapanma sesi]
[nefes verme sesi]
[kına müziğiyle karışık yankılı müzik]
[komik müzik]
[Saniye] Burcu?
[korna sesleri]
[bağırarak] Basma kornaya! Çocuk uyuyor! Hadi! Hadi git!
Valla gelirim aşağıya!
-[bebek ağlar] -Yürü git!
Sus!
[yankılı inek sesi]
[yankılı] Selam.
Sütün nasıl, az mı?
Benimki şelale gibiydi. Hiperlaktasyon olmuştum.
-Çoğu da kötü yani. -[inek sesi]
Sütüm az diye üzülme. Tamam mı?
[rahatlama nidası]
-Onur! -Ne oluyor ya?
-Kalk, kabus gördüm. -Ne?
-Ne kabusu ya? -Kabus gördüm.
Ne kabusu?
["Annem" çalar]
Kıymet…
…anne.
…kimse…
[Saniye] Burcu!
Burcu, kız!
[Saniye] Hadi gel.
Burcu.
Kız senin betin benzin atmış. Hayırdır inşallah.
-Yeni uyandım. -Bana bak, anan aradı.
Kadıncağız seni aranmamış uyandırmamak için ama merakta ha.
İyiyim iyiyim. İyiyim de
hazırlanmam lazım Fulya'nın gelinlik provasına gideceğim.
Sabah sabah?
Ya hatalar yaptım ya? Gönlünü almak için erkenden gideceğim.
Mekana el atacağım.
Balon söyledim. Senin siparişlerini de söyledim.
Bana bak, şey ettin değil mi hepsini taze taze dedin, değil mi?
-Kız süt veriyorsun. -Evet, taptaze.
İyi.
Sen tava böreği mi yaptın?
[onaylama nidası]
Benim için mi?
Hay Allah'ım.
Çok duygulandırdın beni ya.
Ver bakayım.
Bu ellerle mi yaptın?
Yok. Tövbe estağfurullah. [kapı çalma sesi]
Sen ne yürekli kadınsın be.
Bakarım ben. Allah Allah.
Bu kız niye bu kadar duygulandı ya?
Merhabalar, iyi günler efendim. Siparişiniz.
Bir dakika.
İnanamıyorum.
Tam istediğim saatte getirmişsiniz.
Rica ederim efendim. Yani işimiz bu.
Olur mu canım işimiz?
Geç de gelebilirdiniz.
[ağlamaklı] Kapıma kadar da teslim ediyorsunuz ne istiyorsam inanamıyorum ya.
Ay çok duygulandırdınız beni. Çok kötü oldum.
Çok duygulandım. Çok kötü oldum.
-Ver yavrum, iyi günler size. -İyi günler.
Gir içeri. Geç.
-Geç. -Sağ olun.
Ay canım benim. Tam saatinde getirmiş böyle şey olur mu?
-[Burcu] Halacığım. -Merhaba.
Ne güzel hazırlamışsınız, maşallah.
Mutluluklar.
Zehra Teyzem gel.
Gördünüz mü bunu?
Mehmet'in annesi, buyurun.
-İlayda. -Burcu.
-Fulya'm. -Burcucuğum.
Ufak dokunuşlar yaptım.
Ne gerek vardı ya?
-Bak, sen. -Aa, ben.
[gülüşmeler]
Ağlıyor.
Hadi bakalım siz bir hele oturun.
Kızımız giyinsin.
-Ben giyineyim. -Hadi, hadi aşkım.
Çok heyecanlı.
-Ne haber? -İyi.
Birlikte?
[İlayda] Harika.
-Hazır mısın? -[Fulya] Hazırım, geliyorum.
[sevinçle] Geliyor.
[ambiyans müziği]
[beğenme nidaları]
-Nasıl? -Ay çok güzel.
-Hayatım. -Canım çok güzel olmuşsun.
-Fulya çok güzelsin. -Gerçekten mi?
[Fulya] Beğendin mi? Benim de çok içime sindi ya.
-Ellerinizle mi diktiniz gelinliği? -Ne münasebet?
Burcu!
Fulya'm.
Küçük beyaz bir güvercin gibisin.
Masum.
Savunmasız.
Uçmaya hevesli.
Burcu…
[susturma nidası]
Annenden ayrılmaya hazır mısın sen?
Şu kadından.
İşte besle büyüt…
Hop, gitti. Pır.
Uçtu.
Çal kız.
-Tutabilirsen tut işte. -["Annem" çalar]
Ama tutamazsın gidiyor.
Uykusuz geceler, perişanlıklar.
-Ne oldu bak. -Anne?
Anneciğim?
-[ağlayarak] Gitti. -Anneciğim bir bende kalır mısın lütfen?
-Senin tansiyonun var lütfen yapma. -Annen haklı. Ana o.
-Fulyacığım. -Bırakma kendini.
Anne bak beni üzüyorsun. Bugün çok güzel bir gün anneciğim, lütfen.
Canım benim. Bırak rahatlasın.
Gidip lavaboya yüzünü yıkar mısın?
-Yüzünü yıka hadi. -Ağla aşkım ağla.
Anne şuna uyma rica ediyorum.
[bağırarak] Ya sen de kapat şu şarkıyı!
-Anne lütfen rica ediyorum ama. -[İlayda] Kız!
-Kapat şunu! -Dur.
-Çıldıracağım ben şimdi. -Gel sen de benimle.
-Yürü. -Gerçekten.
Ya tam da nakaratta kapattılar.
-Tamam ben sana söylerim. -Söyle.
♪ Rastlarsan gözleri ♪
♪ Yaşlı yavruna ♪
♪ Suçunu bağışla, sarıl boynuna ♪
♪ Biz bize yaşarken ♪
♪ Geldik oyuna ♪
♪ Eller kadir kıymet… ♪
Hayatım şöyle yapıyoruz hamamı ben yapıyorum.
-Tamam. -Fulya lütfen.
♪ Senin kadar kimse ♪
♪ Sevmiyor anne ♪
Anne…
[ağlamaklı] Ağzına sağlık.
-Ben şarkı mı söyledim? -Olsun.
[çamaşır makinesi sesi]
Burcucuğum.
-Yemek hazır. -[Burcu] Ne var ya?
[Burcu] Ne yaptım ben ya? Bir kuple duygulanıp şarkı söyledim.
Kimle konuşuyor ya?
[tuhaf gülme sesi]
İyi misin? İyiyim.
İyi misin?
[Burcu] İyiyim ya.
[tuhaf gülme sesi]
İyi miyim? İyisin iyisin.
-[korkulu müzik] -İyi misin? İyiyim iyiyim.
[Burcu tuhaf sesler çıkartır]
[Burcu] Garibim ben ya.
[Burcu] Ne oluyor bana?
[Burcu] Ne oldu bana?
[Burcu] İyi misin?
[gök gürültüsü sesi]
Hadi afiyetle ye. Aşkım benim.
[yeme sesleri]
-Aşkım daha ister misin? -Ver ver.
Ver ver ver.
[aşırı iştahlı yeme sesleri]
-Çok mu acıktın sen? -Evet.
-Senin canın Fulya'ya mı sıkıldı? -Yok be.
[alaycı güler]
Hamamı İlayda yapacakmış. Yapsın da görsün gününü bana ne.
Aşkım bak çatal bıçak var istersen. Ben dilimleyeyim mi?
Böyle daha zevkli.
Bu şehrin en iyi organizasyoncusu kim?
[bağırarak]
-Kim bu şehrin en iyi organizasyoncusu? -Sensin aşkım.
-Tabii. -Benim aşkım.
[homurdanarak yeme sesi]
Aşkım afiyet olsun valla bayağı vahşi yiyorsun.
Vahşi mahşi.
Zevk alıyorum anlıyor musun? Zevk.
Böyle mi yemek istiyorsun?
-[Onur] Böyle mi yemek istiyor canın. -Böyle yemek istiyor.
Böyle aksın her yerimden.
Ama seni böyle bir şey ele geçirilmiş gibi.
-Değil, değil mi aşkım? -Ele geçirmiş gibi.
[homurdanma sesleri]
Hayvanım ben, hayvanım. Onu mu demek istiyorsun?
Aşkım ya, emzirince şekerim düşüyor ya o yüzden kusura bakma.
[tedirgin gülme sesi]
Afiyet olsun.
[gök gürültüsü sesi]
[telefon zil sesi]
Allah Allah!
-Alo? -Alo.
-Saniye Abla iyi akşamlar, nasılsın? -[Saniye] İyi akşamlar yavrum.
İyiyim ben. Şey soracaktım.
[kekeleyerek] Sen bir al,
karısı mı karası mı bir şeyden bahsetmiştin ya?
Onda şey var mı böyle kendi kendine konuşma, iştah falan?
Var tabii, olmaz mı yavrum. Var.
-Yapma. -[Saniye] Korkma oğlum korkma.
O böyle…
…sürünür…
…uçar…
…gelir, görünür, gider.
Peki nasıl anlayacağım mesela ben gelse?
Anlarsın anlarsın.
Görürsün yavrum böyle.
-Gizli gizli görünüyor. -Gözükür mü?
-Gözükmesin ya. -O geldiğinde…
…sen şey yap böyle ''Allahuekber'' de.
-O hemen gider. -Allahuekber.
He.
[kekeler] Yok abla, şakadan dedim ya.
[ağzında lafı geveleme sesi]
Tamam, iyi akşamlar diliyorum. Kapatıyorum hadi.
Onur.
Aşkım çok zor uyudu. Allah aşkına ses yapma e mi?
Tamam aşkım ben ayaktayım zaten. Merak etme sen.
Ben bir banyoya gireceğim. Yarın vaktim olmaz.
Sen kamerayı bana ver.
Ben burada… Ya da oraya koy.
-[gök gürültüsü] -Oraya koy, oradan bakarım ben.
Sen iyi misin?
Çok kötü kaşınıyorum ya. Banyo yapayım, kendime geleceğim.
Tırnakların da çok uzamış.
-Tamam. -Dikkatli ol.
[gerilimli müzik]
[şaşırma nidası]
[şaşırma nidası]
Ben laptopun şarjını taktım mı ya?
Bismillah…
[korku müziği]
Burcu?
[gök gürültüsü]
Burcu?
[bebek sesleri]
[bebek sakinleştirme sesleri]
[kapı gıcırdama sesi]
Burcu?
[gök gürültüsü]
Allah!
[susturma nidası]
Ananı sikeyim!
[korkuyla] Gelme!
[Onur] Gelme, gelme.
Kış kış kış.
[Onur] Git, gelme git.
-[bağırarak] Allahuekber! -Sus!
Manyak mısın nesin?
-Burcu? -Benim.
-Aşkım. -Allah Allah.
Çocuğu uyandırdın Onur ya.
Allah Allah!
[nefes nefese]
Ödüm patladı.
O neydi lan?
[korku nidaları]
İnanamıyorum ya.
Demek beni Alkarısı zannettin?
Saniye Abla dedi.
Evet. Geliyormuş böyle cadı gibi yeni annelerin içine giriyormuş.
Sonra etrafındakilerin ciğerini yiyormuş. Söylesene abla.
Demedim. Vallahi hiç öyle bir şey demedim.
Ben musallat olabilirmiş dedim yani.
Bana musallat oluyor yani?
Bravo size ya. Alemsiniz vallahi billahi.
Aşkım sen de çok iştahlı yiyordun.
-Tıpkı bir hayvan gibi. -Oha Onur.
Yuh Onur. Aşk olsun ya.
-O anlamda… -Ama yavrum vallahi…
-Böyle bir olay var yani. -Yok, nasıl var ya?
Lohusa kadını yalnız bırakmasınlar diye uydurulmuş bir hikaye bu, mit yani.
Uykusuzluk hormonlar yer değiştiriyor.
Halüsinasyon. Delirme hâli ya.
Yavrum korktum ben de. Böyle ekranda bir karaltı gördüm.
Sonra sen böyle sürüne sürüne üstüme gelince panik oldum.
Onurcuğum bilerek mi sürünüyorum? Çocuk beni görmesin diye süründüm.
Hayatım o kadar minnacık bebek nasıl görsün seni? [kapı çalma sesi]
Saniye Abla sen söyler misin? Görür mü o kadar minik bebek?
Sustun şimdi.
Sen demedin mi musallat oluyor diye ya?
Ben yine gelemiyorum.
Zaten.
Ya şu giden bakıcı vardı ya? İri, Dilfuza.
-Geri geldi. -Çok sevindim.
Vallahi ben de. Bak bana diyor ki
diğer evdeki kadın çok zekiydi diyor.
Sen çok safsın, çok kolaysın dedi bana.
Ah ne güzel.
Yoksa aslında hamama gelmeyi çok istiyordum da.
İlayda paylaşmış, şimdi gördüm. Mükemmel.
Sen inanılmaz bir kadınsın. Gelmişim farz et.
Ellerine sağlık ya.
Bunu ben yapmadım, İlayda yaptı.
[bağırarak] Ay Özge, gelemiyorsan gelemiyorsun! Ne yapalım yani ya?
Bıktım senin şu bakıcı muhabbetinden de! Yeter!
-Tek başına bakamıyor musun anlamadım ki! -Bağırma Özge Hanım'a!
[gülerek] Gel Özge Hanım, gel.
[kısık sesle] Sana ne be?
Manyak mıdır nedir?
İri.
İri.
Ya bu çok zor. Şart mı acaba bu?
Bir de oje sürdüm.
Bu peştamaller aşırı rahat. Asla terletmiyor
Ve çok keyifli. Onun için link koyuyorum.
Ve bu güller için sizin için indirim aldım.
ILOS15 koduyla indiriminize sahip olabilirsiniz onun da linkini bırakacağım.
Ve bu görmüş olduğunuz bütün zeytinyağlılar Sacide Teyze'nin
sevimli mandıra evinden.
[İlayda] Sacide Teyzem cansın.
Ay sıçacağım Sacide Teyze'ne de he.
[Burcu] Çok teşekkürler.
Koray. Ne yaptınız gittiniz mi?
[İlayda] Ne demek ya?
[İlayda] Çocukla sen gidecektiniz ya ben gelemeyeceğim dedim hani.
Senin toplantın tabii ki.
Tamam hadi bye bye, tamam.
[şaşırma nidası]
[İlayda] Gelebilmişsin.
Gelebilmişsin. Nasıl, beğendin mi?
Yani seninkiler gibi olamaz ama…
[abartarak] …seninkilerden çok daha iyi olur dermişim.
-Alınmıyorsun değil mi böyle şeylere? -Yok be.
Yani güzel eline sağlık ama…
…benim biraz tarzım farklı. Elit seviyorum ben.
Aynen aynen. Kınada gördük senin elitliğini.
[yapmacık sesle] Yavrucuğum bir şey diyeceğim.
Allah aşkına bir bakar mısın şu hazırlıklara?
Sen bunu yapabilir misin?
Bence yapamazsın o yüzden.
Sen ne yapıyorsun biliyor musun?
Buranın tadını çıkarıyorsun bebişim.
["Rakkas" çalar]
[Fulya] Burcu! Burcu, hadi gel!
[alkış sesleri]
Ay bir şey diyeceğim İlayda ya.
Tosun Paşa'yı da söyle tam olsun be.
Ay bu çok iyi fikir. İloş bunu yapar.
-Çal. -Saçmalama, şaka yaptım be.
♪ O kurnadan bu kurnaya ♪
♪ Çirkef sıçramış ♪
Çirkef, aynen.
♪ O kurnadan bu kurnaya çirkef sıçramış ♪
Aynen.
♪ 35 yaşında da lohusa da Burcu ♪
♪ Pek de kartlaşmış ♪
[alay ederek taklit sesi]
[abartarak] Ne kadar komik! Öldüm gülmekten.
Susar mısınız siz de be? [alay etme sesleri]
Ay Fulya sen de gülüyor musun buna ya?
Bu günü bekliyormuşsun aşkım yani. Hamam, hamam.
Ay bir de bir şeyler yapmış böyle iğrenç.
Her şey sponsor. Bir de seviyormuş gibi özenmiş gibi.
Yalan. Her şey sahte. [iğrenme sesi]
Ay bari gül gerçek olsaydı.
-Günah be. -Gerçek.
-Günah be! -Burcu.
Gerçekmiş.
-Yedi. -Günah be!
Gerçek gülleri hibe mi ettin?
[gülerek] Aşkım o hebadır bir kere.
Hadi len!
Dalga mı geçiyor ya?
-O kadar saçma ki. -Alın!
[eşya devrilme sesleri]
[oh çekme sesi]
Sponsor.
-[ağlayarak] Bu benim hamamım. -Evet bir tanem.
[duygusal müzik]
[seslenme nidası]
Hı?
Sen yarın gidecek misin düğüne?
Yani arkadaşımın en özel günü.
De arkadaş mıyız onu bilmiyorum.
Siz Fulya'yla bozulmazsınız ya.
-Hamamda ne oldu onu da söylemedin. -Yok ya önemli değil.
-Yani benle alakası yok. -Kızım.
Gideceksen uyu.
Evet ya.
-Gideceğim. -Kesintisiz uyuman lazım ha.
O zaman anne, süt sağdım dolapta. İki kere vereceksin zaten.
-Ben uyuyayım. -Uyu aşkım, uyu.
Al anneciğim.
[Burcu] Aşkım.
Seni de uyarmaktan çok yoruldum ama.
Ne olursun, ama bak yalvarıyorum ses yapma.
Çünkü kendi kendine uyanmayınca çok sinirleniyor ve tekrar uyumuyor.
-Uyumam lazım, anladın mı? -Hayatım, tamam.
Ben buradayım ne yapabilirim ses?
Yani geçen gün beni cadı zannettiğin için.
-Çok şey yapma ya. -Bak.
-Uyuyorum. -Tamam bir tanem.
-Seni seviyorum. -Ben de seni seviyorum bir tanem.
Onur?
Allah'ım ne olur uyuyayım ve yarın güzel geçsin.
Oh.
[tuvalet sesleri]
[klozet kapağı çarpma sesi]
Hay Onur!
Uyuyor değil mi?
[lamba devrilme sesi]
[sinirle homurdanma]
Hay Allah ya!
-Senin ben ananı sikeyim! -Aşkım.
Sen ne biçim bir adamsın ya? Ben sana demedim mi?
Ses yapma demedim mi? Uyuyacağım demedim mi?
Yorgunum demedim mi?
[ağlayarak] Demedim mi? Sen neden bana acımıyorsun?
Neden? Neden bana acımıyorsun?
Ben sana demedim mi be?
Ben sana demedim mi?
[bebek ağlaması]
Ben sana demedim mi?
Anneciğim.
Dün ben böyle kriz gibi bir şey geçirdim ya.
İstemeden ağzımdan böyle kötü bir şeyler çıktı.
Gibi de oldu.
Çok özür dilerim.
Onca küfür varken annemi tercih etmen de aşkım bu arada…
-Onur zaten utanıyorum ya. -Şaka be.
Çok özür dilerim.
[Semiha] Yavrum çok yorgunsun. Normal.
[of çeker] İşte yani, en başından yardım isteseydim.
Gurur yaptım herhalde böyle içime attım.
O patladı.
Biz senin için buradayız.
Tek başına olmaz.
Evet ya.
Ama bir de bakıyorum böyle diğer anneler bakımlı, süslü.
Mutlu pozitif. Ben niye böyle panda gibiyim ya?
Aşkım.
Kızım biz de böyleydik.
Biz de çok zorlandık.
Kim bu işi tek başıma yapıyorum derse yalan söylüyordur, inanma.
Evet ya.
Bir de insan ego yapıyor galiba böyle.
Her şeyi halledebilirim ben. Güçlü anneyim, dayanıklı anneyim diye.
Ben de her şeye koşturdum yani.
Fulyacığım…
…hani gelemiyorum uykusuzum yeni doğum yaptım, yorgunum
falan desene yani. Ne bu böyle?
Etrafa yalandan iyiyim pozları. Değilsin yani işte.
Bak kızım.
Bir anne, yardım alsın ya da almasın her daim yorgundur vicdanen.
Hiçbir şeye yetemediğini düşünüyordur çünkü.
Bak, bizler burada senin için varız.
Destek olmak için.
Sen anneni de yolladın.
Bırak sana destek olalım.
İşbirliği yapalım.
Ya Burcu…
Şey diyeceğim sana…
Kusura kalma.
Ben de sana hep kendim övüp durdum.
İşte üç çocuğu şöyle büyüttüm, böyle büyüttüm bilmem ne.
Anamla kaynanam olmasaydı ben o üç çocuğu nah büyütürdüm yani.
Ne yapayım elimizde bir analık var, öyle işte onu anlatıyoruz.
-Kusura bakma yani. -Gel aşkım.
-Aman. -Yavrum yavrum.
-Yiyeceğim seni. -[şefkatli nidalar]
Bir dakika ya. Küfrü yiyen benim.
Benim suratım mıncırıldı.
Benden niye özür dilenmiyor şu anda?
Ya Onurcuğum sen de biraz daha yardım edebilirsin yani.
Benlik bir şey yok, benlik bir şey yok. Ne demek yok?
-Haklısın. -[taklit] Haklısın.
-Geç karının yanına, geç. -Gel gel.
Hayır valla ya. Babanın yardımı en önemlisi.
Bizim çocuğumuz ya.
Hani bir de galiba babayla paylaşınca kaygı azalıyor ya.
Haklısın hayatım ama sen de bir şey söylemedin ki.
Hayır biz böyle şeyleri düşünemiyoruz. Bizim kafamız talimatla çalışıyor.
Biz biraz öküzüz.
Değil mi anne?
[gülüşürler]
Biraz.
Ya of çok tatlısınız ya.
-Rahatladım biraz. -[gülüşürler]
Bir şey diyeceğim ya.
Ben biraz lohusayım değil mi?
-Biraz. -Yok aşk olsun.
-Çok az. -Yok yok bayağı.
-Eh işte. -Çok da şey değil yani.
Bildiğin lohusayım ben yani. Gerçekten.
-Güneş uyandı. -Ana, bak yavruya.
-Benlik bir şey var mı? -Tövbe estağfurullah.
[kapı zili sesi]
Ben bakarım.
Ya, ben senin kalbini kırdım değil mi?
Yok ya önemli değil.
-Ayıp ettin. -Evet evet ya, ayıp ettim.
Yani böyle çok yoruldum, sıkıştım falan. Senden çıkarmış gibi oldum.
Çok özür dilerim.
Anne olarak da seni en çok anlaması gereken bendim üstelik.
O yüzden acaba, beni affedebilir misin?
Evet. [gülüşürler]
Aşkım.
-Seni çok seviyorum. -Ben de seni.
Düğüne geleceksin değil mi?
Gidebilirsin.
Gidebiliriz!
[gülüşürler]
[derin nefes verir]
Fulya, benden nefret ediyorsun. [geveler]
-Ya sevgilim delireceğim, çok güzel. -Beğenmenize çok sevindim.
[telefon sesi]
-Aşkım? -Bir saniye.
[Burcu] Ya Fulya, çok kızgınsın bana biliyorum. Çok özür dilerim.
Yani gerçekten, itiraf edemedim…
…yorgunum diyemedim.
Böyle elime yüzüme bulaştırdım.
[Burcu] Ama izin verirsen
bugün senin yanında olmak istiyorum.
Valla hiçbir şey yapmayacağım. Ses bile çıkarmayacağım.
Sadece senin mutluluğunu görmek isterim.
Seni seviyorum.
[Semiha] Güzel kızım benim.
Çok güzel oldun.
-Çok. -Bak annen ne güzel oldu.
-Ay gelin hadi fotoğraf çekilelim. -Hadi hadi.
-Geldik geldik. -Dur.
[Saniye] Sen gel ben şu araya gireyim.
Gel, gel, gel. Onur gel.
-Bak bak. -[deklanşör sesi]
Bak, bak, bak.
Tamam.
Dur şimdi ne yazayım, ne yazayım?
En güzel iş birliği.
Hayatım.
Hı?
Şimdi şöyle bir problemimiz var.
Bakıcılarımız hasta.
Benim de bir düğüne gidip gelmem gerekiyor.
Annen de sağ olsun, gelmiyor.
Acaba kızımızla ilgilenebilir misin?
-Ben bakıcı mıyım İlayda? -Yok.
Dümdüz babasısın.
Instagram'da mı anlatsan sen bunları? Hadi.
Ne kadar güzel fikir. Şöyle yapalım mı?
Çocuğuyla hiç ilgilenmeyen babanın anıları diye bir reels mi çeksem acaba ben?
Marka da al.
Ama iş birliği yaz altına aman diyeyim.
Çok güzel. Bir gün eğer doya doya
kızımıza birlikte bakabilirsek ben de onun altına doya doya
iş birliği yazarım. Nasıl?
[alaycı sesle] Çok pis laf soktun. Gözlerim yaşardı.
Sen acaba hiç…
O yaşlı gözlerinle kızınla bir kere göz göze geldin mi?
Bir kere kızınla göz göze gelip ona gülümsedin mi?
Ha?
Şimdi ne yapalım biliyor musun?
Sen bunu bir düşün.
Ben gideyim.
[Semiha] Ben merak ediyorum bu fotoğrafların nasıl çıkacağını?
Buna ne oluyor?
Kız, hadi.
Bir barışma fotoğrafı.
[Yasemin] İloş, hoş geldin.
-Çek, çek. -İloşum!
Filtreli mi, filtresiz mi? Gerçi sen doğalcısın ama.
Biraz önce senin son koyduğun postu gördüm.
Ne kadar yalan bir fotoğraf o ya.
-Niye ya? -Rezaletsin, hadi itiraf et.
-İlaydacığım. -[İlayda] Hadi, itiraf et.
Ya söylesene.
Söylesene.
Acizsin. Perişansın.
Hadi, söyle ya. Bak prenses gibi giyinmişsin.
Ama göz altların.
Kapatamamışsın. İtiraf etsen ne olur?
İlaydacığım uykusuzum ya. Annesin sen de anlarsın yani.
Yok kayınvalidem, yok kocam falan yazmışsın bir de altına.
Bir tanem, doğurma!
Bakamıyorsan doğurma, bir tanem ne var yani?
Tamam, tamam.
[alaycı sesle] Yok kayınvalidem yanımda. Nerede, nerede?
Al bak burada kayınvaliden. Kayınvalidem yanımda, bok yanında!
[bağırarak] Tek başınasın.
Tek başınasın ya tek başınasın. Bok gibisin!
[ağlamaklı] Bok gibisin. Çocuğun da sevmeyecek seni.
Diyecek ki bu ne biçim anne. Senin için kötü anne diyecek.
Ya söylesene, insanlara yalan söylemeyi bırak artık.
Söyle, ona da söyle. Ona da söyle.
Ona da söyle, ona da söyle. Yorgunum de ya!
Yalnızım de! Desene de!
-Ya desene, yalnızım de! -Tamam, tamam.
De! Yalnızsın!
-[sakin sesle]Tamam. -Yalnızsın söyle!
Söyle, söyle. Lütfen, söyle.
Söyle. Çok yalnızım.
Ya çok yalnızım.
[ağlar] Çok yalnızım.
Çok yalnızım, çok kötü bir anneyim. Çok.
[sakin sesle] Canım benim.
Çok kötüyüm. Çok kötü bir anneyim ben Burcu.
-Gel bakalım, gel, gel. -Gel.
Kötüyüm, bilmiyorum. Bilmiyorum, ben neyim?
Ben anne miyim? Fenomen miyim ben?
Ben neyim? Eş miyim neyim ben?
-Ya ben neyim? -Sen kadınsın.
Ve kafan karışık, bu kadar. İç bakayım.
Hepimiz gibi. Yani…
…parti lideri gibi sıkıcı sıkıcı konuşmak istemiyorum.
Gülme Fulya. Ama…
…gerçekten bizim paylaşmamız lazım ya.
Böyle ama gerçekten, yani yalansız. Saklamadan, hava atmadan böyle.
Bam, bam, bam. Gerçekten paylaşacağız.
Ben mesela. Ben yorgunum.
Hayatım kaydı benim. Yoruldum.
Yani, yardım da isteyemedim. Güçsüz gözükeceğim falan diye.
[Burcu] Salak salak tribe girdim. Niye ya?
Al, bak rahatladım.
-Oh, itiraf ettim! -Ben de çocuğuma bağımlıyım galiba.
Dengeleyemiyorum.
Onu sıkmaktan korkuyorum.
Ya beni biliyorsunuz zaten Ben sürekli bakıcı arıyorum.
Yani çünkü, çocuğuma en iyi kendimin bakacağına inanmıyorum.
Ben de çocuğum küçükken işe başladığım için çok pişmanım, çok.
Madem ki herkes itirafta bulunuyor.
Ben de bir bebeğime bakacağım diye çalışmayı bıraktım için çok pişmanım.
Ben oğlumun elini sıcak sudan soğuk suya sokmadığım için
çok pişmanım kızım.
-Haklısın. -Ben de…
[ağlamaklı] …kızımın bana annelik yapmasına izin verdiğim için çok pişmanım.
Anne!
Kocamdan görmediğim sevgiyi ilgiyi oğlumdan almaya çalışırken…
…onu böylesine duyarsız…
…bencil bir hıyar gibi yetiştirdiğim için
çok üzgünüm.
Özür dilerim kızım.
Ay ben de anne olmak istemiyorum.
Hiçbir zaman da istemedim. Beni ne yapacağız?
Benim bugün düğünüm var. Ben evlenmek istiyorum.
Tamam mı? Hadi, Fundiş.
-Gel bir fotoğrafımızı çek. -Benim telefonumla.
Gel.
Senin tacın yok!
Hadi bana taç verin. Evet, benim de tacım olsun.
Ay çok hoş.
-Ağlamayın. -Ağlamıyoruz zaten.
[gülüşmeler]
-Çektim. -Ya!
-Nasıl oldu? -Nasıl?
-Filtre falan koyma doğal olsun. -Evet, evet.
Tamam.
-Hepinizi etiketliyorum. -Güzel oldu.
Ve buraya iş birliği yazmıyorum.
Kadınlar birliği yazıyorum.
[sempati sesleri]
["Kara Sevda" çalar]
-Müzik, hadi, dans edelim! -Bir dakika.
Geliyorum.
Hadi, lütfen ya!
♪ Nasıl anlatsam bilemiyorum ♪
♪ İçim içime sığmıyor ♪
♪ O deli dolu neşe dolu kişi ben değilim ♪
♪ Sanki, sanki ♪
♪ Dışarısı buz gibi, lapa lapa kar var ♪
♪ Benim içim yanıyor ♪
♪ Eksi kırk derece soğuk suda bile yüzerim ♪
♪ İnan ki ♪
[öpme sesleri]
-♪ Kara sevda, kara sevda ♪ -♪ Kara sevda ♪
♪ Dedikleri daha ne olabilir ki? ♪
-♪ Kara sevda, kara sevda ♪ -♪ Kara sevda ♪
-♪ Seni benden kim… ♪ -♪ Seni benden kim ayırabilir ki? ♪
♪ Çocukça bir aşk… ♪
-Teşekkür ederim, seni seviyorum. -Ben de seni seviyorum bir tanem.
Hadi sen eğlen hadi.
♪ Seviyorum seni delicesine ♪
[Burcu] Geldim.
Bismillahirrahmanirrahim! Ne oldu?
Dişi çıkıyor.
He?
Dişi çıkıyor.
Ama âşık olduk bir kere.
Kara sevda.
[güler]
Kara sevda, kara sevda. Kara sevda bu.
-Kara sevda. -Bu çocuk kara sevda.
-Ağzımıza sıçtı ama. -Sıçtı.
-O ayrı. -Ama güzel.
Kapatıyorum. Ağzımıza sıçtı.
[telaşla] Kızımız geliyor, yavrumuz geliyor.
[gülerler] Of yeter artık ya!
[gülüşmeler]
[gülüşmeler]
♪…sevmiyor annem ♪
[bağırarak] ♪ Biz bize… ♪
[gülüşmeler]
[bağırarak] ♪…geldik oyuna! ♪
♪ …eller kadir… ♪
Hocam ya!
-[hızlı nefes sesi] -Hadi aşkım.
[gülüşmeler]
[eğlenme sesleri]
-Çok güzel, bravo. -Aşkım götün çok seksi oldu ha.
Böyle etli gibi oldu ya.
-Biraz pörsüktü. -Sen kendi götünü gördün mü?
[gülüşmeler]
-Burcu? -Annenden ayrılmaya hazır mısın sen?
[gülüşmeler]
-Hazır mısın? -Hazırım.
Hazır mısın uçmaya?
[gülüşmeler]
Hocam! Bir dakika yapacağım.
[oynama nidaları]
[gülerek] Yok, yapamayacağım.
Hocam!
-Hocam! -[gülüşmeler]
Demek ki…
Peygamberin kavliyle oğlunuz Fulya'yı…
-Sen Fulya'nın arkadaşısın. -[gülüşmeler]
-Bir de yeni bebeğin olmuş yavrum. -[gülüşmeler]
Evet.
[gülüşmeler]
Bu ne ya? Hocam!
[gülüşmeler]
-[vurma sesi] -[gülüşmeler]
Kalk.
[gülüşmeler]
-[horlama sesi] -[gülüşmeler]
-Kızım senin dediğin şey… -[ağzı dolu sesle] Dur, dur.
[gülüşmeler]
-Çok zordayım zaten. -Tamam, özür dilerim.
Bizim çocuklarla maça gittik. Kafam zonk zonk.
Sen gece neden dışarı çıkıyorsun?
Böyle görünce…
[gülüşmeler]
[abartılı yeme sesleri]
[gülme sesleri]
[homurdanarak yeme sesleri]
-Bu yeni gelen… -[eşya düşme sesi]
Ay aklım çıktı.
[gülerek] Özür dilerim.
Bismillahirahmanirahim.
[ekipten adam] Gupse, Onur da oynasın.
[gülüşmeler]
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.