All language subtitles for Kara Sevda 1. Bölüm(1)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian Download
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish Download
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German Download
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian Download
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali Download
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Kemal Soyları, Maden 4

Geçen seneye göre ihraca yüzde beş buçuk artı altı artmış.

Tam on dokuz milyon ton maden ihraç etmişiz.

Az mı? Ne eder biliyor musun?

Üç milyar sekiz yüz altmış beş milyon dolar eder.

Az para bu.

Sanki o kadar parayı oğlunun cebine koyacaklar baba ya.

Adamdaki hevese bak. İki kuruş kazanmak için yerin dibine girecek.

Biz burada uçuyoruz.

Al, bir dakika sen kullan.

Aslan oğlum, doksan puan almış. Bir sınavı daha vermiş.

Bu gidişle bitirecek okulu.

Hadi gözün aydın.

Sağ ol Allah razı olsun.

Senden de. Mühendis babası oluyorsun ha.

Vallahi billahi maşallah.

Gözünüz aydın ya. O kadar okudu, kömürücü olacak.

Bana bak, annene telefon et. Akşama şöyle güzel bir sofra hazırlasın.

Ne yapsın baba? Kuzu mu çevirsin?

Buyurun bir tane.

Fazla akbil olan var mı?

Pardon ama parayla değil mi?

Ben yardımcı olayım.

Çok özür dilerim. Çok özür dilerim.

Önemli değil. Şöyle vereyim.

Şöyle.

İyi misin?

İyiyim iyiyim.

Teşekkürler.

Rica ederim.

Buyurun lütfen.

Yok canım.

Ama olmaz öyle şey. Sonuçta siz ödediniz. Lütfen alın.

Olur mu öyle şey? Önemli değil.

Peki, teşekkürler.

Şurası boşaldı galiba.

Mesela siz oraya geçebilirsiniz.

Bu arada gerçekten teşekkür ederim.

Gerçekten önemli değil.

Hop! Kardeşim.

Tam zamanında. Ahmet abinin tekneye gidiyoruz. İş var.

Nereden baksan bir yüzlük yani.

Ne oldu lan? Ayakta uyuyorsun.

Rüya bile gördüm.

Çok acayip bir şey oldu.

Hoş geldiniz.

İndim işte Sarıyer'e yakın bir yerde.

Oradan da atladım taksiye geldim.

Evet evet.

Yani yok ya. Çok eğlenceliydi.

Tamam tamam. Canım benim. Benim için hiç dert değil.

Kalsın sen de araba. Yarın alırım.

Yasemin'ciğim ben eve geldim şimdi. Hadi görüşürüz.

Bye bye.

Ne haber tatlım?

İyiyim. Sen nasılsın?

İyi.

İyi.

Ben geldim.

Hoş geldin.

Araban niye Yasemin'de?

Çünkü bugün otobüse bindim.

Aa ne zorunu?

Otobüse mi?

Karma sergi için çalıştım.

Sıkıldım hep aynı yüzler aynı ifadeler.

Böyle biraz değişik bir şey olsun dedim.

Neymiş ya?

Vallahi tuhafsın Nihan.

İnşallah bu tuhaflıkların alışkanlık haline gelmez.

Ben bir duş alıp uzanacağım.

Otobüslerde it iç kakış yoruluyordur insan tabii.

Bak nasıl sinir ediyor beni.

Ozan.

Uyuyup kalma sakın.

Akşama yemek var.

Nihan.

Efsane.

Buyurun.

Nihan'ın üstünden çıkan kıyafetler doğru kuru temizlemeye.

Peki.

İyi misiniz?

İyiyim iyiyim.

Soğuk soğuk bir limonata getireyim içer misin?

Tamam.

Ecin yanık kokusu geliyor ya bir yerden.

Bakıyor bir de öyle.

İçten yanmadı.

Ne diyorsun oğlum?

Durumum vayım kardeşim.

Ne oluyor Ruzo ya?

Söylesen kimse inanmaz.

Bir daha görür müyüm dersin?

Nasip'ten öte köy yok be kardeşim.

Karşına bir kere çıktıysa ikinciye de çıkar.

Çıkar da sen oradan sağ çıkar mısın onu bilmem.

Oğlum el kol yapma.

Yardım edeyim mi?

Evet.

Nihan.

Beş dakika içinde aşağıda olmazsan vallahi yüzüne bakmam Nihan.

Herkes geldi.

Anne.

Nihancığım.

Bu gece baban için çok önemli.

Hepimiz için çok önemli.

Eğer bu birleşme olmazsa, hisseler satılmazsa...

...sen sadece fantezi olarak binmeyeceksin otobüslere.

Tek kurtuluşumuz Galip amcanın bu şirketi alması.

Onların azlanacağına adam gibi aşağı in ve gönüllerini al.

Emre de iyi davran.

Aferin kardeşim.

Çok teşekkür ederim.

Hoş geldiniz.

Sen de hoş geldin güzelim.

Nihancığım sen her geçen gün daha da mı güzelleşiyorsun bakayım?

Ne haber?

Şu andan itibaren iyi.

Hadi geçelim mi sofraya?

Buyurun.

Hadi.

Bugün Beşiktaş sarı yer attığında görmüşler seni.

Yarın hangi haftasın?

Yoksa bu sefer minibüse mi bineceksin yeni yüzer bulmak için?

Seninle ikiz olduğumuza emin misin?

Çünkü bence Emre'yle kardeş olmalıymışsınız da.

Aynısınız.

Nihancığım.

Siz başladınız mı yine?

Büyük aşklar kavgayla başlar.

Ama bu başlangıç aşamasına geçti artık değil mi?

Biz kara sevdaya doğru yol alıyoruz.

Evet.

Galip amca.

Gerçekten kararlı mısınız bu büyük imparatorluğunuzu Emir'e bırakmaya?

Hem de büyük bir memnuniyetle.

Emir'den o kadar eminim ki daha şimdiden defalarca kendini kanıtladı.

Gözüm hiç arkada değil.

Çok büyük başarılara imza atacak biliyorum.

Hepinizin çaresi olacak.

İnşallah.

İnşallah.

Öyleyse...

...geleceğe kadeh kaldırıyorum.

Hadi bakalım.

Geleceğe.

Emir'e.

Maşallah benim oğlum ha.

90 ha.

Aferin sana.

Ya anacığım o notlar keşke bir işe yarasa.

En son yaptığım iş görüşmesinin üzerinden 15 gün geçti.

E hala bir dönüş yapmadıklarına göre bundan da pek umut yok.

Oğlum sen tutturdun gidip madende çalışacağım diye.

Hocaların demiyor mu sana bak okulda kal önün açık ne güzel.

Anacığım benim çalışmam lazım.

Oğlum sen zaten çalışıyorsun ya.

Senin borç durduğun mu var?

Bak o tekneleri zımparalamaktan ellerin ne hale geldi.

Evet ya o eller bizi kurtaracak.

Çirahi faturayı o eller ödeyecek.

Zeynep'in açlığını o eller verecek.

Mühendis elleri ya boru değil ki.

Tarık.

Zevzeklik yapma.

Çakalaşıyoruz baba ya.

Baba abim haklı.

Fedakarlığınız için sağ olun.

İnşallah sıra bende.

Eyvallah kardeşim.

Aldırma sen bana.

Hı.

Hani bu mühendislerin yazın kampları falan oluyor ya tatilleri.

Hı hı.

İnşallah sen de öyle bir işe girersin.

Al işte.

Köy yanar deli taranır bu.

Ne var canım kötü bir şey mi söyledim?

Ne güzel işte ailecek tatil etmiş oluruz.

Dur bakalım bir iş bulalım mı?

Sonra tatile bakarız.

Tarık abin sana tatil yaptıracak.

Paracıklar birikiyor çaktırma.

Aslan abim benim.

Önce güzel bir iş.

Sonra da bir eş hayırlısıyla.

Hayırlısı.

Hayırlısı tabi ya.

Yeter artık İlhan.

Zaten yordun.

Bir de sen gelmiyorsun.

Ya Emir'in teklifini kabul etmeyip de ne yapacaksın?

Kafanda ne var Önder?

Biz iflasın eşiğindeyiz.

Sen hala niye nazlanıyorsun ben anlamıyorum ki.

İmzala artık şu anlaşmayı.

Bak.

Ben senin huzurun için söylüyorum.

Başka şansın yok.

Galip yok artık karşımda Vildan.

Yeni yetme Emir'e mi güveneceğim?

Evet.

Emir'e güvenmek zorundasın.

Başka çaremiz yok.

Batmak istemiyorsak Emir'in uzattığı eli tutacağız.

Önümüze attıklarıyla yetineceğiz yani.

Öyle mi?

Neredeyse şirketin yüzde yetmişini istiyor.

Cilalar bende.

Zımpara bende.

Boyalar tamam.

Tamam bir şey unutmadık.

Hadi bir an önce şuradan çıkalım ya.

Burası beni acayip bunaltıyor.

Ne yapıyorsun oğlum?

Çıkalım diyorum hala duruyorsun ya.

Tam bizim Zeyneplik değil mi?

Böyle can canlı şeyleri de çok sever.

İndirimde de.

Para yok ki oğlum.

Bende var oğlum.

Hadi gel ben alayım.

Hediye lan kırk yılın başında gel.

Saçmalama.

Ondan sonra Zeynep beynimin etini yiyecek.

Salih abi benimle abimden daha fazla ilgileniyor diye.

Hadi yürü.

Yok o rengi yok şu rengi.

O ne ya?

Nasıl ya?

Ne oldu lan neye bakıyorsun?

Bu tanıdık.

Oğlum bu sana benziyor lan.

Nihan.

O kim?

O kız mı lan yoksa?

Bir aydır anlatıp durduğun kız bu mu?

Kız gerçekten ressammış.

Vay be.

E hadi soralım oğlum.

Neredeymiş nasıl buluruz?

Yok oğlum sorma.

Oğlum gel soralım lan gel.

Sorma.

Asım hediyeyi unutma.

Gül kurusu gibi uzun belgesi efendim.

Gül kurusu mu?

Gül kurusu efendim.

Beyaz gardinyalar pasta kesiminden 10 dakika önce girişe bırakılacak efendim.

Ardından da hemen Nihan hanıma takdim edilecek.

Kartta da istediğiniz gibi doğum günü, doğum günü yazıyor.

İyi eğlenceler efendim.

Nihan hanıma saygılar.

Sana kalırsa 10 yılda çıkarsın kızın karşısına.

Niye bana egel oldun lan?

Niye sordurtmadın nerededir diye?

Yoksa diplomayı mı bekliyorsun lan?

Öyle mi çıkacaksın kızın karşısına?

Bana bak al sen şunları.

Al bakayım.

Ben eve gidiyorum üstümü başımı değiştireceğim.

Sen de oraya biraz nefeslen.

Eyvallah eyvallah.

Yok artık.

Al bunu uygun bir yere koy tamam mı?

Ya nerede kaldınız?

Bir de ilk siz geleceksiniz.

Ya anneciğim bir asfalt edelim.

Gelmezler o zaman.

Güzel sakın gelecek o zaman.

İnşallah.

Al şunu kardeşim.

Arkadaş yanlışlıkla verdim.

Sakin ol şampiyon başarabilirsin.

Ne oluyor Emir?

Bütün gece baş başa kalamadık.

Çok normal değil mi?

Çünkü bugün benim doğum günüm.

Ve sadece sen yoksun.

Arkadaşlarım var.

Benden başka herkesle dans ettin.

Doruk'a çok ayıp oldu.

Asıl bana ayıp oldu bana.

Sen sarhoşsun galiba bırak beni.

Buraya gelmek için ne kadar büyük işledi.

Yarın bıraktım haberin yok.

Emir bırakır mısın?

Sana ne kadar değer veriyorum görüyor musun?

Emir lütfen diyorum bırak beni.

Ama bırakır mısın?

Ne oluyor Niyan?

Ya ne yapıyorsun?

Emir ayıp ediyorsun farkındasın değil mi?

Kaybol.

Ne? Kaybol ha?

Sana ne ya?

Sana ne?

Ayıp ediyorsun ama.

Ya sen bencil küstah kaba manyağın takısın ya.

Ama senin manyağın.

Bırak Allah aşkına.

Teknedeyim biraz hava alacağım.

Ne oluyor abi?

Cilveleşiyoruz.

Niyan.

İçeride seni tokatlamadığına dua et Emir.

Git buradan.

Kıskanıyorum seni.

Kıskanma Emir kıskanma istemiyorum.

Hem beni rezil ettin hem de partimi rezil ettin anladın mı?

Seni bir de adam yerine koyup çağırdım.

Keşke çağırmasaydım.

Niyan.

Rahat bırak beni.

Dileme.

Rahat bırak beni dileme.

Manyak ya.

Manyak.

Sefil yer burası.

Doğum gününde yaşadığım şeye bak.

Rezil etti doğum günümü.

Öyle mi?

Çok rezil etti.

Kafama çarptı mı payağıma dolandı.

Ölüyorum.

Doğum günün kutlu olsun.

Bugün gerçekten benim doğum günümdü.

Biliyorum.

Doğum günün kutlu olsun Niyan.

Sen osun.

Hadi adamı bir şekilde biliyorsun.

Buradaydın.

Buralardaydın ve geçerken gördün diyelim.

Doğum günü partimin yanında tekne

Arkadaşların bana seslenirken adımı da duydun.

Kafana buz koysaydın keşke.

Daha iyi misin bari?

Zatür olmazsam iyiyim.

Neyse.

Sonra otobüste gözlerini çizdiğim çocuk olman da tesadüf diyelim.

Levent abinin yedek kıyafetleri falan yok muydu onlara baksaydın.

Sen nereden biliyorsun bizim kaptanı?

Kimsin sen?

Nasıl böyle bir anda bittin dibimde?

Kemal ben.

Yani otobüste gözlerini çizdiğim çocuk.

Ciddiyim kimsin?

Tamam.

Yani sen şimdi biraz tedirgin oldun benden.

Suya düştüğün peşinden ben atladığım haliyle.

Sen birazcık kafanı topla istersen.

Ben de gideyim.

Tamam.

Hayatımı kurtardın.

Çok sağ ol gerçekten.

Ama yani sen de bana hak ver.

Bir ay kadar üzerinde çalıştığım gözlerin sahibiyle denizin dibinde tekrar karşılaşıyorum.

Ve sonra hayatıma dair böyle garip detaylar veriyorsun anladın mı?

Çok da korkulmayacak gibi değil.

Hayır demin tahmin ettiğin gibi.

Yani geçerken seni gördüm.

Doğum günü partim vardı adın yazıyordu.

Hem Levent abiyi tanıyorum.

Biz buradaki bütün kaptanları tanırız çünkü.

Senin de teknen var.

Teknem yok.

Yani ben buradaki bütün teknelere bakıyorum.

Böyle zımpara boyacılığa o tarz şeyler.

Bütün gün çalışmıyorum ama.

Yani ara sıra yardım ediyorum işte.

Ama sadece yardımseverlikten değil değil mi?

Yok değil.

Sen hiç şaşırmadın.

Resmini yaptım diyorum.

Seni çizdim diyorum.

Ve sen hiç şaşırmıyorsun.

Her gün birileri resmini yapmıyor herhalde.

Yok canım.

Biraz daha gizem yapacağım diyorsun.

Ama bak şimdiden söyleyeyim.

Her an sıkılabilirim bu oyundan haberin olsun.

Nihan.

Çabuk çabuk yukarı çık çık.

Çalıştır tekneyi çabuk çabuk.

Emin misin?

Eminim eminim çabuk.

Halatları çöz.

Nihan.

Nihan.

Nihan iyi misin?

İyiyim çok iyiyim.

İyi ki dalmışım.

Seni seviyorum.

Nereye gidiyorsun?

Kim var yanında?

Mesut'un keyfi yerine gelmiş.

Doruk var galiba yanında.

Gitti zannetmiştim.

Demek ki onunlaymış.

Şimdi onlara bir ton laf anlatamam.

Enteresan bir kızsın sen.

Tuhaf.

Annem genelde tuhaf der.

Hadi müsait bir yere çek kaptan.

Sonra ben de senin gizemini çözeyim.

Neden madem yani?

Okuyacak başka şey mi bulamadın?

Ama bak doğru söyle puanın ona etti değil mi?

O yüzden madeni seçtin.

Kemal belki de yapmazsın maden mühendisliği falan.

Madenin kalbine ineceğim.

Çalışma şartlarını ve kazaları değiştirmek için.

Ve çalıştığım madeni örnek maden haline getireceğim.

İdealistsin.

Öyle olmak gerekmiyor mu?

Diplomayı boşuna almadık ki.

Haklısın.

Ya işte ben de böyle dangıl dungul konuşuyorum.

Aldırma.

Düşünmeden konuşmak büyük cesarettir der Leyla.

İğnemizi de sapladık.

Tabi ya.

Yani biraz.

Leyla sevgili mi?

Yok canım.

Hayır değil arkadaşım.

Ama muhteşem bir kadın.

Müthiş bilgili.

Asil.

Yaşı benden biraz büyük ama daha genç gösterir.

Çoğu insandan da gençtir.

Yani yaşsızlardan diyelim.

Biz onunla gerçekten seçtik birbirimizi.

Öyle mi?

Ben bugün ölmedim doğdum.

Madencilik üzerinden ayarımı dayadım.

İyi geldi.

Senin sayende hayata yeniden başlamış gibiyim.

Kim bilir belki biz de seçmişizdir birbirimizi.

Ne dersin?

Yavaştan kalksak mı?

Geç oldu şimdi.

Merak ederler falan.

Tamam.

Sizek iyi olur.

Ben yardım edeyim sana.

Aman.

Kandırdım.

Herhalde sana sürekli kahramanlık yaptırmayacağız değil mi?

Hadi yürü.

Doruk!

Ne oluyor be?

Tekin seyahatin iyi geçti mi?

Bir daha sakın!

Tamam.

Her şey yolunda mı Nihan Hanım?

Hem de nasıl.

İyi ki doğmuşum.

Teşekkür ederim.

İyi ki doğdun.

Nihan Hanım.

Araba sizi bekliyor efendim.

İyi geceler o zaman.

Allah rahatlık versin.

İyiyince aklım çıktı oğlum.

Levent abi bunlara çalışıyormuş yani.

Zengin kızı bekleyin.

Anlatsana oğlum nasıl karşılaştınız bir daha?

Oğlum bu gece bana ne olur bir şey yazma.

Tamam lan tamam.

Doğum günün doğum günü.

Annem de şimdi gözümün içine sokuyor ya.

Pis madanda.

Doruk'un başına gelenlerle Emir'in ne alakası var?

Söyledi işte sarhoşlar bulaşmış.

Doruk'cuğum bak bir kere daha söylüyorum.

Emir değildir.

Nihan'ı durduk yere doldurma iş büyür.

İşte o zaman Emir'in sana yapabileceklerini düşünemiyorum.

Emir'i kendine düşman etme.

Doruk da çok sarhoşmuş zaten.

Ne dediler anlamamış.

Belki o da bulaşmış olabilir söylemiyor.

Evet Emir biraz fevri ama.

Biraz mı?

Çocuk sırılsıklam aşık sana ya.

Kafayı yemiş durumda.

Ya Ozan bırak Allah aşkına ya.

Emir kaban manyak küstah terbiyesiz herifin teki işte.

Ya tamam sakin ol lütfen ya.

Ozan sakin olamıyorum.

Sen herhalde farkında değilsin ama.

Emir babamın durumunu bize karşı kullanıyor.

Sanki hepimizin sahibiymiş gibi davranıyor ya.

Zaten nefret ediyorum onun bu küstahlığından.

Tamam sakin ol lütfen.

Başım ağrıyor zaten ya.

Aa Ozan.

Neyin var?

İlaçlarını aldın değil mi?

Aldı aldı da.

Onun başını ben ağrıttım.

Onlar ne bana mı?

Evet.

Bu çiçekler yeni yaş sabahın için

geçen seneden beri özel olarak yetiştirildi.

Tekrar iyi ki doğdun güzellik.

Emir.

Allah Allah.

Hasta edecek bu adam beni ya.

Çok zarif.

Anne o çiçekleri bu odadan çıkarır mısın?

Lütfen yoksa üstlerine kusacağım bak gerçekten.

Tamam.

Hı?

Senin çiçeklerin benim çiçeklerim.

Senin doğum günün benim doğum günüm.

Bana bak biraz kıymet bil.

Yoksa sonunda küstüreceksin çocuğu.

Al şunu.

Bir şey olmuş sana.

Hı?

Niye canın sıkkın anneciğim?

Canım sıkkın falan değil anne. Aksine iyiyim.

Kız meselesi falan mı?

Yok ya.

Aa hadi Kemal söylemeyecek misin anneye?

Yani olacak olsa söylerim zaten sana.

Ne yani?

Olmayacak bir şey mi?

Aman sonra o canımızın istemediği başımıza sıkacak bir şeyler olmasın da.

Ya anneciğim nereden çıkartıyorsun bunları?

Anlamıyorum ki şimdi durduk ya.

Hanım ben gidiyorum bir şey lazım mı?

Ee lazım lazım Hüseyin dur bir dakika.

Hüseyin.

Hüseyin bu oğlanın bir derdi var.

Bana bak şu kirayı iki gün geç yatır da

çocuğun cebine iki kuruş daha fazladan veriver.

Belki paraya sıkkınır.

Öyle mi dedi?

Hayır öyle demedi ama öyle ben anladım.

Kira gününde zamanında yatacak olur mu öyle şey?

Beyefendiye arsık lazımsa biz veririz yani.

Şşş yavaş.

Paşam ne kadar lazım bu sana?

Bir şey lazım değil bana.

Tarık.

Hoş geldin.

Günaydın.

Hoş bulduk.

Annem bunları bahçeye bırakmış.

Bana nasıl ekildiğini uzun uzun anlattı.

Senin canın sıkılmış.

Ben bir şu işe bakayım.

Bir cevap falan var mı diye.

Ondan sonra da biraz işlerim var.

Ama sen bunlara dokunma olur mu?

Ben gelip kendi ellerimle tek tek ekeceğim.

Tamam değil.

Otur bakayım şöyle.

Gel buraya.

Ne var kuzum?

Bir şey yok ya.

Benim iş bulmam lazım.

Öyle evdekilere yük oluyormuşum gibi geliyor.

Bir de paradan falan bahsettiklerinde eziliyorum.

Başka bir şey var sende.

Aha fal bakmaya başladı işte.

Vallahi var.

Bak sabah annem de aynısını yaptı.

Sende bir şey var bir şey var bir şey var diye diye.

Ama var.

Yine gördün kızı.

Bu sefer konuştunuz da.

Hayatını kurtardım.

Ne?

Ay çok şahane bir aşk hikayesi dinlemek istiyorum.

Anlat.

Anlat.

Yok mu senin telefonun falan?

Böyle başım sıkışınca kurtar beni Kemal deyip arayayım.

Tamam.

Sonra karaya yanaştık.

Yanaşmayın.

Kaptan Levent abi bizim şoför Salih hepsi böyle tam takım bekliyorlar.

Açma açma açma.

Vedalaşırken.

Avucuma sonsuzluk işareti yalnız.

Pardon.

Alo.

Kemal.

O arıyor.

Evet merhaba.

Merhaba uygun muydun uyuyor muydun ya?

Rahatsız mı ettim?

Yok canım uyumuyordum ben de okula gidecektim.

Sana anlatmıştım ya bir tane arkadaşım vardı.

Ha Leyla.

Evet Leyla ona geldim.

O zaman ben rahatsız etmeyeyim sizi.

Yok canım olur mu ne rahatsızlığı.

Tamam ben de öylesini aramıştım.

Acaba numara doğru mu değil mi diye.

Evet doğru.

Doğru numara.

E tamam o zaman kahramanların telefonuna çok meşgul edilmezmiş.

Söylesene buraya gelsin.

Nihan.

Efendim.

Bir işin yoksa buraya gel de.

Bir işin yoksa gelsene.

Ya Leyla'ya.

Yok işim yani çok fazla işim yok.

Leyla nerede oturuyordu?

Ben seni alayım o zaman.

Neyle alacaksan neyle alacaksın.

Ha yok yok zaten benim arabam var.

Sen benim nereye geleceğimi söyle.

O zaman şey yapalım bak.

Yeniköy sahile gelsen ben seni buradan alayım.

Tamam.

Ben de maksimum bir saate falan gelirim olur mu?

Yani hatta bence zaten bir saat bile sürmez.

Tamam tamam görüşürüz o zaman.

Görüşürüz.

Geliyor geliyor geliyor.

Aa Nihan.

Nihan.

İyileşmişsin.

Gayet iyiyim.

Şimdi benim işim var.

Akşama görüşürüz.

Nihan.

Emir.

Lütfen artık özür dileme.

Bundan sonra ne özür dile ne de özür dilenecek bir şey yap.

Tamam mı?

Özür falan dilemeyeceğim.

Acelem var.

Bu akşam Londra'da özel bir konser vereceğim.

Sağ ol.

Gerçekten çok büyük bir jest ama benim planlarım var.

Sen istersen başkasına götür.

Pişman olursun bak.

Büyük organizasyon.

Özel uçakla gidip döneceğiz.

Eminim senin her şey özeldir zaten.

Ama ben hediyemi dün gece aldım Emir.

Ozan'a götür.

Tatlım.

Hoş geldiniz.

Merhaba.

Kemal sizden o kadar çok bahsetti ki.

Gerçek misiniz yoksa bir efsane mi diye kontrol etmeye geldim.

Leyla.

Nihan.

Çok memnun oldum.

Heyecanla sizi bekliyordum.

Buyurun buyurun oturun.

Gel.

Anneler günüydü Kemal'in geldiği gün.

Gelmiş böyle afacan afacan bakıyor bana.

Annen Zeynep'e hamileydi değil mi?

Evet.

Annesinin canını Erik istemiş.

O da anneler günü hediyesi yapacakmış.

İşte bu mahalledeki ilk arkadaşım Kemal oldu böylece.

Çok tatlı ya.

Çok çok tatlıdır.

Bir de yol kinarından toplamış koca bir demet papatya.

Uzatıyor bana böyle.

Benim de anneler günüm kutlu olsunmuş.

İşte o gün Kemal'in açtığı o kapı.

Bir daha hiç kapanmadı.

Beni mahalleliye alıştırdı.

Mahalleyi sana alıştırdı.

Nihan.

Ben sanki sizi bir yerden çıkaracağım ama.

Soyadınız neydi sizin Nihan?

Sizin.

Nihan sizin.

Salih'ten başka bir arkadaşımla tanışabildiğim için dünyalar benim oldu.

Ve sizle tanıştığım için çok mutluyum.

Yani daha doğrusu

sizin kadar özel biriyle tanıştırıldığım için.

Telefonda konuştuktan sonra

ben nasıl tanıştığımızı anlattım.

Büyük tesadüf.

Tesadüf diye bir şey yok hayatta.

Her şeyin bir nedeni vardır.

Mozaik pasta yaptım ben.

Çok güzel oldu.

Onu çıkarayım geleyim.

Bayılırım.

Nasıl anlattığım kadar var mı?

İnanılmaz.

Kitap gibi kadın.

Tablo gibi.

Belki sana poz verir.

O kadar çok isterim ki.

Sen misin gerçekten?

Sen misin?

Ben Leyla'ya yardım edeyim.

Ben de geleyim.

Olur mu öyle şey sen misafirsin.

Leyla.

Canım.

Nasıl?

Rüya gibi ne kadar güzel bir kız.

Elimdeki düşecek.

Neredesin?

Niye telefonuma cevap vermiyorsun?

Okulda da yokmuşsun.

İyi ki doğdun.

İyi ki doğdun Nihan.

İyi ki doğdun.

Bakma bana öyle.

Gerçekten bilmiyorum.

Kimse yok hayatında.

Biri olsadan bilmez miyim?

Varsa öyle söylerim zaten.

Söyle lütfen.

Bizi kırmayıp geldiğin için

çok teşekkür ederim.

Asıl

ben teşekkür ederim.

Çok güzel bir gündü.

Benim telefonum çalıyor galiba.

Görüşürüz yine gel.

Görüşürüz.

Görüşür müyüz gerçekten?

Görüşürüz.

İnşallah üzmez o kız seni.

İnşallah yarın öbür gün yandım Allah diye dolanmazsın ortalıkta.

Çok gördün sanki beni böyle.

Hiç görmedim de o yüzden korkuyorum.

Dökül kardeşim.

Dökül.

Ne diyorsun? Olmaz mı diyorsun?

Yani bir olur yolu falan yok mu bu işin?

Yani.

Ne demişler?

Davul bile dengi dengin oğlum.

Bir şey olduğu yok zaten.

Gelin de göreyi de benim.

Hem zaten kız bir şey demiyor ki.

Hayatımı kurtardın, hayatımı kurtardın

deyip duruyor.

E kibar kız gönlümü almaya çalışıyor o bakımdan yani.

Yoksa biz de biliyoruz davul bile dengi dengin.

Ama arada sırada insan böyle mucize

falan da olsun istiyor.

Yani olmalı.

Hayırlısı kardeşim.

Bakarsın olur.

Ama sen yine de

zırhı sağlam tut.

Sen üzülürsen

ben de üzülürüm.

Çok kaptırma kendini.

Aşkından ölme hemen yani.

Yarın sergimi ben gezdireceğim sana.

Zaman ayarla.

Akacak kan da var da durmaz.

Nasıl böyle iyi mi?

İyi iyi.

Çok güzel çıktın.

Gerçekte bu kadar mutlu değil bu insanlar.

Gerçek hayatlarına müdahale edemeyeceğim için

portrelerini de

siliyorum ben de hüzünlerine ne yapayım.

Bak.

Bu da balıkçı.

Güzel olmuş mu?

Çok güzel.

Acaba dışarı mı çıksak?

Ne dersin?

Sen iyi misin? Canını sıkan biri mi?

İyiyim. Çıkalım mı?

Peki.

Aşağı yukarı toparladık anlaşmayı.

İmzaya hazırım.

Kusura bakmayın Önder Bey.

Ben hazır değilim.

Özür dilerim.

Önemli değil.

Nihat.

Senin sevgili mi var?

Yok.

Yani huzurumu kaçıran biri var evet.

Ama sevgilim değil.

Halledemeceğim bir şey değil yani.

Merak etme.

Yok canım merak ettim ben değil de.

Tabii canım yine kahramanlık yapmak için soruyorsun.

Yok ondan da değil.

Neyse boşver.

Şimdi ne yapacağız?

Ben okula gideceğim.

Peki.

Görüşürüz o zaman.

Görüşürüz.

Tek tek etek öptüreceğim hepinize.

Tek tek.

Tek tek.

Emir Bey.

Ne oldu Emir?

Yok bir şey tamam.

Ne oluyorsun oğlum?

Niye kaybettin kendini öyle?

Çok aşığım baba.

Allah'ın belası Nihan'a aşığım.

Beni etrafında köpek eden Nihan'a aşığım.

Bu çok iyi bir haber.

Söyleyelim hemen resmiyete döksünler.

Sorunuz neyse nasıl olsa çözülür.

Beni istemiyor sorun bu beni istemiyor.

Böceğe bakar gibi bakıyor.

Dünyayı önüne döksem tenezzül edip dönüp bakmıyor bile.

Dünyayı önlerine döktük zaten.

Yıllardır böyle.

Gittikçe yaklaşacağımız yerde uzaklaştık.

Ben bir tek onu sevdim baba.

Sakın.

Bana başkasını seversin deme sakın.

Ben onu istiyorum ben Nihan'ı istiyorum.

Ben bir tek Nihan'ı sevdim.

Evleneceğim kadın dedim evleneceğim.

İstemiyor beni.

Beni istemiyor.

Ama sen onu istiyorsun.

Evet.

Başka bir şey düşünemiyorum.

Onun başka biriyle olabilme ihtimali düşündükçe çıldırıyorum.

Ona başka birinin

sahip olma ihtimali düşündükçe

hasta oluyorum.

Onu istiyorum baba.

Nihan'ı istiyorum.

Ben bir tek onu sevdim.

Onu dokunanı da öldürürüm.

Onu da öldürürüm.

Nihan Bey.

Sakin ol sakin ol.

Ne kadar acı çektiğimi bilmiyorsun.

Sakın sakın.

Bak.

Senin canına ufacık

bir çöp bile

zarar versen

dünyayı yakarım.

Sen benim oğlumsun.

Sen Emir Kozcu oğlusun.

Toparla kendini.

Hadi toparla.

Hemen Londra'ya git.

Biraz kafanı dağıt.

Emir git dedim.

Ben her şeyi halledeceğim.

Nihan'la evleneceksin.

Seninle evlenmek isteyecek.

Dizlerinin üstüne çöktüreceğim.

Bütün ailesi.

Sonuna gelmişken nereden çıktı bu Londra seyahati anlamadım.

Hayır bütün şartlarını da kabul etmişlerdi.

Sen kabul ettin değil mi?

Bilmediğin bir şey yok.

Bilmediğim bir şey yok Vildan.

Dediğim gibi oğlan küstah.

Şımarık ergelenin teki.

Dönder.

Öyle.

Benimle oyun oynuyor.

Şirketi bedavaya vermeni istiyor.

Herhalde öyle bir şey.

Bunun başka türlü bir izahı yok.

Ama satma şirketi baba.

Hoppala.

Yani bence başka alıcı bulunur.

Onlara mecbur değiliz ki.

Sen ne kadar rahat konuşuyorsun öyle Nihan.

Eğer babam masaya oturduysa demek ki her şeyi düşünmüştür.

Başka çaresi yoktur.

Kesinlikle öyle.

Sen hiçbir şey bilmiyorsun.

Biz aylardır neler yaşıyoruz haberin bile yok.

Tabii ki biliyorum anne.

Ben de babamın üzülmesini sıkılmasını istemiyorum.

Merak etme kızım.

Her şey kontrol altında.

Yüzlük yüzlük kuyruğuna geldik.

Şu imzaları bir atalım hiçbir sıkıntımız kalmayacak.

Bugün biraz yorgunum.

O yüzden gerildim herhalde.

Sen de çocuğa biraz kibar davranmaya gayret etsen

hayatımız çok daha iyi olacak ama

inatçısın.

Anne Allah aşkına ya.

Emir Bey telefonda.

Cep telefonunuz kapalıymış.

Tamam.

Neyse ki Ozan'la arası iyi.

Allah'tan.

Efendim.

Kardeşim.

Hala kardeş miyiz acaba?

Ne oldu?

Bilmiyorum sen söyleyeceksin.

Hala sesin çıkmıyor.

Bugün bütün günde telefonun kapalıydı.

Sorma ya hastalandım ben yine.

Londra'ya gitmişsin.

Nihan bugün neredeydi?

Birlikteydik.

Benim yanımdaydı.

Hastalandım diye kapandık birlikte.

Arka arkaya dizi izledik.

Alo.

Dinliyorum.

Öyle işte.

Sen ne zaman dönüyorsun?

Alo.

Haber veriyorum.

Ne diyor?

Merak ediyorsan kendini arayıp sorsana.

Eksik kalsın.

Galip amca geldi.

Senin haberin var mıydı?

Yok.

Merhaba.

Ne haber çocuklar?

Ben de az önce telefonla Emre ile konuştum.

Ne güzel sürpriz yaptın hoş geldin.

Biraz vaktim varsa seninle bir şeyler konuşmak istiyorum baş başa.

Elbette.

Vazgeçtim diyecek.

Eyvahlar olsun vazgeçtim diyecek.

Eyvahlar olsun.

Gitmiş.

Hayırdır Galip?

Bu konuşmanın hayırlı olup olmaması tamamen sana bağlı Önder.

Ne ikram edeyim size?

Ben bir şey istemem.

Vildancığım.

Gel gel Vildan.

Bu konuşma seni de yakından ilgilendiriyor.

Bütün aile için çok önemli bir konuşma.

Nihayet bitiyor mu şu satış işi?

Tamamen size bağlı.

Onlar çıkınca bana haber ver tamam mı?

Efendim.

Ne haber?

İyi odamdayım.

Her şey yolunda mı?

Evet yolunda.

Ne oldu?

Hiç öyle bir sesini duyayım dedim.

İyi yaptın.

İşte misin?

Evet işteyim çalışıyorum işte.

Uğraşıyoruz.

Ne güzel.

Senin kitabın bende biliyor musun?

Öyle mi?

Hani seninle ilk tanıştığımızda otobüste.

Ben düşmemek için sana tutunmuştum.

Senin ellerin doluydu.

Ya ben onu kayboldu zannediyorum.

Hatta o yüzden yenisini alıp kütüphaneye vermek zorunda kaldım.

Görüştüğümüzde veririm artık.

Ha olur.

Hatta vermesen de olur.

İlgini falan çekerse okuyabilirsin.

Olur tamam.

İyi o zaman.

Ben de müzik dinliyordum.

Hatta bak istersen sana da yollayayım linkini.

Beraber dinleyelim olur mu?

Tamam.

Bir dakika yolluyorum.

Geldi.

Tamam o zaman şimdi telefonu kapattıktan sonra

3 sayıyorsun ve beraber dinliyoruz tamam mı?

Tamam 3 sayacağım.

Görüşürüz.

Bay bay.

Üç.

Üç.

Üç.

Üç.

Üç.

Üç.

Üç.

Üç.

Ben hayatımda bu kadar rezil bir şey daha duymadım.

Önder'cim sakin ol.

Böyle bir şeyi nasıl pazarlık kurusu yaparsın sen?

Önder lütfen sakin ol.

Yeter.

Satmıyorum.

Şirketi de satmıyorum.

Anlaşmayı da bozuyorum.

Bitti.

Büyük laflar etmeden önce biraz daha düşük istersen.

Evet lütfen Önder'cim lütfen.

Benim kızım satılık değil anlıyor musun?

Kızım satılık değil.

Lütfen git.

Daha fazla kırıcı olmak istemiyorum.

Giderken de ne kadar çirkin bir teklif yaptığında iyi düşün.

Nihancım pop sen mi?

Ailen için bu kararı sen mi edeceksin?

Zorla güzellik olmaz.

Nihan isteseydin zaten olurdu.

Önder daha kıza sormadık bile.

Neyin ne olduğunu gayet iyi biliyoruz.

Lütfen git.

Yoksa gerçekten kalbini kıracağım.

Önder bütün borçlarını ben devraldım.

Daha fazla her şeyini kaybetmek istemiyorsan.

Ozan.

Ozan.

Ozan.

Yastık getir çabuk.

Tut başını tut.

Tamam oğlum.

Ozan sakin ol oğlum.

Sakin ol getir.

Sen de annesin işte Vildan.

Yani oğlun için nasıl üzülüp endişeleniyorsan.

Ben de öyle endişeleniyorum Emre için.

Nihan'ı deli gibi seviyor.

Onu çok mutlu edeceğinin garantisi benim.

Biliyorum.

Ben de çok istiyorum.

Çok yakıştırıyorum ikisine.

Öyleyse ikna et Nihan'ı lütfen.

Ailelerimizin mutluluğu için.

Görüşürüz.

Güle güle.

Stres çok önemli tabi.

Bundan sonra stresi hayatımızdan

tamamen uzak tutacağız bu.

İki iki daha dört.

Olumsuz hiçbir şey yaşamayacağız yaşatmayacağız.

Dolaşalım mı biraz?

Ozan.

Araba kullanmak yok.

Tamam mı?

Araba kullanmayacağım içki içmeyeceğim.

Biliyorum baba az önce ben de doktorun yanındaydım.

Tamam hadi bakalım.

Üzme kardeşini.

Vildan.

Eğer Nihan'ı evlenmeye zorlarsan

onun üzerinde baskı kurarsan

boşanırım senden.

Seni Emir de geriyor değil mi?

Çok yoruyor benim yüzümden.

Aşık oldun değil mi?

Emir'e mi?

O resmini çizdin çocuğa.

Denizin kenarında

kumlar uzanmış gibi hissediyorum kendimi.

Adını düşündükçe bir dalga

geçiyor üstümden.

Gözleri aklıma geldiğinde altımdaki kumlar

kayıyor dalgayla.

Bir daha geleceğini

bekliyorum.

Yani ne bileyim çok mutlu

hissediyorum kendimi.

Onu düşünmekten mutluyum.

Görmek için heyecanlanıyorum.

Tabii ki daha adının konması için çok erken

ama

ben

galiba...

Aşık oldun.

Bir tanem benim ya.

Aslında senin ne düşündüğünü

öğrenmek istiyorum.

O beni hayatındaki en özel

insanla tanıştırdı.

Sen de benim diğer yarımsın.

Ben de seni onunla tanıştırmak istiyorum.

Ama hani böyle planlı programlı olsun da

istemiyorum anladın mı?

Çok da hevesliymişim gibi durmasın.

Bende ama halledeceğim onu tamam mı?

Olur tabii.

Tanışırız bir gün.

Bu baya yanmış.

Yapma ya.

Yapma ya mı?

Baba kaç gündür aynı şeyi ben de söylüyorum.

Mühendis bey söyleyince yapma ya.

Ya şunu at bu ölmüş taş devrinden

kalma.

Abi.

Adı Nihan mıymış?

Ya versene şunu.

Yengemize selam söyle.

Yani bazen

öyle sevimsiz oluyorsun ki.

Ne dedim baba yenge dedim.

Akşam müsait değildin herhalde.

Aramadığına göre.

Bizim ev biraz karışıktı da o yüzden.

Peki.

Ne yapıyorsun?

İyiyim ne yapayım babamın yanındayım.

Dükkanda bir şeyler bozulmuştu onlarla uğraşıyordum.

Ne iş yapıyor baban?

Erkek berberi.

Aa ne enteresan.

Enteresan olsun diye yapmıyor tabii ki.

Yani mesleği bu.

Anladım canım sen de.

Yine zengin kız ayarı geliyor mu acaba?

Yok yok tamam.

Eee ne yapıyorsun?

Ben külüstüre gideceğim.

Beğendin mi?

Görmedin mi silip süpürdüm.

Senin elinden yemek yemek de varmış.

İstersen yine yaparım.

Yapar mısın?

İstersen yaparım.

İsterim.

Pek öyle görünmüyor ama.

Sanki yarın benimle görüşmeyecekmişsin gibi konuşuyorsun hep.

Gizli bir duvarın var senin Kemal.

Yani nasıl anlatsam koruma alanı gibi.

Doğru değil mi?

Korkuyorum çünkü.

Neyden korkuyorsun benden mi?

Ben senden korkmuyorum.

Sen benden nasıl korkuyorsun?

Olmaz mı diyorsun?

Bizden bir hikaye çıkmaz mı?

Bizden öyle bir hikaye çıkar ki.

Ama işte biraz

klişe olabilir.

Yani hayal de güzel de gerçek de

zengin kız fakire olan yürümez.

Yürür mü?

Neden yürümesin?

Sonuçta iki kafa bir olduktan sonra

neden yürümesin ki Kemal?

Hem böyle planlı programlı başlamaz ki bu işler.

İnsanın kalbi uçuş verir.

Ben uçuşmasından

fazlasını istiyorum ama.

Evet uçuşursun.

Ama sonra başka bir yerden başka bir rüzgar

eser bu sefer de oraya uçuşursun.

Veya çocukluğundan

beri güvendiğin bir yere geri dönersin.

Sen bana güvenmiyorsun.

Ben seni tanımıyorum Nihan.

E hadi o zaman bir an önce birbirimizi tanıyalım ki

sen de bana benim sana güvendiğim kadar güven.

Bana güveniyor musun gerçekten?

Neden?

Neden bilmiyorum ama güveniyorum.

Belki beni

kurtardığın için

belki de hayatımı

hayatına bağladığın için.

Elimden geleni yapıyorum Galip.

Yani ben istiyor muyum sanki bunun böyle olmasını?

Ok yaydan çıktı Vildan.

Alacaklarım için yarından itibaren işlemler

başlayacak. Bak Galip

ne olur acele etme olur mu?

Ben onu ikna edeceğim sana söz veriyorum.

Oğlum her geçen gün katlanarak

acı çekiyor. Sizin de bana olan

borcunuz katlanıyor. Öyle ya da böyle

bu borç ödenecek. Seçim

sizin.

Su musun ateş mi?

Hmm

Bazen suyum bazen ateş. Ama suyum galiba

ya. Ya da bilmiyorum.

Doğru cevap ne? Doğru cevap yok.

Tuz musun buz mu?

Bu ne ya? Hadi söyle.

Tuzum galiba.

Ya da

peki peki sen söyle.

Şemsiye misin güneş mi?

Kemal biz birbirimizi

böyle mi tanıyacağız?

Neyi bilmemi istiyorsun?

Yani seninle ilgili apaçık görünenlerden

başka.

Hmm

Babamın kızıyım

annemin değil. Tabii ki ikisinin de

biyolojik olarak kızıyım ama en çok

babamın kızıyım ben.

Ozan'a aşırı düşkünüm ama aşırı aşırı.

Benim için klişeler yok.

Tabii ki hayatım bir ton klişeyle dolu

ama ben onları hayatımdan

uzak tutmaya çalışıyorum.

İstemediğim hiçbir şeyi bana

kimse yaptıramaz. Eğer bir şeye

gerçeklerini istiyorsam sonuna kadar peşinden

giderim.

Yeter ki seveyim.

Yeter ki inanayım.

Güveneyim.

Peki

doğruluk mu

cesaret mi?

Çok Amerikan.

Ya doğruluk mu cesaret mi?

Doğruluk.

Ben senin için ne ifade ediyorum?

Sıra başladı.

Seni beğeniyorum.

Yani ilk gördüğümden beri.

O çizdiğin portrelerdeki

hüznü mutluluğa çevirdiğinden beri.

Otobüsün camındaki

buğuya yaptığın çiçekten beri.

O gece

elime bıraktığın hediyeden beri.

Tamam.

Sen sor.

Doğruluk mu cesaret mi?

Cesaret.

Doğruluk mu cesaret mi?

Cesaret.

Doğruluk mu cesaret mi?

Cesaret.

Doğruluk mu cesaret mi?

Cesaret.

Doğruluk mu cesaret mi?

Cesaret.

Cesaret.

Doğruluk mu cesaret mi?

Cesaret.

Doğruluk mu cesaret mi?

Cesaret.

Doğruluk mu cesaret mi?

Doğruluk mu cesaret mi?

Cesaret.

Doğruluk mu cesaret mi?

Cesaret.

Doğruluk mu cesaret mi?

Cesaret.

Doğruluk mu cesaret mi?

Ne?

Helal be.

Oturun, çocuklar.

Aatağın heißeh.

Hepinize sağlık olsun.

Hadi ezelen hele, kıza.

Ne yapacağız?

Nasıl küçükmüş?

Hadi yürü yürü, halledelim şu işi, hadi.

Alo, Nihan.

Ben de seni arayacaktım.

Söyle.

Yok, önce sen söyle.

Seni bugün kardeşimle tanıştırmak istiyorum, olur mu?

Öyle mi? Tabii olur, sevinirim.

İyi, süper o zaman.

Sana söyleyeceğim bir şey vardı.

Görüşünce söylerim.

İyi, tamam.

O zaman saat birde kulüpte.

Başka bir yer olmaz mı?

Yani ne bileyim şimdi orası, beni çok kasıcak.

Ya ama neden? Ozan çok seviyor orayı, özellikle istedi.

Peki, tamam.

İyi, süper. Çok sevindim.

O zaman öptüm, görüşürüz.

Ben de.

Teşekkürler.

Bak Ozan'cığım, baştan söyleyeyim.

Öyle çocukluk anılarımızı falan anlatmak yok, tamam mı?

Vallahi sayende heyecan bana da bulaştı.

Bir sakin ol ya.

Evet ya, değil mi? Neden bu kadar heyecan yani?

Yani Bulondra'daydı.

Hoş geldin, ne haber?

İyi, senden?

Eyvallah, olsun.

Pardon.

Sürpriz.

Hoş geldiniz.

Merhabalar.

İsminizi alabilir miyim?

Kemal Soylere.

Maalesef beyefendi.

İçeri alamıyorum. Niyan Hanım rezervasyonunuzu iptal etmiş.

Bir yanlış anlaşılma olmasın, bir daha bakar mısınız?

Maalesef beyefendi, yanlış anlaşılma yok.

Rezervasyonunuzu iptal etmiş.

Birini mi bekliyorsunuz?

Yok ya, biz de öyle bir çıkalım dedik.

Çoktandır gelmiyorduk buraya da.

Eee, ne yiyoruz?

Ben gideceğim, tadım kaçtı zaten.

Tabi isterseniz siz yiyebilirsiniz.

Gitme, çok özledim seni.

Ama ben seni hiç özlemedim.

Ben de seni çok özledim.

Hayatım.

Efendim Emir, efendim.

Bunu düşürdüm.

Ne yapıyorsun Emir, saçmalama.

Seni seviyorum.

Tamam, çok kızdın bana.

Haklısın da.

Ama bak gerçekten çok saçma bir şey oldu Kemal.

Senin asla denk gelmeni istemeyeceğim bir şey.

Neden bahsediyorsun sen Niyan?

Gel kardeşimle tanış demedin mi bana?

Hı?

Telefon açmak peki bu kadar zor mu?

Geliyorum oraya, Niyan beni kapıdan aldırtmıyor.

Öyle değil.

Ben sadece seni tanıdım.

Sen gereksiz yere üzülme diye iptal ettirdim kapı girişini.

Ama ben nereden bilebilirdim ki senin üzüleceğini?

Senin daha fazla kırılacağını?

Onun için senden binlerce kez özür dilerim.

Sadece sana zarar gelmesin diyeydi.

Beni korumana ihtiyacım yok.

Bilmiyorsun işte, Emir yüzünden.

Emir kim ya?

Emir kim?

Ben sana sordum.

Erkek arkadaşın var mı dedim.

Bana yok dedin.

Ben üstesinden gelirim dedin, demedin mi?

Sen bana yalan söyledin.

Yalan söylemedim.

Sizi gördüm.

O herifin sana nasıl baktığını gördüm.

Neyi gördün?

Çıkışta orada bekledim.

İkinizi mekan çıkışında gördüm.

Emir ile benim aramda hiçbir şey olmadı Kemal.

Olamaz.

Kemal ben sana aşık oldum.

Hem de deliler gibi.

Nihan?

Ne oluyor Nihan?

Ne işin var senin burada?

Geçerken gördüm, inanamadım.

Siz kimsiniz?

Kemal.

Erkek arkadaşım.

Şaka yapıyorsun herhalde.

Yok, şaka yapmıyorum anne.

Ayrıca inanamayacak da bir şey yok.

Buraya da Kemal'i ziyarete geldim, oldu mu?

Hiç olmadı Nihancığım.

Bak, sonuçlarını bile bile insanlara bu şekilde ümit vermen hiç doğru değil.

Üzülürler sonra, cesaret ederler değil mi?

Kusura bakmayın, kolay gelsin.

Akşam geç kalma.

Galip amcanla Emir gelecek.

Kemal sen annemi aldırma ne olur, onun derdi benimle.

Ben şimdi gidip geleceğim, ne olur bekle beni tamam mı?

Anne!

Anne!

Anne!

Hemen Kemal'den özür dilemeni istiyorum.

Ne?

Nihan sen iyi misin?

Bu ne saçmalık?

Anne!

Bana bak, bu konuyu evde konuşacağız.

Kaçamazsın benden.

Kemal annem adına senden çok özür dilerim.

O bazen böyle acımasızdır.

Kemal!

Annen haklı.

Benimle aynı şeyi söylüyor aslında.

Denk değiliz biz.

Olamayız.

Bana baksana sen!

Kimse umurumda değil benim, anladın mı?

Bu benim hayatım.

Ya sen sağır mısın, sen beni duymuyor musun?

Sana çok aşığım diyorum.

Hiçbir şeyin bizi ayırmasına izin vermeyelim, ne olur.

Ne olur Kemal!

Ne olur sevgilim!

Zonguldak'a gidiyorum Nihan.

İş buldum.

Zonguldak mahallende çalışacağım.

Ben de gelirim.

Olmaz mı?

Kaçarım buralardan, gelirim seninle.

Yaparım bunu Kemal.

Kaçamazsın, öyle kolay değil.

Bırakmazlar seni.

Bırakmasınlar.

Onlara soran mı var?

Hem zaten ne olacak Kemal?

Allah aşkına beni evlatlıktan red mi edecekler?

Zaten sen benim babamı tanımıyorsun.

Ben iyiysem babam da iyi.

Anneme çok takılmam, o da zamanla alışır.

Bana bak, gelirim diyorsam gelirim.

Gelirsin gelirsin de, duramazsın oralarda.

Buradan nasıl görünüyor bilmiyorum ama, o hayatlar sana göre değil.

Neymiş acaba bana göre olan hayat?

Biliyorsun işte Nihan.

Burada yaşadığın gibi bir malikane yok orada.

İçinde at koşturmayacaksak hiç gerek yok zaten.

Bize bir oda yeter.

Çamaşırda, temizlikte, arkandan biri de koşturmayacak.

Pardon da sen bana beceriksiz mi diyorsun?

Ben kendi arkamı da toplarım, seninkini de.

Her akşam kurulu bir sofra yok.

Böyle ziyafet falan hiç yok.

Artık dolapta Allah ne verdiyse o var.

Makarnamı beğenmiştin, hatırlatırım.

Keyfine göre alışverişe çıkmak da yok.

Çıkamazsın çünkü öyle bir para yok.

Öyle bir şeye ihtiyacım yok.

Çünkü zaten benim bin tane kıyafetim var.

Tanımadığım bir şehir.

Ailen yok, arkadaşın yok.

Sıkılacaksın, bunalacaksın, yalnız başınasın.

Neden?

Sen gelmiyor musun?

Benim senden başka hiç kimseye ihtiyacım yok.

Gelir misin benimle gerçekten?

Gelirim gerçekten.

Yağmur, yağmur, yağmur.

Gel, gel, gel.

Gel, gel.

Oh bastırdı.

Bir anda bastırdı.

Babam ben halledeceğim dedi.

Sen merak etme, ben her şeyi öğreneceğim dedin.

Hepiniz bana yalan söylüyorsunuz.

Hepiniz beni oyalıyorsunuz.

Hayır, sen abuk sabuk takıntı yapıyorsun.

Hala umut var mı yani?

Hani nereden ya?

Telefonu niye kapalı?

Emir.

İçerde yalnız hissediyoruz.

Neden gelmiyorsun?

Ben iyiyim.

Ozan da yalnız hissediyor.

Neden onunla eğlenmedin?

Ben iyiyim.

Eğlenmek mi istiyorsun?

Evet.

Keyfine bak.

Bırak beni.

Gidelim.

Karen.

Bunu yalan söyleme.

Bir mucize olsun.

Bu rüyadan hiç uyanmayalım.

Bu rüya değil ki.

Biz gözlerimiz açık yaşayacağız mutluluğu.

Görüşürüz o zaman.

Tamam.

Görüşürüz.

Alo.

Alo.

Ya Ozan'cığım kusura bakma ya.

Seni de zor durumda bıraktım ama söz her şeyi anlatacağım sana.

Ben Emir Nihat'ım.

Pardon Emir.

Ozan yanındaysa bana Ozan'ı verir misin?

Ozan yanımda ama şu an konuşacak durumda değil.

Emir Ozan'a ne oldu?

Yine kriz mi geçirdi?

Sakin ol.

Neredesin?

Emir Ozan'a ne oldu diyorum.

Bana Ozan'ı verir misin?

Şu an konuşacak durumda değil.

Telefonda olmaz.

Çiftliğe gel.

Emir Ozan'ın sesini duymak istiyorum.

Bana Ozan'ı ver çabuk.

Alo.

Ozan iyi misin?

Ben birini öldürdüm Nihat.

Ne?

Ben katil oldum.

Merak etme Nihat.

Her şey kontrol altında.

Ama hemen buraya gelmen lazım.

Ozan'ın yanında olman lazım.

Duydum, duydum.

Kurtaracağım Ozan'ı merak etme.

Kötü oluyorsun sen.

Gel içeri götür.

Gel.

Gerisini ben hallederim gel.

Abi gel, gel.

Gel kız buraya.

Ne oldu oğlum?

Piyango mu çıktı?

Ne oldu?

Hepinizi duyun istiyorum.

Hepinizi şimdi duyun istiyorum.

Allah'ım sen koru yarabbim.

Hayırlı bir şeydir inşallah.

Söylesene oğlum.

Hadi öldürme.

Yakında bana kız istemeye gideceğiz.

Aferin sana aslan oğlum benim.

Aferin.

Tebrik ederim abi.

Tebrik ederim.

Ozan.

Ozan.

Hiç merak etme kızım.

Bu durumu aile içinde halledeceğiz.

Biz aileşe çözeceğiz bunu, sen hiç korkma.

Ozan, bir tanem bak geldim ben.

Tamam mı? Her şeyi halledeceğiz. Sen hiç korkma, tamam mı?

Yardım et.

Yardım et. Yardım et.

Bitti.

Gel.

Geç şöyle, geç, geç, geç.

Gel, otur şöyle.

Otursana.

Tümay, benim sana...

Nihan, sabahın ilk lafını ben edeyim.

Ondan sonra ne söylemek istiyorsan söyle. Olur mu?

Hadi otur.

Ben de şöyle oturayım.

Öyle ağımşağım bir sofra değil ama artık.

Nihan, seni ne kadar çok sevdiğimi biliyorsun, değil mi?

Ya şimdi böyle anlatmaya çalışsam belki beceremem. O yüzden.

Dün bana dedin ya, ben sensiz yapamam diye.

Ben de sensiz yapamam işte.

Bak, ben bugüne kadar hiçbir şeyden korkmadım.

Ama seni kaybetmekten korkuyorum işte.

Elimde belki sana verebilecek bir şey yok.

Bunu sen de biliyorsun.

Ama sana bir tek şey verebilirim.

Hayatım.

Bir de işte böyle bir sofra her sabah bizim evde.

Ne dersin?

Benimle evlenir misin?

Bana şimdi evet de, burada bu sabah hayatımın en güzel karşılığına gel.

Kahvaltısını edeyim. En güzel çayını içeyim.

Karşımda sen. Bütün sabahlar.

Bütün sabahlarımı alır mısın?

Benimle evlenir misin?

Hayır. Seninle evlenemem Kemal.

Ne olur affet beni.

Hiç senden ayrılamam.

Seninle gelirim dedikten sonra çok düşündüm ama ben bunu yapamam.

Hayatım, reddedemeyeceğim bir sürü şey paçamdan insan çekiyor beni.

Ben gelemem seninle.

Seninle bunu yaşayamam ben.

Haklıydın.

Hayatlarımız dengi dengine değil.

Ben senin dünyana gelemem.

Unut beni Kemal.

Hayatlarımız dengi dengine değil.

Ben senin dünyana gelemem.

Unut beni Kemal.

Siz, siz ne demek istiyorsunuz hanımefendi?

Bakın, bundan sonra oğlunuz kızımın peşinde dolaşmayacak. Anlaşıldı mı?

Bakın, karıştırıyorsunuz.

Tarık, Tarık kimsenin kızını rahatsız etmez.

Hem o bütün gün burada yanı başımdadır.

Hanımefendi, lütfen lafınıza, sözünüze dikkat edin.

Tamam babacığım, sakin ol. Yok öyle bir şey. Yanlış anlaşılma var hanımefendi.

Hiç de dinlemiyorsunuz ki. Tarık değil adı. Adı şeydi...

Kemal.

Evet, Kemal.

Vildan hanım, direkt benimle konuşabilirsiniz. Ailemi üzmenize gerek yok.

Bundan böyle oğlunuz Kemal kızının peşinde dolaşmayacak.

Çünkü kızım Emir Kozcoğlu'yla nişanlı.

Asla rahatsız edilmeyecek. Anlaşıldı mı?

Anladık Vildan hanım. Bir daha rahatsız edilmeyecek kızınız.

Baba, baba. Baba.

Baba. Kemal.

Ambulans vardı. Ambulans.

Baba.

Ambulans çağırın.

Ambulans. Baba, iyi misin?

Ambulans.

Kolay gelsin beyler.

Sağ olun Mehmet bey.

Mühendis bey, mühendis bey. Size bir şey getirdim.

Ne o İsmail?

Bizim hanım evde kurmuş da. Fasulye turşusu.

Ben de yemekte biz de tadına bakalım şunu.

Ne demek beyim. Hemen size de bir tane.

Sağ ol, sağ ol. Buyurun Hakkı bey.

Hadi kolay gelsin.

Sağ olun beyim.

Sağ ol İsmail. Yengenin ellerine sağlık.

Sağ olun mühendis bey.

Aferin Kemal.

Ne için efendim?

Biz senden önce ne mühendisler gördük.

Ama senin gibi sevilenine rastlamadık hiç.

Bir defasında bir mühendis yüzünden... Neydi adı?

Cengiz beyim.

O Cengiz yüzünden iş bırakmaya kadar gittiler de...

...Cengiz'i işten çıkarmadan rahatlamadılar.

Eğer ki istemedilerse vardır bir bildikleri.

Yaşım kadar olmuştur. Her Allah'ın günü yerin altına giriyorlar.

Onların tecrübelerini vefat etmemek lazım.

Buyurun efendim.

Kolay gelsin arkadaşlar.

Sağ olun mühendis bey.

Ee, yok mu senin bir turşu kuranın delikanlı?

İşten güçten kısmet olmadı.

Çok geç kalma. Sonra pişman olursun.

Ömür geçer gider, kala kalırsın.

Yok mu sevdiğin?

Yok. Yok efendim.

Bu bölgedeki çalışmayı durdurdum.

Sebep?

Bacada ilerlerken damarda kaya bile ona denk geldik.

Orada dinamit patlattık.

Gaz kaçağına karşı kontrolleri yaptırıyorum.

Yapın o zaman.

Zaten bakacak olursanız şu bölgede.

Arada kaçak var!

Gaz geliyor, gaz!

Efendim, maskesi takın.

Herkes maskesini taksın!

Baktı, yat kuyusuna!

Ne oluyor?

Bayılanlar! Yakalarını kaybedenler!

Baba! Baba!

Şurada bir şey var.

Nakliyat kuyusunda hareketlilik var.

Oradalar. Tahlisiye gidiyoruz.

Söğütlü!

Hakkı! Hakkı!

Hakkı!

Hakkı!

Hakkı!

Hakkı!

Hakkı!

Çekmenin olduğu kadar emin olunuz beni kurtardınız, yukarı çıkın.

Çekilin, çekilin, çekilin.

Çok şükür Allah'ım, çok şükür.

İyi geceler.

Biraz bahsedebilir misiniz?

Müsaadenizle ailemi aramam lazım.

Merak etmişler.

Zeynep, koş kızım telefonunu getir.

Koş, abin arayacak, koş.

Nereye koşayım anne?

Dur bakalım, kimi arayacak?

Tarık şey yap oğlum, hoparlörü al, hepimiz duyalım.

Baba bir sakin ol, bir şey yok daha ortada.

Ah, oğlum.

Halam.

Telefon, telefon, ev telefonu.

Zeynep koş, koş.

Teşekkür ederim.

Alo.

Abi.

Çok korktuk ya, iyi misin?

Deli kız, iyiyim, merak etme.

Yalnız sana bir şey söyleyeceğim.

Acayip fiyakalı görünüyordun.

Bak kıskandın, benden önce çıktın televizyona.

Ver şu telefonu, deli edecek bu kız beni.

Oğlum.

İyi misin oğlum?

O muskan korudu seni, görüyorsun değil mi?

Anacığım, merak etmedin değil mi?

Ettim.

Çok merak ediyorum ben seni, orada yerin altındayken.

Bak çöküveriyor böyle işte.

Hadi dön gel artık evine.

Daha fazla dayanamayacağım ben.

Bak Leyla hanımefendinin de sana çok selamı var.

Hah.

Söyle güzel oğlum, söyle.

Alo.

Ha, Nihan abla.

Konuştum ben abimle, iyi.

Ya çok iyi, çok iyi, merak etme.

O yüzden aradım zaten, aklında kalmasın.

Şükürler olsun.

Ben de şimdi haberleri okuyordum da, herhangi bir can kaybı yazmıyor.

Ama yine de böyle insan duymadan tabii olmuyor.

Yok, yok.

Vallahi bak çok iyi abim.

Hatta televizyonlara bile çıktı yani.

İzledik.

Öyle mi, ben görmedim.

Vallahi izledik bak.

Zeynep.

Ay.

Ya Nihan abla, içeriden çağırıyorlar beni bak.

Hem zaten annem de neredeyse anlıyordu ya.

Geçen buluştuk ya seninle.

Bak sorun olmasın, tamam mı?

Yoksa bir daha izin vermezler.

Sonra konuşuruz yine.

Tamam canım tamam, hadi sen kapat. Görüşürüz sonra.

Tamam. Hadi öptüm, görüşürüz.

Alo, ben de şimdi gördüm.

Tekrar veriyorlar.

Neyi?

Nihan.

Söyle Emir.

Akşam Adem kazmasıyla yemek var.

Eşli yapmışlar yemeği.

Sevgili eşim bana eşlik edecek mi?

İstemiyorum desen fark edecek mi?

Fark etmeyecek.

O zaman sıkılmadın mı her defasında sormakta?

Doğru söylüyorsun, sıkıldım.

Ben de o yüzden artık sormayayım diyorum.

Haber veriyorum.

Hazırlanmaya başla Nihan.

Geldiğimde çıkarız.

Tamam.

Sana diyecek sözüm yok oğlum.

Sen olmasan diye başlasam, bitirememişim.

Efendim demeyin öyle.

Birlikte çıktık bu felaketten, çok şükür.

Haklısın, birlikte çıktık.

Sen oradan hesap et,

beni neyden kurtardın.

Hem oradan çıkıp hapse girmek de vardı.

Girmediysek, o da senin sayende.

Neyse.

Benim seninle meselem başka.

Nedir efendim?

Eğer çözebileceğim bir şeyse.

Gördüğüm her şey,

çözebileceğini söylüyor.

Buyurun.

Emret.

Emir değil Kemal, rica.

Bu madenin işletmesini üstlenmeni rica ediyorum senden.

Ve ortağım olmanı.

Eğer ki kazadan ötürü teklif ediyorsanız.

Onun minneti böyle şeyle ödenmez oğlum.

Ben bunu sana başarılı mühendisliğinden ötürü teklif ediyorum.

O gün orada,

bizi ne kurtardıysa,

hepsini sen kendi inadınla yaptırdın.

Ben sadece gerekeni yaptım.

Ben de onu diyorum işte.

Ben madenimi,

böyle ellere emanet etmek istiyorum.

Ne diyorsun?

Ortağım olur musun delikanlı?

Eğer ki yapabileceğime inanıyorsanız.

İnanıyorum çocuğum, inanıyorum.

Ben elini kömüre koyan mühendise inanırım çünkü.

İnanıyorum.

Al bakalım.

Nedir bu Hakkı Bey?

Yeni bir enerji sahası için ihale olacak.

Arkasından anlaşma.

Haftaya İstanbul'da.

Bizim yeni ortakları biliyorsun.

İlla beni de istiyorlar.

Yeni dünya işleri işte.

Hakkı Bey ben bu işlere yabancıyım ama.

Değilsin, değilsin.

Sen gençsin.

Hemen kavrarsın işleyişi.

Ben bu yaştan sonra strese girmek istemiyorum.

Benim için Kemal oğlum halleder bu işi dedim.

Hakkı Bey biliyorsunuz sizin için elimden ne geliyorsa yapmaya hazırım.

Her zaman.

Hay yaşa.

Ben sana teorileri vereceğim zaten.

Katılacak şirketler en arkada.

Sen internetten de bir incelersin.

Ama hususi olarak dikkat etmen gereken isim bu.

Hakkı Bey.

Kusura bakmayın.

Ben bu işi kabul edemem.

Affedin beni.

Ozan'cığım bol suyla içer misin ilaçlarını?

Bu doktor bir daha gelmeyecek değil mi?

Her gün yalan söylüyorum adama.

Niye öyle bakıyorsun?

Bu evdeki herkes gerçekten de tedavi görmediğimi biliyor.

Hepimiz birbirimize her gün yalan söylüyoruz.

Kimi kandırıyoruz ki biz?

Ozan'cığım.

Bak.

Beş yıldır her gelen doktorla sen ne yaşıyorsan biz de aynı şeyi yaşıyoruz.

Artık her defasında aynı şeyi tartışma.

Her Allah'ın günü bize de kendine de bunu yaşatmaktan vazgeç olur mu?

İyi tamam.

Vildan.

Hangisi?

Beni yemeğe çıkaracaksan bu.

Ama iş yemeği için kesinlikle bu.

Kaçtaydı yemek?

Tufan sekiz buçuk dedi.

Emir gelince birlikte çıkacağız.

İşte yuva sıcaklığı.

Hoş geldin.

Emir ben hazırım.

İstediğin zaman çıkabiliriz.

Ne için?

Sabri beylerle yemek yiyecektik ya.

Sizin yorulmanıza gerek yok.

Onun için ben babamla katılacağım.

İzninizle hızlıca bir üstümü değişip çıkacağım.

En çok neyden sıkıldım biliyor musun?

Şu hepinizi parmağımda oynatırım hareketlerim var ya.

Onlardan.

Çok mu pişmansın?

Ben de öyle düşünmüştüm.

Sürekli unutuyorsun.

Bu ev benim.

Teknik olarak evsizler.

Tapusu bende.

Tıpkı senin gibi.

Önder ile Vildan anlaşmanın içinde yoklar.

Hele o faydasız kardeşim.

Bu evde onlarla yaşamayı sırf sen istedin diye kabul ettim.

Senin hatırın için bu evde yaşamaları.

Tam şurada.

Bak.

Tam da şurada bir karıncalanma yaratıyor zaten.

Bu akşam Teknoloji Vakti'nin konuğu İç Dünyası'nın parlayan yazısı Emir Kolcuoğlu.

Hoş geldiniz Emir Bey.

Sektörde parlayan pek çok genç iş adamı var.

Ama siz hepsinden ayrılıyorsunuz.

Size farklı kılan nedir?

Söyle bakalım Emir Kozcuoğlu.

Nedir seni farklı kılan?

Emir Kozcuoğlu'nun farkı...

...bu dünyanın içine doğmuş olmasıdır.

Çırpınmadım.

Olmadığım bir yere heves etmedim.

Bu bir başarı öyküsü değildir.

Emir Kozcuoğlu'a ait olduğu yerdeyiz.

Kumaşlar ne zaman hazır olacak?

Çarşamba hepsi hazır tatlım.

Otelin duvarlarını önce kumaşlarla kaplamam lazım çünkü.

Nasıl sen?

Otelde mi başlayacaksın çalışmaya?

E tabii.

Boyanın kimyasıyla senin kumaşların kimyasını bozacağım.

Ama biliyor musun?

Şahane olacak.

Aç aç.

Gel şöyle oturalım ya.

Bir şey anlatacağım sana.

Bilmediğim ne olabilir ki?

İş dünyasının yıldızı...

...Emir Kozcuoğlu ile...

...halkla ilişkiler temsilcisi Banu Akmeriç...

...aşk mı yaşıyor?

Söyle Nihan.

Senden tek bir şey rica ettim Emir.

Ne yaşarsan yaşa umurumda değil.

Ama insanları konuşturma.

Ne konuşuyormuş insanlar karıcığım?

Herhangi bir magazin sitesini açsan görebilirsin.

Biz seninle ne için evlenmiş olursak olalım Emir.

Annemi babamı düşünmek zorundasın anladın mı?

Aile itibarını düşünmek zorundasın.

Şunu beni kıskandığın için yapmadığını biliyorum.

Onun için de...

...senin itibarını değil...

...kendi konforunu düşünmek zorundayım.

Sözde karıcığım.

Akşam için Banu Akmeriç...

...eklensin davetlin listesine.

Sen elimdeki en değerli şeysin çünkü.

Emir Bey bugün şirkete geç gelebilirsiniz...

...çabaların.

Teşekkür ettiğimi söyleyin Emir Bey.

İstanbul'a vardım Hakkı Bey.

Ön toplantı davetlerine katılacağım birazdan.

Tufan...

...beni uğraştırma bugün ihaleyi aldık farz ediyorum ona göre.

Emredersiniz efendim sizi merak ettim.

Kusura bakmayın.

Bu arada tanıyor musunuz Kemal Bey'i?

İlk ihale tecrübesi falan diyorlar.

Ben ilk defa duydum adını.

Hakkı Bey'in akrabası diye düşündüm ama değilmiş galiba.

Neyse.

Tanışalım anlarız elbet.

Tanışalım.

Kemal Soydalı.

Hoş geldiniz.

Tufan Kaner.

Emir Kozcuoğlu adına.

Lütfen.

Ahmet Bey.

Sedat Bey.

Buyurun rahatsız olmayın.

Ben geç kalmadığıma göre...

...siz daha önceden toplandınız galiba.

Yeni geldik sayıları bizde.

Tamamsak başlayalım.

Bu kadar mıyız?

Ben daha fazla temsilci bekliyordum.

Bu toplantı...

...özel bir toplantıdır Kemal Bey.

Küçük ölçekli şirketlere dikkate almıyoruz.

Büyükler olarak farklı bir strateji uygulayalım...

...dediniz yani.

Aynen öyle.

Emir Bey hep ne der?

Rakip saymadığını dikkate almayacaksın.

Çok doğru değil mi sizce?

Bence değil.

Kimin rakip olacağını bilmeniz...

...mümkün değil çünkü.

Evet isterseniz başlayalım.

Kusura bakmayın beyler.

Böylesine özel bir toplantının...

...yarışmanın ahlakına uygun olduğunu düşünmüyorum.

Müsaadenizle.

Sedat Bey.

Ahmet Bey.

Bu toplantı sizin için bir şanstır Kemal Bey.

Emir Bey adına bunu size hatırlatmak isterim.

Benim şansa ihtiyacım olduğunu varsayıyorsak eğer...

...Emir Bey'in de ahlaka ihtiyacı olduğunu varsayabiliriz.

Bu toplantıyı organize eden Emir Bey yapımı hatırlasın lütfen.

Buradan mı sapalım Kemal Bey?

Yok.

Ben şurada ineyim.

Tamam.

...çalıştım, yazdım, kıştım, bir de yanına yakıştım...

...dünle bugünle...

Demir Bey?

Dinliyorum.

Efendim tekrar tekrar aradım dediğiniz gibi fakat ikna edemiyorum.

Kemal Bey anlaşmaya yanaşmıyor.

Zahmet verdik size, Tuğfan Bey.

Biz hallederiz, lütfen.

...bir melek sanki...

Ne oluyor?

...bir melek sanki...

Seni uyardımmış.

...bir melek sanki...

Bugün daha beter çullanacak üstümüze magazinciler.

Ee?

Ee'si, bu yüzden ben seninle bu tekneden inmeyeceğim.

Haber vereyim dedim.

Ne yapacaksın?

Üzecek misin?

Alo.

Kemal Soydeli?

Evet.

Demir Kozcuoğlu konuşuyor.

Dinliyorum Emir Bey.

Bugün tatmin edememişiz sizi.

Ne yapabiliriz diye düşündüm.

Önerim şu...

Emir Bey.

Siz de Tuğfan Bey'le aynı hataya düşüyorsunuz.

Bu işlerin yürüme şekilleri sizin tarafınızdan belirleniyormuş gibi alışkanlıkla konuşuyorsunuz.

Sizin yerinizde olsam...

Yerimde değilsiniz Kemal Bey.

Olamazsınız.

İhaleden önce bir araya geldiğimizde neden uzlaşmamız gerektiğini daha açık anlatacağım size.

Bir araya gelirsek tabii.

İhale günü geldiğinde eşit şartlarda karşılaşmayı tercih ederim ben.

Tanışmak diyelim Kemal Bey.

Sizinle tanışmak istiyorum nedense.

Bu nasıl?

Benimle tanışır mısınız?

Olabilir.

Yarın.

Yer ve zaman için ararlar sizi.

İyi akşamlar Kemal Bey.

Biliyor musun?

Ben bir keresinde böyle düşmüştüm doğum gününde.

Nihal Hanım dikkat edin.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.