All language subtitles for The.Girl.By.The.Lake.2007.720p.WEBRip.x264.AAC-[YTS.MX]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese Download
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Doğruca eve git, olur mu?

Fakat söz ver yarın okula gideceksin.

Söz veriyorum teyze.

- Güle güle. - Hoşça kal.

- Günaydın Maria. - Günaydın Marta.

- Merhaba Marta. - Merhaba Silvia.

Anna...

Geç oldu.

Rüya görüyordum. Beni neden uyandırdın?

Merhaba Mario.

Hayır, binemem. Annem merak eder.

Tamam o zaman.

Görüşürüz Alfredo.

- Lorenzo! - Paola, ne oldu?

Marta'yı bulamıyorum!

Nasıl olur da Marta'yı bulamazsın? Ne diyorsun sen?

Bir saattir onu arıyorum! Ne yapayım?

Yardım et yoksa kafayı yiyeceğim!

Sakin ol. Sakince her şeyi anlat.

Her yere baktım! Her yerde onu aradım!

Gece nöbetim olunca yatmaya Lucy'ye giderdi...

...sabahları da okula gitmek istemezse eve tek başına dönerdi.

Ama bu sabah...

- Kesin bir arkadaşına gitmiştir. - Hayır!

Sadece Armando Bey'in köpeğine yiyecek vermek için dururdu.

Sana yardım edeceğim, her şey yoluna girecek.

Bardan adamlar da onu köy dışında aramaya çıkmışlar.

Ne demek "köy dışında"? Neden köyün dışı?

Köyün dışında ne işi olabilir ki?

Adı Maciste.

Çok hasta ama en sevdiğim tavşan bu.

Çok seviyorum çünkü yaşlı, hepsinden daha yaşlı.

İstersen okşayabilirsin.

Babam tavaya atıp pişirmek istiyor ama ben izin vermiyorum.

Öleceği zaman içine koyacağım mezar yerini ayarladım.

Babamı tavaya atar pişiririm daha iyi!

Çişim geldi. Tuvaletiniz var mı?

Şurada.

Evet?

Evet, benim.

Ne zamandır?

Söyle 10 dakika içinde oradayım.

Çocuk?

Mario, sana çocuğu soruyorum!

Gitti.

Mutlu oldun mu?

Peki ya ceketin?

Ceketini nerede bıraktın?

Kaybettim.

- Günaydın. - Günaydın.

Böyle bir şey için rahatsız ettiğim için özür dilerim Komiserim.

- Bu o mu? - Evet, onu köyün girişinde buldum, durumu iyi.

- Nerede olduğunu söyledi mi? - Mario'ya tavşanlara bakmaya gitmiş.

- Mario da kim? - Delinin teki, aslında iyi biridir.

Tüm deliler kötülük yapana kadar iyi birer insandırlar.

- Siz kimsiniz? - Ben Giovanni.

Annen seni merak ettiği için beni aradı.

Kızmış mı?

Hayır, sanmıyorum. Şimdi gidelim çünkü annen bizi bekliyor.

Mario, babasının Maciste'yi ondan alıp...

...tavada pişirmesinden korkuyor.

- Maciste kim? - Tavşan.

Yanımızda getirmek istedim ama...

...Mario dedi ki; tavşan Yılanlı Göl'den...

...çok korkuyormuş.

Küçük bir göl orası.

Buralarda anlatılan bir efsane var.

Bu sularda öyle bir yılan yaşarmış ki...

...ona baktığın an sonsuza kadar uykuya dalarmışsın. İnanıyor musun?

Hayır, efsane değil o.

Bugün o yılan geldi...

...ve gerçekten de büyü yaptı.

Ne büyüsü tatlım?

Annene, gölde Mario ile beraberken olanları anlatır mısın?

Marta!

Belki de biz çıksak daha iyi olur.

Komiserim!

Aman Allahım!

Kim olduğunu biliyor musun?

Anna. Anna Nadal.

Sessiz olur musunuz?

Siboldi, telefonun vakti mi? Kapat şunu.

Affedersiniz, kapattım.

- Savcılıktan gelen oldu mu? - Evet, Doktor Giani geldi.

Fakat şu an kendisini göremiyorum.

- Ceketi çıkaralım mı yoksa kalsın mı? - Olduğu gibi kalsın.

İşin bitince ceketi kaldırırız.

- Nasıl ölmüş? - Ciğerleri havasız kalmış.

Boğulmuş da olabilir ama diğer sebepleri göz ardı edemem.

- Boynundaki izleri gördün mü? - Evet.

30 derece. Kısa süre önce ölmüş.

Cesedi götürmem gerekiyor.

Az bekle, biraz daha bakmak istiyorum.

- Siboldi, buradan herkesi uzaklaştır. - Uzaklaşın lütfen!

Artık ceketi kaldırabilirsin.

Mario nerede yaşıyor biliyor musun?

Evet, köprünün aşağı tarafında oturuyor...

...ama aracı almamız lazım çünkü buradan anlatması biraz karışık.

Tamam, gidelim.

Komiserim, Mario aptaldır ama karıncayı bile incitmez.

Daha önce de demiştin, sanırım kendisi arkadaşın oluyor.

Herkesle arası iyidir.

Benden başka herkesle arkadaşmış. Onunla konuşmak istiyorum, olur mu?

- Elbette. - İyi.

Alfredo, köye dön ve kızla ilgili bilgi topla.

Nerede ve kiminle oturduğunu, onu son olarak kimin gördüğünü...

İşte kanun uygulayıcısı. Biraz bekle.

Doktor Hanım, her şey yolunda mı?

Bu işte çalışmak sağlam bir mide gerektiriyor...

...ve şu sıralar bende o mide yok.

Siboldi ile gidiyoruz ama bir ihtiyacınız olursa Alfredo burada.

Cana yakın Alfredo. Gidip anlatacaklarını dinleyeyim.

Evet. Köye gidin, acele ederseniz onu bulabilirsiniz.

Tamam.

Şuradaki beyefendiyi görüyor musun?

Eğer yalan söylemeye devam edersen seni hücreye atar.

- Hücre mi? - Kendi yerine onu gönder!

Sakin ol Siboldi, sakin ol!

- Hücreye koymak olmaz. - Hayır Mario, merak etme.

Yardımına ihtiyacımız var.

Fakat neden bu kadar korktuğunu açıklaman gerekiyor.

Seni korkutan nedir?

Gölde gördüğün bir şey mi? Benden mi korkuyorsun?

Yoksa babandan mı?

Çıkın lütfen, Mario ile yalnız kalmak istiyorum.

- Neden? - Önemli bir şey değil, sadece birkaç dakika.

- Ama neden? - Tartışmak istemiyorum.

Ya öyle mi? O tartışamaz mı?

Sanki sizin evinizmiş gibi gelip evime giriyorsunuz.

Sesinizi yükseltmeyin, sizi duyabiliyorum.

Kimsiniz? Komiser misiniz?

Sorduklarına cevap almak isteyen kişi benim.

Şu köpeği uzak tut. Bana saldırırsa beynine bir tane sıkarım.

İyidir o, sakindir.

Şurada bekle lütfen, sabırlı ol! Siboldi, yardım eder misin?

Gelin. Yardım etmemi ister misiniz?

Hayır, hiç gerek yok.

Evet Mario...

...gölde gördüğün kız...

...o halde miydi yoksa sen mi o hale getirdin?

O haldeydi.

Hiç dokunmadın mı?

Neresine dokundun?

- Burasına. - Neden orasına?

Onunla konuşmak için.

Uyuyor musun diye sordum ama cevap vermedi...

...ben de kulağına kısık sesle bir şey söyledim.

Ne dedin peki?

Gölde yıkanmanın kötü bir fikir olduğunu söyledim.

Çünkü bu mevsim Yılan'ın mevsimi.

Şu da bir gerçek ki Yılan kızın gözlerine bakmış...

...büyüsünü yapmış ve kız uyuyakalmış.

Yılan'ın kıza baktığını nereden anladın?

Büyüsünü yapmış olduğundan anladım.

Peki neden ceketini üstüne serdin?

Havanın soğuk, ceketimin ise güzel ve kalın olduğunu düşündüm.

Mario, o kız öldü.

- Bana da biraz öyle gelmişti. - Bana da öyle geldi.

- Anna'yı tanır mıydın? - Evet, iyi tanırdım.

Evet, yağmur yağınca tepeden bir aşağı bir yukarı koşardı.

Hokeyde madalya kazandığında yanında ben vardım.

- Onu sever miydin? - Evet, hem de çok.

Ne kadar çok?

Yani, hep onun kazanmasını istiyordum.

Peki, onu senden başka kimler seviyordu?

- Babası. - Elbette babası seviyordur.

- Peki, babasından başka? - Herkes severdi.

- Ona zarar vermek isteyen var mıydı? - Yoktu.

Emin misin?

- Onun hakkında konuşursam ne yaparsın? - Hiçbir şey.

Aramızda sır olarak kalacak.

Babam ondan nefret ediyor...

...çünkü babamın aksine Anna'nın uzun...

...ve ince bacakları var.

Anna'nın kendinden biraz büyük bir erkek arkadaşı var.

Adı Roberto Biasiutti, yakınlardaki bir fabrikada çalışıyor.

Kızın babasının adı Davide Nadal.

Kendisi duldur, bugün kardeşi ile görüşmek için Tarvisio'ya gitti.

- Evet? - Silvia, adında şehirde yaşayan...

...bir kızı daha var, ona ulaşmaya çalışıyoruz.

Teşekkürler.

Belediye başkanı bazı semt sakinlerinin adlarını verdi.

Roberto, temizlikçilik yapan annesi ile yaşıyor.

- Babası? - Babası hiç olmamış.

Hiç olmamış... Her zaman bir baba vardır.

Anna burada adam gibi olan tek kişiydi. Tek.

Eğer müsait değilseniz erteleyebiliriz.

Hayır, müsaidim.

Bir bardak su ister misiniz?

Daha sert bir şeyler?

Hiçbir şey istemiyorum.

Anneniz gün boyu evde olduğunuzu söyledi.

- Evet, işe gitmedim. - Neden?

Fabrikada çalışmak pek eğlenceli bir şey değil.

Bazen nefret ediyorum.

Anna'yı en son ne zaman gördünüz?

Bu sabah.

Bu sabah mı? Saat kaçta?

8:00 olmadan evine uğradım.

Cinsel ilişkiye girdiniz mi?

- Neden soruyorsunuz bunu? - Çünkü bilmem gerekiyor.

Bu soru özele girmiyor mu?

İnsanların özel hayatını koruyan bir yasa yok mu?

Var ama ortada bir cinayet var.

- Evet? - Elbette ki ilişkiye girdik.

Bu gece eve gelmeyeceğim. Agnese'te uyusan olur mu?

Olmaz, neden yalnız yatasın? Agnese'e gidersen içim rahat eder.

Oldu, hoşça kal.

Birkaç komşunun ifadesini aldık.

Her zamanki gibi 8:00'de dışarı çıkarken görmüşler.

Fakat köy dışında birisiyle buluşmuş.

- Kim olduğunu biliyor musun? - Corrado Canali. Buralıymış.

Burada yaşıyor ama eskiden Udine'de dükkânı varmış...

Şimdi boşandığı eşine kalmış.

- Buraya getir onu. - Tamam.

- Girebilir miyim? - Lütfen.

- Günaydın. - Günaydın.

Anna'ya olanları az önce öğrendim. Tüyler ürpertici.

Kendisini iyi tanırım, oğlum Angelo'nun...

...bakıcılığını yapmıştı.

- Onunla bu sabah nerede buluştunuz? - Kafenin önünde.

Kahvaltı yapmak için oraya gittim, ona da kahve içer misin diye sordum.

- Kabul etti mi? - Hayır, acelesi olduğunu söyledi.

- Nereye gittiğini söyledi mi? - Hayır.

Şimdilik teşekkürler. Herkese söylediğimizi size de söylüyorum.

Hemen ayrılmayın. Size tekrar soracaklarımız olabilir.

- Elbette, hoşça kalın. - Güle güle.

Garip olan, kızınıza ait olmayan bir şey görüyor musunuz?

Hayır, hepsi onun eşyası.

Ceset teşhisi yapmak istemiyorum.

Görmek istemiyorum onu, dayanamam.

Merak etmeyin, kızınız Silvia onu teşhis etti zaten.

- Silvia benim kızım değil. - Özür dilerim.

Eşimle tanıştığımda kocasını yeni kaybetmişti.

O zamanlar Silvia 1 yaşını biraz geçiyordu.

- Cep telefonu kayıp. - Teknik incelemeye aldık.

Peki çantası nerede?

Yanında olduğundan emin misiniz?

Çıkarken gördüm, omzundaydı.

Nasıl olur da bu şekilde ölür? Nasıl olur?

Karşınızda olmasa da usulüne uygun şekilde...

...yas tutmaya çalışan biri olabilir. - Bir saniye.

Anna'nın çantasında ne vardı? Kaybolmuş, biz de bulamadık.

Her zamanki bilindik şeylerdir sanırım.

Anna günlük tutar mıydı?

Bilmiyorum ama tutsa bile bana söylemezdi.

Neden?

Anna farklıydı. Benim olmadığım her şeydi.

- Güzel birisiniz, Anna nasıl biriydi? - Onu görmediniz mi?

Gördüm.

Yine de ne kadar güzel olduğunu fark edemediniz mi?

Artık gidebilir miyim?

Babamı götürmek istiyorum.

Anna'nın odasında işe yarar bir şeyler...

...var mı diye bakmamıza yardım eder misiniz?

- Hemen mi? - Evet.

Tamam.

Gel Silvia.

Babasına bir şeyler vereyim mi?

"Evladım, evladım" diye sürekli ağlıyor.

Ne vermek istiyorsun? Hap mı?

Ne hapı, ne hapı?

"Evladım".

- Bu saat kimin? - Roberto'nun.

Bazen Anna ile değiştirirlerdi.

Bu gece burada yatmışsın. Onları gördün mü?

Hayır, ben uyurken gelmiş olabilirler.

Babası Roberto'dan nefret ettiği için gizli gizli buluşuyorlarmış.

Roberto'nun işe yaramaz, alçak biri olduğunu söylüyor.

Peki gerçekte Roberto nasıl biri?

Aynen öyle biri.

Ama bu yüzden birinden nefret edeceksek...

...tüm dünyadan nefret etmemiz gerekmez mi?

Bir tabak makarnaya ne dersin?

Sana hangisi kolay gelirse...

Yanık mı?

Hayır, pek görülmeyen bir tür cilt iltihabı.

Pek görülmeyen bir tür mü? Öyle mi?

Kimsenin nasıl iyileşeceğini bilmediği türden.

Yeter! Manzarayı çek biraz.

Yeter!

Baba gerçekten yeter!

Bu yaşlarda hepsi garipleşir ama ben alışkınım.

8 ay önce artık maçlara katılmak istemediğini...

...ve hoşuna giden tek şeyin, tek başına tepeden...

...bir aşağı bir yukarı koşmak olduğunu söylemişti.

"Tek başına yaparsan ne tat alabilirsin ki?" dedim imalı bir şekilde.

İmalı bir şekilde?

- Evet, güldürmek için dedim. - Peki, Anna güldü mü?

Allah aşkına! Gülmedi tabi!

Siz ne yaptınız peki? Tek başınıza gülmeye mi başladınız?

Affedersiniz, sanırım nasıl bir ses tonu ile sorduğumu anlamadınız.

Anna ile çıkmış mıydınız?

- Ne ilgisi var ki? - Çıktınız mı çıkmadınız mı?

Evet dersem şüpheli konumuna mı düşerim?

Zaten şüpheli konumundasınız.

Daha önce işlediğiniz suçlar var, mahkûm edilmişsiniz.

Hiç adil değil. Neden verilen hükmü tekrar okumuyorsunuz?

Okuyacağım. Siz sorularıma cevap verin şimdi.

Anna güzel bir kızdı...

...henüz Roberto ile çıkmadığı zamanlarda...

...bir şeyler yaşayabileceğimizi düşünmüştüm.

Anna o sıralar 17 yaşındaydı. Reşit değildi.

Yanlış anlamayın ama...

Artık pek "imalı" konuşmuyorsunuz.

Nasıl bir şeyler yaşamaktan bahsediyorsunuz?

Ortada bir şey yoktu, gerçekten. İlişkimiz arkadaşlıktan ibaretti.

Ayrıca gittikten sonra bile...

...selam vermeye, muhabbet etmeye gelirdi.

Aramızın nasıl olduğunu istediğinize sorabilirsiniz!

Ben kızlarla şakalaşırım!

Son derece anlayışlıydı.

Ayrıca bir ay bile olmadı, Udine'e giderken ona eşlik etmiştim.

Niçin?

Hastaneden alacağı bazı tahliller vardı.

Otobüsü kaçırmıştı, ben de merkeze iniyordum.

Ne tahlilleriydi?

Ben de aynı soruyu sormuştum.

Sadece kendisini ilgilendirdiğini söyledi.

Roberto ile sorun yaşadığını zannettim.

Ama genelde huyu böyleydi.

Onu bu yüzden kaptan seçmiştim.

Bu onu son görüşünüz müydü?

- Hayır. Onu dün sabah gördüm. - Nerede? Saat kaçta?

Köyde, kafenin yanında. O beni görmedi. Arabayla geçiyordum.

Corrado Canali ile konuşuyordu.

Daha belirli konuşun, onu durdurdu mu? Şans eseri mi karşılaştılar?

Bilmiyorum. Konuşuyorlardı.

Elimizde biraz daha delil olsa...

...sabahtan akşama tepesinde bekleyecek birini dikerdim.

- Neden? - Neden olmasın?

Komiserim bunlar yeni geldi.

Anna'nın eşyaları içinden tahlil sonuçları çıkmış mıydı?

Hayır, görünürde yoktu.

"Görünürde yoktu" denmez. Var mıydı yok muydu?

Yoktu.

Beklediğimiz bilginin ulaştığını söylemek istemiştim.

Anna'nın en sık aradığı insanların listesi.

Diğerleri için birkaç gün daha beklememiz gerekiyor.

Ben İranlıyım.

İran'ın güney bölgelerinden biri olan Belucistan'dan geliyorlar.

Bunları çocuklara yaptırdıkları doğru mu?

Evet, bazı yörelerde yaptırıyorlar.

- Küçük parmakları olduğu için mi? - Evet, çok çabuk düğüm atıyorlar.

Aslında kız çocuklarının daha küçük parmakları olur.

Tamam, gerçekten önemli değil.

Fakat bunlar çocuklar tarafından yapılmamış.

Anna'nın seni her gün aradığını neden söylemedin?

Her gün her saat aradığını?

- İnanın söylemek istedim. - Peki, neden söylemedin?

Yanlış anlaşılmaya yol açmamak için.

- Bir ilişki içinde miydiniz? - Hayır.

- Dün sabah randevunuz mu vardı? - Hayır.

Daha önce dediğim gibi şans eseri karşılaştık.

Anna'nınki, nasıl desem, aptalca bir hayranlıktı.

Bana âşık olduğunu zannediyordu.

Eşimden ayrıldığım zaman...

...üzgün olduğumu biliyordu ve beni arayıp duruyordu. Hepsi bu.

Böyle bir köyde gizli saklınızın olması çok zordur.

Buradaki herkes her şeyi bilir.

Gidip sormanız yeter, görürsünüz.

Alfredo ile şehre döneceğiz.

Uyumam lazım, paramparça oldum.

- İyi akşamlar Komiserim. - Hoşça kal.

Tarihten 4 alman, Latinceden 2 almandan daha çok canımı sıktı desem?

- Bileğinde ne var? - Pek görülmeyen bir tür cilt iltihabı.

Bir aydır var.

3 aylık dönemde 24 devamsızlık fazla geldi bana, öyle değil mi?

Son zamanlarda pek çalışmak istemiyordum...

...o yüzden bazen sınıfa gitmiyordum ama bunu herkes yapıyor.

Herkesin yaptığını sen de yapmak zorunda mısın?

Evet.

Okula gitmediğin zamanlarda nereye gidiyordun?

- Buralarda takılıyordum. - Takılıyordun?

Geç kaldım baba.

Francesca...

...kimlerle takıldığını öğrenebilir miyim?

Tek başıma. Sorgulama bitti mi?

- Sana tavsiyem, bugün okula git. - Hoşça kal baba.

Doktor Giani birçok soru sordu.

Ona cinayet masasında geçirdiğimiz 20 yılın ardından...

...buraya gelişimizi anlatmadınız mı?

Ne söyledin?

"Komiserim ve benim için her yer aynıdır".

Böyle cevap vermekle iyi etmişsin.

Alfredo, o sabah o kızı gördüğünde ne düşündün?

Uyuyor gibiydi.

Onu o pozisyona getirmek kolay olmamalı...

...neden o kadar çabalasınlar ki?

Suçlu gibi düşün.

Aklıma pek bir şey gelmiyor.

Bilmiyorum, katilin cinsel bir suç olduğuna...

...inanmamız için soyduğunu düşünmüştüm.

Olabilir.

Fakat o zaman da, kızı paçavraymış gibi...

...çamurun ortasında bırakmazdı.

Sanki uyuyormuş gibi bir tarafına doğru yatırmış.

Her şeyi olabildiğince sakin yapmış gibi.

Son bir kez dönmüş...

...ve Anna'nın ona bakan gözlerini görmüş...

...ve bu görüntünün onun bütün hayatını mahvedeceğini düşünmüş.

Sonra geri dönüp...

...başını çevirmiş.

Bunlar refleks duygulardır Alfredo.

Onu kim bu pozisyona soktuysa, kıza aşıkmış.

Çok güzeller! Carlo çok sevecek bunları, çok naziksin.

Benim fikrim değildi. Çiçekleri Francesca yolladı.

Francesca mı?

Şu an benim için çok önemli ve hiçbir şeyi berbat etmek istemiyorum.

Kendisi tanımam gereken biri mi?

Önemli biri mi?

Hayır, önemli biri değil.

Carlo birkaç gün önce eve dönmek zorunda kaldı. Gerçekten çok kötüydü.

Fakat doktorlar yemin ederek birkaç kişinin dönebildiğini söylediler.

- Onu özlüyor musun? - Hem de çok.

Buralarda olunca, bu dünyada yalnız olmadığımı hissediyorum.

Yalnız olmadığım kesin.

Buraya gelmen çok hoş.

Saatler süren uçak yolculuğu...

...öğrencilerini ve karını yalnız bırakman.

Gerçekten çok iyisin.

Sadece Carlo...

...içimdeki bana rahat vermeyen o hissi unutturuyor.

Güzel olduğumu söylüyor. Doğru olmadığını biliyorum...

...fakat öyle dediğinde mutluluktan ağlıyormuş gibi hissediyorum.

Benden konuştuğumuz yeter. Senin sırların hakkında konuşalım.

Sırlarım hakkında mı? Benim hiç sırrım yoktur.

Uzun zaman önce, çekmecende silah sakladığını fark etmiştim.

Neredeydik? Hatırlayamıyorum...

- Sahildeki evde mi? - Bilmiyorum.

Düşündüm de, neden bir İngiliz Edebiyatı profesörü...

...çekmecesinde silah saklar? Bu bir sır değil mi?

Eşiniz nasıl?

Kötü.

Doktorlar gün geçtikçe daha kötü olacağını söylüyorlar.

Beni yabancı bir ülkede yaşayan kardeşi ile karıştırdı.

Artık bir kızı olduğunu da hatırlamıyor.

Böyle bir şeyi Francesca'ya nasıl söylerim?

Komiserim...

Doktor Giani'den Roberto'nun evinin aranması emrini aldım.

Oraya gidiyorum.

- İşim biter bitmez size katılacağım. - Görüşürüz.

Kız katili tanıyordu...

...ona güveniyordu.

- Cinsel bir şiddet uygulanmış mı? - Hayır, bakireymiş.

- Emin misiniz? - Bir ilişkisi varmış.

Nasıl öldürülmüş?

Kafası su altında tutulmuş, boynunda bir çok iz var.

Bu şekilde ölmek kaç dakika sürer?

Anna sporcuymuş, mükemmel bir akciğer kapasitesi varmış.

- En azından 7-8 dakika. - Tanrım...

Tırnak altında deri kalıntısı yok, kimseyi tırmalamamış.

Onu öldürmek için fazla kuvvet harcamaya gerek yok.

- Öyleyse katil bir kadın olabilir mi? - Olabilir.

Yine de Anna güçlü kuvvetliymiş...

Evet ama karşı koymamış. Öldürmesine izin vermiş.

Delirdim sanmayın ama...

...sanırım Anna katili ile anlaşmıştı.

Nasıl olabilir ki?

Böylesine hayat dolu bir kız.

Anna hastaymış.

Serebral neoplazi. Beyninde tümör varmış.

- Tedavi edilebilir miydi? - Sanmıyorum...

...1 sene içinde ölürdü.

Kızımın cesedini ne zaman alabilirim?

Yakında, çok yakında.

Fakat bilmem lazım. Neden söylemek istemiyorsunuz?

Cenaze törenini düzenlemem gerekiyor.

Akrabalar bekliyor. Onlara ne diyeyim?

- İki gün sonra deyin. - İki gün. Söz veriyor musunuz?

Evet.

Dinleyin, burada sizden önce oturan doktor...

...Anna'nın ne tür ilaçlar kullandığını sordu.

Bu soru neden soruldu?

Maalesef tutulan kayıtlar için kesin olmamız gerekiyor.

Anna baş ağrısı için bir iki basit ilaç almıştır belki.

Evet, baş ağrısı için. Tıpkı benim gibi o da kullanırdı.

Fakat ne alakası var ki?

Bu sorular size saçma gelebilir...

...fakat şu gerçek bizi tereddütte bırakıyor.

Anna neden hokeyi bıraktı? Neden? Kendisi güçlü bir kızdı.

- Belki de iyi değildi? Sorunu var mıydı? - Hayır.

Anna o çocuğun başına gelen talihsizlikten sonra takımdan ayrıldı.

O olaydan sonra kendini çok kötü hissetti.

Hangi çocuk?

Angelo, Chiara ve Corrado Canali'nin çocuğu.

Bakıcılığını yaptığı çocuk mu?

3 yaşındaydı.

O olaydan sonra Anna 1 hafta boyunca ağladı.

Bu yüzden oynamayı bıraktı.

Başka bir sebebi olsa bana söylerdi.

Anna'nın size her şeyi söylediğinden emin misiniz?

Babasıyım, kızımı tanırdım. Sizin çocuğunuz yok mu?

Bir tane.

Peki, onun aklından ne geçiyor bilmiyor musunuz?

Bugün bile işe gitmemişsin.

Anne lütfen! Bari sen üzerime gelme.

Başıma ne geldi biliyorsun, değil mi?

Evet, biliyorum ama onlar bilmiyormuş gibi davranıyorlar.

Yarın da işe gitmezsen seni kovarlar.

- Günaydın. - Günaydın.

Bunlar nedir?

Anna kendi evinde tutmak istemediği için bana vermişti.

Bahsetmedim çünkü sormadınız.

Gerçekten aptal rolü mü oynayacaksın?

Komiser tahlil sonuçlarını istediğinizi söyleseydi, onları size verirdim.

Böylece bu muamele kurtulurdum.

Evet, gerçekleri duyunca düzenlemek kolay oluyor. Bunları da alıyorum.

- Onlar Anna'nın. - Bize söylemediğin bir şey daha.

Komiser ile bunlara bakacaksın.

Dizlerim titriyor.

Müfettişim rahatsız ettiğim için özür dilerim. Bir saniyenizi alacağım.

Burada. Dokunmadık.

Bu nedir biliyor musun?

- Anna'nın. - Biliyorum.

- Nerede buldunuz? - Evin dışında.

Yalan.

- Bizimle gelmen gerekiyor. - Ama neden? - Nedeni yok.

Benden ne istiyorsunuz? Suçu benim üzerime yıkmak istiyorsunuz, değil mi?

Benim hiçbir şeyle alakam yok.

Roberto ne yaptın?

- Anne lütfen! - Roberto!

Bu da ne?

Anna'nın tahlilleri delikanlıda çıktı...

...çantasını da evin arkasında bulduk.

Tutuklama kararı verdim ama kaçtı şerefsiz.

Bir anda pencereden dışarı atladı. Binacci ise genç ve tecrübesiz.

Fakat sen ne gençsin ne de tecrübesizsin.

Ne yapsaydım? Vursa mıydım?

- Sanırım şu taraftan kaçtı. - Bu tarafta ne var? - Nehir.

Ekiplere kimseye geçiş izni vermemelerini söyledim.

- Nereye gidiyorsun bakalım? - Yavaş Siboldi. Yavaş...

Hiçbir şey yapmadım. Hiçbir ilgim yok!

Aptalca bir şey yapıyorsunuz! Size söylüyorum aradığınız ben değilim!

Anna'yı seviyordum! Ona hiçbir şey yapmadım!

Öyleyse neden kaçtın? Spor olsun diye mi?

Sessiz ol, onu karakola getirin.

- Koşmaktan ciğerimiz patladı! - Yeter be, yeter!

- Soğumadan gel. - Geliyorum.

- Nedir bu? - Isıtılmış çorba.

Ama kabahat senin, geleceğini haber vermemiştin.

- Adı Anna'ydı, değil mi? - Evet.

Nasıl biriydi? Güzel miydi?

Biraz önce erkek arkadaşını tutukladık.

- O mu yapmış? - Muhtemelen.

- Fakat neden yapmış ki? - Ben de bilmiyorum.

Bence o değildir.

O değil ama...

...sorgu altında sağlıklı düşünemiyor ve sen yanlış yapıyorsun...

...ve çocuk müebbet hapis cezasına çarptırılacak.

- Hiç yanılabileceğini düşünür müsün? - Her zaman.

Çorbada kusur yok, sadece iştahım kaçtı.

Francesca...

...piyano çalmayı neden bıraktın?

Yine mi?

Piyano çalmak için yaratılmış uzun parmakların...

Daha önce konuşmuştuk bunu!

- Nedenini söylememiştin. - Çünkü nedenini ben de bilmiyorum.

- Bir sebebi olmalı ama. - Olmalı ama ben de bilmiyorum!

Hoşuma gitmiyor, yoruluyorum, sinirleniyorum.

Bir anda ne oluyor da böyle değişiyorsun anlamıyorum.

Bilmediğimi söyledim.

Bırak, ben hallederim.

Ben hallettim bile.

Git yemeğini ye. Hiç gereği yok, ben hallederim.

İşim bir dakika içinde biter.

Kadınlar tartışırken neden sırtlarını dönerler söyler misin?

Bir bilen söylesin!

Sabah gördün mü onu?

- Evet. - Nasıldı?

Daha iyiydi.

- Onu ne zaman görebilirim? - Şu sıralar göremezsin.

Doktorlar seni görürse heyecanlanır diyorlar. Burada göreceksin onu.

Burada mı?

Evet, burada.

İyileşmese bile buraya getirecek misin?

Buraya getireceğim çünkü iyileşecek.

Biraz daha sabırlı olmamız lazım.

Annen dönecek ve mutlu olacağız.

O zaman neden seninle tartışıyoruz?

Tartışıyoruz çünkü bana gerçekleri söylemiyorsun.

Sanki 5 yaşındaymışım gibi davranıyorsun.

Annem o şey yüzünden iyileşmeyecek.

Sen nereden biliyorsun?

Biliyorum! İnternetten baktım, olacakları biliyorum.

İlerleyen bir hastalık.

Daha da ilerlerse geri dönüş olmayacak. Dönüşeceği şey...

Sus!

Yeter.

Yeter, yeter...

Neden buraya geldik?

Neden kendine yeni birini bulmuyorsun?

Öğrenebilir miyim, neden?

Ceza hukuku. 575. madde, "cinayet".

Kim takar! Beni ilgilendirmiyor. Cinayeti ben işlemedim.

Öyleyse Anna'nın CD'lerinin neden sende olduğunu açıkla.

- Açıklamıştım zaten. - Bir daha anlat.

Bendeydiler çünkü onun bilgisayarı bozuktu, benimkini kullanıyordu.

Neden gün boyu CD'ler üzerinde çalışıyordun?

- Onlara ne yazdığını görmek istedim. - Neden?

Anlamak için! Onu kimin öldürdüğüne dair bir ipucu bulmak için!

- O bizim işimiz. - İçim rahatladı!

Belli ki ortada bir yanlış anlaşılma var.

Çok kötü bir durumdasın.

Sana yardımı dokunacak son şey ukalalık...

...daha kötüsü küstahlık, daha da kötüsü sikkafalılık!

Size gerçeği söylüyorum.

Benimle taşak geçme! Anlaşıldı mı?

Eğer sırt çantasının evinden iki adım ötede bulunmasından...

...haberinin olmadığını, Anna'nın tahlil sonuçlarının sende çıkmasına...

...rağmen onların ne olduğunu bilmediğini...

...ve kızın cesedini bulmamızdan sonra bulduğunu...

...söylemekte ısrar edersen 30 yıl hapis cezası alırsın! Anlaşıldı mı?

Size gerçeği anlatıyorum, bana inanmayan sizsiniz!

Hangisi gerçek söylesene! Söylesene!

Elbette söylerim.

E hadi?

Ne?

- Gerçeği söyleyeceğini söyledin. - Tekrar düşündüm.

- Tam bir şeref... - Hey! Hakaret ettiğin yeter.

Hakaret ettiğin yeter, sana yakışmıyor.

Sakin olalım.

Tekrar CD'lerden başlayalım.

Onları silmek istiyordun, o yüzden tüm gün üzerlerinde çalıştın.

Doğru değil, doğru değil...

...doğru değil, doğru değil...

...doğru değil, doğru değil...

...doğru değil, doğru değil.

Belki de cilt iltihabına çay sebep oluyordur.

Her şeyi düşündüm ama çay aklıma hiç gelmemişti.

- CD'nin şifresi bulundu mu? - Henüz değil.

- Erkek arkadaşı mı yapmış? - Büyük olasılıkla.

Corrado Canali'nin çocuğu nasıl ölmüş?

Kaza sonucu, saçma bir ölüm.

Kahvaltı yaparken nefes borusuna bisküvi kaçmış.

Fark ettikleri zaman ise iş işten geçmiş.

Delilleri hazırladın mı?

Bugünlerde kadınlar hamile kalınca göbekleri belli bile olmuyor.

İyi bir şey değil mi?

Hayır, iyi değil.

Dün sabah evde olduğunu söylüyor ama şahidi yok.

Elimizdeki bilgiye göre saat 11:00'de telefonu çalmış...

...ama açmamış. Kulaklıkla müzik dinlediğini söylüyor.

- Bundan ne sonuç çıkardınız? - Bilmiyorum.

Gençle pekiyi geçinemiyoruz. Benim hatam, benden hoşlanmıyor.

- İfadesini metne geçmem lazım. - Buyurun lütfen, sizindir.

Anna'nın videosunu izledim.

Görüntüler ruhsal açıdan sağlıksız geldi bana.

Babası hep onu takip ederek, sadece onu çekmiş.

Sadece ve yalnızca Anna.

Kız kardeşi de orada, sesi geliyor ama kendi görünmüyor.

Babası onu göz ardı ediyor.

- Sizde de bu izlenim oluşmadı mı? - Evet, ben de bu kanıya vardım.

- Öyleyse Nadal'ı tekrar sorgulayalım. - Peki, nasıl yapacağız onu?

Kendi kızını ikinci eşinin kızından çok seviyor diye sorguya mı çekelim?

Evli ve bir kız çocuğu babası olduğunuz söyleniyor.

Eşiniz güzel bir bayan mı?

Sizin gibi huysuz biri...

...güzel bir bayanın kalbini nasıl çaldı merak ettim.

Ben huysuz değilim.

Çok güzeller değil mi? Mükemmel görünüyorlar...

...fakat gerçek şu ki, hepsinde küçük birer defo var.

- Hatalı atılmış ilmekler var. - Hata kasıtlı olarak mı yapılmış?

İranlı bir şair kilimin...

...yeryüzü tanrısının, bizzat kendisini özgür kılmak için yapılmıştır der.

Fakat geliş sebebiniz kilimler değil, değil mi Komiser?

Beni tanıyor musunuz?

Açıkça belli olduğunuzu söylesem alınır mısınız?

Hayır, alınmam.

Yaşıtlarına göre farklı bir kızdı.

Daha iyi, daha duyarlıydı. Güçlüydü, cesurdu.

Çocuğunuza neden kimse bakmak istemedi?

Diğer kızlar daha normal çocuklar ile uğraşmayı tercih ettiler.

Angelo normal değil miydi?

Anna hakkında sorular sormak istiyorsunuz zannediyordum.

Anlamak için, bir fikrim olması için çabalıyorum.

Bence bana polis soruları soruyorsunuz.

Mazeretim var mı diye de soracak mısınız?

- Var mı? - Yok.

Yalnız siz değilsiniz.

Angelo hastaydı.

Savaştığı korkularıyla dolu dünyasına kapanmıştı.

Doktorların görüş birliğine vardığı tek nokta...

...durumunun gelişim göstermeyeceği oldu.

Hiçbir zaman güçlü olmadı, hiç uyumazdı.

Doğduğundan beri ağlardı.

Teselli olmaksızın ağlardı.

Angelo ile ne yapman gerektiğini bilmek zordu.

Anna ona nasıl bakılacağını biliyordu. Sabırlıydı.

Angelo da onu seviyordu, tapıyordu ona.

Hatta bazen kıskanabilirdiniz bile.

Nasıl bir kıskanma?

Çocuk bakımına yetecek nitelikte olmayan...

...ve kendinden daha iyi birini seçen anneler gibi.

İsterseniz size eşlik edebilirim.

- O kim? Erkek arkadaşın mı? - Adı Simone.

Peki, senin burada ne işin var?

Mekânın yenilenmesinde görevli. Bir çek alması gerekiyor.

Anlaşabiliyor musunuz?

- Öyle zamanlar oluyor ki... - Ne oldu?

Geçen gün çok çaresiz görünüyordun. Şimdi ise yüzüne renk gelmiş.

Bana da söyle bunu nasıl başardın?

- Kendini acı çekmekten uzak tut yeter. - Dediğin bir özlü söz!

- Eve gittim. Acısını paylaştım. - Babanı yalnız mı bıraktın?

O her zaman tek başınadır. Anna olmadığı zamanlar tabi.

Ve onun babam olmadığı gerçeği.

Bu artık doğru değil...

...ve gerçek babamı tanıyan herkes hiçbir şey kaybetmediğimi söylüyor.

Babanızı asla seçemezsiniz. Kararı size can verenler verir.

Haklısın.

Gitmem gerekiyor.

Evimizde el koyduğunuz şeyler arasında...

...küçük, bronz bir melek vardı. Onu geri vermeniz gerekiyor.

- Küçük bir melek mi? - Anna üzerine titrerdi.

Tamam. İade etmemiz mümkün.

Anna'nın o sabah izlemiş olduğu yol bu olmalı.

Okula çıkan yol bu mu?

Otobüs durağı şurada. Evi ise arka tarafta.

O da şuradan geçmiş.

- Neden yalan söyledin? - Yine mi aynı soru?

Siz kaç kez yalan söylediniz?

- 100, 200, 2000? - Sana neden yalan söyleyeyim ki?

Düşünmeden söyledim.

Eğer Anna ile beraber uyuduğumuzu...

...ama sevişmediğimizi söyleseydim bana aptal gözüyle bakacaktınız.

Bundan utandığım için.

Deli değilim, cinsel problemlerim de yok.

Durum böyle ve gerekçenizi söylemelisiniz! Nedir?

Onu neden öldürmek isteyeyim?

Anna ile birbirimizi seviyorduk.

Onu neden öldürmek isteyeyim ki?

- Neden? - Dinlemeye hazırlan.

Sen anlayamazsın ama ben biliyorum.

Birçok ceset gördüm, çürümüş...

...korkudan kaskatı kesilmiş bedenler.

Anna öyle değildi.

Sanki ölüm onu acıdan azat etmiş gibiydi.

- Bu yüzden aklımıza sen geldin. - Neler söylüyorsunuz?

Anna sana iyi olmadığını, pek fazla ömrü kalmadığını söylemiş...

...belki de beraber ağlamışsınızdır.

Belki ona beraber ölmeyi teklif ettin ama o senden...

...hastanede değil de sessizce ölmesine izin vermen için farklı bir şey istedi.

Sen de hiç ses çıkarmadan, kimseyi sıkboğaz etmeden yaptın.

Öyle olmadı.

Hasta olduğunu bilmiyordum. Daha dün öğrenmiştim.

Ben size her şeyi anlattım...

...siz ise bana hiçbir şey söylemediniz.

- Sanırım hapis cezası onaylanır. - Duydun mu?

Sana söylüyorum, seni tutukluyoruz.

Diyecek başka bir şeyin var mı?

- Hassiktirin. - İşte böyle. Aferin aferin.

CD'lerin şifresi kırıldı.

İçinde ne varsa yazdırın. Her şeyi okumak istiyorum.

Şifre neymiş?

Angelo.

Komiserim burada sigara içemezsiniz.

Tutukla beni.

Okul başlayalı sadece bir hafta oluyor...

...ama şimdiden kendimi çok yorgun hissediyorum.

Bazen insanların beni hemen anlamalarını istiyorum.

Hiçbir şeyi açıklamadan, hüznümü sadece bakışlarımla...

...anlatmam yetsin istiyorum.

Büyüyor olduğumuzu ve herkesin kendi...

...yolunu aradığını artık anlamam lazım.

Bugün derste uyuyakaldım.

Bu olay ilk defa başıma gelmiyor.

Aniden yorgunluk çöküyor üzerime.

Gözlerin ışıltısının yaşantı ile alakalı olduğuna inanıyorum.

Eğer birisi mutluysa gözleri ışıkla pırıldar.

Angelo'nun büyüyüp güzelce sakal bıraktığını hayal ettim.

Kızlar peşinden koşacak. Ben de çok kıskanacağım.

Bazı günlerin var olmamasını, hatta var olmamış olmasını öyle istiyorum ki.

Çok şükür ki Roberto var.

Herkes kendi duygularını en iyi bildiği yolla ifade edebilmeli.

Antrenmanlar ağır geçiyor...

...fakat oynuyor olmak benim için çok önemli.

Bazen tepeden koşarak göle indiğimde...

...Mario'nun beni izlediği hissine kapılıyorum.

Öyle kötü kötü bakmıyor. Ondan korkmuyorum.

Fakat babası ödümü koparıyor, bakışları her zaman serttir.

Eşi onu terk etmemiş çünkü çocuğunu bırakmaya gönlü razı olmamış.

Çok değiştiğim gerçeğini kabul etmeye çalıştım.

Bazen tepeden koşarak göle indiğimde...

...Mario'nun beni izlediği hissine kapılıyorum.

O beni korkutmuyor ama babası ödümü koparıyor.

Ne yapıyorsun?

Maciste'ye mezar kazdım.

Babam diyor ki dün gece, çok yaşlı olduğundan ölmüş.

Ama onu zehirlediğini fark ettim. Yemin ederim kafasını koparacağım.

Biliyorum...

...bir evlat böyle şeyler söylememeli ama...

Baban nerede?

Her zamanki yerinde Allahın belası.

- Avukatımı istiyorum. - Hâkimin karşısına çıkınca görürsün.

Şimdi sorularıma cevap ver.

- Bana bu şekilde davranamazsın. - Herhangi bir şekilde davrandığım yok.

Var!

Tekerlekli sandalyeye mahkûm olmamın avantajını kullanıyorsun. Keşke...

Sorularıma cevap ver! Yoksa gözaltında cevaplamayı mı tercih edersin?

Tek başına yapabileceğin işler neler?

Yürüyebilir misin? Kamyonet sürebilir misin?

Yapabilirim ama asla yapmam.

Kamyonetin kontrolleri direksiyonda. Hiç kullanmıyorsan neden öyle?

Kamyonet 10 yaşında.

10 sene önce kullanabiliyordum, şimdi kullanamıyorum.

- Kolumu sık. - Ne?

- Kolumu sık, hadi. - Neden? - Ne diyorsam onu yap!

Daha güçlü! Daha güçlü.

Daha güçlü. Daha güçlü sık!

Tamam, kâfi.

Bir tavşanın boynunu kırabilecek kadar...

...kuvvetli miyim diye merak mı ettin?

Hayır. Bir kızı boğabilecek kadar kuvvetli misin diye merak etmiştim.

- Ben mi? - Evet, sen.

- Böyle bir şeyi neden yapayım ki? - Ben nereden bileyim?

Belki burayı mahvetmesini görmemek için...

...belki de Mario'nun bir daha ona bakmasını görmemek için.

Mario'dan nefret ediyorsun, değil mi?

Küçükken nefret ederdim, şimdi değil. Artık birbirimizin dostuyuz.

Sadece ikimiz kaldık...

...felçli ve deli.

Ondan neden nefret ediyordun?

Nasıl söylesem?

Güzel, sağlıklı, zeki çocuklara sahip olmanız gerek.

- Hele bir dene. - Nasıl diyeceğimi bilmiyorum.

Nasıl açıklayacağımı bilmiyorum.

Sorunu kendinizde arıyorsunuz. Sizin suçunuz olduğunu düşünüyorsunuz.

En nihayetinde ise her şey kararıyor.

Yaşayan anlar sadece.

Yaşayan anlar.

Anna ile ilgiliyse ekleyecek hiçbir şeyim yok.

Anna ile ilgili değil. Angelo hakkında konuşmak istiyorum.

Peki neden?

Eğer müsait değilseniz giderim...

...ama yarın aynı soruları sormak üzere gelirim.

Anna'nın ölümü ile Angelo'nun ne ilgisi var?

Bilmiyorum.

Soracağınızı sorun ve burayı terk edin.

Ayrılmanızın sebebi çocuğunuzun ölümü müydü?

Bu olay, bu suçluluk duygusu...

...bize çok ağır geldi.

Corrado daha da kötüydü...

...o sabah çocuğumuzla beraberdi.

Bir ay boyunca ağlama, acı...

...harap olma.

Yollarımız ayrıldı.

Angelo nasıl öldü?

Süt içip bisküvi yerken...

...boğazına bir şeyler takılmış.

Ne yukarı ne aşağı kımıldamayan bir şey.

Nefes borusunu tıkadığı için çığlık atamamış.

O gün ile ilgili neler hatırlıyorsunuz?

Her şeyi.

Yataktaydım, Angelo bize rahat vermediği için...

...bütün gece gözüme uyku girmemişti.

Sabah 5:00'e kadar ağladı.

Sonra uyudu. 2 saat sonra tekrar uyandı.

Artık kalkamıyordum, çok yorgundum.

Corrado ona bakmak için kalktı.

- Siz yatakta mı kaldınız? - Evet.

- Uyudunuz mu? - Sayılır.

Bir şeyler duydunuz mu? Herhangi bir ses?

Seslerini duydum. Kahvaltı ediyorlardı.

Farklı bir şey?

Angelo'nun çığlıkları vardı.

- Angelo çığlık mı attı? - Angelo her zaman çığlık atardı.

İstediğini elde edene kadar bardağını...

...bir saat boyunca masaya vururdu.

Elbisesini giydirirdiniz...

...bir anda hepsini çıkarırdı.

İlaçlarını verdiğinizde tükürürdü.

Peki ya kocanız? O da çığlık atıyor muydu?

Nereye ulaşmaya çalışıyorsunuz? Evet, ikisi de çığlık atıyorlardı.

Aklınıza kötü bir şey gelmesin. Her günümüz böyleydi.

Sonra kocam banyoya gitti, Angelo çığlık atmaya devam ediyordu.

Peki, siz ne yaptınız?

Kafamı yastığın altına gömdüm.

Yerimde olsaydınız siz de aynını yapardınız.

Herkes yapardı.

Bir süre sonra uykuya daldım.

Kafanız yastığın altındayken bir şey duydunuz mu?

Kocanızın bağırdığını söyleyebilir misiniz?

Hakkında yanlış bir fikre kapılmanızı istemem.

Bana kocanızın bağırdığını söyleyin...

...söz veriyorum yanlış bir fikre kapılmayacağım.

Asla. Bunu tek bir kişiye bile söylemem.

Pencerenin arkasından sizi görünce buraya geldiğinizi anladım.

Bunu düşünmüş müydün?

Hayır ama bekliyordun.

Evet, bekliyordum.

Herkes bekler.

Sonra da öyle bir an gelir ki, her şeyi...

...içlerinde tutmaya artık dayanamazlar...

...birileri ile konuşmaları gerekir, değil mi?

Geçen akşam, yüzünden okudum.

Ama tam olarak anlayamamıştım, eksik olan çok şey vardı.

Şu basit soruyu cevaplandıramıyordum: Neden?

Anna ve ben bir ilişki içerisindeydik.

Birkaç aydır sürüyordu.

Sonra saçma isteklerde bulunmaya başladı.

Gelip burada yaşamak ve bu konu hakkında Chiara ile konuşmamı istedi.

Bunu takıntı haline getirdi.

Sen de bu yüzden onu öldürdün.

Evet.

Evet.

Boğazım kurudu.

İçeri girmek ister misiniz? Size eşlik edebilirim.

Hayır, bekleyelim.

Başka şartlar altında olsa böylesi bir yalan...

...beni çok gücendirirdi.

Bana inanmıyor musunuz?

Hayır, sana inanmıyorum.

Başka ne bilmek istiyorsunuz?

Söylediğim gibi, benim için eziyetti.

O sabah kafenin önünde ona rastladığımda...

...Anna son bir kez konuşmak için ısrar etti.

Gölde buluşmak istedi, ben de oraya gittim.

Dinlemiyordu, aklıselime yanaşmıyordu.

Çıldırmıştı.

Ben de kendimi kaybettim.

Çantasını da Roberto'nun evinin arkasına attın.

Evet.

Aranızda ilişki falan yoktu. Anna bakireydi.

Ayrıca Anna ne seninle ne de başkasıyla birlikte geleceğe dair...

...planlar yapamazdı çünkü onun bir geleceği yoktu.

Bir tümör yüzünden birkaç ay içinde ölecekti.

Bu yüzden dediklerin dayanaksız.

Neden sende Angelo'nun bir tek fotoğrafı bile yok?

Bunun konuyla ne alakası var?

Komiser, neden beni tutuklayıp bu işe bir son vermiyorsunuz?

Soruma cevap ver.

Özbeöz çocuğunun...

...ellerinde ölmesi hakkında ne bilirsin ki?

Ne bilirsin?

Bilemem ama hayal edebilirim.

Sabah banyoya gidiyorsun...

...ve aynanın altında diş fırçasını...

...ya da küvette plastik ördeğini buluyorsun.

İki ay geçiyor...

...bu sefer de kanepenin altında oyuncağını buluyorsun.

O zaman her şeyi bir kenara bırakıyorsun.

Her defasında bir suç işlediğini düşünüyorsun.

Pamuklu pijamasında kokusunun ne kadar kaldığı hakkında hiç fikrin var mı?

Angelo'nun öldüğü gün, ambulansı kim çağırdı?

Çalışan, telefonda bir kadın sesi duyduğunu hatırlıyor...

...öyle şoktaymış ki adını bile söylememiş.

Her sabah buradan...

...pencerenizin önünden geçen kız.

Anna ne gördüğünü size söylemişti.

Ufaklığın artık nefes alamadığını, artık yaşayamayacağını...

...ona yardım edecek kimsenin olmadığını...

...kimsenin ona yardıma koşmadığını. Hiç kimsenin.

Angelo'nun öksürük sesini...

...duyduğunu da fark ettiniz, fakat...

...yerinizden kımıldamadınız.

Yeter.

Yeter.

Anna hasta olduğunu öğrenince...

...inatçı ve takıntılı biri oldu.

Bakışlarıyla, telefonlarıyla.

Sizi suçluyordu, unutmanızı önlüyordu.

Az önce size bir cinayet itirafında bulundum.

Anna'yı ben öldürdüm.

Artık yeter.

Tamam, yeter.

Kocam çocuk sahibi olmaya ne zaman hazır olacağını bilmediğini söyledi.

Kendimi kötü hissediyorum.

Kızınız doğduğunda yanında mıydınız?

- Ben de istemiyordum. - Görüyor musunuz?

Peki ya eşiniz?

O da kendini kötü hissetmişti.

Peki, şimdi ise yönetmelikler mi yasaklıyor?

Evet.

Sizi akşam yemeğine davet etsem, kocama söyler misiniz?

- Ne? - Şimdiden pişman etmeyin.

Memnuniyetle.

Dolaşmak ister misiniz?

Memnuniyetle.

Yanıldığımızı söylemek için geldim.

Annen dışarıda, seni bekliyor.

Nasıl söylenir bilmiyorum...

...ama suçlu olmadığın halde başını belaya soktuk. Vicdan azabı duyuyorum.

Çok güçlü durdun, hem de çok.

Belki de gidip bir güzel ağlamalısın.

- Sizin omzunuz hariç. - Tabi, benim omzum hariç.

Onu gerçekten seviyor mu?

Doktorlar öyle diyor.

Peki o onu?

O, annene tapıyor.

Gördün mü?

Sana gülümsedi.

Çeviren: sarkis

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.