Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müziği)
İyi misin kızım?
Ne oldu bana?
Bayıldın ya, hatırlamıyor musun?
Bayıldım mı?
(Geçiş sesi) Gülendam.
(Gerilim müziği)
(Geçiş sesi) Mert!
Dur, dur nereye?
-(Deva) Mert! -Dur, dur, dur! Ne oldu?
-Mert! -Dur, nereye? Dur.
Mert geldi. Benim nişanlım geldi. Beni almaya geldi.
Gülendam'ın kocası Mert'i mi diyorsun?
Hayır, Mert benim nişanlım. Beni almaya geldi, biliyordum.
Biliyordum beni bırakmayacağını.
(Deva) Beni bırakmayacağını biliyordum.
(Gülcemal) Ulan benim kardeşime saldırıyorlar...
...motorun arkasında sürükleniyor. Bunu yaparken sen neredesin?
Ya bebeğine bir şey olsaydı? Ya canına bir şey olsaydı?
(Gerilim müziği)
İşte o zaman gösterirdim ben sana!
Oğlum, ben kardeşimi sana emanet etmedim mi?
Senin bu dünyadaki vazifen kocası olarak onu korumak...
...mutlu etmek, demedim mi?
Bu kızın gözünden yaş akarsa seninkinden kan getiririm, demedim mi lan?
(Gerilim müziği)
Bu kızın hâli ne böyle?
Evet de Gülcemal Bey...
Abi, ben kimseye haber vermeden çıktım.
Mert'in de haberi yoktu çıktığımdan.
(Gülendam) Zaten sonra hemen koştu geldi hastaneye yanıma.
Ne olur daha fazla germe beni ya!
Zaten yeterince kötü bir şey yaşadım!
Ne diyor bu ya?
Kızım, ya sana bir şey olsaydı?
Ya bebeğine bir şey olsaydı?
-Evet ama olmadı ya. -Olabilirdi.
-Çok şükürler olsun olmadı ama. -Olabilirdi!
Tabii olsaydı üzülür müydün orası da meçhul yani?
Kusura bakmayın ama ben gerçekten...
...neyle suçlandığımı anlamıyorum. Bebek benim de bebeğim değil mi?
Kes lan! Hâlâ konuşuyor!
Benim bebeğim mi dedi?
Abi, yeter ne olursun! Ne olur, olmadı!
Bebeğe bir şey olmadı!
Benim bebeğim diyor. Ne diyor bu?
-Benim... -Dur, dur, dur, sakin ol.
Gel yalvarırım. Yalvarırım gel, gel konuşalım.
Gel ben sana her şeyi anlatacağım.
Gel. Lütfen sakin ol, lütfen bebeğim.
Gel yavrum.
Bebeğim mi diyor?
(Gerilim müziği)
Gülcemal...
...önce nişanlımı çaldı.
Sonra kız kardeşiyle evlendirdi.
Hayır, hayır.
Hayır mı? Ne hayır?
Çalmış işte.
Önce babamı aldı beni buraya getirmek için.
Sonra evimi yaktı...
...hiçbir yere gidemeyeyim, hiçbir yere kaçamayayım diye.
Nişanlın öldü dedi bana.
Şimdi anlıyorum ne demek istediğini.
Öldürmemiş ki benim nişanlımı. Ölmekten beter etmiş zaten.
Gitmiş kız kardeşiyle evlendirmiş!
Hasta, psikopat ya!
Ama ben bunun hesabını soracağım! Bunun...
Gülcemal bilmiyordu.
Onun nişanlın olduğunu bilse seni bu eve asla sokmazdı.
Neyi bilmiyordu?
Neyi bilmiyordu? Siz dalga mı geçiyorsunuz benimle?
Ne saçmalıyorsunuz? Tesadüf mü bu olanlar?
Benim nişanlım düğüne bir gün kala ortadan kayboldu, anladın mı?
Bir gün kala nişanlım yok oluyor...
...sonra Gülcemal'in kız kardeşinin kocası olarak ortaya çıkıyor!
Böyle bir şey olabilir mi ya?
Gülendam hamile, duydun işte.
(Gara) Gülcemal bunu kaza gecesi öğrendi.
O geceden önce ne Mert diye birini biliyordu...
...ne de kardeşini evlendirmeyi düşünüyordu.
(Gerilim müziği)
Bebek kaç aylık?
İki.
Gel otur şöyle.
(Duygusal müzik)
Yavrum, bak...
...biliyorum anlaması zor.
Ama nişanlın, Gülcemal daha bu şehre gelmeden...
...çok önce birlikte olmuş Gülendam’la.
Allah'ım!
(Deva) Ne yaşıyorum ben?
Ne yaşatıyorsun bana böyle?
Bak, beni dinle şimdi.
Biliyorum öfkelendin, haklısın da.
Ama şimdi durman lazım.
Sakin olman lazım.
Gülcemal’e hiçbir şey söyleme, tamam mı? Hiçbir şey.
Neyi söylemeyeceğim?
O alçak yaptığı her şeyin hesabını verecek.
Gülcemal, Mert’i öldürür.
Ne olursa olsun bir bebek söz konusu.
Sen Gülcemal’e gerçekleri söylersen...
...babasız kalır. Bunu mu istiyorsun?
Ne yapayım o zaman?
Tanımıyormuş gibi mi yapayım?
Nişanlım...
...yeni karısı, ben böyle aynı evde hep birlikte mi yaşayacağız yani?
(Deva) Bu ne saçmalık ya!
Bu evden gideceksin, sana yardım edeceğim.
Sana yardım edeceğim.
Sahi mi?
Sadece bana biraz zaman ver.
Gülcemal’e de sakın bir şey deme.
Tamam mı?
-Oo, ayaklanmışsın. -(Deva) Evet.
-Daha iyi misin? -İyiyim, bir şeyim yok.
Sen neden bayıldın ki?
Tansiyonum düştü herhâlde.
İyiyim ama.
Hadi giyin üstünü de seni bir hastaneye götüreyim.
Yok, hastaneye gerek yok. Ben iyiyim.
-Bir şeyim yok, değil mi? -Yemek de yemedin.
-Hâlsiz kaldın tabii. -Ondan tabii.
Anacığım, sen Deva'ya atıştıracak bir şeyler hazırla.
-Tamam. -Sen de güzelce dinlen bari.
Tamam.
(Gerilim müziği)
(Duygusal müzik)
Gelsene.
Gel otur.
(Duygusal müzik)
Daha iyi misin?
Gerçekten bizim için endişeleniyor musun?
Bana ne yaptıklarını gördün.
Ama geri dönmedin.
Evet.
Şimdi niye buradasın peki?
(Geçiş sesi)
-Mert! Kendine gel, sakin ol! -Nasıl?
Deva, psikopat adamın yanındayken ben nasıl sakin olayım?
Allah'ın belası o aşağılık herif...
...başından beri her şeyin farkındaymış.
Deva'ya göz koymuş.
Beni Deva'yla ayırabilmek için...
...öz kardeşiyle zorla evlendirdi o adam.
Kızın koynuna da zorla mı soktu?
-Bir gecelik bir şeydi o. -Bir gecelik bir şey yaşadın, değil mi?
Ve bunu yeryüzündeki en yanlış kişiyle, Gülendam’la yaşadın.
Neyse, olan oldu.
Gülcemal, senin Deva’yla nişanlı olduğunu bilmiyor.
Bundan eminim. Bilse seni o eve sokmaz.
Nasıl ya? Niye yapıyor o zaman bunu bize?
Beni bitirmek için yapıyor.
Deva’yı onun için kendi tarafına çekti. Beni yok etmeye çalışıyor.
Niye istiyor bunu yani? Sizinle alıp veremediği ne bu adamın?
O benim meselem.
Sen Deva’yı istiyor musun, istemiyor musun?
İstiyorum.
Ne fark eder benim isteyip istememem?
Ben bu psikopat adamın elinden Deva'yı nasıl alayım?
Benim gücüm nasıl yetsin buna?
Sana ne vadettiğimin hâlâ farkında değilsin, değil mi?
Mesele sadece Deva’yı almak mı?
Ben sana Gülcemal’in yerine geçmeyi vadediyorum.
Onun her şeyini, servetini, gücünü...
...buna Deva da dâhil, istemez misin?
Ne yapmam gerekiyor bunun için?
Karını alıp o eve gideceksin.
Hem Deva gözünün önünde olacak...
...hem de benim o evdeki gözüm kulağım olacaksın.
Orada kuş uçsa benim haberim olacak.
(Zafer) Al bu telefonu, bana bununla ulaşacaksın.
(Geçiş sesi)
Senin için.
(Duygusal müzik)
Karnındaki bebeğimiz...
...ve bizim için bir şans daha verelim istiyorum ben.
-Teşekkür ederim. -Ben teşekkür ederim sana.
Bana bir evlat vereceksin ve...
...ben sayende ilk defa bir aile sahibi olacağım.
Ağlama sakın, bak...
...gözünden akan her bir damla yaş için...
...abin benimkinden kan akıtacakmış, duydun.
Sen gerçekten gülüyorsun.
İlk defa bu kadar içten güldüğünü görüyorum, biliyor musun?
Dinlenmemiz lazım.
Ben şey, sana nevresim çıkarayım.
-(Mert) Nereye? -Koltuğa. Bak, rahattır bu koltuk.
Gece bir yat, eğer rahat edemezsen...
Sen mi orada yatacaksın?
Gel.
Yani madem birbirimize bir şans daha vereceğiz...
...en azından beraber yatabilmemiz gerekmez mi?
Hadi gel.
Üstümüzü başımızı bir değiştirelim, eşyaları yerleştirelim.
Ne üstü başı ya? Gel.
Böyle bir baştan garipsiyor insan ama...
...yavaş yavaş alışıyorsun. Gel, gel.
-Öyle mi diyorsun? -(Mert) Evet, gel.
-Evet. -Ayakkabılar?
(Kapı zili çaldı)
Hoş geldiniz Zafer Hanım.
-Armağan odasında mı? -Hayır efendim, salonda.
Ne oldu? İpek nerede?
Babasının yanına gitti.
-Ee? -Ne ee?
Anlatmayacak mısın neler olduğunu?
Yok. İşte adamın evine gittik, o adamın evine.
Göreceğini gördü, duyacağını duydu.
Konuyu kapattı. Sen de kapatacaksın.
O adamdan da o evden de uzak duracaksın.
Durmazsam ne olur?
Armağan, beni zorlama!
Velev ki zorladım. Ne yaparsın?
Tabii, buralardan çok uzaklara yollarsın beni, değil mi?
-Hep yaptığın gibi. -Gerekirse evet.
Bir ya, bir tanecik çocuğun var.
Yani varın yoğun benim sözde...
...ama yıllarca yurt köşelerinde bıraktın beni!
Benim çocukluğum annemi özleyerek geçti!
Daha iyi bir eğitim alman için!
Eğitime değil anneme ihtiyacım vardı benim!
Yok anne, artık olmaz.
Yıllarca beni kimden veya neden kaçırdın bilmiyorum...
...ama karşında o küçük çocuk yok artık.
Büyüdüm ben, buradayım.
Kaçmak yok, gitmek yok!
Ne biçim laflar bunlar?
Kimse bana istemediğim bir şeyi zorla yaptıramaz.
Buna sen de dâhilsin anne.
Ancak ben istersem giderim.
(Gerilim müziği)
Aa, Arma... Armağan!
(Gerilim müziği)
İnanamıyorum ya!
Resmen karşıma geçip, ben burada kendi isteğimle kalıyorum dedi.
(İpek) Gülcemal Bey için yapacakmış artık tasarımlarını.
Baba, neye güveniyor bu kız?
Kime güveniyor da bu manyağın yanında kalıyor?
-Bana. -Ne?
Deva’ya o evde kalmasını ben söyledim.
Şu an doğru olan o evde, Gülcemal’in yanında kalması.
Ben ne diyorsam onu yapıyor.
Baba, saçmalama. Ben inanmıyorum şu an buna.
Sen sağlıklı düşünemiyorsun, farkındasın değil mi?
Deva, sorgusuz sualsiz bana itimat etti.
Orada kalacaksın dedim.
Kendi ayağıyla o eve gitti.
Ama öz kızım bana itimat etmiyor, öyle mi?
Hayır, olur mu öyle şey?
Olur mu öyle şey babacığım? Ediyorum, tabii ki ediyorum.
-Ama anlamıyorum, neden? -Bana başka bir şey sorma.
Zamanı gelince her şeyi öğreneceksin.
(Gerilim müziği)
(Sessizlik)
(Geçiş sesi) Gülendam.
(Geçiş sesi) Bebek, benim de bebeğim değil mi?
Gülcemal bilmiyordu. Mert'i öldürür.
(Gülcemal) "Onu öldüreceğim.
Çoktan başladım bile.
Öldürmek derken öyle Buck Jones’un tabancasını alıp...
...dan diye öldürmeyi kastetmiyorum.
Öyle değil.
Onu yüreğimde öldüreceğim.
Artık sevmeyerek.
Ve bir gün büsbütün ölecek.
-Çünkü..." -"Çünkü birini sevmeyi bıraktığında...
...içinde ölmeye başlar."
(Duygusal müzik)
Demek sen de biliyorsun Şeker Portakalı'nı?
On yaşındayken okumuştum ben o cümleyi.
Okuduğum gibi inandım. Çünkü...
...demek ki birini sevmeye devam ettiğin sürece...
...o kişi yaşıyor olacak.
Yani ben annemi sevmeye devam ettiğim sürece burada...
...benim annem hayatta olacak, benim annem yaşıyor olacak.
O yüzden ne kadar...
...kızsam da ona, ne kadar kırgın da olsam...
...onu sevmeyi hiçbir zaman bırakmadım.
Ortak yönlerimiz çoğalıyor.
(Duygusal müzik)
Ben bu kitabı 14 yaşında ıslahevinde okudum.
Islahevinde mi?
Evet.
Oralarda pek bir şey yoktur.
Yapılacak en iyi şey okumak. Ben de öyle yaptım.
(Gülcemal) Elime geçen tüm kitapları okudum.
Ama bir kitabı ıslahevinin kütüphanesinden aldım.
Bu kitap.
Bak, burası çok güzel.
(Duygusal müzik)
"Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum.
(Gülcemal) Acı çekmek, bayılana kadar dayak yemek değildi.
Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi.
Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan...
...insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi.
Kolları, başı hep dermansız bırakan...
...yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey."
(Duygusal müzik)
İşte Zeze denen bu çocuğun hikâyesi...
...acısının tarifi...
...sanki benim içimdeki acı gibiydi.
Sonra defalarca okudum. Aynı Zeze gibiyim.
Sırrımı hiç kimseye söylemeden ölüp gitmeyi diledim.
Ölemedim.
(Duygusal müzik)
Bir çocuğa...
...sırrını kimselere söylemeden...
...ölmeyi diletecek bir kader...
...nasıl bir kaderdir ki?
Ölümden bile beter kaderler vardır uzun kirpik.
İşte öyle bir kader.
Niye girdin ıslahevine?
Sen neden iki saattir ağlıyorsun?
Yanlış anlamışsın, ağlamıyordum ben.
-Tamam, öyle olsun. -Öyle olsun.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Biraz daha okur musun?
(Duygusal müzik)
"Portuga dedi Zeze.
Ben senin yanından bir daha hiç ayrılmak istemiyorum, biliyor musun?
Niye dedi Portuga.
(Gülcemal) Çünkü dünyanın en iyi insanı sensin.
Senin yanındayken kimse bana zarar vermiyor.
Ve kalbimde mutluluk güneş gibi parlıyor."
(Duygusal müzik)
Vallahi evi yakan kızı ödül verir gibi aldı odasına.
Bana sorarsan bu kıza tutuldu abin.
Tutulmak ne anne?
Gülcemal abi âşık mı oldu yoksa?
Yeter insanları çekiştirdiğiniz.
(Gara) Sen al hadi, şundan ye biraz. Aç kalma.
Bebek için iyi değil aç kalmak.
Ceviz koydum bak, ondan da ye.
Ne oldu? Niye düştü suratın?
İyi misin?
İyiyim, midem bulanıyor da benim biraz.
Ay, çok fena o bulantı. Ben ilk üç ay...
...ağzıma hiçbir şey koyamadım bu Narin yüzünden.
-Ben mi yaptım? -Sen yaptın!
Ama sonra seni benim kucağıma verdiler...
...ben her şeyi unuttum.
Canımın içi!
Sen de bebeğini kucağına alınca...
...içinde akan deli sular durulacak, dinginleşeceksin.
Hamilelikte üzgün olmak normaldir, öyle değil mi?
Öyle.
Dur, otur sen otur. Ne lazımsa ben getiririm.
Yürümek iyi geliyor da bana.
Hem bir Mert’e bakmış olurum.
(Duygusal müzik)
Allah'ım...
...ne yapacağım ben?
(Duygusal müzik)
(Mert) Deva.
(Duygusal müzik)
-(Mert) Ama... -Şerefsiz!
-Deva, konuşmamız lazım. -Dokunma bana!
Sessiz ol Deva, duyacaklar!
(Deva) Seninle konuşacak hiçbir şeyim yok benim!
Konuşmayacağım seninle hiçbir şey, bırak! Bırak diyorum kolumu!
-(Mert) Aşkım. -Bırak!
Dokunmayacaksın bana! Bırak!
Deva'm kızdın, öfkelisin biliyorum. Tamam, lütfen...
Sen ne saçmalıyorsun ya?
Ne yaptığını sanıyorsun sen?
(Gerilim müziği)
Mert.
-Anlatacağım. -Neyi anlatacaksın?
Neyi anlatacaksın? Kınamızın olduğu gün ortadan kayboldun.
Düğünümüze gelmedin.
Ben günlerdir babamla neler yaşıyorum, sen biliyor musun?
(Gerilim müziği)
Bir kere bile sormadın, aramadın!
Hiçbir şeyin haberini vermedin!
Mesaj attım ya sana Deva. Yazdım ya.
(Geçiş sesi) Kim o? Nişanlım, değil mi?
(Geçiş sesi) Neyi yazdın?
Aşkım, kusura bakma şu an ben başkasıyla evlenmekle meşgulüm.
O yüzden düğünümüze katılamayacağım falan mı yazdın?
Hişt! Gibi bir şey yazdım Deva. Hatırlamıyorum tam, ama...
...açıklayacağım diyorum. -Neyi açıklayacaksın?
Neyi açıklayacaksın? Ev-len-miş-sin!
-Evlenmişsin! -Zorla evlendirildim!
O ruh hastası Gülcemal var ya...
...beni tuttu, uçurumdan aşağı sallandırdı...
...evleneceksin dedi. -Öyle mi?
Kızı da zorla mı hamile bıraktın?
O bir hataydı.
(Gerilim müziği)
Deva, bir tanem bir hata yaptım.
Dokunma artık, dokunma dokunma!
-Sakın! -Deva.
Mert'im ben.
Senin sevdiğin Mert'im ben.
Lütfen bak, tartışacak zaman değil.
Ben buraya seni buradan çıkarmaya geldim.
Öyle mi?
Çok teşekkür ederim.
Zahmet oldu.
Sen ne dersen de...
...seni buradan çıkaracağım.
Sana kendimi affettireceğim.
Arkandan da ben geleceğim.
Karını, bebeğini...
...bırakacaksın öyle rahat rahat...
...buradan çıkıp gideceksin yani, öyle mi?
Bu kadar kolay mı?
Zorla evlendirdiler beni!
Adam çekti silahı, anlıma dayadı!
Öldüreceğim dedi seni! Ne yapsaydım Deva?
-Bağırttırma beni! -Ölecektin o zaman, duydun mu?
Ölecektin! Hadi diyelim Gülcemal seni zorla evlendirdi...
...kafana silah dayadı, uçurumdan attı falan!
Zorla mı hamile bıraktırdı seni? Kızı hamile bırakmışsın!
Sen beni aldattın. Duydun mu?
Hayatımızda Gülcemal falan yoktu.
Adını bile duymamıştık.
Ama sen beni aldattın.
-Sen bana ihanet ettin. -Affettireceğim.
Ne affettirmesi?
-Ne diyorsun sen? -Affedeceksin!
-(Deva) Affetmeyeceğim. -Affedeceksin!
Buradan seninle birlikte çıkacağız.
Gülcemal ölür de bırakmaz beni.
Yapma ya!
Yapma ya!
Hangi sıfatla tutuyormuş seni burada Gülcemal?
Ben onun için çalışıyorum.
Mert!
(Gerilim müziği)
Boş hikâyeler bunlar. Ne zannediyor Gülcemal?
Böyle batıracak mıymış Zafer Hanım'ı? (Bip) batırır!
-Duyuyor musun beni? -Duyuyorum.
O ava çıktığını zannediyor ya kendisi av olacak.
(Gerilim müziği)
Boş durmuyor Zafer Hanım.
Beni Zafer Hanım soktu buraya.
(Gülendam) Mert!
-Mert! -Duymasın konuştuğumu, gel.
Artık hiç fark etmez.
Çünkü şimdi gidip Gülcemal'e her şeyi anlatıyorum!
Saçmalama Deva! Deva, saçmalama! Biz konuşmadık, lütfen.
Mert.
Gülendam.
(Gülendam) Ne yapıyorsun burada?
Ne bileyim daraldım biraz. Bir de burada kalacakmışım ya artık.
Böyle bir evi tanıyayım dedim.
-Hadi, kahveler hazır. -Tamam.
Yanağına ne oldu?
Kaşınıyorum ben. Botanik bahçesi gibi ya her yer.
Buralarım da fena. Çizdim her yerimi vallahi.
(Gerilim müziği)
-İçmedin kahveni. Sevmedin mi? -Yo.
(Gerilim müziği)
-Aa, dur dur! -(Gülendam) Ne oldu?
Ben müvekkilimi arayacaktım ya.
Dur geliyorum Gülendam.
(Gerilim müziği)
Söyleyecek manyak!
Sana üç gün.
O çocukları buraya getir.
Gülcemal abi, abim benim...
...ben o çocukları bulurum. Ama üç gün çok az değil mi?
Oğlum, İstanbul'un bütün sokakları sende değil mi?
Çalınan ne varsa çantası, teybi, (Bip) sana uğramıyor mu?
(Gülcemal) Ben görmeyeli iş mi değiştirdin lan?
Yo abi, öyle zaten.
Ama senin bahsettiğin sarı çizmeli Mehmet Ağa gibi bir şey.
O çanta bana gelmeden abi, ben nasıl çocukları bulayım?
Onu da sen düşüneceksin artık Semih.
İstanbul’a dön, dediğimi yap hemen.
Abi, bugün gitmesem. Zaten bugün geldim.
Yarın gideyim, hem çocukları da görürüm.
Ulan, ben seni buraya turistik gezi yap diye mi çağırdım?
-Tamam abi, tamam yapacağım. -Üç gün!
Zaman aleyhine işliyor Semih. O herifleri bul getir bana.
-(Semih) Tamam. -Eğer getirmezsen hiç acımam...
...seni böyle tutar atarım! -Abi, abi, abi tamam!
(Semih) Abi, gözünü seveyim abi.
Abi, gölde ne var ki? Abi, abi!
Bilmek istemezsin.
Ama dediklerimi yapmazsan öğreneceksin!
(Gerilim müziği)
Ne var ki gölde?
Timsah.
Hiç komik değil.
Ben hiçbir zaman komik olamadım ki.
-Piranalar var. -Ne?
Ciddi misin sen?
Şaka yapmadığımı bilmen lazımdı.
Evine gölet yaptırıyorsun...
...içine pirana atıyorsun.
Sonra da insanları bunun içine atmakla tehdit mi ediyorsun?
Kaçıncı seviye bir psikopatlık bu?
Ben olsam böyle tanımlamazdım.
Yani yapıyorsa vardır bir bildiği derdim.
Bak, senin karşında psikopat yok.
Sadece ailesini, kardeşini korumaya çalışan bir adam var.
-Hepsi bu. -Böyle mi koruyorsun kardeşini?
O çocukları bulunca ne yapacaksın?
Piranalara mı atacaksın?
Benim bir tane kardeşim var. Başka da hiç kimsem yok.
Eğer o üzülürse, ailemin kılına zarar gelirse...
...neler yapacağımı tahmin bile edemezsin.
İşte o zaman bu piranaların hafif kaldığını anlarsın uzun kirpik.
Sen neden buradasın?
(Gerilim müziği)
Söyleyecek bir şey olduğunu hemen anlarım, biliyor musun?
Söyle.
Sakın, sakın.
(Gerilim müziği)
Gitmek istiyorum.
Kalamam ben burada.
Ama İtalyanlarla anlaşma yaptık.
-Bana dün gece kalacağım dedin. -Bugün gitmek istiyorum.
Kalırsam ölürüm.
-Sen ölemezsin. -Allah aşkına bırak beni gideyim.
Ben varken sen ölemezsin.
Yani inşallah.
-Kaçarım o zaman. -Kaçamazsın.
-Nereden biliyorsun? -Ben her şeyi bilirim.
Ayrıca sen nereye kaçmış olursan ol...
...nerede olursan ol, ben seni bulurum.
Bunu sen de biliyorsun.
Ne istiyorsun benden?
Gerçekten?
İstediğin ne?
(Duygusal müzik)
Sadece benimle çalışmanı istiyorum.
İtalyanlarla anlaşma yaptık, sen de bana söz verdin.
Bu markayı birlikte büyüteceğiz.
(Duygusal müzik)
Patron, bu başkanın kızının nişanıyla ilgili söylediğin şeyleri hallettim.
Güzel.
Kendimizi Bursa’ya takdim etmenin zamanı geldi, öyle mi?
(Gerilim müziği)
İbrahim amca, niye Deva’nın orada kalmasını istesin ki?
İşte ben de onun cevabını arıyorum Armağan.
Babam, niye Deva’nın orada kalmasını istiyor?
Deva'nın orada kalması kimin, ne işine yarıyor?
Gerçekten çözemiyorum ya.
(Sessizlik)
Senin neden canın sıkkın?
(Sessizlik)
Sence bu çocuklar kim olabilir?
Zafer anne mi bu?
Armağan yani bizim mahalledeki ablalar gibi. Bu ne rüküşlük?
(Gerilim müziği)
Ben öyle demek istemedim.
Yani özür dilerim, yanlış bir şey söylemek istemedim ama...
...böyle görünce de şaşırdım yani.
Sorun değil, ben de görünce bayağı şaşırdım.
Kim olabilir bu çocuklar İpek?
Hiç bilmiyorum Armağan, keşke bilsem.
Demek seni görünce bayıldı, öyle mi?
Konuşmuyor Deva benimle, yüzüme bile bakmak istemiyor.
Üstüne gitme. Biraz zaman ver, affedecek nasılsa.
Evde durumlar nasıl?
Sen nasıl bir yere soktun beni ya?
Manyak bu herif, manyak manyak!
-Şimdiden su koyuveriyorsun. -Hayır da yani...
Yani ben sana söyledim, o korkunç bir adam.
Deva’yla birlikte o evden çıkmak istiyorsan bana yardım edeceksin, bu!
-Ediyorum ya! -Daha bir şey göremedik vallahi.
O evde ne olup bitiyorsa bana haber vereceksin.
Önemli önemsiz demeden.
İyi, o zaman ilk istihbaratımı bildiriyorum.
Gülcemal, başkanın kızının nişanı var ya oraya gidecekmiş.
-Başka? -Yok, başka bir şey yok.
(Meşgul tonu)
Sana da iyi günler ya!
(Gerilim müziği)
Emrullah!
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
-Zafer Hanım. -Kuyumcu Fehmi Bey'i ara.
Başkanın kızı için şöyle şık bir hediye hazırlasın.
Nişana gitmeyeceğim demiştiniz?
Gitmeyecektim ama Gülcemal yılanı oraya gidiyormuş.
Bursa’ya kendini takdim edecek. Ortalığı boş bırakamam.
İlgileniyorum hemen.
Allah'ın cezası!
-Gara Hanım. -Canım.
-Söyle güzelim, ne oldu? -Sen haklıydın.
Benim bir an önce bu evden kaçmam lazım. Kalamam ben burada.
Ama nasıl kaçacağımı bilmiyorum.
Yani daha önce denedim zaten biliyorsunuz.
Kaçamadım. Bana yardım etmeniz lazım.
Kardeşinle babandan yardım al.
Böylece kaçman daha kolay olur.
Gülcemal izin vermiyor ki.
Verir. Gülcemal sana güveniyor.
Ne biliyorsun?
Kim kendisini vuran bir kızla aynı odada uyur ki?
Tamam.
Bu akşam konuşacağım.
Senin için yapabileceğim bu kadar.
Keşke daha fazlasını yapabilseydim, keşke.
Bana neden yardım ediyorsun?
Mecbur olduğum için.
Hem Mert'le aynı evde kalman olmaz.
Yoksa buradan gitmeni asla istemezdim, asla.
Teşekkür ederim.
(Duygusal müzik)
(Sessizlik)
Mert, ne yapıyorsun sen burada?
-Çabuk dışarı çık! -Korkma.
Kimse görmedi girdiğimi.
(Mert gülüyor)
Bir de utanmadan burada mı kalıyorsun gerçekten?
Bu mu mabediniz?
Sen bana hesap mı soruyorsun hâlâ?
Şimdi dışarı çık, yoksa bağıracağım!
Bağıramazsın.
Bağıracak olsaydın söylerdin zaten Gülcemal’e.
Geberip gitmek mi istiyorsun?
Ne istiyorum?
-Bu saçlar benimdi. -Çek elini!
Mert!
-Gözler benimdi. -Mert!
-Bu dudaklar. -Mert, ne yapıyorsun?
Sen benimdin.
-On gün ya! -Mert, çekilir misin?
On gün öncesine kadar biz seninle evleniyorduk...
...yuvamızı kuruyorduk. Sen benimdin.
İlk defa, hayatımda ilk defa bir ailem olacaktı...
...bir evim olacaktı benim.
Gülcemal denen herif çıkmasaydı, sen şimdi karımdın benim.
Git şuradan!
Çekil! Gülcemal'in hiçbir alakası yok. Sen bozdun.
Sen benimle evlenirken zaten başka biriyle aldatıyormuşsun beni.
Biriye birlikte olmuşsun, hamile bırakmışsın.
Şimdi gelmiş Gülcemal’le beni mi suçluyorsun?
Bir de hesap soruyorsun.
Hiç utanmıyorsun da.
Köpek gibi seviyorum seni ya hâlâ.
Sen de beni seviyorsun, biliyorum.
(Mert) Biliyorum.
Yoksa ne yapardın, biliyor musun?
Söylerdin Gülcemal’e.
Çıkarırdı vururdu beni alnımın ortasından.
Biterdi bu iş. Unutamadın sen de beni.
Öfkelisin şu an biliyorum ama geçecek.
Unutacaksın sen de. Biliyorum.
-Hatırlayacaksın beni, sevgilini. -Hatırlamayacağım.
Hatırlamayacağım.
Öldün sen.
-Bitti. -Ölmedim Deva.
Ölmedim, buradayım bak. Bak, bak, bana bak bana!
Gözlerimin içine bak Deva!
Her zerremle...
...her şeyimle senin için yaşıyorum ben.
Bu cehenneme senin için girdim.
Sen öldün.
Birini sevmeyi bıraktığında içinde ölmeye başlar.
Ben seni sevmeyi bıraktım.
(Gülcemal) Bana birkaç tane portakal fidanı lazım.
Çık, çık, çık!
Seni yoktan var eden Allah...
...topraktan bir fidanı mı çıkaramayacak oğlum?
Sen dediğimi yap.
(Kapı kapandı)
(Gerilim müziği)
Ne bu surat?
Yok bir şey.
Sen niye sürekli kapıyı çalmadan içeri giriyorsun?
Kendi odama girerken kapıyı mı çalacağım?
Müsait olmayabilirim, değil mi?
Tamam, bir dahaki sefere ararım seni.
(Deva güldü) (Deva) Nasıl arayacaksan?
Hani telefonumu da aldın ya elimden. Unuttun herhâlde?
Hayır, unutmadım. Ben hiçbir şeyi unutmam.
Belki de bu benim en büyük lanetimdir.
(Gerilim müziği)
(Gülcemal) Al.
-Ne bu? -Telefon.
Normalde acil durum telefonu.
Ama 1'e kendimi kaydettim.
Yalnızca beni arayabilirsin, ben de seni.
İnternet de yok.
Acil bir durum olursa...
...beni aramak istersen 1'e basman yeterli.
Ben niye seni arayacakmışım ya?
-Ben seni arayacağıma… -Parmaklarını kırarsın, biliyorum.
(Kapı kapandı)
(Duygusal müzik)
(Emrullah) Beğenmediyseniz, geri göndereyim.
Armağan yakında her şeyi öğrenecek.
Daha ne kadar saklayabilirim?
Yani aslında Armağan Bey’in o nişandakilerle işi olmaz.
Zaten kendisinin de pek dışarı çıktığı söylenemez.
Yakında sokağa yayılacak.
Sokaktaki dedikodunun ona ulaşmasını engelleriz.
-(Emrullah) Siz endişelenmeyin. -Nasıl engelleyeceğiz?
Mutlaka bir şey yapmak zorundayım.
(Duygusal müzik)
Ulan, tüh!
Kesin en kocamanı düşmüştür.
Oo, kıyamet kopacak demek ki.
Neden?
Seni buraya cebren ve hile ile getirmedik ya.
Kendi ayağınla geldin o bakımdan.
Babam hep sobada yapardı bize kestaneleri.
Şu...
...en dolgun en kocaman olanı da var ya...
...böyle hop diye kaçıveriyordu soba deliğinden içeri.
Yazılı olmayan hayat kuralı.
Kestaneyi seviyorsun, öyle mi?
Kestane sevilmez mi? Ayrıca Bursa'dayız biz.
Kestanenin harman olduğu yer. Kim sevmez ki?
Annem sevmezdi.
Babam da hep sobada yapardı bize kestaneyi.
Teker teker soyar, önümüze koyardı.
Kendi bir tane bile yemezdi.
-Senin annen... -Aman yaktık be kestaneyi.
(Duygusal müzik)
Öyle bedavaya kestane yok uzun kirpik.
Hadi şunları soymaya başla. İçecek bir şeyler koyayım ben de.
Babam, elimiz yanmasın diye kestane soymamıza izin vermez.
Kendi soyar verir bize hep.
Bak, kocaman kız olduk, hâlâ bile izin vermiyor. Biliyor musun?
Babamın evinde prensestim...
...burada Külkedisi muamelesi görüyorum diyorsun.
Baban iyi bir adammış.
Dünyanın en iyi insanıdır o.
Hem babalık yaptı bize hem annelik.
(Deva) Bir dediğimizi iki etmedi, biliyor musun?
Hep gönlümüzü hoş tuttu.
Tek bir damla gözyaşı bile akıtmadı bizden.
(Duygusal müzik)
Porti.
Vallahi en iyisi bu.
Al.
Kaybolan değerimiz.
(Duygusal müzik)
Peki, gerçek baban?
Ona ne oldu?
Sen nereden biliyorsun bunu?
(Geçiş sesi)
(Gerilim müziği)
(Deva dış ses) "Babamın kim olduğunu öğrenmeyi...
...bir kere yüzünü görmeyi diliyorum, âmin."
(Geçiş sesi)
Ben her şeyi bilirim.
Ama söylemek istemiyorsan sen bilirsin.
(Gerilim müziği)
Gerçek babamı hiç tanımadım.
Ben daha bebekken ölmüş yani.
Bir yılan öldürmüş onu.
-Yılan mı? -Sonra annemi...
...İbrahim Usta diye biriyle tanıştırmışlar. Onun da bir kızı varmış.
Karısı doğum yaparken vefat etmiş.
İpek işte, benim kardeşim.
Annem, İpek'e annelik yaptı...
...İbrahim baba da bana babalık yaptı.
Vay be...
...ne insanlar var.
Kimi kendi kanından olmayan bir çocuk için...
...canı pahasına annelik babalık yapıyor...
...kimi de kendi canının parçasını sokağa atıyor.
Babama bakmama izin verir misin?
(Duygusal müzik)
Lütfen, gündüzleri gideyim hastaneye en azından.
İstiyorsan adam ver yanıma.
Bak söz veriyorum, ben buraya döneceğim. Lütfen.
Karşılığında ben de bir şey isterim ama.
Sen karşılıksız hiçbir şey yapmaz mısın?
Bu soruyu daha önce sormuştun.
Bak, yarın akşam bir nişan daveti var.
Bursa'nın tüm kalburüstü insanları bu davete gelecek.
Tabii ben de gideceğim.
Sen de bu davete benimle katılacaksın.
Gelemem, kardeşinle git.
Gülendam olmaz.
Orada görmek istemeyeceği insanlar var.
Seninle toplum içine çıkacağımı falan mı sanıyorsun?
İyice delirdin.
Babanı görmek için de mi gelmezsin?
Gelmem.
Benimle gelmen için ne yapmam lazım?
Şu gökteki yıldızları saçlarıma indirirsen gelirim.
Yani hayır.
(Gerilim müziği)
Kendim yaptım.
Kendi ellerimle yok ettim onu.
(Kapı vuruldu)
(Duygusal müzik)
Gel.
İyi, abin yukarıda bayağı iyi takılıyor seranın orada.
Yani?
Yani abinizin öfkesi bir bana mı? Bir tek bana mı?
Keyfi şu an çok yerinde.
Abimin bir şeylerden mutlu olmasına seviniyorum.
Ne ara?
Ne ara bu kadar güvenildi bu kıza? Odaya almalar falan.
Tanıdık yeterince canım.
Ayrıca bence sen de tanısan iyi edersin.
O kızla bu evde birlikte uzun zamanlarımız geçecek.
Niye?
Çünkü abim o kızla evlenecek.
Abin kendisi mi söyledi sana bunu?
Hayır ama ben biliyorum.
Bu kız, o kız.
Abimin hayatını değiştirecek, annemin bedduasını ortadan kaldıracak...
...abimi içten sevecek kız o.
Göreceksin.
Hadi inşallah vallahi.
Hayırlısı. Ne güzel olur, değil mi?
Ben bir yüzümü yıkayayım mı? Yatarız sonra.
Evet, sen keyfine bak. Nasıl istiyorsan.
(Gerilim müziği)
(Bip).
(Bip) evlenir ben buradayken.
(Gerilim müziği)
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Bebeğim o kadar küçüktün ki...
...mezarın bile olmadı.
(Duygusal müzik)
Allah'ım, Allah'ım ne olursun beni affet. Ne olursun.
Allah'ım, böyle olacağını bilmiyordum. Bilmiyordum.
Allah'ım, bana bir şans daha ver.
Allah'ım sana yalvarırım, ne olursun bana bir evlat daha ver.
Bana bir şans daha ver ne olur.
Söz veriyorum, bu defa verdiğin emanete canım gibi bakacağım.
(Gülendam) Canım gibi kollayacağım onu. Lütfen Allah'ım.
Lütfen Allah'ım, lütfen.
Lütfen.
Ne olursun beni affet Allah'ım. Böyle olacağını bilmiyordum.
(Gerilim müziği)
(Kapı açıldı)
Aa!
Daya uyuyor musun sen? Kalk, kalk, kalk.
Yemin ederim askeriye burası. Yat, kalk, otur, ye.
Allah aşkına, sabah sabah ne oluyor?
Araba hazır, aşağıda seni bekliyor. Ne olacak?
Ne arabası?
Niye beni bekliyor?
-Babana gitmeyecek miydin? -Nasıl yani?
İzin mi verdi?
Sabah Gülcemal'le konuştum, izin verdi.
-Babama mı gidiyorum şimdi? -Evet.
Dur, hemen hazırlanıyorum o zaman. Allah!
(Duygusal müzik)
Zafer Hanım'ın aldığı hediyeden güzel olmazsa bozuşuruz.
Merak etmeyin efendim. Hem fiyatta hem de gösterişte...
...mukayese dahi edilemez.
(Sessizlik)
(Duygusal müzik)
-Bunu istiyorum. -Nasıl isterseniz efendim ama...
...aldığınız çok daha gösterişliydi.
Yo, bu başkanın kızına değil. Başka birine.
Patron.
Yıldızları saçına yağdırmam gereken biri var da.
Bunu zincir üzerinde yan yana taç, toka gibi bir hâle getirebilir misiniz?
Tabii ki efendim. Memnuniyetle hazırlarız.
Ancak sadece bu yıldız bile tek başına sekiz bin dolar.
Size maliyeti çok uçuk olur.
Sana fiyatını sorduk mu Fehmi?
-Fehmi'ydi, değil mi? -Evet efendim.
Yapabilir misin, yapamaz mısın? Onu söyle.
Hayhay efendim, elbette yaparım. Bir hafta içinde elinizde olur.
Bugün.
Akşam elimde olacak.
-Anladın mı? -Tamam efendim.
(Gerilim müziği)
Şu Mert'i elime bir geçirsem var ya.
Böyle tesadüf olur mu?
Gülcemal'i az çok ben de tanıyorum artık.
O adam Mert'in, Deva'nın eski nişanlısı olduğunu bilmiyorsa bile...
...en kısa zamanda öğrenir.
Öğrenince de inşallah o ağzını burnunu bir güzel kırar.
Fazlasını bile yapar.
Adamın Deva'ya takıntısı var.
Baksana, nişana gitmeyeceğini bile bile babasını görmesi için buraya yolladı.
Sessiz olsanıza.
Babam uyuyor içeride, sesiniz geliyor.
Babamla konuştun mu?
Konuştum.
Neden orada kalmam gerektiğini söylemiyor.
Sen sabret, ben gelip alacağım seni diyor.
Vallahi ben hayretler içindeyim.
Şu durumda bile oradan çık demiyor. Ne var bu evde?
İbrahim amca bile Gülcemal'e güveniyor.
Ben ilk defa babamın sözünü çiğneyeceğim.
O evde kalamam.
Ama ban ayardım etmeniz lazım.
Tek başıma nasıl kaçacağım?
Sizden başka kimsem yok. Bir şekilde bana yardım edin. Bir şey yapalım.
Tamam, edeceğiz. Tabii ki edeceğiz.
Ama ne yapacağız? Nasıl olacak?
Bilmiyorum.
Ben yaparım.
Seni o evden çıkarırım.
Ama bugün değil.
Bir gün daha beklemen lazım.
Armağan, sen benim canımsın.
Biliyorsun, değil mi?
(Sessizlik)
(Duygusal müzik)
Baban nasıl?
İyi.
Bu elbise ne?
Kuaför geldi, aşağıda seni bekliyor.
Hadi giyin. Tam bir saatin var.
Sana seninle davete gelmeyeceğim demedim mi?
Hayır, öyle bir şey demedin.
Yıldızları saçlarıma indirirsen dedin.
Yani?
İndirdin mi?
(Duygusal müzik)
Hadi gel bakalım.
Gel şöyle.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
İşte istediğin oldu.
Yıldızları saçlarına indirdim.
Hadi giyin şimdi.
(Duygusal müzik)
Gerçekten yıldızları saçlarıma indirdi.
(Duygusal müzik)
(Sessizlik)
Canım senin için hazırladım.
-(Gara) Ye bunlardan, çok faydalı. -Yok, istemiyorum.
Ne demek istemiyorum?
-Kilo yapıyor. -Akşam oldu.
Bu akşam yemeğini yemeyecek miyiz yoksa Gülcemal Bey'in komutunu mu bekliyoruz?
Hayır canım, onlar zaten bu akşam yoklar. Nişana gidecekler.
Başkanın kızının.
Eğer sen yemek istiyorsan yiyebiliriz, değil mi Gara ana? Yemek hazır.
-Hazır. -Yok, şeyi anlamadım.
Onlar dedin ya, kimler?
Hoş geldin canım.
-Hoş bulduk anacığım. -(Gülendam) Abiciğim.
Söyle abim.
(Gülendam) Hayırdır?
Kıza elbise almışsın.
Ne var bunda?
(Gülendam) Ne bileyim?
Gülcemal Bey'den hiç beklenmeyecek hareketler.
Sen ve bir kadına elbise almak.
Ne alakası var?
-Dağ adamı mıyım ben? -Evet.
Tövbe tövbe.
Takılıyorum ya.
(Gülendam) Abi, bir şey soracağım.
Bu jestler, elbise almalar falan, onları anladık da...
...siz bu davete gideceksiniz ya beraber.
Siz ikiniz oraya tam ne olarak gidiyorsunuz?
Onu şey ettim ben.
Deva benim sağ kolum olacak.
-Tamam mı? İçin rahatladı mı? -Hayır.
Allah Allah.
(Gülcemal) Nerede kaldı bu kız?
Deva!
(Gülcemal) Deva, bir saatin çoktan doldu.
(Deva) Geldim.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Önden buyurun.
(Gerilim müziği)
Aynen. Dediğim saatte orada olacaksın, kızı alıp İstanbul'a götüreceksin.
Tamam, bir değişiklik olursa seni arayacağım.
(Kapı vuruldu)
Ne yaptın Armağan?
-Her şey tamam. -Ben korkuyorum.
Ya beceremezsek?
Merak etme, hiçbir aksilik çıkmayacak.
Deva yarın hastaneye gidecek, İbrahim amcanın odasına girecek...
...ve bir daha da o odadan çıkmayacak.
Nasıl olacak ki o?
Çıkarken özellikle baktım.
Oda Deva'nın atlayabileceği yükseklikte.
Gülcemal'in adamları kapıda beklerken Deva camdan atlayacak.
Yolda onu bekleyen araca binip uzaklaşacak.
Oradan da ver elini İstanbul.
İstanbul'da da güvenle kalacağı bir yer ayarladık.
Armağan, o Gülcemal psikopatı bunu fark ederse bize kan kusturur.
Ay. İnşallah bir problem olmaz.
Hiçbir aksilik çıkmayacak.
(Ortam sesi)
Başkanım hazır gelmişken bizim ruhsat işini de hallederiz.
Gerekli prosedürler devam ediyor Sonuçlanır sonuçlanmaz bilgilendireceğim.
Beyler bari bugün devlet işlerini bir yana bıraksanız.
Doğru. O da doğru.
-Hoş geldiniz Zafer Hanım. -Hoş bulduk.
Size yerinizi göstereyim.
-Zafer Pehlivan geldi. -Ah.
-Hoş geldiniz. Nasılsınız? -Teşekkür ederim.
-Sizi görmek ne kadar güzel. -Sağ olun.
-Hoş geldiniz Zafer Hanım. Nasılsınız? -İyi akşamlar.
-Canım benim. -(Kadın) Sizi çok iyi gördüm Zafer Hanım.
-Teşekkür ederim. -(Kadın) İyisiniz.
-İyiyim, koşturuyoruz. -(Kadın) Ne güzel.
Hoş bulduk.
-Efendim tebrik ediyorum. -Hoş geldiniz efendim.
-Tebrik ediyorum. -Hoş geldiniz. Buyurunuz.
Buyurun.
-İyi akşamlar.
-(Erkek) İyi akşamlar. -(Kadın 2) Hoş geldiniz.
Hoş geldiniz.
Neler yaptınız? Koşturma.
(Kadın 3) Evet.
-Ah canım. -(Kadın 3) Çok heyecanlı.
(Klasik müzik)
-Merhaba. İyi akşamlar. -Merhaba.
İsim alabilir miyim?
İyi akşamlar. Güz Holding yönetim kurulu başkanı.
Lütfen buyurun.
Koluma girsene.
Gerçi kolunu kırarsın daha iyi, değil mi?
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Buyurun.
-Teşekkürler. -Rica ederim.
Teşekkürler.
(Gerilim müziği)
Hemen geliyorum.
İyi akşamlar Zafer Hanım.
Hemen git buradan.
Nedenmiş o?
Burası benim şehrim.
Bu insanlar benim ahbaplarım.
Onlara geçmişi hatırlatmanın hiçbir yararı yok.
(Zafer) Kendini tanıtacaksan da üstünkörü tanıt.
Emrin olur.
Bu itibarı kazanmak için çok uğraştım.
Buradakilerin çoğu kim olduğunu unutmuş.
Sen iki çocuğunu yüzüstü bırakıp sevgilisine kaçan...
...kenar mahalleli bir kadından başka bir şey değilsin.
Buradakiler hatırlayacak diye çok korkuyorsun, değil mi?
Sabrımı taşırma.
Taşsın, taşsın.
Ben senin sabrını taşırmak için geldim zaten.
Hadi.
Gücün yetiyorsa durdur beni.
(Gerilim müziği)
-İyi akşamlar başkanım. -Hoş geldiniz, iyi akşamlar.
-Hayırlı olsun. -Sağ olun.
-(Gülcemal) Hayırlı olsun. -(Kadın 3) Çok teşekkür ederim.
Pardon.
Dilerim uğur getirir.
-Teşekkür ederim. Çok incesiniz. -Ne demek.
Güle güle kullansın.
Siz hanımefendi, Zafer Hanım'ın yanında çalışan...
Deva.
Memnun oldum.
Deva Hanım artık benimle çalışıyor. Yeni bir marka kurduk.
Fırsatımız olursa size tanıtımını yaparım.
Baştasarımcımız Deva Hanım olacak.
(Gerilim müziği)
Tebrik ederim. Hanımefendiyi Zafer Pehlivan'dan almak için...
...nasıl bir vaatte bulundunuz, merak ettim.
-Devacığım. -Zafer anne.
Bu arada geldiğiniz için tekrar teşekkür ederim.
Salonda birçok yatırımcı Güz Holding'le anlaşmalar yapmış.
Bizden de ihale almışsınız ama hiçbirimiz isminizi dahi bilmiyoruz.
-Öyle oldu başkanım. -Aramızda merak konusu oldunuz.
(Başkan kadehe vurdu)
Hanımlar beyler, bugün aramızda özel bir konuğumuz var.
Hepimizin iş birliği yaptığı ama...
...kendisiyle tanışma şerefine ulaşamadığımız...
...Güz Holding yönetim kurulu başkanı. Buyurun.
(Alkışlıyorlar)
Teşekkür ederim başkanım. Sağ olun.
Öyle bir gizem oluşturdunuz ki henüz adınızı bile öğrenemedik.
Milyonluk anlaşmalar yapıp yüzünü görmediğimiz bu kişiyi merak ediyorduk.
Eyvallah. Eyvallah.
Öncelikle herkese iyi akşamlar.
Niyetim sizi merakta bırakmak değildi. Gelip yüz yüze tanışmak istedim.
Aslında uzun zamandır hayatımı buraya taşımak gibi planlarım vardı.
Sizler normalde beni tanıyorsunuz.
Kiminiz şahsen, kiminiz gıyaben.
Ben de buralıyım. Memleketim burası.
Ama şimdi daha da merak ettik.
Buradan gideli çok uzun zaman oldu.
Gerçi gitmek de denmez. Sürgün gibi bir şeydi.
Belki kötü bir çocuktum, bilemiyorum.
Sürgün edildiğim bu şehre gelmem de 25 yılımı aldı.
Ama çok şükür, başım dik olarak memleketime döndüm.
Babam hayatta olsaydı eminim benimle gurur duyardı.
Benim adım Gülcemal.
Aslında hepinizin tanıdığı, hikâyesini bildiği...
...Kunduracı Saim'i oğlu Gülcemal.
(Gerilim müziği)
Şu anda burada tanıştığınız kişi de Kunduracı Saim'i oğlu Gülcemal.
Değişen bir şey yok yani.
(Başkan) O zaman yeniden aramıza hoş geldiniz Gülcemal Bey.
(Gülcemal) Çok teşekkürler başkanım. Sağ olun.
-(Erkek) Tekrar hoş geldiniz. -(Gülcemal) Çok teşekkürler.
-(Erkek 2) Tekrar hoş geldiniz. -(Gülcemal) Sağ olun.
-(Erkek 3) Memnun oldum. -(Gülcemal) Ben de.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Allah kahretsin. Allah kahretsin seni uğursuz yılan!
Hanımım, tövbeler tövbesi.
Ne bu hâlin? Yüzün kirece kesmiş.
-Davete geldi o yılan! -Kim? Gülcemal mi?
Başka yılan mı var Atoş?
-Bir sakin ol. -Sakin olamam.
Orada Bursa'nın kaç sanayicisi vardı biliyor musun?
Kaç milyonluk anlaşma imzalamış hepsiyle.
Yanına da Deva'yı almış. Benden çaldıklarını gösterecek.
Ya. Gücünü gösterdi herkese.
Benim yıllarca uğraşıp kazandığım itibarı iki günce kazanmış. İki günde.
Ya. Herkes hikâyeyi öğrendi.
Bilmeyenler de yakında öğrenir artık.
Çok fena olmuş.
Çok.
Armağan'ı buradan göndermem lazım.
Nasıl? Kuzumu gönderecek misin?
Mecburum Atoş.
Hemen hazırlıklara başla. Kimsenin haberi olmasın, anladın mı?
-Hanımım. -Lütfen Atoş, itiraz etme.
Yok, ona değil. Ona itiraz edeceğim ama sonra.
-Önce başka bir şey var. -Ne?
Ben bir şey duydum.
Teşekkürler.
(Ortam sesi)
Hayırlı olsun.
Hayırlı olsun.
-Tebrikler. -Teşekkür ederim.
(Erkek) Tekrardan hayırlı olsun.
(Duygusal müzik)
Ne oldu? Neye bakıyorsun?
Bu kadar yediğin nereye gidiyor diye bakıyorum.
Kurt vardır belki de.
Sen benim lokmamı mı sayıyorsun?
(Duygusal müzik)
Buralı olduğunu söylememiştin.
Sormadın ki.
Çünkü merak etmedim.
Peki şimdi merak ediyor musun?
Yo.
(Gülcemal) Eyvallah.
(Duygusal müzik)
Çok zeki birisin.
-Öyle mi? -Evet.
Beni buraya getirmen, hatta ben buraya geleyim diye...
...bilmem kaç bin dolar döktüğün yıldızlar falan...
...bu davete güzel bir kadınla katılman için değildi.
Ne içindi?
Bursa sosyetesine kendini takdim ederken güç gösterisi yapmak içindi.
Her şeyi aldın. Zafer Pehlivan'ın en iyi tasarımcısını bile.
Zafer Hanım'ı da...
...arkasına bakmadan göndermeyi başardın.
Tebrikler.
Sen kendini çok mu güzel sanıyorsun?
Yani ben böyle bir şey dediğimi hatırlamıyorum.
-Aa, Deva. -Aa, Selim.
(Selim) Gözlerime inanamıyorum.
(Deva) Ne yapıyorsun burada?
İyi. İrem benim şirketten arkadaşım. Ne kadar uzun zaman oldu, değil mi?
Evet, çok oldu.
-Çok şaşırdım gerçekten. -Değil mi?
Bir ara evleneceğini duymuştum. Eşin mi?
Yok. Allah korusun.
O zaman bu dansı bana lütfeder misin?
Edemez kardeş çünkü bu dans için bana söz verdi.
-Öyle mi? -Öyle.
Ben sana dans sözü verdiğimi hatırlamıyorum.
Ben hatırlıyorum.
(Duygusal müzik)
(Şarkı bitti)
Ah, şansına küs.
Cık.
Yenisi başladı.
("Sufle - Ne Söz Ne Saz" çalıyor)
"Delicesine"
"Bir rüzgâr esiyor yine"
"Kavruldum, senin eline savruldum"
"Beni kurtar"
"Delicesine"
"İnsanlar gemilerimi hep durdurdu"
"Derinlerini hep doldurdu"
"Beni kurtar"
"Bekle, bekle erecek miyiz?"
"Birden gerçeği görecek miyiz?"
"Yetmiyor bak ne söz ne saz"
"Beni senden başkası anlamaz"
"Uzaklaşırken yavaş yavaş"
"Tat vermiyor hiçbir savaş"
"Yetmiyor bak ne söz ne saz"
"Beni senden başkası anlamaz"
("Sufle - Ne Söz Ne Saz" çalıyor)
"Delicesine"
"Bir rüzgâr esiyor yine"
"Kavruldum, senin eline savruldum"
"Beni kurtar"
"Delicesine"
"İnsanlar gemilerimi hep durdurdu"
"Derinlerini hep doldurdu"
"Beni kurtar"
"Bekle, bekle erecek miyiz?"
"Birden gerçeği görecek miyiz?"
"Yetmiyor bak ne söz ne saz"
"Beni senden başkası anlamaz"
"Uzaklaşırken yavaş yavaş"
"Tat vermiyor hiçbir savaş"
"Yetmiyor bak ne söz ne saz"
"Beni senden başkası anlamaz"
"Bekle, bekle erecek miyiz?"
"Birden gerçeği görecek miyiz?"
"Yetmiyor bak ne söz ne saz"
"Beni senden başkası anlamaz"
"Uzaklaşırken yavaş yavaş"
"Tat vermiyor hiçbir savaş"
"Yetmiyor bak ne söz ne saz"
"Beni senden başkası anlamaz"
("Sufle - Ne Söz Ne Saz" çalıyor)
(Duygusal müzik)
Biliyor musun? Garip ama sana alışmıştım canavar.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Aslında sözümü çiğnemek hiç huyum değildir ama gitmek zorundayım.
İnşallah bir gün beni anlarsın.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Sessizlik)
(Sessizlik)
Allah'a emanet ol, tamam mı yavrum?
Siz de.
(Sessizlik)
(Duygusal müzik)
Hayret.
Burası bana hep daha karanlık gelmişti.
(Duygusal müzik)
Ne yani? Bundan sonra ben yokmuşum gibi mi davranacaksın?
Hayır, ben yokum.
Artık yüzünü bile görmeyeceğim.
(Gerilim müziği)
(Armağan dış ses) Oda Deva'nın atlayabileceği yükseklikte.
Gülcemal'in adamları kapıda beklerken Deva camdan atlayacak.
Yolda onu bekleyen araca binip uzaklaşacak.
Oradan da ver elini İstanbul.
(Gerilim müziği)
Suçunuzu biliyorsunuz, değil mi?
Abi vallahi çantaya asılacağını bilemedik.
Yo. Ondan önce başka bir suçunuz daha var.
-Hırsızlık yaptınız. -Affet abi.
Bak, ben aç da kaldım, soğuktan (Bip) gibi titrediğim de oldu.
Başıma gelmeyen kalmadı.
Ama hiçbir zaman hırsızlık yapmadım, biliyor musun?
Abi çantanın içindekilere dokunmadık. Affet lütfen.
Affetmem.
Sizin yüzünüzden benim kardeşim ölüyordu.
Ben düşündüm, sizin hesabınızı kestim oğlum.
Kısas yapacağız.
(Gerilim müziği)
Piranaları bilir misiniz?
(Gülcemal) Hani kan konusuna dayanamazlar.
Bu gölü niye piranayla doldurdum, biliyor musunuz?
Sizin için.
Bir insanın iskelete dönmesi beş dakika.
Bu da kesin bilgi.
Sokun şunların kolunu suya.
Abi dur lütfen, gözünü seveyim abi.
Abi vallahi Gülendam abla istedi bunu. Lütfen abi.
Bize kendi para verdi çantasını çalalım diye abi, biz bir şey yapmadık.
Abi güven bize. Vallahi doğruyu söylüyoruz, yalan değil abi.
Abi vallahi doğruları söylüyoruz. Lütfen abi. Yalan söylemiyoruz.
(Çocuk) Lütfen atmayın bizi piranalara.
-Allah çarpsın bir şey yapmadık. -Lütfen, gözünüzü seveyim.
Hişt. Amazon mu lan burası?
Pirana ne arar burada?
Bir daha hırsızlık falan yok, tamam mı?
Çocukları aldığınız yere bırakın.
Karınlarını da güzel bir doyurun ki...
...hırsızlık akıllarından bile geçmesin.
(Gerilim müziği)
(Armağan dış ses) Dediğim saatte orada olacaksın...
...kızı alıp İstanbul'a götüreceksin.
-Mehmet Bey. -Evet, buyurun lütfen.
Armağan Bey, Deva Hanım yanımda. Bilginiz olsun.
(Gerilim müziği)
Hadi çalış be abi, çalış be.
(Gerilim müziği)
(Telefon çalıyor)
Ne oldu?
Ne demek Deva yok?
(Vefa) Nasıl kaçar oğlum? Bu kız ikide bir nasıl kaçıyor?
Gülcemal bizi bitirecek, biliyorsun değil mi?
(Gerilim müziği)
(Duygusal müzik)
"Acı çekmek, kalbi baştan aşağı sancılara boğan...
...insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi."
(Duygusal müzik)
Ne oldu?
(Mehmet) Araba arıza yapmış sanırım.
Ben bir bakayım. Siz bekleyin.
(Gerilim müziği)
Hayırdır? Bir sorun mu var?
Kes lan!
(Gerilim müziği)
Ne oluyor?
Kimsin? Ne istiyorsun?
(Deva bağırdı)
-Gel buraya! -(Deva) Bırak!
-Yürü! -(Deva) Bırak!
Bırak beni, bırak! Bırak!
-Yeter be! -Bırak beni!
İmdat! Kimsin sen?
(Deva) (Bip). Kimsiniz siz?
Ne yapıyorsun? (Deva bağırdı)
Gelmeyeceğim, bırak! Ne yapıyorsun?
(Deva) Bırak!
Kimsin sen ya?
-Kimsin sen? Gelmeyeceğim! -Bin şuraya!
Gelmeyeceğim! Bırak!
-(Deva) Kimsiniz siz? -Sakın sesini çıkarma.
-(Deva) Gelmeyeceğim dedim. Bırakın beni. -Sakın!
(Erkek) Kes sesini!
(Gerilim müziği)
Şimdi sen beni bu cehenneme, buradan Deva'yla çıkacaksın diye soktun.
(Mert ses) Deva kaçmış. Ben tek başıma ne (Bip) yiyeceğim burada?
Deva hiçbir yere gitmeyecek.
En geç yarın tıpış tıpış evine dönecek.
Hem de kendi ayağıyla.
Bir daha da o evden dışarı çıkmayı aklından bile geçirmeyecek.
Ne yaptın sen?
Şu sıralar adamlarım onu almış olmalı.
Deva İstanbul'a varamayacak.
Ona öyle şeyler yaşatacağım ki...
...o evden çıktığına bin pişman olacak.
(Gerilim müziği)
Ne işler karıştırıyorsun anne?
Kimsin sen? Kimsin?
(Duygusal müzik)
(Kapı vuruldu)
Gel.
Abiciğim.
Beni çağırmışsın.
Bir şey mi oldu?
(Sessizlik)
Kızım niye yapıyorsun böyle bir şeyi?
Neyi?
(Gerilim müziği)
Sana saldıran çocukları parayla kendin tutmuşsun.
Abi...
...mecburdum.
-Mert kaçacaktı, gidiyordu. -Nereye kaçacak?
Nereye giderse bulacağımı bilmiyor musun?
Biliyorum.
Biliyorum.
O zaman senin isteğinle gelmiş olacaktı.
Bense sevilmek istiyorum.
Kalacaksa gerçekten kalsın istiyorum.
(Gülendam) Kendisi istediği için kalsın istiyorum. Bunu denedim.
Yani hayatında küçücük de olsa bir şey ifade ediyor muyum...
...yoksa annem gibi o da mı...
...yok sayacaktı beni? Bunu görmek istedim.
Bu yüzden oynadım bu kumarı. Anlıyor musun?
Gülendam.
Ama geldi işte.
Benim için döndü. Sen istediğin için değil, kendi istediği için.
Abiciğim ya sana bir şey olsaydı?
Ya bebeğe bir şey olsaydı?
Neyse ki olmadı.
Tamam, ağlama artık. Yeter.
Bir daha sakın böyle bir şey yapma Gülendam.
Mert'e söylemeyeceksin, değil mi?
Söylemeyeceğim. Ne söyleyeceğim ben ona?
Bir daha böyle şeylere kalkışma.
Tamam mı abiciğim? Hadi.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
"Yeni bir ev, yeni bir hayat ve sade ümitler."
Sadece ümitler.
Yapma be uzun kirpik.
Yapma.
(Duygusal müzik)
(Kapı vuruldu)
Abi kusura bakma, sen gir demeden girdim ama önemli bir mevzu var.
Deva gitti.
(Duygusal müzik)
Beni indir diyorum! Duymuyor musun?
Nasıl öğrendiniz? İndirin beni! İndir!
Kıpırdayıp durma! Kes sesini!
Çek diyorum şu arabayı! İneceğim! Çek kenara!
Kes sesini dedim sana! Ah!
Çek şu arabayı!
Yeter!
(Gerilim müziği)
Kimsiniz siz?
Sizi kim gönderdi?
-Gülcemal'in adamlarıyız. -Değilsiniz.
Gülcemal bana vurmanıza izin vermez. Kimsiniz siz?
O kaçmadan önceydi!
Burası Bursa yolu değil.
Nereye götürüyorsunuz beni? Burası Bursa yolu değil!
Amma kafa ütüledin be! Gülcemal ne dediyse onu yapıyoruz.
Gülcemal'in adamı falan değilsiniz siz! Dokunma bana!
Gülcemal'in adamlarıyız dedim sana! Kes sesini!
Değilsiniz. Benim tanıdığım Gülcemal bana kızsa bile gelir kendi alır.
Adam falan göndermez!
Bak, kes sesini. Kırmayayım bir tarafını.
(Gerilim müziği)
(Sessizlik)
(Duygusal müzik)
(Gülendam dış ses) Bense sevilmek istiyorum.
Kalacaksa gerçekten kalsın istiyorum.
(Gülendam) Kendisi istediği için kalsın istiyorum.
Yani hayatında küçücük de olsa bir şey ifade ediyor muyum...
...yoksa annem gibi o da mı yok sayacaktı beni?
(Vefa) Gerçekten hiçbir şey yapmayacak mısın?
İstiyorsan kızı buldurabilirim.
Bulsan da bir faydası olmaz.
Gitmeyi kafasına koymuş bir kadını durduramazsın.
Bunu çocukken öğrendim.
(Duygusal müzik)
Beni nereye götürüyorsunuz?
Gidince görürsün.
Kimsiniz siz? Bir şey söylesenize!
Bak, çok konuşup tadımızı kaçırma, tamam mı?
Tuvalete girmem lazım.
O numara eskidendi. Götürelim oraya da kaç, değil mi?
Tuvalete girmem lazım diyorum, anlamıyor musun?
Olmaz!
Gülcemal Bey'e haber verin. Armağan Pehlivan geldi.
(Gerilim müziği)
(Deva) Tuvalete girmem lazım.
Ne yapayım? Buraya mı yapayım?
Abi gir şöyle.
Gir, tamam. Gir.
(Gerilim müziği)
Sakın bir aptallık yapayım deme. Anladın mı?
Yürü.
(Gerilim müziği)
(Duygusal müzik)
Ona güvenmiştim.
(Duygusal müzik)
Oyalanmadan. Gir hemen.
(Gerilim müziği)
Normalde acil durum telefonu ama 1' kendimi kaydettim.
Yalnızca beni arayabilirsin, ben de seni. İnternet de yok.
(Gülcemal) Acil bir durumda beni aramak istersen 1'e basman yeterli.
Çık artık hadi!
(Gerilim müziği)
(Arama tonu)
(Telefon çalıyor)
(Arama tonu)
(Telefon çalıyor)
Uzun Kirpik.
Allah Allah!
(Telefon çalıyor)
Alo.
Çık hadi dışarı!
Alo.
Kim var senin yanında?
(Gülcemal ses) Alo.
Sesin çıkmadığı için mi aradın beni? Alo.
(Gülcemal ses) Beni yardıma ihtiyacın olduğu için mi aradın?
Zor durumdasın yani?
(Ağlıyor)
(Gülcemal ses) Şarjını bitirme tamam mı?
Çünkü telefonunun yerini görebiliyorum.
Sakın korkma, geliyorum çünkü.
Ağlama.
-Ne oldu? -Ne diyor?
-Ne oluyor? -Deva tehlikede.
Konumunu bulmam lazım.
Hadi. Hadi!
Hadi, aç şunu!
-Seninle konuşmamız lazım. -Şimdi olmaz Armağan.
Gülcemal abi!
Deva'nın başı dertte, yardımın lazım.
Sen ne biliyorsun? Anlat.
Deva gidiyordu. Annemin adamları yolda Deva'yı almış.
Onu konuşurken duydum. Ona öyle şeyler yaşatacağım ki dedi...
Oğlum ne diyorsun, ne yaşatacakmış?
Bilmiyorum ama onu pişman edeceğim dedi.
Yardımın lazım. Onu ancak sen bulabilirsin.
Çabuk, çabuk.
Çık yoksa kırarım kapıyı.
(Kapıya vuruyor)
Çık artık!
(Kapıya vuruyor)
Ya kapıyı açarsın ya da kırarım!
Tamam, çıkıyorum.
(Gerilim müziği)
Ahh!
Yapma, sakin ol.
Tamam, tamam sakin ol.
Hadi ver o silahı bana, yapma.
Ver o silahı bana. Elinden bir kaza çıkacak.
-Uzak dur. -Tamam.
Sakin ol. Yapma bak.
Zaten kullanmayı da bilmiyorsun, elinden bir kaza çıkacak.
Yapma, yalvarırım yapma.
Silah senin elinde, o sana itaat edecek.
Şimdi gözüne hizala.
Parmağını yavaşça tetiğe götür.
Tetiğin gerginliğini al.
Şimdi seni üzenleri düşün...
...kalbini kıranları.
Onlar tam karşında.
Hizala.
(Gülcemal dış ses) Ve tetiğe bas.
Sağ elinle ateş ediyorsan, sol elinle alttan destek yapacaksın.
Sol elin geri tepmesini önleyecek.
Tek elle ateş etmeyeceksin.
Silahı göz hizasına kaldıracaksın, hedefe odaklanacaksın.
Hedefi tam gözünün önünde göreceksin.
(Erkek) Yapma!
Yapma, beni öldürme ne olursun, tamam.
Anlaşabiliriz, yapma.
(Silah sesi) (Bip)!
(Bağırıyor)
(Erkek bağırıyor)
(Gerilim müziği)
(Bağırdı)
(Müzik)
Armağan Bey, aracı içeri aldık, geliyor.
(Müzik)
(Gülcemal dış ses) Orada ne olursa olsun...
...bu gölün kenarında birlikte oturalım tamam mı?
Abi kardeş gibi.
Anlaştık Gülcemal Bey.
Bana kısaca abi de olur mu?
Bu adam aynı babam.
-Bak kardeş... -Ben sizin kardeşiniz değilim.
Öyle mi kardeş?
(Zafer dış ses) Şimdilik sadece en büyük düşmanımız olduğu bil yeter.
Anneciğim bu kadar eminsen, bu adamı tanıyor olmalısın.
Gülcemal'i.
Çok eskiden.
Buradan çekip gitmişti, geri dönmüş.
Annem ondan nefret ediyor, onunla görüşmemi istemiyor.
Çünkü Gülcemal...
...benim abim.
O babamın oğlu.
(Müzik)
(İç çekiyor)
Anne.
Çek ulan çek.
(Sinyal sesleri)
Bir saat uzağımızdalar.
Nereye götürüyorlar lan bu kızı?
-Tarif et şunu bana. -Devam abi.
Ahh!
Oğlum, kız öldürüyordu lan beni! Koparıyordu bacağımı.
-Başımıza bela oldu bu kız. -Allah kahretsin.
Bir işi adam gibi beceremedik. Elimize yüzümüze bulaştırdık.
Tamam, sakin olalım.
Zafer Hanım'ın bizi gönderdiği yere gitmeyeceğiz.
İlerideki çıkıştan çık. Dayımın orada izbe bir yeri var.
Oraya gideceğiz, tamam mı?
Orada ne yapacağımızı düşünelim. O zaman karar verelim. Tamam mı?
Bas oğlum bas!
(Armağan) Ne bu?
Hangimiz daha çok susacağız 'challenge'ı mı?
Beni o eve gitmeye sen mecbur bıraktın.
En başından beri bana yalan söylüyorsun.
Deva'yı o evde sen bıraktın, bilerek isteyerek.
-Sen ne saçmalıyorsun? -Duydum seni duydum.
Deva'ya öyle şeyler yapacağım ki kaçtığına bin pişman olacak dedin.
Onun için mi Gülcemal'e gittin?
Nedense ona daha çok güveniyorum anne.
En azından bana yalan söylemiyor.
Armağan...
...yeterince kırıldık.
Bence artık susalım.
Hayır. İzin vermeyeceğim, kaçamayacaksın.
Deva'ya her ne yaptırıyorsan duracaksın.
Deva'yı Bursa'ya geri getir, hemen.
Bu işe daha fazla karışma.
(Gerilim müziği)
Nereye gidiyoruz?
Otobandan çıktılar.
(Gerilim müziği)
(Sinyal sesleri)
Ne durumdayız?
Bence yakınlarındayız patron, sinyal yakından geliyor.
Patron sinyal kesildi.
Allah kahretsin!
Ne oluyor?
(Gerilim müziği)
Şaka mı bu? Ne yaptın, özel uçuş mu ayarladın?
Şaka değil Armağan.
Uçağın birazdan kalkıyor.
'Check-in' yapıldı, valizin verildi.
Londra'ya gidiyorsun.
-Beni böyle gönderemezsin. -Senin iyiliğin için.
Anne, senin bana verecek cevapların var.
-Deva ne olacak? -Deva'ya hiçbir şey olmayacak.
Ona zarar gelmesine izin vermem, biliyorsun.
Bilmiyorum, ben seninle ilgili hiçbir şey bilmiyorum.
Ben seni tanımıyorum. Sen kimsin? Sen benim annem misin?
Ne oluyor? Emrullah bırak!
Armağan, biraz uzaklaş, sakinleşince konuşuruz.
(Müzik)
Sen ne yaptığını sanıyorsun Emrullah?
Mafya mısınız siz?
Ne yapıyorsun, adam mı kaçırıyorsun?
Emrullah sen şu an ne yaptığının farkında mısın?
(Müzik)
Armağan Bey buyurun.
(Müzik devam ediyor)
(Bağırıyor)
Abi böyle olmayacak. Benim hastaneye gitmem lazım.
Oğlum deli misin sen?
Hastaneye gittiğinden Zafer Hanım'ın haberi olur.
(Erkek 2) Sen eceline mi susadın? Hepimizin kafasına sıkar.
(Erkek 1) Abi, çok kötüyüm diyorum sana.
Bu (Bip) var ya, kopardı bacağımı, öldürüyordu beni!
Allah kahretsin ya kız resmen elimizde patladı.
Bak bakayım şuna iyi mi?
(Müzik)
(Erkek 1) Oğlum konuşsana, yaşıyor mu?
Abi, kız nefes almıyor.
Ölmüş.
-Ne demek ölmüş? -Abi, ölmüş işte.
Zafer Hanım bunu duyarsa hepimizin kafasına sıkar.
(Bip) yiyeceğiz şimdi biz?
(Telefon çalıyor)
Efendim?
Peki efendim.
Tamam efendim.
Kim aradı? Konuşsana oğlum!
Zafer Hanım, kıza zarar vermeden kaçmasına izin verin demiş.
(Erkek 2) Bırakın gitsin demiş.
Şimdi (Bip)!
Ne yapacağız? Konuşsana.
Biz bu işin içinden çıkamayız. Kızın hâline bak.
Belki de öldü kız.
Konuşsana abi, ne yapacağız şimdi?
Kaçtı diyelim. Sizden emir alınca izin verdik, bir daha da görmedik deriz.
Bırakıp çıkalım.
Saçmalama abi Allah aşkına!
Kızı burada illaki bulurlar.
Ne yapacağız sen onu söyle.
Gömeceğiz abi.
Nasıl gömeceğiz?
(Gerilim müziği)
Bayağı gömeceğiz.
Kuş uçmaz kervan geçmez bir yer zaten.
Kim bulacak ki onu? Kız kaçtı, biz de ondan sonrasını görmedik.
(Erkek 1) Ne yapacağız oğlum?
Ya ölmediyse?
(Gerilim müziği)
Patron, sinyalin kesildiği yer burası.
Kıza ne yaptılar lan? Nereye götürdüler?
-Çıldıracağım Vefa! -Sinyal de alamıyoruz.
Biz bu kızı nasıl bulacağız abi?
(Gerilim müziği)
Git şuradan bir kazma kürek falan bul.
(Kapı açıldı)
(Erkek 1) Gömecek miyiz gerçekten?
Ya ölmediyse?
Gömeceğiz tabii, yapacak bir şey yok.
Ölmediyse de ölecek. Başımıza bela olacak bu.
(Uçak sesi)
(Müzik)
Hanımefendi, iyi misiniz?
Bir kere daha oğlumdan ayrıldım...
...onun yüzünden.
O yılan yüzünden.
Burnundan fitil fitil getireceğim.
Beni affet oğlum.
(Müzik)
Gidelim.
(Müzik devam ediyor)
O kadar kolay değil anne.
(Gerilim müziği)
Burası dağbaşı abi, kuş uçmaz kervan geçmez.
Nasıl bulacağız?
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
İşte burası.
Tam saklanmak için bir yer.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği)
Kalk lan kalk!
(Gerilim müziği devam ediyor)
Deva.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Hiç mi Allah'ınız kitabınız yok lan sizin?
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Zorlanıyor)
Başka kimse var mı lan?
Kimse yok.
Kimse yok dedim.
Abi yaşıyor mu?
(Duygusal müzik)
Ne yaptınız lan siz?
Yat lan!
Deva. Deva.
Deva!
Hayır.
Ne olur ölme, ne olur.
Ölme ne olur.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Sizin Allah'ınız kitabınız yok mu lan?
Sizin Allah'ınız kitabınız yok mu lan?
Yapma.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Bu dizinin ayrıntılı altyazısı NOW tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Gülay Yılmaz - Eylül Yılmaz...
...Büşra Taşcıoğlu
Editör: Dolunay Ünal
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.