Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği)
-Annem odadaymış. -Buyurun, sizi bekliyor.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Anne.
Geldin demek.
Evleniyormuşsun?
Size annelik edemedim.
(Duygusal müzik)
Her şeyde tek başınaydın.
Her şeyle tek başına mücadele ettin.
Şimdi, yine tek başınasın.
Gülcemal...
...şunu bilmeni istiyorum.
Ben sizi aşkım için terk ettim.
Aklımda gönlümde hep o vardı.
Beni zorla babanla evlendirdiler.
Onu hiç sevemedim.
Bir kadın ilk aşkını hiç unutmaz.
Şimdi, sen de babanın kaderini yaşıyorsun.
Başkasını seven bir kadını karın yapıyorsun.
Ne diyorsun sen?
Şimdi git, otur o nikâh masasına.
Onu karım diye canına sar, soyadını ver.
Ama unutma...
...o da bir gün benim gibi terk edip gidecek seni.
Çünkü onun sevdiğini kopartıp aldın ondan.
Deva, Mert'in...
...eski nişanlısı.
(Zafer dış ses) Deva, Mert'in eski nişanlısı.
(Gerilim müziği)
(Zafer dış ses) Deva, Mert'in...
...eski nişanlısı.
Patron, ben o kızın geleceğini sanmıyorum.
Düğünü varmış, evleniyormuş bu akşam.
Kiminle evleniyormuş?
Bilmiyorum da istiyorsan hemen öğrenirim.
(Mert bağırdı)
(Gerilim müziği)
Hemen şimdi burada Allah'ın emriyle bacımı benden isteyeceksin.
Bakın, ben sizi zaten çok iyi anladım da...
...ben yapamam. Nişanlıyım, evleniyorum.
(Gerilim müziği)
(Deva dış ses) Yaptıklarının bedelini ödeyeceksin.
Ben de yarın buradan çıkacağım. Neden, biliyor musun?
Çünkü benim nişanlım gelecek, beni alacak...
...sana da yaptığın her şeyin bedelini ödetecek.
Senin nişanlın öldü.
(Duygusal müzik)
(Zafer dış ses) Bir kadın ilk aşkını hiç unutmaz.
Bana yalan söyledin.
Benim nişanlım ölmedi, değil mi?
Nerede o zaman? Niye beni aramıyor?
(Duygusal müzik)
(Zafer dış ses) Şimdi, sen de babanın kaderini yaşıyorsun.
Başkasını seven bir kadını karın yapıyorsun.
Şimdi git, otur o nikâh masasına.
Onu karım diye canına sar, soyadını ver.
Ama unutma...
...o da bir gün benim gibi terk edip gidecek seni.
Çünkü onun sevdiğini kopartıp aldın ondan.
(Gerilim müziği)
(Kapı açıldı)
Efendim.
-Gülcemal'i gördün mü dışarıda? -Evet.
Çıkarken gördüm, çok kötüydü.
Şimdi gidip evlensin evlenebiliyorsa.
Onun içine öyle bir ateş saldım ki...
...ömrünün sonuna kadar, kıyamete kadar sönmeyecek.
Eğer adamlar o gece Deva'yı öldürmüş olsaydı...
...bir kadının onu sevdiği huzuru ve mutluluğuyla yaşayacaktı.
Ömrünün sonuna kadar kalbindeki hatırasına tutunacaktı.
Ama bugün Deva'yı Gülcemal'in kalbine gömdüm.
Deva'yı onun kalbinde öldürdüm.
Ne onu oradan çıkarıp atabilecek ne de yeniden sevebilecek.
Ne zaman onu yeniden sevmek istese...
...ne zaman onu istese içinde hep bir huzursuzluk, endişe olacak.
Bir tarafı onu yeniden sevmek isteyecek, bir tarafı reddedecek.
Emrullah, eğer Gülcemal'in kalbine bir bıçak saplasaydım...
...hiç bu kadar acımaz, bu kadar kanamazdı.
Aç şu telefonu ya.
Ne olur aç şu telefonu. (Arama tonu)
Sen yürü.
(Armağan) Deva tamam, biraz sakin olmaya çalış.
(Arama tonu)
Sakin mi olayım?
Armağan, şu anki hâlimin farkında mısın?
Hayır, anlamaya çalışıyorum.
Bir insanı nikâh masasında bırakıp gidecek kadar önemli ne olmuş olabilir?
Anladın mı? Anlamaya, bir şey bulmaya çalışıyorum ama bulamıyorum.
Telefonla arıyorum, açmıyor.
Ne olmuş olabilir?
(Duygusal müzik)
Gara ana ne olur bir şeyler yap.
Kız gelinliğiyle kalakaldı. Başkan da bize bakıyor, rezil olduk.
Sus Canan.
Ortalık alev almış, sen de benzinle gidiyorsun.
-Ne yapayım? -Elimden bir şey gelse yapacağım.
-Sana giderken bir şey dedi. -Sen burada kal dedi.
Nereye gittiğini sen de bilmiyorsun yani, söylemedi.
Söylemedi, dönünce konuşuruz dedi.
Bravo, gerçekten bravo.
Normalde yapışık ikiz gibi dolanıyorsun peşinde, bugün burada kalacağın mı tuttu?
Niye peşinden gitmiyorsun?
Deva, telefon geldi, aceleyle çıktı. Bana bunları söyledi.
(Gerilim müziği)
Tamam.
Tamam Deva, sakin. Sakin, sakin.
Gülcemal seni bırakıp gitmez.
Gitmez, biliyorsun. Gelecek.
(Arama tonu)
Seni hayatta böyle bırakmaz, sakin ol.
Ben gidiyorum.
(Gerilim müziği)
Deva. Kızım, güzel kızım.
Lütfen sakin ol. Gelecek.
Çok önemli bir şey olmasa gitmezdi ki.
(Gara) Gelecek bebeğim, sakin ol.
(Duygusal müzik)
Mert, sen ne yaptın?
Ne yaptın da abim birden çekti gitti? Söyler misin?
-Aşkım vallahi bir şey yapmadım. -(Gülendam) Nasıl bir şey yapmadın?
Bana en güzel kıyafetlerini giy, aşağı iniyoruz demedin mi?
Bugün senin günün, o nikâh kıyılmayacak falan, bunları sen söyledin.
Gerçekten gitti abim.
Bir şey yaptın herhâlde. Söyle, ne?
Allah Allah! Bu kabak da mı benim başıma patladı?
Dedim de bu değil yani.
Belki engel olur diye Deva'nın babasına gittim ben.
Ne?
Anlamadım.
Sen o kızın evine mi gittin?
Kıskandın mı beni?
Cevap ver.
Saçmalama Gülendam.
Evimi, yuvamı kurtarayım diye gittim. Şeytan görsün yüzünü. Bana ne?
Babası düğüne engel olur diye düşünmüştüm.
Belli ki yanlış düşünmüşsün. Bak, gelen giden yok.
Ortalıkta kimse yok. Babası dünden hevesliymiş kızını vermeye demek ki.
(Mert) Allah Allah ama.
İşte. Al, bak. Geliyorlar.
Çok şükür.
Kızlarını da alıp defolup gitsinler buradan artık!
Tamam Gülendam sakin ol.
Ne oluyor? Niye geldiniz?
Dün bana söz vermediniz mi?
Kızlarımı alacağım, buradan gideceğim demedin mi?
Demedin mi? Deva nerede? Nikâh masasında!
Niye geldiniz? Giyinip kuşanıp düğüne katılmaya mı geldiniz?
Eğer öyleyse hiç umutlanmayın, tamam mı?
Hiç boşuna umutlanmayın. Bu düğün olmayacak! Bu kadar.
Gülendam biraz kendine gelsene artık.
(İpek) Çok ciddi söylüyorum, biraz kendine gelsene.
Bunca insan bu kadar zaman sana ve karnındaki bebeğe acıdığından sustu.
Kardeşim de aynı şekilde senin bebeğin babasız kalmasın diye sustu.
Kalkıp da Deva'ya (Bip) duracağına önce şu yakandaki asalağı düşür!
-Öyle mi canım? -Öyle! Yeter!
Bu ne konuşuyor? Bana bak, sen kimsin tam olarak?
Bu kim, sen kimsin? Kim olarak benimle böyle konuşuyorsun?
Sen kimsin?
Sen kalkıp geleceksin, evimizde bize lambur lumbur hesap soracaksın!
-Bak... -Susacak mıyım?
Dua et, hamilesin yoksa sana yapacağımı çok iyi biliyordum!
-Seni fena yaparım. -Yapsana, bir yap bakayım ne yapıyorsun.
-Bana bak. -Tamam.
-Ne oldu? -Dikkatli ol, fena yaparım diyorum.
-Git buradan hadi. -(İbrahim) Tamam kızım, hadi.
-Yap bakayım ne yapıyorsun? -Tamam kızım.
-(Gülendam) Hadi! -Bırak yapsın! Ne yapıyorsun?
Alın Deva'yı da defolun gidin buradan! Şuna bak!
-Manyak mı ne? -Gelmiş, bana konuşuyor.
-Dil böyle, pabuç! -Evet.
-Ne bu? -Evet de Gülendam bir durun yok senin.
Düğünü durdursunlar diye geldiler, söyledim ya sana.
Sus. Susar mısın lütfen? Anlatamıyorum derdimi. Sus!
Ben acaba sana anlatabiliyor muyum derdimi?
Hamile olduğunu niye sürekli ben hatırlatıyorum sana?
-(Gülendam) Mert! -(Mert) Çocuğa zarar gelecek.
-(Gülendam) Sus! -(Mert) Susmuyorum!
(Gerilim müziği)
(Duygusal müzik)
Deva.
Babanla kardeşin geliyor.
(Duygusal müzik)
Baba.
(Duygusal müzik)
Geldim ama bu evliliği onayladığım için değil.
Sana söyleyeceklerim var.
Gülcemal gitti İbrahim Bey. Nikâh kıyılamadı.
Ne demek nikâh kıyılamadı?
-Gülcemal nerede? -Gitti.
Bilmiyoruz şu an.
Gitti.
Ama mühim bir şey olmasa gitmezdi.
Er ya da geç gelecektir.
Tabii canım. Yani mühim bir işi olmasa niye gitsin böyle bir günde?
Deva benimle gelsene.
Deva.
(Gerilim müziği)
Ne oluyor? Bana işin aslını anlatır mısın? Gülcemal nerede?
Kızım bu ne? Nikâh masasına getirdiğin adam topukluyor.
Ne diyorsun?
İpek zaten sinirlerim bozuk, dalga mı geçiyorsun benimle?
Niye iyice tepemin tasını attırıyorsun?
Tamam, yok bir şey. Nikâhta telefonu çaldı işte.
Gitmesi gerekti, gitti. Tamam, bir şey yok.
Ne diyorsun Deva? Telefonu çaldı diye nikâh masasında gelin mi bırakılır?
Yok, vallahi inanamıyorum artık. Sen yeni bir akım getirdin.
Kaçak damat akımı. Bunun başka bir açıklaması olamaz.
İpek.
Tamam, bir şey demiyorum. Pardon.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Gülendam.
(Gerilim müziği)
Mert.
(Gerilim müziği)
(Geçiş sesi) Ama bak, artık ona âşıksan...
Gülcemal Bey, kestane yapmış size Deva Hanım.
Elini yakmış. Ben de zaten...
...şey diye soracaktım, yanık kremi sizde var mıdır diye.
Var mı yanık kremi sizde?
(Geçiş sesi)
(Geçiş sesi) Deva özür dilerim. Bak.
Bak, düğün gecemiz.
(Geçiş sesi) Her şey gözümün önündeydi...
...ama ben görmedim.
(Geçiş sesi) Yoksa beklemek mi isterdin?
Her şey usulüne uygun olsun diye.
Nişan, kına, düğün falan.
Hayır.
Öyle şeylerin çok da önemli olmadığını düğün günümde terk edilince anladım.
(Duygusal müzik)
Bana hiç nişanlından bahsetmedin.
Düğün günü terk edilmek...
...hayatta kaç kişinin başına gelir ki?
Neden yazmış o mesajı? Niye gelmemiş düğüne?
(Geçiş sesi)
Beni aptal yerine koydular.
Benimle alay ettiler.
(Gülcemal nefes alıp veriyor)
(Zafer dış ses) Bir kadın ilk aşkını hiç unutmaz.
Şimdi, sen de babanın kaderini yaşıyorsun.
Deva, Mert'in...
...eski nişanlısı.
(Çınlama sesi)
(Gülcemal bağırdı)
(Gerilim müziği)
Allah aşkına İbrahim, neden söylemekte ısrar ediyorsun?
Ben vakti geldiğinde zaten söyleyeceğim.
Senin için o vakit hiç gelmeyecek Firuze.
Deva'ya onu senelerce annesiz bıraktığını nasıl açıklayacaksın?
Seni affeder mi zannediyorsun?
Ben de kızımın başına dünyasını yıkmaya bayılmıyorum ama mecbur kaldım.
O Mert (Bip), senin Deva'nın annesi olduğunu öğrenmiş.
Nasıl öğrenmiş?
Bilmiyorum nasıl öğrenmiş ama gelip beni tehdit etti (Bip)!
Aşağılık, Allah'ın cezası aşağılık!
Bu düğünü engellemezsem senin kim olduğunu Deva'ya söyleyecekmiş.
Of, of!
(Gerilim müziği)
Yine aynı şey oldu.
Yine gelinlikle kaldım.
Sence neden?
Gülcemal bana niye böyle bir şey yaşattı?
Bilmiyorum ama mutlaka bir açıklaması var bunun.
Yok, bir şey olur zaten. Kötü bir şey oluyor. Hissediyorum.
Kalbim daralıyor, sıkışıyor ama...
...anlayamıyorum, ne olduğunu anlayamıyorum.
Tamam, böyle yapma. Kötü şeyler düşünme.
Merak etme, her şey yoluna girecek.
Bir talihsizlik yaşadın, evet ama...
Talihsizlik?
Talihsizlik mi yaşıyorum ben?
Sürekli aynı şeyi mi, aynı talihsizliği mi yaşıyorum?
Evet, talihsizlik konusunda rekorlar kitabına girdin diyebiliriz. Şaka...
-Allah aşkına şaka yapma şu an. -Tamam, şaka yapmıyorum.
Deva, ben de ona çok kızgınım. Çok öfkeliyim.
Ama sana sırtını dönüp gidecek, sözünde durmayacak bir adam değil o.
İkimiz de onu tanıyoruz. Gülcemal gelecek.
-Gelecek. -Evet.
İki eli kanda olsa bile gelir o.
-Beni hayatta böyle bırakmaz, değil mi? -Ha şöyle kızım.
Kendine gel.
-O beni bırakmaz. -Evet.
Gelecek.
Haklısın, tamam ama diyorum ya, ben de ne olduğunu anlamış değilim.
Bunda anlaşılmayacak bir şey yok. Ne olduğu ortada.
Kardeşim gelinliğiyle ortada bırakıldı.
Ben gerçekten anlamıyorum. Yaşanan onca olaydan sonra...
...bu adam bu kıza bunları nasıl yaşatıyor? Ne yapmaya çalışıyorsunuz?
Ya sabır. Ya sabır.
Kızım bilmiyorum diyorum işte. Adam çekti, gitti.
Ne demek bilmiyorum? Sen bu adamın gölgesi gibi değil misin?
Bana baksana bir, çocuk mu kandırıyorsun sen?
Bence nerede olduğunu çok iyi biliyorsun ama hâlâ patronunu koruyorsun.
Patronunu koruma Vefa. Gülcemal nerede?
İpek, bilmiyorum.
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
Müsaade eder misin? Açmam lazım.
Ederim. (Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
Abi neredesin?
(Vefa ses) Ortalık alev aldı, herkes seni arıyor.
O Mert namussuzunu al, hemen uçuruma getir. Bekliyorum.
-Mert yine bir şey mi yaptı abi? -Soru sorma Vefa.
Dediğimi yap.
(Gerilim müziği)
Öğrendi.
Her şeyi öğrendi.
(Gerilim müziği)
Surat değil, bayağı kösele bunlarınki.
O kadar şey söyledik, hâlâ tın.
Anlamıyorum ya, anlamıyorum.
Geldiniz, gördünüz işte abim yok.
Kızı bırakmış gitmiş masada.
Al kızını da defol git!
Değil mi? Ama yok!
Yapıştılar ya resmen!
Ya!
(Mert) Ya.
Görüyor musun sen? Senin kocan neler çekiyor.
Kimlerle uğraşıyorum, kimlerle mücadele veriyorum.
İşte anlıyor musun şimdi sen?
O kadar çok şey oldu, hâlâ bekliyorlar.
İnsan deli çıkar ya!
Abim niye kalkıp gitti o masadan?
Senin abin ya, sen daha iyi tanıyorsundur diye düşünüyorum.
Sen bileceksin bunu Gülendam.
Anlamıyorum ben. Bu kadar diretti evleneceğim diye.
Kızı şimdi böyle nikâh masasında bırakıp gideceği...
...ne olmuş olabilir ki? -Ya bir...
...telefonu çaldı ya orada onun. Kim aradı acaba işte?
(Gerilim müziği)
Hayati bir şey olmuş olması lazım.
(Gerilim müziği)
Annem, sizin nişanlı olduğunuzu biliyordu, değil mi?
Gülendam, biliyor tabii biliyor yani.
Bizim yüzüklerimizi de annen taktı zaten.
Ben detay sordum mu sana şimdi?
Ne kızıyorsun, ne bozuluyorsun sen?
Özür dilerim de yani sen sordun, ben de cevap verdim yani.
Abimi arayan annem olabilir mi acaba?
Yok ya. Hayır, hayır, hayır. Niye öyle bir şey yapsın ki?
Zaten ortaya çıksın istemez.
Neden?
Annemin seni korumak için bir sebebi mi var?
Ne sebebi? Hayır canım, ne sebebi olacak ki?
Zaten hiç sevmez de beni...
...annen. Canıyla da uğraşıyor ya bir de bir taraftan.
Sen nereden biliyorsun bunu?
Sen söyledin.
Ben sana böyle bir şey söylemedim.
Sen nereden öğrendin bunu?
Her şeyi hallettik...
...yani bitti bütün mevzu. Bütün kuşları tuttuk.
Beni sorgulamak mı kaldı Gülendam? Allah Allah ya!
Bu şey mi bu? Devlet sırrı mı bu?
Ben kendi kendime öğrenemiyor muyum bu bilgiyi?
Abimi o masadan...
...benden başka kaldırabilecek tek şey var.
O da annemin telefonu.
Bir ağzını hayra mı açsan Gülendam ya?
Dediğin gibiyse çünkü bayağı şu an ben Hakk'ın rahmetine doğru...
...sen mezar taşıma doğru gidiyoruz.
Yürü bakalım Mert Efendi, gidiyoruz.
-Nereye gidiyoruz ya? -Gidince öğrenirsin.
-Nereye gidiyoruz ya? -Ne oluyor ya?
Nereye gidiyor benim kocam? Ne oluyor Vefa?
-(Mert) Bir dakika! -Vefa, ne yapıyorsun?
Bıraksanıza kocamı ya! Bırakın diyorum, kocamı bırakın!
-(Gülendam) Bırakın diyorum size! -Gülendam!
(Gülendam) Bırakın, bıraksanıza! Vefa, bırak!
Gülendam, Gülendam!
Allah kahretsin seni Vefa! Ne yapıyorsun?
Abinin emri, abin öyle istedi. Abinin emri.
Ney? Öğrendi mi?
İnfaz mı edeceksiniz beni?
Gülendam dur, Gülendam!
Vefa, abim ne yapacak Mert'e?
Ne yapacak kocama, söyle?
Bilmiyorum tam olarak ne yapacak. Ama bence her şeyi öğrendi.
Hayır!
-Hayır dur, hayır bırakın! -Gülendam!
-Ya içeri gir! -(Gülendam) Mert!
-Hakkını helal et Gülendam! -Vefa, Vefa dur!
Çocuğumuz sana emanet Gülendam!
Vefa, Mert! Ne yapıyorsunuz?
Bırakın! Mert, Mert!
Mert, Mert!
(Gerilim müziği)
(Duygusal müzik)
Sanırım Gülcemal Bey gelmeyecek artık.
Biz çok özür dileriz, tuttuk sizi. Çok da mahcup olduk.
Üzgünüm ama ne yazık ki daha fazla bekleyemeyeceğim.
Siz Gülcemal Bey’e iletirsiniz artık.
Anlıyorum, ben sizi yolcu edeyim. Buyurun.
Siz hiç zahmet etmeyin, ben yolu biliyorum.
(İbrahim) Hadi kızım.
Burada daha fazla beklemenin anlamı yok.
Belli ki Gülcemal gelmeyecek, hadi.
Gelecek.
(Deva) Gelecek, bana söz verdi.
O beni hayatta böyle bırakıp gitmez babacığım.
Biz şimdi bekleyelim. O gelecek, tamam mı?
Sen otur baba böyle. Bana söz verdi o.
Beni bırakmayacak, ben biliyorum.
-Otur... -Allah senin belanı versin!
Gülendam, kızım...
(Gülendam) Allah senin belanı versin!
Hepsi senin yüzünden! Bırak!
Hepsi senin yüzünden! Bırakın, bırak!
Abim senin yüzünden kocamı öldürecek!
(Gerilim müziği)
Ne diyorsun kızım?
Bırak! Ben sana ne dedim?
Size ne dedim ben?
Gidin demedim mi ben size bu şehirden?
Demedim mi?
Siz ne yaptınız, ne yaptın? Karabasan gibi çöktün ailemin üstüne!
-Niye? -Ya, yeter! Yeter ya, yeter!
-Ne istiyorsun? -Seni geberteceğim!
-Ne saçmalıyorsun? -(Bip)! Sen salaksın!
Ne diyorsun, ne diyorsun Gülendam?
Aptal, aptal diyorum aptal!
Niye bıraktı abim seni böyle gelinlikle orta yerde sanıyorsun sen?
Nereye gitti abim masadan kalkıp? Nerede?
Söyleyeyim mi? Abim öğrendi her şeyi.
Senin Mert'le nişanlı olduğunu öğrendi.
(Gerilim müziği)
-Ne? -Hesabı da benim kocama kesti.
Oldu mu şimdi? Mutlu musun?
Olan benim aileme oldu yine, değil mi?
Oldu mu? Mutlu musun? Mutlu musun?
Olan benim doğmamış çocuğuma oldu! Mutlu musun?
-Defolun demedim mi ben size? -(Gara) Kızım.
Demedim mi ya? Defolun demedim mi?
Defolun deme...
-Canan koş, mukayyet ol şuna. -(Gülendam) ben size demedim mi?
-Demedim mi? -Kızım, sakin ol.
Gülcemal!
-Deva. -(Deva) Gülcemal!
Kızım, sakin ol.
Gülcemal! (Derin nefes verdi)
(Duygusal müzik)
(Gerilim müziği)
-Vefa, (Bip) yapma! -(Bip) kes lan!
(Mert) Çocuğum olacak benim ya! Karıma haber verin!
Allah, Muhammed için yapmayın!
(Gerilim müziği)
Abi, açıklayayım izin ver ne olursun.
Abi, bir izin ver açıklayayım abi.
(Mert) Abi.
Hayır, hayır abi!
Hayır, Gülcemal abi yapma! Abi, ne olur yapma!
Nasıl yaptınız lan bunu bize?
Siz ne şeref haysiyet yoksunu adamlarsınız lan!
Abi, Allah belamı versin söyleyecektim abi ben!
Ne dediniz arkamdan?
Çok güldünüz mü?
Alay ettiniz mi söyle?
Abi, olabilir mi abi böyle bir şey? Estağfurullah!
Yemin ediyorum söyleyecektim ama Gara denen kadın var ya abi...
...o söyletmedi abi! Tehdit ettiler beni!
Deva'yla şirket olmuş abi bu Gara!
Gara mı?
-Benim Gara? -Abi.
Bu, bu da biliyordu!
(Gülcemal) Ne diyorsunuz lan siz?
Abi, elimi kolumu bağladılar diyorum sana!
-Kes lan, yalan söyleme! -Canıma tak etti artık!
Dedim ki bunları söyleyeceğim Gülcemal abime.
Sonra da Gülendam durdurdu abi beni.
-Gülendam mı? -Evet abi.
Karım benim arkamda abi. Biliyor benim suçsuz olduğumu.
(Gerilim müziği)
Ne diyorsunuz lan siz?
Ne yaptınız lan bana?
-Vefa? -Abi, ben söyleyemedim.
Gülendam için, bebek için durdum.
(Gerilim müziği)
Benim ailem...
...arkamdan iş çevirdiniz, öyle mi?
Allah belanızı versin lan sizin!
Allah belanızı versin!
(Gerilim müziği)
Ne yaptınız lan bana?
(Gerilim müziği)
(Ağlıyor)
(Gerilim müziği)
Abi, ne olur aç abi!
Abi, ne olur, ne olur, ne olur!
(Arama tonu)
(Arama tonu)
(Arama tonu)
Ne olur açın biriniz ne olursunuz!
Allah kahretsin!
(Ağlıyor)
(Gerilim müziği)
Siz benim canımı yakarsanız eğer...
...ben size daha fazlasını yaparım.
(Gerilim müziği)
Bunu yapmayacaktın.
Yapmayacaktın, mutluluğumla oynamayacaktın.
(Gerilim müziği)
Madem kısasa kısas abi...
...senin cezanı da ben keseceğim.
(Gerilim müziği)
Aç şunu ya! (Arama tonu)
Deva, kapat artık.
(Arama tonu)
(Arama tonu)
(Arama tonu)
(Arama tonu)
Canan, kızım, sen niye geldin?
Ben sana Gülendam'ın yanından ayrılma demedim mi?
Korktum Gara ana ya.
Kudurmuş gibiydi, görmedin mi?
Vallahi abartmıyorum, korktum.
Bas bas bağırdı zaten. Defol git dedi bana.
Allah'ım sabır ver ya Rabb'im!
Kafayı yiyeceğim, kafayı yiyeceğim ve açmıyor!
Eninde sonunda açacaksın o telefonu Gülcemal!
Açacaksın o telefonu!
-Ver şu telefonu! -Baba, ne yapıyorsun?
-Baba, verir misin telefonu? -Konuşmak isteseydi açardı.
-Aramayacaksın bir daha! -Baba, konuşmam lazım!
Bak, anlatmam lazım ona! Verir misin telefonu?
Neyi anlatacaksın Deva? Gülcemal dönse ne olacak?
Bunca olaydan, bunca kepazelikten sonra...
...nasıl evleneceksin onunla?
Kardeşi desen seni kaçıncıya bu evden kovduğu!
Gülcemal seni gelinliğinle bırakıp gitti!
Şimdi söyle bana. Bunca aşağılanmadan sonra...
...hâlâ burada kalacak mısın? -İbrahim Bey.
Hiç mi gururun yok kızım senin?
Benim ona anlatmam lazım. Ver.
(Arama tonu)
(Arama tonu)
(Duygusal müzik)
(Mert) Abi, abi yapma abi!
Abi, abi!
Abi, Allah aşkına yapma abi!
Abi, ben görünce şok oldum zaten o evde!
Abime söyleyeceğim dedim!
(Mert) Söyleyeceğim dedim!
Tehdit etti abi beni!
Gülcemal seni öldürür dedi abi!
Doğru söylemiş, sen ölüsün oğlum ölü!
(Mert) Abi, Allah aşkına yapma yalvarıyorum!
Abi, yapma!
Atma abi, Allah aşkına atma!
Madem beni bırakıp gittin...
...o zaman önüme geçme dedi, Gülcemal kuvvetli adam dedi!
Gülcemal beni hayatta bırakmaz...
...ben onun yanında kalayım dedi!
Tehdit ettim abi onu, söylerim bak dedim!
O zaman korktu, kaçtı.
Ondan sonra sen yine kurtardın getirdin.
Ne diyorsun lan sen?
Abi ben karımla, çoluğumla çocuğumla...
...mutlu olacaktım abi!
Deva'yı koparamadım, çıkaramadım hayatımızdan abi!
Abi, bir aydır o evde ne yaşıyorum...
...bir Allah biliyor bir ben biliyorum abi!
Gülcemal abi, Allah aşkına yapma! (Telefon çalıyor)
(Bip) Telefonunu! (Telefon çalıyor)
(Mesaj geldi)
Abi, bir şey mi oldu?
Saçmalama Gülendam!
(Arama tonu) Gülendam'a bir şey mi oldu abi?
(Arama tonu)
-Gülendam! -Abi, ne oluyor?
Baba, bırakır mısın beni?
Baba, gelmeyeceğim diyorum ya! Anlamıyor musun?
Ya nesini anlamıyorsun? Gelmeyeceğim!
Baba, biraz sakin olur musun?
(İbrahim) Çünkü sen aklını yitirmişsin Deva!
Adam her şeyi öğrenmiş! Sen daha neyin peşindesin?
Bu saatten sonra Gülcemal gibi biri...
...sana ancak zarar verebilir! -(Deva) Vermez!
Gülcemal bana zarar vermez!
Ben suçlu gibi arkamı dönüp gitmeyeceğim!
-Burayı bırakıp... -Gidiyoruz!
Bir açıklama borçluyum ben ona, tamam mı?
Burada kalacağım, hiçbir yere gitmiyorum!
-Gidiyoruz dedim! -İbrahim Bey, lütfen.
Kız kalıp, konuşmak istiyor. Lütfen, izin verin.
Siz karışmayın! O benim kızım!
Evladım için en doğru olanı yapıyorum ben!
(Telefon çalıyor) Gülcemal arıyor!
-Ne? -Alo?
Gülcemal, neredesin sen?
-Gülendam yanında mı? -Ne diyor?
Gülendam yok. Bilmiyorum, odasındaydı.
-Gülendam odasına gitti. -Hemen Gülendam'ı bul, hemen!
Hemen Gülendam'ın yanı git! Yetiş, çabuk!
Gülcemal, ne oldu? Korkutma beni.
Gülendam kendine bir şey yapacak!
Gülendam'ı bul hemen! Çabuk yetiş ona!
Ne? Ne diyorsun sen? Canan koş!
-Ne dedi Gülcemal size? -Ne oldu, ne dedi?
Sen dur, sen hiçbir yere gitmeyeceksin!
Baba, ne demek? Bir şey oluyor diyorum ya! Lütfen bırakır mısın?
Bana bak, sabrımı taşırma! Bir kez de sözümü dinle!
-İbrahim amca, lütfen. -Baba bırak, bırak gitsin.
Görmedin mi kadının hâlini?
Ya bırakın, ne hâlleri varsa görsünler! Bize ne?
Benim tek derdim sizsiniz, karışmayın!
Ne oluyor?
Of ya!
Ne diyorsun ya? Abi, Gülendam iyi mi?
(Vefa) Abi?
(Mert) Bana bir şey söylenmeyecek mi ya?
-Biri bir şey desin! -Geç lan arabaya!
(Gerilim müziği)
Gülendam!
-Nerede bu kız? -Gülendam!
-Gülendam! -(Gara) Gülendam!
-Gülendam! -(Canan) Gülendam!
(Çığlık attı) (Canan) Ne oldu?
(Canan çığlık attı)
-Yok bir şey. -Gülendam!
Yok bir şey, yok bir şey! (Canan çığlık attı)
-Yok! Gülendam, kalk kızım! -Gülendam!
-Yok, yok bir şey! -Ne yapacağız?
(Canan) Gülendam!
-Yok, yok bir şey! Kalk kızım! -(Canan) Gülendam!
Kalk kızım, yok bir şey! Yok bir şey!
Sarı'yı çağır! Git, araba çağırsın!
Sarı'yı gönder! Gelsin, kaldırsın bunu buradan!
(Gara) Kalk kızım, canım! Kalk kızım, kalk!
(Yaşam destek cihazı çalışıyor)
(Kapı açıldı)
Bana ne müjdeler getirdin bakalım?
Tahmin ettiğiniz gibi oldu efendim. Nikâh olmadı.
Gülcemal de eve dönmedi.
Bu arada Mert'i de götürmüşler.
Yani sanırım bir daha onu göremeyeceğiz.
Öyle mi?
Bugün Gülcemal’in mat olduğu gün.
O aptal piyon Mert'i biraz erken harcadık ama...
...bazen mat etmek için piyonunu harcaman gerekir.
(Zafer) Değil mi?
(Yaşam destek cihazı çalışıyor)
Anlamıyorum yahu, ben bunu anlamıyorum!
Olan onca şeye rağmen nasıl hâlâ burada kalabiliyorsun anlamıyorum!
Çünkü biliyorum, Gülcemal'i tanıyorum.
Gülcemal bana söz verdi, tamam mı?
Ne olursa olsun, ne yaşarsak yaşayalım...
...o beni bırakmayacak.
(Deva) Onun benden vazgeçmeyeceğini biliyorum.
Onun beni bırakıp gitmeyeceğini biliyorum.
O yüzden hiçbir yere gitmeyeceğim!
(Deva) Anladın mı? Söz verdik birbirimize.
O beni bırakıp gitmeyecek. Hem ben onu bırakıp gidemem hiçbir yere.
Anlıyor musun şimdi neden burada olduğumu?
Deva, Deva!
-Gülendam intihar etmiş! -Ne?
(Gara) Gülendam bileklerini kesmiş!
Ne demek intihar etmiş? Neredeler şu an?
-Nereye gittiler? -Şimdi çıktılar!
Hastaneye götürdü Canan!
Gülendam intihar etmiş! Bileklerini kesmiş!
(Gara) Bileklerini kesmiş!
(İpek) Armağan nereye gidiyorsun?
Allah'ım gerçekten ben kafayı yiyeceğim!
(Deva) Ne yaşıyoruz ya biz gerçekten?
Deva, Deva tamam.
Tamam, kendine gel. Bana bak. Tamam, kendine gel.
Çok bir şey mi istedim ben?
Mutlu olmak istedim. Çok bir şey mi istedim yani?
Ben gerçekten anlamıyorum ya!
Her şey nasıl bu kadar kötü olabilir?
Tamam, tamam. Bir şey yok.
(Deva ağlıyor)
(Duygusal müzik)
(Mert) Ne olursun Gülendam'a bir şey olmasın Allah'ım.
Allah'ım sen benim karımı bana bağışla.
Allah'ım ne olursun, lütfen yalvarıyorum sana.
Kendini düşünüyorsun değil mi lan?
Ne diyorsun lan sen? Ne diyorsun lan?
-Benim karım gidiyor lan! -Kes o sesini!
Kes sesini, o duanı içinden et! Senin ağzını burnunu kırarım!
Allah'ım sen benim karımı, çoluğumu çocuğumu...
Kes lan!
(Gerilim müziği)
-Allah aşkına yardım edin! -Sedye! Sedye!
-Hastayı sedyeye yatırın acil! -Ne olursunuz!
(Canan) Bileklerini kesti! Çok kan kaybediyor!
Çok kan kaybediyor!
Doktor bey size bilgi verecek. Lütfen burada bekleyin.
-Biz de girelim. -Sizi içeri alamayız.
-Lütfen bekleme alanına geçin. -(Canan) Girelim, biz de girseydik.
(Paramedik) Burada bekleyin lütfen.
Allah'ım Gülendam!
Sen de mi geldin?
Bir akrabası olmalıydı yanında.
(Duygusal müzik)
(Gerilim müziği)
-Nasıl durumu? -Abi sakin, sakin ol.
Yaşıyor, doktorlar yanında.
Bak, doğru söyle! Durumu nasıl? Doğru söyle bana!
Abi, vallahi billahi bizim de bir bilgimiz yok.
(Canan) Yani görmedik, kimse bilgi vermedi bize.
Abi, ben sana yalan söyleyemeyeceğim.
Geldiğinde kendinde değildi, çok kan kaybetmişti.
Ama yaşıyor.
(Duygusal müzik)
Sen nasıl böyle bir şey yaparsın Gülendam?
Eğer ona bir şey olursa, eğer ona bir şey olursa...
...seni öldürürüm! Anladın mı? -(Vefa) Abi, tamam.
-Seni öldürürüm! -(Vefa) Abi, ona bir şey olmayacak.
Ona bir şey olmayacak, sakin ol.
Sen neredeydin kızım? Bu kız bu hâlde, nasıl görmezsin?
Abi, birdenbire ortalık karışınca bilemedim ki.
-Gara ana nerede? -Evde kaldı o.
Evde mi? Gülendam bu hâldeyken?
Deva da çok kötü olmuştu da. Onun yanında kaldı.
(Duygusal müzik)
Gülendam'ın doktoru.
Durumu nasıl?
Bir şey mi oldu yoksa?
Kardeşinizin durumu maalesef iyi değil.
Hayati tehlikeyi atlatamadı henüz.
Allah!
Gitti mi?
-(Canan) Abi, bayıldı bu. -Bırak şimdi doktor.
Kardeşimin durumu nasıl, anlat?
Beyefendi, Gülendam Hanım'ın bileklerinde derin kesikler var.
Kendini öldürme maksatlı kesmiş ki...
...neredeyse başarıyormuş. Buraya geldiğinde çok kan kaybetmişti.
Kan kaybını önledik ama...
...hamile olduğu için yapabileceklerimiz şu an kısıtlı.
-Peki, bebek? -Şimdilik iyi.
Yalnız çok acil kan nakli yapmamız lazım.
(Doktor) Annenin ve bebeğin yaşaması için...
...kaybettiği kanı geri koymamız lazım. -Tabii, hemen!
A RH negatif grubundan biri lazım bize.
-Herkese haber ver, çabuk. -Gerek yok, benim kan grubum.
Ben veririm.
-Sağ ol Armağan. -Senin olduğu kadar benim de kardeşim.
(Duygusal müzik)
(Gara ağlıyor)
(Gara) Yalvarırım Allah'ım, Gülendam'a bir şey olmasın.
Sen varsın Allah'ım, sen koru.
Sen koru onu Allah'ım.
Keşke Zafer'in kızına duyduğun endişenin...
...şu kadarcığını kendi kızına duysan.
Ne diyorsun sen be? Ne diyorsun?
Ben kendi kızım için korkmuyor muyum?
Korkuyormuş! Eğer Deva için korksaydın...
...onu bu işten uzak tutardın. Sana söyledim.
Gülcemal'le olmaz dedim ama dinlemedin!
Ama bak, şimdi ortalık yangın yeri!
Bu işin oluru kalmadı artık.
Gülcemal, Mert'i öğrendiyse ikisini de affetmez.
Ben kızımın canını nasıl koruyacağım?
Ben Deva'yı alıp götüreceğim buradan, sen de bana engel olmayacaksın.
Kızın da kafasını karıştırmayacaksın.
Beni suçlayıp durmasana!
Deva kendi kalmak istiyor görmüyor musun?
Kaç saattir uğraşıyorsun, götürebildin mi?
Beni gerçekleri söylemeye zorlama.
Yapamazsın, söyleyemezsin. Deva'ya annesi olduğumu söylemeyeceksin.
(İbrahim) Kızımı korumak için...
...onu bu evlilikten uzak tutmak için her şeyi yaparım.
Gözümü bile kırpmadan Deva'nın annesi olduğunu söylerim Firuze.
Yapmayacaksın.
Firuze mi?
Söylemeyeceksin. Deva'ya annesi olduğumu söylemeyeceksin.
Yahu sen aklını mı yitirdin kadın?
Bu evlilik olmaz. Ben kızıma bu kötülüğü nasıl yapayım?
Ben kararımı verdim.
Deva'yı bu evden götürmenin tek yolu ona gerçekleri anlatmak.
Ben, Gülcemal, kızıma ne yapacak korkusuyla yaşayamam.
Gülcemal, Deva'yı seviyor. Ona asla zarar vermez.
Bekle Gülcemal gelsin.
Eğer Gülcemal, Deva'ya bir şey yapacak olursa...
...annesi olduğumu ben kendim söyleyeceğim.
(İpek) Firuze anne.
(Gerilim müziği)
İpek.
(İpek) Biliyordum.
Biliyordum, ben tanımıştım seni.
-Sen Firuze annesin. -İpek.
Sen madem yaşıyordun bunca yıl bizden bunu nasıl sakladın?
Nasıl sakladın? Sen bizi hiç mi düşünmedin?
Sen nasıl kıydın bize?
Sen biliyor musun kızının seni ne kadar özlediğini?
Biliyor musun kızının, bir mezarın bile yok deyip kaç kere ağladığını?
Kızım tamam, sonra konuşuruz bunları.
Neyi sonra konuşalım?
Şu an konuşalım. Bana bak!
Sen biliyordun, o kız kaç kere aptal gibi o gölün kenarına gidip...
...sana başına gelenleri anlattı biliyor musun?
Ne biçim annesin sen? İnsan kendi evladına nasıl yapar bunu?
İpek yavrum söyleyemezdim.
Anlatamazdım İpek.
Gülcemal'le Deva'ya hiçbir şey söyleme, yalvarırım.
Beni affetmezler.
O kız düğününde kahroldu biliyor musun?
O kız düğününde benim kanımdan bir kişi bile yok diye kahroldu.
Kimsesizliğinden kahroldu benim kardeşim.
Ama buradaydın.
Ama buradaydın, annesiydin ve onun yanındaydın değil mi?
Değil mi baba? Sen nasıl sakladın?
Sen gözümüzün içine bakarak o kızın gözünün içine bakarak nasıl sakladın?
Bilsem saklar mıydım kızım? Ben de daha yeni öğrendim.
Biliyordun.
Biliyordun, öğrendin ve sakladın.
Tebrik ederim seni. İkinizi de tebrik ederim.
Of!
Yavrum.
Yapma.
Yok, ben yapamam.
Ben sizin gibi bunu Deva'dan saklayamam.
Hele sen var ya sen o kızın bütün haklarını elinden aldın.
Ben bu hakkını da elinden almana izin vermeyeceğim.
Duydunuz mu beni? Ben Deva'ya her şeyi anlatacağım.
Yapma.
Duydun mu?
Yapma.
(Duygusal müzik)
Abi bir şey ister misin?
Su falan bir şey alayım mı?
Abi, Gülendam iyi olacak. Ben biliyorum.
Bak, Armağan da kan veriyor.
Hiçbir şey olmayacak Allah'ın izniyle.
Bu adamı bu kadar çok mu seviyor gerçekten?
Canından vazgeçecek kadar.
Hem de hiç olmayacak adamı.
Sen bunu benden nasıl saklarsın Vefa?
Hepiniz biliyordunuz. Arkamdan iş çevirdiniz ulan.
Abi ne yapabilirdim ki?
Ben de çok geç öğrendim, yeni öğrendim.
Gülendam'a söyledim, konuştum. Delirmiş gibiydi, dinlemedi bile beni.
Canıma kıyarım dedi.
Korktum, sustum.
Gülendam'ın sebebi olmaktan korktum.
Olacak olan oluyor işte.
Sebebi ben oldum Gülendam'ın.
(Duygusal müzik)
Hallettiniz mi?
Hallettik. Sıkıntı yok.
(Duygusal müzik)
Mert'i biliyorsun değil mi?
(Gerilim müziği)
Her şeyden haberin var.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Nereden öğrendin?
Ne önemi var ki?
Benim için var. Annem mi söyledi?
Ben anladım.
Armağan dur, nereye? Armağan!
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Bir şeyler yemeye başlamanız iyi oldu. Hızlı toplayacaksınız.
Bu arada Atoş'a da haber verdim, hemen gelecek.
Hiç istemem, hayır. O çok konuşuyor bazen, hiç kafam kaldırmaz.
Hem hemşireler her şeyi hallediyor zaten, gerek yok.
Peki.
Armağan Bey, hoş geldiniz.
Armağancığım.
Ne işin var senin burada? Beni görmeye mi geldin?
Gülendam, öz kızın intihara kalkıştı.
Bebeği de kendi de ölebilir, şu an durumları çok ağır.
Neden böyle bir şey yaptı?
Neden?
Neden mi? Bana mı soruyorsun?
Çünkü sen Gülcemal'e, Mert'le Deva'nın eskiden nişanlı olduğunu söyledin.
Üstüne düğün iptal oldu. Şu an Gülendam hayat mücadelesi veriyor.
Şimdi ben sana soruyorum neden, neden böyle bir şey yaptın?
Neden hep böyle şeyler yapıyorsun?
Ben Deva'yla Gülcemal'i ayırmak istedim.
Benim derdim Gülcemal'le, Gülendam'la değil.
Gülendam'ın böyle bir şey yapacağı aklımın köşesinden geçmedi.
Ya sen şu hâlde hasta yatağında...
...sen nasıl böyle kötülükler yapabiliyorsun?
Sen nasıl böyle planlar yapıyorsun?
Ya onları ayırdığında senin eline ne geçti, ne oldu?
Ben bana yaşattığını yaşattım ona, anladın mı?
En sevdiğini, en mutlu gününde kaybetmek neymiş, onu öğrettim.
Bana kızıyorsun, biliyorum.
Ama unutma, o senin babanı öldürdü.
Beni sevdiğimden, seni de babandan ayırdı.
Ben sadece karşılığını verdim.
Kısasa kısas.
Ya sen, sırf için soğuyacak diye...
...bütün bunları yaptın ya...
...şimdi bu kız ölüp giderse ne olacak?
Gülendam'ın intihara kalkışmasının suçlusu ben değilim.
Onların zayıf olmasının suçlusu ben değilim.
O da babası gibi zayıf. Babası da intihar etmişti.
Ben bana yapılanın karşılığını verdim.
Bana yapılan kötülüğün, ayrıca bize yapılan kötülük...
...benim yaptığımın yanında çok daha büyük.
Ne yaşatırsan onu yaşarsın.
Allah kahretsin ya.
Allah kahretsin.
Sen ne yaşadıysan yaşadın. Geçti gitti bitti.
O çocuklar, senin çocukların.
Anne, ben senin öleceğini sanıp arkandan döktüğüm...
...o gözyaşları için o kadar pişmanım ki.
O kadar pişmanım ki!
Yazık.
Yazık.
(Müzik)
Armağan.
Armağan. (Kapı kapandı)
(Duygusal müzik)
Deva.
-İpek ne oldu? -Of!
İpek ne oluyor?
İpek iyi misin sen? Niye ağlıyorsun?
İpek ne oldu?
Kötü bir şey oldu değil mi? İpek.
İpek.
Ne oldu niye ağlıyorsun? Gülendam mı?
Konuşsana. Kötü bir şey oldu değil mi?
-Ben hastaneye gidiyorum. -Yok. Öyle bir şey değil.
Ne oldu o zaman?
Sen hastaneye gitme şimdi, Gülcemal görmesin seni.
Ne oldu, niye ağlıyorsun o zaman?
Deva bizim konuşmamız lazım.
Tamam, konuşalım.
Deva biz bu evden gidelim mi?
-Gidelim mi birlikte? -İpek ne oluyor?
Ne oluyor, biz niye gidiyoruz bu evden?
Bir şey olmuyor, ne olacak?
Daha ne olacak değil mi? Daha ne olacak yani.
Gülcemal gitti. Gitti, gelmeyecek.
Gelse de zaten nikâh olmayacak.
Ne senden ona hayır gelir artık ne ondan sana.
İpek, ben Gülcemal'e söz verdim tamam mı?
Hiçbir yere gitmiyorum, burada kalacağım.
Deva saçmalama!
Adam çıktı gitti, her şeyi öğrendi.
Geldiğinde ne yapacak bilmiyorsun bile.
Gülcemal, bana bir şey yapmaz diyorum, daha kaç kere söyleyeceğim?
Bana güveniyor, o bana zarar vermez ya!
Yeter ama ya!
Sürekli bana ne yapacağımı söylüyorsunuz, ben çok sıkıldım.
Çok sıkıldım, gerçekten çok sıkıldım!
Of!
(Gerilim müziği)
-Gülendam'dan haber mi var? -Yok abi, uyutuyorlar hâlâ.
Abi ne olacak şimdi?
Mert'le Deva'ya yani. Onlara bir şey yapacak mısın?
Abi, Deva seni seviyor, biliyorsun değil mi?
Deva seni kimseyi sevmediği kadar çok seviyor.
Ben onu çok iyi tanıyorum.
O hiç kimseye böyle hissetmemişti.
(Armağan) Senin için bütün ailesini karşısına aldı.
Gerçekleri de söylemek istedi sana ama...
...böyle olacağını bildiği için söyleyemedi.
Evden çıkmak da istedi, gitmek istedi. Ben de yardım ettim ona.
Ama annem izin vermedi, durdurdu bizi.
Abi, çünkü annem Deva'nın o evde kalmasını istedi.
Çünkü senin acı çekmeni istedi.
Deva'ya seni alıştırıp sonra onu elinden almak istedi.
Görüyorum ki...
...başardı da.
Deva'yı benden kimse alamaz.
(Müzik)
Mert'e ne oldu? Kendine geldi mi?
Sakinleştirici vermişler. Kafası güzel, tavana bakıyor.
Onun var ya Gülendam şu kadar umurunda değil.
Kendini düşünüyor.
(Müzik)
Çember senin için daralıyor.
Benim bildiğim kızım, kardeşinden bu sırrı daha fazla saklamayacaktır.
Allah'ım, keşke duymasaydı, keşke.
Bunu daha fazla saklayamazsın.
Biliyorsun, Mert de senin yüzünden öğrendi bunu.
Hele onu hiç anlamadım. Nasıl duydu, nasıl anladı?
Bunun bir önemi var mı?
Artık saklanamayacaksın.
Hayatım mahvolur.
Deva'yı da Gülcemal'i de kaybederim.
Hayatın mı mahvolur?
Senin hayatın mahvolur öyle mi?
Peki kızının hayatının mahvolacağını hiç düşündün mü...
...buradan çekip giderken?
Babasının katilini tutup getirirken hiç düşündün mü...
...kızının hayatının mahvolacağını?
Bu hikâyenin en büyük suçlusu sensin Firuze.
Sen ne diyorsun İbrahim Allah aşkına?
Gülcemal'le Deva'nın birbirini sevmesi suç değil. Bilmeden sevdiler.
Mert bile bilmeden geldi bu eve.
Ama sen her şeyi bilerek geldin.
Daha beni ilk gördüğün gün, Deva'nın kızın olduğunu anlamıştın sen.
Yine de birbirlerini sevmelerine izin verdin.
Sen bu imkânsız aşka çanak tuttun.
(İpek) Babam haklı.
Sen tehlikeli bir kadınsın.
Sabah da anlatamadım kendimi.
Siz beni yanlış anlıyorsunuz.
Bizim seni yanlış anlamamız için aptal olmamız gerekiyor.
Senin her şeyin ortada zaten.
Burada ne yapıyorsun burada neden geldin, benim umurumda bile değil.
Gülcemal'e söylemişsin, söylememişsin benim umurumda bile değil.
Ama senin de sıran gelecek. Biliyorsun değil mi?
Deva senin de gerçek yüzünü görecek.
Deva'ya bir şey söyleme İpek. Lütfen kızım.
(İpek) Tabii ki söyleyeceğim.
Tabii ki söyleyeceğim. Sadece bugün söylemeyeceğim.
Böyle bir günde onun o gölün içinde yatan tertemiz annesini...
...ben tekrar öldürmeyeceğim.
Ama yarın için söz vermiyorum.
(Telefon çalıyor)
Alo Vefa.
Ne olur güzel bir haber ver de...
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Deva dış ses) Yoksa öldürecek misin beni kalbinde?
(Kapı kapandı)
-Gülendam'dan haber var mı? -Var.
Yaşıyormuş. Armağan kan vermiş. Hastanede hâlâ.
-Gülcemal orada değil mi? -Orada.
Deva nereye?
-Gülcemal'le konuşacağım. -Deva, bir otur.
Bu şu an mantıklı değil, şu an sırası değil.
Akşam oldu, bak babamı zor tutuyorum aşağıda.
Hastaneye gidiyorum, orada konuşacağım.
Deva.
(Müzik)
Of!
İpek.
Gara anaya söyle, araba hazırlasın.
Tamam, biz bırakırız saçmalama. Hatta biz de gelelim seninle.
(Müzik)
-Deva sakin ol. -Gülcemal'i görmem lazım.
Gülendam Şahin Çakır.
Sisteme bakayım.
Dördüncü kat, 1401
Deva dursana.
(Müzik)
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Duygusal müzik)
Gülcemal, Gülendam nasıl?
İyi olacak inşallah. Doktor içeride, haber bekliyoruz.
(Duygusal müzik)
Biraz konuşabilir miyiz?
Lütfen.
(Kapı açıldı)
Abi.
Durumu nasıl?
Gülendam Hanım şimdi daha iyi durumda.
-Çok şükür. -Çok şükür.
Yine de vücutta ani kan kayıplarından oluşabilecek...
...komplikasyonlara hazırlıklı olmamız lazım.
Anne, çok kan kaybettiği için bebek de riskli durumda.
Düşük tehlikesine karşı ona bazı ilaçlar vereceğim.
Biraz takip etmemiz gerekiyor.
-Peki görebilir miyim onu? -Kısa olmak şartıyla.
Fazla yormayın olur mu?
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Gülendam.
Abi.
İyi misin abiciğim?
Mert.
Mert hayatta mı?
Ona bir şey yaptın mı?
Hayır. O da burada, dışarıda.
(Duygusal müzik)
Abiciğim sen bunu kendine nasıl yaparsın?
O beş para etmez adam için.
Babam gibi sen de mi bırakıp gidecektin beni?
Gülendam nasıl bu kadar güçsüz olursun abiciğim?
Sen benim canımın ta içisin.
Bu hayattaki tek varlığımsın.
Kızım, beni düşünmüyorsun, kendini düşünmüyorsun...
...karnındaki çocuğu da mı düşünmüyorsun Allah aşkına?
Abi...
...ben onsuz yaşayamam.
Ben Mertsiz yaşayamam.
Bu kadar çok mu seviyorsun?
Tahmin edebileceğinden de çok seviyorum.
(İç çekiyor)
Abi...
...beni bu hayatta bir daha kimse terk etmeyecek.
Annemin yaptığını bir daha kimse yapmayacak bana.
Gülendam.
Benim çocuğum, annesiz babasız büyümeyecek abi.
Öyle olacaksa hiç doğmasın daha iyi.
Ben çocuğuma, benim kaderimi yaşatmayacağım.
Bana söz ver ne olursun.
Yalvarırım sana, ne olur söz ver.
Mert'i öldürmeyeceksin, ne olur.
Bak, ona bir şey olursa eğer...
...hiçbiriniz tutamazsınız beni.
Ben de yok olurum bu dünyadan çocuğum da.
Hişt.
Abi yalvarıyorum sana ne olursun bana söz ver.
Mert'e bir şey yapmayacaksın, ne olur.
Ne olur söz ver abi.
Ne olur abi.
Abi ne olur.
Ne olur.
Tamam.
Tamam.
Sağ ol.
Hadi dinlen biraz abiciğim.
Dinlen biraz.
(Duygusal müzik)
Hayda!
Bu neden gelmiş buraya ya?
Ya sabır!
Hah geldi (Bip)!
Allah'ın belası utanmaz yüzsüz!
-Baba! -Baba!
-(Bip) ulan senin yüzünden... -Baba bırak.
...oldu her şey! -Bırak ya!
Bu ne ya, herkes yakama yapışıyor!
-Esas senin kızın yüzünden oldu. -Ne?
Gülcemal abimin yanından ayrılmamak için benim yuvamı yıkıyordu ya!
Seni öldürürüm lan (Bip)!
Sen ne diyorsun ya?
-Ne saçmalıyorsun! -Yalan mı?
Yalan mı? Musallat oldunuz ya.
Ne beni bıraktın ne Gülcemal abimi bıraktın.
-Baksana nerelere geldik. -Mert!
Yemin ederim elimde kalacaksın.
Çekil git şuradan.
Ne yapacaksın?
Sen ne arsız bir (Bip) adamsın bu nasıl bir yüzsüzlük?
Ulan Vefa bana bak. Benim canım yanıyor.
Benim canım gidiyor Vefa.
Benim karım gidiyor, karnında çocuğum gidiyor.
(Mert) Onlardan bir tanesine bir şey olsun var ya...
...Gülcemal abime bırakmam...
...kıtır kıtır kendi canıma kıyarım anlıyor musun beni?
Yeter artık!
Ne yapıyorsunuz siz?
Gülcemal.
Gülcemal!
Gülcemal! Ben sana kaç kere anlatmaya çalıştım.
Söylemeye çalıştım ama yapamadım anladın mı?
Lansmanda da söylemeye çalıştım, evlenme teklif ettiğinde de.
Ama bitti benim için öldü o. Hani sen dedin ya bana...
...nişanlın öldü diye. Yemin ederim öldü o benim için.
Bitti. Gülcemal!
Gülcemal, ben buradayım tamam mı? Sözümü tutuyorum.
Sen gelip beni alana kadar hiçbir yere gitmeyeceğim.
(Müzik)
Canım. Mert.
Ayy. Pardon ya.
Affedersin.
Buradayım ben tamam mı? Yanındayım.
Mert, ben...
...abimle konuştum...
Gülendam saçmalama ne önemi var? Allah aşkına.
Kızdım ama yani sana.
Ne olacak sanıyorsun, sana bir şey olsa...
...devam mı edeceğim ben öyle?
Gülendam, beni annem sevmemiş senin sevdiğin gibi...
...sen ölsen ben ne yaparım?
Kafayı yedim ben senden haber alana kadar.
Böyle bayılmış gibi bir şey olmuşum, bilmiyorum.
Kendimden geçmişim zaten ama iyiyim yani.
İyi misin şimdi bir şeyin yok değil mi?
Sen kadın bana kafayı mı yedirteceksin?
Hâlâ beni düşünüyor ya.
Sen iyi ol, ben iyiyim zaten.
Bebeğimiz...
Asi.
Asi.
Asi fasulye.
Asi fasulye.
Anne bana inanmıyor.
Üçümüz buradan birlikte çıkıyoruz.
Tamam mı?
Seni çok seviyorum.
Ben seni çok seviyorum.
(Müzik)
Gelecek.
Sakinleşip gelecek.
(Deva) Bırakmaz beni.
Daha ne kadar oturacaksın burada?
Gülcemal gelip beni alana kadar.
Ne ara ona bu kadar tutuldun anlamıyorum.
Kaderimizin yazılı olduğu bir kitap var ya.
Her şeyin yazdığı.
Ne zaman doğacağın ne zaman öleceğin...
...hayatta başına neler geleceği.
Kiminle evleneceğin.
İşte orada benim adımın yanında Gülcemal yazıyor.
-Nereden biliyorsun? -Biliyorum.
Gülcemal'i gördüğüm ilk andan beri...
...içimde bir yer bunu biliyor.
Ondan vazgeçmeyeceksin yani.
Ben ona söz verdim.
Ayrıca vazgeçsem bile bir şey değişmeyecek.
Çünkü yazılmış olan bu zaten.
İpek, yaşadıklarımızın farkında değil misin?
Baksana, ben birkaç ay önce Mert'le evleniyordum.
Şu anki durumumuza bak.
Bazı şeyler alt üst oluyor, çöküyor, bozuluyor ki...
...asıl olan gelsin, yazılmış olan gelsin.
Ben biliyorum o benim kaderim, o benim ailem olacak.
Benim ondan çocuklarım olacak. Biz o çocukları birlikte büyüteceğiz.
Biz gerçek bir aile olacağız.
Benim sonunda gerçek bir ailem olacak.
Deva senin bir ailen var zaten.
Var tabii ki.
Onu demek istemediğimi biliyorsun. Ben...
...aynı kandan bir ailem olsun istiyorum.
Sanki o zaman şu kimsesizlik duygusundan...
...kurtulacakmış gibi hissediyorum, anladın mı?
Sürekli söküp atamadığım duygu.
Ailenden biri yaşasa yine de onunla evlenir miydin?
O ne demek?
Ne bileyim, mesela annen...
...hiç ölmemiş olsa...
...çıkıp gelse bir anda kızım, ben geldim dese mutlu olur muydun?
-İster miydin onu? -Nasıl yani?
Bunca zaman yaşıyormuş aslında ama...
...saklamış mı?
Bunca zaman ben onu bu kadar özlerken...
...bu kadar onun ağırlığını taşırken...
Yani suratına bile bakmazdım.
Gerçekten mi?
Gerçekten tabii ki İpek. Sen de annesiz büyüdün.
Düşünsene, yaşıyormuş aslında ama sana bilerek...
...yani bilerek derken sonuçta senin bu annesizlik acısını...
...yaşamana izin vermiş.
Çocukluğun buruk geçiyor. Bir tarafın hep eksik.
Ama sonra bir anda geliyor...
...diyor ki ben yaşıyorum aslında. Sen affeder misin?
Ayrıca benim annem...
...benim annem yaşıyor, ben annemi burada yaşatıyorum.
Allah korusun ya bu dediğin şey, çok ağır bir şey.
Sen niye böyle saçma sapan şeyler soruyorsun bana?
Nereden çıkarıyorsun ne alaka?
Yok, sen öyle kimsesizlik falan deyince...
...acaba dedim biri yaşasa yine de evlenir miydi onunla?
Ben Gülcemal'i seviyorum.
Ben Gülcemal'i çok seviyorum.
Ben annem de yaşasa babam da yaşasa...
...Gülcemal ailem olsun istiyorum.
Öyle herhangi biriyle evlenmek istemiyorum ki...
...ben onunla olmak istiyorum, onu seviyorum.
Anladın mı?
Umarım o da senin sevdiğin gibi seviyordur seni.
Umarım sevginin değerini anlayıp döner sana.
Seviyor. Beni çok seviyor.
Hiçbir şeyden bu kadar emin olmadım daha önce.
(Müzik)
(Gerilim müziği)
Çıkın.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gülcemal dış ses) Şimdi bu evdeki bütün silahlar şu an burada.
Adamlarımınki de dâhil.
Bir daha bunlara el sürmeyeceğiz.
Yani işlerimi zekâmla, bileğimin gücüyle halletmeye çalışacağım.
Canavarlık da yapmayacağım, yani inşallah.
Tamam mı?
Ben bize inanıyorum.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Siz iyileri hak etmiyorsunuz.
Kızım, canım dünden beri hiçbir şey yemedin.
Bir yudum çay iç de midene bir şey girsin.
İstemiyorum.
Bir çay getirmekle anne olunuyordu ya Firuze Hanım.
(Deva) Baba.
Babacığım, uyuyorsun. Hadi eve git lütfen.
Niye inat ediyorsun?
Burada hiç olmazsa gözümün önündesin, içim rahat.
(Kapı açıldı)
Doktor Bey.
Annesi de bebeği de kritik saatleri atlattı.
Çok şükür!
-Allah'ım şükür. -Çok şükür.
Ne zaman taburcu olacak?
Taburcu olması için acele etmeyeceğiz.
Tedbiren bir gün daha gözetim altında tutacağız.
(Gerilim müziği)
Gülcemal.
-Deva! -Gülcemal dur!
Deva!
(İbrahim) Nereye götürüyorsun kızımı? Dur dedim!
(İbrahim) Nereye götürüyorsun kızımı?
-(İpek) Deva! -(İbrahim) Gülcemal duymuyor musun?
Gülcemal dur.
Baba ne yapacağız? Götürdü yine kızı.
Ne bileyim ben yavrum? Yürü gidelim.
(Kapı vuruldu) (Kapı açıldı)
Günaydın.
(Gerilim müziği)
Vefa.
Daha iyi misin?
İyiyim, daha iyiyim.
-Kalk lan, gidiyoruz. -Nereye gidiyorum?
Ben karımı bu hâlde bırakıp nereye gideceğim? Saçmalama.
Vefa ne oluyor, hayırdır? Mert nereye gidiyor?
Çok yoruldu ya. Gelsin evde yatsın, abin öyle istedi.
Gara ana kalacak senin yanında.
Kim yoruldu ya? Ben gayet iyiyim.
Kalksana lan.
Gülendam, ben kalayım değil mi?
Vefa, ben abimle konuştum.
Söz verdi. Mert'e hiç kimse bir şey yapmayacak.
Duydun mu?
Göz göre göre yalan mı söyleyeceğim?
Canım, doğru söylüyor abim. Hadi eve git.
Sen de perişan oldun burada.
Dinlen, sonra gelirsin. Olur mu?
Tamam.
(Gerilim müziği)
Bir duş falan alayım ben de iyi gelir.
-Ben hemen gelirim, tamam mı? -Tamam.
Aslında iyi oldu sana bir şey söyleyeyim mi?
Belim yamuldu burada yatmaktan.
Herkes gitti mi?
Ne yapıyorsun lan!
-Hişt, ses çıkarma. -Silah mı o?
-Evet. -Tövbe etmiştiniz, silah yoktu.
O tövbeler yok artık, o yeminler bitti. O köprüler yıkıldı, intikam vakti.
Öldürecek misiniz beni? Gülendam'ın hâlini gördün.
-Kıyar kendine. Bağırırım, duyar. -Sus lan.
-Bağırırım. -Sus lan.
(Mert bağırıyor) Gülendam!
Adamın gelişi geliş değildi. Gözünden belliydi, bir şey yapacak.
-Nereye götürdü kızımı? -Engel olmayacaktınız bana.
-Deva'ya her şeyi anlatacaktık. -Ne alakası var?
Çok alakası var Firuze Hanım!
Geceden beri susuyorum zaten hastanedeyiz diye...
...sen anlatsana bir bana, sen ne yapıyorsun Gülcemal'in evinde?
Ne yapıyorsun? Siz ikiniz birlik oldunuz...
...Zafer'den intikam almaya geldiniz değil mi? Sen ne sanıyorsun?
Allah Allah!
Ne sanıyorsun, Deva bunu duyunca seni affedecek mi sence?
Neyi duyunca affedecek mi?
(Gerilim müziği)
(Armağan) Ne oluyor?
Ne ya anlatsanıza.
-(Mert) Vefa lütfen yapma! -Yürü!
(Mert bağırarak) İmdat! İbrahim baba silahı var!
(İbrahim) Ne yapıyorsun? Nereye götürüyorlar onu?
-(Mert) İnfaz edecekler beni! -Durun!
Beni infaz edecekler İbrahim baba!
İnfaz edecekler, öldürecekler beni!
-Dağbaşına çevirdiniz burayı! -(Mert) İbrahim baba!
Kurtarın!
-(Mert) İmdat! -Vefa!
-(İpek) Vefa! -Vefa durun!
-Vefa! -Vefa aç şu kapıyı!
Vefa!
Hay Allah'ım ya Rabb'im.
Sen ne bakıyorsun? Bir şey yapsana!
Ben ne yapabilirim ki? Gülcemal beni dinler mi sanıyorsun?
Sen ne diyorsun? Bizi hep sen durdurdun.
Gülcemal, Deva'ya bir şey yapmaz dedin. Hani nerede Deva?
Sana yazıklar olsun. Göz göre göre gidiyor kızım.
(Gara) Bir şey yapmaz.
-Gülcemal Deva'ya bir şey yapmaz. -Emin misin?
Emin misin? Sen daha önce Gülcemal'i böyle gördün mü?
Biz görmedik.
Önce kızımı götürdü, şimdi Mert'i. İkisini birden öldürecek.
-Tamam, sakin olalım. -Baba...
...durmayalım böyle. Yürü polise falan gidelim.
(Gerilim müziği)
Daha ne kadar susacaksın?
Gülcemal.
Bir şey söyle.
Bağır çağır bir şey de.
Nefret ediyorum senden de bir şey de.
Bir sesini duyayım en azından lütfen.
Bir kere konuşalım. Ben giderim bu şehirden...
...bir daha yüzümü bile görmezsin. -Hiçbir yere gitmeyeceksin.
Bu şehir senin mezarın olacak.
(Gerilim müziği)
Deva'yı da almışsınız.
İnfaz mı ediliyoruz?
Oğlum sus.
Sus artık, senin sesine tahammül edemiyorum.
Evet yani öldürülüyoruz. Kesin mi bu?
Gülcemal de manyak ya...
...öldürülmenin kendisinden ziyade endişelerim var benim.
İşkence var mı bu işin içinde?
Gülendam'ın hâlini gördün mü sen?
Bana bir şey yaparsanız Gülendam arkamdan gelir.
Siz Gülendam bir kere denedi, bir daha yapmaz gibi bir yerdeyseniz...
...ben söyleyeyim, yapar.
Gülcemal şimdi sinirden bunu şey yapamıyor olabilir ama...
...sen en yakınısın ya, senin bunu Gülcemal'e söylemen gerekiyor.
Senin görevin icabıyla bunu mecbur söylemen gerekiyor.
(Gerilim müziği)
Tamam.
Arkadaşlar.
Benim böyle güzel, tatmin edici bir meblağ param var.
Kimse bunun nerede olduğun bilmiyor, kayıt dışı bir şeyden bahsediyorum.
Siz beni sağda bir yerde bırakın.
Ben zaten yok olup gideceğim. Sizin başınıza bir şey gelmeyecek.
Ben kuruşu kuruşuna size vereyim bunu.
Bu şekilde çözebiliyor muyuz?
Kes lan artık, kes!
Susturun şunu bak yoksa sıkacağım kafasına.
(Gerilim müziği)
(Kapı açıldı)
Gülcemal geldi.
Deva'yı da Mert'i de alıp hastaneden ayrıldı.
Gülcemal, tam tahmin ettiğim gibi davranıyor.
Gülendam'dan haber var mı?
Kızınız hayati tehlikeyi atlattı. Bebeğin durumu da iyi.
Aşağı in.
(Müzik)
İn dedim!
Beni niye buraya getirdin?
Sen buraya beni konuşmak için getirmedin değil mi?
(Gerilim müziği)
Söyleyeceklerimin hiçbir önemi yok değil mi?
Sen kararını verdin zaten, kestin cezamı.
(Kapılar açıldı)
-(Mert) Ben inmeyeceğim arabadan. -Lan in!
(Mert) Mutlu musun şimdi?
-Öldürecekler bizi, infaz edecekler! -Kes sesini lan!
-(Mert) Mutlu musun şimdi? -Hâlâ konuşuyor.
İntihar süsü vereceksiniz değil mi?
Gülendam'a söz verdiğinizi hatırlayalım.
Benim midemi bulandırıyorsun lan.
Adam ol adam.
Şimdi bari yaptığının sorumluluğunu üstlen.
İki dakika adam ol lan, delikanlı ol!
Öldürecek misin şimdi bizi?
Beni aptal yerine koydunuz.
(Gülcemal) Benim ocağımda, soframda yan yana oturup...
...gözüme baka baka yalan söylediniz lan!
Sana inanmıştım.
Seni saf, tertemiz sanmıştım.
Bu dünyada ilk kez bir kadına inanmıştım.
Ben sana yalan söylemedim.
Bana niye gerçeği söylemedin?
Söyleyemedim.
En azından benim yaşamam gerekmez mi?
Gülendam'a bu şekilde söyledik ya.
Bak kimin için yaptın bunları, bak.
Kimin için yaptığına bak. Aşağılık mahlukat için!
Hayatta tutmak için.
(Duygusal müzik)
Bugün dünya hayatınızın son günü.
(Gerilim müziği)
Artık cehennem hayatınız başlıyor.
Ne olursun yapma.
(Gerilim müziği)
Şehir eşkıyası bunlar. Gözümün önünde kızımı alıp götürdü Memur Bey.
-Bu şahsı kızınız tanıyor, değil mi? -Evet, evleneceklerdi neredeyse.
Peki, kızınız kaçırıldı mı, kendi mi gitti?
Sen beni dinlemiyor musun evladım? Kaçırdı, diyorum.
Hastane kameralarında falan vardır.
Kızımı kolundan tutup çeke çeke götürdü işte.
Kamera kayıtlarını talep ettik. En kısa zamanda paylaşırlar.
Bu adamdan şikâyetçiyim.
Gülcemal denen bu adam, benim kızıma zarar verecek.
Kızımın canından şüphe ediyorum. Lütfen, kızımı bulun benim.
Tamam İbrahim Bey, sakin olun. Dışarıda bekleyebilirsiniz.
Baba tamam, hadi gel. Dışarıda oturalım biz.
Siz onu bulana kadar bu adam kızıma bir şey yapmasa bari.
-Polis ne diyor? -Arayacaklarmış.
İfade almak için götürmüşler.
Bütün gece uyumadın.
Sana kahve getirdim, al iç biraz, iyi gelir.
Kahve mi?
(Derin nefes verdi)
Sizce Gülcemal...
...Deva'yla Mert'e bir şey yapmış olabilir mi gerçekten?
Yani, o tahmin ettiğimiz gibi şeyler.
Mert'i bilmem ama Deva'ya hiçbir şey yapmaz.
Ben o kadar emin değilim.
Allah kahretsin!
Hepsi annemin yüzünden.
Annenin bununla ne ilgisi var ki?
Gülcemal'e o telefonu açan annemdi.
Onu hastaneye çağırıp bildiği her şeyi anlattı.
İnanamıyorum!
İnsan nasıl böyle nefret dolu olabilir? Nasıl?
-Pes, vallahi pes. -Çünkü içindeki o kin...
...asla dinmiyor.
Düşündükçe delirecek gibi oluyorum.
Sırf Gülcemal'in canını yakmak için...
...Gülendam, Mert, Deva herkesi mahvetti.
Ah, buradaymışsın.
-Bir şey mi oldu? -Gülendam seni görmek istiyor.
-Beni? -Seni.
Bu sizin kısmetinizmiş.
(Müzik)
Geçmiş olsun.
Beni çağırmışsın.
Niye uzak duruyorsun öyle?
-Isırmam, korkma. -Yok, ondan değil.
Beni hastaneye getirdiklerinde sen de gelmişsin.
Beklemişsin bütün gece burada.
Kan vermişsin bana.
Senin verdiğin kanla şu an, bebeğim de ben de hayattayız.
-Hayatta kalmak istemiyor muydun? -Kocam hayatta olduğu sürece.
Bu konuda yorum yapmak istemiyorum.
Ama keşke Mert'i bir kez olsun bizim gözümüzden görebilsen.
Neyse, şimdi konu bu değildi.
Ben hep çok kötü davrandım sana, itip kaktım. Ama şimdi sen...
...bana kan vererek, beni sana karşı...
...minnet borcu altına soktun.
Ne oldu, kan vermek de mi suç?
Ben sadece gerekeni yaptım.
Ama tabii sen...
...kanın benden olduğunu duyunca onu da istememişsindir.
Öyle bir nefret ediyorsun ki benden.
Ben senden değil, annemden nefret ediyorum.
Ama bütün öfkeni bana yansıttın.
Çünkü seni kıskanıyorum.
Güzel.
En azından dürüstsün.
Seni tanıdıktan sonra hep ne düşündüm, biliyor musun?
Böyle, annemiz başka biri olsaydı...
...birlikte büyümüş olsaydık seninle...
...eminim ben, senin ikinci annen olurdum.
Bebek gibi bakardım ben sana.
Ama işte benim bütün hayatım...
...o, annemin sıcak göğsünde uyuyan küçük oğlanı kıskanmakla geçti.
Ne yapayım?
Ben ne kadar çok senin yerinde olmayı diledim bir bilsen.
(Duygusal müzik)
Olanları öğrendikten sonra...
...kızamıyorum sana.
O kadar haklısın ki.
Sen de öyle.
(Gülendam iç çekiyor) Ve sen de...
...en az bizim kadar kimsesizsin.
(Duygusal müzik)
(Gerilim müziği)
Gülendam Hanım'ın odası hangisi?
(Kadın) 1401 numara.
(Gerilim müziği)
(Canan) Zafer Hanım...
...ne arıyorsunuz burada?
Gülendam'ı göreceğim.
Kusura bakmayın, göremezsiniz Gülendam'ı.
-Anlamadım. -Gülendam iyi değil Zafer Hanım.
(Canan) Yani psikolojisi.
Sizi en son gördüğünde epilepsi nöbeti geçirmişti.
-Uzak durun ondan. -Sen kimsin?
Sen kimsin ki beni engelliyorsun?
(Armağan) Canan Hanım haklı.
Gülendam'ı göremezsin. Ona iyi gelmediğin ortada.
Şimdide kardeş mi oldunuz?
Sen mi kovuyorsun beni kapıdan?
Bu insanlara daha fazla zarar vermeden odana dön anne.
-Lütfen. -Tamam.
Gidiyorum.
(Zafer) Ama kimse istediği için değil...
...sen istediğin için gidiyorum.
Senin için.
(Gerilim müziği)
(Telefon çalıyor)
Efendim?
(Gerilim müziği)
(Karakol ortam sesi)
Memur Bey ne oldu? Haber alabildiniz mi?
Maalesef İbrahim Bey.
Almış olsaydık sizi bilgilendirirdik. Bence siz daha fazla beklemeyin burada.
Yahu, MOBESE'lerden, kameralardan falan...
...nereye gittiklerini tespit edemediniz mi?
-Kuş olup uçmadı ya bunlar. -İbrahim Bey...
...ekiplerimiz ilgileniyor. Siz yeter ki sakin olun.
Ben daha nasıl sakin olayım? Evladım yok, öldü mü kaldı mı...
...belli değil. Siz harekete geçene kadar belki de ölecek yavrum.
(Telefon çalıyor) Affedersiniz.
-Bakın 24 saat... -Efendim?
-Alo? İbrahim, Vefa aradı. -Ne? Neredeler?
-Ne yapmış? Bir şey yapmışlar mı kızıma? -Bilmiyorum. Eve geçiyorlarmış.
-Ben de şimdi eve geçiyorum. -Tamam, hadi kapat.
Gülcemal Şahin'in evindelermiş. Onu orada zorla tutuyorlar.
-Ne olur gidip kurtaralım yavrumu. -Tamam, gidip bir bakalım.
Hadi.
(Gerilim müziği)
(İbrahim) Eve geliyorlar, dedin, nerede bunlar?
Ben nereden bileyim İbrahim Bey?
Vefa ne söylediyse onu söylüyorum ben.
İbrahim Bey sanırım yanlış bir ihbar oldu. Kimse gelmeyecek.
Gelecekler, mutlaka gelecekler. Gelmeleri lazım.
-Geliyorlar. -İşte geliyorlar.
Çok şükür çok şükür.
Deva orada.
Ne oluyor burada?
Kızımın hâline bakın. Şikâyetçiyim. Bu adamdan şikâyetçiyim.
-Hayırdır, ben neyle suçlanıyorum? -Katilsin sen.
-Onları infaz etmeye götürdün. -Ne infazı? Ne saçmalıyorsunuz?
Mert, Mert nerede?
İşte burada.
(Müzik)
-Hadi kızım, gidiyoruz. -Deva'yı buradan kimse alamaz.
Yok öyle. Bu sefer kızımı alıkoyamayacaksın.
Kanun var nizam var. Bak, burada polisler var yanımızda.
Hanımefendinin rızası yoksa alıkoymaya girer.
Kanundan haberim var benim. Söylediğiniz gibi bir durum yok.
Burası onun evi. Yeri de benim yanım, yani kocasının yanı.
(Gerilim müziği)
Sen ne diyorsun be adam?
Deva benim karım, diyorum.
(Gerilim müziği)
İbrahim Bey bu durumda yapacağımız bir şey yok.
Kusura bakmayın.
(Gerilim müziği)
(Geçiş sesi)
(Gerilim müziği)
Yalvarıyorum, lütfen. Ne olur, ne olur yapma.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Kalk lan.
Kalk!
Ölmek o kadar kolay mı lan?
Ölmek o kadar kolay, değil mi?
(Gerilim müziği)
İki seçeneğiniz var.
Ya, bu namussuz buradan çakılıp geberecek burada...
Ölen niye bir tek ben oluyorum? Ben sorumluluğu niye...
Kes lan!
-Kes! -İki seçenek, dedin ya.
İki seçenek, dedin ya. İkinci seçenek ne?
İkinci seçenek...
...hemen şimdi burada, Deva benimle evlenecek.
-Sen de nikâh şahidimiz olacaksın. -Tamam.
Seninle asla evlenmem.
Yemin ederim, şuradan atlarım, ölürüm daha iyi.
Deva saçmalama.
Canımızı kurtar... Ölelim mi?
Dün nikâh masasındaydın bu adamla.
Bu adamla değil, ben bu adamı tanımıyorum.
(Deva) Sen böyle bir adam değilsin.
Benim sevdiğim adam bu değil.
Sen beni değiştirmeye kalktın.
İşte bugün burada, gerçek suretimle karşılaştın.
Çünkü sen buna layıksın.
-İşte sana gerçek Gülcemal. -Seninle asla evlenmeyeceğim.
Saçmalama Deva saçmalama.
-Öldür. -Sen ölmeyeceksin.
Herkes ölebilir ama sen asla.
Baban, kardeşin, nişanlın!
Değer verdiğin, kıymet verdiğin herkes ölebilir.
Ama sen yaşayacaksın.
-Sen ölmeyeceksin. -Yapamazsın.
-Yapamazsın, o kadar kötü değilsin sen. -Yaparım.
Siz beni öldürüp üzerime toprak attınız lan.
Sen de sevdiğin herkesin üstüne toprak atacaksın ki...
...bu dünyada ölmek ne demekmiş öğreneceksin.
(Gülcemal) Öğreneceksin.
(Gerilim müziği)
Deva.
Aç şuraya defteri.
Saçmalama Deva.
Neyi bekliyorsun lan?
Lütfen.
Lütfen.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Geçiş sesi)
Bana rağmen?
Bizi kaybetme pahasına yaptın mı bunu?
-Yaptım. -Bu adamı seçersen...
...beni yok bil, dedim mi? -Dedin.
Yazıklar olsun!
Baba konuşma öyle, lütfen.
Bundan sonra bir baban yok.
Bir evin yok.
Bir ailen yok.
Artık tek başınasın.
İpek hadi kızım, gidiyoruz.
(Müzik)
Yürü!
-Gülcemal dur, böyle olmaz. -Karışma.
(Müzik)
Baba, baba durur musun lütfen?
Ne duracağım? Evlendik, diyor.
Baba görmedin mi Deva'nın suratını?
Kızın suratı cenaze gibi. Sevdiği adamla evlenmiş birinin suratı mı o?
Yüzüme karşı söyledi kızım. Sen niye inanmıyorsun?
Bilmiyorum. Bilmiyorum.
Ama bir gariplik var bir şey var. Bak, benim aklım kalıyor.
-Lütfen, yalnız bırakmayalım onu burada. -Ben diyeceğimi dedim.
Benim öyle bir kızım yok.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Ben hatalıydım.
Sana söylemem lazımdı, senden gizledim.
Ama senin bugün yaptığın şey...
...saf kötülük. Başka üstüne...
...hiçbir şey söyleyemezsin.
Saf kötülük.
Yemin ederim...
...seni tanıdığım güne lanet olsun.
Benim bir ailem vardı.
Benim babam vardı, kardeşim vardı, benim bir hayatım vardı.
Ben, ben iyiydim ya.
Ben iyiydim en azından.
Her şeyimi aldın.
Aldın her şeyimi aldın. Dedin ya bana...
...seni kimsesiz bırakacağım diye...
...al...
...kimsesiz bıraktın beni. Al.
Ama beni kaybettin.
Duydun mu?
Sen beni kaybettin Cemal Bey.
Bitti.
Sana yemin ederim, seni hayatım boyunca asla affetmeyeceğim.
Asla.
Al.
Al, şimdi ne yapmak istiyorsan onu yap ama şunu bil...
...sana dair içimde zerre sevgi kalmadı.
Keşke babamı dinleseymişim. Sen zaten...
...kimsenin yanında olmasını istemeyeceği birisin.
-İnsan değilsin, sen bir canavarsın. -Kes sesini!
Senin yanında kim olabilir ki? Seni kim sevebilir?
-Sevmeyecek. -Beni kimsenin sevmesine ihtiyacım yok.
Ben seni sevebileceğime inanmıştım ama seni kimse sevemez.
-Seni... -Yeter!
Kes sesini!
Sen kendini ne sanıyorsun?
İmza attık diye karım olacağını mı sanıyorsun?
Sen sadece kâğıt üstünde karımsın benim.
Senin gibi ucuz, yalancı bir kadına asla dokunmam.
Yaptıklarının bedelini ödeyeceksin.
Burası senin cehennemin artık.
Bu oda senin zindanın.
Ben de kapıdaki zebaniyim.
-Anladın mı? -Sen kimsin ya?
Ben seni tanımıyorum.
Sen benim sevdiğim Gülcemal değilsin.
Senin tanıdığın Gülcemal öldü.
Sen artık bir canavarın yanındasın.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Senden nefret ediyorum.
En az annem kadar.
(Müzik)
Bu dizinin ayrıntılı altyazısı NOW tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Belgin Yılmaz - Büşra M. Koçak...
...Eylül Yılmaz - Gülay Yılmaz
Editör: Dolunay Ünal
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.