All language subtitles for Gülcemal Dizisi 1 Bölüm - NOW

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî) Download
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Erkek dış ses) Benim annem Bursa'nın en güzel kadınıydı.

Geçtiği yollar gül kokar...

...rüzgâr bile onun o güzel saçlarını uçurmak için eserdi sanki.

Bursa'daki hiçbir çocuğun annesi onun kadar güzel değildi. Olamazdı.

O diğer annelere hiç benzemezdi.

Bizim evimiz hiçbir zaman yemek kokmadı.

Oysa ocakta pişen yemeğin kokusuydu anne.

Ütülenmiş önlük yakasıydı. Taranmış saçlarımızdı.

Okuldan eve dönüşlerin sıcak kucağıydı.

Benim annemse ayağına pranga vurulmuş...

...daima mutsuz bir masal prensesiydi.

Merhaba abi.

(Müzik)

(Erkek dış ses) Annemin ayağındaki prangalar bizdik.

Ben ve kardeşim Gülendam.

Annem bizimleydi ama ruhu çok uzakta birini bekliyordu.

Ve beklediği bir gün geldi.

(Gerilim müziği)

(Anne) Bırak beni Saim.

Bırak.

Bırak beni.

Bırak beni Saim.

(Müzik)

(Konuşma duyulmuyor)

(Erkek dış ses) Güçlüydü, çok zalimdi.

Baba.

(Gülendam) Baba, iyi misin?

(Erkek dış ses) Annemi çaldı bizden.

Annem de giderken bir an bile tereddüt etmedi.

Bir kitapta okumuştum.

İnsan sevdiğine son kez bakamaz diyordu bir şair.

Anne, gitme. Bırakma bizi anne, gitme.

(Erkek dış ses) Annem bize son kez bakamamıştı.

Öyleyse bu bir veda değildi.

Anne.

(Müzik)

(Erkek dış ses) Son defa evimiz helva kokmuştu o gün.

Yokluğuna bir teselli hediyesi bırakmıştı annem.

(Duygusal müzik)

Annem gidince evimizin tüm ışığı söndü.

O tokadı yedikten sonra babam da bir daha bakamadı yüzümüze.

Ben yine de bekledim.

Aylarca bekledim. Annem bir gün döner...

...ve gözlerimize bakar diye bekledim.

Dönmedi.

(Duygusal müzik)

Babamı son gördüğümde celladının resmini sımsıkı tutmuştu.

Annemin yeni bir ailesi vardı artık.

Bir de kardeşimiz olacaktı. Babam için bu son damlaydı.

Annemi ilk kez gülerken gördüm o resimde.

Meğer ne güzel gülüyormuş benim annem.

İşte o an ona dair tüm umudumu dipsiz ve karanlık kuyuya attım.

Yetimliğimin ilk gününde sadece deli gibi koştum.

Beynime kazınan tek bir kare vardı.

Babamın avucundaki fotoğraf.

Annemin bize hiç gülmeyen yüzünün o fotoğraftan bize gülmesi.

Yemin ettim, annem bir daha asla öyle gülemeyecekti.

(Müzik)

Ne olur ölme.

Mustafa, ne olur ölme.

(Gerilim müziği)

Keşke seni doğurmasaydım!

Yüreğinin paramparça olduğunu göreceğim!

Hiçbir kadın seni gerçekten, yürekten sevmeyecek!

Çünkü sen insan değilsin!

(Erkek dış ses) O andan sonra biz anne oğul değildik.

Ben annesi tarafından lanetlenmiş bir canavardım.

Annemse benim en büyük düşmanım.

Bir canavarı nasıl yok edebilirdi insan?

Bursa'ya döndüğümde öğrenecektim.

Ama annem Zafer Pehlivan cevabı bulmuştu.

Bir canavarı yok etmenin tek yolu...

...onu kalbinden vurmaktı.

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

İşte buradayım anne.

Ölmedim.

Oğlum.

Oğlum.

(Müzik)

Oğlum.

Oğlum.

Oğlum.

-(Kadın) Zafer Hanım. -Oğlum.

Anne.

Canım.

Anneciğim, iyi misin?

Ben korkunç bir kâbus gördüm.

Evimize bir yılan girmişti.

Seni öldürmüştü.

Anne, sakin ya, sakin.

Bak, iyiyim ben, sadece bir rüyaydı.

Sadece bir rüyaydı.

(Müzik)

(Erkek ses) Abi, ne yapıyoruz? Araziye uğrayacak mıyız eve geçmeden önce?

Siz eve geçin, ben bir uğrayayım.

Şuradan sola gir.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Sen evlatlarına acımadın ya...

...yılanlarım da sana acımayacak.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Ne işin var burada?

Ne işin var dedim.

Sana ne?

Kimsin sen, ne istiyorsun?

Yaklaşma bana.

(Gerilim müziği)

Defol git. Gitmezsem ne yaparsın?

-Vurur musun beni? -Vururum.

(Gerilim müziği)

Hadi vur.

Vur hadi.

Ben çok özür dilerim.

Uzak dur.

(Gerilim müziği)

Bırakma.

-Bırakma beni. -Arazime izinsiz girdin.

Senin olduğunu bilmiyordum, özür dilerim. Bir daha girmem.

Ok attın, canıma kastettin.

Suya bırakma beni, suya giremem ben.

Suya bırakma beni, sudan korkuyorum.

(Müzik)

(Gerilim müziği)

(Kadın) Anne! Anne, yardım et.

Anne!

Anne!

Anne!

(Gerilim müziği)

(Duygusal müzik)

(Telefon çalıyor)

Söyle.

Abi, biz neredeyse eve vardık.

Bak, herkes seni bekliyor. Mesaj üstüne mesaj atıyorlar.

Biraz daha beklesinler.

(Kadın dış ses) Anne seni çok özledim. Keşke yanımda olsaydın.

(Duygusal müzik)

Gidelim.

Onu bırak, tamamdır o.

Sen çık yukarı, kızlara yardım et.

Özgül'üm, koş.

Sen de böreğe yardım et. Gülcemal'in eli kulağındadır, gelir şimdi.

Narin, ne yaptın kız pastayı?

Gülcemal abi çok beğenecek.

Ay, lunaparka çevirmiş üstünü.

Çok güzel olmuş.

Bırak artık onu, olan olmuş.

Al sen şunu, dök böreğin üstüne, at fırına.

Ben de yukarı çıkıp bir kontrol edeyim.

Ben de ben de!

(Kadın) Dur sen, yavaş! Merdivenlerde dikkatli ol.

(Narin güldü)

(Narin) Özür dilerim.

Ne kadar çok koşturuyorsun. Başımı döndürdün.

Hadi, yürü. Doğru annenin yanına.

Lütfen cevap ver, lütfen.

Lütfen.

Gülendam.

Hayırdır? Yüzünden düşen bin parça. Ne oluyor?

İyiyim. Bir şeyim yok.

Abin gelecek diye sevinmiyor musun kız?

Seviniyorum.

O zaman bu hâlin ne?

Kaç zamandır solgunsun, anlamıyor muyum ben?

Nedir derdin kızım, hadi söyle bana.

Ben neden kimsenin istemediği biriyim Gara ana?

Hiç olur mu öyle şey, sen benim çiçeğimsin.

Abinin bir tanesisin, sen bizim canımızsın.

Bu evden başka kimseyi sayamadın bak.

Niye? Çünkü yok.

Ben neyim biliyor musun, vardır ya böyle diken gibi batan.

Hani evlat olsa sevilmeyen kız.

Ben oyum çünkü.

Abimin ikimize kurduğu yalan bir dünyada yaşayıp...

...ne yapayım, kendi kendimi teselli mi edeyim?

Yapma böyle.

Hem abin böyle görürse seni çok üzülür.

Onca sene uğraştı.

Şimdi tam içini soğutacağı yerde umudunu kırma onun.

Bu şehirde abimi benden çok daha fazla üzecek...

...umudunu paramparça edecek çok fazla şey var.

Abim bir ava çıktı ama sen annemi tanımıyorsun.

Sen Zafer Pehlivan'ı tanımıyorsun.

Onun demirden bir leblebi olduğunu...

...daha çocukken mıh gibi beynime kazıdım ben.

Onun için dua edelim de bu oyunda ava giderken avlanan biz olmayalım.

-(Kadın) Kapkaranlık bir bulut var. -Güzel şeyler söyle.

Ne görüyorsun?

Sanki bir kartal görüyorum.

Hani belgesellerde olur ya, aslan ölür üstünde kuşlar uçar, öyle.

Güzel şeyler söyle dedikçe kötü şeyler söylüyorsun.

Ama bir haber gelecek, çok yakında.

-Haber. -Evet.

(Kadın) Zafer Hanım.

Deva.

Aa!

Ne oldu sana?

Çabuk kuru bir şeyler getir. Havlu, bornoz bir şey getir.

Göle düştüm.

Göle mi? Evladım, gölde ne işin var? Senin bugün çeyizin serilmeyecek miydi?

Adamın biri geldi gölün kenarına.

Bu arazi benim, bu göl benim. Senin ne işin var burada dedi bana.

Sonra aldı beni göle attı.

Boğuluyordum, nefesim kesildi. Nefes alamıyorum orada, adam hiçbir şey yapmadı.

Kılını bile kıpırdatmadı.

Bursa'da benim himayem altında olduğunu bilmeyen yok.

Kim cüret eder böyle bir şeye?

Kim olduğunu bilmiyorum ama kötü biri olduğuna eminim.

Yani deliydi belki de. Göle atmak nedir ya?

Ben orada boğuluyorum, hiçbir şey yapmadı adam.

Kılını bile kıpırdatmadı.

Zafer anne, yalnız babama bir şey söylemeyelim, tamam mı?

Yok yavrum, söylemem. Söyler miyim?

Çünkü üzülür şimdi o.

Bu ceketi nereden buldun?

Adamın ceketi.

Adam beni göle attıktan sonra kurtarmak yerine ceketini bırakıp gitti.

Hadi, üstüne bir şeyler giy.

Çeyiz almaya gelmişlerdir, merak etmişlerdir.

Deva!

Bir daha göle gitme.

Belli ki orası özel mülk artık.

Başına bir şey gelebilir.

(Gerilim müziği)

Allah kahretsin.

Gerçekten dönmüş.

Gülcemal abi geliyor! Gülcemal abi!

Al şunu, ezilecek.

(Müzik)

Hoş geldin.

Hoş geldin abi.

(Müzik)

Sana neler neler hazırladık.

Ben de sana pasta yaptım.

Çok güzel olmuştur o zaman.

Ee, evi merak etmiyor musun?

O kadar hazırlandık, uğraştık.

(Gülcemal) Ev değil kale mübarek.

Sağ ayağınla gir içeri.

Bismillah.

(Müzik)

Ev gibi ev olmuş. Elinize sağlık.

-Mis gibi de yemek kokuyor. -Hadi, sofraya.

(Gülcemal) Maşallah Gara ana, Saraybosna'yı masaya taşımışsın.

Bizden ayrı özlemiştir soframızı dedim. Sevdiğin ne varsa hazırladık.

Var ol başımın tacı.

Böreğin hamurunu da annemle ben yaptım.

İlk ondan yiyeyim ben o zaman.

Ee, göle gitmişsin.

Bulabildin mi bari çocukluğunu orada?

Başka bir şey buldum. Bir kız.

Kız mı?

Şu arazinin etrafını güzel bir kapatalım da...

...elini kolunu sallayan giremesin. -Tamam, halloldu bil.

Ee, kimmiş kız?

Sıradan bir kız işte.

Peki, sonra ne oldu?

Kötü şeyler oldu.

Onu göldeki timsahlara attım.

Bizim gölde timsah var da benim mi haberim yok? Ne bu suratlar?

Ama yılanlarımız var.

Oğlum, sahi göle mi attın bu soğukta? Yazık.

Geldik bismillah, el âlemin uzun kirpikli kızını mı konuşacağız?

Sen seversin, bundan yesene tatlım.

Gara ana koyma, midem.

Hasta mısın Gülendam?

Yok, midemi üşütmüşüm.

Ben de geldiğime sevinmedin sandım.

-Olur mu abi öyle şey? -Olur mu olur.

Kaç zamandır uzaktayız. Belki bensizliğe alışmışsınızdır.

Abi, o nasıl söz öyle?

Nasıl mutlu olabilirim ki ben sensiz, benim senden başka kimim var?

Hayda! Ne dedim kızım ben şimdi?

Bir de ağla istersen.

Hadi, yapma böyle.

Bugün yeni hayatımızın ilk günü.

O yüzden yüzleriniz gülsün.

Hadi gülün.

Hah, şöyle.

Ağzımızın tadıyla yiyelim, içelim.

-Ee, yok mu bir haber? -Yok, telefonu da kapalı.

Nerede arayacağız ki biz şimdi bu kızı?

Sen gördün mü İpek, sabah evden çıkarken bunu?

Yok, vallahi görmedim ben, uyuyordum.

Niye böyle yapıyor bu kız?

Bilmiyor mu, bugün çeyiz çıkıyor bu evden.

Hah! Geliyor kraliçem.

-Neredesin? -Geldim, geldim.

Kızım, neredesin sen sabahtan beri?

Deva, telefonun da kapalı, çeyiz çıkacak, gelin yok ortada.

Zafer anne çağırdı da beni sabah erkenden.

Fransa'ya gidecek mallarla ilgili sorun çıkmış ama hallettik, sorun yok.

İyi bari.

Senin bu üstündekini Zafer anne mi verdi? Ben ilk defa görüyorum.

Evet, çeyiz serilecek ya.

Neyse, hadi. İnsanlar dikildi kaldı.

-Geçin içeri, geç. -(Erkek) Hadi, hadi.

Deva.

Deva, gelsene şöyle.

Deva, ben bu Zafer anne yalanına inanmadım.

Ne yalanı?

Deva, neredeydin?

-Göle gittim. -Göle mi gittin?

Deva, hani gitmeyecektin bir daha oraya?

Mert, anneme düğünümüzü söylemeye gittim.

Söyledin mi?

Söyledim.

Çok sevinmiştir kesin.

Sevinmiştir.

Ama Deva'm, bana da söyleseydin. Bir arasaydın beni, ben oyalardım burayı.

Ben almaya gelirdim seni.

Arayacaktım da telefonum çalışmıyor ki.

Niye çalışmıyor telefonun?

Göle düştüm.

Deva'm...

...kıyamam ben sana.

Kim bilir ne kadar kötü oldun.

Çıldıracaktım neredeyse. Zaten sudan korkuyorum.

-Annemin öldüğü o göle düşmek... -Tamam, tamam.

Nasıl düştün peki?

Ayağım kaydı, dengemi kaybettim. Sonra...

Tamam, yalvarıyorum sana lütfen bir daha tek başına gitme şuraya.

Ya ıssız bir yer zaten.

Senin başına bir şey gelse ben aklımı kaçırırım, anlamıyor musun?

Tamam, gitmeyeceğim zaten bir daha.

Gitmeyeceğim. Gitmeyeceğim ama...

...babama bir şey söylemeyelim tamam mı? Üzülüyor.

Tamam.

Babana bir şey söylemeyiz.

Hadi ama sen de asma suratını. Hadi lütfen.

Bugün bizim en mutlu günümüz Deva.

Deva evimizi kuruyoruz bugün, hadi.

Hadi, hadi.

Hadi, hadi.

Hadi!

(Duygusal müzik)

(Çığlık attı)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Oğlum bu ne?

Ok mu kaldı ya bu devirde?

Bir yerlerde hâlâ annesini özleyen ve bekleyen çocuklar kalmış demek ki.

Bir durum raporu geç bakalım.

Durumlar tam da olması gerektiği gibi patron.

Şirketlerin senin üzerine devriyle uğraşıyoruz. Son bir iki prosedür kaldı.

Üretim başladı mı ipek tezgâhlarında?

Tabii ki başladı. Fabrika şıkır şıkır çalışıyor.

İstersen git gez yarın.

Şimdi gidip sorsunlar bakalım...

...bu şehrin dağına taşına, kurduna kuşuna buralar kimin diye.

Gülcemal'in diyecekler.

Zafer Pehlivan'ın etrafını öyle bir kuşattım ki...

...bundan sonra elini neye atarsa, hangi taşı kaldırırsa...

...altından Gülcemal çıkacak.

Tabii yarın elindeki son şeyi de alacağım...

...o meşhur dokumacı ustasını.

Abi o iş biraz sıkıntı.

Dedim ya Zafer Hanım, adamın iki kızını birden büyütmüş...

...sahiplenmiş, hamilik yapmış.

-Gönül bağı oluşmuş aralarında. -Zafer Pehlivan'a bak sen.

Kendi çocuklarına şeytan, ellerin çocuklarına melek öyle mi?

Eyvallah.

Ben de tam da bu yüzden diyorum işte abi. Olmaz, zor.

Her adamın bir fiyatı vardır, merak etme.

Öğrenemedin mi bunca senede?

Abi adam olsa hallederiz de bu sefer muhatabımız bir kadın.

-Nasıl kadın? -Kadın.

'Female', karşı cins.

Asıl işi yapan adam değil kızıymış. Sabahlara kadar atölyede çalışıyor.

Işıklar sönmüyor, parayla pulla işi yok. Deli gibi bir şeymiş.

İşten kafayı sıyırmış öyle mi?

Bir kadın ustamız eksikti.

Usta dediğin göbekli olur, döşü kıllı olur.

(Erkek dış ses) Aynen abi aynen.

(Müzik)

(Erkek dış ses) Gerçi haksızlık da etmeyelim. Belli olmaz.

İpek tezgâhında çalışıyor.

O malları indire kaldıra, böyle kaslı bir şey olabilir.

Kodu mu oturtan cinsten.

Bıyığı da vardır de tam olsun.

Onu bilemem abi. Sen yarın gidince görürsün.

Ama bir kadını ikna etmek zor.

Alabilir misin bilemedim.

(Müzik)

Ben bir şeyi istersem alırım.

Ama seve seve ama üze üze.

Yarın da o ustayı alacağım. Anladın mı?

Anladım abi.

(Müzik)

Nasılım?

Ben ikisini de çok beğendim.

Mavi olan da çok güzel oldu, bir de mavi olan açıyor ya beni.

Değil mi Deva?

Devacığım keşke sen de aramızda olsaydın.

Efendim?

Sen iyi misin?

İyiyim.

Anlat bakalım ablana.

Ablama mı?

-Ablana tabii. -Ne ablası be deli?

Kızım ben senden üç ay büyüğüm, ablan sayılıyorum.

Öyle mi?

Peki ablacığım.

İyi, gülme refleksinde sorun yok.

O ne demek?

Şimdi sen iki gün sonra evleniyorsun...

...ama böyle suratın asık, bütün gece içimizi kararttın ya ondan bahsediyorum.

-Bir şey olmuş. -Bir şey olmadı.

Deva, ben inanmadım Zafer anneye gittim, elbise verdi yalanına.

Ne oldu anlatır mısın?

Saçmalama İpek, bir şey olmadı. Ne olacak ki?

Evlenmek istemiyorsun o zaman.

-İstiyorum. -Emin mi değilsin?

Eminim.

Tamam Deva, o zaman Mert'i sevmiyorsun.

Ben Mert'i niye sevmeyeyim?

Mert beni çok seviyor, ayrıca çok iyi bir insan.

İyi bir insan.

Kimsesizliğim hiç bu kadar dokunmamıştı.

Ne diyorsun Deva ya?

Bu söylediğin şey çok kırıcı.

-Ben varım, babam var... -Saçmalama. Onu demediğimi biliyorsun.

Ondan bahsetmiyorum, biz zaten öz kardeş gibiyiz.

İbrahim baba beni kendi kızı gibi büyüttü.

Ama işte bu...

Kim olduğum sorusuna engel olamıyorum.

Yani benim kanımdan tek bir kişi bile yok mu bu dünyada?

Ne bileyim bir amcam, halam, kınamı yakacak bir büyüğüm?

Bir şeyim yani.

Ben varım. Ben yakarım senin kınanı.

Hem senden üç ay büyük olduğum için büyüğün de sayılırım.

Ama yok sen illa diyorsan ki İpekciğim hayır...

...benim kınamı illa halam yaksın, bana hala da diyebilirsin.

-Hala mı? -Evet.

Amca da diyebilirsin.

Amca. Tamam amcacığım, kınamı yakar mısın?

Yakarım. Gel buraya.

Ne kınaymış be!

Armağan Bey ilaç vaktiniz.

Ne pişirdin? Çok güzel koktu.

Ben pişirmedim. Zafer Hanım mutfakta helva kavuruyor.

-Annem mi? -Evet.

-Helva? -Evet.

(Müzik)

Duydum ki annem, mutfağa girmiş helva yapıyormuş.

-Hayırdır? -Aşk olsun.

Sanki hiç mutfağa girip yemek yapmamışım gibi.

Yani yaptın tabii de...

Ne bileyim ben seni çok uzun zamandır mutfakta hiç görmemiştim.

Neyin helvası bu gecenin bu saatinde?

Benim yaptığım helvayı çok seven biri Bursa'ya gelmiş.

Ona yapıyorum.

Kim?

Tanımazsın.

Ama bu helvayı yemeye can atıyordur.

(Gerilim müziği)

(Gülcemal) Kraliçeler gibi bir hayat sürüyor.

Servet, itibar. İyi dostlar kazanmış.

Şehrin meleği, hayır hasenat sahibi Zafer Hanım.

Yetim, öksüzlerin hamisi.

İnsanlar bilse gerçek yüzünü.

Belki de buraya hiç dönmemeliydik.

Hani Bursa'da mutluydun ne oldu şimdi?

Artık değilim.

Abi annemizi ölmüş sayıp, buradan gidip hayatımızı yaşayabiliriz.

Ben bu yoldan dönmem Gülendam!

Ben 25 yıldır bugünü bekledim...

...geri dönebilmek için sabırla.

Vazgeçmek yok.

Bir daha sakın bana böyle bir şey söyleme.

(Gerilim müziği)

Abi, geldik de ne oldu?

Ne yapacaksın?

Öz annemizi mi öldüreceksin?

Öldürmek mi?

Ölüm onun için ödül olur.

Önce etrafını kuşatacağım ki kuşattım.

Sonra sevdiği ne varsa elinden alacağım.

Evini, işini, servetini.

Evladını.

Ta ki hiçbir şeyi kalmayıncaya kadar.

Ve bir gün benim eşiğime düşecek o.

Eşiğime düşecek.

Sana söz veriyorum Gülendam.

O anamız olacak kadın...

...bu kapıya gelip yalvaracak.

Sizden gayrı gidecek yerim yok diyecek.

(Gerilim müziği)

Sen de o gün onu, kapından kovacaksın öyle mi?

O gün bu kapıyı ardına kadar açacağım ona.

İhtiyacı varsa, pamuklara sarmalayacağım.

Başımın üstünde taşıyacağım.

Abi sen ne saçmalıyorsun?

Onca şeye sebep olan o kadını başında mı taşıyacaksın?

Taşıyacağım.

Sonunda diyecek ki...

...iyi ki seni doğurmuşum oğlum.

(Müzik)

(Gülendam) Bunca yıldır hazırladığın intikam planı bu muydu abi?

Bu onun için ölümden daha beter.

Bundan daha büyük intikam mı olur?

(Kapı vuruluyor)

Gülcemal abi.

Ne oldu Canan?

Gara ana sözünü etmeyelim dedi ama...

...duyunca da kızarsın diye...

Ne geveliyorsun? Söyle Canan ne söyleyeceksen.

Bunu Zafer Pehlivan'ın evinden yollamışlar.

Ne?

Aa, helva yollamış.

(Gülendam) Yok artık!

Dök şunu Canan.

Bırak.

Abi yemeyeceksin değil mi?

-(Gülendam) Zehir koymuştur içine. -Masaya bırak çık.

-Abi... -(Bağırarak) Çıkın!

(Kapı açıldı)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Çok güzel yapmışsın anne.

(Duygusal müzik)

(Zafer dış ses) "Cehenneme hoş geldin."

(Gerilim müziği)

Tamam, çıkıyorum diyorum ya. Üç dakikalık işim kaldı.

(İpek ses) Tamam bak Zafer anneye gideceğiz. Kadın o kadar evini açtı...

...kuaförümüze kadar ayarladı ama gelin sabahın köründe...

...atölyeye gidiyor. -İpek!

Şimdi kına, düğün, balayı derken hepsi kalacak.

Erkenden halledeyim dedim işte ne var?

(İpek ses) Bak yarım saate gel ama.

Yoksa yemin ederim gelir oradan sürükleye sürükleye çıkarırım seni.

Tamam, geliyorum. Bitti zaten işim.

Tamam.

Deva Hanım biz molaya çıkıyoruz.

Tamam.

Hadi kızlar.

(Deva) Yaklaşma bana.

Vur hadi.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Selamünaleyküm.

(Gerilim müziği)

Aleykümselam.

Göldeki kız.

Senin ne işin var burada?

Beni nasıl buldun?

Asıl senin ne işin var burada?

Burası bizim dükkânımız.

(Gerilim müziği)

-Bıyıklı sensin demek. -Ne?

Sen ne diyorsun ya? Kimi arıyorsun, ne istiyorsun?

Halil İbrahim'in kızı diyorum, sensin demek.

Şu meşhur usta.

-Babamı nereden tanıyorsun sen? -Ben herkesi tanırım.

-Ne istiyorsun? -Sona geldin.

Uzak dur benden.

(Gerilim müziği)

Duydun mu? Bana yaklaşmayacaksın.

Şimdi de bunu mu saplayacaksın bana?

Saplarım, yaklaşma bana.

Saplarsın biliyorum.

-Yaklaşma! Uzak dur diyorum. -Çok iyi biliyorum.

-Saplarım. -Hadi sapla.

Hadi.

Sapla.

Benden korkuyor musun?

Hayır, korkmuyorum.

O zaman gözlerime bak.

İstemiyorum. Çık, çık dükkândan yoksa bağıracağım.

Hâlâ adam gibi saplamadığına göre gerçekten gitmemi istemiyorsun demek ki.

(Müzik)

Ne istiyorsun benden?

(Gerilim müziği)

Bunları artık benim için yapacaksın.

Ne?

Duydun işte.

Artık benim için çalışacaksınız.

Sen kimsin önce bir onu söylesene.

Gülcemal.

Çok mu önemli birisin?

Neyin küstahlığı bu böyle?

Sen adımı duymadın mı daha önce?

Duymadım. Duymam mı gerekiyordu?

Seni tanımıyorum.

Yakında tanıyacaksın. Tüm şehir tanıyacak.

-Bak Cemal Bey... -Gülcemal.

Adım Gülcemal.

Teklifini kabul etmiyoruz. Şimdi çık git dükkândan Cemal Bey!

Gülcemal.

Ve bu bir teklif değil emir.

Sen kimsin ya?

Sen kimsin sen kime emir veriyorsun?

Biz sadece Zafer Hanım için çalışıyoruz, anladın mı?

Belki sen tanımıyor olabilirsin ama bütün şehir tanır...

...bütün şehir de bilir. Sen de çok yakında tanışırsın kendisiyle.

Sadakatine hayran kaldım.

Ama her sadakatin bir fiyatı vardır değil mi?

Sen her şeyi parayla satın alabileceğini mi sanıyorsun?

Bu devirde fiyatı olmayan ne kaldı ki?

Ben varım.

Beni satın alamazsın.

Benim hayallerim, isteklerim, ilkelerim var.

Ben paha biçilmezim diyorsun öyle mi?

Öyle. Annen sana her şeyi parayla satın alamayacağını öğretememiş belli ki!

(Gerilim müziği)

Senin isteklerin beni zerre kadar bile ilgilendirmiyor.

Şu an benim isteklerimi konuşuyoruz ve...

...ben benim adıma çalışmanızı istiyorum.

Siz de seve seve çalışacaksınız.

Şimdi alayım cevabı.

İşte o bir kere olur.

Bak, bana iyilik edersen...

...karşılığını misliyle veririm.

Bana kötülük edersen ocağını başına geçiririm.

Bana bir daha tokat atarsan elini kırarım.

Çık dışarı, çık.

(Bağırarak) Çık! Dışarı çık!

Bak adımı yaz bir kenara.

Benim adım Gülcemal.

Ben herkese üç hak veririm.

Ve sen uzun kirpikli kız...

...üç gün sonra kapıma geleceksin.

Ayaklarımın dibine diz çöküp yanımda kalmak için yalvaracaksın.

(Müzik)

Patron ne oldu?

Bu kızın babasını araştır bana.

-Bir borçları açıkları, ne varsa işte. -Tamam.

Annem beni yetiştirememiş!

Tespitine (Bip).

Kabul etmedi mi?

Edecek. Üç gün sonra kapıma gelip yalvaracak, haberi yok.

(Müzik)

Şuraya bak, biz on yıl Gülcemal'in şirketlerine mal mı verdik?

Ne yazık ki öyle olmuş efendim.

İpek fabrikası, boyama atölyeleri, Dubai'de anlaştığımız otel de onun.

Nasıl çevirdi etrafımızı bu kadar?

Biz bunu nasıl fark etmeyiz Emrullah?

Araştırdım efendim. Tüm bunlar başka kişilerin üzerineydi.

On yıl boyunca Gülcemal'in adı hiçbir yerde geçmedi.

Bu şirketler tek tek yeni devredilmiş Gülcemal'e.

Antalya'da aldığımız otel de onun.

Yani resmen bu malı vermesek biz ona borçlu durumdayız.

Sadece biz değil ki şehrin yarısını borçlandırmış kendine.

-Nasıl borçlandırmış? -Henüz bilmiyorum ama...

...buralarda çok sayıda gayrimenkul aldığını söylüyorlar.

Bir anda bir sürü dükkân satılmış. Güz Holding diye bir yer.

Kim olduğunu tahmin edersiniz.

Bu tefe usulü para veren bir adam vardı.

-Haluk. -Evet.

O da Gülcemal'in adamıymış.

Bu benim kabahatim.

Ben düşmanımı hafife aldım.

Yılan gibi süzüldü içeri sessizce.

Burnumuzun dibine kadar geldi.

Aslında Gülcemal'i daha yolun başında durdurabiliriz.

Nasıl?

Yok ederek.

Ben onu bir kere öldürdüm zaten.

(Gerilim müziği)

Madem savaşmak istiyor...

...biz de savaşırız o zaman.

(Gerilim müziği)

Deva'm.

Çantanı unuttun aşkım.

-İyi misin sen? -İyiyim.

Sen bana yalan söylemiş olabilir misin sabah atölyedeydim diye?

Ne demek bu?

Deva göle gitmedin değil mi? Söz verdin bana.

Gitmedim Mert.

Gitmedim diyorum!

Gitmeyeceğim zaten bir daha oraya. Yayım kayıp yani.

Ok atmayacaksam ben niye gideyim ki göle, değil mi?

Ben zaten hiç anlayabilmiş değilim o yay nasıl kayboluyor öyle.

Göle gittiğimde bırakmıştım.

Sabah gittiğimde yoktu.

-Bir ayı aldı herhâlde. -Ayı?

Mert sen gitmeyecek miydin?

Daha tıraş olacaksın, babam seni bekliyor.

-Hadi geç kalacaksın. -Gideceğim.

-Hadi. -Tamam, görüşürüz.

Görüşürüz.

(Müzik)

-Zafer Hanım. -Hoş geldin Devacığım.

Hoş bulduk.

Zafer anneciğim...

...ben sana çok teşekkür etmek istiyorum.

-Kınam için evini açtın. -O nasıl laf öyle?

Bir kızın kınası kız evinde yapılmaz mı?

Ben senin annen sayılırım.

Üstelik çok sevdiğim birinin kızısın.

Seni ben büyütmeseydim bile kınanı burada yapmak isterdim.

Hadi içeri geçelim.

Gülendam.

Gülendam, kızım lütfen. Merak ediyorum ama.

-Kızım ne bakıyorsun? -Özür dilerim abla.

Gülendam.

Gülendam.

-Ne bu hâlin kızım senin? -Banyoda da rahat yok bu evde.

Yok bu rahat, yok.

Bir rahat bırakın ne olur. Bir nefes aldırtın bana.

Ne oluyor kızım sana? Bir haftadır ne yerdesin ne gökte.

-Ne derdin var söyle bana artık. -Bir şey mi değişecek söylesem?

Hele bir söyle, belki değişir.

Midemi üşüttüm diyorum, tamam mı? Anladın mı?

Yok, o da mı olmuyor? Hasta olmak da mı yasak bana bu evde?

Hastaneye gidelim o zaman. Bir haftadır helak oldun kusmaktan.

İstemiyorum. Giderim ben kendim!

Gülendam. Gülendam!

Neyin var senin, ne bu hâl hareketler? Hayırdır?

-Ne oldu sana? -Vefa...

...senden bir şey istesem yapar mısın?

Ben sen ne istesen yaparım Gülendam.

Kimseye söylemeyeceksin ama.

Olur mu?

Aramızda sır olarak kalacak.

Bugüne kadar hangi sırrımızı kime söyledim?

Benim için birini takip etmeni istiyorum.

Sen ciddi misin?

Gülendam ne diyorsun sen?

Biz buraya geleli daha kaç ay oldu. Sen kimi tanıdın...

...ne oldu da kimi takip ediyorum ben?

Siz biraz ara verin isterseniz. Aşağıda çay ikram etsinler size.

Ayy!

Evet?

Sen neden kendinde değilsin anlatır mısın artık? Dökül.

Sabah atölyeye bir adam geldi.

Bizi yanında çalıştırmak istiyor.

-Kimmiş ki o? -Gülcemal.

O ne biçim isim be!

Yani? Hayır deseydin sen.

-Adam korkunç biri. -Sana bir şey mi yaptı yoksa?

Hayır, evet yani.

-Bugün yapmadı ama... -Ne diyorsun kızım sen?

Doğruyu söyle bana Deva, korkuyorum ben. Hadi.

Anlatacağım ama kimseye hiçbir şey söylemeyeceksiniz, tamam mı?

Tamam.

-Söz mü? -Söz.

Söz. Tamam Deva, söz. Bak kardeş sözü, hadi.

Ben dün sabah göle gittim, o adamla karşılaştım.

-Adama ok attım. -Ne?

-Adam da silahını gösterdi bana. -Ne saçma sapan olaylar bunlar?

Deva gerçekten sen bize ne anlatıyorsun? Silahlar, oklar, vurulmalar.

Ben anlamıştım ama senin göle gittiğini. Aferin Deva.

Korktum, korktuğum için bir şey söyleyemedim.

Devacığım, nasıl gidiyor?

Güzel gidiyor Zafer anne. Bir on dakika ara verelim dedik.

İyi ettiniz.

Senin ne işin var burada? Bırak da kızlar rahat hazırlansın.

İsyan edeceğim ama. Erkeğim diye bu kadar dışlanmak da olmaz.

Çıkmasın. Armağan benim kardeşim.

Olsun, yok. Biz çıkalım rahat hazırlansınlar, hadi.

Hadi.

(Müzik)

-Vefa takipte misin? -Takipteyim de kim bu herif Gülendam?

Vefa sorma, ne olursun sorma.

Evine vardığı zaman bana konum at lütfen.

(Vefa ses) Kızım evini ne yapacaksın?

Gülendam içimden bir ses bizi yakacaksın diyor bak.

-Abin duyarsa... -Duymayacak abim.

Abimin meselesi değil bu, benim meselem.

-Ben çözeceğim. -(Vefa ses) Tamam, atarım konum.

Alo taksi.

Oldu mu?

Bakayım sana.

Çok güzel oldun.

Off!

Babacığım.

Maşallah benim kızlarıma.

Melekler gibi olmuşsun.

Sen de çok yakışıklı olmuşsun Halil İbrahim Usta.

Tamam, hadi. Aşağısı dolmaya başladı bile.

Tamam, ineriz biz de şimdi.

Baba...

...öce Deva'nın sana söylemesi gereken bir şey var.

İpek dedim ya kınadan sonra konuşuruz.

Yok, sen söylemezsen ben söylerim Deva.

Ne oluyor kızlar?

-Sabah dükkâna bir adam geldi baba. -Ee, kimmiş?

Gülcemal diye biri.

Gülcemal mi?

Ne istiyormuş?

İş teklif etti. Yani...

Daha doğrusu onunla çalışmamızı emretti.

-Sen tanıyor musun onu? -Adını duymuştum.

-Peki sen ne dedin Deva? -Teklifini kabul etmedim tabii ki.

O adamdan uzak dur, olur mu babam?

-O adam zalim, merhametsiz biri. -Sen nereden biliyorsun?

Çok diklenip terslenmedin değil mi?

Yoo, yani...

...sadece...

...biz Zafer Hanım'la çalışıyoruz dedim.

-Ama... -Aması ne Deva, söyle?

Adam kabul etmedi. Sana üç gün veriyorum, üç gün sonra...

...ayağıma geleceksin dedi bana. -Üç gün mü?

Allah'ım sen aklımı koru. Adamın niyeti niyet değil. Bir şey yapmak lazım.

Bence de baba bir şey yapman lazım.

Nasıl yani? Ne yapacağım ben?

Aman, tamam. Tamam, bakmayın siz bana.

Moruk babanız telaş yaptı işte. Sen bir şey yapma, ben halledeceğim kızım.

Nasıl halledeceksin? Adam tehlikeli birine benziyor.

Biraz da deli galiba baba.

Ben halledeceğim dedim ya. Siz hadi düşünmeyin bunu.

Bu gece senin en mutlu gecen. Gelin oluyorsun sen.

Hadi bakalım.

Ben aşağıda bekliyorum sizi.

(Kapı kapandı)

Tamam, hadi modumuz yerine gelsin.

Çok güzel bir gece olacak tamam mı? Düşünme bunları.

Tamam mı?

-Tamam. -Gel buraya.

(Gülendam) Vefa konum bekliyorum hâlâ, atmadın.

Atmadım...

...çünkü senin buraya gelmemen lazım Gülendam.

-Ne demek bu? -Ne ne demek?

-Gelme işte. -Vefa delirtme beni. Nereye gitti ki?

-Gülendam.. -(Gülendam ses) Vefa!

("Sevcan Orhan - Arabım Fellahi" çalıyor) (Alkışlıyorlar)

(Şarkı devam ediyor)

"Bahçede mişmil, sararıp yere düşmüş"

"Sevdiğim Hattuş Bacı, aklıma düşmüş"

"Sevdiğim Hattuş Bacı, aklıma düşmüş"

"Öyledir öyle, derdini söyle"

"Arayıp da bulamazsan, gönlünü eyle"

"Arayıp da bulamazsan, gönlünü eyle"

"Arabım Fellahi, severim vallahi"

"Çekerim silahı, vururum vallahi"

"Arabım Fellahi, severim vallahi"

"Çekerim silahı, vururum vallahi"

(Telefon çalıyor)

"Bahçede mişmil, sararıp yere düşmüş"

"Sevdiğim Hattuş Bacı, aklıma düşmüş"

"Sevdiğim Hattuş Bacı, aklıma düşmüş"

-Prenses gibi olmuşsun. -Kraliçe o, kraliçe.

Babacığım.

Canım.

Nasıl beyler, eğleniyor musunuz?

-Çok. -Vallahi siz eğleniyorsunuz.

Ben anlamıyorum ki bu kına eğlencesinden erkekler niye muaf oluyoruz?

Sen hiç merak etme canım, düğün günü pistten indirmeyeceğim seni.

Ben şeyi anlamadım biz madem böyle oturup izleyeceğiz, niye geldik?

Başka mekâna gidip eğlenseydik bari.

Yok, olmaz. Mert'in burada olması lazım, çünkü kınamızı yakacağız.

-Sonra da yıkayacağız birlikte. -Kına yıkaması ne?

Aç avcunu.

Buradaki çizgiler kaderimizi anlatır.

Yıka yakmak, kaderin üstüne vurulmuş bir mühürdür.

Evliliğinizin başladığını da ve bir ömür boyunca...

...yan yana olacağınızın söz verişimizin mührü.

Sonra da kınayı birlikte yıkarsın ve artık ikimizde de aynı mühür vardır.

Bunlar realist avukatlar, bunlar anlamazlar.

Armağan.

(İpek) Gelin firarda resmen. Yürü gidiyoruz. Bak sensiz eğleniyoruz.

Kına yakılırken görüşürüz.

"Sevdiğim Hattuç Bacı, eviniz nerede?"

(Gülendam dış ses) Nerede olduğunu biliyorum. Hemen kapının önüne çık.

Yoksa ben içeri gireceğim.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Senin ne işin var burada? Ben sana gelme dedim.

Gelme dedim ben sana.

Vefa içeri girmeyeceğim.

Onun evinde işim yok benim.

Senin bu takip ettirdiğin...

...adamla aranda bir şey mi var, doğruyu söyle bana.

Vefa ne olursun, yalvarıyorum sana. Çok sorma.

Nedir bu kadar önemli olan?

Anlatamam. Ne olur yapma, ne olursun.

Sadece bu gece konuşmak zorundayım anladın mı? Ne olur.

Yok, ben delireceğim. Delireceğim.

Biz daha kaç aydır buradayız? Sen nereden tanıdın da ne konuşacaksın bu adamla?

Sen abini düşünmüyor musun hiç?

Kafama sıkar benim biliyorsun değil mi?

Mert.

Mert.

-Ne oluyor? -Gel buraya, sus.

(Gerilim müziği)

(Arama tonu)

-(Gülcemal ses) Söyle. -Gülcemal bir şey söyleyeceğim ama...

...sakin ol, tamam mı? Kızma bana. -Ulan kesin kızacağım. Konuş.

-Senin buraya gelmen lazım. -Nereye? Neredesin ki?

-Gülendam'layım. -Gülendam nerede?

Annenin evinde.

(Gerilim müziği)

Ne?

Ne?

Ne?

-Sakin. -Kızım bela mısın sen?

Arama demedim mi ben sana?

Ne işin var senin burada? Sen İstanbul'da değil miydin?

-İstanbul'a hiç gitmedim ben. -Ne yaptın?

Bursa'da mı kaldın bu kadar ay, ne yaptın?

Bursa'da yaşıyorum ben. Ben sana yalan söyledim.

Ama bak, telefonunu defalarca aradım, bir kere olsun...

...açsaydın eğer, dinleseydin beni. Gerçekten her şeyi anlatacaktım sana.

Bir gece...

Bir gece ya, bir gece.

Sarhoştum onda da hatırlamıyorum da bir şey. Bu kadar mı gururun yok senin.

Ama öyle bir gece değil ki o gece.

Konuştuk seninle saatlerce, dans ettik.

O gece bana...

...âşık olduğunu söylemiştin.

Hiç kimseyle böyle bir duygu yaşamadığını.

Sarhoştum!

Sarhoştum.

Hatırlamıyorum, anlamıyor musun?

Ben...

...o gece yaşanan...

Yani her şey...

...yalan mıydı?

Konuş artık benimle.

Sus, tamam. Tamam, sus.

Konuşacağım, yürü, tamam. Gel buraya.

(Gerilim müziği)

("Candan Erçetin - Yüksek Yüksek Tepelere" çalıyor)

"Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar"

"Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar"

"Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler"

"Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler"

"Annesinin bir tanesini hor görmesinler"

"Annesinin bir tanesini hor görmesinler"

"Uçan da kuşlara malum olsun"

"Ben annemi özledim"

"Hem annemi hem babamı"

"Ben köyümü özledim"

Al. Evleniyorum ben.

Yarın düğünüm var benim. Lütfen çık git hayatımdan.

-Ne? -Ben bir (Bip) yedim, tamam.

Bana bak...

...nişanlımı seviyorum ben, tamam mı?

Çık git hayatımdan lütfen. Bir hatanın bedeli bu kadar büyük olmamalı.

-Hamileyim. -Ne?

Senden ve benden bir parça. Anlıyor musun?

İstemiyorum ben.

-Tamam, halledebiliriz. -Ne?

Sen kurtul bundan.

Tamam mı? Ben istemiyorum çünkü. Para vereyim ben sana.

Kurtulalım biz ondan. Kınam var benim içeride de.

Bahşiş parası diye bu kadar var üstümde.

Zaten numaram var ya sende.

Daha ihtiyacın olursa lütfen ara beni, çekinme. Lütfen.

Tamam mı?

Mert nerede?

Mert'in bir arkadaşı kaza yapmış. Onun yanına hastaneye gitti.

-Hastaneye mi gitti? -Evet ama...

...sen üzülme, o gelince yakarsın kınasını olmaz mı?

-Tamam. -Deva.

Bir tanem hastaneye gitti diyorum nereye gidiyorsun?

Mert'i aramaya gitmiyorum, dileklerimi asacağım da...

Sırası mı şimdi?

Tam sırası, kınam yakıldı ya.

(Gök gürlüyor)

Yağmur bastıracak.

(Gök gürlüyor)

(Müzik)

Allah'ım...

...gelin olurken insan yeniden doğmuş gibi olurmuş.

Bütün duaları da kabul olurmuş.

(Müzik) (Gök gürlüyor)

Bugün senden iki şey istiyorum.

(Gerilim müziği)

(Gök gürlüyor)

Gülendam!

Gülendam!

(Gerilim müziği devam ediyor)

Beni aramaya geldi.

Nasıl bildi burada olduğumu?

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Yağmur yağıyor)

(Geçiş sesi)

(Zafer dış ses) Hiçbir kadın seni gerçekten, yürekten sevmeyecek!

(Duygusal müzik)

(Dal kırıldı)

Kim var orada?

(Gerilim müziği)

-Sen beni mi takip ediyorsun? -Hayır.

O zaman ne işin var burada?

Dileklerimi asıyordum ben.

Senin ne işin var burada?

Beni bulmaya mı geldin?

Sen kimsin ki ben senin peşinde sürükleneceğim...

...geçtiğin yollara çıkacağım!

Sen kendini çok mu önemli sanıyorsun benim dünyamda.

Ben sana demedim mi kendin geleceksin diye.

Rüyanda görürsün. Duydun mu?

İkimiz aynı anda aynı rüyayı göremeyiz.

Emin ol, ayağıma geldiğinde ikimizin de gözü açık olacak.

Sen diz çökeceksin.

Sen kimsin?

Ben sana demedim mi bir daha bana vurursan elini kırarım diye.

Kır!

Kır hadi bakalım her dediğini gerçek yapabiliyor muymuşsun!

Kır hadi.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Telefon çalıyor)

Neredesin oğlum?

(Vefa ses) Abi dışarıdayım, sen neredesin?

Ben içerideyim.

(Vefa ses) Abi dışarı gel, çabuk, acele et.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Gülendam!

Gülendam!

Gülendam. Gülendam.

Gülendam.

Gülendam.

Gülendam.

Gülendam!

Gülendam.

Dışarı.

Tabii ki Zafer Hanım.

Saatlerdir kıvranıyorsun İbrahim. Ne var? Ne oluyor?

Zafer Hanım...

...Gülcemal bugün atölyeye gelmiş, kızımı sıkıştırmış.

Benim için çalışacaksınız diye emretmiş.

Deva teklifi kabul etmeyince ona üç gün vermiş.

Üç gün sonra ayağıma geleceksin, yalvaracaksın demiş.

O kırılası ellerini benim olan her şeye uzatacak anlaşılan.

Hanımefendi...

...bunca yıl bir dediğinizi iki etmedim, ne isterseniz yaptım.

Karşılığında sizden hiçbir şey istemedim ama şimdi istiyorum.

O adamı bizden uzak tutun.

Kızımdan uzak tutun.

Sen içini ferah tut.

Deva benim de kızım sayılır.

Onun eli size uzanamayacak.

Ben halledeceğim.

(Gerilim müziği)

Doktor!

Doktor!

Çabuk doktor çağırın!

-Hemen sedye! -(Gülcemal) Çabuk!

Çabuk, çabuk.

-(Erkek) Durum nedir? -(Erkek 2) Hocam trafik kazası.

Gözümün önünde araba çarptı.

-(Erkek 2) Beyefendi lütfen dışarıda... -(Gülcemal) Bir şeyler yapın!

(Erkek 2) Tamam. Bırakın, işimizi yapalım.

-Doktor bir şeyler yap! -(Vefa) Abi ne olursun.

-Doktor bir şeyler yap! -Abi tamam.

Doktor bir şeyler yap!

(Vefa) Abi ne olur sakin, ne olur. Tamam.

(Duygusal müzik)

Deva, bu olanları Mert'in de babamın da duymaması gerekiyor.

Hiçbiri benim isteğimle olmadı ki.

Kızım yok, bu adam kafayı takmış sana.

Niye öyle dedin şimdi?

Öpüşecek gibi olmuşsunuz ya.

İpek saçmalama, öyle bir şey demedim. Ne öpüşmesi?

Hayır. Dedim ki hani böyle...

Dizilerde oluyor ya...

...yaklaşıp burun buruna kalıyorlar ya böyle.

Ondan sonra ne yapıyorlar Deva? Öpüşüyorlar işte.

Öyle bir şey olmadı. Saçmalama.

Ayrıca ben nişanlıyım.

Biz onu biliyoruz canım. Sen onu Gülcemal denen adama söyleyecektin.

Sormadı ki.

İpek, üstümde bindallı vardı. Anlamıştır herhâlde, değil mi?

Ya Mert görseydi? Ya yanlış anlasaydı ne yapacaktın?

Vallahi Allah korudu.

Yemin ederim.

İyi ki arkadaşı hastaneymiş de yani geri dönmemesi...

Arkadaşı hastanede diye sevinmiyorum tabii ki...

...ama en azından geri dönmemesi, görmemesi iyi oldu. Bir de görseydi...

Yok. Şu adam düğüne kadar bir daha karşına çıkmasın.

Çıkmayacak.

Babam çıkmayacak dedi.

Ne oldu?

-Kına yakılırken yağmur yağıyordu ya. -Evet.

-Yani senin kınan da adamın eline akmış. -Evet.

Siz şimdi adamla birlikte yakılmış gibi oldunuz.

Bırak Deva, adam resmen Mert'ten rol çaldı.

Saçmalama İpek.

Saçmalıyorsun şu an.

(Duygusal müzik)

Uğursuz.

Buraya kadar geldin demek.

(Gerilim müziği)

Yüreğine düşen cemreyi buradan bile görebiliyorum Gülcemal.

Madem oğlum o kızı ayağına istiyor...

...ona yardım etmek benim analık görevim.

(Kapı vuruldu)

Gel.

Hanımefendi.

Aslında söyleyip söylememekte biraz kararsız kaldım.

Uzatma Emrullah.

Kızınız Gülendam kaza geçirmiş, şu anda hastanede.

Sizin için durumunu öğrenirim efendim.

(Gerilim müziği)

Sahip çıkamadım kıza.

Koruyamadım onu.

Ona bir şey olursa kendimi asla affetmem.

Abi, senin ne suçun var?

Onu buraya ben getirdim.

Ne istersin diye sormadım bile.

Koşa koşa anasının dizinin dibine gitti.

Bak sonra da ne oldu.

(Duygusal müzik)

Abi belki o yüzden gitmemiştir.

Benim kardeşim başka ne için gidecek o kadının kapısına?

Başka ne için gidecek?

Kurban olayım bize iyi bir şey söyle.

Tüm tetkikleri yaptık. Beyin MR'larını da çektik.

Kolunda ve kaburgasında ezilmeler var. Ufak bir beyin sarsıntısı da...

-Yani kurtuldu mu? Söyle! -Evet, şu an durumu stabil.

Gülendam Hanım da bebeği de iyi durumda.

Ne diyorsun doktor? Ne bebeği?

Beyefendi lütfen sakin olun. Belli ki durumdan haberiniz yok.

Kardeşiniz on haftalık hamile.

Tamam hocam, teşekkür ederiz.

-Ne diyor lan bu? -Abi sakin.

Sen biliyor muydun?

Bu akşam öğrendim.

Anlat.

-Anlat bak, deliriyorum. -Tamam.

-Tansiyonum çıkıyor, anlat! -Anlatacağım abi.

Gülendam bu akşam oraya annenle görüşmeye gitmedi.

Bir adamla buluştu.

Lan daha geleli ne kadar oldu?

Ne ara buldu bu adamı? Ne ara hamile kaldı?

-Bunlar olurken sen neredeydin Vefa? -Abi.

Vefa, sen böyle bir şeyi bilip nasıl bana söylemezsin?

-Nasıl gizlersin benden? -Senden bir şey gizlemedim abi.

Ben de bu akşam öğrendim.

Daha bu akşam söyledi adama hamile olduğunu.

Adam ne dedi?

Eline para sıkıştırdı.

Yarın bu bebekten kurtul dedi.

Para, öyle mi?

Kim lan bu herif? Kim?

Sana sabaha kadar süre.

Sabah o herifi Ağlayan Kaya'ya getir.

(Gerilim müziği)

Aşkım, bir tanem.

Nasıl özür dilenir böyle bir durumda hiç bilmiyorum ama...

...bu İstanbul'dan düğüne geleek arkadaşlarım var ya.

Kaza yapmışlar.

Bir taraftan da ne fark eder? Delireceğim aşkım.

Kafayı yiyeceğim, inanamıyorum. Ne diyeyim ki?

Ben seni kendi kınamızda yalnız bıraktım.

İyiler bu arada yani merak ettiysen.

Ama bunun yakınları gelene kadar...

...ben mecbur burada kalacağım aşkım. Ben İznik'teyim.

Bir tanem...

...kırılma bana, olur mu çiçeğim?

Çok özür diliyorum bir tanem. Seni çok seviyorum.

(Gerilim müziği)

(Bağırdı)

Ne yapacağım lan ben?

(Kapı vuruldu)

(Kapı vuruldu)

Nahide abla kusura bakma, iyiyim.

Yok bir şey, merak etme.

Mert Çakır.

Evet.

Kim soruyor?

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Vefa) Kalk, kalk. Gel, gel.

Ne yapıyorsunuz? Benim klostrofobim var.

O ne lan?

Bela mısınız siz? Avukatım ben!

Ben avukatım.

Kes lan!

(Gerilim müziği)

Kimsin sen?

Ne istiyorsunuz benden?

Benim adım Gülcemal.

Sen de bacımı hamile bırakan şerefsiz oluyorsun.

Ulan haysiyetsiz, şerefsiz!

Kızı üzdün, kırdın, rencide ettin!

Bir de ölümüne sebebiyet vereceksin, öyle mi?

Beni yanlış anlamayın ama sizin kardeşiniz olduğunu nereden bilebilirdim?

Ben bir kardeşi olduğunu da bilmiyorum zaten!

-Yani? -Yalan bana söylendi yani!

Ben tanımıyorum. Öyle bir gecelik bir şey oldu sadece.

Lan haysiyetsiz, (Bip)! Benim bacım kullanıp atacağın (Bip)?

-Haysiyetsiz, şerefsiz! -Gerçekten bir suçum yok!

-Ben bir umut vermedim. -Lan kes!

Bebeği de tek başına mı yaptı (Bip)?

Bak oğlum!

Ben konuşacağım, sen dinleyeceksin.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Mert) Sıcak.

(Gerilim müziği)

Yediğin (Bip) temizleyeceksin.

-Bak, sana üç teklif sunuyorum. -Teklifler ne?

Sen Türkçe anlamıyor musun lan? Ben konuşacağım diyorum!

(Mert bağırdı)

(Gerilim müziği)

Hemen şimdi burada Allah'ın emriyle bacımı benden isteyeceksin.

Bakın, ben sizi zaten çok iyi anladım da...

...ben yapamam. Nişanlıyım, evleniyorum.

Seni var ya...

(Mert) Dur, dur.

Dur diyor.

(Gerilim müziği)

Hani bir masal vardır ya.

Sonunda derler.

40 katır mı, 40 satır mı?

İkinci seçeneğin.

Bu paralar senin.

(Gerilim müziği)

Ne oluyor? Ne yapıyorsunuz?

Hayır! Atmayın! Lütfen! Allah!

Lütfen atmayın! Allah!

Tabii buradan çakıldığında hâlâ hayatta kalırsan.

Üç dedin! Üç ne?

Üçüncü seçenekte ben vururum seni.

İki kaşının arasından.

Başında ağlayacakları bir mezarın bile olmaz.

(Gerilim müziği)

(Sessizlik)

Oo, babacığım. Hayırdır?

Halil İbrahim sofrası kimin şerefine acaba?

Tabii ki Deva'nın.

Artık bu evde son günü.

Doğru, sen artık misafir sayılırsın.

Sonuçta bugün gelin olup uçuyorsun, değil mi?

(Deva) Öyle mi canım?

Hiç boşuna heveslenme. Benden öyle kolay kurtulamazsınız.

Her gün tepenizde olacağım.

Hadi başlayalım artık.

Daha çok işimiz var. Anca toparlanacağız.

Damat bey nerelerde? Konuştunuz mu?

Yok, konuşamadık. Bütün gün telefonu kapalıydı.

Arkadaşının yanında hastanede kalıyor ya İznik'te.

Bugün döner.

Bir zahmet Deva. Adamın akşam düğünü var sonuçta.

Allah Allah! Telefonu niye kapalı onu anlamadım.

Şarjı bitse gider alır. Çaldırdı falan mı acaba?

Ben de merak ettim şimdi. Dur bakayım.

Tamam, siz kahvaltınızı yapın.

Benim İznik'te bir tanıdık var, hastanede çalışıyor.

Arkadaşının adını söyle, yattığı kattan baktıralım.

Adını söylemedi ki.

Allah Allah! Mert seni böyle habersiz bırakmazdı.

Yok, telefonda bir sıkıntı vardır.

Mühim değil canım. Anons geçtiririz.

Siz Mert'i bulma işini bana bırakın. Hazırlığınıza bakın.

Kızım şu ekmeği uzat bakayım.

(İpek) Al babacığım.

(Gerilim müziği)

(Duygusal müzik)

Ölmemişim.

(Duygusal müzik)

Sen ölebilir misin kızım?

Senin abin var.

Bitirdin beni be. Mahvettin beni.

Keşke ölseydim.

Hişt, delirme.

Ben de mi öleyim istiyorsun?

Allah korusun abi.

O zaman böyle şeyler söyleme. Söyleme.

O gece olanları bilseydin eğer...

...öleyim isterdin.

Sen bu hayatta ne yaparsan yap...

...bir an bile ölmeni istemeyeceğim.

Günahınla sevabınla sen benim kardeşimsin.

Ailemsin.

Benim her şeyden haberim var.

Mert'ten, bebekten.

Hişt!

Sakin ol.

Abin her şeyi halletti.

Bitti o iş, merak etme.

Neyi hallettin abi?

-Öldürdün mü onu? -Katil miyim ben kızım?

Ne öldürmesi?

Hem de deliler gibi af dileyen, pişman olan bir adamı.

Pişman mı?

Vefa!

(Gerilim müziği)

Mert.

Gülendam.

Gerçek mi bu...

(Gerilim müziği)

Tabii ama sen lütfen yorma kendini, olur mu?

Gülendam, ben...

...bu nasıl söylenir onu da hiç bilmiyorum ama.

Sen bebek deyince ben panikledim.

Sonra eve gittim, sabaha kadar da düşündüm bunu.

Gülendam, ben çok pişmanım.

Çok pişmanım. Gerçekten çok üzgünüm.

Zaten abine de aynı şekilde söyledim.

Kendisi de çok yardımcı oldu bana sağ olsun.

Çok iyi bir insan.

Yani...

...ben...

...birlikte yaptığımız bu şeyin sorumluluğunu almak istiyorum.

Sen de umarım istiyorsundur. İstiyor musun?

Gülendam, hadi birlikte büyütelim bu çocuğu.

Hatta bak, şöyle bir şey yaptım.

Dizlerimin üstüne çöküyorum ve...

Kırdım bunu da.

Gülendam, benimle evlenir misin?

(Gülendam) Bu...

Gerçekten mi?

Gerçek.

Evet.

(Duygusal müzik)

(Hareketli müzik)

Ödüllük oyuncu çıktı (Bip).

(Hareketli müzik)

Salon çiçeklerini bir saate istiyorum.

Ne demek gecikme olacak?

Lütfen hızlandıralım şu işi.

-Kızlar. -Merhabalar kızlar.

Hadi gelin, birlikte fotoğraf çektirelim.

(Kadın) Nasılsınız? Nasıl gidiyor?

İyi gidiyor, sağ olun. Sizin?

İyi, güzel. Aysel, gelinliği şu tarafa koy.

Ama buruşmasın lütfen. Dikkat et.

Deva Hanım, sizin keyfiniz nasıl?

İyi, fena değil.

Ne oldu? Neyiniz var?

Şey, nişanlımın bir yakını hastanede, yetişemedi.

Geçmiş olsun.

Ben salona iniyorum. Yapabileceğim bir şey olursa buralardayım.

Tamam, sağ olun.

Deva, babam aradı mı?

Yok.

Aramadı.

Kızım saat kaç oldu. Bu Mert nerede?

(Gerilim müziği)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Sessizlik)

Oğlum gerçekten bu akşam nikâh mı yapacağız?

Aynen.

Vefa gelecek birazdan.

Ben doktorla konuştum, Gülendam'ı eve çıkaracağız.

Bir şirket gelecek, dekor falan halledecek.

Siz Gülendam'la ilgilenin.

Bilemiyorum.

Böyle alelacele nikâh mı olur? Kız kendini toplasaydı bari.

Ben o içerideki meymenetsiz suratlıya hayatta güvenmem anacığım!

Bir gün elimizde zor tutabildik zaten.

Her an topuklayabilir yani.

Nikâh bu gece olacak.

Sen Gülendam'ı çıkmaya hazırla.

(Gerilim müziği)

Abi, Gülendam'ı almaya geldim. Hazırlar mı?

Hazırlanıyorlar.

Ben de gidip şu nikâh işlemlerini halledeyim.

Abi bu nikâh için biraz acele etmiyor muyuz?

Acele etmeyip ne yapacağız oğlum?

Görmedin mi kızın mutluluğunu?

İlk defa yüzü güldü benim garip kardeşimin.

İlk defa.

Bu arada şu kızın babasıyla ilgili bir haber var mı?

Aa! Unuttum abi onu, kusura bakma.

Dün şeyi öğrendim.

Ne, konuş?

Babası, bize borcu olan bir tane adama kefil olmuş.

Zeki, Zeki Kaftancı.

(Vefa) Adamın borcunun vadesi dolmuş.

Ben de dün uyandım mevzuya, çocukları gönderdim.

-Ee? -Gitmişler işte.

Dükkân kapalı, ev kapı kilit.

Nasıl yani? Toz mu olmuş diyorsun?

Komşulara sorup soruşturmuşlar. İki gün önce buradaymış.

Dün sabah eşyaları yüklemiş arabaya, kaçmış gitmiş.

Allah doğru olanın yolunu nasıl açıyor, görüyor musun?

Ne abi?

Körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz diyorum.

Borçlusu kaçtıysa kefilini al gel diyorum.

-Hemen mi? -Al gel ne demekse!

Abi, bu kadar telaşımız var. Yarın alsak olmuyor mu?

Bugün Vefa, bugün getireceksin!

Kıza verdiğim üç gün bugün doluyor.

O adam bu akşam önümde olacak!

Patron, ben o kızın geleceğini sanmıyorum.

Düğünü varmış, evleniyormuş bu akşam.

Kiminle evleniyormuş?

Bilmiyorum da istiyorsan hemen öğrenirim.

Lüzum yok, öğrenme!

Çünkü o düğün olmayacak!

(Gerilim müziği)

-Nerede bu ya? -Deva, tamam.

Bak, babam da yolda geliyor şimdi. Tamam mı?

(Kapı vuruluyor)

Yok mu hâlâ haber?

Yok. Tamam arkadaşlar, bence biz...

...boşa gerilim senaryoları yazıyoruz.

Çünkü birazdan bu kapı açılacak, Mert gelecek.

(Kapı vuruluyor)

-Ne oldu baba, neredeymiş? -Kızım...

...anons yaptırdım.

Kaza yapan, dün gelen bütün hasta kayıtlarına baktırdım.

Sonra evinize gittim, kapı duvar.

(İbrahim) Büroya gittim, arkadaşlarıyla konuştum.

Kimse bir şey bilmiyor.

Başına bir şey geldi o zaman.

Bir şey oldu yani.

O beni böyle habersiz bırakmaz, ben biliyorum.

(Deva) Kesin başına bir şey geldi.

Hayır, hele ki bugün böyle hayatta bırakmaz. Değil mi yani?

Tamam Deva, sakin. Sakin ol.

Başına bir şey geldi diyorum yani.

O beni bu şekilde böyle bırakmaz yani, ben biliyorum!

Tamam, sakin ol. Bir şey olmayacak, birazdan Mert gelecek.

Başına da bir şey gelmedi, seni de bırakmaz.

Baba?

Armağan, annen nerede evladım?

Annem, buraya gelmek için yola çıkmıştı ama...

...ben geldiğinde göremedim. Yani gelmek üzeredir herhâlde.

Ben de aradım açmadı.

Ben çıkıp dışarıda bekleyeyim.

Zafer Hanım'ın eli kolu uzundur.

Tamam, tamam Deva.

Korkma bir şey olmayacak, tamam mı? Gelecek Mert.

Hey Allah'ım, nedir bu başımıza gelen?

(Gerilim müziği)

Zafer Hanım da geldi.

(Gerilim müziği)

(Emrullah) Bu sabah Gülcemal'in adamları Zeki’nin dükkânına gelmiş.

Hanımefendi cüretimi bağışlayın, işinize karışmak istemiyorum ama...

...bu iş İbrahim Usta'nın başına dert açacak.

Adamcağıza bir zarar vermezler inşallah.

Satrançta kazanmak için bazen veziri feda etmek gerekir.

Ben de kazanmak istiyorum.

Soldan git.

Hanımefendi, Deva Hanım'ın düğününe gitmiyor muyuz?

O düğün olmayacak. Soldan git.

(Gerilim müziği)

Yok, açmıyor hâlâ.

Bir haber var mı?

Yok.

Salon doldu, ben de yemek servisini başlattım.

En azından gelen misafirler oyalansın.

Deva, bak biz ne yapalım? Bir şey yapalım.

Çıkıp, ne bileyim iptal ettik diyelim.

Bir şey diyelim, bir açıklama yapalım insanlara.

Annem de gelmedi.

Ne yapacağız, ne oluyor şu an? Deva ne yapacağız?

Bilmiyorum.

Ne yapacağımı şu an gerçekten bilmiyorum.

Tamam, bak bana tamam.

(Kapı vuruluyor)

Buyurun.

-Deva Hanım'a bir mesaj getirdim. -(Kadın) Buyurun.

(Gerilim müziği)

Allah kahretsin Deva!

O adam kesin bir şey yaptı.

Ne, hangi adam ya?

(Gerilim müziği)

-Babam? -Ne?

-Ne, ne oldu? -Sen kimsin ya?

Babamı almış manyak, babam elinde!

Ne diyorsun Deva? Ne demek babamı almış?

-Ben gidiyorum! -Dur, dur!

Gel, gel.

Bana bak, bir şey bulmamız gerekiyor. Tamam mı?

Hemen gidemezsin, bir şey yapmamız gerekiyor.

-İpek, babam elinde diyorum! -Tamam, biliyorum.

-Polis? -Olmaz, adamı tanımıyorsun!

Gideceğim, babamı sağ salim alıp getireceğim. Tamam mı?

Götür beni.

(İpek) Deva, Deva bak olmaz! Deva, lütfen!

İpek, İpek dur bir şey yapalım! Polise gidelim, hadi lütfen!

Armağan, olmaz diyor bak lütfen dur!

(Gerilim müziği)

Deva!

(Gerilim müziği)

(İpek) Deva, Deva in arabadan Deva!

Deva dur, in konuşalım Deva!

Off!

(Gerilim müziği)

(Sessizlik)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Bir ömür boyu mutluluklar dilerim.

-Teşekkür ederiz. -Tebrikler.

(Nikâh Memuru) Tebrikler.

(Gerilim müziği)

Yüzüklerini de ben takayım bari de âdet yerini bulsun.

Kardeşim hiçbir şeyden mahrum kalmasın.

(Gerilim müziği)

Evlilik kutsal bir müessese.

İki taraf da ayağını denk alacak.

Sadakat ilk kural, ikincisi saygı.

Bu ikisi olduktan sonra sevgi de olur.

Ben Gülendam’ı, Allah’ın emaneti bildim.

Gözümün nuru bildim.

Gözümü üstünden ayırmadım.

Ama şimdi vakti geldi, yuvadan uçuyor.

Bana emanet edileni...

...ben de sevdiği adama emanet ediyorum.

Biliyorum ki o da benim gibi gözünün nuru bilecek...

...incitmeyecek!

(Gerilim müziği)

Hayırlı olsun.

(Gerilim müziği)

Mutluluğun daim olsun gözümün nuru.

Sağ ol abi.

İstanbul'a gideceksiniz bu akşam. Evi hazırlattım.

Biraz dinlenirsiniz.

Birbirinize alışırsınız.

Tamam abi, teşekkürler.

Teşekkür...

Kardeşimin gözünden yaş akarsa...

...seninkinden kan akıtırım!

(Gerilim müziği)

Hadi çal bakalım!

("Volkan Gümüşlü - Kerimoğlu Zeybeği" çalıyor)

("Volkan Gümüşlü -Kerimoğlu Zeybeği" çalmaya devam ediyor)

("Volkan Gümüşlü -Kerimoğlu Zeybeği" çalmaya devam ediyor)

("Volkan Gümüşlü -Kerimoğlu Zeybeği" çalmaya devam ediyor)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Eğlenin bu akşam!

(Davul zurna çalıyor)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Sen insan değilsin!

Sen bir canavarsın!

Ne lan bu adamın hâli?

Biraz korkutun dedim.

Ayarı kaçırmışlar.

(Bip) yapacağınız işi!

(Gerilim müziği)

Borcunu bu gece ödeyeceksin bana!

Borcum olduğunu dövülürken öğrendim!

Zaman bile vermedin!

Senin nasıl bir adaletin var?

Dağ gibi borç yükledin üstüme. Nasıl ödeyeceğim?

Sen merak etme ihtiyar.

Seninle işim kalmadı artık.

(Gerilim müziği)

Borcunu gelip kızın ödeyecek bana!

Çocuklarımı bu işe bulaştırma!

Onların bir alakası yok!

Allah aşkına kızlarımı rahat bırak!

Sen nasıl bir adamsın?

Senin vicdanın, merhametin yok mu?

Nasıl bu kadar kötü olabiliyorsun?

Bana kötülüğü annem öğretti.

(Gerilim müziği)

(İbrahim) Yapma bunu! Kızımın bir suçu yok!

-Ne istiyorsun bizden? -Kızını!

(Gerilim müziği)

Hadi, daha gelmedik mi?

(Gerilim müziği)

Bana kızdın, değil mi?

Senin kızını yıllarca koruyup kolladım.

Deva’yı Armağan’dan ayırmadım.

Şimdi onu düşmanın kollarına attığımı düşünüp, bana kızıyorsun.

Ama mecburum.

(Gerilim müziği)

Şahit ol.

O Gülcemal denen o canavara...

...sevmek neymiş öğreteceğim.

İnsan, aşkı için...

...ciğeri yana yana nasıl canından vazgeçermiş öğreteceğim.

Seni sevmenin ne demek olduğunu...

...senin kızını, Deva’yı severek öğrenecek.

En büyük düşmanın kızını...

...canının cananı yapacak.

Onu öyle çok öyle çok sevecek ki...

...kalbindeki bütün yaralarının...

...o aşkla deva bulduğuna inanacak.

Gün gelecek, bir bakacak ki...

...Deva için her şeyden vazgeçmeye hazır.

Anadan, evlattan...

...maldan, candan.

(Zafer) İşte o gün benim günüm gelecek.

O gün kızını alacağım ondan!

Ciğerimi yaktığı gibi ciğerini yakacağım onun!

Ölmeden mezara koyacağım!

Yemin ederim!

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

-Babam nerede? -(Vefa) Buyurun.

(Gerilim müziği)

Babam nerede diyorum? Ne yaptınız ona?

Buyurun böyle burada bekleyin lütfen.

Pardon da ne kadar bekleyeceğim ben burada böyle?

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Nasıl ev bu ya?

(Havai fişek patlıyor)

(Gerilim müziği)

-(İbrahim) Çıkar beni buradan! -(Deva) Baba!

(İbrahim öksürüyor)

(İnliyor) Çıkar!

Eşkıya mısın sen Gülcemal?

-(Deva) Baba! -Deva!

-(İbrahim) Deva! -(Deva) Baba!

-Baba, ses ver bulayım! -(İbrahim) Deva, buradayım!

-Baba! -(İbrahim) Deva! Deva!

-(Deva) Baba, neredesin? -(İbrahim) Burada, buradayım!

-(Deva) Baba! -(İbrahim) Buradayım!

-Baba geldim, baba! -(İbrahim) Buradayım, buradayım!

Baba, ne yaptılar sana?

Kızım, kaç git buradan! Seni görmesinler, kaç git! Ah!

-Baba! -Git buradan, git!

Olmaz, gitmem! Seni almadan hiçbir yere gitmem!

Kilidi kıracak bir şey bulacağım, tamam mı?

(Gerilim müziği)

(İbrahim) Deva, dikkat! (Deva çığlık attı)

(İbrahim) Kızımdan uzak dur!

Allah seni kahretsin!

Allah seni kahretsin!

Ne istedin sen benim babamdan?

Yaşlı başlı adamdan ne istedin?

Benim babam ne yaptı sana? Hiç mi utanmadın?

Sırf beni buraya getirmek için babamı kullandın!

-Hasta psikopat! -Babanın bana borcu var!

Ama ödemiyor! Bana herkes borcunu öder!

-Ya malıyla ya da canıyla! -Ne borcu, ne diyorsun sen? Bırak!

Neyse borcu öderiz!

Borcun vadesi bugün bitti! Artık parayla ödenmiyor!

Ne yapacaksın, öldürecek misin babamı?

Malıyla ödeyemediğine göre canıyla ödeyecek!

Delirmişsin sen!

(Gerilim müziği)

-Bırak babamı! -Bırakırım!

Bunun bir bedeli var ama!

Sormayacak mısın bana karşılığında ne istiyorsun diye?

Sakın, sakın, hayır! Hayır, Deva sakın!

(Gerilim müziği)

-Ne istiyorsun? -Seni.

(Gerilim müziği)

Babanın yerine burada kalmana izin veririm belki.

(Gerilim müziği)

Tabii diz çöküp yalvarırsan!

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Bu dizinin ayrıntılı altyazısı NOW tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Nuray Ünal - Büşra Taşcıoğlu...

...Ece Naz Batmaz - Eylül Yılmaz - Gülay Yılmaz

Editör: Dolunay Ünal

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.