All language subtitles for 25-The Rainbow Journey

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Çekil! Ne yapıyorsun?

Çekil! Eğil!

Muhtemelen çok kalın.

Afedersin.

Evet. Ev sahibi şu an evde değil.

Evet, evet... Bambu yusufçuk mu? - Evet.

Çocukken çok yapardım.

Kanatlarının sesini çok severdim.

Kanatlarının sesi kendini rahat hissetmeni sağlıyor.

Masör.

Hizmetine ihtiyacım var.

Müşterisi misin? Afedersin.

Hava çok sıcak. Umarım seni rahatsız etmiyordur.

Hiç sorun değil. Bu benim işim.

O zaman nereye gideyim?

Dışarıda bir tahtırevan seni bekliyor. - Ne?

Bu saatte dışarısı yürümek için çok sıcak.

Umrumda olmaz. Her zaman yollardayım.

Sıcak veya dondurucu havaya dayanabilirim.

Anlıyorum.

Ama yine de nezaketini takdir ediyorum.

Öyleyse, lütfen... Bu taraftan.

"Sonbahar çiyi..."

"Renklerin yansıması..." "Kızıl yapraklar..."

"Dağda."

Bu annenin en sevdiği şiir. O yüzden duvara asmak istedim.

Bu şiiri okumak her zaman çok zevkli.

Evet.

Annemin yedinci anma törenini huzur içinde...

...gerçekleştirdiğimiz için çok mutluyum.

Peki...

Annen seni bu evde gördüğüne cennette çok sevinmiştir.

Dün gece odandan gelen öksürük seslerini duyabiliyordum.

Öyle mi?

Lütfen kendine iyi bak. - Merak etme.

Annem çok iyi bir çay ustasıydı.

Sırrı neydi?

Lütfen çayımı bir kere dene.

Mükemmel bu.

Şey... Burası kimin konağı?

Masaj benim işim. Lütfen yapma.

Ben Nui. Hanımım,...

...masör geldi.

Buyur. - Evet, evet.

Buyur.

Teşekkürler.

Devam et. - Evet.

Peki, şimdi başlıyorum.

Kaslarınız çok sıkı...

Çok fazla konuşma.

Evet.

Bu çok kötü.

Daha dikkatli olayım.

Kaoru şu anda masaj yaptırıyor, değil mi?

Evet, öyle. Adı Ichi. Dün gece bulduğum adam.

Ondan emin misin? Sonuçta bir yabancı.

Bir yabancının olması daha iyi olur diye düşündüm.

İnsanların hanımımız hakkında dedikodu yapmasını istemiyorum.

Belki de haklısın. - Evet.

Bunları teftiş için hükümete getirmelisin.

Evet.

Kaoru çok inatçı bir kadın.

O iyi bir hanım.

Böyle bir yükü taşımak zorunda.

Kalçalar. - Evet.

Çok teşekkürler.

Ichi-san, ne yapıyorsun? -Evet, evet.

Ichi-san, bu ücretin. Lütfen.

Yo, hayır. Zaten yeterince ücret aldım.

Hayır. Bu ilk ücretin.

Teşekkürler.

İyi misin? - Bu çok fazla.

Hayır! Bu efendimizden.

Çok teşekkür ederim. - Devam et lütfen.

Teşekkürler. Sanırım artık kendini çok daha iyi hissediyordur.

Evet. Ichi-san! - Evet?

Tütünün.

Lütfen yine buyurun!

Ichi-san!

Parmakları olağanüstüydü.

Şimdi çok iyi görünüyorsunuz.

Öyle mi?

O kim? - Gezgin bir masör.

Aylağın teki mi? - Adı Ichi.

Ichi...

Parmakları taş gibiydi, yüzü de kötü görünüyordu.

Bizi mi izliyordun?

Hayır, giderken ona biraz bakıverdim.

Nui. - Evet.

Kimonon çok sade.

Evet.

Daha parlaklarıyla daha iyi görünürsün.

Kalede, giysilerimden sana bir tane seçerim.

Gerçekten mi? Çok teşekkür ederim!

Sanırım bu gece daha iyi uyuyabilirim.

Dün gece çok nemliydi.

Bir samuray ailesindensin, değil mi? - Evet.

Lordumuzun metresi olduğumda senin yaşındaydım.

Çok şanslı bir hanımsınız, hanımım.

Etrafındaki şeylerle ilgilenmek için biraz paraya ihtiyacın var.

Çok teşekkür ederim.

Peki...

Lordumuza verilen hediyeler konusunda Nui-san'a talimat verdim.

Evet.

Senin için ne büyük bir yük.

Ne diyorsun sen?

Benim kararımdı.

Peki...

Lütfen kendine iyi bak.

Evet.

O ilaç ünlüdür ve çok iyi işe yaraması lazım.

Her gün al lütfen. - Evet, biliyorum.

Evde kendimi çok rahat hissettim.

Yürüyün!

"Echizen-ya"

Leydi Kaoru'nun kaleden döndüğünü duydum. - Evet.

Buraya gelirken kaleye dönen alayını gördüm.

Ne harika bir şey. - Evet, öyle.

Çok güzel, çok güzel. - Teşekkürler.

Echizen-san onunla gurur duyuyor, değil mi?

İşleri harika gidiyor. - Çok teşekkür ederim.

Masör! Lütfen buraya gel!

Ichi-san?

Katip, sen misin? - Sana ihtiyacımız var.

Çok teşekkür ederim.

Bu gece henüz sakalımı tıraş etmedim.

Bir tahtırevan geldi. - Evet.

Sana her zaman bu tür meseleleri halletmeni söylemiştim.

Evet...

Ama bu sıradan meselelerden farklı. Ne yapacağımı bilmiyorum.

Sanırım para isteyen serseriler değiller.

Çok üzgünüm.

Lütfen bu meseleyle ilgilenir misiniz, efendim?

Ayrıca geçen gün tuttuğumuz masör de onlarla birlikte.

Masör mü? - Evet.

Niye o roninlerle birlikte burada?

Ben de tuhaf olduğunu düşündüm.

Senin neyin var?

Peki...

Ben Echizen-ya Toemon.

Gece geç saatte sizi ziyaret ettiğimiz için özür dileriz.

Sizin için çok önemli bir mesele olduğunu düşündüğümüz için geldik.

İlginiz için teşekkür ederim.

Başınız büyük belada.

Peki, sen kimsin?

Güzel bir kızınız var.

Çok zengin olduğunuzu ve...

...kocaman bir konağınız olduğunu duydum. Ama bu düşündüğümden daha fazla.

Çok teşekkür ederim.

Lütfen sorunun ne olduğunu bize bildirin.

Peki... Peki...

Bu tür bir sorunu çözmek için acele etmemelisiniz.

Ama bize söylemezseniz... - Kapa çeneni!

Bununla ben ilgilenirim. - Lütfen daha fazlasını anlatın.

Masör.

Evet.

Buraya ilk gelişin değil, değil mi?

Evet.

Buraya kızın masaj yapmaya geldin, değil mi?

Evet. - Ne olduğunu söyle bize.

Ne oldu? - Sana o konuyu soruyorum.

Anlıyorum, o konuda...

Evet, kasları çok gergindi,...

...bu yüzden omuzlarını yukarıdan aşağıya doğru ittim.

Ondan sonra!

Bize cevap veremeyeceğine göre cevabın evet olduğunu varsayıyoruz.

Babası olduğuna göre...

...o gün ne yaptığını bilmelisin.

Belki de bunu zaten biliyorsundur.

Bu pis masörle yattı.

Bu pis masörle!

İmkansız... Bu doğru olamaz...

Çok utanç verici.

Niye bize gerçeği söylemiyorsun? Aksi takdirde pişman olursun.

Dürüst ol.

İnsanlar arada bir hata yapar.

Hey, sen! Bunu öğrenirlerse idam edilirsin.

Bu doğru olamaz! - Kapa çeneni!

Masör, cevap ver.

Ne diyeceğimi bilmiyorum. - Yani, yattı...

Yattı dersem, o zaman ne olacak?

Orası seni ilgilendirmez.

Peki...

O zaman yatmadı dersem...

...siz bir avuç yalancısınız.

Bu konuda çok sakinsin.

Masör.

Her şey doğru değil, değil mi?

Sana ne diyeceğimi bilmiyorum.

Niye topun ipini almıyorsunuz?

Bu toptan mı?

Bu Bayan Nui'nin topuydu.

Nui'nin mi? - Evet.

Efendim, ne oldu?

Anlıyorum.

Bu ciddi bir sorun.

Son olarak, şunu iyi anlayın.

Sonra?

Bin ryoya ihtiyacımız var. - Bin ryo!

Umarım sıradan suçlulardan farklı olduğumuzu biliyorsunuzdur.

Farklı mı, nasıl? - Bir sebebimiz var!

Davamız için buna ihtiyacımız var.

Dava mı? - Doğru!

Muhtemelen şimdiye kadar duymuşsunuzdur.

Evet! Anlıyorum.

Size bir şey sorabilir miyim? - Neymiş?

Davayla neyi kastediyorsunuz?

Dava davadır!

Sizin davanız ne?

Orası seni ilgilendirmez.

Sanırım "dava" bin ryo demek.

Ne?

Sorunu parayla çözebilirsek buna değer.

Umurumda değil. İşimi kaybedebilirim, Echizen-ya.

Beklediğiniz için teşekkürler.

İşte bin ryo.

Ancak,...

...ben tüccar Echizen-ya Toemon'um.

Size karşılıksız bin ryo veremem.

Ne istiyorsunuz?

Bu bizim iş sözleşmemiz. - Ne?

Lütfen kendinizi adınızla tanıtın.

Biz tüccarlar isimsiz insanlarla asla iş yapmayız.

Onunla ne yapacaksın?

Bunu kendime saklayacağım,...

...hepsi bu.

Bin ryomla davanıza katkıda bulunmaktan mutluluk duyarım.

Eski Dai-Shoji Grubu, Kanemitsu Hachiro,...

...ve diğer dört üye.

Lütfen evinize gidin.

Masör de.

Bu masör bizim kurtarıcımız.

Niye partimize katılmıyorsun?

Kız harikaydı, değil mi? - Evet, öyle olmalı.

Ama masör olmak çok hoş.

Sizinle ne yapacağız biz?

Burada durun.

Masör, harika zaman geçirdin.

Hey, Takihara! Kılıcını ver.

Hiçbir şey hissetmeyeceksin.

Anlıyorum.

Kafanı eğ.

Son sözlerimi söyleyebilir miyim?

Pekala, seni dinliyorum.

Bin ryonuz olabilir...

...ama insanlıktan nasibinizi almamışsınız.

Hepsi bu kadar mı?

Kendinize iyi bakın.

Sorun ne? - Bilmiyorum.

Sen... Kimsin sen?

Ben bir hiçim...

Sen... O beş adamı öldürdün mü?

Bin ryoyu geri mi aldın? - Evet.

Efendim! Bin ryo burada!

Adın Ichi-san mı?

Çok teşekkür ederim. - Rica ederim.

Bu ne saçmalık...

Efendim...

Kızınız Merhamet Tanrıçası gibi...

...çok nazik bir insandı.

Peki... Artık gidiyorum.

Ichi-san!

Evet.

Bu fazla değil...

...ama sana minnettarım.

Yo, hayır. Lütfen yapmayın.

DEVAM EDECEK

Çeviri: Süt Kardeşler (Hakan & Orhan)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.