Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Gerilim müziği)
Kızım.
(Melike dış ses) Bazen de küçücük bir leke insana öyle bir tokat atar ki...
...baştan sona bildiğin ne varsa sorgularsın.
Bu yaşadığım ne, gördüğüm ne?
Gerçek mi bütün bunlar yoksa hepsi koca bir yalan mı?
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Oldu mu?
-(Duru) Melike Hanım? -Oldu, oldu, çok güzel oldu hatta.
Anne, hadi çıkalım biz de.
-Çıkalım mı? -Evet, çıkalım hadi.
Hem bak Duru da sahneye çıkacak şimdi. Hadi gel gidelim biz de.
-Her şey tamam, değil mi? -Evet, tamam, gerçekten çok güzel oldu.
-(Hazal) Hadi anne. -Çok teşekkür ederim.
Bir şey değil.
Sahneye çıkacakları buraya alayım lütfen, buyurun.
(Gerilim müziği)
Hadi.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Melike iç ses) Neydi gördüğüm? Benim yavrumun sırtından silinen leke...
...nasıl Duru'nun sırtında olur?
Aynısıydı. Tam hatırladığım gibi.
Yok, hayır, değildi, olamaz.
Aklımı koru ya Rabb'im.
Şu müzik, sesler, bir sussa herkes. Keşke zaman dursa.
Hayalle gerçek ayrılsa.
(Gerilim müziği)
(Duru iç ses) Hayal değil değil mi bu? Annem beni izliyor...
...ilk defa tasarımımı görüyor. Allah'ım ben ne yaptım?
Nasıl çıktım buraya?
Nefesim kesilecek galiba.
Bir şey olsa...
...bir şey olsa da zaman dursa.
Birbirinden güzel ve yetenekli yarışmacılarımız...
...heyecanla kıyafetleriyle bekliyor. Ve birinci...
...burada, bu zarfta. Açıyorum.
Çok güzel bir yarışma oldu ve bu sonuç gerçekten büyük sürpriz.
Yarışmaya rumuzla katıldığından kim olduğunu bilmiyorduk. Bugün öğrendik.
Evet, bazılarınız tahmin etti. Açıklıyorum, hazır mısınız?
Birincimiz, Duru Aksoy.
(Gerilim müziği)
Tebrik ediyoruz. Ödülünü vermek üzere de...
...annesi, duayen tasarımcı Berrin Aksoy'u sahneye davet ediyoruz.
(Sunucu) Yanlış anlaşılma olmasın, Berrin Hanım jürimizde değildi.
Bugün buraya ödül vermeye davet ettiğimizde Duru'dan haberi de yoktu.
Büyük ve güzel bir tesadüf oldu. Öyle değil mi Berrin Hanım?
Haklısınız. Benim için de büyük bir sürpriz oldu.
Kızımın yarışmaya katılacağını bilmiyordum.
Ama çok şaşırmadım.
Çünkü Duru'nun yeteneğinin çocukluğundan beri farkındayım.
Bu konuda gelişmesi için elimden geleni yaptım.
Ve bir gün başaracağından emindim.
Prensesim, tebrik ederim. Nice başarılara.
(Alkışlıyorlar)
Teşekkür ederim.
Ben en büyük ilhamımı annemden aldım.
(Duru) Kendimi bildim bileli gözümün önünde mucizeler yaratıyordu.
Ben de ona hayranlıkla bakıyordum.
O yüzden çok şanslıyım. İyi ki benim annemsin.
Ama tüm bu başarının arkasında biri daha var.
Bu kadar kısa sürede...
...o büyülü elleriyle mucizeler yaratan biri.
Ve o güzel dikiş yeteneğiyle beni bu yarışmaya hazırladı.
İzninizle sahneye davet etmek istiyorum. Melike Hanım.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(İnliyor)
(Gerilim müziği)
Elinize sağlık beyler.
İyi misin tatlı çocuk?
Anlaştık, değil mi?
Duru yok.
Duru'yu unutuyoruz. 'Okay'?
Ben de öyle düşünmüştüm.
Bakalım bunda ne varmış?
(Gerilim müziği)
Çok tatlı değil mi ya?
Kerim...
...eğer Duru'ya yaklaşmaya devam edersen...
...dudağını değil kafanı da patlatırım.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Tunç) Gidiyoruz.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Kerim de bir gitti, gelmedi.
Biz de gitsek mi anneciğim, ne dersin?
Bir tebrik edelim, ondan sonra gideriz.
-(Kadın) Görüşmek üzere Berrin Hanım. -Görüşürüz, teşekkür ederim. Sağ olun.
-Anneciğim. -Seninle evde konuşacağız.
(Gerilim müziği)
Ve mutlu son! Nasıl sevindi annen ama.
Sağ olun, teşekkür ederim.
Ben bir üstümü değiştirsem iyi olacak.
Biz de gidelim mi, ne dersin? Bugün yakalayamayacağız, belli oldu.
Bekliyoruz anlaşılan.
O zaman ben gideyim, su falan alayım bize.
Ne oldu, niye geldiniz?
-Yardım edeyim diye geldim. -Teşekkür ederim, gerek yok.
Olsun, zaten geldim. Ben açayım arkanı.
Niye ısrar ediyorsunuz? Ben hallederim diyorum.
Lütfen çıkar mısınız?
Lütfen.
(Gerilim müziği)
Anne.
Vedalaştıysanız gidelim artık.
(Hazal) Hadi.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Müzik)
(Gerilim müziği)
Ne oluyor, iyi misin?
Gel, otur şöyle.
Bunlar böyle işte. Şov için yaşıyorlar.
Seni sahneye çıkardı, bitti.
(Hazal) Anca hava atsın. Aynı annesi ya, aynı annesi!
(Hazal) Kerim de yok ortalarda.
Ben bir Kerim'e bakayım, tamam mı? Sen buradan sakın ayrılma ama.
(Hazal) Hemen geleceğim, tamam mı? Bak sakın.
-Tamam. -Tamam.
(Geçiş sesi)
Hazal, leken yok. Buradaydı anneciğim. Tam şuradaydı. Yok.
(Hazal dış ses) 20 yıl geçmiş üstünden ya! Koca 20 yıl.
Küçülmüştür belki. Rengi gitmiştir, bir şey olmuştur.
Aynı kalacak diye bir şey yok ya!
(Gerilim müziği)
(Korna çaldı)
(Melike dış ses) Şüphe, sinsi bir kurt derler.
İnsanın içine bir kere düştü mü kemirmeden, onu bitirmeden gitmez.
Ben nasıl kurtulacağım ondan peki?
Teslim olmak mı kurtuluş...
...yoksa gerçeğin keskin kılıcıyla kesip atmak mı?
Nerede bu kadın ya?
(Gerilim müziği devam ediyor)
Anne!
Anne!
(Hazal) Anne.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Ne bu böyle yangından mal kaçırır gibi acele acele hareketler Cengiz ya!
Daha dükkânı kaça devraldığını da söylemedin.
Nereden buldun o parayı, onu da söylemedin.
Of be gülüm be! Of be!
İnsanın hevesini böyle kursağında bırakıyorsun yemin ediyorum.
Bana bak, şu imzaları bir atayım tamam mı? Seni kolundan tutacağım...
...kafede buz gibi limonatalarımızı içerken de böyle düşünebilecek misin...
...göreceğim seni.
İyi, sen şu resmî işlerini hallet de...
...limonatası eksik kalsın.
Halledeceğim gülüm, hallediyorum zaten.
Kocan halleder. Bir öpücük ver şuradan bakayım.
Oh! Şuradan da ver.
Oh! Hadi çıktım ben.
-(Hülya) Hallederiz Cengiz. -Aynen, hallederiz.
(Telefon çalıyor)
Ne çaldın be!
-Ne var Hazal? -Alo, anne! Çok kötü bir şey oldu.
-Ne oldu kız? -(Hazal ses) Melike.
Melike lekeyi gördü.
Leke derken nasıl?
Nasıl gördü ya?
Doğum lekesi işte. Duru'nun sırtında gördü.
(Hazal ses) Hani böyle yarım ay gibi diyordu, benim sırtımda arıyordu...
...bulamamıştı ya. Ben de yok demiştim, onu gördü işte.
Kızım, nasıl oldu da bu bunun sırtındaki lekeyi gördü?
Nasıl oluyor bu iş ya?
Ya önemli olan o mu Allah aşkına?
(Hazal ses) Gördü işte, şüphelendi bir şeylerden.
Siz de dikkat edin, tamam mı?
Asıl sen dikkatli ol. Panik yapma, tamam mı?
Sakin ol yoksa sen açık verirsin.
Tamam.
Sakin olmuş.
Hayatımda iyi giden tek şey Melike'ydi.
Onu da kaybedemem.
(Gerilim müziği)
Buyurun efendim.
Bu ne?
Ben senden limonlu su mu istedim?
-Genelde öyle içersiniz diye. -(Berrin) Su istedim, su!
Tamam, çekil, tamam. İstemiyorum hiçbir şey, bırak.
Anne.
Ben senden çok özür dilerim.
Zaten başından beri içim hiç rahat değildi.
Ben yarışmada dereceye giremezsem diye korktum.
Yoksa senden gizli bir şey...
Sen benden gizli iş çevirdin!
Senin o kadınla ne işin var?
Sen o kadınla nasıl çalışırsın?
Kaçma, buraya gel! Gel buraya! Konuşacağız.
(Berrin) Bir de sahneye çıkarmışsın teşekkür ediyorsun kadına!
Sen o kadın sayesinde mi kazandın bu yarışmayı?
(Berrin) Cevap ver bana! Cevap ver!
Sen...
...sen yeteneğini kimden aldın ya?
(Berrin) Benden.
Sana bu işi kim öğretti? Ben.
Sen çocukluğundan beri beni izliyorsun.
Ben senin annenim, anladın mı?
Senin annen benim! O kadın kim? Kim o kadın?
(Kapı vuruldu)
(Hülya) Kim bu be, ne oluyor?
Kız, ne çalıyorsun kapıyı alacaklı gibi?
Hazal'ın bebeklik kıyafetleri nerede abla?
Selamün kavlen.
Ne yapacaksın Hazal'ın bebeklik kıyafetini?
Abla, saklayın demiştim. Bebeklik kıyafetleri, eşyaları nerede?
Ay, ne bileyim Melike? Bakıyorsun öyle.
Anamın odasında bir bohçada mıydı neydi...
Tamam, bir göster.
Tamam, sinirlenmeni anlıyorum.
Ama ben bu tokadı hak etmedim.
Sana hiç vurdum mu bugüne kadar?
-(Berrin) Senin canın yansın ister miyim? -Ama yaktın.
Hem de çok fazla yaktın. Ama bunu hiçbir zaman unutmayacağım.
Hem de neden?
Gizlice bir yarışmaya katılıp birinci oldum diye mi?
Kendi hâlinde terzi bir kadınla çalıştım diye mi?
Kendi hâlinde bir terzi mi?
Evet, tamam, belki sahneye çıkartmam fazlaydı ama çok çalıştı.
Ben vazgeçtiğimde o durmadı, dikti.
Nasıl dikti?
Kanlı elleriyle mi?
O ne demek?
Senin o sahnede elinden tutup kaldırdığın kadın bir katil kızım.
(Berrin) Kendi kocasını, kızının babasını öldürecek kadar acımasız bir katil.
20 yıl hapiste kalmış, 20 yıl.
-Senin bundan haberin var mı? -Yani...
...bana hapisten çıktı demişlerdi ama...
Ama sana gerçekleri söylemediler.
Anladın mı nasıl böyle delirdim?
Görüntü şu.
Benim tertemiz saf kızım bir katille aynı karede.
Dayanılır gibi değil!
Sen ne zamandır biliyordun peki?
Tatlım...
...en başından beri ne olduğunu sanıyorsun?
(Berrin) Sadece tedirgin olmayın diye sustum.
Hazal'a acıdım, konuyu kapattım ama gerçek bu.
Senin amacın neydi? Bana meydan okumak mı?
Hayır.
Yani yapamam ki zaten.
Ben sadece benimle gurur duy istedim.
Bir tanem, ben seninle zaten hep gurur duyuyorum.
Ama yani o kadınla sahnede ödül kaldırdığını görmek...
...dayanılmazdı.
Seni çok seviyorum.
Seni çok seviyorum, biliyorsun değil mi?
Senin gözün kamaşsa ben güneşi söndürürüm. Biliyorsun değil mi?
Etrafında sana zarar verecek kimseyi tutmam.
Biraz ileri gittim, özür dilerim.
Ama sen de beni anla.
Duru, o kadınla görüşmeyeceksin bir daha, tamam mı?
Lütfen onunla muhatap olmayacaksın, tamam mı?
Neredeymiş benim birinciler birincisi prensesim!
Ne güzel sürpriz yaptınız bana.
Gurur duyuyorum seninle güzel kızım benim.
Aa! Ama kazananlar ağlamaz. Ne bu hâl?
Sevinçten ağlıyor Halukcuğum.
-(Berrin) O kadar heyecan yaşadı kolay mı! -(Haluk) Heyecanımız hiç bitmesin o zaman.
Kızımın şerefine büyük bir kutlama yapıyoruz.
Evet, herkesi çağırdım. Müzik, eğlence, dans.
(Haluk) Ne dersin?
Baba, hiç gerek yok gerçekten. Ben istemiyorum.
Olur mu kızım? Bugün senin en mutlu günün.
Eğlenmek hakkın. Değil mi Berrin?
Tabii kutlamalıyız. Kızımızla gurur duyduğumuzu herkes bilsin.
(Haluk) Tabii kızım.
Canım benim, gel. Gel benim güzel kızım.
Al bak bakayım şuna.
(Hülya) Anasının kızı. İnat, inat!
Yok. Yok. Yok.
-(Melike) Yok burada, yok. -Ne yok Melike, ne yok?
Abla, Hazal'a bir patik yapmıştım.
Hani böyle üstüne papatyalar işlemiştim. Hatırlıyor musun?
Melike, sen delirdin mi ya?
20 sene önce yaptığın patiği ben nereden hatırlayayım?
Yok, ipi varmış da papatyasıymış da!
Abla, patikler nerede?
Kızım, ne bileyim! Kayboldu herhâlde.
Taşınmada mı gitti, başka bir şeyde mi gitti...
...ne bileyim ben nerede patik ya?
Bu kadar şeyi sakladın, bir tek o patikler mi kayıp abla? Nerede?
Ya Melike, sen içerideyken tutturmadın mı...
..."Ablacığım, Hazal'ın bebeklik kıyafetleri!
Aman ablacığım, onların hatırası var!"
Ondan taşıdım bu kadar şeyi bunca sene. Taşınır mı bunlar?
Son kez soruyorum.
Patikler nerede?
Anasının kızı diyorum, inat çünkü. Aynen sen!
İnat! Aynen sana çekmiş, aynen!
(Gerilim müziği)
Bir şey koymuştum şuralarda geçen.
Bak bakayım şuna.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Geçiş sesi)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Yapma.
-Tamam mı? -Tamam.
Artık siz bu kapıyı da, beni de, içeridekileri de unutun.
Ne siz bizi gördünüz ne de biz sizi.
Şunu da al.
Bu ne?
Bebeğin üstündekiler. Hanımım istemedi. Sizde kalsın.
(Gerilim müziği)
(Geçiş sesi)
Ee, papatyalar. Ne oldu şimdi?
Çok şey oldu abla.
(Melike) Çok şey oldu.
(Gerilim müziği devam ediyor)
İyi, hayırlı olsun.
(Gerilim müziği devam ediyor)
İnşallah buradasındır.
(Telefon çalıyor)
-Alo? -Melike burada, sorun yok. Tamam.
Orada, değil mi? Bir sıkıntı yok değil mi bak?
Yok diyorum, hallettim diyorum. Tamam, kapatıyorum şimdi.
(Hazal ses) Tamam.
Kerim! Kerim.
Senin ne işin var burada?
Ne oldu sana?
Çarptım.
Kimin kafasına?
Sorma desem bir şey fayda etmeyecek, değil mi?
Yok, kesin öğrenirim.
Tunç'un iki arkadaşının kafasına.
Yuh! Kıskançlığı o noktaya taşıdı yani, öyle mi?
Şimdi anladım. Sen bir gittin, ondan gelemedin.
Bir şey diyeceğim, Duru'nun haberi olmasın.
Ne haberi olacak ya! Bu zevki ona hiç yaşatamam vallahi.
İyice egosu şişmesin. Prenses için savaşan şövalyeler.
Zaten yarışmada da birinci oldu.
Birinci mi oldu? Ciddi misin?
Evet, ciddiyim. Birinci oldu. Berrin Hanım da hemen onu bağrına bastı.
Annem öğrenmesin falan diye boşuna yemiş sizi.
İlgi seviyor hatun, ne yapacaksın!
Zaten bu ara herkesin gözü de onun üstünde.
Herkesin derken? Kimin mesela?
Yani benim annemin mesela. Artık bu kadar kısa sürede...
...nasıl anlaştılarsa annemi sahneye falan çıkardı.
Melike Hanım'ı?
Süper.
Ya, çok süper.
Kendi annesi bir buz dağı olduğu için benim melek anneme sardırıyor.
Sen biraz kıskanç mısın?
(Telefon çalıyor)
Yok. Sadece çok yalnızım.
(Telefon çalıyor)
Alo, efendim Ece?
Tamam.
Tamam, görüşürüz.
Ne diyor?
Akşam Haluk Bey, Duru için kutlama partisi düzenliyormuş.
Hepimizi davet ediyor.
Al işte. Prensesimizin alkış partisine zavallı halkımız da davetlidir ha?
Akşam beraber gideriz.
Zaten ben de kutlayamadım. Melike Hanım'a da haber verirsin.
Cesaret deyince de sen be Kerim. Tunç'a rağmen gideceksin yani, öyle mi?
Rahatsız olan gelmesin.
Hem ben niye onu haklı çıkartayım ki? Duru'yla aramda bir şey mi var?
Yok mu?
Yok.
İyi. Yoksa iyi yani.
O zaman akşam gideriz. Gözümüz biraz saray eğlencesi görsün.
Beni eve atsana.
Tamam.
(Duygusal müzik)
(Kuşlar ötüyor)
Oğlum, ben daha ne kadar bekleyeceğim?
Ben torunumu ne zaman göreceğim?
Ay, o kadının kararına kaldıysa yandık. O bize kızın tırnağının ucunu göstermez.
Genç kız, Seher.
Alışması, kabullenmesi kolay değil. Annesi hazırlıyordur herhâlde.
Annesi onu saldırmaya hazırlıyordur.
-Kız o gün üstümüze atlayacaktı. -Uzatmasan mı?
Vallahi ben onu bunu anlamam.
Ben torunumu bu evde dizimin dibinde görmek istiyorum artık.
Git, konuş. Kahvaltıya gelsinler.
Vallahi yoksa ben de bundan sonra sizin hiçbir sofranıza oturmayacağım.
Bunu da bilin!
Bu yaşta kadını üzdükleri de yeter ama.
Gerçekten yemeden içmeden kesilip hasta olacak, ben söyleyeyim.
Sen de mi gidiyorsun?
Evet Seher, keyfim kaçtı.
(Gerilim müziği)
Aklım bana oyun oynuyor anne.
Küçücük bir iz bana neler neler düşündürdü.
Saçma sapan, akıl almaz şeyler.
Yavrumun 20 yılını göremedim anne.
20 yılın hatırası, neşesi...
...gözyaşı.
Hepsi eksik.
(Gerilim müziği)
O yüzden ben de eksik bir anne miyim?
Hissetmem gerekmez mi?
Bir anne şüphe eder mi?
Şüphe eder mi anne?
Şüphe edene anne denir mi?
(Kapı zili çaldı)
(Duygusal müzik)
(Hülya) Hoş geldin Hazal Hanım.
(Hazal) Hoş buldum.
Hazal.
Sen neredeydin? Haber de vermedin, gittin.
Kalabalıkta biraz kötü oldum, o yüzden hemen eve geleyim istedim.
Bir kalabalığa daha gireceksin.
Ne kalabalığı?
Duru'nun birinciliğini kutlayacağız. Parti var, oraya davetliyiz.
Biricik annesi ve biricik babası, biricik kızları için...
...bir organizasyon yapmışlar.
Oh, ne güzel be.
Sabah yarışmalar, akşam davetler.
Küçük hanımlar, hayat size güzel vallahi.
Biz katılmayalım.
Niye? Duru'yu tebrik etmek istemez misin?
Gerek yok kızım, katılmayalım.
Niye öyle diyorsun Melike? Neticede Hazal'ın patronu sayılır.
(Hülya) Hani gitmek onun için iyi olur.
Hazal için iyi olur diyorum. Tabii gene sen bilirsin de.
Ben şimdi dükkâna gideyim, biraz işim var. Akşam geldiğimde konuşuruz, tamam mı?
(Duygusal müzik)
(Melike) Görüşürüz anneciğim.
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
Kadın gitmek istemiyorum diyor, sen niye hâlâ zorluyorsun ki?
Ne kadar uzak durduğun o kadar iyi değil mi?
Uzak kalsa ne olacak kız? Aksine görmesi daha iyi.
Anasıyla babasıyla o fotoğraf şeyinin içinde. Aile olarak yani.
Hiç değilse kafasındaki o şüpheleri bırakır.
Gerçi bakma, süngüsü biraz düştü.
(Hülya) Buraya geldi, bir afra tafra.
Patik de patik, patik de patik. Yedi beni.
Anamın gardırobunu boşalttırdı. Neyse, bir şey bulamadı da.
O zaman daha çok kurcalamayacak mı?
Kurcalarsa ne olacak? Hayırdır kız?
Sen bu Melike geldiğinde gerçeği söyleyeceğim diye bas bas bağırıyordun.
Babanla beni yerimizden oturtup kaldırıyordun.
Şimdi Melike öğrenecek diye aklın çıkıyor. Hayırdır?
Aklım çıkıyor vallahi çünkü onu kaybetmek istemiyorum.
Anlamadım, bir daha söyle.
Onu kaybetmek istemiyorum, dedim.
(Duygusal müzik)
Senin gözüne dizine dursun, e mi!
Bugüne kadar hayatında Melike mi vardı? O mu baktı sana?
(Hülya) Nereden çıktı bu Melike aşkı?
-Nereden çıktı biliyor musun anne? -Bilmiyorum!
Sizden çıktı. Sizin yaptıklarınızdan çıktı.
Çocukluğumdan beri ben ne istiyorum, ne istemiyorum asla önemsemediniz!
Sizin istemediğiniz bir şey olduğunda hep bana o tokadı çaktınız ya, oradan çıktı!
Ben bu eve para getirebildiğimde saçımı okşamanızdan...
...getiremediğimde de beni bu evde fazlalık olarak görmenizden çıktı.
Hiç tanımadığım bir kadına zorla anne dedirtmenizden çıktı.
Sen yaptın bunu anne!
(Hazal) Sen yaptın!
Daha sayayım mı?
Sen var ya...
...çok nankörsün, biliyor musun? Ah bir bilsen.
Ben bütün bunları senin için yaptım.
Nankör müyüm?
Değilim.
Ben sadece sevginin ne demek olduğunu bilmiyormuşum.
(Hazal) Ama Melike benim gözlerimi açtı.
Hayatımda ilk defa birisi beni sadece seviyor.
Hırpalamıyor, istemediği bir şey olduğu zaman beni dövmüyor...
...beni kullanmıyor. Sadece seviyor.
O kadar tatlı geldi ki...
...bırakamıyorum, biliyor musun?
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
(Gerilim müziği) (Telefon çalıyor)
Eski mahalleden arıyorlar. Anam duymasın şimdi, kalbi kırılıyor.
(Gerilim müziği) (Telefon çalıyor)
Dinliyorum Berrin Hanım.
Hemen buluşmamız lazım.
Tamam, buluşalım. Nerede?
Sana göndereceğim konuma gel. Bu işi uzatmadan çözelim.
Çözelim.
Nasıl çözeceksen çözelim.
(Gerilim müziği)
(Mesaj geldi)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Telefon çalıyor)
-Alo? -Bahçedeyim, dışarı gelsene.
Nasıl yani?
Bahçedeyim, seni bekliyorum. Hadi gel.
Tamam, geliyorum.
(Duygusal müzik)
Bunu neye borçluyuz?
Kutlama için biraz geciktim, biliyorum.
Aa.
(Duru) Ne oldu sana? İyi misin?
İyiyim, bir şey yok. Önemli bir şey değil.
Peki.
(Kuşlar ötüyor)
Asıl sana ne oldu? Sen niye mutsuzsun?
Ben bir şey öğrendim.
Biraz tadım kaçtı.
Ne öğrendin?
(Kuşlar ötüyor)
Melike Hanım, kocasını öldürmüş, doğru mu?
İçeride yatma sebebi bu ama öldürmüş mü?
Öldürmemiş mi?
Bilmiyorum. Eğer öldürdüyse de kim bilir ne yaşadı.
Nasıl yani? Bir insanı öldürmenin bir nedeni olabilir mi?
Sence bu normal bir durum mu?
Sen yapar mıydın mesela?
Tabii ki normal demiyorum. Herkesin başına gelebilir de demiyorum.
Sadece dışarıdan bakıp yargılamıyorum.
Senin aklına nereden geldi ki? Niye soruyorsun?
Ben kendimi kandırılmış hissediyorum.
Yani senlik bir sorun yok...
...ama Melike Hanım daha açık olabilirdi.
Sence bu kolay açıklanabilir bir şey mi?
Neyse ya, boş ver. Sonra konuşuruz.
Aslında başka bir hediye almıştım...
...ama bu da çok değer verdiğim birinin elinden.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Tamam herhâlde.
Tamam.
Ama benim içeri geçmem gerekiyor.
Tamam ama senden ufak bir ricam var.
Bugün ne olursa olsun hiçbir şey keyfini kaçırmasın.
(Duygusal müzik)
Çünkü sen gerçekten mutlu olmayı hak ediyorsun.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Görüşürüz o zaman.
Görüşürüz.
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Sessizlik)
Şu dikişlere bak. Hep elit, hep 'elegan'.
Hadi Cengiz'im, hayırlı olsun. Gel, gel.
At şu imzaları da olsun bitsin bu iş.
-Çok güzel mekân. -Aynen.
(Sessizlik)
(Cengiz güldü)
Abiler, şimdi biz imzaları atınca olay bitiyor mu?
Yani notere falan gitmemiz gerekmiyor mu?
Notere sonra da gider onaylatırsınız. Önemli olan siz aranızda anlaşın.
Cengiz'im parasını gönderdi. Sen imzanı at abiciğim.
Hayırlı olsun.
Hadi o zaman.
Aman.
(Cengiz) Bismillah.
(Hareketli müzik)
Çok güzel bir yatırım yaptın Cengiz.
Bereketli kazançların olsun.
-Bu... Herhâlde bununla açtınız, değil mi? -(Erkek) Aynen.
Bu giriş, diğerleri depo falan bilmem ne.
Güzel yatırım yaptın Cengiz.
Çok güzel. Değiştirecek fazla bir şey yok.
Gerçekten ellerinize sağlık, her şey çok güzel olmuş.
(Cengiz) Rustik ampuller olsun, dikişler...
Yalnız şu ağacı belki kaldırırız.
Toplar falan var, belki onlar kalkar. Çok güzel ya.
(Sessizlik)
Oo, Allah razı olsun. Nasıl da canım çekmişti. Otursana kızım.
Hakikaten güzel de olmuş.
Sen ev işini ne yaptın?
Bakıyorum hâlâ.
Kiralar da başını alıp gitmiş.
Öyle. Hem sadece kirayla da kalmıyor Emin Bey.
Yani taşınması, emlakçısı.
(Emin) Doğru söylüyorsun.
Selamünaleyküm komşu.
Aleykümselam Cengiz Bey. Hayırdır?
Şu aşağıdaki kafeterya yok mu komşu...
Evet.
Naçizane orayı devraldım. Yani artık bana ait.
Artık çayları, kahveleri bizden içeceksiniz.
Hayırlı olsun.
-Senin söylediğin yer burası mıydı? -Evet, orası baldız.
Dur, ablanı arayayım da gelsin. Ona limonata sözüm vardı.
Şimdi arayayım bakayım.
(Gerilim müziği)
(Telefon çalıyor)
Cengiz, sen de bir durmadın. Bir susmadı ya. Bir durmadın!
Sakın şüphe çekme, tamam mı? Kimseye de bir şey anlatma.
Berrin Hanım, böyle bir şey nasıl anlatılır zaten?
Kime anlatayım? Tövbe tövbe.
Hem ben ne yapacağımızı anlamadım. Nasıl olacak o iş?
Anlattım ya.
Melike'yi iş kurmaya ikna edeceksin.
Dikiş dikersin, internette satarız falan diyeceksin.
Gerisi bende.
Berrin Hanım, bu kız içeriden yeni çıktı.
Cebinde parası yok, bir şeyi yok. Nasıl iş kuracak?
(Hülya) Ev tutacağım dedi, onun kirasına bile para toplayamadı.
Al.
Al. Bileziklerimi sattım falan dersin.
(Gerilim müziği)
-Olur mu dersiniz? -Olur.
Olacak.
Olmalı, olacak. Olmak zorunda!
Melike'yi bir an önce hapishaneye göndermemiz gerek.
Bir fotoğraftan şüphelendi. Bak, patik arıyor diyorsun.
Lekeyi gördü.
Ne yapalım? Her şeyi ortaya çıkarmasını bekleyelim mi?
Allah korusun.
(Hülya) Melike çok değişmiş.
Eskiden de...
Ama şimdi atmaca gibi olmuş.
İşte o atmaca, kızlarımızı elimizden almadan önce bizim bir şey yapmamız lazım.
(Berrin) Anlatabiliyor muyum?
Senin enişte daha önce bu işi yaptı mı böyle kafeterya, restoran?
Yok, bildiğim kadarıyla değil.
Hep küçük, geçici işler. İlk defa böyle büyük bir işe giriyor.
Hayır yani bu işler az parayla yapılacak işler değil.
Vallahi bu para nereden geliyor bilmiyorum Emin Bey.
Hayırlı işler.
Hoş geldiniz, buyurun.
Kadir.
Kadir, Hazal'ın amcası.
-Öyle mi? Merhabalar, Emin ben de. -Kadir.
-Memnun oldum. -Ben de.
Melike, biraz zamanın var mı?
Tabii, sen çıkabilirsin. Biz de erken kapatacağız zaten.
-Tamam, sağ olun Emin Bey. -Rica ederim.
-Çantamı alıp geleyim. -Tamam, bekliyorum.
-Kadir Bey, buyurun, oturun. -Sağ olun.
-Görüşürüz Emin Bey. -Hoşça kalın.
-Sağ olun. -İyi günler.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Çok güzel geldi. Sağ ol.
Sen de sağ ol.
Bana da çok iyi geldi.
Zehra Hanım da rest çekti, öyle mi?
Hazal'ı görmek istiyor Melike.
Onu da anla.
Nasıl yapalım?
Evet de, tamam.
-Tamam mı? -Yarın sabah getireyim Hazal'ı.
Zaten izin günüm. Erkenden geliriz.
Hiç bu kadar kolay olacağını tahmin etmemiştim.
Daha ne kadar erteleyeceğiz ki?
Annem çok sevinecek. Sağ ol Melike.
(Duygusal müzik)
Durgun gibisin. Bir şey mi oldu?
-Melike bak, annem yüzündense... -Yok, annenle ilgisi yok.
Bu aralar pek iyi değilim.
Yani 20 yılın yorgunluğu yeni yeni çıkıyor herhâlde.
Çıktıktan sonra da biraz hızlı atıldım. Her şeye hızlı karıştım.
Öyle koşturdum.
(Melike) Yetişeceğim sandım.
Kaybettiğim günleri telafi edeceğim sandım ama...
...olmuyor işte.
Baksana...
...kızımla bile aramda bir uçurum var.
İki yabancı gibiyiz.
İlk başlarda öyle gelebilir.
(Kadir) Seneler önce dağ gibi dizilir.
Ama sonra...
Ne olur sonra?
Göz göze geldiğin gibi bütün mesafeler silinir.
(Kadir) Bütün o geçmiş zamanlar.
20 sene dediğin 20 saniye gibi uçar gider.
Hatıraların, özlediklerin...
...daha dün yaşanmış gibi çıkar karşına.
Peki...
...insanın o hatırladıkları gerçek midir yoksa...
...hayal ettiğin şeyler gerçek mi olsun istersin?
Akıl, oyun oynar mı?
Söz konusu olan sevdiğinse...
...ne aklın karışır ne de yüreğin Melike.
Ne görüyorsa, ne biliyorsa...
...ne hissediyorsa odur. Hiç değişmez.
İnsan sarıldığı geçmişi hafızasına kazır.
Deme öyle.
Niye?
Neyse, boş ver.
(Dalga sesleri)
("Cem Adrian - Helal" çalıyor) "Pişmanlık mı?"
"Hayır, değil"
"Bana armağan kalır yalnızlığı"
"Anlamak mı?"
"Mümkün değil"
"Aklımı aşar fikri onsuzluğun"
"Parça parça bu ömrümü"
Melike, ne yapıyorsun?
20 yıl önce bıraktığım gibi mi ona bakacağım şimdi.
"Kırık, dökük"
Bakalım hafızam ne kadar iyi.
"Ettiysem en özeline heba ettim"
"Ağlamadan, sızlamadan"
"Gittiysem en büyüğüne veda ettim"
"Utanmadım söylemeye"
"Hakkımı en değenine"
"Helal ettim"
Nasıl? Hatırladığın gibi mi?
Çok güzel.
("Cem Adrian - Helal" çalmaya devam ediyor)
"Pişmanlık mı?"
"Hayır, değil"
"Bana armağan kalır yalnızlığı"
"Anlamak mı?"
"Mümkün değil"
"Aklımı aşar fikri onsuzluğun"
"Parça parça "
Çok güzel.
Çok güzel.
Her şey gitti.
Melike.
20 yılım ellerimin arasından...
...su gibi kayıp gitti.
"En özeline heba ettim"
"Ağlamadan, sızlamadan"
"Gittiysem en büyüğüne veda ettim"
"Utanmadım söylemeye"
Her şeyim gitti.
Yetişemedim.
"Kalbim, kalbim"
"Kalbim, ah, kalbim"
"Kalbim, kalbim"
"Hayat aldığı gibi geri verir mi?"
Tamam, geçti gitti. Tamam Melike, ağlama artık.
"Hayat aldığı gibi geri verir mi?
"Bize bir daha gülümseyebilir mi?"
(Melike) Kusura bakma. Tamam, geçti.
-İyiyim. İyiyim şimdi. -(Kadir) Tamam.
-Gidelim mi? -Olur. Olur, gel.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Neredesin sen Cengiz? Bu saatte mi geliyorsun eve?
Ben? Ben neredeyim, öyle mi?
(Cengiz) Kızım, asıl sen neredesin?
Sabahtan beri arıyorum, arıyorum, arıyorum...
...arıyorum, arıyorum, arıyorum...
...'the person can not be reached at the moment'!
(Cengiz) Neredesin sen ya?
Temizlik yapıyorum, evdeyim. İş güç falan.
Allah Allah.
Atma anne ya. Ben bütün gün evdeydim. Sen çıktın ya bir ara.
Hülya?
Anlatacak mısın açık açık?
Harbiden ya, ne işler karıştırıyorsun sen?
Ben hazırım.
Oo, fıstık gibi olmuşsun ama ya.
Olmaz böyle, ben ne olacağım?
Sen çok güzelsin.
Bir dakika. Nereye gidiyor bunlar böyle?
Şey, Duru'nun kutlama şeysi vardı da ona gidiyorlar da.
Melike, şey söyleyecektim sana.
Biz bir beş dakika içeride bir konuşabilir miyiz?
Küçük bir hikâye vardı da.
Döndüğümde konuşsak? Şimdi geç kalmayalım.
Yavrum, zaten beş dakika. Bir şey değil ki şurada konuşalım.
(Telefon çalıyor)
Ay, Kerim arıyor. Geldi herhâlde. Bizim gitmemiz lazım.
-Tamam, gelince konuşuruz. -(Hülya) Tamam.
Hadi bye.
(Melike) Dur, montlarımızı alayım.
(Duygusal müzik)
Sen ne işler çeviriyorsun anlatacak mısın?
(Duygusal müzik devam ediyor)
Oo hanımlar, bu ne hoşluk böyle.
Çok teşekkür ederiz.
Yalnız biz böyle mahalle düğününe gider gibi olmamışız, değil mi?
Çünkü bu zenginler böyle giyiniyorlar ya saçma sapan.
O ne demekmiş öyle?
Hani böyle davetlere falan giderken siyah dümdüz elbise giyiniyorlar ya...
...sen de böyle yanlarında kalıyorsun abajur gibi.
Ama ne var ya, öyle değil mi? Sonuçta paran var.
Git, en güzel elbise hangisiyse onu al yani.
Çok güzelsin, böyle de çok güzelsin anneciğim.
Teşekkür ederim anneciğim.
Yalnız millet 'story'lerde akıyor. O yüzden artık gitmemiz lazım.
Çok geç kaldık.
-Hadi o zaman. -Hadi geç.
-(Kerim) Buyurunuz. -Teşekkürler.
(Duygusal müzik)
Hülya!
Kızım, anlatacak mısın?
Vallahi yemin ediyorum evi terk edeceğim! Bu nedir ya!
Biz 20 sene birbirimizden hiçbir şey saklamadık, gizlemedik.
Ne gizliyorsun, ne saklıyorsun? Vallahi delireceğim.
-Anlat artık ya. -Tamam Cengiz ya.
Ne?
-Biz Berrin Hanım'la görüştük. -Ne?
Kızım, senin ne işin olur Berrin'le?
-Görüştük işte. -Ne görüştünüz?
Biz, Berrin Hanım'la...
...Melike'den kurtulmaya karar verdik.
Hülya, sen delirdin. Vallahi delirdin. Gitti, kafa gitti senin.
Kızım, sen kendi öz kardeşini mi öldüreceksin?
-Ne demek bu? -Tövbe de Cengiz ya!
Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu senin? Tövbe de!
Tövbe. Kızım, sen söyledin. Ben bir şey demedim ki ya.
Öyle demedim ben. Melike'yi...
...hapse geri göndereceğiz.
Ben yapmadım zaten planı. Berrin Hanım yaptı.
Ben de işte başarırsam inşallah...
Hülya bak, emin misin? Bu öyle basit bir şey değil.
İnce eleyip sık dokumak lazım bunu.
Ya ne olacak Cengiz?
Başka yol yok Cengiz.
Melike her gün Duru'yla daha da yakınlaşıyor.
İç içe geçtiler böyle.
Bizim kız zaten gitti, geçmiş olsun.
Mesele çocuk meselesi de değil artık.
Bu işin sonunun nereye gittiğini...
...ikimiz de gayet iyi biliyoruz Cengiz.
(Gerilim müziği)
Doğru, doğru.
Bizim bir şekilde o Melike'yi hapishaneye geri göndermemiz gerekiyor.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Telefon çalıyor)
Alo, Avukat Bey?
Hayırdır gecenin bu saatinde? Efendim?
Bu nasıl saçmalık böyle! Olur mu öyle şey?
Hayır, ben oraya gelemem.
Tamam, peki. Ben konum göndereyim, siz buraya gelin o zaman.
Tamam.
Bir bu eksikti ya.
(Hareketli müzik)
(Hareketli müzik devam ediyor)
Ama hiç kimse öyle gece kulübü havasında değil ki.
-Olsun, çok güzelsin. -Teşekkür ederim anneciğim.
Ama bilseydim bir mini etek falan giyerdim ben de.
Neyse, ortam yıkılıyor.
Ben bir arkadaşlarımın yanına gidiyorum. Siz eğlenin.
Tamam.
(Hareketli müzik)
Hadi gel biz de birazcık şöyle ortama karışalım.
Ama sen benim yanımdan fazla ayrılma sakın.
Çünkü kaparlar seni.
-Aman Hazal. -(Hazal) Ya ne? Öyle.
Duru prensesse, sen de kraliçesin. Hadi gel.
Ben burada bekleyeyim. Sen arkadaşlarının yanına git.
-(Melike) Ben seni burada beklerim. -Hadi. Hadi.
Dur, tamam.
Melike Hanım, sizi görmeyi beklemiyordum.
Ben de bana göre değil dedim ama Hazal çok ısrar etti, geldim.
Bu sizin zafer geceniz. O yüzden ben de tuttum kolundan getirdim.
O yüzden demedim aslında.
Davetli değilsiniz de.
(Gerilim müziği)
Yani bu küçük bir davet.
Öyle herkese açık değil. O yüzden şaşırdım.
-Kim davet etti sizi? -Kim mi davet etti? O ne biçim soru!
Sen bu yarışmayı bu kadın sayesinde kazanmadın mı?
Hazal, tamam. Bir yanlış anlaşılma olmuş herhâlde.
-Biz gidelim kızım hadi. -Hayır ya, ne yanlış anlaşılması?
Senin burada olman gerektiği için biz buradayız.
Durucuğum, bence sen şimdi yap davetini. Ne dersin?
Üzgünüm.
Bir şey mi oldu?
Ben buradan gitmenizi istemek zorundayım.
Zorunda mısın?
Nereden kaynaklanıyor bu zorundalık acaba?
Hazal, uzatmayalım. Hadi gidiyoruz.
Hayır ya, bir dakika. Ben uzatacağım.
(Hazal) Gitmiyoruz şu anda hiçbir yere.
Bir, bir neden söylemen lazım. Sen bizi burada neden istemiyorsun?
O yarışmaya çıkıp, benim annemin elini böyle havalara kaldırmadın mı?
O şov neydi acaba? Neydi, gerçekten merak ediyorum.
İnsanlara böyle koca yürekli Duru'yu mu oynadın sen?
Yok öyle bir şey.
Orada kutladık bitti işte. Uzatmaya gerek var mı?
-Bence de yok, hadi. -Hayır ya, gayet de uzatmaya gerek var.
O zaman ben de şimdi senin bu işini yaptırdığın terziyi...
...nasıl kapının önüne koyduğunu herkese anlatırım.
Hazal.
Ya bırak! Ya sen ne yaptığını sanıyorsun?
Ne oldu, korktun mu...
...herkes nasıl bir ikiyüzlü olduğunu öğrenecek diye?
Hazal, Hazal, lütfen. Lütfen gidelim artık.
Hayır ya, hiçbir yere gitmiyorum.
Gerekirse sabaha kadar burada bekleyeceğim.
(Hazal) Bana bir neden söyleyeceksin.
Benim annemi neden burada istemediğini...
...ona neden bu adiliği yaptığını söyleyeceksin.
(Gerilim müziği)
Konuşsana Duru.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Çünkü ben katil olduğunu saklayan biriyle aynı yerde olmak istemiyorum.
(Duygusal müzik)
Ben, ben bir şey saklamadım.
Sen benim hapisten çıktığımı biliyordun.
Ama bu kadarını tahmin etmedim.
(Hazal) Yazık ya, yazık.
Bu kadın sabahlara kadar uyumadı.
Senin dikişlerini dikecek diye kendini paraladı.
Senin annen güvenliklerle kapının önüne koydu ya bu kadını.
Yine de sesini çıkarmadı, hiçbir şey söylemedi.
Seni ele verdi mi?
(Gerilim müziği)
Aynı adamlarla mı uğurlasak Melike Hanım'ı?
Uzatmayın isterseniz.
Hazal, Hazal, yeter.
Tekrar tebrik ederim.
Başarılarınızın devamını dilerim. Hadi kızım.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Sen doğru olanı yaptın bir tanem.
Bilmiyorum, ben uzun zamandır kendimi bu kadar kötü hissetmemiştim.
-(Berrin) Neden? -(Duru) Bilmem.
Ne olursa olsun bir yerden birini kovmak...
...ve bana bu kadar yardımcı olmuş birine sırtımı çevirmek...
Bilmiyorum, bu sefer fazla mı ileri gittim sence?
Peki, senin annenin üzülmesi...
...kızı için endişelenmesi, zarar görecek diye korkması?
Bunlar fazla değil mi?
(Gerilim müziği)
Melike Hanım'la kızı değil miydi onlar?
Evet. Acil bir işleri çıkmış, gitmek durumunda kaldılar.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Geri zekâlı ya, salak!
Öyle laf edilir mi?
Üzülme ama artık sen de anne ne olur.
Keşke yapmasaydım o elbiseyi diyorsun, değil mi?
Keşke bıraksaydın kendi hâline, ne hâli varsa görseydi.
Hazal, nasıl baktığını görmedin mi?
Resmen korkuyordu bana bakarken.
Terbiyesiz ya, terbiyesiz!
(Gerilim müziği)
Bu çok fazla artık ya.
Sen bu kadar üzülmeyi hak etmiyorsun.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Benim seninle bir şey konuşmam lazım.
Ne konuşacaksın?
Oturalım mı şöyle?
Tamam, gel.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Bana bak Cengiz.
Bak, sakın bu Berrin meselesini, iş meselesini falan...
...Hazal'a söylemek katiyen yok.
Yok, saçmalama. Ne bahsedeceğim ya?
Olur mu? Söyler miyim ben öyle bir şeyi Hülya?
Yapıştı bu Melike, yapıştı.
Yapacaklarımı duyarsa...
...bana engel olmaya kalkar diye...
...ondan korkuyorum yani.
O değil de bizim kız delidir doludur da onda o vicdan yok mu o vicdan...
...biliyorsun onun o vicdanını.
Her şeye acır falan, her şeye vicdan yapar.
O Melike'yi çok severse, ona her şeyi anlatır diye korkuyorum ben.
Yok ya, yapmaz.
Nerede!
O şimdi çok sevdi o böyle anasının prenses kızı oyununu...
...mıçmıç, mıçmıç, yapışık ikiz gibi.
O Aksoylara da alıştı, bakma sen.
Tabii, sosyetenin gülü oldu haspam.
Ondan yani bırakamaz.
Hülya, sen kızını hiç tanımamışsın, diyeyim ben sana.
O ne demek be?
Hazal'ın doğrusu azdır ama bir şeye de doğru dedi mi...
...o doğrudan şaşmaz.
O Melike'ye bir acırsa...
...kendini yakmayı bile göze alır o.
-Tövbe be. -Tövbe.
Yapar mı dersin?
Hazal bu.
Allah korusun.
Allah korusun.
Melike gerçeği öğrenirse...
...hepimizin sonu olur.
(Gerilim müziği)
Ne oldu kızım? Söyle, dinliyorum seni.
Aslında...
...bu konuyu en başta konuşmam gerekiyordu seninle.
(Hazal) Sen ilk geldiğinde.
Yani hapisten çıktığında.
(Gerilim müziği)
Biliyorsun ben biraz uzaktım sana.
Anne bile demiyordum sana.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Diyemezdim.
Çünkü bu doğru değildi.
Ne doğru değildi?
(Gerilim müziği devam ediyor)
Benim zaten bir tane annem vardı.
Sen benim için bir yabancıydın.
Ne diyorsun kızım? Ne demek yabancı?
(Gerilim müziği devam ediyor)
Hazal...
...söyle.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Hazal?
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Hareketli müzik)
Selam gecenin prensesi.
Ne oldu sana?
(Hareketli müzik devam ediyor)
Melike Hanım'la Hazal da gelmişti. Görüştün mü onlarla?
Görüştük...
...ve gittiler.
Nasıl yani? Niye gittiler?
Öyle gerekti.
Yoksa bu sabah konuştuğumuz mevzudan dolayı mı?
Melike Hanım'ın hapis mevzusu. Katil mi? Ondan mı?
Kerim bak, gerçekten kendimi iyi hissetmiyorum.
(Duru) Konuşmasak olur mu?
Çok sağ olun.
Tamam, öyle olsun.
Teşekkür ederim.
Hayatım...
Kerim, sen de mi buradasın? Hiç beklemiyordum.
Başka nerede olacağım ki?
Tam istediğim yerdeyim.
-Öyle mi? -Öyle.
Güzel.
Kerim, Kerim!
Gel gel bak, gel.
Beni çağırıyorlar, müsaadenizle.
Tabii.
Gereksiz.
Sinir oluyorum bu uyuza.
Hiçbir numarası yok ama öyle hava.
Üf, abartıyorsun bence.
Bak hayatım...
...annen nasıl bu Melike Hanım konusunda noktayı koydu...
...ben de bu herifin içini okuyorum, anlıyor musun?
Bu herif ikiyüzlü.
Buz dağı gibi ya.
Üstünü görüyoruz ama altında kim bilir neler var.
Baksana yüzüne, kim bilir kim dağıtmış.
Artık hangi ortamlarda takılıyorsa.
Yok artık ya. Kerim öyle biri değil.
Sen nereden biliyorsun Duru?
Kerim'in nasıl biri olduğunu nereden biliyorsun?
Bilmiyorum! Bilmiyorum, tamam mı?
Ben insanları tanıyamıyorum, anlayamıyorum. Oldu mu?
Bak, zaten kötü bir gün geçiriyorum. Ne olur üstüme gelme.
Ne oluyor? Ne demek öyle yabancı?
Çünkü ben seni anne olarak görmüyordum da ondan.
Senin...
...babamı öldürmüş olman fikrini aklımdan atamıyordum.
Teyzeme anne demek, seni yok saymak...
...benim işime geliyordu.
Sonra sen bir anda gelince...
...yok saydığım her şeyle yüzleşmek zorunda kaldım.
Hazal, ben sana anlatmak istedim anneciğim.
(Hazal) Dur, ben bir konuşayım.
Tamam.
Ben de ilk başta Duru'nun baktığı gibi bakıyordum sana.
Hatırladın mı?
(Duygusal müzik)
Ama...
...sonra seni karşımda gördükçe...
...benim için yaptıklarını gördükçe...
Sen asla katil olamazsın.
(Hazal) Sen kimseye zarar veremezsin.
Senin ister kanıtın olsun ister olmasın...
...benim umurumda bile değil.
Ben sana güveniyorum.
Şimdi artık bağıra bağıra anne diyorum sana.
(Duygusal müzik devam ediyor)
-Annem. -Canımın içi.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Annem.
Evet, bana bunca sene onlar baktı.
Ben onlara anne baba dedim.
Ama ben gerçek sevgiyi sende buldum.
Sen bana öyle bir sarıldın ki...
...ben artık hiçbir şeyden korkmuyorum.
Evdekilermiş, Berrin'miş...
...Duru'ymuş, biz onların hepsini boş verelim. Olur mu?
Sadece ikimiz olalım seninle.
Sadece ikimizin bir ailesi olsun. Sadece sen ve ben.
Hatta benim maaşımı da koyalım ortaya öyle tutalım evi, olur mu?
Olmaz.
Olmaz anneciğim.
Olmaz anneciğim.
Sen daha çok küçüksün.
Çok güzel günlerin olacak senin de.
Sen hiç merak etme.
Ben evimizi de tutacağım.
Sonra birlikte çok güzel yaşayacağız.
(Duygusal müzik)
-İyi ki varsın. -Sen de.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Evet, yakında Kerim'in projesini de böyle kutluyor olacağız.
Sizler şirketi ileri taşıyacaksınız hep birlikte.
Umarım Haluk Bey, her şey dediğiniz gibi çok güzel olur.
(Hareketli müzik)
-Siz devam edin lütfen. -Tabii ki.
(Gerilim müziği)
Sen ne dediğinin farkında mısın Avukat Bey?
Gece gece karşıma çıkıp, bittik diyorsun.
Haluk Bey, çözmek için elimizden geleni yapıyoruz.
Ancak hesaplar çok önemli. Vaktimiz yok.
Eğer geriye dönük inceleme başlarsa...
Olmayacak öyle bir inceleme falan. Çünkü her şeyi temizleyeceksiniz.
-(Haluk) Ne kadar vaktimiz kaldı? -Hiç.
Son dakikaya kadar bunu bana nasıl söylemezsiniz kardeşim?
Daha doğrusu ne kadar olduğunu bilmiyoruz Haluk Bey.
(Avukat) Denetime her an takılabiliriz.
(Haluk) Allah kahretsin, Allah kahretsin.
(Gerilim müziği)
Sen ne yapıyorsun burada?
Çek elini be! Ne yapıyormuşum?
Haluk amcaları mı dinliyorsun?
Lan oğlum, yürü git başımdan Saçmalama ya.
Gel buraya, gel! Nereye kaçıyorsun lan?
Sen artık derdini Haluk amcaya anlatacaksın.
İstediğin kadar uğraş, beni karalayamayacaksın. Tamam mı?
Ne karalaması lan?
Ben Duru'yu seviyorum, Duru da beni seviyor.
Ne yaparsan yap engel olamayacaksın.
O yüzden bırak benim yakamı, hadi.
Oğlum, sen ne anlatıyorsun lan?
Aptal herif! Ne anlatıyorsun?
Haluk Bey'e de onun için gittim zaten. Bunu söyleyecektim.
Ben artık hiçbir şey saklamıyorum, hiçbir şey gizlemiyorum.
Oğlum, seni öldürürüm lan!
Anlıyor musun? Öldürürüm lan!
Denesene lan, dene, dene!
-Aa! -Aa! Ne oluyor ya?
Ne oluyor?
Ne oldu, arkadaşların olmayınca çok bir şey yapamıyor gibisin!
Ne diyorsun oğlum sen!
-(Duru) Ya saçmalamayın! Kerim! -Ne yapıyorsunuz!
Ayrılın bakayım! Ayrıl!
(Üst üste konuşmalar)
-(Haluk) Ayrılın bakayım! Ayrıl! -Öldürürüm oğlum seni!
-(Haluk) Çocuklar, ayrılın bakayım! -(Tunç) Öldürürüm seni lan!
-Sen kimsin oğlum! -Çocuklar, ayrılın bakayım, ayrılın!
-Çek şunu çek, çek! -(Tunç) Oğlum, sen kimsin lan!
-(Haluk) Yapma oğlum, ayrılın. -Kimsin lan sen! Ha!
Sakin olun. Yapmayın çocuklar!
(Gerilim müziği)
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
Efendim anneciğim? Geliyorum, geliyorum.
Bir işim vardı, hallettim, geliyorum. Tamam, görüşürüz.
(Duygusal müzik)
Evet, biri bana anlatacak mı artık neler olduğunu?
(Duygusal müzik devam ediyor)
Tunç?
Aramızda ufak bir mesele.
Bu mu ufak? Hâlinize bakın ya!
Evet çocuklar, siz neyin kavgasını yapıyorsunuz bakayım?
-Ben aslında size bir şey söyleyecektim. -Ne hakkında?
Haluk amca...
...bu bizim aramızdaki bir mesele. Lütfen karışmayın.
Madem sizin aranızdaki bir meseleydi...
...neden herkesin içinde kavga ediyorsunuz ya?
-(Duru) Ya birinize bir şey olsaydı? -Size hiç yakışmadı, hiç.
Neyse, genç onlar, kanları deli akıyor, üstlerine fazla gitmeyelim.
Bravo delikanlılar, kızımın gecesini mahvettiniz.
Çok teşekkürler!
(Duygusal müzik)
Siz kendinize bir çekidüzen verin, ondan sonra konuşacağız.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Kerim...
...bana ne söyleyeceksen umarım önemlidir.
Sonra mutlaka dinlemek isterim, tamam mı?
Tamam Haluk Bey. Tekrardan kusura bakmayın.
(Gerilim müziği)
(Telefon çalıyor) Alo?
Haluk Bey, Hazal ben.
Hazal, sen niye arıyorsun ki beni bu saatte?
Ya siz bana, benim terfi alacağımı...
...Berrin Hanım'ın sağkolu olacağımı falan söylüyorsunuz...
...ama ben bugün annemle kapılardan kovuluyorum. Ne bu acaba?
Kovulmak mı?
Evet, sizin o kızınız var ya, bizi kovulmaktan beter etti.
Sırf siz sus dediğiniz için sustum yoksa sizi bulurdum...
...kızınıza gereken cevabı verin, derdim.
Hayır yani, aldığım bu terfi bir işe yaramayacaksa...
...o zaman biz bu anlaşmayı çöpe atalım yani.
Bir dakika, bir dakika, benim bu konudan hiç haberim yok...
...ama bizim anlaşmamız sürüyor, aynen devam.
Nasıl sürüyormuş bizim anlaşmamız acaba?
Ben daha partilere bile gelemezken...
...nasıl Berrin Hanım'ı takip edeceğim acaba?
Ayrıca siz ona, benim onun sağkolu olduğumu bile söylemediniz.
Ben resmen şu anda hayalet oldum.
Yarın görünür de olacaksın. Yalnız Berrin de değil...
...ofiste arkada neler dönüyor, bana anlatacaksın.
(Haluk ses) Kim, ne çeviriyorsa bileceğim, tamam mı?
Nasıl olacakmış ki o acaba?
Anlatacağım, dinle.
(Gerilim müziği)
(Hazal ağlıyor)
-(Hazal) Anne. -Hazal?
Hazal.
(Duygusal müzik)
-Hazal? -Anne...
(Duru) Anne.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Duru?
Anne.
Anne.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Anne.
Duru!
(Sık sık nefes alıp veriyor)
(Kuşlar ötüyor)
(Dışarıdan çocuk sesleri geliyor)
Allah, aman aman maşallah...
...afili gömleklerini de giymiş.
(Cengiz) Ya biz niye gidiyoruz, bizim ne işimiz olur orada anlamadım ki!
Hepimizi istemiş sevgili babaanneciğim.
Toplu sözlü yapacak herhâlde. Bilemeyeni topuklarından vurur mu acaba?
Yemin ediyorum, tüylerim diken diken oldu bak.
Hülya, biz hiç bulaşmasa mıydık acaba bunlara?
Ya ikiniz de bir saçmalamayın, tamam.
Bitti o şeyler, kadın tövbe etti ya.
Şimdi onun derdi gücü, işte babaanne olarak...
...torununu görmek, torununu tanımak.
Siz de Hazal'ın ailesisiniz ya Cengiz, o yüzden tanımak istedi herhâlde.
Aynen, doğru.
O zaman biz... Yani ben arabaya geçiyorum...
...Hazal sen hazırsan sen de gel, siz de...
...hazır olunca arkadan gelirsiniz, tamam mı?
Tamam, siz çıkın da.
(Kapı kapandı) Doydun mu?
Melike, sen şöyle bir gelsene.
-Nereye? -Bir konuşalım seninle.
Ama bekliyorlar abla, sonra konuşuruz.
Yok, yok bekleyecekler arabada iki dakika, ne var? Gel sen bir, gel.
Geç şöyle.
(Müzik)
Melike, tabii son zamanlarda biraz tadımız kaçtı...
...ben sinirlenince ağzımdan çıkanı duymuyorum, biliyorsun.
Bunun için de affedersin.
Ama tabii yani ikimiz de çok yıprandık...
...sen içeride, biz dışarıda.
Yani asabımız bozuldu ikimizin de.
Ama ben düşündüm, sen haklısın kardeşim.
Yani hak verdim sana, sen kendi düzenin olsun istiyorsun...
...kendi evin olsun istiyorsun, haklısın.
Açıkçası ne yalan söyleyeyim, benim de işime gelir Melike yani...
...canımsın, kardeşimsin ama...
...ne olursa olsun yani, ev üstüne de ev olmuyor Melike.
Biliyorum abla, dediğim gibi yani...
...hızlandırmak için elimden geleni yapıyorum.
Tamam, işte tam da bununla ilgili benim aklıma bir şey geldi.
Ya Melike, madem sen...
...bu kadar iyi dikiş dikiyorsun, bu kadar hızlısın...
...biz bunu niye değerlendirmiyoruz kardeşim, ha?
Ya millet internette böyle çulu çaputu, neyi bulursa satıyor...
...ne bulsalar koyuyorlar yani.
Sen de dükkândan kumaşları ucuz ucuz alsan...
...onları güzelce biçip diksen, yapsan, satsan internette...
...bak sana yemin ediyorum Melike, vallahi bak, ilk gelirin...
...şimdiki maaşını ikiye katlar.
Yani dikiş dikiyorum ama...
...internetten satış işlerini hiç bilmem, anlamam yani.
Hah, işte ben de tam da ondan anlayan birini buldum sana.
Bak şimdi bizim eski mahallede Gülşah vardı, zehir gibi bir kız.
Böyle bu şirket açma kapama işlerini falan yapıyor.
Onu aradım senin için, onunla konuştum.
Şimdi sıfırdan şirket kurmak falan o çok zor iş dedi.
O böyle çok büyük paralar falanmış...
...ama devralabilirsiniz dedi.
Yani hazırda olan bir şirketi devralıyormuşsun...
...sonra da yaparsınız mallarınızı, koyarsınız internete...
...işiniz rast gider, dedi.
Yani abla şimdi, internetten...
...satış işi ya da şirket devralma falan...
...benim pek anlamadığım, bilmediğim şeyler, araştırmam lazım.
Kız işte, araştıran araştırmış diyorum zaten.
Gülşah bu işin ustası diyorum.
Hazır devreden şirket de varmış, onu da söyledi...
...her zaman da bulunmuyormuş ha.
Bak...
...benim Cengiz'den gizli, iki tane bileziğim vardı...
...onu da bozdurdum senin için.
Hani şirket masrafları için falan öyle bir para da hazır yani.
Ama tabii sen, daha şey diyorsan...
...böyle ağırdan alacağım falan diyorsan, tamam.
Yok abla, yok, ağırdan almak için değil de...
...şimdi şirket, internet işleri falan...
...bunlar benim bilmediğim şeyler şimdi...
...araştırmam lazım. Önce bir araştırayım...
...ondan sonra tekrar bir konuşuruz.
Ama teşekkür ederim, sağ ol.
-Kalkalım mı, bekliyorlar, geç kaldık. -Tamam, hadi.
(Gerilim müziği)
(Hülya) Vallahi biz önce bir...
...çekindik açıkçası Cengiz'le, yani gelmek...
...konusunda rahatsızlık vermeyelim diye ama hakikaten...
...yani muazzam bir sofra hazırlamışsınız.
Sağ olun var olun, çok teşekkür ederiz.
-Evet efendim. -Ne demek...
...siz benim torunumu bu yaşına kadar büyütüp bakmışsınız...
...elbet bu sofrada yeriniz olacak. -Sağ olun.
Hazal da ilk başta gelmek istememişti zaten...
...ama şimdi keyfi yerinde, değil mi?
Ailemizi yeni tanıyor Seher, biz de onu tanıyoruz.
Artık burası onun da evi, öyle değil mi?
(Telefon çalıyor)
Çok pardon, işle ilgili, buna bakmam lazım.
Pardon babaanneciğim. (Telefon çalıyor)
Hazal tabii annesini de yeni tanıyor galiba.
Çünkü Melike kızını yanına almamış, teyzesi büyütmüş.
Öyle oldu maalesef. Hazal bebekken kalbinde...
...ufak bir rahatsızlık oldu. O yüzden de küçük bir operasyon geçirdi.
Sonrasında da ben onu aylarca göremedim.
Sağ olsun ablam baktı.
Öyle.
(Gerilim müziği)
Evet Haluk Bey, benim bir saate işim bitmiş olur...
...siz bana konum gönderdiğiniz zaman ben harekete geçerim.
Tamamdır.
-Sonradan bir sıkıntı olmadı ama değil mi? -Yok, bildiğim kadarıyla olmadı.
Yok çok şükür, olmadı.
Canım benim, var mı şimdi bir sıkıntın?
İstersen görünelim bir doktora, olur mu?
-Ne sıkıntısı, ne doktoru? -(Zehra) Kalbin için.
Kalbim mi? Ne olmuş ki benim kalbime?
Operasyon geçirmişsin ya kalbinden, onu konuşuyoruz.
Yok ya, ne operasyonu! Ben operasyon falan geçirmedim ki.
Nasıl yani? Hazal, sen bebekken...
...kalbinde bir rahatsızlık oldu, sonra sen ufak bir operasyon geçirdin.
Sürekli kontrol altında olman gerekiyordu.
Yok ya, ne kontrolü?
Ya Melike, sen bu Hazal'ı anlamadın mı ya? Bunun kafa gidik ya.
Değil mi Cengiz, bu şimdi iş telefonuna baktı ya, kafa gitti.
Tabii, tabii ya, gitti o, karıştırdı o.
Evladım hani sen bebekken böyle ufak bir...
...kalbinde bir şey olmuştu da operasyon vardı ya...
...onun lafı geçti, onu konuşuyoruz şimdi. -Ha, tamam.
Ama işte çok şükür, çok iyi baktık...
...Allah da yardım etti, geçip gitti çok şükür.
Nasıl yani? Abla...
...kâğıt getirdin, sürekli kontrol altında olması gerekiyor diye.
Bu kız hiç mi kalbiyle ilgili bir rahatsızlık yaşamadı?
Olmadı Melikeciğim, olmadı ablacığım, çok şükür. Bak...
...bir şey olmadan da büyüdü, bu yaşa geldi işte.
Vardır ama düzenli göründüğün bir doktor, değil mi?
Nerede doktoru? Hatta ben de geleyim, birlikte gidip görüşelim.
Yok ya, gerek yok, geçti gitti, bitti yani sonuçta. Artık iyiyim.
Yavrum, geçse de yine de gitmen lazım doktora.
Sürekli kontrol edilmen gerekiyor senin.
Aa, amma darladınız ha!
İyiyim yani, insan iyiyken niye gitsin zaten doktora?
Tabii canım, madem iyi, bir şeyi yok benim torunumun...
...niye şimdi durduk yere doktora gitsin, değil mi?
-Çok tuhaf. -Efendim, gördüğünüz gibi kız iyi.
Yani kız iyi derken kız sağlıklı, kızın bir şeyi yok.
Bakar mısınız yanakları kırmızı kırmızı çocuğun ya!
Hiçbir şeyi yok, ne kalp hastalığıymış bu?
Ne kalp hastalığı ya, ee biz de iyi baktık tabii, iyi baktık.
-(Cengiz) Bir maşallahınızı alırız. -Tabii maşallah, maşallah canım.
-Maşallah. -Yani biz de iyi baktıysak demek ki...
...ihtiyaç da olmamış kontrole falan.
Ben bir lavaboya gideyim.
Ben size eşlik edeyim.
(Gerilim müziği)
(Zehra) Hazal, çilek reçeli yer misin?
Genç kızlar bayılır bu çilek reçeline.
-Afiyet olsun. -'Merci'.
Tatlım, iştahın mı yok, ne oldu?
Yok, uykumu alamadım herhâlde.
Kerim'in derdi neymiş, anlaşıldı mı?
Yani ben Tunç'un derdini de anlamadım.
-İkisi de anlatmadı çünkü. -Ya?
-Bence belli de. -Neymiş dertleri Berrinciğim?
-Duru. -Ben mi?
Öyle mi?
Kerim kendine bakmadan sana tutuldu, Tunç da bunu anladı, bence.
-Yok artık. -Başka ne?
(Duygusal müzik)
Neyse o zaman, size afiyet olsun, benim çıkmam lazım.
E iş yok bugün, nereye?
Hiç, öyle bir alışverişe gideceğim.
İstersen beraber çıkalım, benim de bir röportajım var.
-Ne röportajı? -Dergi ileri falan işte. Hem...
...belki yanımda olursun, bana yardım edersin.
Maalesef ben arkadaşıma söz verdim, onun yanına gitmezsem ayıp olur.
Daha sonra yaparız. Sizi çok öptüm, afiyet olsun.
-İyi, kolay gelsin. Görüşürüz. -Sağ ol.
(Kapı açıldı)
-Melike. -Kadir.
-İyi misin? -İyiyim, iyiyim.
Masada pek öyle görünmüyordun ama.
İnsan kendi kızına yabancı olunca böyle bir tuhaf hissediyor.
Baksana bildiğimi sandığım şeyler bile yarım.
Öyle deme, sadece biraz zamana ihtiyacınız var o kadar.
Ama zamanı iyi kullanmak için de sana bir şey lazım.
-(Kadir) Al. -Ne bu?
Cep telefonu. Baktım sana ulaşmak mesele.
Her seferinde de gidip gelemeyiz, değil mi?
-İyi ama ben bunu kabul edemem. -Lütfen kabul et.
Bak annem de artık Hazal için sık sık görüşmek isteyecek.
Bu işin kolay bir yolu olsun ya, bana da acı yani.
Peki...
...o zaman, en azından ücretini ödememe izin ver.
Sakın, olmaz öyle şey!
Tamam, hat da içinde güle güle kullan.
Ha numaramı kaydettim, tamam mı?
Hiç olmadı ama böyle.
Oo! Hayırlı olsun Melike Hanım.
-Teşekkürler, Kadir sağ olsun. -Ne yapmış Kadir?
Sizin için kurşunların önüne atlamış, yetmemiş...
...evinin başköşesinde ağırlamış, o da yetmemiş...
...şimdi bir de hediyeler mi veriyor, öyle mi?
-Seher, ne diyorsun sen! -Ne, yalan mı?
Senin hiç utanman yok mu ya, ne yapıyorsunuz siz burada?
Ne yapıyormuşuz? Nasıl konuşuyorsun öyle, ne demek bu?
Seher. Seher, geç hadi, geç uzatma, geç!
(Gerilim müziği)
Şimdi... Allah, tüh be! Allah kahretmesin ya!
Nasıl oldu bu ya! Çıkar mı Hülya?
Çıkar da Cengiz, biraz dikkat mi etsen acaba?
Efendim, çok kusura bakmayın, biraz...
...şeytan döktü işte. Tuvalet falan neredeyse gideyim.
(Zehra) Tabii buyurun.
Kadir, al şunu. Lütfen al, tamam, daha fazla uzamasın bu mesele.
Al! Bunu sana Kadir almış ya, sana özel.
Çünkü almazsan üzülür sonra.
Zaten senin bunu alacak paran yoktur, değil mi?
Seher...
...hem kocana hem de bana çok ayıp ediyorsun.
Ben mi ayıp ediyorum ya?
Kocanın kardeşiyle kenarda köşede kikirdeyen sen ayıp etmiyorsun...
...ben ayıp ediyorum, öyle mi? -Hey, hey, saçmalama, ver şunu!
Tamam, tamam Kadir, yeter, tamam.
Helal olsun.
Sen bu kadın için karını azarlıyorsun, öyle mi?
Çok yakıştı bu yaptığın Kadir sana, bravo. Bravo.
(Gerilim müziği)
Ben...
...lavaboya bakmıştım ama.
Bu tarafta.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Hah, ya Melike, giden gelmiyor.
Biz kahveye geçtik, sen bitirmiş miydin kahvaltını?
-Bitti. Hadi Hazal, gidiyoruz artık. -Tamam.
Niye kalkıyorsunuz? Daha erken.
Benim işim var, işe gideceğim ben.
-Ne işi canım, bugün tatil günüydü hani? -İzin günümde de çalışıyorum ben.
Ufak tefek dikiş işleri var, onları yapıyorum. Gitsek iyi olacak artık.
Hazal, canım torunum, sen yine geleceksin değil mi babaanneyi görmeye?
(Zehra) Bak bekliyorum ben seni. (Hazal güldü)
İş güçten fırsat bulursam gelirim tabii.
Hep gel, ben bekleyeceğim seni.
-Cengiz, çıkıyoruz hadi. -İyi, tamam.
Hanımannem, Allah razı olsun gerçekten.
-Afiyet olsun. -Çok teşekkür ederiz.
Yine beklerim.
-Melike, Seher için... -Kadir, lütfen yeter, konuşmayalım.
Hazal, al bakayım.
Ne bu?
Babaanne hediyesi, şimdi sana ne alayım bilemedim.
En iyisi böyle vereyim dedim.
-Gerek yok. Hazal, geri ver onu. -Niyeymiş?
Bu hediyeye gerek yok, sağ olun. Geri ver Hazal.
Neyine istemiyorsun sen, bak tatil günleri de çalışıyormuşsun.
Torunumun boynu eğri kalmasın.
Torununuzun boynu eğri değil, başı önde de değil...
...ben elimden geleni yapıyorum. Hazal, geri ver.
Siz babaannesi olarak sevginizi verseniz yeter bizim için.
Davetiniz için de teşekkür ederiz.
Hadi, hadi kızım.
-Oldu, iyi günler. -Güle güle.
İyi günler.
Ben de röportaja kaçtım, görüşürüz.
(Müzik)
(Mesaj geldi)
Baba, benim çok acil bir işim var da beni de bırakır mısın?
Olur, hadi atla gidelim.
Kız, senin ne acil işin olacak, önce bizi eve bıraksaydı.
Abla, onlar gitsin, biz seninle bir ayrı yürüyelim.
-Olur, tamam. -Tamam, o zaman biz gidiyoruz.
İyi, tamam, hadi dikkatli git.
(Gerilim müziği)
Hayırdır kız, biz niye ayrı gidiyoruz, nereye gidiyoruz?
Abla, bahsettiğin şu internetten satış işi var ya...
...onu bir konuşalım istiyorum.
Kız Melike, ciddi misin, sahi mi söylüyorsun, yattı mı aklına?
Benim bir an önce para kazanmam lazım, o yüzden hani...
...nasıl olur bu işler, yol yordamı nasıldır, bir anlat bana.
Tamam, tamam, hemen arayayım ben Gülşah'ı, tamam.
(Gerilim müziği)
-Nasıl giriyorsun ya sen öyle? -Ne yaptığını sanıyorsun sen?
Ne hâle soktun bizi!
Siz beni aptal mı sanıyorsunuz? Anlayın diye yaptım.
Ne diyorsun sen? Neyi anlayacakmışız?
Ben anlamadım mı sanıyorsun?
Ben senin ona nasıl baktığını görmedim mi?
Senin sesin değişiyor onunla konuşurken. Sesin değişiyor.
Seher, bak saçmalıyorsun.
Sonu çok kötü olacak, yapma.
Doğru, değil mi?
Sen o yüzden dokunmuyorsun bana.
Seher, sen iyi değilsin.
Kendine gel, öyle konuşalım.
(Müzik)
Ben senin nikâhlı karın değil miyim?
Sarıl o zaman bana.
-Seher, yapma. -Hani Melike senin umurunda değildi.
Dokun bana o zaman, istemiyor musun beni?
Seher, bırak.
-Seher, bırak. -Bırakmam.
Yetti artık bu uzaklık, seni başkasına kaptırmam.
Seher, bırak diyorum.
-Seher... -Ben seni seviyorum.
(Gerilim müziği)
Ben boşanmak istiyorum.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Röportaj fena olmadı.
(Kadın) Çok güzel oldu.
'Hello'! Biraz geç kaldım, kusura bakmayın.
Fotoğraf faslına geçtiniz mi acaba?
Henüz başlamadı.
Arkadaşın yanına bir geçeyim, ondan sonra size haber verelim.
Senin burada ne işin var?
Aa! Ama Berrin Hanımcığım...
...sizin sağkolunuz, asistanınız, yardımcınız olarak...
...ben başka nerede olacaktım acaba?
Ne asistanı, ne diyorsun?
Haluk Bey size söylemedi mi yoksa?
Bundan sonra birlikte çalışıyoruz. Yani siz nereye, ben oraya.
Sağa baktınız ben, sola baktınız yine ben.
Nasıl... Haluk mu istedi bunu?
Evet.
(Berrin gülüyor)
Evet. Bakalım size ne sorular sormuşlar.
Yani şimdi koskoca Berrin Aksoy'a...
...saçma sapan sorular sormadılar herhâlde diye düşünüyorum.
Bakalım.
Bunlar iş yapar. Bunlar iş yapar Berrin Hanım.
Bakalım.
Tabii sizin cevaplarınız da çok önemli.
Eminim saçma sapan bir şey söylememişsinizdir.
Evet.
Melike, görüyor musun, işimiz nasıl yaver gitti!
Sen hemen dikişlere başla.
Sadece bir şey aklıma takıldı abla.
Hani bu şirketi üstüme devralacağım ya, o.
Kız, aklına takılacak bir şey yok. Gülşah ne güzel izah etti işte.
Pazartesi de çakarsınız imzayı, bitti gitti.
Sen şimdi ne satacaksın, onu düşün.
Misal, kumaş çantalar olabilir...
...yazlık böyle efil efil elbiseler falan.
Çok güzel olur. Ben de yardım ederim.
Tamam. O zaman ben dükkâna gideyim, neler yapabilirim bir bakayım.
-Tamam. Hadi, kolay gelsin. -Sağ ol.
(Gerilim müziği)
Evet, güzel.
Güzel. Teşekkür ederim.
Baskıdan önce sizinle mutlaka paylaşacağız.
Tabii, mutlaka.
(Telefon çalıyor)
Efendim?
(Berrin) Tamam.
Tamam, peki. Geliyorum.
Berrin Hanım, şimdi ne yapıyoruz?
İşin bittiğine göre tatil gününün keyfini çıkarabilirsin.
Siz ne yapacaksınız?
Sen benim asistanımsın.
Tamam mı?
Patronum değil.
Ama benim mesaim şimdi başlıyor Berrin Hanım.
Size kolay gelsin. O fotoğrafları ben de göreceğim, tamam mı?
Tabii ki.
Kesin benim onayım olması lazım.
(Gerilim müziği)
Kerim.
Nereye böyle?
Ufak bir işim var.
Bak, babandan gizleniyorsun ama ben görmüyor muyum oğlum?
Dün yüzünün, gözünün hâli neydi öyle? Ne oluyor sana?
Hiçbir şey yok anneciğim. Her şey yolunda, tamam mı?
Bana bak, yine bu Aksoylar meselesi mi yoksa?
Anneciğim, lütfen üzerime gelme.
Ben sonra sana her şeyi anlatacağım, tamam mı?
Oğlum, bak başını belaya sokacaksın.
Benim bir oğlum içeride zaten.
Senin de mi yolunu gözleyeyim?
Anneciğim, korkmanı gerektiren hiçbir şey yok.
Sadece işler birazcık karıştı...
...ben de gidip oradan birkaç evrak alacağım. O kadar.
Nasıl yani? Bugün şirket kapalı değil mi?
Gizlice mi gireceksin?
Anne bak, lütfen daha fazla zorlaştırmayalım, tamam mı?
Oğlum!
(Gerilim müziği)
(El frenini çekti)
(Müzik)
Canım mekânım!
Canım! Şunun güzelliğine bak, şunun şekerliğine bak!
Bana bak, bugün kapalı olduğun son pazar günü.
Bundan sonra her hafta sonu açığız.
Her hafta sonu, cumartesi, pazar. Cıvıl cıvıl olacak. Cıvıl cıvıl!
(Müzik)
Bismillahirrahmanirrahim.
Allah'ım bol bereketler, bol kazançlar olsun ya Rabb'i!
Bismillahirrahmanirrahim.
(Derin nefes verdi)
Allah Allah.
Bu muydu acaba? Bakayım.
Allah Allah, niye açmıyor?
Bu da değil. Aa!
Ulan.
Tövbe tövbe estağfurullah.
(Gerilim müziği)
(Operatör ses) Aradığınız numara kullanılmamaktadır.
(Kekeleyerek) Kullanılmamakta mıdır?
(Meşgul tonu)
Ne oluyor ya?
(Duygusal müzik)
(Duru iç ses) Anneme söz verdim.
Görüşmeyeceğim, dedim.
Dün kadını kapıdan kovdum.
Ama bugün buradayım. Niye?
Ben neden yine kendimi burada buldum?
Bir şey söyler diye bekliyorum galiba.
Ben kimseyi öldürmedim, der.
Her şey yanlış anlaşılma, der.
Yani öyle desin istiyorum herhâlde.
Neden bilmiyorum.
Ben neden seni bu kadar dert ediyorum?
(Duygusal müzik)
Kolay gelsin.
Teşekkürler.
(Duygusal müzik)
Bir şey mi vardı?
Aslında ben size bir şey söylemeye geldim.
Tabii siz de müsaitseniz.
Ben kimseyi kapımdan çevirmem.
Ne söyleyeceksen söyle.
Dün sizi çok üzdüm, biliyorum.
Yani biraz tuhaf oldu.
Ama ben de o an öğrenmiştim.
Yani siz de hak verirsiniz ki...
...çok anlaşılabilir bir şey değil.
O yüzden de beni davetinden kovdun.
Tamam.
Yani aslında mecbur kaldım.
Ben gitmenizi istemeseydim annem bir şekilde müdahale edecekti ve...
...öyle daha tatsız olurdu.
Ne istiyorsun Duru?
Siz de biliyorsunuz ki...
...yarışmanın birincisine bir para ödülü veriyorlar.
Ben de ödülümü sizinle paylaşmak istiyorum.
Sonuçta sizin de benim kadar hakkınız var.
Yani bana bir IBAN numarası falan verebilirseniz eğer, ben...
Ben...
...ben sana o...
...dediğin şeyi vermeyeyim de...
...hapishanede 20 senesini geçirmiş bir kadının tavsiyesini vereyim, olur mu?
İnsanları aklınla tanıdığını sanırsın.
Gördüğünü, duyduğunu sanırsın ama hepsi seni yanıltır.
Bir tek neresi yanılmaz, biliyor musun?
(Duygusal müzik)
Kalp.
Ben sana kalbimle baktım kızım.
Sana baktığımda genç, güzel...
...heyecanlı, yetenekli...
...ama maalesef korkulu bir kız çocuğu gördüm.
Ona bütün kalbimle sarılmak istedim.
Güç vermek istedim.
Çok şükür, sonucunu da aldık.
O yüzden...
...sen de insanlara kalbinle bakmayı dene, olur mu?
Belki o zaman birini kırdığında parayla telafi edemeyeceğini anlarsın.
Şimdi biraz işim var.
Tamam, haklısınız.
Ben vaktinizi aldım, kusura bakmayın.
Kolay gelsin tekrardan.
(Çınlama sesi)
(Gerilim müziği)
Duru!
Duru!
Duru!
Duru!
Allah'ım, ne oldu?
Fatoş! Fatoş!
Çabuk ambulansı ara. Çabuk!
Ne oldu? Duru?
(Gerilim müziği)
(Ambulans sireni çalıyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği)
Evet, bakalım Haluk Bey'in gözüne girmem için gereken malzemeyi...
...verecek misin Berrin Hanım?
(Gerilim müziği)
Berrin Hanım.
-Nasılsın? -Sağ olun. Buyurun.
Anne?
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği bitti)
Doktor Bey!
Durumu nasıl? İyi mi?
Bazı tahliller yaptık. Sonuçları bekliyoruz.
Birazdan odaya alacağız.
Siz annesi misiniz?
(Gerilim müziği)
Hayır... Hayır, değilim.
Öyleyse ailesine haber verseniz iyi olur.
Sormamız gereken bazı şeyler olabilir.
Tamam.
(Gerilim müziği)
O zaman...
...iş sadece imzaya kaldı.
Vallahi herhâlde öyle oldu Berrin Hanım.
Sizin o gönderdiğiniz kız inanılmaz!
Tiyatrocu gibi.
Melike hiç şüphelenmedi.
(Berrin) Güzel.
Güzel, çok güzel.
Kurtuluyoruz demektir.
İnşallah.
Siz hayırdır?
Hazal?
Siz kimden kurtuluyorsunuz acaba?
Kızım, senin ne işin var burada?
Sen beni mi takip ediyorsun?
Siz sorularınızı biriktirin, lunaparkta harcarsınız, olur mu?
Şimdi söyleyin bakalım, ikiniz ne yapıyorsunuz?
(Telefon çalıyor)
Bir dakika.
-Efendim? -(Melike) Alo?
-Hazal. -(Hazal ses) Anne?
Kızım, bir tek senin numaran ezberimde. Ben hastanedeyim.
Hastane mi?
Ne hastanesi? Ne oluyor?
(Melike ses) Duru bayıldı. Hastaneye getirdim.
Sen ailesine haber ver, hemen gelsinler.
Hangi hastane?
(Melike ses) Fatih Devlet Hastanesi.
Kızım, ne olmuş söylesene! Melike'ye bir şey mi oldu?
Tamam.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Kerim?
Hayırdır, senin ne işin var burada?
(Gerilim müziği)
Günleri mi karıştırdın yoksa odaları mı karıştırdın?
(EKG cihazı çalışıyor)
Yani daha önce de böyle bayılmalar oldu.
Evet, oldu.
Heyecanlandığım durumlarda oluyor.
(EKG cihazı çalışıyor)
Bir de bebekken bir operasyon geçirmişim.
(Doktor) Ne operasyonu?
Kalple ilgili.
(Gerilim müziği)
Ama şu an gerçekten iyiyim.
Yani bu küçük bayılmalar dışında bir şeyim yok.
Onlar da dediğim gibi, nadiren oluyor.
Zaten her yıl kontrole de gidiyorum.
Aslında biraz...
...buraya boşuna geldik gibi oldu.
(Geçiş sesi)
Sen bebekken kalbinde bir rahatsızlık oldu...
...sonra sen ufak bir operasyon geçirdin.
Sürekli kontrol altında olman gerekiyordu.
Yok ya, ne kontrolü?
(Geçiş sesi)
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Geçiş sesi)
Kalple ilgili.
Kalbim mi? Ne olmuş ki benim kalbime?
Bebekken bir operasyon geçirmişim.
Yok ya, ne operasyonu? Ben operasyon falan geçirmedim ki.
Leke yok, Hazal.
Hazal, leken yok.
Buradaydı anneciğim, tam şuradaydı.
-(Melike dış ses) Yok. -(Hazal dış ses) 20 yıl geçmiş üstünden.
Koca 20 yıl! Küçülmüştür belki, rengi gitmiştir, bir şey olmuştur.
Aynı kalacak diye bir şey yok ya!
(Melike dış ses) Hazal'a bir patik yapmıştım...
...üstüne de papatyalar işlemiştim.
Ben senin torunun falan değilim, tamam mı?
Senin benimle hiçbir bağın yok! Ben Kenan'ın kızı falan değilim.
(Gerilim müziği)
(Kapı kapandı)
Anne, iyi misin?
Doktor Bey, ben...
...Duru Aksoy'un annesiyim.
İçeride mi kendisi? Nesi var?
(Doktor) Durumu iyi. Merak etmeyin.
Yalnız benim size sormak istediğim birkaç soru var.
(Berrin) Evet?
(Doktor) Kızınız bebekken bir kalp operasyonu geçirmiş.
Evet, öyle bir şey oldu.
(Doktor) Şu an herhangi bir sorun yok...
...ancak bilmek isterim, nasıl bir müdahale yapılmıştı?
(Gerilim müziği)
Şimdi öyle birdenbire sorunca toparlayamadım.
Aklım da kızımda takdir edersiniz ki.
(Doktor) Haklısınız...
...ama hastaneden bir rapor olması lazım elinizde, epikriz.
Evet. Var var, öyle bir şey var.
Peki, hangi hastanede yapılmıştı? Biz raporlara ulaşalım.
Yani şimdi Doktor Beyciğim, kızım bayıldı, demişler...
...ben de koşup gelmişim. Böyle birdenbire...
...sorguya çekilmek neden, anlamadım. Geçmiş zaman, nasıl hatırlayayım yani?
Ama takip eden bir doktoru var. İsterseniz onunla görüştürebilirim.
(Doktor) Çok basit bir soruydu aslında ama...
...peki, dediğiniz gibi yapalım. Geçmiş olsun.
-Evet, lütfen. -Bir dakika! Bir dakika!
(Gerilim müziği)
Çok basit bir soru sordu.
Ne var bunda? Neden cevap vermedin?
Aa! Deli mi ne! Çekil.
(Gerilim müziği)
Bir anne bunu unutmaz Berrin Hanım.
Söyle o zaman.
Hangi hastane?
Operasyon hangi hastanede yapıldı?
Cevap ver.
Sen kimsin benden hesap soruyorsun?
Çekil önümden. Çekil!
Anne.
(Melike) Nasıl anladın kalbinde bir sorun olduğunu?
Operasyon uzun mu sürdü, kısa mı?
Sonrasında ona nasıl baktın?
Bir anne bunları unutmaz!
Cevap ver!
Yeter be! Yeter!
Anne?
Çekil önümden yoksa çok fena olacak. Çekil!
Söyleyemiyorsun çünkü bilmiyorsun.
Çünkü o senin kızın değil.
Duru senin kızın değil!
Duru.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Melike dış ses) Gerçekler, kıyıya vuran dalgalar gibidir.
Her geldiğinde şüpheyi, yalanı...
...karanlığı alıp götürür.
Tutmak istersin...
...yakalamak istersin ama ellerinin arasından kayıp gider.
Sonra her defasında yeniden gelir.
Çünkü gerçek yok olmaz.
Saklanmaz.
Saklanamaz.
Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...
...işaret dilini kapsayan eşerişimi Kanal D tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Çiğdem Banu Yeşilırmak
Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Dolunay Ünal - Eylül Yılmaz...
...Gülay Yılmaz - Nilsu Hozanlı Tuncer - Süheyla Nur Çağlar
İşaret Dili Çevirmeni: Berrak Fırat
Editörler: Beliz Coşar - Fulya Akbaba
Ses - Görüntü Montaj: Ayşegül Güven - Ersin Ortaç - Emre Bilir
Teknik Yapım: Yeni Gökdelen Tercüme
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.