Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Traditional)
Corsican
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Sıhhatler olsun efendim.
Teşekkür ederim Kurtuluş abi.
Numan.
Kolay gelsin kardeşim.
Eyvallah.
Kolay gelsin.
Sağ olun.
Kusura bakmayın biraz geciktim.
Umarım müvekkilimi fazla sıkıştırmadınız.
Ne münasebet canım.
Biz de yeni geldik.
Aslı Hanım bu sözleşmeniz.
Buyurun lütfen okuyun. Adet yerini bulsun.
Evet. Sözleşme tamam.
Ama biz bunu imzalamıyoruz.
Yeni bir delilimiz var.
Deniz kızı. Hoş geldin.
Pek hoş gelmedim ama hoş gideyim dedim abi.
Eşyalarımı toplamaya gelmiştim.
Sizlerle de vedalaşmak istedim.
Abicim.
Görüşürüz.
Görüşürüz inşallah.
-Canım. -Deniz.
Çok özleyeceğim seni. -Ben de.
Hepinizi çok özleyeceğim canım.
Çok iyi bakın kendinize. Sağ olun.
Hadi işinize dönün siz de. Urla küçük yer zaten.
Mutlaka karşılaşırız.
Hadi. Seviyorum sizi.
Evet. Herkes işinin başına. Hadi.
Hadi yavrum hadi. Daha çok işimiz var. Hadi.
Burada kamera görüntüsü kapalı.
Onu bana değil, müvekkilinize sormanız lazım.
Pekâlâ.
Kamera kapandıktan sonra ne yaptınız?
Ravioli.
İmzalamıyorum.
Tek bir hisse alamayacaksın benden.
-Göreceğiz. -Kalk Aslı.
Dava mı açıyorsun, aç. Gör bak neler olacak.
Ilgar Bey müvekkilinizin davranışı oldukça şüpheli bir davranış.
Mahkemede kafa karıştıracaktır.
Kararımız bu yönde.
Davada görüşürüz.
Ilgar.
Yeşil sahalarda
Parke salonlarda
Ilgar atar Efruz tutar.
En büyük UAL.
En büyük UAL.
UAL.
Urla Anadolu Lisesi.
Yıl 1986.
Türkiye şampiyonu oldum.
Ben Forvet. Efruz kaleci.
Hala konuşurlar buralarda.
En azından biz hala konuşuyoruz.
Efruz hakimle.
Yani?
Siz bizi tehdit mi ediyorsunuz? -Tehdit yok. Tedbir var.
Yani demek istiyorum ki, 15 dakikamı alır.
Tedbir kararı çıkartmak.
Davalar kesinleşinceye kadar tedbiren durdurma.
Ru'yu satamazsın. Ru'yu devredemezsin. Ru'yu işletemezsin.
15 dakikada ortada ne Ru kalır, ne Mu kalır.
Videoya da gelince ortada fiili bir durum yokken yapılan...
...isnadın İstanbul'da adı nedir bilmiyorum ama buradaki adı iftira.
Sizi dava eder ve paramparça ederim.
Ama hiçbirimiz bağcıyı dövmek istemiyoruz değil mi?
Hepimiz üzüm yemek istiyoruz.
Öyleyse hanımefendi, oturun lütfen.
Allahım Yarabbim ya Resulullah.
Bir saniye, pardon.
Aslı baksana bir şuna.
Hadi canım.
Siktir ya.
Ne? Bu bir şey değiştirir mi ki ya?
Değiştirir tabii Emir Bey.
Artık üzüm yemeniz pek mümkün olmayacak.
Üzüm yoksa ravioli yersiniz.
Mahkemede görüşürüz.
Bir şey yapsana abicim ya.
-Bekar Bey. -Bir dur Melis ya.
Bak, hırsını benden çıkarma.
-Az önce Ru gitti. Farkında mısın? -Ya gittiyse gitti.
Ne olacak?
Ben zaten baştan beri demiyor muyum kendi restoranımızı açalım diye?
Bak para meselesini düşünüyorsan ben ciddiydim.
Var kenarda birikmişim.
Yetmezse de babamdan alırım.
Açalım.
Açalım da önce şu Ru meselesini kapatmamız lazım.
Merhaba.
Merhaba.
Anne.
Gidiyor musun?
Bir şey desene anne.
Boşanmayı sormayacak mısın?
Ru'yu.
Ru bende kaldı.
Çekilir misin önümden?
Uzer sayesinde oldu.
Çekil önümden.
Sen bir şey diyene kadar çekilmiyorum anne.
Bir şey diyeyim.
Ne diyeyim sana ha? Ne dememi istiyorsun?
Mesela tebrik ederim falan mı diyeyim? Ha? Evliliğin bitti sen hala Uzer diyorsun ya.
Ben seni doğurduğum zaman kaç yaşındaydım biliyor musun?
20.
Sen bunu hiç hesapladın mı?
O düşüp kalktığın oğlan senin çocuğun olacak yaşta.
Ama sen böyle şeyleri hesap etmezsin.
İnsanlar duyduğu zaman ne olacak ha?
Konu komşu duyduğu zaman ne olacak? Onlar hesap edecekler.
Ama kabahat sende değil. Kabahat bende.
Ben sana hiçbir şey öğretememişim.
Doğruyu, yanlışı, güzeli, çirkini hiçbir şey.
Yazıklar olsun bana.
Şimdi çekil önümden.
Sana bunu söylemekten neden bu kadar korkuyorum anne?
Neden?
Aşığım ben anne.
Çok pişman olacaksın.
Çok üzüleceksin.
Çekil önümden.
Oğlum bak bir de şöyle düşün.
Kız herkese veda etti, bir tek sana veda etmedi.
Yani ortada bir veda falan yok, çaktın?
Parmak kan olduysa güle dokunmaya az kalmış derler.
Hadi güle güle.
Oğlum hadi diyorum. -Ama abi.
Yavrum bugün diyorum, izinlisin diyorum. Hadi git.
Akşam da benden haber bekle.
-Ozan. -Evet.
Gel şuna devam et oğlum.
Tamam.
Başka bir şey kaldı mı? -Yok, kalmadı.
Ben de orada olup Emir'in yüzünü görmek istedim.
Ay ne biçim kötü olmuştur. Salak.
Valla benim ciğerim soğudu. Ama ben sana bir şey diyeyim mi?
O herif de zerre utanma yok ya.
Ya insan önce bir kendisine bakar.
Sen her boku yap. Ya tam fırsatçı ya. Tam.
Aman neyse. Ne yapıyor senin dahi çocuk?
-İyi o ya. Yanımda. -Tamam.
Benim için de öp onu. Kendisine helal olsunlarımı ilettiğimi söyle.
-Tamam öperim. -Hadi ararım açarsın.
-Hadi canım. Görüşürüz. -Öptüm.
Bu Seda için.
Bu da bendendi.
Ayna yansıması nasıl aklına geldi?
Deniz sayesinde.
Nasıl?
Bugün veda'ya gelmişti de onu izlerken...
Arkasından bakarken yani.
Tümsek abi yazıyor. -Bir şey mi olmuş?
Bana gel diyor. Deniz'le Mete'yi de çağırmış.
Konuşursunuz falan diyor. -Gidiyor musun?
Gitmeyeyim mi?
İstemiyorsan gitmem.
Neden istemeyeyim ki? Bugün ne oldu ki?
Boşandım. Annem gitti.
Normal şeyler işte.
Emin misin?
Kalabilirim.
Yo, yo sen git.
Peki sonrasında yine gelsem?
Yok, ben yatacağım zaten.
Tamam.
Uzer, geldin mi? Bak, bana bir konuda söz vermeni istiyorum.
Birazdan orada ne yaşanırsa yaşansın...
...asla burayı terk edip gitmek yok tamam mı?
Ne yaşanacak ki abi?
Bilmiyorum. İkisi de çok sinirli. Her şey olabilir.
Söz mü? -Söz.
-Yemin et. -Yemin ederim.
Tamam, gel hadi.
Geç bakalım şöyle.
Evet, gençler şimdi hep birlikte...
...rakımızı içeceğiz ve mesele neyse konuşup halledeceğiz.
Mesele öyle bir kadeh rakıyla çözülmez abi.
İyi lan o zaman sen de iki tane içersin. Otur.
Abi sen acil dedin diye geldim.
Ben bilsem bunu... -Ben de o yüzden geldim Mete.
Tamam. Bak daha bir yudum bile içmeden ortak paydada buluştunuz.
Ne güzel. Uzer. Siz kaç yıldan beri arkadaşsınız oğlum?
12 yıl 52 gün.
13 saat 17 dakika.
Yedi gün önce bitti yalnız o arkadaşlık. Öyle hesapla onu.
Benim bir daha işim olmaz sizinle.
Dingil dingil konuşma lan.
Beni dinleyin.
Bak üçünüze de söylüyorum.
Bu hayatta para biter.
Sağlık biter.
Aşk biter.
Sevgi biter.
Ama dostluk bitmez.
Dostsunuz lan siz.
-Sikeyim böyle dostları ya. -Mete doğru düzgün konuş.
Ya ne var ya?
Siz birbirinizi sikince doğru oluyor da ben söyleyince mi yanlış oluyor?
Sarhoştuk.
Sen sarhoştun.
Ben aşıktım.
Yanlış bir şey mi bu?
Ama yanlışmış. Öyle mi?
-Böyle olacağını bilseydim. -Ulan dahi ben bilseydim...
...yapar mıydım geri zekalı? -Ya siz ne konuşuyorsunuz ya hala?
Ya nasıl olacaktı? Nasıl olacaktı kanka?
Bunlar benim hayatımı siktiler abi. Darmaduman ettiler beni.
Aferin lan. Dök içini.
Ya bir şey kalmadı benim içimde zaten. Bomboş içim.
Tamam o zaman dolduralım.
Suçlusu benim.
Bunları sana yapmamam gerekirdi Mete, özür dilerim.
Neden abi? Ben Mete'nin malı mıyım?
Ben onu önce gördüm. O benimdir gibi bir şey mi var aranızda benim bilmediğim?
Lan aşıktım sana.
Sen aşıktın. O çok normal. Ben Uzer'e aşık olunca mı sıkıntı?
Benim Reyan'a aşık olmam neden sıkıntı peki?
Sen Reyan'a aşıkken, onunla yatıyorken benimle yatman sıkıntı.
Lan bu Reyan'la da mı yattı?
Oğlum durdun durdun hepimizi aynı anda mı siktin lan?
Lan senin ağzını...
Yok abi ben defolup gidiyorum ya. -Mete otur daha konuşacaklarımız bitmedi.
Otur. -Ben sizi düşünmedim.
Ben sizi düşünmedim.
Ben bunu seni üzmek için yapmadım ki Deniz.
Seni üzmek için de yapmadım.
Ya ben hayatımda ilk defa bir şey yaşadım.
Aşık oldum.
Anlamadım ki.
Anlayamadım.
Yani bir anda oldu.
Hiç bilmediğim bir şey.
Hissetmediğim bir acı.
O anda sizi düşünmedim işte.
Ne yaşayacağınızı, ne hissedeceğinizi.
Sadece kendimi düşündüm.
Geçsin istedim ya.
Geçsin, böyle bitsin.
Canım acımasın istedim.
Özür dilerim.
Sen düşünmemişsin de benim düşünmem lazım işte.
Yine mi sıçtım abi?
Evet.
Ağzıma sıçtın.
Oğluş.
Gel.
Biliyor musun benim oğlum hep şey der.
Kötü bir şey olduysa mutlaka yanına iyi bir şey koyarım...
...ki... -Nötrlensin.
Peki sen nasıl nötrleyeceksin?
Bilmiyorum anne çok zor.
Hep çok zor, çok zor ama olmaz ki böyle yani.
Düşün bakalım belki bir şey bulursun.
Bulamam.
Peki, o zaman mesela...
...şu anda ne olsaydı çok mutlu olurdun?
Bilmiyorum.
Belki...
Her şey eskisi gibi olsa.
Mete, Deniz...
O zaman sana bir anne tavsiyesi vereyim.
Bu hayatta hiçbir şeyi lafta bırakmayacaksın Uzer.
Uğraş.
Çaba göster.
Yani hiçbir şey eskisi gibi olmayabilir ama...
...en azından sen elinden geleni yapmış olacaksın.
Kimler gelmiş.
Uzer.
Hayırdır?
Allahım Yarabbim ya.
Kızlar arabaya bakın.
Sen mi yaptın?
Evet.
Ne zaman yaptın?
İşte dün gece.
Bok gibi olmuş.
Neden yaptın peki?
Düzeltmek için.
Bir gecede düzelecek yani her şey.
Böyle mi düşündün gerçekten?
Bir gecede bozuluyor ama bir gecede düzelmiyor abi işte.
Bak bu arabaya, düzelmiş mi bu?
Siktir git Uzer.
Valla. Ben başka bir şey demiyorum sana siktir.
Geliyorum.
Sana ne oldu?
Sana ne oldu?
Dün gece.
Beni görmedin.
Ya Reyan ben dün gece hiçbir şey görmemişim ki.
Deniz'i görmeye gittin ama.
Sen...
Beni kıskandın mı?
Yoo.
-Kıskandın. -Kıskanmadım.
-Kıskandın. -Kıskanmadım.
Çok pissin.
Terliyim de.
-Ama kıskandın. -Kıskanmadım. Çok da kötü kokuyorsun.
Sen de çok güzel kokuyorsun.
Kıskandın. -Kıskanmadım. Hayır ya.
Kesin.
Asla.
-Kesin kıskandın. -Ben hiç kıskanmam.
Kıskanmadım. Gerçekten ben kıskanmadım.
Kıskandın.
Kıskandın.
Hadi, hadi konuşun benimle fırın!
-Fırın 200 derece. -Duyamadım?
-200 derece. -Havuçlar inceldi mi?
-Evet şef. -Uzer sos, sos.
Ver şu havyarı.
Evet bu tamam. Diğerleri de geliyor mu?
"Yes chef!"
Özellikle bu güzel gün batımı.
O kadar güzel batıyor ki, çok keyifli.
Merhaba.
Siz Ahmet'le tanışıyor musunuz Reyan'cığım?
Tabii, tabii. Merhaba. Sizi burada ağırlamıştık.
Şarap üretiyordunuz değil mi? -Evet, evet.
Burcu'yla gelmiştim. -Merhaba.
-Merhaba. -Oturun lütfen.
Ayakta kalmayın. Buyurun.
Siz gelmeyeli burada şef değişti Ahmet'ciğim.
Menü falan bambaşka şimdi.
Ayrıca laf aramızda eskisinden çok daha iyi oldu.
Ya ben şarap işinde olduğum için tabii şarap eşlemelerinize bayılmıştım ben.
-Teşekkür ederim. -Onun zaten şefle hiçbir ilgisi yok.
O tamamen Reyan'ın zevki.
Abartma Nurgül. Utandırıyorsun.
Neyse o zaman ben sizi rahat bırakayım. Siz yemeklerinize karar verin.
Olmaz öyle şey. Lütfen sen de bizimle otur.
-Biraz yoğun ama. -Reyan'cığım hadi.
Biz seni de görmeye geldik. -Reyan Hanım ne olur oturun.
Hem şarap konuşuruz. Fena mı olur? -Tamam.
O zaman ben bir ekibe haber vereyim. Geliyorum.
Tamam.
Her şeyin içine ettik değil mi?
Net.
Ağzımıza sıçayım bizim.
Ben hariç.
Sen dahil.
Ne diye aşık oluyorsun oğlum bana?
Başka kız mı yoktu?
-Ee gönül bu işte. Ota da konar... -Sensin o bok.
18 yaşındayım.
Şu an yeni arkadaş yapsam...
...30 yaşına gelmem gerekiyor ki senin kadar eski arkadaşım olsun.
Ki o da olmaz.
Ve de o kadar yaşayacak mıyım? Tabii o da var.
-Sen benden uzun yaşarsın merak etme. -Allah Allah. O niyeymiş?
Ben iyiyim kızım. Kötüler iyilerden uzun yaşıyor.
Bu ne alaka?
O şey ya, babamın arabası. Ru'ya bıraktım onları da.
Ru mu?
Uzer'i? -Görmedim.
Bizi çok özlüyorum.
Ben dahil mi?
Dahil.
Bitti en sonunda.
-Öyle oldu. -Sen nasılsın peki?
İyiyim ya. Rahatladım sanırım.
Sevindim. Zaten benim de arada aklımdan geçmiyor değil Selçuk'u boşamak.
-O neden gelmedi? -İşi varmış.
Aman bırak gelmesin.
Gelse iki çift laf ettirmeyecekmiş.
Ee?
Artık resmen bekarsın. Var mı bir aday filan?
Yok canım ya. Ne adayı?
O zaman sen hazır ol. Seni yalnız bırakmazlar kızım.
Dur Nurgül şimdi. Herkesin içinde.
Uzer.
-Siz tanışıyor musunuz? -Benim oğlanın en yakın arkadaşı.
Benim de evladım sayılır tabii. -Sizin oğlan?
Mete.
Ya bir sakıncası yoksa gelse bizimle iki dakika otursa masada.
Yok, tabii.
Uzer. Gel, gel.
-Merhabalar, iyi akşamlar. -İyi akşamlar.
Ne kadar yakışmış önlük.
Nasıl? İyi çalışıyor mu? Memnun musunuz?
Yani, evet.
Siz Uzer'i bilmezsiniz. Zehir gibi çocuktur.
Ya benim oğlana da bulaştırsın istiyorum ama benim oğlanda tık yok.
Bak, Urla ne kadar küçükmüş. Hadi gel iki dakika oturalım beraber.
Mutfakta bir işim vardı. Tümsek şef çağırıyor olabilir beni.
Oğlum patronundan izin aldık, gel.
Yani, evet iki dakika otursana Uzer.
-Tamam. -Gel.
Aşkım, viskinin yanına bir şey istemediğine emin misin?
İşte bu benim son yazım.
Yok benim son yazım dedim, oğlum yazını yaz da gel ya.
-Ahmet ya. -Ne diyeyim?
-Sıkı can iyidir oğlum, çıkmaz kolayca. -Ya Mete yeter!
-Yetmez kardeşim yetmez. -Yeter Mete.
Sen de geleceksin, her gün bu adamla mücadele edeceksin benimle beraber.
Göğüs gereceğiz bununla beraber.
Ne oldu lan?
Siktir ya.
Ne oldu Deniz?
Ver bakayım şunu.
Telefonuna bak.
-Neden? -Telefonuna bak dedim.
Reyan.
Reyan.
Reyan dur.
Reyan.
Dur.
Hayır, gelme.
Siktir.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.