Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Downloaded from YTS.MX
Official YIFY movies site: YTS.MX
Uyuyor muydun?
-Arabanın anahtarları lazım. -Araba...
Sana toplantım olduğunu söylemiştim! Çabuk lütfen!
-Teşekkürler. -Görüşürüz.
Lütfen eşyalarını bagajdan çıkar.
Saat 10:57'de bir yetkiliyi hedef alan ikinci bir intihar bombacısı...
...bölgeye girdi, ancak...
...hedefine ulaşmadan durduruldu.
Piyasada bulabileceğinizin aksine...
...atölyelerimizi özelleştiriyoruz.
Önceden tanımlanmış formüllerimiz yok.
-Kişiye özel bir yaklaşım mı? -Kesinlikle.
Şirketinizin ihtiyaçlarını ve hedeflerini belirlemek sizin...
...işiniz, teklifimiz bununla orantılı olacaktır.
Peki atölyelerinizin asıl amacı nedir?
Her şey yolunda, sözleşmeyi imzaladı.
Evet, şimdi yanından ayrıldım.
Ama biraz hızlandırsak iyi olur. Acelesi var.
Bir araya gelip detayları halledelim tamam mı?
Tamam, görüşürüz.
Devam et, ez beni!
Bir saat oldu, acelem var. Senin için sipariş vermemi ister misin?
İyiyim adamım...
Olay ne?
Artık dayanamıyorum. Daha önce yaşadım.
Kardeşinle aranız iyi değil mi?
Ondan değil.
Ama müşteri peşinde koşmak, toplantılar, trafik sıkışıklığı...
Hayal ettiğim şey değil.
Senden ne haber?
Yeterli ,teşekkürler.
Derse hoş geldiniz. Bu sizin ilk dersiniz olacak.
Atmosfer basıncının ne olduğunu bana kim söyleyebilir?
İfadesiz yüzler. Kimse cevap verme riskini almaz!
Havanın ağırlığı mı?
Havanın ağırlığı.
Duymayı umduğum sözcük buydu.
Bazı insanlar bunun kütle olduğunu...
...ya da Tanrı bilir atmosferde bir şey olduğunu düşünüyor.
Basıncı ağırlık olarak düşünün!
Sizi taşıyan ağırlık.
Burada masaya baskı uyguluyorum.
Atmosfer basıncı, başımızın üstünde atmosferin son katmanına...
...kadar mevcut olan havanın ağırlığıdır.
-Reis! -Söyle!
-Alain senin ekibinde mi? -Herhalde.
Bir sorun mu oldu?
Bir sorun mu oldu?
-Yardımın lazım! -Ne oldu?
Ceset bulmuşlar.
Toufic.
Bunu beceremiyor.
Ne kadar derinde?
10...20 metre.
10 mu 20 mi?
20 diyelim.
-Ceset tam olarak nerede? -Katedralin yanında.
İşte oradalar.
Gelişme var mı beyler?
Ceset dolanmış. Bu konuda hiçbir şey yapamam.
Tamam, hazırlanıyoruz.
Temiz mi?
-Sen iyi misin? -İyiyim, evet.
Bu seni etkilemiyor mu?
Etkiliyor demedim. Ben iyiyim.
Anladım.
Her neyse, ne zaman geliyorsun?
Ondan bahsetme.
Sen gelemez misin? Daha kolay olurdu.
Daha mı kolay olurdu? Elbette.
Varacağım yere geldim! Sonra konuşuruz. Seni seviyorum.
Tamam, hoşça kal canım.
-İyi günler. -İyi günler.
Sağ tarafa yanaşın lütfen.
-Merhaba. -Belgeleriniz lütfen.
İşte.
Bagaj.
Açık.
-Nereye gidiyorsunuz? -Dekwaneh.
-Nereden geliyorsunuz? -Kaslik.
Bu şey de nedir?
O benim dalgıç ekipmanım!
Dalgıç ekipmanı...
Sen bir dalgıç mısın? -Evet.
Yerinde olsam, durum göz önüne alındığında, su altında kalırdım.
Teşekkür ederim.
Merhaba efendim.
Hiç önemli değil. Dinliyorum.
Durun, size pazartesi günü gönderdiğim...
...sözleşmeden mi bahsediyorsunuz?
Ortaklarımla görüşmem gerekiyor...
...ama hiçbir şey için söz veremiyorum.
Tamam, yakında görüşürüz. İyi günler.
Beyrut'un güney banliyölerinde bu gece terör saldırısı düzenlendi.
Güvenlik güçlerinin Arsal'da bir intihar bombacısını tutuklayıp...
...bombayı etkisiz hale getirmesi eski dönemleri akla getirdi.
Dostum , bu adam tam bir pislik.
Bir kontrat imzalamam için beni şehrin diğer ucundaki...
...gösterişli bir yere götürdü ve bir kez daha kontrat çıkardı.
Ne diyeceğimi bilmiyorum. Belki imzalar, belki imzalamaz.
Bu şekilde gitmiyor.
Kabul etmeliyiz. Durma zamanım geldi.
Ama bir şey mi oldu?
Hayır ama işe yaramıyor.
Keyif almıyorum. Sevmiyorum.
Bu yüzden sonuç alamıyorum.
Bu bir sonuç meselesiyse, para meselesiyse, bunun için endişelenme.
Bu paradan daha önemli.
Bunun üzerine çok düşündüm.
Sevdiğim bir şeyi yapmam gerekiyor.
Tutkunu olduğum, beni motive eden bir şeyi.
Bana daha az para kazandıracak olsa bile.
Bütün mesele sevmek. Bunu bilirsin.
Elbette.
Affet beni, seni derin bir pisliğe batırdığımı biliyorum.
Bunu düşünme. Önemli değil.
Ama bir şeyler düşündün mü?
Evet, aslında.
Scuba.
Ama sen zaten dalıyorsun. Ders veriyorsun.
Evet ama başka bir seviyeye geçmek istiyorum.
Bir hedef belirlemek. Bir amaç.
O kafanın içinde bir şeyler dönüyor.
Anlat bana.
Büyük bir şey.
Bunun için sermayen yok.
Yetenekli olduğumu düşünmüyor musun?
Herkes 350 metreye dalıp ölebilir.
Lütfen, hadi!
Dünya rekoru.
Sen farkında değilsin. -Hiçbir şeyim yok.
Peki ya biz? Biz bir şey değil miyiz?
Bu yeterli değil.
60, 70 metrelik bir dalış, yönetebileceğiniz bir şeydir.
Özellikle yalnız değilseniz.
Ama 200, 300 metre dalışlar...
...çok daha tehlikeli.
Kaç kişi çok derine dalmış ki?
Kaç tanesi canlı çıktı?
O haklı.
150, 200 metre yapılabilir.
Daha derinlerde, keşfedilmemiş bölgelere giriyoruz.
Keşfedilmemiş bölgeler tam olarak ilgilendiğim şey.
Sizden 100 metreden daha derine inmenizi kim istedi?
Bu da benim isteğim.
Öyleyse doktor?
Zinde ve dalışa hazır olduğundan...
...emin olmam lazım.
Ama su altında seninle birlikte olmam.
Kazalara önlem almak senin işin.
Bir dakika.
Kazaları önlemek bizim işimiz.
Evet. Hepinizin görevi. Ama kolay olmayacak.
Hey doktor.
Gerçekten, niye bunu yapıyorsun?
Rekor kırmak için değil. Seni tanıyorum.
Bu senin olayın değil.
Gidip görmek istiyorum.
Ne görmek istiyorsun?
O kadar derinlikte hiçbir şey yok, biliyorsun.
Görülecek bir şey olmasa bile...
...yine de etrafımızdaki şeyden daha iyidir.
Tamam, aporkat. Aporkat. Güzel. Aporkat.
Tekrar. Aporkat. Aporkat. Tekrar.
Aporkat. Tekrar.
Daha hızlı. Tekrar.
Aletli dalışta dünya rekoru kırmaya hazırlandığınız bilgisini aldık.
Bu doğru.
Bize hazırlık sürecinizin farklı aşamalarından bahseder misiniz?
Hâlâ üzerinde çalışıyorum ama bunu nereden öğrendiniz?
Çok iyi bilgilendirildik efendim.
Bundan hiç şüphem yok.
Sponsorlarınız var mı? Sizi destekleyen bir ajans, bir marka?
Bu görüşmenin sebebini tam olarak anlamadım.
Tam olarak ne istiyorsunuz?
Projenizin ciddiyetini anlamaya geldik.
Bize bunun sağlam bir girişim olduğu söylendi.
Ancak yine de protokolleri takip etmeniz gerekiyor.
Protokoller mi? Hangi protokoller?
Bu konuda iletişim kurmaya çalışmıyorum.
Yaklaşımınızı anlıyorum ve çabalarınızı takdir ediyorum.
Ama bu beni ilgilendirmiyor.
Alain, eğer bir dünya rekoru kırmak istiyorsan saygı duyman...
...ve yerine getirmen gereken kurallar var.
Bir denetim, kaydı tasdik etmek için doğrulamalar gerekir.
Ne olmuş? Umurumda değil.
-Umurunda değil mi? -Hayır.
Açık olalım. Tüm birikimlerini harcamaya hazırsın.
Hayatını tehlikeye atmaya hazırsın.
Ancak bir dünya rekorunu resmileştirmeyi mümkün kılan...
...prosedürleri takip etmekle ilgilenmiyor musunuz?
Kesinlikle.
O zaman burada ne yapıyoruz? Bunu neden yapıyorsun?
Çünkü yapabilirim.
Şimdi hareket edebilirsin.
Her şey yolunda.
Hepsi iyi.
350 metre mi? Sen çıldırdın mı?
Her şey çok riskli bir hâl alıyor.
Heyecan arayan motorcu bana tehlike hakkında bilgi veriyor.
Ne kadar tatlı.
Su altında 350 metre derinlikten bahsediyoruz!
Suyun altında ne var bu arada?!
Tamam bu riskli.
Çok riskli!
Çok riskli.
Bundan daha riskli bir şey olamaz!
Bitirdin mi? Şimdi konuşabilir miyim?
Riskli olduğunu biliyorum. 350 metre evet.
Ama bu proje üzerinde çalışmaya karar verdiğimden beri...
...kendimi daha iyi hissettiğimi fark etmedin mi?
Bu olağanüstü.
Ama su altında 350 metre hiç de harika değil!
Lütfen, denizin altında yapacak ne var?
Senin şu denizle olan olayını hiç anlamıyorum.
Bundan hiç hoşlanmadım!
Nath bu konuyla ilgili ne düşünüyor?
Aslında tartıştık diyebilirim.
Nath'i her zaman dinlemelisin! Anladın mı?
Neden hala çocuğununun annesi...
...olmadığını anlamıyorum!
Birincisi, o inanılmaz.
İkincisi, o inanılmaz.
Ve dört :
O Fransız pasaportunu alacaksın seni aptal!
Tamam Ralph, hadi. Eve gitme vaktin geldi.
11.00'de başlıyoruz.
Toufic, Tarek ve ben 36 metre derine ineceğiz.
Sen burada durup uygun şişeleri aldığımızdan emin ol.
Sonra sen tek başına yükselirsin.
Bir sonraki nokta 90 metre.
Burası sizin kaldığınız ve benim ayrıldığım yer.
O benim doğru tankları aldığımdan emin olacak.
15 dakika sonra 200 metreye ulaşmış olmalıyım.
Sadece iniş yapacağım ve 90 metrede sizinle buluşacağım.
25 dakika. Sınırınız bu.
Ben orada olmazsam, her ne sebeple olursa olsun...
...beklemeyin ve yüzeye çıkın.
Altı metreye ulaşana kadar tüm dekompresyon...
...duraklarımızı hazırlayacağız.
Burası Tarek'le buluşacağımız yer.
Sorun olması durumunda: susuzluk, mide bulantısı...
...vertigo, karaya bildirirsiniz.
Toplamda, altı saatlik dalıştan sonra...
...17.00 gibi karaya çıkmam gerek.
Tabii hiçbir sakatlık olmadan.
Toufic!
Buraya gel ve şu çorbanın tadına bak.
Ne diyorsun?
Ne yazık ki çok iyi değil.
Bunu su altında yemek istiyor musun?
Beyler beni dikkatli dinleyin.
Ne kadar derine dalarsanız...
...tünel etkisini o kadar çok hissedersiniz.
Görüş alanınız daralır.
Kullandığımız gaz karışımızda bu olmamalı.
Herhangi bir şey hissederseniz...
...iptal edin ve yüzeye çıkın.
Çizgiyi kaybetmeyin.
Anladınız mı?
Alain?
Peki hazırlıklar nasıl gidiyor? Her şey yolunda mı?
Evet, yolunda.
Birkaç güne 200 metre derine dalacağız.
Endişelenmeyi bırak lütfen. Her şey kontrol altında.
Toufic, nasıl hissediyorsun?
-Çok iyi. -Çok iyi mi?
Korkmuyor musun? -Hayır.
Birazcık bile mi?
Yemin ederim korkmuyorum.
Sen onun destek dalgıcısın.
Sen sakin kalırsan, o da sakin olacaktır.
Ama sen korkarsan o da korkacaktır.
Ver her şey biter.
Anlıyor musun?
Endişelenme. Kimse korkmayacak.
Kimse korkmayacak.
Beni endişelendiren de tam olarak bu.
Tansiyonun biraz yüksek.
Ne demek istiyorsun?
Korkulacak bir şey yok. Yarın kontrol ederiz.
Tamam, teşekkür ederim doktor.
İşte şef.
Evet çocuklar?
Heyecanlı mısınız? -Kesinlikle.
-Bu akşam erken yatacağım. -Hepimiz öyle.
Tamam çocuklar iptal ediyoruz.
Yapma.
Teşekkür ederim.
Havanın durumuna inanamıyorum.
Sakin ol. Yarın daha iyi olacaktır.
Bunu bir haftadır söylüyoruz.
Ne yapıyorsun?
Uçuşumu erteliyorum.
Yarın geri dönmem gerekiyordu.
İyi olacak.
Hazır.
Geliyor.
Her şey yolunda mı?
90 metreye ulaşmış olmalılar.
Tamam mı?
Evet.
Her şey yolunda mı sence?
Evet, bence iyi durumdalar.
Endişelenme.
Her şey yolunda! Geliyorlar.
Alain, iyi misin?
Hadi Tarek. Tüplerini boşalt.
Bir tane daha.
İyi hissediyor musun?
Havada yüzüyormuşum gibi hissettiriyor.
İyi değil mi?
Gerçekten gitmek zorunda mısın?
Gitmem gerek biliyorsun.
Neden evlenmiyoruz?
Birlikte çok uzaklara gidebiliriz.
Burada ya da orada. Aynı şey.
Ben senden uzakta olmak istemiyorum artık.
300 metre dalışı için hazır mıyız?
-Alain, hazır mısın? -Hazırım.
-Toufic? -Hazırım.
Ali, iyi misin?
İyi misin?
Nefes al, nefes al.
Bana ne oldu bilmiyorum.
Geçti.
Ben daha fazla devam edemeyeceğim şef.
Yapamam. Yapamayabilirim.
Bu kadar mı yani? Bu mu?
Biliyorum.
Ama...
Ama her daldığımızda korkuyorum.
Yalnızken...
...seni beklerken...
...hayal gücüm devreye giriyor.
Sürekli...
...Toufic'in senin ölü bedenini getirdiğini görüyorum.
Şimdi de aynı şekilde oldu.
Bana kızma şef. Lütfen.
Ama sen olmadan gerçekleşmeyecek.
Hissedemeyince yapamazsın.
Bize hep bunu söylerdin değil mi?
Tamam, ayrıl. Git dinlen. Ne dememi istiyorsun?
Yakında görüşürüz tamam mı?
Bu berbat bir durum.
Onun yerini dolduracak birini bulmamız lazım.
Kolay olmayacak.
Ne düşündüğümü zaten biliyorsun.
Sana zaten açıkladım. Anlamak istemiyorsun.
Biliyorum ama şu anda onun yerini doldurabilecek...
...başka birini göremiyorum.
Ondan bunu isteyemem.
Durumu anlat, bırak karar versin.
Onunla konuş.
Benim gitmem lazım, tamam mı? Konuş onunla.
Burada garip bir şey oluyor.
Ne oldu?
Alain, bana bak.
Sonra konuşuruz. Şimdi gitmem gerek.
Lütfen.
Eller yukarıda. Hazır mısın?
-Ben hazırım de. -Hazırım.
-Yüksek sesle. -Hazırım.
Çapraz. Bana bak. Çapraz.
Aparkat.
Geri çekil.
Geri adım. Çapraz.
Sana ne oluyor?
Odaklanamadım.
Odaklan o zaman.
Bahane yok. Ellerini kaldır!
Çapraz. Çapraz. Aparkat, çapraz.
Yeter. Evine git.
Alo.
-Alain, neredesin? -Evdeyim.
-Kötü haberlerim var. -Ne oldu?
Ralph...
Ralph'a ne oldu?
Tam olarak nasıl olmuş?
Bir motosiklet gezisi yaptıklarını duydum.
Virajda bir kamyonla karşılaşmış...
...sonra motosikletinin kontrolünü kaybetmiş.
-Kötü. -Çok kötü.
Tamam zamanında.
Olabildiğince hızlı geldim.
Her şey bana durmam gerektiğini söylüyor.
Vazgeçmem gerektiğini düşünmeye başlıyorum.
Endişe etmek normal.
Şüphe etmek normal.
Ve korkmak.
Ben korkmuyorum doktor.
O şekilde değil.
Şüphe etmek iyi bir şeydir.
Belki...
...biraz ağırdan almalısın.
Ya da ara vermelisin.
Ara vermenin anlamı nedir?
Bütün bu projenin amacı nedir?
Bunun anlamını bilen tek kişi sensin.
Ama her şeyden önce...
...kendine hiçbir şeyi şart kılma.
Bu ne biliyor musun?
Ağırlık.
Paranın ağırlığı.
Ayrıca bizi denizden de korur.
Beni başarısız olarak gördüğünü biliyorum.
350 metreye ulaştığımı düşünelim. Sonra ne olacak?
Ama başlangıçtan beri amaç neydi?
Biliyorum.
Sadece yapmam gerekeni yaptığımı düşünüyorum.
Tamam.
Sadece hayatta nereye gittiğini bilmeni istiyorum.
Nereye doğru gittiğini biliyor musun?
Ne istediğini biliyor musun?
Tam olarak değil.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.