Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müziği)
(Kadın) Dilek, kızım hadi sen çantanı al.
Hoppa!
(Türkan) Çaylar hazır, hanımlar. Hadi buyurun, gelin.
İlki bizden, gerisi sizden.
Biricik avukatım, çay var, içer misin?
-Şeker yok mu ya? -Var kızım, olmaz mı! Ben hemen getireyim.
(Kadın 2) Çayı şekerli içen mi kaldı ya! Allah Allah!
(Dilek) Teyze, sen niye çay içmiyorsun?
-(Dilek) Teyze? -(Türkan) O hiç duymuyor ki kızım.
Ama işaret dilini biliyor.
(Kapı vuruldu) Gel.
Müsait misiniz başsavcım?
Ilgaz gel, müsaitim. Konu başlığımız da sensin zaten. Gel.
Vallahi seni uyardık, Ilgaz. Böyle olmuyor.
Beni iyice köşeye sıkıştırdın.
Buna bir dur diyorum ve soruşturmayı açıyorum.
Hiç gerek kalmadı, başsavcım.
Zahmet etmeyin.
Ne oluyor? Ne bu?
Allah Allah! İşin geldiği yere bak ya!
Ilgaz, ne yapıyorsun?
Siz izin vermeyeceksiniz. Ben geri durmayacağım.
Kararımdan son derece eminim.
Peki, ne yapalım?
Hayat senin, karar senin.
-Bir anlık sinirle olmasın da. -Hayır.
Aksine bir an bile tereddüt etmedim.
Peki.
Dosyalarını devret. Odanı da boşaltırsın.
Ben de UYAP'tan istifanı kurula iletirim.
Bir iki güne kadar da cevabın gelir.
Teşekkür ederim. İyi mesailer.
Savcım, müsaadenizle. (Kapı kapandı)
Ilgaz! Ilgaz, bir dur.
Oldu mu şimdi böyle? Çocuk gibi küstüm, gidiyorum.
-Koskoca savcıya yakışıyor mu? -Pars, saçmalama.
Ben bir seçim yapıyorum. Durum bu.
Yahu koskoca savcılık makamından bahsediyoruz, Ilgaz.
Türkiye Cumhuriyeti Savcısı.
Başka hiçbir mesleğin önünde cumhuriyet ibaresi yok.
Ne kadar kıymetli, bir düşün ya!
Bizim mesleğimiz bu. Namusumuz. Onca yıl okuduk, çalıştık, didindik.
Bu noktalara kolay gelmedik ya. En iyi sen biliyorsun.
Doğusu, batısı, gezmediğimiz yer kalmadı.
Şimdi istifa edip gidiyorum demek, ne demek Allah aşkına?
Meslek, insanın sadece bir parçası, Pars.
Hayatımıza, seçimlerimize hükmediyorsa ortada bir yanlış var demektir.
Bilmiyorum, sana anlatabiliyor muyum ya da sen oradan bakınca anlayabiliyor musun?
Ohoo! Senin kafa bayağı karışmış.
Şimdi birlikte çıkalım, tamam mı? Bir hava al. Bir kendine gel.
Hemen kestirip atma. Fevri karar verme. Bir düşünelim.
Pars, anlatamıyor muyum?
Ceylin cezaevindeyken hava filan almak istemiyorum.
Ya da elimi kolumu sallaya sallaya gezmek istemiyorum.
O yüzden cüppeymiş, meslekmiş, inan umurumda değil.
Peki, Ilgazcığım. Madem öyle, yolun açık olsun. Ne diyeyim!
Sen adaletli davran. Sağduyunu kaybetme, bana yeter.
Of!
Dilekçeyi verdi mi?
Başsavcının masasına çat diye koydu.
Neden anlatamıyorum?
Ceset nerede diye sormak aklıma gelmedi. O da şurada demedi.
Özetle 32. kez söylüyorum, bil-mi-yor-um.
-Yaa! -Evet. Hatta ilgilenmiyorum.
Evime dönüyorum.
İstanbul'da Engin meselesi de bitti.
Daha gömmedin bile teyzesi. Nereye gidiyorsun öyle?
Otopsisi sürüyor.
Onu bekleyemem. Yapamam. Dönmem şart.
Ben seni anladım.
Sen kızını özledin. Aa, dert bu olsun ya!
-Hemen getirtivereyim. -Hayır. Asla!
Ohoo! Seni mutlu etmesi ne zormuş cici kız!
Ama daha dönüş biletini veremem.
İşini bitir, sonra amenna.
İstediğin an kapı açılır.
Bana cesedi bul.
Engin tek başına yapmadı ya bu işi.
Mutlaka yardım aldı.
Mesela yılların kurdu Yekta.
Kalıbımı basarım o biliyordur nerede olduğunu.
Yanlış mıyım?
Benden nefret ediyor. Bilse bile söyler mi?
Ee...
...sen de kendini sevdir.
Çok zorlanmazsın cici kız. Merak etme.
Akıllı ol.
(Gerilim müziği)
Kızım, okulu bıraktın, iyi de bizi niye bırakıyorsun?
İnsan bir arar sorar!
Başıma nasıl bir şey geldi! Hangi birini tutacaktım?
-Hangi birinin hesabını yapacaktım? -Ne oluyor? Anlat istersen.
(Tuğçe) Aynı işte. Anne, baba sorun.
Bir şey diyeceğim. Parla da acaba İnci kadar cesur mu? Ne diyorsun?
Nasıl yani?
Ne bileyim, teslimat olur, iş olur. Olur da olur kızım.
-Çüş! Daha neler! -Niye be?
Küçük o, bulaşma.
Ayrıca biz buraya Çınar'ı ikna etmeye gelmedik mi ya?
Küçücük kıza bulaşma.
-Buyurun. -Seni arkadaşlarla tanıştırayım. Gel.
Bunlar da müesseseden ama sonrakileri adisyona işlerim.
Eyvallah, sağ ol.
Tanıştırayım. Tuğçe, bizim okuldandı.
-Selam. -Çınar.
Bana bak!
Bu beşi birbirine benzemez...
...neyin peşinde acaba?
Buradan bir dümen çıkacak.
Gözünü üstlerinden ayırma.
(Gerilim müziği)
(Sessizlik)
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Kapı vuruldu) Gel.
-(Rıdvan) Sayın Savcı'm, doğru mu? -Evet, doğru.
Adliye koridorlarında gözlerimiz hep Ilgaz Savcı'yı arayacak.
Ve onun janti kravatlarını çok özleyeceğiz.
Peki, Özge?
Ne olmuş Özge'ye? O da mı istifa etmiş?
Yok, acaba hangi savcımızın kalemine verilir diye merak ettim.
Haa! Tek dert bu! Özge'nin yeni yeri, öyle mi?
Aslında anlaşamayacağı bir savcımıza denk gelirse...
...kıza yazık olur diye şey yaptım. -Şey yaptın!
Sen kıza yazık etmezsin Rıdvan ya!
-Savcım... -Bitti mi savcım?
-Bitti, savcım. -Çık.
Özge'nin yeni yeriymiş!
(Kapı kapandı)
Bugünkü ikinci kadın cinayeti ya!
Arkadaş, bu işe bir dur diyen olmayacak mı ya?
(Eren) Allah Allah! Ben böyle sevdanın ta kökünü! Tövbe estağfurullah!
Neyse, sen bak işine. Hadi kolay gelsin.
(Telefon çalıyor)
Sayın Savcı'm.
Eren, ne yaptınız ya? Bu dosyayla ilgili yeni bir rapor, sonuç falan yok mu?
İyice kaplumbağa hızına bağladınız ama!
Hangi dosya savcım?
Hangi dosya olacak! Ceylin Erguvan Kaya. Hani senin yenge.
Olabilir de bana olmaz savcım.
Eren, sen ne diyorsun ya? Cesaret hapı mı aldın?
Hayır, bilelim de ona göre!
Metin Amir'im sizin uyarılarınızı dikkate alıp beni dosyadan aldı ya savcım.
Haberiniz yok muydu? Hayret! Ben kesin duymuşsunuzdur dedim ama...
Duymadım Eren, duymadım!
Duydun işte! Bu da bana hep lolo (***)!
Çetin.
-Buyurun komiserim. -Oğlum, esnafa falan sorun.
Bu kesin tanıdık biri. Gündüz gözüyle maskeyle adam taramak nedir lan!
-Kapı kapı dolaşın. Hadi fırlayın. -Emredersiniz komiserim.
Vallahi duyunca inanamadık.
-Yapmayın, arkadaşlar. Daha işim bitmedi. -Veda etmeye, çayınızı içmeye geleceğim.
-Yine bekleriz savcım. -Bekleriz mutlaka.
Teşekkür ederim.
(Duygusal müzik)
Neden Ilgaz?
Ceylin için mi?
Sonra konuşalım mı Neva?
(Duygusal müzik)
(Kapı açıldı)
Dışarıda bekliyorum, Sayın Amir'im.
(Kapı kapandı) Nasılsın Ceylin?
Daha iyiyim.
Başında da yara falan var dediler.
Var ama geçti sayılır.
Hiçbir şey hatırlamıyormuşsun.
(Metin) Hâlâ mı?
Saniyelik görüntüler var ama tabii hepsi anlamsız.
Ceylin, böyle olmaz.
Hatırlaman lazım.
Biliyorum. Ben de hatırlamaya çalışıyorum ama...
...olmuyor. -Gözünün önüne gelmese de bilirsin.
Bir insanı vurmak, öldürmek kolay mı?
İçinde, ta kalbinde hissedersin. Duyguyu bilirsin.
-Neyi bilirim? -Sen yaptın mı, yapmadın mı Ceylin?
Engin'i sen mi öldürdün? Dümdüz söyle.
Bana neden bu kadar kızgınsınız?
Çünkü oğlumu değiştiriyorsun...
...ve ben artık onu tanıyamıyorum.
(Müzik)
(Kapı kapandı)
Şu saat detayına bir daha bakayım mı?
(Kapı vuruldu) Gel.
-Kolay gelsin. -Oo! Sedacığım.
Hangi rüzgâr attı seni buraya?
Ben de valizlerini toplamaya başlamışsındır diye düşünüyordum.
Teklifin hâlâ geçerli mi? Avukatınız olmamı istiyor musun?
Hayırdır? Ne çabuk fikir değiştirdin. Daha dün beni evde suçluyordun.
Yok oğlunu zehirledin, yok oğlunu kaçırdın.
Pamuk Prenses gibi havalı havalı hikâyeler anlatıyordun.
Ne oldu da çark ettin?
Düşünecek vaktim oldu. Yanıldığımı anladım, hepsi bu.
Evet, teklifin geçerli mi?
Madem aklını başına devşirdin...
...kimi suçlaman gerektiğini buldun, evet, geçerli.
Tamam.
Ben de kabul ediyorum. Avukatınız olacağım.
(Müzik)
Üf! Daha büyük bir tokası olan var mı?
Uğraşma kızım. Altyapı yoksa ne kadar zorlarsan zorla...
...bir cacığa benzemezsin. İnsanın içi dışına yansır.
Allah Allah!
Hişt! Sen niye kalkmıyorsun kızım? Bak, hepimiz ambalajı topladık.
Hadi kalk. Saçını bir tara, yüzünü yıka. Hadi hazırlan.
Şansımıza koğuşa intikal, görüş gününe denk geldi. Hadi.
Avukat Hanım için fark eder mi ya!
Kendisi görüş yerinden çıkmıyor zaten.
(Anons kadın ses) Aslı Türven, Dilek Aymaz, Türkan Barut, Dicle Yonkuş...
...Ceylin Erguvan Kaya.
-Beni de söyledi, değil mi? -Söyledi. Hadi gözün aydın, geldiler.
(Sessizlik)
Hay maşallah! Kızda her numara var ya!
Bizi almaya hemen gelirler mi?
Bu ceketin yanması kötü olmuş.
Tamam, üzerinde bir ayak izi var ama bu iz ne zaman, nerede...
...ne şekilde oluştu? Bunu...
...ispatlamak çok zor.
Eğer ormandaki toprakla ceketteki uyuşsaydı...
...o zaman olay yerinde üçüncü kişi şüphesi açık ve net olurdu.
Ama bu durumda bu ayak izi sadece takdiri delil olarak kalacak.
-Maalesef öyle. -Ben de kime anlatıyorum canım!
-Sen bunların tillahını bilirsin. -Estağfurullah, hocam.
Sizin her kelimeniz benim için çok kıymetli.
Ilgazcığım, şimdi senin hedefin Ceylin'in tutuksuz yargılanması...
...salıverilmesi, öyle değil mi? Bu durumda üçüncü şahıs şüphesini...
...açık ve net olarak kanıtlaman gerekiyor.
Malum, şüpheden sanık yararlanır.
Olay yerinde ya da yakınında cekettekiyle aynı izi bulursam?
O da olur ama bu kadar zamanda bozulmadan kalması biraz zor.
Ama şahane olur.
Bulacağım.
Bulursun, eminim.
Ama savcılık başka, avukatlık başka.
Bugüne kadar sana açılan bütün kapılar yüzüne kapanacak.
Karşında saygıyla eğilenler kafa tutacak.
Zamanında sen farkında olmasan bile altında ezilenler...
...seni ezmek isteyecek.
Adliyede bazı bölümlere artık giremeyeceksin.
Hepsinin farkındayım hocam.
Biliyorsun ki hukuk bilmek başka, işleyiş başka.
Çok dikkatli ol.
Delil mi buldun? Alışkanlıkla kendin toplama.
-Hemen kolluk kuvvetlerine haber ver. -Merak etmeyin, hocam.
-Bir küçük ricam var. -Söyle.
İstifam UYAP üzerinden hızlıca onaylanır.
Sonra baroya başvuracağım.
Ruhsatın gelmesi biraz zaman alacak.
Onu hızlandıracak bildiğiniz bir yol varsa...
...yani biraz öne çekebilirsek çok mutlu olurum.
Sen hiç merak etme.
Hiç merak etme bir tanem.
Artık birazcık da bizim nazımızı çeksinler, değil mi?
Canını sıkma.
-Halledeceğim. -Sağ olun, hocam.
Ay!
Furkan.
Kadere bak.
Buralarda yıllarca Zafer'i bekledik.
Şimdi de Ceylin.
Anne, sabredeceğiz. Hepsi geçecek.
-Abla. Anne. -Ceylin.
Canım!
Ablacığım.
Otur. Gel.
Seni iyi gördüm.
Daha iyiyim. Toparlıyorum. Hâlâ hatırlayamıyorum ama iyiyim.
Koğuş kalabalık mı?
Delisi, manyağı yok inşallah?
Anne, yok. Merak etme, herkes kendi hâlinde zaten.
Yemekler nasıl?
Bilmem.
Sen daha ağzına tek lokma bile koymadın, değil mi?
Aferin sana.
Yeme, içme, güçten düş.
Vallahi sütümü helal etmem, Ceylin.
Anneciğim, merak etme, yiyeceğim. Söz.
Annem sana ıspanaklı börek yaptı. İçeri sokarlar mı bilmiyorum ama...
...bir umut işte.
Para da bıraktık.
Canın bir şey isterse al kuzum. Tamam mı?
Babamla ilgili bir haber var mı?
Yok vallahi.
Bence kafasına esti, gitti. Bizi bıraktı.
Bunca zaman geçti, ölüsü, dirisi bir haber olurdu, değil mi?
İyi. Savcı kıyafetleri getirmiş.
Sağ olsun, evet.
Sana kitap da getirdim. Sıkılırsın şimdi.
Ben her hafta geleceğim. Tamam mı? Para da getiririz.
Kıyafet de getiririz.
Teşekkür ederim.
Çok teşekkür ederim.
Kuzum...
(İç çekti)
Çalışan kazanır, elması kızarır, değil mi Metin Amir?
Buyur, ayakta kalma. Lütfen.
Metin Amir'im, şimdi ben düşündüm de...
...biz bu dosyayı hızlıca çözersek Ilgaz Savcı'yı da...
...yaptığı yanlıştan bir an önce döndürürüz.
-İnşallah. -Ama sen şimdi...
...başından beri dosyanın içinde olan, her şeye hâkim olan Komiser Eren'i...
...dosyadan almışsın.
Ama savcım, siz uyarınca ben de bilgi akışı olmasın diye...
Ama olmamış ki. Şimdi ben geliyorum, çocuğa soru soruyorum...
...bana boş gözlerle bakıyor. Avel avel.
Adı Mustafa mıydı, neydi?
-Akademide derecesi var, savcım. -Vardır, yoktur, orasını bilemem.
Ama dosyaya göbekten girince avelleştiği kesin.
Tamam. Ben uyarırım, daha dikkatli davranır.
Işık yok, Metin Amir'im.
Biz onca yol yürüdük. Şimdi Mustafa kalkacak da ardımızdan yürüyecek de...
...yetişecek de bekle ki gelsin.
Şimdi ben tabii usulen iç işleyişinize karışamam ama...
...sanırım ricacı olurum.
Estağfurullah.
Eren Komiser'i dosyaya geri verin, beni başkasıyla muhatap etmeyin.
Zaten zor birisiyim.
İyi kötü biz bir dil oluşturduk. Eren Komiser'le kavga dönüş anlaşıyoruz.
Savcım, bu Ilgaz'la Eren'i yan yana getirirsek tehlikeli olur.
-Biz bu ikisini tutamayız. -Benim için bir mahsuru yok.
Zaten dosya ilerledi.
Ilgaz da istifa ettiğine göre...
...dosyanın üzerindeki gizlilik kararını da kaldıracağım zaten.
Eş kontenjanından da Ilgaz benden istediği bilgiyi öğrenebilir.
Peki savcım. Siz nasıl isterseniz.
O zaman Eren'i çağıralım.
Mustafa'ya da emniyetteki yolculuğunda başarılar dileyelim.
-Eren. -Amirim.
Dosyanın başına geç.
Hangi dosyanın amirim?
Pars Savcı bekliyor.
Sinsi sinsi gülme! Düş önüme!
Anlaşıldı amirim.
Bana bak!
Yemene içmene dikkat et. Yemeğini ye. Uykunu güzel uyu. Tamam mı?
Dinle. Sakın kimseyle dalaşma. Konuşma bile. Beni anladın mı?
Tamam, anneciğim. Ben çocuk değilim. Ne yapacağımı biliyorum.
Biz yine geliriz, tamam mı?
(Anons kadın ses) Görüş süresi sona ermiştir.
Tutuklu ve mahkûmlar çıkış yapınız.
(Kadın gardiyan) Süre doldu. Hadi hanımlar.
Canım.
Anneciğim.
-Kendinize dikkat edin, tamam mı? -Allah'a emanetimsin.
Parla'yı benim için öp.
Çok zayıflamış.
Kurumuş. Suratı kaşık kadar kalmış.
Yok anne, hep zayıftı zaten. Toparlar hemen.
Hadi.
Amacımız, Ceylin Erguvan Kaya'nın en üst sınırdan hüküm giymesi.
Hak ettiği cezayı alması.
Bunu yapmanın tek yolu, sağlam argümanlarla gitmek. Şimdi...
...en başından başlayacağız. Zehirlemeden.
Kitaba zehri belli ki öldürmek için sürmüş.
Soğukkanlılıkla ve koşulsuz olarak alınmış bir öldürme kararı bu.
Engin erken reaksiyon gösterdiği için ya da ne bileyim...
...belki okumaya devam edemediği için ölmedi, zehirlendi.
Bence zehirle denedi, ölmedi.
Hastaneden kaçarken tekrar denedi.
Failin gerçekleştirmeye çalıştığı fiili...
Belirlenmiş kurgu dahilinde adım adım icra ettiğini ispat edeceğiz.
Evet.
Belki kaçışı da Ceylin planladı.
Sonuçta Engin korkmuştu. Kendine daha tam gelememişti.
Eski arkadaşlar. Kandırmış olabilir. Bence gayet mantıklı.
Diğer taraftan birlikte çalıştığı meslektaşını ortadan kaldırarak...
...eski dosyaların açılmasını Ceylin engellemedi mi?
Şu yüzünüzdeki küçümseyen "Hadi canım sen de" ifadesini silin lütfen.
Ceylin planladığı suçun üstünden vakit geçip...
...ruhi sükûnete ulaşmış olsa da vazgeçmedi.
Sabırla ve inatla eylemine devam etti.
Her ihtimal bizim için kıymetli.
Çünkü gerçeği bilmiyoruz.
Engin kitabı kendi istemiş.
Talep formunu kim gördü? Bilmiyoruz.
Öğrenelim. Cezaevine kim girdi, çıktı? Bu bilgi kimde var?
Ya da kimlerde olabilir? Hepsini tek tek listeleyelim.
Ceylin'in girdiği delikte kalması için her gün gece gündüz çalışacağız.
Soruşturmanın her noktasına, iddianamenin her kelimesine itiraz edeceğiz.
Mahkeme kalemi delil müzekkeresi yazmaktan yorulacak.
Unutmayın, bu olaya sebep olan olay bir önceki olay.
Yani Ceylin'in kardeşinin ölümüyle sonuçlanmış bir olay.
Kan gütmesi hâliyle hareket ortada.
Benim söyleyeceklerim bu kadar. Sorusu olan?
Tamam. Telefonda bir grup kuralım. Oradan bilgileri güncelleyelim.
Yarın sabah 09.00'da görüşürüz.
Buyurun arkadaşlar.
Yekta Bey, bir isteğiniz olursa odamdayım.
Bu ne iştah Sedacığım! Ne hararet! Ne çabuk girdin duyguya.
İyi ki gel avukatımız ol demişim.
Niye şaşırdın, anlamıyorum. Davalar böyle kazanılmıyor mu?
Kızma ya. Ceylin bir anda baş düşmanın oldu.
Hatta benden daha gaddarsın. Çektin ipini.
Detaylara bakınca anladım. Ceylin yapmış. Net.
-Amacım bunu ispat etmek. -Güzel. Aynen devam o zaman.
O ne?
Çaba.
Bırakma çabası. Ama maalesef arada kaçamak oluyor.
O kadar çatlak su sızdırmaz, merak etme.
Yekta, Yekta!
Her çatlak su sızdırır. Dikkat et.
(Gerilim müziği)
Bayağı beklemiş Eren.
Sence kaç saatte içilmiştir bunlar?
Vallahi hiç bilmiyorum ki savcım. Ben hiç kullanmadım.
-Hiç mi? -Hiç.
Vallahi seninle gurur duyduk ya. Yeşilaycı Eren.
Şimdi savcım...
...bunlar uç uca eklenip içilmişse her biri on dakika desen...
...bir saatten fazla.
Ama dinlene dinlene, sindire sindire içilmişse...
...çok daha uzun bir süre. -Bu izmaritlerde zaten...
...DNA olması gerekirdi. Laboratuvarda niye hâlâ oyalanıyorlar?
Sayın Savcı'm, laboratuvar çok yoğun. Bir de yangın çıktı ya...
...zaten üzerinde ayak izi olan ceketi de öyle kaybettik.
Tahribat çok fazla savcım. Bütün aletler yandı.
Bir sürü alette teke kaldık.
Memlekette de zaten olay bitmiyor. Hepsinin de aciliyeti var.
Bir de etrafta oteldi, bungalovdu, hepsine bakılmıştı.
Hiç mi olayı duyan, gören yok ya?
Biz otele gidene kadar oradakiler ayrılmışlar savcım.
Mustafa onların peşine düştü.
Artık Eren'in ekibi bakacak.
Bir de Ceylin'in kafasına sert bir cisimle vurulmuştu ya...
...olay yerinde onun olmaması da canımı sıkıyor.
Didik didik arasınlar her yeri. Gerekirse genişletsinler aramayı.
Emir anlaşıldı savcım.
Bu arada bizim tarafta da olunca ayrı bir güzelsiniz savcım.
Taraf dereken?
Az frene bas Eren. Ben hiçbir tarafta değilim.
Tam da olmam gereken tarafsız yerdeyim. Yani senin de olman gereken yerde.
Ceylin Erguvan Kaya hâlâ bu olayın baş şüphelisidir.
Hiçbir şey değişmedi. Herkes işine baksın.
Aynen katılıyorum. Altına imzamı atarım.
Ayağınızı denk alın Allah aşkına ya!
-Hoppala. -Kavuşmuşsun oğluna.
Çok şükür. Ama burada nasıl olur, bilemedim şimdi.
-Yazgımız böyleymiş. -Adı ne?
-Furkan. -Furkan.
Bu eller ne böyle yumuk yumuk.
-Furkan. -Ay, sevdi seni.
İki dakika tutsana, ben bir tuvalete gideyim.
Ama...
(Dilek) Geliyorum annem.
Furkan.
Nasıl tutacağımı da bilemedim. Gel bakalım.
(Furkan mızmızlanıyor) Şöyle döndüreyim seni Furkan.
Hey, Furkan.
Gel bakalım.
(Müzik)
(Demir kapı kapandı) Sayın Savcı'm.
(Demir kapı açıldı)
(Ceylin) Ilgaz.
(Duygusal müzik)
-İyi misin? Nasılsın? -İyiyim.
Gel oturalım.
Almışlar koğuşa.
(Ilgaz) Kalabalık değil dedi cezaevi savcısı.
Değil, altı kişiyiz.
Bir gelişme var mı?
Hatırlamana yardım etsin diye sana bir şeyler göstereceğim.
Kendini zorlama, ben anlatayım, sen dinle.
Hastaneden çıkmışsınız...
...Ümraniye'den Şile'ye geçmişsiniz.
Belli ki sen arabadaydın.
-(Ceylin) Evet, arka koltuktaydım. -Güzel.
Araya oturdun.
Araç Enginlerin evinin bahçesinde bulundu.
Bir dakika bir dakika, bunların sende ne işi var?
-Bir dur, dağıtma şimdi. Devam edel... -Olmaz Ilgaz!
Senin bu dosyaya bakmaman gerekiyor. Biz evliyiz, farkında mısın sen?
Bak, sana soruşturma açarlar. Mesleğinden olabilirsin.
Bunları görmek istemiyorum ben.
Ceylin, bunları senin hatırlamana yardım etmesi için getirdim.
İstemiyorum! Bunlar resmî evrak. Sende olmaması gerek.
Yapma!
Tamam, bir dur, bir sakin ol, bir dinle.
Baban haklıymış. Ben seni gerçekten değiştiriyorum.
Sen bunlara normalde dokunmazsın bile. Yasaksa yasaktır.
Yapma Ilgaz. Sana zarar vermek istemiyorum.
Sen bana zarar değil, güç veriyorsun.
Güç falan verdiğim yok.
Korkudan yapıyorsun, kaybetme korkusundan.
Buna izin vermeyeceğim.
Duydun mu beni?
Mesleğini benim yüzümden kaybedersen kendimi asla affetmem. Bunu bil.
Gel şuraya otur, gel.
(Müzik)
(Cüneyt) Yekta Bey.
Ilgaz Kaya görevinden istifa etmiş.
Ne? Ne zaman?
Bugün vermiş dilekçesini. Hatta eşyalarını bile toplamış.
Avukatlığını yapacak. Vay, aşka bak.
-Yani, enteresan. -(Yekta) İyi, iyi.
Hatta şahane. Savcıyken aslan parçası...
...ama şimdi acemi avukat.
Bayılıyorum bu çömezlerin yeni yetme hâllerine, bu telaşlarına.
-Hadi sen de iyisin, şanslı adamsın. -Anlamadım?
Hayatının en güzel hukuk dizisini seyredeceksin Cüneytciğim...
...daha ne olsun. Düşün...
...havalı bir dosya savcısı, aşkı uğruna istifa eder...
...cinayetle suçlanan sevdiği kadının avukatlığını yapar...
...ama sudan çıkmış balık gibidir, ne yapacağını bilemez.
Komedisi de güzel olur bunun, böyle 'sitcom' tadında.
Hayır, oradan bakınca bu taraf kolay geldi demek ki savcıya.
Ya, Seda onu çıtır çıtır yer.
İyi, iyi, çok hoşuma gitti bu haber, çok güzel.
(Yekta gülüyor)
(Yekta) Gidelim.
Bana söz ver.
Bak, Eren orada. Hem ben Pars'a güveniyorum.
Her ne kadar gıcık biri olsa da en azından gerçeğin peşinde.
Sen kardeşinin katilini ararken durdun mu?
Söz dinledin mi?
Bana çekilme Ilgaz.
Hem bırak, ben sana doğru geleyim. Emin ol, orası daha güvenli.
Ben seni birazcık dinlemiş olsaydım, belki de o araca binmeyecektim.
Bu içimdeki her şeyi başarırım duygusunu törpüleyebilseydim...
...belki de korkardım.
Korku da bizi hayatta tutan duygu değil mi?
Bak, benim deliliğimin sonucu bu işte.
Yani bu ilişkide değişmesi gereken biri varsa o da benim.
Sen değilsin.
Hoş insan ne kadar değişebilirse.
Orası da muamma.
Ben yine niye acaba monoloğa düştüm?
Bir söz, bir tamam diyeceksin, o kadar. Hadi.
Ben başımın çaresine bakarım, sen merak etme.
Güven bana biraz.
Şimdi söz verme sırası sende. Kendini suçlamayı keseceksin.
Tamam. Denerim.
Yani hafızası olmayan biri için ne kadar mümkünse artık.
Gel buraya.
(Duygusal müzik)
(TV erkek spiker ses) Lise öğrencisi okulda kavgaya tutuştu.
Okul yönetimi de bu tehlikeyi göz ardı etmeyin diye velilere...
...uyarıcı mektuplar gönderdi.
Şile yakınlarındaki ormanlık arazide kalbinden vurularak öldürülen...
...Avukat Engin Tilmen'in katil zanlısı Avukat Ceylin Erguvan Kaya...
...tutuklanarak cezaevine sevk edildi.
Engin Tilmen, katil zanlısı Kaya'nın kız kardeşi İnci Erguvan'ı...
...öldürme suçundan yargılanıyordu.
Bundan haftalar önce çöp konteynırında ölü bulunan...
...İnci Erguvan'ın cinayetini titizlikle çözen İstanbul emniyet birimleri...
...Engin Tilmen'in öldürülmesinde de buldukları ipuçları sonucunda...
...katil zanlısına ulaştı. Kardeşinin intikamını can alarak ödettiği...
...iddia edilen avukatın yargılanma süreci büyük merak konusu.
Gelişmeler takip ediliyor.
Vay anasını arkadaş ya!
(Müzik)
("Fatih Erdemci - Ben Ölmeden Önce" çalıyor)
"Ben ölmeden önce"
"Bir sürü dostum vardı"
"Ben ölmeden önce"
"Bir sürü düşüm vardı"
"Ben ölmeden önce"
(Geçiş sesi)
"Bir sürü aşkım oldu"
"Ben ölmeden önce"
"Ama yine de"
(Geçiş sesi) Abla!
Eğer kirli çamaşırın varsa bana söyle, seninkileri de çiçek gibi yaparım.
Sabun kokusuyla misler gibi uyursun.
Evde üç çocuk var. Onların boğazı da okulu da hep bende.
Sen de verirsen onlara yollarım.
Hem de hiç sektirmeden, kuruşu kuruşuna. Vallahi bak.
Benim de 11 sene yatarım var.
("Fatih Erdemci - Ben Ölmeden Önce" çalıyor)
"Yalan mıydı ey Tanrım?"
"Ey Tanrım çok yalnızım"
Bu kadar yeter mi?
Yetmez mi ablam.
-Ne zaman geleyim kirlini almaya? -Yok, şu an kirlim yok.
-Tamam, sağ ol. -Hadi kolay gelsin.
(Sessizlik)
(Kapı zili çaldı)
Babam gelince haber verin demişsin.
(Ilgaz) Evet. Girmeyecek misin?
-Oturalım mı biraz? -İyi böyle. Ne vardı?
Ceylin'i niye görmeye gittin baba?
-Sakıncası mı var? -İyi, gördün, ne değişti peki?
Uğruna emeğini, geleceğini yakmaya değecek kadar...
...masum mu diye anlamaya çalıştım.
Ayrıca da hatırlarsın, ben Cinayet Büro'dayım.
-Dosyası da önümde. -Ceylin masum baba.
Öyle buz gibi yüzüme baktı ve hatırlamıyorum, dedi.
Ben yapmadım da demedi ama maşallah bakıyorum benim oğlum emin.
Kendi ağzınla söylüyorsun baba, hatırlamıyor işte.
Bu kadar cinayet gördün, bu sürü vaka çözdün...
...hiç karşılaşmamış olamazsın herhâlde bir hafıza durumuyla.
Ama bir sürü de yalan söyleyen gördüm.
En çok da ne kullanırlar, biliyor musun? "Bilmiyorum."
En çok da kimler yalan söyler peki? Vicdanı olup utananlar.
(Metin) Niye? Çünkü yaptım diyemez, yapmadım da diyemez.
Araf’ta bırakır seni. Hatırlamıyorum der, çıkar.
Ee, avukat kızımız da vicdanlı birisi. Aksini söyleyen taş kesilir.
Ceylin yalan söylemiyor baba, o yapmadı.
Nereden biliyorsun? Nereden biliyorsun?
O bile ben yapmadım demiyor. Daha dün tanıdın be.
Baba, ben sana aynı şeyi kaç defa anlatacağım ya?
Kaç defa anlatacağım? Bir insanı hissetmek, tanımak için zaman önemsiz.
(Ilgaz) Bin yıldır tanıdım dediğin adam sana en büyük kazığı atar.
Her zaman olmaz mı ya?
Tanımamışım dersin, çıkarsın işin içinden.
Hiç tanımadığın bir insanla öyle bir an yaşarsın ki bilirsin işte.
-Hissedersin. -Sen ne diyorsun oğlum ya?
Ağzından çıkanı duyuyor musun Ilgaz?
Nerede senin sağduyun? Nerede senin soğukkanlılığın?
Ne oluyor sana oğlum?
Âşık olduğum kadını tanıyorum, bitti.
Yok, bu aşk değil, bu akıl durması.
O kız senin bir düğmene bastı, kör etti, kapattı aklını.
Oğlum, uyan. Kendine gel!
Bak, üzerinde biraz emeğim, biraz hakkım varsa...
...bir dur yahu, bir düşün!
(Kapı kapandı)
(Müzik)
-Ee, neyle gideceksiniz? -Gideriz ya bir şekil.
Atlarız bir taksiye, bırakırım kızları da ben.
Sağ ol da ben kendim giderim.
-Emin misin? -Eminim.
Hem arkadaşlar bekliyor beni. Görüşürüz.
-Tamam. Hadi Parla. Hadi görüşürüz. -Tamam, görüşürüz.
-Hadi görüşürüz. -(Parla) Baybay.
-Sen dükkânı mı kapatıyorsun? -Evet.
-Tamam. Bir iş var. -Bak işte, bundan sonraki...
...cümlelerini ben dinlemiyorum kardeşim.
-Çünkü benim karnım belaya tok. -Oğlum, delirme lan.
75 bin lira para.
Beş kişi. Hem satmak falan da yok.
Alacağız, taşıyacağız, bu kadar. Başka bir şey yok.
İstemiyorum kardeşim, hadi. Vallahi istemiyorum.
Oğlum, bir dur, bir dur ya. Bir şey diyorum ya.
Oğlum, gerçekten pişman olursun. Ekibi de büyütüyorum.
Hatta bugün hepsiyle tanıştın belki de. Ne diyorsun?
Kes diyorum Serdar, kes diyorum Serdar!
Oğlum, biz senin bu yapışkanlığına ne yapacağız?
Oğlum, sallıyorum paçamı, düşmüyorsun. Sallıyorum paçamı, düşmüyorsun.
Oğlum, nereden gelecek lan sana para?
Dedenin verdiği üç kuruşla mı geçineceksin?
Oğlum, içerisi küf kokuyor lan.
Çürüyeceksin lan burada.
Kardeşim, sen onu dert etme.
Benim dedem, benim emeğimin karşılığını verir, tamam mı? Hadi.
-Bak, bir saniye dinle. -(Çınar) Hadi eyvallah.
-Bak, herkes diyorum oğlum. Bir din... -Hadi eyvallah kardeşim.
Ara beni. Hişt, araşalım.
(Dilek) "Dandini dandini dastana"
"Danalar girmiş bostana"
(Ceylin iç ses) Şarkı. Ölmeden önce.
Araba.
Engin söylüyor.
Biliyor mu benim arabada olduğumu?
Giderek gıcıklaşıyor.
(Müzik)
-Uyudu mu? -Uyudu, uyudu.
(Müzik)
-İki dakika oturabilir miyim? -Otur, gel tabii.
Ben anladım senin niye öyle davrandığını.
O Engin, Avukat Yekta'nın oğluymuş, değil mi?
Öyle.
Ben...
...başıma iş açılınca en iyisini tutalım, dedik.
Bana iyidir, cevval avukat...
...elinden iş kurtulmaz, dediler. Ben de onu tuttum işte.
Yoksa ben adamı hiç tanımıyorum. Yolda görsem yüzünü bilmem yani.
O yüzden bana tavır alma lütfen.
Çünkü burada ne kadar kalacağımız da belli değil.
Kafamın uyduğu bir tek sen varsın. Ben de senin için öyleyim.
Baksana millete.
(Anons zili çaldı)
(Anons kadın ses) Beş dakika içinde ışıklar kapanacaktır.
-İyiyiz, değil mi? -İyiyiz, sıkıntı yok.
-Tamam, teşekkür ederim. İyi geceler. -İyi geceler.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Çok zor.
Ama geçecek.
Geçen yıl doğum gününde almıştım.
"Anne, bunun yünü batar." demişti ama yine de ben kırılmayayım diye giymişti.
Acısı kalacak.
-Ama zamanla hafifleyecek. -Bilmem ki.
Şu an bildiğim tek şey, bu yaşadığım acı.
-Canımı çok yakıyor. -Biraz daha kalmaya karar verdim.
(Seda) Cenazeden sonra da hemen dönmeyeceğim.
Öyle mi?
Benim için mi kalıyorsun?
Yekta'nın teklifini kabul ettim. Sırf şüphelenmesin diye.
Yoksa neden burada kaldığımı açıklayamam.
Çok teşekkür ederim.
Sen nasıl kurtulmak istiyorsun Yekta'dan, onu söyle.
Boşayarak mı? Hapse atarak mı?
Yaptığı her şeyin bedelini ödesin istiyorum.
Sürünsün!
Tamam.
O zaman bana biraz zaman vermen gerek.
-Tamam. -Kolay olmayacak.
Ama başarabiliriz.
Bu iyiliğini asla unutmayacağım.
Vay, vay, vay!
Yüz yıllık küslük bitti, öyle mi? Bakıyorum ayrılmaz ikili oldunuz.
Seda, burada kal istersen. Gidip gelmek zor olmasın sana, bizde oda çok.
Gerek yok, otelde iyiyim. Laçin'e biraz daha kalacağımı...
...haber vermek için geldim. -Zahmet etmeseydin, ben söylerdim.
Neyse, ben gideyim.
Yarın görüşürüz Avukat Hanım, 09.00'da.
Bakıyorum çok sevindin kardeşinin kalmasına.
Öyle sarılmalar falan. Korkma canım, ben de çok sevindim.
Hem ne güzel bak, eksildik ama koca bir aile olduk yine.
Hem ben Seda'ya güveniyorum. İşini on numara yapar, hiç şüphem yok.
-Bence de. -Tabii sen...
...saçma paranoyalarından Seda'ya bahsetmezsen...
...işler daha çabuk yoluna girer.
Tamam.
Tamam.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği)
-(Eren ses) Söyle kardeşim. -Eren, buldum.
-Ayak izini buldum. -Hay yaşa be abim.
Bu olay yeri incelemenin çektiği fotoğraf yanında mı?
-(Eren) Aldım, bende, yanımda. -Eren, eğer eşleşirse bitti bu iş.
İnşallah abim, inşallah. Ben yoldayım, on dakikaya sendeyim. Tamam mı?
(Restoran ortam sesi)
Afiyet olsun Sayın Savcı'm.
-Sağ ol Rıdvan. -Ben aradım aslında ama...
...telefonunuz kapalıydı. Haber ver demiştiniz ya, onun için geldim.
-Nedir? -Maalesef, evrak UYAP'a düştü...
...Ilgaz Savcı'nın istifası uygun bulundu.
-Müsaadenizle ben gideyim. -Otur.
-Ben mi oturayım? -Oğlum, karşımda senden başkası mı var?
Otur diyorsam otur Rıdvan.
-Tek mi çift mi? -Ee, tek.
Teki ben içerim.
Açıkçası ben bu kadar üzüleceğinizi tahmin etmemiştim savcım.
Taş mıyım ben Rıdvan? Üzüldüm tabii.
Üzüldüm.
Al sana itiraf. Vallahi açıkçası ben de beklemiyordum bu kadar üzüleceğimi.
Bakma biz Ilgaz Savcı'yla sürekli birbirimize gireriz, atışırız...
...yarışırız, kızışırız ama...
...bütün bunların hepsi niçin? Adalet için.
Bir Ilgaz Savcı kolay yetişmiyor. Bakma biraz burnu havada ama...
...kolay kolay bir daha onun gibisi gelmez.
-İçsene oğlum. -Emredersiniz savcım.
Emir değil Rıdvan, burada teklif var.
Ama ısrarlı teklif, ona göre.
Ee, Özge'yi nereye verecekler acaba?
Sormayın savcım ya.
-Oğlum, yüzünü bu kadar ekşiteceksen içme. -(Rıdvan) Savcım, siz koydunuz ama.
(Eren) Abi, gecenin bir körü nasıl buldun bunu, kurban olayım ya!
Yalnız ben emniyete geçeyim, bizim ekibi komple ipe dizeceğim.
Bu dosyadaki olay yeri bozulmadan çekilen fotoğrafa da bir bakalım.
-Vallahi de billahi de aynı abi. -Olay yeri, ceket...
...canlı iz, üçü de birbirini tutuyor.
Bu delilin bir an önce dosyaya girmesi lazım ki...
...yarın itiraz dilekçemizi verelim sulh cezaya.
-Bir ekip çağır bakalım. -Emir anlaşıldı savcım.
Yok artık savcı falan. İstifam kabul edildi.
Seni beklerken düştü evrak.
Abi, ben bu duruma çok buruluyorum ya.
Burulacak bir şey yok. Bunu da yaşamak varmış hayatta.
-(Polis ses) Buyurun komiserim? -Engin Tilmen'in...
...dosyasındaki olay yerine bir ekip yolla hemen.
(Eren) Yekta Tilmen'in evinin bahçesindeyim ben.
-(Polis ses) Anlaşıldı komiserim. -Hatta dur, aynı ekibi yolla.
Ben gecenin bir körü iz bulabiliyorum da...
...onlar nasıl gündüz gözü iz bulamıyormuş, bir sorayım ben, olur mu?
(Polis ses) Emredersiniz komiserim.
Abi, sen de git istersen artık, olur mu?
Şu avukatlık belgen geldikten sonra gelir başımızda durursun güzel güzel.
-Delile bir gölge düşürmeyelim, ne olur. -Haklısın. Sağ ol Eren.
Kraliçenin son gecesi cezaevinde.
Hâkimi ikna edersek aynen.
Bir gelişme olursa haber veririm ben sana.
-Tamam, hadi kolay gelsin. -Eyvallah.
(Furkan ağlıyor)
Oğlum, hadi oğlum, sus bakayım. 'Piş piş piş'.
Anam şunu uyut da gel. Başım şişti sabahtan beri zır zır.
-Tık ağzına memeyi, sussun. -(Dilek) Sus çocuğum, sus.
Kız, yok mu oyuncağı? Ver eline, oyalansın.
Yok, almadılar ki içeri.
(Furkan ağlıyor)
Furkan, bak ne var burada.
Furkan, bak ne var burada.
(Dilek gülüyor)
Allah senden razı olsun vallahi.
Bak, ne verdi Ceylin ablan sana.
Vallahi kız, dertli gönüllerin dermanısın.
Bir de benim derdime derman bulsan.
Hadi anlat, dinliyorum.
-Hakikaten mi? -Hakikaten.
(Erkek) Hadi canım ya, gerçekten öyle mi yaptın?
-(Erkek 2) Abi, yaptım diyorum. -(Erkek) Yemin etsene.
-Yaptım, vallahi yaptım. -Oğlum, dört gündür nasıl yatarsın lan!
(Erkek) Gerçekten yattın mı?
Arkadaş, kahve mi alıyoruz, Sırat köprüsünden mi geçiyoruz, anlamadım ki.
Eren diyorum. Allah'ını seversen bak ne yazmış? Erim yazmış.
Evet abi, niye burada buluştuk?
Yıllardır her sabah kalk, evden çık, işe git.
Bu sabah da kalktım kurulu saat gibi, çıktım evden.
Baktım nereye gideceğimi bilemedim.
Buradayım işte.
Sen de haklısın.
Ee, beni bırak şimdi, tutuldu mu tutanak?
Evet abi.
Ayak izleri karşılaştırıldı.
Cekettekiyle yüzde 90 eşleşiyor.
Anam! Yandım lan!
Yemin ediyorum bildiğin suç aleti bu ya.
Özgeciğim, senden bir şey rica edeceğim.
Şimdi sana bir mail atacağım, onun çıktısını al.
Ben de birazdan adliyeye geçeceğim.
Teşekkür ederim, kolay gelsin.
Ne oldu, izmaritlerden DNA sonucu çıktı mı?
Yok abi ama bir saate kadar çıkmazsa o Niyazi'nin gırtlağına çökeceğim.
Senin soruşturman, senin inisiyatifin.
Vay!
Bakıyorum da istifanın tadını çıkarmaya başlamışsınız Ilgaz Bey.
Ben şimdi adliyeye gideceğim. Senden son bir şey istesem?
Bir değil, on şey iste, buyur.
Şimdi adliyede kimlikleri falan teslim edeceğim.
Görüş de yok. Anlayacağın cezaevine giremem.
Ama sen girebilirsin.
Ceylin'e de ki az kaldı.
Anlat ona üçüncü kişi ihtimalini, gelişmeleri.
Moralini yüksek tutsun, salmasın kendini.
Vazgeçmediğimizi bilsin.
İstifa ettiğimden bahsetme yalnız, çıkınca ben kendim anlatacağım.
Eyvallah.
-(Umut) Amirim. -(Metin) Gel Umut.
(Umut) Rapor geldi amirim.
Engin Tilmen cinayeti olay yeri yakınlarındaki izmaritlerde DNA çıkmamış.
Ağızlık kullanıldıysa çıkmaz tabii.
Sen bu bilgileri hemen Pars Savcı'ya geç.
Emir anlaşıldı amirim.
-Günaydın savcım. -(Pars) Günaydın.
Telaşın sebebi nedir Rıdvan?
Engin Tilmen dosyasıyla alakalı izmaritlerden DNA çıkmamış.
(Pars) Hım.
(Gerilim müziği)
(Pars) Bu Yektaların yanındaki şoförleri miymiş?
Onun ifadesi için mi gelmişler?
(Rıdvan) Evet savcım.
Bu Avukat Seda ne alaka peki?
Aile psikoloğu niyetine mi gelmiş?
Yok. Yekta ve Laçin Tilmen'in avukatı olarak burada kendisi.
-Avukatı olarak? -Evet.
Hem Yekta Bey'in hem de Seda Gökmen'in vekaleti var dosyada.
Bu nasıl hikâye arkadaş ya! Bir gün önce hasım, bugün avukat.
Evvel gün savcı, bugün avukat. Z kuşağı gibiler maşallah.
Yani yarın kim kim belli değil. Hızlarına yetişemiyorum vallahi.
Savcım, isterseniz siz önce kahvenizi için, ondan sonra başlayalım.
Vallahi sana bravo Rıdvan. Bir tutarlı sensin.
Dün kâtiptin, bugün yine kâtipsin.
Bana bir kahve söyle, duble olsun. Tilmengiller de beklesin.
Emir anlaşıldı savcım.
Bak şimdi, yazacağız itiraz dilekçemizi, göndereceğiz sulh cezaya.
Kabul ederler mi ki?
Etmezlerse tekrar göndereceğiz.
Yani bu böyle, olana kadar tekrar tekrar göndereceksin.
Vallahi gönlüm şenlendi kız.
Ceylin, ben de bir anlatsam derdimi. Belki bana da bir çare bulursun.
Olur tabii, anlat.
Anlat. Bu yakışıklı için her şeyi yaparım.
-(Dilek) Vallahi mi? -Vallahi.
Tamam. Ben şimdi bunu emzireyim, uyutayım.
Şöyle rahat rahat anlatayım, olur mu?
(Müzik)
Bir ihtiyacın olursa haberimiz olsun. Burada bize emanetsin.
Siz kimsiniz pardon?
Adım Hüsniye.
Yanında dikilmemim sebebi Merdan.
Merdan?
Kayınpederinin babası.
Çekinme, yabancı sayılmayız, ailedeniz.
Hadi bakalım, güle güle harcayın.
Bol bereket getirsin emeğiniz yuvanıza.
(Hep bir ağızdan) Sağ ol abi.
Yavuz.
-Allah bereket versin abi. -Ali.
-Ya dedem... -Efendim?
IBAN diye bir şey çıktı. Sen niye böyle zarfla falan uğraşıyorsun ki?
Gönder herkesin hesabına, bitsin gitsin.
Hayır yani niye 1950'lerden sesleniş, onu anlamadım.
Çınar.
Bu senin.
(Erkek) Âdem.
Zafer.
Osman.
Gel bakalım peşimden.
Burası benden sonra sana ait olacak.
Öğren nasıl halledilir.
Yani hiç öyle durmuyor da neyse.
Ne homurdanıyorsun lan sen ağzının içinden?
Ya dedem, diyorum ki hani senden sonra ben geliyorum ya.
Ee?
Bu hiç oluyor mu? Kantinde ben bunun iki katı kazanıyordum.
Hani sordun ya bir ukalalıkla zarf ne alaka diye.
Onun bir sebebi var.
Herkes emeğinin karşılığını yanımda aynı şekilde alır.
Gözümde herkes eşit olduğunu anlasın diye yaparım bunu.
Sen benim torunumsun, benim yanımda ayrıcalığın büyük.
Yerin başka, o ayrı.
Ama sen bu çalışanlarla eşitsin.
Paraya gelince de yeni başladın.
İş öğreniyorsun. Hepsi öyleydi.
Şimdi buna şükret ve yetin.
Sonrasına bakarız. Düş peşime, gel.
(Uyarı sesi)
Anahtar kaldı.
(Uyarı sesi)
(Uyarı sesi)
Başka metal ne kaldı ki?
(Güvenlik) Bir de biz bakalım mı?
Ne yapıyorsun ya? Bırak. Buyurun geçin savcım.
Bırak işini yapsın. Savcı değilim ben artık.
-Kolay gelsin. -Sağ olun, iyi günler.
Talep ederim.
Al bakalım, imzala.
Vallahi kız, çıkarsam sayende. Beşibiryerde benden sana.
Bak sözüm söz.
Vallahi senin işin zor, ben sana söyleyeyim.
Sen bu rahmetliden kalan mirası, artık onu nereye sakladıysan...
...oradan kendine iyi bir avukat bul.
Bu aile sana bu parayı yedirmez.
Ben suçsuzum diyorum. Ayıp ediyorsun bak, olmadı şimdi.
Hadi İsmet, hadi imzala.
Daha hâkimin karşısına gidecek bu, türlü merasim.
Tamam.
Bir zor uyuttum ki sorma.
-Sen biraz başında dursan. -Tabii.
Hadi anlat bakalım.
Şimdi ben annemlere gidiyordum. Pastanede İpekleri gördüm.
-Gel dediler bir çay iç. Bunlar... -İpek kim, arkadaşların?
Yok, ne arkadaşı? Kahrolsunlar. Mahalleden tanıdık kızlar.
Bana da çay söyledik.
Sonra polisler geldi, bizi karakola götürdü.
-Durduk yere? -Yok, öyle değil.
Onların yanında bir şeyler varmış.
(Dilek) Yani alışveriş yapıyorlarmış. İşte bir şey kullanıyor...
-Tamam, anladım. -Daha önce de yapmışlar.
Polis bunların peşindeymiş zaten. Avukata da söyledim.
Ben onlar ilk yakalandıklarında zaten KPSS sınavındaydım.
Onların yanında olamazdım ki.
Bak, yemin ederim o gün el etmeseler bana, benim dünyadan haberim olmazdı.
Ama avukat, hâkime söylemedi bunu mahkemede.
O bir şey söylemeyince ben de bir şey söylemedim.
Sonra beni buraya tıktılar.
Vallahi bak, Furkan'ımın üzerine yemin ederim ki...
...ben o şeyleri görsem de bilmem, tanımam yani ama...
Bir dakika, dur.
Niye avukat, hâkime senin sınavda olduğunu söylemedi?
Nasıl savundu seni o zaman?
İşte sicili temiz dedi.
Yeri yurdu belli dedi.
Tamam. Başından savdı yani.
Bravo gerçekten.
Ne yapacağım yani ben şimdi?
Şimdi bu ilk operasyonda sen sınavdaymışsın ya.
Biz de ÖSYM'den bunun resmî evrakını isteyeceğiz.
-Tamam. -İtiraz dilekçesini yazacağız.
İkisini birden mahkemeye göndereceğiz işte.
Hatta o adamı da şikâyet etmek var da işte.
Lan benim CMK'dan üç kuruş alıp, hatta bir de üstüne kendi cebinden koyup...
...adaleti aramak için sonuna kadar mücadele eden meslektaşlarım varken...
...ya bu adamların işte...
Neyse ya, sinirlenmeyeceğim. Sonraki iş bu.
Şimdi ÖSYM'ye yazalım dilekçemizi.
(Müzik)
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
(Telefon ısrarla çalıyor) Anne!
(Özlem) Banyodayım.
(Telefon ısrarla çalıyor)
(Müzik)
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
Süren bitti Özlem.
Alo, duyuyor musun beni?
Ne oluyor ya?
Komiser, sen misin? Hayırdır, olay ne?
Annen nerede?
Sana ne be?
Ne yapacaksın sen annemi, ne oluyor komiser?
Tamam. Sen annene söyle, o biliyor ne olduğunu.
Söyle beni arasın, tamam mı?
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Telefon çalıyor)
Alo, Serdar?
Söyle kardeşim.
Yakalanma riskimiz var mı?
Sıfır.
Ben 'okay'im.
-Ne oluyor be? -İşe diyorum, 'okay'im.
Vay kardeşim, tamam.
Ben seni gelişmelerden haberdar edeceğim, arayacağım, tamam mı?
Tamam, haber bekliyorum. Hadi baybay.
Ne?
Koca Çınar 'is back', bu kadar söyleyeyim sana.
Hazır ol, yolculuğa başlıyoruz.
(Müzik)
Al bakalım.
-İşe yarar, değil mi? -Yarar.
Allah senden razı olsun.
İşin hallolsun da.
-Ceylin, bir şey diyeceğim. -Efendim?
Sen şimdi böyle herkese yardım ediyorsun, dilekçe falan yazıyorsun ya.
Sen kendine niye yardım etmiyorsun? Yaz kendine bir dilekçe, yolla onu.
(Müzik)
Yazacak bir şeyim yok ki benim.
(Anons zili çaldı)
(Anons kadın ses) Ceylin Erguvan Kaya ziyaretçin var, görüşe.
Ben söyledim Laçin Hanım'a zaten arabanın içinde anahtarı bırakın diye.
Laçin Hanım öyle demedi ama.
Anahtar çantamda dedi. Burada aradı bin saat.
Yok düşürdüm dedi, falan dedi, filan dedi.
Biz de inanmadık.
Gayriihtiyari öyle demiştir. O anki ruh durumunu düşünün.
(Seda) Yani oğlu ölüm döşeğindeyken sağlıklı ifade verebilir mi sizce?
Zaten baştan hata ifadesinin alınması ama...
...siz öyle takdir etmişsiniz diye bir şey demedim.
Sağ olun Avukat Hanım, eksik olmayın.
Devam.
İşte arabaları değiştirmek için öyle söyledim.
Servisten çıkanı oraya bırakacaktım.
Engin Bey'in eski arabayı da alacaktım.
Bırakacaktım, alacaktım.
Cıktımla, cektimle olmuyor güzel kardeşim.
Engin bak bir güzel kaçtı. Kaçmasaydı belki bugün hayatta olacaktı.
(Pars) Şimdi doğru düzgün anlat şu anahtar işini.
Sayın Savcı'm, inanın benim hiçbir şeyden haberim yoktu.
Zaten Laçin Hanım da perişandı.
(Şoför) Hatta Engin Bey kaçtıktan sonra daha da kötü oldu.
Size ifade vermeye geldikten sonra ben aldım onu.
Bayağı ağladı.
Nereye gittiniz?
Arabanın bununla ne alakası var savcım?
Hiç, merak sadece.
Nereye götürdün Laçin Hanım'ı?
-İşte hava almak istedi. -Ya güzel kardeşim, her yer hava.
Nereye gittiniz?
Sahil... Sahile gittik.
Orada da bayağı kötü oldu. Bir saat falan ağladı yine.
Arabayı hangi servise verdiniz?
(Özge) Beklettim Sayın Savcı'm, kusura bakmayın.
Yok.
Asıl ben seni yordum, teşekkür ederim.
Bir de şu savcıyı kaldırsak mı artık?
Benim için öylesiniz. Ne olursa olsun.
İstediğiniz dilekçeleri çıkardım.
Bir de baro için doldurduklarınız var.
Son bir ricam.
Benim için bunları teslim edebilir misin?
İşin varsa ben de bırakabilirim.
Ondan değil de elim varmadı.
(Hüzünlü müzik)
Her şey insan için, merak etme, iyiyim ben.
Siz nasıl isterseniz Sayın Savcı'm. Teslim ederim tabii ki.
Sulh cezaya götüreyim ben de bunu.
Her şey için çok sağ ol Özge.
Çok teşekkür ederim.
(Hüzünlü müzik)
Gerçekten de orada birinin olduğu anlamına geliyor.
Yeterli gelecek mi sence salıvermeye?
İnşallah.
Ulan ya, iki saattir içeride kadınlara akıl veriyorum.
Dilekçe yazdırıyorum ama kendime gelince olay fos!
Beynim duruyor sanki.
Burada da tamamen hâkimin inisiyatifine kalmış.
Vallahi orası artık kısmet.
İtiraz dilekçesini verecek Ilgaz.
Ilgaz? Tamam, eşim olarak hakkı tabii.
O niye gelmedi ki?
İşte bu adliyede dilekçe falan, ona koşturuyor adam.
Hem dedim ben gidip göreyim Ceylin'i ya. Ne var sanki? Allah Allah!
Fena mı oldu yani kraliçe? Müjdeyi kaptım geldim işte.
Hayır yani, göresin falan yoksa ben giderim, Ilgaz gelsin yani.
-Öyle mi demek istedim ben? -Ne demek istedin?
Kocanı özlemiş olabilirsin yani.
Yani resmî olarak evet.
Ayrıca belediye başkanından iznimiz var, lütfen.
Ha şöyle kraliçe ya, tebessüm et.
Ilgaz artık kısmetse seni buradan çıkarmaya gelir.
Umut çok acayip bir şey değil mi ya?
İki dakikada dünyam değişti bak şu an.
Daha çok şey değişecek Ceylin Hanım. Çoğu da sana bağlı.
Kurban olayım dikkatini kendine ver, tamam mı?
Sadece kendine.
Bunu yapmış olma ihtimaline değil.
Bu suçu senin üzerine atan o ite odaklan, tamam mı?
Hiç bu ihtimali düşünmedim, biliyor musun?
Yani üçüncü kişi ihtimalini...
Uf!
İnsan eksiği, günahı kendinde aramaya ne kadar meyilli ya.
İnsanlar derken?
Nadir insanlar. Kalan son vicdanlılar.
(Eren) Ah kraliçe, ah.
Günümüz insanı suçu bir başkasına atmaya o kadar meyilli ki.
Çok sağ ol Eren, bana inandığın için.
Ne demek kraliçe!
Yekta Bey.
Başka bir şey yoksa ben gideyim mi?
Ne havası aldı Laçin o gün, ne havası?
Bana eve gittim dedi. Ne havası?
Tamam. Eve gittik zaten ondan sonra.
Sahilden sonra yani Yekta Bey.
Git işinin başına, fazla dolanma hadi.
(Gerilim müziği)
Evet Seda Hanım.
Neymiş benimle özel konuşmak istediğiniz mevzu?
Hep bir gizemli gelmeler hâlindesiniz yanıma.
İfade vermenizi istiyorum.
Ne sebeple?
Ceylin yanınızda tehditler savurdu.
Engin dışarı çıkarsa elleriyle öldüreceğini söyledi.
İki şahit var. Biri siz, diğeri Ilgaz Savcı.
Bu duruma ben de şahidim.
Malum, Ilgaz Kaya eş durumundan tanıklıktan çekinecektir.
Ama sizin bir engeliniz yok.
Yapmayın Avukat Hanım, yani kızınca hepimiz saçmalarız.
Geberteceğim, öldüreceğim seni gibi laflar söyleriz. Ne var bunda?
Ama çok nadiren bahsettiğimiz kişi kurşunlanıp öldürülür.
Siz ne zaman müsait olursanız savcım.
Ben de hazırım ifade vermeye. Burada ya da emniyette.
Nasıl arzu ederseniz.
(Yekta) Ne dedi?
Hiç hoşlanmadı ama mecbur beyanda bulunmaya.
Kulaklarımla duydum ya da duymadım diyecek seve seve.
Güzel. Burada işimiz bittiğine göre gidebiliriz.
Yekta Bey.
-Az önce çok önemli bir bilgiye ulaştık. -Nedir?
Engin'in zehirlenmesinde kullanılan madde, daha önce de denenmiş, hem de parayla.
Müthiş buluş, bu mudur?
Bu dosyada Ceylin'in ve Engin'in ortak vekâleti var.
Bravo.
Ceylin zehirleme yöntemini nasıl buldu anlaşıldı işte.
Tamam. Hemen iletelim savcıya, dosyaya eklesin.
(Pars) Gel.
Sizinle acil görüşmem gerek Sayın Savcı'm.
Ben sizin memurunuz muyum Avukat Hanım?
(Pars) Kaleme gidin önce bir zahmet.
Bekleyin, müsait olunca alırız odaya ya. Lütfen.
Peki.
Bekliyorum.
-Bisküvi istemiyorsan tost yersin. -Olur, sıkıntı değil.
Sayın Savcı'm, neden bekliyorsunuz?
-Dilekçe vereceğim. -Tabii.
-Sen in istersen, ben geleceğim. -Tamam.
Siz çaya çıkıyordunuz galiba.
-Beklerim ben. -Yok, olur mu öyle sizi bekletmek?
Lütfen, teslim alayım.
Buyurun.
Alayım.
Yalnız bütün sulh ceza hâkimleri seminere gitti.
Komisyon da nöbetçi hâkim tayin etti.
O yüzden bugün biraz her şey yavaş ilerliyor, kusura bakmayın.
Gerçi ben sizi öne alabilirim ama...
...daha az önce Hâkime Hanım'ın odasına gittim, evrakları götürdüm.
Bir tur sonrası için de bir iki saat sonra getirin dedi.
Yapacak bir şey yok, beklerim.
Aslında siz gitseniz, Hâkime Hanım hemen alır.
-Gerek yok. -Peki.
Şuraya bir imza alacağım.
(Müzik)
Ya ne yapıyorsun burada? Aklım çıktı.
Anne, kısa ve öz soracağım.
Uzatmadan cevabını ver.
Bu Eren Komiser ne ayak?
-Nereden çıktı kızım ya? -Sen söyleyeceksin onu.
Adam hayatımıza girdiğinden beri her şey (***)!
Olayı ne bu herifin?
Yani polisin biri işte, ne alaka kızım?
Yeter be! Salak mıyım ben? Yeter artık!
Anne, o adam benim DNA'mı aldı.
Babam o adamın adını duyduğunda delirdi. Görmüyor muyum?
Ne saklıyorsun, ne gizliyorsun, söylesene!
Bu kadar mı değerim yok senin gözünde?
Üç gün önce kim olduğunu bilmediğim, tanımadığım bir adam...
...resmen tepemden inmiyor.
Yok evine bırakayım, yok yemek getireyim. Yok babanı hapse attırayım.
Ne bu ya, ne alaka?
Kızım, işte seni sahipsiz mi zannediyor ne zannediyorsa, ben de bilmiyorum.
Anne, debeleniyorum.
Deminden beri bir ihtimal öz kızına dürüst olursun diye debeleniyorum.
Ama bunu bile yapamadın ya, helal olsun sana ya.
Belli ki o da biliyor ne (***) döndüğünü.
Madem sen kastın bu kadar, gider ondan öğrenirim ben de.
Tamam kızım, bir dur.
Bir dur, tamam.
(Üst üste konuşmalar)
-Geldi. -Avukat Hanım.
-Bir dilekçe yazar mısınız? -Benim işimi yapar mısın?
-Önce benim işimi halledin. -Hadi güzel kızım.
Şöyle bir oturun.
-Kızlar! -Ya susun bir dakika ya!
Durun bir dakika, ne oluyor?
-Bu avukat akıllı delilerden, vallahi bak. -Niye ki?
Şimdi bu her yardım diye gelenden 200 lira alsa...
...temizinden üç bini bulur, diyeyim ben.
-Ya saçmalama. -Vallahi.
-(Ceylin) Başlayalım, gel. -Beni kandırdılar.
-İnşallah buradan çıkarız hayırlısıyla. -Adın ne?
(Müzik) (Üst üste konuşmalar)
(Müzik)
Hâkime Hanım, sizden bir şey rica edeceğim.
Aramızdaki kimyager avukat bulundu Sayın Savcı'm.
Bulmaca mı çözüyoruz Seda Hanım?
Neyse savınız söyleyin. Laf cambazlığına gerek yok.
Peki. Ceylin’in Engin’i nasıl zehirlediği anlaşıldı.
Daha önce aynı metotla öldürülen birinin davasına bakmış.
Kitap yerine paradaymış zehir.
Evine hırsız girer de parasını çalarsa diye.
Ne uyanık insanlar var ya.
Cezalandırmak için yapmış ev sahibi. Hırsız girmiş, paraları almış.
Sayarken muhtemelen yaladı tabii elini, ölmüş.
Ceylin ev sahibinin avukatlığını yapmış.
Belli ki edindiği bilgiyi boşa harcamamış.
Yani?
Yanisi Ceylin, Engin’i zehirledi.
Baktı olmadı, ikinci aşamada amacına ulaştı.
Sessizliğinizi nasıl yorumlayalım Sayın Savcı'm?
Ben sizin yorumunuzu can kulağıyla dinledim Avukat Hanım.
Bu hemen yorum yapmamı gerektirmiyor. Bir bakacağım, inceleyeceğim.
Kendi fikrimi oluşturabilmem için de bir zaman verirsiniz diye ümit ediyorum.
Sakıncası yoksa.
Aslında siz de aynı fikirdesiniz ama kabul etmek ağırınıza gidiyor.
-İtiraf edin. -Bu da yine sizin yorumunuz.
Peki.
Size kolay gelsin.
İnceleyin bakalım.
Ah Ceylin, ah.
Altı üstü 2+1 daire bakıyorum. Kiralar almış başını gitmiş.
Eskinin yalı kirası. Nerede yaşayacağım?
Yani adliyenin önüne çadır mı kurayım?
Haklısın vallahi ya.
Ee, hani bana çay almamışsınız.
Ne bileyim. Sen gecikince biz de bisküvini de yedik.
-Sahi sen nerede kaldın ki? -Neyse, boş ver.
Ilgaz Savcı'nın dilekçesini öne aldırmak için Hâkime Hanım'a gittim.
İstemedi, biliyor musunuz?
-Ya ne dürüst adam. -Öyledir.
(Boğazını temizledi) Ee, hangi dosya Ayşen?
Eşi olarak tutukluluğa itiraz dilekçesi hazırlamış Avukat Hanım için.
Çok tatlı, değil mi?
Dünya iyisidir Ilgaz Savcı'm. Ceylin'i de çıkaracak, bakın görün.
-Şundan yiyeyim o zaman. -Ye, ye.
-Çok güzel. -Yeni açtı.
Allah aşkına iyi bir şey söyle Rıdvan. Bugünkü kotam doldu gerçekten.
Savcım, Ilgaz Savcı...
Pardon, Ilgaz Kaya tutukluluğa itiraz dilekçesi vermiş.
Ee, kimmiş hâkim?
Ilgaz Savcı'm, Hâkime Hanım sizi bekliyor.
Sulh cezaya Neva mı bakıyor?
Evet, komisyon nöbetçi olduğu için...
...seminerler bitene kadar kendisini görevlendirdi.
(Kapı vuruldu)
Buyurun. (Kapı açıldı)
Hâkime Hanım, dilekçeye göz attınız diye umuyorum.
Evet, okudum.
(Kapı vuruldu)
Hâkime Hanım?
Sizi çağırdığımı hatırlamıyorum Pars Savcı.
Belli ki Ilgaz Kaya'nın tutukluluğa itiraz için öne süreceği şeyler var.
Evet, müsaadenizle.
Ama sizin bu görüşmede olmanıza hiç gerek yok Pars Savcı'm.
Müsaade sizin ama benim de yeni edindiğim bilgiler var.
Hâkime Hanım'ın kararını vermeden önce bunları bilmesi gerek.
O yüzden kalmayı talep ediyorum.
Sırayla ikinizi de dinleyeceğim, ikiniz de kalabilirsiniz.
Buyurun.
Buyurun Ilgaz Bey.
Öncelikle siz de biliyorsunuz ki...
...tutukluluk, son çare olarak uygulanması gereken bir tedbirdir.
Sanığın daha fazla tutuklu kalması mağduriyetine yol açmaktadır.
Neymiş mağdur oluşu acaba?
Yeri, adresi sabittir. Çevresine örnek bir avukattır.
Toplumca saygın bir yeri olan avukatlık mesleğini icra ettiğinden...
...daha fazla tutuklu kalması mesleki itibarını tehlikeye atmaktadır.
Ayrıca mesleği dolayısıyla...
...müvekkillerinin dosyaları sürüncemede kalmıştır.
Büyük bir mağduriyet oluşmuştur.
Soruşturmanın bu aşamasından sonra elde edilecek olan deliller...
...şüphelinin ulaşamayacağı, etki edemeyeceği delillerdir.
Ayrıca bundan sonra toplanacak olan delillerin...
...şüphelinin lehine olacağı da aşikârdır.
Kaçma ve delilleri yok etme şüphesi bulunmayan...
...adli hükümler uyarınca serbest bırakıldığı takdirde...
...tüm yükümlülükleri gereği gibi yerine getirecek olan...
...daha önce bir suça bulaşmamış olan şüphelinin...
...daha fazla tutuklu kalması aşırı bir tedbirdir.
Yapma Ilgaz, bunlar için dilekçe yazmış olamazsın.
(Boğazını temizledi)
Yani Ilgaz Bey.
Ben de insanım canım, Değiş Tonton gibi hop, her duruma ayak uydurayım.
Hâkime Hanım, dilekçede de izah ettiğim gibi...
...olay yerinde üçüncü bir şahsın varlığı su götürmez.
Olayın profesyonelce Ceylin'in üzerine atılması şüphesi söz konusu.
İyice araştırdınız mı? Üçüncü kişi olur, beşinci kişi olur. Yapmayın Allah aşkına.
Sağlam gelin biraz.
Bulunan yedi izmaritin yakınında ayak izi tespit edilmiş.
Belli ki biri beklerken içmiş.
Ayrıca sabah yağan yağmurdan da ıslanmamışlar.
Demek ki olayın gerçekleştiği zamana yakın bir vakitte beklenilmiş.
İzmaritlerde DNA'ya rastlanmadı.
Ayak izi üç yerde birden tespit edilmiş, Sayın Hâkime Hanım.
Hâkime Hanım fikrini beyan etsin.
Sunacağınız başka bir deliliniz var mı Ilgaz Bey?
Ceylin'in başında künt bir cismin açtığı yara izi var.
Fotoğrafları dosyada mevcut.
Ancak olay yerinde hiçbir şekilde herhangi bir cisim bulunamamış.
-Savcı Bey, bu doğru mu? -Doğrudur Hâkime Hanım.
Bulunan silahın kabzasıyla vurulma ihtimaline istinaden...
...yürütülen soruşturmadan da bir sonuç çıkmamış.
(Ilgaz) Yani silahla vurulmamış.
Demek ki üçüncü şahıs neyle vurduysa alıp gitmiş.
Ayrıca Ceylin'in kafasında ve bedeninde darp izleri var.
Cezaevi psikoloğunun raporunda belirttiği gibi...
...yaşadığı travmadan dolayı hafıza kaybı yaşıyor.
Kendi dünyasında hatırlama olasılığı, cezaevine nazaran iki katı fazla.
Bunun da göz önünde bulundurulmasını sizden talep ediyorum.
-Bitti mi? -Bitti.
Odama dalıp girmenize sebep olan yeni bilgileriniz nedir?
Madem buraya kadar geldiniz, sizi de dinleyelim Pars Savcı'm.
Öncelikle Ceylin Erguvan Kaya'nın iyi bir nişancı olduğunu belirtmek isterim.
Kendisi iki yıl eğitim almış, sık sık da atışa gidiyor.
Bilgileri ve belgeleri burada mevcut.
Sanırım eşinizin bu marifetinden haberiniz yok.
Şimdi, Ceylin Erguvan Kaya'nın annesi, Gül Erguvan'ın...
...azmettirici olması söz konusu.
-Yapmayın Pars Savcı'm. -Ben yapmıyorum Ilgaz Savcı'm.
Pardon, Ilgaz Bey. Gül Hanım bizzat kendisi yapmış.
Yekta Tilmenlerin evine giderek...
...Laçin Hanım'ın ayağına kefen atmak suretiyle...
...bilhassa kefen atmak suretiyle beddua etmiş.
Engin Tilmen'in ölmesi için. Kefen elimizde mevcut. Var.
Ayrıca bu Avukat Seda Gökmen...
...Tilmenlerin avukatı olan Seda Gökmen...
...kendisi de Ceylin'in Engin'i öldürmek için tehdit ettiğine dair...
...ifade vermek istiyor. O sırada biz odadaydık, şahidiz.
Sadece bir sinir anıydı.
Ve son olarak da bugün elime geçen bir dava dosyası var.
Tıpkı Engin Tilmen'in zehirlenme metodu ve aynı zehir...
...davanın avukatı da Ceylin Erguvan Kaya.
(Pars) Müşteki önce zehirlemeye çalışarak...
...öldürmeye kalkıyor, başaramayınca da silahla deniyor.
Yani bunu göz ardı edemeyiz, zor.
Hâkime Hanım, bunların hiçbiri suçla doğrudan bağlantılı değil.
Ceylin Erguvan Kaya'nın yaptığını ispat etmez.
Ayrıca savcım dilediği gibi bunları iddianamesine sokabilir.
Mademki savcım delillerini toplamış...
...Ceylin Erguvan Kaya'nın da daha fazla tutuklu kalmasına...
...herhangi bir gerek kalmadı demektir dosyada.
Ancak olay yerinde üçüncü bir kişinin varlığı bütün teorilere gölge düşürür.
Şüphe uyandırır.
Hâkime Hanım...
...şüphelinin tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasını...
...aksi kanaatteyseniz adli kontrol hükümleri uyarınca...
...serbest bırakılmasını talep ediyorum.
(Gerilim müziği)
Anladığım kadarıyla ikinizin de söyleyecekleri bitti.
Ben ikinizi de dışarı alayım. Benim biraz düşünmem lazım.
Nasıl isterseniz Hâkime Hanım.
Dilekçeyi değerlendirdiğiniz için teşekkür ederim Hâkime Hanım.
-Neva... -Dışarı çıkın lütfen.
Dışarı.
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
İçeride saydıkların yetmez, biliyorsun değil mi?
Seninkiler de yetmez. Ceylin'i suçlamaya ne kadar heveslisin.
Altında başka hesaplar var gibi Pars. Derdin kimleyse git ona sataş.
Asla. Ben sadece işimi yapmaya çalışıyorum.
İnan bana, benim yerimde olsan sen de aynısını yapardın.
(Gerilim müziği)
(Özlem) Tuğçe! Tuğçe!
-Bırak. -(Özlem) Dur Tuğçe, yalvarıyorum bekle.
-Kızım, lütfen. -Anne, bırak.
Kızım, lütfen gitme, Allah'ın adını verdim.
-Kızım, lütfen dur, beni dinle. -Anne, dinledim.
Lafı ağzından zorla aldım. Komiser denilen adam babammış!
Başka söyleyecek bir şeyin var mı, söyle dinleyeyim.
Başka söyleyecek yalanın var mı, söyle dinleyeyim anne.
Anlamıyorsun, ben o zaman çok çaresizdim ve hepimizi korumak için...
...kendimi de seni de, herkesi korumak için...
...bir karar vermek zorundaydım evladım.
Hayatımın içine ederek beni ne güzel korumuşsun!
Tuğçe, lütfen!
Bir şey soracağım anne.
Hiç mi üzülmedin?
O adam yıllarca senin gözünün önünde beni kızım diye sevdi.
Kızı değilim. Ben ona baba dedim, babam değil.
Kimsenin (***) haberi yok. Nasıl olabilir?
Sen nasıl bizi karşına alıp izleyebildin? Nasıl anne, komik miydi, söyle.
Ben, ben her şeyi düzelteceğim. Hepsini halledeceğim.
Sen bana izin ver, ben hepsini düzelteceğim.
Evladım, yeter ki iki dakika sakinleş, içeri geç, yalvarıyorum!
Düzelt. Düzelt anne ama artık benim ilgi alanıma girmiyor.
Arkamdan düzeltirsin.
(Duygusal müzik)
(Elektrikli süpürge çalışıyor)
Tilmen'in katil zanlısı Ceylin Erguvan'ın...
...Savcı Ilgaz Kaya'yla evli olduğu ortaya çıktı.
Engin Tilmen, katil zan...
(Telefon çalıyor)
Efendim Makbule hala?
Neva, kızım, şimdi haberlerde gördüm, bu Ceylin, Ilgaz'la evli mi?
(Makbule ses) Doğru mu bu? Vallahi aklım şaştı.
Abim duyarsa yüreğine iner.
-Evet, doğru. Metin baba zaten biliyor. -Ne?
Ben... Ben seni sonra arayayım mı?
Şu an çok işim var, duruşmaya gitmem lazım. Çok özür dilerim.
Kesinlikle arayacağım.
(Meşgul tonu)
Of!
(Duygusal müzik)
Hâkime Hanım?
Çağırsaydınız ben gelip alırdım, siz niye zahmet ettiniz?
-Gerekeni yaparsın. -Tabii ki.
(Gerilim müziği)
(Kapı kapandı)
Gözünüz aydın savcım. Müzekkereyi cezaevine gönderiyoruz.
Çok sağ ol.
(Duygusal müzik)
(Kapı vuruldu)
Buyurun.
Vaktin var mı?
Öğrenmişsin.
Benlik bir işin kalmadı.
Sadece bir şey soracağım.
Tabii.
Bu kararı hür vicdanınla mı verdin?
Anlamadım?
Yani inandığın için mi verdin?
Ben sana yardımcı olayım Ilgaz.
Benim bu kararımda sana olan sevgimin hiç ilgisi yok.
Ben zaten ne karar verirsem vereyim birileri bir şeyler konuşacaktı...
...bunu biliyorum ama engel olamam.
Kalbimi susturup adaleti izledim, merak etme.
Ve evet, böyle olmasını doğru bulduğum için bu kararı verdim.
Teşekkür ederim.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Sen ne yaptığını sanıyorsun Neva?
Asıl sen ne yaptığını sanıyorsun? Dan dun odama dalıyorsun benim.
Çünkü insanı delirtiyorsun.
Ilgaz'ı böyle mi tavlayacaksın?
Melek kız, iyi kız pozları vererek, Ilgaz'ın kalbini böyle mi fethedeceksin?
Sana bir şey soracağım, sen ne zaman akıllanacaksın?
Pardon da ben o kadar zayıf biri miyim?
Ben oradan bakıldığında doğru karar alamayacak kadar aptal mı görünüyorum?
Evet, öyle görünüyor. Herkes de öyle görecek.
Kimin ne düşündüğü benim zerre umurumda değil.
Kanun belli, usul belli. Ben takdir hakkımı kullandım.
Doğru bildiğim neyse ben onu yaptım.
Kaldı ki başka birinin dosyası olsaydı, yine aynısını yapardım.
Ilgaz'ın savunması gayet tut...
Pardon, ben niye kendimi sana açıklıyorum ki?
Çık dışarı.
Benim kararlarımı sorgulamak sana kalmadı Savcı Bey.
Ben neye inanıyorsam onu yaptım.
Şimdi çık, kendini başsavcına şikâyet ettirme.
(Gerilim müziği)
Hâkime Hanım, Ceylin'in salınmasına mı karar verdi?
Evet.
(Kapı vuruldu)
(Gerilim müziği)
İyi misin?
İyiyim.
Ben bir an...
Bana fazla geldi Cüneyt.
Yanlış yaptığının farkındasın, değil mi?
Şimdi bütün gözler sana dönecek.
Kendini tehlikeye attın.
Beni de.
(Gerilim müziği)
-Ceylin Erguvan Kaya. -Benim.
Hadi iyisin, müzekkeren geldi. Dışarısı göründü. Hadi hazırlan bakalım.
("Yüzyüzeyken Konuşuruz - Dinle Beni Bi" çalıyor)
"Tut elimi, buradan gidelim"
"Olmaz demeden dinle beni bi'"
"Rüzgârım söndü, dindi ateşim"
"Ah bebeğim, ben hâlâ deliyim"
("Yüzyüzeyken Konuşuruz - Dinle Beni Bi" çalıyor)
"Sen yokken ne gece ne de gündüz"
"Ne ay var ne tek bir yıldız"
"Her yer karanlık ve ıssız, göremiyorum"
"Sen yokken ne gece ne de gündüz"
"Ne ay var ne tek bir yıldız"
"Her yer karanlık ve ıssız, göremiyorum"
("Yüzyüzeyken Konuşuruz - Dinle Beni Bi" çalıyor)
"Tut elimi, buradan gidelim"
"Olmaz demeden dinle beni bi'"
"Rüzgârım söndü, dindi ateşim"
"Ah bebeğim, ben hâlâ deliyim"
"Sen yokken ne gece ne de gündüz"
"Ne ay var ne tek bir yıldız"
"Her yer karanlık ve ıssız, göremiyorum"
"Sen yokken ne gece ne de gündüz"
"Ne ay var ne tek bir yıldız"
"Her yer karanlık ve ıssız, göremiyorum"
("Yüzyüzeyken Konuşuruz - Dinle Beni Bi" çalıyor)
"Sen yokken ne gece ne de gündüz"
"Ne ay var ne tek bir yıldız"
"Her yer karanlık ve ıssız, göremiyorum"
"Sen yokken ne gece ne de gündüz"
"Ne ay var ne tek bir yıldız"
"Her yer karanlık ve ıssız, göremiyorum"
("Yüzyüzeyken Konuşuruz - Dinle Beni Bi" çalıyor)
Tabii Ercan Bey, sağlam delil.
Rapor gelince ben sizi haberdar ederim.
Merak etmeyin. İyi yolculuklar.
(Kapı vuruldu) Gel.
-Evet gençler, neler buldunuz bakalım? -Maalesef haberler kötü.
Ceylin'in itiraz dilekçesi üzerine hâkime salıverme kararı verdi.
Nasıl olur?
Nasıl olur?
Hâkime Hanım neye dayanarak saldı, gerekçesi ne?
Henüz tam bilmiyoruz ama aldığımız duyumlara göre...
...olay yerinde üçüncü şahıs şüphesi olduğunu iddia etmişler.
Ama neye dayanarak böyle bir iddiada bulundular...
...onu öğrenemedik. -Öğrenin! Derhâl!
Bu şüpheyi çürütecek ne varsa bana onunla gelin.
Tamam.
Ceylin yırtmaya çalışıyor ama ben bu oyunu bozarım, izin vermem.
Hadi ne duruyorsunuz, gidin.
O kızı içeri tıkacak şey neyse bulun, hadi.
(Kapı kapandı)
Of!
-Anne, yardıma ihtiyacın var mı? -(Gül) Yok.
Yok kızım. Savcı Bey oğlum yalnız kalmasın şimdi.
(Fısıldayarak) Savcı Bey oğlum.
-Bunun iyi bir fikir olduğuna emin miyiz? -Aa, niye öyle diyorsun?
Ben de kaç kere evinize girdim, sofranıza oturdum.
Azıcık da sen geril canım.
İyi de annen evlilikle ilgili bir açıklama yapmamızı bekliyor.
Biliyorum.
Ama o sormadan bence biz hiç ağzımızı açmayalım.
-Sorarsa? -Bakarız.
Bol limonlu, sen öyle seversin.
Oh! (Kapı açıldı)
-Seni sabaha kadar öpeceğim. -Öp.
Vallahi ekmekler sıcacık. Al kızım.
Alırız.
Ne olur kusura bakmayın, sizi de aç açına beklettik.
-Ani oldu. -Estağfurullah, size zahmet oldu.
Aşk olsun Savcı Bey oğlum, zahmet olur mu? Zahmet olmaz.
Sen baba ocağına kızımı getirmişsin. Dünyalar benim oldu.
Siz yeter ki yiyin, vallahi ben sabaha kadar pişiririm.
(Gül) Sen bana tabağını ver bakayım. Ver, ver, ver.
Ben az alayım lütfen.
Öyle az olmaz, bak boyun posun var.
Ne kadar gerekiyorsa o kadar. Bu evde bol bol yenir, hadi.
Anne, ben Savcı Bey'den birkaç santim kısayım da tabağıma ona göre koyarsan.
Aşk olsun.
-(Gül) Al oğlum. -(Ceylin) Annemi sıkıştırmayın canım.
Allah Allah. Anneciğim, sen bana koy.
Ona bol bol koyun ama, tamam?
(Ceylin) Oh, yemeklerini özlemişim vallahi.
Al oğlum.
Ben de seni çok özledim.
(Duygusal müzik)
-Eline sağlık anneciğim. -Kuzum.
Hadi ye. Ye.
Hadi bakalım, afiyet olsun.
Afiyet olsun.
Oh, yarasın kardeşime.
Ne bakıyorsunuz canım? Acıktım.
(Müzik)
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
(Kalabalık bir grup ses) "İyi ki doğdun Engin"
Sen ne izliyorsun Laçin?
Engin'in doğum gününü.
Kadın, sen kör müsün? Orada kim var, bak!
Oğlumuzun katili! Sen oturmuş onu izliyorsun.
Ben ona mı bakıyorum Yekta?
Oğlumu seyrediyorum.
Bırak Allah aşkına Laçin. Zaten sinirim tepemde.
Dünyadan haberin yok. Ceylin'i saldılar!
Nasıl saldılar?
-Başkası mı yapmış? -Yok öyle bir şey.
Hâlâ baş şüpheli Ceylin.
Hâkime Hanım tutuklama tedbirini gereksiz görmüş, neden?
Çünkü Ilgaz'ın eski nişanlısı.
(Yekta) Tahtakuruları gibi bütün adliyeyi sarmışlar, her yerdeler.
Ama ben halledeceğim. O Ceylin'i tekrar içeri tıkacağım.
Neyse.
Ceylin işi bende.
Biz bir...
...sohbet edelim seninle, ne dersin? Karı koca.
-Sohbet mi? -Evet.
Mesela ben sorayım, sen söyle, olur mu?
Neyi?
Bu...
...Engin'in kaybolduğu gün...
...hastaneden adliyeye ifade vermeye gittik ya...
...sonra Murat seni aldı, götürdü. Savcı...
...bugün Murat'ı ifadeye aldı.
İşte arabaydı, anahtardı, sonra nereye gittiniz diye sordu.
Murat bir saçmaladı.
(Yekta) Sahile gittik dedi.
Ama ben o gün seni aradım, bana evdeyim dedin.
Yolda durduk.
Ben fena olunca acaba...
...onu mu demek istedi?
Ama birkaç dakika...
...kaldım sadece.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Laçin!
O gün nereye gittin? Sakın bana yalan söyleme.
-Ne yalanı Yek... -Kes!
Sahile falan gitmemişsin, nereye gittin? Konuş!
Ben...
...yolda arabadan indim.
(Laçin) Ben kimse bilsin istemedim.
Şile'deki eve gittim.
Hani müvekkillerini saklaman gerektiğinde oraya gönderiyorsun ya.
Ben Engin'in de gittiğini düşündüm, peşinden gittim.
Onu son kez görmek için gittim.
-Oğlumu son kez sarılıp öpmek istedim. -Yalan söyleme!
-Onunla kaçacaktın, değil mi? -Hayır, yemin ediyorum hayır.
Ben sadece veda etmek istedim.
Bekledim. Bekledim ama Engin gelmedi.
Sonra sen beni arayınca ben hemen korkup eve geldim.
Göremedim.
Ona veda bile edemedim.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
-(Gül) Aylin. -Efendim?
Aylin, bunlar şimdi birlikte mi uyuyacak?
Yani.
Eyvah.
Kız, baban duyarsa ne der?
Bilemedim ben.
Anne, karı kocaya ayrı mı yatın diyeceksin? Olmaz yani.
Karı koca diyorsun da...
...açık açık demiyor, biz evliyiz, bu benim kocam demiyor ki.
Vallahi ben anlamıyorum yani.
Saçmalama. Uğraşıyorum ben seninle burada.
Hem o kalmaz zaten, gider.
-Kalmaz, değil mi? -Gider gider.
İnşallah.
(Ceylin) Anne...
...Ilgaz gidiyor. -(Aylin) Aa!
Daha çay yapacaktık.
Oğlum, kalsaydın.
Elinize sağlık. Çok teşekkür ederim.
-Bunu saymayız, yine bekleriz. -Tabii.
(Gül) Asıl biz teşekkür ederiz.
Sen sözünü tuttun Savcı Bey oğlum.
Elimden geleni yapacağım demiştin, yaptın.
Kızımı getirdin eve.
Allah da gönlüne göre versin.
-Sağ olun. -Gel bakayım sen buraya.
Aslanım benim!
(Aylin gülüyor)
-İyi akşamlar. -İyi akşamlar.
Hadi.
(Ceylin) Anne...
...bakıyorum da bayağı bir sevdin Savcı Bey oğlunu.
Tabii. Yakışıklı oğlan. Ne istiyorsun? Aslan gibi. Gel.
Hadi git, yolcu et. Hadi.
İnşallah kalmaz.
O zaman yarın görüşürüz Sayın Savcı'm.
(Duygusal müzik)
Görüşürüz.
(Duygusal müzik)
(Metin) Geç bakalım.
Okuyayım mı, ister misin?
Ben okurum. Büyüdüm artık.
Canım, büyüdün. Hepiniz büyüdünüz.
Ama sana bir şey göstereceğim.
Ceylin'le abimi çizdim.
Ceylin mi?
Hani ona kızgındın?
Affettim bile.
Hem sen dedin ya onun bir suçu yok diye.
Abilerim yanımda. Sen yanımdasın.
Gelinlikle damatlık giymişler.
Evlenmişler ya.
Sen nereden biliyorsun?
Halam konuşurken duydum.
Akşam yemeğinde niye surat astığı belli oldu.
Tamam. Sen biraz daha kitabını oku, sonra uyu. Tamam mı?
Niye herkes üzgün?
Ne güzel evlenmişler işte.
(Duygusal müzik)
Ellerine sağlık.
Kızım, kaç yaşına geldin.
Açık açık sorsana.
Niye surat asıyorsun? Afra tafra yapıyorsun?
"Abi, evlenmişler, benim niye haberim yok?"
Soracaksan sor.
Ben de duyunca şaşırdım.
(Metin) Ben de yeni öğrendim. Formaliteden evlenmişler işte.
En azından başlangıçta formalite.
Şimdi ne olacak, Allah bilir.
Bırak abi! Olacak iş mi?
Kadere kısmete mi bırakacağız?
Ne yapacağız kızım? Eşek kadar adam. Laf mı dinliyor?
Her yerde cayır cayır katil yazıyor kız için.
Katil bir gelinimiz mi olacak?
Aynı çatı altında mı yaşayacağız?
Niye? Sen bir hırsızla aynı çatı altında yaşamak için...
...benimle kavga ediyordun.
-Sen istiyorsun yani? -Ben istiyorum demedim.
Eğer babanla aynı çatı altında yaşıyorsan...
...Ceylin'le de yaşayabilirsin.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Kapı zili çaldı)
(Duygusal müzik)
Gelebilir miyim?
Gel. Mümkünse de hiç gitme.
Yıllarca...
...kendimi bir yere ait hissetmek için...
...çok büyük bir çaba sarf ettim.
Bir eve, bir aileye...
...bir arkadaşa, bir sevgiliye...
...bir mesleğe, artık aklına ne gelirse.
Yani etrafımdakiler tarafından önemsenmek...
...unutulmamak, kıymet görmek için.
Yani en sevilen olmak zor belki sivri dilimden dolayı ama...
...belki takdir edilen olabilir dedim.
Çünkü herkesin herkesi goygoyladığı bu dünyada...
...dobralık kıymetli bir şey bence.
Gerçi...
...yani insanlar pek bundan hoşnut olmuyorlar.
(Ceylin) Çünkü gerçekleri duymak istemiyorlar aslında.
Neyse.
Varlığımın bir...
...karşılık bulmasını istedim.
Diğer tarafta bir anlamı olmasını...
...aranılır olmayı, belki de ihtiyaç duyulmayı, bilmiyorum.
Hatta bunun için psikoloğa gittim, biliyor musun?
O da bana çocukken eksik aldığınız...
...işte annenizden, babanızdan alamadığınız şeyler olabilir dedi ki...
...bence haklı.
Sonra sen gece evden gittin ya...
...ben...
...odama girdim, yatağıma oturdum...
...ve her şey birden o kadar yabancı geldi ki.
Yani benim odam, benim yatağım ama sanki hiç...
...oraya ait değilmişim gibi hissettim.
Sonra burada geçirdiğim o zamanı hatırladım.
İçimdeki o güven duygusunu.
O aidiyet hissini.
Bütün arayışlarımın şu kanepede bittiğini hatırladım.
Sanki doğduğumdan beri olan o boşluğun...
...burada sona erdiğini hissettim.
Şimdi de geldim, buradayım.
İzin verirsen seninle uyuyabilir miyim?
("Nilüfer - Son Arzum" çalıyor)
"Gelse bile son günüm"
"Koluna alsa ölüm"
"Gözlerimin önünde"
"Seninle geçen günüm"
"Senden sonra kalbimi"
"Sevgilere kapadım"
"Ben seninle o günü"
"Bin yıl gibi yaşadım"
"Son arzun nedir diye"
"Gelip de bana sorsalar"
"Gözlerime bakıp da"
"Her şeyi anlasalar"
"Son arzun nedir diye"
"Gelip de bana sorsalar"
"Gözlerime bakıp da"
"Her şeyi anlasalar"
"Açık gitmez gözlerim"
"Ölsem bile sevgilim"
"Kulaklarımda çınlıyor"
"Beni anlatan sözlerin"
"Aşkıma hiç dokunma"
"Bırak öylece kalsın"
"Gerçek sevgi neymiş"
"Bilmeyenler anlasın"
"Son arzun nedir diye"
"Gelip de bana sorsalar"
Bunlar nasıl kokular böyle!
Bugün önemli. Önce karnımızı doyuracağız, sonra da işimiz var.
Dur tahmin edeyim.
Ilgaz Savcı'nın metodundan ilerleme günü.
-Olay yeri gezisi, öyle mi? -Aynen öyle.
Göreceksin bak, işe yarayacak.
İyi. Ben de çay koyayım o zaman.
Otur otur. Sen sadece keyfini çıkar. Gel.
Sen keyfini çıkar, ben canına okuyacağım zaten diyorsun, öyle mi?
Bir nevi olabilir.
Canımız sıkılabilir, zor olabilir ama deneyeceğiz.
İyi, ben de seni bekleyeyim o zaman, hadi.
(Ilgaz) Başla başla.
"Son arzun nedir diye"
Elinize sağlık.
"Gözlerime bakınca"
"Her şeyi anlasalar"
Peki, şimdi yani gece gece mi çıkmış Ceylin yoksa sabah erkenden mi?
Sen de ne dedikoducu çıktın Osman. Bilmiyorum dedim ya.
Gece yatarken evdeydi. Sabah çıkmış gitmiş.
Osman! Osman, yardım et!
Zümrüt bayıldı. Tut da bir arabaya atalım.
(Müzik)
-Çınar. -(Çınar) Ceylin abla.
Bitti, öyle mi?
Yakında tamamen bitecek. Çok az kaldı.
Abin sayesinde tutuksuz yargılanıyorum.
Süper, süper. Zaten sen yapamazdın orada.
Kâbus gibi bir yer orası.
Yani kâbusun nerede başlayıp, nerede bittiği tartışılır tabii.
Hatırlamamak da bir o kadar korkunç.
Neyse. Hadi ben gittim. Görüşürüz.
Hadi görüşürüz.
Bu kız geldiğinden beri başımızda bir melanet.
Sarılmasana. Yüz vermesene şu katile!
(Duygusal müzik)
Tuğçe.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Tek bir şey soracağım.
Mutlu musun?
Tatmadın dedin ya...
...tattım.
Gör bak acı neymiş dedin ya...
...gördüm.
Odalarda kokusunu arıyorum.
Terliklerini giydim, çıkarmıyorum.
İçimde tişörtü.
Hepsi yalan.
Ondan kalan kırıntıların peşinde koşuyor gibiyim.
Topluyorum...
...ama ellerim boş.
Avucumda sadece acı, gözyaşı.
Soruyorum şimdi sana.
Öldü oğlum.
Getirdiğin kefene saracağım.
Mutlu musun?
Eşitiz artık.
İkisi de yok.
Kim kazandı...
...kim kaybetti?
Mutlu musun?
İnsanın içi yanarken...
...acısı nereden çıksın bilmiyor.
Bir ateş düşüyor.
Her yanı sarsın istiyor.
Her yanı.
(Duygusal müzik)
Hazır mısın?
Evet.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Murat) Laçin.
Gel.
Hava al biraz.
(Duygusal müzik)
Laçin, bak hepsi geçecek.
Ben buradayım. Yanındayım.
-Geçecek mi? -Tabii ki geçecek.
Ben seni hiç yalnız bırakmayacağım.
Seni hep koruyacağım.
Korur musun?
Hep korumadım mı?
(Duygusal müzik)
("Fatih Erdemci - Ben Ölmeden Önce" çalıyor)
Bu mu?
Sesini açsana biraz.
"Ben ölmeden önce"
"Bir sürü dostum vardı"
"Ben ölmeden önce"
"Bir sürü düşüm vardı"
"Her şeye rağmen"
"Pişman değilim"
"Her şeye rağmen"
"Pişman değilim"
"Ama yine de"
(Ilgaz) Çok iyi gidiyorsun Ceylin.
Geldik, Şile'deyiz. İnelim mi?
(Gerilim müziği)
Bak bak, kimler varmış burada.
Cesur yürek.
Ama biliyordum, biliyor musun?
Çünkü seni çok iyi tanıyorum.
(Engin) Sen beni hiç. Ben seni çok iyi.
-Ceylin Hanım, hadi geldik. Kalk. -(Ceylin) Bırak! Bırak!
-(Engin) Hadi kalk. -Bırak diyorum, bırak!
Gel!
(Engin) Aa!
(Gerilim müziği)
(Engin) Vah vah! Çekmedi mi?
(Telefon kırıldı) (Ceylin) Ne yaptın?
Hiç sorun yok, hiç sorun yok. Gerçekten.
Hiç ihtiyacımız yok aslında. İçeride ne fark ettim, biliyor musun?
Bunların hepsi aslında insanın düşünmesini engellemek için.
Oyalamak için. Aptallaştırmak için. Bütün gün öyle tık, tık, tık.
Hiç ihtiyacımız yok. Emin ol.
-Çekil, bırak! Gelmeyeceğim dedim, bırak! -Gel.
-Gelmeyeceğim, bırak! -(Engin) Gel!
Bırak! Bırak! Gelmeyeceğim, bırak!
Bırak diyorum, bırak!
Sen kendin istedin. Tıpış tıpış geldin, arabama bindin.
Yolculuk benim. Bana dâhil olacaksın.
Aptal! Salak! Konuşma!
(Müzik)
-Yürü! Yürü! -Gelmeyeceğim!
-(Ceylin) Bırak! Gelmeyeceğim! -Yürü!
Buradan.
(Gerilim müziği)
-(Engin) Sağdan. -Nereye gidiyoruz?
-(Engin) Hadi yürü, yürü! -(Ceylin) Nereye gidiyoruz diyorum! Bırak!
-(Engin) Ceylinciğim, hadi. -(Ceylin) Bırak!
Bırak! Bırak!
Yürü dedim!
(Engin) Madem dâhil oldun, yürüyeceksin. Yürü.
(Ceylin) Kaçamayacaksın, biliyorsun değil mi?
Hadi yürü, hadi! (Engin gülüyor)
Buradan sürükledi beni.
Sonra buraya getirdi. Elinde de silahı vardı.
(Ceylin dış ses) Bırak beni! Ne yapacaksın? Öldürecek misin beni?
Anında bulurlar seni, biliyorsun.
Ah!
Hadi kalk, kalk.
(Engin) Kalk.
Kalk, kalk, kalk!
(Gerilim müziği)
-(Ceylin) Bırak! Bırak! -(Engin) Bırak! Bırak!
Bırak dedim! Kalk! Kalk!
(Ceylin) Kalk!
Kalk, yürü.
Yürü, teslim olacaksın.
Kaçmana, kurtulmana izin vermeyeceğim. Duydun mu?
Asla cezaevine dönmeyeceğim Ceylin.
Öldür beni.
Öldür. Yoksa ben seni öldüreceğim.
Yaparım, biliyorsun.
Gözümü kırpmadan yaparım.
Vurursun. Tam 12'den hem de.
(Gerilim müziği)
Hani bana silah kullanmayı bilmiyorsun demiştin ya...
...aslında çok iyi biliyorum.
O an bana o kadar güveniyordun ki...
...utancımdan söyleyemedim.
Biliyorum Ceylin ama bu senin yaptığın anlamına gelmez.
(Ilgaz) Çok iyi gidiyorsun. Hadi kopma, devam et.
(Engin) Ceylin.
Yapma.
Yapma ne olur! Korkuyorum.
Ne olur!
Korkuyorum.
Ah!
(Ceylin) Ah!
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Kimdi o?
Kim vurdu?
Bir kadındı.
Bir kadındı. Saçları şampuan kokuyordu hatta.
Böyle rüzgârda savruluyordu. Bir kadındı.
(Gerilim müziği)
Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...
...işaret dilini kapsayan eşerişimi Kanal D tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı ve Seslendiren: Emine Kolivar
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Ayhan Özgören - Belgin Yılmaz...
...Bülent Temür - Çağıl Doğan - Çağrı Doğan
İşaret Dili Çevirmeni: Müjde Gürbüz
Editörler: Beliz Coşar - Zerrin Çınar - Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.