Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Alev!
(Müzik - Gerilim)
Sen ne yaptığını sanıyorsun hı?
Ömer yanlış anladın galiba--
Söylediğin her şeyi duydum Alev!
Tamam, önemli değil.
Benim karıma hiç kimse...
...hiçbir zaman, özellikle bu çatı altında...
...asla ama asla...
...bu şekilde davranamaz.
Davranamaz Alev!
Ömer ben--
(Ömer) Üstelik sana yaptıklarından sonra.
Hayatını borçlu olduğun insana.
Özür dilerim.
Ben galiba yaşadıklarımın şokunu atlatamadım.
Hiçbir şey, hiçbir şey Alev...
...az önce duyduğum cümlelerin mazereti olamaz.
Tamam, lütfen.
Söylediklerin hiçbir şekilde kabul edilemez Alev!
Sanırım yeterince açık konuştum.
Bunu ben de kabul etmem, ben de!
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
(Ayşe) Alev?
(Ayak sesi)
(Ayşe) Canım? İyi misin, ne oldu?
(Müzik - Gerilim)
Ben bunu hak etmedim.
Hak etmedim.
Alev!
(Ayak sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Zehra) Biraz sakin olur musun?
Sen, sen nasıl müsaade edersin böyle konuşmasına ha?
Nasıl, anlamadım.
Nasıl susturamazsın?
Nasıl izin verirsin böyle konuşmasına?
Ama ben ne diyebilirdim ki?
Ne gerekiyorsa onu.
Kimsenin seninle böyle konuşmasına izin vermeyeceksin.
Onun öfkesi bana değil.
Zehra Kervancıoğlu'na.
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesi) (Ayak sesleri)
(Müzik)
Nasıl, açık hava iyi geldi mi?
(Kuş cıvıltısı sesi)
Hadi anlat ne oldu?
Ya neydi o duyduklarım?
Gördün işte Ayşe.
Gördüm, gördüm ama abim neden böyle davrandı?
Siz niye tartıştınız?
Yani sen ağlayacak kadar.
(Alev iç ses) Hmm, madem üzüldün bir işe yarasın.
Bilmiyorum.
Zehra bir şey sormuştu.
Ben de tam cevaplıyordum, Ömer geldi.
Sonra konuşmayı yanlış anlayınca...
...olan oldu.
E, doğal olarak da karısını tuttu.
Yani aslında ben anlıyorum ama...
...yine de kırıldım işte.
Hay Allah.
Bak sen kendin de söylüyorsun, adı üstünde yanlış anlaşılma.
Abim böyle parlar ama hemen de pişman olur.
Teşekkür ederim Ayşe yanımda olduğun için.
(İç çekme sesi)
Ama yine de üzüldüm.
Aslında Ömer, Zehra'yı korumakta haklı.
Ama...
Alevciğim lütfen üzme kendini.
Ben gidip abimle konuşup, bu meseleyi hallediyorum.
Ay Ayşeciğim, hiç gerek yok.
Gerçekten gerek yok.
Yani mesele daha fazla uzasın istemiyorum ben.
Hem zaten Ömer'e de bir şey diyemeyiz ki karısı sonuçta.
Benim yüzümden aralarının bozulmasını istemiyorum. Lütfen bu konuyu kapatalım.
Olur mu?
Peki.
Sen nasıl istersen.
Hadi içeri girelim, hava serin.
(Müzik)
(Alev iç ses) Bu evi sana dar etmesini bilirim ben varoş gülü.
(Alev iç ses) Çok oldun sen çok.
(Alev iç ses) Bana yaşattıklarının bin katını yaşatacağım sana.
(Müzik - Gerilim)
Şükran teyze, son deneme sınavımdan resmen derece yapmışım.
Sınavda da böyle yaparsam, kesin iyi bir okul kazanıyorum.
Ay inşallah yavrum inşallah.
Allah emeklerini boşa çıkarmasın.
İnşallah Şükran teyze.
İyi bir okul kazanayım, babamın yüzünü güldüreyim...
...omzumdan büyük bir yük kalkacak.
Baban için değil kızım, kendin için kazanacaksın üniversiteyi.
Baban da bunu istiyor.
Kendi ayaklarının üzerinde dur diye.
Haklısın Şükran teyze.
Ay konuşmaya daldık, atölyedekileri aç bıraktık.
E Yasemin, ben yemekleri hazırladım.
Sen giderken bırakır mısın?
Meliha'ya bir haftadır geleceğim diyorum, bir türlü gidemiyorum.
Bir ona uğrayayım.
Tamam Şükran teyze, ben hallederim merak etme.
Tamam, ben şimdi yemekleri kaplara koyayım.
Sen de bu arada aç defterini biraz daha çalış, hadi kızım.
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Gerilim)
Şu kafanı uzat da bir...
...masum, zavallı Alev'in hallerini bir gör bakalım.
(Müzik - Gerilim)
(Telefon zili sesi)
Utanmadan arıyor bir de!
Nasılsın bakalım?
Kendine gelebildin mi?
Bana bunu nasıl yaparsın ya nasıl?
Ne cüretle? Kimsin sen ha kimsin?
Sakin ol.
Bunu kendine yapılmış bir iyilik olarak gör.
Ne demişler?
"Bir musibet bin nasihatten evladır." Değil mi?
Ne musibeti ya ne nasihati? Neden bahsediyorsun sen?
Bu sefer çizgiyi aştın Hilmi Yılmaz.
Anladın mı, aştın! Bunu yapmayacaktın.
İstediğimi yapmazsan olacakları gördün.
(Hilmi ses) Musibeti yaşadın.
Yoksa dersini almadın mı?
Ne istiyorsun?
Bugün seni bekliyorum.
Yüz yüze görüşmemiz lazım.
(Müzik - Gerilim)
Alo? Alo!
Kapattı ya! Adama bak!
Ben evdekilere ne deyip de çıkacağım ya?
(Alev) Üf!
Benim bir şekilde gitmem lazım.
(Müzik - Gerilim)
Bu aileyi Hilmi Yılmaz'ın şerrinden korumam için...
...buradan gitmem şart.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(İç çekme sesi)
Ömer, Alev iyi görünmüyor.
Sence yaşadıklarını atlatabilecek mi?
(Müzik - Gerilim)
Bir şekilde toparlayacak.
Hepsi benim yüzümden.
Dönmekle büyük bir hata ettim.
(Ömer) Mert--
Hilmi Yılmaz'ın yapabileceklerinin bir sınırı olmadığını unutmuşum ben Ömer.
Unutmuşum…
Daha fazla ne yapabilir ki?
Bilmiyorum Ömer, bilmiyorum.
(İç çekme sesi)
Ben de her defasında öyle diyorum ama...
Bu kadar pervasızca kötülük yapabilmesi...
...benim aklım bunu almıyor ya.
(İç çekme sesi)
(Müzik - Gerilim)
Ben bir Alev'e bakayım, dönerim birazdan.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Kapı açılma sesi)
Alev!
Nereye gidiyorsun?
Seni neden ilgilendiriyor?
Alev! Nereye gidiyorsun dedim.
Şirkete gidecektim.
Hayır, hiçbir yere gidemezsin.
Aynı şeyler tekrardan başımıza gelebilir.
O yüzden evden dışarı çıkmayacaksın.
Biraz dışarı çıkarsam toparlarım diye düşündüm ben.
Anlıyorum ama başına gelenlerin tekrarlanmasına izin veremem.
O yüzden şimdi içeri geç ve dinlen. Daha sonra konuşuruz.
(Nefes sesi)
Peki. Dediğin gibi olsun.
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Atölye ortam sesi)
Usta.
Hoş geldin evlat.
Hoş buldum.
Buyur.
Hayırdır, ne bu?
Ek işten kazandığım para usta, muhasebe işinden.
O senin hakkın. Koy onu cebine.
Olur mu öyle şey usta?
Ben bu işe zaten bize, atölyeye para lazım diye girdim.
Evlat.
Ustam.
Ben de bu evin bir oğlu değil miyim?
(Koray) Ayrı gayrımız mı var bizim?
Hem ben aileme yardımcı olamayacak mıyım?
Ben şimdi bunu mu dedim evladım?
Tabii ki biz bir aileyiz.
Allah herkese senin gibi dürüst...
...çalışkan bir evlat nasip etsin inşallah, ne diyeyim.
Koyuyorum parayı oraya usta.
(Müzik - Duygusal)
(Çekmece kapanma sesi)
Ne diyeceğim ben şimdi bu Hilmi belasına?
(Kuş cıvıltısı sesi)
Ömer ne olursa olsun bana kıyamıyor.
Hâlâ değerliyim onun için.
İyi de Hilmi ne olacak?
Adam resmen-- (Mesaj zili sesi)
Hemen ara.
Al işte. Adamın adını andım...
(Müzik - Gerilim)
Alo?
Ben bugün gelemeyeceğim.
Son olanlardan sonra herkesin özellikle de Ömer'in gözü üstümde.
Dışarı çıkamam diyorum!
Ya ben anlatamıyorum galiba?
Ömer evdeyken mümkün değil.
Bakın kaç kere daha söylemem gere--
Kapattı.
Yine aynı şeyi yaptı, kapattı.
Ne yapacağım ben?
(Müzik - Gerilim)
Benim bir şekilde çıkmam lazım.
Evladım, önce şu toptancının borcunu verelim ha?
Günü gelmiş.
Olur usta.
(Atölye ortam sesi)
Kolay gelsin.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk. Meliha'ya gidiyordum ama...
...bu güzel ana tanık olmak için iki dakika ben de uğrayayım dedim.
Yasemin kızım, hadi ver müjdeli haberi.
Son deneme sınavında derece yaptım.
Eğer gerçek sınavda da bu puanı alırsam...
...istediğim üniversiteyi kazanıyorum.
Aferin benim kızıma, aferin.
Mevla’m çabalarını karşılıksız bırakmaz inşallah.
Tebrik ederim.
Ee, bu kadar övgü yeter.
Ben sofrayı kurmaya başlayayım.
Sağ olsun Şükran teyze yine döktürmüş.
Hadi size afiyet olsun.
Meliha'yı daha fazla bekletmeyeyim, ben gideyim.
Abla.
Akşam uygunsanız beraber yemeğe çıkalım ha?
Ne gerek var Salim şimdi para harcamaya?
Güzel güzel evde yemeklerimizi yapar, oturur hep beraber yeriz.
Ya lütfen Şükran teyze.
Bizi kırma. Hem Leyla abla da çok çalışıyor.
Hepimiz için güzel bir değişiklik olur.
Eh peki madem, sen istiyorsan öyle olsun.
O zaman haberleşiriz tamam mı? Hadi gittim ben.
E bizimle yeseydin abla?
Ay yok yok sağ ol, size afiyet olsun.
Şimdi Meliha'nın kızı bir şeyler hazırlamıştır, ayıp olur orada yerim.
Kolay gelsin, görüşürüz.
-Güle güle abla. -Güle güle Şükran teyze.
-E hadi evladım. -Hazırlıyoruz usta.
(Çatal bıçak sesleri)
(Müzik - Duygusal)
Evet Asyacığım, hadi çay koy da içelim.
(Müzik)
Teşekkür ederim.
Zehra abla şimdi sen bu bebeğin annesi ol.
Ben de öğretmeni olacağım, ona masal okuyacağım.
Tamam Asyacığım, ver bakalım.
Zehra abla, ona mama yedirelim mi?
Tamam, mamayı ben hazırlayayım oldu mu?
(Zehra) Hadi sen tut bakalım.
(Müzik)
Evet, mamamız hazır.
Evet, şimdi ne yapalım Asyacığım?
(Oyuncak bebek ağlama sesi)
Aa, ne oldu?
-Üzülmüş. -Ama neden üzülmüş?
Çünkü babasını istiyor.
(Zehra) Hmm...
(Oyuncak bebek ağlama sesi)
Asyacığım nereye?
(Kapı açılma sesi)
(Oyuncak bebek ağlama sesi)
Of nasıl susuyor ki bu?
(Zehra) Nereden susturacağım ben şimdi bunu?
(Kapı açılma sesi)
(Oyuncak bebek ağlama sesi)
İşte babası da geldi.
Canım ben susturamadım bunu bir türlü.
(Oyuncak bebek ağlama sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Çünkü babasını istiyor.
(Oyuncak bebek ağlama sesi) (Müzik)
Dayıcığım sen bu bebeğin babasısın...
...Zehra abla da annesi.
(Oyuncak bebek ağlama sesi)
Çok ağlıyor ama annesi durduramıyor.
(Asya) Çünkü seni çok özlemiş.
(Oyuncak bebek ağlama sesi) (Müzik)
Demek babası susturacak.
(Oyuncak bebek ağlama sesi)
Aa, nasıl susturdun?
(Asya) Çünkü babasını özlemiş.
Gördün mü annesi? Babası gelince hemen sustu.
Şimdi mamasını yedirmen lazım dayı yoksa yine ağlar.
(Müzik)
-Ben mi? -Evet sen.
(Müzik)
Hadi dayı, yedir mamasını.
(Müzik)
(Müzik - Duygusal)
-Çok mu komik? -Cık.
Zehra abla sen annesisin.
Onun için gülmemen lazım.
Evet Asyacığım, doğru haklısın.
(Müzik - Duygusal)
Bebeğin adını ne koyacaksınız?
-(Ömer) Duru. -Burcu.
Hangisi?
-Burcu. -Hayır, Duru.
(Müzik - Duygusal)
Yani Burcu biraz şey değil mi...
Ne?
Yani gayet güzel bir isim bence.
Burcu?
Yani ismi beğenmedin diye kötülemene gerek yok.
Bak ben senin sevdiğin isme bir şey diyor muyum?
Bir şey diyemezsin çünkü Duru çok iyi bir isim.
Yani bence isim bile değil.
Öyle sonradan uydurulan--
(Ömer) Ne demek uydurulan?
Yani ne önemi var ki?
Önemli olan anlamı, tarihi değil.
Bence Burcu olmalı.
Hayır Duru.
Hayır Burcu.
Anneyle baba kavga etmiyor üzülme sen tamam mı?
Bebeğin uykusu gelmiş. Masal istiyor.
Bence babası okusun.
Okurum tabii.
(Müzik)
"Pinokyo'nun parasını almak için onu yemeğe davet etmişler."
"Yemekten sonra uykuya dalmışlar."
"Pinokyo uyurken, aslında sakat ve kör olmayan kurt ve kedi...
...onu soymak için plan yapmışlar."
Nasıl çıkacağım görünmeden?
(Nefes sesi)
Gidip derdi neymiş öğrenelim bakalım.
Alev Hanım, Ömer Bey sizin için çay yaptırdı.
Mutlaka içsin dedi.
Tamam ver.
Afiyet olsun.
Ömer nerede?
Zehra Hanım'la odalarındalar.
Odalarındalarmış!
Beni kontrol ettiriyor.
Nasıl çıkacağım ben şimdi?
(Çay dökülme sesi)
(Müzik - Gerilim)
"Pinokyo yine yolda kötü kurt ve kediyle karşılaşmış."
"Kurt ve kedi, Pinokyo'ya parasını toprağa saklamasını...
...ve onun da para ağacına dönüşeceğini söylemişler."
(Müzik - Duygusal)
Uyudu.
Farkındayım.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı kapanma sesi)
Ne yapacağım?
Ne yapacağım, nasıl çıkacağım ben?
(Kuş cıvıltısı sesi)
Ömer.
Nasıl olduğunu merak ettim.
İyiyim.
Çay için de teşekkür ederim, iyi geldi.
Zehra'nın tarifi.
Anlamıştım.
Tadı bir başkaydı zaten.
Teşekkür ettiğimi söylersin.
Söylerim.
Hadi sen de içeri gir.
Biraz dinlen bak hâlâ kendine gelememişsin.
Hı hı, birazdan geçeceğim.
(Müzik - Gerilim)
O varoş gülünü savunuyor bana!
Yılan!
Yok, yok bu böyle olmayacak. Dayanamayacağım ben.
En kısa zamanda, o şeytandan kurtulmam lazım.
(Müzik - Gerilim)
Ben buradayken, tehlike daha da büyüyecek.
Benim burada olduğum her saniye, Hilmi Yılmaz durmayacak.
Durmayacak. Üstelik zaten her defasında daha fazla level atlıyor.
Kimsenin canı yanmadan...
(Müzik - Gerilim)
Alo dostum, ne haber?
Ben de iyi sayılırım.
Yok. İstanbul'a alakalı bir şey değil. İstanbul gayet iyi.
Her şey yolunda, yalnız ben Amerika'ya dönüyorum.
Hı hı, temelli.
Öyle olması gerekti işte ortak. Yalnız senden bir şey isteyeceğim.
Benim şu Amerika'daki evi hazırlatabilir misin?
Hı hı.
Çok sağ ol. Ya çok uzun sürmez birkaç gün.
En fazla bir hafta. Hı hı, zaten sorun olursa sende kalırım.
Tamam, ben de özledim. Görüşürüz.
Mert...
...kiminle konuşuyordun?
Anlamadım?
Ya duydum hiç kıvırmaya çalışma.
-Kim bu şanslı kız? -Ya Ayşe sen...
...beni çok yanlış anladın. Yani düşündüğün gibi bir şey değil.
Hıı.
Yani...
...ben de âşık olduğunu falan düşünmüştüm.
Neyse, bugün olmadı ama mutlaka bir gün olacaksın değil mi?
Bilmiyorum Ayşe. Yani ben uzun zamandır âşık olmadım.
-Belki de olamıyorum. -Mert bence hiç böyle düşünme.
Bak bu konuda en mutsuz vaka, abimdi. Baksana şimdi evli.
Üstelik sırılsıklam âşık.
Neyse canım, ben odama gideyim.
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Vapur düdüğü sesi)
(Vapur düdüğü sesi)
(Nihat) Çocuk bir türlü kıza sevdiğini söyleyemedi.
(Ayşe) Ee, hep araya giren kötüler yüzünden.
Yani.
İki taraf da birbirini seviyor ama bir türlü açılamıyor.
-İşte orası çok saçmaydı. -Hayır, bence hiç saçma değildi.
Hem söylemelerine ne gerek var ki sonuçta ikisi de biliyor.
(Nihat) Hayatım ben yıllarca seni sevdiğimi söylemeseydim...
...hoşuna gider miydi?
(Nihat) Böyle uzaktan uzaktan sevseydim falan.
(Ayşe) Ee, hayır tabii.
Siz ne dersiniz? Ha? Ömer?
(Müzik)
Yani bence de Mert haklı.
Aşk birlikte olmak ya da olmamakla ilgili bir şey değil.
(Ayşe) Zehra?
-Sen ne düşünüyorsun? -Ben?
(Müzik)
Yani...
...bilmiyorum.
Sonuçta biz evliyiz.
Diğer türlü nasıl olurdu...
...bilemiyorum.
Ama sonuçta siz evlendiniz; ee, o zaman kavuşmayı tercih edenlerdensiniz.
Nihat, hatırlıyor musun bana evlenme teklif ettiğin günü?
O kadar romantikti ki.
Sahi siz hiç anlatmadınız. Abi sen nasıl evlilik teklifi yaptın?
(Müzik)
Benimle evlenir misin?
(Müzik - Duygusal)
Ne?
-Nasıl yani? -Duydun işte. Benimle evlenir misin?
Evlenmek mi?
-Biz mi? -Evet, yani hayır.
Sadece bir anlaşma.
Sen ne dediğinin farkında mısın?
Bak...
...bu bir evlilik teklifi değil, iş teklifi.
Altı ay boyunca benimle evliymiş gibi davranacaksın...
...karşılığında da istediğin ücreti alacaksın.
Yani bir yalan daha öyle mi? Neden peki?
Bu seni hiç ilgilendirmez. Sen sadece işini yapacaksın...
...karşılığında da paranı alacaksın.
Cevabını bekliyorum.
Evet mi?
-Hayır mı? -Tabii ki hayır.
(Müzik - Duygusal)
Bak karşına hayatın boyunca bulamayacağın bir fırsat çıktı.
Senin o fırsat dediğin benim için iğrenç bir oyun.
(Zehra) Korkunç bir yalan!
Buna cevabım sonsuza dek hayır olacak.
Hayır!
(Ayşe) Ee, hadi anlatın.
Hayatım, belki özeldir.
Özel olduğuna eminim.
Ama ben yine de anlatmanızı istiyorum, hadi.
(Müzik)
Tamam.
Ben anlatırım.
(Müzik - Duygusal)
Biz aslında...
Şöyle oldu...
(Müzik - Duygusal)
...bir gün...
(Telefon zili sesi)
Bakmayacak mısın?
(Telefon zili sesi) Hı hı.
(Telefon zili sesi)
Alo.
(Müzik - Duygusal)
Ee abi, hadi sen anlat.
Ayşeciğim, en iyisi Zehra da gelsin beraber anlatmaya çalışsınlar.
Peki.
(Müzik - Duygusal)
Beni öyle gördüğünde, ağzın bir karış açık kalmazsa bana da Cevriye demesinler.
Neyse şimdi bir hesap kitap yaparım ne verdik, ne aldık.
Allah'ım yalvarırım, sana gram olarak vermemişimdir inşallah.
(Müzik - Hareketli)
(Müzik - Hareketli)
Ay yok bu kalsın.
Cevriye Hanım.
Bakıyorum da zayıflayacağım diye büyük bir çaba içerisindesiniz.
Eh işte bir şeyler yapıyorum ay parçası.
Ama Cevriye Hanım bu diyet işleri öyle bir günle ya da...
...ana yemeğin üzerine yaptığınız diyet menüleriyle olmaz.
Biliyorsunuzdur herhalde değil mi?
Öyle elimden geleni yapıyorum ben.
Hadi kolay gelsin.
Elinden gelene değil de boğazından geçene konsantre olsan.
(Mesaj zili sesi)
Yine mi mesaj ya. Of Hilmi Yılmaz, of!
(Müzik)
(Müzik - Gerilim)
Alo Hilmi Bey...
...ben evden çıkmak için elimden geleni yaptım ama Ömer yüzünden çıkamadım.
Ama yarın geleceğim.
Tamam, yarın geleceğim diyorum.
Tamam.
Orada olurum.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Kapı?
Kilitlemedim, zaten herkes uyuyor.
Ama Asya?
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Bugünkü gibi bir şeyle karşılaşmamak için bir hikâye bulmamız lazım.
Tamam, olur.
Senin bir fikrin vardır herhalde.
Hangi konuda?
Yani...
...nasıl evlilik teklifi edilir?
Hiçbir fikrim yok.
Daha önce hiç teklif etmedin mi?
Hayır.
Neden?
Yani daha önce hiç düşünmedim evlenmeyi.
Hı.
Anladım.
-Peki ya sen-- -Şu teklifi şöyle mi yapsak acaba?
Evet, dinliyorum.
Ben şimdi toparlayamadım da...
...bence biz biraz daha düşünelim, yarın sabaha hallederiz.
Hadi sana iyi geceler.
(Müzik - Duygusal)
İyi geceler.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Müzik - Duygusal)
Düşünebildin mi?
Neyi?
Şu teklif meselesini.
(Müzik - Duygusal)
Bence bir daha sormaz. Unutmuştur.
Yani bugün olmasa da bu soruyla karşımıza çıkacaktır.
Yani bir şey bulmamız lazım.
(Müzik - Duygusal)
Sen nasıl olmasını isterdin?
-Ben mi? -Evet.
Yani gerçekte olsaydı.
Aslında hiç düşünmedim.
Ama...
...bence çok fazla abartmaya gerek yok.
Böyle sade...
...samimi, içten olması yeterli.
Öyle çok lüks bir yerde, kalabalıklar arasında değil de...
...bilmiyorum bir ağacın gölgesinde bile olabilir.
Kırda...
...sessiz, sakin bir yerde.
Bu kadar mı?
(Müzik - Duygusal)
Tamam, öyle olsun.
Ama...
...yani biraz daha büyük düşünebiliriz.
-Hani sana daha uygun-- -Hayır, hayır.
Bu iyi.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Hareketli)
Cevriye Hanım, böyle hafif yiyorsunuz ya...
...Allah korusun, hasta olacaksınız diye korkuyorum.
Ay yok ayol, ne olacak ki?
Hem biraz depodan gitsin.
Baksana şu halime.
(Müzik - Hareketli)
Aa, Cevriye Hanım...
(Müzik - Hareketli)
Bakın mis gibi börek yaptım. Taze taze, sıcak sıcak.
Bir tanecik hatırım için tadına bakın.
(Müzik - Hareketli)
Buyurun.
Ay yok Hediye yok, yok.
Yok yani, ellerine sağlık çok güzel olmuş ama...
...yiyemem, bu bana yeter.
Eline sağlık.
İnşallah hasta olmaz.
(Müzik - Hareketli)
(İç çekme sesi)
Babamın daha büyük zararlar vermesini istemiyorum Ömer, anla beni.
Yani daha fazla riski göze alamayız. En doğrusu bu.
Mert sen ne demek istiyorsun?
Ne demek gitmek ben hiçbir şey anlamıyorum.
Yani o kadar iş? Sen gidersen nasıl olacak?
Yani sensiz olmaz. Bak bu kadar kısa sürede o kadar yol aldık biz.
-Hiçbir yere gidemezsin. -Hiçbir şey değişmeyecek ki Ömer.
Aynen yola devam.
Sadece ben burada değil şirketin Amerika ayağında olacağım, hepsi bu.
Kim bilir. Belki böylesi daha iyi.
Hayır Mert, hayır. Hiçbir yere gidemezsin. Bunu daha sonra konuşacağız.
Tamam, konuşalım. Ama kararım değişmeyecek.
İki gün sonra uçağım kalkacak ve ben o uçakta olacağım.
Herkesin iyiliği için.
(Müzik - Gerilim)
(Alev iç ses) Ömer görmeden çıkmam lazım.
Aa. Telefonumu aldım mı acaba ben?
Teyzeciğim hadi, bir an önce çıkalım bak...
...alışveriş de uzun sürerse trafiğe falan kalmayalım hadi.
Ha, buldum. Gidebiliriz.
(Müzik - Gerilim) (Telefon zili sesi)
Açmayacak mısın?
Önemli değil. Hadi çıkalım biz, hadi.
Tamam.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı vurma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Neyin var, bir şey mi oldu?
(Müzik)
Mert, gitmeye karar vermiş.
Bir türlü ikna edemiyorum.
Neden gidiyor?
Olanlardan kendisini sorumlu tutuyor. Eğer giderse...
...Hilmi Yılmaz'ın, bizimle uğraşmayacağını düşünüyor.
(Müzik)
Yok.
Ben gideceğine inanmıyorum.
Bence seni bırakmaz.
Çok kararlı görünüyordu.
(Müzik - Gerilim)
Aslında onu da anlıyorum ama...
...yani senin iyiliğin için.
Mert'in kalması için...
...Hilmi Yılmaz'ın, bir an önce hapse girmesi gerekiyor.
(Kapı vurma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Ömer Bey, Zehra Hanım...
...kahvaltı hazırlamadım.
Evde kimse yok.
Sizin için buraya bir şeyler getirmemi ister misiniz?
Nasıl kimse yok?
Cevriye Hanım bir şey yemiyor, odasına çekildi.
Müzeyyen Hanım'la, Alev Hanım da dışarı çıktılar.
Tamam, sağ ol Hediye abla. Biz daha sonra yeriz.
Peki, siz bilirsiniz.
Nasıl gider?
Tamam, tamam bir ara istersen. Zaten belki yakında bir yerdedir.
Bir de annemle çıkmış.
Yani Hilmi Yılmaz'ın şakasının olmadığını bilmiyor mu?
Meşgule attı telefonunu.
Ya ikisine de zarar verirse?
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
Bak... Bak yine açmadın telefonunu.
Önemli değil teyze.
(Alev) Liseden kızlar arıyor buluşalım mı diye.
(Sokak ortam sesi)
-Aa, ben cüzdanımı unutmuşum. -Aa...
Sen alışverişini yap, ben sana yetişirim tamam. Hadi görüşürüz.
Alev... Alev sen ne yapıyorsun?
Annemi de bıraktın.
(Müzik - Gerilim)
Nereye gidiyorsun tek başına?
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Araba sesleri)
(Müzik - Gerilim)
Ne yaptığını sanıyorsun sen? Neredeyse beni öldürecektin!
Tamamen, eğitim amaçlı.
Benimle oyun olmayacağını öğrenmen için...
...küçük uygulamalı bir ders diyelim.
Umarım dersini almışsındır.
Bir dahaki sefer bu kadar merhametli olmayacağım.
(Müzik - Gerilim)
Bu dizinin betimlemesi, TRT/Karamel Film tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Aynur Kolivar
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Miliza Koçak - Ece Naz Batmaz
İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak
Son Kontroller: Dolunay Ünal - Zerrin Yılmaz - Hasan Dikyuva
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.