All language subtitles for Gülcemal 2

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish Download
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müziği)

-Baba! -Deva!

-(İbrahim) Deva! -(Deva) Baba!

-Baba, ses ver bulayım! -(İbrahim) Deva, buradayım!

-Baba! -(İbrahim) Deva! Deva!

-(Deva) Baba, neredesin? -(İbrahim) Burada, buradayım!

-(Deva) Baba! -(İbrahim) Buradayım!

-Baba geldim, baba! -(İbrahim) Buradayım, buradayım!

Baba, ne yaptılar sana?

Kızım, kaç git buradan! Seni görmesinler, kaç git! Ah!

-Baba! -Git buradan, git!

Olmaz, gitmem! Seni almadan hiçbir yere gitmem!

Kilidi kıracak bir şey bulacağım, tamam mı?

(Gerilim müziği)

(İbrahim) Deva, dikkat! (Deva çığlık attı)

(İbrahim) Kızımdan uzak dur!

Allah seni kahretsin!

Allah seni kahretsin!

Ne istedin sen benim babamdan?

Yaşlı başlı adamdan ne istedin?

Benim babam ne yaptı sana? Hiç mi utanmadın?

Sırf beni buraya getirmek için babamı kullandın!

-Hasta psikopat! -Babanın bana borcu var!

Ama ödemiyor! Bana herkes borcunu öder!

-Ya malıyla ya da canıyla! -Ne borcu, ne diyorsun sen? Bırak!

Neyse borcu öderiz!

Borcun vadesi bugün bitti! Artık parayla ödenmiyor!

Ne yapacaksın, öldürecek misin babamı?

Malıyla ödeyemediğine göre canıyla ödeyecek!

Delirmişsin sen!

(Gerilim müziği)

-Bırak babamı! -Bırakırım!

Bunun bir bedeli var ama!

Sormayacak mısın bana karşılığında ne istiyorsun diye?

Sakın, sakın, hayır! Hayır, Deva sakın!

(Gerilim müziği)

-Ne istiyorsun? -Seni.

Babanın yerine burada kalmana izin veririm belki.

Tabii diz çöküp yalvarırsan!

(Gerilim müziği)

Deva!

(İbrahim) Deva hayır, sakın!

Sakın!

Kabul ediyorum.

(İbrahim) Deva dedim, yapma!

Kabul ediyorum diyorum, duymuyor musun?

Ama dizlerinin üstüne çöküp yalvarmadın ki.

Ben de henüz ricanı kabul etmedim.

Yapma!

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Babamı bırakman için yalvarıyorum.

-Tamam, babanı bırakacağım. -Bırak!

Sakın bana dokunma!

Sarı!

Halil İbrahim Bey'i gönderin.

-Kızım! Kızım, korkma. -Baba!

-(İbrahim) Kızım seni bırakmam, korkma. -Hastaneye götürün.

Bırak!

Söylediklerinde inanmamıştım.

Ama sen gerçekten yılanmışsın!

Hadi beybaba, hadi!

-(İbrahim) Bırakın! -(Deva) Dokunma!

(İbrahim) Bırakın kızımı! Zorla tutamazsınız, bırakın!

Sen beni burada uzun tutabileceğini mi sanıyorsun?

Kanun var, nizam var.

Burada kanun benim.

Senin elini tutacağıma ölürüm daha iyi.

Telefonunu ver.

(Gerilim müziği)

-Bu adam kaçırmak. -Az önce bana yalvarıyordun.

Mecbur kaldım.

Eninde sonunda beni bırakacaksın.

Ben seni ne zaman bırakırım bilmek ister misin?

Ölünce.

Seni ancak ölürsem bırakırım.

O zaman yemin ederim sana seni öldüreceğim.

(Gerilim müziği)

Vefa abi, bir gelsene.

Oldu mu abi?

Ha?

Ne dediyseniz yaptım, nikâhı da kıydık.

Benim bir telefon vardı. O sendeyse onu bir alayım.

-Bu ne? -Yeni telefonun.

Bu da yeni hattın.

Geçmişe dair ne varsa o gece hepsini gömdün.

Yeni hayatın da bak orada duruyor.

Bunu sakın aklından çıkarma.

Bak, bu tehditleriniz de imalarınız da yetti artık!

Bana ait olan ne varsa bana geri vereceksiniz, beni anladın mı?

Tamam ya.

Ya bir haber vermeyeyim mi birine?

Ben bir mesaj atayım, sonra al kırıyor musun, ne yapıyorsun...

...ne istersen yap. Lütfen, yalvarıyorum sana ya.

Bir mesaj atacağım.

Al, tek bir mesaj.

Tamam, tek mesaj dedik zaten.

(Gerilim müziği)

Tamam.

Gel bakayım buraya, bir öpücük alayım.

Buraya bir tane istiyorum.

Oh! Ne tatlı.

Al bakalım.

-Gülendam? -Efendim?

-Geç kalacağız, hadi. -Abim?

Vedalaşmadan gitmeyelim, bekleyelim.

Yok gelmeyecek, beklemeyin dedi.

Ha?

-Hadi. -Hadi görüşürüz.

(Gerilim müziği)

Hadi.

(Gerilim müziği)

Gülcemal abinin mesajı var.

Eğer bu kapıya polis gelirse kızını bir daha göremezsin.

Sen şimdi paşa paşa git buradan.

Hayır! Açın! Açın kapıyı, açın!

Bana kızımı verin!

Gülcemal bana kızımı ver!

Allah'ım kâbus mu bu ya?

Kâbus mu, gerçek mi? Nasıl her şey bu kadar kötü olabilir?

Aklım almıyor!

Deva!

(İbrahim) Yavrum!

Baba!

Baba! Gitmemiş, bırakmamış beni.

Baba!

Kızım korkma! Seni bırakmayacağım!

(İbrahim) Seni veren kadar ayrılmayacağım buradan!

Korkmuyorum babacığım, ben korkmuyorum. Sen hastaneye git.

Hastaneye git, lütfen.

(Telefon çalıyor)

Kim o?

Nişanlım, değil mi?

Beni arıyor! Bak, gördün mü? Herkes beni arıyor Cemal Bey!

Ne oldu Cemal Bey, korktun mu, sesin çıkmıyor?

Benim adım Gülcemal.

Bir türlü öğrenemedin gitti.

Ne sen, ne adın zerre kadar umurumda değilsiniz!

(Deva) Yarın polis gelecek, seni tutuklayacak.

Yaptıklarının bedelini ödeyeceksin.

Ben de yarın buradan çıkacağım. Neden, biliyor musun?

Çünkü benim nişanlım gelecek, beni alacak...

...sana da yaptığın her şeyin bedelini ödetecek.

Senin nişanlın öldü.

Ne saçmalıyorsun sen?

Benim nişanlım ölmedi.

Öldü.

El Fatiha.

Yalan söylüyorsun.

O kadar kötü olamazsın.

Yanlış adama bel bağlamışsın uzun kirpik.

Neden?

Nişanlın gelmeyecek. Bunu kafana soksan iyi edersin.

Katilsin sen!

Katilsin sen!

Katilsin sen! Öldürdün onu!

Öldürdün onu!

(Hüzünlü müzik)

(İbrahim) Hiç mi insafın yok Gülcemal?

Bırak yavrumu!

Kızımı bırak, beni al!

Ne oldu, kimmiş bu adam, niye bağırıyor?

Anacığım Gülcemal abi kız kaçırmış, tutsak etmiş.

-Kimi? -Kim olduğunu bilmiyorum.

Hani bize demişti ya mahzende oda hazırlayın diye.

Biz de dedik eyvah damadı kapatacak diye.

-Kızı kapatmış meğer. -Neden ama?

Kız niye kaçırılır?

Demek ki Gülcemal abi kızı istedi, babası da vermedi.

Gülcemal abi de kaçırdı.

Saçma sapan konuşma kızım Allah aşkına!

Gülcemal buraya geleli daha kaç gün oldu ki kız kaçıracak?

Ne zaman âşık olacak da kaçıracak?

Gülcemal'in aşkı başka nasıl olacak ya? Tam da böyle olacak.

Böyle vurdulu kırdılı, deli divane.

Böyle ateşli, dumanlı.

Ama ne gıybet yapasın varmış senin de bravo.

Vallahi de billahi de gıybet değil. Yemin ediyorum içime doğdu.

Bu kız var ya, bu evdeki her şeyi değiştirecek.

En çok da Gülcemal'i değiştirecek. Aha, yazıyorum buraya.

Oğlum, ne oluyor?

Mahzene su götür ana.

Oğlum, kim bu kız, niye kapattın oraya?

Soru sorma ana, su götür.

Abi, bu kız hep burada mı kalacak?

Yani ben anlamadım, birlikte mi yaşayacağız?

(Canan) Sen çünkü ilk defa eve kız getiriyorsun da.

Ne zamandan beri sorgulanıyorum ben bu evde?

Hoş geldiniz.

Anne, ne oluyor? Niye bizi eve çağırdın?

(İpek) Zafer anne, Deva'ya ulaşamıyorum. O adam babamı aldı.

Babam şu an o adamın evinde.

Hemen adamın evine gitmemiz lazım, hemen.

Hayır. Şu anda polise gidiyoruz, polisle birlikte o odamın evine gidiyoruz.

Bir sakin olun.

Ben sakin olamıyorum. O kadar insan otelde beklerken...

...ben sakin olamıyorum. Biz şu an burada ne yapıyoruz?

O düğün olmayacak!

Ne?

Ben gerekli açıklamayı yaptım. Herkes dağılmaya başlamıştır bile.

Bunu burada konuşmayalım, hadi gelin.

Zafer anne, ne demek o düğün olmayacak?

Gülcemal diye bir adam benim babamı aldı götürdü.

Deva onun peşinden gitti

Mert’e zaten sabahtan beri ulaşamıyoruz.

Şimdi sen gelmişsin düğün olmayacak diyorsun. Ne oluyor?

İpekciğim, çok tatsız şeyler oldu.

Ne oldu anne, artık bize de anlatır mısın bir şeyler?

Babama bir şey oldu, değil mi?

Hayır, babana da Deva'ya da bir şey olmadı.

Ne o zaman, düğün neden olmuyor, biz neden buradayız?

Mert Deva'yı terk etmiş.

-Ne? -Ne?

Ne demek Mert, Deva'yı terk etmiş, şaka mı bu?

Hayır Mert Deva'ya çok âşık. Neden böyle bir şey yapsın?

Keşke tatsız bir şaka olsaydı.

Ama hayatında başka biri varmış, bugün evlenmişler.

Bir saniye, ben...

Ben artık algılayamıyorum.

Ne demek başka biriyle evlenmiş?

Anne, sen şu an bize ne anlattığının farkında mısın?

Tabii farkındayım yavrum, gerçeği söylüyorum. Hepimizi kandırmış.

O haysiyetsizi gördüğüm yerde canına okuyacağım.

-Ödeteceğim ona bunu. -Deva peki?

Zafer anne, Deva adamın evine gitti.

Ya biz ne yaşıyoruz şu anda?

Biz ne yaşıyoruz, ben gerçekten anlamıyorum!

Ben ne yaşadığınızı anlayamıyorum, Allah'ım yardım et ya!

-İpek! -Allah'ım yardım et!

Sakin ol!

Siz sahipsiz değilsiniz!

Burada ben varım, ben!

Ben her şeyi halledeceğim.

Tamam. Ben sakin olacağım. (Telefon çalıyor)

-Allah'ım yardım et. -Söyle.

Ne diyorsun?

Bir şey oluyor Armağan.

Hemen gerekli yerlere haber verin.

Zafer anne, ne oldu, babama mı bir şey oldu?

Tamam. Acele edin ama biz de geliyoruz.

Babama bir şey oldu. Şu anda kötü bir şey oldu.

-Babam mı, Deva mı? -Otur, hayır.

Babana da Deva'ya da bir şey olmadı.

Evimiz ve atölye yanıyormuş.

Ne?

(Gerilim müziği)

Bana yardım edin!

O katil benim nişanlımı öldürdü!

Babamı öldüresiye dövdü. Beni aldı buraya kapattı.

-Lütfen bir şey yapın, bana yardım edin! -Kızım bir sakin ol.

Bir sakin ol.

-Bütün bunları Gülcemal mi yapmış? -Evet, o katil!

Lütfen bir şey yapın! Polise haber verin! Bilmiyorum.

Ne olur beni buradan çıkarın.

-Her şeyin bir açıklaması vardır. -Ne açıklaması ya?

Neyin açıklaması?

Nişanlımı öldürdü diyorum ya! Neredeyse babam ölüyordu.

Lütfen bana yardım et, çıkar beni buradan, ne olursun!

Biz Gülcemal Bey'in işine karışmayız.

Sizin hiç evladınız yok mu, çocuğunuz yok mu?

Kızınız?

İster misin bana yapılan şu an senin kızına yapılıyor olsun?

O zaman nasıl hissederdin?

Baksana, benim üstümde gelinlik var. Bu akşam düğünüm vardı.

Ben evleniyordum.

Sonra senin o Cemal Bey'in geldi benim bütün hayatımı paramparça etti.

Babam kapıda, adam ölüp ölüp diriliyor.

Nişanlım öldü. Yardım et.

Gülcemal kötü biri değil.

Olanların mutlaka bir açıklaması vardır.

Yardım etmeyeceksin yani?

Bir yudum su iç, biraz sakinleş.

(Gerilim müziği)

Bir yudum su içeyim.

Olanların üstüne bir yudum su içeyim.

(Gerilim müziği)

(İtfaiye eri) Hanımefendi!

-Hayır! Ne olur bırakın! -Lütfen sakin olun!

Ne olur bırakın, evimiz yanıyor!

Lütfen sakin olun, yeter ki zorluk çıkartmayın.

Bırakın ne olur!

İpekciğim!

İpekciğim! Buradayım canım, buradayım yavrum.

(İpek) Son hatıralarım kül oluyor.

Ve be sadece bakıyorum. Zafer anne, ben sadece bakabiliyorum!

Ne yapacağım ben?

Bunu da o yılan yaptı!

Allah seni kahretsin Gülcemal! Allah seni kahretsin!

Ödeteceğim ben ona, ödeteceğim!

(Geçiş sesi)

(Gerilim müziği)

(Geçiş sesi)

(İpek ağlıyor)

Ağlama.

(Gerilim müziği)

(İbrahim taşla demir korkuluğa vuruyor)

(İbrahim) Hiç mi insafın yok Gülcemal?

Bırak yavrumu!

(İbrahim taşla demir korkuluğa vuruyor)

Kızımı bırak, beni al!

Çok haykırdı, yazık.

Adamı takdir ettim. Saygı duydum.

(İbrahim taşla demir korkuluğa vuruyor)

(Gülcemal) Bak, ayakta duracak hâli yok.

Belki bağırmaya sesi yetmiyor artık. (İbrahim taşla demir korkuluğa vuruyor)

Ama sırf kızı burada olduğunu bilsin diye elindeki taşla kapının demirine vuruyor.

Ne olursa olsun çocuğunu geride bırakmadı.

Helal olsun.

Gülcemal, oğlum sen ne yapıyorsun böyle?

-Ne yapıyormuşum ana? -Ne olacak?

Daha ne kadar tutacaksın o kızı burada?

Yanımda kalmayı bir gün kendi rızasıyla kabul edene kadar.

Ben hayatımda bir kere reddedildim.

O da bu annem olacak kadın tarafından.

Kendi kendime yemin ettim.

Bir daha hiçbir kadın beni reddedemeyecek diye.

Ve ben yeminimden dönmem ana.

Bunu en iyi sen bilirsin.

(Müzik)

(İbrahim taşla demir korkuluğa vuruyor)

Benim yüreğim dayanmıyor. Sen nasıl dayandın be adam?

(Gerilim müziği)

Beyefendi.

Hih!

İbrahim!

Sen!

Nasıl?

(Gara) İbrahim!

Aa! Aman Allah'ım!

Ne oluyor?

Baba!

Baba!

Çocuklar.

Dışarıdaki adam kalbini tutup birden yere yığıldı.

Ambulans çağırın, Gülcemal'e de haber verin.

Babama bir şey oldu.

Bir şey yaptılar.

(Kapı kilidi açıldı)

(Gerilim müziği)

Ne oldu babama, niye sesi çıkmıyor? Ona da mı bir şey yaptın?

-Baban gitti. -Gitmez!

-Gitti. -Gitmez!

Benim babam beni bırakıp hiçbir yere gitmez!

Gitti.

Yalan söylüyorsun!

Seni alamayacağını anladı ve gitti.

Bir şey oldu.

Sen ona bir şey yaptın.

Sen yaptın.

Ne yaptın söyle?

Öldürdün mü onu?

Ben kimseyi öldürmedim.

(Gerilim müziği)

Sana benden başka yardım edecek kimse kalmadı.

(Gerilim müziği)

Kardeşimle babam ölü mü, sağ mı, onu bile bilmiyorum. Ben nasıl dinleneyim?

-Biliyorum çok şey yaşandı ama... -(İpek) Ne ama?

Ama ne Zafer anne?

Biz polise gitmek yerine şu an neden evdeyiz?

(İpek) Kim ya bu adam? Ben neden polise gidemiyorum?

Neden konuşamıyorum?

Benim kardeşimle babam ölmüş olabilir.

-Seni temin ederim öyle bir şey olmadı. -Nereden biliyorsun?

Biliyorum çünkü adamın ne istediğini, derdinin ne olduğunu biliyorum.

Ne istiyormuş anne, söyle biz de bilelim?

-Deva'yı istiyor? -Deva'yı.

(Geçiş sesi) Siz kına yakarken yağmur yağıyordu ya.

-Evet. -Bu senin kınan o adamın eline akmış.

Siz şimdi adamla birlikte yakılmış gibi oldunuz kınayı.

(Geçiş sesi) Kafayı taktı yani Deva'ya?

Düpedüz âşık oldu yani, bırakmayacak peşini öyle mi?

Her şeyi onu orada tutmak için yaptı.

Bana baban söyledi.

Gelip önümde diz çökeceksin, burada kalmak için yalvaracaksın, demiş.

Üç gün de süre vermiş. İşte, dediğini yaptı.

Üstelik Deva'ya dönecek yer bırakmamak için evinizi yaktı.

-Tam bir ruh hastası. -Tam.

Zafer anne biz bir şey yapalım o zaman.

Biz bir şey yapalım. Polise gidelim, bir şey yapalım.

Benim kardeşim bir ruh hastasıyla aynı evdeyken ben böyle...

...elim kolum bağlı duramam. -Polis olmaz.

Ne demek polis olmaz? Neden olmuyor?

Çünkü ikna etmiştir Deva'yı.

Tabii, orada kalmasını istiyorsa.

Babana bir şey yaparsa Deva'nın durmayacağını biliyor.

Değil mi? Babana bir şey yapmadığından adım gibi eminim.

Ben senin gibi, emin olamıyorum ama.

-Ben polise gidiyorum. -(Bağırarak) İpek!

Artık benim sözümün hükmü yok mu?

Benim sözüm dinlenmiyor mu artık?

Israr mı edeceksin?

Polis yok, dedim.

Ben halledeceğim, dedim.

Bana güvenmiyor musun?

Git, git hadi. Bakalım işe yarayacak mı?

Bakalım, beni çiğneyip geçmene değecek mi?

Anneciğim bu kadar eminsen madem, bu adamı tanıyor olmalısın.

Gülcemal'i.

Çok eskiden.

Buradan çekip gitmişti, geri dönmüş.

Tamam, madem öyle...

...madem sen tanıyorsun, ben polise gidemiyorum...

...o zaman sen al, kardeşimle babamı onun elinden.

Tabii ki alacağım İpek.

Tabii ki.

Zafer Hanım.

(Gerilim müziği)

Ne?

İpek...

Ne oldu Zafer anne?

Baban...

Babam mı?

(Mert) Hayaller, hayatlar.

Sen rahat uyudun mu?

Rahat uyuyamadıysan eğer, hemen söyleyeyim...

...bahçe tarafında bir odaya alsınlar seni.

-Yok, rahatım ben. -Tamam.

Kahvaltı edelim o zaman?

Sonra seni götürmek istediğim bir yer var.

İstemiyorum ben bir yere gitmek.

Tamam sonra gideriz.

Kahvaltı edelim.

(Müzik)

(Mert dış ses) Söz ver bana, 100 yaşına kadar yaşayacaksın.

(Deva dış ses) Tamam ama sen de yaşayacaksın.

(Mert dış ses) Ben erken ölürüm kesin.

(Deva dış ses) Allah korusun, sen ölürsen ben ne yapacağım...

...100 yaşıma kadar yaşayıp? Sen de 100 yaşına kadar yaşa.

(Erkek 1) Bırakın bizi! yapma ne olur! Ne yaptık biz?

Biz ne yaptık size? Biz öyle adamlar mıyız?

-(Erkek 1) Biz ne yaptık abi? -(Erkek 2) Kime ne yaptık?

-(Erkek 1) Abi biz... -(Erkek 2) Ne oluyor?

-(Erkek 1) Abi biz bir şey yapmadık. -(Erkek 2) Bırakın bizi!

-(Erkek 1) Bırakın! -(Erkek 3) Yürü!

(Erkek 2) Abi bırakın bizi!

-(Erkek 1) Ne yaptık biz? -Lan!

Babanız yaşında adamı haşat etmişsiniz, bir de ne yaptık diyorsunuz.

-Abi biz öyle emir aldık abi. -(Vefa) Öyle ha?

Oğlum biz size gidip korkutun, dedik. Öldürün mü dedik adamı?

(Gerilim müziği)

Ne yapacaksın adamlara ruh hastası?

(Erkek 1) Patron biz emri uyguladık.

Hani biz savunmasıza dokunmayacaktık?

-Garibanı ezdirmeyecektik, ne oldu? -Abi dinle bizi abi, bak abi.

-Biz bir şey yapmadık abi. -Savunmasız yaşlı adamı haşat ettiniz.

Daha neyi anlatıyorsun bana?

Ben düşündüm, kestim sizin hesabınızı.

Ne diyor ya?

Kısas yapacağız size.

Ne diyor? Kısasta hayat vardır, diyor.

Patron boynumuz kıldan ince. Sen döv bizi.

Kısasa kısasa, dedik.

Abi ne olur, ne olur bırak bizi!

(Köpekler havlıyor)

-Bekle. -(Erkek 1) Abi kurban olayım yapma!

-(Erkek 2) Gönder bizi patron. -Bakalım, bu savunmasız hâlinizle...

...üzerinize saldıran köpeklere ne yapabiliyorsunuz.

(Erkek 1) Abi ne olur!

Köpeklerin insafına kaldınız artık.

Size üç dakika lan, üç dakika.

Eğer dayanabilirseniz çeker gidersiniz buradan.

Dayanamazsanız da 'El Fatiha'.

(Havlıyorlar)

-Dur yapma! -Patron ne olur bırak bizi patron yapma!

Bu adam işkenceden zevk alıyor.

(Köpekler havlıyor)

Abi! Abi! Abi! (Bağırıyor)

(Erkekler acıyla bağırıyor)

Aşağılık psikopat.

İşkenceden zevk alıyor bu adam.

Ya babama...

...babama da bir şey yaptıysa babama da acımadıysa.

-Zafer Hanım çok geçmiş olsun. -Çok teşekkür ederim.

-Ben babamı görebilir miyim? -Maalesef, yoğun bakıma...

...ziyaretçi kabul edemiyoruz.

Zafer Pehlivan rica etse bile mi?

Peki Zafer Hanım, sizin hatırınız için ama bu şekilde alamam.

Önlük giymeniz lazım. İleride arkadaşlar size yardımcı olur.

Hemen solda.

-Durumu nasıl? -Kriz geçirdikten sonra...

...hastaneye getirilirken kalbi durmuş.

Beyni de oksijensiz kaldığı için pıhtı atmış.

Şu anda net olarak kesin bir şey söylememiz mümkün değil.

Kendisini bir süre uyutacağız.

Şu an bir hasar kalıp kalmayacağını bilemiyoruz.

Ne olabilir, yani nasıl bir hasar olabilir?

Açıkçası bunu söyleyebilmemiz için önce İbrahim Bey'in uyanması lazım.

Sadece bekleyeceğiz.

-Çok teşekkürler. -Geçmiş olsun tekrar.

Sağ olun.

Allah kahretsin! Gülcemal denen herif nasıl bir yaratık ya?

-Hiç mi insafı, merhameti yok? -Yok.

Deva'yı o manyağın elinden almamız lazım. Bir şey yap.

-Deva'yı şimdi bırakmaz. -Anne bu ne rahatlık?

Gücünü kullan. Bu adam kanundan da mı üstün?

Senin şimdiye bu şehri ayağa kaldırman lazımdı.

-Neyi bekliyorsun Allah aşkına? -Polis olmaz.

Neden ısrarla polise gitmemizi istemiyorsun?

Çünkü o adamı tanıyorum. Nasıl biri olduğunu biliyorum.

Mutlaka her şeyi bir kılıfına uydurmuştur.

-Delireceğim ya. -Bana bak...

...sakın İpek'in kafasını bulandırma. Bu polis meselesini de açma.

Ben her şeyi halledeceğim. Bana güven.

Babacığım.

Baba nasıl kıydılar sana?

Sen pes etme, ben sana bebekler gibi bakarım.

Ben bakarım sana ama sen pes etme, tamam mı?

Kusura bakmayın mağazada yokmuş, arkadaşlar çay ocağından getirdiler.

Sağ olsunlar.

Gülcemal Bey tam olarak nasıl bir şey bakıyordunuz?

Bir kadının ihtiyacı olabilecek her şey.

Netice de siz de bir kadınsınız. Elbisesi, ayakkabısı...

...çamaşırı, parfümü ne varsa işte.

Bize biraz bilgi verebilirseniz hanımefendi hakkında...

...yani biraz tarif ederseniz ona göre ürünler seçelim.

(Müzik)

Gözleri...

...böyle süte düşen bir damla kahve gibi.

Bir de uzun kirpikleri var, Allah Allah!

Yelpaze mübarek.

Sonra saçları...

...deli deli.

Böyle sanki devamlı rüzgâr varmış da dağılıyormuş gibi.

Toka tutmaz...

...zapt edilmez.

Vücut ölçüleri hakkında biraz bilgi alabilirsek.

Vücudu...

...bir maral bir ceylan.

İnce bilekler, narin kemikler.

İnce bel, beyaz ten.

Koşsa tutamazsın, seke seke gider böyle.

(Müzik)

Beden 36 olur.

Paltolar, ceketler 38

Kırmızı rengi seviyor.

Yeşil...

...ten rengine uyar. Ama güzel bir yeşil olsun.

Beyaz da fena durmaz. Saçıyla kontras olur.

-Ama siyah hiçbir şey istemiyorum. -Peki efendim.

Ayakkabı da...

...37 -(Kadın) Tamam.

Yok!

(Gülcemal) Güldüğünü gördüm. (Telefon çalıyor)

-Ne diyeceğim ben bilmiyorum. -Oğlum benim arkada da gözüm var...

...bilmiyor musun? (Telefon ısrarla çalıyor)

-Anlat bakalım. -Fatoş geri döndü, evde.

O yüzden fazla konuşamayacağım.

Sana anlatmıştım, biliyorsun. Evin her yerinde gözü kulağı var.

-Her zaman da arayamayabilirim. -Ya sabır.

Kızım illa bir girizgâh yapacaksın.

-Sadede gel. -Ev karışık dünden beri.

Onu biliyoruz.

-Zafer Hanım'dan bahset. -Zafer Hanım dün gece...

...Deva'nın kız kardeşiyle eve geldi.

-Kız perişandı. -Ee?

Evleri dükkânları yanmış, kül olmuş.

Senin yaptığını söylüyorlar.

-Başka? -İpek'le Armağan polise gitmek istedi.

Zafer Hanım ben halledeceğim diye söz verdi onlara.

O kızı, onun elinden alamazsınız, dedi.

-İkna etti onları. -Beni iyi tanıyor.

Kendi gelecek demek ki.

-Başka? -Sonra haber geldi zaten.

Hepsi hastaneye gitti. Daha da gelen giden yok.

-Sen mühim bir şey olursa beni ara. -Gülcemal abi...

...kızın evini ocağını sen mi yaktın gerçekten?

Gara anaya söyle, kızı hamama soksun.

Hamam psikolojiye iyi gelir.

Kız çok sarsıldı.

Sonra da on numara bir sofra kursun.

Tamam.

Biz bunları aldık ama bakalım beğenecek mi?

Biraz inat, arıza yapabilir.

Sen bu kıza dünyaları da alsan seni affetmeyecek, biliyorsun değil mi?

Ben ona beni affetmeyeceği bir şey yapmadım.

Bir gün öğrenir.

Armağan'ı eve götür. Burada durmasınlar artık.

Emredersiniz efendim. Yalnız önemli bir durum var.

Bilmek istersiniz, dedim. Kızınız Gülendam...

...hamileymiş. -Mert bu yüzden onunla evlendi.

Siz bu durumdan haberdarsınız.

Tek haber kaynağım sen değilsin Emrullah.

İnşallah, bu bebek istediğin bir bebektir Gülendam.

Bu arada, güzel bir haberim de var.

-Atoş döndü, evde sizi bekliyor. -Niye bu kadar erken döndü?

Olayları haber mi verdin yoksa?

(Müzik)

(Topuklu ayakkabı sesi)

Beni almaya mı geldiler?

-Kimse gelmedi. -Nasıl kimse gelmedi?

Kardeşim, Armağan, polis?

Zafer anne?

-Gel benimle. -Çıkartacak mısın beni buradan?

Beni takip et.

(Müzik)

Çıkıyor muyuz?

-Size çok kızacak. -Kim?

-O canavar Cemal. -Onun adı Gülcemal.

(Müzik)

-Gitmiyor muyum? -İçeri gir.

-Hamam burası. -Ee, yıkan paklan.

Yıkanıp paklanayım mı? Ne diyorsunuz siz ya?

Siz delirdiniz mi? Kafayı mı yediniz iyice?

-Gitmek istiyorum ben. -Kızım sakin ol.

-Gülcemal Bey'in emri. -Öyle mi? Gülcemal'n emri?

Ne yapacakmış beni hamam sokup? Sonra da odasına mı çağıracak gece?

Siz bu evde kafayı mı yediniz? Akıl tutulması falan mı yaşıyorsunuz?

Hepiniz delirmişsiniz. Yeter!

(Müzik)

Tamam.

Tamam, giriyorum.

(Müzik)

Git, Gülcemal'e her şeyin yolunda olduğunu söyle.

Akşam için de hazırlıklar tamamlandı. Gidebilirsin.

-Kızım aç kapıyı! -Açmayacağım! Defol git kapıdan!

Bundan sonra sizin istediğiniz değil, benim istediğim olacak. Duydun mu?

Aç kızım kapıyı.

(Gerilim müziği)

(Müzik)

Beş güncük gittim ya.

Beş günde ortalığı 56'ya vermişsiniz. Yazıklar olsun.

Kilerdeki pirinçler güve yapmış, dolaptakiler kokuşmuş.

Hanımla Armağan aç bayılmıştır, sizin elinizde.

Daha çürük çarık ayırmayı bilmiyorsunuz.

Ev desen, evi (Bip) götürüyor. (Bip)!

Atoş Hanım her yeri çok güzel temizledik.

-Bizzat ben kontrol ettim. -Sen sus kız! Kokona.

Senin kuru parmaklarınla yaptığın temizlikten ne olur? Aha da bu olur.

(Zafer) Çalışanlarımı azarladığın yetmedi mi Atoş?

-Hanımım. -Efendim hoş geldiniz.

(Müzik)

Niye geldin? Daha dün babanı toprağa verdin.

Aman, ben zaten senin zorunla gittim. Yaşarken onca çektirdi...

...gözüm görmesin diye evlerden kovdu. Ama biliyor musun?

Kurban olduğum Allah’ım o kadar büyük ki.

Ölürken yine benim kollarımda verdi canını.

-Başın sağ olsun. -Sağ ol hanımım.

Sen sağ ol.

(Müzik)

Daha 24 saat bile olmadı.

Ne oldu bize Deva?

(Müzik)

(Mert iç ses) Bunu sana nasıl anlatacağımı bilmiyorum.

Sadece mecbur kaldığımı bil.

Bu hayatta yalnızca seni sevdiğimi bil.

Bir hata...

Neye yarar ki?

-Al, ara. -Ne?

-Kimi arayayım? -O kızı. Evlenecektin ya.

Ne bu, oyun mu bu da? Beni mi deniyorsun?

-Hayır, oyun falan yok. -Ne o zaman?

Ona açıklama yapmak istemiyor musun?

Ne açıklayayım? Ne, ne diyeyim mesela? Evlendik ya biz Gülendam.

Ben başka birinin hakkını bu şekilde çalmak istemezdim, gerçekten.

Vicdana mı geldin?

Seni evlenmeye ben zorlamadım. Kendin gelip teklif ettin.

Evet. Tabii, ortada bebek var.

Senden hoşlanıyorum ama kör bir âşık değilim.

Abimin korkusundan bana geldiğini biliyorum.

Evet.

Şimdi, böyle açık mı oynuyoruz kartları?

Öyle.

Hamileliğim ortaya çıkmıştı.

Bu oyuna uymaktan başka çarem yoktu.

Anlıyor musun? Yoksa ben çok mu meraklıyım sanıyorsun...

...beni sevmeyen biriyle evlenmeye.

Sevmemek değil Gülendam. Tanımıyorum ben seni.

Abim olmasa tanımak da istemeyecektin.

Şaşırmıyorum ama ben.

Annem bile sevmedi ki beni.

Sen mi seveceksin?

(Duygusal müzik)

(Gülendam) Yani...

...seninle senin için evlenmedim ben.

Karnımdaki can için evlendim.

Evladına iyi bir baba ol.

Annesiyle babasıyla büyüsün.

Benim gibi mutsuz bir çocuk olmasın.

Bizim gibi.

Ben de istenmeyen bir çocuktum.

Yetimhanede büyüdüm ben.

(Duygusal müzik)

(Müzik)

Kızım lütfen aç kapıyı. Bir saat oldu, bayılacaksın.

-Açmayacağım. -(Vefa) Yok, değil mi?

Konuştum Gülcemal'le, geliyor.

Deva Hanım.

Çıkmam!

Kapıyı açmazsanız kırmak zorunda kalacağım.

Kapıyı açmazsanız kırıyorum.

Gel abi kır, kır. Gel.

-Çıplağım! -Hişt, ne yapıyorsun?

Gözlerimizi oyar, kafamıza sıkar. Manyak mısın sen?

Kızım aç kapıyı. Bir şey olacak.

Ne olacak ya? Ölecek miyim?

(Deva) Zaten ölmeden mezara koymadınız mı beni?

(Müzik)

Ah, Gülcemal abi geliyor.

Açmıyor, ölecek orada.

Deva!

Deva!

(Kapıyı zorluyor) (Müzik)

-Çık dışarı! -Çıkmayacağım!

Senin dediğin hiçbir şeyi yapmayacağım.

-Öyle mi? -Öyle.

Sen beni burada boşuna tutuyorsun.

(Deva) Sen bana ipek boyatabileceğini mi sanıyorsun?

Sana yemin ederim, bak, bu bileklerimi keserim...

...ama senin için tek bir ipek bile boyamayacağım.

Mesele iş değil artık.

Ne meselesiymiş?

Beni reddettin.

İlk mi?

İlk defa mı reddediliyorsun?

Hayır öyleyse çok şaşıracağım.

Çünkü sen zaten kimsenin istemeyeceği birisin.

Seni kim isteyebilir ki yanında?

Sen hastasın.

(Deva) Sen psikopatsın.

Katilsin.

Seni kim isteyecek?

Seni kim hayatımda yanında tutacak?

Seni birinin sevebileceğini mi sanıyorsun?

Seni kim sevecek? Seni kimse yanında istemeyecek!

Seni kimse sevmeyecek!

Bu hayatta seni kimse sevmeyecek!

Yeter!

(Gerilim müziği)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Bir çorba bir şey getirin hemen.

Anne.

Anneciğim.

Anne.

Sen bu kızı nereden tanıyorsun?

Yarasından.

O gün göle düştüğünde tanımıştım.

(Geçiş sesi)

Ah!

(Deva) Anne.

(Geçiş sesi)

En çaresiz anında anne diye haykırışından.

Hadi sen git, ben bekleyeceğim.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Güzel olmuş, değil mi?

Çok güzel olmuş, eline sağlık.

Afiyet olsun hanımım.

(Atoş) Ye hanımım, ye.

Bak, kaç gündür neler neler yaşamışsın.

Can olur, kan olur.

-Morallerin düzelir. -Ah Atoş, ah.

Benim moralim öyle tatlıyla düzelecek olsa.

Hayatımı mahvetmeye gelmiş o yılan.

Gözünü kan bürümüş.

Ama rüyasını gördüm, biliyor musun?

(Kapı vuruldu) (Zafer) Gel.

İbrahim Usta'nın durumunda bir gelişme var mı?

Maalesef durumu hâlâ kritik efendim.

Yalnız İpek.

(Emrullah) Onu tutmak epey zorlaşmaya başladı.

Kızı daha fazla tutamayacağımız ortada.

Yarın öbür gün soluğu poliste alır.

Farkındayım Emrullah.

Peki, Deva'yı almak için ne zaman harekete geçeceğiz?

Devayı almayacağız.

(Emrullah) Bağışlayın ama...

...neden? -Orası seni ilgilendirmez Emrullah.

Ne işler çeviriyorsun anne sen, ne?

İpek.

İpek.

-Nereye bu saatte? -Gülcemal'e gidiyorum.

Deva'yı o adamın elinden almam gerekiyor.

İpek, sen aklını mı kaçırdın?

-Oraya gitmene asla izin veremem. -Kimseden izin istemiyorum Armağan.

(Armağan) İpek, bekle.

Bak anlıyorum, Deva için korkuyorsun ama böyle olmaz İpek, böyle gidemezsin.

Anlamıyorsun Armağan.

-Benim kardeşim için çok geç olabilir. -Olmayacak.

Güven bana, olmayacak.

Bak lütfen İpek, yarın sabahı bekle, sana söz veriyorum...

...yarın sabah o herifle ben konuşacağım.

Sen mi?

Armağan, olmaz. Bu benim meselem.

Ayrıca Zafer anne asla izin vermez böyle bir şey yapmana.

Bu senin değil, bu bizim meselemiz.

Annemin bundan haberi bile olmayacak.

(Müzik)

(Müzik)

Benim sevenim azdır.

Alışığım.

Keşke isteğimi başta kabul etseydin.

Bunların hiçbiri yaşanmazdı.

Üzülüyorsun diye içim parçalanıyor ama...

...bir gün telafi ederiz bunları.

Sana Gülcemal sözü.

(Müzik)

(Geçiş sesi)

Buraya geldiğimizi halama söylemek yok, tamam mı?

Ekmek Kur'an çarpsın söylemeyeceğim abi.

Zaten çok ağlamasan gelmezdim de.

Halam küsler bayramda barışır dedi.

Sen hani artık hapisten çıktın ya, belki annem de seninle barışır.

(Duygusal müzik)

Biz annemle barışamayız Gülendam, tamam mı?

Biliyorum.

Kocasını öldürdün diye değil mi?

(Duygusal müzik)

Hadi sen git, ben seni kapının orada bekleyeceğim.

Kimseye benimle geldiğini söyleme, tamam mı?

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Al.

Mis gibi koktu, canın çekmiştir, sen de ye.

(Duygusal müzik)

İstersen daha getiririm.

İstemem.

Canın isterse söyle bana, tamam mı?

Güle güle.

(Duygusal müzik)

Git buradan! Bir daha görmeyeyim seni burada!

-Ne oldu Gülendam? -Beni içeri almadılar.

Annemi göreceğim dedim ama bir daha gelme dediler.

Tamam, ağlama.

Annem beni sevmiyor abi. Ben ne yaptım ki?

Ağlama kızım, ağlama. Seviyor.

-Yalancı. -Vallahi billahi.

Bak, sana ne göndermiş? İçeriye alamamış seni korkudan.

Gülendam et yesin demiş.

-Sahi mi? -Sahi abim.

Kızım et yesin demiş, al.

(Müzik)

Abi, çok güzelmiş, al sen de ye.

Bana da göndermiş, ben yedim. Sen ye onu.

(Duygusal müzik)

Seni hiç unutmayacağım dişsiz kız.

(Geçiş sesi)

Yüce Rabb'imin hikmetinden sual olunmaz.

Ama bu ne ikram böyle?

Ne yapıyorsun ya? Dokunma bana!

Çok şükür uyandın.

Aç mısın?

Benim de sorduğum soruya bak, açsın tabii. Bekle sen.

Beklemeyip ne yapacağım acaba?

(Müzik) (Çan çalıyor)

(Çan çalıyor)

Hadi kızım, hadi.

Tamam anne, tamam. Geldim.

Gülcemal abinin gece nöbeti başladı yine.

(Çan çalıyor)

Bekleyemez şimdi.

Çanlar çalıyor, yemek vakti.

Yine rüyasında anasını gördü belli ki.

-Günaydın. -Günaydın.

Günaydın.

(Çan çalıyor)

Hadi bakalım iş başına.

Kesin yine annesini gördü rüyasında, değil mi?

Yok canım, uyumadı ki sabaha kadar, kızın başını bekledi.

Rüya görmediyse çanlar niye çaldı?

(Vefa) Sen götür bakayım şunları.

-Bu neydi şimdi? -Yemek vakti.

Yemek yiyeceksin, iyileşeceksin.

Senin ekmeğini kursağımdan geçireceğimi mi sanıyorsun?

Bak, geldiğinden beri bir şey yemedin.

Hasta oldun açlıktan.

Açlıktan hasta olmadım ben, kötülükten hasta oldum.

Başıma getirmediğin şey kalmadı çünkü.

İnat etme, hadi.

-İstemiyorum. -Bak, zorlama beni!

Zorluyorum, hadi buyur, ne yapacaksın?

-Ulan ne inatmış arkadaş. -Ne yapıyorsun?

Ne yapıyorsun? Bırak!

Bırakır mısın?

(Deva) Kimse yok mu? İndirsene beni ya!

Ya kimse benim sesimi duymuyor mu? Herkes öldü mü bu evde?

Ya bırak!

Bıraksana diyorum, indir! Ne yapıyorsun?

İndirsene beni! Bıraksana diyorum! İndir beni!

Bırak!

Bırak!

Bırak!

(Müzik)

Hepinizin eline sağlık ama bu gecelik müsaadenizi isteyeceğim.

Çıkın.

(Gülcemal) Nar kız.

Otur.

Otur!

Ye.

Çık, otur, ye!

-Askeriye mi burası? -Ne alaka?

Hayır sürekli emir kipleriyle konuşuyorsun ya.

Sana dediğin hiçbir şeyi yapmayacağımı nasıl anlatabilirim acaba?

Anlatamazsın.

-Çünkü yapacaksın. -Ha?

Afiyet olsun.

Hım...

Dağ ayısı.

-Ha? -İyi bari adını biliyorsun.

Bak, sabrımı zorlama benim.

(Gerilim müziği)

Hayattaki en önemli kurallardan biri.

Allah'ın nimetine saygısızlık edene hayatta acımam.

Ve diğer bir kural, nimeti yerden topla ve ye.

Yere dökülen şeyi mi yiyeceğim?

Aç insan neler yer bir bilsen aklın şaşar.

Ben çok yedim. Çöpten de yedim.

İyi, madem alışıksın o zaman buyur kendin ye.

Kes!

Benim sabrımı taşırma!

Topla, ye!

Ne yaparsın yemezsem?

Ne yapacaksın yemezsem?

Topla!

Ne yapacaksın, vuracak mısın?

Beni de öldürecek misin? Hadi çıkar vur beni de!

Nişanlımı yok ettiğin gibi, babamı yok ettiğin gibi...

...beni de yok edersen ikimiz de rahat ederiz bundan sonra, değil mi?

Vefa!

(Gerilim müziği)

Yerine götürün.

Ona bu evde menemenden başka hiçbir şey verilmeyecek.

(Müzik)

Bu sessizlik mantıklı değil.

Nasılsınız Gülendam?

Her şey yolunda abiciğim.

-Hı hı. -(Gülendam ses) O kadar mutluyum ki.

Bana bak, o herif canını sıkacak bir şey yapmıyor, değil mi?

Hayır abi, hayır.

(Gülendam) Birbirimizi tanımaya çalışıyoruz.

Bana karşı çok nazik.

İstanbul'u geziyoruz birlikte.

Keyfimiz yerinde.

Güzel.

Gene de bir şey olursa abin bir telefonun ucunda, biliyorsun.

Biliyorum abi.

Ben şimdi kapatsam olur mu?

Mert bekliyor da.

Bu akşam Galata'da yer ayırmıştık.

Tamam abiciğim. Öpüyorum gözlerinden.

Ben de öptüm.

Hay çiçeğine kurban senin.

Ne kadar devam edebilir ki?

Bu yalan mutluluk ne kadar devam edebilir?

Aramızdaki şey gerçek olana kadar.

Yani bu aramızdaki şey gerçek olacak mı?

Onu zamanla göreceğiz.

Yalanımı gerçeğe çevirelim mi, ne dersin?

-Galata'ya gitmek ister misin? -İstemem.

(Gülendam) Peki.

Anladım. Böyle günler boyu o koltukta oturup...

...beni bir arayan soran olacak mı diye bekleyeceksin yani.

Adamlarınız telefonumu aldı ya benim.

Yani bana ulaşmak isteyen varsa da ulaşabileceklerini zannetmiyorum.

Sosyal medyan var.

Hem ulaşmak isteyen bir şekilde ulaşır.

Mesela ben sana ulaşmıştım.

O kız...

...eski nişanlın yani, anlıyorum diyelim, öfkeli sana ama...

...bu kızın bir akrabası...

...annesi, babası, kardeşi falan hiç mi bir şeyi yok?

Bir kişi bile hesap sormak için ulaşmadı.

Hiç bilmediğin konular hakkında yorum yapıyorsun şu an.

Dün kimsesizim demiştin ya.

Gerçekten kimsesizmişsin.

(Mert) Öyle.

(Gerilim müziği)

Galata mı dedin telefonda sen?

Gidelim o Galata'ya.

Üstüme bir şey giyip geliyorum ben.

Merhaba.

İbrahim Nakkaşoğlu'nun durumu hakkında bilgi almak için aramıştım.

Bir değişiklik yok demek?

Hâlâ uyutuluyor?

Tamam, peki.

Teşekkür ederim, sağ olun.

Sen o adamın durumunu mu sordun?

Tanıyor musun adamı?

Abuk sabuk konuşma Canan, nereden tanıyacağım ben elin adamını?

Ne bileyim yani, baksana aramışsın ta hastaneye kadar.

Adam öyle gözümün önünde yığıldı kaldı yere, merak ettim işte.

İyi.

Tamam.

(Müzik)

İhtiyar nasılmış? Bir haber var mı?

Vaziyet sıkıntılı patron. Her an vefat edebilirmiş.

Eski toprak o, bir şey olmaz ona.

Kapıda nasıl direndiğini görmedin mi?

Yırtar kefeni, merak etme.

Vallahi inşallah dediğin gibi olur.

Yani ölürse vaziyet fena.

Bu kız büyük arıza çıkarır sana.

Sağ ol be, içime su serptin.

Gülcemal, gel bak, takkeyi önümüze koyalım.

(Vefa) Sen bu kıza nişanlın öldü demişsin.

Hadi bu su kaldırdı.

Babasının hastanede ölümle cebelleştiğini öğrenirse...

...evinin barkının yanıp kül olduğunu öğrenirse ne olacak?

Ya bıçağı soktum, içeride çevireyim diyorsun, öyle mi?

-Abi, gerçek bu. -Oğlum darladın beni vallahi.

Al şu kızı karşına konuş, anlat, lütfen abi.

Neyi anlatacağım?

Abi bak, şimdi bu durumu öğrenirse evi barkı da senin yaktığını düşünecek.

(Vefa) Nişanlısının attığı mesajı göstersene.

Mecazen öldü de.

Babasının vaziyetini anlat.

En iyi yerde tedavi ettirdiğini...

...İstanbul'dan profesör getirdiğini anlatsana.

Benim yaptıklarımı ne zaman anlattığımı gördün?

Abi, bu istisna.

Şu an hiçbir şeyin bir faydası yok.

Aramızdaki ipler çok gergin.

Babasının durumundan haberdar değil.

Evindeki yangından da haberi yok.

-Patron, şey geldi. -Ney?

Armağan Pehlivan.

Ne yapalım patron, gönderelim mi?

Seraya al.

(Müzik)

Yok artık! Ayakkabı numarama kadar almış.

Hakiki bir deliyle karşı karşıyayım ben.

Ben delirene kadar burada tutacak herhâlde beni böyle.

Nasıl kimse gelmez ya?

Hadi babam yok, Mert yok.

Kimse mi yok?

Gerçekten bu kadar kimsesiz miyim ben?

(Müzik)

Armağan! Armağan buradayım!

Armağan! Buradayım!

Şu camı açın!

Şu camı açın!

Armağan buradayım!

(Kapı açıldı)

Gülcemal Bey, ben Armağan Pehlivan.

-Kim olduğunu biliyorum. -Deva'yı burada alıkoyduğunuzu biliyorum.

-Yani? -Buradan Deva'yı alıp gideceğim.

Olayı uzatmayalım.

-Bak kardeş... -Ben sizin kardeşiniz değilim.

Öyle mi?

Kardeş...

...Deva burada alıkonulmadı.

Bakın, Deva'nın burada kendi isteğiyle kalmadığına ben eminim.

Yanılıyorsun.

Burada kalmak için yalvardı.

-Deva'yı görmek istiyorum. -Olur.

Ama bunu hak etmen lazım.

-Ne hak etmesi? -Bileğinin hakkıyla, mücadele ederek.

Beni yenerek.

Yapabilir misin?

Ben bu zorbalıkları çocukken de çok gördüm.

-Zorbalık mı? -Engelimden dolayı beni hakir görüyorsun.

Senin için kolay bir lokmayım.

-Ben kendimi doğru anlatamadım... -Yo, sen gayet iyi anlattın.

(Armağan) Geldiğimden beri önümde dikiliyorsun.

Sandalyeye oturabilirdin, benimle aynı seviyeden konuşabilirdin.

Ama yok, sen beni yukarı bakmaya mecbur ettin.

(Armağan) Bu, beden dilinde ben senden güçlüyüm, senden üstünüm demektir.

Yani Gülcemal Bey...

...şartlarımız eşit değilken seninle dövüşemem.

(Müzik)

Artık eşitiz.

Güçlerin eşit olduğu bir mücadele olsun.

Bu nasıl mümkün olabilir?

Mesela hayatta en iyi yaptığın şey ne?

Satrançta fena değilimdir.

Satranç.

Kabul.

Oyuna başlayalım.

(Müzik)

İpek.

Gelecek misin, yoksa kıvranmaya devam mı edeceksin?

Ne var canım?

-Zafer anne, şey... -(Zafer) Ne?

-Armağan. -Armağan'a ne olmuş?

-Sabah o adamın yanına gitti. -Hangi adamın?

Ben aslında söylemeyecektim, yani söz vermiştim ama...

...ben arıyorum, ulaşamıyorum ve artık çok endişelenmeye başladım.

Gülcemal'e gitti.

Tek oyun.

Kazanırsan Deva'yı görebilirsin. Seninle gelmek isterse de götürürsün.

Ama kaybedersen derhâl evimi terk edeceksin.

Teklifim hoşuna gitti bakıyorum.

Yani şaşırdım diyelim.

Satranç bilmeme mi?

-Tavla desem yakıştırır mıydın? -Neden olmasın?

Başlarda bana da entel bir oyun gibi gelmişti ama...

...sonra bu taşlara bakıp çok düşündüm ve sonunda çözdüm.

Hayat gibi.

Hayatta kalmak istiyorsan oyunu kuralına göre oynayacaksın.

Bak, bütün taşların amacı, tek bir taşı korumak.

Mesela vezir, en harbi taş, sırtını yasladığın dost.

(Gülcemal) Hayatın en önemli kurallarından biri...

...seni canı gibi koruyacak bir vezirin olacak.

(Gülcemal) Sonra kaleler, kale taşı.

(Gülcemal dış ses) Etrafında öyle sağlam duvarların olacak ki...

...kimse onları aşamayacak. Dağ gibi.

İlginç birisin.

-Başka şartlarda tanışsaydık eğer... -Ne olurdu?

Dost olabilirdik.

Artık olamaz mıyız?

Hadi oynayalım.

Buradan Deva'yla birlikte çıkacağım.

(Gerilim müziği)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Şah, mat.

(Müzik)

(Gerilim müziği)

Geliyor.

(Gerilim müziği)

Kapıyı aç. Gülcemal'i göreceğim.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Oğlum nerede?

Buraya kıymetli oğlunu mu aramaya geldin?

Armağan nerede?

-Bak, eğer ona bir şey yaptıysan... -Ne yaparsın?

Beni öldürür müsün?

Ben seni zaten öldürdüm.

Yıllar önce.

Beni sen doğurdun, evet.

Ama ben sana hiç benzemedim.

Merak etme, oğlunun kılına bile zarar gelmedi. Gitti.

Bana benzemiyorsun, doğru.

Âşık olduğum adama dönüşmüşsün.

Ama kötü bir taklitten fazlası değilsin.

Her şeyin çalıntı.

Bahçen...

...araban...

...hâlin, tavrın...

...her şeyin.

Hiçbir zaman Mustafa Pehlivan olamayacaksın.

Neden biliyor musun?

Çünkü seni kimse sevmeyecek.

Benim onu sevdiğim gibi.

O bütün gücünü benim ona olan sevgimden alıyordu.

Her şeyden, herkesten çok sevilmek...

...bir insanın bileğinde değil, yüreğinde sonsuz bir güçtür.

Seninse hiçbir şeyin yok.

Seni kimse sevmeyecek.

Annen bile sevmedi.

Buraya geldin.

Küçücük bir ümidin var.

Belki annem beni sever, diyorsun.

Belki.

Sevdiğim adamı benden çalmadan önce...

...belki.

Buraya gelmekle kendine çok büyük kötülük ettin Gülcemal.

Bana ait olan hiçbir şeyi alamayacaksın.

Yaptıkların boşuna.

O içeride sakladığın kız var ya...

...hiçbir zaman yüzüne sevgiyle bakmayacak.

Benim kimsenin sevgisine ihtiyacım yok.

(Duygusal müzik)

Kızı hemen bana ver.

O kızı benden kimse alamaz.

Beni yapmak istemediğim şeylere mecbur bırakma.

O kızı benden asla alamazsın.

O benim.

Öyle mi?

Öyle.

Kızı göreceğim.

Göremeyeceksin.

Benden o kadar mı çok korkuyorsun?

Ne yapacağım, sırtıma atıp götürecek miyim?

En azından sağ salim olduğunu bileyim, kardeşi merak içinde.

Babasını hastanelik etmişsin zaten.

İstersen rica edeyim.

Yoksa sana Deva gibi yalvarayım mı?

Küçük egolarını tatmin etmen için.

(Gerilim müziği)

Vefa!

(Gerilim müziği)

İki dakika.

(Gerilim müziği)

Onu böyle esir ederek kendini mi sevdireceksin?

Tam Gülcemal'lik bir hareket.

O esir değil, misafir.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Devacığım.

Zafer anne!

Biliyordum, beni bırakmayacağını biliyordum.

Canım benim.

Babam nasıl, babam beni bırakıp gitmezdi, ben biliyorum. Babama bir şey mi oldu?

Baban hastanede.

-İyi mi peki? -Yoğun bakımda.

Doktorlar çok umutlu konuşmuyor.

Benim çıkmam lazım. Benim babamın yanına gitmem lazım.

-Zafer anne ben burada kalamam. -Devacığım...

...bunun için geldim ama sadece iki dakika konuşmama izin verdi.

Nasıl yani?

Beni buradan sen bile çıkaramıyor musun?

Koskoca Zafer Pehlivan beni buradan çıkaramıyor mu?

O korkunç biri.

Onun nasıl biri olduğunu artık anlamışsındır herhâlde.

Deva, sana dönecek yer bırakmamak için evinizi yaktı.

Ne?

Sana kafayı takmış.

Ben burada kalamam. Benim çıkmam lazım.

Benim hemen çıkmam lazım. Benim babamın yanına gitmem lazım.

-Ben burada kalamam. -Biliyorum, seni çıkaracağım ama...

...birazcık sabretmen lazım.

Zafer Hanım!

Deva...

...şunu al, sakla.

Şimdi gidiyorum.

Geri döneceğim.

Senin için geri döneceğim, sabret.

(Gerilim müziği)

(Gülcemal) Zafer Pehlivan.

Hani sen buraya annemin sevgisini kazanmaya geldiğimi sanıyorsun ya...

...benim annem yok. Ben annemi sildim.

Sen ancak benim düşmanımsın.

Her sabah aynaya baktığında ben oradayım.

Beni ölünceye kadar silemezsin.

(Gerilim müziği)

Hâlâ çocuksun.

Annesine kanan aptal bir çocuk.

(Gerilim müziği)

Çık.

-Çık de... -Bırak!

Benden her şeyimi çaldın.

Önce nişanlımı, mutluluğumu.

Sonra babamı çaldın.

Sonra da dayanamadın, gittin, evimi yaktın, ocağımı yaktın.

Bana gidecek hiçbir yer bırakmadın. Bir tek kendini bıraktın.

-Deva. -Her şeyimi çaldın!

Neyim varsa aldın, bana hiçbir şey bırakmadın, bir tek kendine mahkûm ettin!

Al! Al.

Al, ne istiyorsan al ama beni artık bırak, tamam mı?

Al, tamam mı? Al, ne istiyorsan al, artık bırak beni!

Bırak, ben babama gideceğim! Babama...

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Artık burada kalmayacaksın.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

İhtiyacın olabilecek her şeyi koyduk.

Yani beni bırakmayacaksın.

Bırakmayacağım.

-Babama gitmek istiyorum. -Olmaz.

Bugün gideyim sadece, tamam mı? Bak, son kez.

Son kez babamı görmek istiyorum.

Beni sonra istediğin kadar esir edersin.

Lütfen, babama gitmek istiyorum.

(Müzik)

Seni artık bırakamam.

Beni senin adamların alsın götürsün, sonra geri getirirler.

Babamı görmek istiyorum, lütfen.

Bak, babam hastanede ölüyor şu an, ne olur.

Lütfen, onu görmek istiyorum, ona son kez sarılmak istiyorum.

Yalvarırım.

Bak, bundan sonra kimseye yalvarmayacaksın.

Ben de dâhil.

Beni babama götürecek misin?

-Hayır. -Ya niye?

Neden ya, neden?

Gidersen seni benden alırlar.

Kapı kilitli kalmayacak, Sarı kapıda. Bir isteğin olursa ona söylersin.

Sen benim esirim değilsin.

Artık misafirimsin.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

-Hoş geldiniz. -(Armağan) Hoş bulduk.

-Bir isteğiniz var mı? -Yok, sağ ol.

(Kapı zili çaldı)

Armağan!

Anne.

(Zafer) Armağan, çok merak ettim.

Ömrümden ömür gitti.

Çok merak ettim.

-Anneciğim. -İyisin, değil mi?

İyiyim, sakin.

Bak, bana söz ver.

Bana söz ver, bir daha kendini böyle tehlikeye atmak yok.

Anne, neyin tehlikesi ya?

Adam hiç de öyle anlattığınız gibi biri değil.

Bana da gayet aklı başında ve medeni davrandı.

Medeni mi?

Ne medenisi? O bir canavar!

-Bize yaptıklarını görmüyor musun? -Görüyorum.

Ama emin olamıyorum artık.

Yani bütün bu dediklerinizi o mu yaptı gerçekten?

Belki de bilmediğimiz başka şeyler vardır.

Senin aklına girmiş.

Yılan.

Senin bu adamla meselen ne anne?

Kim bu Gülcemal Şahin?

Bunu sana daha sonra anlatacağım.

Onun bize yaptıklarını bilsen, onu kendi ellerinle öldürürsün.

Şimdilik sadece en büyük düşmanımız olduğunu bil yeter.

Zafer anne.

Deva! Deva'yı getirdin mi?

Hayır canım ama onu gördüm.

-Gördün? -Evet.

Gördüysen niye tutup kolundan getirmedin?

Neden orada bıraktın onu?

Gelmek istemedi.

Ne demek gelmek istemedi?

Yani Gülcemal onu orada tutmuyor.

Ama gelmedi.

Nasıl tutmuyor ya?

Olur mu öyle şey?

Olur mu öyle şey? Bir yanlışlık vardır.

Bir şey vardır, bir yanlışlık vardır.

O adam benim kardeşimi tehdit etmiştir, korkuyordur o.

Babamın başına gelenleri biliyor mu? Bilse korkmaz çünkü.

Bilse orada bir dakika bile durmaz.

Biliyor İpekciğim, söyledim.

Nasıl ya? Her şeyi bildiği hâlde gelmedi mi?

Anne, sen şu an ne söylediğinin farkında mısın?

Nasıl biliyor ya?

Nasıl biliyor Zafer anne? Deva'dan bahsediyoruz.

Ya benim kardeşim babası...

...hastanede ölümle cebelleşirken, tanımadığı bir manyağın evinde kalmaz.

Deva onunla kalmak için yalvarmış.

-Bir sebebi vardır. -Tabii ki var.

Tabii ki var.

O da ona tutulmuş, âşık olmuş.

Böyle bir şey olabilir mi?

Zafer anne, böyle bir şey olabilir mi?

Siz bu saçmalıklara inandınız mı gerçekten?

Siz oraya gittiniz. Görmediniz mi?

O adam benim kardeşime düpedüz baskı uyguluyor.

Siz oradayken görmediniz mi?

Ya...

Deva daha dün evleniyordu.

Daha dün Mert'le birlikteydi o.

Düğünü vardı Zafer anne, böyle bir saçmalık olabilir mi?

(Zafer) Doğru, doğru.

Bizim de gördüğümüz birbirini seven iki insanın düğününün olacağıydı.

Ama gerçek öyle değilmiş.

İşte çok iyi tanıdığımızı sandığımız Mert...

...gitti başkasıyla evleniverdi bir gün içinde.

Demek ki kardeşinin seninle paylaşmadığı çok şey varmış.

İpekciğim.

Sakin.

Ben size yardım edebilmek için buradayım.

(Müzik)

(Müzik)

(Geçiş sesi)

Bizi çok korkuttun baba.

Ah.

Sana bir şey olsaydı var ya.

Vallahi yalan yok, Hazreti Azrail kapıyı tıklattı.

Allah korusun deme öyle baba, lütfen ya.

Tam toparlandık gidiyorduk ki...

...güzeller güzeli iki melek peyda oldu.

Ya.

Tuttular omuzlarımdan bırakmazlar beni.

Azrail Hazretleri dedim var git yoluna.

Bu melekler yanı başımdayken uzaklara gidemem ben.

İşte böyle kızlar.

Siz benim yanımda olduğunuz müddetçe hiçbir yere gitmem ben.

Hiçbir yere bırakmayız ki zaten seni.

Oh.

(Geçiş sesi)

Babamın yanında olmam lazım.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Gözleri çok derin.

Kimin?

Anamın oğlunun.

Yıllarca ondan nefret ettim.

Gülendam'la benim hakkımızı yedi diye.

Annem tüm sevgisini ona verdi çünkü.

Gerçi çocuğun ne suçu var?

Ama çocukluk işte, içimizde kaldı bir uhde.

Hatta satranç oynadığını duyduğumda...

...bu satrancı sırf onun için öğrendim.

Bir gün karşılıklı oynarız diye.

Allah istediğim şeyi bana bugün yaşattı.

Ama mutlu değilsin.

Çünkü anneme benzeyeceğini düşünmüştüm.

Zalim...

...kötü kalpli.

Ama o çocuk...

O çocuk bana benziyor.

Ne alakası var patron?

Onun bacakları sakat.

Benim de ruhum.

Böyle olmasaydı, annem bize bunları yapmasaydı...

...onu canıma sarardım kardeşim diye.

Vay be.

Kan çekmesi diye bir şey varmış meğer.

(Müzik)

(Gerilim müziği)

(Deva dış ses) Cemal duyuyor musun beni?

Babama bir şey olsun yemin ederim yakacağım bu evi, duydun mu?

Yakarım bu evi!

İnanacağımı sanıyorlar bir de. Ben Deva'yı orada bırakmayacağım.

Bizim bizden başka dostumuz yok.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Yani normalde ağzına sürmezsin, hayatın yumurta kırmakla geçiyor.

Sinirlerim bozuldu.

Kız sadece menemen yiyecekmiş, ne yapayım?

Sen yemeğe bak.

Gülcemal birazdan acıkır.

Aa, o tamam. Ben onun altını kapattım.

Gülcemal abi istesin hemen sofrayı kurarız.

Gözdeciğim be, sen bir yukarı baksan.

Bir ses duydunuz mu?

Duymadık anneciğim.

Ama ben duydum.

Aa! Senin karnının gurultusu olmasın o? Gel bakayım buraya.

Gel.

Sabahtan beri hiçbir şey yemedin.

Bak, ne yaptım?

Mercimek çorbası.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Benim bütün bildiklerim bu kadar ama...

Ama ben eminim, benim kardeşim orada, o adamın evinde tutuluyor.

Lütfen yardım edin, onu oradan çıkaralım.

-Peki, tamam. Emre. -Buyurun komiserim.

Hemen acil bir ekip çıkaralım, gidip bir bakılsın.

Hemen komiserim.

-Çok teşekkür ederim, çok sağ olun. -Rica ederim.

Pardon, çok kısa bekleteceğim. İfadenizi imzalamanız gerekiyor.

Tamam. Ben bekliyorum.

(Kapı vuruldu)

Gel.

-Zafer Hanım. -Söyle.

İpek. İpek karakola gitmiş.

Allah kahretsin!

Hemen karakola git, sakın görünme.

-Ne olup bittiğini bana haber ver. -Emredersiniz. İlgileniyorum.

Öf!

Ah!

-Ne oluyor? -İçeriden koku geliyor.

Kapı da açılmıyor.

Bir şey yanıyor.

-Aç şu kapıyı! -Açılmıyor!

(Gerilim müziği)

Gülendam'ı aradın mı?

Yok da gözüm üstünde.

Sen yine de ara sıra yokla.

Gülcemal abi!

-Ne oluyor Canan? -Kızın kaldığı oda yanıyor!

Ne?

Kapı açılmıyor!

Ulan kendini mi yaktı yoksa bu kız?

Of!

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

-Açılmıyor! -Deva!

Deva!

Ulan bu kapı kilitlenmeyecek demedim mi?

-Kilitli bile değil. -Deva!

Patron arkaya bir şey dayanmış.

(Gerilim müziği)

Geç!

-Sen nereye? -Yanıyor kız!

Deva!

Geç! Söndür çabuk!

Kız yok, kız nerede?

Nerede ki?

Gülcemal.

-Kız. -Tamam.

(Gerilim müziği)

Ah!

Nasıl kaçıyor lan bu kız?

Uyuyor musunuz oğlum siz?

Nasıl kaçar lan, nasıl görmezsiniz?

Görmediniz, çünkü hâlâ burada.

Arazinin içinde.

(Gerilim müziği)

Hemen araçlarla çıkın. Arazi boyunca yolu tutun.

Bir yerden çıkmaya çalışacak.

Söyle.

(Emrullah ses) Efendim, ekip aracı çıkardılar.

İpek de polislerle birlikte eve gidiyor. Ben de gidiyorum.

Tamam git ama hiçbir şey yapma.

-Tamam mı Emrullah? -(Emrullah ses) Emredersiniz.

Gülcemal'le ilgili planlarımı bozarsan...

...seni bile harcarım İpek.

(Gerilim müziği) (Siren çalıyor)

Oğlum aynı yerlere bakıp durmayın!

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Ah!

(Gerilim müziği)

Ah, ah!

(Gerilim müziği)

Deva!

(Müzik)

Deva, dur!

Dur artık!

Uzak dur!

Uzak dur, yaklaşma bana!

Şu hâline bak!

Yaralanmışsın!

(Müzik)

Yaklaşma!

Benden uzak dur!

Uzak dur, yaklaşma!

Yapma.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Ayhan Özgören - Belgin Yılmaz...

...Bülent Temür - Çağıl Doğan - Hatice Başpınar

Editör: Dolunay Ünal

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.