Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
İÇERİK BAZI İZLEYİCİLERİ RAHATSIZ EDEBİLİR.
TEDBİRLİ OLMANIZ TAVSİYE EDİLİR.
Daha mı ileri? Bu yoldan devam mı?
Birini görüyorum.
Tamam, bu bizim karşılama komitemiz.
Gördün mü? Kendini kutsadı.
Neden istavroz çıkardın?
Çünkü çok az kişi buradan çıkabiliyor.
Beş yıl önce neredeyse kimse duymamıştı.
Bugün herkesin bildiği bir isim.
Fentanil.
Buralarda fentanile ne deniyor?
Küçük Şeytan.
-Tehlikeli olduğu için mi? -Evet.
İnsanı anında öldürür.
ABD'de fentanil, aşırı doz ölümlerin
rekor seviyelere çıkmasına neden oluyor.
Bir nesli yok ediyor.
Meksika'da ise uyuşturucu ticaretini
nesiller boyu görülmeyen şekillerde bozuyor.
Bu piyasadaki devrim sentetiklerdi.
Ama fentanil imal etmek için
kartellerin gerekli kimyasalları nasıl ellerine geçirdiğini
ya da bu ham maddeleri
daha fazla ölümcül hap veya tozlara
dönüştürmeye devam ederlerse
sonuçların ne olacağını çok az insan anlıyor.
Rengine bak.
Hemen satılır.
Bu parti nereye gidecek?
Direkt sınıra. Amerika Birleşik Devletleri.
Meksika'nın kartel kırsalından sınıra
ve Amerikan topluklarına,
Amerika tarihindeki en yıkıcı uyuşturucu salgınını
nasıl beslediğini görmek için
fentanil kaçakçılığı kanalının derinlerine iniyorum.
ABD'de insanları öldürdüğünüzün farkında mısınız?
Talep o yüzden yüksek.
Çünkü çok fazla insanı öldürüyor.
Birinci araba, cevap ver.
Aşırı doz vakası için yoldayız.
Kalp krizi.
Tamam, alındı.
New England'daki birçok ilk müdahaleci gibi
Manchester itfaiyesi, yangından çok daha fazla sayıda aşırı doz vakasına bakıyor.
Denilene göre 26 yaşında bir kadın,
aşırı doz almış, bilinci kapalı, morarıyor.
New Hampshire ülkedeki opioid kaynaklı ölüm oranı en yüksek olan yerlerden biri.
Anlaşılan buraya ilk gelen biziz.
Evet, biziz.
Amir içeride bu hastayı hayata döndürmeye çalışıyor.
İçeriyi gördüm, yerde bir kadın vardı,
doz aşımı olmuş, kadın aşırı doz almış.
Eroin öldürebilir.
Fentanil kesin öldürür.
Onu bizden aldılar!
Fentanil hakkında ilk kez 2015'te haber yapmıştım.
Çoğu Amerikalı bu uyuşturucuyu daha hiç duymamıştı.
Bir aşırı doz daha.
Tanık olduğum şey şok ediciydi.
Bu aşırı dozdan ölüm alanlarının çoğunda bunu buluyorlar.
Fentanil, eroinden 50 kat güçlü
ve ertesi yıl 20.000 kişiyi öldürdü.
Bugün durum daha da kötü.
Bu tamamen dolu bir silahla Rus ruleti oynamak gibi bir şey.
Öleceksin.
Tetiği ilk çektiğin an da olabilir.
Ama her yuvada mermi var.
O yüzde 90 ihtimali alacak mısın? Saniyeler veya dakikalar içinde
yenik düşeceksin.
Bu akıllara durgunluk verici.
Hadi. Kalk dostum.
-Hadi, kalk. -Ayağa kalkman lazım.
Hadi, kalk dostum.
Sence bunun sona ermesi için ne olmalı?
Mutlaka sokaklarda daha az uyuşturucu olmalı, değil mi?
O önemli değil. Bu bir şeyi çözmez.
Öyle olmaz mı?
Daha fazlasını üretirler.
Durmayacaklar. Yavaşlamayacaklar.
Bu ulusal bir kriz.
Fentanilin neden daha verimli, daha güçlü olduğunu ve hiç olmadığı kadar çok
insan öldürdüğünü anlamak için
işin membasına gitmem gerek.
Meksika kartellerine.
İÇERİK BAZI İZLEYİCİLERİ RAHATSIZ EDEBİLİR.
Başlama zamanı.
İrtibatımız bize buluşacağımız yeri bildirdi.
Yakınlardaki bir sahildeki bir limanda.
Şu an bulunduğumuz yerden yaklaşık 20 dakika uzakta.
Fentanil, Amerika'daki en tehlikeli uyuşturucu.
Çoğu da buradan, Sinaloa, Meksika'dan geliyor.
Selam çocuklar, ne haber?
İrtibatımıza bir telefon geldi,
paketi çabuk teslim etmeleri gerekiyormuş.
Kameralarla birlikte hazır olmamız için haber veriyorum
çünkü bunun ne kadarını kayda geçirebileceğimizi bilmiyoruz.
Aman tanrım. Tamam.
En hızlı şekilde oraya gelmeye çalışıyoruz.
Şehre geleli 24 saatten kısa süre oldu
ve şimdiden kartel irtibatım yeni teslimatın gelişiyle ilgili
bize bir ipucu verdi.
Gerçek bir uyuşturucu tedariki
ve sevkiyatını takip ettiğiniz zaman olan şeylerden biri de bu.
Bir dahaki konuma gitmeden önce
bizi beklemezler.
Yani şansımızı deneyeceğiz, başarısız olmamasını umacağız.
Fentanilin ABD'ye yasa dışı şekilde girmesinin iki yolu var.
Çin'den gelen karaborsa postalarla
ya da Meksika'nın uyuşturucu kartelleri aracılığıyla,
yani buluşmaya çalıştığım kişilerle.
İrtibatlarımız buradalar.
Siyah tişörtlü ve hasır şapkalı adam.
Evet, işte orada.
Yüzlerini göstermemizi istemiyorlar.
Dikkatli ol.
Ama adamımız bu.
Tamam, kameralar aşağıya.
En baştan kameraları görmesin diye.
Nasıl gidiyor? Her şey yolunda mı?
Evet, her şey yolunda.
Erişim umudumuz sonuca ulaşıyor.
Sinaloa kartelindeki kaynaklarım fentanil kanallarındaki
kritik ilk adımı bana göstermeyi kabul etti.
Yani onlarla denize açılmamız için bir tekne hazırlamışlar.
Küçük bir balıkçılık gezisini çekme bahanesiyle
aslında daha önce
hiç filme alınmamış bir şeyi filme almaya gidiyoruz.
Kamerayı ona doğru çevirmememizi özellikle isteyen bir adam
bizi denize götürüyor.
Hiç kayda alınmak istemiyor.
Söylenene göre de irtibatımız denizde bir yerde
bizi bekliyor olacak,
sonra da planı duyacağız.
Fentanile "Meksika'nın hayalet ilacı" dendiği oluyor
çünkü ne miktarda üretilip ABD'ye ithal edildiğini
kimse hiç bilmiyor.
Ama hakkında en ufak şüphe olmayan tarafı etkisi.
Hey!
Opioidler artık Amerika'daki kaza sonucu ölümlerin bir numaralı sebebi.
Silah veya araba kazalarından daha fazla insanı öldürüyorlar.
Evet, onu yere yatıralım. Yere yatıralım, tamam mı?
Sadece birkaç yılda fentanil
sokaklardaki en popüler sentetik opioid oldu
ve Meksika'nın kartelleri talebi karşılamak için öne çıktılar.
Ama az kişinin bildiği bir sır var,
karteller uyuşturucuyu kendileri yapamıyor.
Önce bu güçlü kimyasalları bir yerden
ya da birinden edinmeleri gerek.
Bir tekne var, buluşacağımız insanlar orada olabilir.
Tam önümüzde bir tekne var, içinde üç ya da dört adam var.
Etrafımızı saran kargo gemileri var.
Burada bir balıkçı teknesi var.
Sonra görüyoruz.
Tanrım.
Bir dizi büyük plastik bidon
takip ettiğimiz küçük turist teknesine doğru süzülüyor.
Yakınlardaki pasla kaplı
bir trol teknesinin kıçından atılan bidonlar.
Denize atılan yaklaşık
10 adet beyaz bidon vardı.
İçi, kartellerin fentanil yapmak için ihtiyaç duyduğu güçlü kimyasallarla dolu.
Yani, cidden çılgınca.
Bakınca tamamen normal bir balıkçı teknesi gibi görünüyor.
Meksika sahilinde yüzler, belki de binlercesi var.
Bir bakıma kusursuz suç çünkü ayırt etmek pek olası değil.
Hiç dikkat çekmeyecek bir şey.
Bir dakika konuşabilir miyiz?
Tamam, çok hızlı olmalı.
Yani çok hızlı olmalı çocuklar.
Açıkça güvende hissetmediklerini söylüyorlar.
Biliyorum.
Bidonların içinde ne var?
İçindekileri bilmiyoruz.
Sıvı olduğunu biliyoruz.
Uyuşturucu yapımında kullanılıyor.
Fentanil yapmak için.
-Hepsi tekneden mi geldi? -Evet.
Peki nereden geldi? Büyük bir kargo gemisinden mi?
Vay be. Yani diyorlar ki
denize bu bidonları atan her yerde gördüğümüz
bu büyük kargo gemilerinden biriymiş.
Bu balıkçı teknesinde de onları alacağı yerin
GPS konumu var. Onları alıp getiriyor.
Bir de toplantı noktası var, bu adamlar gelip, alıp
karaya çıkarıyorlar.
Mazatlán, Meksika'nın en yoğun Pasifik limanlarından biri.
Bu uluslararası konteyner gemilerinin çoğu
yasal ticari ürünler taşıyor olsa da
kaçakçıların dediğine göre gemideki bazı kişiler
Sinaloa karteli ile iş yapıyorlar.
Asya veya Avrupa'dan ihtiyaçları olan kimyasalları getiriyorlar.
Tamam. Sí. Tamam.
Gitmek zorundalarmış çünkü etrafımızda deniz piyadeleri var
ve endişeleniyorlar.
Mesafemizi korumalıyız. Çünkü uyuşturucu dolu bir teknemiz var
ve deniz piyadeleri falan gelirse
biz de bu operasyonun parçası olarak görülmek istemiyoruz.
İnanılmaz bir şekilde kartelin en tehlikeli uyuşturucularından biri
göz önünde el değiştiriyor.
Arkamda ne oluyor görüyorsunuz.
Teknedeki bidonları teker teker indiriyorlar,
kıyıya gidiyor.
Diğer balıkçı tekneleriyle çevrili küçük bir limandayız.
Orada yaklaşık 50 kişinin çıktığı
bir turist teknesi vardı, yanı başımızda.
Daha önce irtibatıma bu sevkiyatı
baştan sona takip edebilir miyiz, diye sordum.
Cevap evetti, eğer ayak uydurabilirsek.
Geldik. Yukarı geliyoruz. Tamam, çabuk.
Çoktan gittiler mi?
Buradalar mı, gittiler mi?
Tekneden buraya 15 saniye içinde yüklendi.
Çılgınca bir şey. Tüm olay ne kadar sürdü,
10 saniye falan mı? Bilmiyorum.
Aylardır bunu bekliyoruz ve planlıyoruz.
Şuradan tüydüler.
Tıpkı bunun gibi bir araba.
Yani bir turist arabası mı?
Evet. Tıpkı onun gibi.
Vay canına.
Yani Mazatlán'ın her yerinde gördüğünüz arabalardan.
Açık kasaları var ve yanlarında da banklar var.
Bir bakıma yerel turist taksileri hâlinde oraya buraya turist taşıyorlar.
Onlara yüklediler.
Her şeyi onlara yüklediler.
Mazatlán popüler bir tatil şehri ve görünen o ki şehrin uyuşturucu kaçakçıları
bunu kendi avantajları için kullanıyorlar.
Turistlerden hiçbiri buranın kartelin büyüyen fentanil işi için
kilit bir merkez üssü olduğunu bilmiyor gibi görünüyor.
Bir kaçakçının varlığını sürdürebilmesi için dikkat çekmemesi çok önemli.
Meksika'nın kolluk kuvvetleri şehirde cirit atıyor
ancak onlar pek çok tehditten yalnızca bir tanesi.
Evet, niye, ne oluyor? Niye acele ediyoruz?
Orada çok şüpheli görünen bir araba vardı.
Ekibim kaçakçılarla yeniden bağlantı kurdu.
Ama şu anda sevkiyatın peşinde olan sadece biz değiliz gibi görünüyor.
Bizi görür görmez hemen hızlı bir U dönüşü yapıp
bizi takip etmeye başladılar.
Kapımı kapatacak vaktim bile olmadı.
Gerçekten mi?
Çok hızlı tüymemiz gerekti.
Arabanın plakası yoktu ve içinde iki adamın telsizi vardı.
Yerel irtibatımız klasik bir sicario tipi olduğunu söylüyor.
Tetikçiler mi yani?
Muhtemelen tetikçiler, evet.
Şaşırdım diyemem.
Meksika silah şiddeti ile parçalanıyor,
sebebi de uyuşturucu ticaretini kontrol etmek için onlarca kartelin mücadelesi.
11 konteyner dolusu uyuşturucuyla
eminim bir sürü insanın gözü üstündedir,
başkaları da onu ele geçirmeye çalışıyordur.
Çok para eder.
Tabii, bizi takip eden insanları atlatamazsak
irtibatlarım kaybolacak.
Yetişmeye çalıştığım fentanil sevkiyatıyla birlikte.
MAZATLÁN, MEKSİKA
Orada çok şüpheli görünen bir araba vardı.
Koyu mavi bir Cadillac SUV. Plakası yoktu.
Burada bir saniye bekleyelim.
Bir ihtimal yanımızdan geçtiklerini görür müyüz, bakalım.
Mazatlán merkezinde bir grup fentanil kaçakçısının peşindeyim.
Ama görünüşe göre başka biri de benim peşimde.
Sinaloa karteli olabilir, rakip bir grup olabilir,
hiçbir şey de olmayabilir.
Meksika'da uyuşturucu haberi yapmak insanı paranoyaklaştırabilir.
Tamam, görünüşe göre onları atlattık.
Arkamızda değiller.
İçimiz rahatladı ama aynı zamanda bizi yavaşlattı.
Takip ettiğimiz sevkiyata yetişmeliyiz.
Fentanil malzemelerini koydukları
bidonların yerini laboratuvarlara göndermeden önce
filme almamıza izin verdiler.
Ama tam konumu almayı bekliyoruz.
Tamam, sanırım bu.
GPS koordinatları, şehir dışına 30 dakikalık araba yolculuğundan sonra
bizi güvenlikli bir siteye getiriyor.
Tamam, işte… İndir.
Sanırım kameraları indirmeliyiz. Üzgünüm ama…
Şu an en önemli sahne içeride.
Ev sahiplerimizin konumunu veya kimliklerini ifşa etmemeye
özen göstermemiz gerekiyor.
Sadece onu takip ediyoruz, irtibatımızı.
Bu apartmanlara privada deniyor, sakin yerleşim yerleri.
İrtibatımın dediğine göre bu privada kartel tarafından kontrol ediliyor.
Girişte fark ettiyseniz
bizim için çalışan güvenlik görevlisi var.
Ona işaret verdim, o da sizi içeri aldı.
Arkada pencereleri kapalı bir bina var,
içindeki insanlar da bizi izliyor.
Burada devlet başkanından daha güvende olduğumuz söylenebilir.
Daire zula evi olarak kullanılıyor,
ürünün polislerden ve rakiplerden
güvende olduğu geçici bir durak.
Bu iki adam tarafından yönetiliyor.
Mallar doğrudan buraya mı getirildi?
-Evet. -Nerede?
İçeride.
İçeride mi? Görebilir miyiz?
Gördüğümüz 11 tane bu mu?
Evet. Ayrıca geçen hafta buraya gelen beş tane daha var.
Sesi geliyor.
İçindeki tamamen sıvı.
Dediklerine göre bu bidonların içindeki kimyasallar
ülkenin iç kısımlarındaki gizli laboratuvarlara nakledilip
orada kartelin kimyagerleri tarafından
işlenerek fentanile dönüştürülecek.
Yani buradaki tüm bu şeyler yaklaşık 350.000 dolar değerinde
ve diyorlar ki diğer ürünlerle karışıp
fentanile dönüştüğü zaman
milyonlarca dolar değerinde oluyorlar.
Bidonlar nereden geldi biliyor musun?
İçinde ne olduğunu biliyoruz, o kadar.
Başka bir şey bilmiyoruz.
Tıbbi düzeydeki ilaçları
kartellerin Meksika dışından aldığını duydum
ve nereden aldıklarını bilmek istiyorum.
Sizce acaba…
Kutuyu açamayacağını biliyorum
ama bir şeyi kontrol etmek için sargısını açsam?
Dokunamayız.
İnsanların nereden geldiğini bilmesini istemiyorlar.
Evet.
Biz nasıl alıyorsak şefler de birebir aynı şekilde almalı.
-Evet. -Si.
Daha ileri gitmek bu adamları patronları önünde zor durumda bırakır.
Paketleri açmama izin vermedikleri için
belirli bir ülkeyi veya şirketi suçlayamam.
Bugün Başkan Xi ile ülkelerimize giren zehirli ilaçların
ölümcül akışını durdurmanın yollarını konuştuk.
Yeni fenomen fentanil üzerinde
özellikle durulacak.
Çok bilinen bir gerçek var,
Çin'de düzgün denetlenmeyen binlerce kimya şirketi
her hafta jenerik ilaç ve ilaç malzemelerini piyasaya sürüyor.
Keşke içinde yazanı görebilseydim.
Hiçbir şeyini çıkarma.
Tamam. Hiçbir şey yapmayacağım.
Nasıl aldıysak birebir aynı şekilde teslim etmemiz lazım.
Yani açarsan başın belaya girebilir.
Aynen öyle.
Bilmememiz daha iyi.
Mezarlık fazla şey bilen insanlarla dolu.
Kaçakçılık şebekeleri, özellikle bölümlere ayrılır.
Bir adamdan bir şey alıp başkasına verirsiniz.
Bu sırada da işinizi yapıp az soru sorarsınız.
Ama bu şebeke son derece verimli.
Kaynaklarıma göre sadece sekiz gün içerisinde
kimyasallar Pasifik Okyanusu teslimatından
gizli kartel laboratuvarlarına, sonra kuzeydeki ABD sınırına
ve nihayet Amerika sokaklarına varıyor.
Hadi, kalk dostum.
Hadi, kalk ahbap.
Bundan ölen bir sürü insan olduğunu biliyoruz.
İnsanlar o uyuşturucuyu alıyorlarsa onların sorunu.
Bu iş dün kurulmadı.
Uzun bir geçmişi var.
Fentanil ilk kez 1960'ta Belçika'da üretildi.
Ameliyatta kullanılmak
ve en şiddetli ağrıları kesmek üzere tasarlandı.
Amerikan ilaç şirketleri zaman içinde
ilgili opioid ilaçları hastane dışında satmak için
kârlı bir yol buldu.
Bu yeni ağrı kesiciye başladığımdan beri
bir gün bile işimi kaçırmadım ve patronum bunu takdir ediyor.
Reçeteler tavan yaptı ve hastalara bağımlılık riskinin
düşük olduğu yönünde güvence verildi.
Opioid alan hastaların yüzde birinden azı
bağımlı hâle geliyor.
Çok yanılıyorlardı.
Aşırı dozdan ölümler birden fırlayınca
doktorlar reçeteli opioidlere ulaşmayı daha zor kıldı.
Bağımlılar eroine döndü ve kriz giderek kötüleşti.
Sonra 2015'te fentanil karaborsada güçlü bir şekilde
ortaya çıktı, kuvvetli ve ucuzdu
ve reçetesiz olarak sokaklarda kolaylıkla bulunabiliyordu.
ABD'de aşırı doz oranı rekor seviyelere ulaştı.
Ama Meksika'da
fentanil yeraltı ekonomisi için bir nimet hâline geldi.
Bu yüzden de iç kesimlere yolculuğa çıktım,
kartellerin öncü kimyasalları
sokakta satışa hazır uyuşturucuya nasıl dönüştürdüğüne tanık olmak için.
Olay, bu gece bir yeraltı laboratuvarında gerçekleşecek
ve orada Meksika uyuşturucu ticaretinin geleceğine dair fikir sahibi olacağız.
Burada, Sinaloa'da
eskiden saf eroin vardı.
Ama artık öyle değil.
Bu piyasadaki devrim sentetiklerdi.
Eskiden doğrudan bitkiden beyaz ve siyah keçi üretiyorduk.
Sonra buna fentanil eklendi
ve talep çok fazlaydı.
Pandora'nın kutusunu açtılar.
Eroin, kokain veya marihuananın aksine
fentanilin tarım alanına, suya veya güneşe ihtiyacı yok.
Baştan aşağı böyle bir yeraltı laboratuvarında yapılabilir,
sadece birkaç kartel kimyageri tarafından.
Burası M-30 üssü.
Diyor ki bu, M-30 hapları,
yani Meksika oksikodonu için bazı oluşturacak.
M-30 haplarının bir tarafına "M" harfi
diğer tarafına da "30" sayısı basılıyor.
Amaç da onları gerçek oksikodon haplarından
ayırt edilemez kılmak.
Sadece son dört senede
bu kartel üretimi hapların milyonlarcası
Amerika sokaklarını doldurup taşırdı.
Yani diyorsun ki sadece bu küçük miktarı
bir şekilde vücuduna alırsan
seni anında öldürebilir.
Bu şey o kadar güçlü.
Pekâlâ millet, maskeleri takmalıyız.
İşler şimdi tehlikeli olmaya başlıyor.
Bu kimyagerler ham maddeyi doğru bir şekilde birleştirirse
sadece birkaç saat içinde süreçteki bir sonraki adımı
başarıyla tamamlamış olacaklar,
o adım da satılabilir karaborsa fentanili yaratmak.
Bu, saf fentanil denilen ürün.
Bu, saf fentanil mi?
Bu, saf fentanil.
Bu, saf fentanil.
Asya'dan, çoğunlukla Çin'den gelen
tüm sıvıları karıştırıp bunu yapıyorlar.
Bu kokteyl. Hepsinin ardındaki sır bu.
Bununla sentetik eroin ve M-30 yapabilirsin.
Bu süreç müessesenin tarifi.
Müessesenin…
Evet, kartelin.
Şu anda maskelerimizi takmasaydık bize ne olurdu?
Baş dönmesi, kusma,
-hatta komaya girebilirsin. -Sonra da ölürüm.
Evet, solunum yetmezliğinden ölebilirsin.
Tecrübeli bir şef gibi kimyager bana diyor ki
karışımları tamamen dikkatli ölçümlere değil,
kimyasal sürece verdiği kendi fizyolojik tepkilere dayanıyor.
Göstergem taşikardi.
Bu da demek oluyor ki ürün iyi oluyor.
Gerçekten mi? Hissediyor musun?
Evet. hissetmeye başladım, bu hazırız demek.
Bu çok çılgınca.
Şunlara bak.
Tartarik asitle karıştırılmış hidroklorik asit.
Bu adamın burada ne yaptığını bildiğini gerçekten umuyorum.
Moleküller hareket etmeye başlıyor.
Ekibimle birlikte buradan defolup gitmeliyiz, diye düşünmeye başlıyorum.
Kanunsuz narkotik kimyagerleri kazara kendilerini sürekli öldürüyor.
Bu çılgınlık.
Şunu bitireyim.
Ne yaptığınızı biliyor musunuz siz?
Ürün çok iyi.
Artık ekleyebiliriz.
Sinaloa kırsalındayım. Tam yerini söyleyemem
ama bir yeraltı laboratuvarında son fentanil sevkiyatını
pürüzsüz hâle getiren bir kartel kimyageriyleyim.
Okuldayken kimya dersini seviyor muydun?
Ben biyokimya mühendisiyim.
Biyokimya mühendisi misin?
O yüzden hepsini biliyorsun.
Meğer biraz Meksikalı Walter White gibiymiş.
Gündüzleri yasal bir işi var
ama son dört yıldır
Sinaloa kartelinde geceleri ek iş yapıyor.
Demek diğerleriyle karıştırdıkları saf fentanil bu.
Bu, M-30 için altın yumurta yumurtlayan tavuğumuz.
Çünkü bu kadarcık miktardan bile
400 hap yapabiliriz.
Macun kuruduğunda ve oda ölümcül gaz bulutundan temizlendiğinde
maskelerimizi çıkarabileceğimiz söylendi.
Bu, M-30 hapının ham ve baz hâli.
Artık kimyasal malzemeler düzgünce dengelendiği için
sahte M-30 haplarını üretme vakti geldi.
Her biri Amerika'nın en popüler ağrı kesicisi olan OxyContin'in
görüntüsünü taklit etmek üzere tasarlanıyor.
Burada onları klonluyoruz.
Hepsi el yapımı.
Bu ürünün tüketilmek üzere üretildiğinin farkında olmak zorundayız.
Saf hâliyle bırakırsak
alan kişinin kafası o kadar iyi olur ki
felç veya şizofreni riskleri oluşur.
Delilik de o zaman başlar.
Birinin aklı başında değilse artık potansiyel müşteri değildir.
Bir patlamayı,
yani beyne istenmeyen hasarı engellemek için anestezi ekleyeceğiz.
Bu durumda bu, at lidokaini oluyor.
Patronlarımız hapların
insanları hep daha fazlasını istemesini sağlamasını istiyor,
böylece tekrar almak istiyorlar.
Belki ama Amerika sokaklarında gördüğüm bu değildi.
Yaptığın şeyin ABD'de
binlerce insanı öldürdüğünü biliyorsun, değil mi?
Bir ürünü hazırlayıp gönderdiğimde
benim damgam hiçbir şey olmayacağının garantisi.
Ama nasıl emin olabilirsin?
Ürünümde kartelimizin damgası var.
Yani ürün birini öldürürse bir hapla oynadığı için ölüyordur.
Bu geceki süreci hiçbir şeyin durduramayacağı belli
ve geriye kalan tek şey macunu haplara basmak oluyor.
Kimyager bana her 20.000 hap için 100 dolar kazandığını söylüyor.
Yani herhangi bir gece birkaç bin dolar kazanabilir.
Sanırım sabaha kadar bitmiş ve gönderilmeye hazır olacak.
Yani yaptığın tüm fentanil,
burada yaptığın tüm uyuşturucular Amerika'ya gidiyor.
Sadece Amerika'ya. Meksika'da hiçbir şey bırakmıyoruz.
Bir korku hissi beni kuzeye kadar takip ediyor.
Yakında bu haplar Amerikalı kullanıcıların eline geçecek.
O zaman ne olacağını da biliyoruz.
Aman tanrım.
Merhaba. Hey!
Andie!
Fakat burada, Meksika uyuşturucu kaçakçıları arasında
fentanil ölümcül bir opioid değil.
Bir fırsat.
Haşhaş işi öldü.
Marihuana işi öldü.
Düzgün bir iş yeterli parayı sağlamıyor.
Elektrik pahalı. Su pahalı.
Bugünlerde yemek bile pahalı.
Fentanil de bunun parasını sağlıyor.
Doğru.
Çirkin gerçek şu ki fentanil inanılmaz derecede
kazançlı bir yeraltı ekonomisini destekliyor.
Bu da kartel muhasebecileri, kuryeleri ve kimyacıları için iş demek.
Ayrıca bu kanaldaki en tehlikeli rollerden birini üstlenenler için,
yani uyuşturucuyu ABD'ye son giriş için hazırlayanlar.
MEXICALI, MEKSİKA
ABD-Meksika sınırının hemen güneyinde
"Paketçi" denen kişilerle çekim yapma fırsatım oldu.
Ama hızlı hareket etmemiz lazım, bu gece başka bir
fentanil sevkiyatı yapmayı planlanıyorlar.
Bize bir konum yolladılar.
ABD sınırından 11 kilometre uzakta gibi görünüyor.
Şehrin sıkıntılı kısmına girmişiz gibi görünüyor kesinlikle.
O yüzden tedbirli olalım.
Geldik. İşte burası.
Girebilir miyim?
Gel.
Pek ziyaretçimiz olmaz.
Aslında buraya çok kişi sokmamız yasak.
Bu bölgede sürekli devriye geziliyor.
Eyalet polisi, federal polis, askerler.
Ev sahiplerimiz gergin ve sebepsiz yere değil.
Şu anda ellerinde beş kilo fentanil var
ve bu, Amerika sokaklarında milyonlarca dolar demek.
Burada fazla tutamayız.
Neden?
Çünkü birçok insan hayatını riske atıyor.
Meksika'nın her yerinde polislerin ve rakiplerin
olduğunu söylüyorlar.
Birçoğu da fentanil piyasasını sıkıştırmak için öldürmeye hazır.
Bunları satın alırken her şeyi aynı yerden alamıyorum.
Şüphe yaratabilir.
Sıradan ev malzemeleri kullanarak
bu paketçiler beş kilo fentanili
yasanın gözünde görünmez hâle getirecek.
Ben de nasıl yapıldığını görmek üzereyim.
İÇERİK BAZI İZLEYİCİLERİ RAHATSIZ EDEBİLİR.
TEDBİRLİ OLMANIZ TAVSİYE EDİLİR.
ABD-Meksika sınırının 11 kilometre güneyindeyim
ve Sinaloa kartelinin ABD'ye
beş kilo fentanili nasıl soktuğuna tanıklık etmek üzereyim.
Bana yeşil ışık yakılmasına rağmen
teslimat hazırlıklarındaki paketçi aşırı derecede endişeli.
Yapmaya çalışıyor, konuşuyor…
Bu adamın çok gerildiğini görebiliyorum,
ondan hızlanmasını istiyor
çünkü malı sınırdan geçirecek kişi
her an gelebilir.
O da hepsini olabildiğince hızlı
evden çıkarabileceğinden emin olmak istiyor.
Başlayalım. Bu ilk adım.
Gümrükte, kontrol noktalarında köpekler var.
Şimdi üstüne kahve döküyor.
Bu, kokudan kurtulmak için.
Bu köpeklerin kafasını karıştırır.
Karanlık bir kedi fare oyunu izliyorum.
Bir saatten kısa sürede, bu uyuşturucular
dünyanın en sık geçilen
en ağır denetlenen sınırlarından birini geçecek.
Geçen yıl ABD Gümrük ve Sınır Muhafaza
bir tondan fazla fentanile el koydu.
Yine de bu paketçiler, binlerce iyi eğitimli ajanı ve milyarlarca dolarlık
gözetleme teknolojisini ev yapımı ustalıktan
biraz fazlasıyla atlatmayı planlıyorlar.
Burada başka ürünleri de var. Hardalı var. Bir de…
O ne?
Yumuşatıcı. Çamaşır yumuşatıcı.
Tüm bunlar herhangi bir koku yaratmamak için.
Çok çılgınca.
Kahve, yumuşatıcı ve hardal.
Kokuyu tanımlamanın bir yolu yok.
Ama kokunun benzemediği tek şey uyuşturucu.
Kademe kademe her katman başarısızlıkla kâr arasındaki farkı yaratabilir.
Ama tek endişe köpekler değil.
Bu kâğıt X-ray'lerin paketi tespit etmesini engelleyecek.
Böylece köpekler için kokuyu gizleyebilecekler.
X-ray cihazları için de etrafında karbon kâğıdı var.
Hepsini kapatacak mısın?
Paketçiler bana bu geceki işleri için 2.000 dolar
kazanacaklarını söylüyor,
paket başı 400 dolar.
Bu yolculukta tanıştığım herkes gibi de
işlerini yapıp uyuşturucuları
tedarik zincirindeki bir sonraki halkaya iletiyorlar.
Kızlarımızdan biri.
Bahsettiği kız bu akşamki şoför.
Kaçakçılık dünyasında ona kurye deniyor.
Ama ben ona Beatriz diyeceğim.
Bu gece nereye gidiyorsun?
Los Angeles'a gidiyorum.
Peki nasıl geçiyorsun?
Amerikan pasaportumla.
Amerikan mısın?
Evet.
Peki hiç sorun yaşamadın mı?
Hayır.
Amerikan olduğumu, Amerikan arabası sürdüğümü görünce
hiç soru sormuyorlar.
Beatriz bana bu işi bir yıldır yaptığını söyledi.
Geçiş başına 3.000 dolar kazanıyor.
Bunu neden yapıyorsun? Neden riske giriyorsun?
17 yaşımdayken ailemin ne kadar fakir olduğunu fark etmeye başladım.
Onlar bana bir şans verdi, ben de tamam dedim.
Kendi ailen de var mı?
Hamileyim.
-Gerçekten mi? -Evet.
-Kaç aylık? -Bir ay kadar.
Endişeli değil misin? Hamile olduğunu bile bile?
Hayır.
Hamile ve kadın olduğunu görüyorlar. Daha kolay.
Bugün ne taşıdığınızı biliyor musunuz?
Evet.
Ne?
Kokain. Değil mi?
Hayır mı?
Ne taşıdığını hiç bilmiyor musun?
Hayır.
Benden istedikleri gibi geçiyorum sadece.
Konuşmamız bittikten sonra
Beatriz onu sınıra kadar izlememe izin veriyor.
Araba ön tarafta park hâlinde. Tüm uyuşturucu orada saklanıyor.
Hepsi Amerika'ya gitmeye hazır.
Sanırım gitmek üzere.
ABD'de fentanil kaçakçılığından hüküm giyme oranı
son altı yılda neredeyse yüzde 5.000 arttı
ve yakalananlar da neredeyse her zaman hapis cezasına çarptırılıyor.
Şu anda Beatriz'in bagajında saklı beş kilo var.
Nereye gidiyor bu kız?
Bir sorun var.
Aman tanrım.
Polis cidden onu takip ediyor, şaka yapmıyorum.
Değil mi?
Evet.
Aman tanrım. Ne yapacağız?
Bence fazla yaklaşmamalıyız.
Şimdi planın ne olduğunu çözmemiz gerek.
Onu takip etmeye başlayalı daha 10 saniye olmuştu
ve birden bir polis arabası belirdi.
Bu ne… Neden? Ne oldu?
ABD-Meksika sınırının sadece üç kilometre güneyinde
takip ettiğim uyuşturucu kuryesini polis durdurdu.
Bagajında beş kilo fentanil var,
bunun sokaktaki değeri milyonlarca dolar.
Şurada polis onu durdurdu.
Beatriz'in yakalandığını varsayıyorum.
Ama polisler bagajını hiç açmadı.
Dakikalar sonra da arabayla uzaklaşıyor.
Yolun aşağısında ona yetiştim.
Ne oldu peki?
Sadece ehliyetimi ve kimliğimi isteyip
minibüs benim mi diye sordular.
Peki bu gece geçecek misin?
Hayır, şu an araba sürebileceğimi sanmıyorum.
Beatriz sarsıldığı için
bu gece kalmaya karar veriyor.
Ama ertesi gün yine işe koyuluyor.
Ben de çok geride değilim.
Aşırı gergin olmalı.
Üstünde beş kilo fentanil var.
Yani bu çok tuhaf bir duygu çünkü bir yandan
onunla tanıştık ve yakalanmasını istemiyoruz,
hatta onun adına tedirginim.
Ama diğer yandan arabası Amerika'da bir sürü insanı
öldürebilecek uyuşturucuyla dolu.
BELEDİYE TRANSİT
Karmaşık bir durum.
Beatriz'in bakması gereken bir ailesi var, biliyorum.
Ama opioid krizini anlattığım onca yılda
en çok hatırladıklarım aşırı dozdan oğullarını ve kızlarını
kaybeden aileler.
Anne, uyan. Hadi.
Anne!
Beatriz'in ölümcül bir sevkiyatı sınırdan geçirmeye
çalışmasını izlerken "Ne düşünecekler?" diye merak etmeden duramıyorum.
Ama DEA'e göre uyuşturucunun büyük kısmı ABD'ye
bu şekilde sokuluyor.
Güneybatı sınırındaki yasal giriş kapılarından,
yolcu araçları ya da tırlara saklanmış hâlde.
Ben de buna bizzat tanıklık etmeye geldim.
Onu durdurdular, şu an kontrol ediliyor.
Bence kameraları tamamen indirelim.
Dün gece, kartel paketçilerinin Beatriz'in taşıdığı kargoyu
kahve, hardal ve yumuşatıcıya bulamasını izledim.
Hepsi de Amerika'nın uyuşturucu koklayan köpeklerine yakalanmamak için.
K-9 birimleri yaklaşırken
yöntemlerinin işe yarayıp yaramadığını göreceğim.
Şu anda bagajı açıyorlar.
Kaputun altına bakıyorlar.
Çok huzursuz bir an.
Tam da yakalandığından emin olduğumda…
Aman tanrım.
Onu bırakıyorlar.
Evet, arabasına binip gidiyor.
Buna inanamıyorum.
Gitmesine izin verdiler. Buna inanamıyorum.
Beatriz, sınırın birkaç kilometre kuzeyinde bizimle buluşmayı kabul ediyor.
Onunla hemen bir konuşacağım. Burada.
İnanamıyorum…
Sorunsuz geçtiğine inanamıyorum.
"Bulacaklar" dedim. Yakalanacaksın sandım.
Köpekleri getirdikleri an
bitti dedim.
Sınırı geçmek ne kadar gergin bir tecrübe olsa da
Beatriz asla hapse gireceğini düşünmediğini söylüyor.
Patronum bana bir şey olursa hep yanımda olacağını söyledi.
Polisleri tanıyor, o yüzden çıkmam kolay olacak.
Bu yüzden kendime daha çok güveniyorum.
Amerikan polisi mi, Meksika polisi mi?
Amerikan polisi.
Meksika polisi de, hepsi.
Bunu doğrulamam imkânsız olsa da
Sinaloa kartelinin stratejisinin bir kısmının
Amerika'daki sınır ajanlarının içine sızıp yüksek meblağlarla
onları yozlaştırmak olduğu belgelenmiş durumda.
Rahatlamalı ve yaptığın şeye güvenmelisin. Her zaman.
İşte gidiyor, yanında da beş kilo fentanil var.
Yorum için Gümrük ve Sınır Muhafaza ile temasa geçtiğimizde dediler ki
"ABD Gümrük ve Sınır Muhafaza
2019'da 340.000 kilogramı aşkın yasa dışı narkotik maddeye el koydu.
Memurlarımız kararlılıkla
daima kartellerden bir adım önde olmak için çalışıyorlar."
Ama bu kadar uyuşturucu talebi
ve kazanılacak o kadar para varken bu zor bir iş.
Son yıllarda Amerika'da her gün neredeyse
200 doz aşımı ölümü yaşandı.
Baş sebep de fentanil.
Sonuna kadar bu yolu takip etmeye gönüllüyüm,
bu kaçakçıların işinin ne kadar kolay olduğunu ifşa edeceğim.
LOS ANGELES, KALİFORNİYA
Ama takip ettiğim sevkiyatın eninde sonunda
birini öldürebileceğini de biliyorum.
Los Angeles'ta 710 Otoyolu'nun
hemen yanındaki bu konumu verdiler bize.
Bir çıkmaz sokağın sonunda.
Ve sanırım şu gelen bizim kadın.
Arabasında uyuşturucu olan.
Turuncu tulumlu ve maskeli bir adam var.
Alışverişi burada, açıkta
yapıyor gibi görünüyorlar.
Maskeli adamlar bana hepsinin Los Angeles yerlisi olduğunu söylüyor.
Sinaloa Karteli için çalışan Amerikan vatandaşları.
Ama tanıştığım diğer herkes gibi
işlerine odaklanıp soru sormuyorlar.
Bu paketlerde ne var?
Bilmiyorum.
Taşıdığın şey umurunda değil mi?
Gerçekten değil. Geçimimi sağladığı sürece bunu yapmaya devam etmeliyim.
Aşağı yukarı nereye gittiklerini söyleyebilir misin?
Oklahoma, Teksas, Atlanta.
Burası ana dağıtım alanlarımızdan.
Bununla yakalanma riski yüksek.
Bu yüzden aldığımızda çabucak çıkması gerekiyor.
Bu olay sıcak patatese benziyor.
En kısa zamanda ellerinden çıkarmak istiyorlar.
İnanılmazdı çünkü gelişini gördünüz
ve galiba 10 dakikadan kısa sürede
arabasından uyuşturucuyu çıkarıp,
kendi arabalarına koyup gitmeyi başardılar.
Bunu iki haftada bir yaptığını söylüyor. Delilik bu.
-İşte böyle. -Sende mi?
Benimle kal.
Üç Narcan nakli var.
Bu kadar ölümcül bir uyuşturucunun hiç bu kadar bağımlısı olmamıştı.
Çözüm ihtiyacı hiç bu kadar acil olmamıştı.
Fentanil tedarik zincirinin yıkılamayacak kadar büyük olmasından endişeleniyorum.
Birçok insan bundan faydalanıyor
ve yolculuğum boyunca pek çoğuyla tanıştım.
Asya'daki kimya şirketlerinden kartellerin kimyagerlerine kadar.
Amerikalıların talebi yavaşlatmanın bir yolunu bulması gerekecek.
Çünkü tedarikçiler her zaman malı teslim etmek için daha hızlı
ve daha kârlı bir yol bulacaklar.
Sadece bir odada ne yaptığımızı gördün.
Çin'den sipariş vermek zorunda kalmayacağımızı düşünsene.
Aslında kartellerin tam da bunu yapmaya başladıklarını söylüyorlar,
Asyalı tedarikçilerini denklemden çıkararak.
Nasıl işlendiğini sana söyleyemem
ama ihtiyacımız olan ham maddeler artık Meksika'da da üretiliyor.
Bu doğruysa Amerika'nın opioid salgını için
işin en kötü yanını henüz görmemiş olabiliriz.
Geçen yıl fentanil yüzünden 30.000 kişi öldü.
Bunun farkındayız.
Ama aile her şeyden önce gelir.
Alt yazı çevirmeni: Mustafa Ergün
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.