Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Anne!
Şuna bak anne!
Benimkine de bak. Güzel, değil mi?
Ed, Al...
Sizinle çok gurur duyuyorum.
Simya yetenekleriniz gelişti!
Babamın da hoşuna gider miydi?
O, bir gün geri dönecek, böylece kendisine gösterebilirsiniz.
Yaşasın!
Dikkat edin çocuklar!
Anne?
Anne!
Ben acıktım.
Üşüdüm de.
Annemi görmek istiyorum...
Simya kitabında Homunculi hakkında bir şey var.
Yapay insanlardan mı söz ediyorsun?
Acaba annemi geri getirebilir miyiz, onu merak ediyorum.
Ama simyacıların insan yaratması yasaktır.
Kimseye söylememiz gerekmiyor.
35 litre su, 20 kilogram karbon.
Dört litre amonyak, bir buçuk kilo kireç.
800 gram fosfor, 250 gram tuz.
100 gram güherçile, 80 gram sülfür.
Yedi buçuk gram flor, beş gram demir.
Üç gram silikon. Ayrıca 15 diğer kimyasal.
Yetişkin insanlar...
...kolayca bulunabilen ürünlerden meydana gelmiştir.
Hepsi, simyanın Eşit Takas Kanunu ile...
...uyumlu durumda.
Sadece tek bir şey daha lazım.
İnsan ruhu hakkında bilgi.
Bu yaptığımız doğru mu sence?
Bunu söyleyip durma artık!
Ama simya kitabında
bunun yasak olduğu yazıyor.
Sen annemizi tekrar görmek istemiyor musun?
İstiyorum...
Tamam o zaman!
Hazır mısın Al?
Hazırım.
Bir terslik var.
Al!
Ed!
Al!
Ed!
Ed!
Al!
Ed, yardım et!
Al!
Hurra!
İhtiyar, ver o yüzüğü bana.
Felsefe Taşı!
Vazgeç!
Bu harika!
Taş bunu yapabiliyor mu?
Gerçek taş bu olmalı.
Çember olmadan dönüştürme yapabiliyorsun!
Kıçımı kurtardın!
İçin boş!
Siz ikiniz neyin nesisiniz?
Hey.
Bu acıttı.
Çekil üstümden!
O...
...protez kol...
...ve bacak!
Sen...
...Çelik Simyacı'sın!
Yani şöhretimi duydun mu?
Hadi ver artık şunu.
Felsefe Taşı!
Ne kadar sinsice...
Sayın Rahip?
Görmüyor musunuz?
Rahip mucizeler gerçekleştiren biri değil.
Kasabadaki herkesi kandırdı. O bir sahtekar.
Uzak durun!
Onu gebertirim!
Seni üçüncü sınıf simyacı!
Sana ikimizin farkını göstereceğim.
Ne?
Odaklan!
Uzun zaman oldu Çelik Simyacı.
Albay!
Alev Simyacısı.
Tutuklayın onu!
Ne? Bırakın beni!
Aslında bir soruşturma için kasabaya gelmiştim...
...ama çıtkırıldım bir simyacının kargaşaya sebep olduğunu duydum.
Sen kime çıtkırıldım diyorsun?
Hey!
Ne halt etmeye böyle bir şey yaptın?
Bırakın!
Nihayet Taş'ı buldum.
Felsefe Taşı, mükemmeldir ve asla yok edilemezdir.
Doğru mu?
Bu da sahteymiş.
Ed.
Üzgünüm Al.
Sen!
Dur!
-Onu Doğu Bölgesi Karargahına götürün. -Emredersiniz!
Ed.
Reole.
Reole.
Biliyorum!
Sen o meşhur Çelik Simyacı'sın!
Elbette!
Daha 12 yaşındayken Devlet Sertifikalı Simyacı oldun!
O ismi, zırhın nedeniyle mi aldın?
Bahsettiğiniz kişi ben değilim.
Kardeşim.
Yani o bücür mü?
Evet.
Saçmalık!
YİYECEK
Bu doğru!
Kendisi dönüştürme çemberi olmadan simya yapabilir.
Uzun boylu olmayabilir...
...ama kocaman bir kalbi vardır.
Tamam, anladık.
O zaman o bodur kardeşine söyle de...
...bana mermerden yepyeni bir tezgah yapıp versin.
Simya, büyü değildir.
Bilimdir. Onu yapamayız...
Cimrilik etmeyin.
Şöyle yapıverin!
Simyada, dönüştürme yaparken
nesnelere Eşit Takas Kanunu tatbik edilir.
Ayrıca kütlenin korunumu kanunu, doğal öngörü yasası,
dört protil ve başlıca üç element...
Eyvah.
Pekala.
Bir şey yaratmak için aynı kütleden malzemeye ihtiyaç duyarım.
Su, benzer bir şeye dönüştürülür.
Söylediklerinden hiçbir şey anlaşılmıyor ama kısacası...
...odundan mermer yapamıyorsun, doğru mu?
Üzgünüm.
Al!
Winry!
Uzun zaman oldu.
Hey.
Ed nerede?
DOĞU ŞEHRİ
Felsefe Taşı'nı bulacağım!
Bırak artık şunun peşini!
O sadece bir efsane.
Peki ya o taş?
Güçleri vardı.
Dediğim gibi...
...o taş sadece bir yükselticiydi.
Biz de benzer bir taş geliştiriyoruz.
Ama...
...gücü az, pek yükseltemiyor.
Bir insan dönüştürmek için
bunun on binlerce kat güçlüsü lazım.
Ayrıca...
...askeriye, resmî olarak Felsefe Taşı yok diyor.
Onlar budala!
Bu ne böyle?
Bir Devlet Simyacısı huzuru bozamaz!
Felsefe Taşı'na ihtiyacım var.
Al ancak o sayede bedenine kavuşabilir.
Devlet Simyacısı olarak köle gibi çalışmamın sebebi bu.
Taş'ın sırrına ermek.
Ayrıca kaybettiğin uzuvları geri almak.
Kendim için yapmıyorum!
Birinci önceliğim Al.
Onun bedenini geri almak istiyorum.
Bunun için
bir kasabayı yıkar mısın yani?
Al için...
...her şeyi yaparım.
Askeriyeye itaat etmek zorundasın.
Başka bir yol bul.
Felsefe Taşı'nı unut.
Girebilir miyim?
Selam!
Yüzbaşı Hughes!
İyi görünüyorsun Ed.
General Hakuro.
İşte buradasın...
...Çelik Simyacı.
Nihayet tanıştık!
Sağı solu mu yıktın?
Ve...
Bir erkek kardeşin olduğunu duydum. Çelik zırhlı.
Kasabada zarar verdiğim yerleri onarıyor.
Arkanı topluyor yani!
Zırhlı kardeşinle tanışmak isterim.
Maceralarınızı dinlemeyi de.
Elbette!
"Bir Devlet Simyacısı huzuru bozamaz!"
Herif kendini çok üstün görüyor...
Albay giderek daha tiksindirici bir hâl alıyor.
Bir terfi aldı.
Sanırım iş için gereken özelliklere sahip.
Sen sahip değil misin yüzbaşı?
Hey!
Laflara bak.
Neden Doğu Bölgesi Karargahındasın?
Rütbe indirimi yüzünden değil!
Bir soruşturma için geldim.
Çok yoruldum! Merkez Şehir'den daha yeni geldim.
Ed!
Winry!
Dur...
Ne yaptın buna sen?
Bu birinci sınıf oto zırh kola verdiğim emeği biliyor musun?
Üzgünüm.
Ne yaptın buna?
Bakalım, taştan canavarlarla savaştım...
Tamir edilemeyecek hâlde. Sıfırdan yenisini yapmam lazım.
Yüzbaşı Hughes, Merkez Şehir'den kısa bir süreliğine geldi.
Bir soruşturma için mi?
Böyle bir zamanda mı?
Doğru.
Gizli bir ajandası olabilir mi?
Sen bir şey biliyor musun?
Hayır, komutanım.
Führer'in işlerine akıl sır ermez.
Sen parlak bir subaysın.
İnsanların seni çiğnemesine...
...izin verme.
Shou Tucker'ı tanıyor musun?
Evet.
Kimeraları dönüştüren Devlet Simyacısı.
Kardeşleri, Tucker ile tanıştırabilir misin?
Ed ve Al'ı mı komutanım?
O çocuklar için bir şey yapmak istiyorum.
Emredersiniz.
Acele etmeyin! Lütfen!
Kasaba halkı üzerinde etkim var.
Dinleyin!
Verdiğiniz Felsefe Taşı sahte olduğu için
başarısız oldum.
Sahte mi?
Gerçeğinin olduğunu mu düşünüyorsun?
Gerçeği yoksa sahtesi de olamaz.
Değil mi Envy?
Olamaz.
Gerçek olan gitti.
Demek ki ben de sahtesi olmakla itham edilemem.
Lütfen Lust...
Bunu yiyebilir miyim?
Olmaz Gluttony.
Onu yersen...
...midene dokunur.
Gerçekten bu gece burada kalabilir miyiz Gracia?
Elbette. Ne kadar kalabalık, o kadar iyi.
Bu büyük evi bir aylığına tuttuk.
Askeriye, yüzbaşıları nasıl şımartacağını biliyor!
Ed!
Tanrım...
Winry, bunun tamircisi olmak zor mu?
Korkunç! Oto zırhlarımı bozmayı sadece Ed başarıyor.
İsteyerek yapmıyorum...
Bir daha bozma.
Yaptığım işlerin dandik olduğu izlenimini uyandırıyor.
Şikayet etmeyi bırak, olur mu?
Cevap verme!
Senin için endişelendi.
Hasara uğrayan kolunu görünce tehlikeye girdiğini anladı.
Hayır! Onun için endişelendiğim falan yok...
Üçünüz birlikte mi büyüdünüz?
Evet.
Resembool'da doğduk.
Birlikte kardeş gibi büyüdük.
Bu arada, siz ikiniz nasıl tanıştınız?
-Bilmek istiyor musun? -Evet!
Harika! Nereden başlasam?
Bir kere başladı mı, hiç susmaz. Tabaklarınıza yemek ilave edeyim.
Sen kalkma. Ben yaparım.
Müstakbel anne!
Al?
Ed!
Al!
Ne?
Ne yapıyordum ben?
Sen!
Sen kimsin?
Ben sizin dünya dediğiniz şeyim.
Ben kainatım.
Ben Tanrı'yım.
Ben Gerçek'im.
Biri...
...ve hepsiyim.
Ayrıca ben...
...senim.
İşte istediğin şey.
Gerçek.
Başım çatlıyor.
Beni yok etme.
Hayır!
Lütfen yapma!
Anne.
Anne!
Evet?
Şimdi anlıyorum.
Gerçek.
Teorimin doğru olduğunu biliyordum.
İnsan Dönüştürme gerçeğine çok yaklaşmıştım.
Lütfen bir kez daha görmeme izin ver.
Üzgünüm, olmaz.
Sadece o kadarını görecek kadar...
...bedel ödeyebilirsin.
Bedel mi?
Doğru.
Bedel.
Ne?
Eşit takas.
Değil mi?
Simyacı.
Al?
Al!
Lanet olası şey bacağımı aldı!
Ne olur biri yardım etsin...
Anne...
Anne...
Hayır...
İstediğim bu değildi.
Al...
Benim hatam.
Bana kardeşimi...
...geri ver.
Ayaklarımı, kollarımı ya da kalbimi al!
Ama bana onu geri ver...
O benim sahip olduğum yegane aile.
Geri dönecek kadar...
...aptalsın.
Yoksa yine...
Aynı kabus mu?
O gün olanlar, her seferinde...
...yeniden sahneleniyor.
Yaşam Diken Simyacı mı?
Doğru.
İsmi Shou Tucker.
Biyolojik simyada bir öncü.
Konuşabilen kimeraları dönüştürme hususunda araştırmalar yapıyor.
Konuşan kimeralar!
Görmek istiyorum!
İki yıl önce bir tanesini dönüştürdü.
O da sadece üç kelime konuşmuş.
"Bırak beni öleyim."
Onunla tanışmamız kimin fikri?
General Hakuro'nun.
Size amacınız doğrultusunda yardımı dokunabileceğine inanıyor.
Amma büyük bir ev!
Ed!
İyi misin?
Bir sürü misafirimiz var baba!
Alexander, yapma!
Dağınıklık için kusura bakmayın.
Karım gittiğinden beri evin hâli bu.
Kötü bir zamanda mı geldik?
Yok canım.
Meşhur Çelik Simyacı ile tanışmak bir ayrıcalıktır.
Sizi buraya General Hakuro gönderdi, o yüzden önceliğim sizsiniz.
Buyurun.
Teşekkür ederim.
Al, bu taraftan!
-İşte. -Neredeymiş?
Bu muymuş?
-Geliyor, kaç! -Bekle!
Nina oynayacak birilerini bulduğu için çok mutlu.
Bugünlerde ona pek zaman ayıramıyorum.
Yetki değerlendirmesine az mı kaldı?
Evet. Yıllık görüşme yaklaşıyor...
Karargaha sunacağım raporlar yüzünden...
...çok stresliyim.
Ben sizin gibi dahi değilim.
Bu sefer...
...işimi kaybedebilirim.
Bunun olmasına izin veremem.
Neden burada olduğumu biliyor musun?
Dürüst olmak gerekirse, evet.
Ishval İç Savaşı...
...geride bir karışıklık bıraktı.
Onca isyan ve ayaklanma...
Doğu Bölgesi'nde de durum aynı.
Şüpheli miyim?
Ben senden şüphelenmiyorum.
Ama üst kademe...
Emin değil.
Yani beni gözlemesi için bir arkadaşımı mı gönderdiler?
Roy.
En tepeye mi çıkmak istiyorsun?
Arkanı kolla.
Askeriyede aleyhinde konuşanlar var.
Sana da dikkat etmeli miyim?
Evet.
Vay canına...
Kimeralar üzerindeki çalışmalarım öncü olarak görülüyor
ama aslında...
...çoğu kusurlu.
Ama konuşan bir kimera yaratmışsınız.
Evet, iki yıl önce bir kez.
Yani gerçekten yaptınız. Bu çok etkileyici.
Ama...
...sadece üç kelime konuşup öldü.
Ama o sayede Devlet Simyacısı yetkisi aldım.
Demek annen buralarda değil...
Evet ama sorun değil. Babam ve Alexander var.
Ama...
...babam son günlerde tüm zamanını laboratuvarda geçiriyor.
Çoğu zaman tek başımayım.
O hâlde
hadi bugünü birlikte oynayarak geçirelim.
-Gerçekten mi? -Evet!
Harika, değil mi Alexander?
Aferin oğluma!
Gerçeğin Kapısı'na...
...geri döndüm...
...ama tek alabildiğim Al'ın ruhu oldu.
Yani Al'ın ruhunu dönüştürüp...
...çelik bir zırhın içine yerleştirdin...
Sağ kolum, Al'ın ruhu karşılığında alındı.
Al'ın bedenini...
...geri almak için...
...canımı verirdim.
Ne yıkıcı bir durum...
Bay Tucker.
Al'ın bedenini nasıl geri alabilirim?
Şey...
Benim gücüm buna yetmez.
Evet. Ben de öyle düşünmüştüm.
Ama...
...onda bir şey denemek istiyorum.
Hey Ed!
-Bittim! -Kusura bakma aceleyle çıktık.
Sorun değil. Evrak işlerim uzadı.
Bu size karımdan.
Teşekkür ederim!
Hey, Al nerede?
Al, Tucker'ın evinde kalıp...
...kontrolden geçecek.
Güzel.
Tucker'da işinize yarayan bilgi var mıymış?
Evet, Doktor Marcoh adında bir Taş araştırmacısı.
Bir yıldır kayıpmış
ama Barns'da görülmüş.
Umarım Felsefe Taşı'nı bulursun.
Geçen yılki araştırmam ikinci sınıf bir işti.
Bu yıl da başarısız olursam
işimi kaybedebilirim.
İyi olacaksın baba.
Çünkü sen her zaman çok çalışırsın.
Seni seviyorum baba.
Baban...
...bu işin üstesinden gelecek.
Endişeli misin?
Merak etme. Al artık bir çocuk değil.
Endişe etmiyorum.
Onu özlüyorum...
...hepsi bu.
Evet, ikiniz sürekli beraberdiniz.
Ama onun yanında Tucker, Nina ve Alexander var.
Evet, merak etme.
Bu arada, Nina'nın en çok seni sevdiğini fark ettim.
Ed, yakala!
Ed, gelip benimle oyna!
Evet, küçük çocuklar beni sever.
Çünkü ufak tefeksin.
Hey, elmalı turtaymış!
-Şimdi mi yiyeceksin? -Neden olmasın?
Gracia yiyelim diye hazırlamış!
Bir parça al.
Al...
O, turta yiyemiyor...
Uyuyamıyor.
Acı hissetmiyor...
Ama Tucker'ın ne dediğini unutma.
Daha fazla şey öğrenebilmek için
Al'ı hipnotize edecek.
Al şu anda rüya görüyordur.
Haklısın.
Rüyasında kocaman bir elmalı turta yiyordur!
Kendisi kocaman, o yüzden turta da upuzun gibidir.
Saçma. Turta geniş olmalı!
Öyle mi düşünüyorsun?
Biraz daha alır mısın? Küçük bir dilim al.
Hey!
Her yerde sıcaklık hissediyorum...
Belki de ruhun bedenine kavuştuğu içindir.
Ya da...
Evet?
Ya da belki...
...sahte hatıralarını kaybettiğin için.
Sahte hatıralar derken?
Ruhun değil.
Çoğu simyacı başarılı bir şekilde sahte hatıralar yükler.
Yani benim hatıralarım uydurma mı?
Bu genel bir varsayım...
...ama sen bir istisna olabilirsin.
Başım dönüyor...
Sahte hatıralar...
Ne?
Kalk!
Ne var?
Winry!
Çantan!
Ama henüz Barns'a gelmedik...
-Göster! -Neyi?
Tucker'ın sana verdiği fotoğrafı!
Al.
Bu o.
Doktor Marcoh!
Winry!
Winry, bekle.
Merhaba, affedersiniz!
Az önce bu adamı gördünüz mü?
Hayır.
Bir saniye.
Bir daha bakabilir miyim?
Tabii.
Bu, şuradaki hastaneden Dr. Mauro.
Bu fotoğraftakinden çok daha yaşlı görünüyor.
MAURO HASTANESİ
Merhaba?
Dr. Marcoh burada mı?
Ne istiyorsunuz?
O ismi nereden biliyorsunuz?
Sakin olun Dr. Marcoh.
Asla geri dönmeyeceğim.
Kusura bakmayın.
Beni geri götürmek için geldiklerini sandım.
Kimin?
Askeriyeye Felsefe Taşı araştırmalarında yardım ettiniz...
Bu o konuyla mı ilgili?
Askeriyenin entrikalarını boş verin.
Ama lütfen.
Bana şunu söyleyin.
Felsefe Taşı gerçekten var mı?
Gitmelisiniz.
Anlamadım.
Çember olmadan dönüştürme yaptın.
Bir insanı dönüştürdün mü...
...ve Gerçeğin Kapısı'nı açtın mı?
Taş'ı işte bu yüzden arıyorum.
Dinleyin beni.
Kendi iyiliğiniz için Taş'tan uzak durun.
Hayatıma bile mal olsa ona ihtiyacım var!
Şeytanla oyun oynarsan cehennemi boylarsın.
Cehenneme çoktan gittim!
Ne kadar vahşice...
Bir can kaybettim.
Bu kadın da ne?
Uzun zaman oldu Marcoh.
Demek burada saklanıyordun.
Lust.
Geri dönmeyeceğim.
Dönmek zorunda değilsin.
Sana ihtiyaç kalmadı.
Seni!
Ağır ol.
Ed!
Winry!
Winry!
Cırlamayı kes...
...Çelik çocuk.
Sessiz ol da...
...yaşamana izin vereyim.
Sen iyi bir kurban olacaksın.
Ama sen değersizsin.
Yapma!
Ben iyiyim.
Dr. Marcoh!
Bunu sakla.
Felsefe Taşı'nı...
Taş'ı...
...dönüştürmek için.
Taş'ı dönüştürdünüz mü?
5 No'lu...
...Laboratuvar.
5 No'lu Laboratuvar.
Dr. Marcoh?
Doktor?
Sorun değil.
Ben burayı hallederim.
Ama...
Askeri Polis'ten yardım isteyeceğim.
Acele et. Sonunda önemli bir ipucu elde ettin.
Git ve Al'ın iyi olduğundan emin ol.
Felsefe Taşı...
O gerçekten var!
Bay Tucker!
Bay Tucker?
Ne?
Al?
Nina?
Hey, geri dönmüşsün.
Şimdi geldim.
Bir konuda size danışmak istiyorum.
Al nerede?
Sanırım birazdan uyanır.
Şuna bak.
Başardım!
İletişime geçen bir kimera.
Dinle.
Bu delikanlı...
...Edward.
Ed...
...ward.
Evet.
Çok güzel.
İnanılmaz! Gerçekten konuşuyor.
Evet.
Tam da yetki değerlendirme döneminde.
Nihayet...
...askeriye, yeteneğimi görecek.
Edward.
Edward!
Ed, gelip benimle oyna!
Bay Tucker.
Evet?
Kimera araştırmalarınız, ilk kez ne zaman...
...Devlet Simyacısı olmanızı sağlamıştı?
Bir düşüneyim...
İki yıl önce.
Karınız ne zaman sizi terk etti?
İki yıl önce.
Bir sorum daha var.
Nina ve Alexander...
Şu anda neredeler?
Senin gibi kavrayışı güçlü çocuklardan nefret ederim.
Kahrolası!
İki yıl önce karını kullandın.
Şimdi de kimeran için kızını ve köpeğini kullandın!
Anlıyorum! Hayvanlarla zor olur.
O yüzden insanları kullanmaya başladın!
Neden sinirleniyorsun?
İnsan üzerindeki deneyler ilerlememizi sağladı.
Bundan paçayı kurtaramayacaksın!
Sen...
İnsanların hayatıyla oynamaya nasıl cüret edersin?
İnsanların hayatı...
Evet.
Senin uzuvların ve Al'ın bedeni gibi.
İnsan hayatıyla oynarken onları feda ettin ama.
Biz ikimiz aynıyız.
Sen ve ben.
Hayır!
Bizi ayıran bir şey yok Çelik Simyacı!
Yanlış!
Hayır!
Yanılıyorsun!
Ed!
Vurmaya devam edersen onu öldüreceksin...
Bazen ellerin kirlenir.
Bay Tucker.
Kapayın çenenizi yoksa kontrolünü yitiren ben olacağım.
Ba...
Baba...
Nina.
Üzgünüm.
Henüz seni geri döndürme becerimiz yok.
Kime...
...güveneceğimi bilmiyorum.
Üzgünüm.
Benimle...
...oyna.
Benimle oyna.
Unvanınız iptal edilmiştir...
...askeri mahkemede yargılanacaksınız.
Götürün onu.
Onlar iyi olacak mı?
Alphonse!
Gerçeğe çok yakınız!
Görüşmek üzere!
Daha ne kadar böyle acınası hâlde olacaksın?
Beni rahat bırak.
Sen Devlet Simyacısı olmayı seçtin, bir şeytan olmayı...
...sırf uzuvlarını ve Al'ın bedenini geri almak için.
Pes etme.
Bu küçük bir şey.
Küçük bir şey...
Haklısın.
Bırak bana şeytan desinler.
Al ve ben...
Bedenlerimizi geri alacağız.
Ama...
...işin aslı, biz şeytan da değiliz, tanrı da.
Bir kızı bile kurtaramayan...
...insanlarız!
Güçsüzüz.
Üşüteceksin.
Gidip dinlen.
Ed, üç gündür kendini kütüphaneye kilitledi.
Pek yemek de yemiyor.
Doğru...
Ona yardım etmeme izin vermiyor.
Tehlikeli olduğunu söylüyor.
Siz ikiniz ne buldunuz?
Bu zindana kapanmışsınız.
Yüzbaşı...
Peki ne buldun?
Tek başına yapma.
Biz arkadaş değil miyiz?
Değil miyiz?
Elbette arkadaşız.
Arkadaşlar birbirine yardım eder.
Takdim etmeme izin verin...
Teğmen Ross ve sandviçleri!
Ye ya da takatten düş.
Kusura bakma...
...ama o albay için çalışıyor.
Kendisi seçkin bir subaydır ve benim iyi arkadaşımdır.
Benim arkadaşım da senin arkadaşındır.
-Arkadaşının arkadaşı... -Yeter!
Ye şunları da...
...5 No'lu Laboratuvar ve Taş hakkında konuşalım.
Winry'ye kimseye söyleme demiştim!
Onu suçlama. Çok ısrarcı oldum.
Ama...
...askeri bir sırra çok yaklaştım.
Marcoh suikasta kurban gitti.
Çok riskli...
Dediğim gibi...
Sen ve ben...
...arkadaşız.
Ed haklı.
Taş'ın dönüştürme çemberi ile ilgili hiçbir kayıt yok.
Marcoh'nun belgeleri de burada yok.
Evet...
Birisi o belgeleri almış ama niye?
İçeriden biri olmalı.
Öyle olmalı.
Askeriye, Taş...
Bir de dövmeli kadın.
O kadın insan değil.
Olabileceğini sanmıyorum.
Peki ya 5 No'lu Laboratuvar?
Marcoh, 3 No'lu Laboratuvar'da çalıştı.
Sadece dört laboratuvar vardı.
5 No'lu Laboratuvar'a ait hiçbir kayıt yok.
Ama Marcoh, 5 No'lu Laboratuvar dedi!
-Toplantı mı yapıyorsunuz? -General!
Yüzbaşı Hughes ile mi?
Ben... Şey...
Biliyorum.
Orayı bazı insanlar öyle adlandırmıştı.
Komutanım?
5 No'lu Laboratuvar'dan bahsediyorum.
O laboratuvar nerede?
O varken ben burada değildim ama...
Sanırım burasıydı.
Bir konserve fabrikası.
Neden oraya 5 No'lu Laboratuvar dediler?
Konserve fabrikası artık faaliyette değil.
Teşekkür ederim general!
Ed!
General!
Reole'de sokak isyanları başladı.
Reole mi? Sahte rahibin kasabası.
Kayıplar var.
Geliyorum.
-Sen görev yerine dön. -Emredersiniz.
-Sen bizim misafirimizsin. -Ama...
Ben giderim.
Komuta, Albay Mustang'de olacak. Kalıp ona yardım et.
Bu ülkede öteden beri kan gövdeyi götürür.
Şimdi de sıra, Reole'de.
KONSERVE FABRİKASI
Bu da sonuncu oda...
Laboratuvar olduğuna dair hiç iz yok.
Kahretsin!
Kahretsin!
Taş'ın sırrına çok yaklaşmıştık!
Neşelen biraz Al.
Orayı bulacağız.
-Bedenini alacağız... -Marcoh size ne anlattı?
Al...
Neden bana söylemiyorsunuz?
Çünkü...
Çünkü bedenim gerçekten var mı bilmiyoruz.
Onu geri alacağımızdan nasıl emin olabiliyorsun?
Ruhumu dönüştürdüğünü söylüyorsun.
Belki de bana sahte hatıralar verdin.
Sorun ne?
Tucker'a göre, dönüştürülmüş bir ruh
nesneye yerleştirilemezmiş.
Bunun üstesinden gelmek için çok çömez olduğunu söyledi.
Lanet olası Tucker...
Tucker sana her ne dediyse doğru değil. Tamam mı?
Güven bana.
Sana güvenmek mi?
Bir şeye nasıl güvenebilirim ben? İçim bomboş!
Belki de hiç var olmadım.
Al...
Belki her şey uydurma!
Hepinizin beni kandırdığını biliyorum.
Sen bir yalancısın!
Ed!
Bahse varım...
...sen kardeşim bile değilsindir!
Ne yapıyorsunuz siz?
Kesin şunu ikiniz de!
Sağ elini kullan.
Sol elini sakatlayacaksın.
Seni umutsuz ahmak!
Ed'in seni ne kadar çok önemsediği hakkında hiçbir fikrin yok!
Ed...
Ed her zaman seni düşünüyor.
Benim yanımdayken...
...tek yaptığı şey, senin hakkında konuşmak.
Winry...
Bedenini kaybetmenden...
...kendisini sorumlu tutuyor.
Kendisini suçluyor.
Senin bedenini...
...bir an evvel geri almak istiyor.
Bu yüzden çılgınca işlere kalkışıyor.
Söyle bana.
Hangi salak, sahte bir kardeş yaratmak için...
...hayatını riske atar?
Siz kardeşsiniz.
İkinizin birbirinden başka kimsesi yok!
Al.
Henüz bitirmedim!
Ed.
Acıyor.
Sen acı nedir bilmezsin!
Ed.
Biliyorum.
Acıyor.
Söz veriyorum.
Senin bedenini geri alacağım.
Güven bana.
Ishval İç Savaşı.
Reole'de isyanlar...
Kuzeyde ve güneyde ayaklanmalar...
Aman Tanrım, kim var bunun arkasında?
Dur bir saniye...
Aynen düşündüğüm gibi.
Dört laboratuvarın yeri de bir mantığa göre belirlenmiş.
O zaman 5 No'lu Laboratuvar da...
Şurada olmalı!
Artık çok şey biliyorsun.
Ouroboros dövmesi!
O sensin.
Marcoh'yu sen öldürdün.
Tanıştığımıza memnun oldum.
Yoksa "Hoşça kal" desem daha mı doğru olur?
Kahretsin...
Masabaşındaki tiplerden biri sandım.
Ama savaşmayı da biliyormuş.
Dahili hatlar dinleniyor olabilir!
Güvenlik kodu lütfen.
Hadi ama!
Amca, Şeker, Oliver, Sekiz, Sıfır, Sıfır.
Güvenlik kodu onaylandı. Sizi albaya bağlıyorum.
Kahretsin Roy, aç şunu! Askeriye tehdit altında.
Roy?
Ne istiyorsunuz?
Size Doğu Bölgesi Karargahına kadar eşlik etmeye geldik.
Acil bir durum mu?
Neler oluyor?
Ed...
Olanları öğrenince size haber veririm.
Hey, itip durmayı kes!
İkinci bir emre kadar burada kalın efendim.
Ne?
Sanki bir suçluymuşum gibi...
Burada simya kullanmam!
Seni de almışlar.
Teğmen.
Neler oluyor?
Yüzbaşı Hughes...
...öldürüldü.
Askeriye şüphelileri topluyor.
Onu kim öldürdü?
Teğmen!
Albay Mustang.
Görgü tanıkları varmış.
Albaya yakın olanlar ya gözetim altında ya da tutuklandı.
Ayrıca...
...Tucker serbest.
Alphonse!
Gerçeğe çok yakınız!
Görüşmek üzere!
Al...
Olamaz!
Tucker'ı, Mustang mi salmış?
Mustang...
Nerede o?
Sakın yapma!
Kusura bakmayın.
Buldum.
Yani Mustang sana "5 No'lu Laboratuvar" mı dedi?
Evet. Hughes'ün telefonunu kapadı ve eski bir savaş esirleri kampına koştu.
Ama 5 No'lu Laboratuvar eski konserve fabrikasında değil miydi?
Hayır. Albay, araştırmacıların...
...esir kampına "5 No'lu Laboratuvar" adını verdiklerini söyledi.
Sıraya gir!
Bölgeyi güvenlik çemberine alın!
Biliyordum...
Benimle gelir misiniz albay?
Demek sensin Teğmen Ross...
Sizi Yüzbaşı Hughes cinayeti nedeniyle tutukluyorum.
Kullanılmayan bir kamp için çok fazla güvenlik var.
Buraya geleceğimi biliyordun.
Kımıldama.
Karşı koyacak olursanız vurulmanızı emrettim.
Albay, yapmayın!
Yapmayın!
Neden...
Paniğe kapılmayın!
Burası gerçekten sıcak.
Nasıl anladın?
Ross'un beni diğer yanağındaydı.
Anladım.
Tüh.
Ne kadar dikkatsizim.
İfşa edildim Lust.
Evet.
Öyle oldu.
Hey, seni tanıyorum!
Beni hatırladığın için çok sağ ol...
...Çelik çocuk.
Ouroboros dövmesi...
Çelik.
Bunlar insan değil.
Bunlar Homunculi...
Yani yapay insanlar.
Homunculi mi?
Ödevine iyi çalışmışsın.
Maes Hughes'ü tanıyor musun?
Çok iyi tanıyorum.
Çok yakışıklı ve çok zekiydi.
Çok yazık. Onun...
...işini bitiren ben olamadım.
Hughes? Sorun ne?
Alo?
Kimsin...
...sen?
İyi olmuş muyum?
Hughes, neler oluyor?
Hemen oraya geliyorum.
5 No'lu Laboratuvar'a git.
Eski savaş esirleri kampına...
Tamamdır... Hughes!
Hughes!
Dayan! Hughes!
Hughes!
Seni suçluymuş gibi gösterip daha sonra da...
...tıpkı Yüzbaşı Hughes gibi...
...işini bitirmeyi planlamıştım.
Diz çökün!
Ben asla senin önünde diz çökmem.
Çok gaddarsın.
Gerçek bir Ishval İç Savaşı kahramanı!
Tucker'ın kaçmasına yardım ettin!
Amacın ne?
Tucker...
Profesörü kim bıraktı?
Belki de o düzenbaz herif yapmıştır.
Envy!
Gluttony.
Çelik çocuk hariç...
...hepsini ye.
Hepinizi yiyebileceğimi söyledi.
Ateş!
Albay!
Ateş Albayı'nın bile zayıf bir noktası varmış.
Çelik.
Durdur onları.
Ben iyi olacağım.
Peşlerinden git!
-Al! -Gelme!
Dur orada!
Biraz daha yaklaşırsan...
...onun kafasında bir delik açarım.
Üzgünüm Ed. Onu koruyamadım.
Tucker...
Onlara zarar verdiğin için seni parçalayacağım!
Yaparsın, biliyorum.
Önce sağ kolunu çıkar.
Ne?
Simya becerin görmezden gelinemeyecek kadar tehlikeli.
Ama...
Derhal!
Sana teşekkür etmeliyim.
Sayende bir ruhu bir nesneye yerleştirmenin sırrını öğrendim.
Evet...
Sanırım aslında teşekkür etmem gereken kişi kardeşin.
Ondan Gerçeğin Kapısı'ndan...
...içeri bakmasını rica ettim.
Yani sırrı öğrendin...
O zaman bırak onları.
Bunun ne olduğunu biliyor musun?
Felsefe Taşı!
Doğru.
Bu o...
Hayalini kurduğun Felsefe Taşı.
Yere...
...bir bak.
Bu, Taş'ı dönüştürmek için...
Hayır...
Hayır!
Bu imkansız!
Sen gerçekten bir dâhisin!
Bu çemberin ne anlama geldiğini biliyorsun.
-Bunu yapmış olamazlar... -Yaptılar!
İhtiyaç duydukları kaynağa sahiptiler.
Çünkü burası bir savaş esirleri kampıydı.
Doğru.
Taş, canlı insanlarla...
...dönüştürüldü.
Marcoh ve ekibi, bütün bu Taşlar'ı dönüştürdüler.
Bu korkunç...
Beni insan hayatıyla oynamakla itham ettin.
Bununla kıyaslandığında, benimki sadece ufak bir tamir işi!
Gördün mü?
Doğru mu?
Çelik Simyacı!
Neden?
Bunu neden yaptılar?
Biliyorum.
Çok sayıdalar! Ne için?
Görüyorsun ya...
...bu küçük taşlar umurumda bile değil.
Sadece...
...kişisel bir arzum var.
Verdiğin o muhteşem sözü yerine getiremediğini görmek istiyorum.
Bu sadece
üstün yetenekli birinin alabileceği türden bir zevk.
Şimdi, acınası görevinin...
...burada son bulduğundan emin olacağım.
Çenesi düşük heriflerden nefret ederim.
Sana yapmanı emrettiğim şey, bu değildi.
Bana daha ne kadar öyle dik dik bakacaksın?
Çok çiğ bir davranış.
General Hakuro...
Sana Felsefe Taşı'nın nasıl yapıldığını gösterdim...
...ama onları nasıl kullanacağını göstermeyeceğim.
Göstermek mi?
Gerek yok ki.
Muhteşem Bay Tucker sırrı çözdü zaten.
Öyle mi...
Devlet, onun değersiz olduğunu düşünüyordu...
...ama ben onun kıymetini bilecek kadar zekiydim.
General, neler oluyor?
Askeriyenin İnsan Dönüştürme'yi niye yasakladığını biliyor musun?
Elbette.
Çünkü etik değil.
O, resmî gerekçe.
Gerçek neden ise
askerlerin dönüştürülmesine mani olmaktı.
İzin verilseydi, tek bir kişi güçlü bir ordu meydana getirebilirdi.
Size askeriyenin en çok korktuğu şeyi göstermeme izin verin.
O bebekleri kontrol edebileceğinden emin değilim.
Her şeye başından sonuna tanıklık ettim.
Bay Tucker harika bir iş çıkardı.
Peki ya sen?
Onlarla insanlara hükmetmeyi mi planlıyordun?
Üstlerine karşı mı geleceksin?
Askeriyedeki hangi subayları kontrol ettiğin umurumda değil.
Hiç kimse bana emir veremez.
Şimdi...
Şimdi her tanka bir Taş koyup...
...kuklalara ruh enjekte edeceğim.
Korku ve acı nedir bilmeyecekler.
Yenilmez askerlerden oluşan güçlü bir orduya dönüşecekler.
Seni bencil aptal!
Ordun için bütün bu insanları feda ettin!
Sana izin vermem!
Bu orduyla birlikte dünyanın kralı ben olacağım!
Baba...
Evet.
Sizin babanız benim.
Baba.
Baba.
Baba.
Bu kuklaları ne yapacağız?
Planımızı mahvetti!
İnsan ahmaklığının sınırı yok.
Gluttony!
Onları yiyebilir miyim?
Elbette.
Artakalan yemek olmasın.
Onları durdur!
Dışarıdaki askerlere haber ver.
Kaçmalarına izin verme.
Yoksa halk tehlikeye girer.
Ama nasıl olur...
Kafalarını...
Kafalarını uçurun.
Git!
Ben...
...kımıldayamıyorum.
Çekilin!
-Bırakın kardeşimi! -Ed!
Üzgünüm Ed. Her şeyi elime yüzüme bulaştırdım.
Bulaştırmadın!
Winry!
Beni rehin aldılar. O yüzden Al beni...
Sonra anlatırsın.
Ben Homunculi'yi yakalamaya gidiyorum.
Kuklaların dışarı çıkmasına izin verme.
Denerim.
Geçici olarak bunu tak.
Tamam!
Kahrolası!
Şimdi sinirlendim.
Kaçıp kurtulamazsın!
Kanama dursun diye yaranı dağlamışsın. Ne kadar yaratıcı bir çözüm.
Yaparken birkaç defa bayılacak gibi oldum...
...ama sizi haklamadan ölemem.
Çeneni kapayıp gebermen için...
...daha kaç kez seni yaralamam lazım?
Artakalan olmasın dedi!
Mermi sür!
Onları öldürmek için başlarından vurun!
Hiçbiri buradan çıkmayacak!
Emredersiniz!
Ateş!
Bu sefer gövdende birkaç delik açacağım.
Her yerini dağlayıp mühürlemek zorunda kalacaksın.
Aferin Çelik çocuk.
Sana bir ödül olarak, bir sırrımı ifşa edeceğim.
Biz insan yapımıyız.
Kalplerimiz Felsefe Taşı'ndan oluşuyor.
Bizi öldürebilirsin ama Taş'ın gücü bizi geri getirir.
Sizler ölümsüz...
...Canavarlarsınız.
Kaba olma.
Bizler de size benziyoruz, hislerimiz ve duygularımız var.
Bizi yapana yakınlık duyuyoruz.
Bizler insanız.
Lanet olsun...
Beni defalarca yakıp öldürdün.
Ama bu beni yok etmek için yeterli değil.
Müthiş bir fedakarlık yaptın...
...ama ne yazık ki...
...artık ölmen gerekiyor.
Albay.
Sen de fark ettin mi?
Sıska olanın kendine gelmesi daha uzun sürüyor.
Anlaşılan, kadın zaman kazanmaya çalışıyor.
"Yok etmek için yeterli değil." dedin.
Anlaşılan, sınırlı sayıda canınız var.
Daha yavaş iyileşiyorsunuz...
...bu da sınıra dayandığınızı gösteriyor.
Haksız mıyım?
Sanırım hepsi bu.
Bu sizin son canınız.
Artık sana nazik davranmayacağım.
Kahretsin...
Çocuğu da yanımda götürürüm.
Demek senin de bir zayıf yanın var.
Al bakalım!
Şimdi diz çöktün işte Homunculus.
Çeneni kapayıp gebermen için daha kaç kez seni yakmam lazım?
Seni tamamen yok edene kadar öldüreceğim!
Bu da Hughes için!
Ben de...
...ölebiliyorum.
Tıpkı...
...bir insan gibi.
Albay.
Çelik...
Lust öldü...
Ed...
Bu bir...
Evet.
Felsefe Taşı.
Bunu bulmak için çok çalıştık.
Taş.
Artık bizim.
Lanet olası şey...
Buna inanamıyorum!
Ed...
Hayır, yapma.
Hayır!
O bir insan ruhu!
Ed!
Uzun zaman oldu Simyacı.
Uygun bedelle birlikte döndün.
Al...
İşte buradasın...
Çok zayıflamışsın kardeşim.
Şimdi.
Takas yapalım.
Al.
Senin için geleceğim.
Söz veriyorum.
Al!
Ed.
Ed!
Al.
Üzgünüm.
Gerçekten üzgünüm.
En doğrusunu yaptın.
Başka birisinin hayatına mal olmaktansa...
...bu şekilde kalmayı tercih ederim.
Al...
Ama Al...
Bedenin oradaydı.
Gerçekten oradaydı.
Onu gördüm.
Oradaydı...
Sahiden vardı yani.
İyi görünüyor muydum bari?
Evet.
Büyümüşsün!
Senden uzun muyum?
Evet.
Benden uzunsun.
Demek öyle...
Harika değil miyim?
Albay.
En yüksek mertebeye ulaşın!
Terfi alın ve bu gizemin arkasındaki gerçeği ortaya çıkarın.
Hughes için yapın bunu.
Benim de niyetim oydu.
Terazi, lastik...
...jimnastik!
Evet!
İşte bu!
Olamaz!
Bedenini geri alacağım...
Bedenini geri almanın...
...başka bir yolunu bulacağım Al!
Tercüme: Ertan Tunc
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.