All language subtitles for Episode 1.tr

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Müzik-İki keklik)

"İki keklik bir kayada ötüyor."

İkiii keklik bir kayaaada ööötüyoor.

Ötme de keklik derdim baana yeeetiyor aman aman, yeetiyor.

İçerisi kadeh dolmuş. O masayı bir boşaltalım. Tüm boşları al.

Bir de bu sıcak, sıcaklarla şeyi değiştir orada soğuyanları değiştirelim tamam mı?

Tamam.

İçeride buz bitmiş. Ömer sen de buz işi. Hemen!

Buyurun içkileriniz! Eğleniyoruz değil mi? Her şey yolunda?

(Kapı sesi)

Narin! Kaybolma bir yere, bizimkiler geldi.

-Aaa! Hoş geldinnn! -Hoş bulduk.

Nerede kaldın yaaa!

Bak bak geldiğime şükretmiyor da.

-Uçak rötar yaptı ablacım, evet. -Ya?

Zavallı Fırat da ağaç oldu alanda beklemekten.

(Müzik)

(İç ses) "Bu nasıl olabilir?"

Selam, Fırat.

Memnun oldum, hoş geldin.

İşte çok merak ettiğin Fırat, bu da ablam Deniz.

Niye merak edeyim canım. Fırat da beni şey birisi sanacak.

Ya merak ediyorum da..

Bak ben meraklı birisi değilimdir. Kardeşimin özel hayatına böyle bir mesafeli duruşum vardır.

Bu Fırat'ın sana hediyesi..

Aaa süper!

İçeri girelim mi artık?

Pardon, hadi geçin keyfinize bakın. Çok zarifsin, çok teşekkürler. En sevdiğimden!

Gel. Tanıştırayım, gel Narin.

Narin, diğer kız kardeşim diyebiliriz.

(Müzik)

Memnunum.

Memnun oldu.

Narin, ablamın hukuktan arkadaşı, ev arkadaşlığı falan da yapmışlar.

N'aber Narin? İyi değilsin sanki?

Yok iyi yaa. Biraz fazla kaçırdı içkiyi, başka boyutta ama iyi.

A a! Narin! İçkiyi fazla kaçırdı! Çok şaşırdım doğrusu.

Memnun oldum.

Azimli yaa, tanışacak.

İyisin değil mi?

(İç ses) "Beni tanımadı."

İyiyim.

Na Narin! Canım tamam, tamam gel gel.

Sorun değil.

Pardon ya.

Gel. Tamam, iyisin değil mi?

Deniz bir bez falan getir.

-Yazması oyalı.. -Narin.

-Kundurası boyalı.. -Ver bana, ver bana şunu.

Canııım, türkü söylemek istiyorsan türküyü de söyleyeceğiz.

Önce bir yudum iç, hadi gel.

Nariiin bir yudum.

Niye dağıttı bu kadar anlamıyorum. Kötü bir şey mi oldu?

Sen Fırat'la ilgilen. Hadi aşağı inelim, bir şeyler atıştırırsınız siz de.

Nasıl oldu?

İyi, daha iyi.

Hadi canım, uyu sen biraz.

(Müzik)

(İç ses) "Nasıl tanımaz beni?"

(Narin) "İki keklik bir kayada ötüyor."

Ötme de keklik deeerdim bana yeeetiyor aman amman yeeetiyor.

Yazması oyalı kundurası boyalı..

Ha!

Tam isabet! Biliyorum bu işi ben oğlum.

Ya abi ya! Defolun şuradan!

Sallanmayın kız, doğru eve.

Söyleyeceğim babama görürsün sen.

İşi kaytardığını duysun, bak ayağını kaç yerden kırıyor!

Hele o ağzını bir aç bakalım ben senin kafanı kaç yerden kırıyorum, Narin Hanım.

Abla dövecek şimdi. Ölümü öp sus, gidelim biz.

Yazması oyalı kundurası boyalı, yaaar benim aman amman yaaar benim.

(Müzik) Abla yapma! Bak görecek, delirecek.

Boyu devrilecise aç köpekleeer!

Şimdi de hırsızlığa mı başladınız he?

Canım çekti ne var? Torbaya koyup mezara götürecek halin yok ya!

Canı çekmişmiiiş, dili de pabuç kadar!

-Gelin buraya arsızlar! -Manyak mısın be! Bir ceviz için savaş düzenine geçti karı.

Gelin diyorum buraya, kıracağım o ayaklarınızı!

Yetişin komşular!

Ahh!

Gösteririm ben sana cadı, belimi kırıyordu az kalsın.

Koş koş koş!

Bu sefer kırmaz mıyım o bacaklarınızı?!

Bu sefer kırmaz mıyım!

(Müzik)

Abla bir şey olmuş! Korkuyorum.

Babam orada niye öyle oturuyor? Taş gibi..

Bir sus be Şadiye bir sus! Bir korkma her şeyden. On dakikada üçüncü posta zırlıyorsun.

Dur bir anlayalım n'olduğunu.

Boyundan posundan utan Moskof Recep!

Allah seni daha beter inşallah! Yere giresice sığır!

Ben zaten ölmüşüm ben, gömülmemişim.

Ümmühan Teyze, annem nerede?

Girme kızım girme sen, git dışarıda bekle.

Gelsin. Gelsin de görsün hayvanın marifetini.

Gel bak kızım anneni ne hale koydu o deyyus baban! Gel, üç kuruşluk mal için.

Erdoğan gelmiyor mu bu araba?

Geliyor geliyor, beş dakikaya burada.

Erdoğan Amca n'oldu anneme? Niye geliyor araba?

Nariiin, Nariin!

Nariiin!

(Müzik)

Anne!

Ölecek misin?

Anne...

Anneme niye kızmış bu kadar babam?

Miras diyorlar, bir şey diyorlar içeride.

Haaa... Miras ya.

Dedem meğerse ölmeden önce bütün malı mülkü dayımgilin üstüne yapmış.

N'apacağız?

Sus kız!

Babam da duymuş bunu kahvede, o sinirle gelmiş anneme girişmiş işte.

-Anneme hiçbir şey kalmamış mı? -Sus diyorum sana!

Ben dedemin cenazesinde anlamıştım zaten bir (küfür) olduğunu.

Yengemin bize öyle tepeden tepeden bakmasından belliydi.

Yok ama, babam alır hakkımızı.

Kendimi bildim bileli bu mirasın peşinden koşuyor adam. Bırakır mı?

Hepsini gebertir de alır yine.

Gebertecekse onları gebertseydi ya!

-Abiii. Annem ölür mü dersin? Çok fena hali! -Ne bileyim ben be!

Aha yengem geliyor.

Annemi bilmem de, yengem kesin ölür birazdan.

Aaa Mehmet! N'oluyor burada?

Ailecek sokağa dökülmüşsünüz.

Anan nerede Narin?

Sor bakem bir ihtiyacınız falan var mıymış?

Akşama et met lazımsa alıverem. Çarşıya gidiyoruz hazır.

Bana bak yenge... Hakkımızı alacak babam. Boşuna kurumlanmayın!

He (küfür) alcek avucunuzu yalarsınız.

Siz hakkınızı aldınız bikere.

Aaa! Aman evladım bulaşmayın. Allahlarından bulsunlar.

Ay bulmuşlar zaten. Hallerine bak, köpeklere ziyafet.

Laaan ben niye kahrını çektim lan o çirkin ananızın bunca yıl!

Babası zengin diye çektim lan!

Sizi doğurup bir bir önüme attı.

Almışlar o parayı.

Recep bunu yanlarına bırakır mı?

Recep! Ölümü öp dur!

Ölümü öp dur, öldüreceksin çocukları dur!

Yavrum Haticeeem. Ne etti bu domuz sana yine?

Neneee.. Babam anamı öldürünceye kadar dövdü.

Niye yediniz anamın hakkını!

Sizin yüzünüzden hep.

-Mehmet sus! Oğlum sus! Sus. -Niye yedin annemin hakkını?

Ümmühan Teyze, annem gelmeyecek mi?

Gelecek kuzum. Yok öyle şey sürme gözlüm anan gelecek.

Arabada, hastaneye gidiyor işte. Şimdi Erdoğan Amcan gidiyor.

Hastanede bakıverecekler, gelecek teyzem, gelecek teyzem.

Ben, sizin karnınızı doyuruvereyim hı?

Narinim hadi gel, gel yavrum ben sizin karnınızı doyurayım.

(Müzik)

Kalk!

Öğlen oldu ya daha ne kadar uyuyacaksın?

Had! Bir duş yap, şunları da giy. Kahvaltıya gidiyoruz.

Ben burada mı kaldım akşam ya?

Hiçbir şey hatırlamıyorsun değil mi?

Hatırlamıyorum.

Aman isabet.

İşten çıktım. Üstümü değiştim parti için, sonra misafirler geldi. Gerisini hatırlamıyorum.

Hı aman isabet.

Hadi kalk! Ölüyorum açlıktan ben.

Evde de temizlik var.

Yürü, basacak yer yok evde kalk duşa. Hadi!

Hadi, kalk.

-Deniz. Bırak beni eve gideyim n'olur. -Hı?

Pazar pazar n'apcaksın hap kadar eve tıkılıp ya?

Sahilde bir yerde kahvaltı edeceğiz ne güzel.

Hadi duşa, yürü.

Sen niye isabet dedin bakayım. hı?

Akşam partide kötü bir şey mi yaptım yoksa?

Yok canım.

Bana bak görüyorum güldüğünü.

(Müzik)

Söylesene n'oldu be?

Herifin üstüne kustun.

Ne? Hangi herifin be?

Irmak'ın sevgilisinin.

Irmak'ın sevgilisi mi geldi?

Yuh sen onu da mı hatırlamıyorsun? Ama bak çok şık oldu.

Kız sevgilisini bize takdim etmeye getirdi sen de böyle üstüne kustun.

Uyduruyorsun...

Hatırlamıyorum hiçbir şey diye uyduruyorsun değil mi?

Bana bak sululuk yapma anlat, n'aptıysam. Tamam mı? Çok kötüyüm zaten.

Vallaha böyle oldu ya. Gidince özür dilersin bizi kahvaltıya bekliyorlar. Hadi.

Ay yok ya bırak, ben gitmem kahvaltıya mahvaltıya.

Hadi hadi.

Hadi n'olur beni indir şurada bir yerde eve gideyim.

Kaçacak delik arama bak geleceğiz dedim.

Kızım olur böyle şeyler.

Hem çocuk halden anlayan birine benziyor. Özür dilersin, geçeer gider.

Bizim ufaklık bu sefer turnayı gözünden vurmuş.

Ben çok beğendim adamı. Bak vallaha çok yakışıklı.

Canım benim yaaa. Kuzu olmuş kuzu, aşık olunca.

O kadar istiyorum ki artık onun mutlu olmasını.

Sen gerçekten hiç mi hatırlamıyorsun dün gece olanları?

Bak yazık, Fırat da böyle janti janti giyinmiş çocuk. Azimle uzatıyor elini bir de.

Kızım ya daha kapıdan girer girmez insanın üzerine kusulur mu?

Fırat mıymış adı?

Can da gelecekti bugün ama, "abla kardeş baş başa olun, bir akşam hep birlikte yemeğe çıkarız" dedi.

Gene mi barıştınız?

Dün gece herkes dağıldıktan sonra aradı. Eve gelmek istedi ama bak ben "hayır" dedim.

Şşş tamam ya. Geçen sefer olanlar bir kazaydı, o da farkında.

-Hem sergi gerginliğin falan da var üstünde çocuğun. -Ya yapma Deniz ya! Yapma ya!

Ne güzel rahattın bir aydır şu adamla konuşmuyorsun diye.

Tamam ya bu son şansı işte.

Hah bak oradalar.

(Müzik)

(İç ses) "Fırat..."

"Gerçekten oymuş. Rüya değilmiş. Bu nasıl olabilir? Allahım aklımı koru."

Toparlanabildin mi biraz Narincim? Yüzün halâ bembeyaz.

Hı? Hı hı.

Hiçbir şey hatırlamıyor. Tanıştırayım Fırat.

Şey ben gerçekten çok özür dilerim. Kendimde değildim.

Rica ederim. Sözünü etmeye bile değmez.

-Evet. Herkese kahvaltı değil mi? -Hı hı.

(İç ses) "Hatırlamıyor beni."

Biliyor musun Narin, Fırat da Yaslıhanlı.

Ne tesadüf değil mi?

Öyle mi?

Hiç gidiyor musunuz kasabaya?

Yo yo hayır. Üniversite için İstanbul'a geldiğimden beri adımımı atmadım kasabaya.

Canım, Narin ailesinden de geçmişinden de söz etmekten pek hoşlanmaz.

Narin çok ünlü bir hukuk firmasında avukat. Genç yaşında büyük başarılara imza attı.

E tamam canım bırakın beni anlatmayı.

Eee Irmak, İstanbul'a dönüyormuşsun artık, öyle mi?

Ya. Ne iyi değil mi?

Bizim gemi nakliyat şirketinin İstanbul şubesini bundan sonra ben yöneteceğim.

Bol bol görüşeceğiz yani, eskisi gibi.

Ablanla mı yaşayacaksın?

Herkesin çatısının ayrı olmasında fayda var artık.

Bizim diğer evden kiracı çıkıyor, amcam bana orayı hazırlatıyor. Oraya yerleşeceğim.

Oooh ne güzel. Yine bütün aile birlikte olacaksınız eskisi gibi.

Kaybettiğimiz yılların acısını çıkartacağız.

Artık her gece yalnızlıktan parti vermek zorunda değilsin yani ablacım.

Delinin zoruna bak be!

Ben eğlenmek için parti veriyorum üstelikte her gece vermiyorum.

Erkenden kırışmak istemiyorsan gece hayatına biraz fren yapman lazım tatlım.

Boğazıma diz sen kahvaltıyı canım. Böyle devam et, boğazıma diz. İşimiz var seninle gene.

Geliyorum ben.

(Müzik)

Çok mu gerekliydi ilk sabahımızda onu da davet etmen?

Ben ikinizin birbirinizi daha yakından tanımanızı istemiştim. Yabancıya ne gerek vardı masada.

Önemli değil... Daha bol bol zamanımız olacak.

Irmakcım, biz artık ev arkadaşı olmayabiliriz ama Narin halâ benim en iyi arkadaşım.

Ev arkadaşı tabii.

Benim bildiğim kadarıyla ev arkadaşının tanımı farklı oluyor abla.

Sen üniversite zamanında kıza acıyıp eve aldın. Sayende açlıktan ölmedi. Ev arkadaşı başka.

Bitmeyecek mi bu tantana halâ yıllar sonra bile?

Tamam, susuyorum susuyorum.

Bir şey yok abi, afedersin ama helaya gitti.

(Müzik)

(İç ses) "Kendimi eve bir atsam."

"Bugün bir bitse. Yarın iş var nasılsa, kolay. Bu geceyi nasıl atlatacağım peki."

Hah Erdoğan Amcanız da geldi.

-Hoş geldin, nasıl Hatice? -Hoş bulduk.

Kaburgası kırılmış, yatacak bir hafta.

Ananızı salmadı doktor, neneniz başında kaldı.

Ama iyi iyi çok şükür, yatacak, dinlenecek.

Babacım.

Aslan oğlum. N'aptın lan? Uslu durdun mu bugün bakem?

Aferin sana.

(Müzik) Soframız kalabalık bugün değil mi oğlum?

Evet.

E ağlama Şadiye, ağlama kızım artık yeter.

Geçti artık amcam, ağlama.

Alın bakalım.

Bırak! Çocuğun o!

Deme öyle Narin, hepinizin o kızım, hepinizin.

Ama yemekten sonra tamam mı Şadiyem. Bak, aldım ben buraya koyuyorum.

Hadi yemeğinizi yiyin hadi soğutmayın hadi, hadi.

Kalk Şadiye kalk, yemeyeceksen yatağına.

Biz kalkalım artık bu uyuyor baksanıza.

Olmaz kızım ben bu gece bırakmam sizi. Yemeğinizi yiyin ben seriveririm yatağınızı, hadi yiyin.

Babam komaz hakkımızı alır dayımgilden.

Neyi alacak be Mehmet? Deden vermedi mi zamanında ananın hakkını?

Koskoca ev verdi. Ne etti baban. Satıp parasını batırdı iki günde.

Babamın kabahati ne? Hep ortağının yüzünden.

O iş batmayaydı bütün Yaslıhan bizimdi şimdi.

Ya bırak Allah aşkına Mehmet. Ben tanımıyom mu senin babanı?

Hadi hadi Erdoğan, üzme çocukları daha fazla.

Düzelecek işleri inşallah Allah büyük.

Siz dersinize çalışın gerisi gelir. Kendinizi kurtarmaya bakın siz.

Biz yaktık kendimizi okulu bıraktık diye, öyle mi Ümmü Teyze?

Kötü mü işte! Elimiz ekmek tuttu, biz de çalışmasaydık hepten aç kalırdı bunlar.

İyi de oğlum ne uzarsın ne kısalırsın o nalburun yanında.

Bıraksalar da şu kız okusa bari, alacağım okuldan diyor iki lafın başında Moskof.

Dünya yansa, mahalle başıma yıkılsa da okurum ben.

Matematikten sınıf birincisi oldum bugün.

Aferin kız, aferin sana. Sen aldırma onun bunun lafına, çalış dersine sen.

Abla, bak babam kızacak eve gidelim n'olur.

Bir sus be Şadiye bir sus. Annemi merak ediyorum zaten. Bir görüp gideceğiz hemen.

Recebim nasıl?

Gitmedi değil mi?

Bak ölümü öpün doğru söyleyin bana.

Hey Allahım halâ bu halde bile onu mu soruyon Hatice?

Gitmedi gitmedi merak etme, evde.

Narin!

Narin!

Şadiye!

Kızım bir durun!

Kızım!

Siz üniversite yıllarında aynı sınıftaydınız galiba.

Narin olmasaydı ben o okulu hayatta bitiremezdim. Nasıl çalışkandı.

Beni de zorla çalıştırırdı. Şimdi de işkolik.

Bak o şirketi basıp çıkartmasam, zorla oraya buraya götürmesem sabaha kadar çalışır.

Yetişmiyor işler n'apayım, üst üste geldi bütün davalar.

Biz de çalışıyoruz ama insan gibi.

Tabii. Amcamın şirketinde, canı istediği günler o da.

Biz ona çalışmak demiyoruz canım.

Allah Allah ya! Üstüme düşeni yapıyorum ya sen ona bak.

Ayrıca hayata bir kere geliyoruz.

Sen bankanın genel müdür yardımcısı olmuşsun. Öyle mi Fırat?

Evet, bir kaç ay oldu. Daha önce kredilerdeydim. Bizim de işler yoğun biraz.

Bak, artık faiz peşinde koşmana gerek kalmadı. Artık bankacımız var.

Alırsın paracıklarına en yüksek faizi. Her kuruşunu koşar bankaya yatırır biliyor musun.

İyi müşteridir, haberiniz olsun.

İstanbul'da mı çalıştın hep?

Bir iki yıl yurt dışı hariç, evet.

(İç ses) "Bunca yıl aynı şehirdeymişiz, ne garip."

Sonra dört ay önce Cenevre'ye bir toplantı için geldi. Yollarımız orada kesişti.

Ne kapalı kutusun Irmak ya. Dört aydır birliktesiniz benim daha geçen hafta haberim oluyor.

İstanbul'a döneceğim kesinleşinceye kadar bir şey söylemek istemedim.

Bunu Fırat'a borçluyuz değil mi? Yoksa sen hayatta kabul etmezdin İstanbul'da çalışmayı.

Bilmem.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.