All language subtitles for 19.The End Of A Long Night

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi ES FİLM tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

*Bu dizide Âdem karakteri İç Anadolu şivesiyle konuşmaktadır.

(Kaan) Vekilharç'ın numarasını sana kim söyledi?

-(Cemal) Sen, benden hesap mı soruyorsun? -(Kaan) Evet, hesap soruyorum.

(Kaan) Nereden aldın bilgileri? Neden bana söylemedin?

(Cemal) Sana ne lan! Sana ne! Sen polis misin?

(Cemal) Sen polis değilsin.

(Cemal) Sen, polisin bu operasyona yerleştirdiği birisin.

(Cemal) Ben, senden hesap soracağım! Sen, benden değil!

(Kaan) Vay be! Şimdi böyle mi oldu? İyi, beni geri atın o zaman.

(Bahar) Kaan saçma sapan konuşma.

(Kaan) Yahu atın kardeşim beni içeri. Bitsin gitsin bu iş.

(Kaan) Madem içeride başka bir kaynağınız var; ona gidin, o halletsin.

Ben burada kelle koltukta aralarına sızmışım, canımı tehlikeye atıyorum...

...madem bana güvenmeyecektin, beni niye hapisten çıkardın?

Beni neden İlhan Tepeli'nin yanına yerleştirdin?

(Müzik)

(Kaan) Niye sustunuz?

Ha? Niye bir şey söylemiyorsunuz? Konuşsanıza.

İş yapıyoruz. Drama yapma!

(Kaan) Ne işi ya? Ne işi?

(Bahar) Kaan tamam, uzatma tamam. Yapacak bir şey yok.

(Bahar) Ben de üzüldüm, Cemal Amir de üzüldü.

(Kaan) İyi, öyle mi? Hep beraber türkü söyleyelim seviniriz.

-(Bahar) Kaan! -Bırak bırak! Tadını çıkarsın bırak!

(Kaan) Benim tadını falan çıkardığım yok Cemal abi.

Tadını sen çıkartırsın. Polis olan sensin.

Ben suçluyum. Benim çıksa çıksa canım çıkar.

(Bahar) Kaan saçma sapan konuşma.

(Kaan) Atın kardeşim beni içeri. Bitsin gitsin bu iş.

-(Bahar) Kaan ne yapıyorsun? -Bırak bırak, biraz hava alsın. Tamam.

(Gerilim müziği...)

(...)

Bunu yaptığınıza o kadar çok pişman olacaksınız ki.

Durup durup vah vah edeceksiniz.

Bittiniz lan siz!

Tabii tabii Bahtiyar. Biz bittik, siz coştunuz.

Sen şimdi mutsuzsun ya İskender...

...mutlu musun yoksa?

Yok, değilsin. Mutsuzsun.

Mutlu musun? Mutlu... Mut musun?

He.

Diyorum ki boşu boşuna üzülme.

Sadece sen değil, kimse özgür değil.

Bu bir yanılsama.

O zaman sal beni, gideyim.

Ama konuşuyorum ben.

Sen daha lafım bitmeden salçalı ekmek istiyorsun.

Önce bir dinle.

Söyle.

Şu hayatta özgürlük şöyle bir şey.

Başını kesmişler. Kafan yok yani İskender.

Kafam nerede, kafam nerede?

Kafam nerede diye cav cav cav diye ortalıkta dolanıyorsun.

Ama senin dışında herkes canlı.

Herkes sessiz. Kimse seni göremiyor.

İşte sistem bizi böyle körleştiriyor.

Lan! Çağatay Bey, kafamı falan kesme ha.

(İskender) Öbür dünyası var bu işin.

Adam gibi öldür.

Yemin ediyorum harcanıyorum.

Neydi o uzaya çıkan adamın ismi?

Yuri Gagarin.

İşte onun gibi doğrudan dünyaya bakıyorum.

Ee, yukarıda havalar nasıl?

Oksijensiz.

He. Var bir oksijensizlik.

(Müzik...)

(...)

Cihangir.

"Beni neden içeriden çıkardınız?"

"Neden İlhan Tepeli'nin yanına verdiniz." ha?

Sen az önce öldün.

Kaan sen öldün.

Sen polisle çalışarak, beni kandırarak, kuyumu kazarak...

...beni satarak öldün Kaan.

-Cihangir-- -Sus lan! Sus!

Ulan ben sana arkadaşım dedim.

(Cihangir) Sana kardeşim dedim.

Ben en çok sana güvendim lan.

En çok sana güvendim lan.

Oğlum dünyada iyi insan kalmadı mı?

Hepiniz mi yalancısınız?

Hepiniz mi kandıracaksınız beni ha?

(Müzik)

Bundan sonra sen benim hayatımda yoksun. Duydun mu?

(Cihangir) Sen insan falan değilmişsin.

Senin kalbin yokmuş! Senin vicdanın yokmuş!

(Cihangir) Yokmuş!

Çık git hayatımdan.

Ne yapıyorsan yap umurumda falan değil. Beni rahat bırak.

(Müzik)

Merak etme, ben seni gammazlamam.

Ben, sen değilim.

(Müzik...)

(...)

(Geçiş sesi)

(Jenerik müziği...)

(...)

(...)

(Jenerik müziği...)

(...)

(...)

(Bahar) Başka kimse yoktu etrafta, görmediniz ha?

(Bahar) Neyse tamam, bekleyin biraz.

Söyle söyle içinde kalmasın.

Yani içinde kalmak değil de...

Söyle kızım söyle, anladım ben söyle.

Amirim sizi ne kadar sevdiğimi biliyorsunuz, değil mi?

Geç bunları. İş konuşalım.

Konuş tamam.

Yanlış yaptınız amirim.

Bir köstebek daha var ama söylemiyorsunuz.

Yani bunun Kaan'a değil, asıl bize zararı var.

Hep söylüyoruz, hep söylüyorsunuz.

İşi riske atmayalım diyoruz.

Ama bu şekilde operasyonu tehlikeye sokuyoruz.

Hata yapmış olabilirim Bahar.

Yaptıysam da zaten bu yaptığım ilk hata değil.

(Cemal) Ama şöyle de düşünülebilirdi.

Cemal Amir’im neden saklıyor?

Neden söylemiyor?

Niye inat ediyor?

Belki de bir bildiği vardır.

Böyle de düşünülebilirdi, değil mi?

Tamam. Ben de bunu anlamak için soruyorum zaten.

Olabilirdi. Öyle düşünülebilirdi.

Hiçbir yerde hata yapmıyoruz, merak etme.

(Cemal) Hadi Aytek hadi, bir toparlanamadık hadi.

Romantikleri sevmiyorum Özcan.

Her şeye bir edebiyat katıyorlar.

Çok sıkıcılar. Ay, içim kıyılıyor.

Kıyılıyor. Bak bu ilginç oldu.

Kıyılmak, kıyam, kıyamet.

Ah, dostum 'kıyımharç' hoş geldin.

Söyle lütfen.

Birileri beni öldürmeye kalkıştı.

Aa, kıyamam.

Kim ki o?

Çağatay Bey, içinde bulunduğum ruh hâli...

...sizin bu sarkastik tutumunuzu anlamamı zorlaştırıyor.

Öldürülmediğimi fark ederseniz.

Tam da gayet de farkındayım.

Kim diyorum. Daha ne diyeyim?

Altemur olabilir.

Olmaya da bilir.

Sana bakıyorum da gıcıksın Vekilharç. Sevilmiyorsun.

Yani seni başka birileri de öldürmek istiyor olabilir.

Ayrıca o sarkastik, falan, lastik, elastik, artistik o lafları da unutmadım.

Aklımda.

Çağatay Bey, size sevilip sevilmediğimi sormadım.

(Çağatay) Paralel evrene geçmek istiyorum Özcan.

Bak ben senin gibi ağlayıp durmuyorum.

Boş boş da durmuyorum. Bir şeyler yapıyorum.

‘Follow me my dear.’

İngilizcen yok mu senin? Takip et diyorum.

(Müzik)

(Çağatay) Sürpriz!

Ölmemişsin İskender.

Mikrodalgaya koyduk, ısıttık canlandı.

Bu arada hiç iyi espri yapamıyorum.

Bu illa kendim öldüreyim dedi.

(Çağatay) Cihangir Tepeli'nin oyunları.

Öldürdüğü adamı buldu Çağatay, pazarlık yapacak Altemur'la.

Kafiye bulamadım bu lafla.

Sen eğlen Çağatay Bey, sen eğlen.

Ama Altemur Bey seni ovalayınca...

...ay, başıma taş düştü dersin.

Çağatay, oğlum...

...ben ölü de gördüm ağladım, düğün de gördüm oynadım.

Sen? Baba parasıyla okumadan hoca olmuşsun.

Püh, püh, püh!

Me... Kuzu mu meledi?

Me... Kuzu mu meledi?

Me... Kuzular meliyor.

Ay, başıma taş düştü.

Bu da komik olmadı.

(Müzik...)

(...)

(...)

(Müzik...)

(...)

(Cemal) Bu ifadeyle bu ses kaydı bende kalacak.

Eğer bana bir şey olursa bunu polis açacak.

(Hümeyra ses) 1993 senesinde...

...Halka'daki bu iç çatışmayla ilgili olarak...

...on aylık oğlum Kaan Karabulut kaçırıldı.

(Hümeyra ses) Eşimden fidye istendi.

(Hümeyra ses) Kaçırılan çocuk...

...eşimin içinde öldüğü araçta bulundu ve bana iade edildi.

(Geçiş sesi)

(Hümeyra ses) Bana başka bir çocuk verilmişti.

(Hümeyra ses) Kabul etmekten başka çarem yoktu.

(Geçiş sesi)

(Hümeyra ses) Ona Kaan deyip kendi evladımın yerine koydum.

(Hümeyra ses) Ancak gerçek babası Cengiz Han...

...annesi ise Irmak Mete'ydi.

(Hümeyra ses) Peşini bırakmayacaklarını biliyordum.

(Hümeyra ses) Kaan yapmadığı bir soygunla suçlandı.

(Hümeyra ses) Polis tarafından aranmaya başladı.

(Hümeyra ses) Hakkında ölüm emri çıkarıldığını tahmin ediyordum.

(Hümeyra ses) Bunun üzerine biyolojik oğlum Cihangir Tepeli'ye ulaştım.

(Hümeyra ses) Ve bildiğim her şeyi ona anlattım.

(Hümeyra ses) Halka, Cihangir Tepeli'yi ele geçirdi.

(Hümeyra ses) Aynı şekilde oğlum Kaan Karabulut da...

...haksız yere hapse atıldı.

(Hümeyra ses) Kaan Karabulut ve Cihangir Tepeli için...

...iki kırmızı DVD hazırlayarak...

...Halka aracılığıyla onlara bu DVD'leri ulaştırdım.

(Hümeyra ses) Halka'yı bu vesileyle bir süre yönettim.

(Hümeyra ses) Kimliğimi saklı tuttum.

(Hümeyra ses) Halka adlı suç oluşumunun...

...polis tarafından ortaya çıkarılması ve yok edilmesi için...

...Cemal Sandıkçı'yla iş birliği yapmaya kendi rızam ve arzumla karar verdim.

(Müzik...)

(...)

(Geçiş sesi)

Kardeş.

Yanlış anlamazsan hani hepimiz emir kuluyuz.

Hani seni beni anlıyorum da...

...bu genç kız, buna niye eziyet ediyorsunuz?

Yani şimdi hani illa olacak.

Yani Müjde Hanım lavaboya gitmek isterse nasıl gidecek?

Ki gitmem de gerekiyor.

Evet, ellerini arkadan bağladınız yani.

Hani seni beni anlıyorum da...

Anlıyorsun sen beni.

Ya hadi.

Gidip geleceğim. Gelince tekrar bağlarsınız.

Ayıp oluyor ama.

Kadına eziyet olmaz.

Yaşa Bahtiyar.

(Müzik)

Oh be.

Sağ ol.

Bir numara yok ona göre.

Rahat ol ya.

(Müzik...)

(...)

(Bahtiyar) Geç lan şöyle.

Hayır, ben gideyim desem kapıyı açık tutarlar Müjde Hanım.

Kusura bakmayın.

Aksiyon iyidir.

(Müjde) Bak bana nasıl iyi geldi can.

Hişt. Ne oldu la?

(İskender dış ses) Her zaman her şeyin tedbirini alacaksın kızım.

(İskender dış ses) İskender'in kızına da bu yakışır.

(İskender dış ses) Her ihtimali düşüneceksin.

-Sakin, sakin. -Sakin.

Sana zahmet ben şunu şuradan...

Gel lan buraya.

(Telefon çalıyor)

Efendim Müjde?

Cihangir, haberler kötü.

Çağatay geldi. Babamı götürdü.

Planlar suya düştü.

Ne yapalım?

Tamam, ben hallederim.

Ne yapıyorsak birlikte yapalım.

Tamam, Müjde ben hallederim.

Cihangir'in yaptıklarını anlatacağım ona.

Aslında bizim kayıtlarla ilgili bir pazarlığa ihtiyacımız var.

İşte Cihangir'in yalan söylediğini...

...emri yerine getirmediğini, onu kandırdığını falan.

Ha ne diyorsun? Olmaz mı?

Altemur pazarlık edilecek biri değil Çağatay Bey.

O fokuslandığın şey yüzünden mantığını yitirdin sen Vekilharç.

(Çağatay) Ayrıca sadece İskender yok elinde?

Bir sürprizim daha var.

Altemur Bey iyi akşamlar. Geç saat oldu biliyorum ama.

Önemli bir şey için sizi rahatsız etmiştim. Görüşebilir miyiz acaba?

Bekliyorum.

Ne diyor?

"İsabet olur çocuğum."

"Ben de seninle konuşmak istiyordum. Geleyim."

Dedi.

Sen birlikte öleceğiz sanıyorsun ama ben ikimizi de kurtaracağım Vekilharç.

(Gerilim müziği)

Kaan ne bu?

Ne gece ama.

Bu zarf?

(Kapı kapandı)

Suçsuz yere hapse attılar beni diyordum.

O neymiş ya? Hiçbir şeymiş.

Kaan kimmiş?

(Kaan) Kaan ne yaşıyormuş?

Kendi annem...

...bana yalan söylüyormuş.

Ana kuzusu Kaan...

...bir yalanın çocuğuymuş.

Kaan.

Hiç mi acımadınız bana ya?

Bunu biliyordunuz...

...ve bana söylemediniz.

(Müzik...)

(...)

Karşımızdaki mafya Kaan.

İşimizi yapmak zorundaydık.

Ben de sana abi diyordum be.

(Müzik...)

(...)

Ahh!

Kaan...

...psikopat Cengiz'in oğluymuş.

Annem...

(Kaan ağlıyor)

Annem dediğim kadının...

...öz oğlu Cihangir'miş.

Bitmedi, bitmedi.

O DVD'yi de annem göndermiş.

Beni bu dünyada kim seviyormuş ya?

(Kaan) Herkes yalandan tayyareymiş.

Ben ne yaşıyormuşum...

(Müzik)

Hadi bu Cemal Sandıkçı manyak...

...ölecek gidecek, Halka da Halka...

...hadi o söylemedi de...

...senin bir kalbin var Bahar ya.

Sen nasıl söylemezsin bana bunu?

Ben Halka'ya deliriyordum...

...siz hepiniz aynıymışsınız.

Nasıl acımazsınız bana? Nasıl söylemezsiniz böyle bir şeyi?

Söylememizi istediğin şeyi söylemek kolay mı sanıyorsun?

Ya bırak amirim Allah aşkına.

Beni hapisten çıkartıyorsun, canımı ortaya sürüyorsun.

Asıl bunu söylemesi kolay be.

Neyim ben?

Eşya mıyım ben?

Amirim...

...senden rica ediyorum...

...lütfen, lütfen...

...beni hapse geri gönder.

Rica ediyorum, beni hapse gönder.

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

(Bahar) Kaan, Kaan, Kaan dur.

Lütfen bak yapma böyle. Konuşalım.

Konuşacak bir şey yok Bahar.

Niye yok, biliyor musun?

Çünkü sen bana bunu söyleyecektin.

Ben zarfın içinde olanları bilmiyordum ki.

Ben de biraz önce öğrendim. Nasıl söyleyeceğim?

Öyle mi? Neyi biliyordun peki?

Hümeyra Hanım'a...

...verilmiş bir çocuk olduğunu biliyordum.

Bak, biliyordun işte.

Benim Kaan Karabulut olmadığımı biliyordun.

Kaan yapma ne olur. Ben sana böyle bir şeyi nasıl söylerim?

Yok, öyle bir şey Bahar.

Bak, hadi başladın...

...amir dersin, memur dersin, görev dersin...

Ama beni tanıdın ya...

...benden bunu nasıl gizlersin sen?

Off. Acınacak hâldeyim ya.

(Kaan) Bir de ne biliyor musun?

Ben sana âşık olmuştum.

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik...)

(...)

(Müzik)

Kaan anahtarını mı unuttun?

(Hümeyra) Gel.

Bir şey mi oldu oğlum?

(Hümeyra) Niye cevap vermiyorsun sen bana?

(Gerilim müziği)

(Kapı vuruldu)

-Nasıl oldun Terzi? -Geçecek.

Bir şeye ihtiyacın var mı peki?

Baban geliyor. Çocuklara söyleyelim seni istediğin yere bıraksınlar.

Senin burada görmesinin hepimize zararı olur.

Babam niye geliyor?

İş, ticaret, alışveriş.

İyi, giderim ben.

(Gerilim müziği)

Yanlış adamın tarafındasın.

İskender bu dediğinin bana bir yararı yok.

Hayatta kalmaya çalışıyorum. Artık kontrol elimde değil.

Vekilharç Bey ateş, ateşle sönmez.

Bu Çağatay canlı bomba. Bunun ne ateşi biter ne dumanı.

Bunu ben de biliyor, görüyor ve yaşıyorum.

Ee Cihangir'i arasana o zaman.

O bebeler en azından akıllı. Cıvık cıvık konuşmuyorlar.

İskender anlamıyorsun.

Çağatay, Cihangir veya Kaan.

Altemur ve Halka karşısında ne yapabilirler?

-Bunların zaferi üç gün sürmez. -İyi ya işte.

Üç gün üç gündür. Hâle yola bakarsın. Az şey mi?

Halka'dan başka hayat bilmiyorum. Sahici bir hayat.

O kadar kitap okumuşsun.

Anlamıyorsun. Şu saatte kitapların bir faydası yok.

Doğru ya da yanlış.

Bir taraf seçmezsen harcanırsın.

(Gerilim müzik)

(Âdem) Hoş geldin abi.

Abi bu istediğin ikinci emanet.

Şunu da buyur abi. Kaan yok mu?

Kim o?

Âdem şimdi içeri giriyoruz, İskender Bey'i alıp çıkıyoruz.

-Abi o ölmedi miydi? -Görürsün.

Kim gönderdi o DVD'yi?

Kim?

Kim?

Değil mi?

Ta en başından başlayayım diyorum...

...daha da başı varmış.

Nereden tutsam dökülüyor.

Oğlum ne diyorsun, anlamıyorum.

Oğlun tabii.

(Kaan) Ne diyorsun Kaan?

Erkmen.

Ne oldu, çok mu şaşırdın?

Biliyorum, hepsini biliyorum.

Her şeyi senin ağzından dinledim.

Kim, kim yaptı?

Senin derdin bu, değil mi?

Kim yaptıysa çok ayıp etmiş.

Ben yaptım?

Ben buldum, ben açtım, ben dinledim.

Kim benim babam?

Ama senin derdin orada da başkaymış.

Kaan sana çalışsın.

Kaan, Eren'e çalışsın, Kaan faydalı olsun.

Yani gerçekten insafa sığmıyor yaşadıklarım.

Kaan bu kadar kullanışlı mıymış ya?

(Kaan) Hapse düşüyorum, kıvranıyorum...

...sana anlatıyorum, sen biliyorsun, dinliyorsun.

Ama yalan dolan oynatıyorsun.

Oğlum bak...

...dinle beni.

Neyini dinleyeceğim ben senin? Bu zaman kadar dinlemişim, kandırmışsın beni.

Şimdi yüzüne vuruyorum, dilin çözülüyor.

-Dinleyeceksin. -Hayır.

Sen de herkes gibisin.

Ama maymun gözünü açtı. Senin oğlun Cihangir'miş.

Ben değilmişim.

Ben niye dinleyeceğim ki seni?

(Kaan) Ama ben kalpsiz değilim.

Ben sen değilim. Çok şükür ki değilim.

-Kaan... -(Kaan) Bir gün elbet dinlerim seni.

Sen de samimiyetle anlatırsın.

Benim zorumla değil, kendin istediğin zaman anlatırsın. O zaman dinlerim seni.

Ama şimdi olmaz.

Hümeyra Karabulut.

Buraya bildiğimi bil diye geldim.

Gece uykun kaçsın diye geldim.

Senin Kaan diye bir oğlun yok.

Bunu duy diye geldim.

(Gerilim müziği)

Kaan, oğlum gitme. Bir dur dinle.

(Hümeyra) Beni bir dinlesene oğlum.

(Hümeyra ağlıyor)

(Gerilim müziği)

(Hümeyra) Kaan beni bir dinlesene oğlum.

(Cihangir dış ses) Sen az önce öldün. Kaan sen öldün.

(Hümeyra ağlıyor)

(Cihangir dış ses) Ben sana arkadaşım dedim, kardeşim dedim.

(Cihangir dış ses) Ben en çok sana güvendim.

(Bahar dış ses) Böyle bir şey nasıl söylenir?

(Hümeyra) Kaan yalvarıyorum!

(Cihangir dış ses) Oğlum dünyada iyi insan kalmadı mı? Hepiniz mi yalancısınız?

(Cihangir dış ses) Hepiniz mi kandıracaksınız beni ha?

(Cihangir dış ses) Sen benim hayatımda yoksun. Çık hayatımdan.

(Cihangir dış ses) Sen insan falan değilmişsin.

(Hümeyra ağlıyor)

(Bahar dış ses) Hümeyra Hanım'a verilmiş bir çocuk olduğunu biliyordum.

(Cihangir dış ses) Sen az önce öldün. Kaan sen öldün.

Kardeşim benim.

(Gerilim müziği)

Bir tane eksik Özcan.

Biri mi kaçırdı kendi mi kaçtı yoksa kocaya mı kaçtı?

Atı alanı Üsküdar'a mı kaçtı?

Çok kötü espriler yapıyorum. Kendimden soğudum.

Sen mi aldın Vekilharç?

-Niye alayım? -Alışkanlıktan. Babamındı ya.

(Silah sesleri)

(Gerilim müziği)

-Özcan delirmiş bu. -Niye saldırıyor?

İskender'e geldi.

Cihangir sana borcum artıyor.

Ne borcu? Borç falan yok.

(Silah sesleri)

Özcan, çocuklara söyle şimdilik dokunmasınlar.

Misafirimiz geliyor ya, o da görsün istiyorum.

Niye?

'Baltemur' geliyor ya Cihangir tost olsun istiyorum.

Hem de İskenderli tost.

Kalabalıklar. Biz kaç kişiyiz?

(Cihangir) Âdem dışarıda. Yetmiyor mu?

-Al bu senin için. -Sağ olasın.

-Şarjör de var. -Kaan?

(Gerilim müziği)

Birileri dışarıdan saldırmış efendim.

-Sen içeride değil miydin? -Pencereden çıktım.

Burada durmayın, içeri girin. Görmeniz gereken bir şey var.

İçeride kim var?

(Gerilim müziği)

-(Çağatay) Bunu görün istedim. -Arka tarafa. Yürü!

-Saldırın çocuğa. -(İskender) Depo mu arkası?

Durun durun o taraf kapalı zaten. Biraz uğraşsınlar.

(Gerilim müziği)

Abi burası kilitli. Diğer taraftan zincirli herhâlde.

Suyun dibine geldik mi lan şimdi?

Şimdi. Evde fare var, tutun gençler!

(Gerilim müziği)

Abi gel. Geç, geç!

(Kapı kapandı)

(Gerilim müziği)

Şaşırdınız mı?

Zamanı değil. Gidin.

Ne bu ha?

Hokus pokus. Saçmalıyorum.

Kaan mı geldi yoksa? Kaan!

(Gerilim müziği)

Haklı da.

Biz polisiz kızım. İşimize haksızlık edecek bir şey yapmadık.

Tamam.

Daha önce de söyleyebilirdik.

Ama bugün yaşadığımız ne varsa, hepsini bir kere daha yaşamış olurduk, o kadar.

Amirim...

...Hümeyra Karabulut'un...

...diğer köstebek olduğunu benden gizlemeniz…

Bahar...

...kişiselleştirilecek bir durum değil bu.

Siz Kaan'la arkadaş oldunuz. Hümeyra'yı tutuklasaydım...

...Kaan bunu öğrenecekti. İş bozulacaktı.

Ya da başta sen olmak üzere herkesten saklayacaktım, iş yürüyecekti.

Annesi söylememiş, ben niye söyleyeyim?

Sana daha önce de anlattım. Benim işim...

...trajediyi açığa çıkarmak değil.

Bu zarfı niye verdim sana? Bu itiraf niye sende?

Bana bir şey olursa al bunu, işe devam et diye.

Tamam, hatalı gibi görünebilir.

Ama işi yürütmek için bir çare bulmam gerekiyordu, bir çözüm lazımdı.

Haklısınız amirim.

Kaan… Bu tartışmalarımız, beni etkiledi.

Ama diğer yandan, sizden öyle öğrendim.

Gizli, saklı şeyler yapıyorsunuz.

Yani...

...benden gizlediğiniz başka bir şey var mı?

Tamam.

Bir polis olarak bunları sorman gerekiyor, tamam.

Var mı?

(Gerilim müziği)

Yok, Bahar yok.

Bir polis olarak...

...benim de yapmam gereken bir şey daha var.

Hastalığınızı da gizliyoruz.

Rapor mu edeceksin?

Etmeli miyim?

Benim bu konuda sana bir telkinim, ricam...

...zorlamam söz konusu bile olamaz.

Ayrıca bugüne kadar gösterdiğin anlayış ve nezaket için de teşekkür ederim.

İstiyorsan rapor edebilirsin.

Ne gönül koyarım ne seni suçlarım.

Ama işimize devam edelim.

Sen de bir polis olarak yapman gereken şeyi düşün, en doğrusunu yap.

Birde Allah rızası için, şu zarfı kimsenin bulamayacağı bir yere sakla.

(Çağatay) Gördüğünüz gibi İskender ölmemiş. Cihangir yalan söylemiş.

Hem sadece o da değil.

Cengiz'in oğluyum diye de laboratuvarda tüpleri değiştirmiş.

Kiminle değiştirmiş?

Kaan Karabulut. Benim kardeşimmiş.

Kaan'la diyorsun. İlginç.

-Şaşırdım. -Şaşıracağınızı biliyordum.

-Nereden biliyorsun? -Çünkü ben de değiştirdim.

Bakın ben Halka için savaşırım. Cengiz'in oğluyum, bugün için yaşadım.

Gösteriyi severim Çağatay.

Sen de seviyorsun ama tiyatro ve öyle cilalı sözler yetmiyor.

Biliyorsun.

Ticarete gelelim. Ne istiyorsun?

İskender'i size teslim etmek üzere elimde tutuyordum--

Cihangir geldi götürdü. Gördüm. Başka?

İskender'i Cihangir'i...

...beni sevmeyenleri derdest edip bana vereceksin falan.

Ee çocuğum sen ne isteyeceksin benden?

Görüntüleri isteyeceğim.

Şu mesele. Anladığım çocuğum.

Cihangir ve İskender burada olsaydı...

...takdimini takdir eder...

...o arzuladığın videokaseti sana teslim edebilirdim.

(Altemur) Mamafih yok çocuğum.

Ticaret imkânımız elinde, avucunda olmadığı için, mümkün olmayacak.

Gelelim Halka için savaşmaya.

Sen ve Vekilharç şu küçük Halka'yı yarın sabah, hazır edeceksiniz.

Herkese haber verin. Hep birlikte bir seçim yapalım.

Ne seçimi beyefendi?

Emrediyorum yapılmıyorsa benden gizli dolambaçlı yollara sapılıyorsa...

...bir memnuniyetsizlik var demektir.

Benden, sizden.

(Mestan) Kaan'dan haber var mı Cihangir?

Aradım ya açmadı ya telefonu kapalıydı. O sebeple sordum.

Mestan abi, bir fikrim yok.

Mestan abi bak ben sana ne diyeceğim. Gel.

Abi bunların herhâlde biraz arası açılmış.

Tamam, onu anladım ama niye? Hayırdır inşallah.

Kaç oldu sayamadım. Kaçtır kurtuluyoruz...

...çok şükür deyip sarılıyoruz. Bu artık böyle olmasın.

Baba sen bunu sürekli söyleyip duruyorsun da bir şey olduğu yok.

Ne yapalım, çekeceğiz işte yine.

Dere kenarında tarla aldım zamanında kızım.

Yağmur yağınca toprağın yarısı sele gidiyor.

Hani biz buradan gidiyorduk, taşınıyorduk? Vaz mı geçtin?

Yaşadığımı öğrendiler artık kızım. Kaçmanın bir faydası yok.

Ben bunlarla baş edemem diyordun baba. Ne değişti?

Evvela çareler tükendi, sonra...

...Cihangir de bizim yanımızda.

O bizim yanımızda olunca bizi destek olan çok olur.

Harcanan bir tek ben değilim ya. Yan yana dururuz.

-Bir süre saklanacağız. -İyi olur iyi. O da iyi olur.

O arada toparlanırız. Sen İlhan'la da konuş.

Cihangir teşekkür ederim.

Böyle sana borcum kat kat oluyor her gün ama teşekkürler.

(Boğazını temizliyor)

(İskender) Âdem, hadi gidiyoruz. Mestan, Müjde.

(Müzik)

(Telefon çalıyor)

Efendim Cihangir.

Biraz geç oldu ama.

Yok, yok. Geç olmadı. Uyumuyordum.

Sana bir şey söyleyeceğim.

Altemur ararsa, senden bir şey isterse veya seni bir yere çağırırsa...

...sakın gitme, tamam mı?

(Cihangir ses) Kendini koru, ondan uzak dur.

Tamam da nedeni ne Cihangir?

Ben İskender'i öldürmedim.

Ne?

Evet.

O da bunu duydu. O yüzden artık sen de tehlikedesin.

Bak, bunu duyduğuma çok sevindim Cihangir.

Aferin oğlum, zaten olması gereken buydu.

(İlhan) Aferin sana.

Sen burada mıydın?

Cihangir mi?

(İlhan) Evet.

Ne söylüyor, söylesene.

Cihangir, İskender'i öldürmemiş.

Yukarısı da bunu anlamış. Dikkatli ol baba, diyor.

Aslan oğlum benim.

Kaan her şeyi biliyor.

Öğrendi demek için bari telefon edebilirdim, onu bile yapamadım.

Kusura bakma.

Bu hayatta en çok korktuğum şey başıma geldi Cemal.

Kaan geldi, saydı döktü, çekti gitti.

Şunu söylerim, böyle söylerim diye hesaplar yaparken ben...

...hiçbir şey söyleyemeden...

...çekti gitti.

Hiçbir şey diyemedim.

Bu olacaktı. Çocuk haklı.

Ne desen boş zaten. Ne desen kesmeyecekti.

Ya dönmezse?

Ya bir daha benim yüzüme bakmazsa?

Döner. İllaki dönüp devam etmek isteyecektir.

Çocuk konuşkan biri, konuşmadan kendini iyileştiremez.

Geri döner değil mi? Gelir.

Gelir Hümeyra, gelir.

Seni biliyor, Halka'yı biliyor. Yaşanmışlıklar var, ölçecek biçecek.

Kaan önde duran, meydan okuyan...

...bodoslama giden, delisi dışarıda bir çocuk. Biliyorsun.

Biliyorum.

Son sözü, en güzel sözü söylemek isteyenlerden.

Öyle durayım, düşüneyim, mantık yürüteyim, öyle biri değil.

O sonradan düşünecek, o sonradan dertlenecek.

Bırak biraz kendiyle kalsın.

Sağ ol Cemal.

Sağ ol.

(Cihangir dış ses) Sana bir şey söyleyeceğim.

(Müzik)

(Anlaşılmayan konuşma)

(Gerilim müziği)

(Anlaşılmayan konuşma)

(Kaan dış ses) Siz hepiniz delirmişsiniz.

(Kaan dış ses) Nasıl acımazsınız bana, nasıl söylemezsiniz böyle bir şeyi?

(Altemur dış ses) Herkese haber verin. Hep birlikte bir seçim yapalım.

(Altemur dış ses) Kadersizlik!

İlhan Tepeli gelmemiş.

Yerinde olsaydınız siz gelir miydiniz?

Cihangir söylemiştir. Yerinde olsaydınız söyler miydiniz deme. Söylemezdim.

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

Assolistimiz de gelmiş çocuğum.

(Gerilim müziği)

(Altemur) Biz niye çalışıyoruz?

Para için.

Hoşumuza gitmeyen bir şey oluyor, durmuyoruz devam ediyoruz.

Niye?

Profesyonellik bunu gerektiriyor.

Bunun için para kazanıyoruz, bunun için güveniliyor bize.

İşin sonunu getirebiliyoruz.

Sevmesek de yapabiliyoruz.

Heves ve iştah çocuklar.

Önemli değildir diyemem ama...

...bir işin bitirilmesi için yeterli şart olamazlar.

Amatör değiliz.

Ben öyle kabul ediyorum.

Ama yapmak isteyip de yapamıyorsak...

...amatörüz demektir.

(Altemur) Bir süredir iyi çalışamıyoruz.

Amatörlük lüzumsuz bir rekabet.

Basiretsizlik ve kadersizlik çocuğum.

İşte iyi çalışamamızın nedenleri.

Sonra birden...

...sizi neden ben yönetiyorum dedim.

Fikrinizi almak istedim.

Evet dedim...

...onlar seçsin kimin kimi yöneteceğini.

Sen ne dersin Vekilharç?

(Vekilharç) Alışkanlıklarımızın dışında bir tercih olur beyefendi.

Kötü mü olur?

Her ne olursa olsun...

(Gerilim müziği...)

(...)

(Altemur) Sen ne dersin Çağatay?

(Çağatay) Buradaki herkes cebindeki paraya bakar.

Yani para kazanalım. Para bizi konuşturmaz, susturur.

Susalım ve işimizi yapalım.

Babasının oğlu.

Sizin bir fikriniz var mı?

(Gerilim müziği)

Yok gibi sanki.

(Gerilim müziği)

Burada bir kargaşa olacağını...

...değişik fikirler duyacağımı sanmıştım.

Yanılmışım çocuğum.

Küçük Halka'nın sonunu getiren büyük tasfiye...

...işte o toplantıda başladı diye anlatırsınız.

Ben kesin anlatırım.

(Gerilim müziği)

(İlhan) Âdem, Âdem!

Âdem, gel. Gel, gel, gel. Bak.

Bu bahçe tarafı kapalı diye düşünme, oraya da adam yerleştir.

Başüstüne İlhan Bey.

İlhan, ne oluyor böyle kıpır kıpır?

Yukarıdakiler bir şey yapacak ama ne yapacak bilmiyorum.

Bu kadar adam bunun için mi?

Tedbir Gülay, tedbir. Yok bir şey.

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Gerilim müziği)

Bahtiyar, geldiler.

Müjde.

Baba, dikkat et!

(Gerilim müziği...)

(...)

İlhan!

-Ne yapacağız? -Gidin hadi, gidin çabuk!

-Abi. -(İskender) Gidin.

(Gerilim müziği)

(Silah sesi)

Âdem, kim bu herifler?

Bir yıldır yanımızdaydı, ekmeğimizi yiyordu. Satın almışlar kansızı.

Hadi. Hadi, hadi.

(Bebek ağlıyor)

(Gerilim müziği...)

(...)

(Bebek ağlıyor)

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik)

Ohh!

Çok şükür.

Çok şükür iyisiniz.

Siz nereden çıktınız?

Efendim.

(Vekilharç ses) Altemur herkesi öldürmeye karar verdi.

(Telefon çalıyor)

Cihangir.

Annen tehlikede.

Tamam, geliyorum.

Kaan!

Haber verdiğin için sağ ol.

Kimseye bir şey olmasın diye.

Senin de annen sonuçta.

Biliyorum her şeyi artık.

Oyalanmayalım o zaman, hadi.

Ben bir yer ayarlarım. Sen sizinkilere bak.

Sana soracak değilim ne yapacağımı, herkes aynı yerde olacak.

Öyle mi? Ben yokum.

İyi, ne yaparsan yap.

Yeter!

İkinizi de kollarıma aldım ben.

İkinize de sarıldım. İkinizin de annesiyim.

Bunu da hiç kimseyle konuşmam, tartışmam!

Ne geldiyse başımıza Halka yüzünden geldi. Duyuyor musunuz beni?

Bizi daha fazla parçalamalarına izin vermeyeceğim.

Bitireceğim Halka'nın işini.

O zaman bağırırsınız annenize.

O zaman gurur yaparsınız.

Ama şimdi değil.

Şimdi sırası ve yeri değil.

İzin vermiyorum.

(Duygusal müzik)

İlhan Bey, ben kullansaydım.

Yahu Âdem, zamanı mı, kullanıyorum işte.

İlhancığım, Cihangir'i bir daha ara, ne olursun.

Tamam.

(Telefon çalıyor)

Efendim.

Cihangir.

(Gülay) Şükürler olsun hayatta.

İyiyim ben, iyiyim. Ne oldu?

Cihangir, saldırıya uğradık ama atlattık.

(İlhan ses) Âdem yanımızda, ormandaki eve gidiyoruz.

Oğlum, sen de gel, ne olursun.

Tamam, iyi düşünmüşsün. Orada buluşuruz.

(İlhan ses) Tamam.

Herkese musallat oldular.

(Telefon çalıyor)

Cihangir.

Baskına uğradık, yerimizi bulmuşlar. Babam iyi, Bahtiyar da yanımızda.

Tamam Müjde, bir sakin ol. Sana şimdi konum atacağım oraya gelin, tamam mı?

(Cihangir ses) Takip edilmeyin. Müjde, duydun mu?

Herkese aynı anda saldırdıklarına göre...

Sıra bize de gelecek.

Sorarız hesabını.

(Çağatay) İçerideki duruma üzüldün mü sen?

(Çağatay) Pardon, korktun.

Hoşuma gitti.

İlhan Tepeli ve İskender Akay kaçmış.

Heyecanlı. Hümeyra Karabulut'u da--

Kaan ve Cihangir kurtarmış.

İyi olmadı çocuğum, uğraşacağız.

Küçük Halka'nın küçüğü dişli çıktı.

Haber aldılar diyeceğim de gerçi kaç kişi biliyordu ki bu işi?

İskender saklanıyordu. Hazırlıklıdır. İlhan tedirgindi mutlaka.

Tedbirini almıştır.

Tahmin edilebilir olanı sevmiyorum.

(Çağatay) Merak etmeyin, ben bulacağım onları.

Yukarıdan merak edenler var çocuğum.

Onlara iş bitti demek istiyorum.

Toplantım var. Akşam saat 17.00'ye kadar bu konu halledilmiş olsun.

(Gerilim müziği...)

(...)

Amirim, ceset yok...

...ama kan örnekleri alındı. İlk önce Hümeyra Hanım'la Kaan'a bakılsın dedim.

Kaan'dan haber yok mu?

(Telsiz sesi)

Amirim, komşular Kaan ve Hümeyra Hanım'ın çıktığını görmüşler.

(Cemal) Evet?

Biri daha varmış. Tariflerine göre Cihangir Tepeli.

İlhan Tepeli'nin evinde de bir çatışma olmuş.

Asayişten bir ekip gitmiş bakmış, kimse yok.

(Telefon çalıyor)

Amirim, Cihangir'le ilgili bir şey olabilir mi?

Yani İlhan Tepeli'yle Hümeyra Hanım'ın tek ortak noktası o.

-(Aytekin) Amirim, yine asayiş. -Evet?

Silah sesleri yüzünden şehir dışında bir ambara gitmişler ceset yokmuş.

(Aytekin) Kan izleri ve kovanlar bulunmuş.

Bu senin tezini çürütür. Bu Cihangir'i aşar.

Ne olabilir başka?

Tasfiye başlamış olabilir. Herkesin ölüm emri çıkmıştır belki.

Demek ki yukarıdan emir geldi.

Tam zamanında, ortada ne Hümeyra Hanım var ne de Kaan.

İşimizi yapacağız Bahar.

Zor olsun ama işimizi iyi yapalım.

Çağatay'a bakalım, o yok ortalıkta.

-O mu yapıyor sizce bunları? -Olabilir. Yürüyün hadi.

(Gülay) Şu düştüğümüz hâle bak.

Ne var bunda?

Ne işimiz var canım bizim bu insanlarla? Hümeyra'yla kebapçıyla.

Ne zaman döneceğiz evimize?

Geçici buradayız kızım, sen hiç merak etme. Baban işlerini bir toparlasın.

Sen beni düşünme. Başkasına saldırdılar mı acaba?

-İlhan, vukuat oldu mu? -Oldu.

Demek ki toptan kesmişler bileti. Bize de oldu.

Kaan, sizde bir şey var mı?

Yok.

Peki, Hümeyra'da?

Yokladılar da Cihangir'le hallettik.

Hadi, hadi.

Hadi gidelim.

Adı var mı buranın?

Olsun mu?

Cihangir'i üzenin yine yanında olsun.

Olacak.

(Müzik)

(Vekilharç) Altemur ikimizi de öldürecek.

Ay, senin şu karamsarlığına alışmak istemiyorum Vekilharç.

Tamam anladık, sağlamcısın, tedbircisin.

Zaten senin dışında herkese de aklı iki karış havada birer ergen, değil mi?

Söz konusu olan benim karakterim değil Çağatay Bey.

Ne peki?

Sürekli kötü ihtimali düşünüyorsun.

Mutsuzsun Vekilharç, mutsuz.

Üstelik şu hayatta tek bir hayal kırıklığı bile yaşamamış bir mutsuzsun.

Diyelim ki öyle.

Peki, benim lüzumsuz vesveselerim olmasaydı...

...Altemur tehdit olmaktan çıkar mıydı?

Bana iyi gelmiyor diyorum. Olumlu bir şey söyle.

Korkuyorsun, benim de korkmamı istiyorsun. Ne faydası olacak bize?

Göründüğünüzün aksine karşımızdaki tehdidin farkındasın yani.

Ay, çok sıkıcısın. Olumsuz 'Harç'.

Sen de dene. Karamsarlığını alır.

Ne yapıyoruz çocuklar?

Yani sizin bir öneriniz varsa İskender'le ben uymaya hazırız.

Evet. Yeter ki burada kapalı kalmayalım.

Dur bir dakika İskender, dur. Kaan.

Ne diyorsun?

Sen ne diyorsun?

Gidip yerinde vuralım işte adamı.

Karar alacaksanız birlikte alalım.

Hem sen nereye gidiyorsun?

Burada kalırsak geriliriz kızım. Bunlar bizi ararlar, beklemezler.

Saldıracak falan diye düşünmezler, o yüzden diyorum vuralım diye.

Altemur'un yeri belli mi?

Yani gidilecekse eğer, yerine bulmak lazım. Yoksa buradayız.

Bir şey yapılacaksa burada birlikte karar alalım, öyle yapalım.

Öyle olacak kızım zaten.

Hayır, zaten durumumuz ortada. Tek başlarına karar aldılar da ne oldu?

-Senin Cihangir'le aran mı bozuk? -Yoo.

Bırak şimdi.

(Telefon çalıyor)

Efendim.

Kaan Karabulut, ilgileniyorsan eğer teklifim hâlâ geçerli.

İlgilenirim. Haber bekle benden.

-Vekilharç aradı. -(İlhan) Ne diyor?

Bu bize Altemur'un yerini verecekti, sonra vazgeçmişti.

Şimdi yine iş birliği yapmak istiyor.

Ya tuzaksa?

Altemur'dan kurtulmak istiyordu.

Ben kefil olmam ama adamın da durumu bizden parlak değil.

Aynı fikirdeyim.

Bakın, Vekilharç güçlü olanın yanındadır.

Ama şu anda biz güçlü falan değiliz.

(Müjde) Oylama gibi oldu aslında.

Ben bu adamı hayatımda bir kere gördüm.

Cihangir'in hayatı söz konusuydu, ilgilenmedi.

O adama günahımı bile vermem.

(Kaan) Oylayalım o zaman.

Adamı aramıza alacağız.

Adam bize bu Halka'nın gizli dosyalarının olduğu odanın adresini verecek.

Madem hep beraberiz, herkes fikrini söylesin.

Kabul edenler?

Etmeyenler?

Ben gidip alıyorum o zaman adamı.

Cihangir, sen gitmiyor musun?

Hayır.

Kaan, bir beklesene. Cihangir, bir gelsene.

Kaan, bir bekle diyorum.

Gelsene Cihangir.

Gel bir, gel.

Ulan oğlum, anladık. Aranızda bir mesele var da şimdi sırası değil.

Harıl harıl yanıyoruz burada.

Bırakın şimdi bunları.

Ben İlhan'la yan yana gelmişim.

Leblebiden nem kapmayın, tamam mı?

Hakikaten oğlum.

(Müzik)

Yaşama dürtüsü insana kuvvet veriyor Özcan. Şu Vekilharç'a baksana.

Ona da yaradı. Yanakları al al oldu. Canlandı. Yüzüne renk geldi adamın.

Ama ölmemek için o kadar çok çaba sarf ediyor ki...

...bir gün kalk krizi geçirip ölecek diye korkuyorum.

Şimdi...

...benim bir şey yapmam gerekiyor Özcan.

Ama ne?

Vay, vay, vay!

Öyle diyorsun?

Bu da bir ihtimal ama hangi şartlarda.

Polis! Teslim ol!

(Bahar) Bırak silahını! Bırak diyorum sana!

Patronun nerede?

Çağatay Erkmen, buraya gel!

Deniz bitti Özcan, ben de bittim Ne olacak şimdi?

Diyorsun. Gerçekten mi?

Ama önce bir şeyi anlamamız gerekiyor.

Buraya gel, gel!

(Çağatay) Neler oluyor böyle?

Seni Cengiz Erkmen'i, babanı öldürmekten gözaltına alıyorum! İn aşağı! İn!

Ama benim babam ben çocukken öldü komiserim.

İn aşağı, in. Senin baban ne şartlarda, nasıl öldü konuşacağız, in. İn!

Saldıracaksın.

Çok affedersiniz çantamı unutmuşum da hemen alıp geliyorum.

Gel lan buraya, gel!

Çekil!

(Cemal) Yapma!

(Hareketli müzik)

Bırak! Bırak!

(Cemal) Çök yere, çök, çök!

Ulan bu neyin hırsı lan, bu neyin hırsı?

O patronunu kurtarmak için yaptığın şeyler var ya...

...hepsini burnundan fitil fitil getireceğim. Bunu yeşil eve götür.

Kalk, kalk!

(Cihangir) Sana teşekkür borçluyuz. Bizi uyarmasaydın daha kötü şeyler olacaktı.

Sorun değil, çok kan aktı. Daha fazlasının da akmasını istemedim.

Ayrıca içine düştüğümüz bu durumdan bizi sadece siz kurtarabilirmişsiniz gibi geliyor.

Birlikte hareket edersek çok daha fazla şansımız olur.

Size kapıyı açmanız için gerekeni vereceğim. Gideceğiniz yeri söyleyeceğim.

Ama tek bir şartım var.

Ben yaşamak için buradayım.

Bütün bunları hayatta kalmak için yapıyorum.

Ama Altemur bu yaptıklarımı öğrenince çok kızacak ve affı olmayacak.

O yüzden beni güvenli bir yere götüreceksiniz ve...

...hayatta kalmamı sağlayacaksınız.

(Gerilim müziği)

Eldekiyle yetinmeyi bilmediğimiz zaman başımıza bunlar geliyor.

İnsan kanaat etmeli.

Elindekinin değerini bilmeli.

Aman ne güzel, iki tane oğlum var diyordun ama bak...

...yüzüne bile baktıkları yok.

Mesele değer bilmemek değil Gülay.

(Hümeyra) Ben çocuklarımın değerini çok iyi biliyorum.

Mesele başka.

Ve sen onun ne olduğunu gayet iyi biliyorsun.

Seni uyarmıştım.

Cihangir'den uzak dur demiştim.

Cihangir'e söyleyebildin mi bunları?

Hümeyra'dan uzak dur Cihangir diyebildin mi?

Diyemezsin.

(Hümeyra) Çünkü insan gerçeğin önünde duramaz.

(Hümeyra) Seni anlıyorum.

Öfkelisin. Haklısın da.

Ama öfkeni bana değil...

...bizi bu durumlara düşürenlere...

...bize bunları yaşatanlara kusacaksın Gülay.

Ama işte bize bunu yaşatanlar burada değil.

Onun için sana anlatıyorum.

Nasıl Kaan'ı ben büyüttüm diyorsan...

...Cihangir'imi de ben büyüttüm.

Gülay ne diyorsun sen?

Ne diyorsun Gülay?

Cihangir benim oğlum diyorum.

Cihangir senin oğlun değil!

(Gülay) Çünkü onu ben büyüttüm.

İşte sen de bunu değiştiremezsin.

Oğlumdan uzak dur diyorum!

(Müzik)

Nasıl ya?

Tamam, tamam.

(Müzik)

O ne lan İlhan, o ne demek?

Ne ne demek işte, olan bu, ortada.

Cengiz'in oğlunu Hümeyra'ya vermişler.

Hümeyra'nın oğlunu da bize vermişler.

Biz de analık babalık ettik işte.

Cihangir, Eren'in oğlu öyle mi?

Biz de tuttuk adamı vurduk.

Cihangir söylemişti. Bir de çocuğunu mu almışlar?

(İlhan) İskender sen de başlama...

...Allah'ını seversen ya!

Adam benim kardeşimi öldürdü, biz de gittik vurduk.

(İlhan) Ben nereden bileyim Cihangir'in babası olduğunu?

(İskender) Tamam İlhan, bana niye esiyorsun?

Bunlar nasıl insanlar, bize neler yaptırmışlar diyorum.

İşte onu diyorum.

(Duygusal müzik)

Sen Cihangir'in babasını mı vurdun?

(Duygusal müzik)

Bana bahsettiğin ama anlatmadığın şey bu muydu baba?

Buydu kızım, buydu.

Kulağınla duydun işte.

Anlatılacak şey var, anlatılmayacak şey var.

Biliyor mu?

Cihangir, babasına bunu yaptığını biliyor mu baba?

Biliyor kızım.

Bilmesine rağmen yanında durdu.

Yaşaman için uğraştı.

Yeri geldi, canını tehlikeye attı.

Bilmesine rağmen benden nefret etmedi.

Tamam kızım, tamam.

Zaten yüreğim sıkışıyor, tabutuma bir çivi de sen çakma.

Cihangir niye yaptı baba bunu?

Neden intikam almak yerine yanında durdu?

Bilmem kızım. Onu da sen söyle.

Benimle arkadaşlığı değil baba.

Kastettiğin buysa, bu yüzden değil.

Cihangir'in hayata bakışı, dünyayla ilişkisi.

Sebebi bu.

O iyi biri, kötü bir şey yapmıyor.

Ya da bir kötülük olacaksa önüne geçmeye çalışıyor.

Evet kızım. Cihangir iyi bir çocuk.

Peki şimdi ben o iyi birinin suratına nasıl bakacağım?

Ben Hümeyra Hanım'ın suratına nasıl bakacağım?

Kızım.

Günah benim günahım.

Senin böyle bir meselen yok.

Bununla baş etmesi gereken de yüzleşmesi gereken de benim.

Bunun kahrını çekecek, bedelini ödeyecek olan yine benim.

Senin yüreğin temiz, alnın ak.

Baban yüzünden boynun eğilmeyecek.

(Gerilim müziği)

Keyfinden mi konuşmuyorsun yoksa başka bir derdin mi var bilmiyorum.

Ama şimdi sana bazı sorular soracağım, herhâlde okuma yazman vardır.

Bu kâğıda yanıtlarını yazacaksın.

Bugün eski cam fabrikasında cinayetler işlenmiş. Çağatay Erkmen mi yaptı?

Cengiz Erkmen'i oğlu Çağatay Erkmen mi öldürdü?

Polis amirini kim öldürdü bilgin var mı?

(Cemal) Sen mi yaptın diye sormuyorum...

...bilgin var mı diye soruyorum.

Konuşmuyor. Konuşamıyor zaten.

Yazdığı her şey boş.

Kaan ortalıkta yok biz burada şu dilsiz adamla uğraşıyoruz.

Ne yapayım? Ben Kaan'ı bulmak istemiyor muyum?

Evet amirim ama bulamıyoruz.

Yani biz bu adamı buraya getirdik, ne oldu?

Bize Kaan'ın yerini söyleyebilecek mi? Hayır.

Çağatay? O da yok.

Kaan nerede, öldü mü kaldı mı hiçbir şey bilmiyoruz.

Tamamen boştayız, bomboş.

Sen niye benim bildiğimi bana okuyorsun?

Niye yapıyorsun bunu?

Yorulduysan git birkaç gün izin yap, dinlen.

Amirim, benim değil...

...sizin dinlenmeniz lazım.

Neyi, nasıl yapacağımı senden öğrenecek değilim ama...

...senin öğrenecek çok şeyin var.

Git biraz izin yap. İzinlisin, hadi.

Amirim, benim bu hâlde eve gidip...

...dinlenebileceğimi falan düşünmüyorsunuz herhâlde?

Bahar git.

Kovuyor musunuz beni?

Kovmuyorum. Kafanı toplayınca gelirsin.

Ona da kendin karar ver. Şimdi git.

(Cemal) Bana bak, içerideki sığırın kimliği, parmak izi, neymiş, kimmiş?

Hadi bakmayın yüzüme!

(Kapı açıldı)

Halka'nın ne yapacağını, nasıl davranacağını kestiremiyorum.

Ama burada bir arada olmamız bize güç kazandırıyor.

Belki iyi bir planlamayla bu işten bir çıkış yolunu bulabiliriz.

Nasıl yani bu planlama derken?

Şimdi şahıslarla uğraşıyoruz.

Mesela Çağatay'la, Altemur'la.

Ama Halka bir organizasyon.

O şahıslardan kurtulduğumuzda yerine başka biri gelecek.

Cengiz gitti Çağatay geldi.

Altemur gidecek bilmiyorum belki Timur gelecek.

O yüzden--

Yani Altemur'u öldürsek ne öldürmesek ne diyorsun.

Evet.

O yüzden şahıslara değil, doğrudan Halka'ya gideceğiz.

Halka'nın gücü sırları.

Ancak o sırları ele geçirirsek onları ortadan kaldırırsak...

...bir şansımız olabilir.

(İlhan) Tamam da nasıl olacak?

Altemur'un gizli odasının yerini biliyorum.

(Vekilharç) İçeri girmek için...

...gereken parmak izini de getirdim.

Tabii çok iyi korunuyor ama Altemur'un akşam beşte toplantısı var.

O orada olmadığında en azından şahsi korumaları da olmayacak.

İşte ihtiyacınız olan her şeyi getirdim.

Geriye oraya birisinin gidip Altemur'un odasını yok etmesi kalıyor.

-Ben yaparım. -Ben yaparım.

(Gerilim müziği...)

(...)

Daha dikkatli olmanı beklerdim.

Şimdi sakin ol, konuşmaya geldim.

Ne yaptığını sanıyorsun sen?

Önlem alıyorum.

Bu üç oldu Terzi. Bundan kurtulamazsın.

Dördüncü olmayacak merak etme.

Beni bir daha görmeyeceksin.

(Gerilim müziği)

Ne bu?

Babamın telefon numarası.

Sen neden bahsediyorsun?

Senin baban...

...kim?

Babam kim?

Belki tanıdığın birisidir, ha?

(Gerilim müziği)

Bu sefer güzel güzel vedalaşacağız.

Peşimden gelirsen...

...bozuşuruz.

(Gerilim müziği)

Esen kal.

(Gerilim müziği...)

(...)

Gidiyor musunuz oğlum?

Birazdan.

Cihangir, gitmeden önce seninle biraz konuşmak istiyorum.

Tamam, konuşalım.

Yoo, burada konuşabiliriz. Çünkü artık herkes...

...her şeyi biliyor.

Hümeyra Hanım, sizin yanınızda konuşuyorum...

...çünkü sizin de benimle aynı fikirde olduğunuzu biliyorum.

Cihangir...

...yaptıklarım...

Evet, bu dünyada yanlışlarım olmuştur.

İnkâr edemem.

Pişmanlıkları da belirli bir yaşa gelinceye kadar hissetmiyordum.

Ama artık hissediyorum.

(İlhan) Ama sen...

...asla benim yanlışlarımdan ya da hatalarımdan biri değilsin.

Cihangir...

...sen benim oğlumsun.

(Duygusal müzik)

(İlhan) O onun oğluymuş, bu bunun babasıymış...

...bunlar beni hiç ilgilendirmiyor.

(İlhan) Ben, ben böyle şeylerden anlamam.

Ben böyle şeyleri hiç bilmem.

(İlhan) Kim gözünün içine böyle ilk baktıysa...

...ilk adımını attığında güldüyse...

...hastalandığında yanı başında durup beklediyse...

...seninle ağlayıp seninle güldüyse...

...annesi odur, babası odur.

(Duygusal müzik)

Sen böyle düşünmeyebilirsin, böyle davranmayabilirsin...

...buna inanmayabilirsin.

(İlhan) Nasıl düşünüyorsan, ne yapıyorsan...

...düşüncelerinde tamamen özgürsün ama...

...sana, bak sana...

...oğlum demekten...

...Cihangir'im demekten...

...beni mahrum bırakamazsın.

(Duygusal müzik)

(İlhan) Çünkü...

...ben senin babanım.

Babanım.

Gülay da annen.

(Duygusal müzik)

Biraz kafam karışıktı galiba.

Seni üzdüm değil mi?

Kusura bakma.

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

Sana tek bir soru soracağım.

Eğer cevap vermezsen sonrası senin için çok kötü olacak.

Terzi'nin babası kim?

(Gerilim müziği...)

(...)

Müjde ne oldu, neyin var?

Cihangir ben biraz gerildim.

Hoşuma gitmedi, başka bir yol bulmak isterdim.

Senin böyle gidişin pek hoşuma gitmedi.

Böyle en iyisi olacak. Merak etme tamam mı?

Cihangir ben bilmiyordum.

Yani babamla ilgili olan o şeyi...

...gerçekten bilmiyordum.

Müjde...

...o konu başka, biz başkayız.

O başka bir dünya, başka bir geçmiş...

...biz başkayız.

Bence biz iyiyiz. Değil miyiz?

Bana bak şu iş bitsin...

...bir yemeğe çıkarız artık.

Bizim eski evin çatısında mı?

Mesajı aldın.

Ben ayarlarım bir şeyler.

Hayır demek yok ama.

(İskender) Müjde!

(Nefes veriyor)

Ah İskender abi.

(İskender) Müjde!

-(Müjde) Efendim? -(İskender) Gel!

Gidelim çocuğum.

(Araba çalıştı)

(Aksiyon müziği)

Yani bu Altemur denen adam Terzi'nin babası, öyle mi?

Öyleymiş.

Birkaç soru.

Bir, Terzi niye bize yardım ediyor?

İki, numaranın ucunda kim var?

Üç, bizi nereye yönlendiriyor?

Bu soruların cevabı yok amirim. En azından bende yok.

Terzi bir şey söylemedi.

Ama şu an biz şüphelenecek ya da elimizde tutacak durumda da değiliz.

Eğer bu bir tuzaksa...

...Terzi niye uğraşsın böyle bir şeyle, niye böyle bir şey yapsın?

Yani doğru kabul edeceğiz ama tedbirli olacağız.

(Kapı vuruluyor)

Amirim, sinyali tespit ettik. Beykoz tarafına doğru gidiyor.

Hazırlanın çıkıyoruz.

Amirim benim iznim bitti mi? Gelebiliyor muyum?

Saçmalama tabii geliyorsun.

Sonra da dönüp beni rapor ediyorsun.

Abi ben de geliyorum.

Yok Âdem biz...

...Kaan'la hallederiz işte.

Abi siz oraya kelle koltukta gidiyorsunuz.

Ne yapayım yani ben burada oturup çekirdek mi çitleyeyim?

Âdem bak sen burada kalırsan...

...benim aklım bizimkilerde kalmaz.

Ne olur ne olmaz, bir şey olursa...

...Âdem var, o halleder derim.

Sen de beni saf buldun yiyorsun.

Demiyorsun ki oraya gelirsen ayağıma bağ olursun.

(Müzik)

Bana bak, gözünü dört aç.

Merak etme abi. Sen kendine dikkat et.

(Müzik)

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

Geldik, burası.

Bir de arka tarafına bakalım.

(Araba çalıştı)

(Gerilim müziği)

(Kaan) Cihangir.

Girmeden bir konuşalım.

Boş ver Kaan, sonra konuşuruz.

(Gerilim müziği)

Sen konuşma, dinle o zaman beni.

(Müzik)

Bak, ben yok yere hapse atıldım.

Sonra polis geldi, bana bir çıkış kartı verdi.

Mafyanın içine sızacaksın dedi.

Kim bunlar? Tepeliler.

Onlar kim?

Babamı öldürenler.

Anneme bu hayatı hak görenler.

Tamam dedim ben de.

Ben kötü adamları yakalayacaktım Cihangir.

Hepsinin cezasını kesecektim, hesabım oydu.

Ama sonra...

...seni tanıdım.

Buradaki herkesin kötü olmadığını anladım.

Kafamdaki hesabı kesilecek mafya sen değildin.

Çünkü sen de bu olanların önüne geçmek istiyordun.

Sen de bu heriflerin hepsinin mağduru olmuştun.

İster bahaneler de ister hikâye anlatıyorsun de...

...biz seninle aynı taraftayız.

Hep öyle olduk.

Bütün bunlar ayrı, daha da önemlisi...

...ben seni dostum gibi gördüm.

Ondan öte kardeşim gibi gördüm.

Evet sana yalan söyledim, bir şeyleri sakladım, kabul.

Haklısın.

Ama ben bir saniye bile senin kötülüğünü düşünmedim.

(Müzik)

Ben senin için canımı veririm Cihangir, bunu bil.

Güzel konuştun kardeşim, dostum falan da...

...bunlar bana boş geliyor artık.

(Müzik)

Ben sana artık inanmıyorum Kaan.

(Aksiyon müziği...)

(...)

(...)

(Gerilim müziği)

(Silaha mermi sürdü)

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Aksiyon müziği...)

(...)

(...)

(Gerilim müziği...)

(...)

Ah!

Ah!

(Aksiyon müziği)

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Gerilim müziği)

Ah!

(Aksiyon müziği...)

(...)

(Gerilim müziği)

Burası. Çıkar çıkar.

(Çağatay iç ses) İzler taze, fazla uzaklaşmış olamazlar.

(Dijital uyarı sesleri)

-Şş! Olmuyor. -Nasıl olmuyor ya?

Bas biraz daha.

Üst kata destek.

(Dijital uyarı sesleri)

Dikkatli olacaksınız gençler, Çağatay kardeşiniz gelmese postu delirmiştiniz.

Sen nereden çıktın ya?

Hadi Cihangir çabuk, gelenler var hadi.

Bas Cihangir bas, aç kapıyı.

(Silah sesleri)

(Hareketli müzik)

(Silah sesleri)

-Sen nasıl geldin lan buraya? -Arabayla.

Bir kere de sorduğum bir soruya düzgün cevap ver Çağatay.

Tamam kardeşim.

Bak, kardeşim ağıza kolay yakışıyor. Kardeşim, kardeşim, kardeşim.

-Peki, kalbimiz alışacak mı Kaan? -O zor.

Tamam, Vekilharç yolladı beni buraya. Parmak izi, aparat falan verdi...

...Altemur çıkınca içeri girersin dedi.

Nasıl ya, ne diyorsun sen?

(Çağatay) Odadan almam gereken bir şey var çünkü.

Onu sormuyorum, bizi de aynı şekilde yolladı.

(Cihangir) Ama senden bahsetmedi.

Ne diyorsun?

O kılkuyruk Vekilharç üçümüzü buraya tıkıp öldürmek mi istiyor yoksa?

(Hareketli müzik)

(Kaan) Tuzak bu. Vekilharç bizi kilitlemek için yaptı.

(Kaan) Onlarla beraber o da.

Çekmiyor, çekmiyor. Aç şunu aç aç!

Açılmıyor.

Bittik Cihangir, bittik.

Altemur toplantıya falan gitmiyor, bizimkilerin yanına gidiyor.

(Hareketli müzik...)

(...)

(Çağatay gülüyor)

Ne gülüyorsun oğlum, çok mu komik lan?

(Dosya düşüyor)

Hadi be.

Gülünce acıyor, vurulmuşum.

(Geçiş sesi)

(Geçiş sesi)

Hadi be! Ah!

Ah! Kötü mü, ha?

Ölecek miyim doktor?

Lan oğlum iki dakika dalga geçme. Hepimiz öleceğiz gideceğiz işte.

Ha, madem öleceğiz o zaman bu gözyaşı, bu kan, bu mücadele niye Kaan, ha?

Dur dur dur. Dur Kaan dur.

Özür dilerim.

Bak, ben kardeş nedir bilmiyorum tamam mı?

Ben sevgi falan hiç bilmiyorum.

Kardeşim var ne demek, bilmiyorum.

Madem bugün öleceğiz, tamam mı?

(Çağatay) Madem o gün bugün...

...küs ayrılmayalım olur mu kardeşim?

Affet beni.

Küs ayrılmayalım.

(Çağatay) Affet beni.

Affet, sarıl bana.

Özür dilerim.

Ah!

(Hareketli müzik...)

(...)

Daha çömeziz, adamın birinin borcu var, ödemiyor.

İlhan'la bana dediler ki gidin alın. Biz de gittik İlhan'la.

İçeri birimiz girecek, ben dışarıda kalacağım, İlhan'a dedim sen git.

Çünkü ben konuşursam yapamam.

-Niye ki? -Lan gevezeyim oğlum ben.

İlhan en azından liseyi okumuş.

Fizik, kimya çat diye söyler.

Ya İskender, nereden geliyor bunlar aklına ya?

-Kaç yıl oldu? -Çok.

(İlhan) Çok değil mi?

Bak bak dinleyin. Bunun kafasında şapka var.

Şapkayı çıkartırsam böyle yap, çıkarmazsam böyle yap diyor bana.

-Sinyal verecek? -Evet.

Ben de içeri gireceğim.

-Borcu ödemezse diye. -Evet, evet.

İçerisi kalabalık, biz iki kişiyiz. Bununla ben.

Korkuyoruz Çorumlu.

(İlhan) Ne oldu tabii, unuttu bu.

Dur dur unutmadım, bir anlattırmadın. Tamam, Çankırılı.

-Sinyal vermeyi mi unuttun İskender Bey? -Evet ya.

Neydi, nasıldı? Şapkayı tak, şapkayı çıkar.

Lan dedim, İlhan'ı öldürecekler.

Çektim silahı, dan dan, sıka sıka girdim içeri.

Ya, peki ne oldu? Kurşunu bitti çocuğun.

Dükkândan bir kaçışımız var, adamlar da arkamızdan çat çat çat, sıkıyorlar.

İskender, özlüyorum o günleri biliyor musun?

Yok vallahi hiç özlemiyorum.

Ne özleyeceğim, patron olmuşum.

Şimdi bu böyle hava yapıyor ya, o zaman iki tane yumurtayı kıramıyordu.

(İlhan) Kebapçı İskender'miş.

(Gerilim müziği)

-Vardık mı çocuğum? -(Erkek ses) Evet efendim.

(Gerilim müziği...)

(...)

Bir yerde durdu. Bahar, neresi burası?

Bir bilgim yok amirim, baktıralım.

Bas Aytek, bas bas bas!

(Bahar iç ses) Ne olur çık ortaya. Bak itiraf ediyorum...

...ben de seni seviyorum.

(Gerilim müziği)

-Yozgatlı gel gel. -Çankırılı, Çankırılı.

Al bakalım.

-Ellerine sağlık. -Afiyet olsun.

(Hareketli müzik)

İlhan Bey, bu salatayı şimdi ben limonla mı yapayım yoksa sirke mi?

Şimdi kalabalığız ya, kavga çıkmasın diye diyorum.

(Silah sesi)

(İlhan) Gülay, Gülay yat yat!

(Camlar kırılıyor)

(İlhan) Âdem.

Baba?

(İlhan) Hadi, hadi dayan hadi.

(Silah sesleri)

(Altemur iç ses) Kaderin bir değil, bin bir yüzü vardır.

(Camlar kırılıyor)

(İlhan) Dayan Âdem!

(Silah sesleri)

Koru İskender, koru!

(Müjde) Baba!

(Silah sesleri)

Bahtiyar!

Ah!

(Tetik boş patlıyor)

Yolun sonuna geldik mi lan İlhan, ha?

Evet.

(Uzaktan gelen silah sesleri)

(Gerilim müziği)

Tamam ateşi kesin.

(Altemur iç ses) Güç kimdeyse kader onun ellerindedir.

Bitti mi çocuğum?

Bu kadarı yeterli mi?

Hadi artık uğraşmayın, teslim olun.

(Duygusal müzik)

Kızım.

(Duygusal müzik...)

(...)

(Cam kırıkları eziliyor)

Aferin çocuğum.

(Yaklaşan ayak sesi)

(Gerilim müziği)

Yapmak zorundaydım.

Ne yaptığını biliyorum Vekilharç.

Cihangir Tepeli’ye haber verdin.

Ben öyle bir şey yap--

(Altemur) Uzun yıllar hapiste sürünmek mi istersin?

(Altemur) Yoksa şu anda burada ölmek mi çocuğum?

(Altemur) Kaderini sen seçebilirsin.

Ya da benim için önemli bir hizmette bulunabilirsin.

(Geçiş sesi)

Kaan Karabulut, ilgileniyorsan eğer teklifim hâlâ geçerli.

Ne istiyor?

Bu bize Altemur'un yerini verecekti sonra vazgeçmişti.

Şimdi yine iş birliği yapmak istiyor.

İçine düştüğümüz bu durumdan...

...bizi sadece siz kurtarabilirmişsiniz gibime geliyor.

(Vekilharç) Ama Altemur bu yaptıklarımı öğrenince çok kızacak...

...ve affı olmayacak.

O yüzden beni güvenli bir yere götüreceksiniz...

...ve hayatta kalmamı sağlayacaksınız.

(Geçiş sesi)

Buna mecburdum.

Hepimiz her şeyi çaresizlikten yapmadık mı?

(Altemur ses) Kaybettiniz çocuğum.

(Gerilim müziği)

(Çağatay) Doktor amca.

(Altemur ses) Kaderin bir değil, bin bir yüzü vardır.

Ulan Altemur, seni var ya parçalara ayıracağım.

(Altemur ses) Dün sevenlerin kavuşması olan kader...

...bugün sevenleri ayıracak çocuğum.

Burada söyleyeceklerim hepinizi ilgilendiriyor.

Çocuklarıma dokunma Altemur.

Çocuklarımın kılına dokunma Altemur.

(Altemur ses) Ama onlar bana dokunmak istiyorlar Hümeyra.

Yıllar önce bir kelebek kanat çırptı.

O kadar zayıftınız ki.

Kaderiniz çocuğum, ufak bir esintiyle değişti.

Hümeyra...

...yukarılara o kadar çok çıkmak istiyordu ki...

...İlhan'ın kardeşini vur dediğimde...

...bir saniye bile düşünmedi.

Sen mi yaptırdın?

Ve İlhan, haklı olarak intikamını aldı.

(Altemur ses) Cengiz başına gelecek felaketi anlayınca...

...ne yaptı biliyor musunuz?

(Altemur ses) Benden ne kadar korkardı, biliyor musunuz?

(Altemur ses) Kendi çocuğunu benden korumak için...

...gizlice Hümeyra'ya verecek kadar korkardı.

(Altemur ses) Çağatay'ı yurt dışına yollayacak kadar korkardı.

Hayatlarımızı mahvettin. Hepimizin hayatlarını mahvettin sen.

Ben sadece bir kanat çırptım. Gerisini siz yaptınız.

Ama artık bunların hiçbir önemi yok. Bunları bilmenizi istedim.

Kafanızda soru işaretleriyle bu dünyadan ayrılmanızı istemedim.

(Altemur gülüyor)

(Altemur ses) Bir sürü hayat var. Hepsine dokunamıyorsun.

(Altemur ses) Ama istiyorsun. Ben istiyorum.

Bir yazarın yazdığı romana istediğini katıp istediğini çıkarması gibi.

Ben sanatçıyım çocuğum.

Yazıyor, değiştiriyor ve oynatıyorum.

(Altemur) Sizler sadece nefes alıp veriyorsunuz.

(Altemur ses) Ve sizler...

...nefesinizi idareli kullanın.

(Altemur ses) Kaan, Cihangir, Çağatay!

(Altemur ses) Buna bastığımda zehir soluyacaksınız çünkü.

Ben vuruldum zaten. Siz kaçıp kendinizi kurtarın.

(Silah sesi)

(Duygusal müzik...)

(...)

Katil!

Ne istedin be adam?

(Alarm sesi)

(Duygusal müzik)

Niye yapıyor bunları ya?

(Cihangir) Oğlum herkes orada.

Boşu boşuna gidiyoruz.

Beyler benim midem bulanmaya başladı.

(Çağatay) Gazdan mı yoksa vurulduğum için mi, bilmiyorum.

Kaan, Kaan bana bak.

Dışarıda inanmıyorum dedim ya.

Boş geliyor dedim ya. Yemin ederim yalan söyledim.

Seni üzmek istedim duydun mu? Kızgındım, duydun mu lan?

(Cihangir) Bana bak, bana bak...

Duydun mu beni, çıkmamız lazım.

(Gaz sızıyor)

(Öksürüyor)

Çık... Çık... Çıkacağız.

(Öksürüyorlar)

(Kaan) Çıkacağız.

Çıkacağız.

(Kaan) Çıkacağız.

(Öksürüyorlar)

(Duygusal müzik)

(Öksürüyorlar)

(Duygusal müzik...)

(...)

Cihangir.

(Duygusal müzik)

Şu iş bir bitsin...

...sonra dönünce konuşuruz hepsini.

Sen üzme kendini, tamam mı?

Tamam, konuşalım oğlum. Konuşalım.

Kaan dur.

Al şunu yanına.

(Kaan) Bu ne?

Orada lazım olacak sana.

(Duygusal müzik)

(Dişli ve çarklar dönüyor...)

(...)

(Hareketli müzik)

(Kaan ses) Altemur, seni de kasanı da Halka'yı da yok edeceğim.

(Kaan ses) Yakacağım ulan her şeyi!

Hayır. Hayır! Hayır!

'Bye bye' Halka, 'bye bye'

(Kaan ses) Yürü!

(Hareketli müzik)

(Kaan) Kasana giriyoruz Altemur!

(Siren sesleri)

Sallanma, sallanma gel!

Sarın evi!

(Hareketli müzik)

-Polisler geliyor. -Gelsinler.

Korkacak değiliz.

(Hareketli müzik)

(...)

(Silah sesi)

(Çağatay) Beyler, bulduk burası.

(Gerilim müziği)

Burası yanarsa...

...Halka da yanacak.

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Gerilim müziği)

Yak gitsin Cihangir.

Yak!

(Alev alıyor)

(Alevler çıtırdıyor)

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik)

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı alt yazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi ES FİLM tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı ve Seslendiren: Emine Kolivar

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Büşra M. Koçak - Özgür Deniz Türk...

...Tugay Çiftci - Hatice Başpınar - Nuray Ünal

İşaret Dili Çevirmeni: Oya Tanyeri

Son Kontroller: Ela Korgan - Zerrin Çınar - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Jenerik müziği...)

(...)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.