Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Cihangir saçmalama.
Müjde çekil.
Cihangir bak bu sen değilsin. Böyle bir şeyi yapamazsın.
(Gerilim müziği)
Müjde, çekil bakayım ne diyormuş!
(Silah sesi)
(Gerilim müziği)
Ne yaptın sen?
Ne yaptın sen?
Ne yaptın sen? Ne yaptın sen?
Nasıl yaparsın sen bunu, nasıl?
(Gerilim müziği)
(Polis sireni çalıyor)
Polis geliyor.
Polis geliyor. Kaçın!
(Su sıçrattı)
İlhan, kızla sen ilgileniyorsun.
(Polis sireni çalıyor)
(Gerilim müziği)
(Dijital sesler)
(Gerilim müziği)
(Telefon çalıyor)
Söyle çocuğum.
İskender ölmüş.
Güzel olmuş.
Kızı İlhan'da.
Aferin size.
Geceniz güzel geçsin Ruhi oğlum.
(Mekanik sesler)
(Jenerik müziği)
Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...
...işaret dilini kapsayan eşerişimi ES FİLM tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
*Bu dizide Âdem karakteri İç Anadolu şivesiyle konuşmaktadır.
(Jenerik müziği...)
(...)
(...)
Duyduklarım doğru mu? Yüzünüze kan gelmiş çocuklar.
Ne diyorsun oğlum sen?
Kaan ister de, sen de beni öldürmek ister misin Cihangir?
Çağatay, anormal misin sen?
Yok. Ben öyle nitelendirmezdim. Hiç ‘correct’ değil.
(Kızılderili ezgisi söylüyor)
Büyük Şef Altemur aramızda.
(Gerilim müziği...)
(...)
Kendimi tanıtmıyorum. Aranızda konuşursunuz.
Biri geldi bize kaderden söz etti, hiçbir şey anlamadık dersiniz.
(Gülüyor)
Kaderinizde beni görmek ve duymak varmış. Ne palavra!
(Altemur) Ben istediğim için buradasınız.
Avucumda bir kader çizgisi vardı.
(Gülüyor)
Ben onu değiştirdim.
Güç kimdeyse kader onun ellerindedir.
Anlat çocuğum.
Bana ne zikrettinse bir kere de bu kader mahkûmlarına anlat.
(Altemur) Kederini ve hevesini paylaşalım.
Tane tane lütfen.
Hiç acele etme.
Babam hata yaptı.
Hata yaparken başına gelecekleri biliyordu.
(Müjde) Bedel ödedik.
Ben hata yapmayacağım.
Babamın anahtarını artık ben taşıyorum.
İşlerine devam edeceğim.
(Gerilim müziği)
Hadi arkadaşlar. Hadi.
Hadi işimize bakalım.
Amirimin kanı yerde kalmayacak.
Bitireceğiz bu alçakları. Hadi.
Hadi.
O ne?
Mezarda bulunan silahla ilgili parmak izi raporu.
Var mı eşleşen biri?
Var amirim.
Cihangir Tepeli.
Bu Kaan Karabulut ne iş yapıyor? Ne geziyor bunun yanında boş boş?
Amirim daha balistik raporu gelmedi.
Sen bana onu mu savunuyorsun?
Yok. Hayır. Ben bu silahla ateş edilmemiş olabilir demek istedim.
Biliyorum kızım.
Biliyorum.
Amirimiz öldürüldü, amirimiz. Faruk abi. İçimizden biri.
Mezarında silah bulunuyor. Silahta köstebeğimizin hempasının…
…arkadaşının, kankasının parmak izi.
Sormazlar mı adama siz neyle iştigal ediyorsunuz?
Cenazeden gelmişim, dokunsan ağlayacağım…
…balistik falan.
O Cihangir’i alacağım.
O Cihangir’i alacağız!
(İnliyor)
(Kapı kapandı)
Cihangir, çocuğum rica etsem bana yaklaşır mısın?
Gençliğimde ilk şunu fark etmiştim.
Yaşlılar gençleri dinlemiyorlardı.
Ya dinlemiyorlar ya da ciddiye almıyorlardı.
Birini niye dinlersin?
Korku, merak, zorunluluk...
Bence faydalanmak için.
Ben çocuğum, yaşlıların dahi kulak verdikleri bir gençtim.
Karşında o gencin yaşlılığı var.
(Gülüyor)
Beyler, Müjde kızım.
(Gerilim müziği)
Cihangir’in tıbbi olarak Cengiz’in oğlu olduğunu duyurmak istedim.
(Fısıldaşmalar)
Aklıyla ve bileğiyle yönetiyordu sizi.
Genleriyle de bunu hak ediyormuş.
Ruhi Bey, bakın sizi anlıyorum.
Ama benim de kendime göre bazı giderlerim var.
(Ruhi) Sen ne yapacaksın ki parayı? Ne zaman gelsem buradasın.
(Mengene) Ruhi Bey…
Özcan sen burada kal. Bir şey olursa çaldır beni.
(Gerilim müziği)
Ben babamın oğluyum.
Benim, ben. Senin kardeşin benim.
Sen babamın oğlusun.
Seni bu manyakların eline bırakmam Çağatay’ın kardeşi.
Sen değilsin. Dışlandın.
(Gerilim müziği)
(Telefon titriyor)
İşlem tamam Özcan.
Cihangir zannedecekler, Kaan’ın örneğine bakacaklar.
Tir, tir, tir değiştir Cihangir…
…tay, tay, tay değiştir Çağatay.
(Gülüyor)
Kardeşim.
Kardeşim.
Canım kardeşim.
Ne güzel.
Kardeşim.
(Çağatay) Kardeşim.
(Gerilim müziği)
Bu yüzük, çocuğum…
…artık senin.
Sana emanet ediyoruz buraları.
(Alkışlıyor)
Cihangir, çocuğum diyeceğin bir şey var mı?
Herkesi tanıyorsun ama ilk söylenenler hep akılda kalır.
Yok böyle demiştin, yok böyle dememiştin denmesin sonra.
Ben çok konuşmayı sevmem.
Halka daha iyi olacak. Bundan emin olun.
(Alkışlıyorlar)
(Gerilim müziği)
Hiç şaşırmadın.
-Neye? -Olup bitene.
Çağatay, sen ne boş beleş bir adamsın.
Sürekli vır, vır konuşuyorsun.
Senin en çok bu tarafını seviyorum. Hiçbir numaran yok yani.
Bana kardeşini seç deselerdi Cihangir yerine seni seçerdim.
Ne anlatıyorsun sen?
Senin arkadaşın falan yok mu Çağatay? Git onlara anlat.
Git Özcan’a falan anlat.
Benden cevap alırsın çünkü.
Sorun da bu zaten. Özcan hiç konuşmuyor. Bu yüzden sana anlatıyorum.
(Mesaj geldi)
(Bahar dış ses) Kaan neredesin? Acil bir durum var. Hemen buraya gel.
Bu arada, bunu başkası söyleseydi gerçekten kalbi kırılırdı.
Ama nedense sana karşı böyle kardeşimmişsin gibi bir sempatim var.
Benim de nedense sana düşmanımmışsın gibi antipatim var.
‘See you’.
Bak bu işte kalbimi kırdı.
Cihangir.
Cihangir.
Cihangir, oğlum.
Cihangir bu Cengiz Han’ın çocuğu olma meselesi nereden çıktı?
Duymadın mı az önce? Tıbbi falan bir şeyler dedi.
Bilime inanmıyor musun?
Bak oğlum, Kaan yüzünden riske giriyorsan…
…bunu benim aklım almıyor.
Deli misin divane misin oğlum?
Baba işim gücüm var. Sonra konuşalım mı bunu?
Bak bir fedakârlık yapıyorsun ama bunu niçin yapıyorsun öğrenmek istiyorum.
Bak şu yüzüğe.
Gördün mü? İyi bak.
Yıllardır kölesi olduğun, itiraz etmediğin…
…her dediğini emir saydığın o Halka var ya…
…o Halka’nın başında artık ben varım.
Onlara böyle konuşabiliyor muydun?
Cihangir oğlum ben başka bir şey söylüyorum, sen başka bir şey söylüyorsun.
Başka değil, aynı şey.
O zaman sen orada değildin.
Şayet Halka’nın başında o zaman sen olsaydın…
…sana da aynı şeyleri söylerdim.
Tamam. İyi. Ben bunu Kaan için veya başka biri için yapmıyorum.
Halka için yapıyorum.
Aklına yattı mı?
Başın sağ olsun. Sabırlar diliyorum sana.
Sağ ol.
Ne yapacaksın?
Aklından geçeni yapacağım.
O kadar belli ediyor muyum yani?
Babamı öldüren, ölecek.
Er ya da geç bu dediğim olacak.
Ooo!
Buralar yanacak diyorsun yani. Duy bunları İstanbul ha?
Bir ara uğrasana bana. Konuşalım.
Bütün bunlar vitamin, protein işte Özcan.
Biraz da D vitamini.
Oh!
(Aksiyon müziği)
(Kapı tıklanıyor)
Ne oldu amirim?
Faruk Amir’in mezarından bir silah çıktı.
Yani?
Silahın üstünden kimin parmak izi çıktı dersin?
Kimin?
Cihangir Tepeli.
Anlamadım?
Neyi anlamadın? İşine mi gelmedi?
Amirim, işime gelmedi derken?
Sen benden bir şey mi saklıyorsun?
Yok. Hakikaten anlamıyorum.
Yani Cihangir birini öldürecek, sonra onu silahla gömecek…
İmkânsız bir şey bu.
Ulan ben onun için polisim. Bunların hepsi oluyor.
İmkânsız falan, ne o kefil gibi?
Amirim, kefilim.
Tuzaktır o.
Yani bir, Cihangir’in polisle işi olmaz.
İki, Cihangir durduk yere, zorda kalmadıkça adam öldürmez.
Üç, sen safsın.
Safım, safım Cemal abi de, salak değilim.
Ha sen haklısın, ben yanlışım. Öyle diyeyim istiyorsun öyle mi?
(Kapı tıklanıyor)
Ne var?
Amirim, balistik raporuna göre bu silahla ateş edilmemiş.
Ne o, hoşuna mı gitti?
Yok, amirim. Aksi çıksa da inat ederdim.
Cihangir’in yapacağı bir şey değil bu.
(Altemur ses) Tıbbi olarak Cengiz’in oğlu olduğunu duyurmak istedim.
(Altemur ses) Aklıyla ve bileğiyle yönetiyordu sizi.
(Altemur ses) Genleriyle de bunu hak ediyormuş.
(Telefon çalıyor)
Ruhi. Çocuğum ne oldu?
Babacığım haberler iyi değil.
Olsun. Sen söyle çocuğum.
Polis amirinin cesedini bulmuşlar.
Bulsunlar çocuğum. Mukadderat diyeceğiz.
Şu husus mühim asıl.
Çağatay oğlum ile Vekilharç Bey’e ne oldu peki?
Polis almamış.
(Ruhi ses) Üstelik bilgisi de yok gibi duruyor.
Bak sen şu işe.
Hadiseyi duyup hadise mi çıkaralım Ruhi…
…müteessir mi olalım güzel çocuğum?
(Gerilim müziği)
(Mekanik sesler)
(Gerilim müziği)
(Mekanik sesler)
(Kapı açıldı)
(Gerilim müziği)
(Altemur dış ses) Talihsizlik çocuğum…
…insanın içini acıtan ne büyüleyici bir sözcüktür.
(Altemur dış ses) Talihsizliğe sığınanlar…
…dikkatsiz ve tedbirsiz tembellerdir.
Bu Kaan’ın dünyadan haberi yok da…
…Cihangir ne işler peşinde Vekilharç?
Galiba soru sormuyorsunuz.
Konuşuyoruz.
Bu polis...
...Cihangir'i ne zaman içeri alacak?
-Bak bu soru oldu. Evet? -Üç vakte kadar.
Ne dememi istiyorsunuz Çağatay Bey?
Polisten medet ummanızın sebebini bir bilsem.
Polisin...
...şüpheli olarak gördüğü birisi Halka'nın başına geçebilir mi?
Olabilir de...
...sizi başa geçireceklerini ne biliyorsunuz?
Cihangir'in azledilmesi hoşuma giderdi.
Ölmesi de ilginç olabilir.
Çağatay, Cihangir'i öldürebilmem için...
...bana nasıl yardımcı olabilirsin?
(Müzik)
(Kapı vuruluyor)
Abi...
...benden istediğin şeyi getirdim. -Sağ ol Âdem.
Abi iznin olursa ben sana bir şey diyeceğim.
Gevşek gevşek konuşuyordu.
Ben de sevmezdim. Sesi puslu gırtlağından çıkardı, boğuk boğuk.
Âdem rahat ol. Ne söyleyeceksen söyle.
Abi sen bu İskender'i niye öldürdün?
-Sen olsan yapmaz mıydın? -Abi, sen de yapmazdın.
Benim tanıdığım Cihangir abi, yapmazdı.
Bilmediğim bir şey mi var diye soruyorum abi.
Bilmediğin bir şey yok Âdem. Sen şu işe güce baktın mı?
Evet.
Para da kazanmak lazım. Ben şimdi yoğunluktan bakamadım.
-Gelen giden malları kontrol et. -Başüstüne abi.
-Çay, kahve bir şey göndereyim mi? -Yok.
(Müzik)
(Kapı zili çalıyor)
Yenge, konuşmamız lazım.
Yenge, buraya Cihangir'i konuşmaya geldim.
Konuşalım.
Cihangir...
...İskender'i öldürdü.
-Ne zaman? -Halka'nın...
...bizim bildiğimiz Halka'nın başına geçti.
Ve...
Ve?
Ve...
...Kaan için olsa gerek...
...Cengiz Han'ın oğluyum diyor.
Ve yukarıdakileri buna inandırmış.
Daha açık konuşursan iyi olur İlhan.
Yenge, Kaan senin için neyse Cihangir de benim için o.
Bu yola neden girdi...
...neden böyle şeyler yapıyor bilmiyorum.
Benimle yarım yarım konuşuyor.
Buraya şunun için geldim.
Belki sizinle konuşur.
Yani sizinle konuşursa...
...gittiği yolun yol olmadığını...
...usulünce söylerseniz iyi olur.
İskender'i öldürmesi iyi olmamış.
Müjde Hanım...
...babanızın kaybını anlıyorum ama...
...Cihangir'i öldürmek sizin durumunuzu da tehlikeye sokar.
-(Çağatay) Sana ne? -Oysa...
...gördüğüm kadarıyla bugünkü toplantıda durumu kabullenmiş görünmeyi istediniz.
Aynen öyle.
Sen buna bakma. Buna kalsa sıfır aksiyonla ömür geçirir bu adam.
(Kapı vuruldu)
Biri geliyor.
Büyük biri.
Ah benim canım kızım. Sen de mi buradaydın?
Ne vesileyle acaba?
Öğrenebilir miyiz çocuklar?
Babamın dükkânını...
...satmaya karar verdim de onu konuşmaya geldim.
Sen mi alacaksın Çağatay oğlum?
Kısmet.
Bizi biraz yalnız bırakabilir misin Müjde kızım?
(Müzik)
Fikir kimden çıktı?
Kim gerçekleştirdi?
Bir tahminim olmakla birlikte...
...merakımı bastırıp ayrıntısını sormayacağım.
Aferin.
(Altemur) Yaptığınız hoşuma gitti.
Bana sizler gibi çalışanlar lazım.
-Teşekkür ederiz de... -Tam anlamadık.
Ruhi çocuğum...
(Altemur ses) Şimdi Ruhi, sizden ricam etsem...
(Ruhi ses) Kim lan içerideki köstebek?
(Amir ses) Sizin gibi hasta ruhlu insanlara alet olacağıma...
...şerefimle ölürüm.
(Altemur ses) Lütfen...
(Ruhi ses) Vurun.
(Silah sesleri)
Hatırladınız elbette.
Bunu benim unutmam mümkün değil.
Tek önlemimiz parmak izlerinizin olduğu silahlar değildi.
(Ruhi) Kayıt da yaptık, sigorta olarak.
Şahane. Manifik.
Akıl dediğiniz şeyin çok çeşidi var.
Biri hep para düşünür.
Bir başkası kandırılmaktan korkar.
Rekabeti ve azmi...
...peşin hükümlerle düşünmeyi.
Mesela kurnazlığı zekâ sanabiliyor insanlar.
Hırslı insanlarla, benimle yarışanlarla...
…beni kandırmaya çalışanlarla çok karşılaştım.
Beni kandırabilecek zekâya...
...benimle yarışabilecek yeteneğe…
…beni alt edecek azme, çocuğum...
...sahip değilsiniz.
(Gerilim müziği)
(Müzik)
Bak amirim...
...Cihangir, Halka'nın başına geçti.
Ben de yanındayım.
Yani Halka'ya hiç bu kadar yakın olmamıştık.
Sen şimdi Cihangir'i alırsan, beni boşa çıkarmış oluyorsun. Bu ne demek?
-Operasyonu boşa çıkartıyorsun demek. -Oğlum delil var, delil!
Delil!
Ne diyorsun? Delili yok mu say diyorsun? Doğru mu anlıyorum?
Amirim, Kaan Cihangir'in bizim--
Bir dakika, anlıyorum ben onun ne dediğini.
Ama bana bir şey getirecek ki...
...ben de bu delili alıp şimdilik bir kenara koyayım?
-Amirim-- -Ama arkadaşın elinde ne var?
Hisleri.
(Gerilim müziği)
Bana biraz süre verin.
Ne diyorsun?
Ya bulamazsan?
Bahar anlatıyorum ya.
-Cihangir'i alınca elinize-- -Kaan!
Bırak operasyonu falan. Faruk abi, amirimiz.
Değerli bir polis. Öldürüldü lan, öldürüldü!
Haklısın amirim, ben de üzüldüm.
24 saatin var.
24 saat içinde bana bir şey getirmelisin...
...aksi takdir de alır tutuklarım o Cihangir'i.
Yaptı, yapmadı bakarız.
(Çağatay) Benim tek isteğim bize eşit davranılması.
Böyle bir söz mü verdik?
Cihangir'e bir görev verdiniz, başarısız oldu.
Gitti İskender'e ceza kesti.
Sen de pekâlâ kesebilirdin tuz Ruhi. Terzi de.
İsteseydiniz ben de ceza kesebilirdim.
Cihangir birini öldürdü diye mi başa geçti?
Silahları çıkarmak kimin fikriydi çocuğum?
(Gerilim müziği)
Çağatay'ı öldür koca çocuk.
(Gerilim müziği...)
(...)
Kimi öldürüyorum?
Hayır.
(Gerilim müziği)
-Bu işin cezası birisini öldürmek midir? -İlk defa yapmıyorsun.
-Bir şey sordum. -Evet çocuğum.
O zaman oğlunu öldür, Korkut'u.
Bizi izleyen, bulan, mezarı açan, silahları alan oydu.
Öldürerek geçiniyordum çocuğum.
(Altemur) Bazıları zorunluluktan öldürür.
(Altemur) İsteyerek değil, geçinebilmek için öldürürdüm.
(Gerilim müziği)
Ahh çocuğum.
Keşke şiir yazabilseydim.
(Gerilim müziği...)
(...)
(Ağzından garip ses çıkardı)
(Ağzından garip ses çıkardı)
-Burada mıydın? -Bir oradayım, bir burada.
(Müzik)
Kaan, duygusal davranıyorsun.
İlgisi yok.
Nasıl yok? Biz bunu daha önce de konuştuk.
Cihangir Tepeli'ye ne olacağı, neyle suçlanacağı seni ilgilendirmemeli.
Duygusal dediğim bu işte. İşimizi yapıyoruz biz.
Öyle değil işte Bahar.
Öyle olmuyor işler, siz de beni anlamıyorsunuz.
Ama olmak zorunda.
Ben mahkûmum sen de polissin, doğru mu?
Ne oldu? Tanıştık, birlikte çalıştık, birbirimize güveniyoruz.
Sen bana o kadar iyilik yaptın.
Ben o iyilikleri unutup bakamam ki şimdi sana.
Cihangir içinde öyle. Dünya iyilikle dönüyor Bahar.
İyiliği çıkarsan ne kalacak ki düşmanlıktan, nefretten başka?
İnsanları görmüyor musun?
Millet birbirlerine küfretmeden konuşamıyor.
Herkes birbirinin kuyusunu kazıyor.
Sen, ben iyilikle bakmazsak...
...ne farkımız kalacak ki bunları yaşatanlardan.
Bir de böyle düşün.
(Müzik)
Çağatay, Cihangir konusunda bana yardım edecek misin?
-Kendi işimi kendim göreyim mi? -Şu sıra değil Müjde.
Şu sıra Cihangir'in başka dertleri olacak, bir süre bekleyelim.
Önerisinde bulunacağım.
O zaman Mühi gider.
Seni yolcu etmek isterdim ama falım fallanmıştır.
Şuna bakayım.
(Müzik)
-Terzi. -Ne?
Babam mezarı senin açtığını ve silahları senin değiştirdiğini biliyor.
-Nasıl öğrendi? -Ben söyledim.
Niye?
Dürüstlük üzerine konuşuyorduk, gaza geldim.
(Geçiş sesi) Korkut'la ilgileniyorsun, Ruhi oğlum.
Zevkle.
Ruhi'nin...
...kendisinin peşinde olduğunu, Terzi'ye...
...sevgili oğlum Korkut'a söylememen gerekiyor değil mi Çağatay?
Asla. Kesinlikle öyle bir şey yapmam. (Geçiş sesi)
Üç vakte kadar Ruhi seni öldürecek.
Psikolojide geçiyor, her erkek çocuk bir gün babasıyla mutlaka yüzleşmeli.
Haksız mıyım Vekilharç? Mutlaka okumuşsundur.
Bunu söylememeniz gerekiyordu Çağatay Bey. Sizden bu istendi.
Ayrıca Terzi bu durumla baş edebilecek zekâya ve tecrübeye sahip birisi.
Onu değil, bizi tehlikeye atıyorsunuz.
Bağırsak hastalıkları gerginlikten çıkıyormuş. Bak, çıktı.
Ben onları bulurum Çağatay. Babanı...
...yeni oğlunu ve kader deposunu bulurum.
(Gerilim müziği)
Ruhi oğlum, neden bu hesapsız...
...şuursuz, basiretsiz, aymaz...
...ve ferasetsiz işlerle ben uğraşıyorum?
Ben hallederim babacığım.
Senin yapmanı isteseydim şikâyet etmez, yapmanı emrederdim.
(Altemur) İçimi döküyorum çocuğum.
Bu işleri madem seçtik...
...madem izin verdik, ödüllendirdik...
...Cihangir yapacak. -Yapsın.
O zaman çocuğum, Cihangir'i yukarıya...
...yakınlarımıza, birlikte gülüp...
...kader üstüne sohbet ettiğimiz dostlarımıza sunalım.
Nasıl dersen.
Çağatay gün gelir bizi öldürür çocuğum.
Cihangir'in sakinliği hoşuma gidiyor.
(Gülay) İlhan bir şey mi oldu?
İskender'i öldürdüler.
(Gülay) Yani?
Yani İskender'i oğlumuz öldürdü.
Hak etmiştir o zaman.
Gülay...
...ben daha önce bu sahneyi yaşadım, biliyor musun?
Cihangir'le ilgili mi?
Gülay sen zaten Cihangir'le olmayan başka bir şeyi konuşmuyorsun ki.
-Bak, konuşamıyoruz bile. -Ne dedim ben şimdi İlhan?
Ne dedim? Bir şey mi oldu dedim. Bütün hikâyeyi sen anlattın.
Ben çiçeklerimle uğraşıyordum.
Ben her şeyle uğraşayım, sen çiçeklerle uğraş.
Aynen böyle kalsın, tamam.
Sen neyle uğraşıyorsun acaba?
Uğraşıyor olsaydın...
...şu anda oğlumuz dizlerimizin dibinde, bizimle birlikte olurdu.
Neyle uğraşıyorsun sen acaba?
Hümeyra'yla konuştum.
Sen niye konuşuyorsun ki Hümeyra'yla?
Gülay belki farkında değilsin ama oğlumuz bizimle konuşmuyor.
Ve birini öldürdü. Hiç olmazsa iki çift laf edeceği...
...birine anlattım derdimi.
Hümeyra, İskender'in öldüğünü biliyor mu?
-Ne fark eder? -Sen mi söyledin?
Evet, ben söyledim.
Oğlumuzun bir cinayet işlediğini Hümeyra benden önce öğrendi yani.
Evet, uğraşıyorsun.
Neyle uğraştığın belli değil ama...
...kime yaradığı çok belli.
(Müzik)
(Kapı açıldı)
-Al oğlum. -Sağ ol.
(Hümeyra iç çekti)
-Cihangir İskender'i öldürmüş, öyle mi? -Sen nereden biliyorsun?
-İlhan söyledi. -Allah Allah.
-Ne alaka, nereden çıktı? -Buraya geldi.
Araları bozukmuş Cihangir'le. Laf söz geçiremiyormuş ona.
Bizden yardım istemeye geldi.
Sokmasaymış o zaman bu işlere.
Okutsaymış mesela oğlunu, ısrar etseymiş.
Öyle söyleseydim değil mi oğlum?
-Sonra kapıdan kovsaydım. -Kovsaydın.
Niye oldu bu İskender işi?
Öyle icap etti.
Kaan...
...sen bana doğru söylemiyorsun oğlum.
Anneciğim...
...asıl dert başka. Cihangir'in başı belada.
-Neden? -Cemal abi tutuklayacak Cihangir'i.
Sebep?
Bu Faruk abinin cesedini buldular ya...
...onun mezarından çıkan bir silahta Cihangir'in parmak izini bulmuşlar.
Çağatay'ın tuzağıdır bu kesin.
Tuzak, tuzak da işte kimin tuzağı onu bilmiyoruz.
Bu işi çözmem için Cemal abi bana 24 saat süre verdi.
Yoksa Cihangir'i cinayet zanlısı olarak tutuklayacak.
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
Amirim, bu öldürülen...
(Ses boğuklaştı) ...Ruhi'yi tanıyanlar varmış.
Mutlaka bir şey çıkartın Bahar.
(Bahar) Ruhi gelip gidiyormuş.
(Ses boğuklaştı) ...kahveler falan, bakalım.
Tamam.
(Müzik)
Çocuklar bir saat kadar çalışacağım, rahatsız etmeyin.
(Müzik...)
(...)
(...)
(Müzik...)
(...)
(...)
(Müzik hızlandı...)
(...)
Gizlice geldim arkandan, fark etmedin.
-Sen öyle san. -Yalan.
(Geçiş sesi)
(Müzik)
(Geçiş sesi)
-Biri beni öldürecekse-- -Müjde öldürsün.
(Müzik)
(Geçiş sesi)
Vuracaksın yani İskender'i öyle mi?
-İkna oldun mu? -Delirdiğine mi?
Aynen oldum.
(Kaan) Sen tetikçi olacaksın herhâlde.
Bakalım bunları yaptıktan sonra Müjde'nin suratına nasıl bakacaksın.
Güzel. Sen ikna olduysan herkes olmuş demektir.
Kandırdın yani herkesi, öyle mi?
Beni bile.
Ne yapayım Kaan?
Ben yaparım demesem Altemur, İskender'i Ruhi'ye vurduracaktı.
O zaman hiç şansı kalmayacaktı.
Sen vurunca bir şansı mı kalacak, anlamadım. Kurşun aynı kurşun.
İşte belki vurulmuş gibi gösterirsek, ikna edebilirsek…
Ne bileyim yelek falan.
Anlamadım. Bu Ruhi orada olmayacak mı?
Nasıl ikna olacak ki? Film mi çeviriyoruz burada?
Ne bileyim Kaan yapılmıyor mu öyle şeyler?
Beceremez miyiz?
Biri var aslında bize yardım edebilecek ama.
Kim?
Doktor amca.
(Telefon çalıyor)
(Âdem ses) Abi, ben pek anlamadım. Bunlar yurt dışına kaçacak galiba.
Bu Beykoz'daki eski iskele var ya kaçak göçek işler için kullanılan.
-Oraya gittiler. -Ruhi haklıymış, İskender kaçıyor.
Ne var lan?
-İskender Bey-- -Bırak lan!
Bak bir dinle, fazla zamanımız yok. Nereye gidiyorsun biliyorum.
Ben şimdi oraya geliyorum.
Baban mı söyledi?
Babamla alakası yok. Bir dinle beni. Ben şimdi oraya geleceğim.
Seni bulduğumda vurmam gerekecek, ben vurmazsam Ruhi seni vuracak.
Lan ne fark eder? Ha sen, ha o!
Bitirdiniz lan beni!
Ben kurusıkıyla vuracağım, Ruhi gerçek mermi kullanacak.
(Cihangir ses) Fark eder mi?
-Nasıl olacak o iş? -Bir arkadaş sana yardım edecek.
(Geçiş sesi)
Birbirimize güvenirsek yaşarız, güvenmezsek ölürüz.
Duydun mu?
(İskender ses) Niye yapıyorsun bunu?
Söylesem aklına yatmayacak. Şöyle düşün.
Bildiğim düşmanı, bilmediğime tercih ederim.
(Geçiş sesi)
Aç şu önünü.
Bir dakika. Benim aklım bu işe yatmadı.
Zamanında Yeşilçam'da yaptık biz bu işi.
Set önünde, set arkasında çok dayak da yedim.
Damdan da düştüm, adam da vurdum.
Öyle Yeşilçam'a kaldıysak biz yandık.
Yazlık sinemalar falan...
Öldün be İskender.
Merak etme. Bu işler çok değişmedi, aç sen.
Dur, dur.
Bu nasıl çalışıyor bana bir anlat. (Geçiş sesi)
(Mestan dış ses) Biri sana ateş ediyor. Kurusıkı tabii.
(Mestan dış ses) Sonra sen de aynı anda fünyeyi patlatıyorsun.
(Mestan dış ses) Çok kolay.
(Geçiş sesi) Anlatırken kolay tabii.
Sen merak etme, aç şunu.
(Geçiş sesi)
Birazdan burada kötü şeyler olacak kızım.
-O ne demek baba? -Cihangir...
...bir yerlerden çıkacak.
İskender Bey!
Beni vuracak.
(Silah sesi)
(İskender dış ses) Ama baban ölmeyecek.
(İskender dış ses) Görenlerin öldüğüme inanması lazım.
O yüzden sen de inanmış gibi yapacaksın.
Ne yaptın sen? Sen ne yaptın? Ne yaptın sen?
Nasıl yaparsın bunu? Nasıl?
(Siren sesleri)
(Gerilim müziği)
Abi! İyi misin İskender abi?
Elleme lan!
Nerede kaldınız oğlum?
Çok da yanaşamadık kardeş.
Hani derlerse polis değil bunlar, vah vah hesabı olmasın dedik.
Eh...
Ah... Mestan...
Çıkaralım şunları. Nefesim kesildi.
-Tamam. -Yahu nasıl da huylandım.
Sağım solum kaşındı.
Abi geçti vallahi.
Nereye geçti oğlum? Daha belli mi?
Biz davula vurduk da bakalım zurnacı ne çalacak?
Ama olsun. Bunların hepsi hatıra.
Şurada da ölmüştüm derim.
Hadi Mestan. Çıkar şunları.
Ee, baba? Nasılmış ölmek?
Şu dört duvardan çıkamadım ki kızım.
Görsem, duysam anlatacağım.
Et yok, kebap yok...
Vallahi yok da...
...hiç aklıma gelmedi ki yeme içme.
Yiyecek bir şeyler getiririm.
Eyvallah. Sağ olasın.
(İskender) Babam yaşlanınca sormuştuM.
Baba dedim, nasıl geçti hayat?
Severdi küfretmeyi.
Bir iki salladı, hiç unutmam.
Daha da yeni olmuş İstanbul'a geleli.
(İskender) Yeni yeni palazlanıyorum.
Yüzüme renk gelmiş, renk.
(İskender) Bana dedi ki... Matrak adamdı ha...
"Hayatı aldım karşıma, dedim ki...
...al kalemi eline.
Ben söyledim, hayat yazdı.
Ben söyledim, hayat yazdı.
Ee, azıcık da kendinden yazdı."
Bu kadar mı?
Yani diyor ki sen ne anlatsan boş.
Hakikat var, başkaları var. Allah biliyor.
Seninle o günü yaşayanlar biliyor.
Sen ne dersen de. Bilen biliyor.
Ne oldu şimdi?
Ölünce bir hesaba girdi baban.
Verilmeyecek hesabın mı var?
Eh...
Boş ver şimdi bunları.
Ne yapacağız Cihangir?
(Hümeyra) Konuşmamız gerekiyordu Vekilharç Bey.
Buyurun, sizi dinliyorum Hümeyra Hanım.
Fikrinizi almak istedim.
Altemur...
Malumunuz, benim tanıdığım bir insan değil.
Tahmin ediyorum sizin daha fazla tanıma imkânınız olmuştur.
Oldu.
Benimle çalışmak istediğini söyledi.
Yani...
Halka için çalışmamı istedi benden.
Siz ne dersiniz?
Gerçi...
...çalışmamak gibi bir tercihim olamaz gibi geldi bana.
Hümeyra Hanım, Cengiz Han'la kıyaslayarak anlatırsam eğer...
...kimi metotları kısmen benzese de...
...karşımızdaki kişi daha sert ve duygusuz biri.
Bunu tahmin ediyorum ama...
Eğer istiyorsa...
...siz çalışmak istemeseniz bile sizi çalışmaya zorlayacaktır.
Ve siz de karşı koyamazsınız.
Ne gibi mesela?
Çok anlatılır şeyler değil.
Sizi tuzağa düşürür ve sonra...
...sizi istediği gibi, istediği güne kadar çalıştırabilir.
Ve siz karşı koyamazsınız.
Öyle bir söylediniz ki...
...başınıza bir şey geldiğini düşündüm.
Ben sizin başınıza gelecek olanı anlattım.
Bakın Vekilharç Bey.
Biz sizinle bir kader ortaklığı yaptık.
Eğer başınıza bir şey geldiyse...
...sizi tuzağa düşürdüyse...
...şantajla karşı karşıyaysanız...
...veya ne bileyim...
Başınıza herhangi bir şey geldiyse, zorla size bir şey yaptırdıysa...
Sizden rica ediyorum.
Söyleyin lütfen.
Söyleyin de bir hâl çaresine bakalım.
Ben sadece...
...onunla çalışanların, onun mağduru olabileceğini söyledim.
Size zorla bir şey mi yaptırdı?
Size yaptıracağı gibi.
(Müzik)
Ne olduğunu sormayacağım bir daha.
Ama bir polis amirinin kaçırıldığı, öldürüldüğü söyleniyor.
Ümit ederim ki onunla ilgili bir zorlama değildir.
(Müzik)
Çantayı bırakıp dışarı çıktım.
(Müjde dış ses) Telefonu açıp ne konuştuklarını izledim.
(Müjde dış ses) İçeride Çağatay'la Vekilharç'a bir şey gösterdiler.
(Müjde dış ses) Gösterdikleri şey neyse bayağı korktular.
(Müjde dış ses) İkisinin de morali çok kötüydü.
Çaresiz gibiydiler. Altemur bunlara bir şey gösterdi ve korkuttu.
Şantaj yapmıştır.
-Ne şantajı? -Önce birini öldürtürler.
Sonra onu kayda alırlar. Sonra onu polise veririz derler.
Halka diyorsun.
Cihangir beni öldürdü ya...
...kim bilir, belki de kayda almışlardır.
Silah kurusıkıydı. Ruhi anlamasın diye denize attım.
Parmak izi için almış olabilir.
Olabilir.
Faruk Amir'in mezarından bir silah çıktı.
Parmak izine baktırın.
Silahın üstünden kimin parmak izi çıktı dersin?
Kimin?
(Gerilim müziği)
Çok korktular yani Müjde. Öyle mi?
Bayağı.
(İskender) Ellerinde herkesin kaydı olduğunu duydum.
Eğer duyduklarımın binde biri doğruysa ucu çamurlu demektir.
(Müjde) Benim anladığım şu...
...biri öldürüldü, ortada bir silah var. Terzi bunu değiştirdi.
-Silahı değiştirdi? -Evet.
Yani gerçek masumlar Vekilharç ve Çağatay.
Sırlar odası. Milletin dediği.
Ben bunu Vekilharç'la konuşayım.
Ne konuşacaksın o kılkuyrukla?
Oda diyorsun, şantaj diyorsun...
Zaten görüşmeyecek miydik? Kaçak göçek olmasın. Gidelim, vuruşalım.
(Müzik)
Tamam Kaan. Öyle yapalım.
(Telefon çalıyor)
(Müzik)
(Telefon ısrarlı çalıyor)
(Müzik)
Ne demek karışmamak kızım? Öldüysek de canımız var daha.
Kedi gibi senin baban.
Dokuz canın hikâyesi çok olur.
Cihangir'le Kaan hallediyor işte. Niye hâlâ kaşınıyorsun?
(İskender) Oldu kızım, oldu. Onlar koşacak, ben yatacağım.
Bize de öyle öğrettiler zaten.
Ben hesap kitap bilirim de bunun hesabı olmaz.
İskender Bey, Müjde'yi düşünün.
Bir an önce buradan yurt dışına çıkıyorsunuz.
Akşama bir şeyler ayarlarız.
Akşama kadar Müjde dışarıda olsun. Ortalıkta olsun.
Ama siz buradasınız. Evden dışarı çıkmıyorsunuz.
Olmaz öyle şey.
(Cihangir) Olacak.
Bu defalık böyle olacak.
Ben, "İskender kaçtı." dedirtmem.
Ya ne kaçması? Ölüsün sen, ölü.
Karşındaki de katilin.
Bakın, aksi öğrenilirse hepimiz için kötü olur.
Öyle olsun Cihangir.
(Telefon çalıyor)
Efendim Altemur Bey?
(Altemur ses) Cihangir, oğlum. Yanıma gelmeni rica ediyorum.
Birlikte yapacağımız bir iş var.
Tamam. Siz bana konum atın. Ben geliyorum.
(Cihangir) Tamam.
Benim çıkmam lazım.
Gel Murat, gel. Biz de yemek yapalım.
(Müzik)
(Müjde) Cihangir.
Teşekkür ederim.
Ee... Ben şey diyecektim...
Ben gidiyorum ya. Bir daha görüşemezsek...
Ben seni bulurum.
Bulur musun?
Bulurum.
Bekler misin?
Beklerim.
Cihangir var derim, İstanbul'da.
Ben uyursam o da uyur derim.
Sevenler uyumaz.
(Müzik)
(İskender) Müjde. Gel yardım et.
(Müzik)
(Gerilim müziği...)
(...)
(Müzik)
Yardıma geldim.
Ne yardımı bu?
Altemur'un tuzağına düşmüşsün.
Amiri öldürtmüş.
Sen nereden biliyorsun bunu?
Terzinin oraya koyduğu silahı alan benim.
Tek numaracı Çağatay mı sandın?
Cihangir'le birlikte.
Aynen öyle.
Çağatay bunu bilmek isterdi.
Ben buraya onun için değil, senin için geldim.
Peki. Yardım dedin. Nasıl bir yardım bu?
Altemur'un bir sırlar odası varmış.
O görüntüleri alayım, kurtarayım seni.
Görüntüleri mi?
Sandığından çok şey biliyorum Vekilharç.
Şaşırdın mı?
Şaşırdım.
Niye yardım edeceksin ki sen bana?
Benim de oradan almam gereken bir şeyler var diyelim.
Olamaz mı?
Şaşırmam.
Eğer o odanın yerini biliyorsan, benim o odaya girecek cesaretim var.
Kimlerle uğraştığını bilmiyorsun. Senin o cesaret dediğin şey...
Akılsızlık mı?
Diyelim ki öyle.
Diyelim ki ben akılsızım. Sen akıllısın.
Ben cesaretliyim, sen değilsin.
Benden başka sana yardım eden var mı?
Yok.
Ben bunu yapamam.
(Müzik)
(Araba çalıştı)
(Müzik)
Hah...
Bir adres verdiler.
Benim aradığım komiserim. Arada bir gelirmiş buraya.
Tanıyan çıktıysa bakacağız.
Eğer bulsaydık sürekli izlerdik.
Bulacağız. Kaçamayacak.
Hadi.
(Kapı çalıyor)
Cemal Bey'i görecektim.
Amirim, misafiriniz var.
Cemal Bey.
-Uyumuş mu? -Amirim.
Bak bakalım bayılmış mı.
Amirim...
İyi misiniz amirim?
Cemal Bey.
Cemal Bey.
Git bir ambulans çağır. Doktor çağır.
Beyler! Buraya bir bakın!
Cemal Bey...
(Gerilim müziği)
(Telefon çalıyor)
Efendim?
Nasıl?
Tamam, hemen geliyorum.
Ne olmuş?
Cemal Amir bayılmış galiba. Anlamadım Aytekin. Dön hemen ileriden.
(Gerilim müziği...)
(...)
Bir karar verdim Cihangir oğlum.
Seni de bu sebeple buralara kadar zahmete soktum.
Estağfurullah, buyurun.
Seni çocuğum, birilerine, dostlarıma...
...hemfikir olduğum insanlara takdim edeceğim.
Diyeceğim ki "Bu çocuk bizimle çalışacak."
Burası çok da özel bir yer değil gibi gelebilir sana.
Ama bir yeri özel kılan, yaşadıklarımız.
Ve hatıralarımız.
Önemsediğim insanları buraya getiririm.
Seni niye seçtim, biliyor musun?
Bilmiyorum.
Sakin bir coşkun var.
Ben hep coşkuya önem veririm.
Başarı dediğimiz şeyin...
...her ne olursa olsun o coşkuyu kaybetmemek olduğuna inanırım.
Sakin ve duru bir coşku.
Serin ve soğuk bir su gibisin.
(Müzik)
Seninle çocuğum...
...arzın merkezine seyahat edeceğiz.
Kimsenin gidemediği...
...kimsenin göremediği bir yere gidip...
...herkesle konuşmayan insanlarla tanışacaksın.
İnsan yaşadığını ancak hastalanınca anlıyor.
Sağlıklı olma hissi...
...hastalıklar olmasaydı kazanılamazdı.
İnsanın dışında hiçbir canlı, çocuğum...
...yaşlandığının farkına varamaz.
Yaşadıklarımızın hatırası olmasaydı...
...değişimin farkına bile varamazdık.
Bir kediyi düşün. O bilmiyor.
Bizim gözümüzde yaşlanıyor.
Öleceğine yakın bir ânını düşün kedinin.
Mutsuzdu diyebilir misin?
Oysa üç ayrı yerde ve geçmişte yaşayan...
...dün, bugün ve yarın arasında...
...savrulup duran insan...
Bunlardan birinde mutsuzsa ne olacak?
Mutsuz kalacak.
Karanlıktasın çocuğum.
Göremeyince daha iyi duyacaksın.
Tedirginsin çocuğum.
Daha iyi hissedeceksin.
(Susturuculu silah sesi)
(Gerilim müziği)
(Yankılanan ıslık sesi) (Hareketli müzik...)
(...)
(...)
Tık!
(Hareketli müzik)
(Susturuculu silah sesi) Ah!
(Arka planda konuşan sesler)
(Hareketli müzik)
(Islık sesi)
(Hareketli müzik)
Tık!
(Hareketli müzik)
Ah!
(Hareketli müzik...)
(...)
Ah!
(Gerilim müziği)
Ah Korkut... Korkut...
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
Ah...
(Gülüyor)
(Motosiklet sesi)
(Motosiklet sesi)
(Gerilim müziği)
(Motosiklet sesi)
(Gerilim müziği)
(Motosiklet sesi)
Bu çocuk hep böyleydi.
Korkut'u diyorum.
Hep mutsuzdu.
Hep intikamcı.
İlk defa karşılaşmıyorum.
Sana da borçlandım, Cihangir oğlum.
Son olmasını sağlayacağız.
Önceliğimiz bu olacak.
Senin için bazı hayaller kurmuştum.
Bir süre için onları ertelemeye mecbur kalacağız.
Siz nasıl derseniz.
Güvenliğimiz önemli çocuğum.
Ayağımıza dolanan yaban otlarını ayıklayıp...
...yolumuzu açalım.
Terzi'yi mi istiyorsunuz?
Hayır.
Terzi'yi buraya yollayan küçük yılanı istiyorum.
Rica ediyorum.
Bana Çağatay'ı getir.
(Müzik...)
(...)
(...)
(Telefon çalıyor)
(Kaan ses) Ne haber? Neymiş acil mevzu?
Yani beni ortaklarıyla tanıştıracak diye başladık...
Sonra belki dedim, şu meşhur odayı görürüm ama olmadı.
-Ne oldu ki? -(Cihangir ses) Terzi.
Ortalığı karıştırdı.
Altemur'u öldürmeye kalktı.
Ruhi'yi falan yaraladı.
Sende bir şey var mı?
(Cihangir) Yok, yok. Bende bir şey yok.
Terzi?
Terzi yaralı ama kaçtı.
Sen ne yaptın?
Boş. Gittik yine, bir şey çıkmadı.
Zaten neyi istiyoruz ki zamanında oluyor ki Cihangir?
Evet.
(İskender) Bu çocukların yaptıkları zor. Ölüm kolay. Bakma sen.
(Müjde) Hangi çocukların?
(İskender )Cihangir, Kaan...
(Müjde) Anlamadım şu an.
(İskender) Olan oldu kızım. Olan oldu.
(İskender) Sen ne yapsan gelip buluyor seni.
Olan oldu diyorsan şimdiden bahsetmiyorsun.
Şimdi?
Şimdi ne ki kızım?
Sen varsın yanımda.
Şimdi...
Geçmişte bir şey mi yaptın?
Yaptım kızım, yaptım.
Kötü bir şey yaptın.
Su akıyor kızım. Sen de giriyorsun o suya.
(İskender) Pisse pis, temizse temiz.
Hava mı soğuk, su mu soğuk, girince öğreniyorsun.
Öğrenmek de değil. Razı olmak.
Kabul etmek.
Neyi kabul etmek?
Bir hırsız kızım.
Bütün dünyanın hırsızlarla dolu olduğunu düşünür.
(İskender) Ona iyi gelir bu laf.
Vicdanını unutunca...
...bütün dünyanın vicdansız olduğunu düşünmeye başlıyorsun.
Yalan olduğunu bile bile.
"Ben yapmasam başkası yapardı...
...herkes yalancı, herkes vicdansız." demeye başlıyorsun.
(Müjde) Baba, sen iyi misin?
İyiyim kızım, iyiyim.
Keşke bunlar geçse. İskender rahatlasa...
Ne yaptın?
Baban yapmadı. Genç İskender yaptı.
O zaman anlatsın. Rahatlasın.
Daha değil kızım. Daha değil.
Hadi, sen gidecektin.
Plana uyalım.
Sonra konuşuruz. Sen merak etme.
Eyvallah.
(Müzik)
(Kapı çalıyor)
-Cemal Amir? -Dinleniyor. Doktor yanında.
Neden hastaneye götürmediniz?
Ben de ısrar ettim ama...
Ziyarete gelmiştim Cemal Bey'i.
Odasında öyle masada baygın buldum.
Hah! Sakın drama çevirme.
Bir şey yok. Doktor burada işte. Yorgunluk, stres, bu...
Öyle dedim ama hastanede daha detaylı bakalım diye ekledim.
(Doktor) Onu da söyleyeyim.
(Doktor) Kızınız mı?
Sayılır.
(Doktor) Geçmiş olsun.
Sağ olasın.
Yol göster.
(Bahar) Doktor Bey, bir bakabilir misiniz?
(Bahar) Yorgunluktan mı bayıldı gerçekten?
(Doktor) Tahlil ve tetkik yapamadık tabii.
Kanser olduğunu söylemedi mi?
Tedavi olmuyor, reddediyor.
Bilmiyorum, belki siz biraz gözünü korkutsanız?
Hangi aşamada olduğuna dair bir bilgi var mı elinizde?
-Bir raporu falan. -Bir dakika.
(Gerilim müziği)
(Geçiş sesi)
(Cemal) Bu zarfı saklayacaksın.
Ölürsem, kalırsam bir şey olursa...
...içindeki mevzuyu tetkik ve takip etmeni istiyorum. Tamam mı?
(Geçiş sesi)
(Telefon çalıyor)
(Bahar) Buyurun.
Ben geliyorum hemen.
-Alo? -(Kaan ses) Gergin miyiz biraz?
Cemal Amir, odasında bayılmış.
Ne diyorsun? Nasıl şimdi?
Yani şimdi iyi ama işte serumla toparlamış. Biliyorsun inadını.
(Bahar ses) Ne oldu, sen bir şey mi diyecektin?
Bahar, çatışma çıkmış. Ruhi'yle Terzi'yi vurmuşlar.
O hâlde gidebilecekleri yerleri biliyorsun zaten.
Bir tanesi beni gönderdikleri doktor.
Gidin, bunların hepsini dalından toplayın. Tamam mı?
Tamam Kaan. Sen Aytekin'i arayıp doktorların adreslerini ona ver.
-Tamam mı? -Tamam tamam.
Nasıl doktor?
Hastalığı nedeniyle bayılma ihtimali yüksek.
(Doktor) Ama tedavi olursa iyileşebilir. Tabii o rapora göre.
-Geçmiş olsun tekrar. -Teşekkürler.
(Kapı açıldı) (Kapı kapandı)
(Çağatay iç ses) Bu hayatta yalnız olduğuma inanırdım hep yalnız.
(Çağatay iç ses) Hayır değilmişim, değilmişim!
(Çağatay iç ses) Kimsin sen?
(Çağatay iç ses) Neyle uğraştığını bilmiyorsun...
...boşu boşuna yakma kendini. İşte burada.
(Çağatay iç ses) Bu kadar iyisin. Kimsin sen?
(Çağatay iç ses) Seni bulacağım.
(Çağatay iç ses) Seni yaşatmayacağım.
(Çağatay iç ses) Ne yaparsan yap, buradan sağ çıkamazsın.
(Çağatay iç ses) Öldür onu öldür, öldür, öldür! Hayır öldüremem!
(Çağatay iç ses) Seni ölmekten beter edeceğim.
(Çağatay iç ses) Ne yaşayabileceksin...
...ne de ölebileceksin. Sen burada değilsin.
(Çağatay iç ses) Dur, dur, dur.
(Çağatay iç ses) Dur. (Kapı açıldı)
Terzi.
(Gerilim müziği)
İyi misin?
Aa, takım elbisen mahvolmuş.
Kuru temizleme de kurtarmaz bunu. Yedeği var mıydı?
Özcan, doktoru ara.
Öldü mü?
Olmadı.
Kolay değil, değil mi babayla yüzleşmek?
Cihangir engel oldu.
Sen nasıl kurtuldun peki?
Bıraktı.
Seni bıraktı?
Senin gibi bir katili bıraktı.
Manitası Müjde'nin şeker gibi babasını öldürdü ama seni bıraktı.
Nasıl oldu bu iş?
Ne diyorsun?
(Çağatay) Bilmiyorsun.
-Bakayım, buradan da vurulmuşsun. -Aah!
Hadi, ofise gidelim.
Ooh!
(Gerilim müziği)
Abi elin kirlenecek, ben yapardım abi.
Silahın kiri ne ki, bunu tutan el kirli.
Gençken insan kendini bilmiyor.
Öyle olur biter, geçer gider zannediyorsun.
Karşında ayna yok. Öyle dediğim düz bir ayna değil yani.
Kalbin kirleniyor.
Sonra evladın oluyor.
İşte o zaman, ona bakınca anlıyorsun ne olduğunu.
Kapının eşiği gibi. Ben baktım.
Gördüğümü beğenmedim.
Can yaktım, onu biliyordum da...
...onunla da bitmiyormuş ki.
Ölenle kalmıyormuş. Karısı var...
...bebesi var.
Mutfağa giren ekmeği var.
Masumun ahı, illaki çıkar.
İki cihanda da yerim yok ha Mestan?
Onu bana sorma.
Yaptıklarının cefasını çekene sor.
Ben mağduru tanıyorum. Ama sen pişmanım diyorsan…
Mağdur kim, onu da biliyorsun.
(Mestan) Ha kardeş?
Oo...
...çorba mı getirdin?
-Nedir bu, hasta yemeği mi? -(Hümeyra) Evet.
Doktor, hafif bir şeyler yemen gerektiğini söyledi de.
Ben de şu karşıdaki restorandan sipariş verdim.
Çok aramışsın.
-İçine mi doğdu, kötü bir haber mi var? -Yo.
Yani öylesine, genel birkaç şey sormak istemiştim sadece.
Sor. İyiyim ben.
Bakma böyle çöktüğüme.
Faruk Amir'imi toprağa verdik.
Kaç senelik mesai arkadaşım.
Kolay değil. Ama bu basit bir şey, bunda bir şey yok.
Bu kadar basit değilmiş Cemal.
Doktora eksik bilgi vermişsin. Ben neler duydum az önce.
Üf! Bahar, değil mi?
Tedavi olmuyor falan, konuşun. Öyle mi?
Sen kendini düşünmezsen, başkaları seni düşünmeye başlıyor.
Mecbur kalıyor, kızamazsın.
Benim önceliklerim farklı.
Halka, canından da mı kıymetli?
Kıymetli ya da değil.
Kendime bir söz verdim.
Halka'yı bitirmeden, tedaviye başlamayacağım.
-Bu-- -Biliyorum.
Bir sürü insan katılmayabilir, saçma bulabilir...
...ama adım gibi biliyorum.
Sen itiraz edemezsin.
Çünkü ömrünü Halka'ya verdin.
Yerimde olsan sen de aynısını yapardın.
(Gerilim müziği)
Terzi'ye ne oldu?
Aile içi şiddet.
Kendin sorsana.
Okey oynuyorduk, nasıl oldu bilmiyorum.
Altemur'u öldürecekti, becerememiş işte.
Ve burada?
-Öldürteceksiniz bizi. -Tırstın mı?
'Don't panic, my dear'!
(Çağatay gülüyor)
(Kaan dış ses) Altemur'un tuzağına düşmüşsün.
Bu Altemur'un bir sırlar odası varmış.
O görüntüleri alayım, kurtarayım seni.
Eğer o odanın yerini biliyorsan...
...benim oraya girecek cesaretim var.
-Terzi. -Hı?
Sen çıkabilirsin. Git biraz dinlen. Bol bol vitamin al.
(Terzi inliyor)
Kemik suyu çorba da iyi diyorlar.
Şimdi ne olacak?
Kader çocuğum, sevenlerin birbirine kavuşmasıdır.
Altemur'u taklit ettim. Fark ettin değil mi?
-Hiç anlamıyorum. -Özcan!
(Kapı kapandı)
(Kaan dış ses) Altemur'un bir sırlar odası varmış.
(Kaan dış ses) O görüntüleri alayım, kurtarayım seni.
Eğer o odanın yerini biliyorsan...
...benim oraya girecek cesaretim var.
(Gerilim müziği)
Senin bu patronun bizi boş yere öldürtecek. Biliyor musun?
(Gerilim müziği)
Sizi ele verecek değilim. Çekil önümden.
(Gerilim müziği)
-Dinliyorum Vekilharç. -(Vekilharç ses) Konuştuğumuz konu.
Evet.
Dediğin gibi yapalım. Birbirimize yardımcı olalım.
Olur. Nasıl olacak o?
Benden haber bekle. Akşam buluşacağız.
-Sana yeri söyleyeceğim. -Söyle şimdi.
Ben gider, akşama kadar hallederim.
Öyle olmayacak. İçeri girmek için bir şeye daha ihtiyacın olacak.
Sana onu getireceğim.
Anahtar falan mı?
Onun gibi bir şey.
Tamam.
(Kapı vuruldu)
Gel.
Cihangir.
Geleceğinizi bilmiyordum.
Buyurun.
(Duygusal müzik)
Cihangir...
...neyi, neden yaptığını anlıyorum.
Biliyorum Cihangir. Kaan'ı korumak için yapıyorsun.
Kaan zarar görmesin istiyorsun, biliyorum.
İçimizdeki tek yalansız olan Kaan.
Yani her ne olursa olsun...
...siz ikiniz...
...birbirinizi korumalısınız.
Birbirinize sahip çıkmalısınız, çıkacaksınız
Artık ben de ondan bir şey saklıyorum.
Bir gün gerçekleri öğrendiğinde kızacağı...
...veya nefret edeceği insanlardan biri olacağım.
Herkes gibi, sizin gibi.
Kaan'a, iyiliğin için sustum diyeceğim.
Peki, inanacak mı?
Veya teselli olacak mı?
Asla, olmayacak.
Ben kendimden biliyorum bunu.
İyi bir şey yapmaya çalışırken...
...kötülüğe sebep olmak ne demek, bunu en iyi ben bilirim Cihangir.
Ben buraya...
...İskender'e olanları duydum, ondan geldim.
-Onu-- -Duyduğunuz gibi olmadı.
İskender'i öldürmedim.
Öyle olsaydı, mutlu mu olurdunuz?
Tabii ki de hayır.
İskender yaşıyor.
Bize veya bana ne yapmış olursa olsun, ben bunu yapamam.
Ben intikam için yaşamıyorum.
Eren babammış, İskender babamı öldürmüş...
...intikam almam gerekiyormuş.
(Cihangir) Ama ben öyle hissetmiyorum, hissedemiyorum.
Öyle hissetmemene çok sevindim.
Ben tersini isterdiniz diye düşündüm.
Yani intikam almamı isterdiniz.
(Hümeyra) Değişiyoruz Cihangir.
Biz de öğreniyoruz bir şeyler.
Hayat öğretiyor.
Ben intikam değil, hayatta kalmak istiyorum.
Elimde olan her şey gitti.
Hafızam, geçmişim, sevdiklerim.
Şimdi elimde olanları korumaktan başka bir çarem yok.
Bunun tek bir yolu var.
Halka'yı yok etmek.
Bunu yapabilecek gücün var mı?
En azından deneyebilirim.
Korkuyla besleniyorlar ya.
Belki ben de onları korkutabilirim.
Nasıl olacak bu?
Halka, insanlara sırlarını kullanarak kendine mahkûm ediyor.
O sırlar ortadan kalkarsa...
...insanların Halka'dan korkacak bir sebebi olmaz.
O zaman Halka da olmaz.
(Cihangir) O sırları Altemur elinde tutuyor.
Bir yerde saklıyor. Ona yakınlaşabilirsem...
...güvenini kazanabilirsem...
...herkesin ağzında olan bu Halka'nın cephaneliğini...
...Halka'nın sırlar odasını patlatabilirim.
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
Diğer doktor mekânlarından haber var mı Aytekin?
Henüz bir şey yok.
Yaklaşan araç var.
Abi en baştan gelecektik. İyi değilsin.
Sıkıntı yok.
Bunlar olabilir.
Çatışma çıkabilir, herkes hazırlıklı olsun.
Beklediğimiz şahıs bu. İniyoruz arkadaşlar, hadi.
Polis, polis kımıldamayın!
Oyalayın bunları burada.
Aytek, burası sizde.
Şimdi.
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
Hiç yakışmıyor eline.
Sen onu kullanmayı biliyor musun?
Yaralı birini vurmak istemem.
Bence bilmiyorsun.
(Gerilim müziği...)
(...)
-Söyle Âdem. -(Âdem ses) Alo abi, kuş yuvadan uçtu.
-Ne kuşu Âdem? -(Âdem ses) Çağatay'ı diyorum abi.
(Âdem ses) Mekânından çıktı adamlarıyla...
...bir yere doğru gidiyorlar. Peşindeyim abi.
Tamam Âdem, ben şimdi çıkıyorum.
Sen peşlerinden ayrılma. Tamam mı?
-(Âdem ses) Peşlerindeyim abi. -Tamam.
Cihangir, konum attım aldın mı?
Aldım şimdi. Neresi burası?
Vekilharç'la buluşacağım. Teklifimi kabul etti.
-Sen nereye? -Çağatay'a.
Çıkmasını bekliyordum, sonunda harekete geçmiş.
Yolda bir yerde paketleyeceğim. Oradan Altemur'a.
-Hadi ya! -Ne oldu?
-Beraber alsak iyiydi. -Yok oğlum, Vekilharç çok önemli.
Asıl Çağatay olmasa ben seninle gelirdim.
Ama neyse, iki koldan ilerleyelim. Sen Vekilharç'a ben Çağatay'a.
Terzi zaten pert. Âdem benimle geliyor, merak etme. Halledeceğim.
İyi öyle yapalım, tamam.
-Dikkatli ol. -Tamam, sen de.
(Gerilim müziği)
Siz burada durun. Ben birazdan geleceğim.
İskender kardeş, başımıza bir iş gelecek.
Bir şey olmaz.
İskender dağı görür, kurt...
...suyu görür, balık olur. Siz burada keyfinize bakın.
(Duygusal müzik...)
(...)
(İskender iç ses) Ya İskender...
...bir gün kral olurum sanıyordun.
(İskender iç ses) Sayıyordun bir bir.
(İskender iç ses) Ulan akılsız İskender, vah İskender.
(İskender iç ses) Senin gibi hamal eskisini...
...bu âlemde bırakırlar mı sandın ha?
(İskender iç ses) İşte böyle ellerinde oyuncak olur, dımdızlak kalırsın.
(İskender iç ses) Kendin yetmedi, kızını da perişan edersin.
(İskender iç ses) Can yaktın. Ne istedin? Para.
(İskender iç ses) Ne istedin? Hürmet.
(İskender iç ses) Ne istedin?
(İskender iç ses) Çocuğunun yüzü gülsün.
(İskender iç ses) Ne bırakacaksın kızına?
(İskender iç ses) Hiç.
Bunlar olmasaydı...
...en azından Müjde'nin yüzüne bakabilirdin.
Lan!
Sen ne yapıyorsun burada baba?
Ayrıca ne bağırıyorsun?
Sesimi duyayım istedim kızım.
Pıs pıs oturuyorum bir köşede. Canım sıkıldı, alışkın değilim.
Değilsin de, o köşede oturmazsan, biri görürse…
-Sen niye evden çıktın? -(İskender) Tamam kızım tamam.
Çıkayım, bir dükkânımın havasını alayım dedim.
Vedalaşayım istedim.
Pasaportlar hazır.
Para işini de halledeceğim.
Ama baba bak...
...bak lütfen sadece sen, ben değil...
...bu işe karışan herkesin canı yanar. Ortalıkta gezinme.
Halletmem gereken son bir iş var, ondan sonra.
Allah'ım ya! Ben ne diyorum, sen ne diyorsun?
-Çok mühim kızım. -Beni hiç dinlemiyorsun.
Ne işi? Söyle ben yapayım.
Yok kızım, benim tek başıma halletmem gereken bir şey.
Eğer bunu halledemezsem, ha burada ölmüşüm...
...ha kaçmışım, hiç fark etmeyecek.
(Gerilim müziği...)
(...)
Müjde.
Bir insanın yokluğu ancak bu kadar hissedilebilir.
Burası...
...İskender Bey'in yokluğuyla dolmuş.
Şuraya bakınca, iştahla bir şeyler anlatması...
...iştahla etlerden bahsetmesi...
...iştahla yemek yemesi, sohbeti, hikâyeleri...
...çınlayan kah-kahası.
Ne anlatıyor bu keçi?
Babalarımız her zaman yanı başımızda olacak zannediyoruz Müjde.
(Çağatay) Hatta gittiklerinde bile.
Sanki hâlâ bir yerlerdeler.
Yanımızdalar.
Bizi izliyorlar.
Baba.
Sanki bizi duyuyorlar gibi.
Ne istiyorsun Çağatay?
Bu yaşadığının ne demek olduğunu ve ne kadar acı verici olduğunu bilirim.
Yani daha doğrusu tahmin edebilirim.
Çünkü ben, babamı pek sevmezdim.
Ama senin babanla arandaki bağ başka.
Bakışlarınızdan belliydi, siz birbirinizi severdiniz.
Ama işin doğrusu...
...bu kadar soğukkanlı olmana hayran kaldım.
Yani babanın kaybının ardından senden çok daha sert...
...ve fevri bir hareket beklerdim.
Dediğin gibi...
...bu bir kayıp.
Bunu ne sana...
...ne de başkasına göstermek zorundayım.
Değilim.
Bu saatten sonra yapacağım tek bir şey var...
...o da intikam almak.
Onu da fevri davranarak yapamayacağımı biliyorum.
Evet, işte bu!
Çünkü öfkeyle başlayan işler genelde pek iyi sonuçlanmıyor.
Ama gördüğüm kadarıyla Cihangir konusunda kararlısın.
Güzel.
Bugün bu işi ertelemeyi düşünüyordum ama...
...sonradan şartlar değişti. Cihangir konusunda sana yardım edeceğim.
Her türlü yardıma açığım.
Müjde...
...birbirimizle...
...temas hâlinde kalalım.
(Çağatay) Haberleşelim yani.
(Müzik)
İnsanlar iyi sözlere ümit bağlıyor Özcan.
İyileşecek, geçecek, bitecek. Tersi de korkutucu oluyor.
Öleceksin, göçeceksin, biteceksin ama bütün bunların hepsi laf.
Çok üzüldüm derken çok mu üzülmüş oluyoruz Özcan?
Konuştuğumuz gibi.
(Motor çalıştı)
Ne diyor bu fırfır?
Cihangir'i öldürmende yardım edeceğim diyor.
Uğursuz.
Bir an anladı sandım ama öyle olsa burada çıkmazdı.
Şimdi, Bahtiyar'la diğer adam dışarıda.
Sen onlarla git, ben de işimi halledeyim.
Amirim, Ruhi'yi ameliyata aldılar.
Yaşayacak mı?
(Bahar ses) Doktorlar kesin bir şey söylemedi.
(Bahar ses) Zaten yaralıymış bir de üstüne ben vurunca…
-Sen iyi misin? -(Bahar ses) İyiyim ben.
(Bahar ses) Siz çıkmışsınız, eve mi geçiyorsunuz?
Yok, bir işim var.
Amirim ne işi? Sizin dinlenmeniz lazım.
Az kaldı, dinleneceğim. Ben seni ararım.
Bugün benimle bir şey konuşmak için geldin galiba ama...
...beni iyi görmeyince vazgeçtin. Doğru mu anlıyorum?
Evet.
Biraz toparlanmanı bekledim.
Neden? Kötü bir haber mi?
Hayır.
Ama söylediklerimi duyunca ayaklanacaktın. Ben de biraz...
...toparlanmanı bekledim açıkçası. Onu tercih ettim.
Şimdi iyiyim, konuşabilirsin.
Evet.
Vekilharç'ın...
...amirinin öldürülme olayıyla bir ilgisi olabilir.
İlgisi mi? Bilgisi mi?
İkisi de.
Vekiharç'ın sözcü, silah taşımayan biri olduğunu söylemiştin.
Evet.
Yani detay bilmiyorum...
...ama bu konu bir huzursuzluk vardı Vekilharç'ta, onu fark ettim.
Genelde soğuk bir adamdır, çok renk vermez...
...ama bu konu açıldığında yüzünde bir korku, bir endişe fark ettim.
Tedirgin oldu yani.
Vekilharç'ı alsam, kelepçeyi taksam konuşur mu?
Sadece Faruk Amir'ime olanlarla ilgili değil, Halka'yla da ilgili.
Yani garanti veremem.
Diğer adamlara benzemiyor. En azından daha medeni bir insan.
Belki pazarlık yapılabilir.
Amirim cinayetine katılan kimseyle pazarlık etmem.
Bu adamla hâlâ görüşüyor musun?
Onu bir tuzağa çekmemi mi bekliyorsun? Bunu mu istiyorsun yani?
Hayır.
Yani...
...sık sık telefonunu değiştirdiği düşünülürse...
...kullandığı son numarayı verirsen belki yerini tespit edebilirim.
Vekilharç'ın...
...amirin öldürülmesiyle ilgili bir bağlantısı varsa eğer...
...bu tespit edilirse...
...Cihangir'e dokunmayacaksın değil mi?
Cihangir nereden çıktı?
Amirin cinayetiyle ilgili soruyorum.
Önce bir Vekilharç'la konuşalım...
...sonra bakarız.
Numarayı yazayım.
(Müzik)
Numara bu.
Vekilharç'ı yakaladığında...
...ve onunla konuştuğunda...
...yani illaki benden bahsedecektir.
Daha önce yaptıklarımdan.
Şu anda hâlâ onunla iş birliği içinde olduğumdan. Yani her şeyden.
-Bütün bunları Kaan duyarsa-- -Doğru, iyi olmaz.
Merak etme, hallederiz.
Sana bir numara yolladım. Aktifse eğer hemen yer tespiti yapın.
Tamamdır amirim, kimin numarası bu?
Vekilharç'ın.
(Bahar ses) Vekilharç'ın mı?
Nas... Nereden aldık bu bilgiyi?
Bir arkadaştan aldım. Allah Allah! Aldım işte canım.
(Cemal ses) Yeri tespit edin, bu akşam harekete geçeceğiz. Alacağız adamı.
-Öyle diyorsanız… -Bu adamın...
...amirimin vurulmasıyla bir ilgisi olabilir.
Sert olacağız Bahar. Sohbet etmeyeceğiz. Konuşup bırakmayacağız.
Söyle arkadaşlara hazır olsunlar.
Yeri tespit ettiğin zaman bana da haber ver. Ekiple birlikte çık tamam mı?
Tamamdır amirim.
Anlayalım bakalım Vekilharç mıymış neymiş?
Kimin sesiymiş, kimin sözüymüş? Hadi.
-(Müjde) Çağatay geldi. -(Cihangir ses) Biliyorum.
-(Cihangir ses) Terslik çıkardı mı? -Yok da, bilemiyorsun ki Cihangir.
(Cihangir ses) Bir an önce babanı alıp bu cendereden çıkar Müjde.
Öyle yapacağım.
İskender Bey yok mu?
Babamın bir işi var, bizimle orada buluşacak.
Müjde Hanım, elbet vardır bir sebebi...
...ama o kadar uğraştık, öldürdük. Niye geziyor affedersiniz?
Ters bir şeyler olacak.
Biliyorum da, yapacak bir şey yok. Ben kendimi bildim bileli böyle yapar.
Biz gidelim.
(Aksiyon müziği)
(Telefon çalıyor)
-Alo abi? -Âdem ne yaptın?
Çağatay'ın peşindesin değil mi? Şimdi ben sana doğru geliyorum.
Tabii abi, bu kebapçıdan... İşte İskender'in mekânından beri...
...takipteyiz abi.
Şimdi zaten bunlar azaldı. Bizim Çağataygili almamız...
...çok rahat olacak ben sana diyeyim. Konuşmayan, bir arabaya bindi.
Çağatay başka bir arabaya bindi, abi. Ayrıldılar yani.
Ben şimdi bizim arkadaşla beraber takipteyim abi.
Nasıl ya? Onlar pek ayrılmazdı ama...
Yalnız bak, şimdi...
...bir yerde duruyorlar gibi abi. Ben, sana konum atacağım.
Abi...
Yahu... Abi...
-Söyle Âdem. -Vallahi ben anlamadım...
...Çağatay arabadaydı.
-Ne diyorsun Âdem, anlamadım? -Abi, Çağataygil şimdi yok.
(Âdem ses) Adam beni atlatmış galiba abi.
Ulan Âdem! Ulan beni de boşa düşürdün!
Kim bilir nerede ne karıştıracak yine!
(Âdem ses) Kusura bakma abi.
Off!
Türkü kardeş uyanamadı değil mi mevzuya Özcan?
Biri var mı peşimizde?
Güzel. Konvoy sevmiyorum Özcan. Trafikte gereksiz gerginlik yaratıyor.
Müsaade var mı Hümeyra Hanım?
(İskender) Beni karşında gördüğüne şaşırmadın.
Kötülere bir şey olmaz İskender.
Biliyordum ölmediğini.
Ne işin var evimde? Niye geldin?
Gideceğim buralardan.
Veda etmeye geldiysen...
...boşuna gelmişsin.
Gitmeden önce...
...seninle konuşmak istedim.
Ters bakıyorsun. Hakkın var.
Anlat bakalım.
O zamanlar...
...İlhan'ın yanındaydım.
O ne derse onu yapıyordum.
Kocan, İlhan'ın kardeşini öldürünce...
...İlhan da, hadi Eren'e gidiyoruz deyince...
Bu kadar kolay yani?
Hırslıydı Eren, sertti.
İlhan'ın kardeşinden sonra sıra İlhan'a gelecekti.
Biz yapmazsak Eren yapar diyorduk.
Halka emretti, rahatladık.
Bunlar bahane İskender. Bahane.
Niye geldin karşıma? Ne istiyorsun söyle bakalım.
O zamanlar, o zamanlardı.
Üzülmedim bile Hümeyra.
Bir şey yapıyorsun, etkisini düşünmüyorsun.
Ardında sen vardın, dul kaldın. Oğlun vardı ama düşünemedim.
Bir âlemin hayhuyu içinde ayakta kaldım, hayatta kaldım diyorsun.
Eğer benden af diliyorsan yanlış sözler ediyorsun.
(İskender) Şimdi...
...o günden farklı düşünüyorum.
Ne yaptığımı görüyorum.
Af diyorsun.
Yalvarsam...
...yaptıklarımın affı olur mu?
Seni affetmem mümkün değil.
Seni.
İlhan'ı.
Mümkün değil.
Sizin bu racon dolu hayatınız var ya...
...benden çok şey aldı götürdü.
Ama en önemlisi ne biliyor musun?
Benden aldığınız en önemli şey.
Siz benim...
...iyi bir insan olma şansımı elimden aldınız.
Yıllarım soğuk bir nefretle...
...alamayacağım bir intikamın hayalini kurmakla geçti.
Bunu düşünmediğim bir tek gün bile olmadı İskender.
Bu da beni iyi bir insan olmaktan uzaklaştırdı.
Kaan biliyor mu?
Sence?
Bazen öyle bakıyor ki...
...biliyor diyorum.
Ama bırak çekip vurmayı, hayatta kalayım diye uğraştı.
Yaa.
İşte öyle bir çocuktur Kaan.
Biliyor yani?
O zaman iyilikten dediğin kadar uzaklaşmamışsın Hümeyra.
(Duygusal müzik)
Bu senin, yenge.
Bu ne?
Söylemesi zor.
Eren öldürüleceğinden korkuyordu.
Bir gün gelip bana dedi ki:
Bana bir şey olursa...
...bunu Hümeyra'ya ver.
Sana güvendi...
...ve sen de onu öldürdün öyle mi?
Bunu yapmak zorunda kaldığım için gelemedim.
(Hümeyra) Bunca yıl?
Bu ne?
Bilmem.
Senin bileceğini söylemişti.
(Müzik...)
(...)
Çık git evimden İskender.
(Müzik...)
(...)
(...)
Hallettin mi işlerini baba?
Hallettim kızım.
Vallahi bizi çok zor durumda bıraktın İskender Bey.
Hani bir görecek, bir şey olacak.
Sadece sen değil, Kaan, Cihangir, hepsi yanar.
Rahat ol sen. Gören, duyan olmadı.
-Hazır mıyız kızım, gidiyor muyuz? -Gidiyoruz baba.
Yanımıza taşıyabileceğimiz kadar para aldım. Pasaportlar da hazır.
Bahtiyar biz burada yokken buranın işlerini halledip...
...biraz daha yollayacak.
Sağ ol Bahtiyar.
Benim için çok çalıştın, çabaladın.
Biliyorum İskender'in kahrını çekmek zor.
Estağfurullah abi, ne demek.
Sen de çok çilemizi çektin kardeş.
(İskender) Hakkını helal et.
Ee...
...İstanbul'la vedalaştın mı kızım?
Öyle temelli gidiyorum demeseydin. Belki bir gün görüşürüz deseydin.
Belki.
Kaan'la Cihangir nerede?
Bizimle orada buluşacaklar.
İyi. Hadi gidelim.
(Müjde) Baba!
Sürpriz.
Arkadaşlar silahları toplayın.
Kadın-erkek eşitliğine inanırım. Müjde Hanım'ınkini de alın.
Çek elini.
Nasıl buldun lan bizi?
(Geçiş sesi)
Ne oldu Özcan? Neye gülüyorsun söyle, beraber gülelim.
(Geçiş sesi)
Bizim Özcan konuşmayı pek sevmez ama hafızası iyidir.
Seni tanıdı bıyıklı. (Geçiş sesi)
(Çağatay dış ses) Bir ara bize ördek getirmişsin, bozuk çıkmış.
Oda servisi.
(Geçiş sesi) (Çağatay) Ee, ne demişler?
Mükemmel plan yoktur, mükemmel Çağatay vardır.
İskender Bey, seni gördüğüme o kadar çok sevindim ki inanamazsın.
Gel bir sarılayım.
Gerçi sen, beni görünce biraz rengin soldu ama olsun.
Gene de iyi görünüyorsun, maşallah. Müjde...
...sen de az değilsin ha, resmen kandırıyordun beni.
(Çağatay) Şimdi şöyle bir planlama yapıyoruz arkadaşlar.
Siz burada Müjde Hanım ve arkadaşlarıyla kalıyorsunuz.
Biz de İskender Bey'le küçük bir gezintiye çıkıyoruz.
Yalnız dikkatli olun, bunlarda numaralar bitmez.
Özellikle Müjde Hanım'da. Buyurun İskender Bey.
Aa, az kalsın unutuyordum.
Şimdi neler oluyor derseniz biz, yüce ve Saygıdeğer Altemur Bey'in yanına...
...Cihangir Beyefendi'nin kuyruklu yalanlarını anlatmaya gidiyoruz.
Tuttum mu? Tuttum. Tuzladım mı? Tuzladım.
Pişirdim mi? Pişirdim.
Anladın sen. Buyurun İskender Bey.
Aah!
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
(Gerilim müziği...)
(...)
Uzaklaş.
Fikrini değiştirmişsin.
Sevindim.
Neden diye sormuyorum.
Ben de sana, neden Altemur'un odasına girmek istiyorsun diye sormuyorum.
Her şeyi bilmemize gerek yok.
Bu yapacağın iş çok tehlikeli bir şey.
Yakalanırsan ya da başına bir şey gelirse...
...benden bahsetmeyeceğine dair sana güvenebilir miyim?
Ben yakalanmam, merak etme.
(Cemal) Tamam çocuklar, burada alıyoruz adamı.
(Gerilim müziği)
Aytekin, Oğuz burada kalın. Bahar.
(Kaan) İçeri girebilmek için...
...anahtar gibi bir şey verecektin bana.
Anahtar değil.
Altemur'un odasına girmek için onun parmak izine ihtiyacın olacak.
Ne yaptın, adamın parmağını mı kestin?
(Geçiş sesi)
(Geçiş sesi)
-Biri daha var. -Şş!
Bunu sana verdiğime beni pişman etme.
Yakalanırsan benden almadın.
Birileri var.
Fark ettiler, silah çekti.
Birine mi söyledin?
Koru beni.
Sen git, ben seni korurum. Yürü.
Polis! Teslim ol!
(Aksiyon müziği)
Benim Cemal abi. Ateş etmeyin.
(Kaan) Ateş etme.
Kaan... Kaan?
-(Cemal) Sen ne arıyorsun burada? -Ben mi?
Ben mi ne arıyorum burada? Bu soruyu benim sana sormam lazım.
-Ne hakla? Ne münasebet! -Yahu neden bahsediyorsun sen amirim?
Operasyonu yapan sensin. Geçen sefer de bunu yaptınız ne oldu? Vuruldum.
Kazadır dedim, ses etmedim ama şimdi?
-Kaan bir sakin ol. -Yahu sakin falan olamam.
Siz gelmeseniz ne olacaktı biliyor musunuz?
Kapatacaktım bu dosyayı, bitecekti bu iş.
Vekilharç'ı tava getirmiştim. Buraya Altemur'un adresiyle...
...Halka'nın gizli odasının adresiyle gelmişti.
Kapıyı açmak için Altemur'un parmak iziyle gelmişti.
Yahu her şeyi alacaktım! Bitecekti bu iş.
Ama siz gelip ateş açıyorsunuz!
(Gerilim müziği)
Siz nereden geldiniz buraya?
Nasıl geldiniz?
Kim söyledi Vekilharç'ın burada olduğu size?
Kaan tamam. Birinin bir şey söylediği yok.
Telefon numarasına ulaştık.
Yahu adam 15 dakikada bir telefon numarasını değiştiriyor.
-Nereden buldunuz numarayı? -(Cemal) Kaan--
Nereden buldun amirim numarayı? Vekilharç'ın numarasını sana kim söyledi?
Niye bana söylemiyorsun? Sen güvenmiyor musun bana?
-Sen, benden hesap mı soruyorsun? -Evet, hesap soruyorum.
Nereden aldın bilgileri? Neden bana söylemedin?
(Geçiş sesi) Numara bu.
Vekilharç'ı yakaladığında ve onunla konuştuğunda...
...yani illaki benden bahsedecektir. Bütün bunları Kaan duyarsa...
Doğru, iyi olmaz. (Geçiş sesi)
Sana ne lan! Sana ne! Sen polis misin?
Sen polis değilsin. Sen, polisin bu operasyona yerleştirdiği birisin.
(Cemal) Ben, senden hesap soracağım! Sen, benden değil!
(Kaan) Vay be! Şimdi böyle mi oldu? İyi, beni geri atın o zaman.
(Bahar) Kaan saçma sapan konuşma.
Yahu atın kardeşim beni içeri. Bitsin, gitsin bu iş.
Madem içeride başka bir kaynağınız var; ona gidin, o halletsin.
Ben burada kelle koltukta aralarına sızmışım, canımı tehlikeye atıyorum...
...madem bana güvenmeyecektin, beni niye hapisten çıkardın?
Beni neden İlhan Tepeli'nin yanına yerleştirdin?
(Müzik)
Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı alt yazı ve...
...işaret dilini kapsayan eşerişimi ES FİLM tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı ve Seslendiren: Emine Kolivar
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Ece Naz Batmaz - Fatih Kolivar...
...Feride Tezcan - Gökberk Yılmaz - Gülay Yılmaz
İşaret Dili Çevirmeni: Oya Tanyeri
Son Kontroller: Ela Korgan - Zerrin Çınar - Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Jenerik müziği...)
(...)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.