All language subtitles for 17.The Dark Side Of The Moon

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi ES FİLM tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

*Bu dizide Âdem karakteri İç Anadolu şivesiyle konuşmaktadır.

(Kaan) Çağatay!

-(Kaan) Kılını kıpırdatırsan-- -Ne yapacaksın, beni mi vuracaksın?

Aynen öyle yapacağım.

Tam da büyük buluşma gerçekleşmişken.

Kaan bak, büyük gürültü çıkacak. Çıkmasın, kulaklara zarar.

Tamam, çıkmasın.

-Anne, hadi. -Hop!

Lan hasta mısın oğlum sen?

Şaka yaptım.

-(Ruhi) İndirin silahları! -(Çağatay) Yavaş!

(Ruhi) İndir!

Kaan Karabulut, indir silahını.

(Gerilim müziği...)

(...)

İnsan niye yaşıyor? Elde etmek için yaşıyor.

Benim olsun istiyor. Para, itibar...

...rütbe, makam, sevgili...

(Altemur) Çağatay, çocuğum, haksız mıyım?

Edebiyatım pek iyi değildir, maalesef.

Ama elde etmek kadar...

...elde ettiğini elinde tutmak da mühim.

Herkesin harcı değil bu.

İyi tarafından bakarsak çocuğum, kardeşini bulmuşsun.

Evet, hep bir kardeşim olsun istemiştim, ne güzel.

Yüzler çocuğum, görebilen için güzel bir kitap olabiliyor.

Gergindin. Gerginlikle konuşuyordun.

-Ortaya çıktın. -Yanlış adrese bakıyordu.

Bakmasaydı a canım mı diyeceğim...

...yoksa iyi ki bakmışsın mı?

Kader çocuğum, bazen dar bir sokak...

...bazen koca bir okyanustur.

Bazen kalabalık, bazen tenha.

Yere bir gül attım.

Bülbülü yoktu.

Kaderiydi.

Konuşalım çocuklar.

Konuşalım.

Ama burada işi olmayanlar çıksın.

Seni bırakıp şuradan şuraya gitmem.

Kaan, burada yapacak bir şeyin yok.

-Çıkar Hümeyra Hanım'ı buradan. -Seni bu manyakların eline bırakmam...

...Çağatay'ın kardeşi.

Cihangir.

Buradan ancak beraber çıkacağız Cihangir, hadi.

(Altemur) Durun!

Bunu görmenizi istiyorum.

(Gerilim müziği)

Cihangir, çocuğum, Çağatay'ı öldür.

Yok artık.

Psikopat mısınız siz be? Ha? Ne demek onu öldür?

-Öldüremez. -Sen sus lan, geberip gideceksin şimdi.

Hadi sık, sık lan! Ben de seni öldüreyim, hadi!

(Hümeyra) Beyefendi, neden yapıyorsunuz bütün bunları?

Niye öldürtüyorsunuz çocukları birbirine, neden yapıyorsunuz bunları?

Sakın Cihangir, yapma oğlum.

Kardeşini mi öldüreceksin? Peki.

(Gerilim müziği)

Sakın.

(Gerilim müziği)

(Tetiği çekti)

Bitti mi oyununuz?

Manyakça oyunlarınız bitti mi, gidebilir miyiz?

Kim gider kim kalır o işlere ben bakıyorum çocuğum.

Siz gidiyorsunuz.

Cihangir kalıyor.

Ben hiçbir yere gitmiyorum amcacığım.

Kaan.

-Zorlamayalım istersen. -Bırakmam Cihangir seni burada.

Bunların hepsi deli, bunların hepsi kafayı yemiş.

-Bunlarla bırakmam seni. -Gitmem diyorsan...

...sen bilirsin çocuğum.

(Gerilim müziği)

Hişt.

Kaan!

Siz burada olunca olmuyor işte. Al Hümeyra Hanım'ı, git buradan.

Konuşacağım, hadi.

(Gerilim müziği)

-Yürü anne, yürü. -Cihangir.

(Hümeyra) Cihangir!

(Gerilim müziği)

(Geçiş sesi)

(Jenerik müziği...)

(...)

(...)

(Jenerik müziği...)

(...)

(Gerilim müziği)

Bırakmayacaktım Cihangir'i orada.

Oğlum, o kadar adam var, ne yapacaktık ki?

(Hümeyra) Cihangir'in bir bildiği vardı herhâlde.

O lafı ettiğine göre o laf onu bir süre koruyacak, güvende tutacak belli ki.

Cihangir, Cengizhan'ın oğluymuş ha?

-(Kaan) Vay be. -Dedi ya o.

Ne hâle geldik.

-Anlamadım. -(Kaan) Silah dolu olsa...

...adamın bir lafıyla Cihangir, Çağatay'ı vuracaktı.

-Oğlum, başka çaresi yoktu ki. -Var anneciğim, var.

Her zaman bir çare vardır. Ama benim anlamadığım, niye biz bunları yaşıyoruz?

Bunlar niye bizim başımıza geliyor?

Ben de bunları yaşamak istemezdim.

Ben de böyle olsun istemezdim.

Ama çare yok işte, ne yapsak fayda yok, çıkış yok.

(Hümeyra) Yok çıkış.

Çıksın artık.

(Gerilim müziği)

Bir şey diyeceğim, tek bir şey.

(Çağatay) Üvey değil, kardeşimle de ilgili değil. Yani...

...babamın yanında ikinci bir kişi vardı, onun peşindeydi.

(Çağatay) Sen mi anlatırsın Vekilharç, ben mi anlatayım?

Sahne sizin.

Babamın yanında biri vardı, onun yerine emirler veriyordu.

-Niye anlatıyorsun bunları? -(Çağatay) Niye mi anlatıyorum?

Yalan dolan da o yüzden.

Babamın yanındaki ikinci kişi, Halka'yı kendi çıkarları için kullanan...

...Hümeyra Karabulut'tu ve siz onu az önce salıverdiniz.

Anlatsana Vekilharç.

(Çağatay) Hümeyra'nın hepimizi nasıl kandırdığını...

...sesini değiştirerek nasıl emirler yağdırdığını anlatsana.

(Geçiş sesi)

Sen ölmedin mi?

Bahsettiğim ses.

Ben seni Cengiz sanıyordum.

(Hümeyra dijital ses) Şu an konuştuğuma göre...

...Cengiz öldüğüne göre.

Sen kimsin peki?

Sen kimsin? Niye çağırdın beni buraya?

(Hümeyra dijital ses) Aileden biriyim.

Ailemi karıştırmasak iyiydi.

Tamam, hadi çık karşıma gel konuşalım.

(Hümeyra dijital ses) Adil ol.

Ben konuşunca söyledikleriniz daha mı doğru olacak Çağatay Bey?

Bak ya. Doğru zaten.

Ben senden şahit olduğun bir şeyi anlatmanı istiyorum.

Herkes senin gibi bilmiyor bunu, Cihangir bilmiyor mesela.

Yeter.

Çağatay, çocuğum, bağırınca daha haklı olmuyorsun.

Bana, tek şey, dedin. Tek tek sayayım sana.

Buraya gelmeseydim Cihangir'i öldürmüştün.

Bu Halka'nın ne işine yarayacaktı?

Sen başarısız oldun.

Ben alternatifine bakacağım.

Cihangir yürütecek işleri, onu deneyeceğim.

Doğru karar.

Cengiz hastaydı.

Bazen iyi, bazen kötüydü.

Hümeyra kim?

Uğur'un kızı, Halka'nın çocuğu. Akıllı kızdır.

Nereden biliyorsun faydasının olmadığını?

(Altemur) Bitmedi.

Denge, çocuğum. Cihangir yönetecek dedim.

Hümeyra'ya bakacağım dedim. Bitti mi?

(Altemur) Bitmedi.

Ya Cihangir yalan söylüyorsa çocuğum?

Bilim diye bir şey var, kontrol edeceğiz.

Bu esnada, Cihangir'e bir görev verip onu sınayacağız.

Ve sen çocuğum, o çalışırken...

...kenarda oturup dinleneceksin.

-Sıramı bekleyeceğim. -(Altemur) Hayır!

Dinleneceksin. Zihnini boşaltacaksın.

Hadi şimdi çık çocuğum. Biz iş konuşacağız.

(Müzik)

(Kaan) Ben hapisten çıkmasaydım bunların hiçbiri yaşanmayacaktı.

Kaan, hapiste değilsin. Ah vah etmenin zamanı değil artık, geldi, geçti.

Tamam, yeter.

Bak, bir şey diyeceğim sana.

(Hümeyra) Bizim seninle ağız birliği etmemiz lazım oğlum.

Ne için?

Cihangir'in Cengiz'in oğlu olduğunu polise söylememeliyiz.

Söylersek çocuğu kurtaramayız.

Doğru.

Çocuk bir şey söylemedi.

Bir şey söylemeyebilirdi, konuşmayabilirdi.

Arkamdan gelmeyebilirdi, bana ne diyebilirdi.

Demedi ama.

(Hümeyra) O yüzden biz de...

...Cemal Sandıkçı'ya söylemeyelim Cihangir'in durumunu. Tamam mı oğlum?

Söylemem.

Cemal Amir'in içeride bir tane daha köstebeği var.

Kim?

Bilmiyorum. Bize söylemiyor ama...

...o söylerse ne olur, orasını bilmiyorum.

(Gerilim müziği)

Kaan, bak çocuğu zor durumda bırakacak bir şey yapma oğlum.

Tamam mı? O bir yolunu bulur nasılsa.

Öyle mi?

(Gerilim müziği)

(Kapı kapandı)

Aşağıda bana biraz destek çıksan başka türlü olurdu.

Başka türlü olurdu, biliyorsun değil mi?

İki kitap okudun diye beni küçümsüyorsun.

Çağatay Bey, siz kendi adınıza konuşuyorsunuz.

Ha, beni ilgilendirmez diyorsun yani?

Yaşadığınız hayal kırıklığından ben sorumlu değilim.

Sen benimle laf mı yarıştırıyorsun?

-Ne yazık ki anlamıyorsunuz. -Neyi?

Birbirimize yardım etmemiz gerekiyor. Iskartaya çıkartıldık.

Neler yaşadığımızı biliyorsunuz. İtaat etmeye mecburuz.

Daha dikkatli yaşamak zorundayız.

Bana muhtaç olman hoşuma gitti.

-Sen ne diyorsun Terzi? -Adam haklı.

Babam diyorsun yani, hepimizi öldürür, öyle mi?

Peki, ya Cihangir yalan söylüyorsa?

Niye öyle bir şey yapsın ki? Ölebilirdi.

Doğru söylüyorsa?

Yalan söylüyorsa? Doğru söyle, bir gün daha yaşa...

...yalan söyleyeni kaçtığı yere kadar kovala.

-(Cihangir) Kim bu? -(Ruhi) Erdem.

Yakalanırsa öldürülecek birisi.

Sen onu koruyacaksın.

Cihangir, çocuğum, bir sevkiyat olacak.

Mal alınacak, para el değiştirecek.

Bunu yapan kişi farkında değil ama tehlike altında.

İş büyük. İştahlısı çok.

Biz bu kişiyi, Erdem'i...

...koruyup kollayıp işini yapmasını sağlarsak...

...bu sevkiyattan hatırı sayılır bir pay alacağız.

Zor değil.

Tehlike dediniz.

-Birileri peşinde demek. -Aynen.

Erdem olmazsa para kazanamayız.

-Çok anlamadım ama hallederim. -(Ruhi) Anlaman gerekmiyor.

Erdem sağ kalsın yeter.

Yanına birini alacaksın.

İlhan Tepeli olmaz.

Mesafeli olman gerekiyor bu işlerde.

İskender'le yapacaksın bu işi.

Çocuklar sana bir dosya verecekler. Erdem'i nereden alacaksın...

...nerede saklayacaksın, hepsi yazıyor.

(Gerilim müziği)

Plana uyacaksın çocuğum.

(Gerilim müziği)

Hümeyra'yı takip ediyorsunuz Ruhi.

DNA işiyle de Mengene ilgilensin.

(Gerilim müziği...)

(...)

(Kaan) Bir gelişme var mı?

Amiri soruyorsan, yok.

Kemal abi?

İyi değil aslında.

Sen?

Faruk Amir...

Faruk Amir'in...

...öldürülmüş olmasından korkuyorum.

Senin tarafta bir gelişme var mı?

(Geçiş sesi)

(Cihangir) Peki kimmiş Cengizhan'ın oğlu?

Kim?

Benim, ben!

(Cihangir) Cihangir Tepeli.

Cihangir'in Cengiz'in oğlu olduğunu polise söylememeliyiz.

Söylersek...

...çocuğu kurtaramayız.

(Geçiş sesi)

Cık...

...ama olacak gibi.

Peki sen nasılsın?

İyi değilim ben.

(Duygusal müzik)

Çok yoruldum.

Bıktım.

Katlanamıyorum artık ben.

Neye?

(Duygusal müzik)

Ben kendi hâlimde biriydim.

Öyle bir noktaya geldim ki...

...herkesi suçlu gibi görüyorum.

Kimseye güvenmiyorum.

(Duygusal müzik)

Kimseye mi?

Lafın gelişi söylüyorum.

Zaten insan kimseye güvenmezse...

...insanlıktan çıkar.

Öyle değil mi?

Bana güvenmiyor musun?

(Duygusal müzik)

Güveniyorum.

Hem de çok.

Sen?

Hayır.

Ben sana güvenmiyorum.

Haklısın.

Ben de olsam, Kaan'a güvenmezdim.

Ne oldu? Alındın mı?

Hayır.

Takılıyorum.

40 yılın başı bir espri yapmışsın.

40 yılın başı. Peki.

(Duygusal müzik)

(Kaan) Bak ne güzel kokuyor.

Çiçekler, deniz...

(Duygusal müzik)

Vallahi yaşadığımızı unutuyoruz Bahar.

(Duygusal müzik)

İzin var mı?

Neye?

(Duygusal müzik...)

(...)

Vay be!

Öldürecektin beni.

Silah boştu.

Nasıl yani? Eline alır almaz anladın, öyle mi?

İnanmıyorum. Yok oğluyum falan, ona da inanmıyorum.

Test yapacaktı illaki.

Ben kendimi biliyorum. Korkum yok.

Senin var mı?

Bak buna inandım.

Kardeşimsin falan ya, eleştirecek yer de bırakıyorum sana biraz.

Sadece övmeyeyim değil mi?

İyi ki kardeşimsin Cihangir.

İyi ki varsın.

Güzel.

(Çağatay) Güzel.

(Gerilim müziği)

(Mengene) Ruhi Bey.

DNA testi yapılacak demiştim ya telefonda.

Evet abi.

(Gerilim müziği)

Bu ne?

(Geçiş sesi)

-(Mengene dış ses) Cengiz Han'ın mendili. -(Ruhi dış ses) Güzel.

(Ruhi) Cihangir Tepeli'yle Cengiz Erkmen DNA analizinde eşleşiyor mu...

...ona bakacağız.

'No problem'.

İş yap.

(Mengene) Ruhi Bey, bir maruzatım olacaktı sana.

(Ruhi) Ne?

(Mengene) Benim para konusunda biraz sıkıntım var.

(Ruhi) Sen ne yapacaksın ki parayı? Ne zaman gelsem buradasın zaten.

(Mengene) Bakın Ruhi Bey, sizi anlıyorum ama benim de...

...kendime göre giderlerim var. Kişisel harcamalarım oluyor.

(Gerilim müziği)

Ruhi Bey, bakın sizi anlıyorum...

...ama benim de kendime göre bazı giderlerim var.

(Ruhi) Sen ne yapacaksın ki parayı? Ne zaman gelsem buradasın.

İnsanlar ve hamam böcekleri her iklimde yaşayabiliyorlar.

Bu Mengene nasıl bir canlı acaba? Vıcık vıcık.

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

Özcan, sen burada kal. Bir şey olursa çaldır beni.

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Gerilim müziği)

(Duygusal müzik)

Konuşmak istemiyor musun?

Doğruyu söylemek gerekirse...

...hiç istemiyorum.

Haklısın.

Kızgın mısın bana?

Son duyduklarımdan sonra kızgınım diyemem.

Şaşkınım.

Hani belki birazcık da kızgınım, evet.

Ben hep bu ânın hayalini kurdum.

Hep sana kavuşacağım günü bekledim...

...ama hayal ettiğim gibi olmadı.

Kaç yıldır biliyorsunuz beni?

Üç yıldır.

Cengiz söyledi.

Sonra da onunla çalışmaya başladınız.

Buna mecburdum oğlum.

Başka çarem yoktu.

(Hümeyra) Kaan için, senin için bunu yapmak zorundaydım.

(Hümeyra) Yoksa...

...Cengiz canınıza kastedecekti sizin. Mecbur kaldım.

(Telefon çalıyor)

Kaan iyiyim ben. Sabah konuşalım mı?

(Kaan ses) Tamam kardeşim. Sen iyiysen mesele yok. Sabah konuşalım.

Tamamdır.

(Duygusal müzik)

Kaan öğrendiği zaman ne olacak?

Bir gün öğrenecek o da.

Sen nasıl üzüldün, ben nasıl üzüldüm...

...o da üzülecek.

Kırmızı DVD'yi siz yolladınız.

Evet.

Hiç anlamıyorum.

(Cihangir) Hani belki haklısınız.

Belki şimdi değil ama ileride başka düşüneceğim.

Size hak vereceğim belki ama...

Cihangir ben...

...bu kadar konuşma yeter. Daha fazlasını kaldıramayacağım.

(Duygusal müzik)

Biliyor musun?

Ben bunca sene...

...bu ânı bekledim.

(Hümeyra) Sana kavuşabilmenin hayaliyle yaşadım hep.

Uykularım kaçtı.

Dünyaya küstüm.

(Hümeyra) Yaşamaya kahrettim.

Ne zaman ki senin oğlum olduğunu öğrendim...

...seni uzaktan seyredebildim ancak.

(Hümeyra) Oğlum olduğunu öğrendikten sonra...

...sana sadece uzaktan bakabildim.

Ne anlatabilirim ki? Bilmiyorum nasıl anlatacağımı...

...ama şunu biliyorum...

...ben hayat yaşamadım.

(Hümeyra) Hayat yaşamadım ben.

Sen olmazsan...

...Kaan olmazsa yaşayamam ki ben.

Yaşayamam.

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

(Duygusal müzik)

(Gerilim müziği...)

(...)

Cihangir Bey'in yetkileri arttırıldı.

Bir süreliğine, daha önce Çağatay Bey'in yaptığı işi yapacak.

Hakikaten mi?

(Ruhi) Burada toplanmamızın nedeni de...

...ilk yapılacak işle ilgili görev dağılımını sizlere duyurmak.

İskender yardım edecek Cihangir'e.

İyi olur.

İlhan da...

İskender'in kızını iş bitene kadar evinde misafir edecek.

-Olur. -Olur mu?

Nasıl olur lan İlhan?

Oğlum ne diyeyim?

Oğlum niye diye sorsana.

(İlhan) Senin ağzın yok mu? Sen sorsana İskender.

Neyi soracak?

Soracak bir şey yok. Böyle istiyoruz, böyle yapılacak.

İki saat sonra senin mekânın önünde toplanıyoruz İskender.

(Gerilim müziği...)

Lan!

(Gerilim müziği)

Aradım seni beraber geliriz diye de açmadın.

İşim vardı. Açamadım.

Ruhi'yle falan mı?

Neyse ne. Hepsi aynı zaten. Ne fark eder ki?

Cihangir...

...bu...

...Cengiz'in oğlu meselesi ne?

Vallahi öyleymiş.

Nasıl öyleymiş?

İşte öyleymiş.

O yüzden unutturmuşlar her şeyi.

Ne olacak şimdi? Sen...

...Çağatay'ın yerine mi geçeceksin?

Bilmiyorum Kaan. İş buyuruyorlar.

Ona göre karar verecekler. Ben de bilmiyorum.

Çağatay'ı indiriyordun.

Ne yani? O beni indirmez miydi?

Yok. İllaki de yani ben...

...o açıdan söylemiyorum.

Bak Kaan, kirliyim.

Kirli bir dünyanın içinde doğdum. Orada büyüdüm. Çıkamıyorum da.

(Cihangir) O yüzden ağlamanın hiçbir faydası yok.

Madem bu işin içindeyim, dibini görmek istiyorum.

Bak ben sana gel demiyorum.

Biliyorum, sorsam geleceksin. O yüzden gelme Kaan.

O ne demek? Ha?

Tavanı da görsek, dibini de görsek beraber göreceğiz. Biz ortak değil miyiz?

İşte ben böyle olsun istemiyorum. O yüzden bir düşün.

Tamam, bu işi birlikte yapalım ama sen lütfen bir düşün.

Neyi? Neyi düşüneceğim?

Bu işlerden uzak durmayı.

(Gerilim müziği)

(Vekilharç) Durum sandığınız kadar karmaşık değil Çağatay Bey.

Karmaşık, dolambaçlı, tarumar, çetrefilli...

Başka?

Dolaşık.

Çetrefil, onu söylemiştim zaten.

Kabul et şaşırdın değil mi?

Bu kadar çok sözcük bilmem, seni afallattı.

-Konumuza dönersek… -Dönelim.

Şimdi bir iş yapılacak. Cihangir başarılı olursa, Halka'nın başına geçecek.

O kadar da karmaşık değil. Biliyorum bu faslı.

Başaramasın Cihangir.

Bir öneri mi istiyorsunuz yoksa bir temennide mi bulunuyoruz?

Çok sıkıcısın Vekilharç. Gerçekten.

Terzi, aramızda geçen diyaloğu fark edebiliyorsun değil mi...

...yani takip edebiliyorsun?

(Çağatay) Takip edebiliyorsan eğer bana hak vereceksin.

Ne iş yapacak Cihangir?

Asıl soru kiminle yapacak?

-Kaan'la. -İlhan'la ya da İskender'le yürütülecek.

Belki de üçü birlikte olacak.

(Gerilim müziği)

Başa sardım.

Ruhi abi, bu kadın bir yere oturdu bak.

(Donuk) Biriyle buluşacak sanırım.

Tamam tamam. Kim gelirse gelsin, ellemiyoruz.

Eyvallah abi. İyi günler.

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Gerilim müziği)

Niye böyle bir iş yapılıyor?

Kızımla ne alakası var? Ben onu anlayamadım.

Yapmam demedim. Yıllarımı verdim. Şu gördüğümüz muameleye bak.

Ben bunu hak etmiyorum.

Böyle olacak İskender.

Başa geçtin ha Cihangir.

Geçen geçene de senin hükmün neye geçiyor?

Bir şey istedik. Sesin soluğun çıkmıyor.

Anlamsız bir tartışmanın içinde olmak istemiyorum.

Baban, kızımı rehin tutacak.

İş olmazsa, sen yapamazsan, ben yapamazsam...

...kim bilir kızımın başına neler gelecek?

Sen de diyorsun ki manasız.

(İskender) He babam he. Manasız!

Kanadın varsa uç diyorlar İskender. Sen ne yapıyorsun?

Çok ağlıyorsun.

Ne olacağına karar veremeyeceğimiz zamanlar olur...

...ama birden şunu anlarsın...

...hayat seni buna zorlar.

-Kurtlarla ulumazsan... -Kurtlara yem olursun.

O dediğini anladım da kızımın ne alakası var? Ben onu anlamadım.

(Gerilim müziği)

Ne oldu baba?

Bir şey yok kızım. İş güç.

Var bir şey.

Benim bir işim var.

O işi halledene kadar sen İlhan'da kalacaksın.

O niyeymiş?

Ben sana kaç kere İstanbul'dan git dedim, dinlemedin.

(İskender) Şimdi de niyeymiş diye dikleniyorsun.

Rehin alıyorlar kızım seni. Olan bu.

Kimin fikri bu?

Yeni patronun zaar.

O hangisi? Bıyıklı olan mı?

(İskender) Yok.

Yeni patron Cihangir.

(İskender) O böyle bellemiş ki tınmıyorlar.

İlhan...

...alacak seni, götürecek.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği)

Gelmek zorundaydım Hümeyra Hanım.

Oyunbozansın çocuğum.

Demek Cengiz tir tir titrerken...

...öldürecekler beni diye kabuslar görürken...

Ne istiyorsunuz?

Halka'yı sen yönetiyordun.

Ne isteyebilirim? Sen söyle.

Uğur'un kızısın.

Halka'nın çocuğusun.

Baban öldü.

(Altemur) Kocan öldü.

Senin bir şey istemen gerekir Hümeyra.

Kim olsa ister çocuğum.

(Gerilim müziği)

Boşuna Vekilharç'a bakma.

Sen ne kadar korkuyorsan o da o kadar korkuyor benden.

Bana bakıyor...

...ve ömrünü geçirdiği Halka'nın saf hâlini görüyor.

İyi biliyor ki onu öldürebilirim.

Evde babanın resmi yok.

Eski ortağım, kader arkadaşım Uğur'un...

...duvarda asılmış tek bir resmi yok.

Vekilharç...

...Hümeyra'nın babası Uğur...

...benzersiz bir katildi.

"Uğurlar" derlerdi.

Burada olsa...

...benim yerimde olsa...

...ikinizi de öldürerek uğurlardı.

(Altemur gülüyor)

Ne günlerdi.

Ne istiyorsunuz?

Halka'ya girersen...

...Halka'dan çıkamıyorsun Hümeyra.

Onu hatırlatmak istedim.

Ne demek bu?

Hümeyra Hanım...

...Halka'ya çalışmaya devam etmeniz isteniyor sizden.

(Gerilim müziği)

Ben Cengiz Erkmen'in zorlamasıyla Halka'ya girdim.

Kaan'ı yani oğlumu korumak için bunu yapmak zorunda kaldım.

Ne yapacağım ki ben Halka'da? Ne işe yarayacağım?

Ben de bunu öğrenmek istiyorum.

Herkesi yönetmişsiniz.

Çağatay biliyor ama Kaan bilmiyor.

Duymaması lazım.

Kaan'ın bilip bilmemesinin en ufak bir önemi yok.

Önemli olan senin, benim işime yarayıp yaramayacağın.

Ne yapıyoruz biz Cihangir?

Müjde'yi rehin almak falan.

-Sana yanlış mı geliyor? -Sana doğru mu geliyor?

Eskiden olsa bunlar ne için derdim.

Ağrısı kalırdı.

Bitti artık.

O Cihangir bitti.

Yenisi böyle olmayacak.

(Gerilim müziği)

(Müjde) Konuşmayacak mıyız?

Kolay gelsin.

Bu kadar mı?

İş bitsin, konuşuruz.

Niye izin verdin buna?

İşin şartı bu. İşi ya yaparsın ya yapmazsın.

Yapacaksan da kurallara uyarsın.

(Müzik)

Amirim, biliyorsunuz bir araçtan şüphelenmiştik.

(Geçiş sesi)

(Bahar dış ses) Bu arabayı bulduğumuz yerin yakınında bir fabrika var.

(Geçiş sesi)

Fabrikanın çevre kamera kayıtlarına baktık.

Tahmini saatlerde oradan geçen bir minibüs fark ettik.

Güzel.

Minibüsü mevcut yollarla izlemeye çalıştık.

Ya yanlış araçsa?

Plakanın sahte olduğunu tespit ettik.

Durduğu benzinlikte net olarak görülüyor.

Sonuç olarak şunu anlamış bulunuyoruz.

Amiri, bizim ekip aracından bu minibüse aktarmış olabilirler.

(Geçiş sesi)

Dolayısıyla minibüsü bulursak...

...katilleri de bulmuş oluruz.

Amirim böyle bir şey olmamış olabilir.

Faruk Amir yaşıyor olabilir.

Olabilir.

Ben umudumu koruyorum da Bahar...

...çok zaman geçti.

Artık en kötüsünü düşüneceğiz.

Bulacağız o arabayı amirim.

Merak etmeyin siz, bulacağız.

(Gerilim müziği...)

(...)

Şimdi bu herife bir şey yapacaklar bizim gittiğimiz yerde, doğru mu?

Doğru.

Biz bu elemanı alacağız, oradan kurtaracağız...

...sonra da işine ortak olacağız.

Önceden uyarsak olmuyor yani?

Olmuyor demek ki.

Adam demeyecek mi sizin farkınız ne diğerlerinden diye?

Kaan, dosyada yazandan fazlasını bilmiyorum. İlgilenmiyorum da.

Şimdi...

...inekten süt alacaksın.

Sütü nereden sağacaksın Kaan?

Ağzından. Niye?

Besleyeceksin hayvanı. Güp güp güp indirecek mideye.

Hee, neymiş? Alacaksın, vereceksin.

Ee, neymiş? Vereceksin, alacaksın.

Evet, neymiş?

Hayatın gerçeğiymiş.

Şimdi senin bu ortağın böyle maddiyatmış, ikbalmiş...

...hırslıymış. Yedi yedi yedi, ee? Ne oldu?

Gitti Ruhi'ye sütünü sağdırdı. Öyle İskender'miş hey hey!

Benim bir tanecik kızımmış, hey gidi hey!

Unuttu gitti. Ben de diyorum ki...

...İlhan ayrı, Cihangir ayrı. Hıh!

Sağa çeker misin?

Çek sağa.

-Sen burada iniyorsun İskender Bey. -O niye?

Arkadaki araçla gidiyorsun.

Hee, kovuyorsun beni yani.

Öyle mi yapıyorum?

Öyle yapıyorum demiyorsun da, öyle yapıyorsun.

Hadi devam et.

(Cihangir) Hadi.

(Gerilim müziği...)

(...)

Hayırdır İskender Ağa?

-Sizin köyde inek var mı Âdem? -Dayımgilin var.

-Öküz de vardır illaki. -Öküzden bol ne var.

Hadi kaptır gidelim.

Gülay, Müjde bir süreliğine misafirimiz olacak.

Öyle mi?

Eski bir çalışanımıza yardım etmek isteriz tabii.

(Gülay) İskender az çalışmadı bizim kapımızda.

Babam burada mutsuzmuş.

Ayrıca ben misafir değil, rehineyim.

Yalandan nezaketin de lüzumu yok.

Ne diyor bu? Ne rehinesi?

Bak abartma. Kalacak, gidecek.

İyi de o afra tafra ne öyle? Havalı havalı yürümeler falan!

Kebapçının kızısın sen ya!

Gülay abartma diyorum sana. Sonuçta o da isteyerek kalmıyor.

Yapacak o kadar afra tafra safra.

Darıldığımı düşünmüşsünüzdür gibi geldi de bana, hani dedim...

...Çağatay kızgınlıkla arkamızdan işler çeviriyor...

...Halka'nın aleyhine bir şeyler yapıyor falan filan.

Kesinlikle böyle bir şey yok.

Benim için asıl olan şey Halka.

Başka bir hayat bilmiyorum zaten.

Cihangir için, başka arkadaşlar için…

…Halka için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım.

Vakti gelir, benim de yardım etme imkânım doğar diye umuyorum.

Heyecanı ve heyecanlı insanları severim Çağatay.

Babana benzemiyorsun.

Bu hoşuma gidiyor.

Hoşuma gitmeyense...

...konuşkanlığın.

Dikkat edersen gevezelik demedim.

Hımm... Konuşkan Çağatay ama geveze değil.

Olamaz da zaten.

Benim bulunduğum bir yerde yapılan her konuşma...

...Halka'nın mahremidir.

Başka yerde birilerine anlatılamaz.

-Biliyorum. -O birileri Halka'dan da olsa...

...konuşulamaz...

...ve paylaşılamaz.

Merak etmeyin, kimseye söylemem.

(Altemur) Kargalar, çocuğum...

...siyah mı yumurtlar?

Bilmiyorum.

(Gerilim müziği)

(Cemal) Bu sefer takip eden olmadı değil mi?

Evin etrafında dolaşanlar vardı ama görmediler beni.

Ben arka kapıdan çıktım.

Fazla kalmayacağım.

Kim bu peşindekiler?

Yukarıdakinin adamları.

Altemur'un.

Eskiden de tanıyor muydun bu Altemur'u?

Hayır.

Faruk Amir'imle ilgili bir duyum var mı?

Hiçbir şey duymadım onunla ilgili.

Altemur'la konuştun mu?

Evet ama asıl mesele şu ki...

...Çağatay benim ne yaptığımı, babasının yerine konuştuğumu öğrenmiş.

Ve?

Ve Altemur'a söyledi...

...ve deşifre oldum.

Düşündüğümüz kadar korkutucu değil.

Bu adam, korkulacak bir adam Cemal Bey.

Bu adamın yapacakları çok tehlikeli.

Hızlı düşünelim.

Tamam...

...bir süre görüşmeyelim.

Altemur'la bir daha buluşacak olursan beni haberdar et.

Çocuklara ne olacak peki?

Panik yok, iyi olacak. İşimize bakalım.

Cesaretten ayrılma.

Cesaretini kaybedersen bu adamlarla baş edemeyiz.

(Müzik)

(Gerilim müziği)

Hoş geldiniz. Bir şey ister miydiniz?

-Bana bir Türk kahvesi getir. -Tamam efendim.

(Gerilim müziği...)

(...)

(Cihangir dış ses) Kim bu?

Erdem. Yakalanırsa öldürülecek birisi.

Sen, onu koruyacaksın.

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Gerilim müziği)

(İskender) Tuzak!

Ah!

Ah!

(Aksiyon müziği...)

Yürü yürü!

Bırak bırak, o bende.

(Erkek) Ah!

(Erdem) Ne oluyor ya? Siz kimsiniz?

(İskender) Senin canını kurtarıyoruz.

(Gerilim müziği)

-(Erdem) Çantam orada kaldı. -(İskender) Ne çantası lan, yürü!

(Cihangir) Âdem!

Çabuk.

Bas bas bas!

(Erkek) Dur!

Yara bere var mı?

Âdem elin mi yaralı?

Yok be, mühim bir şey değil.

Nasıl mühim bir şey değil! Kanıyor.

Ölmem yani, o bakımdan şey ettim.

-Sen iyi misin? -İyiyim... İyiyim.

Teşekkür ederim, hayatımı kurtardınız.

Siz olmasanız ölmüştüm.

(Erdem) Hepinize borçluyum artık.

Ne borcu ya gardaş, bırak.

(Gerilim müziği)

İlhan...

...bu kızın bu evde ne işi var?

Gülay...

...gerçekten merakından mı soruyorsun yoksa kavga mı aranıyorsun?

İlhancığım basit bir soru sordum.

Pekâlâ.

Öyleyse anlatayım.

Oğlumuz Cihangir, Halka'nın başına geçti.

(İlhan) Bu kızın babasıyla iş yapıyorlar.

Yukarıdakiler, yani anladığım kadarıyla...

...bu kızı sigorta diye tutuyor. Bu tutma görevi de bana verildi.

İyi, değil mi İlhancığım? Çok iyi yani.

Ya Gülay, sen benim ömrümü yedin.

Ne diyorsun? Ne diyorsun sen, anlamıyorum seni.

Hayır, birkaç dakika önce kıza saydırıyordun.

Cihangir, Halka'nın başına geçti dedim, bir anda sevindin.

Yani neye seviniyorsan, bir türlü anlamıyorum.

Oğlan ne seninle konuşuyor ne benimle konuşuyor. Kapı duvar.

(Erdem) Kim gönderdi sizi?

(Cihangir) Senin peşindekilerden daha güçlü birileri.

Ee, benden ne istiyorsunuz?

Bir iş varmış.

Sevkiyat.

Biz seni kurtardık, koruyacağız da.

Karşılığında bu sevkiyattan pay istiyoruz.

Oldu!

Sizin ne farkınız var diğerlerinden?

(Erdem) Onlarla ortak olmadığınızı nereden bileceğim?

Oğlum bir şey yapacak olsak bu tezgâhı niye kuralım?

Niye gidelim bu riske?

Şöyle söyleyeyim o zaman.

Her ki ihtimalde de bir problemimiz var.

Eğer beni tezgâha getiriyorsanız...

...bu sevkiyatın benim onayım olmadan gerçekleşmeyeceğini bilin.

Benim canımı sıkarsanız...

...benim canımı yakarsanız hiçbir şey alamazsınız.

Diğer ihtimal...

...eğer beni gerçekten kurtardıysanız...

...çantam olmadan da bu sevkiyatın yapılamayacağını bilin.

Ancak o bilgisayardan benim yapabileceğim bir işlemle...

...para transferi gerçekleşir.

Ben aslında bunu söylemiştim size.

He, he. Bana demiştin de...

...ben nereden bileyim çantanın içinde ne var.

-Senin isim neydi? -Erdem.

Bak Erdem...

...biz o işi hallederiz.

Benim patron çözer onu.

Gelenlerin Ruhi'yi tanıma ihtimali var mı?

Anlarız.

(Kapı vuruldu)

Amirim, Aytekin bir şey bulmuş.

Dışarı ver bakayım sesi.

Amirim karşıdayım, minibüsü buldum.

Yaşa aslanım! Nasıl oldu?

Bahar Komiser'imin dediği tarafa baktık, ormanlık alan içinde park etmişler.

Bekle bizi geliyoruz oğlum. Konum at.

Âdem, gerisini biz hallederiz.

Olmaz öyle şey abi. Öbür elim en nihayet.

Âdem, babamın yanına git. Adamları gördün, sağlamlar.

-Sen orayı toparlarsın. -Âdem niye bir yere gidiyor?

Bilmediğimiz bir şey mi var?

-Ne alakası var İskender Bey? -Ee?

Benimle uğraşacağına işle ilgilenseydin, böyle yarım yarım iş yapmış olmayacaktık.

Nerede çanta?

Hadi Âdem git.

Hoş geldiniz Çağatay Bey.

Hayırdır diyeceğim ama...

Hayır. Hayır hayır... Hayır.

Her neyse, nasıl yardımcı olabilirim?

Hayırlı olsuna geldim İlhan Bey.

Gerçi bulsam ona da söyleyeceğim ama iş yerinde yoktu.

Buradadır diye baktım, yok.

Yok.

Yok. Yok mu? Yok. Yok.

-Kim yok? -Cihangir.

-Haa, yok. -Haa, yok?

-Yok. -Biliyor musun İlhan...

...Cihangir, ben bir iş yapıyorum; bak bunu kalben söylüyorum.

Benim yaptığım işi çok daha iyi yapar.

Yoo, hayır Çağatay Bey. Cihangir'in öyle...

...yöneticilik, yönetmek gibi hırsları yoktur.

Ona bir iş verildi, o da yapıyor.

Yoksa rekabet içinde falan değil.

Bir iş verildi ama sen yoksun İlhan. Kiminle yapıyor işi?

-İskender'le mi? -Vallahi bilmiyorum.

-Bilmiyorsun? -Evet.

Bence biliyorsun da söylemiyorsun ama takdir ettim.

Zaten ben denedim seni.

Bakalım ben böyle dersem, İlhan ne der bakalım, yaptım.

Bakalım dedim.

Baktım. Bakayım.

Bakıyorum. Bakayım, bakayım.

Baktım...

...bakmaktayım. Buradan bakayım.

Aa! Müjde.

Aşk olsun İlhan Tepeli. Olmadık yok, duymadık çok.

-Misafirim var demiyorsun da. -Hayır yani iş konuşuyoruz diye...

...bir şey demedim. Yoksa sakladığım falan yok.

Müjde Hanım.

Nasılsınız?

Yaralı mısın?

Ufak bir görünmez kaza diyelim.

Başka yaralı var mı?

Yok, herkes gayet iyi. İskender Bey gayet iyi, sağlıklı.

Cihangir abime de bir şey olmadı.

Cihangir'i sormayacaktım zaten.

Haa... Ben yani iyi diye şey ettim.

(Müjde) İyisin değil mi?

(Âdem) İyiyim.

-(Müjde) Geçmiş olsun. -Sağ ol.

(Müzik)

Tamam, Cihangir'i seversin de babasının evinde ne işin var?

-Ziyaret. -Kimi?

Bir iş yapacağız da, onunla ilgili.

Hımm...

Senin eline ne oldu?

-Kaza. -Geçmiş olsun.

Nazardır o, nazar çıkmıştır.

Şey diyeceğim, buradan çıkabiliyor muyuz?

Buradan çıkabiliyorsak iyi olur, çünkü ziyaretin fazla uzununu sevmiyorum da.

(Efekt sesi)

Müjde burada olduğuna göre İskender de işin içinde.

Ya korunuyor ya da rehin tutuluyor.

Halka 'style control'.

Bu türkü tadındaki arkadaş da yaralanmış Özcan.

Bu, silah attığına göre karşıda da vardır vurulan eden ha?

Dur bakalım.

(Müzik)

Dinliyorum Çağatay?

Bugün bir yerlerde silahlı çatışma olmuş Terzi.

-(Çağatay ses) Bir sorsana etrafa. -Kimi arıyoruz?

Tanıklar canım. Kim vurulmuş? Kim kiminle çatışmış? Öğrensek iyi olur.

Biliyor musun Özcan, bu İstanbul çok güzel.

Hemen herkese imkân sunuyor.

Bakmasını bilirsen doktoru da buluyorsun, ilacı da.

Merdiven altı hastanecikler.

Baytarlar, eczaneler. Daha neler neler.

Özcan.

Bugün birisi, senin yüzünden bana geveze dedi.

Özcan yüzünden iki kişilik konuşuyorum diyemedim.

Yufka yürekliyim.

Gidelim Özcan.

(Müzik)

Bagajda plakalar var amirim, arkadaşlar inceliyor.

(Cemal) Parmak izleri?

-(Aytekin) Bir şey çıkacak gibi değil. -(Polis) Amirim, plakalar.

(Cemal) Tamam, götür.

Devre bir eldiven versene.

Bu adres.

-Oto yıkama mı? -Yakın bir yer mi burası?

Çok uzak değil amirim.

Peki.

Biz üçümüz şuraya gidelim de...

...arkadaşlar burayı halletsin.

(Cemal) Devre şuraya attım bunu.

(Cemal) Hadi kolay gelsin.

(Polis) Sağ olun amirim.

(Müzik)

Yahu niye buraya geldik ki? Senin çirkin kebapçına gitseydik.

İyi! Benim canım dükkânı da tararlardı!

-Şu çanta işi ne olacak? -(Kaan) Bakacağız.

Bakacağız ne demek? İçimi rahatlattın, sağ ol!

Çanta işi ne olacak Cihangir? Nasıl bakacaksınız?

-Sen bakmayacaksın. -Sen bakınca olanı gördük.

İyi, ihale bana kaldı yani.

Sen burada Erdem'le oturup bekleyeceksin.

Biz çantayı bulmaya çalışacağız.

Çalışacağız ne Cihangir? Müjde'yi mi yakacaksın?

Benim burada içim yanıyor, sen beni paylıyorsun be.

Yahu kimsenin kimseyi payladığı falan yok. Otur bekle işte.

Off...

Cihangir, o Ruhi denen değneğin bu çanta işinden haberi olmasın.

(Telefon çalıyor)

Ne diyeyim?

Oğlum, bunlar cart diye keserler.

Biz hallederiz, onların ruhu bile duymaz.

Yapamayacaksan ben hallederim.

Alo?

Durum ne? Aldınız mı adamı?

Bir sorun var mı?

Alo? Cihangir bir şey mi var?

Bir sıkıntı yok. Zamanı gelince halledeceğiz.

EFT olmayacak mı? Daha vakit var.

Becerikli çıktı seninki.

Önemli olan burada ne çıkacağı.

Daha hızlı olmuyor mu bu iş?

Yani daha...

...fragman analizi var.

STR bölgelerini tekrar analiz etmemiz gerekiyor.

D1, S2, 1...

İki gün sürer. Masraflı iş bunlar.

Para konuşacaksan konuşma Mengene.

İşi yapamadık İskender Bey. Bırak Halka'yı, Ruhi'yi.

Çanta kafede yokmuş. Biri almış. (Geçiş sesi)

Adamlar Ruhi'yi göndermiş olsaydı çanta elinde olurdu.

Benim de gerçeği söylemediğimi anlardı.

Hişt! Kim bu senin peşindekiler?

Kiminle mesajlaşıyorsun oğlum? Bir şey soruyoruz burada!

Ortağımla.

-Olanları bilmesi lazım. -Hee, bir de ortak çıktı başımıza.

Bak senin o telefonunu kırarım tamam mı?

Peşindekiler kim?

Hakikaten alakanız yok yani peşimdekilerle ha? Bilmiyorsunuz?

Çantayı kim aldı, ondan da haberiniz yok?

Senin birkaç tane tahtan eksik herhâlde.

Kimin yaptığını bilsek zaten çantayı çıkartırız, işlemi sana yaptırırız.

Adamın canını kurtardık, herifin yaptığı muameleye bak ya!

Peşimde bir sürü kişi var da, bu gelenler Kara Sarraflar'dı.

Eğer birisi bilgisayarı açarsa...

...yerini tespit edebilirim. Ama daha açan olmadı.

Hah şöyle! Bizi kıvrandırma, değerli bilgiler ver.

Biri açarsa hemen haber veriyorsun tamam mı?

Sevkiyattan yüzde kaç istiyorsunuz?

Anladın mevzuyu.

Ha?

Yüzde 20.

Çokmuş.

Oğlum biz seni orada bıraksaydık, sen ölseydin ya. Ha!

Çokmuş ama yapacak bir şey yok.

Birbirimize muhtacız.

Ortağıma danışmam lazım.

Tabii beyefendi, buyurun.

(Müzik)

Tamamdır. Çantayı getirin, yüzde 20 sizin.

Kim bu Kara Sarraflar, biliyor musun?

Yahu İskender, senin de bildiğin bir köfte, pirzola. Yemin ediyorum sana.

-Babama sorayım mı? -Yok. İlhan da benim kadar bilir.

Aman ha! İlhan'ı boş ver. Laf çıkar, yayılır. Biri duyar.

-Ben bir soruşturacağım. -Kime soracaksın ya?

Cihangir, bu kime soracak? Ruhi'yi falan karıştırma ha!

(Bahar) Sağa döneceğiz şuradan. (Telefon çalıyor)

Efendim Kaan?

Bahar, çok konuşamayacağım. Kara Sarraflar diye bir çete duydunuz mu?

Dur, bir dakika. Cemal Amir'im yanımda, o da duysun.

-Ne? -Amirim, Kara Sarraflar'ı soruyor.

Kara Sarraflar mı? Onlar nereden çıktı şimdi?

Amirim çok anlatamıyorum şimdi. Biliyor musunuz? Haberiniz var mı?

Onlar Sırplarla altın işi yaparlar.

Başlarında da biri vardı da şimdi... Adı... Neyse ona Bahar bakar.

Sen kendi başına iş yapma Kaan.

Yok öyle bir şey. Haber vereceğim ben sana.

(Müzik)

Ne yapıyorsun sen burada?

Fotoğraflara bakınca ailelerimiz benziyor.

Aynı iş, aynı düzen.

(Müzik)

(Gülay) Sana bir tavsiye vereyim.

(Gülay) Bu insanların dünyasından uzak dur.

Bak...

...babanı tutmak için seni kullanıyorlar.

Yarın kocan için de aynı şeyi yapacaklar.

(Müzik...)

(...)

Gülay ne dedin kıza?

Neden burada olduğunu hatırlattım.

Gülay; geldi, gidecek.

Yani misafir olarak kabul et.

Senin misafirin evi karıştırıyor.

Benim misafirperverliğimi beğenmiyorsan eğer...

...kendin ilgilenirsin. Ya da bırakırsın...

...bütün aile sırlarımızı öğrenir ve...

...İskender'in kulağına tek tek fısıldar.

Artık sen bilirsin.

(Müzik)

Bunca zamandır Cihangir'le birbirimize benzemediğimizi düşünürdüm.

Ama Müjde'nin rehin alınmasına izin vermiş.

Bunların aralarında bir şey yok muydu?

(Geçiş sesi) Siz ikiniz...

(Geçiş sesi) Vardı.

Belki de benziyoruzdur dedim.

Şimdi olmasa bile bir gün mutlaka benzeyecek.

Başka yolu yok. (Kapı açıldı)

Hah Terzi! Elin boş olsa sen gelmezsin. Söyle bakalım neler öğrendin?

Kara Sarraflar Cihangir'le çalışmışlar.

Gerisini de öğreneceğim.

Öyle mi?

(Gerilim müziği)

-(Kaan) Efendim? -(Bahar ses) Kaan...

...o Kara Sarraflar’ın organizedeki dosyaları kabarık.

Başlarında bir adam var. Adı bir garip, Külçe diyorlarmış.

-Kaan! -Sağ ol, tamam.

Bahar kamera kayıtları varmış. Bakalım olur mu?

Kara Sarraflar’ın başında bilin bakalım kim varmış.

-Eski dostumuz Külçe. -(İskender) Ee?

İyi ayrılmıştık, güldük ettik.

Kolay vermez o çantayı. Kaç kişiyle yüklendi.

En azından tanıyoruz. Parayı seviyordu.

Peki, kim sana söyledi Külçe diye?

Doktor amca.

O da maşallah her şeyi biliyor.

(Külçe) Oğlum iyi ettiniz, getirdiniz bu bilgisayarı da...

...bu adam olmadan ne yapalım ki?

(Külçe) Ben bir bilgisayarcı diyordum, geldi mi?

-Geldi abi. -(Külçe) Getirin.

Gel koçum gel.

Senden bu bilgisayarın şifresini kırmanı istiyorum.

(Külçe) Üç saat içinde bu şifreyi kırıyorsun...

...ben de buradan transfer yapıyorum.

Hah bilgisayar açıldı.

Yeri neresi? Mekânı belli mi?

Külçe'nin bizi paketlediği yer burası. Mekân o.

Aynen.

(Gerilim müziği)

-(Cihangir ses) Külçe Bey nasılsınız? -Kimsin?

Cihangir Tepeli ben. Nasılsın? İyi misin?

Vay Cihangir Tepeli! (Külçe gülüyor)

-Haberleşmeyiz sanıyordum. -(Cihangir ses) Nasipmiş demek ki.

(Cihangir ses) Geçen sefer iyi ticaret olmuştu. Sen bayağı kârlı çıktın.

Bizim de işimiz görülmüştü.

Şimdi, bir daha iş yapalım diye aradım. Ne diyorsun?

Ne işiymiş o?

Bir eleman var elimizde. Adı Erdem.

(Cihangir ses) Biz bu arkadaşı aldık geldik birilerinin elinden.

Sana çalışıyorlarmış.

Yani tahminimce bilgisayar senin elinde. Doğru mu?

Doğru diyorsun. Devam et.

Şimdi ben diyorum ki güçlerimizi birleştirelim...

...beraber yapalım şu işi.

Ha! Nasıl olacakmış o?

Biz sana Erdem'i getireceğiz, para transferini halledecek...

...ticaret tamamlanacak.

-Mallar gelince de paylaşacağız. -Nasıl paylaşıyoruz?

Yüzde 70 bizim, 30 senin.

Sen Külçe'yi keriz mi sandın?

Yarı yarıya. İşine gelirse, yoksa avucunu yalarsın.

60'a 40

Cihangir dalga mı geçiyorsun? Adam şimdi kapatacak telefonu.

-Sen bir dursana Allah aşkına ya. -Evet ya, bir dursun İskender.

Bak Cihangir zorlama beni.

Evet dersen olur, evet demezsen olmaz.

İyi, tamam dediğin gibi olsun. Yarı yarıya.

Biz sana Erdem'i getirelim, sen de bilgisayarı getir.

Halledelim şu işi.

Mekânımı biliyorsun. Seni burada bekliyorum.

Yok, bir dakika orası olmaz.

Yani kötü hatıraları var bende.

Tarafsız bir yerde buluşalım. Hem de hemen buluşalım.

‘Okay’. Nerede istersen orada buluşalım.

Konum atacağım şimdi. Bilgisayarı unutma sakın.

Vallahi o Külçe parayı falan bölüşmez. Ben size söyleyeyim.

Yani oraya geldiği zaman da yanında kimlerle gelir Allah bilir.

Bilgisayarı getirsin de gerisine bakarız.

Buradan anlarız.

(Gerilim müziği)

Sen çalışmaya devam ediyorsun. Eğer şifreyi senden önce öğrenirsem...

...seni ararım, tamam mı? Hadi bakayım hadi.

Gidelim de şu çok bilmişlerden adamımızı alalım.

Sen, sen benimle geliyorsunuz. Siz de burada kalıyorsunuz.

(Gerilim müziği)

Bazen hayat sana da çok boş geliyor mu Vekilharç?

Hayır. Yapacak işlerimiz olduktan sonra.

(Çağatay) Yahu sen de sanki ne iş yapıyorsun bana?

Alt tarafı birisi sana bir şey söylüyor, sen de gidip...

...onu başka birisine aktarıyorsun yani. Havan kime anlamıyorum ki.

Ha pardon! Sen bundan daha fazlasıydın değil mi?

Haklısın, haklısın ama ben de haklıyım.

O kadar siliksin ki bazen burada mısın...

...yoksa başka bir yerde misin tam olarak idrak edemiyorum.

Evet, mesleki deformasyon bu olsa gerek.

Saklanmaktan görünmez bir adam oldun.

Vekilharç! Vekilharç!

(Telefon çalıyor)

Söyle Terzi.

Cihangir'in bulaştığı işi buldum Çağatay.

Erdem Ünsal diye biri varmış.

Külçe alamadan, Cihangir'ler almış.

(Çağatay ses) Tamam, Külçe demek.

(Çağatay ses) O ikisi birlikte bana güzel bir numara çekmişlerdi doğrusu.

(Çağatay ses) Demek ki araları bozuldu.

Tamam. Onlar birbirleriyle uğraşa dursunlar...

...biz de şu Erdem Ünsal kimmiş ona bakalım.

Haber bekle benden.

Tanıyor musun şu adı geçen şahsı Vekilharç?

Hayır, hiç duymadım.

Hiç duymadın?

Şeyi merak ediyorum. Yetkilerinin ne kadarı acaba sende duruyor?

Benim bütün oyuncaklarımı ellerimden aldılar da kimseyi ‘stalk’layamıyorum.

Aa bilmiyorsun!

‘Stalk’lamak ne demek bilmiyor.

Bak senin de bilmediğin bir şey varmış demek ki.

Neyse ki Özcan biliyor.

Diyorum ki; şu Halka'nın veri tabanına bir gir de...

...görelim bakalım şu Erdem Ünsal kimmiş, neymiş...

...ne yer, ne içer bir anlayalım.

Bunun iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum.

Korkuyorsun Vekilharç! Korkma!

Iskartaya çıkartıldık, tir tir titriyorsun, iş yapalım diyoruz...

...yine tir tir titriyorsun. -Evet, bir çözüm bulmamız lazım ama...

...Cihangir'in işini bozmak, Halka'nın işini bozmak olacak.

Ve bunun bize bir faydası olmayacak.

(Gerilim müziği)

Pardon, göremiyorum da.

Evet, bakalım kimmiş bu Erdem Ünsal.

Arkadaşları kimler? Hiç ortak arkadaşımız yok.

(Gerilim müziği)

Tamam.

(Geçiş sesi)

(Geçiş sesi)

Bu adam neyle ödeme yaptı? Kartla falan yaptıysa, kaydı vardır.

Yok, nakit öder.

Sık sık geliyor. Ne iş yapıyorsa…

Çeşit çeşit araba getiriyor. Evinin önü de dolu.

Evi mi?

İkide bir araba götürüyorum da evinin önüne.

Tarif et bakayım. Neredeymiş bu ev?

(Cemal) Oto yıkamacının kaydında gördüğümüz var.

Amirim kayıttaki adam bu. Alalım mı hemen?

Alalım.

Ya da dur dur.

Efendim abi?

-Geliyorum abi geliyorum, şimdi çıktım. -(Ruhi ses) Bekliyorum.

Bu bir yere gidecek. Acaba nereye gidiyor?

Bakarsın adamdan fazlasını alırız.

Amirim riske atmasak?

Yok yok, eninde sonunda nasıl olsa alacağız.

Sen takip et bunu Aytekin.

Sen de ara, çocuklar gelip o eve bir baksınlar.

(Bahar) Tamamdır amirim.

(Cemal) Yürü yürü.

(Gerilim müziği...)

(...)

(Kapı gıcırdıyor)

Ne arıyorsunuz siz burada?

Külçe Bey'e bakmıştık.

O sizinle dışarıya buluşmaya gitti.

Aa bilgisayarı da burada. Külçe Bey bize bilgisayarı getirecekti.

Niye almamış yanına?

Siz de birini getirecektiniz, o ne oldu?

Patronun işini takip eden çalışan. Hastayım ulan senin gibilere.

-Şunu ben bir-- -(Erkek) Hop hop!

-Yürü ulan merdivenlerden yürü. -(Cihangir) Yürü ulan.

Çık ulan çık!

(Gerilim müziği)

Neredesin Külçe?

Varmak üzereyim Cihangir. Sen neredesin?

Bence boşuna gelme. Ben bilgisayarı aldım, çıktım.

Ne?

-Nasıl? -Ulan sen bizi mi kazıklayacaksın?

Aleti burada bırakmışsın.

Bizi sıkıştırıp elemanı elimizden mi alacaktın? Ne yapacaktın?

Bak gülüm bunu yanınıza bırakmam.

Tamam, sağ ol. Haberim olsun.

EFT saati geçiyor. Acele edelim.

(Araba çalıştı)

Kaan ne oldu?

Hallettik, aklın kalmasın.

Vallahi mi? Bravo ulan Kaan. Tamam.

-Ne olmuş? -Vay paşama bak.

Yattığı yerden. Almışlar bilgisayarını, getiriyorlar.

-Getirsinler. -Getirsinler.

Ama sen keyfine bak gardaş.

Marabalar var burada. Senin canını kurtarırız...

...çantanı bırakırsın, gider geri getiririz.

Başka bir şey istiyorsan onu da söyle.

"Bismillâhirrahmânirrahîm"

Ulan bunu bana sayıyla mı verdiler?

(Erdem dış ses) Çantayı bulmuşlar, getiriyorlar.

(Mesaj geldi)

(Gerilim müziği)

(Erdem dış ses) O adamlara ne diye o kadar pay verelim?

(Erdem iç ses) Çantayla beraber seni oradan çıkartacağız. Konum at.

(Mesaj gitti)

(Gerilim müziği)

Yeter ulan!

Oğlum biz burada canımızla oynuyoruz...

...sen işin dalgasındasın.

Tık tık tık, sabahtan beri yetmedi mi be?

Ee yeter be!

Önemli bir konu. Ortağımla konuşuyorum herhâlde.

Azarlayamazsın sen beni öyle.

Ulan oğlum bugün kesiyorlardı ulan seni. Ortağın neredeydi?

Delirtme ulan beni! Ver şu telefonu bana.

Gerek yok ya.

Ben aşağıda odada biraz dinleneyim...

...sen de sakinleş burada. Gereksiz yere gerildik.

Cihangirlerden önce varmamız lazım Özcan.

Hadi Özcan daha seri, daha seri, daha seri.

(Mesaj geldi)

(Gerilim müziği)

(Erdem dış ses) Neredesin?

Macera iyi geldi mi? Sakinledin mi biraz?

İyi Kaan.

(Gerilim müziği)

(Mesaj geldi) Terzi yolda, geliyor değil mi?

Gelsin.

Cihangir'in dışarıda olması iyi. Hatta çok iyi.

(Gerilim müziği)

Bak Cihangir, biz seninle bugüne kadar her şeyi konuştuk.

Sen şimdi susalım istiyorsun. Tamam, susalım.

Ama susmak sana iyi gelmeyecek. Görüyorum ben bunu.

Mevzu ağır, özel onu da anlıyorum.

Benimle konuşmayacaksan bile git başkasıyla konuş.

(Kaan) İçini dök, rahatla.

İyi değilsin çünkü.

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

-Ne yapıyoruz amirim? -Gir Aytek, burada alıyoruz.

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

Aytek, Aytek demin yanımızdan geçen aracı yakala çabuk!

Fırla! Çevir onu çevir! Çevir!

(Cemal) Bak şuna yaşıyor mu?

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

Ruhi abi bizim mekânlardan birini polis basmış.

-Hangisini? -(Erkek ses) Donuk'un mekânını.

(Gerilim müziği)

Ne polisi abi? Ne alakası var?

Haberin bile yok.

(Silah sesi)

Yürü. (Araba çalıştı)

(Geçiş sesi)

(Gerilim müziği...)

(...)

Çok şükür. Nasıl geçti?

Hallettik bir şekilde. Bu işe de bakalım.

Nerede çocuk?

Fırçayı yiyince bozuldu. Küstü gitti, aşağıda yatıyor.

Tamam. Ucu ucuna yetişecek zaten. Ruhi arayacak, hadi bakalım.

Hadi.

(Gerilim müziği)

Oğlum, nerede bu adam?

(İskender) Bahçeye çıkmış olmasın.

(Kuşlar ötüyor)

Ulan! Öldün mü ulan!

Ulan Cihangir biz bittik oğlum! Bahtiyar! Bahtiyar neredesiniz?

Nasıl oldu bu İskender Bey?

İşte şimdi yüzlerini görmek isterdim Terzi.

Cihangir'in bulaştığı işi buldum Çağatay.

Erdem Ünsal diye biri varmış.

Külçe alamadan, Cihangirler almış.

Evet, Külçe demek.

(Çağatay) O ikisi birlikte bana güzel bir numara çekmişlerdi doğrusu.

Onlar birbirleriyle uğraşa dursunlar...

...biz de şu Erdem Ünsal kimmiş ona bir bakalım.

Halka'nın veri tabanına bir gir de...

...görelim bakalım şu Erdem Ünsal kimmiş, neymiş...

...ne yer, ne içer bir anlayalım.

Kiminle mesajlaşıyorsun oğlum? Bir şey soruyoruz şurada.

Ortağımla.

-Olanları bilmesi lazım. -Bir de ortak çıktı başımıza.

(Gerilim müziği)

Paranın gücü işte Özcan. Ânında konum yolladı.

Cihangir'e bak sen.

Çantayı da bulmuş. Onlardan önce davranmamız lazım.

Bir soralım bakalım başı kalabalık mıymış, kaç kişi varmış orada.

(Mesaj geldi)

Ön tarafta iki, arka bahçede iki kişi varmış.

Bir de şunu soralım, arka bahçeye çıkabilir miymiş?

(Geçiş sesi) Terzi yolda, geliyor değil mi?

Gelsin.

İçim sıkıldı bu adamla mesajlaşmaktan.

On parmak mı yazıyor nedir anlamadım.

(Çağatay) Gidiyorsun Terzi...

...adam arka bahçeye çıkabilirmiş. Sen girebilecek misin?

Hallederiz.

Öyle diyorsan...

(Mesaj geldi) (Erdem dış ses) Geldim, bahçeye çık.

(Gerilim müziği)

(Silah sesi)

(Gerilim müziği)

(Geçiş sesi) Kendimi tebrik ediyorum.

Tebrikler Çağatay. Rica ederim.

(Gerilim müziği)

"El elin eşeğini türkü çığırarak ararmış"!

Ulan oğlum ne yapıyorsunuz ulan siz? Armut mu topluyorsunuz?

(İskender) Canı bize emanet adamı gözümüzün önünde öldürüyorlar ulan!

Ulan! Ulan!

(İskender) Gebertmeyeyim mi ulan sizi!

(Kaan) Hop hop sakin, sakin!

Çıkın! Çık!

Koy şunu beline ya, koy!

(Kaan) Bakın, çocuk öldü. (Kapı kapandı)

O olmadan da bu iş patladı zaten.

Biz de patladık Kaan.

Evet İskender Bey...

...nasıl oldu bu iş, anlat.

Nasıl oldu, nasıl oldu?

Bilsem nasıl olduğunu engellemez miyim?

-Ben mi yaptım ha? -Ben, sen mi yaptın dedim?

Ayrıca burada ben mi durdum adamların başında?

Ruhi arayacak birazdan. Ne diyeceğiz ona?

Hiçbir şey demeyeceğiz.

Oldu, açmayalım telefonu o zaman.

İyi! İskender yansın o zaman!

Sen dursaydın adamın başında.

(Kaan) Ya kimse öyle bir şey demiyor. Allah aşkına biraz mantıklı düşünün ya!

Bu işi kim yaptı? Külçe mi?

Külçe nasıl yapsın Kaan? Kimin yaptığı belli.

Nasıl yaptığını o yüzden soruyorum.

Çağatay'ı mı diyorsun?

Vallahi gülüyordur bize şimdi.

Müjde de babanın yanında.

Tezgâha geldik Cihangir!

Cihangir, Müjde'ye bir şey olursa--

(Kaan) Ya bir sakin olun ulan! Sakin olun ya! Bir dur!

Kardeşim bir şey olacaksa bize olacak. Doğru mu?

(Kaan) Bak...

...seni anlıyorum. Ama şuradan bak...

...Müjde, İlhan Bey'in yanında falan değil tamam mı? Güvende yani.

Ben bu işe nereden girdim?

İşlemine de, şifresine de! Ulan ben bu işe nereden girdim!

-Efendim Ruhi? -Cihangir...

...şu transfer işi yapılmamış hâlâ. Nedir durum?

Durum kötü.

İşlemi yapamadan öldü adam.

-Altemur Bey'e açıklarsın. -Tamam gelelim, açıklayalım.

İşin sorumlusu sensin.

Yalnız geleceksin.

Tamam geliyorum.

-Ne diyor? -Gel de anlat diyor. Ne diyecek?

Hayır olmaz öyle şey. Gidersin...

...bizim arkamızdan çomak çalarsın olmaz!

Ya ne diyorsun sen? Adam işin sorumlusu sensin diyor.

Ben nereden bileyim kimin ne çalacağını?

Tek başına geleceksin dedi, tek başıma gideceğim.

-Anladın mı? -Olmaz öyle şey. Saçma sapan konuşma.

Olacak Kaan. Onlar ne diyorsa bundan sonra o olacak.

Biz olmaz dedikçe zaten istediklerini yaptırıyorlar bize.

(Cihangir) Benden haber bekleyin.

(Gerilim müziği)

Amirim iyi misiniz?

İyiyim. İyiyim Bahar.

Harika bir gün geçirdim. Tam bir iz bulduk diyorum, adam öldü.

Şimdi evi didik didik arıyorlar. Bir şey çıkacak mı?

Yok, hiçbir şey çıkmayacak.

Şahaneyim yani.

Otoparktayken giden araca baktırıyoruz.

(Cemal) Baktır. MOBESE kayıtları falan.

(Cemal) Bakalım bu defa nereye sürükleyecekler bizi.

İstanbul kazan, biz kepçe o araba senin, bu araba benim...

...araba peşinde geziyoruz.

(Cemal) Off!

Amirim siz...

...boşuna diyorsanız, hiç uğraşmayalım o zaman.

Yok. Uğraşalım tabii canım, işimizi yapalım da.

Yoruldum ben. Yani yorulmak da değil de...

...yıprandım.

(Müzik)

-Amirim. -(Cemal) Efendim?

-Bunları ne yapalım? -Koy şuraya koy.

Bakacağım sonra.

(Müzik)

Bu senin ortağın...

...hoş şimdi patronun oldu ya...

...gidince ne okuyacak orada?

Bir şey okuyacağı falan yok. Olanı anlatacak.

He gülüm he...

...İskender'e bırakacak ihaleyi yani.

Onlar da diyecek ki Cihangir git...

...İskender'i vur. -Yapmaz öyle şey Cihangir.

He yapmaz, yapmaz...

...yahu adamın gözlerini rengi değişti yukarıya çıkınca.

(İskender) Senin fark etmen lazımdı ya...

...ya yakıştıramıyorsun ya da ayakta uyuyorsun.

Yok öyle bir şey diyorum.

Kulağımın dibinde çın çın konuşma.

Tabii tabii. Sen kankasısın ya daha iyi bilirsin.

(Müzik)

Kızım, iki gözüm ne yapıyorsun?

(Müjde) Babamın gelip beni almasını bekliyorum. Sen ne yapıyorsun?

İyiyim kızım iyiyim. Müjde bak...

...beni iyi dinle.

(İskender ses) Bir aksilik oldu, buralar karıştı.

Bir aksilik derken baba? Sen iyi misin?

İyiyim dedim ya, kızım iyiyim.

Ben kızımı biliyorum.

Öyle panik yapmaz, soğuk kanlı davranır değil mi?

Sen böyle konuşmasan daha sakin olurum da.

Ne olduğunu bana bir söylesen.

(İskender ses) Ne olacağını söyleyeyim.

Bir ceza kesebilirler babana.

Normalde ben tek siz hepiniz derim de...

(İskender ses) ...seni aldılar, kapattılar oraya. Elim kolum bağlı.

(İskender ses) Dövüşecek durumum yok.

Bizim bir an önce buralardan uzamamız gerekebilir.

Uzamak derken?

Yani kızım bir şekil yapacağız gideceğiz buralardan.

İlhan amca bırakır mı beni?

Benden haber bekle kızım.

O zamana kadar da kimseye güvenme.

Tamam.

Uff!

(Müzik...)

(...)

(Çağatay dış ses) Duydum bir terslik olmuş.

(Çağatay dış ses) Duydum bir terslik olmuş.

(Altemur dış ses) Çocuğum, mutlu musun çocuğum bu aksilikten...

...bu aksilikten?

(Çağatay) Ne münasebet.

(Çağatay) Zarar gören halk olduktan sonra...

...şahısların başarısızlığına sevinecek hâlim yok.

Hele Cihangir'in, hele kardeşimin hiç.

(Altemur) Cihangir...

...insanlar başarılarını günlerce...

...başarısızlıklarına bir dakikada anlatır.

(Altemur) Sen de hızlıca anlat çocuğum.

Nasıl başaramadınız?

(Gerilim müziği)

Evde bir şey bulamadık diyorlar.

Öyle o kısa süreli kiralanan eşyalı evlerden.

Beklemiyorduk zaten.

Bunlar vurulan adamın eşyaları değil mi?

Hepsine baktınız mı?

Evet.

(Cemal) Arabaya baktınız mı?

Bakıldı amirim, orda da bir şey yok.

Nerede bu araba?

Otoparka çekilmiştir.

(Müzik...)

(...)

(...)

(Müzik)

Bahar.

Sana bir yer tarif edeceğim oraya gelin.

Yani çocuğum, sorumluluk bende diyorsun.

Doğrudur.

Ee Vekilharç...

...ne diyorsun bu duruma?

(Altemur) Fikrini almak isterim.

Beyefendi siz buradayken benim konuşmam...

Cihangir durumu daha iyi idare edebilirmiş elbette ama...

...Erdem'i koruması gereken İskender'se...

...sorumluluk İskender'indir.

Çağatay, sen anlat çocuğum.

Şimdi...

...bir lider ne kadar sorumluluk alırsa o kadar güçlüdür.

Cihangir de bunun farkında zaten.

Bütün sorumluluğu alıyor. Öyle değil mi Cihangir?

(Çağatay) Daha fazla önlem alsaydı, daha dikkatli davransaydı...

...ya da İskender'i çantayı almaya gönderip...

...kendisi Erdem'in başında kalsaydı bütün bunlar olacak mıydı?

(Çağatay) Bunu düşünmek lazım.

(Anlaşılmayan konuşma)

Olabilir.

Ruhi, sen benimle aynı fikirdesindir zaten.

O yüzden sana sormuyorum.

Bu herkesin fikrini söylemesi meselesi insanların çok hoşuna gidiyor.

(Altemur) Ben pek sevmem.

Birbiriniz hakkında ne düşündüğünüzü anlamak için fikirlerinizi sordum.

Yoksa zaten ben kararımı vermiştim.

(Altemur) Cihangir.

Aferin.

(Altemur) Sen üstüne düşeni yaptın.

Bir hata varsa önce seni İskender'e mecbur edenlerin...

…ki o ben oluyorum…

…sonra da İskender’indir.

(Altemur) Bilmediğin bir şey var.

Bu sadece senin için değil…

…onun için de bir sınavdı.

Ve...

...yine sınıfta kaldı.

Bu kaçıncı hatası, ben artık sayamıyorum.

İskender Akay'ın...

...Halka'ya faydası yok.

(Altemur) Zararı var.

İskender ölecek çocuğum.

Bu görevi sen yerine getirebilir misin Cihangir?

İskender'i ortadan kaldırır mısın?

Hallederim.

Aferin çocuğum.

(Altemur) Ruhi de yardımcı olacak sana.

(Çağatay) Vay, vay, vay!

Kara yürekli Cihangir.

Sen ne ara böyle değiştin ya?

(Altemur) Cihangir...

...bu hayatta ikinci bir şans yoktur çocuğum.

Son bir şans vardır ama.

(Altemur) Bu yüzden eline fırsat geçmişken...

...sakın hata yapma.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

Efendim Cihangir.

Kaan durumlar iyi değil.

İskender Bey yanında mı?

-Yanımda. -(Cihangir ses) Tamam.

Dursun orada, kıpırdamasın bir yere.

Sen ne yapıyorsun, geliyor musun anladım ben.

Geliyorum, geliyorum. Bekleyin beni.

İskender.

Ne yapıyorsun ya?

Ne diyor Cihangir?

"İskender beklesin, geliyorum." diyor.

He, he.

İskender kurbanlık kuzu gibi beklesin diyor.

Şimdi burada iki tane de sana sıkmak lazım ya.

Sıksan Allah aşkına ya, sık kurtar. Vallahi sıkıldım zaten.

Neyse.

Bahtiyar, sen benimle geliyorsun.

Zeko, bundan gözünü ayırma.

Başında bekleyeceksin.

Bir numara çekmeye kalkarsa acıma, vur.

Yürü Bahtiyar.

(Gerilim müziği)

(Müzik)

Amirim.

Ne yapıyoruz burada?

Aracın navigasyonu.

Amirin kaybolduğu gece bu araba buraya gelmiş.

(Gerilim müziği)

Aytek, bizim çocukları çağır.

(Gerilim müziği)

Bir su alabilir miyim?

Al.

Geçeyim mi?

İlhan!

Biletimi kestiler İlhan!

Öldürecekler beni!

(İskender ses) Hem de bunu oğluna yaptıracaklar.

Saçmalama İskender, ne diyorsun sen?

Cihangir asla öyle bir şey yapmaz.

Evet, yapmaz, yapmaz.

Oğlun çığırından çıktı, bambaşka biri oldu.

(İskender ses) Senin haberin yok.

Müjde'me de bir şey yaparlarsa iki elim yakanda olur iki cihanda.

Haberin olsun.

Bana bak İskender, saçmalama!

Dur bir, bir sakin ol. Tane tane anlat.

(İskender) Ne anlatayım?

Son bir şey için aradım.

Ben şimdi oraya geleceğim.

Geleceğim oradan alacağım kızımı.

Bana bak İskender.

Sakın saçmalama, beni de yakma burada tamam mı?

Bu saatten sonra herkesi yakarım.

(İlhan ses) İskender...

...burada yalnızca benim çocuklar yok, başkaları da var.

Buraya geldiğin anda iki adımda indirirler seni.

(İskender ses) İlhan.

(İskender ses) İlhan.

(İskender ses) Bunca yıllık hukukumuz var.

Sen bana gelmiştin, Cihangir için dil dökmüştün.

Oğlanı birlikte çıkaralım. Şu Yeni Hayata’dan.

Ben de sana uzun hava okumuştum kavaklar diye.

Öyle kavak göğe doğru hep uzamıyor be İlhan.

Uçlarından kurumaya başlıyor.

Ama şimdi anlıyorum seni.

(İskender ses) Ama işte...

...sen de bana demiştin ki...

Ya Müjde'ye böyle bir şey olsa ben hemen koşar gelirim.

Ha İlhan, doğru mu demiştin?

Yapacak mısın, yardım edecek misin İlhan?

Edeceğim İskender.

(İlhan ses) Edeceğim.

(İlhan ses) Ama bana bak, sakın bir salaklık yapıp buraya gelme tamam mı?

Ben Müjde'yi buradan çıkaracağım.

Nereye getireyim?

Beykoz'daki eski iskeleye getir.

Ben çabucak bir şeyler hazırlamaya çalışacağım.

Âdem!

Âdem, buraya gel!

Buyurun İlhan Bey.

Müjde, hadi gidiyoruz kızım.

Nereye?

Babanla telefonla konuştum.

Onunla buluşturmaya götürüyorum seni, hadi.

Bana bir şey demedi.

İlhan, ne demek buluşturacağım?

İskender gelsin, kendisi alsın çocuğunu.

(İlhan) Gülay, sen karışma!

Gelemiyor demek ki İskender, o zaman biz ona gideceğiz.

(İlhan) Tamam mı?

(İlhan) Âdem.

Şu kapıdaki sırtlanlar var ya, onlara görünmeden...

...evin arka tarafından Müjde Hanım'ı al, dışarı çıkar.

(İlhan) Ben arabayla gelip sizi alacağım. Tamam mı?

İlhan Bey, ben anlamadım, kimden kaçıyoruz, niye kaçıyoruz?

Âdem, bir şey anlaman gerekmiyor.

Sadece dediklerimi yap yeter! Hadi.

Kimseye de bir şey söyleme.

Başüstüne.

İlhancığım!

İlhancığım, yanlış yapıyorsun.

Bak, biz bugüne kadar bizden ne istendiyse onu yaptık.

O şekilde ayakta kaldık.

Gülay, ne olduğunu bilmiyorsun.

Ya da neler olabileceğini anlamıyorsun.

(İlhan) Onlara gören yanlış, bana göre doğru.

Bu sefer kendi bildiğimi yapacağım.

(Müzik)

(Gerilim müziği)

(Kaan) Cihangir, ne oluyor ya?

Ne yapıyoruz?

Bak çok uzadı bu mevzu.

Yani tamam, yaşadığın kolay şeyler değil anlıyorum.

Ama artık kendine gel.

Kaan anlamıyorsun.

Ben o kaplana bindim bir kere, inişi yok bu işin.

İndiğim anda ben biterim.

Ne kaplanı ya, neden bahsediyorsun?

Binmeseydin o zaman zorla mı bindirdiler?

Eyvallah haklısın.

Ama olan oldu.

(Cihangir) Belimizde silahla geziyoruz.

O silahı elimize alıyorsak o silah patlayacak.

Bizim yaptığımız tuhaf.

Öyle oldu böyle oldu derken geldiğimiz noktaya bak.

Evet geldiğimiz noktaya bak.

Bu son nokta mı zannediyorsun, bunu ötesi yok mu?

İskender'i vuracaksın. Ee sonra, sonra ne olacak?

Kaan ya sen ya o diyorlar.

Sen ne diyorsun?

Cihangir, İskender'den haber geldi.

Tekneyle kaçacakmış.

(Ruhi) Nereden bulmamız lazım.

(Cihangir) Ben bulurum.

Vuracaksın yani İskender'i, öyle mi?

(Gerilim müziği...) (Saat efekt sesi)

(...)

Kimse görmedi değil mi Âdem sizi?

(Âdem) Yok, yok. Hiç merak etmeyin.

(Âdem) Hep aralardan derelerden geldik.

-Gel kızım. -(Âdem) Ben ne yapayım?

Beykoz'daki eski iskele var ya. Ben seni orada bekliyorum.

Git, arabanı al ve hemen oraya gel.

Kimseye de bir şey söyleme.

Hiç merak etmeyin. Hadi selametle.

Alo, Cihangir abi.

Âdem, Müjde ne yapıyor?

Abi şimdi İlhan Bey'le ayrıldılar.

(Âdem ses) Abi vallahi ben pek anlamadım. Bunlar yurt dışına kaçacak galiba.

İskender Bey'in başı bir belaya mı girmiş. Bu Beykoz'daki eski iskele var ya.

Bu kaçak göçek işleri için kullanılan. Hah, oraya gittiler.

(Cihangir ses) Tamam Âdem, sağ ol.

Tamam. Hadi selametle.

(Gerilim müziği)

(Bahar) Amirim.

Şu an gitmek istemezsiniz biliyorum ama...

...en azından arabada dinlenin.

(Gerilim müziği)

Ne oldu çocuklar, niye durdunuz?

Amirim.

Faruk Amir.

(Müzik...)

(...)

Çıkarın çocuklar amirimi oradan.

Artık bize kalan bunu yapanları bulmak.

Bu da burada amirim.

Bahar, parmak izine baktırın.

(Müzik)

(Çağatay) Haberler nedir Terzi?

İskender'e ne oldu, dediğim diğer işi hallettin mi?

Bize biraz bilgi ver ya.

Polis amirin gömüldüğü yeri buldu.

(Çağatay) Hih!

(Gerilim müziği)

Beklediğimden çabuk oldu bu.

(Gerilim müziği...)

(...)

Hadi yine iyisin Vekilharç.

(Çağatay) O kadar vırvırlanıp duruyorsun ama...

...bak babam bile yapmazdı bu kıyağı sana.

Anlamadın mı espriyi?

Neyi anlamam gerekiyor?

Niye bunu bana veriyorsun, kendimi mi vurayım?

Polis birazdan kapıya dayanacak. Delirdin mi sen Çağatay?

Bu silah hangi silah farkında değil misin?

(Çağatay) Seni nasıl bir beladan kurtardım anlamadın mı?

(Gerilim müziği)

Bu o silah mı?

Nereden çıktı bu?

Bilmem. Nereden çıktı bu Terzi?

(Geçiş sesi)

(Terzi dış ses) Seni o gün götürdüklerinde...

...peşini bırakmadım Vekilharç.

(Terzi dış ses) Başınıza gelenleri gördüm.

Sizin için çok üzüldüm.

Neden söylemedin o zaman bunu?

Sormadınız ki.

Terzi, Altemur Bey ortaya çıktıktan sonra bir karar verdi.

(Çağatay) Ona bir teşekkür borçluyuz Vekilharç.

Yani polis yalnızca ölü ceset bulacak. Silah falan yok.

İşin en komik tarafı da o biliyor musun?

Polis orada bir silah bulacak Vekilharç.

(Geçiş sesi)

Cihangir çocuğum Çağatay'ı öldür.

Yok artık.

Kardeşini mi öldüreceksin? Peki.

(Müzik)

(Geçiş sesi) Ayy!

Yine anlamadı espriyi.

Ya diyorum bundan sonrasını Cihangir uğraşsın artık.

Şu adamın yüzünü bir türlü güldüremedik ya.

Mizah duygun mu yok senin acaba, neden yani?

(Müzik)

-Baba! -Kızım

(Müzik)

Kızım.

Olan oldu.

Bu hayırsız İskender kızının da başını yaktı sonunda.

Bana buralarda yaşamak haram kızım.

Daha nefes aldırmazlar.

Sen nereye ben oraya baba.

Bir hayat yaşadık o bitti Müjde, yenisini yaşayacağız.

Benim için sorun yok.

Biraz saklana saklana yaşayacağız.

Eskisi gibi olmayacak.

Para işleri yani.

Baba para konuşmasak?

Anladığım tehlikeli bir şeyden kurtulduk.

Gel deniz havası alalım işte.

Ee İskender, şimdi ne olacak?

Biz şu botla açığa gideceğiz. Bizi oradan alacaklar.

Tamam.

Bunca yıllık kavga, bunca hay huy boşunaymış ha İlhan?

Sonunda yardım elini uzatan sen olacakmışsın ha?

(İlhan) Vallahi onu bunu bilmem İskender ama...

...senden kurtulduğuma çok seviniyorum.

Bir daha görüşmeyiz İlhan Tepeli.

Kendine iyi bak.

-İlhan amca. -Söyle kızım.

Sağ ol diyecektim.

(Müzik)

İlhan Bey.

Gidiyorlar ha?

Görmüyor musun Âdem?

Yok, görüyorum, görüyorum tabii de.

Ee, Cihangir abim yetişemedi herhâlde.

Ne, Cihangir mi?

Ha, bana Müjde Hanımgili sordu. Ben de gidiyorlar dedim.

Tabii gitmeden bir görmek isterler diye şey ettim ama.

Oğlum Âdem, ben sana söylemedim mi kimseye söylemeyeceksin diye?

(İlhan) Ne Cihangir'i, ne yaptın?

(İskender) Kaptan, hadi bakalım.

İskender Bey!

Cihangir!

Kimse bir yere gitmiyor.

(Gerilim müziği)

Cihangir saçmalama!

Müjde çekil!

Cihangir bak, bu sen değilsin.

(Müjde) Böyle bir şey yapamazsın.

(Gerilim müziği)

Müjde, çekil bakayım ne diyormuş!

(Silah sesleri)

(Gerilim müziği...)

(...)

(Müzik)

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı alt yazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi ES FİLM tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı ve Seslendiren: Emine Kolivar

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Ayhan Özgören - Belgin Yılmaz...

...Bülent Temür - Çağıl Doğan - Çağrı Doğan

İşaret Dili Çevirmeni: Oya Tanyeri

Son Kontroller: Ela Korgan - Olgun Yılmaz - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik...)

(...)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.