Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
.
♪ [Jenerik Müzik] ♪
♪ [Yağmur dinmiyorsa, yollar bitmiyorsa] ♪
♪ [Sen üzülme, bir gülümse gel benimle] ♪
♪ [Her şey bitti derken] ♪
♪ [Şansım döndü birden] ♪
♪ [Aşk öyle bir mucize] ♪
♪ [Benimle gel, gülümse gel] ♪
♪ [Hayat bazen zor olsa da, yine güzel] ♪
♪ [Benimle gel, gülümse gel] ♪
♪ [Hayat bazen zor olsa da, yine güzel] ♪
♪ [Sen misin ilacım?] ♪
♪ [Ben kalbinde bir kiracı] ♪
♪ [Yerleşeceğim sımsıkı ben, aşk başladı] ♪
♪ [Sen misin ilacım?] ♪
♪ [Ben kalbinde bir kiracı] ♪
♪ [Yerleşeceğim sımsıkı ben, gel hemen] ♪
[ ♪ ♪ ]
[Farkında mısınız?]
[Hayat hep yol ayrımlarıyla dolu.]
[Defalarca karar veriyoruz...
...bir yere sapıyoruz.]
["Tamam, benim yolum burası." diyoruz.
[Sonra yeniden bir çatala çıkıyor yol.]
[Yeniden, tekrar tekrar karar vermek zorunda kalıyoruz.]
[Sonunda, bütün bu seçimlerimiz bizi biz yapıyor.]
[Yine de, bazen dönüp hayretle bakıyorum yaptığım seçimlere.]
[O zamanki ben, şimdiki beni şaşırtıyor bazen.]
[Fakat, işte hayat bizden yeni kararlar...
...almamızı bekleyerek devam ediyor.]
[Ne de olsa yürümeye mecburuz.]
[Ve hiç unutmamak lazım...
...bu yolları bir defa yürüyoruz.]
[Provası, ikinci şansı yok.]
[Kapının arkasında bizi ne sürprizler...
...hangi mucizeler bekliyor asla bilemiyoruz.]
(Teslimat günü.)
Hanimiş benim çiçeğim!
Günaydın.
Ne?
Kırmızıya düştük.
Ne?!
Nasıl kırmızıya düştük ya?! Emin misin?
Bu gümrük müşaviri, adı neydi?
Şey, Hakan Bey. Evet?
Hakan Bey aradı...
..."Gümrükten malı çekemiyoruz, incelemeye alacaklarmış." dedi.
Ah ya!
Bir sürü de sipariş edilecek mal var şimdi...
...bir de yirmi dört saat teslim süresi verdik.
Bittik.
Panik olayım mı?
Hayır canım yok, panik olmak yok, Allah Allah!
Dur ben şimdi bir şeyler düşüneceğim.
Düşünüyorum, bulacağım bir şey.
Hayır beyefendi, ben onu mu diyorum?
Şu anda mağdur olan benim...
...dolayısıyla da müşterilerim!
Nasıl?
Ben?
Nasıl yani?
Antrepoya gidiyoruz.
Çok fena durumdayız, hiç iyi olmadı bu.
Şimdi ürünleri mıncık mıncık inceleyecekler...
...iş geceye kalır.
Bir de fazla mesaileri de ödememiz lazım...
...ekstra masraf.
Akşam tırların burada olması şart.
Çok pahalıya gelecek ama başka şansımız yok.
Yani siparişlerimiz zamanında yetişmeyecek mi?
Maalesef.
Dur, ben bir konuşayım.
Sizi çok iyi anlıyorum tabii de...
...bizim zaman kaybedecek lüksümüz yok.
Çok zor durumda kalıyoruz.
Tamam, bence biz bu işi kendi aramızda çözeriz.
Niye çözemeyelim ki? Sonuçta...
...dünyanın sonu değil, çözeriz değil mi Hamdi Bey?
Yavuz.
Yavuz. Ay, ne tatlı isim ya!
Biliyor musunuz, benim dedemin ismi de Yavuz.
Nerelisiniz siz?
Ama canım olmaz ki böyle!
Sizdeki de resmen yani sarı inadı.
Ne var yani bir istisna yapsanız bizim gibi müstesna bir firma için?
Yok yok, ben sizin gözünüzde o ışığı gördüm.
Yani yaparız biz bu işi, ha?
Resmen güldünüz.
Şimdi bizim de tepemizin atmaması lazım...
...sonuçta biz müşterilerimizi kaybedersek...
...siz de bizi kaybedersiniz.
Bir de o açıdan bakmak lazım değil mi Nuri Bey?
Nuri, değil mi?
Ufak bir sorun oldu da, hallediyoruz şu anda.
Hayır hayır, hiçbir eksiklik olmayacak merak etmeyin.
Ama bağırarak olmaz ki hanımefendi...
...inanın biz de zor durumdayız.
Hatta kalır mısınız? Bir saniye bekleteceğim.
[Arka planda telefon sesleri]
Niyazi!
Niyazi, şu irsaliyeleri hemen girmen lazım çok geç kaldık.
Şimdi giremem.
Sebep?!
Mesai bitti, gün sonu.
Ben gidiyorum.
Yahu çıkamazsın ne çıkması, Allah Allah!
Veririz biz ek mesainin ücreti ne ise.
Niyazi geç kaldık diyorum, gir şunları.
Olmaz, halamgile söz verdim, çok özleştik.
Halamgil ne ya, halamgil ne?!
Defne telefonlar kilitlendi, şikeyet bürosu patlamak üzere.
Biliyorum, siparişler gecikti.
Niyazi!
Nasıl yani, gidiyor musun?!
Halam bekler, ben çıkıyorum.
Bir de gidiyorsun?!
Evet, kolay gelsin.
Niyazi!
Azıcık işinize saygınız olsun ya!
Orası gırtlağım!
Geber!
Yemin ederim dava açacağım...
...bu kadın beni yıprattı diyeceğim.
Bu lojistik müdürü beni yıprattı diyeceğim.
Defne...
...mallar geldi ama dağıtamayacağız.
Ağzını bir de hayra aç Aytekin ya!
Ne oldu yine, niye dağıtamayacağız?
Kurye şirketi hazır değilmiş.
Aytekin...
...şimdi panik yapabilirsin.
Yahu ne demek şu an kapatıyoruz?
Siparişlerin bugün teslim edilmesi gerekiyor!
Biliyorum, saatim var!
Tamam, kapat.
Pardon, bakar mısın?
Mesain bitti mi acaba?
Evet.
Peki, fazladan yüz lira kazanmak ister misiniz?
Valla cillop olur.
Oh, ne güzel olur! Bir saniye o zaman.
Şöyle vereyim.
Başka ilgilenen arkadaşlarınız var mı?
♪ [Tempolu Müzik] ♪
[ ♪ ♪ ]
Defne!
Aferin sana.
Sabahtan beri şikayet alıyorduk...
...şimdi teşekkür telefonları susmuyor.
Yani, işte elimizden geldiğince bir şeyler yaptık.
İyisin Defne...
...çok iyisin.
Böyle devam et.
[Yuva dediğin yer neresidir diye sık sık düşünüyorum.]
[Uyuduğun yer, doyduğun, ya da...
...sevdiğin, sevildiğin.]
[Dışarıda ne olursa olsun, günün sonunda vardığında...
...oh dediğin yer galiba.
[Olup biten ne varsa minicik bir kutuya koyup sakladım kalbimde.]
[Evet, sığmadığı oldu bazen...
...zorlayıp acıttığı kalbimi.]
[Ama her şeye rağmen atamadım...
...tuttum içimde.]
[Unutamadım, ya da unutmak istemedim.]
[Ama bir şekilde hallettim.]
[Sonunda yaşadıklarımla, yaptığım tercihlerle buradayım işte.]
[Yataktan çıkıp, gözyaşlarımı silip...
...bir şekilde, yeniden "Def" olmayı başardım.]
[En azından şimdilik.]
♪ [Duygusal Müzik] ♪
[Kapıya vurulur]
[Omer!]
[Omer!]
[Omer!]
[Omer!]
[Omer!]
İtalya - Roma
[ ♪ ♪ ]
Omer!
Ömer, neredesin?
Omer!
Kaçtı herhalde.
Kaçsın, buluruz.
Senin bulacağından şüphem yok.
[Kapıya vurulur]
Omer!
[Arka planda kilise çanı çalar]
[Kapıya vurulur]
Omer!
Geliyorum.
Haydi bakalım.
Vay, o nasıl bakıştı! Kim bu kız?
Eski bir hikaye.
Ne kadar eski? Bir hafta?
Kadınlardan konuşmasak?
Konuşacağız tabii. Konuşmayıp ne yapacağız?
Ne oldu sana böyle?
Tanıştığımız zaman böyle biri değildin.
Aşk acısı çekiyor gibisin. Yanlış mıyım?
Ajansımdan aradılar.
Ekimde bir sergiye katılmanı istiyorlar.
Kimler?
Daha bilmiyorum.
Omer! Nereye gidiyorsun?
♪ [İtalyanca Şarkı Çalıyor] ♪
[ ♪ ♪ ]
Ne var?
Benden ne istiyorsun?
Özür dilerim.
Deli misin sen?
(İçini çeker)
Ay inanmıyorum!
Dur bakayım!
Resmen inanmıyorum!
Kız! Yani sen gitmişsin yerine başka biri gelmiş gibi.
Bombelere gel!
Bakayım.
Ben başka bir yerde görsem tanıyamazdım vallahi seni.
Ver bakayım elini.
Ay var ya, resmen altın oran verilmişsin...
...yokiniye dönmüşsün.
Yok artık!
Efendim?
Tatlım, bu elbiselerden yok artık.
Yani yok satıyor!
Bak, öbürlerine de bak.
Dur hayatım, dur bekle.
Hayatım, bak.
Tut bakayım şunu üzerine.
Bak, bunu Sophia Loren film galasında giymiş.
Hangi galada?
Ay, hangi galaydı bu?
Koriş.
Dur hayatım, böyle konudan konuya atlıyorum.
İşte hayatım, yani Claudia Cardinale de giymiş bunu galasında.
Hani Sophia Loren'di?
Kız, onu diyorum ben de!
Bu galanın tam olarak adı neydi?
Neydi?
Şey bu...
...Cinema Paradiso'nun galası.
Ayol orada oynamadı ki kadın...
...ikisi de yani.
Kız! Çok biliyorsun!
Şuna bak, şişko!
Ver kız elbisemi!
Sana elbise falan yok.
Tatlım, ben var ya ben vintageların kralıyım!
Sen benim mekanıma gelip beni utandırmaya utanmıyor musun kız?!
Böcü surat!
Ben mi?
Yok ben!
Şuna bak,yemiş yemiş lahmacunu yarım dünya gibi olmuş!
Şimdi yürü git, haydi!
Bakıyor bir de bön bön!
Ağla hayatım ağla, sana ağlamalar yakışır!
Ağla ki açıl.
Kız Nöro'm, çok mu yüklendim kıza?
Yok ayol!
Hayatım, alıngan bir şeydi o zaten.
Buluttan nem kapıyor böyleleri.
Değil mi hayatım?
Doğruları söyledim sonuçta, bu hep böyledir.
Doğruları söyleyeni sekiz köyden kovarlarmış.
Dokuz olacak o tatlım.
Valla çakıldım kaldım buraya Nöro'm.
Yani yanlış anlama, sonuçta sen burasını bana açtın...
...minnettarım.
Kız, sen olmasaydın ben ne yapardım ha?
Şimdiye kadar çoktan ölmüştüm.
Çektiğim fotoğraflar naaşımı kemirmişti.
Tatlım, birazcık mübalağaya kaçıyorsun.
Değil mi hayatım, biraz abarttım.
Yani burası da güzel ama işte.
Hayatım, ben hareket arıyorum.
Dinamizm!
Drama!
Aşk!
İhtiras!
Gözyaşı istiyorum ben!
[Cep telefonu çalıyor]
Ay!
Aşk, ihtiras, gözyaşı dedin...
...kara mamba arıyor.
Hissetti gibi.
Alo, efendim beybabacığım?
Afiyettesinizdir inşallah.
İyiyim iyi, yeni döndüm tatilden.
Döndünüz mü?!
Ay yani, döndünüz mü!
Ayol hiç de haber vermediniz.
Bilseydik sizi karşılamaya gelirdik...
...yani biz derken Koriş'im ile ben diyorum.
Bak Neriman, ben önemli bir karar aldım...
...çok önemli bir karar.
Çok önemli bir karar mı aldınız?
Çok mu önemli?
Ne kadar önemli?
Yani derecesi nedir öneminin?
Yani, mesela servetiniz kadar önemli mi babacığım?
Akşam size geleceğim, konuşuruz.
Tamam babacığım.
Bekliyorum babacığım.
Görüşmek üzere, öpüyorum.
Yani öpüyorum derken, pamuk ellerinizden öpüyorum.
Ay Koriş, çok korkuyorum!
Kara mamba, "Önemli bir şey konuşacağım." dedi.
Ay Nöro'm, ben de korkuyorum Kara mamba'dan.
Böyle her an bastonuyla kulak mememi dürtecekmiş gibi geliyor bana.
Bana bak, sen de benimle gelsen?
Necmi de yok.
Hayatım, Necmoş Bey de yani fazla uzattı bu Amerika olayını.
Gitti biraz, kaldı bir yaz. Hevessiz gibi.
Ayol ne var tatlım?
Kızımızın yanında, Sukuşuma göz kulak oluyor oralarda.
Haydi gel sen benimle.
Yok hayatım, Kara mamba bende anksiyete yapıyor.
Böyle sabaha kadar gaz oluyor, uyuyamıyorum.
Sen git hayatım en iyisi.
İyi, peki madem.
Haydi tatlım, güle güle.
Lütfen benden nefretlerimi ilet kendisine.
İletirim, tüm nefretini ileteceğim, söz.
Satamadım bunu da.
Aşkım...
...sen meseleyi biraz yanlış anlamış olabilir misin acaba?
Hani, bu aşamada bebeğimizin kilo alması gerekiyor...
...senin değil.
Serdar, sen bir şey mi ima ediyorsun?
Etmedi, direkt söyledi bence.
Allah Allah!
Süt taşıyor benim her yerimden ya!
Bebek emziriyorum ben, insan besliyorum yani...
...beslenmem lazım.
İso şimdi kaç kilo oldu?
Sekiz kilo, altı yüz elli gram.
Maşallah.
Münü'nün yeğeni de doğurdu...
...onunki on kiloyu bulmuş valla.
Mama veriyorlar çünkü çocuğa!
Bilmiyoruz sanki.
Öyle benim gibi anne sütüyle beslemiyor o çocuğu.
Ayrıca, hasta etmişler çocuğu...
...duydum, öksürüyordu çocuk.
Ben her gün taze sebze çorbası yapıyorum be oğluşuma.
(Öksürür)
Ya tamam...
...Defne yapıyor da...
...sonuçta ben de olayı organize ediyorum yani.
Tamam Nihancığım, sakin ya.
Aldık biz mesajı.
Aşk olsun ya.
Ben burada canımı dişime takmışım...
...dokuz aydır bebek emziriyorum...
...hala şu masada bir şaka unsuruyum.
Bravo.
Tamam ya, gelmeyin Nihan'ımın üzerine.
Defne, nasıl gidiyor işler?
İyi be anneanne ne olsun, çalışıyoruz işte...
...güzel gidiyor.
Siz yani şimdi, mağazadaki gibi kıyafet satıyorsunuz, öyle mi?
Mağazadaki gibi satıyoruz ama internet üzerinden, mağaza değil.
Hem sadece böyle kıyafet falan da yok...
...ayakkabı, aksesuar yani öyle bir sürü şey var.
Nasıl oluyor o iş öyle?
Yani görmeden, dokunmadan böyle.
Ya dandik çıkarsa?
Anneanne olur mu hiç öyle şey? Marka satıyoruz biz.
Hem öyle pişman olmak gibi bir şey yok...
...beğenmezsen iade ediyorsun.
İade.
Nasıl oluyor o iade?
Kimin neyi iade ettiğini nasıl anlıyorlar?
Abla şu an sonsuz döngüye girdin, kaç bence.
Ya anneanne anlatayım sana da...
...ya anlatacağım da şimdi böyle olmuyor...
...telefonumu almam lazım, internet ya oradan göstermem lazım.
Ne diyorsunuz?
İyi gibi, ha?
Toparladı biraz.
Evet, yüzüne renk gelmeye başladı sanki yavaştan.
Evet evet, işi de yaradı.
Ya yaradı da...
...biz Defne Hanım'a güvenip açtık lokantayı...
...pat diye işe geri döndü.
Ben ne diyorum, tamburam ne çalıyor!
Defne diyorum, toparladı biraz.
Eski iyi günlerine döndü...
...çıktı yataktan.
O günden sonra.
Ömer...
Şşt!
Anma o çocuğun adını, sevmiyorum o çocuğu artık.
Çok üzdü kızımı, bırakıp gitti.
Haksızlık ediyorsunuz ama.
Evlendi işte ablamla...
...ertesi gün iptal ettiler.
Mahcup etmedi ablamı sonuçta.
Esra...
...bu konu tartışmaya açık değil, tamam mı?
O adam hayatımızdan çıktı...
...ve bir daha bu evde adı anılmayacak demedim mi?
Ama...
Ama yok Esra.
Kızdırma beni.
Esra, sus ablacığım.
Hep aynı şeyi yapıyorsun ya.
Tamam dedik, o konu bu evde yasak dedik.
Ne üzüldü, ne üzüldü Defne'm.
Şşt.
Aman bak, Defne duymasın.
Neyi duymuyor muşum?
Şey ya, şu, bizim şey var ya köşede, terzi...
...şey olmuş ona...
Kapatıyormuş!
Ay, yapmayın ya!
Çok da iyi anlaşmıştık biz onunla...
...duble paçada efsaneydi!
Aman, nedir ya duble paça?
Yaparım ben sana.
Olur mu ya, onun yerini tutar mı?
Valla üzüldüm.
Ekmek versene hayatım.
Ay bunların yanına ne yapalım biz, ha?
Yani çok güzel oldular ama...
...yanına da böyle bir şey yapmamız lazım.
Yani et mi balık mı, öyle bir şey yapmamız gerekiyor bizim.
Bana bak, buldum ben...
...biz balık yapalım.
Et yapalım, evet.
Yok, balık yapalım.
Yok yok, sen git eti çıkar haydi.
Çıkardın mı eti?
Tamam, şimdi git balıkçıyı ara.
Yok, ya da et.
Ya da balık.
Ya da et.
Ya da balık.
Ay Mine, deminden beri bir şey söylüyorum sana niye yapmıyorsun?!
Yapacağım da, ne yapayım Neriman Hanım?
Yok, sen beni dinlemiyorsun.
Deminden beri burada cümleler kuruyorum...
...üstelik özneli yüklemli, devrik de değil!
Ay ben çok gerginim...
...bu Kara mamba bende seyirme yapıyor.
Ne güzel güneye gitmişti...
...ay keşke Necmoş'tan önce gelmeseydi.
Ay Necmoş'um benim!
Çok özledim...
...gitti kaldı Sukuşumun yanında Amerika'da.
O da beni özlüyor mudur?
Düşünüyor mudur beni?
Ben onu çok düşünüyorum.
O da beni düşünüyor mudur?
Ne sıklıkla düşünüyordur?
Ay Mine, muhabbetin sırası mı ha?!
Babam gelecek diyorum sen car car da car car!
[Kapı zili çalar]
Ay geldi işte, babam geldi!
Ay Mine ben seni niye kovmuyorum ki? Bak yetişemedik!
Geliyorum babacığım!
Nasıl babacığım, yemeği beğendiniz mi?
Ben aslında balık yapalım demiştim ama Mine yanlış anlamış...
...zaten bence yanlış bir insan kendisi.
Neriman, artık sadede gelelim ha?
Gelelim tabii babacığım, malum vaktiniz yok.
Ne?
Dinliyorum babacığım.
Şimdi, sen bu kıza iki yüz bin verdin, öyle mi?
Kim, hangi kıza?
Neriman!
Verdim babacığım.
Ömer'e aşık ettin?
Ettim babacığım.
Gerçekten aşık oldular?
Oldular babacığım.
Ömer tam bir senedir İtalya'da.
Defne desen, kendi havasında.
Yapıyor işte bir şeyler babacığım.
Yani her şeyi berbat ettin.
Ettim babacığım, doğrudur.
Yanlış senin yanlışın.
Defne dünya iyisi bir kız.
Bizim kızımız olmuştu, çok sevmiştik.
Kızın hayatını mahvettin Neriman...
...telafisi şart bunun.
Yok babacığım!
Siz o kızı bilmiyorsunuz, o kız kendinden telafili...
...kendi kendini telafi ediyor yani.
Garantili!
Bu şey gibi, güneş enerjisiyle çalışan saatler gibi, aynen öyle.
Ne demek şimdi bu?
İşte boğuntuya getiriyorum, konu gergin malum.
Mine!
Ben sizin çayınızı tazeleyeyim...
...dimağınız açılır, Mine gelemez şimdi kırk dakika.
Ömer gittiğine göre, artık benim torunum Defne.
Ömer'imin yerine koydum ben onu...
...kızım gibi hissettim.
Ben...
...bütün servetimi Defne'ye bırakmaya karar verdim.
(Elindekileri düşürür)
♪ [Gerilim Müzik] ♪
Babacığım!
Ne kadar güzel bir fikir!
Çok doğru yapmışsınız.
Neriman...
...bunu böyle düşünmediğini ikimiz de biliyoruz.
Olur mu babacığım!
Bence çok doğru bir karar...
...aklınızla bin yaşayın!
Yalnız bir şey söyleyeceğim...
...bence bir müddet bunu Defne'ye söylemeyin.
Nedenmiş o?
Babacığım, kız daha yeni düzenini kurdu...
...işi falan. Yani şimdi bir anda böyle şaşırır falan...
...her şeyi bozulur, düzeni gider.
Tamamen Defne'yi düşündüğüm için.
Buna pek aklım yatmadı ama...
...öyle olsun, peki.
Ömer'den haber var mı?
Yok babacığım.
Sinan sağ olsun işte, İtalya'da olduğunu söyledi.
Onlar görüşüyorlar mıymış?
Yok babacığım, onunla da görüşmüyor, bizimle de.
(Şarkı mırıldanır)
Sana ne yaptılar da bu hale geldin?
Kim kırdı kalbini?
Kadınlar, ah kadınlar!
Ne yaptınız da bu adam bu hale geldi?
Tamam, sus artık.
O zaman adını söyle, neydi adı?
Defne... Ömer'in Defne'si.
Defne! Ömer'in Defne'si?!
Defne! Neredesin Defne?
Defne neredesin?! Defne!
♪ [Duygusal Müzik] ♪
[ ♪ ♪ ]
Günaydın Ömer. Nasıl gidiyor?
Günaydın Federico. Nasılsın?
Eh. Uzun bir geceydi herhalde?
Her zamanki gibi.
O zaman bir tane istridye ye.
Akşamdan kalmalığa iyi gelir.
Hem de nasıl!
Bu arada şimdiden söylüyorum...
...akşam bize gel, taze kalamar var.
Tamam, geleceğim. Martini'ye selam söyle.
Hoşça kal. Tamam, söylerim.
♪ [Opera müziği çalar] ♪
Ömer, şekerim! Nerede kaldın?
İşte buradayım.
Şurada senin tablonla ilgilenen bir bey var, iyi de fiyat teklif etti.
Satın alırsa harika olur.
Ama önce seninle konuşmak istiyor.
Bana kalırsa bir konuş.
Ömer, bu olağanüstü!
Ömer için olağanüstü diye bir şey yoktur.
Tamam, konuşalım.
Tablonun sahibi işte burada.
Memnun oldum.
Şimdi sizi yalnız bırakayım. Görüşürüz.
Çok, çok beğendim. Harika.
Ve siz gerçekten çok başarılısınız.
Eyvallah hocam.
Buyurun, sizindir.
Nasıl olur? Hiç fiyattan bahsetmedik.
Al kardeşim al.
Al haydi, hayrını gör.
Pardon, tablonun parasını ödemediniz.
Beyefendi bana hediye etti.
O çok cömert bir adam, çok.
Ömer!
Ömer, ne yaptın sen? Delirdin mi?
Deliyim ben.
Aman ya Rabbi!. İnanamıyorum, hediye etti. Resmen hediye etti.
[Vapur sesi]
[ ♪ ♪ ]
Nöro!
Pamir!
Nasılsın güzel kadın?
Pamir, aşkım!
Ya siz kadınlar ne kadar şanslısınız böyle.
Yaş aldıkça güzelleşiyorsunuz...
...biz de kocuyoruz işte.
Ay serseri!
Nasıl bir özlemek bu böyle! Gel bir sarılayım sana.
Teyzem!
Diktiler mi?
Neyi?
Heykelini tabii ki tatlım.
Ne de olsa şehrin en cool, en can yakan erkeğisin.
Neriman!
Bir kardeşin olduğunu unuttun diyecektim ama...
...Pamir'i görmeye geldin galiba.
Ay Betül, yani laf sokuşun bile aynı primitif seviyede kalmış.
Yıllar sana hiçbir şey katmamış tatlım.
Nasılsın bari?
İyi.
Hiç aramadın.
Türkiye'ye geleli üç ay oldu.
İnsan bir telefon açmaz mı?
Açar tabii, açtım da zaten...
...ama hatlar çok kalabalıktı, malum gündem.
Bir gündemin olduğu belli.
Ne istiyorsun?
Pamir'i.
Yani, Pamir'e iş buldum!
Pamir'in iş aradığını zannetmiyorum.
Kendisi söylesin.
Nöro ben pek oralarda değilim ya.
Ol tatlım, oralarda ol.
O kadar gittin okudun, master yaptın.
Ayol, güzel ülkemin yetiştirdiği nadide beyinlerden birisin sen!
Var ya, geldiğinden beri uykularım kaçıyor.
Diyorum ki bu bizim Pamir ne yapacak acaba...
...buralarda harcanmasa diyorum.
Neyin peşindesin sen yine?
Pamir'in...
...iyiliğin, güzelliğin.
Şirkete CEO arıyorlar.
[ ♪ ♪ ]
Teyzeciğim...
...dökül bakalım.
Ne?!
Asıl amacın ne?
Neden çektin bunca numarayı?
İşte seni bu yüzden çok seviyorum!
Aynı bana benziyorsun, entrikadan hemen anlıyorsun.
Tatlım, mevzu büyük.
Söz konusu olan İplikçi serveti.
Hulusi İplikçi?
Ta kendisi.
Bak, çok güzel ve akıllı bir kız var...
...Hulusi Baba bütün servetini bu kıza bırakmaya karar verdi.
Neden?
Ne bileyim ben.
İşte sevmiş kızı falan, boş ver sen karıştırma orasını.
Bak şimdi, senin görevin bu kızı tavlayıp onunla evlenmek.
Böylelikle İplikçi serveti içeride, yani bizde kalacak.
Aman sana da magazin olur işte, fena mı?
Eğlenceli bir şey mi?
Ay özgür ruh seni!
Bu konuda da bana benziyorsun sen.
Biz seninle süper bir ikili olacağız!
Peki bu CEO meselesi nedir?
Kızın çalıştığı şirkete CEO olarak gireceksin...
...bir çeşit, kızın patronu gibi yani.
Niye, kız patron mu seviyor?
Evet...
...ay, hayır.
Kıza yakın olmak için tatlım.
Peki gerçekten CEO aranıyor mu?
Hayır.
Ama eğer elinde bir arz varsa...
...talep yaratmayı sen bana bırak.
Nasıl olacak o iş?
Görürsün.
İşte böyle Sedacığım...
...hayır yani çocuğun var, ailen var...
...sana da yazık şekerim.
Senin bu şirkete kesinlikle bir CEO alman şart.
Üstelik senin bisiklete ihtiyacın var...
...ben sana Cabrio araba veriyorum.
Gerçekten çok etkileyici bir öz geçmişi varmış.
Gerçi bizim şirkete biraz fazla ama...
Ama adam size bahşediyor şekerim, al işte!
Okeydir.
Aklıma yattı, ben bir görüşeyim o zaman.
Aman hayatım, ne görüşmesi!
Başlasın hemen işe işte.
Olmadı, kimyanız tutmadı iki ay sonra ayrılırsınız.
Bana o kadar yeter.
Efendim? Ne yeter?
Sana diyorum tatlım, sana o kadar yeter yani.
Haydi kalktım ben!
Bayağı kalktım ayol.
Alışveriş yapmayacak mısınız?
Çocuklara hazırlık yaptırttım yeni ürünlere bakın diye.
Ay tatlım, bu seferlik ben de halktan insanlar gibi...
...internet üzerinden alışveriş yapayım.
O kadar meşgulüm ki çok işim var!
Tamam, ama kendinizi fazla özletmeyin bu sefer.
Özletmem.
İso! Kuzum benim!
Gel, gel, gel.
Sen büyüdükçe daha mı tatlı oluyorsun ya?
Haydi gel anneye gidelim.
Çünkü artık halanın işe gitmesi lazım, geç kaldı.
Nihan'ın yanına gidelim, haydi bakalım.
Anneye gidiyoruz! Dur, bebeğimizi de alalım.
Haydi gidelim.
İso Beyciğim!
Bir haftadır neredesiniz ya?
Gittim ya dayımların yanına, tatile işte...
...gerçi üç gün dedik, yedi gün oldu ama.
Oğlum depar, depar! İşe geç kalıyorum İso.
Kızım çok çalışıyorsun, biraz dinlen.
Demek ki öylesi lazım, öyle gerekiyor demek ki boş ver sen.
Defo!
Hani iyileşmiştin sen?
Hani her şeyim halloldu, tamamım diyordun?
Bu mu iyileşmek?
Böyle düşünemeyecek kadar yor kendini, sonra da vur kafayı yat.
Sadece çalışıp uyuyorsun kızım.
Hayat bu değil, söyleyeyim ben sana.
Hayat benim hayat, böyle yani.
Artık, en azından.
Yapma bunu kendine bak.
Çıkar sonra acısı.
Ne yapıyorum ya, çalışıyorum işte!
Bak ne güzel koskoca lojistik müdürü oldum ben.
Müdür Defo, müdür.
Bana hanım diyorlar ben hala şaşırıyorum, böyle bir afallıyorum ya.
Oğlum ne ara hanım olduk ya? Olaya bak.
Defo...
...sapak arama kızım. Onu mu diyorum ben?
Ne diyorsan de canım, sonra dersin Allah Allah.
Tutma beni işim gücüm var İso!
İyi, bak ama bu böyle kalmadı.
♪ [Romantik Müzik] ♪
Yardım lazım mı?
Yok.
Yok, ben hallediyorum.
Neyse, bu seferlik ben yardım edeyim madem.
Siz de inat etmezseniz.
Alayım.
Sağ olun.
Ben de taşırdım da, çok yoruldum.
Olur öyle bazen.
Şey, alayım ben artık, geldik.
Koyayım şuraya.
Bu arada hoş geldiniz mahallemize.
Sizden önceki kiracı da çok...
...iyi bir adamcağızdı da, fazla kalmadı.
Bize kısmetmiş.
Neyse.
Şey...
...size de zahmet oldu.
Estağfurullah, ne zahmeti.
Biz burada kadınları çok yormayız, siz dikkat edin kendinize.
Peki, ederim.
Bu arada, İsmail ben.
Ayşegül.
Adalet duygusuna değer veren bir kız.
Aman bir doğruluk, aman bir delikanlılık...
...aman bir herkes hak ettiğini bulsun tripleri.
Düzgün bir kız yani?
Fazla düzgün.
Sıkıntı da orada zaten!
Ha bir de çok çalışkan, öyle böyle değil.
[Fazla yemek yemez...
...ara ara bir simit kemirirken görürsün o kadar.]
[İpince bir şey zaten.]
[Alkolle arası yok.]
[Azıcık küme yani.]
[İş onun için her şeyden önce geliyor.]
[Sorumluluk kumkuması anlayacağın.]
[Ha bir de, ailesine çok düşkün.]
[Ağabeyinin ev yemekleri dükkanı var...
...bazı akşamlar iş çıkışı orada çalışıyor.]
[Bayağı çalışıyor yani?]
[Aynen öyle.]
[Ay dedim ya, motoru soğumayanlardan...
...çalışmaya bayılır.]
[Oradan besleniyor ne yapsın...
...hayatında senin gibi biri olmadığı için.]
[Sen var ya, fenasın fena.]
[Bir de kankası var, ay çok sıkıcı ama anlatacağım mecbur.]
[Çok seviyorlar birbirlerini, kardeşten öteler yani.]
[İkisi birlikte ara ara maça gidiyorlar.]
[Defne ile ilgili olayları kimse bilmese bile, o çocuk her şeyi bilir.]
[Aşk olmasın bu?]
[Aman değil, uzaktan yakından alakası yok.]
[Öyle kutsal bir arkadaşlık onlarınki.]
Sen ve Koriş gibi yani.
Ay, Koriş'im!
Ne yapıyor acaba?
Çok özledim!
Alışverişe çıkacaktı, çıktı mı acaba?
Kesin çıkmıştır. Ne aldı acaba?
Ay dur bir arayayım da öğreneyim ne almış!
Nöro dağıtma konuyu, Defne diyorduk.
Ay diyorduk. Tamam işte, bu kadar.
Zaten çok da enteresan bir şeyi yok yani kızın.
Dur bir resmini bulayım da, hani görünce tanırsın.
Gösterme bir şey, gerek yok.
Anlattıkların yeter bana.
İddialıyız yani?
Anlarım ben diyorsun.
Anlarsın bilmez miyim, anlarsın!
Sen her türlü kadının dilinden anlarsın hem de!
Ne diyorsun?
Beni Türk kızlarıyla uğraştırmasan diyorum.
Saçmalama!
Bana bak, bu konu çok önemli.
Hem zaten eninde sonunda evleneceksin!
Ayrıca, bana borçlusun.
O Londralarda senin paçanı ben kurtardım.
Bu konunun bana döneceği belliydi.
Tatlım döner tabii, borç bu.
"Ay teyzeciğim, sen olmasaydın buralarda hapislere girecektim!"...
...diyen sendin ama.
Basit bir bar kavgasıydı.
Ay, bana bak Pamir...
...sen sanki böyle bir reddedecekmiş gibi takılıyorsun...
...ve ben çok kötü oluyorum.
Bak tepemden böyle sinir geliyor, ağrı geliyor.
Mine, rezene!
Ay kötüyüm.
Teyzeciğim, ne diyorsun?
Tamam, bir bakayım.
Anlaştık o zaman.
Soru?
Var.
Niye sevgilisi yok?
Ne bileyim ben ayol, vakti olmamıştır.
Alan, seven olmamıştır falan işte...
...ay bilmiyorum, ben nereden bileyim!
♪ [Gerilim Müzik] ♪
[ ♪ ♪ ]
Ömer!
Benim.
Sinan?
Lan ne olmuş sana böyle?
Ağzımı burnumu kırıyordun lan.
Bu mudur yani?
Aşağı yukarı.
Ben artık konuşmamızın vakti geldi diye düşündüm.
Yani böyle elçilerle falan, nereye kadar.
Dinliyorum.
Haklısın.
Yalan sevmem demiştin.
Güvenmek isterim demiştin.
Ben de...
...diğerleri de...
...amcan, yengen...
...o da.
Hepimiz senden sakladık.
Biliyorum, kendini aldatılmış hissettin.
Çok acı bir şey yani.
Haklısın.
Ama ben de haklıyım.
Yani sana söyleseydim...
...eğer her şeyi anlatsaydım...
...yine böyle tutulabilecek miydin?
Tutulamayacaktın.
Kendini böyle...
...bu muhteşem şeyin içine bırakıp...
...gerçek aşkı hissedebilecek miydin?
Hissedemeyecektin.
Aşık olabilecek miydin Ömer?
Bak, sana...
...şimdiki aklım olsaydı asla yapmazdım falan demeyeceğim.
Çünkü yine olsa yine yaparım.
Susarım yani.
Seni tutmam.
"Aman Ömer, ortada bir yalan var, tutulma." demem.
Daha erken öğrenebilseydim...
...bu kadar kırılmazdım belki.
Muhakkak.
Hemen Defne'yi hayatından çıkartacaktın.
Onu tanıma şansın hiç olmayacaktı.
Halbuki görmüyor musun bak...
...kız geldi, senin bütün duvarlarını yıktı.
Senden bambaşka bir adam çıkarttı, yani hayata döndün resmen.
Yani dedim ya bak, bunların hiçbirini yaşayamayacaktın.
Haklısın, keşke başka türlü olsaydı...
...keşke siz kendiniz karşılaşsaydınız.
Biz hiçbirimiz...
...sana yalan söylemek zorunda kalmasaydık falan.
Ya da haklısın.
Haklı falan değilim ben Sinan.
Efendim?
Ben bir yıldır düşünüyorum Sinan.
Aşkın yanında tek bir hata ne ki?
Tek hata.
Hatalıyım ben.
Ben aşk ve gurur arasında bir tercih yaptım...
...gururu seçtim.
Aşkı seçmeliymişim...
...daha da anladım yani burada.
Ne bileyim.
Kaybetmemeliymişim onu.
♪ [Duygusal Müzik] ♪
İşte her şeyi bırakıp buraya geldim...
...her şeyi kapatıp.
Hiç de gurur duymayacağım bir hayat kurdum kendime burada.
Bir sürü saçma sapan...
...böyle zaman geçtikçe daha da anladım yani.
Prensipler...
...hayatta kendine koyduğun o bazı kurallar falan...
...hepsi hikaye.
Aşkın karşısında hiçbirinin hükmü yok.
Aşık olduktan sonra...
...yani her şeyi yeniden gözden geçirip...
...yeni doğrular bulmalıydım kendime.
Ben ara ara düşünüyorum, yani...
...hatta düzenli olarak, her gün.
Aklıma bu düşünce geldikçe...
...yani...
...söylemesi bile o kadar zor ki.
Yerimde olsaydı...
...Defne beni terk etmezdi.
Belki de onun kalbi benimkinden daha büyüktür...
...daha özgür...
...daha pazarlıksız.
Ama işte ne dersek diyelim...
...artık çok geç.
Yani anlayacağın, hiç benden af falan dilemene gerek yok.
Yani ben...
...yengemi, amcamı hala bir yere koyamıyorum kafamda.
Ama ben seni anlıyorum Sinan.
Sen beni düşündün, bizi düşündün.
Zaten olan da oldu yani, değil mi?
Geçti gitti.
Geçti mi gerçekten?
Sence?
Şu an Defne'nin ne yaptığını merak ediyor musun Ömer?
Hayır.
Bilmek istemiyorum Sinan.
Belki de...
...evlenmiştir, ne bileyim.
O Selim denen...
...beyefendiyle.
En azından onu üzmeyen...
...mutlu eden, değerini bilen biriyle.
(Ninni söylüyor)
Bak bugünü de böyle bitirdik işte İsocuk.
Bütün günler böyle böyle geçecek.
İyi ki sen varsın.
Şimdi senin büyümeni izleyeceğim...
...büyüyüp kocaman bir adam oluşunu izleyeceğim.
Sana hayat hakkında her şeyi anlatacağım...
...aşk da dahil tabii.
Hele sen bir büyü de.
Hayatın başka da bir numarası kalmadı zaten.
Bu arada, şirketi devrettiğimiz adamlar işi yürütemiyorlarmış.
İflas açıklıyoruz yani.
Nasıl yani?
Biz bu adamlara Passionis'i ayakta tuttsunlar diye para vermedik mi?
Nasıl şirket bu?
Öyle de, işte...
...şirketin de alametifarikası gidince demek ki...
...ayakta kalamıyor.
Sen burada...
...ben Katmandu'da.
Zaten senin ne işin var Katmandu'da?
Ayrıca, saçındaki o saçmalık ne?
Çirkin çirkin. Bekle, dur bekle.
Ne ya? Yakıştı bence.
Hayır ağabey, gayet beni anlatıyor.
Eski beni.
Rengarenk.
Ömer sakın. Lütfen ya!
Lütfen, hayır ağabey ya istemiyorum!
Dokunma düşeceğim aşağı, Ömer!
Ömer yapma!
Bu ne bu?
Oğlum boşandım ben, tamam mı?
Sen dut gibi aşık olduğun kadından boşanmak ne demek biliyor musun?
Lan gittim Katmandu'ya, ermeye gittim!
Erebildin mi bari?
Dalga geçme.
İyi geldi ya, deme öyle.
Sakinleştim işte.
Ama en azından ben senin gibi burada yeri göğü...!
Konuşturma beni.
İyi geldi gerçekten.
♪ [Duygusal Müzik] ♪
Biliyorum Sinan, biliyorum.
Yasemin senin için ne demek ben biliyorum.
Ah be kardeşim.
Neyse, ne yapıyoruz? Açıklayacak mıyız iflası?
Açıklayalım.
Nasıl açıklayalım?
Madem bitti, açıklayalım Sinan.
Bitti mi gerçekten?
Ne bu şimdi?
Ömer dönelim, Passionis'e yani.
Tamam, bak...
...ben gittim, Katmandu'da erdim, dağıttım neyse...
...her haltı yedim, tamam mı?
Ama artık ben hayata dönmek istiyorum...
...Passionis'e yani.
Ama işte bunu ben tek başıma yapamam.
Çünkü...
...biliyorsun, biz her şeyi beraber yaptık.
Şimdi de, gidip ya beraber o şirketi ayağa kaldıracağız...
...ya da...
Ömer dönelim.
Dönelim kardeşim.
Ne diyorsun?
Onu bana bırak.
İşte bu.
Canım!
Bebeğim!
Yakışıklı yeğenim Pamirikom! Hazır mısın?
Neye teyze?
İşe gitmeye hayatım.
Bugün işe gidiyorsun.
Dur teyze, öyle hemen mi ya?
Hayatım, sana söylemiştim ya...
...hani bugün iş yerinde CEO'yu bekliyorlar...
...hem biliyorsun Defne de işe çok düşkün...
...yani ilk günden böyle, bir tembel imajı vermeyelim.
Bu Defne...
...bizim Ömer'e benziyormuş.
Ömer mi?
Ömer ne, hangi Ömer? Turist Ömer mi?
Ömer Şerif mi? Ömer ne?
Yok teyze, Seyfettin.
Ha, anladım.
Teyzeciğim bizim Ömer'i diyorum ya. Sinyor İplikçi.
Tatlım, Ömer ne alaka yani?!
Ömer kim, Defne kim! Yani birbirinden alakasız iki tane insan!
Tatlım ben sana ne diyorum...
...kız diyorum, kızı tavlayacaksın diyorum...
...Ömer nereden çıktı şimdi?
Ay bırak Ömer'i, sok Ömer'i geri, saçmalama.
Bir dakika. Bana bak...
...sen, bir şey oldu böyle şüphelendin.
Bir şey var sende. İnanmadın sen bana!
Sen bana inanmadın mı, niye inanmadın sen bana?
Neye inanmadım teyze?
Değil mi ya?
Kaç yıllık teyzenim ben senin...
...inanmamak da ne demek yani?
Aşk olsun, ki zaten de aşk olacak!
Sen bu konularda beceriklisindir.
Bu arada bizim Ömer ne yapıyor?
Düğün davetiyesi gelmişti, kaybettik zannettim onu.
Yani Ömer ne alaka, nereden çıktı Ömer...
...olmadı o düğün falan işte, iptal oldu, bilmiyorum!
Başka konu bul, ben sana başka konu açayım.
Of teyze! Belli, sen bayağı anlatacaksın.
Zaten bu güneş falan bir sıktı beni ya, ben gidiyorum.
Ay, dur nereye gidiyorsun?
Nöro'm!
Nöro'm, bu kim?
Tanıştırayım, Pamir.
Meşhur Pamir, hep anlattığım.
Pamir, bu da meşhur Koriş.
Hep anlattığın.
Yes my dear.
Karşılaşmamıştınız.
Nöro'm, bu kim?
Koriş'im, kendine gel.
Ay efendim, merhabalar!
Ben Koray Sargın...
...THE Koray Sargın.
Evet o benim, gerçeğin ta kendisiyim!
Memnun oldum Koray.
Teyzem hep bahsediyor senden.
Hayatım, Pamir'in çok işi var tutmayalım biz onu.
Ay Nöro'm tutalım, ne olur tutalım!
İki British havası alırız, yetmedi bana valla bu!
Yok hayatım iş beklemez, Pamir gitsin bence.
Tutmayın...
...benim birkaç işim var, ondan sonra şirkete geçeceğim.
Memnun oldum Koraycığım.
Nöro'm çabuk anlat, Pamir ne iş?
Hayatım, Pamir benim yeğenim!
Üç ay önce geldi İstanbul'a, Londra'da yaşıyor.
Ay, anlatmıştım biliyorsun!
Benim gıcık, huysuz ablam Betül'ün tek oğlu.
[Oldukça elit bir çocuktur.]
[Babası koskoca Muhtar Marden.]
[Geçen yıl vefat etti, biliyorsun.]
[Ablam da fazla dayanamayıp buraya döndü.]
[Kız, bu Pamir evli mi ki?]
[Değil! Dünyalar çapkını.]
[Hayatı Avrupa'da gezip gününü gün etmekle geçti.]
[Ömer İtalya'ya okumaya gittiğinde, bu da Paris'ten geçti.]
[Birlikte bayağı bir vukuatları olmuş.]
[Aslında okumadığı okul kalmadı, şahane bir tahsili var...
...ama hayatında bir gün bile çalışmadı.]
[Daha doğrusu, çalışmamak için sürekli okudu.]
[Sanattan, müzikten, iyi yemekten, iyi içkiden, ve ah...
...kadınlardan çok iyi anlar.]
Şimdi, kısmetse evlendireceğim onu!
Ay hayatım çok sevindim...
...o zaman Mine bize börek yapsın.
Mine!
Börek getir börek!
Ay bıktım, hep tatlı yapmış.
Ay sütlü çay, en sevdiğim. British style.
Yes, my dear.
Ömer.
Ömer.
Çıkmıyor muyuz?
Çıkıyoruz.
Sen evi devretmeyecek misin?
Yok, hayır.
Kalsın bu burada...
...ne olur ne olmaz.
[ ♪ ♪ ]
Haydi bakalım.
[ ♪ ♪ ]
Haydi bakalım.
♪ [Sen misin ilacım?] ♪
♪ [Ben kalbinde bir kiracı] ♪
♪ [Yerleşeceğim sımsıkı ben, aşk başladı] ♪
♪ [Sen misin ilacım?] ♪
♪ [Ben kalbinde bir kiracı] ♪
♪ [Yerleşeceğim sımsıkı ben, gel hemen] ♪
Defne, iyi misin?
Bir şey oldu.
Ne oldu?
Yok yok tamam şey yapalım, biz işimize dönelim ya.
Ömer Bey...
...efendim kusura bakmayın, kendi aracımla geldim...
...öyle pek rahat değildir ama.
Önemi yok Şükrü, sağ ol.
Valla Ömer Bey dönmenize çok sevindim.
Yani, iyi ki döndünüz efendim.
Siz de öyle tabii Sinan Bey.
Ağlıyor mu?
Ya Şükrü Ağabey, sen nasıl bir adamsın be!
Ya bizim mekan çoktan kiraya verilmiş...
...yani gerçi üretim çalışmaya devam ediyordu ama...
...ofisi boşalttık ya.
Hemen tutulmuş.
Annemi aradım, hani onların elinde böyle...
...plaza katları falan var kiraya verdikleri.
Dedim böyle böyle, iyi dedi...
..."Gidin kiracıyla konuşun, olmazsa o çıksın siz yerleşin." dedi.
Almanya'dan oğlum geldi gibi olacak kiracıya, değil mi?
Şükrü Ağabey, espri mi yaptın sen?
Galiba ama pek olmadı, değil mi?
Ya çıkmazsa?
Yok canım çıkar, niye çıkmasın...
...yani iki kat bizim.
Gerçi kiracı alt katta ama, ağabey şimdi...
...lojistikti, şuydu buydu derken yok sığamayız biz ya...
...ikisi de lazım bize onların.
Ben bugün görüşmeye gideceğim, sen de gelir misin?
Yani iki seçeneğimiz var...
...ya bu büyümeyi kaldırabilmek için eleman sayısını arttıracağız...
...ya da mesai saatlerini yeniden düzenleyeceğiz...
...çünkü yani hafta sonları çok sıkıntı oluyor.
Karar veremiyorum.
Zaten bugün yeni CEO gelecek...
...yüzde doksan dokuz birlikte çalışacağız.
İş yükünü biraz ona devretmek istiyorum.
Seda Hanım, bir sorun mu var?
Ne zamandır bitmişti zaten evliliğim.
İşte bir şekilde...
...sonuçta Lara'nın mutluluğu için devam etmeye çalışıyorduk.
Boşanmak zaten çok zor da...
...tabii bir de çocuk olunca.
Onun için değilmiş.
Pat diye gönderdi kağıtları.
Hemen hallolsun istiyor.
Anladım.
Siz o yüzden, yani bu kadar...
Neyse.
Neyse, ben bir şekilde hallederim de...
...Lara'ya durumu nasıl anlatacağım onu düşünüyorum.
Psikologlar bir sürü şey öneriyor da...
...daha yedi yaşında.
Şimdi bana, "Babam niye evde kalmıyor?" diye sormayacak mı bu çocuk?
Ne cevap vereceğim?
(Boğazını temizler)
Evet.
Seda Hanım, saat on iki toplantınız içeride.
Şey, siz bugün çalışmasanız?
Bugün önemli.
Bugün önemli çünkü...
...hem mülk sahibi sizinle görüşmek istiyor, hem yeni CEO gelecek.
Off veremeyiz.
Yani, tabii siz daha iyi bilirsiniz de...
Haklı, bugün çok işimiz var.
Aytekin, Allah aşkına bir evrimleş ya...
...gözünü seveyim, bir evrimleş ya!
Evrimleş ne ya? Maymun muyum ben?
Ne yaptım, işimi yaptım!
Çok güzel yaptın, aferin!
Ya bırak Allah'ını seversen! Odamdayım ben.
[ ♪ ♪ ]
(Islık çalar)
♪ [Dramatik Müzik] ♪
Merhaba.
Güzelmiş...
...depo.
(Islık çalar)
Ömer Bey, o evi tuttuk...
...içini de istediğiniz gibi yaptık.
Şimdililk idare eder yani.
Eve gidiyoruz, değil mi?
Şükrü...
Efendim, Ömer Bey?
Eve gitmeden şu ileriden bir girsene.
Şeye mi efendim...
Tabii.
♪ [Duygusal Müzik] ♪
Şükrü, dur.
[ ♪ ♪ ]
Gidelim Şükrü.
Ne oldu, hayırdır evlat?
Hiç. Bir tanıdığı gördüm sandım da.
Görmüşsündür belki be yavrum.
Yok usta, mümkün değil.
Kim ki?
Eskiden çok sevdiğim biri.
Eskiden...
...çok sevdiğim...
...artık hiç hazzetmediğim biri.
[ ♪ ♪ ]
[ ♪ ♪ ]
Ben geldim.
Pamir?
Bizzat kendisi.
Seda ben. Hoş geldin.
Otursana.
Sevdim, çalışılır burada.
Pardon.
Varım diyor musun?
Olabilir.
Anlat, internetten alışveriş. Sonra?
Adı neymiş?
Pamir Marden.
Direkt Marden yani, anladın mı?
Adam business okumuş İngiltere'de.
Babası geçen yıl vefat etmiş, değil mi?
Aynen canım.
Babası da CEO'ydu...
...efsaneyi devam ettirecek demek.
Neden kalmamış Londra'da?
Annesi dönmek istemiş, dergide okumuştum.
O dönmeyecekmiş aslında da...
Bizim Neriman Hanım'ın akrabası mı gerçekten?
O kısmı tam anlamadım da...
...adam bayağı akıyor yani.
Ne oluyor burada? Gıybet pozisyonu almışsınız.
Sör Marden, yeni CEO.
Kızım galiba acayip büyüyeceğiz.
Doğru mu anlamışım Ömer Bey?
Doğru yer, değil mi?
Evet Şükrü, her şey çok güzel.
Kahve makinesi?
Onu bulamadık Ömer Bey, yani...
...sizin istediğiniz model yokmuş.
Getirecekler onu, bekliyoruz.
İyi, bekleyelim bakalım.
Ömer Bey başka bir şey yoksa ben izninizi rica edeyim.
Yok Şükrü, sağ ol.
Bir araç bakalım bana.
Tabii efendim tabii, ben ilgileniyorum.
Sağ ol.
♪ [Duygusal Müzik] ♪
[Aşkım, ben geldim!]
[Ne diyeceğim ya, film izleyelim mi?]
[Bak şimdi, burada senin ayakkabıların...
...burada da benimkiler duracak.]
[Kandırdın beni, değil mi?]
[Yine kandırdın, aşk olsun!]
[Seni seviyorum aşkım.]
[Çok seviyorum.]
(Islık çalar)
[Kapıya vurulur]
Girebilir miyim?
Olabilir.
Şey...
...Seda Hanım size bilgi vermemi istedi, yani işle ilgili olarak.
Tabii. Oturmaz mısın?
Şey...
...şu klimanın derecesini birazcık yükseltebilir miyiz?
Burası biraz fazla soğuk da.
Yok, yükseltemeyiz.
Biz sana bir şal getirtelim. İsmin ne?
Defne.
Harbi de!
Efendim?
Yok, anlat sen.
Şöyle anlatayım o zaman.
Şimdi, şöyle...
...lojistik zaten bende.
Ama tabii büyük sorumluluk sizin.
Dolayısıyla ben günlük raporlama yapıyorum.
Ya benim tarzım öyle, ben öyle yapıyorum.
[ ♪ ♪ ]
Budur yani, böyle.
Siz zaten biliyorsunuzdur, iki master falan.
Şey, yani işleyiş böyle.
Zaten zamanla yakalarsınız.
İlla kovalayacağız diyorsun?
Kim?
Yakalarız yakalarız.
Senin odan ne tarafta?
Alt katta.
İyi tamam.
Tamam o zaman.
Ben işimin başına döneyim.
Size de kolay gelsin.
Tekrar hoş geldiniz. Görüşmek üzere.
Çok hoş buldum Defne, teşekkür ederim.
Görüşürüz.
Ama teyzeciğim...
...sen bu kadar güzel olduğunu söylemedin ki bana.
Nöro...
...ben tamam, kalıyorum.
Bu ay on iki, on dokuz yaş aralığında...
...yüzde ikilik bir artış sağladık.
Sizce yeterli mi?
Üzerinde çalışıyoruz Seda Hanım.
Sosyal medyaya yoğunlaştık...
...önümüzdeki ay hedeflediğimiz rakamlara ulaşacağız gibi duruyor.
Ulaşalım.
Bu arada, siteye giriş müziğini de kaldıralım.
İş yerlerinden siteye giriş yapan ziyaretçilerimize sıkıntı oluyor.
[Kapıya vurulur]
Seda Hanım...
...biz geldik.
Hemen dönerim.
Yemeğini yemiş mi?
Yoğurdunu yememiş.
Anneciğim!
Hoş geldin.
Nasıl geçti günün?
İyi. Senin?
İyi, yorucu biraz.
Yemeğini yedin mi?
Yedim.
Aç bakalım göbeğini.
Bakalım...
...burada biraz köfte var, tamam.
Burada biraz makarna...
...yoğurt yememişiz galiba?
Yemedim.
Tamam, beraber yiyeceğiz o zaman.
Aytekin, kaşık getirsene.
Kaşık?
Kaşık...
Kaşık.
Aç bakalım.
Seda Hanım, sizi toplantıdan bekliyorlar.
Tamam, iki dakika.
Ben yedireyim?
Benim şimdi biraz işim var...
...sonra geleceğim, tamam mı?
Ya gel.
Tamam aşkım, geleceğim.
Geleceğim, merak etme.
Ben çay partisi yapacağım o zaman.
Tamam, ama yoğurdunu bitirdikten sonra.
Tamam.
Söz mü?
Söz.
Ben de sana o zaman katılacağım, tamam mı?
Tamam.
Lara...
...yoğurdunu yersen, çaydanlık setin burada...
...onu sana vereceğim, tamam mı?
Aferin!
Haydi bakalım.
Döndük, evet.
Tranba ile mi?
Bizden sonra Tranba ile çalışmak çok zor olmadı mı sizin için?
Anladım.
Olsun, biz yine de bir akşam yemek yiyelim derim ben.
Tamamdır, görüşmek üzere.
Nasıl ya?
Bütün müşteriyi mi almış Tranba?
Aynen öyle.
Yeni gibi fiyat vermiş, toplamış piyasayı.
Ama ben yine de görüşeceğim Haldun Beyler ile.
Var mı peki bir planın?
Bakacağım kardeşim.
Doğaçlayacağım.
Peki.
♪ [Duygusal Müzik] ♪
Pardon, ben Seda Hanım'a bakmıştım.
Seda Hanım toplantıda.
Kim?
Efendim?
Kim diyeyim?
Sinan.
Sinan?
Sinan Karakaya.
Sizi biraz bekleteceğim.
Soluk pembeye yoğunlaşalım.
Mesela şu üst kısım...
...fazla kırmızı. Göz yoruyor biraz.
Sitede kalma süresini azaltıyor.
Girebilir miyim?
Tanışabilir miyiz?
Evet.
Sinan ben.
Lara. Memnun oldum.
Ben de çok memnun oldum.
Çay partisi var galiba?
Evet. Katılmak ister misin?
Olur, çok isterim.
Buralar dolu sanırım, arkadaşların var?
Evet.
Merhaba, Sinan ben.
Şart yani...
...kırmızıya ağırlık vermemiz lazım.
Biraz önce fazla dediniz?
Efendim?
Pardon, yanlış söyledim.
Fazla tabii.
Vay, vay, vay.
Sinyor İplikçi is back, ha?
Yokluğumda Haldun Beyler ile çalışmaya başlamışsın.
O, diğerleri...
...herkes sonunda doğru yolu buluyor diyelim.
Bir bakalım bakalım, doğru yol neymiş.
Ömer...
...onları benden geri alamazsın.
Öyle mi dersin?
Gittin...
...ara verdin...
...dinlendin.
İyi de gelmiş ha!
Sağ ol.
Şimdi geri geldin...
...o fırtınayı yeniden koparmak istiyorsun.
Ömer...
...sana bir şey söyleyeyim mi?
Söyle.
O, o zamandı...
...bir daha tutmaz.
Tutturamazsın.
Göreceğiz Deniz, göreceğiz.
Yalnız hep böyle yapıyorsun...
...yani çok erken neşeleniyorsun.
Ama bu sefer sırf zevkine...
...yani spor olsun diye yeneceğim seni.
Bekle.
Seda Hanım, mülk sahibi geldi...
...eğer toplantınız bittiyse...
Tamam.
Evet, bu minimalde ilerliyoruz...
...yarın yeni fikirlerinizi bekliyorum.
Seda Hanım, Sinan Bey'i böyle aldım.
Sinan Karakaya.
Seda Berensel.
Ben Müjde Hanım'ı bekliyordum ama...
Ben oğluyum.
Memnun oldum.
Oturmaz mısınız?
Sağ olun.
Ben annenizle en son Defne için görüşmüştüm...
...o önermişti Defne'yi.
Kendisine minnettarım.
Aslında, ben yönlendirmiştim.
Belki biliyorsunuzdur, Defne önceden bizimle çalışıyordu.
Evet, haberim var.
Çok dinledim ben Defne'den Passionis'i.
İyi bahsetti mi bari?
İyi? İyi hafif kalır.
Çok seviyor sizi.
Sağ olsun.
Biz de onu çok severiz.
Şimdi, Seda Hanım...
...gerçi buraya da çok güzel bir yer kurmuşsunuz, ama...
...bir durum var.
Nasıl bir durum?
Şimdi, sözleşmenizin süresi dolmak üzere.
Biz de yenilemeyelim diyoruz.
Neden?
Ben günü gününe, düzenli ödüyorum kiramı.
Tabii, yani evet orası muhakkak.
Ama, yani şöyle...
...şimdi biz, Passionis'i bir süredir uykuda tutuyorduk.
Ve şimdi yeniden ayaklandırmak istiyoruz.
Ve onun için de...
Mekana ihtiyacınız var?
Aynen öyle.
Anlıyorum.
Anlıyorum.
Olmaz.
Yasalar benden yana.
Çıkmıyorum.
Güzel dediniz, yasalar, yalnız...
Öyle, Sinan Bey.
Kusura bakmayın...
...uzatmaya lüzum görmüyorum.
Ben buradayım...
...ama siz isterseniz üst kata yerleşebilirsiniz.
Nasılsa orası da sizin.
Maalesef, orası bana yetmez.
Bu da beni ilgilendirmez.
[ ♪ ♪ ]
Çıkıyor musun?
Evet.
Bu saatte?
Yani, şey...
Hep bu saatte mi çıkarsın?
Yok yok.
Yani, işim bitti de. Bitti derken...
...tamam, ben kalayım yani çıkmayayım.
Kal, önemli bir konuda yardımına ihtiyacım var.
Tabii!
Dinliyorum ben sizi.
Yemek yiyelim, ne yiyelim?
Sen ne yiyorsun buralarda?
Valla...
...şurada bir tane köfteci var, ben hep oradan şey yapıyorum...
...ama yani siz...
Ben de şey yapayım o zaman oradan.
Aç mısın?
Olabilir.
Olsun o zaman.
Yiyelim o zaman.
Lütfen.
Olur mu canım öyle şey? Ben kendim giyerim.
Lütfen.
Haydi bakalım.
Hüsnü Ağabey işler nasıl?
Çok kesat be Defne.
Herkes tok numarası yapıyor.
Nasıl kesat ya? Ben bizimkileri hep buraya yolluyorum.
Biliyorum, eksik olmayın...
...alıyorum selamınızı. Soğan?
Soğan...
Koy tabii koy, soğansız olmaz.
Ama şimdi çalışacağız dedik ya, çok kokmayalım?
Bu akşam da kimseyle öpüşmeyiveririz canım.
Haydi kolay gelsin Hüsnü Ağabey.
Güle güle.
İyi akşamlar.
Bu muhasebede çalışan...
...kıvırcığın adı neydi?
Niyazi.
Niyazi.
Çıkaralım onu.
Neden?
Çalışmıyor.
İşten yana değil, sıkıntı.
Yani, gerçi orası öyle de.
Arasana şunu bir.
Alo, Niyazi...
...Pamir Marden ben.
Yarından itibaren Nitro A.Ş.'de çalışıyorsun...
...transfer ettik seni.
Haydi, hayatta başarılar.
Bu, Nitro A.Ş.'nin sahibi benim liseden arkadaşım...
...gıcık herifin teki.
Bu gitsin onların başına dert olsun.
Hem belki ihtiyacı vardır, işsiz kalmasın.
Teşekkürler.
Teşekkürler.
Ömerciğim, seni görmek çok güzel tabii.
Ama dediğim gibi, çok çok fiyat farkı var Deniz ile aranda.
Sen piyasadan bir tık hep yüksektesindir zaten.
Bu, kalitemizle aynı oranda tabii.
Muhakkak.
Tranba'ya geçtikten sonra hem tasarım hem de kalite...
...anlamında epey prestij kaybettik.
Ama kar da ediyoruz bir yandan.
Peki, şöyle yapalım...
...dönün bize, prestijinizi yeniden yakalayalım.
Yani, ben Deniz gibi fiyat kıramam...
...kırmam yani.
Bu bizim işimize olan saygımızla alakalı ama...
...sizi yeniden yıldız yaparım.
Passionis'e dönün diyorsun?
Zor karar.
Bilemiyorum, etkilenmem lazım.
Etkilenmek.
Peki.
Kadehleri alır mısın?
Teşekkürler.
Müsaadenizle.
Adı ne bunun?
"İkinci Şans" diyelim buna.
Ah be Ömerciğim!
Bir yıldır şöyle bir şey geçmedi elimize.
İnsanı nasıl etkileyeceğini çok iyi biliyorsun.
Bakar mısın?
Masayı satın alabilir miyim?
Çıkmıyor kadın.
Ya da çıkacak gibi de görünmüyor.
Zaten ne bileyim, bir acayip de ya.
Kadın yani işte.
Neyse, ben diyorum ki minimum masrafla başlayalım işe...
...hiç öyle ofis falan tutmadan.
Önce işi bir ayağa kaldıralım.
Ondan sonra, bakarız.
Ne yapsak, üst kattaki küçük yere falan mı yerleşsek?
Lojistik?
Onu bilmiyorum, sığmayız tabii de.
Yani, ne bileyim.
Şapkadan tavşan çıkarmamız lazım.
Çıkartırız Sinan, yapmadığımız iş değil.
Bir de şey var...
Ne?
...hani ben sana geçen bir sormuştum ya...
Sinan uzatmasan diyorum, haydi.
...Defne'yi ya.
Ne yaptığını bilmek istiyor musun diye.
Yok, istemiyorum Sinan.
Yani, konuştuk ya daha önce.
Kendi içimde halletmeye çalışıyorum o durumu...
...açmasak daha iyi olacak.
İyi.
Peki, sen bilirsin.
Ne yapıyoruz şimdi?
Üst kata yerleşiyoruz.
Sonra da şu lojistiği yakın bir yerde...
...nereye yerleştirebiliriz ona bakacağız.
Başlıyoruz o zaman?
Başlıyoruz kardeşim.
(Ya gelirse bir gün, şu köşenin ardından?)
Oğlum var ya, biz acayip büyüyeceğiz ha!
Seda Hanım var ya cin, çok zeki.
Ne bileyim, böyle durup dururken sürekli insanın...
...aklını açıyor, bir şeyler öğretiyor.
Daha öğrenecek o kadar çok şey var ki.
Defocuğum ya! Vallahi öğrenmelere doyamadın.
Yukarılardasın, arşa değeceksin yakında.
Ben ne yapıyorum be? Kendiliğinden oluyor.
Yani, çalışınca.
Tabii canım, hayatta bir çalışmak var zaten.
Başka ne var?
Yani.
Bir de şey oldu...
Ne oldu?
...şey, bizim şirkete yeni bir CEO geldi, Pamir Bey.
Eee?
Ne öyle be uzatıyorsun abarta abarta?
Abartacak bir şey yok, o kadar yani...
...şirkete yeni bir CEO geldi.
O Ayşegül değil mi?
Ayşegül, ne haber?
İyiyim Defneciğim. İşe mi?
Evet.
Arada uğra bize, özlüyoruz...
...bak, anneannem de geçen seni soruyordu zaten.
Olur olur, zaten akşam reçel getireceğim size...
...armut reçeli.
Üf!
Sever misiniz?
Bayılır.
Tamam, size de getirir bırakırım...
...akşam Defne'den alırsınız.
Yani böyle son dakika golü gibi oldu ama eyvallah, hayır demeyiz.
Yok canım olur mu, afiyet olsun.
Tamam o zaman, tutmayayım ben sizi.
Kolay gelsin.
Tamam, görüşürüz akşam.
Ya ne iyi kız ya yemin ediyorum, can can.
İso'ya bakarım dedi biliyor musun?
Ne, nasıl yani?
Ya bizim minik İso diyorum, ona bakarım dedi...
...çalışmıyor ya.
Ben bakarım diyor. Yani insan yeni tanıdığı birine...
...böyle bir şey teklif eder mi ya? Yemin ediyorum can kız.
Çok iyi, yani içi iyi. Zaten yüzüne yansımış...
...böyle bak bak için ferahlıyor, değil mi?
Ne bileyim kızım, öyledir herhalde.
[ ♪ ♪ ]
Nasıl gelmez mail ya?
Eminim ben, gönderdim.
Allah Allah, iyi tamam ben bakacağım şimdi.
Ofise giriyorum zaten.
Tamam, haberdar ederim.
[ ♪ ♪ ]
Allah Allah! Olur mu canım öyle şey.
Gönderdim ben, eminim.
Evet.
Defne...
...al şunu, bu Pamir Bey'in odasına gidecek.
Bir saniye Aytekin.
Unutma, düşürme sakın.
Bir dakika, çok affedersiniz pardon.
Bunu ben niye götürüyorum ya?!
Kendin götürsene!
Manyak.
Çok pardon, çok pardon ben size döneceğim.
Kilitledi bana!
[Cep telefonu çalar]
Efendim?
Yok canım, yani...
...yok onun sesi değildir yani.
Sonuçta ses sese benzer.
Aman, ne olacak yani!
Alt tarafı ses.
Defne...
Seda Hanım.
...üst kata seninkiler taşınıyor.
Benimkiler kim?
Sabah buraya gelip lojistiğe falan baktılar...
...hatta demin. Sen neredeydin?
Ben Pamir Bey'in odasına tablo götürdüm.
Tamam, şimdi şöyle bir sorunumuz var...
[Cep telefonu çalar]
Efendim?
Tamam, geliyorum.
Kim?
Çayımı içme.
İçmiyorum.
Ne yapıyorsun?
Bir şey yapmıyorum.
Çalışıyorum.
İyi, çalış.
Atayım mı seni de?
Efendim?
Nitro'ya git sen de.
Ama, yani...
Tamam, sakin.
Şaka yapıyorum.
Sen mi kokuyorsun?
Ne kokuyor?
Yasemin kokuyor.
Senin şampuanın mı?
Şampuan, evet.
Biraz serinledi mi ne burası?
Efendim usta?
Oradan diyorum, bu tarafa doğru bir rüzgar esiyor...
...böyle efil efil.
Amma yaptın usta ya, bizde rüzgar ne gezer.
Ben kurakların adamıyım...
...epeydir de oradayız.
Niye öyle söylüyorsun be yavrum?
Hep böyle gidecek değil ya.
Bakarsın yine bir yağmur yağar...
...o toprak ıslanır, canlanır.
Belki de yağmıştır bile, ne dersin?
Zor iş usta, zor.
Hele konu bensem, epey zor.
Hoş, zaten bir şey olduğu da yok da.
Oğlum niye zorluyorsun aklını?
Yani kafan başka yerde, ben biliyorum farkındayım bunun.
Ben bir çay koyayım usta, demlenmiştir.
Taptaze içelim.
Haydi bakalım, içelim.
Baktın mı lojistiğe?
Baktım, baktım da...
...sığmayız biz oraya.
Baktın yani?
Baktım Sinan.
Ne gördün?
Sinan ne göreceğim, mekanı gördüm sığmayız diyorum ya.
Şey, lojistik müdürünü?
Hayır. Niye?
Yok bir şey, öyle yani.
Kalemi de aşağıda unuttum ya.
Git al.
Şimdi in çık, in çık...
...söylerim birine getirir.
Oğlum sen git al.
Sinan, sen iyi misin?
İyiyim.
Niye?
İyi, Allah iyilik versin.
Sabah sabah.
Sen gör.
Şimdi böyle dolaşıyorsun iddialı iddialı da...
...bir gör de.
♪ [Duygusal Müzik] ♪
Yok canım.
Yok yani, yok.
Şeydir bu...
...Öztürk İpekören olabilir.
Ya da ne bileyim, Özgür İnce!
Özgür İnce olur.
Şey de olur...
...Öznur İkaroğlu olur.
Evet.
Yok şey bu, şey...
...Özlem İvecen.
Evet, tabii tabii.
Özlem İvecen.
Özlem İvecen.
Önder İpek.
NE?!
Bu ne biçim hikaye?!
Ay valla yaptım şekerim.
Oh, her şeyi anlattım rahatladım.
Ne yapsaydım yani?
Bütün servetimiz, paramız, her şeyimiz Defne'nin mi olsundu yani?
Ne güzel İstanbul'un tozunu attırıyorum...
...eh, Hulusi Baba'm Hakk'ın rahmetine kavuşunca, inşallah...
...daha da coşacağım derken, sen gel...
..."Bütün servetimi Defne'ye bırakıyorum." diye patlat bombayı!
Ay bir dakika, şimdi kuru kız zengin mi oldu yani?
Ben bunu bilir bunu söylerim hayatım...
...kuru kız çok farklıdır, çok tatlıdır, yani seviyorum.
Total motal ama, yine de seviyorum ben kuru kızı.
Sevme hayatım, henüz zengin değil!
Eğer Hulusi Baba'm vefat ederse zengin olacak...
...o da güya dur bakalım.
Olsun hayatım, onu ben şimdiden sevmeye başlayayım...
...geleceğe yatırım olsun.
Dur bir dakika, bunun Instagram'ı vardı...
...takip etmiştim ama takipten çıkarmıştım sonra.
Dur hayatım, fotoğraflarını beğeneyim...
...altına da yorum yazayım, "Ablam, bir beğeni!" diye.
Bir dur Koriş ya, bir şey anlatıyoruz burada!
Hayatım bak, ben sana bir şey söyleyeyim mi...
...bunlar Pamir ile çok güzel bir ikili olur.
En az beş çocukları olur, böyle pembiş pembiş yanakları olur.
Bence hayatım bu işi oldu bil sen.
Zaten Pamir'i kim beğenmesin ha?
Kızdaki kısmete bak...
...önce Ömüş, sonra da Pamir.
Ama, bana bak tatlım...
...ben Pamir'e Ömer'den bahsetmedim.
NE?!
Ay resmen skandal! Niye kız?
Ne bileyim ben.
Belki delikanlılığı tutar da işte...
...kuzenimin eskisiyle beraber olmam falan der diye söylemedim.
İyi yapmış mıyım?
Ay Nöro'm, bak sana ben bir şey diyeyim mi hayatım...
...entrikada sen bir numarasın.
Şimdi Ömüş İtalya'da...
...Pamir burada Defne'yi tavlayacak...
...İplikçi serveti de sana kalacak ha?
Ay her şey şahane!
Hayatım, bu sene bizim senemiz olacak!
Doğru diyorsun da...
...ay bak şimdi sen Ömer deyince içim bir cız etti.
Ay çok özledim ben Ömüş'ümü!
Bir de küs tabii bize.
İçime dert oldu.
Kız, ay ne yapmıştık?
Ben kaçırmışım, ne oldu ki?
Ne olacak hayatım!
Aman, işte Defne'yi kiralık aşk olarak...
...tutup Ömer'in yanına yerleştirdik.
Hayır biz nereden bileceğiz aşık olacaklarını?
Aşık Ömüş'ümü bile özledim ben.
Ay hayatım yani özledin de, bir arayıp sordun mu?
Kusura bakma da Nöro'm...
...vefasızsın biraz. Dost acı söyler derler.
Olur mu Koriş'im!
Ben onu aramaz mıyım!
Ama bütün telefonunu, her şeyini değiştirmiş...
...kendini ulaşılmaz yapmış hayatım!
Ah Ömüş'üm!
Çok özledim ben onu, bir özür dileme fırsatı bile bulamadım!
Ay bir şey diyeyim mi, şu an tasası geldi vallahi bana.
Şaka maka ben çok özledim Ömüş'ümü.
Ay o esmer tenini, kömür gibi gözlerini...
...havalı duruşunu, her İplikçi gibi güzel kalpli oluşunu falan.
Ay, değil mi? Güzel insanlarız biz, evet.
Öylesiniz aşkım, öylesiniz.
Ama ne oldu biliyor musun Koriş'im?
Nazar değdi bize.
Ah, o İplikçi ahengi kayboldu!
Özlem girdi, mesafeler girdi aramıza!
Ay Ömüş'üm, dön artık Ömüş'üm dön!
Ay şu an var ya, böyle keder içime içime işledi.
Ay çok kötüyüm Nöro'm, çok!
Ay acaba diyorum bir selfie falan mı çeksek, ha?
Böyle düşmanlarımız bizi neşe içinde...
...çılgınlar gibi eğlenirken görsün.
Haydi çekelim.
Kalk hayatım, haydi.
Aşkım.
Ay dur.
Hazır mı?
[Deklanşör sesi]
Ay dur, gözüm şey.
Bir dakika.
♪ [Tempolu Müzik] ♪
Ne yaptın, nedir durum?
Olmaz bunlarla.
Ne diyorsun ya.
Yani hiçbiri beklentimizi karşılamıyor...
...hiçbiri yeterli vasıflarda değil, durum felaket anlayacağın.
Ne yapalım, bekleyeceğiz illaki birilerini buluruz.
Vakit dar Sinan, böyle bir lüksümüz yok.
Yani?
Yani en azından Derya ile Zübeyir'i çağırsak...
...gerisi bir şekilde hallolacak da.
Oğlum delirdin mi?
Zübeyir ile Derya gibi elemanlar boş kalır mı?
Kesin kapmışlardır onları.
Eee?
Ne Ömer, yani çok zor.
Zor?
İşimiz zor.
Ara verdik, dağıldık.
Belki biraz unutulduk.
Ama şimdi, yeniden başlıyoruz.
Eğer isterseniz, hep birlikte.
Aranızda motivasyonunu kaybeden varsa...
...eski duygusunda olmayan...
...yeni bir enerjiyle başlayamayacak olan...
...baştan kendisine böyle bir kötülük yapmasın, hemen çıkabilir...
...ahbaplığımız bakidir.
Fakat burada kalacaksanız...
...benim için değil, Sinan için değil...
...kendiniz için çalışmanızı bekliyoruz.
İşinizi sahiplenmenizi...
...yaptığınız işten önce kendinizin memnun kalmasını bekliyoruz.
Arkadaşlar çok çalışacağız.
Bazen istediğimiz kadar başarılı olamayabiliriz...
...bazen yaptığımız şeyin karşılığını da alamayabiliriz.
Hatta bazen aksilikler de çıkabilir.
Ama bu gemiyi terk etmeyeceğiz.
Biz olduğumuzu unutmayacağız.
Bizi nelerin beklediğini bilemeyiz tabii.
Yani, önümüzde dolu sürprizler var.
Her birine hazırlıklı olmak mümkün mü? Tabii ki değil.
Ama elimizde olan...
...konsantre olmak.
Passionis'i eski ışıltısına kavuşturmak için.
Hatta daha fazlasına.
Arkadaşlar ben size inanıyorum.
Siz de kendinize inanıyorsanız...
...hoş geldiniz diyelim.
Zübeyir...
...yalnız, Ömer Bey prens olarak gitti...
...kral olarak geri dönmüş.
Bence de.
Tamam mıyız?
Ay tamamız. Süper tamamız, yaşasın!
♪ [Bir ben varım anlatmaya] ♪
♪ [İçimden geçeni aslında] ♪
♪ [Kumsalda bir kum tanesi] ♪
♪ [Kadarmış belki mutluluklar] ♪
♪ [Zamanım yok geç kalmaya] ♪
♪ [Hayatın daha en başında] ♪
♪ [Her sabah yeniden doğarken] ♪
♪ [Başladığım mutluluğu aramaya] ♪
♪ [Zor olsa da aldırmam] ♪
♪ [Bundan sonra artık hayat] ♪
♪ [La-la-la-la] ♪
[ ♪ ♪ ]
(Külkedisi, bir çift ayakkabının hayatınızı değiştirebileceğinin kanıtıdır.)
♪ [Zor olsa da aldırmam] ♪
Tavşanı çıkardık ha?
Daha dur.
Güzel.
Bir sorunumuz var.
Çok teşekkürler Seda Hanım, gerçekten çok naziksiniz.
Yani Passionis'i ilk kutlayan siz oldunuz.
Gerçekten ben böyle zarafet görmedim.
Hayırlı olsun.
Ama bu sorunu çözmezsek daha ilk günden problem yaşayacaksınız...
...tabii biz de.
Dinliyorum.
Havalandırmayı ortak kullanıyoruz...
...tabii önceden burası boştu.
Haliyle yüklenme oluyor.
Ne yapalım, kullanmayalım mı?
Kullanmayın.
Siz ciddisiniz?
Başka bir çözüm bulun Sinan Bey...
...zor durumda kalıyoruz.
Ben çalışanlarıma, "Bugün de bunalıverin canım, ne yapalım." diyemem.
Ben mi diyeyim Seda Hanım?
Ya bu nasıl bir bencillik ben anlamadım ki!
Yani insan uzlaşmacı bir fikirle gelir, ne bileyim...
...dönüşümlü kullanalım der, bir şey der.
Olmaz.
Olmaz?
Olmaz, evet.
Siz kullanmazsanız sıkıntı kalmıyor.
Ne demek siz kullanmazsanız, Allah Allah!
Tabii ki kullanacağız canım, havalandırma bu!
Anlatamıyorum galiba.
Sigortalar atar, iş durur, aksarız.
Seda Hanım, jeneratörümüz yok mu?
Var ama ups lazım onun için.
Tamam, alalım.
Siz alın, benim öyle bir ihtiyacım yok.
Ortak almamız gerekmez mi?
Hani malum, sorunumuz da ortak ya.
Şu an öyle bir masraf yapmaya niyetim de yok.
Çok güzel, benim de yok.
Demek ki ne yapıyoruz?
Ups almıyoruz, sorunumuzu Allah Kerim'e bağlıyoruz, harika.
Bayağı uzlaşmıyorsunuz yani?
Var mıydı öyle bir niyetiniz?
Ben fark etmedim de.
[ ♪ ♪ ]
Bu ne şimdi ya?
Al işte, yüklenme oldu.
Bu kat kullanılmıyordu ya.
Ömer Bey, elektrikler gitti ya.
Hadi ya?
Elektrikçi çağırayım mı?
Benim bir dayıoğlu vardı, şıp diye çözer sorunu.
Hemen halleder, siz o kısmı düşünmeyin bende.
Şimdi bırak dayıoğlunu falan da...
...sen dur.
Sinan, bir bakar mısın?
Beni, alt katla? Sakın.
Sakın.
Hiç derdiniz bitmedi ki.
Gidiyorum ben.
Ne oldu ya?
Aytekin, ne oldu?
Defne sigortalar patladı, bir şeyler yapmalısın.
Allah Allah! Elektrik teknisyeni miyim ben?
Hayır değilsin, ama elektrik panosu senin odanda.
Jeneratör yok mu?
Var ama bu durumda çalışmıyor...
...haydi bir şeyler yap.
Ben mi düzelteceğim, nereye gidiyorsun Aytekin ya?!
Dikkat et, her yer karanlık...
...düşüp kolunu bacağını kırma!
Bir kere de hayırlı bir haberle gel be Aytekin ya!
Bir kerecik!
Manyak mıdır nedir, ben kendi başıma nasıl halledeyim bunu?!
Benim boyum yetmez ki buna ya!
Of Aytekin, of!
Ne bu şimdi?
Ben nereden bileyim hangisi hangisi ya!
Hayda!
Tam şarjı bitecek zamanı buldu.
♪ [Bakması ne zormuş ah o güzel yüzüne!] ♪
♪ [Toplamış yine bütün güneşi üzerine] ♪
♪ [Kamaşıyor gözlerim, bebeğim] ♪
♪ [Öyle gülmek olur mu, gözünü seveyim!] ♪
♪ [Cennet dudaklarınmış] ♪
♪ [Öp de öleyim] ♪
♪ [Aşkmış adı, nereden bileyim?] ♪
♪ [Böyle zulüm olur mu, gözünü seveyim!] ♪
♪ [Adımı sorsan söyleyemem, yemin ederim] ♪
♪ [Ah, ellerim titriyor!] ♪
♪ [Of, bir ateş basıyor!] ♪
♪ [Özlemek bu, dokunmakla geçmiyor!] ♪
♪ [Ah, öyle sev ki beni!] ♪
♪ [Mey diye içeyim] ♪
♪ [Kalbim tekliyor, ah gel, hasta gibiyim!] ♪
Kim o? Aytekin?
Aytekin boyum yetmiyor ya...
...masanın üzerinde kutu mutu bir şey var...
...versene bir ittireyim, açayım şunu ya.
Allah kahretsin.
Bir dakika, açacağım.
Ah!
♪ [Ah, ellerim titriyor!] ♪
♪ [Of, bir ateş basıyor!] ♪
♪ [Özlemek bu, dokunmakla geçmiyor!] ♪
♪ [Ah, öyle sev ki beni!] ♪
♪ [Mey diye içeyim] ♪
♪ [Kalbim tekliyor, ah gel, hasta gibiyim!] ♪
[ ♪ ♪ ]
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.