Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
.
Ah nihayet be kardeşim!
Geldim geldim. Yanlış odaya girdim.
Bana bak yanlış bir şey görmedin inşallah.
Yok görmedim.
Ee ne yapalım? Hadi hazırlanalım bari.
Otur daha vaktimiz var.
İyi.
Bir kahvaltı mı söylesek ya?
Ben çok fenayım dünden sonra ha!
Süper olur. Hemen söyleyelim.
Ay yalnız resmen düğün!
Nerede o? Gelmedi mi daha?
Damlar birazdan.
Ömüş, Defne ay ben geldim!
Kız neredesiniz?
Ayy ne biçim düğün bu!
Çekil kız ayağımın altından küme!
Ömer, oğlum.
Yengecim ayakta kaldın canım. Gel gel otur.
Gel oğlum gel.
Bak ne güzel bütün aile hep birlikte buradayız.
İşte her şey, bir şeye sebep.
Allah, şimdi kopuyor dananın kuyruğu!
Ah tatlım! Aç mısın canım?
Bak Türkan Hanım neler neler hazırlamış. Bir zahmetler bir zahmetler...
Kalabalıkta da insan acıkıyor yani değil mi?
Yok canım bir şey yapmadık.
İşte elimizden geldiği kadar.
Biz bizeyiz nasıl olsa.
Olur mu canım olur mu? Neler neler yapmışsın...
...insan da acıkıyor kalabalıkta yani. Değil mi Necmi?
Hadi bir sohbet bir şey aç. Kur işi. Yumuşat ortalığı.
Hadi hiç yardımcı olmuyorsun!
Ayy tamam hayatım, sen hiç merak etme. Sahnemi alıyorum şimdi.
Defne, biraz konuşalım mı?
Ayy teyzeciğim bu ev ne kadar maşallah çok da güzelmiş.
Böyle var ya, böyle bir evi Bebek'te bulma şansınız asla yok.
Ay bakın böyle hem ferah, aydınlık, huzurlu falan böyle.
Bir şey diyeceğim dubleks mi burası?
Ayy kaç tane şeyi var buranın... odası?
Ebeveyn banyosu var mı?
Ayy şimdi düşündüm de, burası salon salomanje de olurmuş.
Çok da güzel olurmuş. Ay dur dur! Ben buraya Emre'yi çağırayım.
Şimdi ''Emre kim?'' diye soracaksınız.
Emre, benim en yakın arkadaşlarımdan biri.
Ve Türkiye'nin en ünlü mimarlarından da biri.
Yakınım olur. Ayy ama şeyi var böyle elmacık kemiğinin üstünde...
...beni var adamın. Iyy çok çirkin. Ne öyle zeytin kondurmuş gibi.
Korişim artık susabilirsin gittiler.
İkramlara geçelim biz o zaman.
Hadi geçelim.
Ay evet evet! Nerom duydun mu? İkramlara geçiyoruz.
Ayy nereden başlasam?
Ayy hiç zahmet etme! Ben şuradan alayım iki tane.
Gerçekten mi Defne?
Sana anlattığım onca şeyden sonra, böyle bir günde?
Gerçekten mi?
Dedem ile ilgili ne hissettiğimi biliyorsun. Sana söyledim ben.
Değil mi? Sordun, söyledim.
Demek sorduğunda da haberin vardı, dedemin geleceğinden.
Evet biliyordum.
Ama engelleyemedim.
Bana haber verebilirdin Defne!
Dedem ile karşılaşmak istemeyeceğim hiç aklına gelmedi mi senin?
Biliyordum da...
Neriman Hanım, o kadar çok ısrar etti ki.
Yani deden de çok istiyormuş.
Mutlu gününde yanında olmak istiyormuş.
Bir şey diyemedim.
Elimden bir şey gelmedi üzgünüm.
Basbayağı kumpasa ortak oldun.
El birliği ile beni buraya sürüklediniz...
...mecbur bıraktınız...
Emrivakilerden de hoşlanmadığımı biliyorsun değil mi?
Hem de çok iyi biliyorsun Defne.
Biliyorum.
Biliyorum. Söylediğin her şeyin farkındayım ama engelleyemedim.
Üzgünüm.
Kız doymadın mı sen?
Ayy ne kadar uzun hamilelik! Kırkı çıkınca mı doğuracaksın?
Aa aa! Ayol siz tanışıyor musunuz?
Yok hayatım. Nereden tanışacağız? İşte göz aşinalığı var bizde.
Ben buna bir cevap veririm ama...
...misafir ne de olsa!
Bak gördün mü konuşmadı bile benimle.
Yok babacığım, şok oldu o. Şoktan hep bunlar.
Birazdan gelir. Dayanamaz o dedesine.
Hulusi Beyciğim, patates salatasından tattınız mı?
Aldım. Aldım çok teşekkür ederim. Hepsi çok güzel olmuş.
Tabii sizin eliniz değince...
Aa aa! Necmi ne oluyor ne kaçırdım ben?
Sus Neriman sus!
Magazine gerek yok.
Ne yapacaksın?
Ne yapayım? Ne yapayım sen söyle.
Benim yerimde sen olsan ne yapardın?
Beni düşürdüğün duruma bak.
Çok özür dilerim.
Çok kızgın mısın?
Gidecek misin?
Gidemem.
Senin evindeyiz...
Türkan Teyze içeride, Serdar, Esra, Nihan...
İstemeye geldiğimizi de biliyorlar.
Defne, ben sana bunu yapmayacağım.
Ben bunu sana yapmayacağım.
Onları üzmeye de gönlüm razı değil.
O zaman?
Üslubunu bil olması gerektiği gibi yapalım.
Ama bu konu burada kapanmadı Defne.
Bu konu burada kapanmadı.
Gelin çocuklar gelin.
Ayol neredesiniz? Gün sizin gününüz.
Başroller ortada yok.
Ayy yalnız var ya dolmalar şahane olmuş.
Ellerinize sağlık.
Ayy gerçekten çok güzel.
Vişne var galiba?
Yaa. Kızcağızım sardı dolmaları. Pek maharetldir.
Anneannesine çekmiş.
Ee o zaman kahvelere geçelim mi?
Tabii geçelim. Haydi!
Ne dedi?
Nihan konuşturma. Gerçekten konuşturursam ağlayacağım ben.
Kızım tamam sakin ol. Geçecek.
Yani o da anlayacak niye bunu yaptığını.
Hep o Neriman cadısı yüzünden! Geldi senin en mutlu gününü mahvetti!
Ya konuşturma diyorum, konuşursam ağlayacağım diyorum ya.
Bana öyle bir baktı ki...
Ama ne dese haklı biliyor musun. Ne dese haklı.
Ama ben sana söyledim benim içimde kötü bir his var diye.
Canım o da büyütmesin ya. Barışıversin ne olacak.
Ya adamcağız torunun mürüvvetini görmek istiyor. Ne var bunda?
O iş öyle değil canım işte.
Bile bile sanki Ömer'in canını yakmışım gibi.
Çok kırıldı bana.
İşte kırılıp dökülmeden aşk olmuyor kuzum.
Hadi gel sen bir dışarı çık.
Bir sakinleş, bir nefes al, şöyle bir yüzünü aç bir rüzgara.
Olur mu? Ben yaparım kahveyi hadi.
Ne biçim bir gün ya!
Güya benim en mutlu olmam gereken gün ama ben...
Hale bak!
Kızım zaten senin neyin normal ki?
Neyse hadi tamam. İyice mavi ekrana bağlamadan git toparla kendini.
Daha yüzük takılacak ya.
Takılacak değil mi?
''Gitmeyeceğim.'' dedi Ömer.
Her şeye rağmen takılacak galiba.
İyi.
İşte bak gördün mü kıyamadı sana.
Ay yok ben dayanamayaacağım!
-Ben çıkayım bir hava alayım. Kahveler sende. -Bende bende tamam hadi.
Tamam.
Tamam sakin!
Bu da geçecek.
Sen Ömer'i seviyorsun, Ömer de seni seviyor.
Hepsinin üstesinden geleceğiz.
Sakin ol Defne!
Sakin!
Efendim, gelelim ziyaterimizin sebebine.
Gelin efendim. Buyurun.
Şimdi tabii ailemizin büyüğü olarak söz babamda.
Efendim, ziyaretimizin sebebi.
Gençler birbirlerini sevmişler.
Bize de...
Necmi, sen devam et.
Olur mu öyle şey baba? Lütfen.
Sen devam et. Böylesi daha iyi, hepimiz için daha iyi.
Peki.
Efendim malumunuz...
Allah'ın emri peygamberin kavliyle..
...kızınız Defne'yi, oğlumuz Ömer'e istiyoruz.
Evet efendim. Madem ki gençler birbirini sevmiş...
...anlaşmışlar...
Hayırlısı olsun. Verdim gitti.
Oley!
Ay ağlayacağım şimdi. Ne kadar komplike duygular bunlar.
Yani sonuçta çok güzel bir olay.
Tebrikler!
Tabii canım, ne mutlu bize!
Yalnız ne kadar kolay oldu değil mi?
Ay siz bizim kız istemeyi görecektiniz...
...art arda ne bombalar patladı. Değil mi?
Ya ömrümden ömür gitti. Sorma sorma.
Ama işte görüyorsunuz, sonra mutlu son.
Tabii tabii muhakkak.
Geçiyor yani. Unutuluyor.
Ay Nerom hayatım bunlar susmuyorlar.
Sabahtan beri vır vır.
Ay Nerom kızı verdiler mi şimdi?
Verdiler ya kuşum.
Ay anlamamışım. Bilmediğim bir dil konuştukları için anlamadım.
Hadi Defne yüzükleri takalım.
Şey babacığım... Yüzükleri siz şey yapsanız...
Necmi, sen tak yüzükleri.
Olur mu öyle şey baba?
Necmi, sen tak yüzükleri. Böylesi daha iyi.
Hepimiz için daha iyi.
Çocuklar, elleriniz hiç ayrılmasın.
Birbirinizi hep çok sevin.
Sonsuza kadar mutlu olun.
Ömüşüm ah hayatım tebrik ediyorum tebrik.
Ömer.
Ömer aç kapıyı.
Ömer.
Ömer.
Ömer!
Ne efendi aile değil mi? Görmüş geçirmiş.
Saygılı, hürmetli...
Başta bir Neriman Hanım'ı gözüm tutmadı da...
Bakma sen.
O da gün görmüş kadın.
Yaa. Göre göre hal olmuş yani maşallah!
Ya o çocuk niye geldi anlamadım. Pek yakınları herhalde.
Koray mı?
He evet o çocuk. O da pek tatlı bir çocuktu ya.
Ay Türkan Teyze, mutluluktan mıdır nedir...
...sen iyice şekere bulandın.
O çocuğun nesi tatlı be! Cin biber o!
Nesi var canım? Gayet uyumluydu.
Yalnız ne yedi be!
Yani dünyayı yedi. At iştahı var adamda hey maşallah!
Ayy ne ayıp! Misaifirin arkasından öyle konuşulur mu?
Ya Türkan Teyze bari bana yapma.
Yani böyle hiç dikkatimi çekmedi ayakları falan yapma bak.
Sildi süpürdü ya. Yedi bitti. Bak al koca şeyden kalana bak.
Canım ne yapsın iştahlı demek. Aç geldiyse bi de...
Yiyecek tabii ya, yesin.
Afiyet bal olsun.
Ya Defne nereye kayboldu?
Köy göçüyor, deli kız kulağını deldiriyor yine.
Taktı yüzüğü fırladı gitti.
Canım işi vardır ne bileyim.
Bir şeydir. Benim de var işim, yukarıda.
Haydi kaçtım ben oldu!
Ayol sen de mi?
Anneanne kırmızı elbisem nerede?
Makinede yıkanıyor.
Gel, seninle yapalım bari kritiğini.
Ama benim ödevim var.
Ya bırak şimdi, sonra yaparsın.
Ay misafir gidince şöyle bir genel değerlendirme yapardık...
...onu da bıraktı deli kızlar.
Bari sen otur. Otur da birlikte yapalım kritiğini.
Bence güzel ağırladık ya. Daha ne olsun?
Onlar da memnun kaldılar.
Hiçbir şey de aksamadı değil mi?
Tabii tabii.
Sen ne düşünüyorsun bu Koray Bey hakkında?
Çok tatlı çocuk ama değil mi?
Böyle ay ay...
Şükrü Abi.
-Defne. -Şükrü Abi Ömer nerede?
Bu telefon Ömer'in telefonu mu? Sana mı bıraktı telefonunu?
Kimseyle konuşmak istemiyor yani öyle mi?
Benim ile de konuşmak istemiyor.
Şükrü Abi ne olur söyle nereye gitti?
Söyleyemem Defne.
Ya Şükrü Abi konuşmam lazım diyorum.
Niye anlamıyorsun?
Defne, lütfen ısrar etme söyleyemem.
Şükrü Abi, halimizi görmüyor musun ya?
Ne olur diyorum, lütfen diyorum ya.
Benim onunla konuşmam lazım. Ben biliyorum onun da bana ihitiyacı var.
Ne olursun söyle, nereye gitti?
Söyleyemem Defne.
Ne haber?
Vallahi havadisler sende.
Ne var ne yok?
Off! Hiç sorma ya.
Çok fena şeyler oldu ha!
Ne oldu be?
Oğlum, Ömer, dedesini orada görünce var ya...
Alev topuna döndü ya, yandı ortalık resmen.
Büyükiplikçi istemeye mi geldi?
Ya işte Neriman cadısı oyuna getirdi Defne'yi...
...şimdi Ömer ile araları açıldı falan.
Fena.
Lan ya! Ah ulan!
Ne geliyorsa başımıza bu yalancılardan geliyor ha!
Öyle.
Ya ne yapacaksın? Kaçamıyorsun da abi her yerdeler.
Yapacak bir şey yok.
Bir insan yalan söylemeye karar verdi mi durduramazsın onu.
Seni de çeker içine.
O böyle yürüdükçe yürür, yayıldıkça yayılır...
...hepimizi kirletene, herkesi çamura bulayana kadar.
Güya en mutlu günü olacaktı kızın ha!
Ulan Allah kahretsin be!
Nerede şimdi?
Gitti. Bilmiyorum Ömer'e gitti galiba.
Ya manyak gibiydi Hüso. Gözlerini görmen lazımdı.
Biz bir yandan Türkan Teyze'ye çaktırmamaya çalışıyoruz...
...e kadının sağlık durumu malum...
Ha yüzükler takıldı yani?
Tabii tabii. Ömer'i biliyorsun işte.
Adam geldi, bütün soğuk kanlılığı ile taktı yüzüğü.
Defnesini zor durumda bırakır mı?
Delikanlı adam abi.
Öyle.
Ee şimdi?
İşte orasını biz de bilmiyoruz.
Yaşayarak göreceğiz bakalım.
Defne.
Aa Zübeyir sen burada mıydın ya?
İşim uzadı mesaiye kaldım.
Ha çıkmıyor musun yani?
Yok biraz daha çalışacağım. Sen ne yapıyorsun bu saatte burada?
Ben... İş var. İş için geldim.
Ben buradayım. İşin bitince bana haber. Bırakayım seni eve.
Araba aldım da yeni, çok güzel.
Şey sen beni bekleme ya.
Benim işim biraz uzar. Uzar kesin uzar yani.
Zaten çok artık yorulmuşsun yani. Gözlerinin altı...
...mosmor olmuş. Gidip dinlenmen lazım. Çalışma artık.
Ya bana yakışıyor ya. Yani seviyorum ben.
Hani böyle meşgul insan hesabı.
Hani uyku uyumuyor falan. Karizmatik bence. Sence değil mi?
Yok, değil.
O bayağı çökmüşsün sen ya. Gidip dinlenmen lazım.
Yapma ya o kadar mı?
Vallahi o kadar.
Zombiye dönmüşsün ya. Git dinlen. Git git.
İyi ben gideyim o zaman. Peki sen nasıl döneceksin?
Taksiyle dönerim. Problem yok.
Ya Defne içime sinmedi be. Bekleyim ben seni.
Ay sinsin. Sinsin. Sinsin.
-İyi. -Ben giderim. Hadi bakalım.
-Tamam hadi görüşürüz. Bay bay. Kolay gelsin. -İyi geceler.
-Görüşürüz. -Bay bay.
Ömer telefonunu Şükrü'ye verip gitmiş.
Ay sakin ol Necmi!
Kafasını yerleştirmeye gitmiştir.
Bakarsın barışıverir dedesi ile.
İnanamıyorum sana. Ömer'i kırdık, üstelik...
...Defne'nin, Ömer'i kandırmasına sebep olduk. Aralarını açtık.
Ay ne yapalım Necmi? Biz de Kader kurbanıyız.
Kader derken Hulusi babamı kast ediyorum.
Hani kaderimizi o tayin ediyor ya...
Neriman, bir usanmadın burnunu şu çocukların işlerine sokmaktan.
Aralarına girmekten... Rahat mı şimdi için?
Bak ikisi de acı çekiyor. Bu muydu istediğin?
Ay tabii ki değil Necmi.
Ben sadece Hulusi babamın benden isteklerini...
...yerine getiriyorum.
Arada olanlar da eğitim zayiatı öyle mi?
Ay Necmi daha fazla üstüme gelme.
Ya benim çok mu hoşuma gidiyor Ömüşümü üzgün görmek?
Ama ne yapayım?
Nereye gitti bu çocuk ya?
Neredir kim bilir!
Gel babacığım gel.
Şimdi senin yine sırtın tutulmuştur kesin sinirden.
Birazcık ovayım ben seni. Gel.
Yine ortalık fena karışmış galiba?
Ya ama merak etmeyin düzelir.
Yok kızım yok. Bu sefer çok fena.
Ömer ortalarda yok.
Ee tamam çıkar.
Bence önce biraz siz sakinleşin.
Ya sonuçta olayları izlemek dışında hiçbir şey yapamayacaksınız.
Bari üzülmeyin.
Sude, kızım sen ne zamandır meselelere...
...böyle aklıselim bakmaya başladın?
Ne sandın? Benim kızım koskoca bir dergi yönetiyor.
Aramızdaki en akıllı insan o.
Ay canım su kuşum.
Günaydın.
Defne.
Burada mı uyumuş bu ya?
Defne.
-Defne! -Ayy!
Ne oldu?
Ay sabah oldu mesela. Günaydın.
Sen niye burada uyudun?
İş var bitmesi gereken. O yüzden sabahladım.
İş mi? Ne işi?
Derya biz neredeyiz? İş yerindeyiz.
Burada ne yapıyoruz? İş yapıyoruz. Ne saçma sorular bunlar ya.
Ay sen sabah huysuzu musun nesin?
Defne, kavga mı ettiniz?
Kıskançlık mı var?
İftira? İhanet?
Ömer Beyi başka birisiyle mi yakaladın.
Ay kız anlatsana be!
Derya çık!
Çık, şu an seninle hiç uğraşamam ben.
Üff! Aman iyi tamam.
Sen de bir açıl çay iç bir şey yap. Bütün gün böyle çekilmezsin bak.
Ne deseydim?
Eve gidemiyorum, anneannem şu halimi...
...görse kahrımdan ölür mü deseydim?
Ay Şükrü ne demek telefon bende?
Söyle bakayım bana, Ömer'im nerede?
Yok efendim.
Onu anladım. Söyle, Ömer nerede?
Söyleyemem.
Niye? Telaffuzu zor bir yer mi?
Söylemememi rica etti efendim. Yalnız kalmak istiyormuş da.
Şükrü, sen bizim çalışanımız değil misin!
Çabuk söyle, Ömer nerede?
Ben Ömer Bey'in çalışanıyım Neriman Hanım ve söyleyemem.
Ay bu da tam katır çıktı.
Şükrü, bak biz de Ömer'in akrabalarıyız.
Hadi söyle bana. Kömüş gözlüm nerede?
Söyleyemem Neriman Hanım.
Ayy! Ayy sinir geldi tepemden!
Yok Neriman Hanım olmaz.
Yani boşuna yormayın kendinizi. Gerçekten söyleyemem.
Ay basbayağı söylemiyor ayol!
Şükrü bak belki yardımımız dokunur.
Bizim şu anda Ömer'in yanında olmamız lazım. Yalnız kalması doğru değil.
Necmi Bey, öyle düşünseydi gittiği yeri söylerdi değil mi?
Yani öyle düşünmüyor demek ki.
Yav sen Ömer'i tanımıyor musun kardeşim?
Ömer'in şu anda bize ihtiyacı var.
Bunu kendi itiraf etmez. Hadi söyle! sır değil ya.
Kusura bakmayın Koray Bey söyleyemem.
Ay yoksa kendine bir şey mi yaptı?
Konuş benimle! Doğruyu söyle Şükrü! Dile gel Şükrü!
Kız konuşsana!
Koray Bey, bırakabilir misiniz lütfen!
Ayy kendini yollara mı vurdu? Meczup mu oldu?
Ay tanınmaz halde mi yoksa?
Görsek tanımaz mıyız? Eski yakışıklıdan eser mi kalmadı?
Ay konuş Şükrü konuş!
Konuşamam Koray Bey. Lütfen bırakabilir misiniz ne olur!
Ne demek konuşamam? Lal mi oldun?
Söyle be adam! O bizim biricik Ömüşümüz.
Ay söyle sahip çıkalım! Ömüş nerede nerede?
Koray Bey, çok rica edeceğim efendim.
Ne olur bırakın. Yani söyleyemem, gerçekten.
Aman iyi be! Bu da kırk yılın başı bir şey biliyor diye...
...havalara girdi.
Hayatım bu saçla bilsen ne olur bilmesen...
Iyy saç saç değil, pamuk şekeri.
Kendine bak biraz. Yetmiş üç yaşında mısın?
Değilim.
Iyy bir yıldır aynı takım elbiseyi giyip duruyorsun.
İçim kalktı resmen. Biraz değişime git hayatım.
İki havalandır öyle giy. Hem demoda hem de ketumsun.
Sevimsiz.
Teşekkür ederim.
Ne?
Sağ ol.
Ay sana hakaretler yağdırdım, kötü söz söyledim.
Sinirlenir misin?
Genelde hayır.
Ay ay ay sinirlenmiyor! Tansiyonum düştü.
Alınmıyor da. Ay nasıl bir modelsin sen?
Nasıl bir cinssin? Ayarlarımı bozdun.
Defol git evimden. Seni istemiyorum evimde. Hadi!
Yalnız burası Ömer Bey'in evi, Koray Bey.
Aa ayy ay! O zaman ben gidiyorum.
Bana bak, beni sakın bir daha arama tamam mı!
Seni her yerden sildim. Ayy antipatik adam!
Ayy çıkış nerede?
Ayy Ömüş!
Ömüş.
Şükrü Abi.
Günaydın.
Günaydın Sinan Bey.
Evet.
Anlat bakalım abi.
Sabah işte dediğim gibi çok keyifsizdi.
Şimdi de Ömer yok.
Yok.
Sen de nerede olduğunu kimseye söylemek istemiyorsun.
Yani Sinan Bey ne olur siz de benden bunu...
...istemeyin çok rica ediyorum. Lütfen.
Yok abi yok. İstemiyorum istemiyorum.
Ne yapalım bırakalım biraz yalnız kalsın.
Zaten eğer bana ihtiyacı olursa ben onu bulurum merak etme.
Günaydın Yasemin Hanım. Aaa!
Yüzüğe koş! Evleniyor musunuz?
Ne yüzük mü?
Ne olmuş?
Bakayım bakayım bakayım.
İnanmıyorum. Nişanlandınız mı?
Ay bu kaç karat?
Ay çok pahalı yani. Bizim evi kesin alır.
Hayırlı olsun Yasemin Hanım.
Allah tamamını erdirsin.
Teşekkür ederim. Darısı hepinizin başına.
Kızlar, kutlamak için hepinize alışveriş çeki hediye edeceğim.
Aa bomba!
Ciddi misiniz?
Ee herhalde. Burada kutlamaları böyle yapmıyor muyuz?
Aşk olsun Yasemin Hanım bize yok mu?
Şuna bak kıskanç!
Tamam tamam hepinize. Söz.
Ya on numarasınız. Çok şeker değil mi?
En tatliş patron sizsiniz. Sizi çok seviyoruz.
Bugün sabaha kadar çalıştırsanız bizi, inanın gıkımız çıkmaz valla.
Ya öl deyin ölelim Yasemin Hanım ya. Valla bak ya valla.
Tamam tamam işinizi yapın yeter.
Hatta ben de. Hadi.
Tekrar hayırlı olsun.
Ben son havadisleri geçeyim. Defne burada uyumuş.
Ömer Bey de yok. Kesin kavga ettiler.
Hatta belki de ayrıldılar bile.
Defne burada mı uyumuş?
Evet. Masasında böyle iki büklüm.
Sizce de tuhaf değil mi? Kesin magazin var.
Zaten ayrılmaları lazım. Birbirlerine hiç uymuyorlar ki.
Ömer Bey'in Defne ile ne gibi bir işi olabilir yani?
Derya, sen ne zamandır başkalarının ilişkilerine...
...bu kadar burnunu sokar oldun? Ayıp değil mi?
Yok canım, ben öyle yorum yaptım yani. Kötü niyetten...
Yapma!
İyi kötü yapma! Kendi hayatın ile ilgilen.
Gerek yok.
Odaya da iki kahve gönder bize hemen.
Size?
Defne ile canım.
Defne'nin odasına gidiyorum.
Ay ne Defne'ymiş arkadaş ya.
Yasemin Hanım'ı bile fethetti.
Allah Allah!
Ben bu kızın sırrını çözeceğim ama dur bakalım.
Kızıl saçtan mı oluyor acaba. Ben de mi...
...saçımı kızıla boyatsam ya.
Olabilir ha!
Defne.
Aa Yasemin Hanım hoş geldiniz.
Kusura bakmayın kılığım kıyafetim biraz şey.
Bırak şimdi. Neden burada kaldın?
Kahveleriniz, buyurun.
Sağ ol Derya.
Defne iyi misin? Sakinleştin mi biraz?
Ben sakinim zaten Derya.
Ha. Öyle sabah şey yapınca...
...merak ettim aklıma takıldı.
Aa aa! Buralar ne böyle çok tozlanmış!
Ben de takıntılıyım, obsesif.
Hiç gelemem toza. Şöyle biraz...
...temizleyim. Siz konuşun, takılmayın bana.
Derya!
Efendim.
Hadi canım.
Peki.
Ömerler beni istemeye geldi.
Şimdi bu durumdayız.
Ee şahane haber.
Evet çok güzel ama...
...ya bizim şu an aramız çok fena bozuldu.
Şimdi anneannem de evde tabii. Gidemedim burada kaldım.
Çünkü çok mutluydu. Şimdi gidip onu üzmek de istemedim.
Anlıyorum.
Bugün kendimize izin versek ne dersin?
Siz... Sizin ile?
Evet. Yani illa çıkıp dolaşmamıza gerek yok.
İstersen bende de oturabiliriz, kız kıza.
Böyle erkeklere sayıp söveriz.
Sonra da bende kalırsın.
Yani böyle zamanlarda tebdili mekan iyi gelir.
Bilemedim.
Bak bence çok iyi fikir. Sen bana güven.
Hem daha güzel bir planın var mı?
Anlaştık. Gidiyoruz.
Bu arada Ömer nerede bilmiyoruz değil mi?
İşte yine ben! Bombalar ile ben!
Aa aa bomba dedim! Merak etsenize.
Ayy Koray Bey, yani hayatınız dram...
...hayatınız skandal. Ama bir şey söyleyim mi?
Hiçbir zaman beklentiyi karşılayamıyorsunuz.
Sen! Çirkin ağızlı, minik vücutlu,...
...fındık kurdu, plaza eskisi Derya...
Ay sen beni beğenmiyor musun şimdi?
Benim magazinim sıfır, öyle mi düşünüyorsun?
Vallahi yani bütün o hakaretleriniz dışında...
...resmen öyle.
Şu an öyle bir iş yapıyorum ki...
Ekran karşısında, anneleriniz ''Ah!'' çekecek.
Medyanın kurallarını yeniden yazıyorum.
Koray Sargın nesiller boyu konuşulacak.
Çocukları sırayla gönderin. Kast görüşmesine hazırım.
Hadi ama çabuk! Meşgulüm.
Selam.
Selam.
Ya bizim bir ayakkabı işi vardı.
Sen getiririm dedin ama herhalde bir aksilik oldu getiremedin.
Ben gelip alayım dedim.
Geçsene içeri.
Bir çay koyayım.
Anlatayım, aksiliği.
Bak hocam...
...sen harbiden delikanlı adammışsın.
Bu ayakkabıyı istediğinde bile...
...iş için falan dedin, canım yanmasın diye.
Öğrendin demek?
Öğrendim.
Ya ben yaptım aslında ayakkabıyı.
Sana getiriyorum dediğimde de getiriyordum harbiden.
Ama sonra...
...yapamadım.
Vazgeçtim.
Acıtamadım canımı o kadar.
Anlar mısın bilmiyorum.
Yok, anlıyorum.
Anlamıyorsun.
Zor tabii de söylemem lazım.
Delikanlılık falan bunu gerektirir çünkü.
Ben unutamadım onu.
Nasıl?
Yasemin'i?
Gitmedi yani buradan. Silinmedi.
Yanlış anlama, böyle harekete geçecek...
...yürüyecek falan değilim. Asla da yapmam öyle bir şey.
Ama...
Durum budur.
Söylemesem olmazdı.
Tamam.
Anladım.
Ben Yasemin'i seviyorum.
Hep de seveceğim.
Ve biz yüzük taktık.
Hayırlı olsun.
Yanlış anlama.
Yani canını yakmak için söylemedim.
Ama ben de bunu söylemesem olmazdı.
Bizim de durumumuz bu.
Yani bil istedim.
Neyse ben Sadri Usta ile konuşur...
...ayakkabı işine bakılır.
Bu arada dürüstlüğün için teşekkür ederim.
Al bakalım.
Bu tip zamanların biricik ilacı.
Kadın kalbine en iyi gelen şey, çikolatalı dondurmadır.
Teşekkür ederim.
Gerçi bana pek iyi geleceğini sanmıyorum ama...
Olsun canım, sen yine de bir dene.
Hatta benim yerime de ye.
Şimdi gelinlik falan, bayağı dikkat etmem lazım.
Ay sahi! Ben sizi tebrik etmeyi unuttum.
Çok özür dilerim.
Mutluluklar. İnşallah çok mutlu olursunuz.
Ay canım teşekkür ederiz.
Hadi şimdi sen anlat.
Hatta sesli düşün. Bu da iyi gelen bir diğer şey.
Yani...
Ömer haklı.
Ama ben de haklıyım.
Zaten işte bütün sorun da bu. Yani...
Niye birbirini iki seven insan böyle sorunlar yaşar?
Hiç anlamıyorum. Anlayamıyorum.
Sosyal baskı, süper ego...
Aa canım aşk ve gurur işte.
Yani aşkın karşısındaki en büyük düşman, gururdur.
Gurursuz da yaşanmıyor ama.
Aşksız da...
Doğru.
İkisi bir arada zor diyorsunuz.
Bir ipte iki cambaz gibi.
Yani...
Yani bir noktada birinden vazgeçmek gerekiyor.
Çöz çözebilirsen.
Ay hayatım o sevimsize vermeyelim sorbemizden.
Hangi sevimsiz kuşum?
Ay işte Şükrü. Son sevimsiz.
Haa! Pis Şükrü!
Ayy vermeyelim tatlım. Hatta sıcaktan bayılsın.
Nemden saçları alnına yapışsın, biz yine de vermeyelim.
Ayy yalvarsın, diz çöksün, inim inim inlesin.
Ama biz yine vermeyelim.
Evet hayatım. O bize Ömüş'ün yerini söyledi mi?
Söylemedi.
O kadar ısrar ettik hem de kaç kişi.
O bize bir ipucu bile verdi mi?
Vermedi.
Biz de ona vermeyelim tatlım.
Ayy zaten Ömüş dönsün, ilk iş onu kovduracağım ben.
Kovdur tatlım kovdur. Gitsin pandomim yapsın.
Tabiatına daha uygun.
Ayy şu an var ya düşünüp düşünüp olay çıkaracağım.
Ay sen nasıl söylemezsın!
Sen kim köpeksin! Hadsiz! Haysiyetsiz.
Ay yüzsüz işte. Aile terbiyesi almamış.
Ay bütün bunlar görgü meselesi hayatım.
Değil mi hayatım, sorma kuşum. Saygısız.
Ay herkescikler biz mi tatlım?
Bizden eliti Manhattan'da.
Ay orada bile zor bence.
Ah! Bir an düşündüm, evet.
Sude.
Sinan, ne haber?
İyi.
Ömer'den haberin vardır.
Var.
Uzaklaşmış diyorlar.
Kimse nerede olduğunu bilemiyormuş.
Ya öyle diyorlar.
Ee sen biliyorsundur.
Ee tahmin ediyorum.
Bence de.
Ee sen ne yapıyorsun, nasıl gidiyor?
Nasıl olayım ya işte, parçalı bulutlu.
Ha bu arada tebrik ederim. Derginin son sayısında patlatmışsın.
Sağ ol. Ha bu arada sizin şu katalog çekimi...
...temmuzda istiyorum onları.
Sekiz sayfa hepsi.
Sen ciddi misin?
Evet.
Hayırdır Sude?
Çok beğendiğimi fark ettim diyelim.
Ya bir de o kadar emek ziyan olmasın.
İyi. Peki. Tamam yani?
Aynen.
Güzel. Süper. Süper. Sağ ol.
İyi görüşürüz.
Görüşürüz. Ha Sinan...
...Şebnem ve Alpt'ten haberin var mı?
Yani hiç konuştun mu?
Yok niye ki?
Roma'ya gitmişler.
Evlenmeye...
Aa a! Ne diyorsun!
Yaa. Affetmişler birbirlerini.
Ee süper haber bu ya. Çok iyi çok iyi.
Sude.
Efendim.
Ya aslında alakasız da hani bir...
...benim sana bir şey sormam lazım.
Sor.
Ya şimdi kadın için...
...kendisini hala seven eski sevgili...
...tehlike midir?
Kadın için değil.
Ama kadının şu anki sevgilisi için tehlikedir tabii.
Yani kadınlar bayılırlar sevilmeye.
Hatta hiçbir kadın, hiçbir eski sevgilisi...
...onu unutsun istemez.
Yani böyle bir zevk alıyoruz herhalde bundan.
Ne bileyim, gizli fantezi gibi bir şey.
Allah cez...
Tamam. Tamam sağ ol Sude sağ ol.
Görüşürüz.
Görüşürüz.
Soksaydın bıçağı çevirseydin bir de üstüne.
Off!
Bu ne demek şimdi ya?
Neyin fantezisiymiş?
Ay Korişim bu Sude'ye bir şeyler oldu.
Ay yüzünde güller açıyor, bir hayat enerjisi geldi sanki.
Ayy tazelendi.
Ay hayatım başarıdan falandır o.
Ha. Ay. Bilemedim
Biliyorsun hiç anlamam ben bu iş meselelerinden.
Ay hayatım bence ondan. Bak sana bir şey deyim mi?
Hücreleri yenilemenin iki yolu var.
Biri aşk diğeri de başarı.
Ay aman neyse boş ver hayatım.
Ay bir ara ne nemrut bir şeydi. Kök söktürüyordu bize.
Geceleri yatağımda sessiz hıçkırıklara boğuluyordum Korişim.
Ay bilmez miyim hayatım. Cadının tekiydi.
Ay zaten keçi de bunu terk etmişti.
Ay hayatım adam da ne yapsın yani gönül bu.
Ay demek ki seviyormuş Yasemin'i. Bizimki de kaldı ortada şey gibi.
Aman. Belki artık Sinan'ı beğenmiyordur.
Ne de olsa yürüdü gitti kızım benim.
Ay kim bilir ne kadar maaş alıyordur?
Ha ayy! Kız Nerom acaba böyle yirmi, yirmi beş alıyor mudur?
Aa aa bilmem. Alıyor mudur o kadar?
Yok hayatım vermezler. Yaşı ne başı ne yani.
Aa aa! Ay acaba veriyorlar mıdır?
Ay ne bileyim hayatım. Ay valla veriyor da olabilirler tatlım.
Ayy zaten kızım artık uçtu, yürüyor, gidiyor.
Ay bir de kendisi gibi başarılı,...
...kendisi gibi zengin,
...şöyle yakışıklının yakışıklısı...
...bir çocuk bulursa...
Ay değil mi hayatım?
Ay böyle ikisi böyle yan yana oturur.
Biz de karşılarına geçer onlar seyrederiz.
Ay çocuk böyle içimize sinerse bakarsın evlenirler de.
Çocukları falan da olur onların.
Ay ne bileyim. Yapabilir mi?
Hayatım çocuk yapmakta ne var. Şey...
Ayy! Hayatım onu biliyoruz.
Korişim yani anneliği becerebilir mi?
Yani gerçi ben layıkıyla...
...anneliği başarıyla yaptım ama...
...herkesin harcı değil tatlım.
Ay benim su kuşum kendisi çocuk zaten.
Oyy ay bebeğim o benim daha!
Ayy hayatım yok yok beceremez.
Bir de dağınık. Ay bir de çocuğunu falan unutur.
Arabada, orada burada vallahi...
Ay yok hayatım Sude'den anne manne olmaz. Sen bunu unut.
Tatlım, su kuşum sen burada mıydın?
Ay hayatım biz de şeyden bahsediyorduk...
...Penelope'den.
Penelope?
Ay ne tatlı değil mi?
Kim?
Penelope işte tatlım.
Rahat olun rahat olun.
Ee ayrıca...
...maaşım gayet iyi.
Hani beni adam yerine koyuyorlarsa...
Aa aa! Ayol ne alaka tatlım?
Biz ondan mı konuşuyorduk ki?
Ay hayatım biz senin maaşını niye konuşalım.
Ay bu da! Hayatım biz şeyin maaşından konuşuyorduk...
Penelope'nin maaşından.
Penelope'nin? Evet de yemedim.
Ayrıca ben evlenmeyi falan düşünmüyorum.
Hele çocuk yapmayı hiç düşünmüyorum. Lütfen böyle hayaller kurmayalım.
Ayol ne hayali aşk olsun.
Ay sen her şeyi yanlış anlamışsın.
Ay yok hayatım. Biz şeyden bahsediyorduk, Penelope'nin...
...çocuğundan konuşuyorduk annenle.
Ayy görmen lazım, yeni doğum yaptı.
Ay böyle vermişti kiloları, incecik kalmış?
Ay ben böyle ilk odaya girdim, ondan sonra da...
...böyle çeyrek didiştirdim böyle. Ay görmeniz lazım böyle...
...boncuk boncuk gözler.
Ay nasıl karakteristik bir surat.
Ay bayıldım o çocuğa bayıldım.
Aynı babası. Babası da şeydir...
Javier'dır. Hani bilir misiniz bilmiyorum da...
...çok yakın arkadaşlarım olur.
Tanımayabilirsiniz tabii.
Tabii de Koriş bence sen kendini hiç boşuna yorma.
Ben serinim. Sana ne diyeceğim?
Hani senin şu iptal olan meşhur çekimin var ya...
...onu Temmuz ayında yayınlayacağım.
Ne! Ay sahi mi?
Sahi.
Ay Nerom duydun mu?
Ay duymaz mıyım? Su kuşum kıyamadı Korişine.
Ay hayatım gel, sana ben bir sarılayım.
Ah su kuşum benim hayatım!
Ay şu an var ya mutluluktan tansiyonum falan düşecek.
Ay benim var ya bunu hemen Penelope ile paylaşmam lazım.
Ay onunla konuşayım. Ay şuradan da bir dal şey alayım falan.
Yerken konuşurum.
Al, bunu da al, al.
Ay ah ver hayatım.
Penelope?
Hı hı Penelope, arkadaşı.
[O yıldızdan öbür yılıdıza atladığımı düşünürdüm hep.]
[Her seferinde de şunu düşünürdüm;...
...ya eşsizsek?]
[Ya bu koca evren aslında hepimizi eşit derece seviyorsa?]
[Ya hiçbirimizin hayatı aslında diğerinden daha önemli değilse?]
[Ya biz bir yıldız oluyorsak?]
[Ben bu adamı çok seviyorum!]
[Ya çok acayip değil mi?]
[Defne, gülme hiç komik değil.]
[Ömer...
...sen benim bütün eksik yanlarımı tamamlıyorsun.]
[Ben seni çok seviyorum.]
[Ee madem o zaman bırakmayayım seni.]
[Bırakma tabii, hep yanımda ol. Hiç ayrılmayalım.]
[Gel buraya.]
[Evet öyle ama yani yüz kere bin kere şanslıyım.]
[İyi tasarımcısın, hem en iyi şefsin.]
[Bence bundan daha da önemlisi, mükemmel bir sevgilisin.]
[-Gülüyor musun sen? Yok.]
[Vallahi bak bir çarparım şimdi.]
[Basbayağı kumpasa ortak oldun.]
[El birliği ile beni buraya sürüklediniz.]
[Mecbur bıraktınız.]
[Emrivakilerden hoşlanmadığımı da biliyorsun değil mi?]
[Hem de çok iyi biliyorsun Defne.]
[Biliyorum.]
[Biliyorum, söylediğin her şeyi farkındayım ama engelleyemedim.]
[Üzgünüm.]
Ne haber aşkım?
İyiyim. Şimdi işten yeni çıktım. Uzun sürdü de işim.
Ayy kıyamam sana! Yorulmuşsundur.
Iıı şey Yasemin.
Sana geleyim mi veya müsaitsen.
Ay çok isterdim ama Defne burada. Terapi yapıyoruz.
Yarın görüşelim olur mu?
Tamam peki.
Sinan sen iyi misin?
İyiyim iyiyim. Şey yarın konuşuruz.
Tamam sevgilim öpüyorum.
Ben de.
Yasemin Hanım ben gidiyorum.
Aa aa nereye?
Şükrü Abi'nin evine gideceğim.
Ya mutlaka Ömer'in nerede olduğunu öğrenmem lazım.
Ne yapıp ne edip öğreneceğim.
Yok ben böyle duramayacağım yani.
Evini biliyor musun ki?
Yok bilmiyorum.
Ee nasıl gideceksin?
Bulurum herhalde.
Ay canım olur mu öyle şey?
Dur ben adresi öğreneyim gidelim.
Size de zahmet olacak ama.
Ay biraz öyle olacak ama.
Yok kararlısın belli, yapacak bir şey yok.
Derya.
Burası galiba.
Geliyorum.
Şükrü Abi.
Şükrü Abi benim Defne.
Buyurun.
Iı şey...
Şükrü Abi evde mi ya? Ben onun iş yerinden arkadaşı oluyorum da.
-Defne! -Şükrü Abi.
Ne olur yalvarırım Ömer nerede söyle ya?
Lütfen söyle! Nerede Ömer ya?
Sen içeri geç.
Gel Defne gel.
-Defne. -Şükrü Abi ne olur söyle ya! Nereye gitti?
Gerçekten bak çok önemli diyorum ya!
Konuşmam lazım! Çok acil konuşmam lazım!
Defne, bak sen bana bir söz verdin değil mi?
Mektubu getirdiğimde...
...Ömer Bey'i kandırmayacağına, onun için...
...hep iyi şeyler düşüneceğini söyledin.
Şimdi bak aranızdaki husumet ne bilmiyorum.
Mektupta yazanları mı okudu? O da beni ilgilendirmez.
Ama ben işlere Müdahale etmem Defne.
Ömer Bey bana Defne'ye söyle demediyse söyleyemem.
Kusura bakma.
Bak çözersiniz tamam mı?
Eğer kalbinden doğru şeyler geçiyorsa niyetin iyiyse....
...sonu da hep iyi olur.
Öyle düşün. Gerçekten.
Hadi git yat artık.
Uyu. İyi görünmüyorsun. Hadi Defne.;
-İyi geceler Şükrü Abi. -İyi geceler.
Tamam mıyız?
Yeterince çılgınlık yaptıysak vurup kafayı yatalım derim ben.
Tamam değiliz.
Asıl şimdi nereye gitmem gerektiğini biliyorum.
Ay korkutuyorsun beni Defne.
Nereye?
Ağzına bir şey kaçacak.
-Ne kaçacak kızım? -Ya ne bileyim.
Yaz geldi, sinek minek girer.
Yok yok bakıyorum ben. Eğer girerse müdahale ederim.
Ya Nihan...
Bu Defne niye eve gelmiyor? Böyle saçma şey mi olur?
Aşkım sen deli misin? Defne şu an bildiğin...
...manyağın dibi yani. Türkan Teyze öyle mi görsün kızı?
Yok yok görmesin. Hemen anlat vallahi.
Zaten dün gece uyuyamıyorum...
...Defne'nin mürüvvetini göreceğim diye dolandı durdu ortada..
İşte. Yani şekeri falan fırlayacak kadının. Hiç gerek yok.
Ya nerede peki Defo?
Mesaj atmış Yasemin Hanım'daymış.
Kız vallahi girdi, sinek girdi.
Hani?
Vallahi sinek yedi kadın ya, gördüm.
Saçmalama canım!
Kurban mı bu? Yememiştir yememiştir.
Ya yedi diyorum Serdar. Sindiriyor şu an kadın.
Aman canım. Yesin olmaz bir şey.
Değil mi? Yani organik gıda sonuçta.
Nihan?
Tadı nasıl acaba?
Aşkım gerçekten mi ya?
Hayatından o kadar mı sıkıldın?
Sen hiç merak etmiyor musun?
Etmiyorum. Ergen olmadığım için etmiyorum.
Bir şans verilebilirdi bence. Sen erken kapadın mevzuyu.
Bence biz kavuna bir şans verelim. Al.
Hadi.
Ee löpletmişsin ama.
Olmamış diyorum Serdar ya. Gidip şu kavunu keser misin?
Ayrıca ben mi istiyorum? İsomuz istiyor.
İsomuz topacımız.
Şu İso da bir gelseydi artık...
Ayy hayatım adam bir yaşlanmış bir yaşlanmış var ya...
...yani böyle bir gözü toprağa falan bakıyordu.
Ay bir çök bir dağıl... Yani şimdiden var ya...
...öteki dünyaya gitmiş de gelmiş gibi bir hali var valla.
Bey babam değil mi?
Yok kız. Kevin Kostner'dan bahsediyorum.
Geçen gün gördüm. Bir televizyon kanalında röportaj falan yapıyordu.
Ay görsen var ya asla tanıyamazsın.
Kim bu gucibik falan dersin adama.
Ay tanırım Korişim, tanımaz mıyım?
Asla tanıyamazsın!
Ay Korişim tanırım.
Benim yüz hafizam çok kuvvetlidir.
Ah Nörom hayatım...
Sana bir şey deyim mi, yani o kadar paran da olsa...
yine yaşlanıyorsun. O anti agingler falan var ya...
...hepsi yalan valla.
Ayy o gençliğinin kıymetini bilemedi valla Kevin.
Ne maceralar, ne maceralar...
Nerede akşam, orada sabah...
Ay bir de bir şey daha deyim.
Bu Kevin'ın flört ettiği bir kadın vardı.
Ay bizim hattaSude'ye benziyordu.
Aa ayy Sude deyince Sude nerede?
Tatlım yatmıştır. İstersen biz de yatalım.
Odanı hazırlatayım.
Ay yok hayatım. Evimde uyanmak istiyorum ben.
Yarın sabah var ya, dünya kadar işim var benim.
Ay bana mıydı bu?
Hı sanaydı tatlım.
Uyuyoruz şurada, uyuyan adama saygı yok, demek istiyor.
Bu hala burada mı?
Ay bu da mı bana?
Bu da sana tatlım.
Evine gitse de artık uyusak...
...bu nasıl misafirlik, demek istiyor.
Demek istemekle kalmadım Neriman. Aynen öyle diyorum.
Gitsene Koray evine.
Ay ne kadar ayıp Necmi!
Misafirimiz o bizim.
Ay şu an var ya, çok kırıldım ben.
Kırılma tatlım kırılma. Uyku sersemi o.
Ne dediğini bilmiyor.
Ya siz yine beni bayağı bir delirteceksiniz ya.
Bayağı bir delirteceksiniz ha.
Delirme Necmicim, sen de delirme.
Korişin bu aralar çok hassas bir dönemi. Her şeye alınıyor.
Ne yapalım aile dostumuz, idare edeceğiz artık.
Ayy benim gidesim var vallahi.
Git Koray git. Durduğun hata.
Saat kaç oldu? Hadi git evine hadi.
Hadi Neriman hadi.
Ayy Nerom hayatım sana bir şey deyim mi?
Hem aksi hem de erkenden uyuyan bir kocan var.
Vallahi ömür geçmez. Sen yine var ya iyi katlanıyorsun.
Yılların hatırı var Korişim ne yapacaksın.
Ay hayatım yatsın kalksın dua etsin.
Senin gibi bir kadın var vallahi hayatında.
Sen olmasaydın var ya, çürümeye başlamıştı.
Var ya belediye bile kaldırmazdı sizin naaşınızı.
Koray sen hala burada mısın? Hadi kış!
Ay bu da bana sardı.
Ay teessüf ederim Necmoş Bey.
Yani Neromun hatırı olmasaydı olay çıkarırdım.
Bu eve de bir daha ayak basmazdım.
Nerede o günler Koray nerede o günler? Hadi kış!!
Hadi hadi kış hadi!
Ay neyse hayatım ben gideyim.
Hadi iyi geceler tatlım.
İyi geceler canım.
Ay sabırlar diliyorum sana. Ay geliyor da!
Ay hadi biz de yatalım madem. Zaten aklım Ömüş'te.
Neriman, kırıp döküyorsun sonra da aklım Ömüş'te diyorsun.
Nasıl iş, anlamadım.
Ay üstüme gelme Necmi, yengeyim ben.
Yengeyim ben. Yengeyim ben.
Ay ne oluyor?
Kim bu ya gecenin bu yarısı?
Neriman Hanım konuşmamız lazım.
Bu saatte rahatsız ettik ama...
Geçin geçin.
Yasemin gel ben sana mutfakta bir bitki çayı yapayım.
Gel.
Mahvettiniz siz beni ya.
Beni de mahvettiniz, hayatımı da mahvettiniz ya.
Ya ben Ömer'e aşık oldum diyorum.
Eğer siz olmasaydınız ben onu bir an bile üzmeyecek kırmayacaktım.
Ama hep sizin oyunlarınız.
Hep menfaat, hep kötülük.
Sizin yüzünüzden yalancının biri oldum çıktım.
Ömer'e oyun oynayıp duruyorum ben.
Ben böyle biri değilim tamam mı!
Ben böyle olmak istemiyorum.
Ya benim tek bir istediğim bir şey var.
O da Ömer ile sakin, huzurlu, mutlu bir hayat.
Ama yok! Ama yok!
İlla bir dalavere illa bir sahtekarlık!
Gerçekten gerçekten sizin yüzünüzden ben kendimden nefret ediyorum.
Ya kendimden nefret ediyorum ya!
Defne, bak sen daha çok küçüksün.
Bak bunlar hep hayat.
Sana demiştim, hayat böyle.
Selavi. Bazen böyle durumlar çıkar.
Çıkacak da karşına.
Bunlarla baş edeceksin.
Maalesef hayat her zaman yüzde yüz adil değil.
Kötülüğün içindeki iyiyi bulmak, senin görevin.
Bak eğer Ömer ile evleneceksen kadın olmayı öğrenmen lazım.
Kadın olmak böyle bir şey. Bizim görevimiz...
...siyah ile beyazın arasına grileri yerleştirmek.
Hayatı daha yaşanılır kılmak.
Bak eğer bu Dünya erkeklere kalsaydı...
...şu anda zaten dinozorlar gibi çoktan yok olmuşlardı.
Neriman Hanım siz ne diyorsunuz ya?
Ne diyorsunuz?
Ömer şu an burada mı?
Benimle mi? Yanımda mı?
Değil!
O zaman? O zaman bunun dışındaki her şey bir hikaye.
Ya ben böyle bir hayat yaşamak istemiyorum ya!
İstemiyorum. Ben sevdiği adamı üzen kıran...
...ondan uzak duran bir insan olmak istemiyorum.
Allah aşkına karışmayın artık bize ya!
Ya karışmayın! Vallahi delireceğim!
Gel. Gel gel gel gel gel küçük kız gel gel gel...
Ayy canım benim.
Bak biz çok şey yaşadık seninle.
Daha da yaşayacağız.
Daha öğreneceğim o kadar çok şey var ki.
Sen iyi bir kızsın biliyor musun?
Annen de yok başında ama...
...bak sen iyi kalabilmişsin. Bu çok güzel bir şey.
Aferin sana.
Ay yok yok yok.
Yapma yapma.
Her şey düzelecek her şey.
Yasemin istersen sen evine git de...
...Defne bizde kalsın.
Peki.
Siz bilirsiniz.
Yazık. O kadar saf, o kadar acemi ki.
Ufacık bir rüzgarda dağılıp un ufak oluyor.
Tabii derisi yeterince kalınlaşmamış da ondan.
Bazen o kadar üzülüyorum ki Necmi.
Keşke şunları yaşamak zorunda kalmasalar.
Keşke mesela bizden bağımsız karşılaşmış olsalar.
Ben böyle oyunlar kurmak zorunda kalmasam.
Yaşasalar öyle aşklarını.
Neriman bunları sen mi söylüyorsun?
Gerçekten böyle mi düşünüyorsun?
Aa aa! Herhalde Necmi. Aşk bu dünyadaki en güzel şey.
Ama işte böyle hayat bazen araya giriveriyor.
Bu da işin cilvesi. Yapacak bir şey yok.
Bu ne be? Bütün paçozlar toplanmış.
Hayatım ben prens arıyorum, prenses.
Ay ışığı olan kimse yok mu?
Şöyle parıl parıl parlayan birini arıyorum ben.
Ayy içerisi prens kaynıyor. Haberiniz yok galiba.
Çekil kız.
Ben bir şansım olabileceğine inanıyorum.
Ay ben bir şansım olabileceğine inanıyorum.
Sana şans mans yok hayatım. Git bir aynaya bak önce.
Ayy siz bilmezsiniz.
Çok ama çok büyük sırlarım vardır benim bu kapının ardında.
Kimsecikler giremez bu kapıdan kimsecikler.
Girmek yürek ister, gülüş ister.
Nereye? Sıranı kaybedeceksin.
Şimdi geliyorum. Sen bir tut sıramı.
Ne yapıyorsun?
-Ay kızacak. -Kapıyı çalıyor.
Resmen kapıyı çaldı. Koray Bey saçını başını yolacak.
Merhaba Koray Bey.
Ay canım, hayatım nasılsın?
Kız sen nerelerdesin? Girsene şöyle.
Ay seni bir güzel güzel çekelim Endamını göster şöyle.
Kız siz neyi bekliyorsunuz? Hadi evinize! Hadi!
Ay gel hayatım.
Çirkinler.
Günaydın.
Günaydın.
Defne gitti mi?
Gitti. Dün gece Neriman Hanımlar'ın evini bastık.
Orada kaldı.
Aa nasıl ya?
Ay bilmiyorum ki vallahi. Ben de anlamadım.
Otursana kahvaltı yapalım beraber.
Özledim seni.
Konuşmamız lazım.
Eyvah! En korktuğum laf. Ne oldu?
Önce bir kahve içelim mi? Sonra konuşuruz.
Yalnız bu bakışı hiç sevmedim ben.
Yok ya bir şey yok.
Yani aslında var da...
Neyse şey yapalım, kahve içelim.
Tamam o zaman sen otur. Ben kahveni yapıp geliyorum.
Ee ne olacak şimdi?
İşte peynirli menemen.
Ya Defne'yi diyorum kızım.
Vallahi bilemiyorum.
Ömer'i bulamadı galiba bulsa arardı.
Nihan, bu Ömer niye küsmüş dedesi ile?
Valla o konuya ben de vâkıf değilim.
Bilemiyoruz yani.
Yalnız nasıl buz kesti Ömer?
Çok acayipti. Hiç öyle görmemiştim onu.
Zaten kaç kere gördün ki?
Ya tamam ben de kankasıyım demiyorum ama...
...fenaydı yani. Gözlerinde gördüm ben onu.
Evet ya. Bildiğin kötü fikirmiş.
Barışamadılar da.
E bir şey yapsak ya biz.
Böyle duracak mıyız?
Aşkım biz burada böyle hobbitler köyümüzde oturacağız.
Defne de bizim temsilcimiz olarak orklar ile savaşmaya devam edecek.
Elimizden başka bir şey gelmiyor işte.
Ne yazık ki.
Ay şunları bol bol koy diyorum.
Bin yıl oldu hala öğretemedim. Bol bol koy.
Bol derken çok. Kapiş?
Ay sanki parasını kendi veriyor.
Defne uyanmadı mı hala?
Yok sabah baktım hala uyuyordu.
Ee ancak kendine gelir. Ay dün akşam neydi öyle?
Perişan oldu tabii kız.
Günaydın.
Günaydın Defneciğim gel, gel otur kahvaltı edelim.
Nasılsın Mine?
Sağ ol Defne. Hoş geldin.
Nasıl iyi uyuyabildin mi kızım?
Evet evet sağ olun.
Mine hadi biz mutfağa hadi!
İşimiz var bizim. Sen bak kahvaltını et tamam mı?
Bol bol protein al, geliyorum ben.
Hadi.
Defne, aa olmaz ama bir şeyler yemen lazım. Al bakayım.
Necmi Bey zahmet etmeyin.
Lütfen olur mu öyle şey!
Defne.
Babamın hikayesi, Ömer'in sana anlattığı gibi değil.
Ömer'in bilmediği çok şey var.
Nasıl yani?
Yanisi Ömer evi ilk terk ettiğinde...
...yani annesi öldüğünde...
...ne yapacağımızı bilemedik.
Konuşmayı denedik, beceremedik. Bir işe yaramadı.
Ömer burada kendini sokaklara, parklarda uyudu.
Graffitiler yaptı.
Yani bildiğin dağıttı.
Sonra da Sadri Usta ile karşılaşınca...
İşte o işin aslı da öyle değil.
Ömer, Sadri Usta ile karşılaşmadı.
Biz babam ile Sadri Usta'ya gittik.
Nasıl yani?
Babam ile Sadri Usta çok eski dostlardır.
Babam ile Sadri Usta'nın kapısına gidip...
Ömer'e sahip çıkmasını istedik.
Yani babam istedi, eski dostluklarının hatırına.
Yani nerede yattığını, nerede uyuduğunu ne yaptığını...
...bileyim istedi.
Tamam bana küssün, darılsın, kızsın...
...ama hiç değilse emniyette olduğunu bileyim istedi.
Yani Ömer'i, Sadri Usta'nın yanına...
...dedesi aldırdı, öyle mi?
Aynen.
Babam gizli gizli Sadri Usta ile görüştü.
Ömer'i kontrol etti.
Sağ olsun Sadri Usta çok iyi bir insandır.
Ömer'e baktı, onu yetiştirdi, meslek sahibi etti.
O yüzden Sadri Ustanın, babamdaki yeri...
...çok farklıdır, çok değerlidir.
Vay be.
Tabii bundan Ömer'in haberi yok.
Tabii. Babam istemedi öğrenmesini.
Defne, hiç kimse...
...yüzde yüz iyi ya da yüzde yüz kötü değildir.
İnsanoğlu çok karmaşıktır.
Yani kesin bir yargıya varmadan önce...
...hikayeyi birkaç farklı taraftan dinlemen lazım.
Babam öyle sandığın gibi...
...gaddar, zalim bir adam değil.
Vakti gelince bunu Ömer de anlayacak. İnan bana.
Ya annem bizi kesecek.
Neden size uyup geldim ki!
Ömer, beni bekle! Burada böcek var.
Böcek olacak tabii kızım, ormandayız.
Ya ama korkuyorum Ömer!
Gel pıtırcık gel. Tutayım elini.
Teşekkür ederim.
Burası iyi, bence buraya kuralım kampımızı.
Ya gece kurtlar gelirse?
Ya yerlerse bizi?
Ya Sinan!
Korkma biz varız. Sinan tut şunun ucundan.
Ama ben yatağımı özlerim. Hiç rahat değildir onun içi.
Yok öyle. Madem bizimle geldin sonuna kadar direneceğiz.
Görecek onlar günlerini. Madem bizi yaz kampına yollamıyorlar...
...arasın dursunlar şimdi.
Büyükler diye hep onların dediği mi olacak?
Çeksinler cezalarını.
Annem aramaya çoktan başlamıştır bile beni.
Bulamasınlar diye buradayız zaten kuzen.
Ömer, bu kaçma işini çok iyi akıl ettin ha!
''Hayır'' desinler bakalım ne oluyor!
Biz şimdi böyle her istediğimizi yaptıracak mıyız yani?
Kuzen amaç o.
Tamam ya neyse ne. Korkmuyorum.
İstediğimizi alana kadar buradayız.
Aferin kuzen işte bu!
Yine büyüklerimize kızıp direniş mi yapıyoruz?
Saçmalama Sude. Kocaman olduk.
Sen hep aynıydın.
Bence biraz abartıyorsun.
Sonuçta Dünya'ya tek başına adaleti sen getiremezsin.
Şöyle dosdoğru, hilesiz, hurdasız bir hayat mümkün değil mi?
Yani bütün bu olanlardan midem bulanıyor olamaz mı?
Bak bana, kendi küçük çevremde yaşıyorum.
Ona rağmen...
...ailemden yakınlarımdan bir şekilde bulaşıyorum bir yere, üçkağıda.
İyi de sen de yani Allah'ın odunu gibi...
...dümdüzsün de ondan.
Birazcık esnek olsan.
Kaypak diyorsun yani.
Hayır, onu demiyorum.
...biraz daha
...insanlara karşı toleranslı olsan.
Yani o zaman insanlar sana karşı daha rahat olur.
Böylece bazı sorunlar, büyümeden çözülür.
Sen niye geldin buraya?
Bana sinir olmuyor muydun?
Hani itişiyorduk. Öyle karar vermiştin.
Başarı insanı sakinleştiriyormuş diyelim.
Bir de biraz yalnız kaldım.
Yani kötü gününde seninle üzülecek insan çok da...
...iyi gününde seninle sevinecek olanı bulmak zor.
Kutlarım. Dergi satışlarını darma duman etmişsin.
İki katı.
Var mı o kadar?
Var var. Daha da çıkıyor.
Haziran sonunda sayacağız tekrar.
Helal, tebrik ederim seni.
Sen biliyordun değil mi? Başaracağımı yani.
Yemeğe çıktığımızda söylemiştin.
Demek ben kendime senin bana güvendiğin kadar güvenmiyormuşum.
Ee büyüyoruz Sude.
Büyürken değişiyoruz.
Bu da senin yeni keşfin olsun.
Meğer iyiymişim de kendine.
Diyelim bakalım.
Gidelim mi?
Daha değil.
Ay çok acayip bir geceydi.
Defne zaten bir türlü yerinde duramadı.
Oradan Neriman Hanımlar'a gittik.
Ay Neriman Hanım'ı hayatımda ilk defa öyle gördüm.
Resmen anne gibi sarıldı Defne'ye, onu teselli etti falan.
Ne güzel.
Çok konuştum ben değil mi?
Yani sen konuşalım demiştin, o zaman başla.
Söyle yani, gir konuya.
İsmail.
Ne oldu İsmaile'e kötü bir şey mi var?
Yok merak etme, çok iyi.
Sağlığı, sıhhati falan çok yerinde. Dipçik gibi.
Ama?
Ne düşünüyorsun onunla ilgili Yasemin?
Ne hissediyorsun yani?
Niye soruyorsun ki bana bunu şimdi?
Eski sevgilim olduğunu gizlemiyorum.
Yok onu biliyordum da...
Yani bu kadar ciddi olduğundan haberim yoktu.
Kendisi ile konuştuk da biraz.
Hani bir de senden dinleyim istedim hikayeyi.
Yani yalan yok Sinan, ben sevdim İsmail'i.
Yani birbirimize aşık olduk.
O benim içimdeki iyiyi çıkardı.
Kaybolmuştum.
Yolumu buldum.
O yolda sana çıkıyormuş.
Seviyor musun onu Yasemin?
Evet seviyorum ama tabii ki o şekilde değil.
İsmail benim için her zaman değerli biri olacak.
Yani bir yanım hep sevecek onu.
Bravo ya! Gerçekten bravo! Bari bana bir yalan söyle ya.
Ne bileyim bir rahatlatmaya çalış.
Aramızda bir şey yok de. Öylesi geldi geçti gitti de.
Bir üzülmeyeyim diye beni aldatmaya çalış be!
Sana dürüst davranıyorum Sinan.
Bence bencillik yapıyorsun.
Tamam. Değer vermiyorsun.
Ben sana kalksam şimdi...
...eskiden aşık olduğum kadın ama ne yapayım...
...hala seveceğim, hep seveceğim desem ne hissedecek acaba!
Bir empati yap bakalım!
Eğer Defne'den bahsediyorsan onu dün gece...
...evimde ağırlayan bendim, hatırlatırım.
He bir de Sude var.
Pardon. Kusura bakma aşk hayatın biraz kalabalık olduğu için.
Ben sana bu konuda hep güven verdim Yasemin.
Görme o zaman İsmail'i!
Görmüyorum zaten!
Ha bir dakika bir dakika!
Ben sana Neriman Hanımlar ile görüşme dediğimde ne yaptın?
Görüşmedin mi?
Onlar benim ailem, benim geçmişim!
İsmail de benim geçmişim kusura bakma.
Alo Nihan?
Kızım neredesin sen ya?
Aramadın da. Doğuracağım ben burada meraktan.
Üff! Ben ne yaptığımı biliyor muyum acaba?
Yok mu Ömer?
Bulamıyorum. Şimdi evine geldim zaten.
Hani dönerse ilk ben göreyim.
Allah Allah. Nereye kayboldu bu adam ya?
Bir dönsün de valla bir yüzünü göreyim de başka bir şey istemiyorum.
Şimdi kırık dökük gitti ya, benim içim hiç rahat değil.
Canım döner. Yani elbet döner.
Bak şimdi, sen ne yap biliyor musun...
...sen git Ömer'in yastığına sarıl bekle.
Ee zaten yapabileceğin başka da bir şey yok.
Evet, öyle yapacağım zaten.
Bir dönsün de.
Ya Nihan niye hep böyle oluyor?
Niye yani ben en son kırmak istediğim insanı ilk başta kırıyorum?
Ah be kuzum!
İşte çetrefilli başladı ya sizin hikayeniz.
Aynen de öyle devam ediyor.
Ama bak bir şey diyeceğim.
Valla helal olsun ha!
Yani nasıl bir tutuşmaksa bu...
...her şeye rağmen hala birliktesiniz.
Yani. Ömer ne düşünüyor, bilmiyorum ki.
Kızım sizin aşkınız ne okyanusları aştı ya. Dert etme bu kadar.
Aşarsınız bunu da.
İyi tamam hadi kapatıyorum ben.
Bana bak, annenannemi idare ediyorsun değil mi?
Ha bizde bizde. Merak etme.
Merhaba Şükrü Abi.
Defne, merhaba.
Şey dün gece ben biraz şirazeden çıktım.
Özür dilerim, sizi de rahatsız ettim.
Yok canım önemli değil. Olur bazen öyle şeyler.
Şey... Ben Ömer'i içeride bekleyim diyorum.
Hani gelirse konuşalım falan.
Olur tabii. Tabii.
Vay be duruyor hala!
Hatılıyor musun?
Deli misin?
Sinan, Sude, Ömer.
Ya niye en başta senin adın oluyor?
Benimki olsun.
Seni aramıza alıyoruz ufaklık, korumak için.
Tamam o zaman. Yalnız ufaklık demezsek.
Değil misin? Ufaksın işte.
Ya değilim. Koca kız oldum ben.
İşte burası artık bizim krallığımız.
Çok güzel oldu be.
Of ya!
-Sude? -Ne oldu?
Şimdi ne güzel birlikteyiz de...
...ya ayrılırsak büyüyünce?
Göremezsek birbirimizi, ben özlerim.
Merak etme ayrılmayacağız. Hep birlikte olacağız.
Bakacağız bir çaresine üzülme.
Söz mü?
-Söz. -Söz.
Ömer.
Dedem!
Ömer.
Ömer.
Aşk olsun çocuklar, öldürdünüz bizi meraktan.
Dede bizi nasıl buldun?
Ben bulurum. Size bir şey olacak diye çok korktum.
Hadi bakalım şimdi doğru eve.
Olmaz.
Niye?
İstediğimizi almadan eve dönmeyeceğiz.
Neymiş istediğiniz şey?
Yaz kampına gitmek. Önce söz verip sonra caydılar.
Sözlerini tutacaklar.
Biz gitmek istiyoruz.
Evet, hem de çok.
Bu muymuş derdiniz? Tamam ben konuşurum, hallederim.
Gerçekten mi?
Tabii.
Dedem benim!
Siz de gelin bakayım.
Dedeciğim.
Ah canlarım.
Aa aa hala duruyor mu o be!
Ne acayip değil mi?
Biz de şimdi onu konuşuyorduk.
Vay be!
Ne haber?
Senden farklı değil.
Bir sıkılmışız belli ki.
Ee büyümek öyle bir şey değil mi be Sude?
Böyle hayatta canını sıkacak bir sürü şey oluyor.
Çocukluğundaki gibi, hadi kafam bozuldu...
...çekeyim gideyim diyemiyorsun her şeyi bırakıp.
İlla bir yerlere kök salıyorsun.
Başka türlü büyümüyor mu yani?
Köksüz?
Cidden çok karmaşık ya.
Çok zor. Ben bazen çok seviyorum yetişkin olmayı.
Bazen de nefret ediyorum.
İşte hayat.
Aslında tam olarak bu.
Ee dönmeyelim o zaman. Burada kalalım.
Burada yaşasak olmaz mı yani?
Ne bileyim kendi medeniyetimizi kurarız.
Her şeyden uzak. Olmaz mı?
Özleriz be.
Kimi?
Lan Defosuz da tadı çıkmıyor ha bu meretin!
-Değil mi? -Yalnız bu sene iyi aşk izledik ha.
Defocuk fena vuruldu.
Biz de bu eşek kiminle evlenecek acaba diyorduk?
Meğer ne büyük aşk yaşıyormuş sıpa.
Kız özledim ya. Şurada olsaydı da şöyle bir mıncırsaydık.
Kız canı ile uğraşıyor.
O da doğru ya.
Merhaba çocuklar.
Merhaba.
Ne o Sadri yok mu?
Birazdan gelir. Buyurun oturun.
Ocakta şey vardı bizim... Çilek reçeli.
Taşar o. Ben gideyim ona bakayım.
Ben zaten hangi akla hizmet geldiysem buraya.
Ha değil mi ya değil mi? Taşarsa ben de sana yardım ederim.
Hadi gidelim.
-İyi günler. -İyi günler.
İyi günler.
Çay içer misiniz?
Olur.
Şöyle.
Afiyet olsun.
Şeker yok.
Ee sen kimsin şimdi?
Üslubu kes ya.
İso ben.
Sadri Usta'nın öğrencisiyim işte.
Yani bir de bu çocukların arkadaşı, öyle mi?
Öyle.
Arkadaşım ben.
Ömer'in de arkadaşıyım.
Defne'nin de.
Yakın arkadaşıyım.
Anladım, yani tarafım diyorsun.
Aynen öyle.
Gençlik işte, çok biliyorsunuz.
Hep bildiğini sanır gençler.
Aslında Hulusi Bey.
Bence...
Yaşını almışların en çok düştüğü hatadır, her şeyi bildiğini sanmak.
Neticede hepimize tek bir ömür biçilmiş.
Yaşadığımı tek ömürden de her şeyi bilemeyiz.
Her şeyi göremeyiz değil mi?
Ama işte demek böyle uzun uzun yaşayınca insan...
...çok biliyorum sanıyor.
Gördük defaatle.
Abi tamam işte kestane bu.
Ne kestanesi be Sinan? Bildiğin çam işte.
Öyle mi diyorsun?
Bir düşün bakayım, burada hiç kestane ağacı var mıydı?
Ne bileyim, yok muydu?
Yapma kardeşim, hiç mi hatırlamıyorsun?
Oğlum botanik bilimci miyim? Ne hatırlayacağım o yaşta?
Hatırlamıyorum yani.
Hatta böyle bir çam ağacına salıncak yapmıştık Sude'ye.
Ha bak onu hatırlıyorum he.
Hatta bu düşmüştü, ortalığı velveleye vermişti. Değil mi?
Dizi falan kanamıştı.
Sen yine hemen müdahale etmiştin.
Ee canı tatlıdır prensesin.
O zamandan beri...
Keyifler yerinde bakıyorum.
He gel seni çekiştiriyoruz.
Hayda!
Bu aralar ben rövanştayım herhalde. Herkes bir yerimden çekiştiriyor.
Yok, biz daha çok küçük Sude'deyiz.
Ee iyi küçük Sude'niz ''Hadi!'' der o zaman.
Yani böyle iyi güzel de...
...gerçek hayat bizi bekliyor, hadi dönelim.
Ne diyorsun kaptan?
İyi hadi.
Çadıra ben elimi sürmem ha!
Siz toplarsınız. En sevmediğim şey.
Hulusi hoş geldin.
Sen de hoş geldin Sadri.
Ustacım ben çıkayım dolanayım biraz.
Tabii yavrum.
Aldım haberlerini. Ben sana söylemiştim Hulusi.
Ah be Hulusi! Yine kırdın döktün görüyorsun işte değil mi?
En azından görmüş oldum be Sadri.
Ne özlemişim oğlumu!
O esmer yüzünü.
Aynen Ahmet olmuş. Aynen babası.
Ama bakışları aynen annesi.
Ah Sadri ah!
İçimden bir parça koptu sanki onu görünce.
Seneler sonra...
Kopmaz mı Hulusi? Nasıl kopmasın yani?
O canından can senin o. O senin canın.
Öyle bir baktı ki bana.
Bozuldu beni görünce.
Ama saygısından tek bir kelime bile etmedi.
Öyledir Ömer.
Her ne kadar kızsa da sinirlense de terbiyesinden ödün vermez.
Ah be Hulusi ya ah!
Gitmeyecektin ya. Hele böyle bir günde.
Böyle bir günde gidilir mi?
Sen de beni anla Sadri. Torunum o benim.
Görmek hakkım. Gücüme gidiyor küs olmak.
Zaten başka kimsesi yok.
Bir yüzünü dönse bana...
Çok kırgın sana biliyorsun.
Bilmem mi? Ama pişmanım işte.
Ne diyeyim? Şunun şurasında ne kadar ömrüm kaldı ki?
Bir kere daha duysam bana 'dede' dediğini.
''Oğlum.'' desem. ''Ömer'im.'' desem...
...bağrıma bassam şöyle bir kere.
Bu kadar vesadeye, şu koca Hulusi'nin...
...hayattan tek istediği bu kadar.
Çok mutlu oldum ben bugün.
Aramızdaki sorunları çözebildiğimiz için.
Bir de...
...yeniden birbirimiz için nerede...
...durduğumuzu hatırlayabildiğimiz için.
İyi gelmişim.
İyi ki.
Umarım her şey istediğin gibi olur kuzen.
Baktın olmuyor...
...biliyorsun, orada bir krallığımız var.
Gideriz, herkesten uzak yeni bir hayat kurarız kendimize.
Şahane alternatif.
Sanki o kadar da değişmemişiz gibi ya.
Yani o ufaklıklardan o kadar da uzaklaşmamışız.
Öyle mi dersin?
Bence öyle.
O çocuklar içimizde bir yerde yaşıyor hala.
Ben bugün bunu daha iyi hissettim.
Hatta bence bizim...
...bu kadar kolay kırılıp dökülmemizin sebebi de o.
Yani aslında biz üzülmüyoruz.
İçimizdeki o çocuklar üzülüyor.
Haklısın.
Belki de...
Bence vakti kuzen.
Bir konuş istersen.
Tamam bilmiyordum falan demeyeceğim.
Bahane değil, biliyordum.
Ama babam zorladı bizi bu işe.
Yani bir yolda seninle barışmak, düğünde olmak istiyor.
Bana sorarsan pek de haksız sayılmaz.
Ya amca haklı da yani, bunu yapma tarzı...
Tamam, tarzı yanlış. Kabul ediyorum.
Amca bak ben böyle bir düzen istemiyorum.
Tamam seni anlıyorum.
Yani yengemin huyunu da biliyoruz az çok.
Ama Defne...
Yani o benim karım olacak.
Böyle arkamdan gizli saklı iş çevirmesi...
...kızacağımı bile bile.
Ben ne düşüneceğim, ne diyeceğim artık bilemiyorum.
Oğlum Defne'nin suçu değil. Kesin Neriman'ın oyunudur.
Kızı mecbur bırakmıştır.
Hem dün gece Defne buradaydı.
Ne nasıl buradaydı?
Yani her yerde seni aramış. Deliye dönmüş kızcağız.
Gecenin köründe bize geldi. Ben de bırakmadım, burada kaldı.
Perişandı kız, yazık.
Ömer, bak oğlum.
Defne, dosdoğru. İyi bir insan.
Tek temennim öfke ile birbirinizden ayrılmamanız.
Defne, her ne yapıyorsa seni deli gibi sevdiği için.
Seni kaybetmekten korktuğu için.
Yani böyle hemen kızma. En azından bir dinle.
Şimdi sen eve git.
Bir güzel kafanı dinle, kafanı dağıt.
Düşün. Defne'yi düşün. Sizi düşün. İkinizi düşün.
Ben eminim ondan sonra en doğru kararı vereceksin.
En doğru adımı atacaksın.
Sağ ol amca, görüşürüz.
Hadi iyi bak kendine, üzme.
Merhaba.
Hoş geldin.
Yasemin, ben düşündüm.
Bütün bu olup biteni.
Nereye koyacağımı bilmiyorum.
Ya bir çıkış bulamıyorum.
Sence bu kadar çıkışsız bir durumun içinde miyiz?
Yasemin, yani sindiremiyorum.
Anladın mı? Sindiremiyorum bu İsmail meselesini.
Ama ben sana anlattım Sinan.
Ya İsmail benim için sadece...
Evet eski sevgilin. Çok iyi bir insan.
Hatta o kadar iyi ki, benim için bile vazgeçemiyorsun.
Tamam bravo!
Ama sen şu an durumu çok farklı yerlere çekiyorsun.
Ya neden bu şekilde hayatımda olasın ki?
Ya neden yanımda olman için illa birilerinden vazgeçmeliyim?
Ya bu, bu çok yıkıcı değil mi?
Senin için.
Senin için öyle olabilir.
Benim için değil. Ben olaya başka bir yerden bakıyorum.
Dediğin gibi. Tamam mı?
Bu beni ne kadar sevdiğini.
Bu bana ne kadar değer verdiğin ile ilgili yani
Ha emin değil misin?
Bu mu ölçüsü?
Hayatıma kimi sokup çıkarttığım mı?
O zaman sen de...
Yasemin lütfen!
Ne olursun tamam. Yok yere yıpratmayalım şimdi birbirimizi.
Tamam.
Ya bilmiyorum. Ne düşüneceğimi bilmiyorum.
Kafam karmakarışık.
Duralım.
Duralım?
Duralım.
İlişkimiz için.
Aldığımız karar için.
O zaman her şeyi en baştan düşünmemiz gerekiyor belki de.
Hatta aldığımız kararları bile.
Bu sende kalsın.
Emin olduğun zaman tekrar konuşalım.
Ömer Bey, hoş geldiniz efendim.
Şükrü sen aracı teslim edersin.
Tabii efendim.
Ömer Bey yalnız evde...
...güzelce dinlenin efendim. Toplayın kafanızı.
Her şey güzel olacak!
Hoş geldin.
Seni burada bekleyim dedim.
İyi yaptın.
Konuşmak için seni çok aradım.
Şükrü Abi'nin evine de gittim.
Hiçbir şey söylemedi.
Söylemez.
Bak kaçmak istemeni gerçekten anlıyorum.
Ama o gün seni öyle...
...bırakınca gerçekten çok kötü oldum.
Konuşmasak da görmek istedim işte.
Defne, böyle olması daha iyi oldu.
Yani ben bir kafamı topladım.
Düşündüm.
Biraz sakinleştim.
Ama en önemlisi ben...
...ben bir şey fark ettim.
Ne fark ettin?
Defne, bizim aramız hep aynı sebepten açılıyor.
Yani sanki dönüp dolaşıp...
...hep aynı yerde takılıyoruz.
Ama her zaman.
Evet işte.
Evet işte ne?
Öyle oluyor haklısın.
Neden peki?
Yani neden sürekli yanlış yerlerde geziniyorsun?
Yani sanki bile bile bam telime basıyorsun.
Hayır.
Aslında öyle değil.
Gerçekten değil mi?
Defne gerçekten mi?
Bir düşün.
Biraz düşün bana öyle cevap ver ne olur.
Tamam evet.
Uzaktan bakılınca öyle görünüyor haklısın.
Ama ben de kendimce haklıyım.
Zaten sorun da bu.
Yani iki tane birbirini seven insanın aynı anda haklı olması.
İki insan aynı anda haklı olamaz Defne. Bu mümkün değil.
Haklı görürler kendilerini.
O kadar.
Bak bu...
...dedenin meselesi yani...
Neriman Hanım o kadar çok ısrar etti ki...
Gerçekten mi Defne?
Yine suçu başkalarına mı atacaksın?
Yani sen mağdursun onlar suçlu
Aynı yerdeyiz öyle mi?
Dinleyecek misin?
Defne, ben sürekli aynı şeyleri dinlemekten çok sıkıldım.
Yapmak zorundaydım, elimden başka bir şey gelmedi.
Neden?
Neden sürekli başka insanların laflarıyla kendini yönlendiriyorsun ki?
''Hayır, Ömer buna çok kızar.'' demek, çok mu zor?
Ne bileyim ''Ben bunu yapamam, bu bana doğru gelmiyor.''
Demek, çok mu zor?
Sen benim ne kadar kızdığımı bile bile...
...dedemle karşılaştırdım farkında mısın?
Belki de inadının kırılması gerektiğini düşündüm.
Birazcık. Bu kadar. Olamaz mı?
Ömer, yıllar geçmiş.
Adam deli gibi pişman.
Sadece...
Sadece senin mutlu gününde yanında olmak istiyor yani.
O kadar.
Zor günümde yanımda mıydı?
Hak ediyor mu sence bunu?
Belki de evet.
Belki hep yanındaydı, senin haberin yoktu.
Saçmalıyorsun iyice.
Ömer niye bu kadar kaskatısın?
Birazcık olsun şu inadın kırılmaz mı senin ya?
Bak bu kadar insan...
... siz barışın diye kırk tane takla atıyor.
Ne var ya bir adım da sen atsan?
Adım atmayacağımı biliyordun sen Defne.
Basbayağı biliyordun değil mi?
Şimdi karşıma geçip...
...yanlış yerde duran benmişim gibi konuşman doğru mu?
Ben yaptığımın doğru olduğunu savunmuyorum.
Ama senin de...
...niyetimin, kötü olmadığı bilmen lazım.
İşte ben bilemiyorum ki.
Ben artık bilemiyorum.
''Defne bana asla yanlış yapmaz.''
''Her zaman benim iyiliğimi düşünür.'' ben diyemiyorum yani.
Biz bu şekilde nasıl yürüyeceğiz?
Hep bir adım öncesini kontrol ederek...
..korkarak...
...tedirginlikle...
Yani ben her defasında ''Defne acaba bu sefer...
...neye mecbur kaldı?'' diye düşünmek zorunda mıyım?
Söyler misin bana bunu!
Böyle mi düşünüyorsun?
Nasıl düşüneyim? Sen söyle.
''Bir bildiği vardır.'' mı diyeyeyim?
Sen beni yıllar sonra dedemle karşılaştırdın.
Hem de seni istemeye geldiğim gün.
Ben nasıl düşüneyim?
Bana hala güvenemiyorsun.
Yapma şimdi.
İnanmıyorsun da.
Sanki canını ben bilerek acıtmışım gibi.
Ben hiçbir şey düşünemiyorum artık.
Aklım buz gibi oldu.
Yani bu basiretsizlik...
...ya da bilmiyorum yani.
Başka bir şey...
Ama benim için çok, çok ciddi.
Hem de çok.
Tamam peki.
Madem...
...bu kadar ciddi sorunlar var.
Biz de bu kadar ciddi adım...
...atmayalım.
Atmamalıyız belki de.
Belki de.
Net değilsin çünkü.
Güvenemiyorsun.
Ne yapıyoruz biz Ömer?
Nereye gidiyoruz biz?
Gitmiyoruz.
Gidemiyoruz Defne.
Yani bu şekilde...
Olamıyor bir türlü yani.
Zaten ben bence...
Sence ne?
Defne, ben emin değilim.
Yani bu şekilde...
...yürümek istediğimden.
Ben dağıldım.
Karmakarışığım.
Bir kafamızda bir netleyelim.
Bir durup...
Bir durup bir düşünelim.
Bir süre...
...uzak kalalım birbirimizden.
Yani...
Şu an için en doğrusu bu.
Uzak kalalım, peki.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.