Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
.
[Jenerik müzik]
Ay Koriş'im sen ne diyorsun? Ay ne demek gelin kaçmış?
Ay neden kaçmış, nereye kaçmış?
Ay hayatım bilsem, kızı kolundan tutup sürüklemez miyim?
Senin yerin kocanın yanıdır kız nereye gidiyorsun diye sormaz mıyım?
Koray bir dakika, sen giderken gördün mü?
Ya bir not falan bırakmamış mı oğlum?
Ayy, hayatım bana öyle şeyler sormayın. Zaten çok kötüyüm.
Resmen evliliğe karşıymış. Ay, onca hazırlık...
...onca masraf!
Ay, bir de bizim böyle Berra diye bir arkadaşımız vardı.
Ay böyle düğün günü sen firar et.
Ay, damat böyle kalakal ortada.
Ay ne ağlamak, ne zırlamak...
Bir de kayınvalide var. Kayınvalide böyle mürdüm...
...renginden çok güzel bir kıyafet giymiş.
Bir de topuzu vardı böyle kadının.
Ay, o kayınvalide damadın üzerine düş.
Sen topuzla beraber, topuz elimde kaldı.
Ayy! Ben var ya çığlık kıyamettim.
Sonra böyle ambulanslar geldi kapıya. Ay, inci gibi dizilmişti.
Koray!
Heh. Ay, merak ettiniz değil mi? Hiç merak etmeyin.
Sonra nikah kıyıldı. Ay, evlendiler, mutlu oldular.
Var ya şu anda iki tane pırlanta gibi evlatları var.
Hatta biri böyle süper zeka.
Doktora falan götüreceklerdi, korkuyorlardı bu çocuk niye böyle falan diye.
Koray, toparlar mısın kendini? Lütfen!
(Ağlıyor)
Neriman, Neriman ütü lazım. Nereden bulabiliriz?
Ay, bu iki adam bana çok yükleniyor çok!
Ay ne ütüsü Necmi? Ay tabii olanları bilmiyorsun.
Bilmiyorum Neriman. Ne oldu yine?
Ay çok fena şeyler oldu, sorma.
Soruyorum Neriman. Ne oldu diyorum?
Gelin kaçtı Necmoş Bey, gelin!
Ne kaçması ya? Az önce tuvaletten çıkarken gördüm.
Ne?
Nasıl?
Evet, tuvaletten çıkıyordu. Duvağının kenarı buruşmuş. Bir ütü lazım dedi.
Ütü arıyorum. Nerede bulabiliriz?
[Şarkı çalıyor]
Ay!
Eyvah, bu hava niye bozdu ya?
Sen bekle sevgilim, ben bir arkadan bir şey alıp geliyorum.
Tamam.
[Şarkı çalıyor]
Buyrun!
Ya Ömer, nereye geldik söylemeyecek misin?
Sen al bunu üstüne.
Hadi gel.
Yani ben, böyle doğum gününde boğazda olsak hiç fena olmaz diye düşündüm ama.
Ya sen ne tatlı bir adamsın!
Hadi gel.
Teşekkürler.
Ay, Necmi... Bil bakalım ne oldu?
Resmen hayata döndüm. Koriş'imi gördüm.
Ay biz bir depar at birbirimize, bir barış, bir kaynaş!
Ay, babacığım...
...varlığı ne kadar hafif bir insansınız.
Fark etmemişim.
Ay nasılsınız? Özlettiniz! Allah sizi başımızdan eksik etmedi gitti!
Yani etmesin tabii.
Nasıl, sıhhatlisiniz değil mi? Ölmüyorsunuz değil mi?
Neriman!
Ah! Tatlım, Allah uzun ömür versin manasında yani.
Gerçi, sizin yaş kaç oldu?
Epey oldu, değil mi?
Yani biliyor musunuz? Yani o kadar uzun da iyi değil.
Geçen gün bir video seyrettim, kadın yüz yaşında...
...aa, muhabirin kolunu ısırdı. Ay, kafa gitmiş. Zombi gibi.
Neriman, babam buraya çok önemli bir hususta bize açıklama yapmaya gelmiş.
Aa, ay! Ne oldu? Korkutmayın beni!
Maşallah Neriman. Yine ağzın aklının önünde.
Bol bol konuşuyorsun.
Aa, babacığım! Yani benim ağzım var dilim yoktur. Öyle değil mi Necmi?
Değil Neriman değil.
Sende dev bir çene kası var. Gel otur şuraya, babam sana da anlatsın.
Ay, ne oluyor? Ay korkutmayın beni!
Neriman, otur şuraya!
Oturayım.
Ben, o düğüne gelmek istiyorum.
Aa! Hangi düğün babacığım? Ay Tarkan'ın düğünü mü?
Ayol ona biz de davet edilmedik. Geçti gitti zaten düğün.
Defne ile Ömer'in düğününe gelmek istiyorum.
Ha, o olmaz. Ömer sizi sevmiyor ki.
Neriman!
Ben anlamam! Beni Ömer ile barıştırın.
Ben o düğünü görmek istiyorum.
Zaten şunun şurasında ömrümden ne kadar kaldı ki?
Bu, hayattan son dileğim.
Ay, dileğim derken? Yani, emir manasında mı babacığım?
Yani, hani biz bunu yapamazsak eğer...
...hani miras yalan oldu gibi falan mı? Öyle mi diyorsunuz?
Ben diyeceğimi dedim Neriman. Sonunu sen tamamla.
Hasılı beni Ömer ile barıştıracaksınız, ben o düğüne geleceğim!
Ne yap et bu işi oldur. Budur sizden isteğim.
Aa! Gidiyorsunuz, zengin kalkışı!
Ben geçireyim baba seni.
Gerek yok.
Ben yolu biliyorum.
[Şarkı çalıyor]
Ay, Necmi...
...ne yapacağız? Yani bu iş mümkün değil olmaz.
Allame-i cihan gelse Ömer'i dedesi ile barıştıramaz.
Bir kişi hariç.
Defne!
[Şarkı çalıyor]
Bak bakalım.
Şöyle bir dipnot...
...ben bunu sana...
...ilk tutulduğumda çizmiştim.
Yani, seni hayal ederek.
Sevgilim olduğunu hayal etmiştim.
Ayağında da bunlar vardı.
Hayalimde.
Bunlar çok... Ya çok güzel olmuş Ömer. Çok teşekkür ederim.
Bir tane daha var.
Bunları da dün gece yaptım.
Bir bak bakalım.
Ya, ama çok abartmışsın. Utandım.
Bunlar o ayakkabılar.
Annemin bana aldığı ayakkabılar.
Ömer, sen benim bütün eksik yanlarımı tamamlıyorsun.
Ben seni çok seviyorum.
Biz Serdar ile yani ağabeyin ile konuştuğumuzda...
...ben Defne'nin ne kadar kötü anısı varsa hepsini unutturacağım...
...biz kendi tarihimizi yeniden yazacağız, dedim.
İşte bu da bir başlangıç olsun.
Ama yani şu dansı da bir yapsaydın...
...hiç fena olmazdı.
Ya, utandırma beni ne olur.
[Şarkı çalıyor]
Sevgilim?
Ömer...
Necmi Bey, çay?
Yavaş, yavaş!
Uyandıracaksın!
Böyle huzurlu huzurlu bir kahvaltı yapayım. Sessiz sakin bir güne başlayayım.
Huzur Mine, huzur!
Düğünümüz var, bugün büyük gün!
Ay, Necmi! Aa! Bu ne böyle sessizlik?
Ay Necmi, sen vurdumduymaz mısın ha?
Hadi hadi! Aa Mine! Ay Mine!
Kuru temizlemeden her şey geldi mi?
Necmi senin her şeyin tamam mı?
Ay, hadi ayol! Aa, ayol ne diyorum, düğünümüz var diyorum.
Ayol panik olsanıza!
Ayol biraz yaşama sevinci biraz heyecan, hadi! Düğünümüz var!
Come on!
Mine, düğünümüz varmış duydun mu?
Duydum Necmi Bey, duydum.
Aa, geldiler.
Geçin geçin.
Bunlar kim, Neriman ne oluyor?
İki gönül bir oluyor! Hazırlanmam lazım.
Geliyorum!
Çabuk çabuk çabuk çabuk, hadi hadi hadi hadi!
[Şarkı çalıyor]
Haydi bakalım... Düğün günü!
[Şarkı çalıyor]
Ayy, ay! Nerede bunlar?
Ay Nörom neredesin? Kaldım burada dilsiz uşak gibi.
Ay dur ben arayayım en iyisi.
Heh.
Bu. Bu renk olsun. Tamam?
[Telefon çalıyor]
Ay Nörom, neredesiniz hayatım?
Heh, ay hazırım hazırım. Çıktınız mı?
Ay kız, ay çok heyecanlıyım. Resmen düğün var!
(Kahkaha atıyor)
Ay tatlım, bak hayatım bir şey söyleyeceğim.
Ben sabah böyle çok azıcık ponçik yedim.
Bir de böyle iki tane küçük poğaçacık yedim.
Ay bir de krep yaptım kendime. Dört tane.
Ay ama hala açım.
Niyeyse.
Ay sorma Koriş'im. Ay son anda öğrendim...
...az kalsın pişti oluyordum. Bunlar bana olur mu?
Yürü!
Ay hayatım ay... Yok artık var ya, fuşya giymem hayatım!
Ya bu ne? Bu ne?
Ay ya elbise seçiyorum işte ben de!
Aa, anladım. Ay, Kenan da kolunu kırmış.
Aa, ne? Ay, olamaz!
Nasıl?
Ay valla oldu hayatım. Kol var ya her bir yanından gitmiş.
Öl daha iyi yani değil mi? Kol da kırılır mı?
Ay neyse hayatım ben de çok üzüldüm.
Ay Nörom, sen alacaksın değil mi beni?
Ay al hayatım al. Sana almalar yakışır.
(Gülüyor)
Ay, bana bak Nörom! Ay böyle klip falan çekeriz. Necmoş Bey'i çok sıkarız.
(Gülüyor)
Aa Nörom?
Nörom?
Aa kapatmış!
Ay neyse dur ben bekleyeyim. Mahçup oldum.
Necmi, Necmi! Sinan kolunu kırmış!
Ne diyorsun Neriman? Nerede kırmış, nasıl kırmış, niye kırmış?
Ay bilmiyorum. Bu kadar bilgi geldi.
Hay Allah ya ne büyük aksilik! Bir saniye.
Ne Sinan'ın kolu mu kırılmış?
Tamam Koray tamam, anladım. Yetmedi krep açsın tamam.
Tamam Koraycığım yoldan giderken bir şeyler alırız.
Nasıl, Neriman Hanımlar mı alacak seni?
Ha, iyi tamam ben gelmiyorum hiç o zaman.
İyi tamam peki, tamam.
Tamam, Ömer arıyor.
Ya Koray altı üstü martı. Uçar geçer. Niye bu kadar heyecan yapıyorsun anlamıyorum ki!
Hayır Koray, bir şey yapmaz merak etme.
Isırmaz Koray!
Tamam, hadi!
Yok yenge ulaşamadım daha.
Ay, ay tabii. Ayol çocuk kolunu kırdı!
Ay tabii ki... Açamaz ki telefonu.
Ay görüyor musun sen şu aksi şeytanın işini!
Ay tam da düğüne giderken!
Ha yenge, Sinan arıyor kapat sen.
Ay Ömüş'üm, haberdar et beni mutlaka.
Ay, olmadı düğünü iptal edelim, ne yapalım talihsizlik işte!
Biraz abartmıyor musun?
Olur mu çocuğum? Kol bu. Ay çok üzülüyorum ay.
Ay bana bak. Gencecik yaşta çocuk.
Ha Sinan da vazgeçti zaten. Bir kapat ben bir Sinan'ı arayayım.
Olur mu yengeciğim?
Peki.
Hayda.
Evet Derya.
O dosya gidecek Rasim Bey'e.
Hıhı tamam. Şimdi bak benim odama git.
Masanın yanında şey var...
...bir tane küçük dolap var ya.
Onun sağ gözünde.
Aynen.
Tamam.
Ay yok Ömüşüm. Yengenler alacak beni.
Tatlım ben de böyle sıkıldım da.
İki gıybet yaparız diye aramıştım seni.
Ay normalde kepçil aradı beni. "Ben seni alayım mı?" falan dedi.
Ben de "Yok." dedim.
Sen Sinan ile konuştun mu?
Ha.
Yani bir şey söyledi mi sana? Amcam kolunu kırmış dedi.
Ne?
Ay vah vah. Gitti değil mi kol?
Ay bu yaştan sonra var ya kaynamaz da o kol.
Ah yazık. Ay kullanamaz bir daha o kolu. Vah vah.
Ay çok kötüyüm şu an çok. Dur dur hayatım kapat.
Bir kepçeyi arayayım ben. Kapat.
Ah.
Efendim Koray?
Ah Sinoşum, tatlı kepçem. Talihsiz, kısmetsiz arkadaşım benim.
Nedir bu başımıza gelenler? Ay kimden bu kara bulutlar?
Ay çok üzgünüm şu an Sinoş çok.
Ne? Ne oldu?
Ay hayatım şimdi sen tabi konuşmak da istemezsin.
Böyle psikolojin falan da bozuktur.
Ay konuşmayalım hayatım.
Hiçbir şey yokmuş gibi de davranabiliriz.
Ay Sinoş hayatım, sen hiç merak etme.
Burada bir dostun var senin.
Bak gelirim sana lazanya yaparım. Ay ne bileyim tuvalete götürürüm.
O kepçelerini bantla yapıştırıp saçlarını falan yıkarım.
Sen hiç merak etme hayatım.
Koray bak ben şu an tamamen koptum bağlamdan.
Tamam mı? Hiçbir şey anlamıyorum. Ama şimdi anlayacağım. Bir saniye.
Alo Ömer.
Kardeşim, iyi misin?
İyiyim. Ne oldu?
Yok. Kırmadım ben kolumu falan. Nereden çıktı?
Kırmamış mı kolunu?
Hayda. Peki nereden çıktı bu haber?
Ne bileyim. Hatlar karışmış.
Tamam. Sinan, Koray'ı alacak değil mi o zaman?
İyi tamam. Biz de hazırlanıp çıkıyoruz birazdan.
Hadi orada görüşürüz.
E kırmamış.
Sevgilim.
Ben geldim. Aşağıdayım.
(Islık çalıyor)
Ne haber?
Ne de güzeliz böyle sabah Defne'si.
Gel gel bir içime çekeyim seni. Gel.
A şimdi Alp ile Şebnem bayağı bayağı evleniyor yani.
E artık bir zahmet evlensinler yani. Çok uzun zamandır birlikteler.
Ay biz bayağı böyle düğüne gidiyoruz çift olarak.
Evet. Böyle çift gibi.
İlk düğünümüz.
Herhalde artık ikincisi de bizimkisi olur.
Ay evet. Değil mi?
Bir şey diyeceğim.
Biz de mi adada evlensek? Böyle çok güzel bir fikir.
Ada gelini olayım diyorsun.
Yani.
Sen nasıl istersen.
Ya da dur ya biraz daha düşünelim. Şimdi çok güzel fikir dedim de...
...tam da böyle bir emin olamadım gibi.
Ha bu arada ben Şebnem'in tarafında olacağım.
Kız tarafıyım yani. Haberiniz olsun.
Çünkü şimdi siz bütün hepiniz Alpcisiniz.
Yazık, kız yalnız kalmasın.
Yalnız kalmasın diye böyle erken saatte gidiyoruz biz de.
Alplere gelecek.
Ha. İyi tamam.
E o zaman buyurun.
Eh buyuralım.
Teşekkürler.
Buyursunlar.
Ay nerede kaldı bunlar?
Ay Nörom, Necmoş Bey.
Ay dur. Neyse insanları sıkboğaz etmeyeyim.
Ay sevmem öyle sabırsız insanları ben.
Ay sonuçta beklemek de bir erdemdir.
İnsanı böyle olgunlaştırır, ay geliştirir.
Ay neyse ben bekleyeyim. Belki olgunlaşırım biraz.
(Gülüyor)
De ay yoruldum ben.
Ay dur şuraya oturayım.
Kız! Kıvırtmadan yürü.
Bu da çirkin hava atıyor.
Ay Nöro mu bunlar?
Ay yok değil.
Ya yok kırığım çıkığım. Gerçekten sapasağlamım. Baksanıza.
Ha biz yalan söylüyoruz yani.
Estağfurullah. Sadece yanlış anlaşılma olmuş.
Domuz gibiyim.
Hatta ahtapot gibiyim. Bakın.
(Gülüyorlar)
Yok numara yapıyorsun. İnanmadım ben şu an sana.
Ay Safoz geliyor. Çekil. Karaman Bey ile konuşacağım.
Neyi konuşacaksın neyi konuşacaksın?
Ay şey canım, hani var ya nur yüzlü, tatlı dilli, tatlişko babacığımız...
Onun ile ilgili mevzuyu konuşacağım.
Ömüş?
(Öpücük atıyor)
Ay, Necmi! Cevap vermiyor.
Ay, küstü mü acaba?
Ama olmaz ki yani, bu kadar insan bu kadar bekletilmez ki!
Ağabey Koray'dan bahsediyoruz yani, hatırlatırım.
Ay belki de tekneyi bulamadı? Hadi şöyle bir bakınalım Necmi.
Hadi.
Hadi, şu tarafa doğru.
Ne düşünüyor benim tatlı sevgilim?
O muhteşem günü düşünüyorum.
Galiba her tekneye bindiğimde o günü hatırlayacağım.
Doğum günümü.
Çok yakışıyorsun denize.
Bazen diyorum ki bir tekne mi alsak?
Gezeriz koy koy birlikte.
Ömer?
Söyle sevgilim?
Ben seni çok seviyorum.
Ben...
Bir şey mi oldu kardeşim, söyle?
Yok, yok. Yasemin yok.
Gelmedi.
Yani?
Yani siz şimdi burada şeker şeker... Ben de burada tek başıma, sevgilisiz.
Anladım kardeşim. Peki bizim yapabileceğimiz bir şey var mı?
Burnuma burnuma sokmazsanız mesela çok sevineceğim.
Aşk böcekleri!
Arayayım da gelsin ya.
Ara ara.
[Telefon çalıyor]
Efendim?
Yasemin, dünya güzelim, aşkım... Ne yapıyorsun?
Hazırlanıyorum Sinan.
Ne oldu?
Ne oldu? Ben burada çok yalnız kaldım Yasemin ya...
Ne olursun hadi ne olur, bak çık gel. Daha tekne daha hareket etmedi.
Lüften hadi, geliyorsun değil mi?
İşim var dedim ya Sinan.
Hafta sonu için kızlar ile sözleştim. Onlar ile çıkacağım.
Bak hatta çıkıyorum şimdi.
Ya Yasemin ne arkadaşı? Ben sana ada diyorum, aşk diyorum ya.
Anladın mı? Mimozalar diyorum, romans diyorum.
Sen bana arkadaş diyorsun. Hadi gel lütfen hadi!
Yok gelemem. Ha gelsem gelirdim, söz verdim.
Ya hadi Yasemin, lütfen. Ek arkadaşlarını ne var? Sonra çıkarsınız. Kaçıyor mu?
Hım. Sen kaçıyorsun yani?
Ya lütfen, gelmeni istiyorum. Ne var bunda anlaşılmayacak? Hadi lütfen.
Ay yok gelemeyeceğim. Yani hiç öyle düğün havamda değilim.
Siz eğlenin. Yani halay malay çekin, yapın bir şeyler.
Ha?
Yani canım neyse ne işte. Eğlenin.
Döndüğünde görüşürüz.
Düğüne gidelimmiş. Hem de birlikte!
Heh! Ben ile evlenmek istemeyen bir sevgili ile neden düğüne gideyim ki canım?
Zaten, günden güne daha çok aşık oluyorum.
Yapamayacağım bunu kendime.
Ah, ay aşkım!
Şimdi o, takım elbisesini de giyer.
Ne yakışıklı olur.
Ne tatlı!
Yasemin Yasemin! Bir kendine gel canım!
Aa! Bir dik dur, bir dik dur!
Ay, yok işte yok! Kesin kayboldu bu.
Aa! Geliyor!
Oh, nihayet!
Ay! Ay öldüm, mahvoldum!
Ay yardım etsenize bana, yapayalnız kaldım!
Ay Koriş'im, her yerde seni aradık biliyor musun?
Ay gelmeyeceksin diye çok korktum.
Gel Koray, gel. Gel!
Aa! Dur senin kolun kırık!
Koray, herhalde bir özür dileyeceksin değil mi? Kusura bakmayın falan diyeceksin?
Bunca insan kırk saattir seni bekliyoruz.
Hah! Bravo!
Ay, beni terk ettiniz! Meğer ne kadar yalnızmışım!
Yapayalnız kaldım, hiçbir dostum yokmuş!
Allah'ım ne büyük dramalar bunlar ya Rabbim!
Ay, tatlım! Olur mu Koriş'im?
Bir karışıklık olmuş. Biz seni Sinan alacak sandık.
Ya sen demedin mi beni Neriman Hanımlar alacak diye.
Ay, kalıverdim oracıklarda. Çok korktum, çok yalnız kaldım!
Ay, biriktirdiğin dostlar kadar varmışsın şu hayatta.
Ama biriktirememişim meğersem!
Ay hiçbir dostum yokmuş benim!
Koray artık şu konuyu kapatsak mı? Taksiye bindin geldin işte.
Kapanmaz! Ay bu yara kolay kolay kapanmaz. Çok kötüyüm!
Ay size bir şey söyleyeyim mi? Orada düşünecek o kadar çok vaktim oldu ki.
Ay dostlukları, sevgileri düşündüm.
Olgunlaştım orada. Artık başka biri olmaya karar verdim.
Koray bana bir anlatsana ya, hakikaten merak ediyorum.
Bu kadar zaman nasıl buldun evin önünden?
Ay anlamazsın sen. Olgunsun çünkü. Ay Nörom!
Hayatım, oradayken sana böyle bir şey yaptım.
Ay senin sevgin, dostluğun bana güç verdi.
Ay, Koriş'im!
Benim iyi kalpli, hassas ruhlu Koriş'im!
Yok ben dayanamayacağım, atlıyorum denize. Düğüne yüzerek gideceğim.
Ay, Esat Kıratlıoğlu style. Yakışır size Necmoş Bey.
Bıyıklarınız da sizi suyun üstünde tutar.
(Gülüyor)
Hakikaten dayanamıyorum atlıyorum ben.
Ben de geliyorum ağabey.
Aman atlarsanız atlayın be! Ay, madem dostum değilsiniz...
...madem beni yalnız bıraktınız, ay bırakın kendinizi boğazın serin sularına!
(Gülüyor)
Koray kimse atlamıyor, biz de artık gidiyoruz zaten. Hadi!
Geç, geç!
Ay, kuşum gel gel!
Ay şunu birileri alsın.
Hayatım alır mısın çantalarımı?
Tabi tabii, biz geleceğiz zaten kontrole.
Hadi be!
Süpermiş.
Oldu, görüşürüz.
Oldu.
Oldu.
Serdar!
Nihan!
Serdar!
Nihan!
Ay yok, ikisi de olmaz.
Neyin?
İsimlerin.
Bebeğin cinsiyeti belli oluyormuş.
Ne?
Nasıl?
Bayağı!
Bileceğiz yani kız mı erkek mi diye?
Bileceğiz aşkım.
Oha, çok heyecanlı bu!
Ya sen ne diyorsun?
Ya kız erkek ne fark eder canım? Önemli olan sağlıklı olması.
Serdar, biz bizeyiz şurada ya. Rahat ol yani.
O zaman Allah'ım ne olur kız olsun!
Allah'ım inşallah erkek olur annesine düşkün olur Yarabbim!
Kızım manyak mısın sen? Sen zaten annesin.
Sana her türlü düşkün olacak zaten.
Fena mı şimdi şöyle bir tane daha prensesimiz olsa.
Böyle gözleri sana benzese?
Hı?
İşte ben de diyorum ki, böyle ufak bir kavruk prensimiz olsa.
Hı.
Yüzü falan sana benzese komple.
Hı.
Böyle kemikli.
Değil mi?
Şeydir ya, karakterlidir yani benim yüzüm.
İşte. Ben de o yüzden, bunun aynısından bir tane daha istiyorum.
Yani bunun bebek olanından.
Hayır be! Olmaz!
Kandıracaksın beni değil mi? Bir de nereden geliyor çakala bak!
Bir şey soracağım. Bebeğin cinsiyetiniz siz mi belirliyorsunuz?
Yok.
E o zaman neyi tartışıyorsunuz?
Ha!
E doğru.
Nihan!
Kızım hadi çıkıp ip alalım. Yelek öreceğim torunuma.
Bekle anneanne, bebeğin cinsiyeti belli olacakmış.
Ona göre renk seçersin.
Ne?
Ay, niye demiyorsunuz?
İsim düşündünüz mü?
Şimdi erkek olursa...
Bir dakika bir dakika. Niye erkek oluyor ya hemen? Kız olsun.
Hayır efendim, erkek olacak.
Kız olacak.
Erkek.
Of!
Kız olacak kız!
Valla tutarım kendimi doğurmam.
Sude Hanım.
Hı?
Sekiz sayfayı da bu şekilde değerlendireceğiz.
Nasıl başardınız bilmiyorum ama bu kreasyona herkesten önce girmemiz acayip oldu.
Büyük yankı uyandıracak.
Güzel.
İçerikte tamamız galiba?
Evet.
Son onayı verirseniz bu şekilde gireceğiz.
Tamam. Ama ona sonra bakacağım.
Peki. Ben gidebilir miyim?
Tabii, gidebilirsin.
[Telefon çalıyor]
[Şarkı çalıyor]
Her şey çok güzel.
Bizimki çok daha güzel olacak.
Seninle olsun yeter.
Hi! Ay şu an var ya herkes aynı şeyi düşünüyor yanlız!
Değil mi, değil mi?
Direkt kozmik an. Şu an var ya herkes aynı şeyi geçiriyor aklından!
Ne geçiriyorsun aklından? O şuursuzlukla, gerçekten çok merak ettim de.
Ay, işte hayatım sizin düşündüğünüz şeyi düşünüyorum.
Ay o kaknem Şebnem nasıl kaktı kendini zengin Alp'e?
Gerçekten mi Koray?
Ay, ay bir dakika.
Siz öyle bir şey düşünmüyor muydunuz?
Ay ne düşünüyordunuz onu söyleyin bari.
Ay şu an çok mahçup oldum. Ay resmen dışlandım ortamdan.
Burası Alp'in ailesinin oteli.
Eskiden çok sık gelirdik. Beğendin mi?
Evet evet, çok güzelmiş.
Eşyaların da şimdi gelir, getirirler. Sen de ufak ufak yerleşirsin.
Sen?
Ben yan odadayım.
Hı sen, bayağı başka odada kalacaksın.
Hı hı.
Bunu da böyle.
Hı şey...
Ne?
Hemen mi gideceksin, otursaydın?
Efendim?
Şey diyorum, şey yapmayacak mısın biraz yani?
Ne yapmayacak mıyım?
Diyorum ki, benimle diyorum vakit geçirmek istemiyor musun?
Hani, buralara kadar geldik falan, ne bileyim?
Sen istiyor musun?
Ben aa! Ben onu mu soruyorum canım? Onu mu sordum ben, onu sormadım!
Ben sordum, seni sordum.
E biraz gel bana doğru.
Hep ben kovalamayayım değil mi?
Ha sen kovala diyorsun!
Yani içinden nasıl geliyorsa Defne.
Öyle davran.
O zaman ben çıktım.
Aa, ama... Ama şey ya... Ya!
[Kapı çalıyor]
Aşkım?
Defne! Hoş geldiniz, ne haber canım?
(Öpüyorlar)
Hoş bulduk, iyiyiz sağ ol, sen? Herhalde mutlusundur?
Aynen öyle, tak bakalım şunu.
Akşam bekarlığa vedam var. Kız kıza çok eğleneceğiz. Erkekler dışarıda biz içeride.
Tamam, tamam.
Ay, çok yakıştı!
Neyse geç kalma bak. Akşam 7 gibi falan barda olursun. Aşağıdaki barda.
Tamam geliyorum.
Hadi görüşürüz.
Görüşürüz.
Ay, bar dedi de nerede ki bu bar?
Ömer?
[Şarkı çalıyor]
Ne?
Yok, yok bir şey.
Ne oldu?
O zaman ben aşağıya ineyim.
Ömer?
Konuşmamız lazım.
Dökül kardeşim.
Sence Yasemin buraya niye gelmedi?
Bence de düğün olayı yüzünden gelmedi.
Çünkü ben buna tamam mı, evlilik ile alakalı bazı laflar ettim.
Böyle evlilik deliliktir tadında falan.
Aslında öyle düşündüğümden de değil de hani yani şey olur ya.
Kardeşim, sen bu kadın ile evlenmek istiyor musun?
Ha?
Yasemin'i seviyor musun diye soruyorsan...
Yok, yok. Onu sormuyorum.
Bak bence aşk ne biliyor musun?
Yani birini görürsün ve dersin ki...
...ben bundan sonra bu insanı görmeden yaşayamam.
Evlilik, sevgililik, hepsi hikaye.
Onu görmeden yaşayabiliyor musun?
Onsuz nefes alabilirim diyebiliyor musun kendine?
Hiç bunları sordun mu?
Şimdi ben evlilik mevzuuna hiç bu açıdan bakmadım.
Açık söylemek gerekirse.
Benim için evlilik şöyle bir şey yani evlilik...
Kurumsallık, çoluk çocuk. İşte çorabı niye oraya bıraktın?
Falan filan yani anladın mı? Ben hani evliliğe böyle bakıyordum.
Öyle bakma. Bakmayalım kardeşim.
Biz aşk tarafından bakalım biraz hayata. Bak aşık olduk, şanslıyız.
Çoğu insanın başına gelmiyor. Bu tarafından baksak daha iyi değil mi?
Doğru söylüyorsun aslında yani.
Aşık olmayan var. Bayağı yaşamayan var.
Anladım. Yani düşün, buna göre karar ver diyorsun.
E öyle diyorum tabii.
Sen buna göre mi karar verdin?
Kardeşim, e tabii Sinan! Sen sorma bari.
Defne! Acil durum, kara mamba, konuşmamız lazım!
Ay, Neriman Hanım. Gerçekten ben sizin kodlarınızı çözemiyorum.
Seneye devriyemizi kutlayacağız hala bir şey anlamıyorum!
O senin kendi anlayış sorunun tatlım.
Ben gayet açık ve net bir kadınım.
Bak şimdi dinle beni kara mamba...
[Kapı çalıyor]
Kız, sen buraya bir döner kapı taktırsana! Aa! AVM'ye dönmüş oda.
Allah Allah, ben kimseyi beklemiyordum.
Ama bir bakayım.
Heh, Neriman Hanım. İçeri girdiğinizi gördüm de...
...sizinle acil konuşmam lazım.
Size gelmiş bana değil.
(Gülüyor)
Tabi Şebnemciğim, aaa! Ne istiyorsan anlat. Dinliyorum seni bebeğim.
İnşallah ilgimi çeken bir konudur.
Ya ben ilişkinin başında büyük bir yalan söyledim.
Alp ile aramızda kocaman bir sır var.
Ve şimdi benim ayağıma dolandı.
İlişkinin başı mı?
Yalan mı?
Sır mı?
Ya biliyorum beni ayıplayacaksınız belki ama.
Ama Şebnemciğim.
Yani duygusal bir ilişki yalan üzerine kurulur mu tatlım? Ha?
Neden büyüttün meseleyi bu kadar, niye düğün gününe kadar bekledin?
Hayır, yani basbayağı yalan söylemişsin sen adama.
Ayol ayakta uyutmuşsun sen adamı!
Aa! Ben böyle bir şey ne duydum, ne gördüm.
Tamam canım, insanlık hali.
Aa hayatım... Hal var hal var!
Yani burada kocaman bir yalan var. Kara bir yalan!
Biliyorum, biliyorum ama gerçekten çok pişmanım.
E pişman ol zaten. Bir şöyle bir yüzün kızarsın yani.
Bu yapılır mı bizim Alp'imize!
Ay Neriman Hanım, siz de yani!
Ya, olmuş işte. İnsan bazen sevdiği için...
...yalan söyler, yönünü şaşırabilir.
Olabilir yani, anlaşılabilir bir şey.
Ha, aslında tabii, öyle.
Yani ilişkiler yalan dolan, teknik taktik üzerine kuruludur şekerim.
Yoksa öyle kendi kendiliğinden olur mu ayol, bekle dur.
Ölme eşeğim ölme!
Yoksa o insan gelecek de, seveceksin de...
...ayol benim Necmi ile öyle tesadüfen mi karşılaştığımı sanıyorsunuz?
Bir dakika.
Nasıl oldu anlatsana bize.
Ortağım Gökhan, yani aslında eski nişanlım.
Ya biz ayrıldıktan sonra işleri ayıramadık.
Ay! Ay bombalara gel!
Ay ay inanmıyorum! Ay büyük sır, büyük yalan!
Yandı ortalık!
Ya bugüne kadar bunu sakladım Alp'ten ama nasıl söyleyeceğim bilemiyorum.
Ya Gökhan'ı istemiyorum ben düğünde, Alp de tutturdu.
Gökhan neden gelmiyor diye.
Söyleyemedim işte, üzülsün istemedim.
Ay öyle söylenir mi? İnsan bir yerde söyler doğruyu!
Ay niye tuttun bu kadar?
Üf tamam, artık geçmişe takılmasak?
Belli ki sevdiği için üzülmesin diye yalan söylemiş.
Aman neyse durun bakalım.
Şimdi bu böyle üçümüzün arasında kalsın.
Artık düşünüp taşınıp bir yolunu bulacağız. Tamam mı?
Ay ne bulacağız?
Bir kere erkek olursa hayatta sırtımız yere gelmez. Ömür boyu destek!
Erkek çocuk baldır ya, candır.
İso söylesin aha yüzü burada!
Ya esas kız çocuk be ballı kaymak!
Duygusaldır, vefalıdır... Bir de babasına çekerse yavrum!
Çeker değil mi İso?
Serdar, sanki kız olacakmış gibi evrene yanlış mesaj göndermezsek!
Hayır bu kız çocuk ile senin ne alıp veremediğin var?
Ben anlamıyorum ki! Nedir yani?
Esas sen erkeğe niye bu kadar karşısın ya?
Gerçi sen erkeğe mi karşısın, bana mı karşısın onu da anlamadım ya!
Aa aa aa! Ben kişisel algılıyorum yani öyle mi? Yuh artık Nihan!
Bilemiyorum. Biraz sinsilik var, beklenir senden!
Ne bu inat ya, değil mi İso?
İso, sen söyle kardeşim. Şöyle daha makbul olmaz mıydı incik boncuk bir kız? Ha?
İso erkekçidir bir kere. Ya mahalledeki bütün veletlerin ağabeysi!
İso, söyler misin canım bak... Erkek mis! Söyle.
Ya şey, beni karıştırmasanız?
Hı? Zaten sabahtan beri beynimi... Değil mi burada şey yaptınız?
Ne?
Ha sen bizden rahatsız oldun yani?
Ya hayır, değil o mevzu değil.
Hani sizin karar veremeyeceğiniz bir şey ya.
O yüzden diyorum böyle boş boş olmuyor mu tartışmak?
Bir dakika bir dakika. Şimdi sen ne demek istedin?
Ha benim karım boş konuşuyor, öyle mi?
Ha biz anlaşamıyoruz yani? Ayrılırız da biz yakında.
Benim bebeğim de böyle boşanmış anne babaların elinde büyür.
Bu mu?
Aa! Gerçek mi lan bu?
İsociğim, bak!
O çocuk kız da olsa erkek de olsa biz onu canımızdan çok seveceğiz.
Biz öyle geyik olsun diye şey yapıyoruz.
Terso yapmanın bir alemi yok yani.
Ben acayip gücendim şu an.
Oha!
İhale bize kaldı ya!
Ayıp ettin ağabeyciğim!
Çok ayıp ettin hem de.
Şurada bir tane İso'muz var gelmişiz fikir danışıyoruz.
Senin şu tavrına bak ya!
Ya ben ağlayacağım galiba.
(Ağlıyor)
Ağlama şebboyum, ağlama menekşem benim!
Ağlama gel kocanın şefkatli kollarına, gel.
Bravo ağabey! Ağlattın kızı sonunda.
Helal olsun ya!
Ağlama ağlama canım benim. Allah bizi kem gözlerden...
...vefasız ellerden korusun.
Oha!
Ağlama.
Menekşe daha iyiydi.
Tamam Menekşem benim, ağlama sen.
Tamam.
Kız, bu bekarlığa veda partisi niye iptal oldu?
Onu anlamadım ben.
Ay ne bileyim. Şebnem vazgeçmiş hayatım.
İşte yeni gelin heyecanı falan herhalde.
Vazgeçmiş.
Bir dakika. Defne nerede?
Dinleniyor. Gelir şimdi.
[Müzik çalıyor]
Ne?
Ha.
Gel.
(Öksürüyor)
Ne?
Ne oluyor?
Yok bir şey tatlım.
Bir şey yok hayatım.
Yoktur herhalde öyle bir şey.
Şebnem'in Alp'e söylemediği çok önemli bir sırrı varmış.
Neymiş o?
Aman.
O Şebnem'in çüküloz ortağı var ya Gökhan...
...ay meğersem Gökhan ile Alp nişanlıymış eskiden.
Ay Koriş ben öyle mi dedim?
Gökhan, Şebnem'in eski nişanlısıymış.
Ama şimdi ortaklar ya. Şebnem de Alp'e o yüzden söylememiş.
Hani kıskanmasın, ortalık böyle karışmasın diye.
Bir dakika bunu Alp biliyor mu?
Ay yok hayatım. Ayakta uyuyor vallahi kuzum.
Yani o Şebnem ne zamandan beri bir sır olarak saklamış bunu.
Bir tek damat bilmiyor.
Ay ne var be? Yalan mı?
Bizim bunu Alp'e söylememiz lazım.
Ay evet de bilmiyor işte.
E madem biz arkadaşlarıyız, madem biz biliyoruz.
Biz borçluyuz bunu Alp'e.
Afiyet olsun. Ben de sizinle...
Şebnem?
Sen bunca zamandır Alp'e yalan mı söylüyordun?
Aa aa. Ay gitti kız. Ay resmen küstü.
Ah Ömüşüm nereye?
Ben bir tekne ayarlayacağım. Alp yarına kadar gelmiyor.
Gideyim bir konuşayım onunla.
Ömer.
Ay Necmi. Necmi dur, çekil.
Ne oluyor ya?
Ay dur.
Ya Koray!
Aa ay nereye gidiyorsunuz? Sefere mi gidiyorsunuz yine?
Ay beni bırakmayın ikinci kere bu şekilde.
Iy tazı geni var bunlarda resmen tazı geni.
Ay Simoş da yemeğini bıraktı. Gözüm kalmıştı zaten.
Ay gittiler.
Ömüş, canım, bebeğim. Bir dakika bir dinle beni.
Ne var yenge?
Hayatım şimdi ne gerek var suyu bulandırmaya ha?
Yani niye söyleyelim? Niye bizden olsun? Niye bilsin?
Ömer oğlum, hayat sadece siyah beyaz değildir. Gri tonları da vardır.
Hem zaten herkesin birkaç tane kirli çamaşırı vardır. Değil mi?
Biraz tolerans göstermek lazım.
Hem seviyorlar birbirlerini.
Şimdi bunu bilmesinin Alp'e ne faydası olacak? Bırak bilmesin.
Ay Ömüş. Hayatım, İstanbul'dan dönüşte bana makaron alır mısın?
Çilekli ve Victorian olsun.
(Gülüyor)
Ben bir Defne'ye bakayım.
[Kapı çalıyor]
Geldim.
Aa aa. Aşkım, gel.
İyi misin?
İyiyim iyiyim. Biraz öyle uyudum, dinlendim. İyi geldi.
Deniz mi çarptı benim güzel sevgilime?
Belki de aşk çarpmıştır.
Diyorsun. Ama gelmedin yanıma.
Ne bileyim böyle yalnız kalmak istemişsindir diye gelmedim.
Seninle olmak varken.
Benimle olmak varken başka odadaydın.
Özledin yani.
Özledim tabi.
Ben seni hep özlüyorum.
Sen yokken her seferinde, "Keşke burada olsaydı." diyorum.
"Hiç ayrılmasak." diyorum.
Hadi ya.
Defne.
Ben sana bir şey soracağım.
Yani fikrine ihtiyacım var.
Doğru yerde miyim yanlış yerde miyim, sen söyle.
Tamam. Anlat.
Vallahi denizden babam çıksa yerim.
Ya bu biraz sert değil mi ya?
Aaa deniz böğrülcesinin dişe geleni makbul bir kere.
Öyle fazla haşlanırsa sonra kılçıklarını ayırırken böyle eziliverir.
Hiç olur sonra.
Anladım.
Sonra da hemen şokluyoruz ki böyle yemyeşil kalsın.
Şokluyoruz derken?
Yani direkt soğuk suya atıyoruz. Öğren bunları öğren.
Ablan senin yaşındayken dolma yapıyordu.
E hala da dolma yapıyor. Pek aşama kaydedememiş bence hayatta.
Ya Nihan, Nihan. Canım, canım benim.
Ya Nihan verir misin şu zarfı artık?
Ya Serdar bırak.
Bak kırıcı olacağım ama ha.
Ne oldu? Ne dedi doktor? Kız mıymış erkek mi?
Gelinin izin verirse öğreneceğiz de.
Hayır efendim öğrenmeyeceğiz.
Bebek gelene kadar bu ultrason fotoğrafı açılmayacak. Bitti.
Yuh! Daha açmadınız mı?
Değil mi? Yuh değil mi ya? Tutturdu sürpriz olsun diye.
Vallahi manyak benim bu karım.
Allahım, Allahım ne olur huyu bana benzesin yavrumun. Ne olur ya.
Ya ver de bari biz bakalım.
Olmaz. Siz kesin dayanamayıp söylersiniz.
Ay vallahi ben çatlarım.
Asıl ben patlarım be. Ya daha kaç ay var? Çüş!
Ya hem baksak ne olur? Kendimizi hazırlarız hem.
Ne? Hem ne öyle anormal anormal tavırlar?
Sensin anormal anormal. Allah Allah! Bebek benim değil mi ya?
Ben taşıyorum karnımda. Benim bebeğim benim kararım. Bitti.
Aa aa resmen pisleşti!
Konuş anneanne! Ben hakkından gelemiyorum. Bari sen gel.
Ha gelin gelin. Böyle ikiniz bir olun gelin. Çok güzel.
Ben yavrum için orduyu karşıma alırım be.
Erkek galiba!
Ne?
Ver bakayım şuna.
Oha! Resmen erkek.
Ver bakayım. Ay vallahi de erkek.
Nasıl ya?
Şimdi bizim oğluşumuz mu olacak?
Ayyy.
Vays oğlan babası ha? Oğlum benim.
Ay ben vallahi ağlarım.
Bunda ağlanacak ne var ki ya?
Valla hiç aklım ermiyor şu yetişkin dünyasına.
Gel buraya gel.
Anlatacağım diyorsun yani.
Alp'in bilmesi lazım. Böyle olmaz.
Belki Alp'i sevdiği için, o üzülmesin diye saklamıştır.
Neden saklıyor Defne?
Yani onlar karı koca olacaklar. Şimdi Alp'in bunu bilmeye hakkı yok mu?
Peki sence Alp ne tepki verecek?
Bilmem.
Sen olsan?
Nasıl tepki verirdin?
Defne sen iyi misin?
İyiyim. İyiyim. Dinliyorum.
Yani çok kızardım. Bozulurdum.
Kendimi, hayatımı, sevdiklerimi... Ne bileyim.
Yani her şeyi yeniden sorgulardım. Çok yıkıcı olurdu.
Bir yalanın üzerine inşa edilmiş bir gelecek.
Saklanan gerçekler, sırlar...
...bir daha o insana nasıl güvebilirsin ki?
Nasıl inanabilirsin? Nasıl sevebilirsin?
Tepetaklak olur dünyan.
Şimdi konuşmayalım tamam mı? Sonra konuşuruz.
Sen şimdi bu akşam, uyumadan önce iyice düşün.
Yine de anlatmaya karar verirsen Alp ile konuşursun.
Vay be. Altı üstü düğün dersin ama resmen büyü be ağabey.
Öyle.
İnsana da "Acaba ben de bir gün evlenir miyim?" dedirttiriyor ha.
Gerçi ne zaman o kadar büyüdüysek.
Evlenirsin canım niye evlenmeyeceksin?
Hem evlilik dünyanın en harika şeyi.
İki kişiyken tek kişi oluyorsun.
De işte öte yandan biraz da böyle korkutucu ya ağabey hani.
Yapma Sinan. Koskoca bir şirketi idare ediyorsun.
Ömer ile sen hayati kararlar veriyorsunuz her gün.
İstihdam yaratıyorsunuz.
Kendinle ilgili bir karar vereceğin zaman mı korkuyorsun?
Galiba.
Sinan.
Bizde aileden kalma bir çift kol düğmesi var.
Evlenirken babam takmış onu.
Sonra bana verdi. Ben de nikahımda kullandım.
Anlamadım tam ne demek istediğini ağabey?
Ömer onları takmayı istemez.
Dedesinden geldiği için. Ama benim bir oğlum daha var.
Eğer evlenmeye karar verirsen onları senin kullanmanı isterim.
Ağabey ne yaptın ya?
Yakışır yakışır. Yani ben öyle düşündüm.
Sağ ol. Sağ ol da bir önce cesaret edebilelim de.
Edersin canım. Ne var bunda? Hadi.
[Kapı çalıyor]
Ömüş, canım, bebeğim, kuşum nasılsın?
Müsaadenle duşa gireceğim yengeciğim.
Gir tatlım. Ben de bu sırada şu dergiye bakayım.
Aa aa geçen ayın dergisi bu. Bana bak bu Alpler yoksa cimri mi?
Yengeciğim sen restorana insen.
Sonra ben oraya gelsem. Orada buluşsak.
Ay canım. Ay nasıl da tanır yengesini.
Ay evet bir iki kadeh içesim var yani. Bak bakayım şu mini bara.
Orada yok. Bitti. Bitti ben hepsini içtim.
Sen aşağıda iç. İn sen restorana ben geleceğim. Hadi.
Ay sen kendini içkiye mi verdin?
Yengeciğim benim gerçekten duşa girmem lazım.
İyi tamam hayatım çıkıyorum.
Ama bana bak bir şey söyleyeceğim. Artık içmek falan yok. Tamam mı?
Hatta sen kahve iç. Ya da dur. Ben aşağıya inince sana kahve söyleyeyim.
Sen de içersin gelince.
Hadi canım bekliyoruz.
Tamam tamam hadi.
Unutma.
Tamam.
Ay bir Ömer'e gidip baksam mı ya?
Ama şimdi öyle odasına girip de şey gibi.
Yok ya ne alakası var?
Gideyim bakayım yani. Bakayım.
Ha bir dakika bir dakika. Bahane bulayım. Ne bulayım?
Ay saçmalama be. Gidip fincan ile tuz isteyecek halim yok herhalde...
...otel odasında.
Şey diyeyim.
Odadaki kurutma çalışıyor mu diyeyim. Evet. Çok mantıklı. Çok zekiyim.
Ömer.
Gel sevgilim.
Sevgilim.
Kurutma.
Efendim?
Kuru. Şey kurut.
Anlamadım gerçekten.
Kuru, oda, elektrik.
Saç kurutma makinesi.
Hah. Hıh.
İşte ondan. Ondan sende var mı diye sormaya geldim.
Sevgilim sen saçlarını kurutmuşsun. Ne yapacaksın makineyi?
Ha. Hay Allah. O kendi kendine kurumuşsa demek.
Oda nasıl sıcaktı. De böyle içimde bir üşüme var.
Niye anlayamadım.
Sen üşüdün ve bana geldin. Güzel.
Tam olarak öyle değildi o.
Ben sana bir şeyler ikram edeyim.
Ha yok. Yok ben tokum.
Yok. Bir şeyler içelim, anlamında.
Yok ya. Ben hiç onun için gelmedim.
Yani ben gerçekten onun için gelmedim.
Çünkü yanlış anlaşılsın istemem.
Kesinlikle onun için gelmedim. Ben hakikaten.
Biraz sussak mı artık?
Ömer.
Hı?
Bak böyle şehrin dışındayız. Ne güzel baş başa.
Artık tadını çıkaralım. Değil mi biraz?
Tabi çıkaralım da ben yemeğe ineceğim.
Hani tokum diyordun.
Ya şimdi bizimkiler otelde ya. Ben böyle bir geriliyorum.
Çok gerildim yani.
Yoksa biliyorsun en çok istediğim şey senin yanında olmak.
Git bari yemeğini ye.
Oldu oldu.
Dur.
Ne oluyor kızım korkutuyorsun?
Ya şimdi Serdar gelecek. Sen de burada dur, hakem ol.
Niye? Güreşecek misiniz?
Bir nevi. Çocuğa isim seçeceğiz.
Erkekmiş.
Vay. E bu sene doğduğuna göre Beşiktaşlı olacak herhalde.
Bana bak İso. Bu çocuğu karnımda ben taşıyorum. Tamam mı?
Bana gaz yapıyor. Ben sabahlıyorum tuvalette.
Dakika başı çişe ben gidiyorum.
Biriniz de bana Kopenhag kriterleriyle gelmeyin.
İyi be iyi. Ben babası gibi Fenerli olup da üzülmesin diye söyledim.
Bana ne.
Hoppa. Öyle hemen havaya girmeyin oğlum.
Ne oldum demeyeceksin ne olacağım diyeceksin.
Bu işin önümüzdeki sezonu da var.
Tamam tamam hadi. Geçelim içeriye.
Bana bak sen de hakemsin. Tamam mı?
Bu akşam bu isim meselesini çözüyoruz burada.
İyi çözelim.
Deniz Bey, iyi misiniz?
Değilim. Devam et sen ya. Devam et.
[Telefon çalıyor]
Efendim Deniz.
Nihayet toplantıda olmadığın bir zaman diliminde yakaladım seni.
Şanslı gecemdeyim galiba.
Yani hepsinde toplantıda olduğumu düşünmedin herhalde.
Gerçekten mi Sude? Bu kadar mı zalimsin?
Zalim demeyelim de meşgulüm. İşim çok.
Bence iş hayatına bu kadar kaptırma. Pişman olursun. Kaçırdıkların için.
Şu an için daha önemli bir konsantrasyonum yok.
İyi geliyor çalışmak.
Hayatta seni neyin heyecanlandırdığını bul.
Ve onu seni yok etmesine izin ver diyorsun.
Sen öyle mi yapıyorsun?
Koşullarımız farklı.
Seni heyecanlandıran şey seni mutlu ediyor.
Beni mutsuz.
Yoksunluk dağıtır adamı.
Neyse ben sana geliyorum. Biraz ara verirsin. Kafan dağılır.
Hayır. Gelme çalışıyorum.
Ay hayır Sude ya sakın. Kapattın sen aşk kapılarını.
Hayır. Bir daha kimseye izin vermeyeceksin.
Kız. Sen de hayatım adamın gözüne baka baka yalan söylemişsin.
Ayrıca eski nişanlıyla ortak olmak ne demek?. At gitsin.
O benim kaç yıllık ortağım sonuçta Koray.
Olsun kız. Gerekirse çalışmazsın.
Tatlım Alp zengin zaten. Manyak mısın sen?
Allah Allah.
Hayatım bu devirde zengin koca bulmak çok zor.
Ödün vermen lazım kendinden.
Sinan. Benim saç diplerim uyuşmaya başladı.
Ağabey sakin ol gözünü seveyim. Ne olur sakin ol.
Şebnemciğim, biz şimdi Ömer ile Alp'e bir şey söylemesin diye konuşacağız.
Şeker şeker evlenirsiniz.
Bak dünya kadar masraf yapmışsınız. Ziyan mı olsun?
Ay haklısın hayatım. Yani bu leylaklara var ya...
...Alp dünya kadar para vermiştir.
Bu saatten sorna düğün müğün iptal edemez o. Bence evlenir.
Ay bana bak ağla ama sen tamam mı?
Bak dikkat ettim beş dakikadır ağlamıyorsun, kurudun.
Ay Ömer gelecek diyorum. Seni ağlarken görsün.
Ağla.
Ağabey bu arada bu mevzuyu Defne Ömer olayına benzeten...
...sadece ben miyim?
Oğlum ben de bu yüzden geriliyorum ya zaten.
Ömer'e bak. Buna bu tepkiyi veriyorsa sen düşün.
Hah. Kuru kız. Gel, otur.
Tatlım. Ömüş gelecek şimdi. Onu hepimiz caydıracağız. Duydun mu?
Üf. Yok ben Ömer'i hiçbir konuda etkilemek istemiyorum.
Yani biliyorsunuz manipülasyonu hiç sevmiyor.
Ha tamam. Bak şimdi. Evlenmek üzere olan iki kişi var.
Ve ortada da büyük bir sır var.
Damat bu sırrı öğrenirse muhtemelen yüzüğü atacak.
Ömer de bu sırrı söylemek istiyor.
Sen ne diyorsun?
Yok canım. Yani Ömer, "Bütün gece düşüneceğim." dedi.
O kadar kızacak bir şey olduğunu düşünmüyordur bence.
Afiyet olsun.
Sağ ol.
Ömer.
Alp'e söylemeyeceksin, değil mi?
Üzgünüm Şebnem.
Ay katır adam katır.
Ay ama şekerim bu Şebnem de kalkıp kalkıp gidiyor.
Başka hiçbir numarası yok.
Ay biraz kendini geliştirmesi lazım. Olmaz böyle.
Koray aynı durum benim başıma gelseydi ve bütün arkadaşlarım bilseydi...
...ben de söylemelerini beklerdim.
Hayatım böyle bir olay senin başına niye gelsin?
Defne patron mu?
Ay sanki şirketi var da ortağı olacak bir de.
Ne alaka yani?
Ay sen eski nişanlı, bir de ortak he.
Ay hayatım seninle hiç alakası yok. Şimdi saçmaladın Ömüş yani.
Koray nesini anlamıyorsun?
Diyorum ki Defne böyle büyük bir şeyi benden saklıyor olsaydı...
...demek istiyorum. Anlatabiliyor muyum?
Ay anladım.
Ay. Ay resmen aynı!
Allah!
Al bak son lokman kalmış, ye bunu da al.
Boğacaksın beni. Ay yeni idrak ettin. Ne yapabilirim?
Neyi idrak ettin Koray?
Salak. Durumun ehemmiyetini.
Ha.
Berke.
Yok artık.
Niye ya? Benim babamın adı Berke. Bende manevi değeri var.
Ya Berke diye baba ismi mi olur?
Nihan, canım, balım. Hani biz evliyiz ya.
Yani emin misin babanın adı konusunda yalan söylemek istediğine?
Hayır. Nurullah olduğunu biliyorum da ben.
Aman iyi. Biz evde kendi aramızda Berke diyorduk.
Selim.
Ay tam bir soluk benizli ismi ha.
Hayati?
Yok Bünyamin.
Yani daha doğmadan çocuğu 3.Lig topçusu yaptın Serdar.
Aybars?
Iy.
Ne ıy?
Ya bana mantıklı bir sebeple gel ya. Aybars güzel işte.
Beğenmedim işte kızım. Aybars bebek diye mi seveceğiz?
Aybars Bebek!
Evet ne var? Bak çok güzel olacak, bak şimdi.
Aybars. Canım oğlum. Çok güzel oluyor. Oğlum.
Olmaz.
Ahmet olsun?
Ahmet olmasın ya. Çok Ahmet var ya. Binlerce Ahmet var.
Mehmet'i de eliyoruz o zaman.
E Murat zaten otomatik olarak gidiyor.
Eleme sistemine döndük herhalde Değil mi?
Bütün gece buradayız o zaman.
Ben buldum ya. Bak.
Mirzah.
Çok zorlama.
Meriç!
Iy gıcık.
Ya niye gıcık? Meriç çok güzel işte. Meriç olsun. Süper isim Meriç.
İstemiyorum.
Korcan?
Pinpon olur o ya.
O zaman ben bir çay koyayım gençler. Çay iyidir.
Çay iyidir.
Hayır yani. Evlilik kötü bir şey mi?
Ben şimdi evlenmek istiyorum diye zayıf mı oluyorum?
Hı?
Nasıl ya?
Tamam. Kariyer kadını olabilirim.
Bu evi yapmış olabilirim.
Ama ben evlenmek istiyorum ya.
Ya ben Sinan ile evlenmek istiyorum ya.
Hayatım ver sen şunu. Yeter çok içtin bu gece.
İstiyorum ya. İstiyorum.
Ya o niye benimle evlenmek istemiyor?
Neden, neden istemiyor yani?
Ben tamam, yemek yapamıyor olabilirim ama.
Her kadın da yemek yapacak diye bir kural yok ki canım!
Yaseminciğim, yok hayatım. Meselenin o olduğunu pek sanmıyorum.
Bence sen Sinan ile açık açık bir konuş. Anlat ne hissediyorsan.
Yok yok yok yok, hayatta olmaz. Ben onu hayatta yapamam.
Hayatta!
Ben, hatta ben ne yapacağım biliyor musunuz?
Ne yapacağım?
Ayrılacağım.
Ayrılacağım ondan.
Arkadaşım, arkadaşım! Sen benimle evlenmek istemiyor musun?
Yokum ben de o zaman!
Bitti!
Yokum, bitti bu kadar! Yokum!
Dur, ben mesaj atacağım.
Hayatım, ver sen şunu saçmalama.
Karışmayın ya, bitti ayrılacağım. Bitti!
Karışmayın!
[Mesaj sesi]
[Mesaj sesi]
[Mesaj sesi]
[Mesaj sesi]
[Mesaj sesi]
[Mesaj sesi]
[Mesaj sesi]
[Mesaj sesi]
[Mesaj sesi]
[Mesaj sesi]
[Kapı çalıyor]
[Kapı çalıyor]
Deniz?
Sen bana ne yaptın?
Dur şöyle soracağım.
Ben sana ne yaptım?
Al, iç bakalım.
Ayılmana yardımcı olur.
(Gülüyor)
Ya ben ayrılmak istemiyorsam?
Deniz yapma bunu kendine.
Neden?
Korkuyor musun?
Ben artık hiçbir şeyden korkmuyorum.
Senin için söylüyorum.
İnan bana, değmiyor.
Öyle hariçten gazel okumak kolay.
Benim olduğum yerden öyle gözükmüyor.
Olur bazen, yapar insanlar bize böyle.
Biz farkında olmadan ele geçirirler bizi.
Hatta bazen kendileri bile fark etmezler.
Darmadağın oluruz.
Kendimizden geçeriz.
Ama bu bizi öldürmez.
Daha da güçlü yapar.
Daha güçlü.
Neye yarar ki?
Onu da sen bulacaksın.
Gücünü neye ve nasıl kullanacağını.
Bak benim hayatımdan bir Sinan geçti.
Beni ben yaptı.
Bırak ben de senin hayatından geçeyim.
Belki yeni bir pencere açarım hayatında.
Kim bilir?
[Telefon çalıyor]
Kızım, erkek geliyor!
Erkek kim?
Mirza!
Mirza kim be?
Gerçi Mirza'yı Serdar beğenmedi ya.
Ya bir şey soracağım, Korcan nasıl?
Yok, ben mevzuya giremedim. Baştan alalım.
Bebek diyorum bebek, erkekmiş! Bugün öğrendik.
Ne?
İnanmıyorum ya kızım niye söylemiyorsun? İnsan bir haber verir ya!
Ya ben arayacaktım seni de işte, tepişmekten fırsat olmadı ki.
Ya, ay inanmıyorum! Şimdi ben erkek halası mı oluyorum?
Ay yerim ben onu.
Tamam bak şimdi sen kapat ben sana ultrason fotoğrafını çekip atacağım. Tamam mı?
Dur dur dur! Defociğim, Defociğim beni kurtar ya!
Bunların arasında kaldım ben. Sabahtan beri saatli maarif takvimi gibi isim sayıyorlar ya.
Heh, İso! Şu an senin şuuruna ihtiyacım var tamam mı, bak?
Çok acayip bir şey oldu ya. Ben resmen hayatımın simülasyonunu yaşıyorum.
Bayağı paralel evrene bağlandım direkt.
Yani biraz daha açarsan Defociğim.
Çünkü sevgili ağabeyin ve harika zevcesi biraz beyinciğimin suyunu akıttı.
Şimdi şey, bu düğününe geldiğimiz çift var ya.
Onların bir meselesi var, ya bizimkinin aynısı ya.
Ay!
Ne haber?
Şey, telefon.
Da ben de dedim uyku mu tutmadı acaba?
Seni tutmadı galiba?
Ne mümkün!
Yok ben de uyuyamayacağım kesin.
Zaten biz böyle ayrı ayrı odalarda niye uykusuz kalıyoruz.
Ben o tarafını hiç anlayamadım.
Bilmem, kimin fikriydi acaba?
Rövanş diyorsun?
Aa yok canım, ne haddime?
Madem sen öyle istedin.
Ben sadece Defne'min kokusunu içime çekip uyukuya dalmak istiyorum, o kadar.
Ay ama valla yapma bana bunu ya!
Ne var işte benimle uykunu paylaşsan?
Böyle geceni.
Rüyalarını.
Çok mu şey istiyorum Defne?
Değil de.
Eee?
[Telefon çalıyor]
Aç.
Aç hadi aç.
Aç aç.
Alo Nihan?
Bir saniye.
Ee?
[Şarkı çalıyor]
Hiii!
Aaa!
Allah'ım, Allah'ım ben... Allah'ım ben ne yaptım?
Allah'ım ne olursun gerçek olmasın ne olur rüya olsun, Yarabbim ne olur!
Hay salak Yasemin!
Ay ben resmen terk ettim Sinan'ı.
O da bana cevap vermemiş. Ne oldu yani şimdi biz ayrıldık mı?
Bitti mi?
Dur Yasemin dur sakin ol. Belki de daha görmemiştir.
Ay, böyle bal kaymak krep falan da...
[Telefon çalıyor]
Üff!
Ne var Sinsirella? Hı?
Açlıktan zaten hortladım. Bana bak kız!
Kahvaltı ile benim arama asla giremezsin. Boşuna uğraşma!
Koriş, acilen Sinan'ın telefonunu alman lazım. Acilen!
Ay, dur. Yazıyor musun?
05...
Ya öyle değil!
Mesajları silmek için. Bak Koriş ben çok kötü bir şey yaptım.
Ya Sinan'a gönderdiğim mesajları görmeden silmen lazım.
Tamam mı? Hemen imha etmen lazım!
Hım. Peki tatlım bunun karşılığında ben ne alacağım?
Ne istersen! Ne istersen yaparım, her şeyi yaparım.
Bak hayatım boyunca sana borçlu kalırım ama ne olur bana yardım et.
Çöz şu işi, ne olur!
Ay, açık çek diyorsun yani. Öyle mi?
Ne istersen! Bak Koray şu anda zaman kaybediyoruz lütfen şu işi hallet.
Ne istersen yaparım dedim!
Bana bak kız! Kıymetimi bil. Aç aç neler ile uğraşıyorum senin için.
Ay, acaba ben seni seviyor muyum ne?
Ben sana bayılıyorum. Hadi, canım Koriş'im benim, tatlı Koriş'im benim.
Bal böreğim, hadi!
(Öpücük atıyor)
Ay, tatlıyımdır tabii ki.
(Gülüyor)
Ay, neredeydi bu Sinan'ın odası?
Aa! Ay, kayboldum yine.
Hay Allah'ım!
Sinoş! Sinoş aç kapıyı!
Ay, bayıldın mı yoksa?
Bak ambulansı arıyorum.
Ay, gitti adam! Ay vallahi gitti! Kız!
Kepçe, aç kapıyı!
Ne var Koray ne var ya off!
Patla patla!
Ne var? Rüyanda mı gördün sabah sabah?
Hıı, ay...
Ay, okudun mu?
Neyi?
Şey, sana verdiğim kitabı?
Ne kitabı, sen bana kitap mı verdin ki?
He, ay dur! Yanlış oldu hayatım.
Ay Yasemin hakkında ne düşünüyorsun? Seviyor musun hala o sinsiyi?
Çok seviyorum. O kadar özledim ki, bir gideyim...
...falan bir sarılacağım, böyle bir seveceğim. Yani o kadar...
Ben bunları niye sana anlatıyorum ki ya?
Düşün artık ne kadar özlediysem demek ki!
Ay, şimdi rahatladım valla kuşum!
İşte aşk da böyle bir şeydir. Sürünün aşkınızdan, ölün aşkınızdan. Bana ne!
Aşk zaten böyle bir şeydir tatlım.
Yani sen bir şey çekersin, bir mesaj yazarsın, o yazar.
O yanlış anlar, sen yanlış şeyler yazarsın.
Ay tuhaf... Aşk zaten böyle bir şeydir.
Ay Koray ne diyorsun kim ne yazmış ya?
Kim ben mi?
Sen ne?
Ay, tatlım ben bir şey yazmadım.
Kim yazdı?
Neyi?
Ne bili... Ay Koray!
Allah Allah!
Ay, Sinoş!
Hı?
Ay hayatım, password'ünü söyler misin bana?
Ya ben sana niye söylüyorum password'ümü benim telefonum o. Versene!
Herhalde senin telefonun hayatım!
Benim telefonun password'ünü sorsam çat diye girerdim.
Ay, bu da! Sabahları kafan çalışmıyor senin!
İçin uyanmamış daha.
Koray bak, lütfen daha lütfen bak! Sabah sabah daha...
...açılmadım ne olur bırak bir açılayım.
Ben bir kendime geleyim ne olursun yapma şunu ya!
Olmaz! Bana password'ünü söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.
(Gülüyor)
Ne yapacaksın?
Dövmesini yaptıracağım, ömür boyu hatırlayayım diye.
Ay pinti misin biraz? Allah Allah!
Ay hayatım, İrlanda'da bir arkadaşım yaşıyor.
İsmi Marvel. Ay bir tanısan var ya çok klas bir adamdır.
Gerçi seni sevmez ama.
Ay tatlım böyle bütün gün içer, böyle şarkı besteler.
Efendime söyleyeyim çok böyle kabiliyetli bir adamdır.
Bir de saf Irish'tir yani bilirsin.
Ay böyle normal İngiliz gibi değildir.
Böyle İngilizler çok soğuktur. Bilen bilir.
Ay bu böyle kaç yıl önce İstanbul'a gelmişti.
2 yıl mı, ay 3 yıl mıydı?
3435 tamam mı? Hadi ara artık bitsin yeter, lütfen!
Hayatım, çok teşekkür ediyorum.
Sen ne yapıyorsun benim mesajlarıma mı bakıyorsun sen? Okuma!
Hayır be!
Mesaj falan okumuyorum bana ne senin mesajlarından?
Allah Allah!
Mahremiyet katili miyim ben?
Hayatım, o sinsi sana mesaj mı yazmış, yazmış mı umurumda bile değil.
Bana ne be!
Yasemin mi yazmış?
Ay hayır! Niye yazsın?
Ya yazar, iyi geceler miyi geceler demiştir belki. Ver şunu!
Hayatım, o Yasemin var ya seni hiç sevmiyor!
Senden nefret ediyor nefret!
Ay yok böyle değildi, böyle söylemeyecektim.
Ay hayatım seviyor işte seni. Gerçi nereni seviyorsa?
Ay hayatım beni tutuyorsun. İrlanda'daki arkadaşımı aramam lazım.
Ay ksıkanıyor musun sen beni biraz? Hı?
Ara Koray ara, hadi ara ara!
Ara, bitsin artık hadi!
Dur hayatım.
Ay.
Ay tansiyonum düşecek.
He, ay dur şey...
Ay Marvel, hello my friend.
Aaa! Ay dur hayatım, ay dur açmamış.
Ay açmadı yani. Ay kesin var ya resim yapıyordur.
İlham gelmiştir yine.
Hani şarkı besteliyordu?
Ay hayatım o her şeyi yapıyor.
Şarkı da besteler, yemek de yapıyor.
Ay film de çekiyor, her şeyi yapıyor.
Bu da! Hayatım, kendini onlar ile bir tutma sen de!
Iy, sınırlı yetenek seni!
Al!
Aldım.
Hadi!
Ay!
Manyak ya!
Sürpriz yumurta.
[Şarkı çalıyor]
Hi! Ay, ay tövbe bismillah! Neriman Hanım siz ne yapıyorsunuz burada?
İnsan az yiyince çok uyuyormuş demek.
Hadi bakalım kalk! Konuşmamız lazım.
Ya, siz nereden girdiniz içeri?
(Gülüyor)
Şekerim, eğer ben istersem Pentagon'dan bile elimi kolumu sallayarak girerim.
Kriminal yeteneklerimi sorgulama istersen.
Sizi dinliyorum.
Ömer'in dedesi geldi.
Ben mutlaka o düğüne gitmek istiyorum dedi.
Sizin düğün. Anladın?
Ama Ömer?
Hah. Zaten mevzumuz da o.
Ömer ile dedesini barıştıracağız.
Şebnem'in gereksiz magazini araya girdi, konuşamadık.
Yani, o iş biraz zor da.
Üf! Ya Şebnem ile Alp ne olacak sizce?
Valla Ömer Alp'e her şeyi anlatırsa, düğün iptal olabilir.
Ay çok fena!
Kızım, sen şimdi kara mambaya konsantre ol!
Ay! Başkasının derdine düşeceğine kendi derdine düş.
Ömer ile dedesini sen barıştıracaksın.
Ben mi?
Ben. Ben, ben yapamam öyle bir şey!
Hayatta yapamam ya!
Hem ayrıca Ömer çok haklı tamam mı? Yani ben Ömer'in yanındayım.
Ben olsam ben de barışmam.
Ha?
Evet, öyle düşünüyorum.
Yani benim de var küs olduğum öyle, görmek istemediğim yakınlarım.
Şu an karşıma çıksalar suratlarına asla bakmam.
Mesela?
Mesela değil. Annem işte.
Ay! Aman, üf! Beni duygusala bağlama şimdi!
İplikçi serveti söz konusu burada.
Ömer ile dedesi mutlaka barışmalı.
Eğer böyle bir şey olmazsa her şeyi gider Ömer'e anlatırım.
Anlatamazsınız!
(Kahkaha atıyor)
Sen bana o zararı ver de, bak ben üstüne neler neler katıp anlatıyorum.
Bak şekerim! Eğer kendini, Ömer'i, çiçeği, böceği...
...ada vapurlarını seviyorsan bu işi halledersin.
Yoksa hepsi elinden uçup gider. Hadi bakalım göreyim seni!
Dur canım hemen şey yapma.
Yani Ömer'in bugün verdiği tepkiye göre zaten belli olacak nasıl davranacağı.
Belki de ne bileyim, affedilebilir bulur.
Değil mi? Bulur? Mu?
Sinan?
Sinan erkencisin.
Öyle oldu ağabey ya.
Ağabey ben kararımı verdim.
Efendim?
Artık ne istediğimi biliyorum.
Yani hiç tereddütüm yok.
Çok çok sevindim. Tebrik ederim. İlk tebrik eden ben olmak isterim.
Mutluluklar diliyorum Sinan ya.
Sağ ol ağabey.
Tamam görüşürüz.
Tamam konuşuruz zaten.
[Telefon çalıyor]
Alo.
Aşkım, sevgilim, bir tanem.
Ya ben seni çok özledim hani buradan çıkınca...
...böyle hemen hemen yanına gelmek istiyorum. Olur mu?
Hım. Kötü bir durum yok değil mi?
Acil?
Önemli falan?
Yok yok, kötü bir şey yok.
Aksine, iyi haberler var.
Tamam aşkım gel gel.
Ben de seni çok özledim.
Tamam.
Oh, oh oh tamam tamam. Okumamış.
Ay Koray yani insan haber verir mesajları sildim diye.
Neyse.
Allah!
Ömer!
Ömer?
Aşkım!
Günaydın sevgilim.
Günaydın.
İyi uyuyabildin mi?
Eh işte. Yani... Bir insan tek başına ne kadar iyi uyursa.
O kadar.
Peki düşünebildin mi? Konuşacak mısın Alp ile?
Ömer bence biz karışmayalım.
Hiç gerek yok yani. Sonuçta ikisinin arasındaki özel bir şey.
Onların mahremiyeti.
Hiç gerek yok şimdi bizim karışmamıza falan.
Ne diyorsun? Konuşacak mısın?
Defne sen neden bu kadar dert ediniyorsun ki ne yapacağımı?
Bu telaşın ne? Ben anlamadım.
Canım ortada sonuçta bir düğün var yani.
İki tane birbirini seven aşık insan var.
Tamam belki biraz ben de empati kuruyor olabilirim tabi.
Ama sonuçta bu zaten çok duygusal bir durum.
Şimdi sen belki de zamanla eriyip gidecek bir sırrı...
...bomba gibi ortalarına bırakacaksın.
Sence bu Alp için iyi bir şey mi?
Gel.
Haklısın.
Yani benim insanların hayatına karışmak gibi bir derdim yok.
Alp benim arkadaşım. Tabi ki onun mutsuz olmasını istemem.
Yani Şebnem'i de seviyorum. Onların güzel bir birlikteliği var.
E buna rağmen konuşacaksın, öyle mi?
Tamam. Tek bir şey soracağım sana. Tek bir şey.
Ama bana ilk duygunla, ilk hissiyatınla cevap ver. Olur mu?
Tamam.
Alp'in başına gelen şey İso'nun başına gelseydi...
...yani evleneceği kız ondan böyle bir şey saklasaydı...
..ne yapardın?
Susabilir miydin?
Saklayabilir miydin bunu İso'dan?
Tamam. Git söyle. Bilmesi gerekiyor.
Haklısın sevgilim.
En başından beri haklısın.
Her şeyi bilmen gerekiyor.
Senden hiçbir şey saklamamam gerekiyordu.
Günaydın aşkım.
Oy.
Günaydın.
Aa ne o? Küs müyüz?
Değil miyiz?
Hiç gerek yok.
Ben buldum ismi. Yani bebeğin ismini.
Eee söyle de biz de bilelim madem.
Neymiş?
Evet Nihan. Sendeyiz.
[Müzik çalıyor]
Sen en doğrusunu yaptın aşkım.
Şimdi bunun altından kalkıp kalkamayacaklarına...
kendileri karar versinler.
Söyledi.
Söyledi.
Korkmalı mıyız?
(Gülüyor)
Bilmiyorum ki ağabey.
Ama ben bu kadar sert bir tepki vermesini hiç beklemiyordum.
Hiçbirimiz Ömer kadar cesur olamadık.
Ömer'in Alp'e yaptığını ben Ömer'e yapamadım.
Belki artık bizim de söylememiz gerekiyordur ha.
Bunu Defne'ye bırakmıştık.
Yani söyleyip söylememe kararını Defne verecekti.
Öyle de ama işte.
Kafamız karıştı, değil mi?
Bilmiyorum Sinan.
Gerçekten neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilmiyorum.
Ay Nörom ben çok korkuyorum.
Neden?
Ay hayatım hani şimdi Alp ile Şebnem ayrılırsa...
...Ömüş ile kuru kız da mı ayrılacak anlamına geliyor?
Ay bilmiyorum kuşum. Kafam çorba gibi oldu.
Ay aslında ben şu çiçeklere taktım, biliyor musun?
Ay yazık ziyan mi oldular şimdi yani? Onca masraf.
Ay doğru söylüyorsun hayatım vallahi. Ben de taktım kafama.
Ay ne yapsak? İade almazlar mı?
Aslında biraz cazgırlaşılırsa alırlar.
Ay değil mi hayatım? Böyle demagoji falan yapsalar belki alırlar.
Aa tabi canım. Mesela, "Perişan olduk."...
..."Düğün iptal oldu.", "Gelin balkondan atladı." falan.
Ay ne bileyim hayatım.
"Şikayet ederim.", "Haklarım var." falan derler ederler.
Ay uğraşmaz ki.
Alp değil mi?
Ay yok ayol Necmi.
Şu çiçekleri eve götürelim, vazolara koyalım desem uğraşmaz.
Hı ıy Necmoş Bey de yani yapmaz ki.
Iy bıyıklı.
İso.
İsotto.
Ya gelmeyin ya. Vallahi gelmeyin ya. Şurada iki gram huzurum var.
Onu da çok görmeyin. Siz sevmiyor musunuz beni ya?
Hayır ben belki hakem olmak istemiyorum. İstemiyorum.
İso biz karar verdik.
Bir isim bulduk. İkimiz de bayıldık.
Ha oh be. Bitti yani bu eziyet değil mi? Bulduk isim.
Şükür ya. E neymiş hergelenin ismi?
Sen söyle.
Sen söyle.
Aşkım sen buldun. Sen söyle.
Canım seni beni mi var?
Var var söyle.
Yok sen kapat. Aman sen söyle.
Ya şşş alo. Siz beni mi sınıyorsunuz oğlum?
İso.
Ne?
Salakos. Yeğenin adı İso.
İso koymaya karar verdik.
Ha.
Bayağı İsmail yani.
Yok direkt İso.
İsmini kimden aldığı belli olsun. Adam gibi adam olsun işte.
Ne yaptınız oğlum siz?
Ya işte azıcık da olsa sana benzese biz daha ne isteriz ki.
Lan bitirdiniz beni ya.
İso ha.
E ilk kombinesini de sen alırsın artık. Sözün olsun.
Lan sahalar köpeği olsun yeğenimin. Alırım tabi. Ne var?
İlk traşı da senden.
İlk ayakkabısı.
A mama sandalyesi. Çok önemli.
Ha siz çocuğu bana yıkıyorsunuz. Ben anladım.
Seviyorum lan sizi. Denyo topallar.
Bak söz verdin. Alacaksın ha!
İso ha. İso!
[Kapı çalıyor]
Açık.
Gelebilir miyim?
Gel sevgilim gel.
Alp ile Şebnem hala odadalar.
Hala kavga ediyorlar.
Sence düğün iptal olacak mı?
Bilmiyorum.
Sen olsaydın?
İptal eder miydin düğünü?
Sevdiğinden, yani benden vazgeçer miydin?
Bilmem.
Yani senden vazgeçmek deyince imkansız geliyor kulağa.
Benim de kalbim duracak gibi oluyor.
Ömer ben seni çok seviyorum.
Sen de beni hep sev, tamam mı?
Tabi ki sevgilim.
Söz mü?
Bak bakayım sen bana.
Sen bu olaya çok mu kaptırdın kendini?
Bu kadar empati kurma Defne.
Biz birbirimizden böyle büyük şeyler saklamayız.
Tamam saklamıştın daha önce. Yani o olayı.
Bir de para meselesi vardı. Niye hala bilmiyorum.
Ama anlaştık değil mi? Çözdük yani.
Çözdük evet.
E tamam o zaman. Düşünme artık.
Bu çalan Sevil Berberi değil mi?
Hani senin şu ıslıkla çaldığın.
Seviyorum ben bunu ya.
Ama zaten ben bunu söylemiştim daha önce.
Evet.
Bir şey soracağım.
Bunun senin için bir anlamı var mı?
Yani tamam bir sürü şey dinliyorsun ama en çok bunu dinliyorsun.
Neden?
Yani Rossini severim zaten.
Ama bu parçayı bir filmde daha önce hiç duymadığım bir şekilde duydum.
O zaman başka türlü sevdim.
Bana belli bir duyguyu çağrıştırıyor.
Hangi film?
Yani, hangi duygu?
Otto e mezzo.
8½. Fellini.
Adam hayalindeki kızı ilk defa gördüğünde...
...böyle karanlık Alman operası bir anda İtalyan'a döner.
Bu çalar yani.
Aşk olur.
Birdenbire.
Düğüne geldiyseniz boşuna beklemeyin. Gelin oteli terk etti. Düğün iptal.
Ay bebeğim bu kadar yıpratma kendini. Ay bak ben de ağlayacağım ha.
Ay kız ne güzel evlenecekti. Ay paraya para demeyecekti.
Çatır çatır yiyecekti Alp'in parasını.
Ay şimdi yine eski fakir hayatına geri dönecek o Şebnem. Yazık.
Ya Koray yeter artık. Para da para, para da para. Ne bu be?
Ay değil mi? Haklısın tatlım. Sonuçta abartıyorsun biraz.
Bir İplikçi serveti değil yani bu da.
Evet. Gidebiliriz.
Sen iyi misin?
Ben biraz etkilendim galiba.
Canım ayrıca düğün iptal edildi diye her şey bitmiş demek değil ki.
Yani bakarsınız ileride tekrar barışırlar. Birbirlerini affederler.
Yeniden evlenmeye karar verirler.
Bakarsınız bize davetiye gönderirler biz bu sefer gerçekten evleniyoruz, diye.
Nereden biliyoruz?
Değil mi ya?
Sonuçta Alp'in Şebnem'i nasıl sevdiğini görmedik daha.
Belki de barışırlar.
Bence bir şans var.
Şebnem en başından söylemeliydi Alp'e.
Galiba bir tek ben böyle düşünüyorum.
Yok. Tabi. Bence de konuşabilirdi. Yani.
Haklısın canım.
Haklısın oğlum haklısın.
Yani.
Ay var ya şu an resmen öleceğim gerginlikten. Hık diye gideceğim.
Koray kapatsana artık çeneni. Haydi gidelim. Hadi, hadi.
Ay hadi.
Ay yavaş.
Tamam ya. Ben de tutturdum. Deli miyim, neyim?
Yasak sana Yasemin. Bundan sonra evlilik düşünmek sana yasak.
Sinan'dan çocuk yaptığımı, birlikte yaşlandığımı...
...birlikte tatillere çıktığımı...
...iki tontin ihtiyar olup bahçede torunların koştuğunu...
...Kendine gel! Şşş tamam!
Al tatlım.
Geç hayatım.
Ay kız düşme denize.
Nazar çıktı nazar.
Gel.
Ay sağ ol hayatım. Çok teşekkür ediyorum.
Defne ben bırakayım seni.
Ay yok yani onu ben bırakacağım tatlım.
Defnecik ile düğün detaylarını konuşacağız.
Çok güzel fikirlerim var. Değil mi Defne?
Ha evet şey ya ben Neriman Hanım ile gideyim. Evet.
Necmi, tatlım. Hadi sen de Ömer ile git.
Amca yeğen dertleşirsiniz. Ne zamandır görüşmediniz.
E biz de seninle çok görüştük. Artık evde görüşürüz.
Biraz saçma olmuyor mu Neriman?
Hayatım aaa düğün detayı diyorum. Kız kıza diyorum.
Hadi tatlım. Git sen. Git.
Amca gel, gel gidelim biz. Sevgilim, görüşürüz.
Görüşürüz.
Aa aa ay durun. Ya beni kimse bırakmayacak mı?
Kavga etmeyecek misiniz benim için?
Böyle paylaşılamayan bir insan olamayacak mıyım?
Ay tatlım gel biz seni bırakalım.
A lütfen Koray Bey'i bırakma şerefine ben erişmek istiyorum.
Müsaade ederseniz Koray Bey'i ben bırakayım.
Ay dur hayatım düşünmem lazım. Düşündüm. Tamam. Kabul ediyorum.
Hemen ikna oldun.
Ay herhalde hayatım. Severim ben seni. Kepçe mepçe ama iyisin hayatım.
Hadi. Al şunları. Hadi.
Of Koray of.
Oflama.
Kendini Şebnem'in yerine koydun değil mi? Koy zaten.
Ömer'in senin sırrını asla öğrenmemesi lazım.
E tabi sen de bunun için benimle biraz işbirliği yapacaksın.
Bak şimdi. Hulusi Baba'yı bizim eve çağıracağım.
Sen de Ömer'i alıp bize getireceksin.
Tabi Ömer, Karaman'ın bizde olduğunu bilmeyecek.
Öylesine geliyormuş gibi olacak.
Ömer'i kandıracağız yani.
Ofsayta düşüreceğiz diyelim cicim.
Şimdi Ömer tabi gelip dedesini görünce...
...mecburen onunla konuşacak, hesaplaşacak.
Ömer zaten çok terbiyeli çocuktur. Asla orayı terk etmez.
E biz de seninle birazcık işbirliği yapacağız.
Biraz dedenin tarafını tutacağız.
"A Ömer sen de abartıyorsun aaa." falan yapacağız.
Eh benim de moderatörlüğüm bayağı iyidir yani.
Ben de gerekli yerlerde doğru manevraları yapıp...
..."A aman da ne güzel anlaştınız, barıştınız." diyeceğim.
Şimdi bu Ömer'i kızdırmayacak mı yani bu?
Bildiğin kandırıyoruz Ömer'i. En nefret ettiği şey.
Ay bu da tutturdu. Kandırmak da kandırmak.
Bana bak. Sen de düğününün Şebnem'inki gibi patlamasını ister misin?
İstersen hemen Ömer'e gidelim lappadanak her şeyi söyleyelim.
Hazır olaylar da sıcağı sıcağınayken.
Ya Neriman Hanım siz beni bildiğin tehdit ediyorsunuz.
Tatlım, hayat bu. C'est la vi.
Ay canım. Hadi gel seni evine bırakayım. Hadi yürü.
Aşkım.
Aşkım, çok özledim seni.
Ben de seni.
Ben önce şunları bir takdim edeyim.
Çok güzeller. Her zamanki gibi çok zarifsin.
Geçsene.
Yemek siparişi verdim. Balık.
Birazdan da bir şarap açarım.
Yasemin ya bir otursana, bir konuşalım seninle.
Otur böyle bir.
Şey Yasemin, ilişkimizle ilgili konuşmamız gereken şeyler var.
Aklımda böyle bazı şeyler var da.
Ay yok ya konuşmayalım. Ay lütfen ne gereksiz.
Hem ilişki konuşulmaz ki yaşanır.
Hem ne konuşacağız ki? Yani. Ben çok acıktım ya.
Sipariş de verdim. Eli kulağındadır. Gelmek üzeredir.
Önce yemeğimizi yiyelim. Bak çok güzel somon yapıyorlar.
Kıskanma ama senden daha güzel yapıyorlar.
Gerçekten, konuşmak istemiyor musun?
Ay yok yok ya. Gerçekten istemiyorum. Hiç gerek yok.
Hem niye konuşalım ki? İki sevgili, özlemişiz birbirimizi.
Konuşmak varken güzel güzel zaman geçirelim.
Neyi konuşacağız yani? Değil mi? Bırbırbırbır.
İyi madem. O zaman şey yaparız. Sonra konuşuruz.
Modunda değilsin anlaşılan.
Tamam o zaman. Ben sofrayı hazırlayayım, şarabı açayım.
Hemen geliyorum.
Tamam.
Ne yapayım o zaman ben de daha sonra organize olurum.
Hani yüzük falan bir şey. Böyle aheste aheste.
Evet dinliyorum.
Sude Hanım son sayımız mailinizde. Bence acayip iyi oldu.
Siz bir bakın. Okeyseniz matbaaya vereceğiz.
Tamam bakıyorum.
Sude İplikçi'nin ilk sayısı.
Haziranda bütün moda dünyası benden bahsedecek.
Görsünler bakalım nasıl patlıyor satışlar.
Bravo.
Biraz zorladın ama bugün.
Yani zahmet olmazsa.
[Telefon çalıyor]
Ne o ya?
Telefon çalıyor.
Defne.
Efendim Defne.
Yengemlere.
E olur tamam. Alırım seni yarın kahvaltıya gideriz.
Oradan da şirkete geçeriz.
Tamam sevgilim öptüm.
Ha siz bayağı girdiniz böyle kurumsal işlere artık.
Öyle oldu.
Ya Sinan.
Benim aklım hala Alp'te.
Perişan oldu.
Görüşmek de istemiyor.
Zor tabi.
Hakikaten hiç yerinde olmak istemezdim.
Ne zor bir durum ya?
Böyle bir düşününce. Yani benim başıma gelse.
Of.
Ömer.
Efendim kardeşim.
Bunu Defne'ye bırakmıştık.
Yani söyleyip söylememe kararını Defne verecekti.
Neyse ya aman boşver, sonra konuşuruz. Hadi gidelim.
İyisin iyi.
(Gülüyor)
Ha gelişme var diyorsun.
(Gülüyor)
Derya biliyorum toplantı olduğunu. Öğleden sonraya al.
Geç geleceğim bugün.
Ömer ben bir şey soracağım ya.
Siz dedenle hiç görüşmüyorsunuz değil mi?
Yani hiç görüşmüyorsunuz.
Evet Defne görüşmüyoruz, biliyorsun.
Biliyorum.
De hani şimdi evleneceğiz falan ya.
Acaba diyorum böyle herkes herkesle bir barışsa mı?
Defne ben o konuyu çoktan kapattım.
Yani bunun evlenecek olmamızla ne alakası var?
Şey canım, öyle hani.
Düğüne gelmek falan gelmek babında öyle şey yaptım ben.
Öyle bir insan yok benim için.
Bir kere hayatımda yok, düğümde niye olsun?
Ayrıca sen dedemi tanımıyorsun.
O öyle düşündüğün gibi sevgi dolu bir insan değil.
Ha ben onu bir kere öyle görmüştüm şey Neriman Hanım'ın.
Defne neyse ne.
Zaten sabah sabah bu konuyu niye açtın ki?
Bahsi bile canımı sıkıyor.
Sadri Usta da bahsediyor ara ara.
Hiç hiç tahammülüm yok hakikaten yani.
Sen yapma bari lütfen.
Tamam canım.
Babacığım Ömer birazdan gelir.
Tatlı tatlı konuşur halledersiniz.
Ah baba ah. Bizi ne müşkül durumlara soktun.
Barışmak istiyorum torunumla Necmi.
Allah Allah!
Necmi. Biraz uzlaşmacı ol kocacığım. Suyu bulandırma.
Sulh sağlamaya çalışıyoruz burada.
Geldik mi?
Ömer Bey ben sizi burada mı bekleyeyim efendim?
Gel istersen Şükrü.
E peki efendim, gelirim.
Ay bir dakika bir dakika.
Ömer bir dakika.
Defne ne oldu?
[Müzik çalıyor]
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.